HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

İnsanı insan kılan cevher

02.02.2008 00:00:00
İman, kabul etmektir. Dinimizde, "Amentü'nün Şartları" diye belirlenen esasları kabul etmektir.

Tabii burada ilk kabul ettiğimiz, "Cenab-ı Vacibu'l Vücut Hazretleri'nin zatıdır. İnsan, Allah'ı kabul ediş ile kulluk kapısını açıyor. Madem ki kabul ediyorsun, o zaman, O'na karşı mükellefiyetlerinin de olması gerekiyor. Mükellefiyet şuuru da insana kulluk kapısını açıyor. Böyle bir vadiye giriyorsunuz.İman, aslında, insanı insan eden en önemli cevherdir, özdür, sıfattır, mahiyettir. Bir insanın vicdanının da hayat bulması, Allah'a bağlılığı ve O'na olan yakınlığı, korkusu münasebetiyledir. Bunu kalbinde duyan insan ancak beşeriyet içerisinde üzerine düşen vazifeyi bihakkın eda etmeye gayret edebilir. Onun için Kur'an-ı Kerim'in bir çok ayetinde, Cenab-ı Hak, "Ey İman edenler!" diyerek, "İman" kavramı üzerinde çok durmuştur. Mükellefiyet zaten imandan sonra gelir. Kabul ettiklerimiz, hayatımızda, fiil, düşünce, duygu olarak bize yansıyor; böylece hayat, inançla amel bütünlüğü haline gelmiş oluyor. Yani inanç, düşünce ile fiiller bir bütün haline gelmiş oluyor. Siz, inandığınız şey ile beraber varsınız. Veya var olan şey sizin inancınızın eseridir.Toplumlara baktığınız zaman; o toplumlarda, dinin güzel tarafı görülmüyor ise, sizin inancınız sadece kuru bir iddiadan ibaret kalır. "İman ettim" demek, aslında, kulun bir iddiasıdır. "iman ettim" demek mücerret bir olaydır. Esas olan kabulün amele dönüşmesidir. Onun için iman ettiğimiz güzelliklerin, insan menfaatine yarayan, insanları birbirine yakınlaştıran, kaynaştıran, aralarındaki hukuku düzenleyen, bütün insanları 'ahlak-ı hamide' sahibi yapan o inanç, hayatta aksiyon haline geldiği zaman, imanın tezahürü kendiliğinden ortaya çıkıyor.Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de, insanı tarif ederken, onun iman eden, iman etmeyen, bir de iman etmediği halde inanmış gibi görünen olarak üç sınıfta ortaya koyuyor. İman eden insandan sudûr etmesi gereken fiiller, iman etmeyen insandan sudûr eden fiiller, iman etmediği halde, etmiş gibi görünen insanlarda zuhur eden haller, Kur'an-ı Kerim'de tek tek anlatılıyor ki, bir insan da nefis muhasebesi yapıp, hakikaten inandığını veya inanmadığı halde kendi kendini kandırdığını, bu ölçü ile, mikyas ile tespit edip bulabilir. Ayet-i kerimede Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: " O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, muttakiler için bir yol göstericidir." (Bakara, 2/2). Burada Cenab-ı Hak, Müslüman'a sıfat atfediyor. Muttaki kişiler Kur'an'dan şüphe etmez buyuruyor.

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.02.2007, 02.02.2006, 02.02.2005, 02.02.2004, 02.02.2003, 02.02.2002, 02.02.2001, 02.02.2000, 02.02.1999, 02.02.1998, 02.02.1997, 02.02.1996, 02.02.1995, 02.02.1994, 02.02.1993, 02.02.1992, 02.02.1991, 02.02.1990, 02.02.1989


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.