HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Dış politikanın esasları

26.07.2001 00:00:00
Milletlerin geleceklerini emniyet altına almaları, varlıklarını ve güçlerini devam ettirmeleri için hariciye politikalarını çok hassas bir dengeye oturtmaları şarttır. Bu dengenin iyi ayarlanması, bir ülkenin içte ve dışta itibarını devam ettirmesi ve ağırlığını hissettirmesi açısından çok önemlidir.

Dış politika belirlenirken, esas alınması gerek unsurları şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Dış siyasette takip edilen strateji milli menfaatlere uygun olmalıdır.

2. Süreklilik ve kalıcılık arzetmelidir. Günübirlik hesaplarla dış politika belirlenemez.

3. Şartlara ve zamana göre değişiklikler gösterse de temel itibariyle her ülkenin medeniyeti ve tarihî misyonuyla yoğrulmuş bir devlet stratejisi vardır ve olmalıdır. İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletlere baktığımızda bu hakikatle karşılaşıyoruz. Rusya'nın tarihten gelen bir Panislavizm ideali ve sıcak denizlere inme gayreti vardır. 70 küsur yıllık bir komünist rejim dönemi hesaba katılmaz ise, bu idealler Rusya'nın her devirde devlet stratejisi olmuş ve dış politikasına yön vermiştir.

İngiltere, dünyanın pek çok bölgesinde mevcut bulunan sömürgeleri üzerindeki hakimiyetini devamlı kılmak maksadına yönelik bir dış politika anlayışı üretmiş, bu maksatla bir sömürgeler bakanlığı dahi kurmuştur. İngiltere diğer devletlerle olan ilişkilerini belirlerken daima milli çıkarlarını ön planda tutmuştur. Bu durum bugün de aynen devam etmektedir.

Bu noktada ortaya şu hakikat çıkmaktadır. Bir ülkenin, kendi milli menfaatlerine ters politikalar takip eden ve idealler besleyen bir başka ülkeyle kalıcı ilişkiler içine girmesi, çeşitli sahalarda işbirliği yapması ciddi bir stratejik hatadır. Ve bu gibi hatalar ülkelerin itibarını düşürür, etkinliğini azaltır, gücünü kırar. Buna "günübirlik dış politika yapmak" da diyebiliriz.

Bu durumda en açık misal Türkiye'nin Ortadoğu politikasıdır. Türkiye milli çıkarları gereği Irak'ın toprak bütünlüğünü savunur. Zira Kuzey Irak'ta yaşanacak resmi bir otorite boşluğunun bizi nasıl etkileyeceği malumdur. Suriye, Ürdün, İran, Mısır gibi ülkeler de bu noktada bizimle aynı düşünceyi paylaşmaktadır. Irak'ın parçalanmasında mili menfaatleri olan tek ülke İsrail'dir. Zira İsrail Ortadoğu'da gücünü arttırmak ve tamamen yabancı olduğu bu coğrafyada varlığını devam ettirmek için bu ve benzeri politikaları takip etmeye mecburdur. O halde Türkiye'nin İsrail ile uzun vadeli ilişkiler içine girmesi dış politika itibariyle büyük bir yanlıştır. Çünkü Irak'ın toprak bütünlüğünü savunan ülkeler otomatik olarak Güneydoğu'muzun da bütünlüğünü istemektedir. Bu durumda biz bu ülkelerle ciddi problemleri olan bir başka ülkeye yaklaşırsak ipi kendi elimizle boğazımıza geçirmiş ve stratejik yönden önümüze sebepsiz yere bir çok karşı cephe açmış oluruz. Bu ise milli çıkarlarımıza tamamen ters bir politikadır.

Aynı şeyleri Kafkas politikası için de söylemek mümkündür. Tarihî senaryolar sebebiyle ihtilaflı olduğumuz Ermenistan'a karşı, topraklarının bir kısmı Ermeni işgali altında olan Azerbaycan ile işbirliğine gitmemiz "akıllı bir dış politika" taktiği olacaktır.

Misaller çoğaltılabilir. Burada önemli olan hariciye politikasını belirlemede ölçü alınması gereken esasları net olarak belirlemek ve uygulamaya koymaktır.

Dış siyasetin belirlenmesinde lobi faaliyetlerinin rolü

Lobi oluşturma ve faaliyete geçirme işi artık bir meslek dalı haline gelmek üzeredir. Zira dünyanın pek çok ülkesinde lobiler, alınan kararlara etki etme gücüne sahiptir.

Ermeni soykırım iddialarının Avrupa ülkelerinde gündeme geldiği dönemde millet olarak biz de bu hakikatin haksız tezahürlerine şahit olduk. Fransa, Ermeni lobilerinin etkin faaliyetleri ile soykırım senaryosunu parlamento seviyesinde kabul etti ve kanunlaştırdı.

ABD'de etkili olan Ermeni lobileri de aynı uygulamayı bu ülkede gündeme getirme gayreti içindeler. Bu maksatla Ermeni asılı bazı senatörler Başkan Bush'a mektup göndermiş ve görüşme talebinde bulunmuşlardır. ABD'nin dış politikasının belirlenmesinde lobilerin çok büyük etkisi olduğu da biliniyor.

O halde bütün bu hakikatler ışığında, ülke olarak yapmamız gereken nedir?

Her alanda milli çıkarlarımızı ön planda tutan, kalıcı, sürekli, uzun vadeli, şahsiyetli bir hariciye politikası anlayışının belirlenmesi ve uygulamaya konması şarttır.
 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.