HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 TEMMUZ 2021, CUMARTESİ

"İnce" operasyonlar

22.07.2001 00:00:00
Mali operasyonları", askeri operasyonlardan ayrı düşünüyorsanız fena yanılıyorsunuz.

Türkiye'nin ekonomisini tamamen felç etmek için planlanan IMF operasyonu, adım adım uygulamaya konuluyor. Gerektiğinde yol önündeki "Öksüz" gibi engeller budanarak, gerektiğinde Citibank gibi bankalar kanalıyla piyasalar bir anda karıştırılıp "benim talimatlarımdan dışarı çıkma" mesajı verilerek, bu operasyonel plan sürdürülüyor.

Türkiye, talimatların dışına çıktığı an operasyonda şok programlar devreye giriyor. Dışarıdan 3.2 milyar dolar kredinin geldiği gün "ekonominin, mantığın, piyasanın" doğal bir sonucu olarak dolar düşmesi gerekirken; birdenbire 200 bin lira yukarı fırlıyor.

Talimatlara uyulmayınca operasyon şiddetleniyor.

Mesajlar, farklı yöntemlerle veriliyor.

Mesajı alan taraf anında siniyor, Öksüz'ü de, Telekom'u da istenilen şekle sokuyor.

ABD'nin yürüttüğü mali operasyonların bir de askeri boyutu var.

Yanlış duymadınız: ABD Türkiye'yi hizaya getirmek için zaman zaman "askeri operasyonlar da" yapıyor. Yani resmen "silah kullanıyor", bomba atıyor. Füze fırlatıyor.

Türkiye'ye "Ortadoğu'da benim çizdiğim stratejik planların dışına çıkma. Kendi başına iş çevirme. Kürt devletine onay ver" mesajını veriyor.

Nasıl mı? Söyleyelim.

Türkiye, Suriye ile daha da yakınlaşmak amacıyla 2. bir sınır kapısı açmayı planlıyordu. Bu kapı, Habur'un güneybatısında kalan Talafar Bölgesi'ndeki Fish beldesinde olacaktı.

"Uçuşa yasak" 36'ıncı paralelin kuzeyinde kalan kapının Türkiye-Suriye-Irak üçgeninde yeni siyasi yakınlaşmalar doğuracağı muhakkaktı. Ayrıca Musul'a olan yakınlığı dolayısıyla Türkmenlere daha yakın irtibat kurulması sağlanacaktı. Talafar bölgesinde yaşayan Türkmenler de Türkiye'nin resmi politikalarına destek veriyor, bu kucaklaşma anını bekliyorlardı.

Ama "buluşma" gerçekleşemedi. ABD ve İngiliz uçakları 20 Haziran 2001 tarihinde yani 1 ay önce Fish kapısını bombaladılar. İncirlik'ten kalkan uçaklar Türkiye'nin açmayı planladığı bir sınır kapısını bombaladılar ve gittiler.

Mesaj açıktı:

"Bu kapıyı açmayın. Türkmenlere de, Suriye'ye de yakınlaşmayın. Kuzey Irak'ta Kürt devleti oluşumuna ses çıkarmayın."

Amerikalılar bu bombalamayı yalanladılar elbet. Sonra da "kaza oldu, özür dileriz" demişlerdir belki de.

Ama, daha önce de 28 Şubat-1 Mart 1999 günlerinde Kerkük-Yumurtalık Boru Hattı'nı İncirlik Üssü'nden kalkan ABD uçakları bombalamıştı. Türkiye'nin ABD politikalarının dışına çıkarak Irak'a yakınlaşması, ambargoyu delme girişimlerinde bulunması affedilir gibi değildi "büyük dostumuzun" cephesinde.

Tabi o zaman da "kaza oldu, özür dileriz" dediler.

Ama "askeri operasyonlar" hem de kendi topraklarımızdan kalkan uçaklarca hiç durmadan devam ediyor.

Kürt devletine karşı baş kaldıran değerli Komutan Eşref Bitlis'in uçağı "kazara" düşüyor.

Fish kapısı kazara bombalanıyor.

Kerkük-Yumurtalık boru hattı kazara bombalanıyor.

Muavenet gemisi kazara batırılıyor.

ABD'nin "kirli ve ince" operasyonları devam ediyor.

Mali operasyonlara, askeri operasyonlar açısından bakarsanız "küresel egemen güçlerin barış çağında bile "çıkarları ve mesajları" uğruna, nasıl Teksas kovboyları gibi "kancıkça" silaha sarıldıklarını göreceksiniz.

Ama Türkiye son dönemde oldukça önemli adımlar attı Ortadoğu da, ABD politikalarında aykırı olarak.

Erol Bilbilik'in yazdığına göre, Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı'nın ikinci pompalama istasyonunu, 2001 yılının ikinci yarısında onararak, yılda yaklaşık 90 milyon ton petrol pompalanması konusunda Irak ile anlaştı.

Ayrıca, Türkiye ile Irak arasında Ocak 2001'de ele alınan Bağdat-Musul-Ankara demiryolunun faaliyete geçirilmesi için siyasi danışma toplantıları sona erdi; 1982'den bu yana kapalı olan Kerkük'ten, Suriye'nin Beniyas Limanı'na petrol taşıyan hat 2001 başında açıldı; Irak'ın Hadita kentinden Ürdün'ün Akabe Limanı'na 1000 km. uzunluğunda bir petrol boru hattı yapımı projesi sürüyor.

Yani Türkiye ambargoyu adım adım deliyor.

Bir süre önce Türkiye'nin resmi ağızlarınca "Kuzey Irak'ta Kürt devleti oluşumu casus belli (savaş sebebi) dir" açıklaması da ABD'yi telaşlandırıyor elbet.

"Operasyonlara", acemiliğe kaçan bir telaşla devam ediyorlar ama, artık karşılarında "savaş sebebini" koyan "güç" var.

Bundan sonra da "kazara bombalamalar" devam edecek ama, bu defa işleri zor.

Siz siz olun, mali operasyonlarla, askeri operasyonları birbirinden ayırmayın.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.