HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Federasyon planları

14.10.2003 00:00:00
Gündemin yoğunluğu arasında kaynayan çok önemli bir olayı daha önce köşemizde aktarmışsak da, yeniden hatırlatalım:

Kandil Dağlarında yakalanan PKK militanlarının verdiği ifadeye göre, Kuzey Irak'taki PKK KADEK teröristlerine -daha kolay bir çalışma zeminine kavuşsunlar diye!- ABD tarafından Irak vatandaşlığı veriliyor.

Amerika, bir taraftan Türkiye ile PKK'ya karşı ortak mücadele anlaşması imzalarken, acaba diğer taraftan PKK'ya manevra kabiliyetini artırıcı imkanları neden sağlıyor?

Bu sorunun cevabını aramak için 1998 yılının Eylül ayına uzanmak gerek.

Eylül ayının serinliği, Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla ATEŞ'in Hatay'ın Reyhanlı İlçesinde yaptığı o meşhur konuşma ile birdenbire ısınmıştı.

Ateş, konuşmasında "Suriye'nin 20 yıldır PKK'ya destek verdiğini, PKK militanlarını ve Abdullah Öcalan'ı topraklarında barındırdığını, bundan dolayı on binlerce insanımızın şehit olduğunu" vurgulayarak, "Suriye'nin bu örgüte verdiği desteği kesip, başta APO olmak üzere bütün PKK militanları Türkiye'ye teslim etmesini" ultimatom şeklinde duyurmuştu.

Aksi takdirde "Suriye'ye hak ettiği dersin verileceğini" de ilave etmişti.

Bunun akabinden TSK, Suriye'ye sıfır noktada 50 bin askerin katılacağı bir tatbikat planladı.

Ultimatomun verilişinden kısa bir süre sonra, 9 Ekim'de Suriye, APO'yu sınırdışı etti. Yani PKK lideri en az onbeş yıl barındığı topraklardan onbeş günde kovulmuştu!

Apo önce Rusya'ya gitti, oradan İtalya'ya.

Daha sonra tekrar Rusya'yda. Ardından Yunanistan'a ve nihayet Kenya'ya ... Bütün bu hareketler CIA ve MOSSAD tarafından dakikası dakikasına takip edilmişti.

Apo'nun paketlenerek Türkiye'ye verileceği en uygun yer burasıdır.

Bir Avrupa ülkesinde böyle bir operasyon yapılması hem oralarda yaşayan Kürtler, hem de dünyanın tepkisini çekme yönünden risklidir.

Kenya'daki Yunanistan Büyükelçisi'nin konutunda (rezidasında) bulunan Apo, Kenya güvenlik güçlerine ABD'ce verilen talimatla teslim alınmış, dışarda bekleyen CIA ve MOSSAD elemanlarına teslim edilmişti.

Kenya Nairobi Havaalanı'nda bekleyen Türk güvenlik güçlerine de Apo'yu paketleyip almak kalmıştı.

Apo, Türkiye'ye teslim edilirken idam edilmeyeceği, AİHM'nin yargılamayı adil bulmamasının ardından on yıldan az bir süre cezaevinde yatıp çıkacağı, sonrasında siyasallaşan Kürt hareketinin başına getireleceği "çok uzun süreli bir planın" parçasıydı.

Bütün bunların olması için Apo'nun Suriye'den çıkarılması, ülke ülke dolaştırılması ve bir Afrika ülkesinde paketlenip Türkiye'ye teslim edilmesi gerekiyordu.

Bütün bunlar PKK'nın KADEK'leşmesini de içine alan bir plandı.

PKK terörizminin siyasallaşması için hem ABD tarafı, hem "Türkiye'deki bazı odakların" Apo ile görüşmeler yaptığı biliniyor.

Apo'nun paketlenmesinden bir süre önce, Fransız basınında Marie Jego imzasıyla çıkan bir yazıda Apo'ya atfen "Kürt liderin bağımsızlık talebinden vazgeçtiğini, siyasal bir çözümden yana olduğunu, Türkiye'nin bugünkü sınırları içinde ABD'nin Kuzey Irak'ta önerdiği gibi federatif bir sistem istediği" belirtiliyordu.

Sonuçta anlaşmalar yapıldı.

Apo yakalandı!

PKK; KADEK oldu!

KADEK, Avrupa'da örgütlendi.

Apo'nun cezaevinden çıkması için şartlar oluşturulmaya başlandı.

Ve ABD, Irak'ta PKK'lılara Irak vatandaşlığı verirken "bu federal Kürt sistemine" yönelik yaptığı anlaşmaya sadık kalıyor elbet.

Peki asıl soru şu:

Türkiye'den bu anlaşmaya "olur" veren var mı?

Varsa hangi mevki ve makandalar?

Ve son soru:

İkiz yasalar çıkartılarak, "Türkiye'deki halklara sosyal, siyasal, ve kültürel özgürlüklerinin" verilmesi yukarıda anlattığım projeyle alakalı mı?
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.