HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 21 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

Çatlamış toprağın suya hasreti misali

14.08.2001 00:00:00
Bir vesileyle haftasonu Malatya ve Elazığ'a gittik. Malatya'ya iner inmez Anadolu'nun sıcak ortamı bizi karşıladı. Havanın tatlı sıcaklığı ve insanın sıcakkanlılığı adeta birbirini tamamlıyordu.

İlk durağımız Yeşilyurt oldu. Yeşilyurt orijinal Osmanlı mimarisini koruyabilmiş bir ilçemiz. Evler genellikle 2 katlı. Giriş katlarında düne kadar dokuma tezgahları var iken; günümüzde bu işletmeler birer sanayi teşekkülü haline dönüşmüş. Diyebiliriz ki Malatya'daki tekstil dünyada söz sahibi olmuş.

Yeşilyurt eşrafından Abdullah abimizin bahçeli evinde bazı arkadaşlarımızla buluştuk. Doğayla içiçe, kuş seslerinin, su sesinin, rüzgarın etkisiyle ağaçların oluşturduğu ses ahengi içinde sohbetimize devam ettik.

Daha sonra Malatya'da akşamın serinliğinde "Kernek Şelalesi"ne uğradık. Çat barajından gelen su büyük bir heybetle şelale şekline bürünmüş. Kot farkından dolayı su yüksek düşüş oluşturuyor. Oluşturulan kanal sistemiyle bir elektrik tribünü de zamanında kurulmuş.

Malatya'nın içme suyu ise Gündüzbey kaynağından sağlanıyor. Kaynaktan çıktığı gibi içilebilen ve kendi cazibesiyle şehre ulaşan kaynakta elektrik tribünleri de kurulmuş.

Elazığ'a doğru yola çıkıyoruz. Gerek havadan kuş bakışı; gerekse kara yolculuğu esnasında uçsuz-bucaksız kara parçalarımızın atıl olduğunu görüyoruz.

Fırat nehrinin üzerinden geçerken üzülerek müşahade ettik ki, baraj suyu oldukça azalmış. Görünüm olarak da bir tabiat harikası olan baraj gölü ve havzası bakir olarak bekliyor.

Elazığ'da Ömer Hüdayi Babanın, Muhammed Babanın türbesine gittik. Dünyaca tanınan ve ziyaretçileri hiç eksik olmayan bu zatların hala menkıbeleri anlatılıyor. Huzurlarında dualar yapılıyor.

Bir kez daha gördük ki,

Milletimiz milli ve ahlaki dinamizmini henüz kaybetmemiş, topraklarımız işlenmeyi bekliyor.

Yerel imkanlar bile elektrik enerjisi üretimi için son derce elverişli.

Balıkçılık, ormancılık, tarım... politikalarına şiddetle ihtiyaç duyuluyor.

Hasılı imkan ile insanı buluşturacak, milletiyle bütünleşmiş bir "Baş" ihtiyacı elzem hale gelmiş.

Aksi halde zenginliklerimize sahip çıkmazsak bir başkası sahip çıkmaya çalışacaktır.

Günümüzde yaşanan kaosun, ekonomik krizlerin, etnik kışkırtmanın, mandacı zihniyetin arka planı işte bu mücadele değil mi?
 
Doç. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.