HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Derviş ve Milli irade

05.06.2001 00:00:00
Koalisyon ortağı liderlere ikide bir kabinede revizyon yapılıp yapılmayacağı soruluyor. Halbuki koalisyonun işleyişini bilenler, böyle bir soruyu liderlere sormayı zait görmektedirler. Çünkü kabinedeki en basit değişikliğin bile Kemal Derviş'e sorulmadan ve O'nun onayı alınmadan yapılmasının mümkün olmadığı artık herkesin ma'lumudur.

Hatta Derviş, IMF'ye verilen niyet mektubunda kaydı geçen taahhütlere aykırı kelam edenleri istifa ettirmekle yetinmiyor, mektupta zikredilen kurumları birer birer kendi uhdesine alma yoluna gidiyor. Nitekim 16 Nisan tarihinde Emlakbank'ın genel kurulu yapılmak suretiyle yeni yönetim seçilmiş ve fiilen Emlakbank Kemal Derviş'in yönetimine geçmişti. Hani şu koalisyon kurulurken üzerinde restleşilen bankalar vardı ya; onlardan biri olan Emlakbank, Ecevit'in genelgesiyle MHP'li Devlet Bakanı Faruk Bal'dan alınıp Derviş'e devredildi bile. Bu işlem yağdan kıl çeker gibi halledildi. Bakan Bal, MHP'nin milli menfaatlere olan hassasiyeti sebebiyle böyle yaptık, demekle yetiniyor.

Devlet Bakanı Yüksel Yalova, niyet mektubunda kaydı olan tütün konusunda güya aykırı bir şeyler söyledi; altındaki koltuk kayıverdi. Ama günlerce partisinin genel başkanı ile en ağır tarzda takışan Bakan Sadettin Tantan için ha gitti ha gidecek dediler, ama sonunda sarmaş dolaş oldular. Aynı şekilde Mesut Yılmaz'la karşı karşıya gelen ve hatta makam odasındaki eşyalarını topladığı söylenen Turizm Bakanı Erkan Mumcu koltuğunu korudu. Ardından da kolilerini geri boşaltıp makamını yeniden düzenledi. O şimdi yine bakan... Mesut Yılmaz ise KKTC'ye uçarken Bakan Yalova'nın akıbetine işaret ederek 'Bu, diğer bakanlara ders olsun' uyarısında bulundu. Bu şu demektir; parti başkanı dahil herkes eleştirilebilir ama niyet mektubu ve onun bekçisi Derviş'e dokunanın ayağı kayar.

Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'ın hala güncelliğini koruyan manevralarına baktığımız zaman da aynı raconun sözkonusu olduğu kesin. Ziraatçıların sert tepkisi karşısında çiftçinin yanına geçmek zorunda kalan Gökalp, üç-beş saat üreticinin yanında durabildi. Sonunda buğdayın fiyatını Derviş belirledi.

Gökalp ise, niyet mektubunda hububat destekleme alımlarının kısılması yok, çiftçinin tüm mahsulünü alacağız, dedi. Ama arkasını getiremiyor. Çünkü T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı başlıklı ve B.02.1.HM.0.DEİ.02.00.500 / Ankara, 3 Mayıs 2001 sayı-tarihli Uluslararası Para Fonu Başkanı Horst Köhler'e hitaben verilen niyet mektubunda aynen şu kayıt yer almaktadır: ... ek olarak, aşağıdaki tedbirleri alacağız; Hububat destekleme alım miktarının kısılması ve ihtiyaç fazlası hububat stokunun eritilmesi, ...buğday destekleme fiyatının dünya fiyatının en fazla yüzde 20 üzerinde kalacak şekilde Haziran 2001'e kadar düşürülmesi; ithalat üzerindeki tarifenin en fazla yüzde 45'e indirilmesi...

Yılmaz'ın, Yüksel Yalova'nın halinin diğer bakanlar için ders olması uyarısının ardından Gökalp'in "Ekonomik programda hükümet olarak başarılı olacağımızdan şüphemiz yoktur. Ekonomik programları hazırlayan hükümetin arkasında olan da Bakanlar Kurulu'dur" şeklindeki beyanatı oldukça ilgi çekti. Aynı saatlerde benzer bir söylem de Telekom'la ilgili Derviş'le az-çok cedelleşen Bakan Enis Öksüz'den gelmişti.

Derviş, IMF'ye taahhütte bulunduğu Telekom konusunda Ulaştırma Bakanı'na danışmıyor, Şeker Yasası hususunda bakanların bilgisine başvurmuyor, hububat konusunda Tarım Bakanı'na sormuyor, tütün konusunda üç-beş kelam eden Bakan'ın ayağı kayıyor, Emlakbank'ı yarım satırlık bir genelgeyle uhdesine alıyor, dün de Hazine Müsteşarlığı borç takası için nurtopu gibi iki yabancı danışman edinmiş; bütün bunlardan sonra siz diyorsunuz ki kabinede ortaklar revizyon yapacak... Yanlış. Hükümette revizyon yapacak biri varsa, o da sayın Derviş'tir. Bu bir kehanet değil; yaptıkları, yapacaklarının göstergesidir çünkü.

Henüz Pazar günü IMF Türkiye Masası yeni Şefi Juha Kahkonen, Bakan Derviş ile bir araya gelerek ek bütçe, vergi kimlik numarasının yaygınlaştırılması ve tütün yasa tasarısını ele alıyor. Derviş, bu görüşmenin ardından Maliye Bakanı Sümer Oral'la bir araya geliyor. Ek bütçemizden vergi kimlik kartımıza kadar herşey IMF ile pişiriliyor, ardından konu Derviş'in uygun gördüğü isimlere açılıyor. Eninde sonunda konuşulanlar ya kanun, ya kararname veya genelge haline getiriliyor. Kabinenin görevi işte burada başlıyor; imzayı atmak. Karşı çıkabilene aşkolsun... Hele de Yüksel Yalova'nın akıbetinden sonra.

Dolayısıyla uzun zamandan beri ülkeyi idare ettiği söylenen kabinenin en büyük problemi, milli iradeyi yansıtamama problemidir. Bu kabine üyelerinin, tüm ipleri elinde tutan atanmış bir Derviş'i içlerine sindirmiş olmalarıdır. Bunların demokratlıkları, revizyon ve inisiyatif tartışmaları bir tarafa problem, milletin bağımsızlık ve egemenliğini tehdit eden ve tehlikeye sokan bir vaziyet almıştır. Madalyonun bu vahim yüzünü gören yok. Siz Kuvayı Milliye ruhunu kuşanmış olanlar müstesna...

[email protected]

 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.