HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Trump bizi mahvedecekmiş

18.01.2019 00:00:00
ABD Başkanı Trump'un Türkiye'ye yönelik tehdidi yenilir, yutulur değil. Trump "Kürtlere zarar verirseniz sizi mahvederiz" diyerek Türkiye'nin bugüne kadar şahit olmadığı türden bir tehdide maruz kaldı.

Türkiye her ne kadar, "Biz stratejik ortağız, aramızdaki sorunlar sosyal medyada tartışılmaz" diyorsa da ok yaydan fırladı artık. Demek ki, Amerika Türkiye'yi tehdit ederken, diplomatik bir yoldan, sözlü olarak tehdit etme gereği durmuyor ve sosyal medya üzerinden hakaret ve tehdit ediyorsa bu yeni yöntemi ayrıca masaya yatırmak lazım.

Ne demektir "sizi mahvederiz."

Ne demektir?

Bir kişi bu külhanbeyliği, bu kabadayılığı ancak düşmanına karşı sergiler. 

"Mahvederiz" dili düşmanca bir dildir ve ancak düşmanların ağzından çıkar.

Hiçbir şey olmamış gibi "Biz stratejik ortağız" şirinliğine yatmak, "Sorun yok, her şeyi hallettik, anlayış birliğine vardık" demek, başımıza gelecek daha büyük felaketleri görmezden gelmek demektir. 

Bu tehdit gösteriyor ki, Türkiye bugüne kadar teröre karşı verdiği mücadeleyi, terörist unsurların ülke güvenliğine ve bekasına verdiği zararı "stratejik müttefikine!" zerre kadar anlatamadı.

Şu kaderin cilvesine balın; Biz Suriye'ye niye girdik? Suriye'nin içişlerine neden müdahil olduk? Aramızda hiçbir sorunun olmadığı Esad'la niye düşman olduk?

Cevabı belli: Amerika'nın zoruyla, yönlendirmesiyle, baskısıyla.

Bizi bu batağa sokanlar, koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti yerine, illegal bir çeteyi tercih ediyorlar ve hiç utanmadan "sizi mahvederiz" diye parmak sallayabiliyorlar.

Türkiye'de en küçük muhalif söyleme karşı, muhatap kim olursa olsun -sanatçı olsun, gazeteci olsun, siyasetçi olsun- en ağır hakaretlerle tepki gösterenler "Sizi mahvederiz" küstahlığına karşı derin bir sessizlik içindeler.

Bu sessizliğin tek bir izahı vardır ki o da "Türk ekonomisinin mahvedilme pozisyonuna çok müsait bir yapı arz etmesi."

Ya da şöyle soralım: "Amerika ile aramızdaki yeni bir "cedelleşmenin ekonomik mahvı" tetikleyeceğine dair endişe mi duyuyorlar?

Böyle bir düşünce varsa zaten bu düşüncenin bizatihi kendisi  "mahvolduk" anlamına gelir.

Trump'ın,  kanlı bıçaklı olduğu İran'a, Kuzey Kore'ye karşı bile böyle bir üslup kullanmamışken sözümona stratejik müttefik olduğu Türkiye'ye karşı bu üslubu kullanmasının sebebi ne?

Bu, Amerika'nın Türkiye'yi hiç umursamadığı, çantada keklik gördüğü, her türlü hakarete rağmen "aman efendim, tamam efendim" diye el pençe divan duracağını çok iyi bilmesinden kaynaklanıyor.

Görünen o ki, Fırat'ın doğusuna yapılacak bir operasyonda karşımızda YPG değil Amerika olacak.

Görünen o ki, Amerika, Türkiye'nin değil YPG'nin stratejik müttefikidir.

Görünen o ki, Amerika, Türkiye'nin Suriye'de kendilerinin izni olmadan her hangi bir faaliyette bulunmasına izin vermeyecektir. 

Ve "mahvetme" planı yapmaktadır.

Bu kabadayı diline, bu ahlaksız üsluba, bu düşman tavra gereken sertlikte cevap vermezsek, aynı sertlikte politika geliştirmezsek Suriye bataklığı bizim için asıl bundan sonra daha vahim boyutta "gerçek bataklık" olmaya başlayacak demektir. 
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.