<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?><rss version="2.0">
<xml>
<site>yenimesaj.com.tr</site>
<adres>https://www.yenimesaj.com.tr</adres>
<unvan>Yeni Mesaj Gazetesi internet sitesi</unvan>
<dil>tr</dil>
<yazi>
    <no>1617491</no>
    <tarih>2026-09-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>BM’de, Gazze için en iyi cümleleri kim kurdu?</baslik>
    <metin>BM Genel Kurulunda devlet başkanları önceden hazırlanan metinleri seslendiriyorlar. O metinlerdeki ifadeleri, vurguları, kıyas ve kıstasları en iyi şekilde seslendiren liderler büyük alkış alıyor.Yani yıllardır olduğu gibi bu yılda küresel bir tiyatro gerçekleştiriliyor.Bu yazıyı yazdığım sırada en iyi konuşan, en iyi vurgu ve çıkışlar yapan liderler kim, diye sorsanız ilk sırada Cumhurbaşkanımız var.Cumhurbaşkanımızın, BM Genel Sekreteri Guterres'in, Brezilya Devlet Başkanı Silva'nın başta BM'nin yapısı olmak üzere küresel olaylara vurguları tamdı.Çin ve Rusya temsilcileri de büyük ihtimalle geçmişte dedikleri, 'Dünyadaki krizlerin temelinde tek kutuplu dünya düzeni ve Batı'nın askeri müdahaleleri bulunuyor' haklı tespitlerini bir kez daha dile getirecekler.İsrail-Netenyahu kürs...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bmde-gazze-icin-en-iyi-cumleleri-kim-kurdu-H1617491.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617485</no>
    <tarih>2026-09-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Göreliliği anlamak-1: Sezginin bittiği yer</baslik>
    <metin>	Meleklerin zamanı üzerine yazdığım yazılardan sonra birkaç arkadaşım aynı itirazla bulundu.. "Zaman nasıl esner?" dediler. "Bir gün bir gündür. Senin saatinle benim saatim aynı işler. Ben bunu bir türlü kavrayamıyorum, vs." Bende bu konuya bir değineyim dedim, belki anlaşılmasına yardımcı olabilirim.	İtiraz haklıdır. Ve kabahat itiraz edende değildir. Çünkü biz bu ülkede göreliliği hiçbir yerde öğrenmeyiz. Lisede formülünü ezberletirler, şu anki müfredatta var mı yok onu da bilmiyorum, üniversitede mühendis olmayan kimseye anlatmazlar, gazetede ise karşımıza hep aynı şekilde çıkar: bir bilim haberinin sonuna iliştirilmiş, "Einstein haklı çıktı" diye biten, ne dediği anlaşılmayan üç satır. Sonuç olarak "zaman görelidir" cümlesi kulağımıza bir edebî süs gibi gelir. Şairane bir laf. Ho...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/goreliligi-anlamak-1-sezginin-bittigi-yer-H1617485.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617484</no>
    <tarih>2026-09-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD istedi, Danimarka kabul etti: AB Grönland'da ne yapıyor?</baslik>
    <metin>	Avrupa Washington'a egemenlik ve uluslararası hukuk mesajları verirken, Danimarka aynı Washington ile Grönland'ın askeri geleceğini yeniden düzenleyen bir anlaşmaya imza attı. ABD Başkanı Donald Trump'ın aylardır sürdürdüğü Grönland tartışmasının ardından 22 Eylül'de New York'ta imzalanan anlaşma, Washington'un adadaki askeri varlığını genişletiyor. Peki Avrupa'dan gelen siyasi tepkilere rağmen Danimarka neden bu anlaşmaya yanaştı?	 	Danimarka'nın anlaşmaya imza atması, Washington'un bütün taleplerini olduğu gibi kabul ettiği anlamına gelmiyor. Anlaşmanın askeri boyutuna bakıldığında ABD'nin istediği genişleme oldukça açık. Narsarsuaq ve Mestersvig'de iki yeni Amerikan savunma alanının oluşturulması, mevcut Pituffik Space Base'in kullanımının genişletilmesi ve Amerikan kuvvetler...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-istedi-danimarka-kabul-etti-ab-gronlandda-ne-yapiyor-H1617484.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617483</no>
    <tarih>2026-09-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dev vurgun, 10 aylık sessizlik ve 455 bin yatırımcının mağduriyeti</baslik>
    <metin>	Sermaye piyasalarında patlak veren fon krizi, Türkiye finans tarihinin en sarsıcı skandallarından birine dönüştü. 	İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş çaplı operasyonlarda; Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin ve Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk'ün de aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler tutuklandı. 	Soruşturmada tutuklu sayısı kısa sürede 9'a yükselirken, şüphelilere "nitelikli dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltildi.	Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dev-vurgun-10-aylik-sessizlik-ve-455-bin-yatirimcinin-magduriyeti-H1617483.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617481</no>
    <tarih>2026-09-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu'da paylaşım</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 26.11.2010 tarihli yayımlanan yazısıdır	Suriye meselesinde yaşanan son gelişmeler ABD'nin bu coğrafyadaki oyunlarını bozacak gibi görünüyor.	Rusya, 3 donanma gemisini Suriye'ye gönderdi. Hava sahasının güvenliği için de S-300 füzelerini bölgeye yerleştirecek.	Bu açıkça Suriye'nin yanında yer aldığının ifadesidir. Hatırlanacaktır ki, yakın geçmişte BM güvenlik konseyinde, bu ülke için bir yaptırım kararı alınması gündeme getirilmiş, Türkiye bu konuda bastırmış ancak yaptırım kararı çıkmamıştı. 	Bu kararın çıkmasını engelleyen ülke de Rusya idi. Yani Rusya, ABD'nin BOP projesi çerçevesinde Ortadoğu coğrafyasındaki işgal harekâtının farkındadır. Ve bu bölgedeki bir ABD hâkimiyeti sıranın bir gün kendisine gelmesi demektir. 	Rusya aslı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-paylasim-H1617481.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617476</no>
    <tarih>2026-09-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu </baslik>
    <metin>Umre yolculuğu, insanın hayatında sıradan bir yolculuk değildir. Bu yolculukta insan, yalnızca bir mekândan başka bir mekâna gitmez; gönlünü de beraberinde taşıyarak mukaddes beldelere doğru yola çıkar. Kâbe-i Muazzama'nın heybeti karşısında Allah'ın huzurunda olduğunu hisseden mümin, Medine-i Münevvere'ye ulaştığında ise gönlünü Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) huzuruna yöneltir.Mekke'de Kâbe vardır; Medine'de ise Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) hatırası, mübarek mescidi ve kabr-i şerifi vardır. Bu sebeple umre yolculuğunu yalnızca Kâbe'yi görmekten ibaret düşünmek, bu manevi yolculuğun önemli bir boyutunu eksik bırakmak olur.	Medine'ye varışMedine-i Münevvere'ye yaklaşırken insanın gönlünde farklı bir heyecan belirir. Çünkü burası, Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) hicret ederek İ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/medine-gonullerin-peygamber-efendimize-yolculugu-H1617476.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617403</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa'nın jeopolitik sıkışmışlığı ve çok kutuplu dünya arayışı</baslik>
    <metin>	Küresel siyasette taşlar yerinden oynarken, Soğuk Savaş sonrası ABD merkezli olarak şekillenen tek kutuplu veya Washington ile Pekin-Moskova eksenindeki iki kutuplu güç dengesi derin krizlerle sarsılıyor.	Bu küresel güç mücadelesinin ortasında kalan Avrupa Birliği (AB) ve diğer Avrupa ülkeleri, ABD'nin tek taraflı baskıları ile Doğu blokunun artan nüfuzu arasında sıkışmış olmanın bedelini ödemektedir. 	Son olarak New York'ta düzenlenen BM 81. Genel Kurulu marjında AB, Avustralya, Barbados, Brezilya, Kanada, Hindistan ve Kenya sponsorluğunda başlatılan "Çok Taraflılık İçin Ortaklar" (Partners for Multilateralism) girişimi, Avrupa'nın küresel satranç tahtasında bağımsız bir kutup olma yolundaki stratejik hamlelerinin somut bir göstergesidir. 	Ancak transatlantik ittifakın deri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupanin-jeopolitik-sikismisligi-ve-cok-kutuplu-dunya-arayisi-H1617403.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617391</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir varmış, bir yokmuş...</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 21.02.2013 tarihli yazısıdır	Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülke varmış. Allah, her türlü zenginliği bu ülkenin insanlarına bahşetmiş-	Bolluk ve bereket içinde yaşar giderlermiş.	Başa gelen padişahları da ülkeyi sever, halkının isteklerini az ya da çok dinler, dediklerini yapmaya çalışırmış.	Ülkenin sahip olduğu kaynaklar, komşularından daha fazlaymış. Birçok devletin, hatta uzak denizlerde yer alanların bile bu ülkenin kaynaklarında gözü varmış. Burası başka diyarlara geçiş yollarında olduğu için de çok kıymetliymiş.	Velhasıl, herkes burayı yönetmenin derdindeymiş. Ama başa geçen padişahlar, tehdit de edilse,  oyunlarla kandırılmaya çalışılsa da ülkeyi vermemişler.	Düşmanla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-varmis-bir-yokmus-H1617391.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617389</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Eşsiz önderimiz Atatürk diyor ki</baslik>
    <metin>Gafil, hangi üç asır, hangi on asırTuna ezelden Türk diyarıdır.Bilinen tarihler söylememiş bunuKalkıyor örtüler, örtülen doğacak,Dinleyin sesini doğan tarihin,Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafakYalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunlarıDoğudan çıkan biz, Batıdan yine bizNerde olsa, ne olsa kendimizi bilirizTürk sadece bir milletin adı değil,Türk bütün adamların birliğidir.Ey birbirine diş bileyen yığınlar,Ey yığın yığın insan gafletleriYırtılsın gözlerdeki gafletten perde,Dünya o zaman görecek hakikat nerede,Hakikat nerede? Aziz Ata'mızın bunu sadece bir şiir olsun diye yazmış olabileceğini düşünmüyorsunuz sanırım.Burada muazzam bir tarih ve yüksek bir medeniyetin izleri mevcuttur....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/essiz-onderimiz-ataturk-diyor-ki-H1617389.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617388</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz</baslik>
    <metin>İnsan sosyal bir varlıktır. Hayatının hiçbir döneminde bütünüyle yalnız yaşayamaz. Doğduğu andan itibaren başkalarına ihtiyaç duyar; kimi zaman bir el, kimi zaman bir söz, kimi zaman da yanında güvenebileceği bir insan arar.Bu ihtiyaç, insanın hayatındaki pek çok alanda olduğu gibi birlikte çıkılan yollarda da kendisini gösterir. Hele gidilen yer Kâbe, yapılan ibadet umre ise yoldaşın kim olduğu daha da önem kazanır.Birlikte yürür, dinlenir, yemek yer, ibadet ederiz. Yorulduğumuzda birbirimize destek olur, sıkıntılarımızı paylaşırız. Bu nedenle yanımızdaki insanın hâli, sözü ve davranışı bizim ruh hâlimizi de etkileyebilir.Fakat burada önemli bir nokta var:Yoldaşlık, yola çıktıktan sonra değil, yola çıkmadan önce başlar.İnsan yoldaşını seçerken yalnızca yanında bulunacak kişiyi s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yola-cikmadan-once-yoldasinizi-secmelisiniz-H1617388.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617384</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Savaş çığırtkanlığı mı? Karartma geceleri mi?</baslik>
    <metin>	20 Temmuz 1974 saat 05.00	Rauf Denktaş Bayrak Radyosu'ndan Kıbrıs Barış Harekâtı'nı duyuruyor;	"Bugün bu anda, Kahraman Türk Silahlı kuvvetleri Kıbrıs'ın her yanında havadan ve denizden çıkarma yapmaktadır. Gazanız kutlu olsun- Sevgili Kardeşlerim, söyleyeceklerimi iyi dinleyiniz. Bunlara harfiyen riayet ediniz- Türk Silahlı kuvvetlerinin bugün başlatmış olduğu harekât bağımsızlığımızın garantörü olarak 1960 anlaşmalarının anavatanımız Türkiye'ye vermiş olduğu meşru hak ve yetkilere dayanmaktadır. Bu bir istila değildir-"	23 yaşında genç bir delikanlı olarak şahit olduğumuz ilk savaştı. Savaşın içinde değildik ama hazırlık evrelerini, Ledra Palas'ta dizilmiş kum veya su dolu varilleri, dikenli sınır tellerini, Hilarion'da iki tepe arasına gerilmiş olan Türk Bayrağının güzell...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/savas-cigirtkanligi-mi-karartma-geceleri-mi-H1617384.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617377</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güneşe kim sahip olabilir?</baslik>
    <metin>	Güneşe ambargo koyamazsınız. Boğazını kapatamaz, fiyatını bir kartel masasında belirleyemez, tankerini batıramazsınız. Petrolün bütün jeopolitiği güneşin karşısında anlamını yitirir gibi görünür. Ama bu yarım bir hakikattir. Çünkü; güneş kimsenin malı değildir ama onu elektriğe çeviren panel ise birilerinin malıdır. Son yirmi beş yılda o panelin sahibi tek bir ülke oldu. Ve paneli elinde tutan, güneşin kime, ne fiyata doğacağına da karar veriyor. 	Bu yazı firmaların hikâyesi değil. Kimin neyi satın aldığı, hangi şirketin battığı ayrıntıdır. Asıl hikâye, iki devletin aynı fırsata bakıp nasıl iki farklı karar verdiği ve bu kararların yirmi yıl sonra dünyayı nasıl iki kampa ayırdığıdır: pazarın sahibi olanlar ve pazara müşteri olanlar.	Birinci adım: Almanya parayı tüketiciye verdi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gunese-kim-sahip-olabilir-H1617377.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617376</no>
    <tarih>2026-09-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rusya neyi hedefliyor?</baslik>
    <metin>	Moskova'nın son kararı, yabancı sermayenin Rusya'daki geleceğinin artık yalnızca şirketlerin vereceği ticari kararlara bağlı olmadığını gösteriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in imzaladığı kararnameyle, İsviçre merkezli bir gıda üreticisi ile Fransa merkezli büyük bir perakende şirketinin Rusya'daki işletmeleri geçici yönetime alındı. Bu kararla birlikte işletmeler üzerindeki yönetim yetkisi Rusya'nın belirlediği bir yapıya geçti.	 	Burada hukuki açıdan önemli bir ayrım var. Şu aşamada mülkiyetin değiştiği açıklanmış değil. Değişen, Rusya'daki işletmeler üzerinde yönetim yetkisinin başka bir yapıya verilmesi. İsviçreli şirket de 21 Eylül'de Rusya'daki ticari faaliyetlerini sürdüreceğini açıkladı. Fakat yönetim yetkisinin el değiştirmesi, mülkiyet değişmese bile şirketin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rusya-neyi-hedefliyor-H1617376.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617307</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump mutlu ise Müslümanlar mutlu olamaz</baslik>
    <metin>6 Ağustos'ta ajanslara, 'Sayın Erdoğan'ın, Suudi Arabistan'a günübirlik ziyaret gerçekleştireceği' haberi düştü.  7 Ağustos 2026 Cuma günü gazeteler, televizyonlar Sayın Erdoğan, Prens Selman ve Şahbaz Şerif'in Kabe'de Cuma Namazı pozları ile imzaladıkları Mekke Anlaşması poz ve haberlerini verdiler.Böylesi büyük bir olay 24 saat içinde gerçekleşiyor. Kimsenin haberi yok. Haliyle herkes şaşkın!Tabi iktidarımız bu anlaşmayı, İslam dünyası için büyük bir adım olarak bu anlaşmayı duyurdu.Yandaş medya ve İslamcı fenomenler, 'İşte bu! Nihayet ümmet birleşiyor, artık İslam NATO'su kuruldu, artık ABD düşünsün, İsrail korksun' gibi akla, mantığa sığmayan yorumlarla bir gövde gösterisi yaptılar.İşin ilginci! Muhalefetten de doğru dürüst bir duruş göremedik.  Bana göre! En başından beri ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trump-mutlu-ise-muslumanlar-mutlu-olamaz-H1617307.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617302</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Berlin’de Elif Eralp rüzgârı</baslik>
    <metin>	Bildiğiniz gibi, Almanya'da özellikle Berlin'de Türkiye kökenlilerin diğer göçmenlere göre ezici bir çoğunluğu vardır. Eyalet parlamentosu ve ilçe seçimlerinde 10 aday meclise girmeyi başardı. 20 Eylül'de gerçekleşen seçimde Sol Parti (Die Linke) en yüksek ikinci oy oranına ulaştı. SPD'nin önceki seçimlere göre oy kaybetmesi beklenmiyordu. 	Berlin siyasetinde konut ve kira maliyetlerinin yanı sıra partilerin seçmen nezdindeki konumları da seçim kampanyasını öne çıkaran başlıklar arasında yer aldı. 29 aday arasından Eyalet parlamentosuna girmeye hak kazanan 10 aday gurbetçilerimiz için çok önemli. Annesi Adanalı sosyal danışman. Babası Kayserili bir doktor. Münih doğumlu olan Elif Eralp, 12 Eylül darbesinden sonra siyasi sığınmacı olarak ülkeden ayrılmış bir ailenin kızı. Hamburg'ta ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/berlinde-elif-eralp-ruzgari-H1617302.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617296</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gizlemek küfrün özelliğidir</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 21.09.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ehl-i Beyt külliyatını kaleme alırken hayatını incelediğimiz her imamın gizlendiğini okuduk. Batılın hakkı gizleme gayretinin sayısız örneğine şahit olduk. 	İktidar ellerinden gitmesin diye babadan oğula geçen saltanata sahip çıkan Emeviler ve Abbasiler, hilafet hakkı olan masum imamları gizlemiş, halkın nazarında küçük düşürmeye çalışmış ve maalesef bunda da başarılı olmuşlardır.	Çok acı ama güce ve paraya iman etmiş ümmet, dünyalık değerleri hakka tercih etmiştir.	İslam tarihindeki gizleme, esasen Ehl-i Beyt'in başı Hz. Peygamber'le başlar.	Cenab-ı Hak'kın emri ile 3 yıl gizli bir şekilde süren davet döneminin ardından gelen "önce yakın akraba ve hısımlarını ahiret azabı ile korkut" emri il...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gizlemek-kufrun-ozelligidir-H1617296.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617291</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Refah, adalet ve gelecek kaygısının gölgesinde Türkiye’nin mutsuzluk tablosu</baslik>
    <metin>	Birleşmiş Milletler desteğiyle Gallup Dünya Anketi verileri doğrultusunda her yıl yayımlanan Dünya Mutluluk Raporu (World Happiness Report), küresel düzeyde toplumların refah düzeyini, yaşam doyumunu ve genel memnuniyet algısını ortaya koyan en kapsamlı araştırmalardan biridir. 	2026 yılı rapor verileri incelendiğinde, İskandinav ve Kuzey Avrupa ülkelerinin zirvedeki ağırlıklarını koruduğu görülmektedir. 	Finlandiya, 10 üzerinden yaklaşık 7,8 puan toplayarak üst üste dokuzuncu kez dünyanın en mutlu ülkesi unvanını elde etmiştir. 	İzlanda ve Danimarka 7,5 puan bandıyla lideri takip ederken; İsveç 7,3, Norveç ve Hollanda ise 7,2 puanlık dereceleriyle vatandaşlarına yüksek kalitede bir yaşam sunduklarını teyit etmiştir.	Madalyonun diğer tarafında yer alan Türkiye tablosu is...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/refah-adalet-ve-gelecek-kaygisinin-golgesinde-turkiyenin-mutsuzluk-tablosu-H1617291.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617265</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Plana uygun felaket</baslik>
    <metin>	Christopher Nolan'ın 2008 yapımı Batman: The Dark Knight filminde bir sahne vardır. Gotham'ın umudu bir savcıdır: Harvey Dent. Dürüst, cesur, mafyanın korkulu rüyası. Halk ona "beyaz şövalye" der. Karşısında Joker vardır. Adı yok, geçmişi yok. Yüzünde bıçakla oyulmuş bir sırıtış. Parayla işi yoktur; mafyadan aldığı dolar yığınını ateşe verir. Tek derdi, medeniyetin ne kadar ince bir cila olduğunu göstermektir. Joker, Harvey'in sevdiği kadını bir patlamada öldürür. Harvey'in yüzünün yarısı yanar. Sonra hemşire kılığında hastane odasına girer, yatağın başına oturur ve fısıldar:	"Nobody panics when things go according to plan. Even if the plan is horrifying."	"Her şey plana uygun gittiğinde kimse paniğe kapılmaz. Plan korkunç olsa bile."	Joker deli değildir. İnsanı çok iyi tanı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/plana-uygun-felaket-H1617265.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617253</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkler Anadolu’ya 1071’de geldi yalanı!</baslik>
    <metin>Ey gelecek nesil ve bu neslin asil Türk çocukları!Sizlerin asla unutmaması ve unutulmaması gereken bir hakikat vardır.Bu aziz vatan toprakları, yani Anadolu coğrafyası, sadece biz Türklere aittir.Sadece Çatalhöyük'teki arkeolojik bulgular bile, yüce Türk varlığımızın 10 bin yıldan daha uzun bir süredir buralarda bulunduğunu kanıtlamaktadır.(Nisan 2005 İstanbul Teknik Üniversitesi Konferans Salonu- Prof. Dr. Erich Feigl- Avusturya Devlet Onur Nişanı Sahibi)Türklerin M.Ö 13 bin yılında Anadolu'ya gelip, Anadolu'da kadim bir medeniyet ve uygarlık inşa etmeye başladığı, artık gizlenemez bir hakikat olarak gün yüzüne çıkmıştır.Ayrıca Ön Türkler Anadolu'ya göçebe olarak değil, göçmen olarak gelmişlerdir.Bu husus kasıtlı olarak ve maalesef bizdenmiş gibi gözüken gizli ajan kalemlerc...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkler-anadoluya-1071de-geldi-yalani-H1617253.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617251</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye stagflasyona mı gidiyor?</baslik>
    <metin>Ekonomide bazı dönemler vardır; tek bir rakama bakarak tabloyu anlamak mümkün değildir. Büyüme rakamına bakarsınız ekonomi büyüyor görünür, enflasyona bakarsınız fiyatlar hızla yükseliyor, sanayiye baktığınızda ise üretimin zorlandığını görürsünüz.Türkiye bugün tam da böyle bir tabloyla karşı karşıya.Ekonomi literatüründe yüksek enflasyonun ekonomik durgunlukla birlikte görülmesine stagflasyon deniliyor. Kelime, "stagnation" yani durgunluk ile "inflation" yani enflasyon kavramlarının birleşmesinden oluşuyor.Türkiye'nin teknik anlamda stagflasyona girdiğini söylemek için henüz erken olabilir. Çünkü ekonomi küçülmüyor. Ancak son veriler, stagflasyon riskinin üzerinde ciddi biçimde düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.TÜİK verilerine göre Ağustos 2026'da yıllık tüketici enflasyonu %31,51...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-stagflasyona-mi-gidiyor-H1617251.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617249</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gönül dostlarıyla yolculuk güzel</baslik>
    <metin>Değerli dostlar,Kutsal topraklardan döndük. Fakat insan böyle bir yolculuktan dönerken yalnızca memleketine dönmüyor; beraberinde nice hatıralar, nice duygular ve nice muhasebeler de getiriyor.Dünkü yazımızda Kâbe'nin gönlümüzde bıraktığı izlerden ve bu duyguların mısralara nasıl döküldüğünden söz etmiştik. Bugün ise aynı yolculuğun başka bir güzelliği üzerinde durmak istiyorum:Yol arkadaşlığı-Çünkü bazı yollar tek başına yürünmez. Hele gidilen yol, Beytullah'a giden kutsal bir yol ise-İnsan, hayatının her döneminde başkalarına ihtiyaç duyan bir varlıktır. Doğduğu andan itibaren anne ve babasına, büyüdükçe ailesine, dostlarına, çevresine ve toplumuna muhtaçtır. Allah insanı başıboş ve yalnız yaşaması için değil, birbirine destek olan bir toplumun içinde yaşaması için ya...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gonul-dostlariyla-yolculuk-guzel-H1617249.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617240</no>
    <tarih>2026-09-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz’deki savaş Anadolu’daki tarlaya nasıl ulaşıyor?</baslik>
    <metin>	İlk bakışta binlerce kilometre uzakta yaşanan bir savaşın bizim tarlamızla, pazarımızla, mutfağımızla ne ilgisi olabilir diye düşünebilirsiniz. Oysa çok ilgisi var. Bugün dünyada enerji yolları ile ülkelerin ekonomileri birbirinden ayrı düşünülemez. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan her gerilim petrol piyasalarını etkiliyor. Yemen'deki çatışmaların Babülmendep'e doğru genişlemesi ise Kızıldeniz üzerinden yürüyen ticareti ve enerji taşımacılığını tehdit ediyor. Yani ateşin çapı büyüdükçe faturası da büyüyor. Ve o fatura yalnızca savaşan ülkelere çıkmıyor. Türkiye de ödüyor. Hürmüz'de veya Babülmendep'te güvenlik riski arttığında enerji arzı ve taşımacılığı bundan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş de Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerde akaryakıt fiyatlarına yansıyor. Sonrası zi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzdeki-savas-anadoludaki-tarlaya-nasil-ulasiyor-H1617240.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617227</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB dışarıda büyüyor, içeride çözülüyor mu?</baslik>
    <metin>Avrupa Birliği'nin haritası büyümeyebilir. Fakat Avrupa'nın çevresinde kurduğu alan genişliyor. Ukrayna'dan Güney Kafkasya'ya, Karadeniz'den Hazar'a ve Orta Asya'ya uzanan bağlantılar, Avrupa'nın ekonomik ve güvenlik ilişkilerinin üyelik sınırlarının ötesine taşındığını gösteriyor. Savunma alanında da benzer bir hareket var. Avrupa ülkeleri savunma kapasitelerini artırıyor, ortak tedarik imkanlarını geliştiriyor ve savunma sanayilerinde daha fazla iş birliği arıyor.	 	Fakat Avrupa'nın hikayesi yalnızca dışarıya doğru genişleyen ilişkilerden ibaret değil. Birliğin kendi içinde de Avrupa bütünleşmesinin nasıl devam edeceği tartışılıyor. Bazı siyasi hareketler Brüksel'in yetkilerinin sınırlandırılmasını, ulusal karar alma yetkisinin güçlendirilmesini ve Avrupa bütünleşmesinin yeniden ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ab-disarida-buyuyor-iceride-cozuluyor-mu-H1617227.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617226</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Son gelen öder: Bir yatırımcı hikayesi</baslik>
    <metin>	17 Eylül 2026 sabahı yüz binlerce insan, telefonundaki fon uygulamasını açtığında aynı uyarıyla karşılaştı: İşlem yapılamıyor. Sermaye Piyasası Kurulu, 7 portföy yönetim şirketinin tüm yatırım fonlarını alım ve satıma kapattı ve bu şirketlere ait 130 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Kaynağa göre değişen rakamlarla, bu fonlarda yaklaşık 826-891 milyar TL para ve 353 binden 514 bine kadar yatırımcı bulunuyor.	Ekranlarda "likidite", "temerrüt", "fiili dolaşım" gibi kelimeler dönüp duruyor. Ama bu ifadeler arasında halkımızın kafası iyice karışıyor. O yüzden borsayı bir kenara bırakıp bir kasabaya gidelim.	Bir kasaba, bir bahçe, bir ortaklık	Kasabada bir bahçe var, bin kilo elması var. Ama bahçenin sahibi pazara yalnızca yüz kilo götürüyor, kalan dokuz yüz kiloyu deposunda ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/son-gelen-oder-bir-yatirimci-hikayesi-H1617226.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617201</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Ali'den sabır ve adalet örnekleri</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 23.09.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	İmam Ali (a.s.) ömrünün son günlerinde şu meşhur duayı buyurmuştur: "Allah'ım! Ben, onlardan bunun (Kur'an'ın) içindekileri yapmalarını istedim. Ancak onlar, Bana mani oldular. Ben, onlardan bıktım, onlar da Benden bıktılar. Ben, onlara buğzettim. Onlar da, bana buğzettiler. Onlara, Benden daha şerlisini, Bana da, onlardan daha hayırlısını nasip et."	Hakikaten bu duadan üç gün sonra şehit edilmiştir.	Ümmeti İslam çizgisinde tutabilmek için çok mücadeleler vermiş, çilelere katlanmış ve sabretmiştir.	Hz. Ali, hilafet hakkı olduğu halde, Şıkşıkiye Hutbesi'nde buyurduğu gibi, 'İslam yok olup gitmesin' diye susmuştur.	Yine Haricilerin kendisi ile savaşacaklarını bilmesine rağmen onlar harekete geç...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-aliden-sabir-ve-adalet-ornekleri-H1617201.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617200</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Memleketten manzaralar</baslik>
    <metin>	Kelimeler lime lime anlamlar altüst olmuş	Gülistanda gül dalına kara kargalar konmuş	Sözü geçenler vazgeçmişler sohbetten sözden	Sözden anlamayanlar çığ gibi- İşte bu yüzden	Arsızlığa yüz verenler hayli yükseklerdeler	Günde söyledikleri yalan tüm toplumu gerer	Germek ne kelime, dokunduğu her dağı deler	Elinde nifak eleği bütün bir halkı eler	İnsaf, idrak ve merhamet göç etmişler hayattan	Açgözlüler mal topluyor azade her kayıttan	Kanun, kural, ilke, ölçü- Sadece halka işler	İmtiyazlı zümrelere serbest, gidiş gelişler	Develeri hamutuyla götüren götürene	Bir de teşvik veriliyor ton işi götürene	Barınmada bürünmede beslenmede sondayız	Yoksullukta yolsuzlukta yasaklarda ondayız	Millete kan kusturanlar milletin tepesinde	Siyaset esnafı toptan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/memleketten-manzaralar-H1617200.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617192</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sırrı Sakık’a cevabı Putin verdi</baslik>
    <metin>Gerek birinci ve gerekse şimdiki son saçılım sürecinde AKP'nin muhatap aldığı zihniyet (Bebek Katili, HDP-DEM, KCK, Kandil) 'Kürtçe kırmızıçizgimiz, Kürtçe resmi dil olmalı' söylemlerini hep sıcak tuttu.Şimdi bu güruha Cumhur ittifakının ortağı HÜDA PAR da katıldı. AKP ve CHP'den de benzer sesler çıkıyor.Sahi bunların derdi 'Kürtçe mi?' Tabii ki hayır. Bu coğrafyada dil birliğinin ulusal birliğin, devlet varlık ve bütünlüğünün temellerinden biri olduğunu hepsi çok iyi biliyor.Hedefleri bu birliği, bu bütünlüğü bozmak. 'Türk Milleti' kavramının içini boşaltmak. Milleti karşı karşıya getirmek.Sırrı Sakık'ı tanır mısınız?Yıllardır devletten vekil maaşı alıp, devlet koruması ve kanuni dokunulmazlık ile Kürt kafatasçılığı yapan, faşistlik yapan. Devlet ve milletimize hakaret eden bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sirri-sakika-cevabi-putin-verdi-H1617192.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617170</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz’den Babülmendep’e: Bölgeyi mezhep savaşına kim sürüklüyor?</baslik>
    <metin>	Ortadoğu yine tehlikeli bir eşikte. Üstelik bu defa mesele yalnızca İran-İsrail gerilimi, Yemen'deki savaş veya enerji yolları değil. İslam dünyasının en hassas noktalarından biri olan Mekke üzerinden yeni bir tartışma başlatılmış durumda. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 15 Eylül gecesi Mekke'nin güneyinde, kutsal şehrin yasak hava sahasına girmeden bir İHA'nın düşürüldüğünü ve bunun Husilere ait olduğunu açıkladı. Husiler ise suçlamayı kesin bir dille reddetti. Husi lideri Abdülmelik el-Husi, Mekke'nin hedef alındığı iddiasını "ağır bir yalan" olarak nitelendirdi. Ardından Yemen'de geniş katılımlı gösteriler düzenlendi. Sana başta olmak üzere birçok şehirde meydanlara çıkan Yemenliler, Mekke'yi hedef aldıkları iddiasını reddederken Mekke ve Medine'nin kendileri için de dokunul...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzden-babulmendepe-bolgeyi-mezhep-savasina-kim-surukluyor-H1617170.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617169</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik</baslik>
    <metin>Değerli dostlar, birkaç gündür bu köşede sizlerle buluşamadık. Bunun elbette bir sebebi vardı. Umre ibadetimizi yerine getirmek üzere kısa bir süreliğine kutsal topraklara gittik. Şimdi ise gönlümüzde tarifsiz duygular, dilimizde dualar ve hafızamızda unutulmaz hatıralarla memlekete döndük.İnsan bazı yolculuklardan döner ama aslında aynı insan olarak dönmez. Hele gidilen yer Mekke-i Mükerreme, ziyaret edilen yer Beytullah ise-Kâbe'yi ilk gördüğünüz anda kelimeler yetersiz kalıyor. İnsan, yıllarca hakkında konuştuğu, yönünü döndüğü, namazlarında kıble edindiği o mukaddes mabedin karşısında kendi küçüklüğünü; Allah'ın rahmet ve kudretini ise daha derinden hissediyor.Umre, sadece bir yolculuk değildir. Bedenin Kâbe'ye, gönlün ise Rabbine yönelişidir. Tavafın her dönüşünde insanın ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kabeden-donduk-gonulden-donemedik-H1617169.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617167</no>
    <tarih>2026-09-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD'nin savaş suçları, İran'ın masadaki şartları ve Hürmüz kilidi</baslik>
    <metin>	ABD ve İran arasında bir süredir devam eden sıcak çatışmalar, müzakere arayışları, karşılıklı şartlar ve bölgeyi sarsan ağır sivil kayıpların gölgesinde yeni bir safhaya taşındı. 	Tahran yönetimi Washington'ın hamlelerine sert bir diplomatik ve askeri dirençle yanıt verirken, uluslararası kamuoyunun gözü bölgeden gelen kriz haberlerine ve Birleşmiş Milletler'in (BM) yayımladığı çarpıcı tespitlere çevrilmiş durumda.	Boğaz'da saldırı senaryoları ve BM raporunda ABD'ye yönelik suçlamalar 	İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın belirlediği güzergahın dışında seyrederken saldırıya uğrayan üç gemiyle ilgili gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. 	Bekayi, söz konusu gemilerin vurulmasının ardından ortada henüz kanıt niteliğinde bir belge bulu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-savas-suclari-iranin-masadaki-sartlari-ve-hurmuz-kilidi-H1617167.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617143</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ehl-i Beyt-2</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 24.06.2015 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt, iki kapak arasında emirleri ve yasakları ile yazılı Kur'an-ı Kerim'in müşahhas örneklere dökülmüş halidir.	Ehl-i Beyt, yaşayan Kur'an numuneleridir. Kur'an-ı Kerim'de namaz, oruç, zekât, hac emredilir.   	Bunların nasıl yapılacağı ise Hz. Peygamber'in uygulamalarında ve ondan sonra da "Ehl-i Beyt'im" dediği Hz. Fatıma'nın, Hz. Ali'nin, Hz. Hasan'ın, Hz. Hüseyin'in hayatlarından öğrenilir. 	Bu sebeple Hz. Peygamber mübarek hadislerinde Ehl-i Beyt'i işaret buyurmuştur. 	Sabır, kanaat, tefekkür, tevekkül gibi güzel ahlak halleri Ehl-i Beyt'e bakılarak hayata geçirilir. Onları Allah sevmiş, seçmiş ve ümmete rehber kılmıştır. 	Meveddet ayetine göre, Ehl-i Beyt'i sevmek bizlere de f...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ehl-i-beyt-2-H1617143.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617142</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mezhep tetikçilerine cevabı Yemen halkı verdi</baslik>
    <metin>Suudi Arabistan'ın iddialarına karşı Yemen'de başta Sana olmak üzere Saada, Amran, Hacce, Hudeyde, Mahvit, Zimar, Beyda, İbb, Marib, Cevf, Dali ve başka kentlerde milyonlarca Müslüman meydanlara çıkarak bu alçak iftiraya:'Ey Kâbe'nin Rabbi, bu yalana karşı sessiz kalmayacağız.Mekke ve Medine Yemenlilerin kalbindedir-Mekke ve İslami kutsallar için canımızı ve kanımızı veririz.Mekke'yi kanımızla feda ederiz, onu savunmaktan geri durmayız.Mekke'nin kutsallığı yalan ve saptırmaya izin vermez.Yemen, iman ve hikmet ülkesidir; Kâbe'nin güvenlik supabıdır. Suudi Al-i Suud, Kâbe'nin ve bütün kutsalların düşmanıdır.Gazze, hâlâ sizinleyiz; onlar dönerse biz de döneriz."Cihad, cihad! Haydi cihada!Allah'ım, ne büyük zafer; sana şükretmemizi nasip et.Ey yalanı duyan, iman sözünü di...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mezhep-tetikcilerine-cevabi-yemen-halki-verdi-H1617142.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617140</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yapay zeka  Bilgisayar mühendisliği</baslik>
    <metin>Geçenlerde bir arkadaşla hasbihal ederken bu konudaki görüşlerimi paylaştım. Arkadaş, bunu bir yazı haline getirmemi tavsiye etti. Ben de bu tavsiyeye uydum.2020'nin ortalarında pandemi ile birlikte online eğitimler, E-ticaret oldukça önce çıktı. Bu da bu sistemlerin alt yapısı olan bilgisayar mühendisliğinin popülaritesini artırdı. Hem iç hem dış piyasada bilgisayar ve yazılım mühendislerine talep inanılmaz arttı. O dönemde YKS'de bilgisayar mühendisliği puanı gözde üniversitelerde birinci sıraya yerleşti. Son birkaç yıl içinde yapay zekanın yaygınlaşması ve özellikle yazılım geliştirme alanında önemli bir yardımcı haline gelmesi, yazılım üretici firma sahiplerinin gözünü de açtı. Artık tecrübeli bir yazılımcının yanına yeni mezun acemi birkaç yazılımcı almak yerine, yapay zeka araçla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yapay-zeka-bilgisayar-muhendisligi-H1617140.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617135</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ercan Özyer</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ercan-ozyer-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünyanın gündemi fokur fokur!</baslik>
    <metin>	Bugün insan, biraz olsun rahatlamak için bir köşeye oturup gördüklerini ve düşündüklerini kâğıda dökmek istese, ister istemez nereden başlayacağını şaşırabilir.	Çünkü sorunlarımız gerçekten çok fazla.	Başta işsizlik geliyor. Bir tarafta iş arayan, geleceği konusunda kaygı duyan insanlar var; diğer tarafta ise "İşsizlik yok" diyenler- Hatta "İnsanlar iş beğenmiyor" şeklinde değerlendirmeler yapan geniş bir kesim de bulunuyor.	Peki ya dünyanın gündemi?	Dünya adeta fokur fokur kaynayan ve her an taşabilecek bir tencereyi andırıyor. Gelişmeleri takip etmek artık 24 saate bile sığmıyor. Her saat, hatta neredeyse her dakika yeni bir gelişme yaşanıyor.	Ekonomiden siyasete, savaşlardan göç hareketlerine, enerjiden teknolojiye kadar birbirinden farklı pek çok başlık aynı anda...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunyanin-gundemi-fokur-fokur-H1617135.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617133</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye'nin enerji bağımsızlığı üzerine: Yirmi yıl sonrasının hesabı</baslik>
    <metin>	20 yıl sonra deyince gelecekte enerjiyi nereden elde edebiliriz diye düşünüyoruz demektir. O zaman tek tek bakalım.	Hidrojen: Kaynak değil, taşıyıcı	Hidrojen hakkında Türkiye'de dolaşan söylemin çoğu 2021'de kalmış; arada sektör bir enkaz alanına dönüştü. Önce fiziği anlatalım. Hidrojen bir enerji kaynağı değil, enerji taşıyıcısıdır. Yerin altında hidrojen yatağı yok; suyu elektrikle ayrıştırarak üretiyorsunuz ve bir kilogram için yaklaşık 52 kilovatsaat elektrik gidiyor. Yani hidrojen gaz halinde bir bataryadır ve dönüşümde kaybınız büyüktür. Bu yüzden tek mantıklı kullanım alanı elektriğin doğrudan gidemediği yerlerdir: çimento fırınındaki 1450 derece, çelikte cevherin doğrudan indirgenmesi, gübrede amonyak sentezi, denizcilik. Birinci yazıda "elektrifikasyonun sınırı" diye iş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-enerji-bagimsizligi-uzerine-yirmi-yil-sonrasinin-hesabi-H1617133.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617130</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump’tan söylemde ‘barış’, eylemde ‘savaş’ adımları</baslik>
    <metin>	Küresel siyasette söylem ile eylem arasındaki mesafe hiç bu kadar açılmamıştı. 	ABD Başkanı Trump, kamuoyu önünde Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirme vaatleri verip kendisini bir "barış elçisi" olarak konumlandırırken, sahada atılan askeri, ekonomik ve stratejik adımlar bambaşka bir gerçeğe işaret ediyor. 	Doğu Avrupa'dan Arktik bölgesine kadar uzanan geniş bir hat üzerinde yürütülen hamleler, Washington'ın masada Barış'ı zikrederken sahada çatışma dinamiklerini körüklediğini ve savaşı genişletme potansiyeli taşıyan bir strateji izlediğini gözler önüne seriyor.	Ukrayna'ya dev silah paketi ve Avrupa'da yeni üsler	ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Ukrayna'nın hava savunma kapasitesini geliştirmek amacıyla onayladığı 2,68 milyar dolarlık dev askeri satış paketi, Washington'ın ger...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trumptan-soylemde-baris-eylemde-savas-adimlari-H1617130.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617123</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Öğrencim mi, vekilim mi kıymetli?</baslik>
    <metin>	Başlık ilk bakışta biraz sıra dışı gelebilir, farkındayım. Fakat bazen bir derdi görünür kılmak için cümleleri kalıpların dışına çıkarmak gerekir.		Sorum net: Bu ülkenin geleceğini sırtlayacak öğrenciler mi daha kıymetli, yoksa onların adına karar mekanizmasında oturan milletvekilleri mi?		Elbette vekillerimiz halkın temsilcisi olarak kıymetli bir görev ifa ediyor. Ancak meseleye bir okul kantini ile Meclis lokantasındaki su ve ayran fiyatı üzerinden bakarsak, neyi kastettiğim çok daha net anlaşılacaktır.		Devletimiz, öğrencilerin beslenmesine katkı sunmak amacıyla 2 bin liralık kantin desteği veriyor. Ailenin üzerindeki yükü hafifletmeyi ve bir çocuğun okula aç girmesini engellemeyi hedefleyen son derece kıymetli bir adım.		Fakat tam da burada durup sormak gerek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ogrencim-mi-vekilim-mi-kiymetli-H1617123.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617116</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zaman hırsızları</baslik>
    <metin>	Yitirdiğiniz bir malı yerine koyabilirsiniz.	Kaybettiğiniz parayı yeniden kazanabilirsiniz.	Sağlığınızı koruyabilirsiniz.	Ancak "zaman" denilen yaşam süresini geri alamazsınız.	Yirmi yılı aşkın bir süredir zamanımızı çalıyorlar. Bu kadar zengin ve öz kaynakları olan bir ülkede ne yazıkki bugün-yarın daha iyi olacak diyerek zamanımızı çalıyorlar. Beceriksiz kadrolar sadece zamanımızı değil, geleceğimizi de çalmakla meşguller.	Ülkenin giderek fakirleşmesi, zeytininden meyvesine, verimine bakılmaksızın toprakların yandaşlara peşkeş çekilmesi, orman arazilerinin yakılarak veya orman vasfını yitirmiş yerler olarak adlandırılıp satılması, güzelim kıyılara yazlıklar ve tatil köyleri yapılması kaybedilen zamanın ve geleceğin göstergesidir. 	Kaybeden sadece biz değiliz. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zaman-hirsizlari-H1617116.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616921</no>
    <tarih>2026-09-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Tüzel</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-tuzel.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dalgalara meydan okuyan yaşayan efsane: Nava#8209;#536;coal#259; Mircea</baslik>
    <metin>	Romanya'nın Dünya Denizlerindeki Beyaz Yelkenli Diplomatı.		Açık denizlerde modern çelik zırhlıların, radar kubbelerinin ve nükleer itki sistemlerinin hüküm sürdüğü bir çağda, ufuk çizgisinde bembeyaz 23 yelkenini rüzgârla doldurup,  yükselen 44 metrelik üç görkemli direğiyle bir silüet belirdiğinde zaman adeta durur. Denizci içgüdüsü önce rüzgârın yönünü tartar, ardından bu asil silüetin ruhunu okur. Bu görkemli silüet, yalnızca bir eğitim platformu değil, denizcilik tarihinin altın çağından günümüze uzanan yaşayan bir anıt, Romanya Deniz Kuvvetleri'nin iftihar kaynağı ve okyanuslarda sürdürülebilir Romanya'yı temsil eden kadim bir elçi olan "Nava#8209;#536;coal#259; Mircea"dır.		Mircea adının taşıdığı asil miras	Mircea, adını 1386-1418 yılları arasında Eflak ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dalgalara-meydan-okuyan-yasayan-efsane-nava8209536coal259-mircea-H1616921.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617115</no>
    <tarih>2026-09-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tuzak</baslik>
    <metin>	Çocukluğumdan bu yana hayatımın önemli bir bölümü dağda, denizde, ormanda geçti. Ormanlarda, su kenarlarında dağlarda kamplar yaptık.  Bu süreçte savunmasız hayvanlara tuzak kurmanın, onları sapan veya tüfekle avlamanın, zıpkınla vurmanın doğru olmadığını düşünmüşümdür. 	Bizim sapanlarımız teneke kutulara nişan almak için yapılırdı. Dallardan özene-bezene yaptığımız ok ve yaylar hedefler içindi. Hiç kuş avlamadım. Bir defa saroz körfezinde bir arkadaşıma uyarak girdiğim suda zıpkınla tek bir atış yaptım. Vurduğum balık için duyduğum pişmanlık hala içimde uktedir.  Kum zeminde yürüyen kırmızı bir balığı vurmuştum. Öylesine bir kanat açtı ki, güzelliği karşısında dehşete kapıldım.  Arkadaşımla birlikte eve dönerken balıkpazarına uğrayıp tanımadığımız bu balığın cinsini sormuştuk.  Den...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tuzak-H1617115.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617065</no>
    <tarih>2026-09-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sahi Mekke, Kabe sizin için önemli mi?</baslik>
    <metin>Edindiğim bilgilere göre Suudi Arabistan'ın 13 idarî bölgesinden biri de Mekke Bölgesi. Başlıca şehirleri Mekke, Cidde ve Taif'tir.Taif'te Kral Fahd Hava Üssü, Cidde'de ise Kral Faysal Deniz Üssü ve Prens Abdullah Hava Üssü bulunmaktadır.Tüm bu üslerde ABD'li askerleri, askeri danışmanlar bulunmakta ve ortak askeri tatbikatlar yapmakta.Ayrıca bu bölgedeki hava üsleri Yemen'e yönelik saldırılarda yoğun bir şekilde kullanılmakta.Mekke bölgesi vuruldu mu? Neresi vuruldu? Kabe mi?İnsan eritme (Cemal Kaşıkçı) uzmanı Prens Selman yönetimi, Mekke'nin güneyinde bir Husi İHA'sının Suudi hava savunması tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Husiler kesin bir dil ile reddetti.Ama gel gör ki, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği, Pakistan, Katar Ürdün Kuveyt, Bahreyn, Malezya, Bangladeş gib...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sahi-mekke-kabe-sizin-icin-onemli-mi-H1617065.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617060</no>
    <tarih>2026-09-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ehl-i Beyt-1</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 23.06.2015 tarihli yazısıdır		Salât ve selam Peygamberimize (s.a.a.) ve O'nun Ehl-i Beyt'ine olsun. Zübde-i Kur'an olan Peygamberimiz, Veda Haccı'ndan dönerken ümmetine şu ikazda bulunmuştur:		"Size iki emanet bırakıyorum. Biri Allah'ın kitabı Kur'an diğeri Ehl-i Beyt'imdir. Bunlara sarıldığınız sürece hidayettesiniz."		Öyleyse hidayet kaynağı, Ehl-i Beyt'tir.Ehl-i Beyt Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hakk'ın (cc) doğru, temiz ve sevilmesi şart olarak buyurduğu Peygamber ailesidir.		Bazıları, Hz. Peygamberin hanımlarının veya Haşimoğullarının Ehl-i Beyt içine girdiğini iddia etseler de, Ehl-i Beyt Hamse-i Ali Aba hadisinde Hz. Peygamberin beyan buyurduğu şekliyle; Peygamberimiz, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. hasan ve Hz. Hüseyin efendi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ehl-i-beyt-1-H1617060.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617058</no>
    <tarih>2026-09-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke semalarında kirli oyun ve sahte bayrak operasyonları</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'da bölgesel güç dengelerini altüst etmeyi hedefleyen provokasyonlar yeniden sahneye sürülmektedir. 	Son dönemde Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Turki el-Maliki'nin "Mekke semalarında bir İHA tespit edilerek imha edildi" yönündeki açıklamaları, küresel basında geniş bir yankı uyandırmıştır. 	Saldırının arkasında Yemen'deki Husilerin yer aldığı iddiası üzerine Türkiye dâhil birçok ülkeden kınama mesajları yayımlanmıştır. 	Ancak iddiaların arka planı, askeri gerçeklikler ve aktörlerin stratejik hamleleri incelendiğinde, meselenin basit bir sivil hedef alma olayından ziyade derin bir "sahte bayrak" operasyonu ve "bölgesel savaşı körükleme" adımı olduğu görülmektedir.	Husiler, iddiaları sert bir dille yalanladı	Husilerin askeri sözcüsü Yah...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-semalarinda-kirli-oyun-ve-sahte-bayrak-operasyonlari-H1617058.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1617045</no>
    <tarih>2026-09-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye'nin enerji bağımsızlığı üzerine: Elektriği nereden üreteceğiz?</baslik>
    <metin>	Kömür ve linyit: en büyük yanlış anlama	Türkiye'de kömür tartışması tamamen yanlış bir varsayım üzerine kurulu: "kömür yerlidir." EPDK'nın Kasım 2025 sektör raporuna göre o ay lisanslı elektrik üretiminin yüzde 26,9'u ithal kömürden, yüzde 25,3'ü doğalgazdan, yüzde 12,7'si yerli linyitten, yüzde 12,3'ü hidrolikten geldi.	Yani sistemde tek başına en büyük kaynak ithal kömür ve yerli linyitin iki katından fazla. Türkiye taş kömüründe yüzde 90'ın üzerinde ithalata bağımlı; 2022'de kömür ithalat faturası 5,3 milyar dolarla rekor kırdı ve bir numaralı tedarikçi Rusya'ydı.	Bu tespit kömür hamlesini çöpe atmıyor; ona doğru adını veriyor. Yapılması gereken "kömüre yönelmek" değil: İthal kömürü yerli linyitle ikame etmek.	Bu yeni bir strateji arayışı değil; halihazırda yanan yüzd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-enerji-bagimsizligi-uzerine-elektrigi-nereden-uretecegiz-H1617045.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616986</no>
    <tarih>2026-09-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Allah’ın Sevgilisi merkez insandır</baslik>
    <metin>	Allah nasip etti; Peygamber Efendimizin hayatını anlatan Rahmeten Li'l Alemin adlı iki ciltlik bir eser yazdık.		Yine kaleme aldığımız Ehl-i Beyt Külliyatı ve gazete makalelerimizde üstünde durduğumuz temel bir mesele var. O da Peygamber Efendimizin merkez şahsiyet olmasıdır.		Öncelikle merkez olarak Peygamber Efendimizi -haşa- biz tayin etmedik. O'nu Allah tayin etti. Allah diyor ki: "Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik."		Bize de diyor ki: "O sizin için örnektir." "Ne alacaksanız O'ndan alacaksınız. Sakın ha kafanızı, kalbinizi sağa sola çevirmeyin. Direkt olarak O'na bakın alacağınız ne varsa o'ndan alın."		Allah'ın koyduğu bu ölçüyü, müşahhas ayeti bugün kalkmış birileri inkar ediyor. "O'na gerek yok. Şu da O'nun yerini tutar. Bu da O'nun yerini tutar" diyorlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/allahin-sevgilisi-merkez-insandir-H1616986.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616974</no>
    <tarih>2026-09-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Acemoğlu’nun dönüşümü: Aklın yolu bir</baslik>
    <metin>Daron Acemoğlu'nun son kitabı Hangi Liberal Demokrasi? (What Happened to Liberal Democracy?) bence bir kitap tanıtımından çok, bir düşünsel dönüşüm üzerinden okunmayı hak ediyor.Çünkü karşımızda artık yalnızca "kurumlar önemlidir" diyen Acemoğlu yok.Yıllarca kalkınmanın merkezine kapsayıcı kurumları, mülkiyet haklarını ve demokratik yapıları yerleştiren Acemoğlu, bugün çok daha temel bir noktaya gelmiş durumda: Bir ekonomik ve siyasal düzen geniş halk kesimlerine refah sağlayamıyorsa, çalışanları sistemin dışına itiyorsa ve serveti belirli ellerde yoğunlaştırıyorsa, kurumların varlığı tek başına yetmiyor.Yeni Acemoğlu tam olarak burada başlıyor.	Kurumlardan gelir dağılımınaAcemoğlu'nun düşünsel seyri dikkat çekici.Ulusların Düşüşü'nde temel mesele kapsayıcı ve sömürüc...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/acemoglunun-donusumu-aklin-yolu-bir-H1616974.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616973</no>
    <tarih>2026-09-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Neden korkuyorum ki!</baslik>
    <metin>Dünyada, bölgemizde, ülkemizde yaşadığımız durum ortada. Toplumun genelinde olduğu gibi bende de bir karamsarlık, umutsuzluk hatta korku var!Bugünlerde kendimi daha çok sorgulamaya başladım! Akın! Neden umutsuzluk içindesin? Neden korkuyorsun?Hayatında seni en çok korkutan şey nedir? Hastalık mı, yoksulluk mu, eşini, evladını kaybetmek mi, vefasızlık mı, dostlarının seni yalnız bırakması mı? Nedir hayatta seni korkutan şey ve şeyler?Bu korkun veya korkuların ne zaman başladı veya ne kadar zamandan beri korku içerisindesin?Peki, bu kadar korku ile nasıl ayakta kaldın? Seni ayakta tutan neydi?Anne-baban mı, ailen mi, dostların mı, imkanların mı?Neydi seni ayakta tutan?Samimi olmak gerekirse hiçbiri! Çünkü dönüp, hayata baktığımda hiç bir şeyin kontrolümde olmadığını görüyorum. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/neden-korkuyorum-ki-H1616973.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616960</no>
    <tarih>2026-09-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump yönetiminin çöküş senaryosu</baslik>
    <metin>	ABD iç politikasında ve dış ilişkilerinde eşi benzeri görülmemiş bir çalkantı yaşanıyor. 	Washington yönetiminin Orta Doğu'daki adımları, Amerikan kamuoyunda yükselen protestolar, devasa ekonomik maliyetler ve Kongre çatlaklarıyla birleşerek Trump iktidarını ciddi bir krizin eşiğine getirdi. 	ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İsrail politikasına ilişkin çıkışları, Hazine Bakanı Scott Bessent'a yönelik sokak ve meclis tepkileri, Savunma Bakanı Pete Hegseth hakkında istenen azil talebi ve Kongre Bütçe Ofisi'nin (CBO) yayımladığı sarsıcı rapor ve ABD kurumlarının önceki raporları, yaklaşan 3 Kasım seçimleri öncesinde yönetimin ne kadar zor durumda olduğunu gözler önüne seriyor.	Vance'in İsrail çıkışı ve seçmen desteğindeki hızlı erime	JD Vance, Washington'ın Orta Doğu dış p...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trump-yonetiminin-cokus-senaryosu-H1616960.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616925</no>
    <tarih>2026-09-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye'nin enerji bağımsızlığı üzerine: Enerji, elektrik demek değildir</baslik>
    <metin>	Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'nin çevresindeki enerji koridorlarını dört cephe halinde gezdik ve şu sonuca vardık: Türkiye o ağın merkezinde duruyor. Ama cevaplanmamış bir soru kalmıştı. Ağın merkezinde olmak, faturayı düşürüyor mu?	Cevap acı ve nettir: hayır.	Türkiye 2025'te enerji ithalatına 62 milyar dolar ödedi; 2022'de bu rakam 96 milyar dolarla cumhuriyet tarihinin rekoru olmuştu. Ve 2026'da rüzgâr yeniden tersine döndü: Brent petrol iki hafta içinde 85 dolardan 109 dolara sıçradı. Suudi tesislerine yapılan saldırının ardından Riyad Doğu-Batı hattını kapattı, İran Hürmüz üzerine açıklamalar yapıyor.	Bu geçici bir sıçrama değil. Orta Doğu'da savaş bitmiyor, Rusya-Ukrayna hattında kalıcı çözüm görünmüyor, yapay zekâ veri merkezleri talebi şişiriyor. Arz kırılgan, talep a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-enerji-bagimsizligi-uzerine-enerji-elektrik-demek-degildir-H1616925.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616923</no>
    <tarih>2026-09-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kanada'ya Avrupa kapısı açılıyor mu: AB neyin peşinde?</baslik>
    <metin>	Avrupa Birliği Kanada'ya yeni bir kapı açmak istedi. Fakat bu kapının anahtarı henüz Brüksel'in elinde bile değil.	 	Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in 16 Eylül'de Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada Kanada Başbakanı Mark Carney'ye, ülkesinin AB'nin ilk "ortak üyesi" olması için kapıyı açmak istediğini söylemesi bu nedenle sıradan bir diplomatik açıklama değildi. Kanada Başbakanı'nın da hazır bulunduğu konuşmada ortaya atılan öneri, Avrupa ile Kanada arasındaki ilişkilerin mevcut ticaret anlaşmalarının ötesine taşınabileceğini gösterdi. Fakat aynı anda Avrupa Birliği'nin kendi içinde cevaplaması gereken yeni bir soru ortaya çıktı: Avrupa kıtasının dışında bulunan bir ülkeyle ne kadar ileri bir ortaklık kurulabilir ve bunun kuralları nasıl belirlenebilir?	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kanadaya-avrupa-kapisi-aciliyor-mu-ab-neyin-pesinde-H1616923.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616901</no>
    <tarih>2026-09-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enflasyonu tetikleyen manevi sebepler olmasın!</baslik>
    <metin>Artık enflasyondan, enflasyonun sebeplerinden çok enflasyon rakamlarının gerçekliğini konuşur hale geldik.Haber bültenlerinde TÜİK'in, ENAG'ın, Merkez Bankası'nın, İTO'nun, TÜRK İŞ'in rakamları konuşuluyor.Düşünsenize! Devlet aynı devlet, millet aynı millet, pazar aynı pazar ama açıklanan enflasyon rakamları arasında uçurumlar var. Bu rakamlar bile ülkemiz ekonomisinin başıboş olduğunun ifadesidir.Enflasyon sadece rakamlardan ibaret değildir. Enflasyon kaynamayan tenceredir. Sağlıksız beslenmedir. Ertelenen temel ihtiyaçlardır. Ödenemeyen kiradır. Borçlanan ailelerdir ve geleceğe güvenini kaybeden insandır, toplumdur.Ya tek parti iktidarı! 2023'te enflasyon tek haneye düşecekti. Dolar tek haneli olacaktı. Faizde tek haneli olacaktı. Şimdi 2029'u bekleyin, diyorlar!Enflasyonun mad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enflasyonu-tetikleyen-manevi-sebepler-olmasin-H1616901.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616893</no>
    <tarih>2026-09-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk’e sahip çıkmak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 10.01.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	2012 senesini uluslararası 6 Ehl-i Beyt sempozyumu ile tamamladık. Bazı çevreler inkâr etseler de, Türk milletinin hamurkârı Alperenler eli ile yoğrulmuş İslam medeniyetidir, Ehl-i Beyt sevgisidir.  	2012 senesini üzeri örtülmüş bu sevda ateşini tekrar yakarak geçirdik. 2013 senesini ise, Milli Kahramanlara ayırdık. 	Güzel Anadolu'nun her karışında bir maneviyat büyüğü, bir kahraman yatıyor. Yapmak istediğimiz 1990'lı yıllarda ortaya koyduğumuz "dini bütünlüğümüz, milli bütünlüğümüzdür" görüşümüzü bugün de hayata geçirmektir. 	Türk milleti, Mustafa Kemal'in riyasetinde gerçekleştirdiği bağımsızlık mücadelesini bu iki değeri birleştirerek kazanmıştı. "Vatan işgaline karşı mücadele, kaynakların tal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturke-sahip-cikmak-H1616893.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616891</no>
    <tarih>2026-09-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye tarımında çöküşün perde arkası</baslik>
    <metin>	Türkiye tarımı; yapısal, ekonomik, çevresel ve sosyolojik darboğazların çemberinde tarihin en ağır krizlerinden birini yaşamaktadır. 	Yıllardır uygulanan küresel merkezli yanlış tarım politikaları, üretim altyapısını tahrip ederken Türk çiftçisini borç sarmalına sürüklemiş, tüketiciyi ise fahiş gıda fiyatlarıyla baş başa bırakmıştır. 	Veriler, tarımsal girdilerden üretici borçlarına, tarladan sofraya fiyat makasından yaşlanan çiftçi nüfusuna kadar sektörün her alanında alarm zillerinin çaldığını açıkça ortaya koymaktadır.	Tarımda yüksek maliyetler, borç sarmalı, derinleşen fiyat makası	Üretimin temel direği olan girdilerdeki fahiş fiyat artışları, çiftçinin belini bükmeye devam etmektedir. 	Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-tariminda-cokusun-perde-arkasi-H1616891.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616864</no>
    <tarih>2026-09-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Muz Cumhuriyeti</baslik>
    <metin>	Muz Cumhuriyeti tabirini, siyasi açıdan istikrarsız, ekonomisi bağımlı, dış güçlerin ve yabancı şirketlerin kontrolünde olan, yolsuzluğun ve zayıf yönetim yapılarının yaygın görüldüğü ülkeleri tanımlamak için kullanıldığımız küçümseyici bir siyasi terimdir. Bir aşağılama olarak kullanırız ve çoğumuz nereden geldiğini bilmeyiz.	Oysa bu tabirin gerçek bir hikâyesi var. Gerçek bir ülke, gerçek bir şirket ve gerçekten muz.	Otel odasından görülen manzara	1896'nın sonunda Honduras'ta, bir liman kasabasının otelinde, Amerika'da zimmetle aranan bir banka memuru saklanıyordu. Altı ay boyunca penceresinden aynı manzarayı izledi: rıhtıma yanaşan Amerikan vapurları, ülkenin içlerinden gelen muz yüklü trenler ve bütün bu trafiğin üstünde, adı hiçbir resmî belgede geçmeyen ama her şeye ka...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muz-cumhuriyeti-H1616864.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616863</no>
    <tarih>2026-09-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Brüksel'in yeni hesabı</baslik>
    <metin>	Brüksel'de önümüzdeki günlerde yapılacak tartışmanın görünen konusu Ursula von der Leyen'in Birliğin Durumu konuşması. Fakat Avrupa Parlamentosu'nda asıl dikkat edilmesi gereken konu, konuşmanın hangi başlıkları öne çıkaracağından biraz daha farklı. Parlamento'nun iki büyük siyasi grubu artık Avrupa'nın önündeki bazı temel sorunlara aynı yerden bakmıyor. Ekonomi, çevre ve göç politikası üzerinden yaşanan tartışma, Avrupa siyasetindeki daha geniş bir değişimin işaretlerini veriyor.	 	Avrupa Parlamentosu'nun en büyük siyasi grubu olan Avrupa Halk Partisi, yani EPP, merkez sağ ve Hristiyan Demokrat çizgideki partileri bir araya getiriyor. Almanya'daki CDU/CSU gibi partiler bu siyasi aile içinde yer alıyor. İkinci büyük grup olan Sosyalistler ve Demokratlar, yani Samp;D ise Avrupa s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/brukselin-yeni-hesabi-H1616863.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616852</no>
    <tarih>2026-09-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12-</baslik>
    <metin>Bir milletin varoluş mücadelesini anlatan bu yolculukta, Mondros'un ağır şartlarından başlayarak Anadolu'nun işgalini, milletin ayağa kalkışını, cephelerde verilen mücadeleyi, Sakarya'yı, Büyük Taarruz'u, Dumlupınar'ı ve İzmir'in kurtuluşunu hatırladık.Ardından askerî zaferin Mudanya ve Lozan'la siyasî ve hukukî bir zemine taşınmasına şahit olduk.Bütün bu gelişmeler bize aynı gerçeği gösteriyor:Büyük zaferler, bir anda ortaya çıkmaz.Bir zaferin arkasında yılların emeği, sabrı, fedakârlığı ve kararlılığı vardır.30 Ağustos'u anlamak da yalnızca o gün Dumlupınar'da yaşananları bilmekle mümkün değildir.O günün arkasında cephede canını ortaya koyan Mehmetçik vardı.Cephe gerisinde evladını vatan için uğurlayan anne vardı.Kağnısıyla cephane taşıyan Anadolu kadını vardı.Elindeki ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zaferden-emanete-30-agustosun-bize-biraktigi-sorumluluk-zafere-giden-kutlu-yol-12-H1616852.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616822</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Davutoğlu’na dava açanlar Cübbeli’ye de açacak mı?</baslik>
    <metin>Ahmet Davutoğlu 2021 yılında Elâzığ'da;  'Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti' sözlerini sarf etmiş.Ben ve Türkiye bu sözleri 5 yıl sonra öğrendik. Nasıl? 'Cumhurbaşkanına hakaret' başlığı ile açılan soruşturma ile.CübbeliA Milli Kadın Voleybol Takımı 2023'te Avrupa Şampiyonu oldu. Sayın Erdoğan, Milli Takımı Saray'da ağırladı ve tebrik etti.Milli Takımımız 2025'te Dünya 2'cisi oldu. Sayın Erdoğan sosyal medya hesabından 'A Millî Kadın Voleybol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum. Teşekkürler Filenin Sultanları" mesajını yayımladı.Milli Takımımız bu yıl önce Milletler Ligi şampiyonu oldu. Sayın Erdoğan, Filenin Sultanlarını şampiyonluk nedeniyle t...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/davutogluna-dava-acanlar-cubbeliye-de-acacak-mi-H1616822.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616813</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Akaryakıtta savaş bölgelerini sollayan zam dalgası</baslik>
    <metin>	Türkiye, son yılların en ağır ekonomik krizlerinden birini akaryakıt pompalarında tecrübe ediyor. 	15 Eylül 2026 itibarıyla motorin litresine yapılan 6,62 TL'lik son zam, sadece rakamları değiştirmekle kalmadı; Doğu illerimizde litresi 100 TL sınırına dayanan motorin, halkın ve üretim sektörünün belini büken devasa bir yük haline geldi. 	Gece yarısı tabelalara yansıyan bu artışla birlikte İstanbul'da 95,60 TL, Ankara'da 96,75 TL, İzmir'de 97,02 TL ve Doğu illerinde 98,47 TL seviyelerine ulaşan motorin fiyatları, benzinle arasındaki makası da 15 TL gibi tarihi bir farka çıkardı. 	Yılbaşından bu yana motorine gelen %76,3'lük zam, Türkiye'nin küresel ölçekte akaryakıt fiyatı en çok artan ülkelerden biri olduğunu gözler önüne seriyor.	Küresel krizler ve iç piyasadaki vergi k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/akaryakitta-savas-bolgelerini-sollayan-zam-dalgasi-H1616813.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616812</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk vatandır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 05.09.2017 tarihli yazısıdır.	Bayram arefesinde geniş bir katılımla gerçekleştirdiğimiz "Atatürk Vatandır" konulu sempozyumumuzun Türkiye'deki yanlışların düzeltilmesinde bir dönüm noktası olmasını diliyorum. 	İl il gezerek devam edeceğimiz bu sempozyumlar serisinin tertipleneceği her ilde, en az Trabzon ayağı kadar kalabalık olacağına inanıyorum. Mustafa Kemal'in Atatürk olarak Türk milletinin gönlüne yerleştiği büyük bir tarihi, düşünülmemiş yönleri ile anlatıyoruz.	Bir manada ezberleri bozuyoruz. İnsanımızın en büyük hatası dinlediklerini araştırmamak belki de? Yoksa Ehl-i Beyt soyundan gelen Mustafa Kemal Atatürk'e kimse "babası belli olmayan" sıfatını dedirtmezdi herhalde? 	İşin içine girdikçe, Atatürk'e dil uzatılmasının iki yönünü görüyoruz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-vatandir-H1616812.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616811</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Alaiddin Özkar</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/alaiddin-ozkar.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ahiliğin mirası, Kilis’in geleceği</baslik>
    <metin>Ahilik Haftası, yalnızca esnaf ve sanatkârlarımızın mesleki dayanışmasını hatırladığımız bir hafta değil; aynı zamanda ahlakı, dürüstlüğü, kardeşliği, yardımlaşmayı ve toplumsal dayanışmayı yeniden hatırladığımız önemli bir dönemdir.Şevket Memiler başkanlığındaki Kilis Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KESOB), Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hacı Mustafa Celkanlı tarafından düzenlenen Ahilik Haftası programına; Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Kilis Milletvekili Mustafa Demir, Belediye Başkanı Hakan Bilecen, , Esnaf oda başkanları, il Müdürleri ve öğrenciler katıldı.Biz de bu anlamlı programa, Ahilik Kültürü Jüri Özel Ödülü'ne layık görülen partimizin büyüklerinden İzzettin Kepekçi ile birlikte katıldık.Programda gerçekleştirilen sinevizyon gösterisinin ardından yapılan konuşmala...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ahiligin-mirasi-kilisin-gelecegi-H1616811.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616805</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11-</baslik>
    <metin>Millî Mücadele'nin yalnızca askerî ve siyasî yönlerini ele almak, bu büyük mücadelenin ruhunu anlamak için yeterli değildir.Çünkü Anadolu insanının hayatında din, vatan ve millet kavramları birbirinden tamamen kopuk değildi. İşgal yıllarında halkın moralinin ayakta tutulmasında, birlik ve beraberliğin sağlanmasında din adamlarının da önemli bir yeri vardı.Hocalar, müftüler, müderrisler ve şeyhler, halkın karşısına çıkarak vatanın savunulmasının önemini anlatıyor; işgale karşı direnme çağrıları yapıyorlardı. Nitekim Millî Mücadele lehine kamuoyu oluşmasında din adamlarının önemli roller üstlendiği, tarih araştırmalarında da ortaya konulmuştur.Bu durum bize önemli bir gerçeği gösterir: Millî Mücadele, toplumun bütün kesimlerinin kendi imkânlarıyla katkıda bulunduğu topyekûn bir mücadel...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/din-ve-vatan-milli-mucadelenin-manevi-cephesi-zafere-giden-kutlu-yol-11-H1616805.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616804</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’nin büyüme sorunu</baslik>
    <metin>Dünya ekonomisi 2026'nın son çeyreğine girerken savaşlara, enerji krizine, yüksek faizlere ve ticaret gerilimlerine rağmen büyümeye devam ediyor. Ancak ülkeler arasındaki büyüme farkları giderek daha önemli hâle geliyor.Bu yazının ana kaynağını oluşturan, 11 Eylül 2026 tarihli The Conference Board Global Economic Outlook çalışması, 2010-2037 dönemini kapsayan uzun vadeli büyüme görünümünü ortaya koyuyor. Kurum, 2026'da küresel ekonominin dirençli kaldığını ancak 2027 için aşağı yönlü risklerin belirgin biçimde arttığını vurguluyor. Yapay zekâ yatırımları ABD ve bazı Asya ekonomilerini desteklerken Hindistan güçlü iç talebiyle, Avrupa'nın bazı bölgeleri ise ihracat ve imalatla büyümeyi sürdürmeye çalışıyor.Türkiye açısından rapora yalnızca 2026 rakamları üzerinden bakmanın eksik olacağı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-buyume-sorunu-H1616804.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616774</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uzayda silahlanma-6: Türkiye ne yapmalı?</baslik>
    <metin>	Geçen yazıda Türkiye'nin beş eksiğini saydık. Şimdi o eksiklerin altındaki iki sebebe inelim ve ardından asıl soruyu soralım: kim ne yapacak?	Sebep 1: Çipin içindeki bağımlılık	Diyelim ki Türkiye yarın karar verdi. Güçlendirilmiş bir lazer, manevra edebilen bir uydu, uydular arası bir ağ. Hepsinin içinde aynı şey var: radyasyona dayanıklı elektronik.	Bu pazarın yapısı tek başına bir bağımlılık hikâyesi. Dört firma mdash; Microchip, BAE Systems, Honeywell ve Texas Instruments mdash; uzay nitelikli cihazlarda küresel gelirin yüzde 55 ila 65'ini elinde tutuyor. Bir parçanın nitelendirme süreci 18 ila 36 ay sürüyor. ABD'de askerî uzay için üretim yapabilen güvenilir döküm tesisi sayısı beşten az ve bu tesisler yalnızca ABD vatandaşı çalıştırıyor.	Bu bileşenler genel olarak I...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uzayda-silahlanma-6-turkiye-ne-yapmali-H1616774.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616772</no>
    <tarih>2026-09-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Birleşik Krallık'ta ayrılık: Rusya gölgesinde Londra</baslik>
    <metin>	Birleşik Krallık'ın geleceği artık yalnızca Londra'da tartışılmıyor. Cardiff'te İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dan siyasi liderlerin aynı masa etrafında buluşması, Westminster merkezli yapının karşı karşıya olduğu yeni tabloyu ortaya koydu. Galler Bölgesel Başbakanı Rhun ap Iorwerth'in ev sahipliğindeki toplantıya İskoçya Başbakanı John Swinney, Kuzey İrlanda Başbakanı Michelle O'Neill ve Sinn F'in lideri Mary Lou McDonald'ın katılması, sıradan bir siyasi görüşmenin ötesinde anlam taşıyor. Toplantının sonunda imzalanan mutabakatta halkların kendi geleceğini belirleme hakkına vurgu yapılması, Londra'nın dikkate alması gereken açık bir siyasi mesajdı.	 	Buradaki asıl mesele, yarın Birleşik Krallık'ın parçalanıp parçalanmayacağı değil. Daha önemli soru şu: Westminster merkezli si...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/birlesik-krallikta-ayrilik-rusya-golgesinde-londra-H1616772.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616734</no>
    <tarih>2026-09-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Delilleriyle Atatürk'ün soyağacı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 15-11-2014 tarihinde gazetemizde yayınlanan yazısıdır	İki yılı aşkın süredir Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Atatürk'ün Ehl-i Beyt soyundan ve seyyid olduğunu anlatıyoruz. 	Yedi yaşında Kur'an-ı Kerim'i hatmettiğinden, sekiz yaşında hafız olduğundan bahsediyoruz. Bendenizin bu 'Yeni Atatürk' çıkışından sonra kadrom da, Anadolu'nun çeşitli yerlerinde katıldığı programlarda Türk milletinden saklanılan büyük hakikatin altını çizmeye devam etti. 	İlk anlatımdan beri gerçeklerden korkanların internet ortamında mesnetsiz iddialarına, delil diye yutturmaya çalıştıkları uydurmalarına ve bizlere hakarete varan ifadelerine rastlamaktayız. Bizi takip edenler bilirler, bendeniz ve kadrom delilsiz bir iddia ortaya atmayız. 	Hele hele Türk milletinin l...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/delilleriyle-ataturkun-soyagaci-H1616734.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616718</no>
    <tarih>2026-09-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>2026-2027 eğitim yılında derinleşen kriz ve çözüm arayışı</baslik>
    <metin>	Türkiye genelinde yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyona yakın öğretmen için 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ilk ders ziliyle başladı. 	Her yeni başlangıç umut taşısa da, bu yıl da okullar ders ziliyle değil; bütçe yetersizlikleri, artan mali yükler ve iş güvenliği riskleri gibi kronikleşen yapısal krizlerle kapılarını açtı. 	PISA 2025 sınav sonuçlarında fen, matematik ve okuma becerilerinde elde edilen ve doğrudan öğretmenlerin fedakârlığına dayanan başarı, sistemdeki derin çatlakları örtmeye yetmiyor. 	Bir milletin kaderini doğrudan tayin eden bu stratejik alan; kamusal hizmetlerin zayıflaması, piyasalaşma ve güvencesizlik kıskacında ağır bir sınav veriyor.	Ailelerin ve okulların omuzundaki bütçe yükü	Yeni eğitim yılının en somut ve yakıcı sorunu kuşkusuz ekonomik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/2026-2027-egitim-yilinda-derinlesen-kriz-ve-cozum-arayisi-H1616718.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616706</no>
    <tarih>2026-09-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cephedeki görünmeyen güç: İman, dua ve tevekkül / Zafere giden kutlu yol -10-</baslik>
    <metin>Millî Mücadele'nin tarihî safhalarını anlatırken cephelerde yaşanan savaşları, kazanılan zaferleri ve askerî başarıları gördük. Fakat bu büyük mücadelenin bir de gözle görülmeyen, rakamlarla ölçülemeyen bir tarafı vardı.O da milletin gönlünde taşıdığı inançtı.Anadolu insanı, karşı karşıya kaldığı güçlüklerin büyüklüğünü elbette biliyordu. Düşmanın silahlarını, ordularını ve sahip olduğu imkânları görüyordu. Fakat bütün bunlara rağmen ümidini kaybetmiyordu.Çünkü iman, insana yalnızca rahat günlerde güç veren bir duygu değildir.Asıl imtihan, insanın bütün maddî sebepler aleyhinde olduğu zamanlarda ortaya çıkar.Millî Mücadele yıllarında Anadolu insanı, elindeki imkânların sınırlı olduğunu biliyor; fakat üzerine düşen vazifeyi yerine getirmekten geri durmuyordu.İşte burada iman ile...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cephedeki-gorunmeyen-guc-iman-dua-ve-tevekkul-zafere-giden-kutlu-yol-10-H1616706.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616702</no>
    <tarih>2026-09-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kozinoğlu ‘ŞEHİT’ edilmeden uyarmıştı: “Ülke intihar ediyor”</baslik>
    <metin>Bilindiği üzere Kaşif Kozinoğlu, Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.Hakkındaki soruşturma ve tutukluluk süreci devam ederken, Silivri'deki cezaevine gönderilmişti.Kozinoğlu'nun cezaevinde bulunduğu dönemde, Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanması sürüyordu.Kozinoğlu'nun ölümünden yalnızca 13 gün sonra mahkemeye çıkması bekleniyordu.Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri'deki cezaevinde spor yaptıktan sonra birden rahatsızlık geçirmişti.Dönemin açıklamalarına göre kalp krizi geçiren Kozinoğlu, cezaevinde hayatını kaybetti.Elbette ki bu ölüm, herkesin ortak kanaatiyle ve kesinlikle normal bir ölüm değildi ve olamazdı da. Çünkü Kozinoğlu FETÖ'nün birinci derecede yok etmek istediği isimlerin başında geli...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kozinoglu-sehit-edilmeden-uyarmisti-ulke-intihar-ediyor-H1616702.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616684</no>
    <tarih>2026-09-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uzayda silahlanma-5: Türkiye'nin eksikleri</baslik>
    <metin>	Dört yazıdır dünyayı anlattık. Şimdi eve dönelim ve rahatsız edici bir şey yapalım: neyimiz olduğunu değil, neyimiz olmadığını sayalım.	Çünkü bu dizinin ilk dört yazısında uzay savaşının ne olduğunu tarif ettik. Bir uyduya yaklaşıp kenetlenmek. Bir gözlem uydusunu lazerle köreltmek. Bir sinyali boğmak. Yörüngede ağ kurmak. Şimdi bu listeyi elimize alıp Türkiye'ye soralım: bunların kaçını yapabiliyoruz?	Cevap: hiçbirini.	Ama önce hakkını verelim. Bu, "Türkiye hiçbir şey yapmıyor" demek değil. Aksine, son on yılda ciddi mesafe alındı.	GÖKTÜRK-1 sekiz yıllık görevinde dünya çevresinde 42.700 tur atıp 322 binden fazla kare görüntü çekti. GÖKTÜRK-2 beş yıllık planlanan ömrüne rağmen on iki yıldır çalışıyor. 2023'te fırlatılan İMECE mdash; ki artık resmî olarak GÖKTÜRK-2B adıy...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uzayda-silahlanma-5-turkiyenin-eksikleri-H1616684.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616683</no>
    <tarih>2026-09-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rusya'dan Avrupa'ya uyarı mı?</baslik>
    <metin>	Ukrayna'nın Polonya sınırına yakın Yahodyn bölgesinde bir trenin lokomotifi insansız hava aracı saldırısında vuruldu. Can kaybı bildirilmedi, yolcular tahliye edildi. Fakat olayın dikkat çekmesinin nedeni yalnızca bir demiryolu hattının vurulması değildi. Saldırıdan kısa süre önce eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson, eski İsveç Başbakanı Carl Bildt ve bazı Avrupalı güvenlik yetkililerini taşıyan diplomatik tren aynı güzergâhtan geçmişti. Eski CIA Direktörü David Petraeus'un da saldırı sırasında Yahodyn istasyonunda başka bir trende bulunduğu bildirildi.	 	Ukrayna Demiryolları, diplomatik trenin güvenlik gerekçesiyle planlanandan erken hareket ettiğini ve saldırının bu trenle bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Rusya ise hedefin Ukrayna'nın demiryolu altyapısı olduğunu ve söz ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rusyadan-avrupaya-uyari-mi-H1616683.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616648</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uzayda silahlanma-4: Savaşın yeni sahibi ve bizi bekleyen tehlike</baslik>
    <metin>	Şimdiye kadar devletleri konuştuk. Doktrinleri, bütçeleri, blokları. Ama bu dizinin en büyük kırılması, hiçbir ordunun bayrağı altında yaşanmıyor.	Mart 2026'da, İran'a yönelik harekât sürerken bir uydu görüntüleme şirketi olan Planet Labs bir karar aldı. İran'ın Körfez'deki hedeflere yönelik misilleme saldırılarını gösteren görüntülerini yayımlamayı geciktirdi; devlet dışı kullanıcılar için gecikmeyi iki haftaya çıkardı. Amerikan ordusu ise anlık erişimini korudu.	Bir düşünün. Aktif bir çatışmanın ortasında, hangi tarafın ne zaman ne göreceğine karar veren şey seçilmiş bir hükümet değildi. Bir şirketin yayın politikasıydı.	Ölçeğe bakalım. SpaceX'in Amerikan federal kurumlarına karşı birikmiş sözleşme yükümlülüğü 16,68 milyar dolar; bütün opsiyonlar kullanılırsa tavan 29,68 m...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uzayda-silahlanma-4-savasin-yeni-sahibi-ve-bizi-bekleyen-tehlike-H1616648.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616646</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rumların iftiralarına AP’den tam destek</baslik>
    <metin>Ekranlarda, meydanlar 'dünyaya ayar veriyoruz, küresel ve bölgesel oyun kurucuyuz' sözlerini ezberledik. Ama sahada bir tane bile örnek görmek istiyoruz. İşte Avrupa Parlamentosuna yapılan son teklif ve AP'nin kararı!AKP iktidarı neleri yaptı ve de neleri yapmadı da devletimiz bu noktaya geldi? Bu alçak iftiraların muhatabı oldu.1994 yılında Kıbrıs Rum yönetimi, 'Türk Ordusu Kıbrıs'ta soykırım yaptı' diyerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne müracaat etti.Mahkeme tam 30 yıl sonra Erdoğan iktidarında iddiayı haklı bularak Türkiye'yi 90 milyon avro manevi tazminata mahkum etti.Avrupa Parlamentosu, mahkeme kararını masaya koyarak Türkiye'yi uluslararası hukuk önünde sorumluluk kabul etmeye ve Rum yönetimine tazminat ödemeye çağırdı.AKP iktidarı her zaman ki gibi kararı sert bir dil ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rumlarin-iftiralarina-apden-tam-destek-H1616646.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616631</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Üsküdar’ı geçmek…</baslik>
    <metin>	Atın ayakları keçelenmeli	Üsküdar'ı geçmek gece olacak	Görecek tüm gözler peçelenmeli	Üsküdar'ı geçmek gece olacak	 	Güneşin batışı hızlandırılsın	Alemin yatışı hızlandırılsın	Vicdanın satışı hızlandırılsın	Üsküdar'ı geçmek gece olacak	 	Atı alan Üsküdar'ı geçermiş	Bu geçişe uygun kılıf seçermiş	Herkes ne ekerse onu biçermiş	Üsküdar'ı geçmek gece olacak	 	Gerekirse deniz doldurulmalı	Atlı kızak için dondurulmalı	Ahali mutlaka kandırılmalı!	Üsküdar'ı geçmek gece olacak	 	Tüm gâsıplar muradına ermesin	Kötülere Allah fırsat vermesin	Aziz Mahmut tam tepede görmesin	Üsküdar'ı geçmek gece olacak	 	Atı almak için seferberlik şart!	Her kapıyı açan kart bastırın kart	Geçiş gayet kolay, zat...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uskudari-gecmek-H1616631.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616621</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni eğitim yılı hayırlı olsun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 16.09.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Yaz tatili sona erdi ve yeni bir eğitim yılına başladık. TEOG sonuçlarına göre pek çok evladımız istediği liseye belki de giremedi. 	Sınavdan sınava koşturulan yavrularımız umarız en kısa zamanda sınavsız bir eğitim hayatı geçirmeye başlarlar. 	Zira adının önünde milli kelimesi bulunan eğitim, gerek cumhuriyetin emanet edildiği genç neslin yetiştirilmesi, gerekse vatan sathında birliğin tesisinde çok önemlidir. 	Bu sebeple sınav maratonunu tek gündem yapan Milli Eğitim için bundan ziyade, model alınacak ve gençlerin onun gibi yetiştirileceği bir örnek bulunması zorunludur. 	Bendeniz, Trabzon Lisesi'nde öğretmenlik yaptığım dönemde okula gelen müfettiş beye Türk genci modelimizi sormuştum.  ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-egitim-yili-hayirli-olsun-H1616621.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616595</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>11 Eylül, bir güvenlik zafiyeti mi, yoksa üretilmiş bir işgal gerekçesi mi?</baslik>
    <metin>	11 Eylül 2001 sabahı New York'taki Dünya Ticaret Merkezi ile Washington'daki Pentagon'u hedef alan terör saldırıları, sadece ABD tarihinin değil, tüm dünyanın gündemine oturan en kritik kırılma noktalarından biri oldu. 	Kaçırılan yolcu uçaklarıyla gerçekleştirilen ve 2 bin 977 masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan bu eylemler, ilk andan itibaren büyük bir şok dalgası yarattı. 	Ancak zaman geçtikçe ve gizliliği kaldırılan resmi belgeler gün yüzüne çıktıkça, saldırının arka planına dair tartışmalar farklı bir boyuta taşındı. 	Bugünlerde ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) kamuoyuyla paylaştığı 100 sayfadan fazla günlük brifing belgesi, dönemin ABD yönetimlerinin saldırılara dair defalarca uyarıldığını açıkça ortaya koydu. 	Bu durum, "Saldırılar engellenemedi mi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/11-eylul-bir-guvenlik-zafiyeti-mi-yoksa-uretilmis-bir-isgal-gerekcesi-mi-H1616595.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616594</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Kürtlerin annesi”</baslik>
    <metin>Geçen hafta İngiltere'de düzenlenen ve çok dikkat çeken bir konferans vardı.Jewish Kurdish Network, Londra Çağdaş Antisemitizm Çalışmaları Merkezi ve Tel Aviv Üniversitesi Moşe Dayan Merkezi'nin Londra'da düzenlediği "2026 Uluslararası Yahudi-Kürt Konferansı.Konferansın adı, "Değişen Orta Doğu'da Yahudi-Kürt İlişkileri - Tarih, Kimlik ve Gelecekte İş Birliği" idi.Organizasyon; akademisyenleri, siyasetçileri, gazetecileri, aktivistleri ve farklı ülkelerden katılım sağlayan sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.Baştan aşağı planlı olduğu belli olan ve Türkiye'yi bölme projesi temeline dayanan konferanstan, herhalde Milli İstihbarat Teşkilatı'nın bilgisi vardı.İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar da konferansa video mesaj gönderdi.Sa'ar mesajında, Kürtlerin Türkiye, İran, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurtlerin-annesi-H1616594.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616593</no>
    <tarih>2026-09-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir milletin gücü: İman, fedakârlık ve birlik / Zafere giden kutlu yol -9-</baslik>
    <metin>Millî Mücadele'nin tarihî safhalarını geride bıraktığımızda, karşımıza yalnızca savaşlardan ve kazanılan zaferlerden oluşan bir tablo çıkmaz.Bu büyük mücadelenin asıl dikkat çekici yönü, bütün imkânsızlıklara rağmen milletin ayakta kalabilmesidir.Çünkü savaşmak için yalnızca silaha ve askere ihtiyaç yoktur. Bir milletin varlığını sürdürebilmesi için bundan daha güçlü bir şeye, ortak bir inanca ve ortak bir hedefe ihtiyacı vardır.Anadolu insanı, işte böyle bir inançla hareket etti.Yıllarca süren savaşların getirdiği yorgunluğa, ekonomik sıkıntılara ve büyük kayıplara rağmen milletin vatan sevgisi zayıflamadı. Aksine yaşanan her acı, bağımsızlığın ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlamasına vesile oldu.Cephede savaşan Mehmetçik, arkasında yalnız olmadığını biliyordu.Çünkü Anad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-milletin-gucu-iman-fedakarlik-ve-birlik-zafere-giden-kutlu-yol-9-H1616593.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616582</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli bir eğitim</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 06.09.2013tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye'de nerede ise her sene değişen sınav ve eğitim sistemine alıştık. 	On yılda dört bakan değiştiren Milli Eğitim, evlatlarımızı nasıl eğiteceğine bir türlü karar verememiş durumda. 	Ülkemizin iç politikada, uluslararası arenada, ekonomide geldiği vahim tabloda, kişilere ve zamana göre değişen siyaset anlayışının payı büyük. 	Her sahada milli bir çizgi izlenmesi gerekirken, deneme yanılma yolu ile devlet idaresi maalesef gelenekselleşmekte...	Binlerce yavruyu, beraberinde anne ve babalarını etkileyen eğitim sistemindeki değişiklikler uygulamaya geçirildiği an hezimete uğramaktalar. 	Geçtiğimiz gün bakan Nabi Avcı kameraların karşısında idi. Sınav sistemindeki yeni düzenlemeyi anlatmay...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-bir-egitim-H1616582.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616576</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uzayda silahlanma-3: Kim kimin yanında?</baslik>
    <metin>	Dünkü yazıda üç büyük gücün doktrinini konuştuk. Ama dünya üç ülkeden ibaret değil. Geriye kalan yaklaşık iki yüz devlet ne yapıyor? Cevap, uzayın sessizce iki bloğa bölünmesi. Ve bu bölünme, çoğu insanın haberi olmadan büyük ölçüde tamamlandı bile.	Batı bloğu: Dört ayrı çatı. Amerika'nın etrafındaki yapı tek bir ittifak değil, iç içe geçmiş dört halka.	En dışta Artemis Anlaşmaları var. 2020'de sekiz ülkeyle başlayan, uzayda davranış kurallarını belirleyen bu metin, Temmuz 2026 itibarıyla 70 imzacıya ulaştı. Hukuken bağlayıcı değil, ama pratikte Amerikan tanımlarını dünya standardı haline getiriyor.	İçeride NATO var. İttifak 2021'de tarihî bir karar aldı: uzaya, uzaydan veya uzayda gerçekleştirilen saldırılar 5. maddenin işletilmesine yol açabilir. Yani bir müttefikin uydusu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uzayda-silahlanma-3-kim-kimin-yaninda-H1616576.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616575</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cinnet</baslik>
    <metin>Hamile kadın, eşinin silahlı saldırısında can verdi. Yalova'da kadın cinayeti yürekleri yaktı! 8 aylık hamile Sultan D, tartıştığı eşi Muhammed D. tarafından pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. Aynı silahla intihar girişiminde bulunan Muhammet D. ağır yaralandı.Bu haberi geçenlerde okuduğumda beni diğer cinayet haberlerinden daha farklı etkiledi.Katil eşin adı Muhammed. Bu isim çok ağır bir isim. Bu ismi muhtemelen dini hassasiyetleri yüksek bir anne baba koymuş. Bu ismin sahibi bu ismi benimsemiş olmalı ki başka bir göbek adı vesaire kullanmamış ve hayatına bu isimle devam etmiş.Bu ismin sahibinin sorumluluğu, ismin ağırlığından dolayı daha fazla. Her hareketinde iki defa düşünmeli. Yanlış bir harekette bu isimle kendisine sövülmesi, hem ismin sahibine hem de sövene de büyük yük....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cinnet-H1616575.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616574</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD-İsrail ikilisinin Orta Doğu stratejisi ve "savaşı yayma" tuzağı</baslik>
    <metin>	Yemen'de Husilerin stratejik öneme sahip Moha kentini kontrol altına alarak Kızıldeniz kıyı şeridinin tamamında hakimiyet kurması, Orta Doğu'daki güç dengelerini ve küresel ticaret hatlarını etkileyen önemli bir gelişmedir. 	Babülmendep Boğazı üzerindeki denetimini pekiştiren Husiler; Gazze'deki işgal, Lübnan'a yönelik saldırılar, İran'a uygulanan ambargo ve Yemen ablukası kaldırılmadığı sürece bu asimetrik gücü bir koz olarak kullanmaya devam edeceklerini açıkça ilan etmektedir. 	Ancak krizin coğrafi sınırlarını aşan asıl tehlike, Washington'ın tutumunda ve bu gelişmenin Mekke Anlaşması tarafı olan ülkelere yönelik potansiyel yansımalarında gizlidir.	ABD, sorumluluğu doğrudan bölge ülkelerine yüklüyor	Riyad yönetiminin Husilere karşı doğrudan hava harekatı düzenlenmesi ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-israil-ikilisinin-orta-dogu-stratejisi-ve-savasi-yayma-tuzagi-H1616574.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616563</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Otomobile binmek de artık lüks oldu</baslik>
    <metin>Gelin bugün otomobil sahibi olmanın değil, otomobile binebilmenin hesabını yapalım.Çünkü artık mesele yalnızca bir araba satın almak değil. Asıl mesele, o arabayı aldıktan sonra yolda tutabilmek.Eskiden otomobil bir ihtiyaçtı. İnsan işe gidip gelmek, çocuğunu okula götürmek, hastaneye ulaşmak, hafta sonu ailesiyle bir yerlere gitmek için araba alırdı. Araba, hayatı kolaylaştıran bir araçtı.Bugün ise vatandaş direksiyona geçmeden önce hesap yapmak zorunda.Çünkü artık arabanın kendisinden çok, arabayı kullanmanın maliyeti can yakıyor.Ortalama bir araç üzerinden kabaca hesaplayalım.Yıllık araç sigortasını yaklaşık 15 bin lira düşünelim. Kasko yaptırırsanız bunun üzerine ortalama 20 bin lira daha ekleniyor. Muayene yaklaşık 3 bin 900 lira. Yazlık-kışlık lastik değişimi 3 bin lira c...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/otomobile-binmek-de-artik-luks-oldu-H1616563.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616559</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zaferden diplomasiye: Bağımsızlığın hukukî temelleri / Zafere giden kutlu yol -8-</baslik>
    <metin>9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtuluşuyla birlikte Millî Mücadele'nin askerî safhasında büyük bir dönüm noktası yaşandı. Yıllardır işgal altında bulunan Anadolu topraklarının önemli bir bölümü yeniden vatanın hâkimiyeti altına girmişti.Fakat savaş meydanında kazanılan zaferin kalıcı bir barışa dönüşmesi gerekiyordu.Türk ordusunun hızlı ilerleyişi karşısında İtilaf Devletleri yeni bir durumla karşı karşıya kaldı. Yunan ordusunun Anadolu'daki yenilgisi, savaşın seyrini değiştirmiş ve artık meselenin askerî olduğu kadar siyasî ve diplomatik bir boyut kazanmasına yol açmıştı.Bu gelişmeler sonucunda taraflar arasında ateşkes görüşmeleri başladı.3-11 Ekim 1922 tarihleri arasında yapılan Mudanya Ateşkes Görüşmeleri, Millî Mücadele'nin askerî zaferini siyasî bir sonuca taşıyan önemli bir aşama...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zaferden-diplomasiye-bagimsizligin-hukuki-temelleri-zafere-giden-kutlu-yol-8-H1616559.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616555</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyaset kendi bindiği dalı kesiyor</baslik>
    <metin>	Türkiye'nin bugün üzerinde ciddiyetle durması gereken meselelerinden biri siyasette yaşanan etik aşınmadır. Milletvekillerinin, belediye başkanlarının seçildikleri partilerden ayrılıp başka partilere geçmeleri artık neredeyse sıradan bir siyasi gelişme gibi sunuluyor. Birkaç gün konuşuluyor, birtakım siyasi hesaplar yapılıyor; kim güçlendi, kim zayıfladı diye tartışılıyor. Fakat asıl soru nedense sorulmuyor: Vatandaşın verdiği oya ne oldu? Seçmenin iradesine neden aynı hassasiyet gösterilmiyor? Mesele yalnızca birkaç belediye başkanının veya milletvekilinin parti değiştirmesi değildir.		Türkiye'nin giderek büyüyen bir etik sorunuvardır. Etik; insanın yaptığı işin kurallarına, ahlakına ve sorumluluğuna bağlı kalmasıdır. Dürüst davranmak, emanete sahip çıkmak, hak ve hukuku gözetmek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyaset-kendi-bindigi-dali-kesiyor-H1616555.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616546</no>
    <tarih>2026-09-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dağ taşısam yorulmazdım haksızlıklar yordu beni</baslik>
    <metin>	Romen Diyojen, elinde alev alev yanmakta olan bir deste çırayla, gün ortasında Üsküdar sokaklarında dolaşsaydı ve gündüz vakti bir meşale çırayla ne aradığı sorulsaydı sizce cevabı ne olurdu?	Bir tutam utanma duygusu arıyorum demez miydi?	Ar damarı çatlamamış bir kaç dost arıyorum demez miydi?	Ülkenin geleceği adına, hatta insanlığın geleceği adına, sergilenen rezaletten dolayı kaygılanan, endişe duyan duyarlı insan kümeleri arıyorum demez miydi?	Günlük kullandığı sözlükten, ar, edep, iffet ve namus gibi kelimeleri silmemiş olan, insaf ve vicdan deyince bir miktar duraklayan insan gurupları arıyorum demez miydi?	Üzerine çöktüğü sayısız kul hakkından ötürü kızaran bir yüz arıyorum demez miydi?	Alkışladıkları bu apaçık haksızlıktan ötürü, hali hayatında Bursa kadıs...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dag-tasisam-yorulmazdim-haksizliklar-yordu-beni-H1616546.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616519</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Türk Düşmanı Kanlı Papazlar’</baslik>
    <metin>1960'lı yıllarda Kıbrıs'ta Türk soykırımı yapılırken 1964'de G. Yetkin - M. Nurettin Yüksel'in 1964 tarihli 'Türk Düşmanı Kanlı Papazlar' isimli kitabı yayınlanıyor.Kitapta ana tema; Patrikhanenin Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet dönemine kadar siyasi faaliyetleri ve Türkiye açısından taşıdığı riskler.Papazların, Türk karşıtı faaliyetleri. Yunan milliyetçiliği ile Patrikhane arasında bağlantılar. Kıbrıs'ta başlatılan vahşet ve soykırıma nasıl destekler verildiği.Papaz okullarının yalnızca din eğitim amaçlı olmadığı, aynı zamanda Yunan milliyetçiliğinin yayılmasına hizmet ettiği ve Patrikhanenin yalnızca dinî bir kurum olmadığı, uluslararası ve siyasi bir merkez olarak hareket ettiği dile getiriliyor.Kitabın 11-15. sayfalarında, 'Fener Patrikhanesi'nin ihanet programı' başlığı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-dusmani-kanli-papazlar-H1616519.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616507</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı duruş</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 08.02.2012 tarihli yazısıdır	ABD'nin son dönemde Arap Baharı ile beraber kendi ile aynı görüşteki idarecileri ve Arap halklarını etkileyerek bölgeyi karıştırdığı malumdur.	Arap Baharının öncesinde ise, BOP çerçevesinde yine Ortadoğu'daki 22 İslam ülkesinde rejim ve sınır değişiklikleri projesi hayata geçirilmiştir.	Bu iki çalışma da Arap aleminde ve İslam dini üzerinde tahribata yöneliktir. Asıl amacın ise, zengin kaynaklara sahip bölgenin kaynaklarını ele geçirmek olduğu Irak'ın, Afganistan'ın, Libya'nın petrollerine çöreklenmelerinden bellidir.	Rusya'nın ve Çin'in BM'deki Suriye yaptırımını veto etmesinin ardından, ABD Suriye'deki büyükelçiliğini kapattı.	Görünen o ki, Rusya, Çin, Hindistan ve İran'ın birleşmesi ile AB...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-ortadogu-projesine-karsi-durus-H1616507.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616504</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Anadolu'nun kurtuluş koşusu: Dumlupınar'dan İzmir'e / Zafere giden kutlu yol -7-</baslik>
    <metin>30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da kazanılan büyük zafer, Millî Mücadele'nin askerî bakımdan en önemli dönüm noktalarından birini oluşturdu. Ancak savaş henüz tamamen sona ermemişti. Şimdi Türk ordusunun önünde yeni bir görev vardı: Düşmanı Anadolu'dan tamamen çıkarmak.Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın verdiği emir doğrultusunda Türk ordusu, geri çekilen Yunan kuvvetlerini takip etmeye başladı. Bu takip, yalnızca askerî bir harekât değildi. Yıllardır işgal altında bulunan Anadolu topraklarının yeniden özgürlüğüne kavuşması için başlayan büyük bir kurtuluş yürüyüşüydü.Türk ordusu kısa sürede büyük bir hızla ilerledi. Birbiri ardına yerleşim merkezleri işgalden kurtarılırken, Anadolu insanının yıllardır beklediği günler artık gerçeğe dönüşüyordu.2 Eylül'de Eskişehir, 6 Eylül'de Bilecik, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/anadolunun-kurtulus-kosusu-dumlupinardan-izmire-zafere-giden-kutlu-yol-7-H1616504.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616495</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uzayda silahlanma-2: Göğün kontrol hakkı</baslik>
    <metin>	Geçen yazıda uzayın hiç barışçıl olmadığını, değişenin altmış yıl tutan bir frenin sökülmesi olduğunu konuşmuştuk. Şimdi asıl soru: bu freni söken devletler ne düşünüyor? Tahmin etmeye gerek yok. Üçünün de doktrin belgeleri, ders kitapları ve askerî dergileri ortada. Ve yan yana konduğunda ortaya tuhaf bir tablo çıkıyor: üç ordu neredeyse aynı cümleleri kuruyor, ama her biri diğerini suçlayarak.	Çin: "Göğün kontrol hakkı"	Çin askerî literatürünün merkezinde tek bir kavram var: #21046;#22825;#26435;. Türkçeye "göğün kontrol hakkı" diye çevirebiliriz. Tanımı, Halk Kurtuluş Ordusu'nun en önemli düşünce kuruluşu olan Askerî Bilimler Akademisi'nin "Uzay Harekâtı Çalışma Ders Kitabı"nda geçiyor: kendi uzay kabiliyetini tam kullanabilmek, aynı anda rakibin uzay güçlerini sınırlamak, za...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uzayda-silahlanma-2-gogun-kontrol-hakki-H1616495.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616494</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Almanya-Rusya : Diplomasinin kapılarını kapatırken</baslik>
    <metin>	Devletler arasındaki ilişkilerin ne kadar kötüleştiğini anlamak için büyükelçiliklerin kapısına kilit vurulmasını beklemek gerekmiyor. Bazen bir başkonsolosluğun kapatılması, bir kültür merkezinin faaliyetlerinin sona erdirilmesi ya da diplomatik personelin ülkeden ayrılmasının istenmesi, ilişkilerin geldiği noktayı anlatmaya yetiyor.	 	Almanya ile Rusya arasında son günlerde yaşananlar da bu açıdan dikkat çekici. Berlin, Bonn'daki Rusya Başkonsolosluğu'nun kapatılması yönünde karar aldı. Moskova ise buna St. Petersburg'daki Alman Başkonsolosluğu'nu kapatma ve Rusya'daki Goethe Enstitüsü merkezlerine yönelik karşı tedbirlerle yanıt verdi. Burada önemli bir ayrıntı var: Berlin'deki Rusya Büyükelçiliği kapanmış değil. Yani iki ülke arasındaki diplomatik ilişki kopmuş değil; ancak ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/almanya-rusya-diplomasinin-kapilarini-kapatirken-H1616494.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616462</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mezarlık yazıları</baslik>
    <metin>	Mezarlıkları sever misiniz?	Sanmıyorum. Hepinizin cevabı "Hayır" olacaktır. 	Nedense ölümün yüzünü soğuk kabul edenler ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlar için mezarlıklar tercih edecekleri mekânlar değildir. Oysa oraları son yolculuğun nihayet bulduğu ve toprakla haşrolacağımız son duraktır mezarlıklar. Ara sıra ölümü hatırlamak, geçerken bir Fatiha okumak ya da bilmiyorsanız durup düşünmek için zaman ayıracağınız, kendinizi sorgulayacağınız ideal mekanlardır. 	Ben sadece ziyaretlerde değil, farklı ülkelerde bulunduğum zamanlarda oradaki mezarlıkları merakımdan gezmişimdir. Dünyanın en meşhur mezarlığı neresidir diye sorarsanız Amerika'da bulunan Ulusal Arlington mezarlığıdır. Birinci ve ikinci dünya savaşları, Kore, Vietnam ve körfez savaşlarında ölenlerin anısına yapılmış...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mezarlik-yazilari-H1616462.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616452</no>
    <tarih>2026-09-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bretton Woods, Nixon Şoku, Dolar prangası ve Milli Para devrimi</baslik>
    <metin>	İkinci Dünya Savaşı'nın ardından küresel ekonomiyi yeniden inşa etmek ve 1929 Büyük Buhranı benzeri yıkıcı krizlerin tekrarını önlemek amacıyla 1944 yılında New Hampshire'da düzenlenen Bretton Woods Konferansı, modern finans tarihinin en belirleyici dönüm noktalarından biridir. 	44 müttefik ülkeden 730 temsilcinin katılımıyla gerçekleşen orijinal ismiyle "Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı", dünya ticaretini istikrara kavuşturma iddiasıyla yola çıkmıştı. 	Ancak konferans masasında şekillenen düzen, tarafsız bir küresel refah sisteminden ziyade, ABD dolarının dünya ekonomisi üzerindeki mutlak hâkimiyetini meşrulaştıran stratejik bir mimariye dönüştü.	Bretton Woods düzeni ve dolar hâkimiyetinin inşası	Konferansın kaderi, dönemin iki büyük gücü arasındaki çetin v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bretton-woods-nixon-soku-dolar-prangasi-ve-milli-para-devrimi-H1616452.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616428</no>
    <tarih>2026-09-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ruhban Okulu açılmadan bilginize!</baslik>
    <metin>Geçtiğimiz Mayıs'ta ABD Başkanı Trump ile görüşen Bartholomeos, Eylül ayında 'Papaz Okulu açılacak' müjdesini (!) vermişti. Tabi 'izinler Trump'tan mı alınıyor' sorusuna resmi bir cevap bulamadık.Eylül geldi. Yakında yine bu başlık ve Patrikhane ve malum okulun mahiyeti konuşulacak. İktidar ise bildiğini yapacak.Vatandaşımız tarihi bilmediği ve de tarihi gerçekler insanımızdan saklandığı için dahası böyle bir projeyi Erdoğan desteklediği için 'ne var bunda' modunda.Ne yok ki?Basit bir araştırma ile Atatürk Ansiklopedisi ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nden Fener Rum Patrikhanesi'nin, Osmanlı'dan bugüne neler yaptığını, kısa cevaplarla derledim1657'de Patrik III. Parthenios'un Eflak voyvodasıyla isyan bağlantısı tespit edildi; bazı Rum gençlerinin, yeniçeri kılığında ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ruhban-okulu-acilmadan-bilginize-H1616428.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616417</no>
    <tarih>2026-09-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 30.04.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	21. yüzyılın globalizm ile şekillenen düzeninde, ekonomisi kapitalizm, siyasi görüşü demokrasi, sosyal hayata bakışı insan hakları ve özgürlükler ile çizilmiş sahte bir dünya vardı.	Bu dünyaya ayak uydurmak zorunda bırakılan devletler aslında özgürlüklerini elleriyle global güçlere teslim ederek, emeğinin ve kaynaklarının işgaline göz yumuyordu.	Günümüzün işgal senaryosu BOP ve Arap Baharı bizleri, adı İslami olan ama yaptığı vahşetin ve haksızlıkların İslam'la zerre alakası olmayan örgütlerle tanıştırdı.	Siz bakmayın, El Kaide, Boko Haram, El Nusra, IŞİD gibi örgütlerin Allahu Ekber diyerek hareket ettiğine. 	Hepsinin arka planında Batı'nın kirli elleri var. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ne-ab-ne-abd-tek-care-bagimsiz-turkiye-H1616417.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616408</no>
    <tarih>2026-09-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uzayda silahlanma-1: Yukarısı sandığınız kadar uzak değil</baslik>
    <metin>	Geçtiğimiz temmuz ayında Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı, uydu navigasyon sinyallerinin en çok bozulduğu bölgelerin sıralamasını yayımladı. Listede Varşova vardı, Tallinn vardı, Helsinki ve Vilnius vardı. Savaşa komşu şehirler, beklenen isimler. Bir de Ankara ve İstanbul vardı. Listede Ankara ve İstanbul'u görünce ne oluyor uzayda dedim.	Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'ne göre 2023 ile 2025 arasında uydu sinyali karıştırma olayları yüzde 67, sahte sinyal gönderme yüzde 193 arttı. Üç yılda neredeyse üçe katlandı. Bu bir arıza değil. Yukarıda süren bir mücadelenin aşağıya sızan kenarı. 	Ama meseleyi doğru anlatmak için iki büyük yanlış anlamayı düzeltmek gerekiyor.	Birinci yanlış: Uzay uzaktır. "Uzay" deyince zihnimizde beliren görüntü bellidir. Samanyolu'nun kolları, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uzayda-silahlanma-1-yukarisi-sandiginiz-kadar-uzak-degil-H1616408.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616405</no>
    <tarih>2026-09-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Doların kağıttan imparatorluğu çökerken</baslik>
    <metin>	1944 yılında Bretton Woods konferansıyla temelleri atılan küresel finansal mimari, yarım asrı aşkın süredir Amerikan dolarının hegemonyası altında varlığını sürdürdü.	İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından askeri ve jeopolitik baskılarla dünya ekonomisinin ortak paydası haline getirilen dolar, Washington yönetimine karşılıksız bir zenginlik ve küresel bir denetim mekanizması sağladı. 	Ancak günümüzde Milli Paralarla Ticaret ekseninde güçlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi küresel aktörlerin öncülüğünde atılan adımlar, "tek kutuplu dünya" düzeninin ve karşılıksız basılan kağıt paraların egemenliğinin sonuna gelindiğini açıkça gösteriyor.	Dolar hegemonyasının kanlı tarihi	1944'te Bretton Woods Anlaşması ilk gündeme geldiğinde, uluslararası ticaretin takas us...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dolarin-kagittan-imparatorlugu-cokerken-H1616405.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616379</no>
    <tarih>2026-09-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dumlupınar'da tarih yazılıyor: Zaferin en büyük adımı / Zafere giden kutlu yol -6-</baslik>
    <metin>26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz, Türk ordusunun yıllardır devam eden hazırlığının artık gerçek bir sonuca dönüşmeye başladığı tarihî bir gündü.İlk saatlerden itibaren Türk ordusunun saldırısı, Yunan savunma hatlarında büyük bir sarsıntı meydana getirdi. Afyonkarahisar çevresindeki düşman mevzileri kısa sürede aşılmaya başlandı. Türk ordusu, planlı ve kararlı bir şekilde ilerleyerek düşmanın savunma düzenini parçalıyordu.Ancak mücadele henüz sona ermemişti.Düşman kuvvetlerinin tamamen etkisiz hâle getirilmesi ve geri çekilme yollarının kesilmesi gerekiyordu. Bu nedenle Büyük Taarruz'un en kritik aşaması Dumlupınar bölgesinde yaşanacaktı.30 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Millî Mücadele'nin kaderini bel...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dumlupinarda-tarih-yaziliyor-zaferin-en-buyuk-adimi-zafere-giden-kutlu-yol-6-H1616379.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616339</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kapitalizm eşittir varlık içinde yokluk</baslik>
    <metin>Aksini iddia eden var mı? Ülkemizde kaynak adına, zenginlik adına, işgücü adına, beyin adına yok, yok.Ama çok az bir kesim hariç milyonlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa ortadaki sorun yalnızca yönetim anlayışı ve ekonomik olarak adlandırılamaz.Sorun sistem sorunudur! Yani kapitalizmdir, serbest piyasa anlayışıdır, faizdir, kur politikalarıdır. Sorun bu. Sebep ise sistemden taviz vermeyen siyasetçilerdir. Asıl sebep veya fail ise insanımızdır. Çünkü biz, vekâlet sahibiyiz. Verdiğimiz vekalet ile bu noktaya getirildik. Al vekaleti, sorun bitsin.,Tabi bu noktada 'insanımız ne kadar özgür' sorusu karşımıza çıkıyor.Denilebilir ki, evde, sokakta, işte hülasa hayatın tamamında özgürüz!Hayır! Özgür değiliz. Kapitalizm hapishanesinde, kapitalizmin bize çizdiğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kapitalizm-esittir-varlik-icinde-yokluk-H1616339.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616335</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İngiltere-İsrail hattındaki kriz ve yaptırım kararları </baslik>
    <metin>	İngiltere ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler, Londra'nın işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticaret ambargosu uygulamasıyla tarihinin en derin krizlerinden birine sürüklendi. 	İngiltere Başbakanı Andy Burnham liderliğindeki İngiliz hükümetinin bu adımı; Fransa, Kanada, İspanya ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 12 ülkelik bir koalisyonla eş zamanlı olarak hayata geçirildi. 	İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın parlamentoda yaptığı konuşmada, yerleşimci şiddetini "etnik temizlik" olarak nitelendirmesi ve İsrail hükümetini bu duruma göz yummakla suçlaması, diplomatik hatların tamamen kopmasına yol açtı. 	İsrail kanadı ise bu yaptırımlara misilleme olarak Doğu Kudüs'teki İngiltere Konsolosluğu'nu kapa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ingiltere-israil-hattindaki-kriz-ve-yaptirim-kararlari-H1616335.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616333</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tanrının son baharı</baslik>
    <metin>	Dünya döndükçe son baharlar da, yazlar da tükenmez elbet. Ancak yaşadığımız bu sonbahar insanlık adına yüz karası olaylar ve yanlışlarla dolu geçiyor. Benin gücüm olsa duruma müdahale eder, iyi insanlar ile kötü insanları birbirinden ayırarak iyilerin gözü önünde kötüleri cezalandırırdım. 	Yaşam dediğimiz şey bütün kitapların bize armağan olarak sunulduğunu söylediği, dünya üstündeki bir süreç. Varlığımızın kıymetini şekillendiren şeyler var. Mesela başkalarına yardım, dünyanın geleceğini güzelleştirmek ve emanet edilenleri korumak gibi kurallar var. Bunları unutmamak gerekiyor. Hepimizin ilahi bir güç tarafından görevlendirildiğini de aklımızdan çıkartmamamız, sevgi dünyasında yaşayıp, yardımlaşmayı sürdürmemiz emrediliyor. 	Neredeyse dünyanın sonunu hazırlayan bombalar, silahl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tanrinin-son-bahari-H1616333.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616332</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kültürel işgal ve milli modelin önemi</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 08-08-2001 tarihli yazısıdır	Teknolojik gelişmelerin hızla ilerlediği günümüzde, reklamcılık ve göz alıcı malların dünya ülkelerinin pazarlarını işgal etmesiyle beraber gelenekler, örf, adet, kültür ve inançlar ciddi şekilde tahrip olmaktadır. 	Küresel mallar artık gelişmekte olan ülkelerin en ücra köşelerine kadar ulaşıyor. Ancak bu ülkelerde toplumun çok küçük bir kesimi bu malları alma gücüne sahipken, halkın büyük çoğunluğu sadece seyretmekle yetinmek zorundadır. 	Esasen küresel çarşılarda pazarlanan şu veya bu ürün olmaktan ziyade, topyekün bir hayat tarzıdır. Ve ABD damgalı bu hayat tarzı gelenekleri ve değerleri alt-üst etmektedir. 	Küresel pazarlama savunucularından Prof. Dr. Lewitt'e göre, "Küresel şirketler için ye...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kulturel-isgal-ve-milli-modelin-onemi-H1616332.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616331</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kabiliyet mi, koloni mi? Türkiye'nin nadir toprak sınavı</baslik>
    <metin>	Bir önceki yazıda kobaltın izini sürerken bir trajedi görmüştük: cevheri çıkaran el, o cevherin yarattığı servete neredeyse hiçbir zaman dokunamıyordu. Kongo dünyanın bataryasını besliyor ama gezegenin en yoksul ülkelerinden biri mdash; çünkü ham cevher satıyor, değeri başkası katıyor. Şimdi aynı aynayı kendimize tutmanın vaktidir. Çünkü Türkiye'nin de elinde, önümüzdeki yüzyılın sanayisini belirleyecek bir kart var: Eskişehir Beylikova ve içindeki nadir toprak elementleri. Soru basit ve merhametsiz: bu kartı bir kabiliyete mi çevireceğiz, yoksa yeni bir sömürü hikâyesinin taşrasına mı?	Beylikova anlatılırken en çok tekrarlanan cümle şudur: "Türkiye dünyanın ikinci büyük nadir toprak rezervine sahip, 694 milyon ton." Bu cümle, iyi niyetli ama üç ayrı hata taşır. Birincisi, 694 milyo...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kabiliyet-mi-koloni-mi-turkiyenin-nadir-toprak-sinavi-H1616331.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616330</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Almanya: AfD kazandı, merkez kaybetti</baslik>
    <metin>			Almanya'da pazar günü yapılan Saksonya-Anhalt Eyalet Seçimleri, yalnızca bir eyalet seçimi olarak görülmemeli. Aşırı sağ AfD yüzde 43,8 oy alarak 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 sandalye kazandı. Mutlak çoğunluk için 42 sandalye gerekiyor. Dolayısıyla AfD tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamadı. Fakat sandıktan çıkan tabloyu yalnızca sandalye hesabıyla okumak, seçimin asıl siyasi anlamını kaçırmak olur. Beş yıl önce yüzde 20,8 oy alan AfD'nin bu kez yüzde 43,8'e ulaşması başlı başına önemli bir değişim. Aynı dönemde CDU'nun oy oranı yüzde 37,1'den yüzde 17,2'ye geriledi. AfD ayrıca 41 doğrudan seçim bölgesinin 38'inde birinci oldu. 2021 seçimlerinde bu bölgelerin 40'ını CDU kazanmıştı. Rakamlar, özellikle Doğu Almanya'da siyasi tercihlerin ne kadar hızlı değişebildiğin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/almanya-afd-kazandi-merkez-kaybetti-H1616330.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616281</no>
    <tarih>2026-09-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sakarya'dan Büyük Taarruz'a: Zafer için hazırlık / Zafere giden kutlu yol -5-</baslik>
    <metin>Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması, Millî Mücadele'nin seyrini önemli ölçüde değiştirdi. Yunan ordusunun Ankara'ya doğru ilerleyişi durdurulmuş, düşmanın taarruz gücü büyük ölçüde kırılmıştı. Ancak savaş henüz sona ermemişti.Şimdi önümüzde yeni ve daha uzun bir dönem vardı.Sakarya'da kazanılan zaferin ardından Türk ordusu hemen büyük bir saldırıya geçmedi. Çünkü büyük bir zafer yalnızca cesaretle değil, doğru zamanda yapılan doğru hazırlıklarla kazanılabilirdi.Ordunun eksiklerinin tamamlanması, silah ve mühimmatın artırılması, askerî birliklerin yeniden düzenlenmesi ve taarruz için gerekli hazırlıkların yapılması gerekiyordu.Bu süreç, millet için yeni bir sabır imtihanıydı.Çünkü zaferin yaklaşmakta olduğunu hisseden bir millet, bir an önce sonucun alınmasını istiyordu. Fak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sakaryadan-buyuk-taarruza-zafer-icin-hazirlik-zafere-giden-kutlu-yol-5-H1616281.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616256</no>
    <tarih>2026-09-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kobaltın izini sürmek: Cevheri kim çıkarıyor, serveti kim topluyor?</baslik>
    <metin>	Kobalt adını bir korkudan alır. On altıncı yüzyıl Alman madencileri, gümüşe benzeyen ama eritildiğinde hiçbir değerli metal vermeyen, üstelik zehirli dumanlar saçan bu cevheri dağın kötü ruhlarına yordular; ona "kobold" (cin) dediler. 1735'te İsveçli kimyager Georg Brandt bu laneti bozup kobaltı antik çağdan beri keşfedilen ilk yeni metal olarak bilime kazandırdı. Sonraki iki yüzyılda egemenliği durmadan el değiştirdi: önce Norveç'te bir kralın porselen mavisi tekeli (Modum bir ara dünya kobaltının yüzde 80'ini üretiyordu), sonra Belçika sömürgesi Katanga'da Union Miniegrave;re'in demir yumruğu (1950'lerde dünya kobaltının yüzde 75'i), ardından bağımsızlık, bir suikast, Mobutu'nun millileştirmesi ve nihayet bugünkü sahibi: Çin sermayesi. Beş yüzyılda cin de kral da sömürge de gitti; değ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kobaltin-izini-surmek-cevheri-kim-cikariyor-serveti-kim-topluyor-H1616256.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616250</no>
    <tarih>2026-09-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu iktidar giderse daha kötü de olabilir endişesi</baslik>
    <metin>Adalette, ekonomide, tarımda, eğitimde, sağlıkta kısaca iç ve dış politikada bırak çözüm üretmeyi artık mazeret bile üretemez hale gelen bir iktidarımız var.Özellikle işsizlik, enflasyon, gelir adaletsizliği, yolsuzluk, kara para aklama, rüşvet, adam kayırma ve de yargı kararlarına yıllardır ekranlarda iktidar partisini savunan gazeteciler, akademisyenler, ekonomistler, hukukçular bile artık mazeret bulamıyor, kaftan biçemiyor.Sokakta da durum aynı. Yıllardır AKP'ye oy veren insanımız da ülkenin getirildiği duruma tepkili. Sokak bile kötü gidişatı, çürümeyi ve de eleştirileri kabul etti.Ama iktidar partisi anketlerde % 30, ittifakı ile % 37'lerde gözüküyor.Bu tablonun sebebini geçtiğimiz hafta BTP Lideri Hüseyin Baş, 'vatandaşta bu iktidar giderse daha kötüsü gelir endişesi var' cü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-iktidar-giderse-daha-kotu-de-olabilir-endisesi-H1616250.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616245</no>
    <tarih>2026-09-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye'nin derinleşen geçim çıkmazı</baslik>
    <metin>	Milyonlarca vatandaşın yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında verdiği geçim mücadelesi, hem finansal göstergeler hem de sahadaki reel yaşam şartlarıyla çarpıcı bir tablo ortaya koymaktadır. 	Mal ve hizmet fiyatlarındaki artışa karşın gelirlerin aynı oranda yükselmemesi, hanehalkını yaşamını sürdürebilmek adına daha fazla borçlanmaya zorlamaktadır. 	Derinleşen bu borç yükü ve özellikle bu dönem okul masrafları gibi günlük yaşam maliyetleri, makro düzeyde çözüm önerilerini ve siyasetin sorumluluklarını yeniden tartışmaya açmaktadır.	Borç kıskacındaki vatandaş: 7.2 trilyon liralık büyüyen yük	Türkiye'de vatandaşların bankalara ve finans kuruluşlarına olan bireysel borç yükü alarm verici boyutlara ulaşmış durumdadır.	Yalnızca 21-28 Ağustos haftasını kapsayan tek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-derinlesen-gecim-cikmazi-H1616245.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616230</no>
    <tarih>2026-09-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Teknolojik gelişme ve kültürel bağımsızlığın korunması</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 31-08-2012 tarihli yazısıdır	Varlığını devam ettirmek isteyen her millet, milli değerlerini, kültürel varlığını ve bağımsızlığını korumak mecburiyetindedir. 	Din, dil, gelenek, görenek, örf, adet, musıki, folklor vb. değerlerin tarihî seyir içerisinde şekillenerek ve asırlar boyunca süzülerek meydana getirdiği birikim kültür olarak ifade edilir ki, kültür, milletlerin kendini tanımlamasındaki en bariz faktörlerden biridir. 	Kültürel değerleri tahribata uğrayan milletlerin, zaman içinde kimliklerini kaybetmeleri ve yok olmaları kaçınılmazdır.	Bu temel tespitlerden sonra günümüz dünyasının manzarasına bakalım. Küreselleşme kavramıyla beraber dünya üzerindeki farklı kültürler aşındırmaya tâbi tutulmaktadır. 	Batının ve bilh...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/teknolojik-gelisme-ve-kulturel-bagimsizligin-korunmasi-H1616230.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616218</no>
    <tarih>2026-09-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sakarya'ya uzanan yol: Varoluş mücadelesinin dönüm noktası / Zafere giden kutlu yol -4-</baslik>
    <metin>Millî Mücadele'nin ilk yıllarında kazanılan başarılar, milletin moralini yükseltmiş ve düzenli ordunun gücünü göstermişti. Ancak savaşın kaderini belirleyecek asıl sınavlar henüz geride kalmamıştı.1921 yılının yaz aylarında Yunan ordusunun gerçekleştirdiği saldırılar, Türk ordusunu zor durumda bıraktı. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda Türk ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Bu gelişme, Ankara'da ve Anadolu'nun birçok yerinde büyük bir endişeye yol açtı.Düşman kuvvetleri Ankara'ya doğru ilerliyordu.Artık mesele yalnızca bir cepheyi savunmak değildi. Başkentin güvenliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin varlığı ve Millî Mücadele'nin geleceği tehlike altındaydı.Bu zor şartlar içerisinde Mustafa Kemal Paşa, ordunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesini uygun gördü. Böylece or...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sakaryaya-uzanan-yol-varolus-mucadelesinin-donum-noktasi-zafere-giden-kutlu-yol-4-H1616218.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616158</no>
    <tarih>2026-09-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kriz milli çözümlerle aşılır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 23-08-2001 tarihli yazısıdır	Yaşadığımız ekonomik krizin çıkış yollarını kendi kaynaklarımızı değerlendirerek aşmak yerine, IMF ve Dünya Bankası'nın kapılarında çözüm arayan Türkiye'de, ekonominin bütün sahaları batma noktasına gelmiştir.	IMF'nin, vereceği kredilerin karşılığı olarak her sahayı kapsayan tavizler istediği bir hakikattir. Tedbir paketi olarak önümüze koyulan bu tavizlerden reel sektörden beklenen -kısaca- üretimi durdurmasıdır.	Global ekonominin bir gereği olarak tarım ürünlerinden hayvansal gıdaya, beyaz eşyadan tekstile kadar her sahada ithal mallara açık bir pazar olması istenen ülkemizde, son noktaya yaklaşılmıştır.	"Gümrük vergilerini kaldırın, tarımı bırakın, üretimi durdurun" tarzı dayatmalar meclisimiz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kriz-milli-cozumlerle-asilir-H1616158.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616147</no>
    <tarih>2026-09-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gün kızardı hicabından</baslik>
    <metin>	Yeryüzünü imar ve inşa etmekle vazifeli olan insan, hem yeryüzüne hem de kendi hemcinsine karşı öyle katliamlara, öyle cinayetlere imza atıyor ki, her gün aksatmadan kâinatı aydınlatmakta olan güneş, hicabından günde bir kaç kez kıpkırmızı kesiliyor.	Hicabından, utancından güneş kıpkırmızı kesiliyor günde bir kaç kez.	Milyonlarca insanın kanına giren, hakkına hukukuna tecavüz eden insanımsı varlıklar zerre kadar hicap duymazken, onların yaptıklarından ötürü başkaları utançlarından ötürü başlarını eğip duruyorlar.	Göz göre göre, milyonlarca göz üzerlerinde iken, kul hakkı yemekten utanmıyorlar, mazlum kulların savunma haklarını ellerinden almaktan utanmıyorlar, sofralarına bir tırpan atıp lokmalarını aşırmaktan hicap duymuyorlar.	Günün birinde, bir şekilde, bin bir fırıld...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gun-kizardi-hicabindan-H1616147.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616135</no>
    <tarih>2026-09-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük savaş mı geliyor?</baslik>
    <metin>	Avrupa'da savaş ihtimali artık yalnızca güvenlik uzmanlarının tartıştığı uzak bir senaryo değil. Almanya savunma politikasını değiştiriyor, İngiltere Ukrayna'ya desteğini sürdürüyor, Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki açıklamalar sertleşiyor. NATO ülkeleri savunma harcamalarını artırırken, Ukrayna savaşı da cephe hattının çok ötesine taşan sonuçlar doğuruyor.	 	Uluslararası basında son dönemde yayımlanan değerlendirmelerde Avrupa'nın önümüzdeki yıllarda daha ciddi bir güvenlik ortamına hazırlanması gerektiği sıkça vurgulanıyor. Bazı güvenlik uzmanları Rusya ile Batı arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceği görüşünde. Ancak buradan "Dünya savaşı kesin geliyor" sonucunu çıkarmak bana göre doğru değil. Böyle bir iddia için bugün yeterli dayanak bulunmuyor. Fakat yaşananları sı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-savas-mi-geliyor-H1616135.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616134</no>
    <tarih>2026-09-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>OVP’nin acı reçetesi: Yüksek vergi, sapan hedefler ve derinleşen gelir adaletsizliği</baslik>
    <metin>	Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ortaklaşa hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin önümüzdeki döneme ait haritasını çizen yeni Orta Vadeli Program (OVP), açıklanan makroekonomik veriler ve yapılan revizyonlarla vatandaşın omzuna yüklenecek ağır mali yükleri bir kez daha gözler önüne serdi. 	Geçmiş yıllarda kamuoyuna sunulan ve hedeflerden belirgin şekilde sapılan OVP metinlerinin bir yenisi olan bu son program; açlık, yoksulluk ve işsizlik baskısı altında ezilen geniş halk kitlelerine umut vermekten son derece uzak. 	Hükümetin makroekonomik göstergelerde yaptığı yukarı yönlü enflasyon ve kur güncellemeleri ile aşağı yönlü büyüme revizyonları, krizin faturasının yine vergi artışları ve kamu varlıklarının satışı yoluyla halka kesil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ovpnin-aci-recetesi-yuksek-vergi-sapan-hedefler-ve-derinlesen-gelir-adaletsizligi-H1616134.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616127</no>
    <tarih>2026-09-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cepheden cepheye: Millî Mücadele'nin çetin yılları / Zafere giden kutlu yol -3-</baslik>
    <metin>Millî Mücadele artık yalnızca bir direniş hareketi olmaktan çıkmış, bütün imkânların seferber edildiği büyük bir mücadeleye dönüşmüştü.Bir tarafta işgal kuvvetleri ve onların desteklediği güçler bulunurken, diğer tarafta vatanını savunmak için bütün imkânlarını ortaya koyan bir millet vardı. Fakat bu mücadelede karşılaşılan güçlükler yalnızca cephedeki düşmanla sınırlı değildi. Ekonomik imkânsızlıklar, silah ve mühimmat eksikliği, ulaşım sorunları ve yıllardır süren savaşların yorgunluğu da milletin omuzlarında ağır bir yük oluşturuyordu.Buna rağmen mücadele kararlılıkla sürdürüldü.Doğu Cephesi'nde elde edilen başarılar, Güney Cephesi'ndeki halk direnişi ve Batı Cephesi'nde giderek yoğunlaşan savaşlar, Millî Mücadele'nin farklı alanlarda aynı hedef doğrultusunda ilerlediğini gösteriy...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cepheden-cepheye-milli-mucadelenin-cetin-yillari-zafere-giden-kutlu-yol-3-H1616127.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616124</no>
    <tarih>2026-09-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünya dolardan uzaklaşırken Türkiye nereye bakıyor?</baslik>
    <metin>Bir soru ile başlayalım: Türkiye ekonomik olarak ne kadar bağımsızdır?Bir ülke sürekli borçlanıyor, bütçesinin önemli bölümünü faize ayırıyor, özel sektörü yüksek finansman maliyetleri altında eziliyor ve üretmek için dahi dış finansmana ihtiyaç duyuyorsa ekonomik bağımsızlıktan ne kadar söz edilebilir? Borç yalnızca ekonomik bir mesele değildir; aynı zamanda egemenlik meselesidir. Çünkü borç alan, zamanla borç verenin şartlarını da dikkate almak zorunda kalır. Bugün dünyada yaşanan gelişmeleri de bu açıdan okumamız gerekiyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan ekonomik düzen, dolar merkezli bir uluslararası finans sistemi meydana getirdi. Dünya Bankası, IMF ve uluslararası ticaretin önemli bölümünün dolar üzerinden yürütülmesi, ABD'ye yalnız ekonomik değil, siyasi bir güç de kazandı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunya-dolardan-uzaklasirken-turkiye-nereye-bakiyor-H1616124.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616089</no>
    <tarih>2026-09-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sayın Erdoğan’ın faiz karşıtlığı sadece meydanlarda</baslik>
    <metin>Daha iktidarlarının ilk yıllarında 'devleti küçülteceğiz' dediler ve sata, sata devleti gerçekten küçülttüler.Küçülttükleri şey devletin hizmet yönüydü, sahip çıkma yönüydü, vatandaşın, fakirin, yoksulun hakkını koruma yönüydü.Devletin küçültenler diğer taraftan vergileri daha da çeşitlendirerek büyüttükçe büyüttüler. Cezaları da çeşitlendirerek büyüklükçe büyüttüler.'Kayıt dışının kayıt altına alma' adı altında kara para aklama, yolsuzluk ve her türlü kaçakçılığı tetiklediler.Şimdi vatandaştan trilyonlarca vergi ve ceza tahsilatı yapıyorlar. Peki, bu trilyonlar vatandaşa hizmet olarak dönüyor mu?Emin olun çok az bir kısmı. Vatandaştan tahsil edilen vergi ve cezaların neredeyse tamamına yakını yerli ve yabancı faiz baronlarına akıtılmaktadır.2003'ten 2026'ya her yılın kendi ort...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sayin-erdoganin-faiz-karsitligi-sadece-meydanlarda-H1616089.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616079</no>
    <tarih>2026-09-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İşgalden direnişe: Millet iradesinin uyanışı / Zafere giden kutlu yol -2-</baslik>
    <metin>Millî Mücadele'nin başlangıç yılları, yalnızca askerî gelişmelerin yaşandığı bir dönem değildi. Aynı zamanda milletin kendi gücünü yeniden fark ettiği, dağınık ve karamsar görünen şartlar içerisinde ortak bir iradenin oluşmaya başladığı bir dönemdi.İstanbul'un işgal altında bulunması, Anadolu'nun farklı bölgelerinin işgal kuvvetlerinin tehdidiyle karşı karşıya kalması ve Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu siyasî şartlar, milletin önünde son derece ağır bir tablo oluşturuyordu. Fakat bütün bu olumsuzluklara rağmen Anadolu insanı, yaşadığı toprakların kaderine seyirci kalmadı.İşgallere karşı ilk tepkiler yerel ölçekte ortaya çıktı. Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri kuruldu, mitingler düzenlendi, halk işgalleri protesto etti. Kuvayi Milliye birlikleri ise özellikle Batı Anadolu'da işgale karş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/isgalden-direnise-millet-iradesinin-uyanisi-zafere-giden-kutlu-yol-2-H1616079.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616078</no>
    <tarih>2026-09-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enflasyona alışıyor muyuz?</baslik>
    <metin>TÜİK, Ağustos 2026 enflasyon rakamlarını açıkladı. Aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 oldu. Yüzde 31,51 yıllık enflasyon ne demektir? Basitçe ifade edersek, genel fiyat seviyesinin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık üçte bir oranında yükselmesi demektir. Gelişmiş ekonomilerde olağanüstü kabul edilecek böylesine yüksek enflasyon rakamlarının Türkiye'de neredeyse sıradanlaşmış olması üzerinde ayrıca düşünmemiz gerekiyor.Asıl tehlikelerden biri de budur: Enflasyona alışmak. Bir ülkede fiyatların yılda yaklaşık üçte bir oranında artması normal değildir. Fakat uzun süre yüksek enflasyonla yaşayınca toplumun ekonomik ölçüleri de değişiyor. Dün olağanüstü kabul ettiğimiz rakamlar bugün sıradan geliyor. Üstelik başka bir hesap daha var. ENAG, Ağustos ayı yıllık enf...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enflasyona-alisiyor-muyuz-H1616078.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616074</no>
    <tarih>2026-09-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kur'an'daki Hızır-Musa kıssası üzerine kendimce bir yorum</baslik>
    <metin>	Kur'an'da "Hızır" diye bir isim geçmez. Kehf sûresinin 65. âyeti o kişiyi yalnızca şöyle tanıtır: "Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul." Hızır ismi Buhârî ve Müslim'deki bir rivayetten gelir; ben yazıda hadislerdeki isim üzerinden devam edeceğim.	Kısa Kur'an-ı Kerim'deki en çok yorumlanan üzerinde en çok tartışılan en çok alıntılanan kıssalardan biridir. Kıssayı klasik anlatımların dışında kendimce nasıl yorumluyorum, bunu anlatmaya çalışacağım.	Kıssa Kehf 60-82 âyetleri arasındadır. Musa yanındaki gençle yola çıkar. Kayalıkta azıkları olan balığı unuturlar; Musa azığı isteyince genç şu cümleyi kurar: "Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı." Geri dönüp Hızır'ı bulurlar. Musa ona öğrenci olmak ister; ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurandaki-hizir-musa-kissasi-uzerine-kendimce-bir-yorum-H1616074.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616073</no>
    <tarih>2026-09-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu’da kalıcı istikrarın şifresi: ABD’siz bir denklem</baslik>
    <metin>	Ortadoğu coğrafyası, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail ikilisinin uluslararası hukuk ilkelerini hiçe sayarak İran'a karşı başlattığı askeri harekâtın yarattığı ağır yıkım ve belirsizlikle sarsılmaya devam ediyor. 	Başlangıçta kısa süreli bir müdahale olarak öngörülen ancak İsrail'in sürekli tırmandırdığı kışkırtmalar ve Washington yönetiminin taahhüt ettiği ateşkese uymaması nedeniyle uzayan bu çatışma ortamı, bölge dinamiklerini kökten sarstı. 	Tarihsel süreç ve sahadaki somut gelişmeler açıkça göstermektedir ki, dış müdahalelerin ve özellikle ABD'nin bölgedeki askeri varlığının olmadığı bir denge, Ortadoğu için kalıcı barışın en temel ön şartıdır. 	İran'ın gösterdiği askeri reaksiyonlar ve misilleme adımları, tamamen kendi egemenlik haklarını koruma ve maruz kaldığı sa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-kalici-istikrarin-sifresi-abdsiz-bir-denklem-H1616073.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616045</no>
    <tarih>2026-09-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kaynak olmaz mı?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 05.09.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye'nin kaynakları her dönem tartışma konusu edilmiştir. Kapitalist sistemin hâkim olduğu ülkemiz, para eder kaynakları olmaması bahanesiyle hemen hemen Cumhuriyet tarihi boyunca dışarıdan borç almaya mahkûm edilmiştir. 	Mesela, sınırı geçtiğimiz an var olan petrolün bizde olmaması bugüne kadar hiç sorgulanmamış; bilakis en yetkili ağızlardan 'bizim petrolümüz yok' beyanları yıllarca dillendirilmiştir. 	Oysa Shell'in eski genel müdürlerinden Robinson, "Tüm Amerikan petrol şirketleri bilir ki, yapılan araştırmalar Türkiye'nin bir petrol denizi üzerinde olduğunu göstermektedir" itirafını yıllar öncesinde yapmıştı. 	Bendeniz, "Türkiye'nin yer altı kaynakları kıyamete kadar bizi bakar" derken, il...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kaynak-olmaz-mi-H1616045.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616034</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünyada saflar netleşiyor, Türkiye nerede?</baslik>
    <metin>Rusya, Çin, Belarus, Kuzey Kore ve İran arasında askeri, siyasi ve ekonomik olmak üzere sarsılmaz bir işbirliği var.ABD ve batının tehdit ve yaptırımlarına karşı ortak hareket ediyorlar. İşte bu ortaklığı bitirip dünyanın tek hakimi olmak için ABD-İsrail şeytan ittifakı dünya devletlerine 'ya müttefikimsiniz ya da düşmanımız' baskısı yapıyorlar.İşte Almanya! Bizzat başbakanları, Almanya'nın 2. Dünya savaşından sonraki en büyük başarısının İsrail ile kurdukları dostluk, olduğunu bu dostluktan bir milim taviz vermeyeceklerini ve İsrail'in, kendini savunma hakkını kullandığını' açıkladı.Kolombiya'da Petro, ABD karşıtı siyaset izliyordu. Seçimlerle Amerikancı Espriella'yı iktidara getirdiler.Venezuela'da Maduro'yu iş isyanlar ile yıkamadılar. Bir gece ansızın alıp, götürdüler. Başa Ame...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunyada-saflar-netlesiyor-turkiye-nerede-H1616034.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616029</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Ortadoğu için…</baslik>
    <metin>Bölge devletleri Ortadoğu'da terörün bitmesini istiyorlarsa, teröre destek veren kirli-kara paranın bölgeden temizlenmesi şarttır.Karşılığı KÂĞIT olan PARANIN (Doların) saltanatının korunması; teröre-kaosa ve karmaşaya, toplumsal barışın bozulmasına, toplumun zenginliği olan unsurlarının ayrılık unsuru olarak tartışılmasına ihtiyaç duyar.Bunlar bir emperyal sömürü düzeninin ayak seslerinin öncü unsurlarıdır.Küresel emperyalist devletler girdikleri her ülkede, ilk önce karşılığı kâğıt olan parasını, o ülkenin milli parasının yerine ikame edilmesine uğraşırlar.Ülkelerin siyasetini yönlendirerek istedikleri kanunların çıkartılmasını, kendi güvenlikleri için ordunun dizaynını ve  siyasilerin kendilerine hizmet etmesini sağlarlar.Onlar için final;topraklarının parçalanması, rejimler...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-ortadogu-icin-H1616029.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616012</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kamusal ve özel alan ikilemi üzerinden devlet-birey ilişkisine Kur'an ışığında bazı yorumlar</baslik>
    <metin>	Devlet ile birey arasındaki ilişki insanlığın en kadim tartışmasıdır. Hammurabi'den Platon'a, Hobbes'tan yirminci yüzyılın totaliter yıkımına uzanan devasa bir literatür var. Ve o literatürün büyük sorusu şudur: Devlet ne kadar büyük olmalı?	Ben burada bu soruya bir başka açıdan yaklaşacağım. Çünkü bugünün sorusu nicelik değil, sınır sorusudur: Devlet ne kadar büyük olmalı değil, nereye kadar genişleyebilir? Vatandaşın hangi bölgesi ona kapalıdır, ve o çizgiyi kim çizer?	Gözetim, veri, mahremiyet, ifşa kültürü, dijital kimlik mdash; modern siyasetin bütün somut kavgaları tam bu çizginin üzerinde geçiyor. Ve baştan bir hüküm koyalım: Bu çizgi doğal değildir. Siyasi bir üründür. Kim çizerse, o kazanır.	Batı bunu bir duvar üzerine kurdu. Can, hürriyet ve mülkiyet devletten önce...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kamusal-ve-ozel-alan-ikilemi-uzerinden-devlet-birey-iliskisine-kuran-isiginda-bazi-yorumlar-H1616012.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616011</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Köprü ve otoyollarda 30 yıllık özelleştirme çıkmazı</baslik>
    <metin>	Türkiye'nin ulaşım altyapısında stratejik öneme sahip kamu varlıklarının geleceğine yönelik tarihi kararlar alınmaya devam ediyor. 	15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) kontrolündeki çok sayıda ana arter ile çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. 	Toplamda 2 köprü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunu kapsayan bu adım, mülkiyet devri yerine işletme hakkının devredilmesi modeliyle yürütülse de kamuoyunda, ekonomi çevrelerinde ve siyasette geniş çaplı tartışmalara ve ciddi endişelere yol açtı. 	Özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması öngörülürken, sürecin vatandaşların günlük yaşamına ve ülke ekonomisine muhtemel etkileri en ince a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kopru-ve-otoyollarda-30-yillik-ozellestirme-cikmazi-H1616011.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616010</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kalkınmak için çalışmak ve üretim şarttır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 05.10.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Toplum hayatında sosyal hadiseler ile ekonominin seyri yakından ilgilidir. Takip edilen ekonomik politikalar halkın refah durumunu, alım gücünü, hayat standardını direkt olarak etkiler. 	Bunun tersi de mümkündür. Sosyal veya siyasî alanda yaşanan herhangi bir istikrarsızlık ve belirsizlik ekonominin değerlerini alt-üst eder. 	Döviz veya altın yüksek oranda iniş-çıkışlar gösterebilir. Bu itibarla sosyal gelişmeleri ekonomik grafikten ayrı düşünmek mümkün değildir.	Ekonomik savaşların yüzyılı	Ülkelerin ekonomi politikaları millî çıkarlar esas alınarak ve uzun vadeli planlamalarla belirlenir. İktisadî kalkınma hayatî öneme sahip bir meseledir. Günümüz dünyasında ise bu konu çok daha ciddi boyutl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kalkinmak-icin-calismak-ve-uretim-sarttir-H1616010.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616006</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Denizci gençler yetiştirmek zorundayız</baslik>
    <metin>	Karayollarındaki kaosa ve kazalara alıştık. Denizde meydana gelen küçük kazalar da basının pek umurunda olmadığı için vah, vah deyip geçiyorduk. Ancak bir hafta içinde üst üste iki deniz kazası olunca, kazaların boyutları da gazete sayfalarını aşınca ülkenin gündemine oturdu. Bunlara münferit olaylar gözü ile bakmak mümkün değil elbette.	Üç yanımızın denizlerle çevrili olduğunu söyleyenler, deniz ticaret filomuzdaki gemilerin sayısal ve cisimsel büyüklüğünden bahsedenler ne yazık ki bu filolara eleman yetiştiren amatör ve profesyonel çabaları görmezden gelmeye devam ediyorlar. Bu filoları kontrol etmek, denize uygunluk belgesi almak, sefere çıkarken gerekli izinlerle ilgili evrakları doldurmak, gemi sicillerini tutmak için oluşturulmuş birimler ellerindeki imkânlar ile elbette görev...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/denizci-gencler-yetistirmek-zorundayiz-H1616006.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616005</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fail kim?</baslik>
    <metin>	Hazine tam takır, peki fail kim?	Altınlar hep bakır, peki fail kim?	 	Enflasyon zirvede, peki fail kim?	Birileri devrede, peki fail kim?	 	Yolsuzluk bin çeşit, peki fail kim?	Yoksulluk bir çeşit, peki fail kim?	 	Yüzde on semirmiş, peki fail kim?	Durmadan kemirmiş, peki fail kim?	 	Çoğunluk huzursuz, peki fail kim?	Azdan azı gamsız, peki fail kim?	 	Alın teri yerde, peki fail kim?	Halk giriftar derde, peki fail kim?	 	Cennet vatan zorda, peki fail kim?	Vatanperver darda, peki fail kim?	 	Arsızlığa ödül, peki fail kim?	Hırsızlığa ödül, peki fail kim?	 	Halk huzurdan muaf, peki fail kim?	Hırsız vergiden muaf, peki fail kim?	 	Çırayla adalet- Peki fail kim?	Gram ile et- Peki fail...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fail-kim-H1616005.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616002</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enflasyon değil, pahalılık sarmalında bir Türkiye</baslik>
    <metin>Türkiye'de artık yaşadığımız ekonomik tabloyu yalnızca "enflasyon" kelimesiyle anlatmak bana göre yetersiz kalıyor. Çünkü vatandaşın hissettiği şey, istatistik tablolarındaki yüzde oranlarından çok daha farklı. Türkiye bugün ciddi bir pahalılık sorunu yaşıyor.Enflasyon, fiyatların genel seviyesinin sürekli artmasıdır. Pahalılık ise o artışın insanların hayatına nasıl yansıdığını anlatır. İşte asıl mesele burada başlıyor.Bugün aynı ürünün, aynı hizmetin hatta aynı yemeğin fiyatında bile akıl almaz farklılıklarla karşılaşabiliyoruz. Bir yerde makul görünen bir fiyat, başka bir yerde birkaç katına çıkabiliyor. Üstelik bu durum yalnızca Türkiye'de yaşayanların değil, ülkemize gelen yabancıların da dikkatini çekmeye başladı.Artık Türkiye'ye gelen insanlar bile "Türkiye çok pahalı" demeye ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enflasyon-degil-pahalilik-sarmalinda-bir-turkiye-H1616002.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616001</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir milletin varoluş mücadelesi / Zafere giden kutlu yol -1-</baslik>
    <metin>Tarih, yalnızca geçmişte yaşanan olayların sıralanmasından ibaret değildir. Bazı dönemler vardır ki bir milletin kaderini değiştirir, gelecek nesillerin hayatına yön verir. Türk milletinin Millî Mücadele yılları da böyle bir dönemin en önemli örneklerinden biridir.Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti ağır şartlarla karşı karşıya kaldı. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin askerî ve siyasî gücünü büyük ölçüde sınırlandırırken, İtilaf Devletlerine Anadolu'nun çeşitli bölgelerine müdahale etme imkânı veren hükümler içeriyordu. Kısa süre içerisinde İstanbul işgal edildi; Anadolu'nun farklı bölgeleri de işgal kuvvetlerinin hedefi hâline geldi.Ancak işgal yalnızca toprakların ele geçirilmesi anlamına gelmiyordu. Asıl mesele, Türk milletinin b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-milletin-varolus-mucadelesi-zafere-giden-kutlu-yol-1-H1616001.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1616000</no>
    <tarih>2026-09-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Millet siyasete neden küstü?</baslik>
    <metin>Türkiye yeni bir seçim atmosferine doğru ilerlerken kamuoyunda sürekli aynı sorular soruluyor: Bugün seçim olsa kim kazanır? Hangi partinin oyu ne kadar? Kanaatimce bunlardan önce sorulması gereken daha önemli bir soru var: Millet siyasete güveniyor mu?Geçtiğimiz günlerde katıldığım televizyon programında Ağustos 2026'da yayımlanan anketler üzerinden buna dikkat çektim. Bazı araştırmalarda kararsızlar, oy kullanmayacağını söyleyenler, fikri olmadığını belirtenler ve cevap vermeyenler birlikte değerlendirildiğinde oran yüzde 30'u aşıyor. Bunu yalnızca "kararsız seçmen" olarak okumak doğru değildir. Çünkü kararsızlık bazen siyasi bir tercih değil, siyasete verilmiş bir mesajdır.Vatandaş yıllarca desteklediği partisinden uzaklaşıyor ama başka bir partiye de yönelmiyorsa mesele artık parti...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/millet-siyasete-neden-kustu-H1616000.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615938</no>
    <tarih>2026-09-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB'ye neden inanıyoruz?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.05.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Yarım asrı geçen Avrupa Birliği (AB) üyelik sevdamız nedense bir türlü bitmiyor. Tanzimat döneminde başlayan batı hayranlığının halen ve neye mal olursa olsun devam ettiğini görmek çok acı.	Türkiye'nin önünde büyük bir Türk dünyası, Arap âlemi, Uzakdoğu ve onunla menfaat çatışması yaşamadan iş birliği yapacak farklı ülkeler varken, ısrarla ve inatla Avrupa demek ne ile izah edilebilir acaba?	Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Dünya İnsani Zirvesi'nde, AB'nin vize muafiyeti konusunda tavrı değişmezse, Geri Kabul Anlaşması'nın Meclis'ten geçmeyeceği yönündeki restine karşılık, AB Komisyonu'ndan açıklama geldi.	AB Komisyonu, "Geri Kabul Anlaşması, vize serbestliğinde ön şarttır" dedi. Yani AB, Erdoğan'ın rest...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abye-neden-inaniyoruz-H1615938.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615935</no>
    <tarih>2026-09-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Futbol, iktidara kalkan mı oluyor?</baslik>
    <metin>Hep kurulan bir cümle var ya: 'futbol hiçbir zaman sadece futbol olmadı'. Aynen öyle.Yaklaşık 2 yıl CHP ve CHP'li belediyeleri ve Devlet Bahçeli'nin 'Önder-lider' ilan ettiği Apo'yu, terör örgütünü ve kurulan masayı, çıkarılan kanunu ve sonraki hedeflerini konuştuk.Bölgemiz ateş çemberi, ülkemizde ise ekonomik yangın var. Tam ekonomi, vatandaşı konuşalım, derken bu kez gündemi futbol özellikle 4 büyükler aldı.Gündem olmasına izin verilmeyen başlıklarİnsanımızın nasıl bilinci bir şekilde açlığa ve yardıma muhtaç hale getirildiğini, bankaların kucağına itildiğini, borç batağına sürüklenen ailelerin nasıl cinnet geçirdiğini, intiharları, evlat ve eş katliamlarını konuşacaktık ki!Kişi başı milli geliri 19 bin dolarlara çıkarmakla övünen iktidarın, insanımızı nasıl sefalet ücretine mu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/futbol-iktidara-kalkan-mi-oluyor-H1615935.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615932</no>
    <tarih>2026-09-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sivas Kongresi, bağımsızlığımızın sarsılmaz mührüdür</baslik>
    <metin>	Anadolu'nun kalbinde, işgal altındaki bir vatanın kaderini baştan yazan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin harcını karan Sivas Kongresi, Türk tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olma niteliğini bugün de koruyor. 	4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan bu tarihi kurultay, yalnızca yerel bir direnişin organizasyonu değil; Türk milletinin kendi geleceğini kendi eliyle tayin ettiği, esareti kesin olarak reddeden tam bağımsızlık manifestosudur.	Amasya'dan Sivas'a engelleri aşan irade	Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla başlayan milli örgütlenme süreci, Amasya Genelgesi'nde dile getirilen "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesiyle hukuki ve siyasi bir boyut kazanmıştı. 	Bu tarihi çağrının en somut ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sivas-kongresi-bagimsizligimizin-sarsilmaz-muhrudur-H1615932.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615924</no>
    <tarih>2026-09-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünya değişirken Türkiye yeni bir dönemin eşiğinde</baslik>
    <metin>Dünya hızlı bir değişimden geçiyor. Savaşlar, ekonomik krizler, enerji güvenliği, teknoloji ve değişen ittifaklar, alıştığımız dengelerin artık eskisi gibi işlemediğini gösteriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu'daki gelişmeler ve küresel güç mücadelesi, yeni bir dönemin işaretlerini taşıyor.Bugün yaşananları yalnızca birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirmek, büyük resmi görmemize engel olabilir. Suriye'den Filistin'e, İran'dan Ukrayna'ya kadar yaşanan gelişmeler, dünya siyasetindeki güç mücadelesinin yeni boyutlarını ortaya koyuyor. Enerji yolları, ekonomik yaptırımlar, savunma teknolojileri ve diplomasi artık birbirinden ayrı düşünülemiyor.Değişen yalnızca siyaset de değil.Yapay zekâ ve teknolojik gelişmeler ekonomik rekabetin önemli araçları hâline gelirken; enerji, gıda...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunya-degisirken-turkiye-yeni-bir-donemin-esiginde-H1615924.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615923</no>
    <tarih>2026-09-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hukuk herkes içinse hukuktur</baslik>
    <metin>	Türkiye son günlerde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmayı konuşuyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, basında yer alan yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine 29 Ağustos'ta resen soruşturma başlattı. Son olarak Gökçek'in 4 Eylül Cuma günü şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere savcılığa çağrıldığı bildirildi. Öncelikle şu ayrımı yapalım: Ortada bir soruşturma ve araştırılan iddialar vardır. Yargılama yapılmadan hiç kimse hakkında peşinen suçlu hükmü verilemez. Dolayısıyla bizim meselemiz Melih Gökçek'in suçlu olup olmadığı değildir. Bizim meselemiz hukuktur.		Geçtiğimiz günlerde katıldığım televizyon programında da özellikle bunun altını çizdim: Hukuk neyse o olmalıdır. Herkes için olmalıdır. Bu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hukuk-herkes-icinse-hukuktur-H1615923.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615904</no>
    <tarih>2026-09-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>"Ol" dediği an ve süren altı gün</baslik>
    <metin>	Rabbimiz Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyuruyor:	"O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir işe hükmettiğinde, ona yalnızca 'Ol!' der; o da hemen oluverir." (Bakara, 117)	"Bir şeyi dilediğinde, O'nun buyruğu, o şeye sadece 'Ol!' demekten ibarettir; o da hemen oluverir." (Yâsîn, 82)	"Bizim buyruğumuz, göz açıp kapayıncaya kadar gerçekleşen tek bir emirden başka bir şey değildir." (Kamer, 50)	Ve yine buyuruyor:	"Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'a istivâ eden Allah'tır. O, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örter......." (A'râf, 54)	 "Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa istivâ eden (hükümran olan) O'dur. O Rahmân'dır. O'nu hakkıyla bilen birine sor." (Furkan,59)	Bir yanda ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ol-dedigi-an-ve-suren-alti-gun-H1615904.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615854</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fiyatlar uçuyor, alım gücü eriyor</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisinde açıklanan son enflasyon rakamları, kâğıt üzerindeki istatistikler ile mutfaktaki acı gerçekler arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.	Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2026 verilerinde aylık enflasyonu yüzde 1,84, yıllık enflasyonu ise yüzde 31,51 olarak açıkladı. 	Bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise ağustos ayı için aylık enflasyonu yüzde 2,24, yıllık enflasyonu ise yüzde 49,03 olarak hesapladı. 	Açıklanan bu verilerin ardından eylül ayında yenilenen konut ve işyeri kira sözleşmelerinde uygulanabilecek tavan artış oranı, 12 aylık TÜFE ortalamasına göre yüzde 31,79 olarak tescillendi. 	TÜİK verilerinde yıllık bazda gerileme görülse de vatandaşın günlük yaşamındaki yıkıcı etkiler şiddetl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fiyatlar-ucuyor-alim-gucu-eriyor-H1615854.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615853</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmtihan dünyasında tercihlerimizi neye ve kime göre yapıyoruz?</baslik>
    <metin>Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de dünya hayatını, mahiyetini, bizi nasıl ve niçin yarattığını haber verip, 'mutlaka-kesinlik' vurgusu ile imtihan edileceğimizi (Bakara 155) bildiriyor.Diyeceksiniz ki! 'bunu biliyoruz zaten. Bütün sosyal medya fenomeni hacı-hocalar, devlet memuru din görevlileri hatta bazı siyasetçiler bile bundan bahsediyor'.Doğrudur! Hepsi bahsediyor ama imtihan başlıklarını açıklamıyorlar. Açıklayanlar ise kendilerine göre doğru cevap koyup pazarlıyorlar.  Oysa ayetlerde, hadislerde ve Ehl-i Beyt'in hayatında bütün imtihan başlıkları doğru cevaplarıyla beraber önümüze konulmuş.Madem genelden başladık, o halde genel imtihan başlıklarını bir hatırlayalım!Örneğin siyasi tercihlerimiz imtihandır.Yöneticilere karşı tavır ve itaat sınırı bir imtihandır.Güç ve otorite s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imtihan-dunyasinda-tercihlerimizi-neye-ve-kime-gore-yapiyoruz-H1615853.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615846</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Elli bin yıllık bir gün: Meleklerin zamanı, ışık hızı ve bir ayete yeniden bakmak</baslik>
    <metin>	Dün, Kur'an'daki zaman kavramına alışılmadık bir yerden bakmıştık. Meleklerin, insan daha yaratılmadan onun geleceğini nasıl "bildikleri" sorusundan yola çıkmış; zamanın mutlak, herkes için aynı akan bir nehir olmadığını, modern fiziğin gösterdiği o göreli zaman anlayışının ışığında ayete yeni bir mana kapısı aralayabileceğimizi konuşmuştuk. Bugün aynı çerçeveden bir başka yere bakıyoruz. Ama bu sefer elimizde yalnızca bir fikir değil, sayılar da var.	Kur'an'da, üzerinde asırlarca durulmuş birkaç ilginç ayet vardır. Bu ayetler, "bir gün" ile insanın saydığı yıllar arasında şaşırtıcı oranlar kurar: bir günün bin yıla, bir başka yerde ise elli bin yıla denk geldiğini söyler. Yüzyıllar boyunca bu ifadeler çoğunlukla "çok uzun bir süre" anlamında, kıyametin ya da ahiretin uzunluğuna işa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/elli-bin-yillik-bir-gun-meleklerin-zamani-isik-hizi-ve-bir-ayete-yeniden-bakmak-H1615846.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615845</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa altınının adresi değişiyor</baslik>
    <metin>	Avrupa'nın altın hesaplarında sessiz ama önemli bir hareketlilik var. Hollanda yaklaşık 86 ton altını New York ve Ottawa'dan Londra'ya taşıdı. Miktar elbette önemli ama asıl dikkat çekici olan miktar değil, adresin değişmesi. Hollanda merkez bankası De Nederlandsche Bank, kararın arkasında jeopolitik huzursuzluk, kriz hazırlığı, likidite ve altının gerektiğinde daha kolay kullanılabilmesi olduğunu söylüyor. Londra'nın dünyanın en önemli fiziksel altın piyasalarından biri olması da tercihte etkili.	 	Merkez bankaları onlarca ton altını bir yerden başka bir yere taşırken yalnızca bugünün piyasasını düşünmez. Birkaç yıl sonra ortaya çıkabilecek kötü senaryolar da hesabın içindedir. Resmi açıklama kararın teknik gerekçelerini anlatır ama bütün stratejik hesabı anlatmak zorunda değil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupa-altininin-adresi-degisiyor-H1615845.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615840</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Acil tedbir şart</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 02.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	İstanbul'da 1998 yılında gerçekleştirilen bir panelde Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu "Katıldığım toplantılarda öğrendiğime göre 2000 yılında Türkiye'nin işini bitirecekler" şeklinde bir ifade kullanmış idi. Dünya çapında bir ilim adamının deklare ettiği bu tespit o zaman benim dikkatimi çekmiş idi. Ve bunu söylerken de üzüntülü olduğunu, bu sebeple de bir şeyler yapılmasının gerekliliğini ifade etmişti. 	Gerçekten de Oktay Sinanoğlu hocamızın ifade ettiği gibi, Türkiye'nin kaderini ilgilendiren mevzular bakımından, milleti üzecek ve hüsranına sebep olacak çalışmalar içinde bulunan kurumların sayısı hayli fazladır. 	Biz zaten bu hakikatlerden dolayı uzun zamandan beri teyakkuzda olup, ülkenin varlığını kor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/acil-tedbir-sart-H1615840.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615822</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Servet transferi sadece para kaçırmak mıdır?</baslik>
    <metin>	Geçtiğimiz günlerde katıldığım televizyon programında "servet transferi" tartışılırken özellikle bunun altını çizdim. Konuşmacı arkadaş hükümetin servet transferini engelleme hususunda hassas olduğunu söyledi. Acaba öyle mi? Servet transferini yalnızca bir kişinin veya şirketin parasını yurt dışına çıkarması şeklinde anlarsak büyük resmi gözden kaçırırız.		Türkiye'nin ekonomik meselelerini tartışırken sık sık rakamlar üzerinde duruyoruz. Döviz ne kadar oldu, faiz kaç oldu, ihracat ne kadar arttı, cari açık ne kadar geriledi? Elbette bunların hepsi önemli. Ancak kanaatimce asıl sormamız gereken soru daha temel:		Türkiye'nin ürettiği servet nerede kalıyor?		Çünkü bir ülkenin ekonomik gücü yalnızca ne kadar ürettiğiyle değil, ürettiği değerin ne kadarını kendi ekonomisi i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/servet-transferi-sadece-para-kacirmak-midir-H1615822.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615821</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kâğıt üstündeki hedefler, çarşıdaki yangın: 20 yıllık OVP karnesi ne söylüyor?</baslik>
    <metin>Türkiye 6 Eylül'de yeni bir Orta Vadeli Program'a daha hazırlanıyor.2027-2029 dönemini kapsayacak yeni OVP'nin, ekonominin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da programın ayrıntılarının 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.Peki, bu kez açıklanacak rakamlara nasıl bakmalıyız?Bence önce geçmişe bakmalıyız.Çünkü Türkiye'de OVP yeni bir belge değil. Yıllardır büyüme, enflasyon, işsizlik, bütçe, ihracat ve benzeri göstergeler için hedefler açıklanıyor.Asıl mesele şu:Açıklanan hedefler ne kadar gerçekleşiyor?Ve daha önemlisi:Tutmayınca ne oluyor?	20 yıllık tablo bize ne söylüyor?Elimizdeki 2006-2025 dönemine ait grafik, OVP'lerin enflasyon ve büyüme hedefleri ile gerçekleşmeleri arasındaki ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kagit-ustundeki-hedefler-carsidaki-yangin-20-yillik-ovp-karnesi-ne-soyluyor-H1615821.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615819</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir düşmanın devlet içinde yeniden tanımlanması</baslik>
    <metin>Tarihte bazı dönüşümler, bir devletin kimi tasfiye ettiğinden çok, kimi yeniden tanımladığıyla anlaşılır.Suriye'de bugün yaşanan gelişme tam da böyle okunmalıdır.SDG'nin bağımsız askerî yapısının sona ermesi, yalnızca bir silahlı örgütün askerî kapasitesini kaybetmesi değildir. Daha büyük bir değişim söz konusudur.Yıllarca Suriye devletinin dışında ayrı bir askerî ve siyasî alan oluşturan yapı, yeniden devlet merkezli bir düzenin içine çekilmektedir.Bu dönüşümün en dikkat çekici sembolü ise Mazlum Abdi'nin Ahmed el-Şara tarafından danışman olarak görevlendirilmesidir.Dün devlet düzeninin dışında silahlı bir yapının başında bulunan aktör, bugün devletin merkezindeki mekanizmanın içerisinde yer almaktadır.Burada tarihin bize gösterdiği önemli bir gerçek var:Devlet düzenleri yal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-dusmanin-devlet-icinde-yeniden-tanimlanmasi-H1615819.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615795</no>
    <tarih>2026-09-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünya izci kamplarından</baslik>
    <metin>	Ağustos ayı nedeni ile dünyanın dört bir yanında, ülke kampları var. 	Her bir ülke, kendi teşkilatının milli veya milletlerarası organizasyonlarını yapıyor. Binlerce izci gencin sırtlarında çantaları, ellerinde mat ve tulumları, tren garlarında, hava alanlarında, otobüslerde yer alıyorlar. Sadece kendi ülkelerindekilere değil, komşu ülkelerdeki kamplara da gidiyorlar. Her yerde rengârenk kıyafetleri, sırtlarında çantaları, ellerinde kamp ekipmanları ile onlara rastlıyoruz. 	Gördükçe bu çocuk ve gençlerin dünya gezgini olmak yolunda nasıl çabaladıklarını hüzünle seyrediyorsunuz. Bizdekilere binalarda gençlik kamplarında konaklıyor, özel otobüsler ile yakın yerleri gezmekle yetiniyorlar.	Oysa çadırlarda konaklayıp, ülkelerinin yemek-müzik-bayrak ve kıyafetlerini tanıtan, dansl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunya-izci-kamplarindan-H1615795.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615785</no>
    <tarih>2026-09-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Prof. Dr. Haydar Baş, Bişkek’teydi</baslik>
    <metin>Şanghay İşbirliği Örgütü Üye Devletleri Devlet Başkanları Konseyi (Çin - Rusya - Hindistan - İran - Pakistan - Belarus - Kazakistan - Kırgızistan - Tacikistan - Özbekistan) 26. toplantısı Kırgızistan'da gerçekleştirildi.Toplantıya ayrıca:Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan İlham Aliyev, BM Genel Sekreteri Ant'nio Guterres, Moğolistan Devlet Başkanı Ukhnaagiin Khurelsukh, Ermenistan Paşinyan, Vietnam, Mısır, Laos ve Togo'dan başkan yardımcıları katıldı.Toplantıda dünyadaki sorunlar, sebepleri, failleri ve neler yapılabileceğine dair görüşler ortaya konuldu.Bütün devlet başkanlarının birleştiği nokta ise ekonomi: 'Ekonomin güçlü değilse bağımsız değilsin, sömürülüyorsun'. Emin olun özet bu!Prof. Dr. Haydar Baş, Bişkek'teydiSayın Erdoğan'da kalabalık bir heyet ile to...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/prof-dr-haydar-bas-biskekteydi-H1615785.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615778</no>
    <tarih>2026-09-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarih bize ne söyleyecek?</baslik>
    <metin>Bir dönemin sonuna geldiğimizde geriye dönüp bakmak kolaydır.Taşlar yerine oturmuştur. Kim kazanmış, kim kaybetmiş daha net görünür.Bugün ise henüz o noktada değiliz. Ortadoğu'da taşlar hâlâ yer değiştiriyor.Mekke'de yeni bir güvenlik anlayışı ortaya çıkıyor.Suriye yeniden merkezileşiyor.SDG'nin bağımsız askerî yapısı sona eriyor.ABD'nin bölgedeki eski hesapları değişiyor.Türkiye'nin bölgesel ağırlığı yeniden şekilleniyor.Bunların her biri kendi başına önemli.Fakat asıl mesele, bu gelişmelerin sonunda nasıl bir Ortadoğu ortaya çıkacağıdır.Çünkü yeni bir düzen kurulurken sadece güç dengeleri değişmez.Devletlerin birbirleriyle kurduğu ilişkiler de değişir.Bugüne kadar Ortadoğu'da güvenlik çoğu zaman bir ülkenin kazancının diğerinin kaybı üzerinden kuruldu.Bir ülkeni...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarih-bize-ne-soyleyecek-H1615778.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615777</no>
    <tarih>2026-09-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>2002'de milli model şart</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 01.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dünkü yazımızda Türkiye'nin global düzenin şartlarına ister istemez boyun eğmesinin örneklerini vermiştik.	Küresel sistemde bir ülkenin içten ele geçirilişinin yöntemleri uzun yıllardır ülkemize dayatılmaktadır.	Dış borç batağıyla beraber istenilen siyasi ve sosyal tavizlerin kolayca yerine getirilmesinin sağlandığı bu anlayışta, dış destekli yatırım kalkınma modellerini, dış destekli ekonomik programları, içine düşülen badireleri aşmaya yardımcı olacağı söylenerek yerine getirmesi istenilen tarım, sanayi, maliye vb. alanlardaki sözde reform önerilerini eksiksiz yerine getirme çabaları ile 2001 yılı tamamlanmıştır.	Gelinen nokta ise dün de ifade ettiğimiz gibi hiç de iç açıcı değildir.	Benzer...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/2002de-milli-model-sart-H1615777.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615760</no>
    <tarih>2026-09-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Aşil Kalkanı, Yunanistan’ın İsrail bağımlılığı ve Türkiye’ye etkileri</baslik>
    <metin>	Son yıllarda Ege ve Doğu Akdeniz hattında tırmanan jeopolitik rekabet, Yunanistan ile İsrail arasındaki askeri ortaklığı stratejik bir boyuta taşıdı.	Atina yönetiminin "Ajanda 2030" modernizasyon programı çerçevesinde Tel Aviv ile imzaladığı yaklaşık 3,1 milyar avroluk "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşması, bu sürecin en somut ve en yüksek maliyetli adımı oldu.	Davut Sapanı, SPYDER ve BARAK MX gibi çok katmanlı füze savunma sistemlerini kapsayan bu paket, Atina tarafından "caydırıcılık" gerekçesiyle sunulsa da hem Yunan iç kamuoyunda hem de bölgesel güç dengelerinde ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor.	Atina'nın bu hamlesine Yunan basını da tepkili	Yunanistan'ın borç krizinin ekonomik etkilerini henüz tam anlamıyla atlatamadığı ve vatandaşların hayat pahalılığı altı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asil-kalkani-yunanistanin-israil-bagimliligi-ve-turkiyeye-etkileri-H1615760.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615758</no>
    <tarih>2026-09-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Melekler geleceği nasıl bildi? Modern zaman anlayışının ışığında bir ayeti yeniden okumak</baslik>
    <metin>	Gündelik hayatta "zaman" dediğimizde, durup düşünmediğimiz kadar sağlam bir sezgiye yaslanırız. En yalın haliyle şöyle: Var olan her şey iki sınırla kuşatılmıştır. Birincisi mekândır; mekân, şeylerin üst üste yığılmasını engeller mdash; iki nesne aynı anda aynı yeri işgal edemez. İkincisi zamandır; zaman da olayların üst üste binmesini engeller mdash; her şey aynı anda olup bitmez, olaylar bir sıraya dizilmek zorunda kalır. Mekân dünyayı yan yana serer, zaman ise arka arkaya dizer. Belki de en sade haliyle zaman, bu "arka arkaya"lığın adıdır.	Bu tanım rahatlatıcıdır, çünkü tam da hissettiğimiz şeydir. Dün bugünden önceydi, yarın henüz gelmedi; biz ikisi arasındaki incecik "şimdi"de dururuz. Zaman, hepimizi aynı hızda önüne katan bir nehir gibidir; İstanbul'da da, en uzak yıldızda da...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/melekler-gelecegi-nasil-bildi-modern-zaman-anlayisinin-isiginda-bir-ayeti-yeniden-okumak-H1615758.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615757</no>
    <tarih>2026-09-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rusya'nın gökyüzü savaş alanı</baslik>
    <metin>	Savaşın yönünü bazen cephede ilerleyen tanklar değil, gökyüzünde görünen küçük bir drone değiştirir.	 	Ukrayna savaşı artık yalnızca doğudaki cephe hattından ibaret değil. Rafineriler, enerji tesisleri, askeri altyapı ve lojistik merkezleri uzun süredir hedef alınıyor. Şimdi hava sahası da bu tablonun içinde. Savaşın nereye gittiğini anlamak isteyenlerin cephe haritasına bakması artık yetmiyor. Asıl mesele, Rusya'nın geride kalan alanlarını ne kadar güvenli tutabildiği.	 	Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin 1 Eylül'de yaptığı açıklama bunu açıkça gösteriyor. Zelenskiy, Rusya hava sahasındaki insansız hava aracı faaliyetlerinin arttığını ve bunun uluslararası hava trafiği açısından giderek daha riskli bir ortam oluşturduğunu söyledi. Aynı açıklamada Ukrayna'nın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rusyanin-gokyuzu-savas-alani-H1615757.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615717</no>
    <tarih>2026-09-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rakamlarla ispatlı: PKK, AKP döneminde güçlendi!</baslik>
    <metin>Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 2022 bütçe sunumunda ve düzenlediği basın toplantılarında terörle mücadelede nasıl destan (!) yazdıklarını rakam ve grafiklerle açıklıyor, 'dağda 69 terörist kaldı, ayakkabı numaralarını bile biliyoruz' diyordu.O dönemde de yazmıştım. O grafik ve rakamlar PKK'nın, AKP döneminde güçlendiğini resmi itirafı idi. Ama insanımız rakamlara değil laflara baktı ve kandı.Eski Bakan Soylu'nun verdiği rakamlara göre 1984 ile 2002 yılları arasında PKK'ya katılan kişi sayısı 11.069 kişi.2003 (AKP iktidarda) ile 2020 yılları arasında PKK'ya katılanların sayısı 20 bin 845.2021'de katılan kişi sayısı 53.Yani AKP döneminde PKK'ya katılım neredeyse iki katına çıkmış.Dağa çıkışlar neden arttı?PKK ile masaya oturdukları için. 'Analar ağlamayacak' diyerek başlat...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rakamlarla-ispatli-pkk-akp-doneminde-guclendi-H1615717.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615709</no>
    <tarih>2026-09-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kayıkçı kavgası</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 05.03.2013 tarihli yazısıdır	Rus Parlamentosu Duma'da yalnızca tezimiz Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) anlatmadık. Milletvekillerinden oluşan bir grupla sohbet imkânımız da oldu.	İktidar partisine mensup bir vekil bize Meclis binasını gezdirdi, hakkında bilgiler verdi. İktidar ve muhalefet vekilleri beraber bize ev sahipliği yaptılar.	Devlet Başkanı Putin'in "Bu modeli, adil paylaşımı sağlayacağı, halkın mutluluğunu temin edeceği için Rusya da uygulayacağım" demesi gibi MEM'in bu ülkedeki faydaları etrafında gerek iktidar, gerek muhalefet kenetlenmiştir. 	Rusya'da devleti ve milleti ayakta tutan kurumlar etrafında vekiller, akademisyenler, basın ve halk bir arada hareket etmektedir. Yani, ülke menfaatine bir gelişme karşısında...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kayikci-kavgasi-H1615709.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615707</no>
    <tarih>2026-09-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Emmârenin çağı - Nefsin sanayisi: Biz mi böyleyiz, yoksa yönlendiriliyor muyuz?</baslik>
    <metin>	Klasik anlatıdır: Bir zamanlar atalarımız yalnızca hayatta kalma dürtüsüyle çalışıyordu. Çimenlerdeki hışırtıya irkilen, tehdide anında öfkeyle karşılık veren, kabilesi dışındaki her şeyi düşman sayan bir varlıktı ilk insan. Ama medeniyet dediğimiz şey, tam olarak bu insanı geride bırakma yolculuğunun adı olarak tarif edildi. Yüzyıllar boyunca dinler, felsefeler, gelenekler hep aynı yöne işaret etti: daha erdemli, daha ahlaklı, empati kurabilen bir insana. Şefkat çemberini genişleten bir insana mdash; önce ailesini, sonra bütün insanlığı, sonunda hayvanı, çevreyi, bütün bir ekolojiyi koruyabilen. Dar bir hayatta kalma refleksinden, geniş bir perspektiften bakabilen bir bilince doğru bir yükseliş. Medeniyetin asıl vaadi buydu: aletlerin birikmesi değil, insanın olgunlaşması. Bir piramit ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/emmarenin-cagi-nefsin-sanayisi-biz-mi-boyleyiz-yoksa-yonlendiriliyor-muyuz-H1615707.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615703</no>
    <tarih>2026-09-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD ve İngiltere: Özel ilişkinin bedeli</baslik>
    <metin>	İngiltere'nin sorunu artık yalnızca Rusya ile yaşadığı gerilim değil. Londra, Washington'ın daha fazla savunma harcaması ve Avrupa'nın güvenliğinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönündeki beklentisiyle karşı karşıya. Aynı zamanda Ukrayna'ya verdiği askeri desteği sürdürüyor ve bunun Moskova ile ilişkilerinde yaratabileceği sonuçları göze alıyor. İngiltere için asıl mesele, Amerika ile yakınlığını korurken kendi çıkarlarını ne kadar bağımsız biçimde savunabileceği.		Falkland Adaları konusunda ABD'nin tutumunu gözden geçirebileceğine ilişkin haberler de bu nedenle dikkat çekti. Donald Trump 31 Ağustos'ta Washington'ın Falkland konusundaki pozisyonunu gözden geçirdiğini söyledi; ancak bunun bir politika değişikliğine dönüşeceğini belirtmedi. Dolayısıyla ortada kesinleşmiş bir Amer...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-ve-ingiltere-ozel-iliskinin-bedeli-H1615703.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615702</no>
    <tarih>2026-09-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ekonominin özeti: Üretici bıkkın, tüketici çaresiz, sistem krizde</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, bir yanda vatandaşın alım gücünü günden güne eriten yüksek enflasyon, diğer yanda ise üretimden tüketime uzanan zincirdeki fahiş fiyat artışlarıyla zorlu bir sınavdan geçiyor. 	İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) açıkladığı Ağustos ayı verilerine göre, İstanbul'da perakende fiyatlar aylık bazda yüzde 1,66, yıllık bazda ise yüzde 34,96 artış gösterdi. 	Okulların açılış dönemine denk gelen bu süreçte en yüksek fiyat artışının aylık yüzde 17,28 ile Eğitim Harcama grubunda yaşanması, aile bütçelerini adeta felç etti. 	Alım gücünün hızla düşmesi ve kontrol altına alınamayan fiyat artışları, hane halkının geçim mücadelesini her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.	Tarladan markete fiyat uçurumu ve girdi maliyetlerindeki baskı	Gıda tarafındaki tablo ise üretici...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ekonominin-ozeti-uretici-bikkin-tuketici-caresiz-sistem-krizde-H1615702.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615694</no>
    <tarih>2026-09-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni düzenin şifreleri</baslik>
    <metin>Ortadoğu'da bazı gelişmeler vardır ki, ilk bakışta yalnızca kendi başlarına anlam taşırlar.Bir anlaşma imzalanır. Bir örgüt feshedilir. Bir devlet yeniden güçlenir. Bir ittifak kurulur. Sonra hepsi unutulur.Oysa tarih bazen büyük değişimleri tek bir olayla değil, aynı dönemde yerinden oynayan taşlarla gösterir.Bugün önümüzde tam olarak böyle bir tablo var.Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan yeni bir güvenlik anlayışını ortaya koyuyor.Suriye'de SDG bağımsız askerî yapı olmaktan çıkıyor.Şam, yıllardır parçalanmış olan devlet otoritesini yeniden kurmaya çalışıyor.ABD'nin Suriye'deki eski ortaklıkları yeni şartlara göre şekilleniyor.Türkiye ise bütün bu gelişmelerin kesiştiği noktada duruyor.Şimdi sorulması gereken soru şudur:Bütün bunlar gerçekten birbirinden bağ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-duzenin-sifreleri-H1615694.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615633</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yangına körük kel başa örük</baslik>
    <metin>	Dünyada emsali görülmemiş şey	Dağlar taşlar ve kuşlar işitiniz hey!	Milletten habersiz devlete ortak	Yangına körüktür attığınız rey	 	Vatan için can ve el ayak vermiş	Şehitlik gazilik tahtına ermiş	Onların hatırı hiçe sayılıp	Eşkıya devlete ortak edilmiş	 	Milletin vekili millete tam ters	Millet feryadına ses vermiyor ses	Terörist başından onaylı yasa	Vekillerce onaylandı tek nefes	 	Kel baştan örükler sarkarsa eğer	Terörist barışçıl olurmuş meğer!	Denizler taşıran gözyaşlarının	Damlası onların hepsini değer	 	Büyüklere masal son bulsun artık	Küresel zorbalar defolsun artık	Yetmez mi katile taktığınız taç?	Taşlar gediğine konulsun artık	 	Bu zoka yerine taş yutsaydınız	Belki eritirdi ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yangina-koruk-kel-basa-oruk-H1615633.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615625</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enflasyon düşerken gelir dağılımı ne oluyor?</baslik>
    <metin>Türkiye'de enflasyon uzun bir aradan sonra düşüş eğiliminde. Bu elbette önemlidir. Çünkü yüksek enflasyon yalnızca fiyatların artması değildir; tasarrufları eritir, ekonomik öngörülebilirliği bozar ve özellikle sabit gelirli kesimleri ağır biçimde etkiler.Fakat enflasyon düşerken sormamız gereken ikinci bir soru var:Enflasyonun düşmesi, enflasyon döneminde oluşan gelir ve servet kayıplarını da ortadan kaldırıyor mu?IMF'nin Şubat 2026'da yayımladığı Türkiye Madde IV raporu bu konuda oldukça çarpıcı bulgular içeriyor. IMF, Türkiye'de kalıcı yüksek enflasyonun yalnızca ekonomik büyüme ve finansal sistem üzerinde değil, gelir ve servet dağılımı üzerinde de belirgin sonuçlar doğurduğunu söylüyor.Raporun rakamları, meseleyi yalnızca "enflasyon düşüyor" diyerek değerlendiremeyeceğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enflasyon-duserken-gelir-dagilimi-ne-oluyor-H1615625.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615624</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Parayı üretime çivilemek: Devlet aklının sınavı</baslik>
    <metin>	İlk yazıda "parayı kim yaratıyor?" diye sormuştuk; ikincisinde "para ekonomiyle birlikte büyümek zorundadır" dedik ve şimdi baş başa kaldığımız sorumuz: Devlet, yarattığı parayı üretime nasıl bağlar? Çünkü mesele parayı basmak değil, onu üretime mahkûm edebilmektir mdash; ve bu, göründüğünden çok daha zordur.	Önümüzde iki tehlike var. Birincisi: para akışkandır. "Üretim için" diye verdiğin para, su gibi en kolay akacağı yeri bulur mdash; dövize, gayrimenkule, ithal tüketime, faize. İkincisi ve daha az konuşulanı: diyelim parayı üreticiye verdin ve kapasitesini büyüttü; peki ürettiğini kim alacak? Klasik iktisat "sen üret, alıcısı çıkar" derdi mdash; buna Say Yasası denir. Oysa bu her zaman doğru değildir; talebi olmayan üretici stokta boğulur. Demek ki tek başına üreticiye kredi ver...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/parayi-uretime-civilemek-devlet-aklinin-sinavi-H1615624.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615622</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ukrayna'dan Hazar'a: Savaşın yeni cephesi oluşabilir mi?</baslik>
    <metin>	Ben özellikle İngiltere'nin rolüne dikkat çekmek istiyorum. Londra'nın Ukrayna'ya desteği artık klasik anlamda silah yardımının ötesine geçmiş durumda. Storm Shadow gibi uzun menzilli sistemler, istihbarat ve hedefleme alanındaki destek, savunma sanayii iş birliği ve İngiltere'nin Avrupa güvenliği konusunda aldığı daha ileri siyasi pozisyon, Londra'yı Ukrayna'ya destek veren ülkeler arasında farklı bir yere taşıyor. Ukrayna'nın Rusya'nın yüzlerce kilometre içerisindeki hedeflere yönelik operasyonlarında dış desteğin hangi ölçüde kullanıldığını her olay için kesin biçimde söylemek mümkün değil. Fakat uydu verileri, istihbarat, elektronik harp ve uzun menzilli hassas vuruş kapasitesi söz konusu olduğunda Batı desteğinin rolünü de yok sayamayız.	 	Buradan "İngiltere Rusya ile savaş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ukraynadan-hazara-savasin-yeni-cephesi-olusabilir-mi-H1615622.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615621</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB sürecinde İzlanda’nın restinden Türkiye’nin ucu açık cenderesine</baslik>
    <metin>	İzlanda halkının balıkçılık haklarını ve deniz kaynakları üzerindeki ulusal egemenliğini koruma gerekçesiyle Avrupa Birliği (AB) üyeliğine "Hayır" demesi, küresel siyasette stratejik bir duruşun simgesi olmuştur. 	Yaklaşık 400 bin nüfuslu bu ada ülkesi, ekonomik ve hukuki bağımsızlığını Brüksel'in müktesebatına kurban etmemeyi seçerken; Türkiye'nin onlarca yıldır süregelen, ağır şartlar ve tavizlerle örülü AB adaylık macerası derin bir tezat oluşturmaktadır. 	1963 Ankara Anlaşması'yla başlayan, 1995 Gümrük Birliği ve 2005 adaylık müzakereleriyle devam eden süreç, Türkiye açısından bir entegrasyon projesinden ziyade milli çıkarların, ulusal ekonominin ve devlet bütünlüğünün sınandığı bir yıpranma sürecine dönüşmüştür. 	İzlanda küçücük bir ekonomik kaynağını riske atmamak için...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ab-surecinde-izlandanin-restinden-turkiyenin-ucu-acik-cenderesine-H1615621.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615620</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu'da taşlar neden şimdi yer değiştiriyor?</baslik>
    <metin>Ortadoğu'da hiçbir taş tek başına yerinden oynamaz.Bir yerde bir anlaşma yapılır.Başka bir yerde bir örgüt tasfiye edilir.Bir ülkede devlet yeniden güçlenir.Başka bir ülkede yeni bir savunma mekanizması kurulur.Sonra bütün bunlara ayrı ayrı bakar ve "Bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler" deriz.Belki de asıl yanılgımız budur. Çünkü bugün Ortadoğu'da sadece aktörler değil, oyunun kuralları da değişiyor.Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında yeni bir güvenlik anlayışı ortaya çıkıyor.Suriye'de SDG bağımsız askerî yapı olmaktan çıkıyor.Şam yeniden merkezî otoritesini güçlendirmeye çalışıyor.Türkiye'nin bölgesel ağırlığı artıyor.ABD ise yıllardır uyguladığı bazı politikaları yeniden şekillendiriyor.Şimdi soralım: Bütün bunlar neden aynı dönemde oluyor?...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-taslar-neden-simdi-yer-degistiriyor-H1615620.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615619</no>
    <tarih>2026-09-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Şark Meselesi sürüyor</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 13.08.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türk milletinin geleceğini riske atarak AB'ye gireceğiz hayaliyle hareket eden siyasilerimiz, Batının, 1071'de Anadolu'ya giren Türkleri tekrar Orta Asya'ya sürme projesini asla unutmamalıdırlar.	Şark Meselesi olarak isimlendirilen ve Batının topyekün ittifakıyla kabul gören bu proje, Türkleri önce Balkanlar'dan sonra Anadolu'dan uzaklaştırmayı içerir. Fiili uyglamaları, 1096 yılındaki I. Haçlı Seferine kadar giden bu planın ismi, açıkça 1815 Viyana Toplantısında dile getirilmşitir. Bu planın uygulamaları hâlen devam etmektedir.	Türkiye jeopolitik ve kültürel unsurlarının tamamı ile Balkanlarla ortak bir geçmişe sahiptir. Asırlarca bu bölgede hüküm sürmüştür. Ama Güneydoğu Avrupa (yani Balkanlar) İst...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sark-meselesi-suruyor-H1615619.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615563</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Emperyalizme de kapitalizme de düşman olmak zorundasınız</baslik>
    <metin>Kendiniz için çocuklarınız için geleceğiniz için devletiniz için milletiniz için.Dünün kralları, hükümdarları, sultanları vardı. Kendi halklarını itaate zorlar başka devletleri sömürgeleştirir, halkları da köle haline getiriyorlardı. Hepsi yıkılıp, gitti ama zihniyet değişmedi.Bugünde dünyaya hükmetmek, hakim olmak, dünyayı sömürge, insanlığı köle yapmak isteyen daha doğrusu yapanlar var. Bunların genel adı emperyalistler, silahları ise kapital yani paradır.Yani dünün krallık sistemleri dünün Firavunları, Nemrutları bugün ABD, AB, NATO, olarak karşımızdadır.Bu zihniyet aynen dünkü gibi kan ile beslenmekte ve insanlığı itaate zorlamakta, insanları kul-köle olarak görmektedir.Haliyle bu zihniyetlere, devletlere ve odaklara karşı olmak Müslümanlar için ilahi bir zorunluluk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/emperyalizme-de-kapitalizme-de-dusman-olmak-zorundasiniz-H1615563.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615555</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bağımsızlık bir milletin can damarıdır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 29-05-2011 tarihli yazısıdır	Bağımsızlığın bir millet için taşıdığı hayatî manayı sık sık vurgulamakta ve bağımsızlığın bir milletin can damarı olduğunu her fırsatta ifade etmekteyiz. Ve demekteyiz ki; tarih, bağımsızlığını kaybeden, esaret altına giren milletlerin düştükleri vahim durumların misalleri ile doludur.	Bağımsızlığın olmadığı yerde can, mal ve namus emniyeti gibi en temel hürriyetlerden dahi bahsedilemez. 	Biz millet olarak bu acı tabloyu yakın tarihimizde bizzat yaşadık. Yunanlılar 1919'da İzmir'e girdikleri zaman bu bölgede büyük bir katliama giriştiler. 	Türk evleri bombalandı. Türk aileleri evleri ateşe verilerek yakıldı. Malları yağmalandı.	Fransızlar ve İtalyanlar tarafından işgal edilen Anadolu'nun diğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bagimsizlik-bir-milletin-can-damaridir-H1615555.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615553</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>86 milyon Türk milletinin en anlamlı bayramı</baslik>
    <metin>30 Ağustos Zafer Bayramı;Azmin, cesaretin ve ölüme meydan okuyanların, esarete isyan edenlerin, tam bağımsızlık düşüncesini bağrında bir sevda gibi taşıyanların, hayatını vatanı için siper edenlerin,işgal altındaki topraklarımızı vatan toprağına dönüştürenlerin destanıdır.30 Ağustos Zafer Bayramı;Türk milleti olarak aklımızın, zekamızın, azmimizin ve imanımızın; yokluğa, yoksulluğa, küresel emperyalist güçlere üstün geldiğinin tüm dünyaya ispatının haykırışıdır.Bugün isimlerimiz değişmemişse, namuslarımız işgalci düşmanlar tarafından kirletilmemişse, Türk milleti tarihten silinmemişse, yaşadığımız bir vatan toprağına hala sahipsek, İslam dini bugün hala Türk milletinin diniyse ve imanımızı yaşayabiliyorsak bunların hepsini, başta başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'e ve silah arkada...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/86-milyon-turk-milletinin-en-anlamli-bayrami-H1615553.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615548</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Betona değil üretime yatırım</baslik>
    <metin>Ekonomide yatırım denildiğinde çoğu zaman tek bir rakama bakıyoruz: Ne kadar yatırım yapıldı?Oysa bundan daha önemli bir soru var:Neye yatırım yaptık ve yaptığımız yatırım ülkenin gelecekteki üretim kapasitesini ne kadar artırdı?OECD'nin Nisan 2026'da yayımladığı Foundations for Growth and Competitiveness 2026 raporunun Türkiye bölümünde dikkat çekici bir tespit bulunuyor. Rapora göre Türkiye'nin sabit yatırımları konut ağırlıklı bir yapıya sahip. OECD, son yıllarda verimliliği artırıcı varlıkların katkısının yükseldiğini de belirtiyor; ancak yatırım kompozisyonundaki konut ağırlığı hâlâ üzerinde durulması gereken bir mesele.Aslında Türkiye'nin problemi yatırım yapmaması değil.Yatırımın niteliği.	Her yatırım aynı sonucu doğurmazTürkiye'nin yatırım oranı düşük de değil. OECD...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/betona-degil-uretime-yatirim-H1615548.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615546</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Parayı durdurmak iyileştirmez: Altın prangalardan euroya</baslik>
    <metin>	İlk yazıda paranın nasıl yaratıldığını, onun bir imtiyaz ve egemenlik aracı olduğunu, kontrolsüz bırakıldığında bir sömürü kanalına dönüşebileceğini anlatmıştım.  Bu noktada bazen ezber itirazlar geliyor: "Madem para yaratmak bir imtiyaz ve ezberimizde enflasyonun kaynağı bu, çözüm basit mdash; merkez bankası basmasın, devlet borçlanmasın, bankalar kaydi para üretmesin. Böyle bir düzende enflasyon da olmaz. Ne de olsa para basarsak enflasyon olur." Kulağa temiz, hatta ahlaki geliyor. Oysa bu, hastalığı tedavi etmek için hastanın kanını boşaltmaya benzer. 	Açıklayalım. Çünkü büyüyen bir ekonomi sabit bir para stokuyla yaşayamaz. Bir ülke her yıl daha çok mal ve hizmet üretiyorsa ama ortadaki para miktarı sabitse, aynı parayla daha çok mala talip olacağız demektir ve fiyatlar düşer. K...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/parayi-durdurmak-iyilestirmez-altin-prangalardan-euroya-H1615546.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615545</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>SDG'nin bıraktığı alanı kim dolduracak?</baslik>
    <metin>Bir yapı ortadan kalktığında, geride yalnızca boş bir alan kalmaz.O alanı doldurmak isteyenler de ortaya çıkar.Suriye Demokratik Güçleri'nin, yani SDG'nin bağımsız askerî yapı olarak sona ermesiyle birlikte şimdi önümüzde yeni bir soru duruyor:SDG'nin bıraktığı alanı kim dolduracak?İlk cevap belli gibi görünüyor: Şam.Çünkü Suriye ordusu kuzeydoğuda yeniden devlet otoritesini kuruyor.Sınır kapıları merkeze bağlanıyor.Enerji kaynakları yeniden devlet kontrolüne giriyor.Yerel yapılar Şam'ın idarî sistemi içine alınıyor.Fakat Ortadoğu'da görünen cevap her zaman gerçek cevabın tamamı değildir.Çünkü mesele yalnızca Şam'ın bölgeye dönmesi değildir.Mesele, Şam'ın hangi şartlarla döndüğüdür.Savaş yıllarında kuzeydoğu Suriye'de oluşan düzen bir günde ortaya çıkmadı.ABD'nin ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sdgnin-biraktigi-alani-kim-dolduracak-H1615545.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615544</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail’in insani yıkımı, küresel tepkiler ve ABD gençliğinin isyanı</baslik>
    <metin>	Orta Doğu coğrafyası, İsrail'in Gazze, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Lübnan ve Suriye hatlarında sürdürdüğü askeri saldırılar ve sivil katliamlarla sarsılmaya devam ediyor. 	Ancak bu askeri yayılmacılık ve sivil yıkım arttıkça, küresel ölçekte İsrail'e yönelik kamuoyu tepkisi de eşi benzeri görülmemiş bir boyuta ulaşıyor. 	İsrail'in kuruluşundan bu yana en güçlü destekçisi konumunda bulunan Batılı devletler, kendi toplumlarından yükselen bu dip dalgası karşısında ciddi bir siyasi sıkışmışlık yaşıyor. 	İngiltere'de yönetime gelen yeni hükümetin toplumsal baskılar neticesinde Tel Aviv'e karşı tutumunu sertleştirmek zorunda kalması, bu dönüşümün en somut örneklerinden biri. 	Öte yandan, Washington yönetiminin koşulsuz desteğine rağmen ABD iç siyasetinde de dengeleri zorlayan deva...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-insani-yikimi-kuresel-tepkiler-ve-abd-gencliginin-isyani-H1615544.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615543</no>
    <tarih>2026-08-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk kimliği: Etnik köken mi, ortak vatandaşlık mı?</baslik>
    <metin>	Son zamanlarda siyasi tartışmalarda giderek daha fazla "Türkler, Kürtler, Araplar" şeklinde ifadeler duyuyoruz. Elbette Türkiye'nin farklı etnik kökenlerden gelen vatandaşlardan oluştuğu tarihî ve sosyolojik bir gerçektir. Ancak mesele, bu farklılıkların varlığı değil; bu farklılıkların siyasi ve hukuki zeminde nasıl tanımlandığıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinde vatandaşlar etnik kökenlerine göre ayrıştırılmamış, ortak bir vatandaşlık bağı etrafında birleştirilmiştir. Bu nedenle bugün "Türk" kavramını yalnızca etnik bir kimlik gibi sunmak, Cumhuriyetimizin anayasal vatandaşlık anlayışını doğru okumamak demektir.		Cumhuriyet'in kuruluşundan hemen sonra kabul edilen 1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun 88. maddesi son derece önemlidir. "Türkiye ahalisine din ve ı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-kimligi-etnik-koken-mi-ortak-vatandaslik-mi-H1615543.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615479</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bin 625 günde ayağı kalktık</baslik>
    <metin>Ekonomisi çöken, zamanın kalkınma hamlelerini yapamayan, dış politikası teslimiyete dayanan Osmanlı'ya son darbe 1. Dünya Savaşında vuruldu.İngiltere, İtalya, Fransa, Yunanlılar, ABD geldiler ve Osmanlı'yı pay ettiler. Yetinmediler! Ermenileri, Rumları ve de devşirdikleri Nakşi şeyhleri ve de aslı bozuk, nesli bozuk sözde Kürt ağalarını ayartarak Anadolu'yu kan gölüne çevirdiler.Bir güneş doğdu 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'da ve o güneş 29 Ekim 1923'te bütün Anadolu'yu aydınlattı.10 günde 400 kilometre26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz 'un başladı. Mustafa Kemal'in ifadesi ile 'Ordularımız, asıl kuvvetleri ve bütün savaş gereçleri ile dört yüz kilometreyi on gün içinde aşıp geçtiler' ve İzmir'e girdiler. 18 Eylül 1922'de Anadolu'da bir tek Yunan kalmamıştı.Yani bu millet, Mustafa Kemal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bin-625-gunde-ayagi-kalktik-H1615479.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615475</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zafer Bayramımız kutlu olsun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 30.08.2012 tarihli yazısıdır.	Zafer bayramı olarak kutlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, cumhuriyetimizin ilanından önceki önemli dönüm noktalarından biridir. 	Türk milleti işgalin karşısında bağımsızlık benim karakterimdir diyen Mustafa Kemal'in riyasetinde bugünlerin temelini atmıştır. Büyük fedakârlık örnekleri verilmiş, yokluktan var edilen bir devlet, kahraman vatan evlatlarının kanları karşılığı kurulmuştur.	Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. İçinden geçtiğimiz hassas günler, tarihten güç almamız gereken bir süreçtir. 	Globalleşen dünya düzeninde ulus devlet anlayışı kabul edilmemekte; üniter devlet yerini parçalanmış ve küçültülmüş devletçiklere bırakmaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti üniter yapısı ile bir bütündür.	Çanakkale ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zafer-bayramimiz-kutlu-olsun-H1615475.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615463</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kocatepe’nin gölgesinde bir milletin varoluş ve kurtuluş destanı</baslik>
    <metin>	Ağustos ayı, Türk tarihi açısından sıradan bir takvim yaprağı değil; bağımsızlık aşkının, iman gücünün ve vatan kılma iradesinin tarihe altın harflerle kazındığı zaferler ayıdır. 	1071'de Malazgirt Ovası'nda yakılan meşale, 1922'de Kocatepe'den başlayan Büyük Taarruz ile sönmez bir meşaleye dönüşmüştür. 	Türk milletinin tarih sahnesindeki varoluş mücadelesini anlamak, bu iki büyük zaferin birbiriyle olan sarsılmaz bağını kavramaktan geçer.	Anadolu'nun açılan kapısı ve Kocatepe'de vurulan ebedi mühür	1071 yılında Sultan Alparslan'ın Malazgirt'te kazandığı zafer, Anadolu'yu Türk milletine yurt kılan kutlu bir başlangıçtır. Ancak tarihi sadece tek bir kesit üzerinden okumak eksik bir yaklaşım olur. 	Malazgirt Zaferi ile açılan o kutlu kapı, 1922 yılında Gazi Mustafa Kem...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kocatepenin-golgesinde-bir-milletin-varolus-ve-kurtulus-destani-H1615463.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615462</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Parayı kim üretiyor? Egemenlik sorusu…</baslik>
    <metin>	Paranın ne olduğunu anlamak için basit bir düşünce deneyi yapalım. Küçük bir toplulukta yaşadığımızı düşünelim: ben süt üretiyorum, karşımdaki buğday. Takas yapıyoruz. Ama kısa sürede sınıra geliyoruz; çünkü sütüme ihtiyacı olan herkesin, tam da benim istediğim buğdaya sahip olması gerekmiyor. İhtiyacım olan malı bulamadığımda, elimde değer olmasına rağmen alışveriş yapamıyorum.	Tam bu noktada biri çıkıyor ve "Ben size bir şey vereyim, alışverişte bunu kullanın" diyor. Elimize bir kâğıt tutuşturuyor. Artık sütümü verip o kâğıdı alıyor, sonra onunla istediğim malı satın alabiliyorum.	Peki bu adam ne yaptı? Yoktan zenginlik mi yarattı?	Hayır. Zenginlik hâlâ süt ve buğdaydır; gerçek zenginlik toplumun ürettiği mal ve hizmetlerdir. O kâğıdın yaptığı, üretilmiş bir değerin karşıl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/parayi-kim-uretiyor-egemenlik-sorusu-H1615462.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615457</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeter ki ağam istesin</baslik>
    <metin>Mazlum Abdi, Şara'nın danışmanı olunca terörist başı listesinden silinmiş mi oluyor?lrm;Gerçi Şara da Cumhurbaşkanı olmadan önce arananlar listesinde değil miydi?lrm;Bunlar terörist listesinden silinince, sütten çıkmış ak kaşık gibi mi oldular?lrm;Güvensizlikleri bir anda güvene mi dönüştü, zihinsel aydınlanma mı yaşadılar?lrm;Allah tövbelerini mi kabul etti de biz Müslümanların haberi olmadı?lrm;İşin özeti AĞAM nasıl istiyorsa öyle oluyor.lrm;AĞAM çok yaşa!lrm;AĞAM isterse; Mazlum bir devlet bir anda zalim, düşman, ayrılıkçı terörist devlet oluverir.lrm;Kim bir şey diyebilir ki? Kimin haddine.lrm;AĞAM istesin; cinayet işleyen, toplumsal barışı bozan, kardeşi kardeşe düşman eden, terörist veya terörist başı olsun fark etmez, bir anda onlardan barış sözcüsü, diplomat, özgü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeter-ki-agam-istesin-H1615457.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615455</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnsanlar ev değil, geçinebilecekleri bir hayat arıyor</baslik>
    <metin>Depremle birlikte konut meselesinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz gördük. Binlerce insan evini kaybetti, kiralık konutlara olan talep arttı, bazı bölgelerde kiralar kısa sürede ciddi şekilde yükseldi. Ancak bugün kira sorunu yalnızca deprem bölgelerinin sorunu değil.Türkiye'nin dört bir yanında kiralar vatandaşın belini büküyor.İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Antalya'ya, Malatya'dan Adıyaman'a, büyükşehirlerden Anadolu'nun en küçük ilçelerine kadar aynı şikâyeti duyuyoruz:"Bu kirayı nasıl ödeyeceğiz?"Eskiden insan ev ararken "Kaç oda, kaçıncı kat, ulaşımı nasıl?" diye sorardı.Şimdi ilk soru şu:"Kirası ne kadar?"Çünkü kira, artık yalnızca aylık bir gider değil; birçok aile için adeta hayatın tamamını belirleyen bir yük haline geldi.Bir emekli maaşını alıyor, daha eline ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/insanlar-ev-degil-gecinebilecekleri-bir-hayat-ariyor-H1615455.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615453</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>30 Ağustos: Anadolu’da kalma mücadelesi</baslik>
    <metin>30 Ağustos Zaferi'ni yalnızca kazanılmış büyük bir meydan muharebesi olarak değerlendirmek eksik kalır. 30 Ağustos, Türk milletinin Anadolu'daki varlığının devam edip etmeyeceğinin tayin edildiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Bir başka ifadeyle bu zafer, Anadolu'da kalmanın, bağımsız yaşamanın ve millet olarak geleceğe yürümenin zaferidir.Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu işgal edilmiş, düşman kuvvetleri Ankara'nın yakınlarına, Polatlı sırtlarına kadar ilerlemişti. Mesele artık yalnızca bazı şehirlerin veya toprakların kaybedilmesi değildi. Anadolu'nun bütünüyle kaybedilmesi tehlikesi ortaya çıkmıştı. İşte Sakarya Meydan Muharebesi böyle bir ortamda gerçekleşti. 22 gün 22 gece devam eden bu büyük mücadele, Türk milletinin ölüm-kalım savaşıydı. Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutan ola...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/30-agustos-anadoluda-kalma-mucadelesi-H1615453.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615451</no>
    <tarih>2026-08-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yüksek faizin görünmeyen faturası</baslik>
    <metin>Türkiye ekonomisinde son yılların temel hedefi enflasyonu yeniden kontrol altına almak. Bu hedefin gerekliliği konusunda ciddi bir tartışma yok. Yüksek enflasyon; ücretliyi, emekliyi, üreticiyi ve tasarruf sahibini aynı anda yıpratıyor. Dolayısıyla fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı ekonomik istikrardan söz etmek mümkün değil.Ancak ekonomi politikasında yalnızca uygulanan ilacın etkisine değil, yan etkilerine de bakmak gerekir.IMF'nin Şubat 2026'da yayımladığı Türkiye Madde IV raporu bu açıdan dikkat çekici. IMF, Türkiye'nin dezenflasyon programında önemli mesafe aldığını kabul ediyor. Rapora göre yıllık enflasyon Eylül 2024'te yüzde 49,4 iken Aralık 2025'te yüzde 30,9'a geriledi. IMF bu gelişmede mali disiplinin, gelir politikalarının ve sıkı para politikasının rolüne dikkat çekiyor....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yuksek-faizin-gorunmeyen-faturasi-H1615451.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615404</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Samsun’a çıktığım gün umumî vaziyet ve manzara’</baslik>
    <metin>'1919 senesi Mayısının 19 uncu günü Samsun'a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiyye: Osmanlı Devleti'nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumîde mağlûp olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şeraiti ağır bir mütarekenâme imzalanmış.Büyük Harbin uzun seneleri zarfında, millet, yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harb-i Umumîye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek, memleketten firar etmişler.Saltanat ve hilâfet mevkiini işgal eden Vahdettin, mütereddi, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği denî tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın riyasetindeki kabine; âciz, haysiyetsiz, cebin, yalnız Padişah'ın iradesine tâbi ve onunla beraber şahıslarını vikaye edebilecek herhangi bir vaziyete razı-İtilâf Devletleri, mütareke ahkâmına riayete ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/samsuna-ciktigim-gun-umumi-vaziyet-ve-manzara-H1615404.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615389</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kara sevda gözlerini kör etmiş</baslik>
    <metin>	Siyaset esnafı koltuğa âşık	Kara sevda gözlerini kör etmiş	Zihinler sis duman karmakarışık	Kara sevda gözlerini kör etmiş	 	Hezimet hep hizmet diye sunulmuş	Namertler de hep mert diye sunulmuş	Deva ise hep dert diye sunulmuş	Kara sevda gözlerini kör etmiş	 	Maya çalıyor mayası bozuklar	Ülke temelinde kaygan kızaklar	Boyalı cilalı türlü tuzaklar	Kara sevda gözlerini kör etmiş	 	Bir koltuk uğruna bu kadar takla	Bunca fırıldaklık uygun mu akla?	Halka ecel teri- Peki ne hakla?	Kara sevda gözlerini kör etmiş	 	Küresel zorbalar at oynatıyor	Ülke kazanında dert kaynatıyor	Ülkede aydınlar tam gün yatıyor	Kara sevda gözlerini kör etmiş	 	Vatan toprağına fitne ekenler	Türk'ün ocağına incir dike...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kara-sevda-gozlerini-kor-etmis-H1615389.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615388</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>FETÖ, Atatürk'ü neden sevmez?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 04.08.2016 tarihinde yayımlanan yazısıdır	Bugün vatan hainlikleri kalkışma harekâtı ile kesinlik kazanan FETÖ'nün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu ile de problemleri olduğunu uzun zamandır takip etmekteyiz.	Yıllarca Atatürk'ü dinsiz göstererek Türk milleti ile Ata'sının arasını açmak isteyen İngiliz ve Yunan ajanlarının Türkiye'deki sözcüsü gibi hareket ettikleri bilinen bu zevatın Atatürk ile sorunları Kurtuluş Savaşı'na kadar uzanır. Zira Mustafa Kemal için "hocaları astırdı" diyenler ile ona dinsiz yaftası yapıştıranlar esasen aynı değirmene su taşımaktalar.	Öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki, ana ve baba tarafından Ehl-i Beyt soyundan gelen Atatürk'ün 1919'da Samsun'a çıkışından itibaren kurtuluş mücadelesinde en büyük desteği ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/feto-ataturku-neden-sevmez-H1615388.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615363</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD'nin yaptırım ikilemi ve İsrail'in güvenlik masalı</baslik>
    <metin>	Küresel diplomasinin ve bölgesel askeri gerilimlerin seyrini incelediğimizde, söylemler ile saha gerçekleri arasındaki makasın hiç olmadığı kadar açıldığı bir dönemden geçiyoruz.	Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliği tartışmalarından ABD'nin müttefiklerine yönelik ikincil yaptırım blöflerine, İsrail'in Suriye ve Lübnan hatlarındaki işgal politikalarına kadar geniş bir coğrafyada sergilenen yaklaşım, uluslararası hukukun keyfi kararlarla ikame edildiğini gösteriyor.	Bütün bu tablo, asıl tehdit kaynaklarının hedef saptırma stratejileriyle kendilerini nasıl birer "güvenlik mağduru" gibi sunduklarını net bir biçimde gözler önüne sermektedir.	ABD'nin "Hürmüz'de mayın kalmadı" tuzağı	Washington yönetiminin "Hürmüz'de mayın kalmadı, geçişler güvenli" yönündeki beyanları, sahada a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-yaptirim-ikilemi-ve-israilin-guvenlik-masali-H1615363.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615362</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enerji ağlarının merkezi: Türkiye-Beşinci ve son yazı: Batı/Kuzey Cephesi ve sonuç</baslik>
    <metin>	Bu seride Türkiye'yi hep bir çelişkinin içinde bulduk. Doğu Akdeniz'de dışlanmış; Suriye ve Irak'ta kaderi başkalarının istikrarına bağlı; Kafkasya'da kazanan ama kırılgan bir barışa mahkûm. Batı/Kuzey cephesi mdash; Karadeniz mdash; ise farklı. Burada Türkiye ne dışlanan ne bekleyen taraf; burada Türkiye vananın başında oturan ülke. Rus gazı, Azeri gazı ve LNG, Avrupa'nın güneydoğusuna büyük ölçüde onun üzerinden akıyor. "Hub olma" hayalinin en gerçek, en elle tutulur olduğu cephe burası.	Saha: Sakarya mdash; Türkiye'nin kendi gazı	Önce iyi haber. Türkiye 2020'de Karadeniz'de kendi tarihinin en büyük gaz rezervini keşfetti: Hükümetin rakamlarıyla devam edelim: Sakarya sahası, tahmini 710 milyar msup3; (toplam Karadeniz rezervi ~785 bcm; Göktepe-3'teki ~75 bcm'lik ek keşifle bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enerji-aglarinin-merkezi-turkiye-besinci-ve-son-yazi-batikuzey-cephesi-ve-sonuc-H1615362.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615359</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bilinmeyene doğru…</baslik>
    <metin>	Bir damla sudan ibaret olan insanoğlunun, büyüdükçe kendini vazgeçilmez sayması, dünyaya geliş nedenini unutması, yoldan çıkması, elindeki gücün vaz geçilmez ve tükenmez olduğunu düşünmesi bana her zaman ilginç gelmiştir. 	Ertesi günü ne olacağını bilmeyen, bildiği şeyleri unutacağını unutan, elindeki zenginlikleri kaybedip bir zamanlar hükmettiklerinin yanında hizmetkâr olacağını anlamayan, yaratanın büyüklüğü karşısında titremeyen ve en önemlisi düşünmeyen bir varlık olarak yaşadığını fark etmeyen kimliği ne yazık ki birer ibret tanımlamasıdır. 	Öğrendiğimiz, bazen insanların iyiliği için, bazen kötülüğü için kullandığımız "zeka" denilen bilinmezin koridorlarında dolaşırken; bunca bilgi ve becerinin öldükten sonra nereye gittiğini düşünmemek elde değil. Öyle ya, akıl ve zekada...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bilinmeyene-dogru-H1615359.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615357</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ajan Humpher hilafet merkezi İstanbul'da</baslik>
    <metin>Şeyhe İstanbul'da oturma sebebimi böyle bir yalan söyleyerek açıklamıştım. Ayrıca şeyhe ana-babamı kaybettiğimi, başka kardeşimin de bulunmadığını söyledim. Ama, anam-babam bana miras bırakmamışlardı. Kur'an okumak, Türkçe ve Arapça öğrenmek için İslam'ın merkezi İstanbul'a gelmiş bulunuyorum, dedim. Gerekli manevî ve dinî sermayeyi biriktir- dikten sonra işime döneceğimi de belirttim. Şeyh Ahmet beni kutlayarak bazı açıklamalarda bulundu ki, not aldıklarımı olduğu gibi naklediyorum: Ey genç, sana saygı göstermek ve seni ağırlamak birkaç nedenle bana vaciptir:1. Sen Müslümansın ve bütün Müslümanlar kardeştirler.2. Sen şehrimizde misafirsin ve Peygamberimiz misafiri ağırlayın buyurmuştur.3. Sen ilim okuyorsun, İslam ise öğrencilere saygı duyulmasını tavsiye etmiştir.4. Sen çalışarak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ajan-humpher-hilafet-merkezi-istanbulda-H1615357.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615354</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bunun hesabını veremezsiniz</baslik>
    <metin>Ayağında giyecek ayakkabısı, elinde yiyecek bir parça ekmeği, arabasına koyacağı benzini, sürecek tekerleği, eli silah tutan askerinin yeterli silahı yoktu.Milletin morali bozulmuş, gelecek adına umutlarını kaybetmiş, açlık ve sefalet içinde; anne babalar evladını, kadın kocasını, çocuk anasını ve babasını savaşta kaybetmişti.Osmanlı'nın ekonomik ve siyasi batışından, topraklarının emperyalist devletler tarafından paylaşılmasından sorumlu olan padişah ve yönetimi, kurtuluşu İngilizlerin himayesinde arıyordu.Osmanlı'nın son dönem aydını da farklı düşünmüyor, onlar da manda fikrini savunuyorlardı.Bu olumsuz koşullarda ortaya çıkarak, Türk halkına yeniden umut aşılayan ve halkı ayağa kaldıran Osmanlı paşası Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul hükümeti tarafından tutuklanmak üzere aranıyor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bunun-hesabini-veremezsiniz-H1615354.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615352</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye üretmeden enflasyonu yenebilir mi?</baslik>
    <metin>Türkiye ekonomisinin son birkaç yıldaki temel gündemi enflasyon. Para politikası sıkılaştırılıyor, iç talep soğutulmaya çalışılıyor ve enflasyondaki gerileme ekonomi programının temel başarı ölçütlerinden biri olarak sunuluyor. Temmuz 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31,75 seviyesinde olması da dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösteriyor.Ancak ekonomiye yalnızca enflasyon penceresinden bakmak bizi eksik bir sonuca götürebilir.Çünkü asıl soru şudur:Türkiye enflasyonu düşürürken üretimini de büyütebiliyor mu?Son dönemde açıklanan üç farklı veri, bu soruyu sormamızı zorunlu kılıyor.İstanbul Sanayi Odası'nın Temmuz 2026 Türkiye İmalat PMI verisi bunlardan ilki. İmalat PMI (Purchasing Managers' Index - Satın Alma Yöneticileri Endeksi) hazirandaki 47,1...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-uretmeden-enflasyonu-yenebilir-mi-H1615352.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615351</no>
    <tarih>2026-08-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>SDG'nin sonu mu, yeni bir düzenin başlangıcı mı?</baslik>
    <metin>Bir örgüt neden feshedilir?Yenildiği için mi?Görevini tamamladığı için mi?Yoksa artık ihtiyaç duyulmadığı için mi?Suriye Demokratik Güçleri'nin, yani SDG'nin bağımsız askerî yapı olarak sona erdirilmesi, bugün bize "Suriye yeniden birleşiyor" cümlesiyle anlatılıyor.Görünen bu.Peki gerçek gerçekten bundan mı ibaret?Çünkü dün ABD'nin sahadaki en önemli ortaklarından biri olan, geniş bir coğrafyayı kontrol eden ve Suriye'nin kuzeydoğusunda ayrı bir askerî ve siyasi güç merkezi oluşturan bir yapı, bugün Şam'ın devlet mekanizmasının içine alınıyor.Neden şimdi?İşte bizim asıl sorumuz budur.SDG'nin doğduğu şartlara bakalım.Suriye parçalanmıştı.IŞİD büyük bir tehditti.Şam'ın ülkenin tamamı üzerindeki kontrolü zayıflamıştı.ABD'nin sahada güvenilir bir ortağa ihtiyacı var...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sdgnin-sonu-mu-yeni-bir-duzenin-baslangici-mi-H1615351.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615319</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yezid’i mantığa karşı Hüseyin olmak Hüseyin ile olmak</baslik>
    <metin>İslam vahdet yani birlik dinidir. İslam'ın temeli tehdittir. Tevhidin merkezi ise Ehl-i Beyt'tir.Yüzlerce ayet ve hadisten sadece ikisini aktarayım: "De ki: Ben peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden, Ehl-i Beytim'e sevgiden başka bir ücret istemiyorum." (Şura 23)"Ben sizin aranızda iki değerli (ağır) emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız sürece Benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz. Onlar, Allah'ın Kitabı (Kur'an) ve Benim ıtretim Ehl-i Beyt'imdir.Bu ikisi, Kevser Havuzu'nun başında Bana tekrar dönünceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar." (Sahih-i Tirmizi, c.5, s.328; Sahih-i Müslim, Kitab-u Fezail-i Ali ibn-i Ebi Talib, c.7, s.122, Nesai, El Hasais, s.21-)"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ile parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın..." ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yezidi-mantiga-karsi-huseyin-olmak-huseyin-ile-olmak-H1615319.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615311</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk'ün soyağacı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 18.01.2014 tarihli yazısıdır.	Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk ile ilgili eser çalışmamız, bizi onun soyağacını araştırmaya yöneltti. 	Bu eser bize, Atatürk'ün bilinmeyen yönlerinin kapılarını açacak? Soyağacı incelememiz esnasında cumhuriyetin temellerinin Hacı Bektaş Dergâhı'nda atılması kadar şaşırtıcı ve önemli bir gerçeğe ulaştık.  	Neden Bektaşi dergâhı? Ve neden yeni devletin kurulma fikri bir Bektaşi şeyhi ile paylaşıldı? 	Bu hayati soruların cevapları Ata'nın soyacında gizli aslında? Soyağacı da,  vasiyetname gibi Türk milletinden saklanan bir durumdur. Zira Mustafa Kemal'in soyu Ehl-i Beyt'e dayanmaktadır. 	Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Atatürk, hem ana hem de baba tarafından Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin soyundan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturkun-soyagaci-H1615311.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615303</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enerji ağlarının merkezi: Türkiye-Güneybatı Cephesi — Doğu Akdeniz</baslik>
    <metin>	Serimize Doğu Akdeniz cephesinden devan ediyoruz. 2020'de Doğu Akdeniz, bölgenin en parlak enerji vaadiydi. İsrail, Mısır ve Kıbrıs açıklarında keşfedilen dev gaz sahaları, Avrupa'yı Rus gazından kurtaracak yeni bir kaynak olarak sunuluyordu; Ocak 2020'de İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Türkiye'nin öfkesine rağmen 1.900 km'lik EastMed boru hattı için tören düzenlemişti. Altı yıl sonra o boru hattı fiilen rafta, denizin altındaki gazın çoğu hâlâ suyun altında ve bölge Türkiye açısından bir enerji fırsatından çok bir kuşatma hattına dönüşmüş durumda.	Bu, tüm serinin en yanıltıcı cephesi mdash; ve tam da bu yüzden en öğreticisi. Çünkü buradaki asıl hikâye jeolojinin değil, jeopolitiğin ve ekonominin hikâyesi: dünyanın en çok konuşulan gaz sahalarının neden en az akan sahalar olduğu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enerji-aglarinin-merkezi-turkiye-guneybati-cephesi-dogu-akdeniz-H1615303.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615292</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rusya hemen çökmez ama yıpranıyor</baslik>
    <metin>	"Rusya çökecek" demek çarpıcı bir manşet olabilir. Fakat ekonomiler manşetlere bakarak çökmez. Devletin ekonomiye müdahale kapasitesinin yüksek olduğu, enerji gelirleri devam eden ve savaş üretimini büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla sürdürebilen Rusya gibi bir ülke için ani çöküş beklentisi gerçekçi görünmüyor. Asıl mesele, Moskova'nın savaşı ne kadar daha finanse edebileceği ve bunun karşılığında ekonomisinin hangi alanlarından vazgeçmek zorunda kalacağı.	 	Rusya neden hala dayanıyor?	 	Rusya'nın dayanıklılığının birkaç temel nedeni var. Enerji gelirleri hala önemli bir kaynak. Devlet, ekonominin büyük bölümünü yönlendirebiliyor. Savunma sanayisi yüksek kamu siparişleriyle çalışıyor. Batı ile bozulan ticaretin önemli bir bölümü Asya üzerinden başka kanallara taşındı. Kre...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rusya-hemen-cokmez-ama-yipraniyor-H1615292.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615273</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Başkomutan Atatürk’ün sözleriyle 30 Ağustos zaferi</baslik>
    <metin>Atatürk, Büyük Taarruz'un nasıl hazırlandığını, nasıl başlatıldığını, nasıl geliştiğini ve nasıl Büyük Zafer'le sonuçlandığını ayrıntılarıyla şöyle anlatıyor:"Efendiler, harp, muharebe, nihayet meydan muharebesi yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan muharebesi milletlerin bütün mevcudiyetleriyle, ilim ve fen sahasındaki seviyeleriyle, ahlâklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddî ve manevî kudret ve faziletleriyle ve her türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir imtihan sahasıdır.Türk milleti son mücadeleleriyle, bilhassa burada kazandığı zaferle, gösterdiği azim ve irade ile bilinen bu gerçekleri bir defa daha tarihin bağrına çelik kalemle kazımış bulunuyor.Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk Devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin tem...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/baskomutan-ataturkun-sozleriyle-30-agustos-zaferi-H1615273.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615272</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rakamlar iyileşiyor, ekonomi iyileşiyor mu?</baslik>
    <metin>İstanbul Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (İTOSAM) 21 Ağustos 2026 tarihli Haftalık Ekonomi Bülteni, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu anlamak açısından önemli veriler ortaya koyuyor. Bültene yalnızca manşet rakamlar üzerinden baktığımızda ekonomide bir toparlanmadan söz etmek mümkün. Ancak verileri birlikte değerlendirdiğimizde daha ihtiyatlı olmamız gerektiğini düşünüyorum.Ekonomi yönetiminin attığı adımların bazı göstergelerde iyileşme sağladığını teslim etmek gerekir. Fakat ekonomide esas mesele, bir endeksin bir önceki aya göre yükselmesi veya enflasyonun artış hızının yavaşlaması değildir. Esas mesele; üretimin, vatandaşın satın alma gücünün ve ekonomik güvenin birlikte ve kalıcı biçimde güçlenmesidir.İTOSAM raporunda ilk dikkat çeken veri tüketici güveni.Tük...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rakamlar-iyilesiyor-ekonomi-iyilesiyor-mu-H1615272.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615270</no>
    <tarih>2026-08-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Suriye’den Türkiye’ye "entegrasyon" makyajıyla etnik imtiyaz tehdidi</baslik>
    <metin>	Suriye'de son dönemde yaşanan askeri ve siyasi gelişmeler, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek yeni bir evreye girildiğini gösteriyor.	Terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı olan SDG'nin elebaşı Mazlum Abdi, örgütün feshedilerek Suriye devlet kurumlarına tamamen entegre edildiğini duyurdu. 	Başkent Şam'daki Halk Sarayı'nda Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile düzenlenen ortak basın toplantısında Abdi, SDG'nin "bağımsız bir askeri güç" sıfatının sona erdiğini açıkladı. 	Kararın, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile varılan mutabakat ve birliklerin Suriye ordusu tugaylarına katılım sürecinin tamamlanmasıyla alındığı ifade edildi. 	Ancak yüzeyde bir "kamusal fesih ve devlete katılım" gibi sunulan bu tablo, derinlemesine incelendiğinde Suriye'nin geleceği ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/suriyeden-turkiyeye-entegrasyon-makyajiyla-etnik-imtiyaz-tehdidi-H1615270.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615257</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Reis bizi, Gazze'ye götür’</baslik>
    <metin>26 Ağustos Malazgirt Zaferi, 30 Ağustos Zafer Bayramı. Yani zaferler haftasındayız.Bakın! Başta siyasiler bu zaferlerimizi nasıl da anlatarak kendi güçlerine vurgu ile bitiriyorlar!Basitçe sorayım: Romen Diyojen'in ordusu mu güçlüydü yoksa Sultan Alparslan'ın ordusu mu?Mustafa Kemal'in ordusu mu güçlüydü yoksa İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların ve Yunanlıların mı?Sayıca az, teçhizat, silah olarak zayıf olan Sultan Alparslan ve Mustafa Kemal bu savaşlardan zaferlerle çıktılar. Biri Anadolu'yu Türk-İslam yurdu yaptı diğeri Türk-İslam yurdu kalmasını sağladı.Bir soru daha: Türk ordusu mu güçlüdür yoksa İsrail ordusu mu? Cevap nettir; Türk ordusu. O halde bu kadar laf neden?Konuya gelelim2013 Nisan ayında Başbakan olan Erdoğan, 'Gazze'ye gideceğini' açıklamışt...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/reis-bizi-gazzeye-gotur-H1615257.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615246</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni bir blok mu, yeni bir kaos mu?</baslik>
    <metin>Ortadoğu'da her yeni ittifak, beraberinde iki ihtimali taşır:Daha fazla güvenlik mi, daha fazla gerilim mi?Mekke Ortak Savunma Anlaşması da bugün tam bu ikilemin ortasında duruyor.Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı anlaşma, taraflardan birine yapılacak silahlı saldırının üçünün tamamına yapılmış sayılmasını öngörüyor. Böylece üç ülke arasında güçlü bir karşılıklı savunma mekanizması kuruluyor.İlk bakışta bu, saldırganlığı caydırabilir.Fakat başka bir ihtimal daha vardır:Bir ülkenin savaşı, anlaşma nedeniyle diğer ülkelerin savaşı hâline gelebilir.İşte bizim asıl endişemiz burada başlıyor.Bugün bölgenin en kırılgan noktalarından biri Yemen'dir.Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları yeniden tırmanmış, Kızıldeniz ve Babülmendep hattındaki güvenlik so...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-bir-blok-mu-yeni-bir-kaos-mu-H1615246.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615243</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk'e sahip çıkmak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 10.01.2013 tarihli yazısıdır.	2012 senesini uluslararası 6 Ehl-i Beyt sempozyumu ile tamamladık. Bazı çevreler inkâr etseler de, Türk milletinin hamurkârı Alperenler eli ile yoğrulmuş İslam medeniyetidir, Ehl-i Beyt sevgisidir.  	2012 senesini üzeri örtülmüş bu sevda ateşini tekrar yakarak geçirdik.	2013 senesini ise, Milli Kahramanlara ayırdık. Güzel Anadolu'nun her karışında bir maneviyat büyüğü, bir kahraman yatıyor.	Yapmak istediğimiz 1990'lı yıllarda ortaya koyduğumuz "dini bütünlüğümüz, milli bütünlüğümüzdür" görüşümüzü bugün de hayata geçirmektir. 	Türk milleti, Mustafa Kemal'in riyasetinde gerçekleştirdiği bağımsızlık mücadelesini bu iki değeri birleştirerek kazanmıştı. 	"Vatan işgaline karşı mücadele, kaynakların talanına dur diye...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturke-sahip-cikmak-H1615243.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615242</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Nuri Okumuş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/nuri-okumus.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gayrimenkulde son söz!</baslik>
    <metin>	Gayrimenkul sektörü, Türkiye'de uzun yıllardır yalnızca barınma ihtiyacının karşılandığı bir alan değil, aynı zamanda tasarrufun ve yatırımın en önemli araçlarından biri oldu.	Özellikle son 15-20 yıllık dönemde Türkiye'nin birçok bölgesinde arsa, tarla, konut ve ticari gayrimenkul yatırımları önemli bir hareketlilik oluşturdu. Gelişme potansiyeli bulunan bölgelerde doğru zamanda yapılan yatırımlar, yatırımcısına önemli değer artışları sağlayabildi.	Ancak bugün gayrimenkul piyasasının dinamikleri geçmişten oldukça farklı.	Yatırımcının tercihi değişti	Yüksek faiz ortamı, yatırımcıların kararlarını önemli ölçüde etkiliyor. Parasını kısa vadede daha yüksek ve düzenli getiri sağlayabileceğini düşündüğü finansal araçlarda değerlendirmek isteyenlerin sayısı arttı.	Bu durum,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gayrimenkulde-son-soz-H1615242.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615235</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs’taki sessiz Siyonist işgal ve yaklaşan fırtına</baslik>
    <metin>	Kıbrıs Adası, tarih boyunca Doğu Akdeniz'e, Anadolu coğrafyasına, Orta Doğu'ya ve Kuzey Afrika'ya hakim olabilmenin anahtarı niteliğinde jeopolitik bir kilit noktası olmuştur. 	Günümüzde ise bu son derece stratejik coğrafya, açık askeri güç gösterilerinin ve klasik diplomatik gerilimlerin ötesinde; sessiz, derinden ve adım adım ilerleyen mülk edinme ve arazi kapatma dalgasıyla karşı karşıyadır. 	Tarihsel ve stratejik arka planı bakımından son derece dikkatle incelenmesi gereken bu süreç, adayı yalnızca bölgesel bir çekişme alanı yapmaktan çıkarmakta, küresel gerilimlerin tırmandığı en tehlikeli odak noktalarından biri haline getirmektedir.	Gayrimenkul alımları ve kapalı yerleşkeler	Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sınırları içerisi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibristaki-sessiz-siyonist-isgal-ve-yaklasan-firtina-H1615235.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615226</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enerji ağlarının merkezi: Türkiye-Güney Cephesi — Irak ekseni</baslik>
    <metin>	Dünden yeni cephe ile devam edelim. Irak'ın coğrafyası itibariyle Asya ile Avrupa arasında bir kapı, Suudi Arabistan ile İran arasında bir kara köprüsü, Körfez ile Türkiye arasında bir geçit mdash; ve tüm bu zenginliğe rağmen denize açılan yalnızca 50 kilometrelik bir kıyısı var. O dar kıyıda, Basra'nın ucunda, Faw'da bir derin su limanı yükseliyor. Irak'ın eski başbakanı Sudani, ülkesini boydan boya kat edecek demiryolu-karayolu koridorunu "Irak'ın üçüncü nehri" diye tanımlamıştı mdash; Dicle ve Fırat'tan sonra üçüncüsü.	Bu yazı, o üçüncü nehri ve onun petrol ikizini konu alıyor: Kerkük-Ceyhan petrol hattı ve Irak Kalkınma Yolu. İkisi de Irak'ı bir transit devlete dönüştürme iddiasında; ikisi de 2026'da Hürmüz'ün savaşla kapanmasından sonra bambaşka bir aciliyet kazandı. Ama bilgil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enerji-aglarinin-merkezi-turkiye-guney-cephesi-irak-ekseni-H1615226.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615225</no>
    <tarih>2026-08-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail'in Suriye'deki asıl korkusu</baslik>
    <metin>	Suriye'de dengeler değiştikçe Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim de yeni bir zemine taşınıyor. Tartışmanın merkezinde artık yalnızca Gazze ya da İsrail'in Suriye'ye yönelik operasyonları yok. Daha önemli soru şu: Suriye'nin geleceğinde Türkiye nasıl bir rol üstlenecek ve bu rol İsrail'in güvenlik hesabını neden bu kadar yakından ilgilendiriyor?	 	İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'nin İdlib bölgesindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı bu açıdan dikkat çekici. İsrail, saldırının gerekçesini Suriye'nin Türkiye'nin bölgede askeri konuşlanmasına izin vermeye hazırlanması olarak açıkladı. Ankara ise saldırıyı kınarken, üste Türk askeri heyeti bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti. Şam yönetimi de Ebu Zuhur'da kalıcı bir Türk askeri üssü kurulması yönünde bir plan ol...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-suriyedeki-asil-korkusu-H1615225.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615187</no>
    <tarih>2026-08-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dış politikada, Hz. Muhammed’in ‘Sünneti’ yok mu?</baslik>
    <metin>Peygamber Efendimizin dünyayı şereflendirdiği günlerdeyiz. Allah'ın (c.c) salat ve selamı Efendimize ve Ehl-i Beyt'ine olsun.Ekranlarda Peygamber Efendimiz anlatılıyor, siyasiler 'Kandil' mesajları yayınlıyor. Bu anlatımlarda ve mesajlarda, Peygamber Efendimizi övdükçe övüyorlar. Sonra? Bildiklerini yapıyorlar.Başta ülkemiz siyasetçilerine ve bilgi yüklü din avukatlarına soruyorum: Peygamberimiz aynı zamanda bir devlet başkanı idi. Nasıl bir devlet başkanlığı yaptı?Adalette, eğitimde, sağlıkta, sosyal ilişkilerde, tarım ve hayvancılıkta kısaca iç ve dış politikada nasıl bir strateji izledi?Sünnet geniş manada Kuran'ın fiiliyata geçiriliş şekli değil mi? Neden anlatmıyorsunuz? Neden sünnetten dolayısı ile Kuran'dan kaçıyorsunuz?Efendim! Dünyadaki gelişmeler, şartlar, maslahat- Geç...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dis-politikada-hz-muhammedin-sunneti-yok-mu-H1615187.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615183</no>
    <tarih>2026-08-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Amerika geri mi çekiliyor, oyunun kurallarını mı değiştiriyor?</baslik>
    <metin>Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ardından gözden kaçırılmaması gereken bir başka ayrıntı daha var:Donald Trump'ın anlaşmaya verdiği açık destek.Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın anlaşmayı imzalamasından duyduğu memnuniyeti ifade etti ve bunu Ortadoğu'nun bir araya gelmesi açısından "büyük, cesur ve önemli bir ilk adım" olarak nitelendirdi.Şimdi durup düşünelim.ABD'nin Ortadoğu'daki askerî varlığı, bölgedeki savaşlar ve Amerikan güvenlik garantileri yıllardır tartışılıyor.İran savaşı ise bu tartışmayı daha da büyüttü.Bölge ülkeleri, kendi güvenliklerini yalnızca Washington'ın garantilerine bırakmanın yeterli olmayabileceğini görmüş olabilir. Nitekim Mekke Anlaşması üzerine yapılan değerlendirmelerde, ABD'nin caydırıcılığına duyulan güvenin zayıflaması ve bölgesel ü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/amerika-geri-mi-cekiliyor-oyunun-kurallarini-mi-degistiriyor-H1615183.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615181</no>
    <tarih>2026-08-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Malazgirt'ten Büyük Taarruz'a Ehl-i Beyt nefesi</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 28.08.2017 tarihli yayımlanan yazısıdır	26 Ağustos, Malazgirt Meydan Muharebesi'nin zaferi ve Türkiye'nin düşman işgalinden temizlenmesinde önemli bir dönüm noktası olan Büyük Taarruz'un başlangıç tarihidir.	Eğer zaferlerden bahsedilecekse herhalde ikisi beraber anılmalı.	Üstelik her iki zaferde de Ehl-i Beyt nefesinin gücü var?	Bizans İmparatoru Romen Diyojen, Ayasofya Kilisesi'nde düzenlenen bir törenle 13 Mart 1071'de Selçuklulara karşı savaşmak üzere 200 bin kişilik bir orduyla yola çıkmıştır.	Bu esnada Fatımi Veziri'nin daveti üzerine Mısır'ı almak için sefere çıkan Selçuklu Sultanı Alparslan, Diyojen'in büyük bir ordu ile Erzurum yönünden bölgeyi işgal ettiği haberini alınca Mısır seferini yarıda keserek Anadolu'ya döndü....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/malazgirtten-buyuk-taarruza-ehl-i-beyt-nefesi-H1615181.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615135</no>
    <tarih>2026-08-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin yaptırımları kendi geleceğini nasıl tehdit ediyor?</baslik>
    <metin>	Küresel siyasette ve uluslararası diplomaside tek taraflı ekonomik baskı politikaları, uzun yıllardır güçlü devletlerin rakiplerini diz çöktürmek adına en çok başvurduğu araçların başında geliyor.	Ancak günümüzde ABD'nin İran, Çin veya diğer bağımsız aktörler üzerinde yeniden tesis etmeye çalıştığı ağır ekonomik ambargolar ve finansal yaptırımlar, hedeflenen ülkeleri izole etmekten ziyade bizzat Washington'ın kendisini uluslararası alanda yalnızlaştıran küresel bir tepki doğurmaktadır.	Geçmişte birinci Trump döneminde Çin ile başlatılan ve küresel piyasaları altüst eden ticaret savaşlarının nihayetinde Amerikan dev şirketlerine ve iç piyasasına büyük zararlar vermesi sebebiyle geri adımlarla sonuçlanması, bu durumun en somut tarihsel örneği.	ABD, küresel finansal araçları ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-yaptirimlari-kendi-gelecegini-nasil-tehdit-ediyor-H1615135.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615131</no>
    <tarih>2026-08-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enerji ağlarının merkezi: Türkiye-Güney cephesi: Suriye koridoru ve Katar-Türkiye hattı</baslik>
    <metin>	Dün doğu cephesini açıklamaya çalışmıştık. Bugün ise güney cephesine yöneliyoruz. Bazı projeler ölür ama gömülmez. Katar-Türkiye doğalgaz hattı tam olarak böyle bir hayalet: on beş yıl önce tasarlanan, bir iç savaşın enkazı altında kalan, ama her rejim değişikliğinde, her boğaz krizinde mezarından yeniden doğrulan bir fikir. Aralık 2024'te Esad'ın düşüşüyle bir kez daha dirildi; Şubat 2026'da Hürmüz'ün savaşla kapanması, onu bu kez bir hayal olmaktan çıkarıp bir "stratejik zorunluluk" gibi konuşulur hâle getirdi. Nisan 2026'da Antalya Diplomasi Forumu'nda Suriye'nin yeni lideri Ahmed eş-Şara, ülkesinin Körfez'i Ürdün üzerinden Türkiye'ye ve Akdeniz'e bağlayan bir "güvenli koridor" olmak istediğini ilan etti.	Bu yazının konusu tam da bu hayalet: gerçekten dirilecek mi, yoksa bir daha...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enerji-aglarinin-merkezi-turkiye-guney-cephesi-suriye-koridoru-ve-katar-turkiye-hatti-H1615131.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615130</no>
    <tarih>2026-08-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milyarlarca avro isteyen Zelenskiy'ye Fedorov'dan yolsuzluk soruları</baslik>
    <metin>	Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy Avrupa Birliği'nden savaşın finansmanı için 30 milyar avro isterken, görevden alınan eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov'dan Zelenskiy yönetimine ilişkin yolsuzluk soruları geliyor. Fedorov, Zelenskiy'nin şahsen yolsuzluğa karıştığına dair bir kanıtı olmadığını özellikle söylüyor. Ancak Cumhurbaşkanının yakın çevresinde gündeme gelen iddialardan ne kadar haberdar olduğunun sorulması gerektiğini savunuyor.	 	Kiev'in önündeki tablo aslında burada ortaya çıkıyor. Savaşın devamı için Avrupa'nın parasına ve desteğine ihtiyaç büyürken, savaş döneminde alınan kararlar ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda içerideki sorular da artıyor. Fedorov'un çıkışını önemli kılan da tam olarak bu.	 	Para ihtiyacı büyürken		Zelenskiy'nin i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milyarlarca-avro-isteyen-zelenskiyye-fedorovdan-yolsuzluk-sorulari-H1615130.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615109</no>
    <tarih>2026-08-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hz. Muhammed (sav) olmadan Müslüman olunmaz</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 20.06.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	2000 senesi Hıristiyan dininin yayılması çalışmalarında bir milat olarak kabul edilmektedir.	Bundan sonra Hıristiyanlığı anlatma metodu değiştirilmiş, diyalog ve hoşgörü başlıkları ile yeni yöntemler belirlenmiştir.	Diyalog çalışmaları neticesinde Türkiye'de ve dünyada binlerce Müslüman din değiştirmiştir.	Diyalog karşılıklı iletişim ve etkileşim şeklinde anlaşılmakla beraber Hıristiyan Batı için, sadece insanları kiliseye döndürme çabasıdır.	En önemli adımı Kelime-i Tevhid'den ikinci bölümü olan Muhammedür Resulullah kısmının çıkarılmasıdır.	Hz. Peygamber'siz bir İslam olmaz. Onu devreden çıkarmak, içi boşaltılmış bir Müslüman inancı demektir. 2000 senesinde işe bu temelden yaklaşılmış v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hz-muhammed-sav-olmadan-musluman-olunmaz-H1615109.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615099</no>
    <tarih>2026-08-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’ye vurulan en büyük darbe</baslik>
    <metin>Müslüman devletlerin yardımı olmasa, ABD çoktan batmıştı.Oysa Müslümanlar Nemrut'un ateşine odun değil, su taşımak durumunda olduklarını unuttular mı?Dünya devletleri daha önce düşük faizle aldıkları borçlarını, şimdi daha yüksek faiz ödeyerek ertelemek zorunda kalmıştır.Borcun daha yüksek faizle borç alınarak ödenmesi, sistemin ekonomik olarak iflası demektir.20 Ağustos itibarıyla ABD'nin borç stoku 40 trilyon doları aştı.ABD'nin 2026 bütçe açığı, 1 trilyon 900 milyar dolar olarak bekleniyor.ABD'nin yıllık faiz borcu 1 trilyonu aşmış durumda. ABD'nin halka açık federal borcu, (devletin kendi kurumları haricindeki tüm kişi, kurum ve ülkelere olan toplam borcudur) milli gelirinden daha fazladır (%101).Yani ticari olarak ABD toptan satılsa, borcunu bile ödeyemez durumda.ABD...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdye-vurulan-en-buyuk-darbe-H1615099.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615094</no>
    <tarih>2026-08-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin her türlü tehdidine karşı Tahran’ın kararlılığı sonuç veriyor</baslik>
    <metin>	ABD ile İsrail'in İran'a yönelik düzenlediği askeri saldırılarla başlayan çatışma süreci, uluslararası dengeleri sarsan yeni bir boyuta evrildi.	ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptığı açıklamalarda, Washington yönetiminin İran'a yönelik "son oyuna" girdiğini ve nihai hedeflerinin Tahran rejimini yalnız bırakana kadar tüm ekonomik can damarlarını kesmek olduğunu ilan etti.	ABD Başkanı Trump'ın İran'ın askeri kapasitesini, askeri fabrikalarının neredeyse tamamını ve nükleer programını "yok ettiğini" savunan Bessent, bugüne kadar bir düşmana karşı düzenlenen en büyük mali taarruzun başlatıldığını duyurdu.	Ancak Washington'dan yükselen bu sert yaptırım tehditleri, Tahran'ın askeri ve diplomatik kanatlarında geri adım attırmak bir yana, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı hatlarında...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-her-turlu-tehdidine-karsi-tahranin-kararliligi-sonuc-veriyor-H1615094.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615079</no>
    <tarih>2026-08-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Âlemlerin yaradılış sebebi Hz. Muhammed (s.a.a)</baslik>
    <metin>İlk insan Hz. Âdem (a.s) dahi yaratılmadan evvel, Allah (c.c.) bir ruh yaratıyor, adı Muhammed (s.a.a) ve ona âşık oluyor. Sevgilisi Muhammed (s.a.a)'e, "Sen olmasaydın ey habibim, sen olmasaydın Ben bu âlemleri yaratmazdım" dedi.Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.a)'e göre ruhları yarattı. Ruhlar ilk insan Hz. Âdem'den (a.s), son insana kadar dünyaya gelecek olan tüm insanların ruhlarıdır.Allah (c.c.), Bezm-i Elest'te ruhar meclisinde bütün ruhları toplandı. Henüz insanın yaratılmadığı bu meclise Cenab-ı Vacibü'l-Vücud tecelli ediyor. Yüce Allah (c.c.), "Ben sizin Rabbiniz değil miyim" diye seslendi tüm ruhlara. Ruhlar da aşkla hep beraber "Sen bizim Rabbimizsin, şahit olduk" dediler. Bu konu Kur'an-ı Kerim'de Araf suresinin 172. ayetinde şöyle geçer: "Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/alemlerin-yaradilis-sebebi-hz-muhammed-saa-H1615079.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615077</no>
    <tarih>2026-08-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enerji ağlarının merkezi: Türkiye-Doğu Cephesi; iki koridor, bir cephe</baslik>
    <metin>	Dün ülkemizin etrafında oluşan 4 cepheyi ifade etmiştik. Bugün doğu cephesini incelemeye başlayalım. Doğu cephesinin sırrı, üst üste binmiş iki koridordan oluşması: biri malın aktığı lojistik koridoru (Zengezur/Orta Koridor), diğeri gazın aktığı enerji koridoru (Güney Gaz Koridoru). İkisi de aynı dar coğrafyadan mdash; Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye hattından mdash; geçiyor, ikisi de aynı jeopolitik gerilime tabi, ama mantıkları farklı. 	Zengezur, Perslerin, Azerilerin, Ermenilerin, Türklerin ve Rusların yüzyıllarca çekiştiği bir dağ bölgesi. İran 1813'te burayı Çarlık Rusya'sına bıraktı; 1917 Devrimi sonrası yeni Ermenistan ve Azerbaycan cumhuriyetleri arasında yeniden ihtilaf konusu oldu. Modern hikâye 2020'de başladı: İkinci Karabağ Savaşı'nı bitiren, Rusya'nın arabuluculuk ettiği ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enerji-aglarinin-merkezi-turkiye-dogu-cephesi-iki-koridor-bir-cephe-H1615077.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615040</no>
    <tarih>2026-08-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke Anlaşmasında Mısır neden yok, İran neden dışarıda?</baslik>
    <metin>Bir anlaşmayı anlamanın yollarından biri, masada kimlerin bulunduğuna bakmaktır. Fakat bazen daha önemli olan, masada kimlerin bulunmadığını sormaktır.Bir Türk vatandaşı olarak yaşadığım topraklarda daha huzurlu ve gelecekten kaygı duymadan bir hayat sürmek en doğal hakkım olduğunu düşünüyorum. Şimdi Mekke Anlaşmasında kimler var ona bakalım: Mekke Ortak Savunma Anlaşması Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandı.Peki Mısır nerede?İran neden yok?Bu iki soru, anlaşmanın geleceğini anlamak açısından son derece önemlidir.Mısır, Arap dünyasının en önemli ülkelerinden biridir. Nüfusu, ordusu, coğrafi konumu, Süveyş Kanalı ve tarihî ağırlığı düşünüldüğünde böyle bir savunma yapılanmasının doğal adaylarından biri olduğu açıktır.Nitekim anlaşmanın ardından Dışişleri Bakan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-anlasmasinda-misir-neden-yok-iran-neden-disarida-H1615040.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615007</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hz. Peygamber'in kutlu doğumu (mevlid kandili)</baslik>
    <metin>Habibullah (s.a.v.), Mekke'de, Rebiü'l-evvel ayının on ikinci pashy;zartesi gecesi sabaha karşı dünyaya gelmiştir (M. 570). Böylece, Hz. Âdem'den beri devam edegelen "peygamberlik nuru" sahibishy;ni bulmuş oldu. Babası Abdullah, Peygamberin doğumundan iki ay önce vefat etmiştir.Annesi Vehb kızı Âmine, doğumda diğer kadınlar gibi eziyet çekmemiş, hatta ağırlık bile hissetmemiştir. Hamileyken, bir gece rüyasında, tanımadığı bir kimse gelip; "Sen, âlemlerin hayırlısına hamilesin; doğduğunda adını Muhammed koy" diye ikazda bulunmuş; doğum anında da heybetli bir ses dushy;yarak irkilmiştir. Beyaz bir kuş, kanadıyla Hz. Amine'nin arkasını sıvazlamış, kendisine beyaz bir kâse içinde şerbet sunmuşlardır. Şerbeti içtiğinde, her yanını bir nur kaplamış ve Hz. Muhammed dünyaya gelmiştir. Annesi; ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hz-peygamberin-kutlu-dogumu-mevlid-kandili-H1615007.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1615004</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Resulullah’ı sevmek ve O’na kardeş olmak</baslik>
    <metin>Bugün alemlere rahmet Hz. Muhammed'in (s.a.a.v) dünyayı şereflendirdiği gün ve bütün Müslümanlar gibi bende, sen de O'nu (s.a.a.v) sevdiğimizi iddia ediyoruz.Peki, O'nu tanıyor muyuz? Sevgimizi ispat edecek bir delilimiz var mı? İnsan tanımadığı, bilmediği bir kişi, nesne veya eşyayı sevebilir mi?Bu bağlamda bende, sende bir işin iddia yönüyle değil her daim icraat yönüyle fiiliyata geçirmemiz lazımdır.O'nun aile hayatını, sosyal hayatını, devlet adamlığını, yöneticiliğini, ordu komutanlığını vs. her alanda O'nu bilmek, anlamak ve yaşamak zorundayız.'Peygambere (s.a.a) lafla uyulmaz. Onun çizdiği yola girmek ve yaptıklarını yapmak icap eder. Bunu yaptığın takdirde kalbin doğruya döner. Bundan sonra nefis ıslah olur' der Abdülkadir Geylani Hazretleri.Merhum Prof. Dr. Hay...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/resulullahi-sevmek-ve-ona-kardes-olmak-H1615004.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614995</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Washington'ın Ortadoğu çıkmazı</baslik>
    <metin>Washington'ın Ortadoğu politikasında yıllardır değişmeyen bir soru var: Bir krize müdahale ettikten sonra ne olacak? Bu sorunun cevabını ararken adı sıkça karşılaşılan isimlerden biri Brett McGurk. Bush, Obama, Trump ve Biden dönemlerinde Ortadoğu dosyasının farklı aşamalarında görev alan McGurk, bugün Washington'ın bölge politikası konusunda görüşlerine başvurulan deneyimli isimlerden biri. Onun kariyerinden çok, savunduğu yaklaşım önemli: Bir hedef belirlemeden önce o hedefe nasıl ulaşılacağının hesaplanması.	 	ABD askeri gücünü kullanarak kısa vadede önemli sonuçlar alabiliyor. Fakat asıl mesele, o sonuçların ardından bölgede nasıl bir siyasi denge oluşacağı. Ortadoğu'da savaşın ilk gününü planlamak başka, sonrasını yönetmek başka.	 	Brett McGurk'un yaklaşımı bu yüzden ö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/washingtonin-ortadogu-cikmazi-H1614995.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614985</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke'den yeni bir Ortadoğu düzeni mi çıkıyor?</baslik>
    <metin>İlk yazımızda Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye açısından ne ifade ettiğini sorgulamıştık. Ardından şu soruyu sorduk: Türkiye gerçekten güvenliğini mi güçlendiriyor, yoksa başka ülkelerin güvenlik sorunlarını da kendi güvenlik alanına mı taşıyor?Şimdi meseleyi biraz daha genişletelim.7 Ağustos'ta Mekke'de atılan imza, yalnızca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki askerî iş birliğinden ibaret görünmüyor.Anlaşma, ABD-İran savaşının ve Yemen'deki Husilerin yeniden tırmandırdığı bölgesel güvenlik krizinin hemen ardından geldi. Suudi Arabistan'ın özellikle Yemen'den gelen füze ve İHA saldırıları karşısında yeni güvenlik arayışına girdiği, Türkiye ve Pakistan'la yapılan anlaşmanın da bu arayışın bir parçası olduğu görülüyor.Tam burada daha büyük bir soru ortaya çıkıyor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekkeden-yeni-bir-ortadogu-duzeni-mi-cikiyor-H1614985.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614967</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Caydırıcılığın anahtarı tam bağımsızlıktır</baslik>
    <metin>	Bölgesel krizlerin derinleştiği ve güç dengelerinin yeniden tanımlandığı Orta Doğu coğrafyasında, Türkiye'nin sınır güvenliği ve egemenlik sahası çok boyutlu tehditlerle karşı karşıya.	Siyasette zaman zaman dile getirilen "hinterlandı genişletme", "bölgesel büyüme" ya da tarihi etki alanlarına geri dönme söylemleri, sahadaki askeri ve diplomatik gerçekliklerle derin bir çelişki oluşturuyor.	Sınırın hemen ötesinde kurulan yeni ittifaklar, doğrudan Türkiye sınırlarını hedef alan hava operasyonları ve küresel baskı mekanizmaları, romantik büyüme iddialarının aksine stratejik bir savunma ve bağımsızlık krizine işaret ediyor.	Suriye sahasındaki yeni denklem ve bölgesel kuşatma	Suriye'de yaşanan rejim değişikliği sonrası oluşan yönetim yapısı, bölgesel dengeleri tamamen değişt...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/caydiriciligin-anahtari-tam-bagimsizliktir-H1614967.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614966</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mevlid Kandili'miz mübarek olsun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 11.12.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Âlemlere rahmet olarak gelen Hz. Peygamberimizin dünyayı teşriflerinin sene-i devrini idrak edeceğimiz gecedeyiz. Mübarek olsun.	İslam dini Allah'ın (c.c.) birliği, yani Tevhid akidesi üzerine bina edilmiştir. Bu dinin Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) de tevhidin simgesidir.	O'nun dünyayı teşrif ettiği dönemde Roma ve İran devletlerinin üstünlüğü söz konusu idi.	Roma, "baba-oğul-kutsal ruh" üçlemesini, yani teslisi kabul etmişti.	İran'da ise, Mazdekçilik ve Zerdüştlük hâkim itikattı. Göğe, yıldızlara, ateşe tapınanlar mevcuttu.	İslam Peygamberinin aralarından çıktığı Arap Yarımadası'nda kabilecilik hâkimdi. Törelere bağlılık kız evlatlarını diri diri toprağa gömerken, Kâbe'nin içi elleri ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mevlid-kandilimiz-mubarek-olsun-H1614966.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614965</no>
    <tarih>2026-08-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enerji ağlarının merkezi: Türkiye - dört cephe ve Doğu'nun sessiz devrimi</baslik>
    <metin>	Örümcek, ağının merkezinde durur. Ne en uçtaki iplikte oturur ne köşede saklanır; tam ortada, en küçük titreşimi bile hissedebileceği noktada bekler. Türkiye'nin enerji ve lojistik coğrafyasındaki yeri tam da böyle bir metafora davetiye çıkarıyor. Etrafımızda örülen boru hatları, tanker rotaları ve demiryolu koridorları bir tehdit ağı değil; Türkiye'yi bölgenin sinir merkezine dönüştüren bir damar sistemi. Ve bu ağın her ipliği bugün gerilmiş durumda. 	Bu yazı serisinde önümüzdeki on yıl için - yani 2035'e giderken- bölgeyi bekleyenleri kendimce değerlendirmek istedim. Sanırım incelememiz yine 5-6 gün sürecek. Hadi başlayalım.	On yıllardır "teorik en kötü senaryo" diye anlatılan Hürmüz Boğazı'nın kapanması, 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a açtığı savaşın ardından gerçek ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enerji-aglarinin-merkezi-turkiye-dort-cephe-ve-dogunun-sessiz-devrimi-H1614965.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614934</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Borcu yönetmek mi, borçsuz ekonomi mi?</baslik>
    <metin>ABD'nin ulusal borcunun 40 trilyon doları aşması, yalnızca Amerikan ekonomisinin değil, bugün dünyada hâkim olan ekonomik sistemin temel sorunlarından birini yeniden gündeme taşıdı. ABD Hazine verilerine dayanan son rakamlara göre borç 40 trilyon dolar eşiğini geçmiş durumda. Üstelik bunun yaklaşık 32,3 trilyon doları piyasanın elinde bulunan kamu borçlanma araçlarından oluşuyor. ABD'nin toplam borcu 2017'den bu yana iki kattan fazla arttı.Başkan Donald Trump'a bu tablo sorulduğunda verdiği cevap dikkat çekiciydi:"Bu sorun 35 yıldır var. Borcun üstesinden gelmenin yolu büyümedir."Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş ise Trump'ın açıklamasını farklı bir açıdan değerlendirdi:"Borç için büyüme lazım, büyüme için enflasyon lazım, enflasyon için düşük faiz lazım. O...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/borcu-yonetmek-mi-borcsuz-ekonomi-mi-H1614934.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614933</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sömürge valisi bu kez Yüce Allah’ı ve Peygamberleri hedef aldı </baslik>
    <metin>'Dost' edindikleri Trump'ın Türkiye'ye büyükelçi, Irak ve Suriye'ye özel temsilci olarak atadığı milyarder iş insanı Tom Barrack, ülkemizi, bölgemizi, tarihimizi hedef alan birçok açıklamasının ardından bu kez katıldığı bir panelde Yüce Allah'ı ve Peygamberlerimizi hedef aldı.Daha önce 'Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden bu yana Batı'nın (İslam coğrafyasında) yaptığı her şey bir hataydı. Batılı sömürgeci güçlerin bölgeye dayattığı merkezi sistemler ve modeller başarısız oldu. Bu coğrafyada işe yarayan tek şey hayırsever monarşilerdir-Türkiye, İran, Irak ve Suriye'deki Kürt nüfusu bir araya getirip kendi yaşamlarını tayin etmelerine imkân tanınması için bu bir fırsattır. Kürtlerin kendi vasıflarını kendilerinin belirlemesine imkân tanıma fırsatı' gibi nice söylemlerin sahibine ülkemiz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/somurge-valisi-bu-kez-yuce-allahi-ve-peygamberleri-hedef-aldi-H1614933.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614921</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Peygamberimizin hilm ve cömertliği</baslik>
    <metin>	Allah'ın Resulü, her ahlakın kemâline sahip olduğu gibi, hilmin de kemâline sahipti. Hakk'ın sınırı rencide edilirse öfkelenirdi. Bâtılı yıkmadıkça öfkesi dinmezdi. Başka hususlarda ise herkesten ziyade halim davranırdı. 	Meselâ, konuşma usulünü bilmeyen, yola gelmesi umulup da Hz. Peygamberin şahsına kötülük yapan veya dışı içine uymayan kimseye son derece yumuşak davranırdı.	Buhari ve Müslim, Ebu Said el-Hudri'den şöyle rivayet ediyorlar: "Peygamber (s.a.v.) ganimet malını dağıtırken, yanında bulunduğumuz bir sırada Ben-i Temim kabilesinden bir adam geldi ve şöyle dedi: "Ya Resulallah! Adaletten ayrılma!"	Peygamber (s.a.v.), "Yazıklar olsun! Ben adalet etmezsem kim adalet edecek? Helak oldun ve zarara uğradın. Ben adalet etmezsem kim edecek" dedi. 	Bunun üzerine Hz. Öm...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/peygamberimizin-hilm-ve-comertligi-H1614921.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614915</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bölgemizdeki ‘güdümlü’ entegrasyonların tehlikeleri</baslik>
    <metin>	Dünya diplomasisinde ve jeopolitik sahnede yaşanan gelişmeler, sadece tek bir bölgeyle sınırlı kalmayıp küresel aktörlerin uzun vadeli stratejilerinin parçası olarak şekilleniyor.	Ukrayna-Rusya savaşının yarattığı diplomatik ve askeri türbülans, Orta Doğu'daki güç dengelerini altüst ederken, bölgedeki aktörlerin yönetim ve entegrasyon modellerinde radikal değişimlere yol açtı.	Bütün bu tablo; küresel finans sisteminden bölgesel sınır güvenliğine kadar uzanan geniş bir etki alanını doğrudan şekillendiriyor.	Rusya'ya Ukrayna hattında tuzak ve Suriye denkleminden çekilme	Rusya'nın Ukrayna savaşına odaklanması, Orta Doğu'daki askeri ve siyasi varlığının zayıflamasına neden olan stratejik bir kırılma yarattı.	ABD'nin başını çektiği Batılı güçlerin ve NATO kanallarının ger...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bolgemizdeki-gudumlu-entegrasyonlarin-tehlikeleri-H1614915.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614914</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Evimiz yanarken camdan bakmak: Deprem gerçeği ve bitmeyen umursamazlık</baslik>
    <metin>Uzmanlar, sismologlar, bilim insanları yıllardır aynı şeyi söylüyor:"Deprem geliyor. Hazırlanın!"Peki biz ne yapıyoruz?Dinliyor gibi yapıyor, birkaç gün konuşuyor, sonra gündelik hayatımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.Sanki deprem başka ülkelerin sorunuymuş gibi-Oysa bu topraklarda neredeyse her gün yer sallanıyor. Bir gün Ege, başka bir gün Marmara, ardından Doğu Anadolu, Güneydoğu veya İç Anadolu-Ben bu yazıyı hazırlarken Marmara Bölgesi'nde onlarca küçük deprem meydana geldi. Çok şükür, bunlar büyük yıkımlara yol açacak şiddette değildi. Fakat mesele yalnızca bugün meydana gelen depremin büyüklüğü değil.Asıl mesele, bize yapılan uyarıyı ne kadar ciddiye aldığımızdır.Fay hatları konuşuyor.Yer kabuğu hareket ediyor.Bilim insanları uyarıyor.Peki biz?Biz hâlâ se...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/evimiz-yanarken-camdan-bakmak-deprem-gercegi-ve-bitmeyen-umursamazlik-H1614914.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614913</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke Anlaşması: Türkiye güçleniyor mu, yük mü alıyor?</baslik>
    <metin>Dünkü yazımızda, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasının görünen yüzü ile Türkiye açısından doğurabileceği sonuçların aynı olup olmadığını sorgulamıştık.Bugün soruyu biraz daha ileri taşıyalım:Bu anlaşma Türkiye'nin güvenliğini gerçekten artırıyor mu, yoksa Türkiye'ye yeni güvenlik yükümlülükleri mi getiriyor?Anlaşmanın temel mantığı açık: Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, üçüne birden yapılmış kabul edilecek. İlk bakışta güçlü bir dayanışma görüntüsü ortaya çıkıyor.Fakat devletlerarası ilişkilerde önemli olan yalnızca dayanışma görüntüsü değildir. Bir devletin hangi durumda, kimin yanında ve ne ölçüde sorumluluk üstlendiği de en az anlaşmanın amacı kadar önemlidir.Türkiye açısından asıl soru burada başlıyor.Diyelim ki P...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-anlasmasi-turkiye-gucleniyor-mu-yuk-mu-aliyor-H1614913.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614910</no>
    <tarih>2026-08-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devletin terk ettiği akıl: Köylüyü ürününün efendisi yapmak</baslik>
    <metin>	(Dünden: Türk köylüsünün temel çıkmazını mdash;girdiyi dünya fiyatından alıp ürününü kendi belirleyemediği bir fiyata satmaya mahkûm oluşunumdash; ortaya koymuş; teşhisi tarafsız bir soruya indirip dört ayrı yapay zekâya sormuştum. Dördü de aynı kapıya çıkmıştı: kooperatif, örgütlülük, fiyat kesinliği. Demek ki mesele bilmemek değil, yapmamaktı.)	Ama ben dört yapay zekânın ortak cevabına bakınca bir kör noktayı da gördüğümü söylemeliyim: Hepsi "köylü örgütlensin" dedi. Doğru bir cevap. Ancak örgütlenmek başlı başına en zor iştir. Şimdi bir köylü düşünün: eğitimi eksik, sermayesi yok, o sene ne ekeceğini bilmiyor, hangi ürünün hangi fiyata gideceğini bilmiyor, doların değerinin ne olacağını bilmiyor, iklimi bilmiyor, malını nasıl pazarlayacağını bilmiyor. Şimdi biz, bu adama "sen örg...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devletin-terk-ettigi-akil-koyluyu-urununun-efendisi-yapmak-H1614910.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614849</no>
    <tarih>2026-08-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ürettiğinin fiyatını söyleyemeyen adam: Türk köylüsünün girdi–çıktı makasında sıkışan hikâyesi</baslik>
    <metin>	Türkiye tarımı yıllardır aynı manzarayı veriyor: bereketli topraklar, çalışkan bir üretici ve buna rağmen her sabah biraz daha derinleşen bir çöküş. Son bir yılın haberlerine şöyle bir göz gezdirmek bile yeter. Bir yandan iklim vuruyor: 2026'nın yalnızca ilk altı ayında sel, don, dolu ve fırtına Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım alanına zarar verdi, üstelik sigortalılık düşük olduğu için bu zararın büyük kısmı üreticinin sırtında kaldı. Öte yandan raf ile tarla arasındaki uçurum akıl almaz boyutlara ulaştı; Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin verilerine göre üretici ile market arasındaki fark nisanda elmada yüzde 394'e, temmuzda havuçta yüzde 461'e çıktı. Tarlada 30 kuruşa düşen karpuz, yetmiş kilometre ötede on liraya satıldı.	Bir de dışa bağımlılık var. ABD Tarım Bakan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/urettiginin-fiyatini-soyleyemeyen-adam-turk-koylusunun-girdicikti-makasinda-sikisan-hikayesi-H1614849.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614839</no>
    <tarih>2026-08-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hangi hukuk, kime göre adalet?</baslik>
    <metin>Sosyal medyada gezinirken son olaylar sonrası AKP'li arkadaşların hukuk-adalet ve devlet vurguları karşıma çıktı.Aman Allah'ım! Ne çok adalete, hukuka düşkün insanımız varmış!Hatta birçok vatandaşımız Sayın Erdoğan'ın: 'Hukuk devletinin en genel tanımı, bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalmasıdır. Yargı yetkisinin kullanımına yönelik hukuk dışı hiçbir müdahale, kimden gelirse gelsin asla hoş ve mazur karşılanamaz' sözlerini paylaşıyor.Hani Sayın Savcılarımız, göze gelen kişilerin sosyal medya hesaplarını geriye doğru tarayarak suç unsuru arayıp koca koca dosya hazırlıyorlar ya!Madem konu hukuk, adalet, yargı! Bende erinmeden son 2 yıllık bir kısa tarama yaptım.Kimin mi? AKP'nin, MHP'nin, CHP'nin, Yeni'nin, Milli yol'u baş tacı ettikleri DEM'lilerin.Bunları eş b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hangi-hukuk-kime-gore-adalet-H1614839.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614829</no>
    <tarih>2026-08-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Örneğimiz Hz. Muhammed Mustafa'dır (s.a.v.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 19.11.2018 tarihli yayımlanan mesajıdır	Cenab-ı Hak (c.c.), İnşirah suresinin birinci ayetinde, "Biz, senin kalbini yarmadık mı Muhammed'im?" buyurur.	Sahabe-i Kiram, "Ey Allah'ın Resulü, kalbin yarılıp açılması nedir?" diye sorar.	Allah'ın Sevgilisi, "Kalbin yarılması, Allah'ın nazarının o kalbe tecelli etmesidir. Allah muhabbetinin ve korkusunun kalbe girmesidir. Kısaca kalbin İslam olmasıdır" buyurur.	Siz, Peygamberi aradan çıkarırsanız bu ayeti izah edemezsiniz. Peygamber izahı olmadan İslam'ı doğru anlamak ve yaşamak söz konusu olamaz.	Zira Allah (c.c.) muhabbetinin ve korkusunun kalbe girmesi, Allah rızası istikametinde yaşanacak bir hayata bağlıdır.	Hz. Peygamber'in geliş gayesi Ayet-i Kerime'de şöyle ifade edilir: "Nite...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ornegimiz-hz-muhammed-mustafadir-sav-H1614829.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614827</no>
    <tarih>2026-08-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran’dan, ABD’nin ekonomik kıyametine karşı milli paralar kalkanı</baslik>
    <metin>	ABD Başkanı Trump'ın İran'a karşı "hızlı ve kesin bir zafer" vaadinin üzerinden geçen altı aylık süreç, Washington yönetimini askeri ve diplomatik bir düğümün ortasında bıraktı. 	Sahadaki askeri baskıların ve müzakere masasındaki girişimlerin hedeflenen sonucu vermemesi, Washington'ı strateji değiştirmeye zorladı.	ABD Başkanı Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Hazine Bakanı Scott Bessent'in açıklamaları, Washington'ın artık elindeki tek işlevsel koz olarak gördüğü "ekonomik baskı" kartına tam anlamıyla bel bağladığını gösteriyor.	"Yeni safha" doyumsuzluğu ve ekonomik kıyamet planı	JD Vance, İran ile yürütülen gerilimde "yeni bir safhaya" geçildiğini belirterek, Washington'ın elindeki en etkili aracın ekonomik baskı olduğunu savundu. 	Vance, ABD'deki enerji fiyatlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/irandan-abdnin-ekonomik-kiyametine-karsi-milli-paralar-kalkani-H1614827.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614815</no>
    <tarih>2026-08-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD: Değişen ortaklar, değişen tutumlar</baslik>
    <metin>	Tom Barrack'ın açıklamasında gözden kaçırılmaması gereken bir cümle var: "Türkiye karşılık vermeye hazırlanabilirdi." ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Barrack, İsrail'in Suriye'deki son saldırısından önce Türkiye'ye bilgi verilmediğini söyledi. Ardından Washington'ın Türkiye, İsrail ve Suriye arasında doğrudan iletişim sağlayacak bir çatışmayı önleme mekanizması üzerinde çalıştığı açıklandı. Asıl dikkat çekici olan da bu. Çünkü konu artık yalnızca İsrail'in Suriye'deki bir saldırısından ibaret değil; Türkiye'nin verebileceği karşılığın da Washington tarafından hesaba katıldığı bir noktaya gelmiş durumda.	 	Bu durum ABD'yi de zor bir yerde bırakıyor. İsrail'in güvenliği Washington için önemli, Türkiye ise NATO üyesi ve Suriye'de askeri varlığı bulunan bir ülke...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-degisen-ortaklar-degisen-tutumlar-H1614815.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614744</no>
    <tarih>2026-08-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke anlaşması: Görünen başka, gerçek başka mı?</baslik>
    <metin>Bazı anlaşmalar vardır; adı insana güven verir, içeriği ise dikkatle okunmayı gerektirir. "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" da işte böyle bir anlaşmadır.Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan anlaşma, üç ülkenin güvenliğini ve savunma iş birliğini güçlendirme amacı taşıyor. Anlaşmanın en dikkat çekici hükmü ise şu: Üç ülkeden herhangi birine yapılacak silahlı saldırı, üçüne birden yapılmış sayılacak.İlk bakışta kulağa hoş geliyor.İslam dünyasının üç önemli ülkesi bir araya geliyor, ortak savunmadan söz ediyor, bölgesel güvenlik ve dayanışma vurgulanıyor.Peki, gerçekten Türkiye ne kazanıyor? İşte asıl sorulması gereken soru budur.Çünkü Türkiye'nin zaten güçlü bir ordusu, NATO üyeliği ve geniş savunma imkânları vardır. O hâlde Türkiye'yi başka i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-anlasmasi-gorunen-baska-gercek-baska-mi-H1614744.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614742</no>
    <tarih>2026-08-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Maliyet, borç ve iklim kıskacında Türk tarımı</baslik>
    <metin>	Türkiye'de tarım sektörü ve gıda piyasası; iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri, yüksek girdi maliyetleri ve kronikleşmiş yapısal sorunların birleşimiyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.	Tarladan sofraya uzanan tedarik zincirindeki başta maliyet artışları olmak üzere temel sorunlar, gıda enflasyonunu genel enflasyon ortalamalarının üzerine taşıyan temel dinamik haline geldi. 	Sektör, bir yandan aşırı sıcaklar, zamansız gelen zirai donlar, kuraklık ve yeraltı su seviyelerinin çekilmesi gibi iklim şoklarıyla boğuşurken; diğer yandan pamuk, mısır ve sebze-meyve grubunda belirgin verim kayıplarıyla karşı karşıya kalıyor.	Üretimin belini büken maliyet artışları	Üretim sahasındaki fiziki zorluklara, her geçen gün ağırlaşan ekonomik yükler eşlik ediyor. Türkiye ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/maliyet-borc-ve-iklim-kiskacinda-turk-tarimi-H1614742.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614739</no>
    <tarih>2026-08-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk askerini, Ortadoğu’da istemiyorlar</baslik>
    <metin>İktidar ve medyası 'Çerçeve yasa' ile ülkemize, 'Mekke anlaşmasının' ile bölgemizi huzur hikayeleri ve küresel güç olma pozisyonlarını anlatırken bölgede yaşanan gerçek, Türk askerinin Suriye'den çıkarılması.Gerçi Türk ordusunun, Suriye'ye girmesine en çok dostları ABD karşı çıkıyordu. Ama yaşanan gelişmeler üzerine ABD rıza göstermek zorunda kaldı.Günün sonunda Esad düşürüldü ve HTŞ Lideri Şara Suriye'nin devlet başkanı ilan edildi.Ve o tarihi çıkış! Trump, Erdoğan'ın 2 bin yıldır yapılamayanı yaptığını, açıkladı.Neydi o? Yahudilerin, Suriye topraklarına yeniden girişi! Suriye'nin % 20'sini işgal ettiler. Suriye'de, kendilerine tehdit olabilecek ne kadar askeri üs, radar, teçhizat vs. hepsini yok ettiler. Bayraklarını da Şam'a 20 kilometreye diktiler.  Ama bizim iktida...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-askerini-ortadoguda-istemiyorlar-H1614739.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614738</no>
    <tarih>2026-08-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ölçü O’nun ahlakıdır</baslik>
    <metin>	Sa'd b. Hişam diyor ki: "Hz. Aişe'nin (r.a.) yanına girdim ve Resulûllah'ın ahlakını sordum. Dedi ki: "Kur'an okuyor musun?" "Evet, okuyorum" dedim. "İşte O'nun ahlakı Kur'an idi" buyurdular.  	Demek ki, Hz. Resulallah Efendimizin (s.a.v.) ahlakı, bizzat Kur'an ahlakı idi. Bu yönü ile O'na "Canlı Kur'an" dememiz doğru olur. 	Evet, O, mücerret olan Kur'an'ın müşahhas görüntüsü ve örneği idi. O'nu anlayan Kur'an'ı anlamış, O'nun ahlakına bürünen Kur'an ahlakını yaşamış, O'nun yolundan giden Kur'an'ın yolundan gitmiş olacaktı.	O'nun tek hedefi insanları Hakk'a taşımaktı	Resulullah'ın tek hedefi insanları Hakk'a taşımaktı. Bir yanda Allah tarafından indirilen mücerret Kur'an ifadeleri, diğer yandan ise, insan işçiliği yaparak imanla, ibadetle, çileyle, hizmetle insanı yoğuru...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/olcu-onun-ahlakidir-H1614738.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614718</no>
    <tarih>2026-08-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sanchez'i ve Brüksel'i çevreleyen aşırı sağ Vox</baslik>
    <metin>	Pedro Saacute;nchez, Avrupa'da Filistin konusunda en net konuşan liderlerden biri oldu. İspanya'nın Filistin devletini tanıması ve Gazze konusunda aldığı tutum, Madrid'i bu başlıkta Avrupa'nın dikkat çeken başkentlerinden biri haline getirdi. Bu yüzden İspanya'da Saacute;nchez'in siyasi geleceğine ilişkin gelişmeler, Türkiye'den bakıldığında da sıradan bir seçim hesabından daha fazlasını ifade ediyor.	 	Şimdi Madrid'de siyasi dengeler değişiyor. Uluslararası basında yer alan son değerlendirmeler, merkez sağ Halk Partisi'nin (PP) önde olduğunu, Saacute;nchez'in Sosyalist Partisi PSOE'nin ise geride kaldığını gösteriyor. Fakat bu tabloyu yalnızca "Saacute;nchez kaybediyor, PP kazanıyor" diye okumak eksik kalır. Çünkü PP'nin yanında, seçim sonrasında kurulacak hükümetin şartlarını ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sanchezi-ve-brukseli-cevreleyen-asiri-sag-vox-H1614718.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614665</no>
    <tarih>2026-08-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Neyse ki ölüm var</baslik>
    <metin>	Yaşarken uğradığımız haksızlıklar, çektiğimiz acılar, hastalıklar, söylenen yalanlar ve bunların bizde açtığı derin yaralar; ölüp giden sevdiklerimizin son bakışları; enkaz altında veya çatışma alanlarında ölen insanların beynimizi oyan çığlıkları- 	Güvenimizi kötüye kullananların yüzleri. Doğru bildiğimiz yanlışların pişmanlıkları. Üç kuruş kazanmak için harcadığımız zamanların bizdeki izleri. Sömürülen emeklerden duyduğumuz hayal kırıklıkları. Arkadaş ya da dost-akraba diye sarıldıklarımızın bizdeki ihanetleri. Gücümüzün üstünde bir gayretle sırtımızda taşımaya çalıştıklarımız. Bizim için fedakârlık, başkaları için enayilik olarak addedilen davranışlarımız, sözlerimizin eğilip bükülmesine sessiz kalışlarımız.  Tanrı kelamı diye bizi kandıranların ortaya çıkan yalanları. Evrende ka...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/neyse-ki-olum-var-H1614665.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614649</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Toplumun huzuru nasıl bozulur? </baslik>
    <metin>'Bir toplumda diğer ifade ile bir devlette düzen nasıl bozulur' sorusuna siyaset ve toplum bilimciler 5 ana başlığı gösteriyor.1. Ekonomik kriz ve gelir adaletsizliği2-  Yargı başta olmak üzere devlet kurumlarına güven kaybı3. Kutuplaşma ve kimlik siyaseti4. Bilgi kirliliği ve yalan haber (fitnecilik)5. Kültürel yozlaşma, milli ve manevi değerlerin istismarı, ideolojik araçlara dönüşmesiÜlkemize bakalım!1- Ekonomik krizi iktidar dahil inkar eden var mı? Yok. Genel enflasyon ve gıda enflasyonunda dünyada ilk5'te miyiz? Evet.Gelir adaletsizliğinde Avrupa'da 1, OECD ülkeleri arasında 5, dünya genelinde ise 130 ülke arasında 28. Sırada. Yani AKP ile bir kesim sürekli zenginleşirken millet açlığa mahkum edilmiş.2- Yargı ve devlet kurumlarına güven!İBB Başkanıyken Sayın Erdoğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/toplumun-huzuru-nasil-bozulur-H1614649.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614645</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Allah zalim toplumu doğru yola iletmez</baslik>
    <metin>Ömrü zulümle geçmiş, elinde masum insanların kan izleri bulunan canileri Allah (cc) hidayete erdirmez. "İslâm'a davet olunduğu halde Allah (cc) üzerine yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim toplumu doğru yola iletmez." (Saff suresi 7. ayet). Tarihte Allah'a şirk koşan ve Allah'ın peygamberi Hz. Musa (a.s.)'a savaş açan Firavun'un akıbetini bir hatırlayalım:Hz. Musa (a.s.)'ın kavmi Mısır'da yaşıyordu. İsrail oğulları ise Firavun'un halkına kölelik yapıyordu. İşleri tümünü yaptıkları için çok eziyet ve çile çekiyorlardı. Allah (cc) İsrail oğullarını bu çileden, azaptan kurtarmak ve Firavun'u Hakka davet etmek için Hz. Musa'yı peygamber olarak gönderdi. Allah (cc) ayet-i celilede "Çünkü Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını parça parça etmişti. Onlardan bir ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/allah-zalim-toplumu-dogru-yola-iletmez-H1614645.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614644</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>BTP’nin tarım reformu çiftçinin yüzünü güldürecektir</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 16.05.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	Kağıt üzerinde haklar ve özgürlükler dağıtan kapitalist sistem, hemen hemen her meslek grubu için özel bir gün tayin etmiştir.	Ancak sistemin eksiklikleri nedeniyle, o gün meslek sorunlarının konuşulduğu ve elde edilemeyen hakların arandığı bir gün olarak geçirilir.	14 Mayıs da Çiftçilerin Günüdür.	Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri 2012 raporuna göre, Türkiye'de yoksulluk sınırı altında bulunan kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın oranı 2008 de yüzde 36 iken, 2009'da yüzde 38.7'ye yükseldi.	Kırsal kesim tarım ve hayvancılık ile uğraşan çiftçilerimizi ve hayvan yetiştiricilerini ifade ediyor.	Yoksulluk sınırındaki bu artışta, AB'ye uyum çerçevesinde tarım ürünlerine getirilen k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/btpnin-tarim-reformu-ciftcinin-yuzunu-guldurecektir-H1614644.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614643</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail’in Suriye stratejisi ve Türkiye’ye yaklaşan büyük tehdit</baslik>
    <metin>	Aralık 2024'te Beşar Esad yönetiminin devrilmesi ve Ahmed eş-Şara liderliğindeki geçiş hükümetinin göreve gelmesi, Ortadoğu'daki jeopolitik dengeleri ciddi anlamda değiştirdi.	Suriye'de yeni bir dönemin kapıları aralanırken, bölgedeki aktörler kartları yeniden karma yarışına girdi. 	Ancak yaşanan bu güç değişimi ve güvenlik boşluğu, Tel Aviv yönetimi tarafından stratejik bir fırsata dönüştürüldü. 	Eski rejimin devrilmesinden itibaren Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sistemli bir şekilde ihlal eden İsrail, askeri müdahalelerini tehlikeli bir boyuta taşıdı. 	Son olarak Türkiye sınırına sadece 70 kilometre mesafede bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlenen 8 ayrı hava saldırısı, krizin boyutunu bölgesel bir çatışma riskine dönüştürerek Ankara ile Tel Avi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-suriye-stratejisi-ve-turkiyeye-yaklasan-buyuk-tehdit-H1614643.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614640</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zelenskyy'ye Ukrayna'dan yeni rakip: Fedorov neye güveniyor?</baslik>
    <metin>	Ukrayna'da savaş devam ederken Zelenskyy yönetiminin karşısına yeni bir siyasi isim çıkıyor. Eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, görevden alınmasının ardından seçimlerin yapılması gerektiğini söylüyor. Savaş devam ederken bunun kolay olmadığını kendisi de biliyor. Buna rağmen Ukraynalıların kendi hükümetlerini ne zaman seçeceklerine Rusya'nın karar vermemesi gerektiğini savunuyor. Fedorov henüz cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklamadı. Fakat yaptığı çıkış, savaş devam ederken Ukrayna'daki siyasi mücadelenin de yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor.	 	Türkiye'de Fedorov'un adı fazla bilinmiyor. Oysa Zelenskyy'nin siyasi yükselişinde önemli rol oynayan isimlerden biri. 2019 seçim kampanyasında dijital çalışmalarda görev aldı ve Zelenskyy'nin cumhurbaşkanı seçilmesinin ardında...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zelenskyyye-ukraynadan-yeni-rakip-fedorov-neye-guveniyor-H1614640.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614634</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye için ekonomik bağımsızlık şart</baslik>
    <metin>Bir ülkenin bağımsızlığı yalnızca sınırlarında başlar ve bitmez. Bağımsızlık; kendi kararını verebilmek, kendi kaynaklarını kullanabilmek ve kendi insanının geleceğini kendi imkânlarıyla kurabilmektir.Bu nedenle "Terörsüz Türkiye" hedefini konuşurken, meselenin ekonomik boyutunu görmezden gelemeyiz.Çünkü terör yalnızca silahla beslenmez. İşsizlikten, yoksulluktan, umutsuzluktan ve gelecek kaygısından da kendisine istismar alanları çıkarabilir.İşte tam bu noktada yıllar önce Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konulan Millî Ekonomi Modeli'nin insan merkezli yaklaşımı önem kazanıyor. Prof. Dr. Haydar Baş, ekonominin gayesini rakamları büyütmekten önce insana hizmet etmek olarak ele alıyor; üretim, istihdam, gelir dağılımı ve millî kaynakların milletin refahı için kullanılmasını merk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiye-icin-ekonomik-bagimsizlik-sart-H1614634.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614633</no>
    <tarih>2026-08-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Savaş bir ülkeden 35 yıl çalıyor</baslik>
    <metin>Savaşın bilançosunu genellikle ölümler, yıkılan şehirler ve harcanan milyarlar üzerinden konuşuyoruz.Oysa savaşın çok daha uzun vadeli ve çoğu zaman gözden kaçan bir faturası var: Kaybedilen kalkınma.Dünya Bankası'nın Nisan 2026 tarihli Middle East, North Africa, Afghanistan amp; Pakistan Economic Update raporu bu konuda oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.Raporda Cezayir, Batı Şeria ve Gazze, Irak, Yemen ve Suriye'deki büyük çatışmaların ekonomik sonuçları inceleniyor. Yapılan karşı-olgusal hesaplamalara göre, bu büyük çatışmalar yaşanmasaydı etkilenen ülkelerde kişi başına gelir yedi yıl sonunda ortalama yüzde 45 daha yüksek olabilirdi.Dünya Bankası bu farkın büyüklüğünü daha çarpıcı bir ifadeyle anlatıyor:Yaklaşık 35 yıllık kalkınma ilerlemesi.Bir başka ifade...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/savas-bir-ulkeden-35-yil-caliyor-H1614633.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614556</no>
    <tarih>2026-08-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz’de tehdit diliyle gelmeyen barış ve tırmanan kriz</baslik>
    <metin>	28 Şubat'ta ABD-İsrail ikilisinin uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak başlattığı İran savaşı, küresel güç dengelerini derinden sarsarken, bu ikili tarafından tırmandırılan agresif politikaların ağır faturası netleşmeye başladı.	Sahada büyük bir mağlubiyet yaşayan ABD'nin diplomasi masasında da istenen sonuçları alamaması, yine ABD tarafından diplomasi kapılarının tek taraflı dayatmalarla kapatılmasına yol açıyor. 	Geçici ateşkes ve müzakere süreçlerinin tıkandığı bu yeni aşamada, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı hattındaki askeri tırmanış sadece Ortadoğu'yu değil, tüm küresel ekonomiyi öngörülemez bir felakete sürüklüyor.	Trump yönetimi, müzakere şartlarını kendi lehine çeviremedi	17 Haziran'da sağlanan geçici mutabakat, taraflara nihai bir barış zemini oluşturmak ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzde-tehdit-diliyle-gelmeyen-baris-ve-tirmanan-kriz-H1614556.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614555</no>
    <tarih>2026-08-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çiftçi ektiğini biçti</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 02.06.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Yoğun siyasi gündem içinde herhalde konuşulmayan tek konu milletin kendisi?	Çiftçinin, hayvan yetiştiricisinin, emeklinin, öğrencinin, dulun, yetimin derdini dinleyen yok. 	Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı çiftçi sayısı 2.8 milyondan 2.2 milyona düşmüş durumda. Bu çiftçilikten ekmek yiyen yarım milyon kişinin mesleğini bıraktığını gösteriyor.	Nüfusumuz son 14 yılda 13 milyon kişi artarken, tarımın yurt içi hâsıladaki payı yüzde 10'dan yüzde 7'ye geriledi.	TÜİK verilerine göre, yemeklik bakliyat ekim alanları 1990'ların başında 20 milyon hektarken, 2015'e gelindiğinde yüzde 60 azalarak 7.5 milyon hektara indi. Dünya bakliyat ihracatçıları arasında yer alan ülkemiz bugün üretimin düşmesi ile bak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ciftci-ektigini-bicti-H1614555.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614542</no>
    <tarih>2026-08-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çin bir demiryolu sanayisi kurarken biz neden hâlâ ithal ediyoruz?</baslik>
    <metin>	Dünkü yazıda "yükümüzü hâlâ ithal mazotla karayolunda taşıyoruz" demiş, ülkemizdeki demiryollarının durumunu analiz etmiştik. Bugünse demiryollarını yapacağız da trenin kendisini de dışarıdan alıyoruz gerçeğini görerek, alt yapı ve tren üretiminde neler yapılması lazım onlara bakalım ve Çin örneğini inceleyelim istedim. 	2004 yılında, Pekin'de bir masanın etrafında dünyanın en büyük tren üreticileri oturuyordu. Japon Kawasaki, Fransız Alstom, Kanadalı Bombardier ve Alman Siemens. Karşılarında tek bir müşteri vardı ama o müşteri, gezegenin en büyük demiryolu pazarıydı: Çin Demiryolları Bakanlığı.	O gün masadaki dört dev, tarihin en büyük tren siparişlerinden birini kapmaya çalışıyordu. Muhtemelen hiçbiri, yirmi yıl sonra dünyanın en büyük tren üreticisinin aynı masanın öbür taraf...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cin-bir-demiryolu-sanayisi-kurarken-biz-neden-hala-ithal-ediyoruz-H1614542.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614538</no>
    <tarih>2026-08-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ege'de yeni hesaplaşma</baslik>
    <metin>	Ege'de son günlerde peş peşe gelen gelişmeler, denizlerdeki rekabetin artık yalnızca haritalar üzerindeki çizgilerden ibaret olmadığını gösteriyor. Türkiye'nin Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege'de iki deniz milli parkı ilan etmesi, Yunanistan'ın buna itiraz etmesi ve sonbaharda yeniden gündeme gelmesi beklenen denizaltı elektrik kablosu projesi, birbirinden farklı başlıklar gibi görünüyor. Fakat hepsi aynı coğrafyada kesişiyor.	 	Türkiye açısından bakıldığında ilk adımın doğrudan anlamı çevre koruma. Deniz ekosistemlerinin ve biyolojik çeşitliliğin korunması için belirli alanların koruma statüsüne alınması kendi başına önemli. Ancak seçilen bölgelerin Türkiye ile Yunanistan arasında deniz alanlarına ilişkin görüş ayrılıklarının bulunduğu yerler olması, kararı daha geniş bir çerçevede tar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/egede-yeni-hesaplasma-H1614538.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614534</no>
    <tarih>2026-08-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dün yasaktı, bugün sanayi politikası</baslik>
    <metin>Uzun yıllar boyunca gelişmekte olan ülkelere benzer bir ekonomi reçetesi sunuldu: Devlet ekonomide küçülmeli, kamu işletmeleri özelleştirilmeli, piyasaya müdahale edilmemeli, ithalatın önündeki engeller kaldırılmalı ve üretimin yönünü piyasa belirlemeliydi.Ancak bugün dünya ekonomisinde farklı bir eğilim güçleniyor.Dünya Bankası'nın Nisan 2026 tarihli Middle East, North Africa, Afghanistan amp; Pakistan Economic Update raporu bu değişimi oldukça açık biçimde ortaya koyuyor. Rapora göre son on yılda MENAAP bölgesinde açıklanan yeni sanayi politikalarının sayısı yaklaşık üç katına çıktı. İncelenen 19 ulusal kalkınma planının tamamında istihdam yaratılması hedef olarak yer alıyor. Bunların 18'inde beşerî sermayenin geliştirilmesi, 15'inde ise işsizlik temel sorunlardan biri olarak tan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dun-yasakti-bugun-sanayi-politikasi-H1614534.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614533</no>
    <tarih>2026-08-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye mi, yeni bir Türkiye mi?</baslik>
    <metin>Türkiye, "Terörsüz Türkiye" adı verilen süreçte yeni ve kritik bir aşamaya girmiş bulunuyor.Terörün sona ermesini, silahların susmasını, şehit haberlerinin bitmesini ve anaların gözyaşlarının dinmesini elbette herkes ister. Bu konuda milletimizin ortak bir arzusu vardır.Fakat bugün artık başka bir soruyu sormanın da zamanı gelmiştir:Terörsüz Türkiye'ye ulaşırken nasıl bir Türkiye ortaya çıkacak?Çünkü terörü sona erdirmek başka, terörü sona erdirme sürecinde Türkiye'nin temel yapısını değiştirecek adımlar atmak bambaşka bir meseledir.Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilerek yasalaşan düzenleme ile süreç yeni bir hukuki zemine taşınmıştır. Ancak daha kanun uygulanmadan, sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin yeni tartışmalar da gündeme gelmektedir.MHP Genel Başkanı Dev...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiye-mi-yeni-bir-turkiye-mi-H1614533.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614467</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet Bahçeli ve Murat Karayılan aynı dili konuşuyor</baslik>
    <metin>Malum yasayı TBMM'den büyük bir destek ile geçirdiler. Hepsi çok mutlu. Öyle ki Sayın Erdoğan mevcut yasalara rağmen, 'Rabbim ömür verdikçe hizmete devam edeceğim' açıklamasını yaptı. Yani 'ben adayım, hem de ölene kadar' dedi.TBMM Başkanı, AKP, MHP ve sözde Atatürkçüler 'umut' mesajlarına devam ediyor. Özellikle AKP kurmayları ısrarla 'halkın % '70'i sürece destek veriyor' açıklamaları yapıyor.Ama hafta sonu 4 büyük takım ve diğer maçlarda gördü ki, halk bu sürecin tam karşısında ve bebek katiline, hakkını teslim edecek sloganları hep beraber dile getirdiler.Çerçeve yasa bir son değil, ilk adımdırKandil'in siyasi uzantısı, İmralı canisinin sözcüleri bu yasayı sürecin ilk adımı olarak tabir ettiler.Ama Kandil, devletten maaşlı temsilcileri kadar sabırlı değildi. Süleyman Soylu'nu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-bahceli-ve-murat-karayilan-ayni-dili-konusuyor-H1614467.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614466</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarım stratejik bir konudur</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle 21.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dışa bağımlı bir tarım politikasının uygulandığı ülkelerde, en ufak bir kriz durumu söz konusu olduğu takdirde ciddi besin sıkıntısının ortaya çıkması kaçınılmazdır. 	Bu itibarla tarım konusu stratejik öneme sahip bir meseledir. ABD eski dışişleri bakanlarından Hennry Kissenger, 1970 yılında şu açıklamaları yapmıştı:	"Birleşik Devletler'in yiyecek silahı, Arap petrol kartellerinin elindeki petrol silahı ile boy ölçüşecek durumdadır". 	Yiyecek silahı küreselleşen dünyada çok önemli ve etkin bir silahtır. Türkiye dünyanın kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri iken uygulanan yanlış politikalar sebebiyle neredeyse bütün ürünlerini dışarıdan ithal eder bir hale gelmiştir. 	Türkiye Gıda De...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarim-stratejik-bir-konudur-H1614466.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614450</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bütçe açığı, faiz sarmalı, esnafın çöküşü ve vatandaşın var olma savaşı</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, yüksek bütçe açıkları, katlanarak artan faiz giderleri ve alım gücündeki sert düşüşlerin birleştiği derin bir kriz kıskacından geçiyor. 	Kamu maliyesinde giderek büyüyen gedikler, vatandaşın sırtındaki vergi yükünü artırırken; yüksek enflasyon ve finansmana erişim zorlukları reel sektörü ve esnafı kepenk kapatma noktasına getiriyor. 	Bütçe dengelerindeki bozulma ile sokağın ekonomik gerçekleri arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.	Bütçe katlanarak açık veriyor: Aslan payı faiz lobilerine	Merkezi yönetim bütçesinde Temmuz ayı verileri, kamu finansmanındaki tablonun vahametini açıkça gözler önüne seriyor. 	2025 yılı temmuz ayında 23,8 milyar TL olan bütçe açığı, 2026 yılının aynı ayında devasa bir artışla 378,1 milyar TL seviyesine ulaştı....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/butce-acigi-faiz-sarmali-esnafin-cokusu-ve-vatandasin-var-olma-savasi-H1614450.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614447</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -X- Terörsüz Türkiye mi, nasıl bir Türkiye?</baslik>
    <metin>	Dokuz yazı boyunca "Terörsüz Türkiye" adı altında yürütülen süreci farklı yönleriyle ele aldık. Sürecin siyasi dilini, bölgesel gelişmelerle ilişkisini, çerçeve yasayı, Meclis'te oluşan 467 oyluk geniş desteği, yeni anayasa tartışmalarını ve Cumhuriyet'in kurucu değerleri açısından ortaya çıkan soruları değerlendirdik. Şimdi serinin sonunda artık yalnızca soru sormakla yetinmemeliyiz. Çünkü siyaset sadece "Yanlış yapıyorsunuz" demek değildir. "Doğrusu budur" diyebilmek de gerekir.		Öyleyse biz nasıl bir "Terörsüz Türkiye" istiyoruz? Cevabımız açıktır: Terör bitsin. Silahlar sussun. Türkiye'nin evlatları ölmesin. Türk'üyle, Kürt'üyle milletimiz huzur içinde yaşasın. Ancak bütün bunlar olurken Türkiye'nin üniter devlet yapısı, millî kimliği, ortak vatandaşlık anlayışı ve Cumhuriyet'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-x-terorsuz-turkiye-mi-nasil-bir-turkiye-H1614447.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614445</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sermayeleri iftira ve yalan</baslik>
    <metin>Cumhuriyet ve birlik hareketi diye bir kurgu oluşturulmuş.Kullandıkları malzemeleri:1) Hakaret etmeyi, iftiraya ve yalana sarılmayı maharet gören, bu yalan ve iftiralarınız için size dava açacağız diyenlere ise 'sizin ifade özgürlüğünüz bu mu?' diyerek özgürlük abidesi kesiliyorlar.2) Partimizin kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı tarikatçı göstererek oradan kendine alan açmaya çalışmışlar.Verdikleri bilgilerin kaynağını, FETÖ'nün sitesi  "kasiye.blokspot.com" olarak göstermişler.Oysa zamanında Hürriyet gazetesinin attığı tarikat iftirası üzerine, Prof. Dr. Haydar Baş'ın açtığı davayı kazandığı bilgisine pekâlâ ulaşabilirlerdi. Onlar iftiraya sarılmayı tercih ettiler.Sizce niye?Gerçi bunların Attila İlhan'a rahmetli dememize de itirazları olur ama inadına söyleyeceğim...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sermayeleri-iftira-ve-yalan-H1614445.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614444</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Raylardan kaçan ülke: Türkiye’nin lojistik çıkmazında asıl kayıp</baslik>
    <metin>	Mazotun litresi 80 lirayı aşınca X platformunda da gündem oldu ve Türkiye'deki karayolu taşımacılığı ile ilgili rakamlar önüme düştü. Konuyu biraz daha derinlemesine araştırayım dedim: Ne kadar mazot hiç yakılması gerekmediği halde yakılıyor?	Türkiye, yükünü mümkün olan en pahalı yoldan taşıyor. 2023'te yurt içi yük taşımacılığının %90,9'u karayoluyla yapılırken, demiryolunun payı % 3 lere kadar geriledi. Taşınan her 100 ton-kilometrenin 90'ından fazlası ithal dizel yakan kamyonların üstünde.	AB'de karayolunun iç yük taşımacılığındaki payı %78, demiryolu ortalaması %17. Ama arka planda çarpıcı farklar var: Litvanya %38, Letonya %35, Slovenya %31, Almanya %20. Denize kıyısı olmayan Avusturya ve Slovakya yükünün üçte birini rayda taşırken, Türkiye %3,53'te takılı. Aradaki fark 5 i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/raylardan-kacan-ulke-turkiyenin-lojistik-cikmazinda-asil-kayip-H1614444.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614443</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Mehmet Emin Özdemir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/mehmet-emin-ozdemir.jpg</fotograf>    
    <baslik>Erdoğan sonrasını şimdiden düşünmek</baslik>
    <metin>	AKP, kurulmasının ardından 25 yaşını doldurdu ve girdiği ilk seçimden itibaren tek başına iktidar olarak Recep Tayyip Erdoğan, son çeyrek asırda bizlerin hayatları hakkında en çok söz sahibi olan figür olarak karşımızda duruyor. Erdoğan'a Atatürk'ten sonra Cumhuriyet tarihinin en etkili figürü demek yanlış olmayacaktır, hatta şu an yaşadığımız Cumhuriyetin "Atatürk Cumhuriyeti" yerine "Erdoğan Cumhuriyeti" olarak tanımlanması bile yanlış olmaz.	 	Türkiye'de ve dünyada mesleğe başlamanın üniversite mezuniyeti sonrasına denk gelmesi ve mezuniyetten sonra da ilk birkaç senenin iş dünyasına, sosyal yaşama ve topluma adaptasyonla geçtiğini düşündüğümüzde bir gencin, yetişkinliğe erişim yaşı ortalama 25'tir. Bu da aslında kabaca, bir ülkede bir neslin değişiminin ortalama 25 yıla teka...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/erdogan-sonrasini-simdiden-dusunmek-H1614443.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614441</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu’da yeni denklem</baslik>
    <metin>Ortadoğu'da yeni bir ittifak konuşuluyor: Mekke Ortak Savunma Anlaşması.Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bir araya gelmesi ilk bakışta İslam dünyasının kendi güvenlik mimarisini oluşturma arayışı olarak görülebilir. Ancak böylesine önemli bir jeopolitik gelişmeyi yalnızca görünen yüzüyle değerlendirmek doğru olmaz.Çünkü daha birkaç ay önce aynı coğrafya için başka bir proje gündemdeydi: Abraham Anlaşmaları.Donald Trump; Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün'ün Abraham Anlaşmaları'na katılması gerektiğini açıkça dile getirmişti. Hedef, İsrail ile normalleşme sürecini genişleterek yeni bir bölgesel düzen oluşturmaktı.Bugün ise Abraham Anlaşmaları'na katılması istenen ülkelerden Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı Mekke merkezli yeni bir savunma mekanizma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-yeni-denklem-H1614441.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614389</no>
    <tarih>2026-08-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küçük-büyük parti</baslik>
    <metin>	Geçenlerde bir manşet küçük partilerin birleşmesi lazım diye bir başlık atmış. 	Yahu aynı ülkede, aynı kanunlara göre kurulmuş, tescil edilmiş bir siyasi partiyi küçük veya büyük diye nasıl sınıflarsınız? 	Böyle bir ayrımı yapanlar da kabul edenler de tam bir "aymazlık" içindedirler. 	Üyesi az veya çok olabilir. Önceki seçimlerde az veya çok oy almış olabilir. Bunlar küçüklük, büyüklük kriteri değildir. 	En önemli kriter halka götürmek istediği hizmetler, temsil ettiği halk kitlesi ve siyaset çizgisidir. Yıllarca bu ayrımı yapanlar maalesef meclis aritmetiğinde daha çok görüş ve renk katacak partilerin seçilmesine için vermemişler, demokratik katılım yelpazesinde iktidar ve muhalefet partisini ülke yönetimi için yeterli görmüşlerdir. Bunların çekişmelerinin de ülkeye ne ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kucuk-buyuk-parti-H1614389.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614377</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir çipin hikâyesi: Beş dolarlık bir çip, bir ülkenin sınırında bekliyor</baslik>
    <metin>	Şanghay'da üretilen beş dolarlık bir geliştirme kartı Berlin'de rafta, Espoo'da laboratuvarda, Nairobi'de tarlada. Türkiye'de ise gümrükte. Bu, o çipin hikâyesi ve onunla yapılamayan Ar-Ge'lerin-	Dünyanın dört bir yanındaki üniversite amfilerinde, atölyelerde ya da küçük öğrenci odalarında şu sıralar ortak bir heyecan yaşanıyor. Bir Çinli, Alman veya Amerikalı genç; masasının üzerindeki kahve kupasını kenara itip bilgisayar ekranında birkaç satır kod yazıyor. Ardından, ertesi gün kapısına teslim edilen $5'lık küçük bir çip kartını (örneğin bir Raspberry Pi Pico 2 veya ESP32-S3) USB kablosuyla bilgisayarına bağlıyor. Avucunuzun içine sığan, kibrit kutusundan biraz büyük bir kart. Birkaç saat içinde nesnelerin interneti (IoT) tabanlı bir akıllı tarım sensörü, otonom bir mini robot ya ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-cipin-hikayesi-bes-dolarlik-bir-cip-bir-ulkenin-sinirinda-bekliyor-H1614377.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614374</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>AKP’nin 25’ci yılında anlatılmayanlar</baslik>
    <metin>AKP 25'ci yılını kutluyor. Bizzat Sayın Erdoğan'dan, kurmaylarından, trollerinden, medyasına kadar müthiş bir destan hikayesi anlatılıyor. Ya anlatmadıkları!Türk Milleti hiçbir dönemde AKP dönemindeki kadar İslam dininden bu kadar uzaklaşmamıştı. İslam üzerinden bu kadar kindarlaştırılmamıştı.Hiçbir iktidar, AKP kadar kilise, havra açmamıştı.Hiçbir iktidar, papazlarla, hahamlarla dua (!) etmemişti.Hiçbir iktidar 'dört hak din vardır' cümlesini kurmamıştı.Hiçbir iktidar döneminde fuhuş bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.Hiçbir iktidar döneminde sapkınlık bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.Hiçbir iktidar döneminde taciz, tecavüz bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamıştı.Hiç bir iktidar döneminde cinayet, gasp, hırsızlık bu kadar yaygınlaşmamış, sıradanlaşmamı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/akpnin-25ci-yilinda-anlatilmayanlar-H1614374.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614347</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -IX- Kurucu irade nerede?</baslik>
    <metin>Bir önceki yazımızda 467 oyun ortaya çıkardığı siyasi tabloyu ele aldık. Çerçeve yasa çıktı. Şimdi asıl soru şudur: Bu geniş Meclis aritmetiği bundan sonra ne için kullanılacak? Bu sorunun cevabını ararken, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a kimlerin "evet", kimlerin "hayır" dediği kadar, neden öyle oy verdiklerine de bakmak gerekiyor. Özellikle kendisini Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerinin siyasi mirasçısı olarak gören partilerin tutumu ayrıca değerlendirilmelidir.Özgür Özel, Saygı Öztürk'e verdiği röportajda alınan kararın zorluğunu açıkça anlatıyor. Bir tarafta PKK'nın silah bırakması ve Kürt meselesinin çözümüne katkı sağlama düşüncesi, diğer tarafta sürece yönelik toplumsal endişeler bulunduğunu söylüyor. Bu nedenle partisinin ortay...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-ix-kurucu-irade-nerede-H1614347.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614339</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye, bağımsız Türkiye</baslik>
    <metin>Bir önceki yazımızda "Silahlar sussun, gönüller buluşsun" dedik. Çünkü bu ülkenin yıllardır çektiği terör belasından kurtulmasını, anaların ağlamamasını, gençlerimizin dağlarda değil; okullarda, fabrikalarda ve hayatın içinde geleceğini kurmasını istiyoruz.Bugün "Terörsüz Türkiye" hedefinin konuşulduğu yeni bir dönemin içerisindeyiz. Terörün bitmesini istemek, bu ülkenin ortak arzusudur. Silahların susması, evlatlarımızın toprağa düşmemesi, Türkiye'nin huzura kavuşması hepimizin dileğidir.Fakat bir noktayı da açıkça konuşmalıyız:Terörün bitmesi kadar, Türkiye'nin geleceğinin nasıl şekilleneceği de önemlidir.Çünkü silahların susması, Türkiye'nin her türlü siyasi ve sosyal tehdide karşıBiz bu ülkede Türk'üyle, Kürt'üyle, Arabıyla, Laz'ıyla, Çerkez'iyle ve bütün vatandaşlarımızla bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiye-bagimsiz-turkiye-H1614339.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614338</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Putin haklı mı çıktı?</baslik>
    <metin>2023'te Rusya'nın dış politika konseptinde Türkiye neden özellikle öne çıkarıldı? Mekke Anlaşması Moskova'nın öngördüğü değişimin bir işareti mi?	 	Vladimir Putin'in 31 Mart 2023'te onayladığı Rusya Dış Politika Konsepti'ne bugün yeniden bakmakta fayda var. Çünkü üç yıl önce yazılan bazı satırlar, bugün yaşanan gelişmelerle birlikte başka bir anlam kazanıyor. O belgede Moskova, dünyanın tek bir merkezin belirlediği biçimde devam etmeyeceğini savunuyor; farklı ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesini dış politikasının önemli başlıklarından biri olarak ortaya koyuyordu. Türkiye'nin adı da Suudi Arabistan, Mısır ve İslam İş birliği Teşkilatı ülkeleriyle birlikte özellikle geçiyordu. Bana göre burada gözden kaçırılmaması gereken nokta şu: Rusya, Türkiye'yi kendisine yakın olduğu için değ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/putin-hakli-mi-cikti-H1614338.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614336</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye-Pakistan-S.Arabistan Paktı’na farklı bir bakış açısı</baslik>
    <metin>Tarihin belli dönemlerinde ve bir kaç ülkenin bir araya gelmesi ile kurulan paktların, ne maksatla ve hangi ülkelerin tehdit olarak görmesi sonucu gerçekleştirildiği sorusuna yanıt aramak ve bulmak, çok daha sağlıklı olacaktır.Paktların oluşmasından önce bence sorgulanması gereken husus şu olmalıdır.Bilindiği üzere tüm devletler için, dost ve düşman tanımı söz konusudur.Kurulan paktların da bu tehdit algılamasına göre şekillendiği, bilinen bir gerçektir.Bizim tarihimizde ve özellikle de Cumhuriyet dönemi sonrası kurulan paktların, ne maksatlarla kurulduğuna ve hangi devletleri tehdit olarak algıladıklarına bir göz atalım.İlk olarak bakacağımız pakt, 'Balkan Paktı'dır.Atatürk'ün öncülüğünde 9 Şubat 1934'te Atina'da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan Ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-pakistan-sarabistan-paktina-farkli-bir-bakis-acisi-H1614336.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614329</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnsanı insan yapan cevher</baslik>
    <metin>	Bu makalemizde; iman nedir, imanın önemi, imanın tezahürleri, imanın hayatımızdaki fonksiyonları üzerinde durmaya çalışacağız.	İman, öncelikle kabul ettiğimiz Cenab-ı Vacibu'l Vücut Hazretlerinin Zatıdır. İnsan, Allah'ı kabul ediş ile kulluk kapısını açıyor. Mademki kabul ediyorsun, o zaman, O'na karşı mükellefiyetlerinin de olması gerekiyor. Mükellefiyet şuuru da insana kulluk kapısını açıyor.	İman, aslında, insanı insan eden en önemli cevherdir, özdür, sıfattır, mahiyettir. Merhum Akif'in dediği gibi, "Yüreklerden silindi havfı Yezdan'ın/Ne irfanın kalır tesiri katiyyen ne vicdanın." 	Bir insanın vicdanının da hayat bulması Allah'a bağlılığı ve O'na olan yakınlığı, korkusu münasebetiyledir. Bunu kalbinde duyan insan ancak beşeriyet içerisinde üzerine düşen vazifeyi bihakkı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/insani-insan-yapan-cevher-H1614329.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614319</no>
    <tarih>2026-08-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Seçmenin derin umutsuzluğu ve milli bir ittifak ihtiyacı</baslik>
    <metin>	Türkiye'de siyasetin temposu, sokaktaki vatandaşın gündelik hayat mücadelesi ve değişen toplumsal talepler doğrultusunda yeniden şekilleniyor. 	MAK Danışmanlık tarafından Ağustos ayında gerçekleştirilen geniş kapsamlı anket çalışması, seçmenin Türkiye'nin gidişatına, kurumlarına, adalet mekanizmasına ve mevcut yönetim sistemine dair dikkat çekici ve bir o kadar da düşündürücü fotoğrafını ortaya koyuyor.	Ülke genelinde 18 yaş üstü 64 milyonluk seçmen nüfusunu temsil eden 3 bin 200 kişilik bir örneklemle, yüzde 95 güven düzeyinde bu araştırma, toplumun derin bir umutsuzluk ve kaygı cenderesinden geçtiğini gösteriyor. 	Ancak veriler derinlemesine incelendiğinde, vatandaşın yaşadığı krizler ile sandığa yansıyan siyasi tercihler arasında çarpıcı bir çelişki ve kopukluk göze çarpı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/secmenin-derin-umutsuzlugu-ve-milli-bir-ittifak-ihtiyaci-H1614319.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614302</no>
    <tarih>2026-08-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Artık darbeler tanklarla değil tokmaklarla yapılıyor</baslik>
    <metin>'Milli irade, seçmenin tercihine saygı, demokrasi, yargının bağımsızlığı, yargı kararlarına saygı, hukuk devleti' gibi söylemler iktidar partisinin dilinden hiç eksik olmuyor.Demek ki, bu kavramların içi boşaldığı için bizzat iktidar partisi tarafından laf ile doldurulmaya çalışılıyor.Evet, ülkemiz için gece yarısı TRT'den yapılan 'yönetime el koyduk' açıklamaları, sokaklara dizilen askerler, tanklar yani darbe dönemleri bitti, diyeceğim ama eksik olur. Bitmedi! Şekil değiştirdi, yöntem değiştirdi.Artık halkın iradesi tanklarla, bol yıldızlı generallerin açıklamalarıyla değil siyaset yoluyla, yargı eliyle ve ekonomik şantajlarla gerçekleştiriliyor.İşte Anayasa! Delik deşik edildi. İşte devlet kurumları! İçi boşaltıldı ve partileştirildi. İşte siyaset! Askerler bile bu kadar eleştir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/artik-darbeler-tanklarla-degil-tokmaklarla-yapiliyor-H1614302.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614294</no>
    <tarih>2026-08-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -VIII- 467 oy neyin kapısını açtı?</baslik>
    <metin>Bir önceki yazımızda Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce yaptığı uyarıları ve terör meselesine getirdiği çözüm anlayışını ele aldık. Şimdi yeniden bugüne dönelim. "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki ayağı olarak hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM'de 467 kabul oyuyla geçti. 467... Bu rakama ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerden biri BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan geldi. Hüseyin Baş, bir kanunun kabulü için gerekli çoğunluk zaten sağlanabiliyorken, AK Parti, MHP ve DEM Parti'nin desteğinin de kanunun çıkarılması için yeterli olduğu bir tabloda, neden Meclis'in neredeyse tamamını içine alan geniş bir siyasi mutabakat arandığını sorguladı. Bu soru bugün daha da önemlidir. Çünkü mesele artık yalnızca 12 maddelik bir kanunun kaç oyla k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-viii-467-oy-neyin-kapisini-acti-H1614294.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614293</no>
    <tarih>2026-08-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Silahlar sussun, gönüller buluşsun</baslik>
    <metin>Türkiye, yıllardır terörün açtığı yaralarla mücadele ediyor. Nice evladımızı toprağa verdik, nice annenin yüreği yandı. Nice aile, bir telefonun ucundaki acı haberle hayatının en büyük imtihanını yaşadı. Artık hepimizin ortak dileği bellidir: Silahlar sussun, anaların gözyaşı dinsin, Türkiye huzura kavuşsun.Fakat bugün önümüzde duran meseleye yalnızca güvenlik penceresinden bakamayız. Çünkü terörün sona ermesi kadar, terörü besleyen ayrılıkların, ötekileştirmenin, güvensizliğin ve kardeşlik duygusunu zedeleyen anlayışların da sona ermesi gerekir.Kur'an-ı Kerim bu konuda bize çok açık bir ölçü verir:"Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanını...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/silahlar-sussun-gonuller-bulussun-H1614293.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614292</no>
    <tarih>2026-08-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milyon euroluk transferler, milyarlarca liralık borçlar</baslik>
    <metin>Tribünde alkışlanan transferlerin hesabını kim ödeyecek?Futbolu takip edenler bilir. Transfer dönemi geldi mi, artık rakamların sonunu getirmekte zorlanıyoruz.Bir gün Salah, bir gün Lukaku, başka bir gün Vlahovic-Milyon eurolar havada uçuşuyor. Bonservisler, maaşlar, imza paraları, primler, menajer ücretleri-Bir futbolcu geliyor, havaalanında yüzlerce taraftar karşılıyor. Forma giydiriliyor, birkaç fotoğraf çekiliyor. Sosyal medya ayağa kalkıyor."Bomba transfer-""Yılın transferi-""Şampiyonluğun habercisi-"Herkes mutlu.Ben de o görüntülere bakıyorum ve ister istemez başka bir şey düşünüyorum:Peki, bu paralar nasıl ödenecek?İşte kimsenin pek konuşmak istemediği yer burası.Çünkü transferin kendisi heyecan veriyor, faturası ise pek kimsenin umurunda olmuyor.Oysa futbo...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milyon-euroluk-transferler-milyarlarca-liralik-borclar-H1614292.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614279</no>
    <tarih>2026-08-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Soma B Termik Santrali örneğiyle özelleştirme çıkmazı</baslik>
    <metin>	Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük kamusal varlık kayıplarından birine tanıklık ediyor. Bir dönem verimlilik, modernization ve istihdam vaatleriyle özel sektöre devredilen sanayi devleri ile enerji santralleri, günümüzde borç batakları ve icra ilanlarıyla anılıyor. 	TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın Soma B Termik Santrali'ne dair yayımladığı sert basın açıklaması ve Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın özelleştirme bilançosuna yönelik eleştirileri, Türkiye'nin ekonomi gündemindeki bu derin krizi bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.	Bir kamu varlığının icrayla çöküşü	TMMOB Maden Mühendisleri Odası 14 Ağustos'ta yayımladığı yazılı basın açıklamasıyla bu özelleştirme fiyaskosu ve gelinen acı sonuçla alakalı detaylı bilgiler paylaştı. Buna göre:...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/soma-b-termik-santrali-ornegiyle-ozellestirme-cikmazi-H1614279.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614246</no>
    <tarih>2026-08-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hangi saftayız?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 18.09.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ülkemiz bugün geçmişte karşı safta yer aldıklarımızla beraber anılıyor. Bu siyasette böyle, ekonomide, sosyal hayatta böyle; icraatlara bakıldığında neredeyse inancımızda dahi bu cenaha kaymış durumdayız.	Oysa Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hakk'ın; hadislerde Hz. Peygamber'in ikazları tam da bugün girdiğimiz yanlış kulvar hakkındadır.  	Maide Suresi 51. ayette Cenab-ı Hakk, "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar. İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez" buyrulur. 	Nitekim Hz. Peygamber, "Şu bir gerçek ki, ümmetim adına korktuğum en önemli şey, dalalete sapmış ve saptıran yöneticiler ve ön...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hangi-saftayiz-H1614246.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614213</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamları bize neyi anlatıyor?</baslik>
    <metin>	Kıbrıs Türklerinin adadaki varoluş mücadelesi, yalnızca siyasi bir hak arayışı değil; soykırıma, zulme ve sistematik yok etme politikalarına karşı verilen amansız bir hayatta kalma savaşıdır. 	Tarihin hafızasına kazınan sayısız dramın arasında, 14 Ağustos 1974 tarihinde gerçekleşen Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamları, Rum terörünün ve EOKA zihniyetinin ulaştığı insanlık dışı boyutu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.	En küçüğü 16 günlük bir bebekten, en yaşlısı 95 yaşındaki bir çınara kadar 126 savunmasız sivilin vahşice katledilip çöplüklere gömüldüğü bu katliam, Kıbrıs'ta Rum tarafıyla ortak bir geleceğin neden imkânsız olduğunun ve Türk askerinin adadaki varlığının hayati öneminin en açık kanıtıdır.	EOKA zihniyeti ve birlikte yaşama masalının çöküşü	1571 yı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/murataga-sandallar-ve-atlilar-katliamlari-bize-neyi-anlatiyor-H1614213.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614212</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye yol ayrımında</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 07-09-2012 tarihli yazısıdır	Avrupa Parlamentosu, aday ülkelerin oylandığı toplantı sonrası, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne adaylık yolunu açtı.	Lüksemburglu parlamenterin hazırladığı Kıbrıs raporunu değerlendirerek verilen kararda, Rum kesiminin ekonomik ve diğer şartları dikkate alındığında adaylık yeterliliğine sahip olduğu belirtildi.	KKTC ve Türkiye'ye yönelik sert eleştirilerin de yer aldığı aynı açıklamada, 2 kesimin birleşmesi yönündeki çabaları zorlaştıran (?) Türk tarafı adeta "işgalci" olarak nitelendirildi.	Birleşme sağlanamazsa bile bu durumun Güney Kıbrıs'ın adaylık sürecini engellemeyeceği vurgulanan karar, Türkiye'ye karşı AB'nin bir nevi restidir. Zira, garantör konumundaki Türkiye'nin ada'yı ilhakı durumunda, b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-yol-ayriminda-H1614212.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614202</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Aydınımız kayıtsız kalmamalı</baslik>
    <metin>Çerçeve yasanın, Meclis'te kimlerin oylarıyla onaylandığı herkesin malumudur.Atatürk çizgisinin korunmasının elzem olduğuna inanan, siyasi, ekonomik tam bağımsızlığı savunan, kendini solcu, aydın ve ulusalcı tanımlayan; gazetecilere, siyasal araştırmacılara, ilgili bilim insanlarına, entelektüellere, aydın arkadaşlara acizane bir sorum olacak.25 yıllık siyaset hayatında cumhuriyetten, demokrasiden, ulus devlet anlayışından, Atatürk milliyetçiliğinden, anayasanın ilk 3 maddesi ile 42 ve 66. maddelerinden, Türk milletinin milli ve manevi kimliğinden zerre kadar taviz vermemiş ve bu değerleri asla MASLAHATA KURBAN etmemiş BTP'ye niçin hiç bir zaman destek vermediniz?Oysa bugün yaşadıklarımızı, BTP Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 15 yıl önce öngörerek önümüze koymadı mı?Sizi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/aydinimiz-kayitsiz-kalmamali-H1614202.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614201</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD dolar saltanatını kaybettiği için savaşıyor</baslik>
    <metin>Bush'un Amerikan ordusunu Irak'a gönderip, Saddam'ı devirmeye kalkmasının gerçek nedeni neymiş biliyor musunuz?Petrolün Amerikan doları yerine, Euro ile satılmaya başlanması.Evet, yanlış duymadınız, Bush'un "Birkaç hafta içinde başlatacağız" dediği Irak savaşının gerçek nedeni, Petrol İhraç Eden OPEC ülkelerinin doları bırakıp Euro'ya geçmelerini önlemekmiş!Amerika OPEC'i Euro'ya yönelişten caydırmak için, ilk etapta dünyanın ikinci en büyük petrol birikimine sahip olan Irak'ı ele geçirip, öncelikle onu Euro'dan dolara geri döndürmekti.Çünkü Irak, petrolün dünyada yalnızca dolarla alınıp satılan bir ürün olmasına karşı bayrak açmış, Kasım 2000'de petrolü dolarla satmayı terk edip Euro'yla satmaya başlamış ve böylelikle tüm dünyada dolar egemenliğine başkaldırının öncüsü olmuş bir ü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-dolar-saltanatini-kaybettigi-icin-savasiyor-H1614201.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614200</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Salavatın önemi</baslik>
    <metin>Hz. Resûlullah (s.a.a) ve onun mutahhar Ehl-i Beyt'ine salavat getirmenin dünyevi ve uhrevi birçok faydaları vardır.Hz. Peygamber'e (s.a.a) salat ve selam etmek, Allah'ın; "Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin" şeklindeki emrine itaattir.Hz. Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Cebrail yanıma gelerek, Allah Teâlâ'nın şöyle buyurduğunu müjdeledi: "Kim sana salat ederse, ben ona salat ederim; kim sana selam verirse, ben ona selam veririm." Ben de buna karşılık şükür secdesi yaptım."İmam Hasan Askerî (a.s) buyurdu:"Allah Teâlâ, Hz. İbrahim'i, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e çok salavat getirdiğinden dolayı kendine dost kıldı."Resûlullah (s.a.a) buyurdu:"Sizin bana salat etmeniz, hacetlerinizin kabul olmasına sebep olur, Allah'ı sizden razı eder ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/salavatin-onemi-H1614200.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614198</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye yetmez, nasıl bir Türkiye?</baslik>
    <metin>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın, TBMM'de tartışmalar eşliğinde kabul edilen Çerçeve Yasaya alternatif olarak ortaya koyduğu 13 maddelik öneri dikkat çekti.Bu öneri, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" meselesine yalnızca güvenlik penceresinden bakmıyor; devlet yapısından hukuka, ekonomiden eğitime, sağlıktan gençliğe, millî güvenlikten dış politikaya kadar geniş bir çerçeve ortaya koyuyor.Bu 13 maddeye farklı siyasi görüşlerden insanlar farklı değerlendirmeler yapabilir. Bazı maddelere katılabilir, bazılarına itiraz edebilir. Bu, demokratik siyasetin doğal sonucudur.Fakat önemli olan şudur:Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren böylesine büyük bir mesele, farklı görüşlerin hukuk içerisinde konuşulabildiği bir zeminde ele alınmalıdır.Çünkü toplumsal ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiye-yetmez-nasil-bir-turkiye-H1614198.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614197</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Nurcan Karakaya</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/nurcan-karakaya.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye için bir çıkış yolu</baslik>
    <metin>Türkiye Cumhuriyeti devleti, maalesef benim açımdan en zor ve en düşündürücü dönemlerinden birini yaşamaktadır. Her geçen gün karşılaştığımız yeni gelişmeler, insanı bir önceki olaydan daha fazla şaşırtıyor.İçinde bulunduğumuz tabloyu objektif bir şekilde değerlendirmeye çalıştığımda, benim için vatanını seven, Mustafa Kemal Atatürk'e ve onun ilke ve inkılaplarına değer veren, Türkiye'nin her bir ferdinin sorunlarını önemseyen ve bu sorunlara gerçekçi çözümler üreten bir siyasi anlayışın gerekli olduğunu düşünüyorum.Bu noktada benim için önemli bir kırmızıçizgi bulunmaktadır: Çerçeve Yasa'ya imza atan bir siyasi anlayışın, yukarıda ifade ettiğim hassasiyetleri taşıdığına inanmıyorum. Çünkü bir siyasi partiyi değerlendirirken yalnızca söylemlerine değil, attığı imzalara, aldığı kararlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-icin-bir-cikis-yolu-H1614197.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614168</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörü bitirmenin yolu ortadan kaldırmaktır</baslik>
    <metin>Terörsüz Türkiye için teröristleri ve arkasındaki güçleri yok edersin, terör biter.Devlet, 50 bin insanını kahpece katleden; çoluk, çocuk, kadın, ihtiyar, asker, polis, öğretmen vs. ayırt etmeden şehit edenler ile masaya oturmaz, başını koparır. Dünyada hangi devlet, onun üniter yapısını bozmaya ve bölmeye kalkan teröristler ile masaya oturmuş?Bu adım, ülkenin bölünmesi yani BOP'un büyük İsrail için atılmış bir adımdır. Irak, Suriye, İran ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bazı bölgeleri Kürt adı altında bölünecek ve nihayetinde büyük İsrail devletinin parçası olacak. BOP eş başkanı RTE, iktidar olduklarından beri bu uğurda her şeyi yaptılar; gerekirse papaz elbisesi bile giyerim dedi.Bahçeli, Erdoğan'a ip attı; Apo'yu (Artin Akopyan) alın asın diye. Ne oldu, eksen niye bu kadar k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/teroru-bitirmenin-yolu-ortadan-kaldirmaktir-H1614168.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614162</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Putin'in Japonya hamlesinin arkasında ne var?</baslik>
    <metin>	Putin'in İturup Adası'na gitmesi, Ukrayna savaşı sürerken ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Rusya'nın Avrupa'da zaten yeterince sorunu varken neden şimdi Japonya ile yıllardır çözülemeyen ada meselesini yeniden gündeme getiriyor? Ziyaretin anlamı yalnızca Japonya ile yaşanan anlaşmazlıkta aranamaz. Putin, Rusya'nın dikkatinin sadece Ukrayna'ya çevrilmesini istemiyor.	 	İturup, Japonya'nın "Kuzey Toprakları" olarak adlandırdığı dört adadan biri. Rusya adayı kendi yönetimi altında tutuyor. Sorunun geçmişi İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar gidiyor. İki ülke arasındaki ilişkilerde bu nedenle uzun zamandır çözülemeyen bir başlık var.	 	Putin'in adaya ilk kez gitmesi yeni bir anlaşmazlık yaratmıyor. Fakat Moskova'nın yıllardır değiştirmediği tutum, bugün bizzat Putin ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/putinin-japonya-hamlesinin-arkasinda-ne-var-H1614162.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614161</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yardım bekleyen çocuklar, hastalar, denizler</baslik>
    <metin>	Bu sıralarda sayısı giderek artan, çocuklarının rahatsızlığı nedeni ile yardım talebinde bulunan ebeveynlerden mesajlar alıyorum. Gönlümüz hepsinin sağlığından ve iyileşmesinden yana- Ancak bunlara bizim gücümüz yetmez. Yapacağımız üç-beş yüz liralık yardımlar maalesef devede kulak bile değil. 	Düşünüyorum da sağlık kuruluşları, sağlık müdürlükleri ve bakanlık yetkilileri çocukların yaşatılması için kendilerine yapılan müracaatlara yanıt veremiyorlar ise, bizler ne yapabiliriz? Ayrıca ülkemizin zenginleştiğini, milli gelirimizin arttığını söyleyen bakanımız,  devletten yüksek rakamlı ihaleler alan iş insanlarımız acaba bu talepler karşısında acaba ne cevap veriyorlar?	Valilikten onay alarak kapı-kapı dolaşan ebeveynlere bütçe imkânları doğrultusunda yardımcı olmak her şeyden önc...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yardim-bekleyen-cocuklar-hastalar-denizler-H1614161.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614160</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Taklidi kırmak: Kültürel istiklal ve gence verilecek pay</baslik>
    <metin>	İbn Haldun'un çöküş tezini bugünün Türkiye'sine uyguladığımız ilk yazıda beş alamet saymıştık. Sonra da gün gün madde madde çözümlerimi yazmıştım. Asabiyenin çözülmesine ortak mefkûreyi, üretimin durmasına Millî Ekonomi anlayışını, zulme kuvvetler ayrılığını, vergi makasına ise kendi kaynaklarımızı koymuştum. Bugün sonuncusunu konuşacağız. Belki de en sessiz, ama en tehlikeli olanını.	Çünkü bir milletin fabrikalarını yıkabilirsiniz, parasını değersizleştirebilirsiniz, ordusunu zayıflatabilirsiniz. Bunların hepsi yeniden inşa edilebilir. Fakat bir milletin kendisine olan inancını kaybetmesi, hepsinden daha ağır bir yıkımdır. İşte İbn Haldun'un dikkat çektiği "taklit" meselesi tam da burada başlar.	İbn Haldun'un meşhur sözü çoğu zaman eksik okunur: "Mağlup, daima galibi taklide me...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/taklidi-kirmak-kulturel-istiklal-ve-gence-verilecek-pay-H1614160.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614151</no>
    <tarih>2026-08-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -VII- Haydar Baş yıllar önce neyi görmüştü?</baslik>
    <metin>	Bir önceki yazımızda Prof. Dr. Haydar Baş'ın terör meselesini Türkiye sınırları içerisine hapsederek okumadığını ifade etmiş ve onun yıllar önce yaptığı uyarılara ayrıca döneceğimizi söylemiştik. Şimdi o uyarılara daha yakından bakalım. Haydar Baş'ın terör konusunda söylediklerini bugün önemli kılan yalnızca PKK'ya karşı çıkmış olması değildir. Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu tehlikeyi çok daha geniş bir siyasi zeminde değerlendirmiş olmasıdır. Ona göre mesele sadece dağdaki terörist değildi. Terör bir araçtı. Asıl görülmesi gereken, bu aracın kimler tarafından, hangi amaçlarla ve Türkiye'yi hangi istikamete sürüklemek için kullanıldığıydı. Bu nedenle yıllar öncesinden Türkiye'nin üniter yapısını, Türk milletinin ortak vatandaşlık anlayışını ve devletin geleceğini tartışmanın merkez...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-vii-haydar-bas-yillar-once-neyi-gormustu-H1614151.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614134</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Şehit kanıyla elde edilen, oylama ile devredilemez</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 30-05-2011 tarihli yazısıdır	Sahip olunan değerler ne kadar zor elde edilirse o kadar kıymetlidir. Biz de millet olarak bağımsızlığımızı pek çok şehit vererek, kanımızla hak ettik.	Batının güçlü ittifakı ve tekniğine karşı, maddeten büyük yokluklar içinde girdiğimiz Kurtuluş Savaşından, insanüstü mücadelelerle galip çıktık. Bağımsızlığımızı elde ettik. Kendimize, rengini şehitlerin kanından alan bir bayrak yaptık. Egemenlik hakkını ise asıl sahibi olan millete verdik.	Bu durum Anayasa ile maddeleştirildi ve devrinden söz edilemeyeceği de vurgulandı.	Bugün ise, o günlerimizden daha bir asır bile geçmemişken, elde edilenlerin bir Birliğe, hem de bizi savaş meydanlarında yenemeyenlerin kurduğu bir Birliğe devrinden söz edilmekt...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sehit-kaniyla-elde-edilen-oylama-ile-devredilemez-H1614134.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614133</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zifiri karanlıkta koltuk hesabı </baslik>
    <metin>Devlet Bahçeli'nin 'terör örgütü ile görüşen şöyledir, böyledir', Sayın Erdoğan'ın, 'görüşen arkadaşı ben gönderdim, sıkıntısı olan bana söylesin' dediği yıllarda Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocam, iktidar ve muhalefeti İngilizlerin Şark meselesi, BOP, Arap Baharı, Arz-ı Mevut başlıklarında uyarıyor, çözüm yollarını göstererek şöyle diyordu:'Henüz daha bir çakmak taşı çakılmamışken, 'Türkiye karanlık bir döneme girdi' dedim. Gaziantep'te söyledim, İstanbul'da söyledim. Türkiye şimdi ise zifirî karanlık bir döneme girdi. O kadar güçlü ışıklar tutmalıyız ki, bu karanlık gündüze tebdil olsun-'Ama ABD ve AB ekseninde dönen ülkemiz iktidarı ve muhalefeti, Baş Hocamızın bu uyarılarını kale bile almadı.Hodri meydanVe Baş Hocamız o tarihi çıkışı yaptı: 'Türkiye'nin geleceği hakkında müsaad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zifiri-karanlikta-koltuk-hesabi-H1614133.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614118</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin İran savaşındaki hüsranı ve bağımsızlığın kaçınılmazlığı</baslik>
    <metin>	Dünya tarihi, kendisini "yenilmez" ilan eden dev imparatorlukların, kendi kibrinin ve değişen savaş gerçeklerinin altında ezilip yok oluşuna defalarca şahitlik etmiştir. 	Günümüzde Washington yönetiminin Ortadoğu'da sürdürdüğü agresif ve emperyalist politikalar, tam da böyle bir tarihi kırılma noktasını işaret ediyor. 	New York Times'tan Wall Street Journal'a kadar ABD medyasının en önde gelen organlarında dahi ayyuka çıkan gerçekler, Washington'ın kurguladığı "dokunulmaz ABD" ve "geçilmez İsrail" masallarının sonuna gelindiğini kanıtlıyor. 	ABD, İran ile girdiği bu geniş çaplı çatışmada hiçbir stratejik hedefine ulaşamadığı gibi, hem askeri mühimmat bakımından tükenmişliğin eşiğine gelmiş hem de bölgesel müttefiklerini korumak yerine açık birer hedef tahtasına çevirmiştir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-iran-savasindaki-husrani-ve-bagimsizligin-kacinilmazligi-H1614118.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614116</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasette yepyeni sayfa açmak kendi elimizde</baslik>
    <metin>Ülkenin bekasını, milletin mutluluğunu ve zenginliğini; kendi egomuzun, ihtiraslarımızın, koltuk sevdamızın, güç edinme hırsımızın vs. bir adım önüne çıkartabilirsek, ülkemiz üzerinde oynanan küresel oyunların her birini bozarız, yırtıp çöpe atarız.Bunda zerre kadar şüpheniz olmasın.Yapılacak ilk şey ortak bir yazılı metin oluşturmaktır.1- Cumhuriyetten, demokrasiden ve 'Hoş Geldin Atatürk'ten asla tavizin verilmemesi.2- Anayasanın ilk üç maddesiyle 42. ve 66. maddelerinin koruma altına alınması.3- Yasama, yürütme, yargının ve basının bağımsızlığının sağlanması.4- Güçlü parlamenter sisteme dönülmesi.5- Ekonomik tam bağımsızlığımızı sağlayacak MEM'in uygulanmaya koyulması. (Kapitalizmden kurtulmak)6- Herhangi bir etnik köken ve mezhep üzerinden siyaset yapılmasına müsaade ed...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasette-yepyeni-sayfa-acmak-kendi-elimizde-H1614116.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614115</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye için başka bir yol mümkün mü?</baslik>
    <metin>Türkiye çok önemli bir dönemeçten geçiyor.Yıllardır milletimizin canını yakan terörün sona ermesi, elbette hepimizin ortak arzusudur. Annelerin evlat acısı yaşamadığı, gençlerin terör örgütlerinin istismarına maruz kalmadığı, askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, doktorumuzun ve vatandaşımızın güven içinde yaşadığı bir Türkiye'den daha güzel ne olabilir?Bu nedenle "Terörsüz Türkiye" hedefini tartışmak başka, bu hedefe ulaşmak için izlenen yöntemi tartışmak başkadır.Bir hedefin doğru olması, o hedefe götüren her yöntemin de doğru olduğu anlamına gelmez.Bugün asıl konuşmamız gereken mesele budur.Türkiye terörsüzleşirken hukuk devletinden, millî egemenlikten, devletin üniter yapısından, adalet duygusundan ve milletin ortak değerlerinden taviz verilebilir mi?Terörün bitmesini i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiye-icin-baska-bir-yol-mumkun-mu-H1614115.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614114</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Federasyon ufukta değil, kapıda!</baslik>
    <metin>Hani derler ya, bir insan öleceğini hissedermiş diye.Çok uzun yıllardır yapmakta olduğum habercilik ve yazarlık mesleğim ve mesaim dolayısıyla, çok sayıda ve değişik tarih kitapları okuma fırsatım oldu.Gazeteciyim diyen herkesin, mutlaka Türk tarihini derinlemesine ve tüm boyutlarıyla araştırmış ve biliyor olması gerekir.Yoksa neyi nasıl değerlendirecek ve hangi olayı geçmiş olayla mukayese edeceksiniz.Sevgili okurlarım yukarıda aktardığım gibi, tıpkı bir insanın yaklaşan ölümünü hissetmesi gibi, bende bunca yıllık okumalarım ve merakım gereği yaşanan olayların arka planlarını öğrenmeye çalışan birisi olarak şöyle bir duyguya kapıldığımı, üzülerek itiraf etmek isterim.Türkiye sanki federasyon sürecine girmiş gibi gözüküyor.Ölümünden çok kısa önce Kenan Evren'in itiraf ettiği gi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/federasyon-ufukta-degil-kapida-H1614114.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614110</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kolombiya’nın Golan’la ne işi var?</baslik>
    <metin>	Kolombiya'nın Golan Tepeleri'yle ne işi var? Güney Amerika'daki bir ülkenin, Ortadoğu'nun en tartışmalı bölgelerinden biri hakkında neden böyle bir karar aldığı ilk bakışta anlaşılır değil. Üstelik karar, yeni Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella'nın göreve başlamasından yalnızca birkaç gün sonra geldi. Tesadüf olabilir; fakat zamanlamayı görmezden gelmek de mümkün değil. Çünkü Bogota, kendi coğrafyasından binlerce kilometre uzaktaki bir toprak anlaşmazlığında tarafını ortaya koymayı tercih etti.	 	Golan'ın geçmişini uzun uzun anlatmaya gerek yok. Bölge 1967'den bu yana İsrail'in kontrolünde. İsrail'in 1981'de bölgeye kendi hukukunu uygulama kararını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aynı yıl aldığı 497 sayılı kararla geçersiz kabul etti. Dolayısıyla Kolombiya'nın tanıması...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kolombiyanin-golanla-ne-isi-var-H1614110.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614075</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vergi makasını düzeltmek: Devletin tek gelir kalemi vergi olmamalı</baslik>
    <metin>	İbn Haldun'un çöküş tezini bugünün Türkiye'sine uyguladığımız ilk yazıda beş alamet saymıştık. Sonra teşhise madde madde cevap vermeye başladık: Asabiyenin çözülmesine ortak mefkûreyi, terefe Milli Ekonomi Modelini, zulme kuvvetler ayrılığını koyduk. Bugün dördüncü maddeyi, vergi ve hazine meselesini konuşacağız.	Teşhis şuydu: 2026'nın ilk yarısında gelir vergisi tahsilatının yaklaşık yüzde 92'si stopajla, yani maaş cebe girmeden kesilerek toplandı. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 59,30. Bütçede faize ayrılan pay 2,86 trilyon lira mdash; sosyal yardımlara ayrılan 917 milyar liranın üç katından fazla. Ve altı ayda kesilen para cezaları 1 trilyon 251 milyar liraya ulaşırken, tahsil edilebilen kısım yalnızca yüzde 11,2.	İbn Haldun bu son tabloya ayrı b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vergi-makasini-duzeltmek-devletin-tek-gelir-kalemi-vergi-olmamali-H1614075.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614073</no>
    <tarih>2026-08-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -VI- Ortadoğu'yu kim yeniden şekillendiriyor?</baslik>
    <metin>Bir önceki yazımızı şu soruyla bitirmiştik: Ortadoğu yeniden şekillenirken Türkiye bu değişimin öznesi mi olacaktır, yoksa başkalarının hazırladığı bölgesel projelerin konusu mu hâline gelecektir? Şimdi bu sorunun peşinden gidelim. Çünkü bugün Türkiye'de yaşananları anlamak için yalnızca Ankara'ya, Meclis'e veya "Terörsüz Türkiye" sürecine bakmak yeterli değildir. Haritayı biraz büyüttüğümüzde Irak'ı, Suriye'yi, İran'ı, ABD'yi ve İsrail'i de aynı denklem içerisinde görmek zorundayız.Irak'ta federal bir yapı ortaya çıkmışken, Suriye'nin kuzeyinde yıllardır statü ve yönetim modeli tartışılıyorken, Türkiye'de aynı dönemde vatandaşlık, kimlik, yerel yönetimler, demokratikleşme ve "Kürt sorununun kök nedenleri" konuşuluyorsa bütün bunları birbirinden tamamen bağımsız gelişmeler olarak değer...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-vi-ortadoguyu-kim-yeniden-sekillendiriyor-H1614073.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614053</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasette sert olmak mı, köşeli olmak mı yoksa yuvarlak olmak mı?</baslik>
    <metin>24 yıllık tek parti iktidarı hep yarına yönelik vaatler, müjdeler, umutlar dağıttı. O yarınların hepsi geldi, geçti. Ne sözlerini tutabildiler, ne vaatlerini gerçekleştirebildiler.Açın bakın kayıtlara! 'Yaptık' dedikleri şeyleri ya en az on kat fazlasına yaptırarak birilerini ihya ettiler.Ya da direk zarar eden projeleri yaptırarak milletin vergilerini birilerine aktardılar.Bir iktidar düşünün ki, 24 yıldır enflasyon, hayat pahalılığı ile mücadelede kararlılık cümleleri kursun ve o enflasyon, o hayat pahalılığı her geçen yıl bir önceki yıldan daha fazla olsun!Bir iktidar düşünün ki, 24 yıldır faiz karşıtlığı ile oy toplayıp, en yüksek faizi koyup, faiz baronlarına milletin emeğini peşkeş çeksin!Bir iktidar düşünün ki, 24 yıldır 'helal lokmadan' bahsedip ülkeyi kara para aklama, u...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasette-sert-olmak-mi-koseli-olmak-mi-yoksa-yuvarlak-olmak-mi-H1614053.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614050</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çerçeve Yasa sonrası Meclis’te yeni anayasa aritmetiği hesapları</baslik>
    <metin>	Türkiye siyaseti, Meclis'ten geçen "Çerçeve Yasa" ve ardından hız kazanan "yeni anayasa" tartışmalarıyla kritik bir kırılma noktasından geçiyor.	Siyasi iktidarın toplumsal rıza inşa etmek yerine Meclis aritmetiğine dayalı hesaplarla yürütmeye çalıştığı bu süreç, milletin temel beklentilerinden ziyade dar siyasi çıkarların ve pazarlıkların bir ürünü olarak şekilleniyor.	"Terörsüz Türkiye" sloganıyla ambalajlanan adımların arka planına bakıldığında, ülkenin üniter yapısını ve adalet duygusunu zedeleyen tehlikeli bir tablonun açığa çıktığı görülüyor.	Çerçeve Yasa tavizleri, "helalleşme" ambalajında siyasi al-ver	TBMM'de 467 oyla kabul edilen Çerçeve Yasa, muhalefet kanadındaki kırılmaları ve iktidar blokunun gerçek niyetlerini net bir şekilde ortaya koyuyor.	Yeni Parti ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cerceve-yasa-sonrasi-mecliste-yeni-anayasa-aritmetigi-hesaplari-H1614050.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614049</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Mehmet Emin Özdemir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/mehmet-emin-ozdemir.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tezatlar Kamarası</baslik>
    <metin>	Çözüm süreci adıyla başlayan ve terörün çözümünü, terörü affetmekte bulan son yasa tasarısı Meclis nezdinde kabul edildi. Bu yasa tasarısı iktidar eliyle Meclise gelmiş olsa da "evet" oyu vermenin günahı muhalefete kesilmiş oldu.	 	Terörün gerçekten sona ermesi bakımından terörle iltisaklıların "af" ile birlikte topluma kazandırılması projesi, rasyonel bir düzlemde etkili bir hamle olarak görülebilir. Yani terörün bu tasarıyla gerçekten bitirildiği söylenebilir, ama ne pahasına? Üstelik buradaki duygu yükünün yoğunluğu, bu meseleyi sadece rasyonel bir zeminde değerlendirmenin bile rasyonel olmayabileceği anlamına geliyorken. 	 	Bununla birlikte muhalefetin bu tasarıya destek vermesi ise, bambaşka bir tezatlıklar silsilesini ortaya çıkartıyor ki iktidarın "yanlış" tutumun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tezatlar-kamarasi-H1614049.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614044</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vesile haktır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 03.12.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	Bir TV ekranında yaptığı çarpık açıklamalar ile ilahiyatçı bazı arkadaşların dikkatini çeken profesör kardeşimizin "vesileyi reddetmesi, evliyayı ve kerameti inkarı" bendenize soruldu. "Kul ile Allah arasına kimse giremez" diyen bu profesörün izahlarının doğruluğu hakkında fikir beyan etmem istendi.	Öncelikle belirtmek gerekir ki, bir kişinin TV ekranlarına çıkarak "Vesile yoktur, Allah ile kul arasına kimse giremez" demesi, ayetlerle sabit ve Hz. Peygamberin hayatında örnekleri olan bir konu olması sebebiyle hiçbir hüküm ifade etmez.	Cenab-ı Hak, Bedir'de Peygamber ordusuna melekleri vasıtası ile yardım etmiştir. Bu hususta şöyle buyurur: "O vakit Rabbinizden yardım ve zafer istiyordunuz da O size; ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vesile-haktir-H1614044.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614037</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkler Osmanlı'da hamaldı</baslik>
    <metin>En son söyleyeceğimi ilk başta ve tüm inancımla ifade etmek isterim.Şayet Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı, Türk'ün yaşadığı bu coğrafya, kesin olarak Hristiyanlığın egemenliğine girecekti.Nasıl ve neden mi?Tarafsız gözle yazıyorum, lütfen tarafsız gözle okuyunuz.Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında genel okur-yazar oranı oldukça düşüktü.Tarihsel kaynaklar ve ilk nüfus sayımı verilerine dayanan genel kabul, okuma-yazma oranının erkeklerde yüzde 7, kadınlarda ise binde 4 civarında olduğunu göstermektedir.Koca Osmanlı'da Türk, sadece askerlik hizmetlerini yerine getiren ve gayri Müslüm tebaanın ayak işlerini yapan hamal olarak görülüyordu.Yeniden Osmanlıcılık rüyaları gören marjinal bir kesimin cehaletine ise, söyleyecek söz bulamıyorum.Fatih...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkler-osmanlida-hamaldi-H1614037.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614025</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Asya ve Ortadoğu'da güvenlik arayışı</baslik>
    <metin>	Güney Kore'nin Kuzey Kore'ye yönelik politikasındaki değişim, sadece Kore Yarımadası'nı ilgilendiren bir gelişme değil. Bana göre burada daha büyük bir değişimin işaretlerini görmek mümkün. Seul bir yandan ABD ile askeri ittifakını sürdürüyor, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze gücüne karşı hazırlığını koruyor. Diğer yandan yıllardır gerilim yaşadığı Pyongyang'la yeniden konuşmak istiyor. İlk bakışta bu iki politika birbirine ters gibi görünüyor. Aslında Güney Kore'nin önündeki zorunluluğu anlatıyor: Kuzey Kore'yi değiştiremiyorsanız, onunla nasıl yaşayacağınızı da düşünmek zorundasınız.	 	Lee Jae-myung yönetiminin yaklaşımının önemli tarafı burada. Seul, Kuzey Kore'yi zorla değiştirmekten veya birleşmeyi dayatmaktan uzak durarak iki taraf arasındaki gerilimi azaltmaya çalışıyor. As...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asya-ve-ortadoguda-guvenlik-arayisi-H1614025.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614022</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zulmü kaldırmak: Adalet lafla değil, kuvvetler ayrılığıyla kurulur</baslik>
    <metin>	İbn Haldun'un çöküş tezini bugünün Türkiye'sine uyguladığımız ilk yazımızda beş alamet saymıştık. Sonra o teşhise madde madde cevap vermeye başladık: önce asabiyenin çözülmesine ortak mefkûre fikrini, ardından terefe üretim ekonomisini koyduk. Bugün üçüncü maddeyi konuşacağız mdash; ve bence bu beşinin en kritiği.	Önce şu tabloya bakalım.	PanoramaTR'nin Mayıs 2026 tarihli adalet araştırmasına göre, bu ülkede yargıya güvenmeyenlerin oranı yüzde 72. Bir yıl önce yüzde 62'ydi. On iki ayda on puan artış. Ve en kritik oran: vatandaşların yüzde 76'sı, mahkemelik olursa haksızlığa uğramaktan korkuyor.	Bence bu oranın üzerinde durmak lazım. Burada ölçülen şey kurumlar hakkında bir kanaat değil. İnsanın kendi başına geleceğinden duyduğu korku. Her dört kişiden üçü, hakkını aramak içi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zulmu-kaldirmak-adalet-lafla-degil-kuvvetler-ayriligiyla-kurulur-H1614022.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1614004</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Karanlığa değil, nura yürüyen insan / Kötülüğün gölgesinde insan -8-</baslik>
    <metin>Sekiz makaledir kötülüğün izini sürdük. Kötülüğün insanın kalbinde nasıl filizlendiğini, vicdanı nasıl susturduğunu, toplumu nasıl yaraladığını ve nefsin onu nasıl beslediğini birlikte düşündük. Fakat şu hakikati hiçbir zaman unutmamalıyız: Allah, insanı kötülüğün esiri olsun diye değil, iyiliğin temsilcisi olsun diye yaratmıştır.Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:"Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir." (Nahl Suresi, 90)Bu ayet, sadece bireysel hayatımızın değil, ailemizin, toplumumuzun ve devlet düzenimizin de temel ilkelerini ortaya koymaktadır. Adalet, iyilik ve merhamet hâkim olduğunda huzur yeşerir; zulüm, haksızlık ve bencillik egemen olduğunda ise toplu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/karanliga-degil-nura-yuruyen-insan-kotulugun-golgesinde-insan-8-H1614004.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613999</no>
    <tarih>2026-08-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -V- Mesele sadece Türkiye'nin iç meselesi mi?</baslik>
    <metin>	İlk dört yazımızda "Terörsüz Türkiye" sürecini ağırlıklı olarak Türkiye'nin iç dinamikleri üzerinden değerlendirdik. "Devlet politikası" kavramını, çerçeve yasayı, kimlik siyasetini ve nihayet federasyon tartışmasının hangi zeminden doğabileceğini ele aldık.		Dördüncü yazımızı ise bazı sorularla bitirdik: Irak'ta ne oluyor? Suriye'de nasıl bir yapı kuruluyor? İran'daki gelişmeler nereye gidiyor? ABD ve İsrail bölge için nasıl bir gelecek tasavvur ediyor? Şimdi meseleye bu pencereden bakmanın zamanı geldi. Çünkü Türkiye'de yaşananları yalnızca Ankara'daki siyasi gelişmelere bakarak değerlendirmek eksik kalacaktır. Türkiye; Irak, Suriye ve İran'la aynı coğrafyanın parçasıdır. Üstelik bu dört ülkede de önemli bir Kürt nüfusu yaşamaktadır. Dolayısıyla sorulması gereken soru açıktır: T...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-v-mesele-sadece-turkiyenin-ic-meselesi-mi-H1613999.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613966</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terefi kırmak: Olanı bölüşmek yetmez, pastayı büyütmek lazım</baslik>
    <metin>	İbn Haldun'un devletlerin çöküşüne dair tezini bugünün Türkiye'sine uyguladığımız ilk yazımızda beş alamet saymış, her birinin ne ölçüde gerçekleştiğini tartışmıştık. Ardından o teşhise madde madde cevap vermeye başladık: dün, alametlerin ilki olan asabiyenin çözülmesini ele almış, çözüm olarak ortak mefkûre fikrini koymuştuk. Bugün ikinci maddenin, yani terefin mdash; rahat, refah, bolluk içinde yaşamak, lüks, şatafat ile şımarma mdash; çözümünü konuşacağız.	İkinci alamette teşhis şuydu: Türkiye'de çok az bir azınlık ve çoğunlukla da kamunun istismarıyla zenginleşmiş bir grup bu görüntüyü vermektedir. İbn Haldun'un aksine Türkiye'de refahın çürüttüğü bir toplum yok; refahı hiç görmeden bölünmüş bir toplum var. Tabanda bolluk değil borç birikti, tepede üretimden değil imtiyazdan bes...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terefi-kirmak-olani-bolusmek-yetmez-pastayi-buyutmek-lazim-H1613966.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613951</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Asıl sorun mutfaktaki yangınken Çerçeve Yasa kimin ihtiyacı?</baslik>
    <metin>	Meclis Genel Kurulu'nda yaklaşık 12 saat süren maraton görüşmelerin ardından 467 "kabul" oyuyla yasalaşan Çerçeve Yasa, siyasetin ve bürokrasinin ana gündem maddesi haline getirildi. 	Kabul, ret, çekimser ve mükerrer oyların gölgesinde yürürlüğe giren bu düzenleme; kamuoyuna "terörün sonlandırılması" ambalajıyla sunulsa da metnin içeriği ve muhataplarının takındığı tutum, ortada büyük bir illüzyon olduğunu net bir şekilde gözler önüne sermektedir. 	Ankara koridorlarında hukuki takvimler, MGK teyit kararları ve infaz ertelemeleri konuşulurken; dağdaki terör unsurlarının ve onların Avrupa'daki uzantılarının talepleri bitmek bilmemektedir. 	Siyaset kurumu bu sürece kilitlenmişken, milletin asıl yakıcı gündemi olan ekonomik kriz gölgelenmekte ve milli duruş sergilemesi gereken y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asil-sorun-mutfaktaki-yanginken-cerceve-yasa-kimin-ihtiyaci-H1613951.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613948</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -IV- Federasyon tartışması nereden çıkıyor?</baslik>
    <metin>	İlk üç yazımızda "Terörsüz Türkiye" sürecinin devlet politikası olarak sunulmasını, çerçeve yasa tartışmalarını ve kimlik siyasetinin Türkiye'nin ortak vatandaşlık anlayışı üzerindeki muhtemel sonuçlarını ele aldık. Üçüncü yazımızı şu soruyla bitirmiştik: Terörü sona erdirirken ortak vatandaşlık anlayışımızı mı güçlendiriyoruz; yoksa kimlik siyaseti üzerinden Cumhuriyet'in devlet ve millet anlayışını yeniden tartışmaya mı açıyoruz?	Şimdi bunun doğal devamı olan başka bir soruya geliyoruz: Federasyon tartışması nereden çıkıyor? Bugün ana siyasi tartışma açıkça 'Türkiye federasyona geçsin' şeklinde yürütülmüyor. Ancak böylesine köklü devlet değişiklikleri çoğu zaman bir günde ve doğrudan bu isimlerle gündeme gelmez. Önce kavramlar tartışılır. Ardından yetkiler konuşulur. Sonra hukuk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-iv-federasyon-tartismasi-nereden-cikiyor-H1613948.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613947</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>10 Ağustos 1920 Sevr / 10 Ağustos 2026 çerçeve yasa</baslik>
    <metin>Sevr'in imzalandığı gündü 10 Ağustos 1920 tarihi.Aynı tarihe denk getirilen çok hayati bir konu vardı Türkiye'de ve TBMM'de; çerçeve yasa taslağı.Jet hızıyla geçti ve yasallaşmak üzere süreç başlatıldı.578 milletvekili oy kullandı.Yasa teklifi, 467 milletvekilinin oyu ile kabul edildi.Kimin kim olduğu, çok net ortaya çıktı.Milyonların peşinden gittiği siyasi figürlerin aslında nasıl bir niyete sahip olduğu, ayan beyan ortaya konuldu.Bugünlere bir veya birkaç yılda falan gelinmiş değildir.Sevr'den bile çok daha öncesine dayanır.En bilinen tarafıyla 1838 Balta Liman Antlaşmasıyla çöküşün startı verilmişti.Ardından 1839 Tanzimat Fermanı, 1855 ilk dış borç alımı, 1881 Düyun-ı Umumiye yönetimi ve derken, SEVR koşulları.Eşsiz önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, işte bu ahval v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/10-agustos-1920-sevr-10-agustos-2026-cerceve-yasa-H1613947.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613946</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilik, kötülüğün en güçlü cevabıdır / Kötülüğün gölgesinde insan -7-</baslik>
    <metin>Kötülük, insanlık tarihi kadar eskidir. Hz. Âdem'den (a.s.) bugüne kadar hak ile bâtılın mücadelesi hiç bitmemiştir. Ancak bu mücadelede asıl kazananlar, kötülüğe kötülükle karşılık verenler değil; iyiliği, adaleti ve merhameti elden bırakmayanlar olmuştur.Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:"İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel olan davranışla sav. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluverir." (Fussilet Suresi, 34)Bu ayet, müminin mücadele ahlâkını ortaya koymaktadır. İyilik; zayıflık değil, imanın ve ahlâkın en güçlü tezahürüdür. Kötülüğe teslim olmak da doğru değildir; kötülüğe benzemek de doğru değildir. Mümin, hakkı savunurken bile ahlâkını muhafaza eder.Resûlullah Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:"İnsanlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilik-kotulugun-en-guclu-cevabidir-kotulugun-golgesinde-insan-7-H1613946.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613945</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çözüm, ışığı açmaktır</baslik>
    <metin>Kürt'ün Türk'ün ve diğer halkların ortak sorunu PKK terör örgütüdür.Buna başka başlık arayanlar gerçeği gizlemeye çalışanlardır.Herkes Mevlana'nın fil hikayesini bilir. Herkes karanlıkta fili tanımlamaya çalışıyor.Oysa ışık açılsa gerçek ortaya tüm çıplaklığıyla çıkacak.Millet de resmin tümünü görmüş olacak.Dile kolay tan 11 yıl önce Prof. Dr. Haydar Baş, bugüne ışık tutarak karanlığı aydınlatmıştır.Devlet adamı; çok uzakları görebilen ve önceden milletini uyaran ve çözümler üretebilendir. Burnunun ucunu bile göremeyen değildir.Prof. Dr. Haydar Baş, siyasetini son nefesi için yapan, başına kına yakarak yola koyulmuş bir siyaset adamıydı.Gayesi milleti fakirlikten kurtarıp zengin yapmak ve Türkiye Cumhuriyeti devletini kainat devleti yapmaktı.Onun için Milli Ekonomi Modeli...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cozum-isigi-acmaktir-H1613945.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613897</no>
    <tarih>2026-08-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İftira, iftira yine iftira</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 18.01.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ehl-i Beyt açılımımız ile bizleri gönüllerindeki tahta oturtan aziz milletimiz, Milli Kahramanlarımızı anma programlarımız ile de Türkiye'nin kurtuluşunda yüklendiğimiz yüce vazifeyi görmektedir. 	Lozan'ın devre dışı bırakılmak istendiği süreç ancak tam bağımsızlık üzerine kurulu projelerimiz ile aşılabilir.	Hayatımızın her döneminde devlet-millet, bayrak-vatan diyen bizler, Şii-Sünni kardeşliği ile de üzerimizdeki fitne tohumlarını ekilmeden bertaraf etmeyi başardık.	Bugün geldiğimiz nokta devletin ve milletin devamında etkilidir ve bu sebeple önümüz kesilmeye çalışılıyor. Her devirde karşılaştığımız iftiralar günümüzde de farklı şekillerde halkımıza servis edilmekte-	Olayları feraset gözlüğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iftira-iftira-yine-iftira-H1613897.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613860</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke, Kandil rotasını kim çizdi?</baslik>
    <metin>6 Ağustos öğleden sonra ajanslara 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Suudi Arabistan'a günü birlik çalışma ziyareti' yapacağı haberi düştü.Detay yok, yorum yok! Daha neden, niçin, soruları sorulamadan Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke'de bir anlaşma imzalandığı haberi düştü. Ardından Kabe'de namaz görüntüleri.E! Bayram değil seyran değil kim, istediği için ve kime karşı bu anlaşma?Cevabı düşünmeye bile gerek yok! Üç liderin Kabe'de, 'Allah'tan başka güç ve kudret tanımıyoruz, Allah tek büyüktür' tekbiri ile namaza dururken Trump, okyanusun ötesinden 'İran savaşı yakında bitecek' açıklaması yapıyordu. Demek ki rotanın sahibi belli!Anlaşmaya göre 'bu ülkelerden birine saldırı hepsine yapılmış sayılacakmış'.Yapılan açıklamalara göre anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-kandil-rotasini-kim-cizdi-H1613860.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613857</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -III- Kimlik siyaseti Türkiye'yi nereye götürür?</baslik>
    <metin>	İlk iki yazımızda "Terörsüz Türkiye" sürecinin "devlet politikası" olarak sunulmasını ve ardından gündeme gelen çerçeve yasa tartışmalarını ele aldık. İkinci yazımızı şu soruyla bitirmiştik: Bu süreçle Türkiye nasıl bir siyasi istikamete yönlendirilecektir? Şimdi bu sorunun peşinden gidelim.		Çünkü tartışma yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı görünmüyor. Yeni anayasa, vatandaşlık tanımı, demokratikleşme, yerel yönetimler ve kimliklerin siyasal sistem içindeki yeri gibi başlıklar da giderek daha fazla gündeme geliyor. Tam da burada Cumhuriyet'in kuruluşunda verilen temel bir kararı yeniden hatırlamak gerekiyor: Türkiye nasıl bir devlet olarak kuruldu? Bu sorunun cevabı tesadüfen verilmedi. Osmanlı Devleti mutlak monarşiyi yaşadı. Ardından meşruti monarşiyi denedi. Yüzyıllar ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-iii-kimlik-siyaseti-turkiyeyi-nereye-goturur-H1613857.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613856</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Nefis: Kötülüğün içimizdeki kapısı / Kötülüğün gölgesinde insan -6-</baslik>
    <metin>İnsan, hayatı boyunca iki davetle karşı karşıyadır. Biri Allah'ın hidayete çağıran sesi, diğeri ise nefsin ve şeytanın aldatıcı fısıltıları... Bu iki davetin mücadelesi, insanın ömrü boyunca devam eder. Kötülüğün gerçek savaşı da işte burada başlar.Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf'un (a.s.) diliyle şöyle buyrulur:"Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği dışında, daima kötülüğü emreder." (Yusuf Suresi, 53)Bu ayet, insana en büyük düşmanın çoğu zaman kendi içinde olduğunu haber vermektedir. Nefis; kibri, hasedi, öfkeyi, hırsı ve bencilliği besler. Eğer insan nefsini ilah edinirse, kötülük onun için sıradanlaşır. Fakat nefsini terbiye ederse, kalbi huzurla dolar.Nefis, insana daima kolay olanı, hoşuna gideni ve menfaat sağlayanı fısıldar. Vicdan ise Allah'ın rıza...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nefis-kotulugun-icimizdeki-kapisi-kotulugun-golgesinde-insan-6-H1613856.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613855</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>En büyük fakirlik yalnızlıktır</baslik>
    <metin>	Fakirlik denildiğinde aklımıza doğal olarak gelir yetersizliği gelir.		Kirasını ödeyememek, sofraya yeterli gıda koyamamak, sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşamamak gerçek ve ağır bir yoksulluktur. Bu gerçeği görmezden gelerek "Önemli olan gönül zenginliği" demek, geçim sıkıntısı yaşayan insana haksızlık olur.		Ancak insanın yoksunluğu yalnızca banka hesabındaki rakamla ölçülemez.	Bir insanın parası bulunabilir; fakat hastalandığında kapısını çalacak kimsesi olmayabilir. Başarısını anlatacak, acısını paylaşacak veya kendisinden haber alınmadığında merak edecek bir insanı bulunmayabilir.	Böyle bir kişinin maddi imkânları vardır; fakat hayatını anlamlı kılan karşılıklı ilişkilerden yoksundur.		İşte bu, çağımızın yeterince ölçemediği başka bir fakirliktir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/en-buyuk-fakirlik-yalnizliktir-H1613855.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613853</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Asabiyeyi yeniden kurmak: ortak mefkûre</baslik>
    <metin>	Bir önceki yazımda ibn Haldun gözünden bir devletin çöküşünü ülkemiz üzerinden analiz etmiştik. Yazıda en ağır tablolardan birini ilk maddede görmüştük: asabiyenin (aidiyet) bozulması. Ülkemiz için tespitimiz şuydu. Asabiye dağılmamıştı; yön değiştirmişti. Düşman adres değiştirmiş, tehdit dışarıdan içeri taşınmış, kurumların hakemliği reddedilmiş, güven aile kalesine çekilmişti. 	Şimdi asıl soruyu soralım: bir millet, birbirine dönen bu öfkesini  nasıl yeniden aynı ufka döndürür?	Bence cevap tarihimizde duruyor: mefkûre.	Mefkûre kimlik değil, hedeftir. Atatürk bunu en açık biçimde söyler: "İsterseniz benim burada hedef dediğim şeyi siz milletin mefkûresi diye adlandırınız- Milletimizin hedefi, yani millî mefkûresi, bütün cihanda tam manasıyla medenî bir içtimaî heyet olmaktı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asabiyeyi-yeniden-kurmak-ortak-mefkure-H1613853.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613852</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hacı Bektaş-ı Veli’ye konuk olduk</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 22.05.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	Güzelim Anadolu'muzun her karışı adeta evliya nefesi ile yoğrulmuştur.	Bu hafta sonu Anadolu'yu manen fetheden alperenlerden Hacı Bektaş-ı Veli'ye konuk olduk.	Anadolu'nun İslamlaşmasında ve Türkleşmesinde Hacı Bektaş-ı Veli, Sarı Saltuk, Geyikli Baba, Abdal Musa, Horozlu Dede gibi alperenlerin emeği çoktur.	Hacı Bektaş, Ahmed Yesevi tarafından Anadolu'nun önce İslamlaşması, sonra da Türkleşmesi için buraya gönderilen alperenlerden biridir.	Türklerin Kur'an'ın Türkçe anlamını öğrenmeleri, Hz. Peygamberin sünnetini, İslam'ın temel prensiplerini kavramaları hep Ehl-i Beyt imamları kanalı ile olmuştur.	Hacı Bektaş-ı Veli bu hareketin öncülerindendir. Soyu İmam Musa Kazım'a (as) uzanmaktadır....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/haci-bektas-i-veliye-konuk-olduk-H1613852.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613845</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Çerçeve Yasa’ bütünleşme mi, bölünme mi getirecek?</baslik>
    <metin>	TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edilen ve kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, kamuoyuna toplumsal barış ve terörün sonlandırılması vizyonuyla sunulmaktadır. 	Ancak 12 maddeden oluşan bu düzenlemenin detayları, sunuluş biçimi, Meclis'e getirildiği zamanlama ve içerdiği hukuki zafiyetler bütüncül bir yaklaşımla incelendiğinde, projenin milli bütünlüğümüze katkı sağlamaktan öte telafisi imkansız riskler taşıdığı net bir şekilde görülmektedir. 	BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da vurguladığı üzere, adı "toplumsal birliktelik" olan bu metin, toplumu birleştiren esas ilkelerden yoksun; yalnızca PKK'lı teröristlere ceza ertelemeleri ve infaz kolaylıklarından ibaret, "toplumla alakası olmayan" dar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cerceve-yasa-butunlesme-mi-bolunme-mi-getirecek-H1613845.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613835</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Federasyonun fidesi dikiliyor!</baslik>
    <metin>Çerçeve yasaya imza atan 360 milletvekilinin dikkatine!Mesele şu:PKK silah bırakmadı, bırakmaz!3-5 çapulcunun mangala eski silahlarını atarak yaptığı şovun ardından PKK terör örgütünün silahı bırakacağını ve pişman olup diz çökeceğini sanan varsa, düşmanı hiç tanımıyor demektir.Bir kere Türkiye'de silahlı terör örgütü zaten kalmamıştı bu bir.İkincisi, gerek Suriye'de ve İran'da bulunan toplam terörist sayısının, 100 bini aştığı bilinen bir gerçek.Bu örgütlerin elinde bulunan silahların, ABD tarafından kendilerine verildiğini de, asla akıllardan çıkarmamak gerekir.Suriye özelinde konuşacak olursa, artık bu bölgede fiili bir özerk yapının kurulmuş olduğu gerçeğinin söz konusu olduğunu, akıllardan çıkarmamak icap eder.ABD bu taşeron yapılarla Türkiye'ye ilk defa federasyon day...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/federasyonun-fidesi-dikiliyor-H1613835.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613790</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Onurdan ve omurgadan konuşsak</baslik>
    <metin>	İnsan için vazgeçilmez ilkeler	Onurdan ve omurgadan konuşsak	Bunların üstünde durur ülkeler	Onurdan ve omurgadan konuşsak	 	Bu hasletler bizde tanınmaz oldu	Sis duman içinde anılmaz oldu	Bunlarsız cemiyet sarardı soldu	Onurdan ve omurgadan konuşsak	 	Harcamada tam sonlara gelindi	Yoklukları sanki kâr zannedildi	Son yıllarda izleri de silindi	Onurdan ve omurgadan konuşsak	 	Siyaset esnafı yaman harcadı	Kalem kalem duman duman harcadı	Sanki at katıra saman harcadı	Onurdan ve omurgadan konuşsak	 	Yeraltı suları çekilmiş gibi	Tarlalara zehir ekilmiş gibi	Tapulu mülklere çökülmüş gibi	Onurdan ve omurgadan konuşsak	 	Tüccarları güya ak ve pak olan	Tersi özellikler gayet çok olan	Milli s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/onurdan-ve-omurgadan-konussak-H1613790.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613785</no>
    <tarih>2026-08-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Nurcan Karakaya</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/nurcan-karakaya.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gerekirse tekrar...</baslik>
    <metin>"Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" demişti Mehmet Âkif Ersoy.Bu topraklar nice ihanetler gördü. Fakat yine bu topraklar, ihanetlerin karanlığında dimdik ayağa kalkan nice yüce kahramanlar da yetiştirdi.Bugün imzalanan Çerçeve Yasası'ndan bahsediyorum. Koca bir ihanet olarak gördüğüm bu meselenin siyasi boyutuna girmeyeceğim. Bunun üzerine herkes saatlerce konuşabilir, sayfalarca yazabilir. Ben bir siyasetçi olarak değil, bu milletin bir ferdi, bir Türk vatandaşı olarak ne hissettiğimi anlatmak istiyorum.Bu ülke çok fazla şehit verdi.Onlar canlarını, sevdiklerini, yarınlarını düşünmeden vatan uğruna şehadete yürüdüler. Geride gözleri yaşlı anneler, babalar, evlatlar ve eşler bıraktılar.Bir baba, evladını toprağa verirken sadece iki kelime söyledi:...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gerekirse-tekrar-H1613785.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613769</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>AKP ne kadar İslamcı ise CHP-Y’de o kadar Atatürkçüdür</baslik>
    <metin>Gerçek budur ve bu gerçek bugün ortaya çıkmamış bugün bir kez daha teyit edilmiştir.Bana iç ve dış politikada, ekonomide, sosyal hayatta bir başlık gösterin ki, İslam'ı dilinden düşürmeyenlerin adımları, İslam'a uyumlu, İslam kaynaklı olsun.Aynı şekilde kendilerini, 'Atatürkçü' diye tanımlayanların söz, icraat ve duruşlarından bir başlık verin ki Atatürk'e uyumlu olsun.Emin olun yok! İşte çerçeve yasa! Faiz, başlığında 'NAS var, sana, bana laf' düşmez deyip faizi şahlandıranlara soruyorum: Katiller hakkında, vatan hanileri hakkında, emperyalistlerin tetikçiliğini yapanlar hakkında, ırkçılık, mezhepçilik yapanlar hakkında NAS yok mu? Var, var, var.Ya sözde Atatürkçüler! CHP-Yeni Parti ve DSP. Kendilerini Atatürkçü olarak tariflendiriyorlar. İç ve dış politikada, ekonomide, tarımda...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/akp-ne-kadar-islamci-ise-chp-yde-o-kadar-ataturkcudur-H1613769.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613768</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Serdar Caferoğlu</yazar>
    <fotograf></fotograf>    
    <baslik>NTE</baslik>
    <metin>	1700'lü yılların ikinci yarısı ve 1800'lü yılların ilk yarısında İngiltere, demir ve kömürü kullanarak Endüstri Devrimi'ni başlatmıştı. Bu keşif daha sonra İngiltere'ye "Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk" ünvanını kazandıracaktı.	1860'lı yıllarla birlikte petrol dünya sahnesine çıktı ve 20. yüzyıla damgasını vurdu. Dünya savaşları imparatorlukları parçaladı. Haritalar güçlü ülkeler tarafından petrol kriteriyle cetvelle çizildi.	Son 25-30 yılda doğalgaz hayatımıza girdi. Ülkeler arası gerilimlerde rezerv alanları baş aktörlerden biri oldu.	Bilin bakalım şimdi sahne kimin? Elbette nadir toprak elementlerinden bahsediyorum.	2010'da Çin ve Japonya arasındaki balıkçı teknesi gerilimiyle dünyanın gündemine geldi. Çin bu elementlerin ihracatını durdurarak Japonya'yı cezaland...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nte-H1613768.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613753</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zifiri karanlığa yolculuk: İbn Haldun çerçevesinden Türkiye</baslik>
    <metin>	Güzel memleketimde her gün yeni düşüncelere dalıyor insan. Bilmiyorum sanırım her gün daha karamsar oluyorum. Türk toplumu, "devletler de insanlar gibi doğar, yaşar ve ölür" zincirinin neresinde duruyor, diye düşünmeden edemiyorum.	Aslında bu soru bana ait değil. Altı yüzyıl önce Mukaddime'de sorulmuş, cevabı da verilmişti: devletler bir tabiat kanunu gibi kurulur, olgunlaşır, çürür ve dağılır. İbn Haldun bu süreci duygusal bir kehanet olarak değil, gözlenebilir alametlerin sonucu buraya varır, toplumların kaderi budur diye formulize etmişti.	Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın son zamanlarında söylediği bir söz aklıma gelip duruyor. "Türkiye zifiri bir karanlığa girmiştir." Sanırım o gün tam olarak kavrayamamıştım ama artık önümde tüm açıklığıyla duruyor. Şimdi bana bu zifiri karanl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zifiri-karanliga-yolculuk-ibn-haldun-cercevesinden-turkiye-H1613753.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613732</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Komşuluk neden millî güvenlik meselesidir?</baslik>
    <metin>	Millî güvenlik denildiğinde akla sınırlar, silahlı kuvvetler, istihbarat ve savunma sanayii geliyor. Bunların her biri devletin varlığı için vazgeçilmezdir. Ancak günümüzün güvenlik anlayışı artık yalnızca ülkenin dışarıdan gelecek askerî tehditlere karşı korunmasıyla sınırlı değildir.		Deprem, salgın, orman yangını, siber saldırı, kitlesel göç, ekonomik kriz ve dezenformasyon da bir ülkenin düzenini sarsabilir.		Böyle dönemlerde devlet kurumlarının kapasitesi kadar toplumun kendi iç dayanıklılığı da önem kazanır. Birbirine güvenmeyen, ortak hareket edemeyen ve aynı apartmanda yaşadığı insanı tanımayan bireylerden oluşan bir toplum, krizler karşısında daha kırılgandır.	Bu nedenle komşuluk, özlemle hatırlanan eski bir gelenek olmanın ötesindedir.	Komşuluk, ülkenin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/komsuluk-neden-milli-guvenlik-meselesidir-H1613732.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613731</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kötülüğe sessiz kalan, kötülüğü büyütür / Kötülüğün gölgesinde insan -5-</baslik>
    <metin>Kötülüğün en büyük destekçisi, onu yapanlar kadar ona sessiz kalanlardır. Tarih boyunca zalimler cesaretlerini yalnızca sahip oldukları güçten almamışlardır; iyilerin suskunluğundan da almışlardır. Haksızlığa itiraz edilmeyen yerde zulüm büyür, adalet geri çekilir, vicdanlar körelir.Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a iman edersiniz." (Âl-i İmrân Suresi, 110)Bu ayet, Müslümanın sadece kendi hayatından değil, yaşadığı toplumun ahlâkından da sorumlu olduğunu göstermektedir. İyiliği tavsiye etmek ve kötülüğe engel olmaya çalışmak, müminin asli vazifelerindendir.Resûlullah Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:"Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; bun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kotuluge-sessiz-kalan-kotulugu-buyutur-kotulugun-golgesinde-insan-5-H1613731.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613730</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz</baslik>
    <metin>Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Zekât, İslam'ın köprüsüdür. Zekâtı veren insan köprüden geçer. Her kim de zekâtı vermezse köprüden geçmesine engel olunur. Zekât Allah'ın gazabını söndürür."İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah'ın bu ümmete farz kıldığı en ağır sorumluluk zekattır. Zikri aziz olan Allah, bu ümmette zekâttan başka bir şeyi daha şiddetli farz kılmamıştır. Ümmetin geneli sadece bu hususta helak olur."İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah, (cc) birçok ayette, Namaz ve zekâtı (birlikte) emretmiştir. Her kim namaz kılar ve zekât vermezse namazı kabul olmaz."İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim zekât vermezse namazı faydasızdır. Haramdan kaçınması olmayan kimsenin de zekâtı makbul olmaz."İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zekât fak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zekatini-vermeyenin-namazi-kabul-olmaz-H1613730.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613729</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Kürt sorunu” var diyenler iyi okusun!</baslik>
    <metin>Dünya milletleri üzerinde bir araştırma yapın bakın!Türk milletinin haricinde yeryüzünde hiçbir milletle bu kadar uğraşıldığına tanıklık edemezsiniz.Peki, ama neden?Çünkü yeryüzünde Türk'ün ayak basmadığı ve kadim uygarlık ve yüksek medeniyetler seviyesine ulaşılmadığı, hiçbir coğrafya yoktur.Bunu bilmesi ve gurur duyması gereken, Türk milleti olmalıydı.Ancak maalesef, yabancılar bu hakikati bizlerden çok daha derinlemesine ve çok daha detaylı bilmektedir.Nedeni, bu milletin evlatlarına okutulması için Atatürk tarafından bırakılan tarih kitaplarının, bilinçli bir tercihle okutulmamasından kaynaklıdır.Eşsiz önderimiz ebedi başkomutan Atatürk'ün 1938 yılında tercüme ettirerek yayımlanmasını istediği Türk tarih tezi kitaplarının listesi, ne acıdır ki halen daha Türk Tarih Kurumu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurt-sorunu-var-diyenler-iyi-okusun-H1613729.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613714</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -II- Asıl tartışma silahlar mı, sonrası mı?</baslik>
    <metin>	İlk yazımızda "Terörsüz Türkiye" sürecinin neden daha ilk günden "devlet politikası" olarak sunulduğunu sorgulamıştık. Bugün ise farklı bir soruya cevap arayalım. Gerçekten konuştuğumuz mesele yalnızca PKK'nın silah bırakması mıdır?		Dikkatle bakıldığında bugün tartışılan konu silahların susmasından çok, silahlar sustuktan sonra başlayacak yeni dönemin nasıl şekilleneceğidir. Bunu bana düşündüren sadece hükümetin açıklamaları değildir. PKK'nın... Abdullah Öcalan'ın... DEM Parti yöneticilerinin... Sürece ilişkin kullandıkları dil de aynı noktaya işaret etmektedir.		Bugüne kadar yapılan açıklamalarda dikkat çeken önemli bir husus var. PKK hiçbir zaman; "Yanlış yaptık." demedi. "Devlete karşı suç işledik." demedi. "Milletimizden af diliyoruz." demedi. Tam tersine, yürüttüğü müc...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-ii-asil-tartisma-silahlar-mi-sonrasi-mi-H1613714.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613713</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Medeniyet ve teknoloji</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 07-06-2011 tarihli yazısıdır	İnsanoğlunun varlık alemine gelişinden bu yana insanlığın ihyası ve eşyanın imarı olmak üzere iki temel vazifesi olmuştur. 	Bu husus medeniyetin esasını teşkil eder. Medeniyet, insanın insanî hasletlere sahip olması, ibadet, iffet, sabır, kanaat, tefekkür, ihsan, merhamet gibi vasıflarla donanmasıdır. 	Medenî insan kendisini ilahi bir kudretin önünde olduğunu bilir ve öyle hareket eder. Bu insanın olduğu yerde barış, adalet, huzur vardır. Zulme ve haksızlığa yer yoktur. 	Bugün dünyanın bir çok yerinde zulüm ve savaş mevcuttur. Her zaman ifade ettiğimiz gibi bu durumun temel sebebi insanî vasıflarla donanmış medeni insanların yokluğudur.	İnsanlık bugün, bu insan tipine her zamankinden daha faz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/medeniyet-ve-teknoloji-H1613713.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613703</no>
    <tarih>2026-08-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fındıkta kâr şirketlerde, yük çiftçinin omuzlarında</baslik>
    <metin>	Türkiye, dünya fındık üretiminin ve ihracatının yaklaşık yüzde 59'unu elinde tutarak küresel pazarda lider konumda bulunmaya devam ediyor.	Ancak 2026/2027 sezonu için Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından kilogram başına 255 TL olarak açıklanan kabuklu fındık alım fiyatı, bu devasa gücün arkasındaki asıl kahraman olan Karadeniz köylüsünü bir kez daha hüsrana uğrattı. 	Üretim maliyetlerinin kilogram başına 240 TL ile 280 TL arasında değiştiği bir ortamda açıklanan bu fiyat, çiftçinin emeğini sıfırlamak anlamına geliyor.	Ordu'da 140 bin, Giresun'da 80 bin ve Samsun'da 50 binden fazla hane geçimini doğrudan bu üründen sağlıyor. 	Eskiden düğün masraflarını karşılayan, çocukların eğitimini güvenceye alan fındık, bugün yanlış tarım politikaları ve küresel tekellerin baskısı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/findikta-kar-sirketlerde-yuk-ciftcinin-omuzlarinda-H1613703.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613692</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -2-</baslik>
    <metin>Dünkü yazımı, 'Barzanilere yakınlığıyla bilinen Kürt Diaspora Konfederasyonu (DİAKURD) adlı bir kuruluş, Lozan'da "Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının gasp edildiği" iddiasıyla yargı yoluna başvurma kararı almış' şeklinde bitirmiştim.Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Erbil merkezli bir Kürt medya grubu olan Rudav'ın 2023 Mayıs ayındaki haberine göre yukarıda bahsi geçen talebin karşılanması için, evvela Erdoğan'a dilekçeyle müracaat edilmiş, olumlu cevap alınmadığı takdirde ise iç hukuk yollarına, ardından BM İnsan Hakları Komitesi'ne başvurulacağı bildirilmiş.Lozan'da toplandılarLozan Antlaşması'nın 100'üncü yılı dolayısıyla İsviçre'nin Lozan kentinde bir konferans düzenlendi.İki gün süren konferansa, Kürdistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hemin Hewrami, Kürt siyasetçiler ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhur-ittifaki-ve-chp-neye-imza-atti-2-H1613692.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613680</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fahri Korutürk ile bir izcilik anısı</baslik>
    <metin>	Gelmiş geçmiş cumhurbaşkanları arasında önemli bir yeri olan Fahri S. Korutürk ile tanışıklık 1974 yılında gerçekleşen izcilik genel kuruluna kadar uzanıyor. 	Çok ilginçtir, bu sıralarda uykularıma yön veren güç; bu seferde onda karar kıldı. 3 Ağustos onun doğum günü imiş. 4 Ağustosta böyle bir rastlantı beni şaşırttı.	Fahri S. Korutürk'ü günümüzün kuşağı pek hatırlamaz. Benim anılarımda ise müstesna bir yeri vardır. 1973'ten 1980'e kadar cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 1957-1960 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptı. 1960-1964 yılları arasında Sovyetler Birliği büyükelçisi idi. Ferit Melen, Naim Talu, Bülent Ecevit, Sadi Irmak, Süleyman Demirel gibi isimlerin başbakan olduğu çalkantılı dönemlerde sağ-sol çatışması ve koalisyon sorunlarına karşı politik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fahri-koruturk-ile-bir-izcilik-anisi-H1613680.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613678</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -I- “Devlet politikası” demek yeterli mi?</baslik>
    <metin>Son aylarda Türkiye'de en çok duyduğumuz ifadelerden biri "Terörsüz Türkiye" oldu. Bu süreci anlatırken en sık kullanılan kavram ise "devlet politikası"dır. Peki, gerçekten bir uygulamanın devlet politikası sayılabilmesi için hangi şartlar gerekir? Bir hükümetin tercihi ile devlet politikası arasındaki fark nedir? Bir meseleyi doğru değerlendirebilmek için önce şu soruyu sormak gerekir: Cumhuriyet Devleti, kuruluşundan bugüne kadar benzer güvenlik sorunlarında nasıl bir hukuk politikası izlemiştir?Çünkü bugün yaşananları anlamanın yolu, dünü bilmektir. Devlet politikası denildiğinde akla ilk gelen husus, devlet kurumlarının ortak iradesi kadar milletin meşruiyetidir. Demokratik sistemlerde toplumu doğrudan ilgilendiren stratejik kararların mümkün olduğunca şeffaf yürütülmesi, eleştiriye ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-i-devlet-politikasi-demek-yeterli-mi-H1613678.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613677</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gündem değişiyor, dertler değişmiyor</baslik>
    <metin>Bazı haftalar vardır; yaşananları tek tek anlatmaya kalksanız sayfalar yetmez. Ekonomiden siyasete, depremden eğitime, işçiden emekliye kadar öyle bir gündem yaşarız ki insan hangi konuya üzüleceğini şaşırır. İşte geride bıraktığımız hafta da tam böyle bir haftaydı.Mazot fiyatları bir kez daha yükseldi. Artık araç sahibi olmak tek başına bir anlam ifade etmiyor. İnsanlar eskisi gibi "Hafta sonu biraz dolaşalım" diyemiyor. Direksiyon başına geçmeden önce iki kez düşünüyor. Buna rağmen her gün yeni petrol keşifleriyle ilgili haberler duyuyoruz. Vatandaşın aklındaki tek soru ise şu: Bulunan petrol ne zaman pompadaki rakamı düşürecek?Hayat pahalılığı ise sessiz ama acımasız yürüyüşünü sürdürüyor. Bir zamanlar düğünlerde yarım altın takamadığı için mahcup olan Fatma teyze, bugün cebinden çı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gundem-degisiyor-dertler-degismiyor-H1613677.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613675</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Baba devlet nasıl olmalı?</baslik>
    <metin>	Devlet denildiğinde kimi yalnızca vergi toplayan, güvenliği sağlayan ve kurallar koyan bir yapı anlıyor. Vatandaş işsiz kalmış, aile geçinememiş veya ev hanımının yıllarca verdiği emek ekonomik sistemde yok sayılmış; bunlar kişinin kendi meselesi kabul ediliyor.		Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli ise devleti ekonomik hayatın dışında bırakmıyor. Modelin merkezinde şu ilke bulunuyor:		Devlet, insan için vardır.		Prof. Dr. Haydar Baş'ın "baba devlet" olarak tanımladığı yapı, vatandaşın hayatına keyfî biçimde müdahale eden bir otorite değildir. Baba devlet; milletinin geçimini, güvenliğini ve insanca yaşama hakkını teminat altına alan sosyal devlettir.	Devlet yalnızca iş bulmaz	İstihdam, sosyal devletin öncelikli görevlerinden biridir. Çün...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/baba-devlet-nasil-olmali-H1613675.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613673</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4-</baslik>
    <metin>Kötülük, çoğu zaman büyük günahlarla başlamaz. İnsan önce küçük yanlışları önemsemez, sonra haksızlıklara sessiz kalır, zamanla da kötülüğü sıradan bir davranış gibi görmeye başlar. İşte insan için en büyük tehlike de budur. Çünkü kötülük, vicdan sustuğunda güç kazanır.Yüce Allah, insanı iyiyi kötüden ayırabilecek bir fıtrat üzere yaratmıştır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:"Nefse ve onu şekillendirene; sonra da ona kötülüğü ve takvayı ilham edene yemin olsun. Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüğe gömen ise ziyana uğramıştır." (Şems Suresi, 7-10)Bu ilahî beyan, insanın önüne iki yol koymaktadır: Biri vicdanın rehberliğinde hakka yürümek, diğeri nefsin peşinden giderek kötülüğün esiri olmak. Tercih insana aittir; ancak her tercihin dünyada da ahirette de bir karşılığı va...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vicdan-sustugunda-kotuluk-konusur-kotulugun-golgesinde-insan-4-H1613673.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613663</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Birimiz hepimiz, hepimiz kim için?</baslik>
    <metin>	7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan üçlü savunma anlaşmasını anlamak için, on gün öncesine, Washington'a bakmak gerekiyor.	28 Temmuz 2026'da Atlantic Council, "How to reset US-Gulf security partnerships" başlıklı bir politika notu yayımladı. Yazarları sıradan analistler değildi: Allison Minor, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'nde Arap Yarımadası işleri direktörlüğü yapmıştı; Alina L. Romanowski ise Irak (2022-2024) ve Kuveyt (2020-2022) büyükelçisiydi. Yani metin, Amerikan dış politika bürokrasisinin kurumsal hafızasından çıkıyordu.	Tezleri açıktı. Çeyrek yüzyıldır ABD'nin Körfez'deki güvenlik garantörlüğü, yazılı bir taahhüde değil kasıtlı bir muğlaklığa dayanıyordu; İran savaşı bu düzenlemenin en temel varsayımlarını sarstı. Yazarlara göre Washington artık rolünü "güvenlik garantö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/birimiz-hepimiz-hepimiz-kim-icin-H1613663.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613662</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke'de yeni güvenlik hattı</baslik>
    <metin>17 Mayıs'ta bu köşede, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında gelişen savunma iş birliğinin Türkiye'yi de içine alabilecek daha geniş bir güvenlik platformuna dönüşebileceğini yazmıştım. O gün henüz ortada böyle bir anlaşma yoktu. Bugün ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke'de ortak savunma anlaşmasına imza attı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi ise üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının üçünün tamamına yapılmış sayılması. 17 Mayıs'ta ortaya koyduğumuz ihtimal, bugün somut bir anlaşmaya dönüşmüş durumda.	 	17 Mayıs'taki yazımda asıl sorunun yeni bir ittifakın kurulup kurulmayacağından çok, böyle bir yapının kriz anında gerçekten çalışıp çalışmayacağı olduğunu savunmuştum. Bugün bu soru daha da önemli. Çünkü Ankara, Riyad ve İslamabad yalnızca siyasi yakınl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekkede-yeni-guvenlik-hatti-H1613662.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613640</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Ekonomi Modeli'ne sahip çıkmak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 13-12-2011 tarihli yazısıdır	Kapitalizmin kalesi ABD işsizlik ve enflasyonla boğuşuyor. Birleşik devletlerde 2004 yılında yüzde 5.5 olan resmi işsizlik rakamları bugün yüzde 8.6 ya ulaştı. 	Ancak uluslararası yatırımcı Jim Rogers bu rakamında hükümet yetkililerince değiştirilmiş olduğunu savunuyor. Gerçek rakamlar çok daha yüksek...	Dünya ekonomik buhrandan çıkış yolları ararken yanı başlarında duran Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) uygulamaktan kaçınan Türkiye'de ise, son dönemde icra dosyalarının sayısı 14.4 milyona ulaştı. İşsizlik, fakirlik Türkiye'de de ciddi rakamlara ulaşmış durumda. 	Oysaki MEM, bir ekonomi tezi olmasına rağmen matematiği yapılmış bir bütünlükte ve dengededir.      	Rusya Bilimler Akademisi'nden Pro...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-ekonomi-modeline-sahip-cikmak-H1613640.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613624</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke Anlaşması, Sünni NATO ve ABD'nin Ortadoğu'da tasfiye planı</baslik>
    <metin>	Ortadoğu, ABD-İsrail hattı ile İran arasındaki çatışmaların gölgesinde tarihinin en kritik kırılma noktalarından birini yaşıyor. 	Sıcak savaşın Körfez'e yayılması, Trump'ın savaş inadı sebebiyle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki ticaret hatlarının felç olması bölge ülkelerini büyük bir bataklığın içine çekiyor.	ABD'nin perde arkası koordinasyonuyla Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Cidde'de imzaladığı tarihi ortak savunma anlaşması (Mekke Anlaşması), bölgesel güvenlik dengelerinde riskli bir sayfa açarken; ABD'nin Irak ve Suriye üzerinden yürüttüğü tasfiye planları coğrafyadaki güç mücadelesini derinleştiriyor.	Cidde'de atılan imzalar; Ortadoğu'nun "Beşinci Maddesi" mi, çatışma tuzağı mı?	Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve P...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-anlasmasi-sunni-nato-ve-abdnin-ortadoguda-tasfiye-plani-H1613624.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613615</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1-</baslik>
    <metin>Büyük İsrail (Arz-ı Mevut) için Türkiye-İran-Irak ve Suriye'de topraklarında 'Büyük Kürdistan' devleti kurma planları 120 yıl önce yapılmıştı.Resmi adım ise 1991'de Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgali ile atıldı. ABD, Irak'ın Kuzey'inde 32. ve 36. paralel arasını uçuşa yasak bölge ilan etti.Anında Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kürdistan Demokrat Partisi'ne (KDP) bağımsızlık alanı oluşturuldu.Barzani ailesi önderliğindeki bu anlayışlar kısa sürede özerklik adı altında kendi ordusu, kendi dili, eğitim, sağlık, asayiş vs. hizmetlerini oluşturarak yarı bağımsız bir yönetim kurdular.2017'de Mesut Barzani tam bağımsızlık için referandum kararı aldı ve sandıktan bağımsızlık (!) çıktı.Ama ABD, 'henüz vakit gelmedi' diyerek sandıktan çıkan kararı askıya aldırdı.PapaPapa Franci...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhur-ittifaki-ve-chp-neye-imza-atti-1-H1613615.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613598</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yaptırımın görünmeyen sınırı</baslik>
    <metin>Almanya'nın Rusya ile bağlantılı nükleer yakıt üretimine izin vermesi, Avrupa'nın Rusya politikası ile enerji ihtiyaçları arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Avrupa ülkeleri son yıllarda Moskova'ya olan ekonomik ve enerji bağımlılığını azaltmaya çalışırken, nükleer enerji alanında geçmişten gelen teknik bağlantıları tamamen değiştirmek kolay görünmüyor. Lingen kentindeki yakıt fabrikası tartışmasının merkezinde sadece bir üretim tesisi bulunmuyor. Asıl mesele, Avrupa'nın güvenlik politikaları ile enerji alanındaki teknik gerçekler arasındaki denge.	 	Avrupa Birliği ve birçok Avrupa ülkesi, Ukrayna savaşı sonrasında Rusya'yı güvenlik politikalarında önemli bir risk unsuru olarak değerlendirmeye başladı. Bu süreçte birçok alanda Rusya'ya yönelik yaptırımlar uygulanırken, nükl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yaptirimin-gorunmeyen-siniri-H1613598.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613596</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarım</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 13.05.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Tüketim eksenli tek analiz olan Milli Ekonomi Modeli'ne (MEM) göre kaynaklar sınırsızdır. 	Doyumsuz kapitalizmin sömürü zihniyetinin tersine insan ihtiyaçlarının sınırlı olduğu hakikati tezde izah edilir. 	MEM'e göre yeryüzünde kaynak sıkıntısı yoktur. Bu, yeraltı kaynakları için böyle olduğu gibi, güneş enerjisi, nükleer enerji, rüzgâr enerjisi, akıntı enerjisi, dalga enerjisi için de söz konusudur. 	Aynı şey insan neslinin devamı için bir zaruret olan tarım ürünleri konusunda da geçerlidir. 	Gelişen teknolojik imkânların da yardımıyla bundan elli sene evvel yılda bir kez ürün alınan tarlalardan yılda iki, hatta üç sefer mahsul almak artık mümkündür. 	Ancak kapitalizmin stratejik bir sah...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarim-H1613596.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613569</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal medya sosyal hayatı bitiriyor mu?</baslik>
    <metin>	Aynı masada oturan dört kişi düşünün.		Dördünün de başı önünde, gözleri telefon ekranında- Biri başka şehirdeki arkadaşıyla yazışıyor, diğeri hiç tanımadığı insanların hayatlarını izliyor. Bir başkası paylaşımına gelen yorumları kontrol ederken sonuncusu, birkaç dakika önce çekilen fotoğrafı düzenliyor.		Masanın etrafında dört kişi var; fakat ortada bir sohbet yok.		Bu manzara artık kimseye tuhaf gelmiyor.		Peki sosyal medya, insanları birbirine mi bağlıyor; yoksa sosyal hayatın yerini yavaş yavaş kendisi mi alıyor?		OECD'nin Social Connections and Loneliness in OECD Countries raporu, bu soruya sloganlarla değil, ihtiyatlı bir bilimsel yaklaşımla cevap veriyor: Sosyal medya ne tek başına yalnızlığın sebebidir ne de her durumda sosyal bağları güçlendiren mas...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-medya-sosyal-hayati-bitiriyor-mu-H1613569.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613568</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3-</baslik>
    <metin>Kötülük, çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz. Önce kalpte sessizce filizlenir. İnsan, başkasının mutluluğuna sevinememeye başladığında, kötülük vicdanda kendine yer bulmuş demektir. İşte haset, bu sessiz çürümenin adıdır.İnsanlık tarihindeki ilk cinayetin sebebi ne toprak kavgasıydı ne de servet hırsı... İlk cinayetin arkasında, dizginlenemeyen bir haset vardı.Yüce Allah, Mâide Suresi'nde Hz. Âdem'in (a.s.) iki oğlunun ibret dolu kıssasını anlatır. İki kardeş de Allah'a birer kurban sundu. Birinin kurbanı kabul edildi, diğerinin ise edilmedi. Bunun üzerine Kabil, kardeşi Habil'e:"Andolsun seni öldüreceğim." dedi.Habil ise öfkeyle karşılık vermedi. Şu ibretlik cevabı verdi:"Allah, ancak takvâ sahiplerinden kabul eder." (Mâide, 5/27)Ne büyük bir teslimiyet...Habil, kardeşinin öfk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hasedin-ilk-cinayeti-kotulugun-golgesinde-insan-3-H1613568.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613542</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu</baslik>
    <metin>	Hükümetin yanlış politikalarıyla şekillenen Türkiye ekonomisi, hem hanehalkını hem de reel sektörü tarihinin en ağır borç yüklerinden biriyle karşı karşıya bırakmış durumda. 	Vatandaşın ve işletmelerin borç yükü 27 trilyon lira sınırına dayanırken, gelirlerin enflasyon karşısında eritilmesi üreticiyi de tüketiciyi de borçlanmadan yaşayamaz hale getirmiştir. 	Bankalardan kullanılan toplam kredi miktarı son bir yılda yüzde 35 artış göstererek 26 trilyon 975 milyar liraya ulaşmıştır. 	Bu devasa tutarın 20 trilyon 297 milyar lirasını ticari ve diğer krediler oluştururken, 6 trilyon 677 milyar lirasını ise tüketici kredileri ile bireysel kredi kartları oluşturmaktadır. 	Yüksek faiz ve düşen alım gücü sebebiyle çarklar dönmemekte, ödenemeyen borçlar sistemi kilitlemektedir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/borc-daginin-altinda-ezilen-ipotekli-hayatlar-ve-cikis-yolu-H1613542.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613538</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’yi çerçeveleyecekler</baslik>
    <metin>Resmi adı: 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'. Medyadaki adı: Çerçeve yasa. 360 milletvekili imzalamış.Gidin, '355'ine neyi imzaladınız' diye sorun alacağınız cevap, 'Sayın Erdoğan imzalayın dedi, imzaladık', 'Liderimiz Devlet Bey imzalayın, dedi, imzaladık', 'Önderliğimiz imzalayın dedi, imzaladık' şeklinde olacaktır.Medyadaki tartışmalara bakıyorum! Hemen herkes teklifteki maddeleri yorumlamaya çalışıyor.Yok, asıl yasa bu değil asıl hedef bu değil. Bu yasa, Türkiye'nin çerçevelenmesi için ilk adımı. Bunu bizzat kendileri ifade ediyor.'Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır' sözleriyle ilk imzayı atan Sayın Bahçeli; 'Türk'üyle, Kürt'üyle herkes kazanmıştır' dedi.DEM: '27 Şubat'ta Sayın Öcalan'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyeyi-cerceveleyecekler-H1613538.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613527</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hirs ve tûl-i emel</baslik>
    <metin>Hirs, dünyaya ve onun fânî lezzetlerine saplanıp kalmak, onlara gönül bağlamak ve onların sevgisiyle kalbi hastalandırmaktır. Bu sebeple hirs, Hak'tan ve hakikatten kopmanın bir ifadesidir. Hedeften şaşmanın sebebi ve işaretidir. Hirs, dünyaya ve onun fânî lezzetlerine saplanıp kalmak, onlara gönül bağlamak ve onların sevgisiyle kalbi hastalandırmaktır. Bu sebeple hirs, Hak'tan ve hakikatten kopmanın bir ifadesidir. Hedeften şaşmanın sebebi ve işaretidir.Tûl-i emel hırsla bütünleşerek fânî dünyaya meyli artırır. Hirs ve tûl-i emel ölümü uzak gösterir; dolayısıyla ona hazırlığı geciktirir. Bu sebeple hirs ve tûl-i emel, ahlâk-ı zemimeden sayılmış, onlarla mücadele edilmesi istenmiştir. Bu hususta insanoğlunu uyarıcı bazı delillere dikkat çekelim:"Ademoğlunun iki vadi dolusu altını ols...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hirs-ve-tul-i-emel-H1613527.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613526</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mahalleyi kaybettik</baslik>
    <metin>Bir şehrin gelişmişliğini neyle ölçüyoruz?Kaç kilometre yol yapıldığıyla, kaç konut üretildiğiyle, bina yüksekliğiyle, araç sayısıyla-Peki bir şehirde insanların birbirleriyle karşılaşabilecekleri, selamlaşabilecekleri ve hiçbir ücret ödemeden oturabilecekleri kaç yer bulunduğunu ölçüyor muyuz?Mahallede yaşayanların birbirini tanıyıp tanımadığını biliyor muyuz?Çocukların güvenle oynayabileceği, yaşlıların yalnız kalmadan vakit geçirebileceği, gençlerin kendilerini ait hissedebileceği mekânları hesaba katıyor muyuz?OECD'nin Social Connections and Loneliness in OECD Countries raporu, şehir hayatını değerlendirirken üzerinde yeterince durmadığımız bir kavramı öne çıkarıyor:Social Infrastructure- Yani sosyal altyapı.	Sosyal altyapı nedir?Altyapı denildiğinde aklımıza yol, köp...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mahalleyi-kaybettik-H1613526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613525</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2-</baslik>
    <metin>Kötülük, insanın eliyle işlenmiş olabilir; fakat onun ilk tohumu insanın eliyle atılmamıştır. İnsanlık tarihindeki ilk isyan, ilk cinayetten önce yaşandı. İlk kötülüğün adı hırsızlık değildi, zulüm değildi; kibirdi.Kur'an-ı Kerim, bize kötülüğün başlangıcını anlatırken aslında insanın iç dünyasını da anlatmaktadır. Yüce Allah, Hz. Âdem'i (a.s.) yarattığında meleklere ve İblis'e secde etmelerini emretti. Melekler ilahî emre teslim oldu; İblis ise nefsini hakikatin önüne koydu.Kur'an onun sözünü şöyle nakleder:"Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (A'râf, 7/12)Dikkat edelim- İblis "Allah yoktur." demedi. Emri duymadığını da söylemedi. Onu felakete sürükleyen şey, "Ben daha üstünüm." düşüncesiydi.İşte kötülüğün ilk kıvılcımı budur.Aradan asırlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ilk-kivilcim-iblisin-kibri-kotulugun-golgesinde-insan-2-H1613525.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613507</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain</baslik>
    <metin>Erbain, Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.a.) sevgili torunu İmam Hüseyin'in (a.s.) Kerbelâ'da şehit edilişinin kırkıncı gününü ifade eder.Erbain yürüyüşünde İmam Hüseyin efendimizin büyüklüğünü yüceliğini ve Allah katındaki makamını görüp hissedebilir ve yaşayabilirsiniz sevgili okurlar. Bu yolculuk bir aşk sarhoşluğu içerisinde şehadete ve Allah'a yürümektir.Attığınız her adım, Kerbelâ'nın susuz toprağına düşen bir dua; her nefes, Hz. İmam Hüseyin efendimizin davasına verilen sessiz bir sözdür.Irkların, dillerin, renklerin ve sınırların anlamını yitirdiği bu yürüyüşte tek bir kimlik vardır: Ehl-i Beyt'in ve Hz. İmam Hüseyin'in yolcusu olmak...O çileli yollar; sabırdan, fedakârlıktan, vefadan ve aşktan örülmüştür. Her adımda "Lebbeyk ya Hüs...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunyanin-en-buyuk-iman-yuruyusu-erbain-H1613507.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613483</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Madenleri millete vereceğiz</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 13.05.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye'de siyaset hakikaten günü kurtarmak üzerine yapılıyor. Bundan önceki seçimlerde 3 katrilyon dolarlık yer altı kaynağımız var dediğimizde, 'burada maden yok' diyenler, mızrağın çuvala sığmadığı şimdiki seçim sathında, 'Türkiye'de maden var ama Lozan'a göre bu madenleri 2023'e kadar biz işletemeyiz', bahanesinin ardına sığınıyorlar. 	Türkiye maden rezervi bakımından bor madeninde dünyada birinci; altında Güney Afrika'dan sonra ikinci sırada yer alıyor.	Ya petrole ne demeli? Türkiye bir petrol denizi üzerinde yüzüyor. 	Önce yer altı kaynaklarımızın işletme hakkının Lozan'da elimizden alınmadığını belirtelim.	20 Kasım 1922'de başlayan Lozan Barış Konferansı'nda, anlaşmanın önsözünde  "dev...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/madenleri-millete-verecegiz-H1613483.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613476</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Irak: Devlet mi, yeni vesayet mi?</baslik>
    <metin>Irak bir kez daha dünyanın gündeminde. Bu defa tartışılan konu yeni başbakan, birkaç silahlı grup ya da Washington-Bağdat ilişkileri değil. Asıl mesele, Irak'ın yeniden devlet olup olamayacağıdır. Fakat bana göre daha kritik bir soru var: Gerçekten devlet mi güçleniyor, yoksa sadece devlet üzerinde söz sahibi olan güçler mi değişiyor? Türkiye'nin dikkatle takip etmesi gereken nokta tam da burası.	 	Yeni Başbakan Ali el-Zaidi'nin önüne konulan en önemli hedef, silahlı grupların etkisini azaltmak ve devlet otoritesini güçlendirmek olarak sunuluyor. Kulağa oldukça makul geliyor. Ancak Orta Doğu'da hedeflerle sonuçların her zaman aynı olmadığını defalarca gördük. Bu yüzden sadece açıklamalara değil, zamanlamaya da bakmak gerekiyor.	 	Washington bugün güçlü bir Irak devletinden ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/irak-devlet-mi-yeni-vesayet-mi-H1613476.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613467</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor?</baslik>
    <metin>	Türkiye'de 86 milyon vatandaşımızın tamamı terörün bitmesini, kanın durmasını ve geleceğe güvenle bakmayı haklı olarak arzulamaktadır. 	Ancak bir hedefin meşruiyeti, o hedefe ulaşmak için seçilen yöntemin ve atılan adımların risklerini bertaraf etmeye yetmez. 	Son günlerde kamuoyunun gündemine oturan ve MHP lideri Devlet Bahçeli başta olmak üzere yaklaşık 360 milletvekilinin imzalarıyla Meclis Başkanlığı'na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" başlıklı çerçeve yasa teklifi, "Terörsüz Türkiye" vizyonu adı altında hayati bir yol ayrımına işaret etmektedir. 	Cuma günü Adalet Komisyonu'na, Pazar günü ise Genel Kurul'a gelmesi planlanan bu jet hızıyla yürütülen yasama takvimi, terörle mücadelenin temel felsefesi ile terörle müzakere arasındaki o in...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cerceve-yasa-kimin-gelecegini-insa-ediyor-H1613467.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613452</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dört milyar kimden eksilecek? Bir ortalamanın ahlaki anatomisi</baslik>
    <metin>	Temmuz 2026'da Sustainable Development dergisinde bir makale yayımlandı: "Achieve Sustainability by Easing Population to 4 Billion by 2200." Aralarında ekolojik ayak izi kavramının mimarlarından William Rees ve çevre etiği uzmanı Philip Cafaro'nun da bulunduğu on ülkeden on bir yazar kısaca şunu söylüyor: 1970-2020 arasında biyoçeşitlilik, tüketim ve kirlilik göstergeleri insan nüfusu ve kişi başı etkiyle son derece güçlü korelasyonlar gösteriyor; sürdürülebilirliğe giden yol, nüfusun 2200 yılına kadar dört milyar veya altına kademeli olarak indirilmesinden geçiyor. 	Geçen hafta Daily Mail bunu manşete taşıdı, William Hunter imzasıyla: dünyayı kurtarmak için nüfusu yarıya indirmemiz gerekiyor. Haber, öneriyi Avengers: Infinity War'daki Thanos'un planına benzetti. Sosyal medyada mily...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dort-milyar-kimden-eksilecek-bir-ortalamanin-ahlaki-anatomisi-H1613452.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613448</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu</baslik>
    <metin>Dünyaya hükümran olmak, emperyalist-Siyonist zihniyetin inançlarından aldıkları birer hedeftir. Bu hedeflerini gerçekleştirmek için siyasi olarak güçlü olmak zorundadırlar.Siyaseten güçlü olmak yani bütün ülkelerde her dediklerinin 'emir telakki edilmesi' içinde dünya ekonomisini ellerinde tutmak gerekiyordu. Bütün bunları korumak ve aykırı sesleri anında susturabilmek için ordu gerekiyordu.2. dünya savaşından sonra bu hedeflerini darbelerle, iç ve bölgesel savaşlarla milyonlarca insanı katlederek, büyük ölçüde gerçekleştirdiler.Ama dünya değişiyor ve insanlık artık daha büyük sorularla Haçlı emperyalist-Siyonist zihniyetin karşısına çıkıyordu.Bu barbar zihniyet her zaman ki gibi soruları cevaplamak, sorunları çözmek yerine kan ile cevap verme şıkkını tercih etti.İşte İ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/emperyalizme-karsi-irani-sanli-durusu-H1613448.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613438</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ormanlar neden yanar?</baslik>
    <metin>	Asrın sorusu-	Ormanlar neden yanar? Herkes bir bahane buluyor. Bir gerçek var ki her teori doğru olabilir. Ancak evde yemek yaparken tencerenin dibini de yakabilirsiniz. Bunun şimdiki tek geçerli nedeni tencerenin başından uzaklaşıp, telefona dalmanızdır.	Yemek yaparken nasıl ocak başını yalnız, tencereyi sahipsiz bırakamazsanız; ormanları da sahipsiz bırakamazsınız. Ormanlar da yemek tenceresi gibi ilgi bekler, sahiplenilmek ister. Eskiden ormanlarımız yok mu idi? Vardı elbet. Peki, o zamanlar yanmayan ormanlar bugün niçin yanıyor? Bunun altında ya kasıt vardır, ya da ihmal.  Yanlış uygulamaları da işin içine katarsak sorumuza biraz olsun cevap buluruz.	Flora ve faunası ile orman altında yer alan örtü, kendi ekosistemini kurmuş; orman köylüsünün desteği ile gelişmesini sürd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ormanlar-neden-yanar-H1613438.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613437</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gidiyor</baslik>
    <metin>	Hayret, şu insanın acep derdi ne?	Dünyayı sırtına almış gidiyor	Köle olmuş namerdine merdine	Sanki belasını bulmuş gidiyor	 	Başkasına ait türlü malları	Ormanları ovaları yolları	Atları mıhları hem de nalları	Kimseler duymadan çalmış gidiyor	 	Bir hastanın başucunda durmadan	Bir mazlumun yarasını sarmadan	Enini boyunu asla sormadan	Koca okyanusa dalmış gidiyor	 	Yalanı doğrudan rahat söylemiş	Kamunun malını boca eylemiş	Emaneti hep kendine eylemiş	Çöpten dağ altında kalmış gidiyor	 	Mal toplamış nal toplamış durmadan	Kul hakkına asla kafa yormadan	Şeytanların hatırını kırmadan!	Âleme ibretlik olmuş gidiyor	 	Bulunduğu mekân zifiri gece	Umudu kemirmiş gayet sinsice	Sırtındaki vebal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gidiyor-H1613437.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613422</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yoksulluk sadece cebi boşaltmıyor</baslik>
    <metin>Açlık sınırı 36 bin 940 lira, yoksulluk sınırı 120 bin 325 lira olarak açıklandı.Buna karşılık asgari ücret 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira-BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, son paylaşımında bu rakamları yan yana koyarak ekonomideki tabloyu çarpıcı bir karşılaştırmayla anlattı: Beş emekli aylığı bir araya geldiğinde ancak bir ailenin yoksulluk sınırına ulaşabiliyor. Aynı sınırı yakalamak için 4,2 asgari ücretlinin bütün kazancını birleştirmek gerekiyor.Daha vahimi, asgari ücret açlık sınırının 8 bin 865 lira; en düşük emekli aylığı ise 13 bin 388 lira altında kalıyor.Hüseyin Baş'ın ifadesiyle:"Alın size ekonominin resmi!"Ancak bu resimde yalnızca boşalan pazar arabaları, küçülen sofralar ve ödenemeyen faturalar yok. Yoksulluk, insanın sosyal çevresini ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yoksulluk-sadece-cebi-bosaltmiyor-H1613422.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613420</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1-</baslik>
    <metin>İnsanlık tarihi, hak ile bâtılın, iyilik ile kötülüğün mücadelesiyle şekillenmiştir. Asırlar değişmiş, devletler yıkılmış, medeniyetler kurulmuş; fakat insanın iç dünyasında yaşanan bu mücadele hiç bitmemiştir. Çünkü kötülük, önce sokakta değil; insanın kalbinde başlar. Vicdanda filizlenen bir karanlık, zamanla dile, davranışa, aileye ve nihayet topluma sirayet eder.Bugün teknolojinin zirvesine ulaşan insanlık, ne yazık ki aynı başarıyı ahlâkta ve vicdanda gösterememektedir. Bilgi artmakta, imkânlar çoğalmakta; buna karşılık merhamet eksilmekte, güven zedelenmekte, adalet yara almaktadır. Her gün şiddet, haksızlık, yalan, iftira, dolandırıcılık, aile faciaları ve savaş haberleriyle karşılaşıyoruz. Şu soruyu sormadan geçemeyiz: İnsan gerçekten ilerliyor mu, yoksa sadece araçları mı gelişi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kotulugun-anatomisi-kotulugun-golgesinde-insan-1-H1613420.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613415</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>72 masumu şehit edenlerin torunları kâfirlerle dost oldular!</baslik>
    <metin>Araplar, İslam gelmeden önce Hz. İbrahim ve İsmail'in tebliğ ettiği Hanif dini üzere olan Araplar, sahip oldukları bu inançlarını tahrif ederek, tevhidden vazgeçerek, şirke düşerek putlara tapmaya başlamışlardı. Tevhidin kıblesi olan Kâbe putlarla dolduruldu. Helvadan yaptıkları putlara taparlardı. Sahrada aç kalıp yemek bulamadıklarında helvadan yapmış oldukları, tapındıkları bu putları yerdiler. Araplar büyük ahlaki çöküş ve yozlaşma içinde yaşıyorlardı. Kadın haklarından söz etmek olanaksızdı. Orta ve aşağı tabakadaki kabilelerin kadınları daha doğuştan ikinci sınıf insan muamelesine uğruyordu. Bir kişi erkek çocuğu olduğunda sevinip şenlik düzenlerken, kız çocuğu doğduğunda utanır, suç işlemiş gibi pişmanlık duyardı. Özellikle aşağı tabakalarda kadının, kocasının gözündeki değeri, sahi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/72-masumu-sehit-edenlerin-torunlari-kafirlerle-dost-oldular-H1613415.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613414</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Atatürk Kürtlere özerklik vermişti” iftirasını çürütüyoruz</baslik>
    <metin>106 yıl evvel Sevr'de ne planlanmışsa, bugün Türkiye'de bol soslu ketçaplı sunumlarla hayata geçirilmeye çalışılan proje aynı şeydir!Kayyımlar butlanlar ve şimdide fezlekeler gündemde.Türkiye'de git gide derinleşen krizin gerçek boyutlarını gölgeleyen sanal gelişmeler,  sizce kimin işine yarıyor?Gençler umutsuz.Emekliler evlerinden çıkamıyor.Asgari ücretliler ise çaresizlik içinde kıvranıyor.87 milyon çözüm bekliyor.Aslında çözüm yanı başında olsa da, bir türlü göremiyor ve elbette ki gösterilmiyor.Uzun zamandır ülkemizin tek gündemi var.Belediyelere yapılan operasyonlar ve ünlülerin göz altıları.Kimin ne suçu varsa ve sabitse adalet kesinlikle tecelli etsin ve suçlu cezasını çeksin.Türkiye'nin 2023'ten bu tarafa ateşli bir şekilde tartıştığı bir diğer tali konu ise, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-kurtlere-ozerklik-vermisti-iftirasini-curutuyoruz-H1613414.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613408</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rusya'nın olimpiyat tavizi mi, stratejik hamlesi mi?</baslik>
    <metin>Rusya'nın Ukrayna politikası değişmedi. Ancak Olimpiyatlar üzerinden alınan bir karar, Kremlin'in yıllardır savunduğu söylemi yeniden tartışmaya açtı.	 	Rus Olimpiyat Komitesi'nin Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson'daki spor yapılanmalarını üyelik yapısından çıkarması, Moskova'nın bu bölgeler üzerindeki siyasi iddiasından vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Rusya bu bölgeleri kendi toprağı olarak görmeye devam ediyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise bu bölgeleri Ukrayna'nın spor yetki alanında değerlendiriyor.	 	Tartışmanın nedeni de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Moskova siyasi pozisyonunu korurken, olimpiyat sisteminin kurallarına uyum sağlamak zorunda kaldı. Bu durum, özellikle Rusya içindeki savaş yanlısı çevrelerde "geri adım" olarak yorumlandı.	 	Çünkü Kre...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rusyanin-olimpiyat-tavizi-mi-stratejik-hamlesi-mi-H1613408.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613376</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Senyorajı devreye koymak zorundayız</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.01.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türk ekonomisinin ülkedeki her olaydan hatta dış ülkelerde meydana gelen gelişmelerden etkilenen kırılgan yapısı hepimizce malumdur. 	Başka ülkelerde piyasa dengelerini değiştirmeyecek hadiseler, burada Türk Lirası'nın değerini alt üst etmektedir. 	17 Aralık operasyonu sonrasında ülkemizde dört bakan istifa etti; bu tarihten beri, Dolar'ın ve Euro'nun yükselişine engel olunamamaktadır. 	Çareyi faizleri arttırmakta bulan Merkez Bankası'nın müdahalesi de bu artışın önüne geçmeye yetmemiştir. 	Türk ekonomisi ciddi bir deprem geçirmektedir. 	Bunun ana nedeni, cebimizde taşıdığımız Türk Lirası'nın değerini belirleme yetkimizin olmamasıdır. 	Cebimizdeki para, Merkez Bankası kasasında saklan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/senyoraji-devreye-koymak-zorundayiz-H1613376.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613370</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik</baslik>
    <metin>	Gazze'de aylardır süregelen insanlık dramı, Lübnan'a sıçrayan saldırılar, Suriye'deki kronik istikrarsızlık, İran'a yönelik askeri tehditler ve son olarak Yemen üzerinden Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı'na taşınan gerilimler yan yana konulduğunda, ortaya tesadüfi krizler zinciri çıkmamaktadır. 	Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da vurguladığı üzere, bu tablo küresel güçlerin ve bölgesel ortaklarının onlarca yıldır yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) aşama aşama sahneye konulmasından başka bir şey değildir.	Temel strateji son derece açıktır: Coğrafyayı etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden bölmek, sürekli bir kriz döngüsü üretmek ve parçalanmış yapıları dış müdahaleye açık hale getirmektir.	Büyük Ortadoğu Projesi ve Gazze'den Yemen'e uzan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/petrol-icin-ittifak-insanlik-icin-sessizlik-H1613370.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613349</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>CIA Planına ilk imzayı atan kişi Devlet Bahçeli</baslik>
    <metin>Dün 'terörle müzakere olmaz, mücadele olur, terör örgütleriyle masaya oturanlar şöyledir, böyledir' diyenler bir komisyon kurdular. Terörü bitireceklermiş! Teröre harcanan parayı millete harcayacaklarmış!1 yıldır kurulamayacak cümleleri kurdular, atılamayacak adımları attılar. Ya! Milletin vekillerini, bebek katilinin ayağına bile gönderdiler.Kandil'den, İmralı'dan, DEM'den devletimize, milletimize ve ordumuza yapılan onlarca hakareti sinelerine çektiler, tehditlerini yuttular.Sonra bir çerçeve yaptırmış olacaklar ki, içine kanunları koyup TBMM'ye gönderdiler. Bu çerçeveli yasaya ilk imzayı Devlet Bahçeli kameralar önünde attı.İkinci imza ise 'Murat Karayılan'ı bin parçaya bölmezsem yüzüme tükürün' diyen Süleyman Soylu'dan geldi.Bu yasa çok önceden hazırlanmıştıABD'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cia-planina-ilk-imzayi-atan-kisi-devlet-bahceli-H1613349.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613348</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir fikre saldırmak</baslik>
    <metin>	Önceki iki yazımda insanların yıllarca savundukları kanaatlerden vazgeçme mekanizmalarını analiz etmeye çalışmıştım. Konumuz bir fikre saplantı derecesinde körü körüne bağlanmış bir kişinin nasıl dönüştürülebileceği noktasıydı. Gördük ki insan, fikrini yalnızca aklıyla değil; aidiyetleriyle, hatıralarıyla ve mensup olduğu çevreyle birlikte taşır. Bu yüzden çoğu zaman fikir, yeni bir delille değil; yeni bir referans grubuyla değişir.	Türkçede sıkça duyduğumuz "Fikirlere saygı duymak gerekir" sözü çoğu zaman bir nezaket ifadesinden çok bir kalkana dönüşüyor. Oysa saygı insana borçtur; fikre değil. İnsanın haysiyeti vardır, incinir; fikrin ise yalnızca doğruluk değeri vardır. Doğruysa ayakta kalır, yanlışsa yıkılması gerekir. Acı çeken fikir değil, fikrini benliğiyle özdeşleştiren insa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-fikre-saldirmak-H1613348.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613343</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ceuta bize ne anlatıyor</baslik>
    <metin>Ceuta'da yaşananlar yalnızca yeni bir göç dalgası değildi. Asıl sarsılan, Avrupa Birliği'nin yıllardır savunduğu ortak hareket etme iddiasıydı. Binlerce insanın birkaç gün içinde sınırı zorlaması kadar, Avrupa başkentlerinden gelen birbirinden farklı siyasi tepkiler de dikkat çekti. Krizin ilk saatlerinden itibaren ortaya çıkan tablo, Avrupa'nın göç konusunda ortak bir refleks geliştirmekte hala zorlandığını gösterdi.	 	İspanya Başbakanı Pedro Saacute;nchez'in en büyük tepkisi göçmenlere değil, Avrupa'daki bazı ortaklarına oldu. Madrid, Ceuta'da yaşananların ardından dayanışma beklerken bazı liderler meseleyi İspanya'nın göç politikasını eleştirmek için kullandı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin İspanya'nın Schengen sisteminden geçici olarak çıkarılmasını gündeme taşıması, tartı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ceuta-bize-ne-anlatiyor-H1613343.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613339</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10-</baslik>
    <metin>"Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görecektir." (Zilzâl Sûresi, 7)On gündür birlikte iyiliğin izini sürdük. Bazen bir selamın sıcaklığında, bazen bir komşunun kapısını çalmada, bazen gizlice yapılan bir sadakada, bazen de güzel ahlâkın sessiz ama güçlü etkisinde... Her yazıda aynı hakikate ulaştık: İyilik, insanı değiştirdiği gibi toplumu da değiştiren ilahî bir kuvvettir.İnsanlık tarihi, iyilikle kötülüğün mücadelesinin tarihidir. Kimi zaman kötülük daha güçlü görünmüş, zulüm daha gür ses çıkarmış, haksızlık daha etkili olmuş gibi görünmüştür. Ancak tarihin hükmü değişmemiştir. Sonunda ayakta kalanlar; adaleti esas alanlar, merhameti hayatının merkezine koyanlar ve iyilikten vazgeçmeyenler olmuştur.Kur'ân-ı Kerim'in ortaya koyduğu hayat anlayışında iyilik, sadece yapılacak bir davr...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunyayi-degistiren-sessiz-guc-iyiliktir-iyilik-medeniyeti-10-H1613339.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613338</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Telefonlarımız arttı, dostlarımız azaldı</baslik>
    <metin>	Eskiden bir dostun sesini duymak için ev telefonunu arar, kapısını çalar veya buluşacağımız yeri önceden kararlaştırırdık. Bugün ise dünyanın öbür ucundaki bir insana saniyeler içinde ulaşabiliyoruz.		Telefonlarımız daha akıllı, iletişimimiz daha hızlı, çevrim içi çevremiz daha kalabalık-	Fakat birbirimize gerçekten daha yakın mıyız?		OECD'nin 2025 yılında yayımladığı "OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu soruya düşündürücü bir cevap veriyor: Uzaktan iletişim artarken yüz yüze görüşmeler azalıyor.	Aynı masadan aynı ekrana	OECD, 21 Avrupa ülkesindeki sosyal ilişkilerin değişimini 2006, 2015 ve 2022 verileri üzerinden inceliyor.		Aynı evde yaşamayan aile üyeleriyle her gün yüz yüze görüşenlerin oranı 2006'da yüzde 17 iken 2022'de yüzde 11...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/telefonlarimiz-artti-dostlarimiz-azaldi-H1613338.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613283</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel soygun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle 24.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Senyoraj en geniş manasıyla "paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki farktır." 	Bu fark devletin kasasına gelir olarak girdiğinde devlet, vergi gelirin dışında ciddi bir gelir elde etmiş olur.	Senyoraj geliri devletlerin hükümranlık hakkını ifade eder. 	Bir devlet kendi coğrafyasındaki hizmet ve üretim karşılığında senyoraj geliri elde etme hakkına sahiptir. 	Devletler elde ettikleri bu kârı kamu harcamalarında kullanır. Senyoraj geliri kamu harcamaları ile halka hizmet olarak aktarılacağı için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi, halkın emeğinin kendine hizmet olarak geri dönmesidir. 	Senyoraj hakkını kullanmayan, yani merkez bankalarını devreye koymayan, bunun y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-soygun-H1613283.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613282</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Alevlerin kıyısında zamanla yarış</baslik>
    <metin>	Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Akdeniz kuşağından Kaliforniya'ya kadar geniş bir coğrafya, tabiatın en yıkıcı felaketlerinden biri olan orman yangınlarıyla yüzleşmektedir. 	Yeşilin birkaç saat içerisinde küle dönüştüğü bu ekolojik yıkım, yalnızca çevresel bir felaket değil; biyolojik çeşitliliği, iklim dengesini ve insan yaşamını tehdit eden kapsamlı bir krizdir. 	Günümüzde orman yangınlarıyla mücadele, sadece söndürme ekiplerinin sahaya sürülmesinden ibaret olmaktan çıkmış; önleyici tedbirler, yapay zekâ entegrasyonu ve uluslararası kapasite karşılaştırmalarının belirleyici olduğu devasa bir operasyonel sürece dönüşmüştür.	İnsan kusurları ve tetikleyici iklim dinamikleri	Ülkemizde orman yangınlarının kökenine inildiğinde, tabiatın kendi dinamiklerinden ziyade insan f...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/alevlerin-kiyisinda-zamanla-yaris-H1613282.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613226</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Tüzel</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-tuzel.jpg</fotograf>    
    <baslik>Thassos Adası’nda iki gün   </baslik>
    <metin>	Değerli dostum Dr. Yüksel Türemez'in nazik davetiyle, Kuzey Ege'nin en yeşil ve en bakir köşelerinden biri olan Thassos (Taşöz) Adası'nda iki günlük harika bir mola verme şansı buldum. Bu kısa ama dolu dolu geçen seyahat hem zihnimi dinlendirdi hem de komşu kıyılardaki turizm anlayışına dair ufuk açıcı gözlemler yapmamı sağladı.	Thassos Adası Ege Denizi'nin en kuzeyinde, Yunanistan ana karasına sadece 10 km uzaklıkta bulunuyor. Türkiye sınırına ve İstanbul'a en yakın Yunan adalarından biri. Coğrafi olarak Kuzey Ege'de bulunmasına rağmen idari olarak Kavala bölgesinin bir parçası. 		 	Yunanistan'ın "en yeşil adası" olarak tanınan Thassos, diğer Ege adalarının kurak yapısının aksine, çam ormanlarıyla, devasa çınarlarla, kestane ağaçları ve yüz yıllık zeytinliklerle kaplı. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/thassos-adasinda-iki-gun-H1613226.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613276</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fikir zihinde değil, ortamda tutulur</baslik>
    <metin>	Bir önceki yazımda insanın aksine bir sürü delil görmesine rağmen, bir fikre niye saplanıp kaldığını analiz etmeye çalışmıştım. Bugünse kişinin düşünce dünyasında değişime gidebilecek bir yolculuk var mı nasıl olur ona bir bakalım diyorum. Konunun çok yönlülüğü ve binlerce yıldır üzerinde yazılıp çizildiği göz önüne alındığında bir yazı içerisinde tüm detayları açıklamak tabiki mümkün değil ve aynı zamanda beni de aşar diye düşünüyorum. Onun için temel bazı genellemelerle ilerleyeceğimi baştan belirtmek isterim.  	Bir insanın yıllarca savunduğu bir fikirden dönmesini genelde üç şeyle açıklayabiliriz. 	Birincisi aykırılıkların birikmesi: tek bir karşı örnek hiçbir şeyi yıkmaz, ama bu örnekler birikmeye ve kuvvetlenmeye başlayınca sarsılmalar da başlar. 	İkincisi ahlaki şok: f...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fikir-zihinde-degil-ortamda-tutulur-H1613276.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613275</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Partinin adı ‘Yeni’ ama kafalar eski</baslik>
    <metin>500 günden fazladır siyasetin gündemi CHP. CHP ile yatıyor, CHP ile kalkıyoruz. Bu gündem bile körene tek parti iktidarının çaresizliğinin ifadesidir. Ama CHP bunu göremedi, CHP'liler bunu göremedi.Bu ülkede Atatürk düşmanları bellidir ve bunu artık gizlemiyorlar da! Öyle bir düşmanlık ki, Atatürk ile anılan ne varsa hepsini bitirmek, silmek, parçalamak istiyorlar.Birçok hedeflerini de gerçekleştirdiler. Gerçekleştiremedikleri ise CHP'yi parçalamaktı. Onu da Bay Kemal gerçekleştirdi.Yeni PartiÖzgür Özel ve ekibi CHP'den istifa edip, parti kurdular ve adına 'Yeni Parti' dediler.Parti programına koydukları ifadelere, başta Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerin açıklamalarına bakıyorum da, sadece isim yeni. Kafa aynı kafa.Yıllardır siyaset arenasındalar, Meclis'teler. Bizim bilmedikleri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/partinin-adi-yeni-ama-kafalar-eski-H1613275.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613232</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hatada ısrar, yok olmaktır</baslik>
    <metin>	Türk İslam coğrafyasında yüzyıllardır hesabı olan uluslar olduğu gibi, bizi ancak O'na kul olmamız için yoktan var eden yüce Allah'ın da bir hesabı var. Allah (cc) ilk insan ve ilk peygamber olarak gönderdiği Hz. Âdem (a.s.)'dir.  		Hz. Âdem'den son peygamber ve peygamberlik yolu olan nübüvvetin başı, tüm peygamberlerin peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a.)'e kadar gönderdiği din aynıdır. Allah (cc) her peygambere ayrı bir din göndermemiştir. Allah'ın dini tektir. "Şüphesiz Allah katında tek din, hak din İslam'dır." (Âl-i İmrân 19)  		Allah (cc) tüm peygamberlere aynı dini göndermiştir. Allah'ın gönderdiği dine razı olmayan Yahudi ve Hıristiyanlar, Allah'ın gönderdiği kitapları tahrif ederek inandıkları gibi bir din uydurarak Allah'a şirk koşarak dinden çıkmışlardır. O uydurdukla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hatada-israr-yok-olmaktir-H1613232.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613231</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’</baslik>
    <metin>	Türkiye'de, şiirle, edebiyatla, özellikle de halk edebiyatıyla, âşıklık geleneği ile birazcık ilgilenen hemen herkes Feyzi Halıcı ismini mutlaka duymuştur.	Konya Âşıklar Bayramını kuran ve on yıllar boyunca, zannediyorum vefatına kadar da aksatmadan sürdüren bir kültür insanı, bir şiir sevdalısıydı.	Başlıktaki dizeler onun çok meşhur şiirlerinden birine aittir, ülkemizin en meşhur halk müziği sanatçılarının hemen hepsinden dinleyebilirsiniz.	Feyzi Halıcı merhum bir kültür insanı, bir şair ve şiir sevdalısı olarak Konya Âşıklar Bayramını icat edip ölümüne kadar sürdürerek, memlekete nice halk ozanı kazandırmış ve bu âşıklık geleneğinin yeniden canlanmasına çok önemli katkı sunmuştur.	Anadolu'nun her hangi bir köşesinde çiftinin çubuğunun, tarlasının çayırının peşinde koşa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ben-topragin-tohumuyum-ekmeyiniz-tasa-beni-H1613231.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613229</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lozan’da bilinmeyen gerçekler: Gizli madde yok, gizli oturum var</baslik>
    <metin>Başlıyoruz-Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senedi olan Lozan antlaşması, Atatürk'e ve Türk milletine olan düşmanlıklarıyla bilinen çevrelerce, sürekli olarak eleştiri konusu yapılmıştır.Bu çevrelerin en çok dile getirdikleri ve ağızlarında Graham Fuller ve Paul Henze sakızı yaptıkları konu, "Lozan'da gizli maddeler var" yalanıydı.Cumhuriyet düşmanı çevrelerce Lozan'la ilgili en çok istismar edilen bir diğer konu ise, ihtilaf devletlerince halifeliğin kaldırılması karşılığında Lozan'ın tanınacağı ile ilgili kuyruklu yalandı.Yani İngiliz ve Fransızlar Lozan'da bulunan Türk delegasyonuna, "Siz hilafetten vaz geçin, bizde sizin isteklerinizi kabul edelim" şeklinde baskılarda bulunmuş ve sonuç almıştı.Yani saltanat ve hilafetin Cumhuriyeti kuran kadrolar tarafından...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lozanda-bilinmeyen-gercekler-gizli-madde-yok-gizli-oturum-var-H1613229.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613223</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gençleri yalnızlıktan nasıl kurtarırız?</baslik>
    <metin>	Kalabalıklar büyüyor, iletişim araçları çoğalıyor; fakat gençler kendilerini giderek daha yalnız hissediyor.		"OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu çelişkiyi çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Gençler hâlâ toplumun en fazla iletişim kuran kesimi. Avrupa'daki 23 OECD ülkesinde 16-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 34'ü arkadaşlarıyla her gün yüz yüze görüşüyor. Yüzde 64'ü ise arkadaşlarıyla her gün telefon veya internet üzerinden iletişim kuruyor.		Ancak iletişimin sıklığı, kurulan ilişkinin güçlü olduğu anlamına gelmiyor.		OECD'ye göre 2018-2022 döneminde yalnızlık hissindeki en belirgin artış 16-24 yaş grubunda görüldü. Gençlerin ilişkilerinden duyduğu memnuniyet azaldı, algıladıkları sosyal destek zayıfladı ve yüz yüze görüşme sıklığı geriledi. Üstelik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gencleri-yalnizliktan-nasil-kurtaririz-H1613223.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613221</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9-</baslik>
    <metin>"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a iman edersiniz..." (Âl-i İmrân Sûresi, 110)Medeniyetler, yalnızca fetihlerle kurulmaz; gönüller fethedildiğinde kalıcı hâle gelir. Tarih boyunca nice devletler büyük ordular kurmuş, geniş topraklara hükmetmiş, görkemli saraylar inşa etmiştir. Fakat bunların birçoğu zamanın tozlu sayfalarında kaybolup gitmiştir. Buna karşılık, adaletle hükmeden, merhameti esas alan ve iyiliği hayatın merkezine yerleştiren medeniyetler, asırlar geçse de insanlığa ilham vermeye devam etmiştir.İslam medeniyetini diğer medeniyetlerden ayıran en önemli özellik, insanı merkeze almasıdır. Çünkü Kur'ân-ı Kerim'in hedefi sadece bireyi değil, toplumu da ıslah etmektir. İyilik, bireysel bir fazilet olmanın ötesi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilik-bir-medeniyet-insa-eder-iyilik-medeniyeti-9-H1613221.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613211</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarih tekerrür mü ediyor?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 25.07.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde İngilizler Ortadoğu ve Hicaz bölgesini Osmanlı'dan koparabilmek için çok çeşitli oyunlar oynamışlardır. 	Hüseyin b. Ali'yi, İslam alemini parçalamak maksadıyla halife yapma vaadiyle öne çıkaran İngilizler, diğer yandan da Muhammed Abdülvehhab aracılığı ile ehl-i sünnet akaidine uymayan yeni bir mezhep ortaya çıkarmak için faaliyet gösteriyorlardı. Bu oyunlar neticesi Osmanlı'nın yıkılmasını ve İslam dünyasının parçalanmasını temin ettiler.	"Tarih tekerrürden ibarettir" sözünü doğrularcasına, günümüzde aynı oyun bizim üzerimizde oynanmaktadır. 	Bir yanda dışarıdan destekli halife taslakları, diğer yanda milletin inancını zorlaştırma faaliyetleri. Bunlar a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarih-tekerrur-mu-ediyor-H1613211.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613207</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gıda zincirindeki kırılma</baslik>
    <metin>Dünya tahıl ticareti, son yıllarda savaşlar, enerji sorunları ve ulaşım hatlarında yaşanan aksaklıklar nedeniyle daha hassas bir dönemden geçiyor. Ancak bugün karşı karşıya olunan temel risk sadece üretimin azalması değil. Asıl mesele, üretilen gıdanın güvenli ve kesintisiz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılabilmesi.	 	Karadeniz çevresinde yaşanan gelişmeler bu kırılganlığı açık şekilde gösteriyor. Bölgede limanların, ihracat terminallerinin ve kritik altyapıların hedef alınması, gıda güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Çünkü modern tarım sistemi artık yalnızca toprağa ve üreticiye değil; enerjiye, lojistiğe ve uluslararası ticaret yollarına da bağlı.	 	Rusya ve Ukrayna, dünya tahıl piyasalarında önemli aktörler arasında bulunuyor. Özellikle buğday ihracatında...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gida-zincirindeki-kirilma-H1613207.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613193</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok</baslik>
    <metin>	İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik hamleleri, Ortadoğu'daki askeri ve diplomatik dengeleri yeniden şekillendiriyor. 	ABD ve İsrail'in sert söylemlerine, bölgedeki askeri hareketliliğe rağmen Tahran yönetimi, hem sahada kurduğu üstünlüğü masada tescillemek hem de ABD'nin bölgesel planlarını boşa çıkarmak adına çok katmanlı bir diplomasi yürütüyor. 	İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin açıklamaları ile ABD Başkanı Donald Trump'ın son kararları yan yana getirildiğinde, bölgede yeni bir güç dengesinin inşa edildiği açıkça görülüyor.	Hürmüz Boğazı'nda dönüşü olmayan yeni statü ve Umman diplomasisi	İran, Hürmüz Boğazı'nın geleceğini sadece kendi ulusal güvenliği açısından değil, küresel enerji taşımacılığının ve bölgesel güç de...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-tikandi-israil-rahatsiz-irandan-geri-adim-yok-H1613193.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613179</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>O imparatorluklar bir gecede yıkılmadı</baslik>
    <metin>Tarihin sahifeleri nice yenilmez denen kralların, yıkılmaz denen imparatorlukların, lüks, şatafat içinde yaşayan halkların hikayeleri ile doludur.  Hepsi yıkıldı, silindi, gitti. Peki, o kadar güç, kuvvet, servet, zamanın şartlarına göre devasa ordulara vs. rağmen neden yıkıldılar, neden yok oldular?Firavunlardan, Nemrutlardan, Roma'dan, Osmanlı'dan, SSCB'ye kadar bu yok oluşların temelinde hep aynı maddeler var.Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti tarihte kurulmuş 17'ci büyük Türk devletidir. 16 devletin yıkılışına baktığımızda da yine aynı maddeler var. Yani tarih hep tekerrür ediyor.'Yıkıldı' dediğimiz krallıklar, imparatorluklar, devletler bir gece ansızın yıkılmadı. Yapılan her yanlış ve o yanlışta ısrar tabir yerinde ise damlaya damlaya göl oldu ve son bir damla ile sel olup ne...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/o-imparatorluklar-bir-gecede-yikilmadi-H1613179.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613175</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi</baslik>
    <metin>	29 Temmuz 2026 tarihinde Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki kritik enerji merkezlerinden biri olan Dimyat Limanı'nda yaşanan patlamalar, bölgedeki zaten kırılgan olan dengeleri altüst edecek yeni bir krizin fitilini ateşledi. 	Mısır Petrol Bakanlığı ve Mısır Bakanlar Kurulu tarafından yapılan ilk resmi açıklamalarda, limanda bulunan iki gazlaştırma ve depolama gemisinde meydana gelen yangının kamikaze insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen bir saldırı sonucu çıktığı doğrulandı.	Doğu Akdeniz'in ana enerji aktarım noktalarından biri olan bu limana yapılan müdahale, yalnızca bir lojistik krizi değil, çatışmaların boyutunu tüm bölgeye yaymayı hedefleyen tehlikeli bir sürecin habercisi olarak değerlendiriliyor.	Oklar kimi gösteriyor?	Dimyat'taki patlamaların hemen ardından göz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dimyat-saldirisi-ve-sahte-bayrak-suphesi-H1613175.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613150</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye neden bu hale geldi?</baslik>
    <metin>	"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Asırlardır tekrar edilen bu söz, bugün belki de tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar yeniden düşünülmeyi hak ediyor. Çünkü bugün Türkiye'nin yaşadığı en büyük kriz, yalnızca ekonomik değildir. Bugün en ağır kriz, insan krizidir.		Bugün çoğu tartışma ise hastalığın kendisinden çok belirtileri üzerinde yürümektedir. Ekonomiyi konuşuyoruz. Hukuku konuşuyoruz. Anayasayı konuşuyoruz. Yönetim sistemini konuşuyoruz. Elbette bunların tamamı konuşulacaktır. Ancak şu temel soruyu sormadan hiçbir reform kalıcı olmayacaktır: Bu kurumları ayakta tutacak insanı nasıl yetiştireceğiz? İşte bu sorunun cevabını bundan yaklaşık beş asır önce Osmanlı'nın büyük mütefekkiri Kınalızâde Ali Çelebi vermişti.		En büyük eseri olan Ahlâk-ı Alâ'î'yi yazarken "Dev...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-neden-bu-hale-geldi-H1613150.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613149</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk olsaydı madenler milletin olurdu</baslik>
    <metin>En stratejik madenlerden bor'da, dünya birincisiyiz.Yine ondan daha stratejik olan toryumda, dünya ikincisiyiz.Dünyada ikinci olduğumuz çok kıymetli bir maden türü daha var.Akıllı telefonlar ve televizyon ekranları onlarsız çalışmaz.Elektrikli araçlar,Rüzgâr türbinleri,Yeşil teknolojilerin çalışmasını sağlayan yüksek mukavemetli mıknatıslar,Güdümlü füze sistemleri ve savaş uçaklarına kadar bir dizi askeri donanım da onlarsız çalışmaz.Tabii ki Nadir Toprak Elementlerinden bahsediyoruz.Tüm dünyanın gözü ve ilgisi, bu madenin üzerinde.Elbette ki ABD ve onun açgözlü emlakçı başkanı Trump'ın da.Onun için bizi o kadar seviyor ki, gıdıklamadan edemiyor.Sevgili okurlarım, bu konu ülkemiz açısından, oldukça hayati bir meseledir.Aynı zamanda NTE, ülkeleri teknolojik atılıml...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-olsaydi-madenler-milletin-olurdu-H1613149.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613148</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Toplum nereye gidiyor, sessiz bir çöküşün içinde miyiz?</baslik>
    <metin>Her sabah yeni bir acıyla uyanıyoruz. Silahlı saldırılar- Haraç çeteleri- Uyuşturucu operasyonları- Genç yaşta toprağa düşen hayatlar- İntihar haberleri- Aile içi şiddet- Öfke patlamaları-Artık bunları duymaya o kadar alıştık ki, dün yaşanan bir facia bugün hafızamızdan siliniyor. Çünkü ertesi gün daha ağır, daha sarsıcı bir olay yaşanıyor. Kötülüğün sıradanlaşması ise belki de içinde bulunduğumuz en büyük tehlike.Bir an durup kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz gerçekten nereye gidiyoruz?Uzmanlar yıllardır aynı gerçeğe dikkat çekiyor. Psikiyatristler, ekonomik belirsizliklerin, gelecek kaygısının, yalnızlaşmanın ve sosyal bağların zayıflamasının insanların ruh sağlığını derinden sarstığını ifade ediyor. Psikologlar ise bastırılan öfkenin zamanla şiddete dönüştüğünü, özellikle umudun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/toplum-nereye-gidiyor-sessiz-bir-cokusun-icinde-miyiz-H1613148.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613147</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gençler neden daha yalnız?</baslik>
    <metin>	Gençlik denildiğinde aklımıza hareketli bir sosyal hayat gelir. Arkadaşlıkların kurulduğu, yeni çevrelere girildiği, insanın kendisini ve dünyayı keşfettiği bir dönemdir gençlik-		Üstelik bugünün gençleri, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar gelişmiş iletişim imkânlarına sahip. Birbirlerine saniyeler içinde ulaşabiliyor, dünyanın başka bir ucundaki insanlarla konuşabiliyor, yüzlerce kişilik dijital çevreler oluşturabiliyorlar.		Fakat bütün bu iletişim imkânlarına rağmen gençler giderek daha fazla yalnız hissediyor.		OECD'nin 2025 yılında yayımladığı "OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu çelişkiyi açık biçimde ortaya koyuyor. Gençler hâlâ toplumun en hareketli ve en fazla iletişim kuran kesimi. Ancak son yıllarda sosyal ilişkileri en hızlı kötüleş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gencler-neden-daha-yalniz-H1613147.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613146</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8-</baslik>
    <metin>"Andolsun ki, Allah'ın Resûlü'nde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için en güzel örnek vardır." (Ahzâb Sûresi, 21)İnsan, bu dünyadan göç ederken geride birçok şey bırakır. Kimi mal bırakır, kimi makam, kimi eser... Fakat bunların hiçbiri güzel bir ahlâk kadar kalıcı değildir. Çünkü servet tükenir, makam el değiştirir, şöhret unutulur; fakat güzel ahlâkla yetiştirilen bir nesil, asırlar boyunca yaşamaya devam eder.Bugün anne babaların en büyük kaygısı çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaktır. Daha iyi bir eğitim, daha iyi bir meslek, daha iyi bir hayat... Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak bütün bunların önünde gelen bir emanet vardır ki o da güzel ahlâktır. Ahlâkını kaybeden bir insanın bilgisi de serveti de gücü de kendisine ve ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guzel-ahlak-en-buyuk-mirastir-iyilik-medeniyeti-8-H1613146.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613133</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kalemtıraş kokusu</baslik>
    <metin>	Bazılarının yaşı yetmez- Onlar siyah önlük giyip, beyaz yaka takmamışlardır- O zamanlar çocukların da en az büyükler kadar eşit olduğu ve kurallara uyduğu zamanlardı. Bugün sabahleyin gariptir ama bir kalemtıraş kokusu ile uyandım- Gözlerimin önüne Zonguldak'ta Gazi Ortaokulu'nun üst kısmında yer alan Namık Kemal İlkokulu'ndaki günlerimiz geldi. Okul ahşap iki katlı, bodrumu olan bir yapı idi. 	Yürüdükçe gıcırdayan, ara sıra mazotla silinen ahşap bir zemini olan, yüksek tavanlı; 15-16 kişilik sınıfları olan, bodrumunda öğle yemeklerimizi yediğimiz, Marshall Yardımı süt tozundan üretilen sütleri içtiğimiz, iki kademeli bahçeye sahip bir okuldu. Okula gittiğimiz her sabah sınıfın girişindeki tahta çöp kutusunun önüne dizilir, kalemlerimizi açardık. O zamanki kalemlerin özelliğinden mi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kalemtiras-kokusu-H1613133.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613119</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.07.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	İki gün süren NATO Liderler Zirvesi, Türkiye için yine bir 'hiç' olarak sona erdi.	Tam tersine, Doğu kanadını Rusya'yı caydırma maksadı ile güçlendirme kararının alınması bölgemizin yine ısınabileceğini gösteriyor. 	Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye karşı Suriye savaşından kaynaklanan tehditlerden bahsetti; IŞID ve benzeri terör örgütlerine karşı NATO üyelerinden etkin mücadele için beklentilerini dile getirdi. Ancak elbette karşılık bulamadı.	Atatürk Havalimanı saldırısından sonra Nasrallah, Türkiye'nin IŞİD'i desteklediğini ifade etmişken ve salonda bulunan devletler de el altından IŞİD'e katkı verirken kim kime şikâyet ediliyor acaba?	Konuşmalar, NATO üyesi dahi olmayan Ukrayna'nın karşı k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-konsepti-degismiyor-ya-turkiye-H1613119.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613108</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-7.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir seçmenin hikâyesinden insan zihninin derinliklerine</baslik>
    <metin>	Geçenlerde uzun yıllardır tanıdığım AK Partili bir arkadaşla sohbet ediyordum. 2002 yılından beri aynı siyasi hareketi destekleyen biriydi. Eskiden saatlerce konuşur, münakaşa ederdik. Sürekli anlatacak bir şeyler üretmeye çalışır, vatan millet din üçlüsünü sonuna kadar kullanırdı. İddialıydı. Kendince yapılan yolları, hastaneleri, havaalanlarını, ekonomik büyümeyi örnek gösterir; eleştirileri tek tek çürütmeye çalışırdı. Kendinden emindi, özgüvenli görünürdü. Ordan burdan duyduğu her şeyi tam bir inançla sorgulamadan ve sorgulatmadan tekrar eder dururdu.	Bu defa ise farklıydı. Ekonomiyi inkâr etmiyor, hayat pahalılığını kabul ediyor, ülkenin ve gençlerin içine düştüğü çıkmazı görüyordu. Fakat sohbetin sonunda yine aynı cümleyi kurdu: "Yine de oyumu değişmem."	O an aklıma şu sor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-secmenin-hikayesinden-insan-zihninin-derinliklerine-H1613108.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613099</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>2001 yılının portresi ve Türkiye</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.12.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Geride bıraktığımız 2001 yılı globalleşen dünya düzeninde dengelerin yeniden belirlenmeye başladığı bir yıl olmuştur.	20. yüzyılın ilk yarısı sanayi devrimini tamamlamış pazar kaygısındaki emperyalist devletlerin ekonomik nedenli savaşlarına sahne olurken, 2. Dünya Savaşı sonrası, can kaybına sebep olmayan, mal kaybını en aza indirgeyen "küreselleşme" kavramı ortaya atılarak, bu pazarlar daha kolay yollarla elde edilmeye başlanmıştır.	Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin her türlü kaynağını emperyalist güçlerin sömürmesi anlamındaki "küreselleşme" kavramı, bugün uyguladığı taktiklerle ülkelerin bağımsızlığını ve bütünlüğünü tehdit etmektedir.	Dış borca dayalı kalkınma modelleri, dış destekli e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/2001-yilinin-portresi-ve-turkiye-H1613099.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613098</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, açıklanan son verilerle birlikte emekçiler ve emekliler için sürdürülebilir olmaktan uzak bir noktaya sürüklendi. 	TÜRK-İŞ, DİSK-AR ve bağımsız ekonomistlerin ortaya koyduğu rakamlar, vatandaşı kuşatan ekonomik krizin ve derinleşen yoksulluğun boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.	Mutfak enflasyonu açlık sınırını zirveye taşıdı	TÜRK-İŞ tarafından açıklanan Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı verileri, geçim sıkıntısının boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. 	Rapora göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 36 bin 940 TL'ye yükseldi. 	İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için gerekli olan yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 TL seviyesine ulaştı....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mutfaktaki-yangin-ve-derinlesen-issizlik-H1613098.htm</link>
</yazi>
</xml></rss>