HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 MAYIS 2021, ÇARŞAMBA

Coni ol da gel!

06.07.2001 00:00:00
Bir Türk vatandaşı olarak, "devlete ait ne varsa" haraç mezat satılığa çıkarıldığı şu ortamda, siyasetçilerin ülkeyi soktuğu "satılık toprak" badiresinden dolayı benim gibi sizin de içiniz sızlıyordur kuşkusuz.

Ve bir Türk vatandaşı olarak, ülkenin satılığa çıkarılan değerlerine talip olan yabancılar kadar bir kıymet-i harbiyeniz olmadığı gerçeği de yine içimizi sızlatan bir diğer gerçek.

Hazine arazilerinin yabancılara satışına izin veren yasada yabancıların ancak diplomatik amaçlı olarak Türk toprağı satın alabileceği vurgulanıyor. Asıl korkunç tehlike burada zaten: Diplomatik bölgeler, konsolosluklar, büyükelçilikler her türlü denetim ve kontrolden muaf. Yani devlet içinde devlet adeta.

Bu yöntemle binlerce dönüm arazi diplomatik amaçlı olarak tel örgülerle çevrildi mi, yabancı devletin başlı başına bir hükümranlık alanı ortaya çıkıyor. Ne girebilirsiniz bu alanlara, ne denetleyebilirsiniz. Atom bombası bile imal etseler, ancak uzaktan dürbünle takip edebilirsiniz olup biteni.

Elin "ecnebisine" işte böylesine bonkör ve hoşgörülü, bizim "milliyetçi koalisyon".

Yakında Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı da TBMM den geçecek. Ona da sıkılmadan parmak kaldırıp onay verecek yüce vekillerimiz. Böylece yabancılara istedikleri bölgelerde sanayi tesisi kurma izni verilecek. Akçay'dan Ören'e kadar 200 kilometrelik şerit yabancılara peşkeş çekilecek. Sinop'tan Tunceli'ye kadar binlerce dönüm arazi çokuluslu şirketlerin eline geçecek.

Bu satırların yazarının da içinde bulunduğu misyonun sahipleri öz be öz Türk vatandaşı olarak Trabzon'un Akçaabat kazasında bazı sanayi tesisleri kurmuşlardı da "yüce siyasi irade" (!) onları hasım ilan etmişti. "Sen misin fabrika kuran Türk" diye, devletin ne kadar müfettişi, maliyecisi, kontrolörü varsa bölük bölük üzerlerine salmıştı.

Şimdi ise "coniler" yatırım yapsın, topraklarımızı parsellesin diye kanunlar çıkartıyor aynı "odaklar."!

Türk insanına, yabancı vatandaşların çok daha itibarlı, değerli olduğu imajını pompalıyorlar.

"Coni ol da gel" diyorlar.

Ve en vahim olayı da aktarayım sizlere. Haberleşmenin beyni olan Telekom'un da hisselerinin önemli bir bölümünü yabancılara sattılar. Türkiye'de haberleşme, televizyonlar malumunuz Telekom'a bağlı. Son düzenlemelerle özel TV'lerin frekans ihalelerinde Telekom söz sahibi olacak.

Şimdi sıkı durun size Türkiye'nin içine düşürüldüğü utanç manzarasının, kabus tablosunun bir kesitini aktarayım.

Eğer adınız Hans ise, Coni ise, Marc ise ihaleye girip Telekom'un hisselerini satın alabilir, Türk haberleşmesinde ve TV yayıncılığında söz sahibi olabilirsiniz. Hiç kimse sizin "güvenli olup olmadığınıza" bakmaz. Vereceğiniz dolara bakar.

Ama eğer "Türk vatandaşı" iseniz ve bir özel televizyona ortak olmak istiyorsanız ananızdan emdiğinizi burnunuzdan getirirler. Öncelikle "ne kadar güvenilir" olduğunuzu ispatlamak için ulusal güvenlik belgesi almak zorundasınız. Bunun için hakkınızda MİT'e ve Emniyet istihbarata geniş bir inceleme yaptırılır. Bu inceleme sonucu yüzde yüz temiz çıksanız bile "yüce siyasi irade" son kararı verecektir ve bir cümle ile "sizin TV sahibi olmak için yeterince güvenli olmadığınızı" karara bağlayacaktır.

Ömrünüz boyunca cebinizde bir çakı bıçağı bile bulundurmamanıza, yolunuz adliyeye hiç düşmemesine rağmen, elin gavuruna Türk topraklarını, Türk Telekom'u, Türk kamu binalarını bir çırpıda satacak kanunları çıkaranlar ve elin gavurunu ulusal açıdan güvenilir bulanlar, sizi "güvenlikli bulmazlar". Ortaklığınıza izin vermezler.

Türk televizyonlarının, Türk sahiplerinin güvenilir olup olmadığına bakma ihtiyacı duyanlar, televizyonların bağlı olduğu Telekom'un ecnebi sahiplerinin güvenilir olup olmadığına bakma gereği niçin duymuyorlar dersiniz?!

Tamamen politize olmuş karar mercileri ise, televizyon ortakları hakkında verilen raporlar ne kadar müspet olursa olsun, bir kalemde bunları çizebiliyor ve sizi "güvenilir olmayan" kişi konumuna itebiliyor.

Adeta "adın niye Cüneyt, Coni ol da gel" diyorlar.

Bu konuda elimdeki bilgi ve dosyaları daha sonra aktarmak üzere bu tahkimci zümreye aynı uyarımı tekrarlıyorum.

Korkunun ecele faydası yok.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.