HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 TEMMUZ 2021, ÇARŞAMBA

Burhan'ın hikayesi

20.10.2003 00:00:00
Gazetedeki fotoğrafını görünce irkildim. Tüylerim diken diken oldu. Burhan, henüz 1 yaşındaydı. Açlıktan karnı tamamen içeri girmiş, kaburga kemikleri dışarı çıkmıştı.

Minik bacakları neredeyse kemiğe dönüşmüş, inceldikçe incelmişti.

Yüzünün görüntüsü ise daha da korkunçtu. Açlıktan zayıflayan yüz hatları ovalliğini kaybetmiş ince bir üçgene dönüşmüştü.

Bu çocuğun adı Burhan'dı.

Ve bu çocuk açlıktan ölmüştü!

Oğlunun cesedi başında mahzun bir halde duran anne Çiğdem Çağlar da bitap düşmüş, açlıktan morarmış yüz hatları yüreklerimizi delip geçen bir fotoğrafla yansımıştı gazete sütunlarına.

Antalya'da "bir çadırda" yaşan Çiğdem Hanım, "Bebeğime yedirecek mama bulamadım. Açlıktan benim de sütüm kesildi" diye ağlıyordu.

Çiğdem Çağlar, çocuğunu bir hafta önce Antalya Devlet Hastanesine götürüyor. Doktorlar çocuğun açlık ve susuzluktan güçsüz bir duruma düştüğünü söylüyorlar.

Ve "hiç bir müdahale etmeden" açlıktan ölmek üzere olan ve çocuğu hastaneden gönderiyorlar.

Devlet Bakanı Abdullatif Şener'in "batık banka sahiplerine devlet 470 trilyon verdi, paralar geri dönmedi" dediği gün minik Burhan açlıktan ölüyordu.

Hırsızlara 470 trilyon veren devlet açlıktan ölmek üzere olan minik Burhan'a bir dilim ekmek ve bir bardak su veremiyordu. Minik Burhan'ı ölüme terk ediyordu.

Türkiye'nin iki cehresi var.

Bir tarafta turistik belde diye Antalya'ya koşup plajlarda, otellerde zevk ü safa içinde hayatını yaşayanlar, öbür tarafta yine Antalya'nın bir izbesinde açlıktan hayatını kaybedenler.

Zevk ü safa içinde plajlarda koşanlar minik Burhan'ları göremiyor. Geçen yıl da, Zonguldak'ta Ümmü Nayman'ın 1.5 aylık kızı Damla açlıktan ölmüştü de hiç kimse görmemişti.

İşin garipliğine bakın ki, kucağında bebeğiyle sokaklarda dilenirken anne Çiğdem'i fark eden bir turist, bebeğin yüzünü görünce irkilmiş, Çiğdem'in kolundan tutarak hastaneye götürmüştü.

Antalyalılar bir hafta sonra açlıktan ölecek olan bir bebek sokaklarda dolaşırken onu fark etmemişler, bir turistin gözleri bu vahim tabloyu görebilmişti.

Aslında minik Burhan'lar küçük Damla'lar Türkiye'nin her yerinde kol geziyor. İstanbul'un varoşlarında her gece, bitişikteki apartmanlara sesleri ulaşmayan binlerce minik Burhan'ın feryadı yükseliyor.

Ve onların babaları vahşi kapitalizmi ekonomik model olarak seçerek Türkiye'yi yönetenlerin günahsız mağdurları olarak her gün boynu bükük olarak sokaklarda dolaşıyor.

Ve toplum ve Müslüman zekat vermiyor.

Muhtaç olana yardım etmeyi İslami bir zorunluluk değil, televizyon ekranlarına yansıması gereken bir şov malzemesi olarak kullananlar, minicik Burhan'ları her geçen gün daha da öldürüyor.

İslam zengine malının 40'ta birini muhtaç olana zekat olarak vermeyi emrediyor. Zekat hem malı temizliyor, hem de toplumdaki fakirliği ortadan kaldırıyor.

Toplumun ve Müslüman'ın İslami hassasiyetleri ortadan kalkınca ve "zekat rafa kaldırılınca" bir tarafta midesi haramla dolu zengin takımı, öbür tarafta "Afrika manzaralarını andıran" Burhan'ların cesetleri "modern Türkiye'nin" vitrinini süslüyor.

Hz. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: "Komşusu açken tok yatan bizden değil".

Bizden değil!

Bizden değil!

30 milyar dolar batık banka hortumlamasının olduğu, son on yılda yolsuzluklara 100 milyar doların gömüldüğü bir Türkiye, fakir fukarasına devlet eliyle bir dilim ekmek uzatmaktan da mı aciz?

21'inci yüzyılda açlıktan ölen Burhan'ların, Damla'ların hesabını hangi devlet yöneticisi, hangi Müslüman verebilir?
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.