logo
24 MAYIS 2026

Türkiye'ye can suyu

19.10.2002 00:00:00
"3 Kasım'da iktidar" yürüyüş mitinglerine devam eden Bağımsız Türkiye Partisi, Karabük'te de bir miting düzenledi. BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı görmek, Türkiye'yi kısa zamanda bir dünya devi yapacak projelerini dinlemek için Albay Karaoğlanoğlu Caddesini dolduran onbini aşkın Karabüklü, adı geçen meydanı, "Bu vatan bu millet seni bekliyor", "İşte lider işte başbakan", "Üstad nerede biz oradayız" sloganlarıyla inlettiler.

Kardemir'e hayat suyu

BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş, buradaki coşkulu kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, "Kardemir'in sıcağında nefsindeki bütün karaları eritip aşk ateşine çeviren Karabük'ün sevda ve sevgi dolu insanları" olarak nitelediği Karabüklülere, Karabük'ün can damarı Kardemir konusunda;

"Nasip olur 3 Kasım sonrası BTP tek başına iktidar olursa, ilk yapacağımız icraat Kardemir'i harekete geçirip işçi sayısını en az 20 bine çıkartmaktır. Emeklilerinden de bir tek kuruş vergi almayacak, maaşlarını % 100 arttıracağız. Kardemir'in faiz ve devlet borçlarını sileceğiz" müjdesi verdi.

Kırk yıllık yani olur mu kâni?

Prof. Dr. Haydar Baş, burada da niçin AB'ye karşı olduğunu anlattı. "Avrupa, Türk milletinin, Türk dünyasının ezeli rekabetini yapan ve bizi Haçlı zihniyeti ile tarih sahnesinden silmek isteyen tek dünyanın adıdır. Bu dünya, bir zamanlar itilaf güçleri adı altında yurdumuzu işgal etmiş devletlerdir. Bunlar 40 yıllık Yanidir, nasıl Kâni oluyorlar? Bu insanların üzerimizdeki emellerini görmezlikten gelen siyasilerimize hayret ediyorum. Nasıl olur da gözü Anadolu'mda, İstanbul'umda, Karadeniz'imde, Ege'mde, İçanadolu'mda olan bu dünyaya sen, 'Ben de dahil olacağım' diyebiliyorsun?" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, AB adı altında oluşturulmak istenen birliğin, hem kültür, hem medeniyet, hem siyaset, hem örf, hem adet, hem gelenek birliği olduğunu; Avrupa ile Türk dünyasının ayrı ayrı dünyalar olduğunu; bizim medeniyetimiz, örfümüz, adetimiz, siyasetimiz, geleneğimiz Tevhid akidesinden, Avrupanınkinin ise Teslis akidesinden beslendiğini; birisi doğu, birisi batı bu iki coğrafyayı nasıl biraraya getirmek mümkün değilse Avrupalıyı Türk İslam, Türk İslam'ı da Avrupalı yapmanın mümkün olmadığını söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, Şayet ondan olmak istiyorsan, bütün bu kimliklerini bir tarafa atacaksın. O da senden olmak istiyorsa kimliğini bir tarafa atacak. Bunun her ikisi de mümkün olmadığına göre Türk milletinin, Türk devletinin AB'de olması mümkün değildir" dedi.

Emekli memurlara ayda bir maaş müjdesi

Milletin duasını almak için yola çıktığını belirttiği konuşmasında, tarım, hayvancılık, ormancılık, denizcilik, sanayi, KOBİ, esnaf, şoför, nakliyeci, işçi, çiftçi, memur, köylü, topraksız, ev hanımları, öğrenciler, kimsesiz yaşlılar, özürlüler, şehit aileleri, evsizler, parasızlıktan yuva kuramayanlar, mahkumlar, hastalar, hekimler ve hatta mezardakiler dahil toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren devrim niteliğinde projelerini açıklayan Prof. Dr. Haydar Baş, projelerinin emekliyi ilgilendiren bir boyutunu da arzederek, maaşlarını iki katına çıkarmak bir yana üç ayda bir maaş aldığı için mağdur olan memur emeklilerinin maaşlarının da ayda bir verileceğini söyledi.

Derviş'li CHP'nin halkçılıkla ilgisi kalmadı

Merhum Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 ila 1938 yılları arasında hayata geçirdiği sosyal devleti hayata geçireceklerini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle dedi: "1938'den sonra siyasilerimiz merhum Atatürk'ün yolundan ayrıldılar. Sözde Atatürkçüler sosyal devleti ihmal etti. Atatürk, 'Köylü milletin efendisidir' derken, IMF'den gelenler köylüyü inim inim inlettiler. Sayın Baykal'a hürmetim sonsuzdur, ama bir yanlış yaptı. Aldı Derviş'i başına taç etti. Bu Derviş kimdir? Kimin Dervişidir. Bu milletin dervişi midir, Amerika'nın dervişi midir? IMF ve dünya bankalarının Türk bankalarında alacakları vardı. Tahsil edemediler. ABD talimat verdi. 'Bu borçları ödemeniz için ben size bir adam gönderiyorum. Bu benim dervişim' dedi. Bu derviş kimi düşündü? 15 günde 15 yasa çıktı. İşçinin, memurun cebine bir tek kuruş girdi mi? Hayır. Bankacıların cebine milyar dolarlar girdi. Bunu o ceplere indiren, CHP'nin başına taç edilen Derviş değil midir? Şimdi CHP'nin halkçılıkla bir ilgisi kaldı mı? Nasıl halkçılık bu ki, köylüyü düşünmez? Çiftçiyi, işçiyi, memuru düşünmez? Gerçek halkçı BTP'dir. Halk partili kardeşlerimizin yeri burasıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan gidip işçiyi, memuru, çiftçiyi düşünen tek parti BTP'dir."

AK Parti'ye verilen oylar Yılmaz'a gidecek

BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş, CHP konusunda yaptığı tahlilin bir benzerini de AK Parti konusunda yaparak AK Parti'ye verilecek oyların gerçekte Yılmaz'a yarayacağını belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Bir arkadaşımızı kahraman yaptılar. Partisine tam 155 adet ANAP'tan adam koydular. Mesut Yılmaz, 'Şu Ak Partiyi bir deneyelim. Meclise koyalım bakalım' diyor. Bununla, 'Ben nasıl olsa milletin sillesini yiyeceğim. Ama milli iradeyi böyle kandıracağım. Bu 155 kişiyi tekrar transfer yapıp, Yılmaz'ı başbakan yapacağım' demek istiyor. Onun için Ak Partiye vereceğiniz bütün oylar ANAP'a gidiyor. Bu oyuna dur diyecek misiniz? Bu oyunun önünü kesecek misiniz? 'Biz seni dinlemeyiz' derseniz varın, yarınki çileye siz hazırlanın."

700 milyon insana bakacak kaynak

Projeleriyle, Türk milletini dünyanın en yüce milleti, devletini kâinat devleti yapmaya geldiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bütün partilerin projelerini çaldığına işaret ederek kanmaması ve kanarak memlekete vakit kaybettirmemesi gerektiği konusunda vatandaşı uyardı. Onların kendi projeleri ile bir yere varmalarının mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bunun gerekçelerini de ortaya koyduğu konuşmasının bu bölümünde şöyle dedi:

"Çünkü benim projeleri kendi içerisinde bir bütündür. Bunları kendi içerisinde değerlendirirseniz bir yere varırsınız. IMF'den alacağınız borçla hiç bir yere gidemezsiniz. Siz bana bu partilerden bir tane gösterin ki AB'ye, IMF'ye hayır, desin. Bir tane var, o da BTP'dir. Biz, yaşayacağız, göreceğiz ve şahit olacağız. Bu memlekette 70 milyon değil 700 milyon insanı bakacak kaynak var. Bu kaynakları harekete geçireceğiz. 70 milyon insanımızı bir eli yağda, bir eli bağda geçindireceğiz. Projelerimi çalanlar şimdi de kaynak konusunda ne söyleyeceğimi bekliyorlar. Elimde 635 milyar dolarlık kaynak var. Detayını anlatırsam yine çalacaklar. Duyurmayı seçimden 15 gün evveline bırakmıştım. Kaynakları televizyon konuşmalarına bırakmak istiyorum. Çünkü çalarlar. Sizleri kandırırlar. Bizim avucumuzun içinde kapıyı açacak anahtar var. Amma bunlar senelerden beri kapı tapalı, anahtar arıyorlar. BTP, senelerden beri kapalı olan ekonominin kapısını açacak. Memleketimizde bolluk bereket olacak." Proje aşırmanın vatandaşı kandırarak ülkeye zaman kaybettirme boyutu hakkında bu bilgileri aktaran Prof. Dr. Haydar Baş, müspet boyutuna şöyle değinerek her şeyi bütün boyutlarıyla düşünebilen bir devlet adamı olduğunu bir kez daha gösterdi: "Bugüne kadar hep Avrupa'yı çalıyorlardı. Onların dediklerini yapıyorlardı. Şimdi sağ olsunlar, bu milletin evladı Haydar Hocanın dediklerini diyorlar. Onun için onları da mazur görüyorum."

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Efkan Ala'dan CHP'ye tepki. "Mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de aramaktan vazgeçsinler"

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sloganlarına tepki gösterdi

24.05.2026 22:20:00
Haber Merkezi
Efkan Ala'dan CHP'ye tepki. "Mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de aramaktan vazgeçsinler"
Efkan Ala'dan CHP'ye tepki. "Mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de aramaktan vazgeçsinler"
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sloganlarına tepki gösterdi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Özgür Özel ve ekibinin Meclis önünde düzenlediği toplantıda , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan sloganlara tepki gösterdi.

Ala, "Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına yönelik sarfedilen saygısız sloganları reddediyor ve iade ediyoruz" dedi.

Mutlak butlan kararını da değerlendiren Ala, "CHP'de ve mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de arama yanlışından vazgeçmeyi, kaba sloganları teşvik etmemeyi öneririz. CHP'nin kurumsallaşmış geleneği olan parti içi kavgalarına ayıracak vaktimiz de yok niyetimiz de" ifadesini kullandı.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

24.05.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.26'da yerin 8.6 kilometre derinliğinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Deprem, Adana'nın merkez ilçelerinden de hissedildi. Panikleyen vatandaşların dışarı çıktığı görüldü.

Mirza ve Zeynep S. isimli kardeşler ise depremden dolayı korktuklarını söyledi.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.