HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 29 TEMMUZ 2021, PERŞEMBE

Niye asker gönderecekmişiz?

28.09.2001 00:00:00
Geçtiğimiz hafta devletin bir çok biriminde önemli görevlerde bulunmuş, yurtdışı görevleri almış bir bürokrat profesörle birlikte idim. Üç saate yakın bir sohbetimiz oldu.

"Türkiye'deki bir takım aydın kesiminin neden körü körüne ABD yanlısı politikalar gütmeye kararlı olduğu" sorusuna cevap aradık birlikte. Bu sorunun cevabını çok ilginç bir hatıra ile nakletti:

"1993 yılında Türkiye'den bir heyetle ABD'ye gittik. Resmi görevli idik. Amerikalıların gezi programları içinde Pentagon da vardı. Bize Pentagon'u bir trenle gezdirdiler. Çok büyük bir yer olduğu, Amerikan Savunma Bakanlığı binasının görkemliliğini yansıttılar.

Diğer ülkelerden de heyetler vardı. Bizi Kuzey bölümünde bir salona aldılar. Salonda baştan başa döşenmiş bilgisayarlar, dev ekranlar uyduya bağlantılı idi. Heyetten bir Türk'e hangi ülkeden olduğunu sordular. "Türkiye" deyince bir yetkili tuşlara bastı, ekrandaki dünya haritasının içinde Türkiye belirdi ve daha sonra uydudan gelen Türkiye görüntüsü monitörü kapladı. Daha sonra şehrini sordu. "Bursa" cevabını alınca Türkiye'nin içinden Bursa ili yansıdı uydu görüntüleriyle. Ardından ilçesi "İnegöl" çıktı karşımıza.

Bir kaç dakika sonra ise, arkadaşımızın İnegöl'deki baba evinin bitişiğindeki camiden havalanıp evin çatısına konan güvercinleri izliyorduk dev ekranda.

Verilen mesaj açıktı: İşte Amerika böyle güçlü bir ülke!"

Ben bu olayı dinleyince içimizdeki Amerika hayranlarının hangi saiklerle kayıtsız ve şartsız ABD'ye itaat etmemizi istediklerini daha iyi anladım.

Gücün putlaştırıldığı bir teslimiyetti bu.

"Büyük dış politika yazarı!" Sedat Sertoğlu şöyle yazıyor köşesinde: "Niye asker vermiyoruz? Bize göre bu karar yanlış bir karardır. Hem de çok. NATO'nun 5'inci maddesi işlerse asker veririm demek ne kadar doğru bir politika sayılabilir? Böyle bir politika ile nasıl birinci lig oyuncusu olacağız? Olamayacağız tabi" (24 Eylül 2001-Sabah).

Ben de ona soruyorum:

Neden asker verecekmişiz? Neden mehmetçiğin kanını, nereye varacağı bilinmez bir macera ile Amerikan askerlerinin peşinde, Afgan dağlarında akıtacakmışız?

Birinci ligde oynamak için illa kan dökmek mi gerekiyor?

Mehmetçiğimizin kanını hep pazara mı çıkarmak gerekiyor? Biz Kore'de binlerce Mehmetin kanını akıttık, Irak'ta masum insanları bombalayan Amerikan uçaklarına üslerimizi kullandırdık birinci lige mi aldılar bizi? Hala, AB'ye aday olmamıza rağmen aday olan diğer 27 ülke arasında bile yokuz; 28'inci sıradayız ve hiçbir üyelik görüşmesinde adımız, sanımız yok.

Bırakın 2'inci 3'üncü ligi, amatör küme takımı yerine bile koymuyorlar bizi?

Niçin asker verecekmişiz?

Biz PKK ile Cudi dağlarında K. Irak'ta boğuşurken ABD bize destek mi oldu ki, Hindikuş dağlarında onlar için ölelim?

Sertoğlu, "niçin asker vermiyoruz" dediği bölgenin nasıl bir yer olduğunu biliyor mu?

Şu an oralarda soğuklar başladı bile. 5 bin 500 metrenin üzerindeki doruklar karla kaplandı. Afganistan'ın Doğu Kunar Bölgesindeki Nuristan'da sadece patikalardan yaya geçilebilen vadilerle bölünmüş arazi. Geçitler karlarla kaplı. Hindikuş ve Pamir Dağları'nda sıcaklık eksi 40 dereceye düşüyor. Buzullar ve kar fırtınaları doğal olaylardan.

Genelkurmay eski başkanı Doğan Güreş şöyle diyor:

"Amerika nereyi bombalayacak? Hani düşman nerede? Yok. Hedef neresi? Taliban Kabil'de, Kandahar'da mı zannediyorsunuz? O Hindikuş Dağları'nın uzantısının yanında bizim Şarktaki dağlar sıfır kalır. ABD tek başına veya Avrupa'da koalisyon kurarak, aynen Körfez Krizi'nde olduğu gibi bu işi yapmaya kalkarsa, savaş seneler sürer. Bin Ladin'i de bulamaz. Orada bir gerilla savaşı başlar. Bu başlarsa çok uzun sürer".

Bütün bu gerçekler karşısında böyle tehlikeli bir bölgeye hangi mantıkla "asker gönderelim" diyor Sertoğlu.

"Kimin adına" diyor?

Niçin asker göndereceğiz Sertoğlu?

Mehmetçiğin kanını o dağlarda akıtarak 1'inci ligde oynayacağız diyorsan, al o birinci lig başınıza parçalansın.

Biz Batıyla birlikte olacağız diye Kafkasya'da Türk askerini donduran Enver Paşa'yı unutmadık; siz belki unutabilirsiniz.

Çok istiyorsanız asker vermek, "Kendi oğlunuzu gönderin göğsünüzü gere gere." Amerikan kumandalarıyla omuz omuza, gitsin savaşsın Afgan Dağlarında. Köşenizde de kahramanlıklarını bol bol yazarsınız oğlunuzun.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.