logo
09 HAZİRAN 2026

Ölüm 71 bini aştı

İlk olarak Çin'de ortaya çıkan ancak artık tüm dünyanın sonucu olan koronavirüs salgınında dünya genelinde hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aşmış durumda. 574 ölüm ve 27 bin 69 vakanın görüldüğü Türkiye, vaka sayısında 9, ölüm sayısında ise 12'nci durumda

06.04.2020 19:53:00
 Ölüm 71 bini aştı
 Ölüm 71 bini aştı

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs (Covid-19) nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı dünya genelinde 71 bini, virüs bulaşan hasta sayısı ise 1 milyon 300 bini geçti. Şu ana kadar dünya genelinde yaklaşık 280 bin kişi de tedavi edildi. Ölümcül salgında ABD dünya genelinde en çok vakanın bulunduğu ülke konumuna gelirken ölü sayısı da giderek artıyor. 9 bin 647 ölümün gerçekleştiği ABD'de toplam vaka sayısı ise 337 bin 637 olarak kaydedildi. Salgının ilk ortaya çıktığı Çin'de ise son gelen veriler sonucunda ölü sayısı 3 bin 331, vaka sayısı ise 81 bin 708 olarak kaydedildi. Komşu ülke İran'da da salgının etkisi büyük oldu. 3 bin 9739 kinini hayatını kaybettiği İran'da toplam vaka sayısı ise 60 bin 500'e ulaştı. Vaka sayısında dünya genelinde 12'nci, ölüm sayısında ise 9'uncu sırada bulunan Türkiye'de ise son açıklanan verilere göre toplam can kaybı 574'e, vaka sayısı ise 27 bin 69'a ulaşmış durumda. Ülkemizde bugüne kadar 181 bin 445 kişiye test yapıldı. Ülkemizde toplam iyileşen hasta sayısı ise bin 42 olarak açıklandı.

En büyük darbe Avrupa'ya

Salgın kaynaklı ölümler diğer ülkelerde de hızla artmasına karşın İtalya, koronavirüste hâlâ merkez üs konumunda. İtalya'da hayatını kaybeden kişi sayısı 15 bin 887'ye yükselirken; vaka sayısı da 128 bin 948'e çıktı. İtalya'dan sonra 13 bin 55 ile en fazla ölümün gerçekleştiği İspanya'da ise toplam vaka sayısı 135 bin 32. Virüsün İtalya ve İspanya'da hızla yayılmasının ardından Orta Avrupa'daki vaka sayılarında da yükseliş gözlemlendi. Koronavirüs salgınında vaka sayısı 100 bini geçen dördüncü ülke olan Almanya'da vaka sayısı 100 bin 132'ye hayatını kaybedenlerin sayısı ise bin 584'e yükseldi. Fransa'da 93 bin 780 kişide virüs tespit edildi ve 8 bin 93 kişi hayatını kaybetti. İngiltere'de ise koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişi sayısı 4 bin 943'e, vaka sayısı da 47 bin 806'ya yükseldi.

Rusya temassız teste başladı

Öte yandan Rusya'nın halk sağlığı ajansı Rospotrebnadzor, başkent Moskova'da ücretli koronavirüs testi hizmetini başlattı. Bu hizmetle birlikte herkes, laboratuvara gitmelerine gerek kalmadan evlerinde test için örnek verebilecek. Sonuç da kendilerine e-posta olarak iletilecek. Rospotrebnadzor, 6 Nisan itibarıyla kendi laboratuvarlarında temassız bir biçimde koronavirüs testi yapılabileceği açıklamasını yaptı. Açıklamada, isteyenlerin bu testi ücret karşılığında evlerinde yaptırabileceği belirtiliyor. Test yaptırmak isteyenlerde doktor tavsiyesi şartı da aranmayacak. Rus halk sağlığı ajansından yapılan açıklamaya göre evde koronavirüs testi yaptırmak isteyenler randevu alacaklar. Evlerine gelen sağlık çalışanı, test yaptırmak isteyen kişiyi burun ve boğazından sürüntü yöntemiyle örnek alması için yönlendirilecek. Daha sonra örneğin bulunduğu çubuğu tüpe koyup laboratuvara götürecek. Yani test yaptırmak isteyen kişi ile sağlık çalışanı arasında herhangi bir temas olmayacak. Testin sonucu ise bir ya da iki gün içerisinde e-posta yoluyla iletilecek. Söz konusu yöntemin şu an için sadece başkent Moskova ve çevresinde uygulamaya alınacağı belirtiliyor. Rusya'da salgın kaynaklı ölenlerin sayısı 47'ye ulaşırken toplam vaka sayısı ise 6 bin 343 olarak açıklandı. 

En çok ölümün gerçekleştiği 12 ülke

1- İtalya: 15 bin 887


2- İspanya: 13 bin 55


3- ABD: 9 bin 620


4- Fransa: 8 bin 78


5- İngiltere: 4 bin 934


6- İran: 3 bin 739


7- Çin: 3 bin 331


8- Hollanda: Bin 766


9- Belçika: Bin 632


10- Almanya: Bin 584


11-İsviçre: 734


12 Türkiye: 574

En çok vaka görülen 12 ülke

1- ABD: 336 bin 851


2- İspanya: 135 bin 32


3- İtalya: 128 bin 948


4- Almanya: 100 bin 132


5- Fransa: 92 bin 839


6- Çin: 81 bin 708


7- İran: 60 bin 500


8- İngiltere: 47 bin 806


9- Türkiye: 27 bin 69


10- İsviçre: 21 bin 282


11-Belçika: 20 bin 814


12 Hollanda: 17 bin 851

Yağmur Ünal iddialara isyan etti

Ünlülere yönelik genişleyen soruşturmada adı geçen ve saç örneği testinin pozitif çıktığı öne sürülen yapımcı Yağmur Ünal, sessizliğini bozarak bir açıklama yaptı. Türkan Şoray'ın kızı Ünal, iddiaları kesin bir dille yalanladı

09.06.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Magazin gündemini sarsan ünlülerin adli tıp test sonuçları tartışılmaya devam ederken, hakkında şok iddialar ortaya atılan yapımcı Yağmur Ünal'dan ilk resmi hamle geldi.

Adli Tıp Kurumu'nun analiz raporunda yasaklı madde kullandığı öne sürülen Ünal, magazin basınında yer alan haberlerin ardından sessizliğini bozarak avukatı aracılığıyla basın açıklaması yayınladı.

"Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum"

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray ile Cihan Ünal'ın kızı olan Yağmur Ünal, adının böyle bir soruşturmada pozitif sonuçlarla anılmasından derin üzüntü duyduğunu belirtti. Dosyadaki verilerle ilgili konuşan ünlü yapımcı, "Hakkımda ortaya atılan bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum. Temiz olduğumdan eminim ve bu yanlışlığın düzeltilmesi için gereken her şeyi yapacağım," diyerek iddialara sert tepki gösterdi.

Hukuki süreç başlatıldı

Yağmur Ünal, test sonuçlarına itiraz etmek ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına vakit kaybetmeden hukuki süreç başlattığını duyurdu. Avukatlarının adli tıp raporunun detaylarını incelediğini ve numunelerin karışma ihtimali dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu belirten Ünal, asılsız karalama kampanyası yürüten mecralara karşı da tazminat davaları açacağını vurguladı.

Mabel Matiz de sessizliğini bozdu

Soruşturma dosyasında adı geçen bir diğer popüler isim olan şarkıcı Mabel Matiz de hakkındaki pozitif test iddialarının ardından bir açıklama yaptı. Sanatçı, adli tıp raporuna yansıyan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yasal haklarını sonuna kadar arayacağını belirterek suçlamaları reddetti.

Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu

İzmir merkezli 6 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı şafak operasyonunda, Ege Üniversitesi'ni organize şekilde 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına uğrattıkları iddia edilen, aralarında eski başhekim ve hastane genel sekreterinin de bulunduğu 44 şüpheli yakalandı

09.06.2026 13:50:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu
Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bu sabah cumhuriyet tarihinin en büyük kamusal yolsuzluk operasyonlarından birine imza atıldı. Sayıştay raporlarındaki usulsüzlük tespitleri üzerine başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi bünyesinde milyarlarca liralık kamu zararı oluştuğu belirlendi.

Şafak vakti 6 ilde eş zamanlı baskın

Mali polis ekipleri, aylarca süren teknik ve fiziki takibin ardından İzmir merkezli olmak üzere toplam 6 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı şafak baskınları düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 45 şüpheliden 44'ü yakalanarak emniyete götürüldü. Firari olan 1 şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Sağlık kıskacında tanıdık isimler

Operasyonun hedefindeki isimler ise kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yolsuzluk ağı içerisinde yer aldıkları gerekçesiyle gözaltına alınanlar arasında; eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Devrim B. ile eski Hastane Genel Sekreteri Muhterem A. gibi dönemin en üst düzey idari yöneticilerinin yer aldığı öğrenildi.

3.1 milyar TL kamu zararı ve ihale usulsüzlükleri

Operasyonun temelini 3 milyar 100 milyon liralık devasa bir kamu zararı oluşturuyor. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre; Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerindeki bazı kamu görevlileri, medikal ve hizmet sektöründeki çeşitli firma yetkilileriyle organize şekilde hareket etti.

Kamu ihalelerinde, doğrudan temin süreçlerinde ve malzeme alımlarında fiyat oyunları ve usulsüzlükler yapılarak belirli firmalara haksız kazanç sağlandı.

Emniyetteki işlemler devam ediyor

Gözaltına alınan eski yöneticiler, kamu personelleri ve firma yetkililerinin İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki sorgu işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin, ifadelerinin tamamlanmasının ardından "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "ihalede usulsüzlük", "kamu zararına nitelikli dolandırıcılık" ve "rüşvet" suçlamalarıyla adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.

Soruşturmanın genişletilerek devam edeceği ve operasyonun diğer ayaklarına ilişkin yeni gözaltıların da yaşanabileceği belirtiliyor.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 1. güç ünitesinde, reaktör basınç kabına temsili nükleer yakıt demetleri yüklendi

 

09.06.2026 11:13:00
Anadolu Ajansı
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Akkuyu NGS'nin devreye alma programındaki kritik aşamalardan biri olan yükleme işlemi kapsamında, toplam 163 temsili nükleer yakıt demeti reaktör basınç kabına yerleştirildi.

Uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar, 5 gün kesintisiz sürdü. Gerçek yakıt yüklemesinin bire bir provası olan ve Nükleer Düzenleme Kurumunun (NDK) gözetimi altında uluslararası güvenlik gerekliliklerine uyumlu şekilde yürütülen operasyonla tesisin mekanik, hidrolik, termal sistemleri ile yapısal dayanıklılığı test edildi.

Temsili yakıt yükleme operasyonunun tamamlanmasının ardından reaktörün üst kısmına ait ekipmanların montaj çalışmalarına geçilecek. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla 1. güç ünitesini devreye alma sürecindeki aşamalardan biri olan reaktör tesisinin soğuk ve sıcak testleri yapılacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Akkuyu NGS'nin 1. ünitesinde devreye alma takviminin en önemli aşamalarından birinin daha başarıyla tamamlandığını belirterek şunları kaydetti:

"Yıl sonuna kadar santralden ilk elektrik üretimini gerçekleştirerek Türkiye'nin nükleer enerjide yeni bir döneme geçmesini hedefliyoruz. Sıfır emisyonlu, kesintisiz ve çevre dostu nükleer enerjiyi, ülkemizin enerji sepetindeki en güçlü kaynaklardan biri haline getireceğiz. Bu güçlü vizyonla yalnızca Akkuyu ile kalmayarak Sinop ve Trakya'da planladığımız yeni santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörleri de üretim portföyümüze ekleyeceğiz. 2050 yılına kadar nükleer kapasitemizi 20 bin megavata ulaştırarak enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine kararlılıkla yürüyeceğiz."

Son hazırlık adımlarından biri tamamlandı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'dan yapılan açıklamaya göre, işlem kapsamında, tasarım özellikleri, ağırlıkları ve boyutları gerçek nükleer yakıt demetleriyle tamamen aynı olan, ancak nükleer malzeme içermeyen 163 adet temsili yakıt demeti reaktöre sırasıyla yüklendi.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesi için kullanılan nükleer yakıt ve temsili nükleer yakıt demetleri Rosatom'un Yakıt Bölümü'ne bağlı tesiste üretildi.

Temsili yakıt demetlerinin yüklenmesi, reaktörün fiziksel devreye alma aşamasından önce gerçekleştirilecek soğuk ve sıcak testler öncesindeki son hazırlık adımlarından biri olma niteliğini taşıyor. Bu operasyon sayesinde, uzmanlar reaktör tesisinin hidrolik özelliklerini test etme ve yakıt yükleme makinesi kullanılarak gerçekleştirilecek taşıma ve yerine yerleştirme operasyonları uygulamalı olarak değerlendirme imkanı elde ediyor.

Rosatom açıklamasında görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, temsili yakıt demetlerinin yüklenmesinin nükleer yakıt yükleme sürecine yönelik kapsamlı bir hazırlık ve test aşamasını temsil ettiğini belirterek, "Temsili demetler sayesinde, nükleer yakıtla ilgili işlemleri gerçek işletme koşullarına mümkün olduğunca yakın şartlarda test ediyor, ekipmanların ve personelin bir sonraki devreye alma aşamasına hazır olduğuna emin oluyoruz" ifadesini kullandı. 

Sigara tadı tuzu da kaçırıyor


 
Sigaranın ağız, boğaz ve solunum yolları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Sigara kullanımı; ağız, boğaz, gırtlak ve ses telleri başta olmak üzere kulak burun boğaz bölgesinde ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle gırtlak kanseriyle sigara arasındaki ilişki çok güçlü” dedi. 

09.06.2026 00:18:00
MURAT ÇORBACI
Sigara tadı tuzu da kaçırıyor
Sigara tadı tuzu da kaçırıyor

Sigaranın yalnızca akciğerleri değil, kulak burun boğaz sistemini de doğrudan etkilediğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanındaki toksik ve tahriş edici maddeler; ağız, boğaz, ses telleri ve burun mukozasında kalıcı hasara neden olabiliyor. Uzun süreli kullanım, kanser dahil pek çok ciddi hastalığın riskini artırıyor" şeklinde konuştu. Sigaranın en erken etkilerinden birinin tat ve koku duyusunda azalma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanı burundaki koku alma hücrelerine zarar veriyor. Özellikle günde bir paket ve üzeri sigara kullanan kişilerde bu kayıp daha belirgin hale geliyor. Yemeklerden alınan tat azalıyor, yaşam kalitesi düşüyor" dedi.







Erken uyarı: ses kısıklığı

Sigaranın ses tellerinde tahrişe ve kronik ödem oluşumuna neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Uzun süreli sigara kullanımı ses tellerinin yapısını bozuyor. Bu durum kalıcı ses kısıklığına yol açabiliyor. Özellikle iki haftadan uzun süren ses değişiklikleri mutlaka dikkate alınmalı" diye konuştu.







Burun ve sinüs sağlığını bozuyor

Sigaranın yalnızca boğazı değil, burun ve sinüsleri de etkilediğini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanı burun mukozasında şişmeye neden oluyor. Bu durum kronik sinüzit, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı gibi sorunların daha sık görülmesine yol açabiliyor" dedi. Sigaranın bağışıklık sistemini zayıflattığını da belirten Prof. Dr. Üstündağ, sigaranın burun mukozasında hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere neden olduğuna dikkat çekti.







Pasif içiciliğin de faturası ağır

Pasif içiciliğin de en az aktif sigara kullanımı kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanına maruz kalan kişilerde özellikle boğaz enfeksiyonları, alerjik problemler ve solunum yolu hastalıkları daha sık görülüyor. Çocuklar bu konuda çok daha hassas bir grupta yer alıyor" şeklinde konuştu.







Sigara bırakıldıktan sonra iyileşme başlıyor

Sigaranın bırakılmasıyla birlikte vücudun kendini onarma sürecine girdiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda tat ve koku alma duyularında iyileşme başlayabiliyor. Zaman içinde ses kalitesi düzeliyor, enfeksiyon riski azalıyor ve kanser gelişme riski önemli ölçüde düşüyor" dedi.

'Türkiye bir hukuk devletidir' iddiası lafta kaldı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2012'den bu yana AYM'ye 739 bin 417 başvuru yapıldığını, yaklaşık 87 bin ihlal kararı verildiğini belirterek, "Anayasa yargısının nihai amacı ihlalleri tespit etmek değil, tekrarını önleyecek bir hukuk kültürü oluşturmaktır" dedi

08.06.2026 20:43:00
İhlas Haber Ajansı
'Türkiye bir hukuk devletidir' iddiası lafta kaldı
'Türkiye bir hukuk devletidir' iddiası lafta kaldı
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2012'den bu yana AYM'ye 739 bin 417 başvuru yapıldığını, yaklaşık 87 bin ihlal kararı verildiğini belirterek, "Anayasa yargısının nihai amacı ihlalleri tespit etmek değil, tekrarını önleyecek bir hukuk kültürü oluşturmaktır" dedi. Ayrıca Özkaya, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nın yeni halinin kullanıma açıldığını söyledi.

'Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği Avrupa Konseyi Ortak Projesi' kapsamında kapanış töreni ve Adana Bölge Toplantısı kentteki bir otelde düzenlendi.

"Anayasa yargısının nihai amacı anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır"



Açılışta konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, hukuk devletinin gerçek gücünün, normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklandığına değinerek, "Bilindiği üzere hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil bu normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde anayasal güvencelerin gerçek anlamı da yalnızca mahkeme kararlarında değil o kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıkmaktadır. Esasen anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.

"14 yılda 739 bin 417 başvuru"



Bireysel başvurunun Türk hukuk sistemi için önemli reformlardan olduğuna vurgu yapan Özkaya, "Bireysel başvuru mekanizması, hiç kuşkusuz Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biridir. Bireysel başvuru sisteminin bugün ulaştığı nokta, yürüttüğümüz çalışmaların ve kurumsal iş birliğinin ne denli önemli sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Güncel veriler incelendiğinde, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesi'ne toplam 739 bin 417 başvuru yapıldığı görülmektedir. Bu başvuruların 637 bin 274'ü sonuçlandırılmış, böylece başvuruların yaklaşık yüzde 86'sı karara bağlanmıştır. Derdest bulunan başvuru sayısı ise 102 bin 143'tür. Bu rakamlar, bir yandan vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesine ve bireysel başvuru mekanizmasına duyduğu güveni ortaya koyarken diğer yandan mahkememizin karşı karşıya bulunduğu iş yükünün büyüklüğünü de göstermektedir" dedi.

"87 bin ihlal kararı verilmiştir"



Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar 87 bin ihlal kararı verildiğini de anlatan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, daha sonra şunları söyledi:

"Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bireysel başvurunun temel amacı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözüme kavuşturulabilmiş, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir."

"İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar önemli"

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararın önemine atıfta bulunan AYM Başkanı Özkaya, "Bireysel başvurunun başarısı sadece Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlarla ölçülemez. Asıl önemli olan, bu kararların ilk derece mahkemelerine, bölge adliye mahkemelerine, bölge idare mahkemelerine, idari uygulamalara ve toplumsal hayata etkili şekilde yansımasıdır. Özellikle ilk derece mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının daha etkin uygulanmasına yönelik hazırlanan yol haritası, kararların hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorun alanlarını tespit etmiş ve uygulama süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik son derece değerli öneriler sunmuştur" diye konuştu.

"Bireysel başvuru sayısı çok fazla"

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak ise Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru fazlalığına değinerek, " Bireysel başvuru ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunması ve standartlarının yükseltilmesi amacıyla getirilmiş çağdaş ve önemli bir kazanımdır. Türk Anayasa Mahkemesinin önüne gelen bireysel başvuru sayısının fazla olmasıdır. Bu fazlalık hem işin önemini, hem yürütülüşünü, hem de sıkıntıları birlikte getiriyor. Bu fazlalık öyle bir fazlalık ki, iyi uygulayan Avrupa ülkelerindeki rakamlara baktığımızda 10-12 kat daha fazla. 47 ülkeden başvuru alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bile üstünde Türk Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru geliyor. Bu sayının çokluğu konusunda hiçbir şüphemiz yok. Bu artan iş yüküyle Anayasa Mahkemesinin başa çıkmak için mümkün olduğunca ve en kısa sürede bu başvuruları sonuçlandırmak için yoğun ve fark edilebilir bir çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

"Adalet, mülkün temelidir"

Adana Valisi Mustafa Yavuz ise Adana'nın program için öneminden bahsederek, "Adana, tarih boyunca milletlerin hafızasında iz bırakan şehirlerden bir tanesidir. Toroslara vakıf duruşunu ufkunda taşıyan Adana'mız tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu kadim şehir, geçmişten bu güne dayanışmanın önemli şehirlerinden bir tanesi olmuştur. Bu topraklar asırlar boyunca devlet geleneğinin ve milletimizin hakkaniyet duygusunu aynı zeminde buluşturmuştur. Adalet, mülkün temelidir. Bu tür programlar vatandaşlarımızın adalete olan güveninin pekişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.

Ayrıca toplantıda Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı Jean Barbe, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yüksek, Adana Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ferhat Karakuş, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu'da birer konuşma yaptı.

Açılış konuşmalarının ardından 'Bireysel Başvuru İhlal Kararlarının Objektif ve Subjektif Etkisi' konulu oturum gerçekleştirildi.
Programa hakim ve savcılar katıldı.

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, Türkiye'ye ziyarette bulunacak

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle bugün Türkiye'ye ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi

08.06.2026 12:57:00
AA
Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, Türkiye'ye ziyarette bulunacak
Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, Türkiye'ye ziyarette bulunacak
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle bugün Türkiye'ye ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, ziyaret kapsamındaki görüşmelerde, Türkiye ile Venezuela arasındaki çok boyutlu ilişkilerin gözden geçirileceğini, işbirliğinin daha da derinleştirilmesi için atılabilecek adımların değerlendirileceğini belirtti.

İletişim Başkanı Duran, görüşmelerde, güncel bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacağını kaydetti.

Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin dava yarın görülecek

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması yarın görülecek. 14 yaşındaki sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak

08.06.2026 12:00:00
İhlas Haber Ajansı
Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin dava yarın görülecek
Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin dava yarın görülecek
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine yarın başlanacak. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince görülecek olan duruşmaya hayatını kaybeden Çağlayan'ın müşteki ailesinin de katılması, 14 yaşındaki E.Ç.'nin ise ilk kez hakim karşısında savunma yapması bekleniyor. Öte yandan, duruşma, adliyenin içerisinde bulunan konferans salonunda yapılacak.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı.

Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.

Öte yandan maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.

21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması

İslam alemi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Veda Haccı dönüşü Hz. Ali Efendimizin imametini, velayetini ve halifeliğini bizzat ilan ettiği mübarek Gadir-i Hum Bayramı’nı büyük bir coşkuyla idrak etti. Bu özel ve anlamlı gün vesilesiyle Haydar Baş Vakfı, İstanbul’da geniş katılımlı, hafızalarda iz bırakacak önemli bir programa imza attı

08.06.2026 11:52:00
Hasan Gündoğdu
Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması
Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması
İstanbul Fatih'teki Ali Emiri Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen anma programına, çok sayıda davetlinin yanı sıra ilim, siyaset ve düşünce dünyasından önemli isimler katıldı.






"Ehl-i Beyt Paydasında Buluşmak" ana fikriyle düzenlenen etkinlikte, İslam dünyasının birliği, beraberliği ve Ehl-i Beyt sevgisinin bu birliği sağlamadaki hayati rolü ele alındı.






"Bizim Safımız Ehl-i Beyt'in Yanıdır"

Yoğun bir katılımın gözlendiği programda kürsüye çıkan konuşmacılar, Ehl-i Beyt'i doğru anlamanın, onları sevmenin ve yollarından gitmenin her Müslüman için bir mükellefiyet olduğunu dile getirdi.






"Bizim safımız Ehl-i Beyt'in safıdır ve bu saf her daim ortak değerimiz olarak kalacaktır" mesajının öne çıktığı konuşmalarda, bu öğretinin evlatlarımıza ve gelecek nesillere eksiksiz bir şekilde aktarılmasının, toplumsal mayanın korunması adına en büyük görev olduğu vurgulandı.






Iraklı Alim Seyyid Celal Meaş'tan Prof. Dr. Haydar Baş'a Vefa

Programın en dikkat çeken ve duygu dolu anlarından biri, merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın yakın dostu olan Iraklı ünlü din alimi Seyyid Celal Meaş'ın hitabı sırasında yaşandı. Önceki yıllarda Prof. Dr. Haydar Baş'a, Hz. Hüseyin Efendimizin Kerbela'daki mukaddes kabrinin örtüsünü hediye ederek aralarındaki derin muhabbeti taçlandıran Seyyid Celal Meaş, İstanbul'daki bu özel buluşmada da yerini aldı.






Seyyid Celal Meaş, yaptığı konuşmada Ehl-i Beyt dünyasının birlik çağrılarına değinirken, ömrünü bu yola adayan Prof. Dr. Haydar Baş'ın İslam alemine yaptığı tarihi katkıları ve ortaya koyduğu Ehl-i Beyt külliyatının önemini yad etti. Salondaki katılımcılarla birlikte merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın ruhuna dualar okuyan Meaş'ın sözleri, salondan büyük alkış aldı.






Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi: "Çözüm ve Birlik Ehl-i Beyt Paydasındadır"

Etkinlikte söz alan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi ise günün anlam ve önemine binaen kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. İslam coğrafyasının içinde bulunduğu ayrışmalara ve sıkıntılara dikkat çeken Kepekçi, İslam aleminin Ehl-i Beyt paydasında bir ve beraber olmaktan başka bir seçeneğinin kalmadığını ifade etti.






Kepekçi; "Bizleri bir araya getirecek, kardeşliğimizi yeniden tahkim edecek yegane ortak payda Ehl-i Beyt'tir. Bu çatı altında birleştiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel, bozamayacağımız hiçbir oyun yoktur" diyerek birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Kepekçi'nin konuşması salondaki coşkulu kitle tarafından uzun süre alkışlandı.

CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Erten, Filyos Çayı'nda akıntıya kapıldı

Karabük'te Filyos Çayı'na düşerek akıntıya kapılan, Örgütlerden Sorumlu CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten'i bulmak için arama çalışması başlatıldı

08.06.2026 03:51:00
İHA
CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Erten, Filyos Çayı'nda akıntıya kapıldı
CHP Karabük İl Başkan Yardımcısı Erten, Filyos Çayı'nda akıntıya kapıldı
Olay, Karabük-Zonguldak karayolunun Yesil köy mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yenice ilçesinden Karabük istikametine seyir halinde olan ve içerisinde CHP Karabük İl Başkanlığı Örgütlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten'in (72) de bulunduğu 78 ACD 559 plakalı otomobil, yolculuk sırasında tuvalet molası verdi.








Araçtan inen Erten, Filyos Çayı kenarında bulunduğu sırada dengesini kaybederek yaklaşık 10 metre yükseklikten yuvarlanarak suya düştü. Akıntıya kapılan Erten, kısa sürede gözden kayboldu.








Durumu fark eden beraberindekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma, AFAD, UMKE ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, Filyos Çayı'nda akıntıya kapılan CHP Karabük İl Başkanlığı Örgütlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erten'i bulmak için bölgede arama ve kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.
 







Olayın duyulması üzerine CHP Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, Merkez İlçe Başkanı Ali Yaşar ile partililer dolay yerine gelerek çalışmaları yakından takip etti.






















İstanbul'da kritik diplomasi trafiği: Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bakanları buluşuyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın 10'uncusuna İstanbul'da ev sahipliği yapacak. Toplantıda bölgesel gelişmelerden enerji güvenliğine, ulaştırma projelerinden ekonomik iş birliğine kadar birçok başlık ele alınacak

07.06.2026 23:23:00
Haber Merkezi
İstanbul'da kritik diplomasi trafiği: Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bakanları buluşuyor
İstanbul'da kritik diplomasi trafiği: Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bakanları buluşuyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın 10'uncusuna 8 Haziran'da İstanbul'da ev sahipliği yapacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre toplantıya, Ceyhun Bayramov ile Maka Botchorishvili katılacak.

Toplantıda üç ülke arasındaki mevcut iş birliğinin değerlendirilmesi ve gelecek dönemde ortak çalışma alanlarının ele alınması planlanıyor. Görüşmelerde bölgesel gelişmeler, dış politika konuları, Güney Kafkasya'da iş birliği, ulaştırma ve bağlantısallık projeleri, bölgesel transit ağlarının güçlendirilmesi, enerji güvenliği, ticaret ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi gibi başlıklar masaya yatırılacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Hakan Fidan'ın toplantıda, jeopolitik belirsizliklerin, ekonomik kırılganlıkların ve güvenlik risklerinin arttığı mevcut uluslararası ortamda Güney Kafkasya'nın stratejik öneminin daha da yükseldiğine dikkat çekmesinin beklendiğini bildirdi.

Fidan'ın ayrıca Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki üçlü iş birliği mekanizmasının bölgesel istikrar ve refahın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynadığını vurgulaması öngörülüyor. Türkiye'nin hem Azerbaycan hem de Gürcistan ile sürdürdüğü çok boyutlu ilişkilerin bölgesel istikrar ve ekonomik entegrasyona katkı sağladığının altını çizmesi bekleniyor.

Toplantıda ulaştırma ve bağlantısallık projelerinin de ön plana çıkması bekleniyor. Son yıllarda küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, enerji arz güvenliği tartışmaları ve değişen jeoekonomik dengeler doğrultusunda Orta Koridor'un Avrupa ile Asya arasındaki bağlantı açısından önem kazandığına dikkat çekilmesi planlanıyor.

Bu kapsamda, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı başta olmak üzere Orta Koridor üzerindeki ulaştırma projelerinin geliştirilmesi, lojistik ağların güçlendirilmesi ve taşımacılık kapasitesinin artırılması konularının ortak öncelikler arasında yer aldığı vurgulanacak.

Enerji alanında ise bugüne kadar hayata geçirilen stratejik projelerin yalnızca üç ülkenin değil, daha geniş bir coğrafyanın enerji güvenliğine katkı sunduğuna işaret edilmesi bekleniyor. Mevcut enerji projeleri ile sürdürülebilir bağlantısallık alanlarında iş birliğinin artırılması ve taraflar arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi de toplantının önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor.

Görüşmelerde ayrıca Güney Kafkasya'da kalıcı barış, istikrar ve normalleşmenin sağlanmasının bölgesel refah açısından taşıdığı stratejik önemin vurgulanması öngörülüyor.

Bakan Fidan'ın toplantıda, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Güney Kafkasya, Karadeniz ve çevre bölgeler üzerindeki etkilerine de değinmesi bekleniyor. Fidan'ın, çatışmanın adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin desteklenmesi gerektiği mesajını vermesi planlanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.