HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

İktidar hukuku Baş'tan öğrensin

27.09.2005 00:00:00
BTP'nin 4. Kuruluş Yıldönümü İstanbul Topkapı Eresin Otel'de gerçekleştirilen görkemli bir programla kutlandı. 41 ilde 60'ı aşkın yerel, bölgesel ve ulusal televizyondan canlı olarak yayınlanan bu programda BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaptığı konuşma gerçekten de tarihe geçecek nitelikteydi. Türkiye'nin üçte ikisinin canlı olarak izlediği bu tarihi konuşmada Prof. Dr. Baş, iktidara, AB'ye, ABD'ye, IMF'ye, Ermeni şakşakçılarına, Genelkurmay'a, Türk yargısına ve Türk milletine çok özel ve önemli mesajlar gönderdi. Bu konuşmaların tamamını bu sütunlarda değerlendirmek mümkün olamayacağı için sadece Bilgi Üniversitesi'nde gerçekleştirilen ihanet konferansıyla ilgili olarak Baş'ın yaptığı önemli tespit ve uyarılara dikkat çekmek istiyorum. İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin aldığı yürütmeyi durdurma kararına rağmen, Adalet Bakanı Cemil Çiçek marifetiyle yol göstermek suretiyle iktidarın hukuku hiçe saydığını ifade eden Baş, Anayasa'nın bu konudaki hükümlerini hatırlattı. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere hükümet üyelerinin Türk yargısının aldığı bir kararı eleştiremeyeceklerini vurgulayan Baş, hükümetin kanunlara uyma noktasında yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin aldığı yürütmeyi durdurma kararının bu ihanet konferansının yapılacağı mekanla ilgili olmadığını, yapılacak konferansın içeriğiyle ilgili olduğunun altını ısrarla çizen Baş, bu konferansın Bilgi Üniversitesi'nde yapılmasını teşvik eden hükümetin anayasal suç işlediğini belirtiyor. Bu konuşmalardan bir kez daha anlıyoruz ki, Baş hukukçu olmamasına rağmen hukuku usul ve uygulama olarak çok iyi biliyor, iktidara tam bir hukuk dersi veriyor. Baş'ın da altını çizdiği Anayasa maddelerini hatırlayacak olursak?Anayasa'nın 130. maddesinde ilgili kısım şöyle: "?Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez."Bizim aklı evvel yorumcu ve siyasilerimiz Bektaşi mantığıyla bu maddenin baş kısmını alarak "her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabileceklerini" ifade ediyorlar. Öncelikle yapılan Ermeni konferansı bilimsel bir toplantı değildir. Çünkü bu toplantıya katılan konuşmacıların tamamı aynı görüşü papağan gibi tekrar etmişlerdir. Karşı görüşe kesinlikle yer verilmeyen böyle bir toplantının bilimsel olduğunu hiç kimse savunamaz. Öte yandan üniversitelere ve öğretim üyelerine verilen bu serbesti, "Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliğini" vermiyor.  Anayasa maddesinin asıl can alıcı noktası görmezden geliniyor ve yapılan ihanet konferansının doğrudan devletin birlik ve bütünlüğünü hedef aldığı gözden kaçırılmaya çalışılıyor. Prof. Dr. Baş'ın dikkat çektiği bir diğer önemli husus da iktidarın hukuku hiçe sayarak mahkeme kararlarına uymaması. Bu konuda Anayasa'nın "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesi şöyle diyor: "Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."İktidarın İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin aldığı yürütmeye durdurma kararına karşı aldığı tavır, Başbakan Erdoğan ve diğer hükümet üyelerinin bu kararı eleştiren açıklamaları anayasal suçtur. Hükümetin yargı kararlarını hiçe sayma alışkanlığı sadece bununla sınırlı değil. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun  Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/1460 F... ve 1999 /1380 sayılı kararındaki "Sayın Prof. Dr. Haydar Baş beye Bakü Devlet üniversitesi tarafından Profesör unvanı verildiği, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin yüksek onay komisyonu tarafından onaylandığı tespit edilmiş ve unvanını kullanmasına hiç bir yasal düzenlemenin engel olmadığına karar verilmiştir" hükmü ile diğer mahkemelerin bu konuyla ilgili aldıkları kararları görmezden gelerek Prof. Dr. Baş'ın profesörlük unvanıyla ilgili ortaya attığı iddialar bunun somut örnekleri. İktidar bağımsız Türk yargısının aldığı kararlara saygı göstermeyip, telkin ve tacizlerle yargıya müdahale etmektedir.İktidarın işlediği bu anayasal suçlara karşı Türk savcılarını göreve davet ediyoruz.Hükümete tavsiyemiz de; hukuku yeni baştan, Prof. Dr. Haydar Baş'tan öğrenmeleri?
 
Alperen Polat / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.