logo
24 MAYIS 2026

Kıbrıs'ta yalancı bahar

01.04.2004 00:00:00
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, İsviçre'de süren Kıbrıs görüşmelerinde, Türk tarafı lehine yapay bir olumlu hava estirildiğini söyleyerek Türk basınına dokundurdu.

Denktaş, müzakere sürecindeki gelişmeler ile Türk medyası arasındaki ayrık duruma bir kez daha dikkat çekerek mevcut havanın ters yönde estirilmesinin mevcut durum üzerinde negatif etki doğurucağını ifade etti.

Denktaş'ın bu sözlerine yakın açıklamalarını daha önce de duyduk.

Başından beri Annan'a ve onun planına temkinli yaklaşan Denktaş, Kıbrıs'taki tarihi gerçekleri en iyi bilen ve yaşayan bir kişi olarak böyle bir durum değerlendirmesi yapıyor.

Türk hükümet ile Denktaş arasında soğuk rüzgarlar estiren basının bu kez Annan ve ekibi lehine plan bağlamında bahar havası estirmesi basının ne derece kaypak bir zeminde hareket ettiğini gösteriyor.

Hemen her ay tarafların itirazı karşısında değiştirilmek ya da yumuşatılmak zorunda kalan Annan Planı'nı Türk basınının balıklama sahiplenmesi KKTC'li müzakerecileri de rahatsız etse gerek.

Plan üzerinde mütaalalar ve sıkı pazarlıklar devam ederken Denktaş'ın negatif yönünü ön plana çıkararak ona yüklenenlerin şu an için aynı planın sözde iyi yönlerini cımbızla çekerek halkın gözüne sokması çok garip gelmiyor mu size de?

Basın bir uçtan bir uca aynı anda ve kısa zaman aralıklarında kayabiliyor, toplumları yönlendirilerek kişiler üzerinde psikolojik baskılar uygulayabiliyor.

Basının gücü de buradan kaynaklanıyor.

Yasama, Yürütme ve Yargı erkinden sonra Dördüncü erk olarak tanımlanan Basın birinci erk aslında.

Basının, yürütmenin üstünde bir güce sahip olması demek; o ülkenin iç ve dış politikasını onun tayin etmesi demek.

Fransız Komutan Napalyon'un bundan 200 yıl önce 1802'de söylediği gibi: " Dört düşman gazete, savaşta yüzbin düşman askerinden daha tehlikelidir''

İşte basın bu kadar etkili bir kurum.

Devlet adamları da çok iyi biliyorlar ki; mevcut basının yaklaşımı ile kendilerinin bakış açıları uyuşmadığı müddetçe sırtları sağlama alınmış değil.

Diktatörlerin işbaşına geldiklerinden hemen sonra baskılarını öncelikli olarak basın üzerinde kullanmaları da bu düşüncenin ve bilişin yansıması.

İsviçre'nin soğuk dağ köyünde Rum medyası soğuk rüzgarlar estirirken, Türk medyası birkaç maddede yumuşama yapıldı diye bahar havası yaşatıyor.

Gazete başlıkları ve spotlarına taşınan suni havaların bir ülkenin kaderi üzerinde ne derece etkin olacağı tam olarak idrak edilmeksizin siyasilerin elleri bağlanıyor.

Bundan nasibini ençok alanlardan biri olarak Denktaş'ın sitemine katılmamak mümkün değil.

Şeytanın ayrıntıda gizli olduğunu söyleyen Denktaş, basının halka bahar havası aşılamasının erken olduğu kanaatinde.

Havalar açmadan toprağa atılan tohumların kırağı çalacağını bilerek işini yapan çiftçi kadar zamanlama konusunda titiz davranamayan bir basın olduğu sürece daha çok hayal kırıklığı yaşayacağız.

Yönlendirici olması beklenen basının milli öncelik ve hassasiyetler konusunda daha seçici ve daha duyarlı bir yol seçmesi gerekiyor.

Plan üzerinde bilgisi olmayanlar Denktaş kadar temkinli davransalar yeter.

Yalancı bahara kapılmayalım.
 
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.