logo
24 MAYIS 2026

Felçli kızın şifa bulması

Miladî 1995 yılında, (Mart’ın ortalarında) Hz. Mâsume’nin doğum günü kutlanıyordu

07.09.2024 08:13:00
Haber Merkezi
Felçli kızın şifa bulması
Felçli kızın şifa bulması
Miladî 1995 yılında, (Mart'ın ortalarında) Hz. Mâsume'nin doğum günü kutlanıyordu. Ehl-i Beyt'in kerimesi, ziyaretçilerinin kalbine bugün bir kez daha ümit ışığı saçacak; uzun bir müddet geniz rahatsızlığı çeken ve bu rahatsızlık neticesinde sağ ayağı felç olan on bir yaşındaki Mazenderanlı bir kız çocuğu için Allah'tan yine şifa isteyecekti.

Bu küçük kız, birçok doktorun yanında tedavi görmüş ama iyileşememişti. Bir gün temiz kalpli ve saf niyetli bu küçük kız, keramet sahibi Hz. Mâsume tarafından ziyaretine çağrıldı.

Aynı tarihte, bir Cuma akşamı ailesiyle birlikte Hz. Mâsume'nin pak Harem'ine vardı. Hüzünlü anne, sabaha kadar, hasta kızının yanında uyumadan bekledi. Bir yandan dua ediyor, bir yandan yakarıyor, sürekli İmam Mûsâ b. Ca'fer'in kızı Hz. Mâsume'ye tevessül ediyordu.

Sabah ezanına yakın bir saatte, ayakta dahi durmaya gücü yetmeyen hasta kızının uykudan uyandığını ve bir şey olmamış gibi ayağa kalktığını gördü. Bu duruma şaşıran anne, kızını yürütmeye başladı. Çocuğunun sağlığına kavuştuğunu ve Ehl-i Beyt'in bu kerime hanımının lutfuna mazhar olduğunu anladı.

Bu küçük kızın sağlığına kavuştuğu kesin olarak anlaşıldıktan sonra "Fâtıma Mâsume'nin Kerametleri" kitabında bu olay kaydedildi.

Evet, işte tüm bu kerametler, Allah'ın lutfunun ve inayetinin birer göstergesidir. Eğer bir insan ihlas ve yanık bir kalple adım atarsa, İlahî takdir gereği istekleri karşılanır. Resûlullah'ın pak hânedanı, Meryem-i Âl-i Resûl ve Ehl-i Beyt'in kerimesi Hz. Mâsume ise, Allah'a giden yolda sadece bir vesiledir.

Bu özel inayetlerin, bu nuranî türbenin tüm ziyaretçilerine nasip olmasını temenni ederiz. 

Şifa kadehi

Burası, hürmete şâyan yüceler yurdu ve gayba açılan gönül kapısıdır. Dua ve münacâtlar arasında bazen bir nurun yükseldiği, ardından mübarek bir olayın gerçekleştiği, Ehl-i Beyt'in kerimesi Hz. Mâsume (s.a.) tarafından özel bir teveccühle sorunlar içerisine boğulan bir ihtiyaç sahibinin elinden tutulduğu, neticede ihtiyaçlarının ve sorunlarının karşılandığı vesile yurdu işte burasıdır.

Bu kez de, yıllarca ayağı felçli olarak yaşamını sürdüren ama hem kendisinin hem de ailesinin ümitlerinin yıkıldığı bir anda çaresizliğinin ardından bu hastanın nasıl sürûr bulduğunu mütalaa edeceğiz.

Felçli hasta, ümitleri git gide sönmeye başlamışken yüzünü bu yüce türbeye çevirmişti.

Şâban ayının 15. günüydü (İmam Mehdî'nin (a.s.) doğum günü) ve 15 Şâban Bayramı kutlanıyordu. Felçli hasta, bayram kutlamalarının ardından sapasağlam, yürüyerek evine dönmüştü. Bu olayı kendi ağzından dinleyelim:

"Adım, E. M., Mazenderanlı'yım. Meşhed'de ikâmet eden emekli bir memurum. Üç yıl boyunca bel ağrıları çekiyordum ve ayağımı hareket ettiremiyordum. Tedavi için oldukça para harcamama rağmen bir etkisi olmadı. Bu yüzden her şeyden ümidimi kestim.

Sürekli İmam Rıza'nın (a.s.) pak türbesine gidiyor dua ve tevessül meclislerine katılıyordum. Ama O Hazret'in herhangi bir inayeti olmadı. Sonunda kutlu viladet ve imamet gününü kapsayan Şâban ayı geldi çattı. Herkes neşe ve mutluluk içerisindeyken ben ve ailem mutsuzduk.

Böylesi buruk duygularla İmam Rıza'nın (a.s.) Harem'ine gittim. Hüzünlü bir kalple son sözümü dile getirerek şöyle dedim: 'Efendim! Siz, Müslüman olmayanlara dahi inayet ediyorsunuz. Niçin, Şiî olan, sizin feyiz ve kerametinize sarılan benim gibi birine teveccüh etmiyorsunuz? Efendim, ya cevabımı verirsiniz ya da kız kardeşiniz Hz. Mâsume'nin türbesine gider, sizi şikâyet eder ve O'nu vasıta edinirim' dedim.

O akşam rüyamda Hz. Mâsume'yi (s.a.) gördüm. Tam takım bir hicap giymiş, nuranî bir peçe takmıştı. Bana, 'Kum'a gel, hastalığına şifa vereceğim' diyordu. Uyandığımda rüyamı aileme anlattım. 'Sanırım benim şifam Hz. Mâsume'ye havale edilmiş' dedim. Ama birtakım sebeplerden ve bazı zorluklardan dolayı kesin kararımı veremiyordum.

Birkaç gün geçti. Hz. Mâsume'yi yine rüyamda gördüm. Bu kez, 'Niçin Kum'a gelmiyorsun?' diyordu. 'Siz ki benim durumumu biliyorsunuz! Nasıl geleyim? Eğer mümkünse burada şifa verin' dedim. 'Mutlaka Kum'a gelmen gerek' diye cevap verdi.

Artık Kum'a gitmek için kesin karar almıştım. Şabân ayının 14. günü (26.10.1373 H. Şemsî ve 1995 Miladî) sabah saat 08:00'da, Hz. Mâsume'nin (s.a.) Harem'ine vardım. Ziyaretten sonra yorgunluktan uyuyakalmışım. Rüyamda yine Hz. Mâsume'yi gördüm. Siyah bir çarşaf giymişti. Yüzünde de yeşil bir peçe vardı.

'Hoş geldin oğlum! Şimdi sözüme vefa ediyorum, artık kalkabilirsin' dedi. 'Yapamam' dedim. (Elindeki bardağı uzatarak) 'Al şu bardaktaki çayı iç ve kalk!' dedi. Dediğini yaptım. Uyandığımda ayakta durabileceğimi hissettim. Ayaklarımı yere basarak türbesine vardım ve olanca gücümle bağırdım: 'Baba! Hz. Mâsume bana şifa verdi.'

O vakit çevremdeki muhterem ziyaretçiler beni yanlarına alarak mukaddes türbenin sorumlu bürosuna getirdiler. Hz. Mâsume'ye tüm kalbimle teşekkür ediyor, Yüce Allah'tan bütün Müslüman hastalara şifa vermesini temenni ediyorum. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun." 

Nahcivanlı bir öğrenci

Âyetullah Nasir Mekârim Şirazî şöyle naklediyor:

"Sovyetler Birliği dağıldıktan ve Müslüman cumhuriyetler özgürlüğüne kavuştuktan sonra, özellikle Nahcivanlı Ehl-i Beyt takipçileri Kum İslamî İlimler Havzası'nda dinî eğitim almak üzere bir kısım gençleri Kum'a göndermek için ricada bulundular.

İstekleri kabul edildi ve bu alanda büyük bir katılım oldu. Müracaat eden üç yüz kişi arasından dereceye giren elli kişi Kum'a gönderildi. Ne var ki, katılımcılardan biri yüksek numara almasına rağmen, gözlerinde olan sorundan dolayı reddedilmişti. Babasının yoğun ısrarları sonucu, sorumlu müdür çaresiz onu da kabul etti.

Nahcivan'dan Kum'a hareket edecek olan talebe kafilesi için özel bir uğurlama merasimi hazırlandı. Öğrenciler için çekim yapılıyordu. Kameraman, çekim sırasında özellikle gözlerinden rahatsız olan gencin üzerinde odaklandı. Genç, gözündeki rahatsızlığı teşhir eden kameramanı fark edince bundan oldukça rahatsız oldu ve üzüldü.

Kafile Kum şehrine vardığında kararlaştırılan medreseye gidildi ve öğrenciler bu medreseye yerleştirildi. Nahcivan'daki olayı unutmayan genç, medreseye yerleştikten sonra Hz. Mâsume'nin (s.a.) Harem'ine gitti. Samimi bir kalple O'na tevessül etti. O halde uykuya daldı.

Rüya âleminde bazı şeyler gördü ve uyandığında gözlerinin iyileştiğini anladı. Medreseye dönünce arkadaşları ve onu tanıyanlar bu gencin gözlerinin iyileştiğini görünce şaşkına dönmüşler, olaydan çok etkilenmişlerdi.

Bu olay üzerine öğrenciler topluca Hz. Mâsume'nin Harem-i Şerif'ine gittiler, saatlerce dua ve münacatla meşgul oldular.

Bu haber Nahcivan'a ulaşınca oradaki Şiîler şifa bulan bu gencin, insanların hidayeti ve Müslümanların inancının güçlenmesi için geri dönmesini rica ettiler.
(Âyetullah Uzma Mekarim Şirazî ile yapılan bu röportaj, sesli ve görüntülü olarak kasete alınmıştır. Bu kaset, Hz. Mâsume'nin Harem-i Şerif'inin kültür bölümünde mevcuttur).  (Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Zeynep ve Hz. Masume eserinden)

Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu

24.05.2026 19:15:00
Haber Merkezi
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Özgür Özel TBMM önünde konuştu: 'Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapatılmıştır'
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası Ankara'daki Genel Merkez'in 24 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde polis tarafından basılması, birçok noktada protesto ediliyor.

Çevik kuvvet polislerinin baskınıyla partililerin bina dışına çıkarılması ve CHP lideri Özgür Özel'in binadan ayrılması sonrası, Ankara'da binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş korteji oluştu.

Yürüyüş sırasında atılan sloganlarda Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterildi, Özgür Özel'e ve CHP yönetimine destek verildi.

Özel'in başını çektiği kalabalık ilk olarak TBMM'ye yöneldi ancak polisin engelleri ve yer yer çıkan arbedeler sonrası Milli Egemenlik Parkı'nda buluşuldu.

Özgür Özel burada kalabalığa seslenerek, "Biz CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız. Babaocağını işgalden kurtaracağız" dedi.

AKP'yi yendikleri için zulüm gördüklerini söyleyen Özel, "Sarayın seçtiği yönetiyorsa CHP kapanmıştır" dedi ve tarihte iki kez kapatılan CHP'yi üçüncü kez tekrar açmak için mücadele edeceklerini söyledi.

Özel, "AK Parti'nin yargı kollarıyla butlan kolları yan yana karşımızdadır. Bugüne kadar hep dişimi sıktım, sustum. Ama yeter" diye konuştu.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi

İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ve beraberindekiler, polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne girdi. Çelik, beraberindeki grupla, polisler eşliğinde içeri alındı

24.05.2026 17:38:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi
Kılıçdaroğlu'nun avukatı polis eşliğinde binaya girdi, Özgür Özel'in posteri CHP Genel Merkezi'nden indirildi
İstinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindekiler, polis müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne girdi. Çelik, beraberindeki grupla, polisler eşliğinde içeri alındı. Polisin CHP Genel Merkezi'ni tahliye etmesinin ardından Özgür Özel'in binaya asılı posteri de kesildi. CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel'in fotoğrafının da  duvardan indirildiği görüldü, fotoğrafın Özel'e eşlik ettiği partililerce alındığı öğrenildi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Binanın polis müdahalesiyle boşaltılmasının ardından Genel Merkez'den ayrılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çok üzgünüm, baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz; bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve iş birlikçileri buna cesaret edemeyecekler." açıklamasını yaptı.

Özel, "Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti'nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun!" diye konuştu.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Çelik ve beraberindekiler polislerce, "Siz buyrun, şöyle buyrun" diyerek içeri alındılar. Binaya giren grup "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" şeklinde slogan attı.

Özel'in fotoğrafı ve posteri indirildi

Polisin CHP Genel Merkezi'ni tahliye etmesinin ardından Özgür Özel'in binaya asılı posteri de kesildi.

Polisin tahliye ettiği CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel'in fotoğrafının da  duvardan indirildiği görüldü, fotoğrafın Özel'e eşlik ettiği partililerce alındığı öğrenildi. Mutlak butlan kararının alındığı gün Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafı duvardan indirilmiş, vatandaşlar tarafından parçalanmıştı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor


CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı çıkması ardından CHP lideri Özgür Özel yönetiminin parti banka hesaplarına erişimi kaldırıldı.

23.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan' kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi. Özel ve Kılıçdaroğlu arasında dün yapılan telefon konuşmasında "en yakın zamanda kurultay yapılması" kararının alındığı öğrenildi. Ancak bu kararın ne zaman alınacağı belli değil zira Kılıçdaroğlu, kılıçtan da keskin bir anlayışla şimdiden partide dizginleri ele geçirmeye çalışıyor.

Miting ve toplantı yapması zorlaşacak

Öte yandan CHP'nin kullanmakta olduğu banka hesaplarına Özgür Özel yönetiminin erişimine engelleme getirildi. 2026 bütçe planlamasında 1.5 milyar TL'ye yakın Hazine yardımı alan CHP yönetiminin harcamalarını yönettiği hesapların erişimi Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilecek. Bu gerçekleştiğinde Özgür Özel'in miting ve toplantı düzenleme kapasitesi de önemli ölçüde darbe almış olacak.

Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor


 
Anadolu Otoyolu'nun Bolu, Sakarya ve Düzce kesiminde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bazı sürücülerin yola çıkmasıyla hareketlilik yaşanıyor. 

23.05.2026 10:53:00
AA
Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor
Bayram trafiğinde akıcı yoğunluk yaşanıyor

Anadolu Otoyolu'nun Bolu, Sakarya ve Düzce kesiminde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bazı sürücülerin yola çıkmasıyla hareketlilik yaşanıyor.

Sakarya'da Kuzey Marmara Otoyolu'nun sona erdiği, Anadolu Otoyolu'na bağlantı sağlanan Hendek-Akyazı bölgesinde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Araç kuyruğu Akyazı kesimine kadar uzanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.