HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 AĞUSTOS 2021, ÇARŞAMBA

Tehlikeli hesaplar

24.08.2001 00:00:00
Özelikle 90'lı yılların ikinci yarısından sonra Türkiye'de dini ve siyasi hayatta küreselleşmeye uygun bir takım değişiklikler meydana geldi.

Bu değişikliklerin dini ayağını temsil eden kişilerin başında Fethullah Gülen geliyordu. Gülen "başörtüsü teferruattır" diyerek başlattığı yeni değişim döneminde, temel dini akaidleri yerle bir eden reformist düşünceler ortaya atıyor, Kur'an'ın yorumlanmasına tarihsel/hermenötik açıdan yaklaşarak zihinleri allak bullak ediyordu. Hıristiyan ve Yahudi inanç sahiplerinin İslam'a göre "karanlık" olan ahiretleri bu yorumlarla "kurtulmuşluk" müjdesini alıyordu.

Değişimi bununla da kalmıyor, Türkiye-Vatikan hattında kurulan köprü ile "başka bir dinin misyonuna hizmet etmeye hazır olunduğuna" dair mektubu Papa'ya sunmaktan çekinmiyorlardı. Bu amaçla, Vatikan'ın orijinal kaynaklarına göre "misyonerlik faaliyetlerinin küresel dönüşüme uygun bir şekilde devam ettirilen hali olan" dinlerarası diyalog çalışmaları için yoğun çabalar harcanıyor, devletin değişik birimleri, bürokratlar, siyasiler bu çarkın içine çekiliyordu.

Dinde "küresel ve Amerikancı" değişimi başlatmak için didinen zatın faaliyetleri kemâle erince, ikamet için seçtiği yer de Amerika oluyordu.

O son durak olarak Amerika'yı seçerken, siyasete adım atmak için Amerika'ya koşarak izin almakla işe başlayan bir diğer zat da Recep Tayyip Erdoğan'dı.

O da bugüne kadar dini kullanarak yaptıkları agresif, istismarcı siyasetin yeni değişim modelinin nasıl olacağına dair çerçeveyi çizmek için ABD'ye koşmuştu. 1992 yılında CIA'nın eski Ortadoğu istasyon şefi Graham Fuller'le temasa geçerek "bu günler için" düşünülen siyasi modele ilk adımını atıyordu. Bu çerçevede Foxman'dan Sir David Logan'a Mokovsky'den David Sultan'a kadar bir çok yabancı büyükelçi, Yahudi lobi temsilcisi Musevi strateji uzmanı ile görüşüp izin ve destek almaktan çekinmiyordu.

Ne garip, önceki gün televizyonlar 8 yıl evvel yaptığı bir konuşmayı yayınlıyorlardı. Konuşmasında "Amerikan emperyalizmine boyun eğenlere öfkeleniyor, bu duruma kıyam edeceklerini" söylüyordu.

8 yıl evvel ABD'ye kıyam edeceklerini söyleyen Erdoğan, siyasette yeni partisini kurmadan önce Amerika'ya secde ederek ise başlıyordu!

8 yıl içinde kıyamla secde yer değiştirmişti.

Milli görüşün Kasımpaşalı delikanlısı emperyalizme teslim olmuştu.

Kuşkusuz dinin biçimlenmesi ile, siyasetin biçimlenmesi için yola çıkanların adresinin aynı noktada kesişmesi tesadüf değil. Tıpkı Vatikancı hareketin ilk dönemlerinde olduğu gibi bu harekete de içerden ve dışardan yığınla destek gelecek. Ortalıkta dolaşan Tayyip kasetleri sizi yanıltmasın.

Dini, aslî kökeninden uzaklaştırmaya çalışanların misyonu ne kadar tehlikeli ise, siyaseti aslî kimliğinden (ulusal, ülkesel) uzaklaştırmaya çalışanların misyonu da o derece tehlikelidir.

Bugün, diyalog faaliyetleri ile yoğunlaşan misyoner tuzaklara takılan binlerce gencimiz tam bir itikad sapması ile karşı karşıyadır.

Aynı sapmayı siyaset eksenine taşıma çabaları, dini uzaktan kumandalı hale getirenlerden sonra, dini kullananların siyasetini de uzaktan kumandalı hale getirecektir. Varlıklarını uzaktan kumanda edilme üzerine kuranların kimlikleri de, misyonları da, siyasetleri de şaibelidir.

Bu millet, bu şaibeli kimliğe dur diyebilecek basirete sahiptir.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.