HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Demokratik mersiyeler

19.07.2001 00:00:00
Ülkemizde çok ilginç bir manevra ile yeni bir "demokrasi mersiyesi" yakılıyor.

Çökertilen Türkiye, batışına ne ile devam etsin; demokrasi ile mi, teknokrasi ile mi?

Türkiye'nin problemleri piyasaları kıvrandırıyormuş. Dalgalı kur, sadece piyasaları değil devlet gemisini dalgalandırıyormuş. İşyerlerinde kepenkler iniyormuş. Çiftçi eleğini asmışmış. Milletin ahvali perişan imiş. Uluslararası güçlere taviz üstüne tavizler veriliyormuş... Kime ne? Mersiyede bu bahisler yok.

Türkiye yol geçen hanına dönmüş; AB komiserleri gidiyor, IMF müfettişleri geliyor. IMF'ciler gidiyor, Dünya Bankası heyeti geliyor. Hatta Yahudi ADL örgütü başkanı Abraham Foxman gibi pekçok yabancı politika tezgâhtarı Türk siyasetine çöreklenmiş; politik mutasyonlar başlamış. Lobisel faaliyetlerle birlikte yeniyetmeler ve eskilerden birçokları "gönüllü mandacı", kimisi "rehin mandacı" kimliğine bürünüvermiş. Gelene ağam, gidene paşam çekiliyormuş. Bütün bunlardan kime ne? Mersiye, bu bahisleri de içermiyor.

Evet, ekonomi çöküyor, çökebilir. Hazine boşaltılıyor. Boşaltılmak da ne demek; zaten tamtakır. Hortumlanan bankalar milletin sırtına yükleniyor; zaten yüklendi, yüklenebilir, yüklenecek. Şaka-maka vatan elden gidiyor; yabancılar arazi satınalmaya başladı bile. Gidebilir tabii... Hepsi olabilir. Yeter ki demokrasiye birşey olmasın.

Demokrasi mersiyesinin manzarası bu.

Demokrasi'deki "demos" millet demekmiş; ama bizdeki demokrasinin herhalde milletle hiçbir bağı kalmamış.

Milletin her taraftan anası ağlatıldığına dolayısıyla bu demokrasiden hiç ama hiç istifade edemediğine, görünüşe bakılırsa esnaf, işçi, memur, çiftçi... de yararlanamadığına göre; bu demokrasinin nimetlerini kim götürüyor? İktidar yahut muhalefet milletvekilleri mi? Hayır. Keşke... Nerede şu parti içi demokrasi? Kongrelerden kafası kırılmadan kurtulan parti içi muhalifler, şükür kurbanları kesiyor?

Bu demokrasiden sivil istifade etmiyor, asker istifade etmiyor, millet istifade etmiyor, vekil istifade etmiyor, amir istifade etmiyor memur istifade etmiyorsa; o zaman geriye "üç artı bir ortak" kalıyor.

"Üç artı bir ortak"tan üçü zaman zaman nöbetleşe demokratik çukurlara düşüyor şüphesiz. Demokrasinin üç-beş "hortumluk nimet"i kimi savcıların kalemleriyle bazılarının burunlarından getiriliyor. Böylece yılların ayıramadığı bu üç uyumlu ortağa "demokratik endoskopi" uygulanmaya çalışılıyorsa; geriye kalıyor sadece "atanmış artı bir".

Demokrasi topu, dolanıyor dolanıyor; eninde sonunda bir atanmışın kucağında duruyor. Ama bundan kimse gocunmuyor. Çünkü "artı bir"in geldiği yer, borç da olsa paranın kaynağı. Bu dış borcu, zamla, vergi ile, ek kesinti ile... vs. ödeyecek olan yine millet.

Medya köşebaşlarındaki bekçiler ise patronlarının payına düşecek "dürr-ü güher" hürmetine "yerli atanmışların yahut yerli teknokratların omuzlarında bir teknokrasi" yerine, "ithal bürokratların veya dıştan atanmışların kucağında bir demokrasi"ye mersiye diziyorlar. Millet gibi, vatan gibi, devlet gibi, Hazine gibi, demokrasi de paraya kurban dostlar. Gerisi mersiye.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.