logo
13 EKİM 2026

MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. MSB kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi

 

05.02.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
 
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlara, silah ve mesai arkadaşları ile 3 Şubat'ta Hakkari'de rahatsızlanarak şehit olan Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur'a Allah'tan rahmet diledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınır ve ötesinde kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüştür. Münbiç'te imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ile kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğinin altını çizdi.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, şunlar söyledi:

"Hudutlarımızda hafta boyunca, 16'sı terör örgütü mensubu olmak üzere, 125 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1486 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 5 bin 890'a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Bölgesel ve küresel barışa katkılar

Aktürk, ikili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam ettiğini belirtti.

NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya'da icra edilecek, NATO'nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacağını aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, tatbikata iştirak etmek ve müteakiben 13 ülkede çeşitli faaliyetlere katılmak üzere 20 Ocak'ta Foça'dan intikale başlayan ve 30-31 Ocak'ta Rota/İspanya'ya liman ziyareti yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz halihazırda Atlas Okyanusu'nda Almanya'ya seyrine devam etmektedir. Tatbikata katılacak kara unsurlarımızın bir kısmı ile diğer araç ve personelimizin deniz yoluyla intikali 26 Ocak'ta Tekirdağ Limanı'ndan başlamış olup, unsurlarımızın 7-8 Şubat'ta Emden/Almanya'ya ulaşması, Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat'ta Çorlu Havalimanı'nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre (3 bin 480 deniz mili) mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa'nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır."

"Beklentimiz, İsrail'in ateşkese uyması"

Aktürk, kalıcı ateşkesin tesis edilmesini ve Gazze'nin yeniden istikrara kavuşturulması beklenen bir dönemde İsrail'in 31 Ocak'ta Gazze'de gerçekleştirdiği ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınadıklarını ifade etti.

İsrail tarafından Lübnan'a yapılan saldırıların da istikrara ve kalıcı barışın sağlanmasına engel olduğuna işaret eden Aktürk, "Beklentimiz, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı'na riayet etmesi, ateşkese uyması ve insani yardımların Gazze'ye ulaştırılmasına izin vermesidir." dedi.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, operasyon ile görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Bu kapsamda, Kars'ta icra edilen ve Kış-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nün 13 Şubat'ta yapılacağını dile getiren Aktürk, şunları kaydetti:

"26 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon Tatbikatı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu tatbikatın Romanya'da devam eden Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün tamamlanacak, Fiili Atışlı/Atışsız Arazi Safhası ise 6-9 Şubat tarihleri arasında Almanya, Romanya, Polonya ve İspanya'da eş zamanlı olarak icra edilecektir. Suudi Arabistan'daki Zafer Mızrakları Tatbikatı bugün, Almanya'da düzenlenen Dynamic Mirage-2026 Tatbikatı 13 Şubat'ta, Katar'da gerçekleştirilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta tamamlanacaktır. 2-6 Şubat tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026'nın Seçkin Gözlemci Günü yarın icra edilecektir. Türk ve Pakistan deniz kuvvetleri arasında müşterek çalışabilirliği sağlamak ve askeri alandaki iş birliğini geliştirmek maksadıyla Turgutreis-13 Tatbikatı, 10 Şubat'ta Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilecektir. Tatbikata katılacak Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Khaibar tarafından ayrıca 9-10 Şubat'ta Aksaz'a liman ziyareti icra edilecektir. 21 Ocak'ta başlayan ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1'inci Odak Harekatı Doğu Akdeniz'de devam etmektedir."

Aktürk, ayrıca, Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığında lojistik destek sağlamak ve Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştirecek Çağrı Bey Sondaj Gemisine destek vermek amacıyla 30 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde görev icra edecek TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra'dan oluşan deniz unsurlarının, 6-7 Şubat'ta Cibuti'ye liman ziyareti yapacağını, 11 Şubat'ta ise Somali'ye ulaşacağı bildirdi.

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik, teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ile kabiliyetlerinin daha da arttırıldığını söyledi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Keşif aracı muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak ilk defa envantere alındığını belirten Aktürk, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında Bakanlığa bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen muhtelif miktarda güdüm kitinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini aktardı.

Antalya'da düzenlenen "5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı"nda Askeri Deniz Platformları Ürün Grubu 2025 Yılı İhracatında birinci, toplam savunma ihracatında 7'nci olan Bakanlığa bağlı ASFAT'ı kutlayan Aktürk, şunları kaydetti:

"Hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından, Mısır ile savunma sanayii alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Mısır Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme kapsamında Mısır'da 155 milimetre Uzun Menzilli Topçu Mühimmat Fabrikası ile Fişek Üretim Tesislerinin kurulmasına yönelik sözleşme imzalanmış, Kurulumu yapılacak üretim tesislerinin yönetimi ve Mısır ile bölge coğrafyasında ihracat potansiyelinin artırılması maksadıyla MKE ile Mısır makamları arasında ortak şirket kurulmasına yönelik anlaşmaya varılmıştır. Yine Mısır'a MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ihracatı gerçekleştiren şirketimiz, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenecek Dünya Savunma Fuarı'na katılacaktır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, ASELSAN tarafından üretilen ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi ve Arayıcı Başlık Radarları ile Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası envantere alınmıştır."

Somali'deki Hava Unsur Komutanlığının faaliyetlerine ilişkin yapılan açıklamada, "Somali'de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığı, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali'deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali'nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." ifadeleri kullanıldı.

"Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

Suriye'deki son duruma ilişkin gazetecilerin soruları üzerine ise şu açıklama yapıldı:

"30 Ocak'ta Suriye Hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Süreci sahada yakından takip ediyoruz. Entegrasyonun, Suriye'nin üniter yapısını ve 'tek devlet, tek ordu' ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz."

"İyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz"

Yunan politikacıların Ege Denizi'nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda Türkiye'nin tutumunun net olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye olarak Ege'de, adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan'ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir."

Açıklamada, Türkiye ile Mısır arasındaki askeri çerçeve anlaşmasına ilişkin, "Söz konusu anlaşmayla belirlenen askeri işbirliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma işbirliğinin geliştirilmesi hedeflenmektedir." bilgisi aktarıldı.

Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nda 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı feci tur otobüsü kazasında hukuki süreç başladı. Bilirkişi raporu otoyoldaki korkunç ihmali gözler önüne sererken, otobüs şoförü ve çekici sürücüsü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

12.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Trafik faciasına neden olan iki sürücü tutuklandı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar geçişinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan feci trafik kazasının ardından yürütülen adli soruşturmada sıcak gelişmeler yaşandı.

11 vatandaşı hayattan koparan, 27 kişinin ise yaralanmasına neden olan tur otobüsü katliamına ilişkin gözaltına alınan sürücüler, Akhisar Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi hakimlikçe sorgulanan otobüs şoförü M.A. ve arkadan çarpan çekicinin sürücüsü H.K. tutuklandı. Otobüsün yedek şoförü ve aynı zamanda sahibi olan M.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bilirkişi raporu ihmali belgeledi

Kazanın ardından Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çok yönlü soruşturmada, olay yerinde yapılan incelemeler ve ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri doğrultusunda ön bilirkişi raporu hazırlandı. Hazırlanan rapor, otoyollarda asla yapılmaması gereken ölümcül kural ihlallerini bir bir deşifre etti.

Bilirkişi raporuna göre, kazanın asıl nedeni otobüs şoförünün yaptığı akılalmaz hata oldu. Tur otobüsü sürücüsü M.A.'nın, otoyol üzerindeki kavşağı kaçırdığı, hatasını telafi etmek amacıyla otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığı belirlendi. Hızlı akan otoyol trafiğinde devasa otobüsle geri geri gitmeye çalışan M.A.'nın, kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu rapora yansıdı.

Çekici sürücüsü hız sınırını aşmış

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise arkadan çarpan çekiciye ait veriler oldu. Tutuklanan çekici sürücüsü H.K.'nin, otoyol standartlarının ve görüş mesafesinin getirdiği hız sınırlarına uymadığı, yasal limitlerin üzerinde seyrettiği tespit edildi.

Otoyolda geri manevra yapan otobüsü fark etmesine rağmen yüksek hızı nedeniyle zamanında duramayan çekici sürücüsü de kazanın boyutunun büyümesinde kusurlu bulundu.

Soruşturma derinleşiyor

Kazada yaralanan 27 kişinin bölgedeki çeşitli hastanelerde tedavileri devam ederken, otopsi işlemleri tamamlanan 11 kişinin cenazeleri memleketlerine gönderildi.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri, otoyollardaki bu tür ağır kural ihlallerine karşı denetimlerin ve cezai yaptırımların en üst düzeyde uygulanacağını belirtti. Akhisar Başsavcılığı, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynakları, terör örgütü PKK/KCK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina'nın Baze bölgesinde bulunan 4 barınma alanını 8 Ekim'de boşalttığını bildirdi

 

12.10.2026 16:10:00
Anadolu Ajansı
 
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki istikrarın sağlanması ve Türk-Kürt kardeşliğinin güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" vizyonu, kararlı ve tavizsiz bir şekilde sürdürülüyor.

Yürütülen bu çok boyutlu süreç, Türkiye'nin geleceği adına tarihi bir dönüm noktası teşkil ediyor.

PKK/KCK, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi'nin parçası olarak, Türkiye'nin güvenliği açısından çatışma riski bulunan barınma alanlarının boşaltılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Irak'ın kuzeyinde Metina'nın Baze bölgesinde bulunan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim'de boşalttı.

Yaşanan bu gelişme, sürecin kararlılıkla devam ettiğinin bir göstergesi oldu.

PKK/KCK'nın tüm alanlardaki faaliyetlerinin sonlandırılması akabinde sürecin ilerleyen aşamalarında yasadan yararlanarak Türkiye'ye geri dönecek örgüt mensupları ile toplumsal uzlaşı sağlanması bekleniyor.

Eğitim, ekonomi gibi pek çok alanda yürütülecek bütünleşik programlarla PKK/KCK mensuplarının toplumla entegrasyonunun sağlanması hedefleniyor.

Söz konusu gelişmelerle Türkiye'nin iç barışının kalıcı olarak tesis edilmesinin sürdürüleceği belirtiliyor.

Güvenlik kaynakları, sürecin başarıya ulaşmasıyla Türk-Kürt kardeşliği temelinde toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek, birlikte barış ve huzur içinde Türkiye'nin her köşesinde yaşamasının amaçlandığını belirtti.

Kaynaklar, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ve bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi misyonu çerçevesinde atılan her adımın milletin hak ettiği huzur dolu yarınların müjdecisi olacağını vurguladı. 

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

12.10.2026 10:36:00 / Güncelleme: 12.10.2026 10:41:19
İhlas Haber Ajansı
 
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı. Gençlik ve Spor Başkanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı.

Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı

11.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı.

8 ayda 81 ilde 7 bin 818 operasyon gerçekleştirildiğini kaydeden Gürlek, milyarlarca liralık suç varlığına el konulduğunu belirtti.

Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi. 

32 BİN 882 BİN KİŞİ TUTUKLANDI

Şubat-Eylül 2026 döneminde yürütülen adli soruşturmalar kapsamında ⁠7 bin 818 operasyon gerçekleştirildi. ⁠70 bin 853 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, 32 bin 882 şüpheli tutuklandı, 15 bin 826 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

MİLYARLARCA LİRALIK SUÇ VARLIĞINA EL KONULDU

Suç örgütlerinin yalnızca faaliyetlerine değil, finansal kaynaklarına ve malvarlıklarına da müdahale edildi. Mali incelemelerde ayrıca 2,54 trilyon TL, 9,08 milyar dolar ve 3,49 milyon euroluk işlem hacmi tespit edildi.

Soruşturmalar neticesinde, piyasa değeri 30 milyar TL'yi aşan uyuşturucu madde ele geçirildi. ⁠1,4 milyar TL, 17 milyon euro ve 1,7 milyon doların üzerinde nakit para ele geçirildi.

⁠9 bin 30 taşınmaz, bin 556 araç ve 22 deniz taşıtına el konuldu. ⁠803 şirket ve işletmeye adli işlem gerçekleştirildi. ⁠38 bin 58 banka ve kripto hesabı hakkında dondurma, bloke konuldu. 28 bin 245 yasa dışı bahis-kumar sitesi ve yeni nesil suç örgütü hesaplarına yönelik erişim engeli getirildi.

Bakan Gürlek, suç ve suçluyla mücadelenin aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu, Aliyev'in Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılacağını duyururken iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik iddialara da yanıt verdi

11.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ekim sonunda Ankara'ya geleceği açıklandı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ekim ayının sonunda Türkiye'ye gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Aliyev'in 30 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi'ne katılacağını açıkladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu Kocaeli'deki Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Aliyev'in diğer devlet başkanlarıyla birlikte zirvede önemli kararlar alacağını söyledi. Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bozulduğuna yönelik iddialara da değindi.

TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNE YÖNELİK İDDİALARA YANIT
Son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri hedef alan paylaşımları üzüntüyle takip ettiklerini belirten Zorlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurguladı.

İki ülkenin birbirini eleştirebileceğini ancak bunun ilişkilerin temelini değiştirmeyeceğini söyleyen Zorlu, "Şu an Cumhurbaşkanlarımız en yüksek seviyede irtibat halindedir" ifadelerini kullandı.

Zorlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geçmişte çeşitli sınamalardan geçtiğini belirterek iki ülke arasındaki bağlara zarar vermeyi amaçlayan girişimlerin sonuçsuz kalacağını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri hedef alan bazı yayın ve sosyal medya paylaşımlarına tepki göstermişti. DMM, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sürdüğünü bildirmişti.

LİDERLER 30 EKİM'DE ANKARA'DA BULUŞACAK
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek. Teşkilatın resmi takvimine göre dışişleri bakanları 29 Ekim'de, devlet başkanları ise 30 Ekim'de bir araya gelecek.

Zorlu, zirvenin gündeminde Türk devletleri arasında kimlikle seyahatin yaygınlaştırılması ve ulaşım koridorlarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da bulunduğunu belirtti.

Zirveyle birlikte Türk Devletleri Teşkilatının dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçmesi öngörülüyor.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için DEM Parti’nin oylarına ihtiyaç duyması halinde, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önünü açacak anayasal düzenlemeler için verilecek söze göre “duruma bakılabileceğini” söyledi

11.10.2026 19:07:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin oylarına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir tavır alacakları sorulan Çandar, yeni anayasa kapsamında eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitim konularında verilecek sözlerin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Çandar, DEM Parti açısından Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerinin önem taşıdığını belirterek, ana dilde eğitimin önündeki engelleri kaldıracak bir anayasa değişikliği sözü verilmesi halinde konunun değerlendirilebileceğini söyledi. Çandar, "Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma" ifadelerini kullandı.

ÖCALAN'IN STATÜSÜ İÇİN SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Çandar, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaların da somutlaşması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın bir statüyle rol üstlenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu konunun sürecin ilerleyişi açısından önem taşıdığını söyledi. Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün belirginleşmesi gerektiğini savunan Çandar, silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş başlıklarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Çandar'a göre, sürecin ilerlemesi kapsamında eski PKK mensuplarının Türkiye'ye dönüşü ve örgüt üyeliği nedeniyle cezaevinde bulunanların yasal düzenlemelerden yararlanması gibi konuların da ele alınması gerekiyor.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINDA 42. VE 66. MADDE VURGUSU
Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis'te bir oylama yapılması ihtimalinde DEM Parti'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Çandar, öncelikle Erdoğan'ın adaylık ve seçim sürecinde DEM Parti oylarına ihtiyaç duyup duymayacağının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimi kazanmak için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa başlığının önem kazanacağını belirtti. DEM Parti açısından vatandaşlık tanımı ile ana dilde eğitim konularının temel başlıklar olduğunu kaydetti.

Çandar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yani hiç o noktaya geldiği zaman iki şeyin cevabını bulmamız lazım. Bir, Erdoğan aritmetik olarak DEM Parti'ye ihtiyaç duyacak mı? Duymayacaksa sorun yok. O zaman zaten o aritmetikle seçim kararı alınabilir. Ama seçilmesi için Kürt oyuna ihtiyaç duyacak. Yine DEM Parti'ye ihtiyacı var demektir. Aritmetik için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyar, seçim için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyarsa, Erdoğan'ın en kuvvetle vurguladığı meclise açış konuşmasına bir hafta önce de iki şey çok ön plana çıktı konuşmasına. Bir süreç, "terörist Türkiye" diyor bundan dönüş yok, çok önemsiyor. İki, yeni anayasa diyor. Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma"

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.