HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 14 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

"Gaf" değil, "itiraf"

05.10.2001 00:00:00
Batılılar yüzümüze tükürdükçe "ya Rabbi şükür" diye göbek atan aydın bozuntularına sahip olduğumuz için, daha çok hakaret işiteceğiz, daha çok zılgıt yiyeceğiz.

Hatırlayın ABD Başkanı Bush ne demişti terörist saldırının hemen ardından:

"Teröre karşı topyekün bir Haçlı Seferi başlatacağız."

Haçlı Seferleri'nin geçmişte "Türklerle" Hıristiyanlar arasında yapıldığını bilenler için, bu sözün ne anlama geldiği meçhul değildi. Bugün bütün bir İslam dünyasına açılan savaşın sinyallerini veriyordu Bush.

Ama "bizim aydın bozuntuları" hemen tevil ettiler:

"Dili sürçtü."

"Hata ile söyledi."

"Bush Müslüman dostudur."

"Başbakanımızı arayıp 4 dakika görüşme lütfunda bulundu."

"Aman efendim, basit bir gaf. Ne var bunu büyütecek. Zaten hatasını düzeltti Mr. Bush."

Bush'un bu sehven kullandığı "Haçlı Seferi" lafı üzerinden bir hafta geçti ki, bu defa İtalya Başbakanı Silvio Berluscuni

"Batı'nın değerleri İslam'dan üstündür. İslam dini bugünün modern dünyasına uygun bir din değildir" şeklindeki sözleri çıktı karşımızda.

Berlusconi (Yoksa cani mi yazılıyor?)'nin İslamî değerlere yönelik suçlamasının yapıldığı zamanlamaya bakınız: Avrupa'nın göbeğinde; Kuzey İrlanda'nın Belfast kentinde, Katolik Hıristiyanlarla, Protestan Hıristiyanlar birbirlerini mahallelerine sokmamak için gırtlak gırtlağa savaşıyorlar. Protestanlar "sokağımızdan yürüdüler" diye 5-6 yaşındaki Katolik çocuklara saldırıyor. Üzerlerine el bombası atıyor.

Katolikler, "okulumuzun yolundan çıkın" diye Protestanların arabalarını yakıyor, dükkanlarını yağmalıyor.

Avrupa'nın göbeğinde 1 aydan beri devam eden bu "din vahşeti, Hıristiyan kavgası, mezhep çatışması" devam ederken İtalyan Başbakanı'nın "İslamî değerlere yönelik" suçlaması çok iğrenç kaçmıyor mu?

21'inci yüzyılda din adına birbirini boğazlayanların, İslam'a saldırması mide bulandırmıyor mu?

Daha yüzelli sene önce Roma sokaklarında Protestanları dilim dilim kesip, kasap çengellerine asan "modern yamyamlar" bunların büyük dedeleri değil miydi?

Ne acıdır, "aydın bozuntularımız" Berlusconi'den gelen bu saldırıyı da, "aman büyütmeyelim, basit bir gaf" şeklinde yorumladılar.

Bu da yetmedi, İtalyan gazeteci Oriana Fallaci "İslam en büyük tehlikedir" başlıklı yazısında "İslam'ı ısrarla mücadele edilmesi gereken bir din" olarak yorumluyordu.

Bizimkiler bunu da "basit bir gaf" olarak yorumladılar.

Halbuki Bush'un da, Berlusconi'nin de, Fallaci'nin de sözleri basit gaflar değildi. Şuuraltlarında sakladıkları bir itiraftan ibaretti.

Onlara göre İslam her dönemde tehlike ve tehditti. Onunla mücadele edilmeliydi.

1998 yılında Hıristiyan Demokrat Partiler toplantısında "Batı'nın önünde Hıristiyan Medeniyet Projesi var. Bu projede Türkiye'nin yeri yok" sözleri de bir itiraftan ibaretti.

Ama biz bunları hep "hata, sürç-ü lisan, gaf" gibi yorumlarla geçiştirip kendi kendimizi kandırdık.

Mesele İtalya'da Fallaci'nin "İslam'ı en büyük tehlike" görmesi gibi, Türkiye'de de "İslam'ı en büyük tehlike olarak görenlerin" mevcudiyetidir.

Hıristiyanlar kendi kutsallarını el üstünde tutarken, kendi dinlerine laf söyletmezken, bu uğurda İslam'a en galiz hakaretleri sarfetmekten çekinmezken, bizdeki "Batıcılar da" onların kafasına uyup "kendi milletinin kutsalına" saldırırsa "kendi milletinin kutsalını tehlike" görürse karşımıza böyle acı bir tablo çıkmasın da ne çıksın?

Kafaları devşirilmiş aydınlar şu ülkenin manevi mayasının ne hale geldiğini görüyorlar mı?

Batı bize karşı "ben Hıristiyan'ım, benim İncil'im var, benim kilisem var " diye bas bas bağırırken, bizim elit bürokratların "biz de Müslümanız, bizim de Kur'an'ımız var, camimiz var " dediğini duydunuz mu?

Kutsala kutsalla cevap verme cesareti olmayandan ne olur ki?
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.