logo
28 MAYIS 2026

Ey münafıklar!

Siz alnına kötü damga vurulacak insanlarsınız; ne çare ki, bu âlemde hatâlar gizli kalmaya mahkûm. Yakında canınız cehenneme girer; hiç üzülmeyiniz

30.11.2021 00:59:00
Ey münafıklar!
Ey münafıklar!
"Ey münafıklar! Bulunduğunuz hâlden dönünüz! Bu kaçak hâlinizden vazgeçiniz. Hâlinize şeytan da gülüyor. Neden şeytanı güldürüyorsunuz? Size ayıp değil mi? Siz böyle yaptıkça şeytan neşeleniyor. Siz, bu durumda ne yapsanız makbul olmaz.
 
Çünkü, kıldığınız namaz halk için, tuttuğunuz oruç yine halk için. Hiçbiri Hak için değil. Hep işleriniz böyle...
 
Sadaka verseniz halktan fayda umuyorsunuz. Bir düşküne zekât verseniz, karşılığında onu çalıştırmak dilersiniz.
 
Siz alnına kötü damga vurulacak insanlarsınız; ne çare ki, bu âlemde hatâlar gizli kalmaya mahkûm. Yakında canınız cehenneme girer; hiç üzülmeyiniz.
 
Kurtulmak isterseniz derhal Peygambere uyun. Sakınınız, dinde icad çıkarmaya kalkmayasınız. Yaparsanız kızgın ateş sizi bekliyor. Cehennemin zemin katına siz gireceksiniz.
 
Özür dileyin. Yaptığınıza pişman olun. Geçmişteki büyüklerin yolunu tutun. Doğru yolda yürümeye alışın. Bu yolda yabancılara benzemek yoktur. Bu yolun sağlam ve gerçek yolcuları, hep birbirine benzerler. Yalnız Peygamberin âdetlerine uyarlar.
 
Bu yolda ne zor vardır ne de fıtrî hâllere aykırı bir hareket. Akla ve düşünceye hükmeden bir dinden daha iyisi olur mu? Olsa da onun gibi olur.
 
Sizden önce gelenleri, bihakkın yetiştiren bir din, sizi neden yetiştirmesin? Onlar sizden daha bilgisizdi. Akılları, sizin kadar iyiyi seçemiyordu.
 
Ama onlarda manevî çöküntü yoktu. Manevî çöküntü sizleri yıktı, berbat etti. Maddî olan her şeyin iyisini ararsınız, manevî olunca durmaz kaçarsınız. Aklınız gözünüzün gördüğünü kabul ediyor. Görmediklerinizi hiç kabul etmiyorsunuz. Ama işinize gelen olursa kabul etmekten de dönmüyorsunuz.
 
Birine bir kuruş verirsen gelecek milyarı beklersin, bu nasıl olabilir? Olmayacak iş için kesenizi sonuna kadar açarsınız. Ama icabında Kur'an okur, onun emirlerini dinler, sonra da böyle şey olmaz der, geçersiniz. Sebebi, işinize gelmiyor. Ne var ki, kafan kuru tahtaya değince hepsini daha iyi anlarsın.
 
Yazıktır, Kuran'ı ezber ediyor, sonra onun buyurduklarını tutmuyorsun. Peygamber (s.a.a.v) Efendimizin âdetleri hep ezberinde; ama onun yaptığını yapmaya bir türlü yanaşmak elinden gelmiyor. Neden?
 
Bu hâlinle ne olmak ve ne yapmak sevdasındasın? İnsanları iyiliğe çağırıyorsun; ama kendin yapmıyorsun. Kötülüğü onlara anlatırken en fenasını yapıyorsun. Allahü Teâlâ bir Âyet-i Kerimede şöyle buyurdu: "Allah katında ceza büyüdü, neden yapamayacağınızı dediniz?" (Saf/3)
 
Neden sözle iyi, işe gelince ihtilâf? İman iddiası yaparken imansız bulunmak seni utandırmıyor mu?
 
İman sahibi her şeye göğüs gerer; iman budur. Her ağırlığı imanımız yüklenir. Tuttuğunu yere vurur. Cenklerde bahadırlık gösteren imandır. Yoksa maddî varlık değildir.
 
İman, elindeki fani şeyleri bir yana atar; dünyalığı Allah yoluna serper. İmansızlık şeytan yolunda mal sarf eder. Nefsin ve kötü arzunun şerefine (!) varını vermekten çekinmez. İmana sahip olandan iyilik çıkar, imansızdan ise fenalık hâsıl olur.
 
Hakk'ın kapısını yitiren, halkın seçtiği yola oturur; onların elindekine koşar. Hak yoldan şaşan ve sapan, halkın yolunu keser. Allah bir kimse için hayır dilerse halkın kapısını ona kilitler, onların iyiliğini keser, bu sebeble o kul da Hakk'a koşar. Bucaklardan haz alır, deniz sahilinde dolaşır. Hiçbir şeyi olmayanı bırakır, her şeyi olana gider.
 
Yazık sana; kıştır diye susuz yerde duruyorsun... Yakında yaz gelecek. Yanınızdaki sular çekilecek. Deniz sahili sana kalmayacak. Sen az zarara tahammül edemediğin için sıcakta perişan olacaksın. Kışın olduğu gibi yazın da deniz kenarında kalsaydın bu hâle düşmezdin.
 
Allah ile ol; aziz olursun. Zenginlik ve sultanlık bulursun. Bütün sultanlar sana gelir. Herkesin Hakk'a aparan delili olursun. Bir kimse Allah ile zengin olursa her şey ona muhtaç olur. Bu anlatılanlar, süsle temenni ile ele geçmez. Gönülde olan bir cazibe ile gelir. Bunu da amel getirir, doğrusu budur." (Abdülkadir Geylani Hazretleri, Fethur'r Rabbani eserinden) H: Akın Aydın

Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı


 
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı... Sıcak havuz, sauna ve hamam özellikle risk grubundakiler için ölümcül olabilir.

28.05.2026 14:44:00
MURAT ÇORBACI
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, "Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabilir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kalmak kalp krizinden ani tansiyon düşmesine, nefes darlığından bayılmalara kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.







Risk yaşla birlikte artıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek, özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Köksal, şunları söyledi: "Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşüyor. Terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getiriyor." Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kaldığını belirten Köksal, bu durumu 'aşırı eforla koşmaya' benzetiyor. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıdığını vurguluyor.







Aşırı yük uzun süre tolere edilmeyebilir

Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade ederek, şu uyarıda bulundu: "Kalp, hayati organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer kişi yaşlıysa ve kalp hastalığı riski taşıyorsa bu aşırı yük uzun süre tolere edilemeyebilir ve kalp krizi kaçınılmaz hale gelebilir."
Uzmanlara göre risk grubunda olmayan bireylerin bile sauna ve hamamda 10-20 dakikadan fazla kalmaması gerekiyor. Ayrıca terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin bol su tüketilerek yerine konması büyük önem taşıyor.







Termal havuzlardaki gizli tehlike: Astım ve akciğer ödemi

Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Havuz ve saunada kalp krizini tetikleyen 3 kritik risk

Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında özellikle dikkat edilmesi gereken risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* 39-40 dereceyi aşan sıcak sularda uzun süre kalmak
* Kalp hastalığı bulunan veya risk grubunda yer alan ileri yaş bireylerin sıcak havuz kullanması
* Terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yeterince yerine konmaması

Yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere öneriler ise şöyle:

• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin.

Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde kontrolsüz sauna ve termal havuz kullanımının "masum bir rahatlama yöntemi" değil, ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilecek önemli bir risk faktörü olduğunun altını çiziyor.

İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı

İstanbul Valiliği, İzmir'de düzenlenen izinsiz gösteri sırasında emniyete ait TOMA'ya çıkarak zarar verdiği gerekçesiyle tutuklanan şüphelinin, Fatih'te bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yaptığının belirlendiğini ve görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi

28.05.2026 08:00:00
AA
İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı
İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı

Valilikten yapılan açıklamada, 26 Mayıs'ta İzmir'de düzenlenen izinsiz gösteri sırasında emniyete ait TOMA'ya çıkarak zarar vermeye çalışan D.Y'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı belirtildi.

Açıklamada, "Şahsın, Fatih ilçesinde bulunan bir okulumuzda müdür yardımcısı olarak görev yaptığı tespit edilmiştir. Şahıs, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140. maddesi gereğince görevden uzaklaştırılırken konu ile ilgili idari yönden soruşturma süreci başlatılmıştır." bilgisi verildi. 

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı

28.05.2026 06:00:00
İHA
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu'na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?


 
Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum.
 

27.05.2026 23:47:00
MURAT ÇORBACI
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?

Türkiye'de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 9.6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16.5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir" dedi.

Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir

İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  "İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir."


İşte 10 öneri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:

1. Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin.
2. Öğün atlamayın. Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor.
3. Şekerli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor.

4. Her öğünde protein tüketin. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor.
5. Lif tüketimini artırın. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.

6. Gece geç saatte yemek yemeyin.
7. Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor.

8. Porsiyon kontrolüne dikkat edin. Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor.
9. Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın.
10. Düzenli hareket edin. Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor.

442 bin siteye erişim engeli

Siber suçlarla mücadele kapsamında son iki yılda devasa bir operasyona imza atan Milli Piyango İdaresi, yüz binlerce yasa dışı bahis ve sanal kumar sitesine erişim engeli getirdi

27.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
442 bin siteye erişim engeli
442 bin siteye erişim engeli
Milli Piyango İdaresi (MPİ), Türkiye genelinde dijital güvenliği tehdit eden ve milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açan yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine karşı siber savaş başlattı.

Yürütülen teknik ve hukuki takipler neticesinde, son iki yıl içerisinde 442 binden fazla internet sitesi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Gençleri ve aile yapısını doğrudan hedef alan bu suç şebekelerine yönelik operasyonların, siber güvenlik birimleri ve yargı ortaklığıyla önümüzdeki dönemde daha da sıkılaştırılması bekleniyor.

Sadece bir yılda 67 bin suç duyurusu

Milli Piyango İdaresi'nin açıkladığı son verilere göre, dijital kumar şebekelerinin takibi için kurulan özel ekipler 24 saat kesintisiz mesai yapıyor. Mücadelenin boyutunu gözler önüne seren raporlarda, yalnızca geçtiğimiz yıl içinde yasa dışı bahis ve sanal kumar oynattığı tespit edilen 67 bin 354 internet sitesi hakkında doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

BTK ortaklığıyla anında erişim engeli

Sanal kumar organizatörlerinin, siteleri kapatılsa dahi dakikalar içinde yeni alan adlarına (domain) geçiş yapma stratejisi, MPİ ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) engeline takıldı. İdare, tespit edilen yasa dışı ağların Türkiye'den erişimini kalıcı olarak kesmek adına, sadece son bir yıllık dönemde 84 bin 585 internet sitesine erişim engeli getirilmesi için resmi süreçleri başarılı bir şekilde devreye soktu.

Siber güvenlik uzmanlarından "yapay zeka" uyarısı

Uzmanlar, yasa dışı bahis sitelerinin son dönemde özellikle sosyal medya reklamları, yapay zeka destekli mesaj botları ve popüler içerik platformları üzerinden çocukları ve gençleri ağlarına düşürmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Güvenlik birimleri, finansal hareketlerin takibini zorlaştırmak için kripto para ve üçüncü şahıs dijital cüzdan hesaplarını kullanan bu şebekelerin arka planındaki isimlere yönelik mali abluka hamlelerinin de genişletilerek devam edeceğini vurguluyor.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Acemi kasaplar yine hastanelik oldu

Samsun'da Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde kurban kesimi sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelerin yolunu tuttu

27.05.2026 10:53:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:55:29
İhlas Haber Ajansı
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Bayram namazının ardından kesim alanlarında yoğunluk oluşurken, kurban kesmek isteyen bazı vatandaşlar dikkatsizlik ve tecrübesizlik sonucu kendilerini yaraladı. El, kol ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, kimileri kendi imkânlarıyla Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne gelirken, kimileri ise sağlık ekiplerince hastanelere kaldırıldı.

Acil servislerde yoğunluk oluşurken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Kendini yaralayan Mustafa Durak, "Hayvan kesimi yaparken hayvan çırpındı. Bıçak elimden kaydı ve baldırıma saplandı" dedi.

Metin Şen ise, "Akacak kan damarda durmuyor. Kurban tekme atınca bıçak kaydı ve ayağıma girdi" diye konuştu.



Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.