logo
21 ŞUBAT 2026


Terörün merkezine yolculuk

26.06.2004 00:00:00
Ankara ve İstanbul'da patlayan bombalar, bombanın üzerindeki "Bush defol" pankartı ile "marjinal sol örgütlerin işidir" cümlesi arasına sıkıştırılıp, geçiştirilecek basitlikte olamaz. Hele hele, Başbakan'ın özür dilemek suretiyle tahfif edebileceği sıradanlıkta hiç olamaz.

Bu bombalar, can kaybı ne kadar az olsa da, derinlik ve stratejik bakımdan 15-20 Kasım saldırılarıyla eşit tahrip gücüne sahiptir. Görüntüdeki hedefler farklı olabilir ama, nihai hedef değişmemiştir: Türkiye.

Türkiye'deki kaos ve anarşi, Ortadoğu'nun dengesini, Ortadoğu dengeleri de dünyanın insicamını bozacağından, bu önemli silsilenin "merkez halkası" konumundaki Türkiye'de patlayan bombaların etki alanını ve tahrip gücünü iyice kavramak gerekiyor.

Türkiye, dünyaya ABD'nin hediye ettiği USA patentli bu tür bombalı terörle yeni yeni muhatap olmaya başladı. Bugüne kadar, sınır savaşları ve çoğu hudud haricinde gerçekleşen çok farklı terör eylemleriyle karşılaşan Türkiye, bir anda ABD'nin karakterize ettiği, 11 Eylül doğumlu yeni terör anlayışının yörüngesine giriverdi.

Ortadoğu'da huzuru imha edip, anarşi, kaos, terör, kan ve gözyaşı arzulayanların emelleri gerçekleşiyor. Kudüs, Gazze, Bağdat, Felluce gibi, özel gayretle oluşturulmuş terör kentlerine Ankara ve İstanbul'da dahil edilmek isteniyor. Türkiye hızla o yörüngenin merkezine doğru yol aldırılıyor.

NATO Zirvesi ve Bush'un güvenliği için milyonlarca dolar harcayıp güvenlik tedbirleri alan hükümetin, Büyük Ortadoğu Projesi adı altında meşruiyet kazandırılmak istenen "terör yörüngesini genişletme" çabalarında "gönüllü taşeronluğa" soyunması telafisi mümkün olmayacak cinsten bir hatadır.

Bush, terör saçan bir ateş topu gibi, gittiği yeri yakıp yıkıyor, kaos ve kargaşayı hakim kılıyor. Daha Türkiye'ye ayak basmadan, huzuru dinamitledi bile!

Durum bu merkezdeyken, Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül'ün ABD ve Türkiye terör değerlendirmesi manidardır. Gül'ün, "El-Kaide ABD için önemlidir, PKK bizim için daha da önemlidir" cümlesi, Hariciye cephesinde, "asıl terörün" doğru algılanamadığını ispata kafidir. Türkiye avuçlarını açmış, ABD'den PKK için adım beklerken, Bush Türkiye'ye PKK konusunda çözüm adresini gösteriyor: Talabani ve Barzani. Çünkü Bush'a göre, PKK sorununu ancak yeni Irak hükümeti çözebilir. Yeni hükümet de Talabani ve Barzani'den oluşacağına göre, Türkiye'nin muhatapları belli demektir. Zaten Talabani'nin Ankara'da kırmızı çizgilere inat, "kırmızı halılarla" karşılanıp, Başbakan ve Dışişleri Bakanı düzeyinde kabul görmesi tesadüf değildi. Talabani'nin Apo'nun da içinde bulunduğu tüm PKK militanlarına genel af talebi de, Bush'un çantasındaki çözümün ta kendisi.

Hükümet teröre çare bulmak konusunda çok önemli bir ayrıntıyı atladığı için köklü bir çözümün çok çok uzağında: Terör, teröristlerden medet umarak çözülmez!
 
Alperen Polat / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.