HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

İspanyol kültürünü yaşatalım!

20.09.2001 00:00:00
Terör yazılarına öylesine dalmışız ki, içimizdeki kültür terörü ile ilgili gelişmeleri unutuvermişiz. Halbuki terörün binalara saldıranından çok kültürlere saldıranı tehlikelidir ki, ilkinde bir kaç bina, diğerinde bütün bir millet tahrip olur.

Geçtiğimiz Pazartesi günü, Türkiye "böylesine önemli!" bir kültürel etkinliğe sahne oldu. İspanyol kültürünü yaymak amacıyla, 1991'de İspanyol Hükümeti tarafından kurulan Cervantes Enstitüsü'nün İstanbul Tarlabaşı şubesi açıldı. Açılışı yapmak için İspanya Başbakanı Joze Maria Aznar Türkiye'ye gelmişti. Açılışta Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit de İspanyol kültürünün yaygınlaşmasını sağlamak için açılan bu binada Aznar'la yanyana idi!

Tarlabaşı Bulvarı üzerinde açılan enstitü, 1100 öğrencinin İspanyolca öğrenmesini sağlayacak şekilde modern tarzda restore edilmiş bir bina idi. İçinde 5 bin kitap kapasiteli bir kütüphane vardı.

İspanyollar "kendi kültürlerinin yaygınlaşmasına" o derece önem veriyorlardı ki, bu amaçla yapılan Cervantes Enstitüsü'nün açılışına Başbakanları bizzat geliyordu. Sayın Ecevit de Endülüs Medeniyetini yerle bir eden İspanyol yiğitlerin kendi kültürlerini Türkiye'de tanıtmak için attıkları bu yürekli adımı ayakta alkışlıyordu.

Sakın ha yanlış anlaşılmasın; serzenişim bir Batı ülkesinin Türkiye'de kurduğu bir kuru binaya olan kıskançlığımdan değil, onların kendi kültürlerini yaymak için böylesine olağanüstü tarzda gayret göstermesine karşı, bizim böylesine olağanüstü bir tarzda pısırık, kimliksiz, köksüz kültür politikaları takip etmemize.

Ben İspanya'nın Başbakan düzeyinde gösterdiği bu gayrete gıpta ediyorum. Kültür savaşını işte böylesine ciddi ve tepeden yürütüyorlar.

Siz, bugünkü hükümetimizden ve sayın Başbakanımızdan "Türk kültürü" sözünü en son ne zaman duydunuz sahi? Ya da hiç duydunuz mu? Türk'ün dili, geleneği, örfü ve bunları yaşatmak en son ne zaman gündem oldu sahi? Ana sınıflarına bile İngilizce öğretim zorunluluğunu getirenlerin Türk kültürü kavramı konusunda hassas olacaklarını beklemek elbette ki ham hayal.

Kırmızı pelerinlere azgın boğaları saldırtan ve boğaların önünde ezilmeyi bir marifetmiş gibi bütün dünyaya kültür olarak tanıtan bir ülkenin Türkiye'de de "kültürlerini yaymak için" teşebbüste bulunmalarını alkışlamak gerekiyor aslında.

Bu gayreti, bu azmi, bu hırsı alkışlamak gerekiyor.

Alkışlanmaması gerekenler kendi kültürlerini görmezden gelenler, yok sayanlar, küresel kültür diye kimliksiz bir kültür ucubesinin boyunduruğuna şu gençliği esir edenler...

İspanya Başbakanı Aznar'ın çok önemli bir misyon için geldiği Türkiye'de, yanyana durduğu Türk Başbakanı Ecevit'in benzer bir misyona öncülük yapmak için hiç bir teşebbüste bulunmamasına bizim serzenişimiz.

Yanyana duran iki Başbakan'dan birinin misyonuna hayranlık, öbürününkine tepkidir bizim serzenişimiz.

En son hangi Türk Başbakanı "Türk kültürünü" tanıtmak için benzer açılışlarda bulunmak üzere İspanya'ya, Fransa'ya, Almanya'ya gitti hatırlar mısınız? Var mı hatırınızda böyle hoş bir haber?

Olmaz, olmayacak da...

Ve benim aklıma Endülüs geliyor ister istemez. Dünyanın en uzun süren ve en köklü medeniyetlerinden birini barından Endülüs geliyor. 800 yıl boyunca bir medeniyet abidesi olarak süren Endülüs tarihinin acı ve buruk sayfaları geliyor aklıma. O medeniyetin bugünkü İspanyolların dedeleri tarafından nasıl darmadağın edildiği, çeşmesinden hat yazılarına kadar İslam kültürüne ait her ne varsa nasıl taş üstüne taş bırakılmadığı geliyor aklıma.

Ve bir medeniyeti yok eden ülkenin Başbakanı'nın kendi kültürlerini tanıtmak için Türkiye'ye büyük bir heyecanla koşması geliyor aklıma.

Ve bravo, diyorum onlara.

Bizimkilere ne diyeceğimize de varın siz karar verin.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.