logo
24 MAYIS 2026

Fakirlik tarih olacak

27.06.2003 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ekonomiye getirdiği tarihî yorumun bir bölümünü, "paranın icra ettiği fonksiyon" ile "emisyonun nasıl vazgeçilmez bir kural" olduğunu, AB ile ABD ekonomisinin niçin durgunluk içine girdiğini dün yayımlamıştık. Bugün ise vergi konusunda ortaya koyduğu yeniliği, sürekli büyümenin sağlanması için gerekli gördüğü şartları ve parayı esaret altına alma mekanizması olarak nitelediği faizle ilgili yine kendine özgü ve tarihî değerlendirmelerini yayımlıyoruz.

Yepyeni bir

vergi modeli

Fakir ve tüketen kesim olmak üzere toplumun neredeyse % 80'ine tekabül eden kesiminden vergi almamayı öngören yepyeni bir vergi modeli ortaya koyan BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, patenti tamamen kendine ait vergi modelinin argümanlarını şöyle ortaya koyuyor:

"Zengin kesimin cebinde para zaten mevcut. Onların para sıkıntısına düştüğü yok. Para sıkıntısına düşen kesim fakir kesimdir. Alım gücü elinde olmayan kesimdir. Bizim sistemimize göre talebin artması için mutlak surette talibin gücünün olması lazım. Talip, yani mala arzusu, iştiyakı olan insanın gücünün olması lazım. Cebinde parası olması lazım. Talip olan kesim ise şu anda sıkıntıda olan kesimdir. İşte biz bu kesimden vergi almayarak onu güçlendiriyoruz. Böylece talebini arttırıyoruz. Artı, faizsiz kredi ile onu daha da güçlü hale getiriyoruz. Böylece bu kesim talip olma fonksiyonunu bihakkın eda etmiş oluyor. Çarşıya, pazara gittiği zaman alış verişini rahatlıkla yapabiliyor. Yani vücutta kan var, hareket kabiliyeti güçlü olduğu için talep kendiliğinden ortaya çıkıyor. Talep ortaya çıkınca da arz gerekiyor. Arzı kim yapacaktı? Üretici sınıf yapacaktı. Bizim getirdiğimiz sistemde birini tutuyor, birini atıyor değilsiniz. Arzı da teşvik için oraya da proje mukabili faizsiz kredi veriyorsunuz. O da devreye giriyor. Bu, bir tüketiyordu. Bu, bir satıyordu. Şimdi bu, on tüketiyor. Bu, on üretiyor. Bu, 20 tüketiyor. Bu, 20 üretiyor. Yani bizim vergi sistemimizde hem tüketiciyi hem de üreticiyi güçlendirme mantığı, mantalitesi hakimdir."

Herkese zenginlik imkanı

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, özellikle ABD'deki ekonomistlerin çözemedikleri meselelerden biri olarak gösterdikleri "sürekli büyümenin sağlanması" konusunda yaptığı açıklamada sürekli büyümenin ancak üretim ve tüketimin aynı anda desteklenmesi suretiyle gerçekleşebileceğini söylüyor. Üretici ve tüketiciye aynı anda desteğe sadece patenti kendine ait vergi sisteminde yer verildiğini belirterek şöyle diyor:

"Zaten ekonominin sürekli büyümesi lazımdır. Sürekli büyümesi için de tüketenin sürekli tüketmesi, üretenin de sürekli üretmesi lazımdır. Tüketenin sürekli tüketebilmesi, üretenin de sürekli üretebilmesi için her ikisinin de güçlü olması gerekiyor. Her ikisinin güçlü olabilmesi için de paranın, mutlak surette, istediği zaman, istediği miktarda elinde olması gerekiyor. İşte biz bu parayı hem tüketenden vergi almayarak, hem faizsiz kredi de vererek sağladığımız, üretene de proje mukabili faizsiz kredi olarak verdiğimiz için üretim ve tüketim hızı artıyor. Büyüme gerçekleşiyor. Büyüme bunun dışında olmaz. Bugün zaten dünyanın tıkandığı nokta da bu. Bir bakıyorsunuz arzı arttırıyor, talep kısılıyor. Talebi arttırıyor, arzı kısıyor. Öyle değil, her ikisini de tahrik ederek sınırsız bir kulvarda koşuşa tabi tutacaksınız. Bizim modelimizde fakirlik artık hayal olacak. Herkes zengin olmaya mecbur ve de memur olacak."

Faizle kanımız emiliyor

Adam Smith'in, "yastık altında atıl duran parayı faizle yatırıma dönüştürürsünüz", Keynes'in de "Faizle para para kazanır. Sistem faizle kontrol edilir" şeklinde ortaya koydukları görüşlere kesinlikle katılmadığını söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, faizin, vücuttaki kanın emilmesi misali piyasadaki parayı emen, esaret altına alan, emek ve üretimin devreye girmesine ket vuran bir gizli hırsızlık aracı olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Haydar Baş, bu konudaki görüşlerini şöyle dile getiriyor:

"Faiz bir defa vücuttaki kanın emilmesine, yok olmasına vesile olan bir araçtır, bir vasıtadır. Mevduat, para, vücudun kanı gibidir. Toplumda piyasa hareketini, ekonomik hareketi temin eden şey paradır. Para, emeğin ve üretimin karşılığıdır. Emeği ve üretimi devreye koyabilmeniz için mutlak surette paranın devrede olması lazımdır. Yani emeği de devreye koyacak şey paradır, üretimi de devreye koyacak şey paradır. Para olmadığı zaman ne emeği devreye koyabilirsiniz, ne üretimi devreye koyabilirsiniz. 10 milyon kişinin elinde olması gereken paranın 10 kişinin eline geçmesi, 10 milyon insanın emeğini, üretimini, 10 kişinin eline teslim etmek demektir. Çünkü diğer insanların emeği de, üretimi de devreye girmiyor. Emek ve üretimlerinin devreye girmesi için onların cebinde para olması lazımdır. Siz bir işçiyi bedava çalıştırabilir misiniz? Bedava bir ev yapabilir misiniz? Mümkün değil. Yani ticaretiniz, ziraatiniz, hayvancılığınız, hepsinin devreye girebilmesi için mutlak surette paranın elinizde olması lazımdır. Ama siz faizle bunları yapacak olan sermayeyi kalkıyor 10 veya 100 kişinin eline bırakıyorsunuz, bloke ediyorsunuz. Bu imkan, 10 milyon insanın yapacağı iş, üretim 10 kişinin eline geçiyor. Yani her şey belli ellerde bloke ediliyor, stoklanıyor. O zaman toplumda fevkalade bir istihdam meselesi ortaya çıkıyor. İstihdam problemi ortaya çıkıyor. İşsizlik ortaya çıkıyor. Bunun önüne geçemiyorsunuz. 'Canım, işte bir tanesi bin kişilik bir fabrika kurdu. Bunu görmüyor musun?' denilebilir. Mesele bin kişinin, bir milyon kişinin çalışması değil ki, on milyon insanın ataletten kurtulmasıdır mesele. O bakımdan paranın belli ellerde bloke edilmesi değil 10 milyon insanın cebinde olması, elinde olması lazımdır. İşte faiz, sülük gibi parayı piyasadan toplayan, emen bir mekanizmadır, bir eylemdir, bir olaydır. Piyasanın kanını emen bir canavardır. O canavarı, o sülüğü toplumun üzerinden kaldırmak lazım. Kaldırdığınız zaman herkesin cebi rahatlayacak, herkesin cebine para girecek. Yani para esaretten kurtulacak, özgürlüğüne kavuşacak. O zaman sizin paranız olacak, emeğiniz devreye girecek, üretiminiz devreye girecek. Benim param olacak, benim üretimim, emeğim devreye girecek. Kısaca demek isterim ki toplumda bireylerin emek ve üretiminin devreye girebilmesi için faizin kalkması şart ve de esastır. Bunların tamamından verim alabilmemiz için de yine faizin kalkması şarttır."

İtirazlara reddiye

" Burada 'Her insanda iş yapma kabiliyeti var mı?' itirazı ile karşılaşılabilinir. Peki, bu itirazı yapan sen, o belli insanlardaki bu kabiliyeti neden lütufkâr davranıp da herkese tam öğretmiyorsun? Cenab-ı Hak, seni mi akl-ı evvel yarattı? Bu insanların o kadar aklı yok mu? Bari, 'Benim hırsızlık kabiliyetim herkesinkinden daha fazla. Onunla beraber iş buluyorum, beceriyorum' söyle ki bilelim. Bu, tabiri caizse gizli bir hırsızlığın da adıdır. Toplumdaki bu kadar enerjiyi, bu kadar emeği ve de üretimi devre dışı bırakmanın, dolaylı yollardan belli tekellerde bunları buluşturmanın adı daha başka ne olabilir ki?! Diyebiliriz ki faiz toplumların maddi dengesini sarstığı gibi, insanların emeğinin devreye girmesine mani olduğu gibi, işsizliğine vesile olduğu gibi, üretimini kısıtladığı gibi, insanların başı boş, bigane, hadiselerden uzak bir tarzda yaşamasına, çok insanın para kazanabilmek için ahlak dışı yollara baş vurmasına vesile olabilecek, insanları yanlış yollara sevk edebilecek bir unsurdur. Onun için Türk ekonomisinin özellikle bu sülüğün tasarrufundan kurtulması lazımdır. Bütün dünyanın bu sülüğün tasarrufundan kurtulması lazım ki dünya rahat bir nefes alabilsin."

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi


 
Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
 

23.05.2026 10:50:00
AA
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi

Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
Muradiye ilçesindeki Bendimahi Çayı üzerinde bulunan şelalenin debisi, yağışlar ve karların erimesiyle yükseldi.

Etkileyici manzarasıyla kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden gelenlerin de ilgisini çeken şelale, daha gür akmaya başladı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Akkuş, son 60 yılın en yağışlı kışını geçirdiklerini söyledi.

Yağışların bölgedeki bütün akarsu ve su kaynaklarını olumlu etkilediğini belirten Akkuş, şunları kaydetti: "Bunun en görünür yüzünü şu anda Muradiye Şelalesi'nde görüyoruz. Son yılların en coşkulu, en gürül gürül akan Muradiye Şelalesi karşımıza çıkıyor. Umut ediyoruz ki her yıl bu şekilde bol yağışlı olur ve havzadaki bütün şelaleler coşkuyla akar. Yağışlar inci kefalinin üreme göçüne de olumlu yansıyor. Geçen yıl akarsu debilerinin düşük olması nedeniyle sağlıklı bir göç yaşanmamıştı."

CHP'ye kurultay operasyonu


 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı. 

23.05.2026 08:04:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:05:40
Haber Merkezi
CHP'ye kurultay operasyonu
CHP'ye kurultay operasyonu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; CHP'nin mahkeme kararıyla iptal edilen 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin olarak düzenlenen operasyonda siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği iddia edilen 13 kişi gözaltına alındı.

Başsavcılık'tan yapılan açıklama şöyle:
"Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38'inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilerin İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde bulunan adreslerinde arama, el koyma işlemi gerçekleştirilmiştir."


Gözaltına alınan isimler şöyle 
 
1. Gülhan AYDIN - (Kahramanmaraş/Göksun delegesi)
2. Safi KARAYALÇIN (Erzurum İl Başkanı)
3. Melda TANIŞMAN TUTAN (Çekmeköy İlçe Başkanı)
4. Hayati KAYA (İstanbul il delegesi)
5. Suat DÜLGER (Eski CHP Erzurum İl Başkanı)
6. Kalender ÖZDEMİR (İBB görevlisi/eski Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı)
7. Özkan DENİZ (Etimesgut Belediyesi Meclis Üyesi)
8. İbrahim ŞAHİN (Karaman İl Disiplin Kurulu Üyesi)
9. Umut Mehmet SAPAN (CHP Kilis İl Başkanı)
10. Mehmet Ayıp DEMİRBÜKEN (Şanlıurfa Siverek İlçe Başkanı)
11. Metin KAYA (CHP Ümraniye Meclis Üyesi / İBB Grup Yöneticisi) 
12. Gaffar ÇİÇEK (CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın makam şoförü)
13. Ayça AKPEK ŞENAY (CHP YDK Başkan Yardımcısı) 

Giresun'da tır katliam yaptı


 
Giresun'da kırmızı ışıkta bekleyen araçlara arkadan çarpan tır, katliama yol açtı. Kazada 5 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. Katil tır, kırmızı ışıkta bekleyen araçlar arasında bulunan tıra çarparak durabildi. 

23.05.2026 06:51:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:01:19
AA
Giresun'da tır katliam yaptı
Giresun'da tır katliam yaptı

 
Karadeniz Sahil Yolu Giresun Limanı mevkisinde 'katil ve canavar sürücü' Musa U. (59) idaresindeki 55 K 4065 plakalı tır, Ali Y'nin (43) kullandığı 34 PMS 61 ve Ferhat Y. (45) yönetimindeki 34 PNK 09 plakalı otomobil'e, araçların kırmızı ışıkta beklediği sırada aşırı hızla gelerek arkadan çarptı.







İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.







İkisi çocuk, 5 kişiyi katletti
 
Ekipler, sürücü Ali Y. ile beraberindeki Melek Y. (40), Hamza Y. (7), Hasan Y. (7) ve Sadem Yağmur Y'nin (15) hayatını kaybettiğini belirledi.







Yaralılar Ferhat Y. (45), Fatma Y, Sümeyye Y. (9), Eymen Y. (16), Rana Meltem Y. (20) ile katil tır sürücüsü Musa U. ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.

Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş


 
Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

23.05.2026 01:30:00
MURAT ÇORBACI
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş

Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki tabloya da dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Farklı terapiler var

Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizdi: "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor." 

Fabrikaları insanlar yakıyor!


 
 
Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, anayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

23.05.2026 01:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 01:29:54
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Fabrikaları insanlar yakıyor!
Fabrikaları insanlar yakıyor!

Securitas İtfaiye Genel Müdürü Uğur Yertut, endüstriyel tesislerde profesyonel itfaiye ekiplerinin artık zorunluluk olduğunu söyledi. Endüstriyel tesislerdeki yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı hatalardan kaynaklandığını belirten Yertut, sanayi yangınlarının yaklaşık yüzde 90'ının insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

Yertut, tesislerdeki rehavet ve aşırı özgüvenin büyük risk oluşturduğunu söyledi. "Eğer bir tesiste 'sistemler çalışıyor mu?' sorusuna herkes otomatik olarak 'evet' diyorsa, orada ciddi bir risk vardır" diyen Yertut, şu değerlendirmede bulundu: "2024 yılında 720 endüstriyel tesis yangını yaşandı. Oysa hiçbir tesisin yanmaması gerekir. Yangınların büyük çoğunluğu teknik yetersizlikten değil, insan hatası, ihmal, eksik kontrol ve yanlış güven duygusundan kaynaklanıyor. Ezbere verilen cevaplar yerine sahayı sürekli kontrol eden, riski yerinde analiz eden ve tehlikeyi önceden öngören bir anlayışla hareket edilmesi gerekiyor."

Yangın yönetiminin ayrı bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çeken Yertut, birçok tesiste yangın sorumluluğunun mevcut çalışanlara veya iş sağlığı ve güvenliği personeline bırakılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Endüstriyel tesislerde prosedürlerin çoğu zaman kâğıt üzerinde eksiksiz göründüğünü ancak asıl kritik konunun ekipmanların gerçekten çalışır durumda olup olmadığının denetlenmesi olduğunu söyleyen Yertut, "Sahada zaman zaman prosedürlere uygun yerleştirilmiş cihazlar görüyoruz ancak bunların aktif şekilde çalışıp çalışmadığı bilinmiyor. Kâğıt üzerindeki uygunluk tek başına yeterli değil" dedi. 

Uzmanından gençlere kritik uyarı!


 
Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. 

23.05.2026 00:33:00 / Güncelleme: 23.05.2026 00:42:20
MURAT ÇORBACI
Uzmanından gençlere kritik uyarı!
Uzmanından gençlere kritik uyarı!

Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. Oysa modern longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımı, biyolojik yaşlanmanın temellerinin çok daha erken yıllarda atıldığını gösteriyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, kas sağlığının yalnızca sporcular için değil, uzun ve sağlıklı yaşam açısından her birey için kritik olduğunu vurguladı. Dr. Ertürk, özellikle genç yaşta oluşturulan kas rezervinin ilerleyen yaşlarda büyük önem taşıdığını belirtiyor ve "İnsan vücudu yaklaşık 30'lu yaşlardan itibaren kas kaybetmeye başlayabiliyor. Bu nedenle gençlik döneminde oluşturulan güçlü kas yapısı; metabolik sağlığı, dengeyi, hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Bugün yapılan direnç egzersizleri, aslında gelecekteki hareket özgürlüğüne yapılan yatırım anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.

Dr. Halil Ertürk, sağlıklı yaşamın temel taşlarını şöyle sıraladı:
1. Düzenli fiziksel aktivite: Düzenli hareket etmek, kalp-damar sağlığını desteklerken metabolizmanın daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor.
2. Aerobik ve direnç egzersizleri: Aerobik egzersizler dayanıklılığı artırırken, direnç egzersizleri kas kütlesini koruyarak ilerleyen yaşlarda hareket kabiliyeti ve metabolik sağlığın sürdürülmesine katkı sağlıyor.

3. Kaliteli uyku: Yeterli ve kaliteli uyku, bedenin kendini onarmasını destekliyor; bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili oluyor.
4. Gerçek gıdaya dayalı dengeli beslenme: Sebze, meyve, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli beslenme modeli; inflamasyonu azaltarak metabolik sağlığın korunmasına yardımcı oluyor.

5. Stres yönetimi: Kronik stresin kontrol altına alınması, stres hormonlarının vücut üzerindeki yıpratıcı etkilerini azaltarak hem zihinsel hem fiziksel sağlığı destekliyor.
6. Tütün ürünleri, alkol ve toksik maruziyetlerden uzak durmak: Sigara, yoğun alkol tüketimi ve çevresel toksinlerden uzak durmak; hücre hasarını ve oksidatif stresi azaltarak sağlıklı yaş alma sürecine katkı sağlıyor.

Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

22.05.2026 20:01:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Alınan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri şüpheli bir tırı Kahramankazan'daki gişelerde durdurdu.

Tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda tabanca parçası ele geçirildi. Gözaltına alınan tır sürücüsü Ö.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.