HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

Türkiye'nin itibarı!

26.09.2001 00:00:00
Amerika'daki terörist saldırıdan sonra terörün en çok mağdur ettiği ülkelerin başında gelen Türkiye'nin Batı nezdindeki itibarının ve "dayanışma yapılması gereken bir ülke" olduğunun artık anlaşıldığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Gelişmeler bunun tam tersini gösteriyor zira.

Geçtiğimiz Cuma günü Avrupa Birliği üyesi 15 ülkenin devlet ve hükümet başkanları Brüksel'de teröre karşı ortak tutum belirlemek için toplandılar. Bu toplantıda teröre karşı ortak bir eylem planı kabul edildi. Eylem planına "AB'ye aday olan ülkelerin de" dahil olduğu açıklandı.

Gelin bugünkü AB'ye aday olan 27 ülkenin ismini okuyan AB dönem başkanı Guy Verhofstat Türkiye'yi es geçmişti!

Türkiye "teröre karşı ortak eylem planına" dahil edilmemişti!

Yani, AB Türkiye'yi teröristlere, insanları insafsızca öldüren örgütlere karşı tasarlanan bir birliktelik planında bile yanında görmek istememişti.

İtibarımız berkemâldi AB'nin nezdinde.

"Bugüne kadar 30 bin vatandaşını teröre kurban veren, teröre karşı profesyonel mücadele timleri yetiştiren Türkiye'nin desteğine ihtiyacımız yok" mesajını vermişlerdi.

Ancak Ankara'dan bir kaç diplomatın devreye girmesi ile, AB sözümona çark etti, ve "Türkiye'nin adını hata sonucu çıkarmışız, eylem planında Türkiye de var" dedi.

Aslında Türkiye resti çekebilmeliydi bu gelişmeler karşısında. "Beni istemeyeni ben de istemem. Teröre kurban mı vereceksiniz, benim tecrübelerim, acılarım sizi hiç mi ilgilendirmiyor; o zaman ne haliniz varsa görün" demeliydi.

Ama nerde bizde o Dışişleri!

Şu anda AB kulislerinde konuşulan bir başka fısıltı ise "terörizme karşı eylem planı" çerçevesinde hazırlanacak terörist örgütler listesinde PKK ve DHKP-C'nin isimlerinin yer almayacağı. AB, bu örgütlerin terörist örgütler olduğunu AB'nin ortak kararı haline getirmek istemiyor.

Bu aşamada Türkiye'de tabi Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı'na çok iş düşüyor.

Türkiye bu örgütlerin "terörizmini" tescillendirmek için çok sıkı bir şekilde bastırmak zorunda. Aksi takdirde çok sıkıntılı günler bizi bekler.

"Türkiye'nin itibarının ne kadar yüksek olduğunun!" bir delili de Afganistan'da kazan kaynarken "hiç kâle alınmayan" bir ülke görüntüsü içinde olması. Bush, çantada keklik gördüğü Türkiye'yi arama gereği bile duymadı. Cumhurbaşkanı Sezer ile yaptığı telefon görüşmesi de "ayıp olmasın" kabilindendi ve zaten Türkiye'nin 7 hava üssünün ABD uçaklarının kullanımına açılmasının "önceden belli olan" iznini kopardı. Suudi Arabistan bile üslerini kullanma izni vermezken!

Uluslararası gelişmelerde, terörle mücadele gündeminde, Asya'nın yeniden şekillenmesinin jeostratejik kavgasında Türkiye yok.

Daha doğrusu hiç bir inisiyatife sahip olmadan rüzgara takılmış, her emredilene "evet efendim" demeye hazır bir teslimiyet içerisinde.

ABD'nin 87 yaşındaki devrik Afgan kralı Zahir Şah'ı yeniden Afganistan'ın başına getirmek için şimdiden yoğun bir diplomasi trafiğine girişmişken, Türkiye "eli ayağı tutmayan bir ihtiyarı Afganistan'ın başına getirmeyin, çok yanlış olur" deme cesaretini bile gösteremiyor.

22 yıldır Roma'da, batı istihbarat birimlerinin kontrolünde yaşayan güdümlü bir eski krala karşı bile görüş beyan edemiyor. "General Dostum bizim kontrolümüzdedir. Özbek güçleri iktidara taşımamız daha faydalı olur" demiyor, diyemiyor.

Kimse de ona "görüşün nedir" diye sormuyor.

İtibarımız berkemâl. Alkışlayın alkışlayabildiğiniz kadar!
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.