HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

Koalisyonun acziyeti

27.05.2001 00:00:00
Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in Ziraat Odaları Birliği Genel Kurulu'ndaki hali ve zat-ı âlilerinin şahsında Bakanlar Kurulu'muzun genel ahvali üzerinde bir kez daha düşünmek kaçınılmazdır. Zira bu tablo, koalisyonun, IMF ve onun Türkiye distribütorü Kemal Derviş karşısındaki acziyetini millet önünde itirafıdır. Sadece o kadar mı? Hayır.

Önceki gün ziraatçı delegeler, Bakan Gökalp'i protesto ettiler, konuşmasına müdahale ettiler. Tepkiler karşısında çaresiz kalan Bakan Gökalp, "Hüsnü Yusuf Gökalp'e yanlış bağırıyorsunuz. Ben sizin misafirinizim. Dinleyin de; buradan çıkınca nereye yürüyeceksek, düşün peşime beraber yürüyelim, ben köylünün bakanıyım" şeklinde feveran etmek durumunda kaldı.

Sayın Bakan, bazı güçler karşısında elinden bir şey gelmediğini söylemekle kalmadı, Bakanlar Kurulu ve hatta maalesef Millet Meclisi'nin üstünde icraatta bulunan bu odakların soyadlarını vermese de adını verdi.

Kansas Borsası'nda 119 dolar olan buğdayın fiyatının, Mersin Limanı'nda vergi hariç, maliyetinin 184 bin lira olduğuna dikkati çeken Bakan Gökalp, "Niyet mektubunu delmiyoruz, önerdiğimiz fiyatın verilmesi lazım. Bugünkü gümrük yüzde 45, bazıları bunun kaldırılmasını istiyor. Bu nedenle ben de mektubu imzalamıyorum ve bu imzayı atmayacağım" diye konuştu. Niyet mektubu dediği evrak, IMF'ye sunulan tahhütname...

Türkiye'nin tarım ülkesinden sanayi ülkesine dönüştürülmesi hedefinin doğru olmadığını, hatta ülkemizi sanayi ülkelerinden hayvan, süt tozu, tahum ithal eder hale getirdiğini itiraf eden Gökalp, Polonya'dan bile bazı ürünlerin ithalatı için bir kararname hazırlandığını ancak bu kararnameyi imzalamadığını açıklamak zorunda hissetti. Sayın Bakan "Buradan çıkınca nereye yürüyeceksek, düşün peşime beraber yürüyelim" demek suretiyle, Bakanlar Kurulu'nda dahi artık milletin isteklerini gerçekleştirme, milletin hayrına bir karar çıkartmanın imkanı bulunmadığını bir kez daha itiraf ediyor. İtiraf etmesine ediyor. Acaba Gökalp, ben milletimin Bakanı olamıyorsam, bu koltukta işim yok, deyip istifasını sunma iradesine de mi sahip değil? Yoksa sayın Bakan, postu kurtarmak için AB, IMF ve Derviş'in talimatlarına gözü kapalı imzalar atarak 15 malum yasayla milletin ciğerini sökerken, milletin yanında da milletten biri gibi ağlamakta, 'Nereye yürüyeceksek düşün peşime beraber yürüyelim' yöntemini mi kullanmaktadır?

Sayın Gökalp, çiftçi veya Ziraat Odası Başkanı değil, Tarım Bakanı'dır. Ondan beklenen ağlamak veya yürümek değil, Bakanlar Kurulu'nda işleri melletin hayrına çözmektir. Aksi halde demokratik teamül bellidir... Kimin üzerine yürünecekse Bakanlar Kurulu'nda yürümelidir.

Tarımda tablo oldukça vahim... TZOB Başkanı Faruk Yücel, çiftçinin sırtından tüketicilerin değil, aracıların ve tefecilerin kazandığını ifade ediyor. Ziraat Bankası'nın görev zararını çiftçiye yıkan anlayışı sert bir dille eleştiriyor. Yücel, "Eğer biri bunu böyle söylüyorsa hangi profösör, hangi gazeteci, yazar olursa olsun, karnından konuşan bir ahmaktır. Onun için Türkiye'de binlerce profesör varken, dışarıdan kurtarıcı getirdiler. O ayıp da onlara yeter. Bu millet, Türkiye'yi sömürge haline getirmek isteyen, çok uluslu şirketlerin Hindistan'ı, Srilanka'sı yapmak isteyen zihniyete karşıdır. Uzakdoğu'da milli gelir kişi başına 30 bin dolardır ama insanlar 11-12 yaşındaki kızlarını fuhuşa teşvik ediyorlar. Bunu herkes görmelidir" diyor.

Son 15 yılda Türkiye'de tarım kesimine verilen tüm sübvansiyon 33.3 milyar dolar civarında... Bu sübvansiyonlarla çiftçi, milleti doyuracak tarım ürünleri üretti, toplumun karnını doyurdu. Ama yolsuzluklar sebebiyle sadece iki yılda 31.5 milyar dolar uçtu gitti. Hatta CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, koalisyonun küçük ortağı ANAP'a yakın bir işadamının, son 15 yılda Türkiye'nin bütün dış borcu olan 115 milyar dolarlık yolsuzluk yapıldığını kendisine söylediğini anlattı. El-Hak doğrudur; eksiği vardır, fazlası yoktur.

Böyle bir ortamda üreticiyi ahtapotun kollarına bırakırcasına AB ve IMF'nin insafına terketmenin, üç kuruşluk sübvansiyonunu kesmenin hiçbir izahı olamaz. Tarım Bakanı, sadece Genel Kurul'da değil, hayatı boyunca ağlayıp dursa bu vebalin karşılığı ödenmiş olmaz. AB ülkelerinde çiftçi başına 2 bin 600 dolar, ABD'de 4 bin 700 dolar sübvansiyon uygulanırken Türkiye'de yüzde 36 nüfusu teşkil eden çiftçiye 45 dolar sübvansiyon veriliyor. Sayın Derviş, IMF'nin talimatlarıyla bu kırıntıya da göz diktiği halde Bakanlar Kurulu'nun üyeleri Derviş'in bir dediğini iki etmiyor. Derviş ise koluna taktığı Missis Cetrin'i Anadolu'da Türkçe öğretme turuna çıkarıyor.

Türkiye işte böyle kalkınıyor. Koalisyon ise uyumda tam bir başarı sergileyerek, milletin bölünmez bütünlüğünün sarsılması pahasına da olsa, kendi bölünmez bütünlüğünü sürdürüyor. Koalisyonun bu bölünmez bütünlüğünü, IMF'nin dayatmaları da bozamıyor, çiftçinin feveranları da. Vekilin de elinden bir şey gelmiyor, Bakan'ın da. Derviş konuşuyor, Derviş yazıyor, Derviş yaptırıyor, Derviş para getirtiyor, Derviş geziyor. Kolisyon, milletten değil, emme-basma tulumba gibi sadece Derviş'ten gelenlere onay veriyor. Böyle bir koalisyon, böyle bir acziyet, sadece Ankara'dakilerin ayıbı değil, bu milletin yumuşak karnıdır. AB-ABD ve IMF bu noktadan vuruyor; işte bu noktada daha dikkatli olmamız şart. Aksi halde bir anda ve kolayca devirirler, Allah korusun.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.