<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?><rss version="2.0">
<xml>
<site>yenimesaj.com.tr</site>
<adres>https://www.yenimesaj.com.tr</adres>
<unvan>Yeni Mesaj Gazetesi internet sitesi</unvan>
<dil>tr</dil>
<yazi>
    <no>1613692</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -2-</baslik>
    <metin>Dünkü yazımı, 'Barzanilere yakınlığıyla bilinen Kürt Diaspora Konfederasyonu (DİAKURD) adlı bir kuruluş, Lozan'da "Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının gasp edildiği" iddiasıyla yargı yoluna başvurma kararı almış' şeklinde bitirmiştim.Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Erbil merkezli bir Kürt medya grubu olan Rudav'ın 2023 Mayıs ayındaki haberine göre yukarıda bahsi geçen talebin karşılanması için, evvela Erdoğan'a dilekçeyle müracaat edilmiş, olumlu cevap alınmadığı takdirde ise iç hukuk yollarına, ardından BM İnsan Hakları Komitesi'ne başvurulacağı bildirilmiş.Lozan'da toplandılarLozan Antlaşması'nın 100'üncü yılı dolayısıyla İsviçre'nin Lozan kentinde bir konferans düzenlendi.İki gün süren konferansa, Kürdistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hemin Hewrami, Kürt siyasetçiler ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhur-ittifaki-ve-chp-neye-imza-atti-2-H1613692.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613680</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fahri Korutürk ile bir izcilik anısı</baslik>
    <metin>	Gelmiş geçmiş cumhurbaşkanları arasında önemli bir yeri olan Fahri S. Korutürk ile tanışıklık 1974 yılında gerçekleşen izcilik genel kuruluna kadar uzanıyor. 	Çok ilginçtir, bu sıralarda uykularıma yön veren güç; bu seferde onda karar kıldı. 3 Ağustos onun doğum günü imiş. 4 Ağustosta böyle bir rastlantı beni şaşırttı.	Fahri S. Korutürk'ü günümüzün kuşağı pek hatırlamaz. Benim anılarımda ise müstesna bir yeri vardır. 1973'ten 1980'e kadar cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 1957-1960 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptı. 1960-1964 yılları arasında Sovyetler Birliği büyükelçisi idi. Ferit Melen, Naim Talu, Bülent Ecevit, Sadi Irmak, Süleyman Demirel gibi isimlerin başbakan olduğu çalkantılı dönemlerde sağ-sol çatışması ve koalisyon sorunlarına karşı politik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fahri-koruturk-ile-bir-izcilik-anisi-H1613680.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613678</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terörsüz Türkiye'yi anlamak -I- “Devlet politikası” demek yeterli mi?</baslik>
    <metin>Son aylarda Türkiye'de en çok duyduğumuz ifadelerden biri "Terörsüz Türkiye" oldu. Bu süreci anlatırken en sık kullanılan kavram ise "devlet politikası"dır. Peki, gerçekten bir uygulamanın devlet politikası sayılabilmesi için hangi şartlar gerekir? Bir hükümetin tercihi ile devlet politikası arasındaki fark nedir? Bir meseleyi doğru değerlendirebilmek için önce şu soruyu sormak gerekir: Cumhuriyet Devleti, kuruluşundan bugüne kadar benzer güvenlik sorunlarında nasıl bir hukuk politikası izlemiştir?Çünkü bugün yaşananları anlamanın yolu, dünü bilmektir. Devlet politikası denildiğinde akla ilk gelen husus, devlet kurumlarının ortak iradesi kadar milletin meşruiyetidir. Demokratik sistemlerde toplumu doğrudan ilgilendiren stratejik kararların mümkün olduğunca şeffaf yürütülmesi, eleştiriye ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terorsuz-turkiyeyi-anlamak-i-devlet-politikasi-demek-yeterli-mi-H1613678.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613677</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gündem değişiyor, dertler değişmiyor</baslik>
    <metin>Bazı haftalar vardır; yaşananları tek tek anlatmaya kalksanız sayfalar yetmez. Ekonomiden siyasete, depremden eğitime, işçiden emekliye kadar öyle bir gündem yaşarız ki insan hangi konuya üzüleceğini şaşırır. İşte geride bıraktığımız hafta da tam böyle bir haftaydı.Mazot fiyatları bir kez daha yükseldi. Artık araç sahibi olmak tek başına bir anlam ifade etmiyor. İnsanlar eskisi gibi "Hafta sonu biraz dolaşalım" diyemiyor. Direksiyon başına geçmeden önce iki kez düşünüyor. Buna rağmen her gün yeni petrol keşifleriyle ilgili haberler duyuyoruz. Vatandaşın aklındaki tek soru ise şu: Bulunan petrol ne zaman pompadaki rakamı düşürecek?Hayat pahalılığı ise sessiz ama acımasız yürüyüşünü sürdürüyor. Bir zamanlar düğünlerde yarım altın takamadığı için mahcup olan Fatma teyze, bugün cebinden çı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gundem-degisiyor-dertler-degismiyor-H1613677.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613675</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Baba devlet nasıl olmalı?</baslik>
    <metin>	Devlet denildiğinde kimi yalnızca vergi toplayan, güvenliği sağlayan ve kurallar koyan bir yapı anlıyor. Vatandaş işsiz kalmış, aile geçinememiş veya ev hanımının yıllarca verdiği emek ekonomik sistemde yok sayılmış; bunlar kişinin kendi meselesi kabul ediliyor.		Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli ise devleti ekonomik hayatın dışında bırakmıyor. Modelin merkezinde şu ilke bulunuyor:		Devlet, insan için vardır.		Prof. Dr. Haydar Baş'ın "baba devlet" olarak tanımladığı yapı, vatandaşın hayatına keyfî biçimde müdahale eden bir otorite değildir. Baba devlet; milletinin geçimini, güvenliğini ve insanca yaşama hakkını teminat altına alan sosyal devlettir.	Devlet yalnızca iş bulmaz	İstihdam, sosyal devletin öncelikli görevlerinden biridir. Çün...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/baba-devlet-nasil-olmali-H1613675.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613673</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4-</baslik>
    <metin>Kötülük, çoğu zaman büyük günahlarla başlamaz. İnsan önce küçük yanlışları önemsemez, sonra haksızlıklara sessiz kalır, zamanla da kötülüğü sıradan bir davranış gibi görmeye başlar. İşte insan için en büyük tehlike de budur. Çünkü kötülük, vicdan sustuğunda güç kazanır.Yüce Allah, insanı iyiyi kötüden ayırabilecek bir fıtrat üzere yaratmıştır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:"Nefse ve onu şekillendirene; sonra da ona kötülüğü ve takvayı ilham edene yemin olsun. Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüğe gömen ise ziyana uğramıştır." (Şems Suresi, 7-10)Bu ilahî beyan, insanın önüne iki yol koymaktadır: Biri vicdanın rehberliğinde hakka yürümek, diğeri nefsin peşinden giderek kötülüğün esiri olmak. Tercih insana aittir; ancak her tercihin dünyada da ahirette de bir karşılığı va...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vicdan-sustugunda-kotuluk-konusur-kotulugun-golgesinde-insan-4-H1613673.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613663</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Birimiz hepimiz, hepimiz kim için?</baslik>
    <metin>	7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan üçlü savunma anlaşmasını anlamak için, on gün öncesine, Washington'a bakmak gerekiyor.	28 Temmuz 2026'da Atlantic Council, "How to reset US-Gulf security partnerships" başlıklı bir politika notu yayımladı. Yazarları sıradan analistler değildi: Allison Minor, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'nde Arap Yarımadası işleri direktörlüğü yapmıştı; Alina L. Romanowski ise Irak (2022-2024) ve Kuveyt (2020-2022) büyükelçisiydi. Yani metin, Amerikan dış politika bürokrasisinin kurumsal hafızasından çıkıyordu.	Tezleri açıktı. Çeyrek yüzyıldır ABD'nin Körfez'deki güvenlik garantörlüğü, yazılı bir taahhüde değil kasıtlı bir muğlaklığa dayanıyordu; İran savaşı bu düzenlemenin en temel varsayımlarını sarstı. Yazarlara göre Washington artık rolünü "güvenlik garantö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/birimiz-hepimiz-hepimiz-kim-icin-H1613663.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613662</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke'de yeni güvenlik hattı</baslik>
    <metin>17 Mayıs'ta bu köşede, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında gelişen savunma iş birliğinin Türkiye'yi de içine alabilecek daha geniş bir güvenlik platformuna dönüşebileceğini yazmıştım. O gün henüz ortada böyle bir anlaşma yoktu. Bugün ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke'de ortak savunma anlaşmasına imza attı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi ise üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının üçünün tamamına yapılmış sayılması. 17 Mayıs'ta ortaya koyduğumuz ihtimal, bugün somut bir anlaşmaya dönüşmüş durumda.	 	17 Mayıs'taki yazımda asıl sorunun yeni bir ittifakın kurulup kurulmayacağından çok, böyle bir yapının kriz anında gerçekten çalışıp çalışmayacağı olduğunu savunmuştum. Bugün bu soru daha da önemli. Çünkü Ankara, Riyad ve İslamabad yalnızca siyasi yakınl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekkede-yeni-guvenlik-hatti-H1613662.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613640</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Ekonomi Modeli'ne sahip çıkmak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 13-12-2011 tarihli yazısıdır	Kapitalizmin kalesi ABD işsizlik ve enflasyonla boğuşuyor. Birleşik devletlerde 2004 yılında yüzde 5.5 olan resmi işsizlik rakamları bugün yüzde 8.6 ya ulaştı. 	Ancak uluslararası yatırımcı Jim Rogers bu rakamında hükümet yetkililerince değiştirilmiş olduğunu savunuyor. Gerçek rakamlar çok daha yüksek...	Dünya ekonomik buhrandan çıkış yolları ararken yanı başlarında duran Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) uygulamaktan kaçınan Türkiye'de ise, son dönemde icra dosyalarının sayısı 14.4 milyona ulaştı. İşsizlik, fakirlik Türkiye'de de ciddi rakamlara ulaşmış durumda. 	Oysaki MEM, bir ekonomi tezi olmasına rağmen matematiği yapılmış bir bütünlükte ve dengededir.      	Rusya Bilimler Akademisi'nden Pro...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-ekonomi-modeline-sahip-cikmak-H1613640.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613624</no>
    <tarih>2026-08-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mekke Anlaşması, Sünni NATO ve ABD'nin Ortadoğu'da tasfiye planı</baslik>
    <metin>	Ortadoğu, ABD-İsrail hattı ile İran arasındaki çatışmaların gölgesinde tarihinin en kritik kırılma noktalarından birini yaşıyor. 	Sıcak savaşın Körfez'e yayılması, Trump'ın savaş inadı sebebiyle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki ticaret hatlarının felç olması bölge ülkelerini büyük bir bataklığın içine çekiyor.	ABD'nin perde arkası koordinasyonuyla Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Cidde'de imzaladığı tarihi ortak savunma anlaşması (Mekke Anlaşması), bölgesel güvenlik dengelerinde riskli bir sayfa açarken; ABD'nin Irak ve Suriye üzerinden yürüttüğü tasfiye planları coğrafyadaki güç mücadelesini derinleştiriyor.	Cidde'de atılan imzalar; Ortadoğu'nun "Beşinci Maddesi" mi, çatışma tuzağı mı?	Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve P...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mekke-anlasmasi-sunni-nato-ve-abdnin-ortadoguda-tasfiye-plani-H1613624.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613615</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1-</baslik>
    <metin>Büyük İsrail (Arz-ı Mevut) için Türkiye-İran-Irak ve Suriye'de topraklarında 'Büyük Kürdistan' devleti kurma planları 120 yıl önce yapılmıştı.Resmi adım ise 1991'de Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgali ile atıldı. ABD, Irak'ın Kuzey'inde 32. ve 36. paralel arasını uçuşa yasak bölge ilan etti.Anında Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kürdistan Demokrat Partisi'ne (KDP) bağımsızlık alanı oluşturuldu.Barzani ailesi önderliğindeki bu anlayışlar kısa sürede özerklik adı altında kendi ordusu, kendi dili, eğitim, sağlık, asayiş vs. hizmetlerini oluşturarak yarı bağımsız bir yönetim kurdular.2017'de Mesut Barzani tam bağımsızlık için referandum kararı aldı ve sandıktan bağımsızlık (!) çıktı.Ama ABD, 'henüz vakit gelmedi' diyerek sandıktan çıkan kararı askıya aldırdı.PapaPapa Franci...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhur-ittifaki-ve-chp-neye-imza-atti-1-H1613615.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613598</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yaptırımın görünmeyen sınırı</baslik>
    <metin>Almanya'nın Rusya ile bağlantılı nükleer yakıt üretimine izin vermesi, Avrupa'nın Rusya politikası ile enerji ihtiyaçları arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Avrupa ülkeleri son yıllarda Moskova'ya olan ekonomik ve enerji bağımlılığını azaltmaya çalışırken, nükleer enerji alanında geçmişten gelen teknik bağlantıları tamamen değiştirmek kolay görünmüyor. Lingen kentindeki yakıt fabrikası tartışmasının merkezinde sadece bir üretim tesisi bulunmuyor. Asıl mesele, Avrupa'nın güvenlik politikaları ile enerji alanındaki teknik gerçekler arasındaki denge.	 	Avrupa Birliği ve birçok Avrupa ülkesi, Ukrayna savaşı sonrasında Rusya'yı güvenlik politikalarında önemli bir risk unsuru olarak değerlendirmeye başladı. Bu süreçte birçok alanda Rusya'ya yönelik yaptırımlar uygulanırken, nükl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yaptirimin-gorunmeyen-siniri-H1613598.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613596</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarım</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 13.05.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Tüketim eksenli tek analiz olan Milli Ekonomi Modeli'ne (MEM) göre kaynaklar sınırsızdır. 	Doyumsuz kapitalizmin sömürü zihniyetinin tersine insan ihtiyaçlarının sınırlı olduğu hakikati tezde izah edilir. 	MEM'e göre yeryüzünde kaynak sıkıntısı yoktur. Bu, yeraltı kaynakları için böyle olduğu gibi, güneş enerjisi, nükleer enerji, rüzgâr enerjisi, akıntı enerjisi, dalga enerjisi için de söz konusudur. 	Aynı şey insan neslinin devamı için bir zaruret olan tarım ürünleri konusunda da geçerlidir. 	Gelişen teknolojik imkânların da yardımıyla bundan elli sene evvel yılda bir kez ürün alınan tarlalardan yılda iki, hatta üç sefer mahsul almak artık mümkündür. 	Ancak kapitalizmin stratejik bir sah...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarim-H1613596.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613569</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal medya sosyal hayatı bitiriyor mu?</baslik>
    <metin>	Aynı masada oturan dört kişi düşünün.		Dördünün de başı önünde, gözleri telefon ekranında- Biri başka şehirdeki arkadaşıyla yazışıyor, diğeri hiç tanımadığı insanların hayatlarını izliyor. Bir başkası paylaşımına gelen yorumları kontrol ederken sonuncusu, birkaç dakika önce çekilen fotoğrafı düzenliyor.		Masanın etrafında dört kişi var; fakat ortada bir sohbet yok.		Bu manzara artık kimseye tuhaf gelmiyor.		Peki sosyal medya, insanları birbirine mi bağlıyor; yoksa sosyal hayatın yerini yavaş yavaş kendisi mi alıyor?		OECD'nin Social Connections and Loneliness in OECD Countries raporu, bu soruya sloganlarla değil, ihtiyatlı bir bilimsel yaklaşımla cevap veriyor: Sosyal medya ne tek başına yalnızlığın sebebidir ne de her durumda sosyal bağları güçlendiren mas...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-medya-sosyal-hayati-bitiriyor-mu-H1613569.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613568</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3-</baslik>
    <metin>Kötülük, çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz. Önce kalpte sessizce filizlenir. İnsan, başkasının mutluluğuna sevinememeye başladığında, kötülük vicdanda kendine yer bulmuş demektir. İşte haset, bu sessiz çürümenin adıdır.İnsanlık tarihindeki ilk cinayetin sebebi ne toprak kavgasıydı ne de servet hırsı... İlk cinayetin arkasında, dizginlenemeyen bir haset vardı.Yüce Allah, Mâide Suresi'nde Hz. Âdem'in (a.s.) iki oğlunun ibret dolu kıssasını anlatır. İki kardeş de Allah'a birer kurban sundu. Birinin kurbanı kabul edildi, diğerinin ise edilmedi. Bunun üzerine Kabil, kardeşi Habil'e:"Andolsun seni öldüreceğim." dedi.Habil ise öfkeyle karşılık vermedi. Şu ibretlik cevabı verdi:"Allah, ancak takvâ sahiplerinden kabul eder." (Mâide, 5/27)Ne büyük bir teslimiyet...Habil, kardeşinin öfk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hasedin-ilk-cinayeti-kotulugun-golgesinde-insan-3-H1613568.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613542</no>
    <tarih>2026-08-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu</baslik>
    <metin>	Hükümetin yanlış politikalarıyla şekillenen Türkiye ekonomisi, hem hanehalkını hem de reel sektörü tarihinin en ağır borç yüklerinden biriyle karşı karşıya bırakmış durumda. 	Vatandaşın ve işletmelerin borç yükü 27 trilyon lira sınırına dayanırken, gelirlerin enflasyon karşısında eritilmesi üreticiyi de tüketiciyi de borçlanmadan yaşayamaz hale getirmiştir. 	Bankalardan kullanılan toplam kredi miktarı son bir yılda yüzde 35 artış göstererek 26 trilyon 975 milyar liraya ulaşmıştır. 	Bu devasa tutarın 20 trilyon 297 milyar lirasını ticari ve diğer krediler oluştururken, 6 trilyon 677 milyar lirasını ise tüketici kredileri ile bireysel kredi kartları oluşturmaktadır. 	Yüksek faiz ve düşen alım gücü sebebiyle çarklar dönmemekte, ödenemeyen borçlar sistemi kilitlemektedir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/borc-daginin-altinda-ezilen-ipotekli-hayatlar-ve-cikis-yolu-H1613542.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613538</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’yi çerçeveleyecekler</baslik>
    <metin>Resmi adı: 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'. Medyadaki adı: Çerçeve yasa. 360 milletvekili imzalamış.Gidin, '355'ine neyi imzaladınız' diye sorun alacağınız cevap, 'Sayın Erdoğan imzalayın dedi, imzaladık', 'Liderimiz Devlet Bey imzalayın, dedi, imzaladık', 'Önderliğimiz imzalayın dedi, imzaladık' şeklinde olacaktır.Medyadaki tartışmalara bakıyorum! Hemen herkes teklifteki maddeleri yorumlamaya çalışıyor.Yok, asıl yasa bu değil asıl hedef bu değil. Bu yasa, Türkiye'nin çerçevelenmesi için ilk adımı. Bunu bizzat kendileri ifade ediyor.'Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır' sözleriyle ilk imzayı atan Sayın Bahçeli; 'Türk'üyle, Kürt'üyle herkes kazanmıştır' dedi.DEM: '27 Şubat'ta Sayın Öcalan'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyeyi-cerceveleyecekler-H1613538.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613527</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hirs ve tûl-i emel</baslik>
    <metin>Hirs, dünyaya ve onun fânî lezzetlerine saplanıp kalmak, onlara gönül bağlamak ve onların sevgisiyle kalbi hastalandırmaktır. Bu sebeple hirs, Hak'tan ve hakikatten kopmanın bir ifadesidir. Hedeften şaşmanın sebebi ve işaretidir. Hirs, dünyaya ve onun fânî lezzetlerine saplanıp kalmak, onlara gönül bağlamak ve onların sevgisiyle kalbi hastalandırmaktır. Bu sebeple hirs, Hak'tan ve hakikatten kopmanın bir ifadesidir. Hedeften şaşmanın sebebi ve işaretidir.Tûl-i emel hırsla bütünleşerek fânî dünyaya meyli artırır. Hirs ve tûl-i emel ölümü uzak gösterir; dolayısıyla ona hazırlığı geciktirir. Bu sebeple hirs ve tûl-i emel, ahlâk-ı zemimeden sayılmış, onlarla mücadele edilmesi istenmiştir. Bu hususta insanoğlunu uyarıcı bazı delillere dikkat çekelim:"Ademoğlunun iki vadi dolusu altını ols...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hirs-ve-tul-i-emel-H1613527.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613526</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mahalleyi kaybettik</baslik>
    <metin>Bir şehrin gelişmişliğini neyle ölçüyoruz?Kaç kilometre yol yapıldığıyla, kaç konut üretildiğiyle, bina yüksekliğiyle, araç sayısıyla-Peki bir şehirde insanların birbirleriyle karşılaşabilecekleri, selamlaşabilecekleri ve hiçbir ücret ödemeden oturabilecekleri kaç yer bulunduğunu ölçüyor muyuz?Mahallede yaşayanların birbirini tanıyıp tanımadığını biliyor muyuz?Çocukların güvenle oynayabileceği, yaşlıların yalnız kalmadan vakit geçirebileceği, gençlerin kendilerini ait hissedebileceği mekânları hesaba katıyor muyuz?OECD'nin Social Connections and Loneliness in OECD Countries raporu, şehir hayatını değerlendirirken üzerinde yeterince durmadığımız bir kavramı öne çıkarıyor:Social Infrastructure- Yani sosyal altyapı.	Sosyal altyapı nedir?Altyapı denildiğinde aklımıza yol, köp...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mahalleyi-kaybettik-H1613526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613525</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2-</baslik>
    <metin>Kötülük, insanın eliyle işlenmiş olabilir; fakat onun ilk tohumu insanın eliyle atılmamıştır. İnsanlık tarihindeki ilk isyan, ilk cinayetten önce yaşandı. İlk kötülüğün adı hırsızlık değildi, zulüm değildi; kibirdi.Kur'an-ı Kerim, bize kötülüğün başlangıcını anlatırken aslında insanın iç dünyasını da anlatmaktadır. Yüce Allah, Hz. Âdem'i (a.s.) yarattığında meleklere ve İblis'e secde etmelerini emretti. Melekler ilahî emre teslim oldu; İblis ise nefsini hakikatin önüne koydu.Kur'an onun sözünü şöyle nakleder:"Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (A'râf, 7/12)Dikkat edelim- İblis "Allah yoktur." demedi. Emri duymadığını da söylemedi. Onu felakete sürükleyen şey, "Ben daha üstünüm." düşüncesiydi.İşte kötülüğün ilk kıvılcımı budur.Aradan asırlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ilk-kivilcim-iblisin-kibri-kotulugun-golgesinde-insan-2-H1613525.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613507</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain</baslik>
    <metin>Erbain, Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.a.) sevgili torunu İmam Hüseyin'in (a.s.) Kerbelâ'da şehit edilişinin kırkıncı gününü ifade eder.Erbain yürüyüşünde İmam Hüseyin efendimizin büyüklüğünü yüceliğini ve Allah katındaki makamını görüp hissedebilir ve yaşayabilirsiniz sevgili okurlar. Bu yolculuk bir aşk sarhoşluğu içerisinde şehadete ve Allah'a yürümektir.Attığınız her adım, Kerbelâ'nın susuz toprağına düşen bir dua; her nefes, Hz. İmam Hüseyin efendimizin davasına verilen sessiz bir sözdür.Irkların, dillerin, renklerin ve sınırların anlamını yitirdiği bu yürüyüşte tek bir kimlik vardır: Ehl-i Beyt'in ve Hz. İmam Hüseyin'in yolcusu olmak...O çileli yollar; sabırdan, fedakârlıktan, vefadan ve aşktan örülmüştür. Her adımda "Lebbeyk ya Hüs...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunyanin-en-buyuk-iman-yuruyusu-erbain-H1613507.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613483</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Madenleri millete vereceğiz</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 13.05.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye'de siyaset hakikaten günü kurtarmak üzerine yapılıyor. Bundan önceki seçimlerde 3 katrilyon dolarlık yer altı kaynağımız var dediğimizde, 'burada maden yok' diyenler, mızrağın çuvala sığmadığı şimdiki seçim sathında, 'Türkiye'de maden var ama Lozan'a göre bu madenleri 2023'e kadar biz işletemeyiz', bahanesinin ardına sığınıyorlar. 	Türkiye maden rezervi bakımından bor madeninde dünyada birinci; altında Güney Afrika'dan sonra ikinci sırada yer alıyor.	Ya petrole ne demeli? Türkiye bir petrol denizi üzerinde yüzüyor. 	Önce yer altı kaynaklarımızın işletme hakkının Lozan'da elimizden alınmadığını belirtelim.	20 Kasım 1922'de başlayan Lozan Barış Konferansı'nda, anlaşmanın önsözünde  "dev...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/madenleri-millete-verecegiz-H1613483.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613476</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Irak: Devlet mi, yeni vesayet mi?</baslik>
    <metin>Irak bir kez daha dünyanın gündeminde. Bu defa tartışılan konu yeni başbakan, birkaç silahlı grup ya da Washington-Bağdat ilişkileri değil. Asıl mesele, Irak'ın yeniden devlet olup olamayacağıdır. Fakat bana göre daha kritik bir soru var: Gerçekten devlet mi güçleniyor, yoksa sadece devlet üzerinde söz sahibi olan güçler mi değişiyor? Türkiye'nin dikkatle takip etmesi gereken nokta tam da burası.	 	Yeni Başbakan Ali el-Zaidi'nin önüne konulan en önemli hedef, silahlı grupların etkisini azaltmak ve devlet otoritesini güçlendirmek olarak sunuluyor. Kulağa oldukça makul geliyor. Ancak Orta Doğu'da hedeflerle sonuçların her zaman aynı olmadığını defalarca gördük. Bu yüzden sadece açıklamalara değil, zamanlamaya da bakmak gerekiyor.	 	Washington bugün güçlü bir Irak devletinden ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/irak-devlet-mi-yeni-vesayet-mi-H1613476.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613467</no>
    <tarih>2026-08-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor?</baslik>
    <metin>	Türkiye'de 86 milyon vatandaşımızın tamamı terörün bitmesini, kanın durmasını ve geleceğe güvenle bakmayı haklı olarak arzulamaktadır. 	Ancak bir hedefin meşruiyeti, o hedefe ulaşmak için seçilen yöntemin ve atılan adımların risklerini bertaraf etmeye yetmez. 	Son günlerde kamuoyunun gündemine oturan ve MHP lideri Devlet Bahçeli başta olmak üzere yaklaşık 360 milletvekilinin imzalarıyla Meclis Başkanlığı'na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" başlıklı çerçeve yasa teklifi, "Terörsüz Türkiye" vizyonu adı altında hayati bir yol ayrımına işaret etmektedir. 	Cuma günü Adalet Komisyonu'na, Pazar günü ise Genel Kurul'a gelmesi planlanan bu jet hızıyla yürütülen yasama takvimi, terörle mücadelenin temel felsefesi ile terörle müzakere arasındaki o in...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cerceve-yasa-kimin-gelecegini-insa-ediyor-H1613467.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613452</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dört milyar kimden eksilecek? Bir ortalamanın ahlaki anatomisi</baslik>
    <metin>	Temmuz 2026'da Sustainable Development dergisinde bir makale yayımlandı: "Achieve Sustainability by Easing Population to 4 Billion by 2200." Aralarında ekolojik ayak izi kavramının mimarlarından William Rees ve çevre etiği uzmanı Philip Cafaro'nun da bulunduğu on ülkeden on bir yazar kısaca şunu söylüyor: 1970-2020 arasında biyoçeşitlilik, tüketim ve kirlilik göstergeleri insan nüfusu ve kişi başı etkiyle son derece güçlü korelasyonlar gösteriyor; sürdürülebilirliğe giden yol, nüfusun 2200 yılına kadar dört milyar veya altına kademeli olarak indirilmesinden geçiyor. 	Geçen hafta Daily Mail bunu manşete taşıdı, William Hunter imzasıyla: dünyayı kurtarmak için nüfusu yarıya indirmemiz gerekiyor. Haber, öneriyi Avengers: Infinity War'daki Thanos'un planına benzetti. Sosyal medyada mily...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dort-milyar-kimden-eksilecek-bir-ortalamanin-ahlaki-anatomisi-H1613452.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613448</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu</baslik>
    <metin>Dünyaya hükümran olmak, emperyalist-Siyonist zihniyetin inançlarından aldıkları birer hedeftir. Bu hedeflerini gerçekleştirmek için siyasi olarak güçlü olmak zorundadırlar.Siyaseten güçlü olmak yani bütün ülkelerde her dediklerinin 'emir telakki edilmesi' içinde dünya ekonomisini ellerinde tutmak gerekiyordu. Bütün bunları korumak ve aykırı sesleri anında susturabilmek için ordu gerekiyordu.2. dünya savaşından sonra bu hedeflerini darbelerle, iç ve bölgesel savaşlarla milyonlarca insanı katlederek, büyük ölçüde gerçekleştirdiler.Ama dünya değişiyor ve insanlık artık daha büyük sorularla Haçlı emperyalist-Siyonist zihniyetin karşısına çıkıyordu.Bu barbar zihniyet her zaman ki gibi soruları cevaplamak, sorunları çözmek yerine kan ile cevap verme şıkkını tercih etti.İşte İ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/emperyalizme-karsi-irani-sanli-durusu-H1613448.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613438</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ormanlar neden yanar?</baslik>
    <metin>	Asrın sorusu-	Ormanlar neden yanar? Herkes bir bahane buluyor. Bir gerçek var ki her teori doğru olabilir. Ancak evde yemek yaparken tencerenin dibini de yakabilirsiniz. Bunun şimdiki tek geçerli nedeni tencerenin başından uzaklaşıp, telefona dalmanızdır.	Yemek yaparken nasıl ocak başını yalnız, tencereyi sahipsiz bırakamazsanız; ormanları da sahipsiz bırakamazsınız. Ormanlar da yemek tenceresi gibi ilgi bekler, sahiplenilmek ister. Eskiden ormanlarımız yok mu idi? Vardı elbet. Peki, o zamanlar yanmayan ormanlar bugün niçin yanıyor? Bunun altında ya kasıt vardır, ya da ihmal.  Yanlış uygulamaları da işin içine katarsak sorumuza biraz olsun cevap buluruz.	Flora ve faunası ile orman altında yer alan örtü, kendi ekosistemini kurmuş; orman köylüsünün desteği ile gelişmesini sürd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ormanlar-neden-yanar-H1613438.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613437</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gidiyor</baslik>
    <metin>	Hayret, şu insanın acep derdi ne?	Dünyayı sırtına almış gidiyor	Köle olmuş namerdine merdine	Sanki belasını bulmuş gidiyor	 	Başkasına ait türlü malları	Ormanları ovaları yolları	Atları mıhları hem de nalları	Kimseler duymadan çalmış gidiyor	 	Bir hastanın başucunda durmadan	Bir mazlumun yarasını sarmadan	Enini boyunu asla sormadan	Koca okyanusa dalmış gidiyor	 	Yalanı doğrudan rahat söylemiş	Kamunun malını boca eylemiş	Emaneti hep kendine eylemiş	Çöpten dağ altında kalmış gidiyor	 	Mal toplamış nal toplamış durmadan	Kul hakkına asla kafa yormadan	Şeytanların hatırını kırmadan!	Âleme ibretlik olmuş gidiyor	 	Bulunduğu mekân zifiri gece	Umudu kemirmiş gayet sinsice	Sırtındaki vebal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gidiyor-H1613437.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613422</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yoksulluk sadece cebi boşaltmıyor</baslik>
    <metin>Açlık sınırı 36 bin 940 lira, yoksulluk sınırı 120 bin 325 lira olarak açıklandı.Buna karşılık asgari ücret 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira-BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, son paylaşımında bu rakamları yan yana koyarak ekonomideki tabloyu çarpıcı bir karşılaştırmayla anlattı: Beş emekli aylığı bir araya geldiğinde ancak bir ailenin yoksulluk sınırına ulaşabiliyor. Aynı sınırı yakalamak için 4,2 asgari ücretlinin bütün kazancını birleştirmek gerekiyor.Daha vahimi, asgari ücret açlık sınırının 8 bin 865 lira; en düşük emekli aylığı ise 13 bin 388 lira altında kalıyor.Hüseyin Baş'ın ifadesiyle:"Alın size ekonominin resmi!"Ancak bu resimde yalnızca boşalan pazar arabaları, küçülen sofralar ve ödenemeyen faturalar yok. Yoksulluk, insanın sosyal çevresini ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yoksulluk-sadece-cebi-bosaltmiyor-H1613422.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613420</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1-</baslik>
    <metin>İnsanlık tarihi, hak ile bâtılın, iyilik ile kötülüğün mücadelesiyle şekillenmiştir. Asırlar değişmiş, devletler yıkılmış, medeniyetler kurulmuş; fakat insanın iç dünyasında yaşanan bu mücadele hiç bitmemiştir. Çünkü kötülük, önce sokakta değil; insanın kalbinde başlar. Vicdanda filizlenen bir karanlık, zamanla dile, davranışa, aileye ve nihayet topluma sirayet eder.Bugün teknolojinin zirvesine ulaşan insanlık, ne yazık ki aynı başarıyı ahlâkta ve vicdanda gösterememektedir. Bilgi artmakta, imkânlar çoğalmakta; buna karşılık merhamet eksilmekte, güven zedelenmekte, adalet yara almaktadır. Her gün şiddet, haksızlık, yalan, iftira, dolandırıcılık, aile faciaları ve savaş haberleriyle karşılaşıyoruz. Şu soruyu sormadan geçemeyiz: İnsan gerçekten ilerliyor mu, yoksa sadece araçları mı gelişi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kotulugun-anatomisi-kotulugun-golgesinde-insan-1-H1613420.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613415</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>72 masumu şehit edenlerin torunları kâfirlerle dost oldular!</baslik>
    <metin>Araplar, İslam gelmeden önce Hz. İbrahim ve İsmail'in tebliğ ettiği Hanif dini üzere olan Araplar, sahip oldukları bu inançlarını tahrif ederek, tevhidden vazgeçerek, şirke düşerek putlara tapmaya başlamışlardı. Tevhidin kıblesi olan Kâbe putlarla dolduruldu. Helvadan yaptıkları putlara taparlardı. Sahrada aç kalıp yemek bulamadıklarında helvadan yapmış oldukları, tapındıkları bu putları yerdiler. Araplar büyük ahlaki çöküş ve yozlaşma içinde yaşıyorlardı. Kadın haklarından söz etmek olanaksızdı. Orta ve aşağı tabakadaki kabilelerin kadınları daha doğuştan ikinci sınıf insan muamelesine uğruyordu. Bir kişi erkek çocuğu olduğunda sevinip şenlik düzenlerken, kız çocuğu doğduğunda utanır, suç işlemiş gibi pişmanlık duyardı. Özellikle aşağı tabakalarda kadının, kocasının gözündeki değeri, sahi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/72-masumu-sehit-edenlerin-torunlari-kafirlerle-dost-oldular-H1613415.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613414</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Atatürk Kürtlere özerklik vermişti” iftirasını çürütüyoruz</baslik>
    <metin>106 yıl evvel Sevr'de ne planlanmışsa, bugün Türkiye'de bol soslu ketçaplı sunumlarla hayata geçirilmeye çalışılan proje aynı şeydir!Kayyımlar butlanlar ve şimdide fezlekeler gündemde.Türkiye'de git gide derinleşen krizin gerçek boyutlarını gölgeleyen sanal gelişmeler,  sizce kimin işine yarıyor?Gençler umutsuz.Emekliler evlerinden çıkamıyor.Asgari ücretliler ise çaresizlik içinde kıvranıyor.87 milyon çözüm bekliyor.Aslında çözüm yanı başında olsa da, bir türlü göremiyor ve elbette ki gösterilmiyor.Uzun zamandır ülkemizin tek gündemi var.Belediyelere yapılan operasyonlar ve ünlülerin göz altıları.Kimin ne suçu varsa ve sabitse adalet kesinlikle tecelli etsin ve suçlu cezasını çeksin.Türkiye'nin 2023'ten bu tarafa ateşli bir şekilde tartıştığı bir diğer tali konu ise, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-kurtlere-ozerklik-vermisti-iftirasini-curutuyoruz-H1613414.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613408</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rusya'nın olimpiyat tavizi mi, stratejik hamlesi mi?</baslik>
    <metin>Rusya'nın Ukrayna politikası değişmedi. Ancak Olimpiyatlar üzerinden alınan bir karar, Kremlin'in yıllardır savunduğu söylemi yeniden tartışmaya açtı.	 	Rus Olimpiyat Komitesi'nin Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson'daki spor yapılanmalarını üyelik yapısından çıkarması, Moskova'nın bu bölgeler üzerindeki siyasi iddiasından vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Rusya bu bölgeleri kendi toprağı olarak görmeye devam ediyor. Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise bu bölgeleri Ukrayna'nın spor yetki alanında değerlendiriyor.	 	Tartışmanın nedeni de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Moskova siyasi pozisyonunu korurken, olimpiyat sisteminin kurallarına uyum sağlamak zorunda kaldı. Bu durum, özellikle Rusya içindeki savaş yanlısı çevrelerde "geri adım" olarak yorumlandı.	 	Çünkü Kre...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rusyanin-olimpiyat-tavizi-mi-stratejik-hamlesi-mi-H1613408.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613376</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Senyorajı devreye koymak zorundayız</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.01.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türk ekonomisinin ülkedeki her olaydan hatta dış ülkelerde meydana gelen gelişmelerden etkilenen kırılgan yapısı hepimizce malumdur. 	Başka ülkelerde piyasa dengelerini değiştirmeyecek hadiseler, burada Türk Lirası'nın değerini alt üst etmektedir. 	17 Aralık operasyonu sonrasında ülkemizde dört bakan istifa etti; bu tarihten beri, Dolar'ın ve Euro'nun yükselişine engel olunamamaktadır. 	Çareyi faizleri arttırmakta bulan Merkez Bankası'nın müdahalesi de bu artışın önüne geçmeye yetmemiştir. 	Türk ekonomisi ciddi bir deprem geçirmektedir. 	Bunun ana nedeni, cebimizde taşıdığımız Türk Lirası'nın değerini belirleme yetkimizin olmamasıdır. 	Cebimizdeki para, Merkez Bankası kasasında saklan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/senyoraji-devreye-koymak-zorundayiz-H1613376.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613370</no>
    <tarih>2026-08-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik</baslik>
    <metin>	Gazze'de aylardır süregelen insanlık dramı, Lübnan'a sıçrayan saldırılar, Suriye'deki kronik istikrarsızlık, İran'a yönelik askeri tehditler ve son olarak Yemen üzerinden Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı'na taşınan gerilimler yan yana konulduğunda, ortaya tesadüfi krizler zinciri çıkmamaktadır. 	Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da vurguladığı üzere, bu tablo küresel güçlerin ve bölgesel ortaklarının onlarca yıldır yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) aşama aşama sahneye konulmasından başka bir şey değildir.	Temel strateji son derece açıktır: Coğrafyayı etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden bölmek, sürekli bir kriz döngüsü üretmek ve parçalanmış yapıları dış müdahaleye açık hale getirmektir.	Büyük Ortadoğu Projesi ve Gazze'den Yemen'e uzan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/petrol-icin-ittifak-insanlik-icin-sessizlik-H1613370.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613349</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>CIA Planına ilk imzayı atan kişi Devlet Bahçeli</baslik>
    <metin>Dün 'terörle müzakere olmaz, mücadele olur, terör örgütleriyle masaya oturanlar şöyledir, böyledir' diyenler bir komisyon kurdular. Terörü bitireceklermiş! Teröre harcanan parayı millete harcayacaklarmış!1 yıldır kurulamayacak cümleleri kurdular, atılamayacak adımları attılar. Ya! Milletin vekillerini, bebek katilinin ayağına bile gönderdiler.Kandil'den, İmralı'dan, DEM'den devletimize, milletimize ve ordumuza yapılan onlarca hakareti sinelerine çektiler, tehditlerini yuttular.Sonra bir çerçeve yaptırmış olacaklar ki, içine kanunları koyup TBMM'ye gönderdiler. Bu çerçeveli yasaya ilk imzayı Devlet Bahçeli kameralar önünde attı.İkinci imza ise 'Murat Karayılan'ı bin parçaya bölmezsem yüzüme tükürün' diyen Süleyman Soylu'dan geldi.Bu yasa çok önceden hazırlanmıştıABD'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cia-planina-ilk-imzayi-atan-kisi-devlet-bahceli-H1613349.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613348</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir fikre saldırmak</baslik>
    <metin>	Önceki iki yazımda insanların yıllarca savundukları kanaatlerden vazgeçme mekanizmalarını analiz etmeye çalışmıştım. Konumuz bir fikre saplantı derecesinde körü körüne bağlanmış bir kişinin nasıl dönüştürülebileceği noktasıydı. Gördük ki insan, fikrini yalnızca aklıyla değil; aidiyetleriyle, hatıralarıyla ve mensup olduğu çevreyle birlikte taşır. Bu yüzden çoğu zaman fikir, yeni bir delille değil; yeni bir referans grubuyla değişir.	Türkçede sıkça duyduğumuz "Fikirlere saygı duymak gerekir" sözü çoğu zaman bir nezaket ifadesinden çok bir kalkana dönüşüyor. Oysa saygı insana borçtur; fikre değil. İnsanın haysiyeti vardır, incinir; fikrin ise yalnızca doğruluk değeri vardır. Doğruysa ayakta kalır, yanlışsa yıkılması gerekir. Acı çeken fikir değil, fikrini benliğiyle özdeşleştiren insa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-fikre-saldirmak-H1613348.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613343</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ceuta bize ne anlatıyor</baslik>
    <metin>Ceuta'da yaşananlar yalnızca yeni bir göç dalgası değildi. Asıl sarsılan, Avrupa Birliği'nin yıllardır savunduğu ortak hareket etme iddiasıydı. Binlerce insanın birkaç gün içinde sınırı zorlaması kadar, Avrupa başkentlerinden gelen birbirinden farklı siyasi tepkiler de dikkat çekti. Krizin ilk saatlerinden itibaren ortaya çıkan tablo, Avrupa'nın göç konusunda ortak bir refleks geliştirmekte hala zorlandığını gösterdi.	 	İspanya Başbakanı Pedro Saacute;nchez'in en büyük tepkisi göçmenlere değil, Avrupa'daki bazı ortaklarına oldu. Madrid, Ceuta'da yaşananların ardından dayanışma beklerken bazı liderler meseleyi İspanya'nın göç politikasını eleştirmek için kullandı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin İspanya'nın Schengen sisteminden geçici olarak çıkarılmasını gündeme taşıması, tartı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ceuta-bize-ne-anlatiyor-H1613343.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613339</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10-</baslik>
    <metin>"Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görecektir." (Zilzâl Sûresi, 7)On gündür birlikte iyiliğin izini sürdük. Bazen bir selamın sıcaklığında, bazen bir komşunun kapısını çalmada, bazen gizlice yapılan bir sadakada, bazen de güzel ahlâkın sessiz ama güçlü etkisinde... Her yazıda aynı hakikate ulaştık: İyilik, insanı değiştirdiği gibi toplumu da değiştiren ilahî bir kuvvettir.İnsanlık tarihi, iyilikle kötülüğün mücadelesinin tarihidir. Kimi zaman kötülük daha güçlü görünmüş, zulüm daha gür ses çıkarmış, haksızlık daha etkili olmuş gibi görünmüştür. Ancak tarihin hükmü değişmemiştir. Sonunda ayakta kalanlar; adaleti esas alanlar, merhameti hayatının merkezine koyanlar ve iyilikten vazgeçmeyenler olmuştur.Kur'ân-ı Kerim'in ortaya koyduğu hayat anlayışında iyilik, sadece yapılacak bir davr...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunyayi-degistiren-sessiz-guc-iyiliktir-iyilik-medeniyeti-10-H1613339.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613338</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Telefonlarımız arttı, dostlarımız azaldı</baslik>
    <metin>	Eskiden bir dostun sesini duymak için ev telefonunu arar, kapısını çalar veya buluşacağımız yeri önceden kararlaştırırdık. Bugün ise dünyanın öbür ucundaki bir insana saniyeler içinde ulaşabiliyoruz.		Telefonlarımız daha akıllı, iletişimimiz daha hızlı, çevrim içi çevremiz daha kalabalık-	Fakat birbirimize gerçekten daha yakın mıyız?		OECD'nin 2025 yılında yayımladığı "OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu soruya düşündürücü bir cevap veriyor: Uzaktan iletişim artarken yüz yüze görüşmeler azalıyor.	Aynı masadan aynı ekrana	OECD, 21 Avrupa ülkesindeki sosyal ilişkilerin değişimini 2006, 2015 ve 2022 verileri üzerinden inceliyor.		Aynı evde yaşamayan aile üyeleriyle her gün yüz yüze görüşenlerin oranı 2006'da yüzde 17 iken 2022'de yüzde 11...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/telefonlarimiz-artti-dostlarimiz-azaldi-H1613338.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613283</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel soygun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle 24.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Senyoraj en geniş manasıyla "paranın üretim maliyeti ile üzerinde yazılı değer arasındaki farktır." 	Bu fark devletin kasasına gelir olarak girdiğinde devlet, vergi gelirin dışında ciddi bir gelir elde etmiş olur.	Senyoraj geliri devletlerin hükümranlık hakkını ifade eder. 	Bir devlet kendi coğrafyasındaki hizmet ve üretim karşılığında senyoraj geliri elde etme hakkına sahiptir. 	Devletler elde ettikleri bu kârı kamu harcamalarında kullanır. Senyoraj geliri kamu harcamaları ile halka hizmet olarak aktarılacağı için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi, halkın emeğinin kendine hizmet olarak geri dönmesidir. 	Senyoraj hakkını kullanmayan, yani merkez bankalarını devreye koymayan, bunun y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-soygun-H1613283.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613282</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Alevlerin kıyısında zamanla yarış</baslik>
    <metin>	Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Akdeniz kuşağından Kaliforniya'ya kadar geniş bir coğrafya, tabiatın en yıkıcı felaketlerinden biri olan orman yangınlarıyla yüzleşmektedir. 	Yeşilin birkaç saat içerisinde küle dönüştüğü bu ekolojik yıkım, yalnızca çevresel bir felaket değil; biyolojik çeşitliliği, iklim dengesini ve insan yaşamını tehdit eden kapsamlı bir krizdir. 	Günümüzde orman yangınlarıyla mücadele, sadece söndürme ekiplerinin sahaya sürülmesinden ibaret olmaktan çıkmış; önleyici tedbirler, yapay zekâ entegrasyonu ve uluslararası kapasite karşılaştırmalarının belirleyici olduğu devasa bir operasyonel sürece dönüşmüştür.	İnsan kusurları ve tetikleyici iklim dinamikleri	Ülkemizde orman yangınlarının kökenine inildiğinde, tabiatın kendi dinamiklerinden ziyade insan f...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/alevlerin-kiyisinda-zamanla-yaris-H1613282.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613226</no>
    <tarih>2026-08-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Tüzel</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-tuzel.jpg</fotograf>    
    <baslik>Thassos Adası’nda iki gün   </baslik>
    <metin>	Değerli dostum Dr. Yüksel Türemez'in nazik davetiyle, Kuzey Ege'nin en yeşil ve en bakir köşelerinden biri olan Thassos (Taşöz) Adası'nda iki günlük harika bir mola verme şansı buldum. Bu kısa ama dolu dolu geçen seyahat hem zihnimi dinlendirdi hem de komşu kıyılardaki turizm anlayışına dair ufuk açıcı gözlemler yapmamı sağladı.	Thassos Adası Ege Denizi'nin en kuzeyinde, Yunanistan ana karasına sadece 10 km uzaklıkta bulunuyor. Türkiye sınırına ve İstanbul'a en yakın Yunan adalarından biri. Coğrafi olarak Kuzey Ege'de bulunmasına rağmen idari olarak Kavala bölgesinin bir parçası. 		 	Yunanistan'ın "en yeşil adası" olarak tanınan Thassos, diğer Ege adalarının kurak yapısının aksine, çam ormanlarıyla, devasa çınarlarla, kestane ağaçları ve yüz yıllık zeytinliklerle kaplı. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/thassos-adasinda-iki-gun-H1613226.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613276</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fikir zihinde değil, ortamda tutulur</baslik>
    <metin>	Bir önceki yazımda insanın aksine bir sürü delil görmesine rağmen, bir fikre niye saplanıp kaldığını analiz etmeye çalışmıştım. Bugünse kişinin düşünce dünyasında değişime gidebilecek bir yolculuk var mı nasıl olur ona bir bakalım diyorum. Konunun çok yönlülüğü ve binlerce yıldır üzerinde yazılıp çizildiği göz önüne alındığında bir yazı içerisinde tüm detayları açıklamak tabiki mümkün değil ve aynı zamanda beni de aşar diye düşünüyorum. Onun için temel bazı genellemelerle ilerleyeceğimi baştan belirtmek isterim.  	Bir insanın yıllarca savunduğu bir fikirden dönmesini genelde üç şeyle açıklayabiliriz. 	Birincisi aykırılıkların birikmesi: tek bir karşı örnek hiçbir şeyi yıkmaz, ama bu örnekler birikmeye ve kuvvetlenmeye başlayınca sarsılmalar da başlar. 	İkincisi ahlaki şok: f...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fikir-zihinde-degil-ortamda-tutulur-H1613276.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613275</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Partinin adı ‘Yeni’ ama kafalar eski</baslik>
    <metin>500 günden fazladır siyasetin gündemi CHP. CHP ile yatıyor, CHP ile kalkıyoruz. Bu gündem bile körene tek parti iktidarının çaresizliğinin ifadesidir. Ama CHP bunu göremedi, CHP'liler bunu göremedi.Bu ülkede Atatürk düşmanları bellidir ve bunu artık gizlemiyorlar da! Öyle bir düşmanlık ki, Atatürk ile anılan ne varsa hepsini bitirmek, silmek, parçalamak istiyorlar.Birçok hedeflerini de gerçekleştirdiler. Gerçekleştiremedikleri ise CHP'yi parçalamaktı. Onu da Bay Kemal gerçekleştirdi.Yeni PartiÖzgür Özel ve ekibi CHP'den istifa edip, parti kurdular ve adına 'Yeni Parti' dediler.Parti programına koydukları ifadelere, başta Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerin açıklamalarına bakıyorum da, sadece isim yeni. Kafa aynı kafa.Yıllardır siyaset arenasındalar, Meclis'teler. Bizim bilmedikleri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/partinin-adi-yeni-ama-kafalar-eski-H1613275.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613232</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hatada ısrar, yok olmaktır</baslik>
    <metin>	Türk İslam coğrafyasında yüzyıllardır hesabı olan uluslar olduğu gibi, bizi ancak O'na kul olmamız için yoktan var eden yüce Allah'ın da bir hesabı var. Allah (cc) ilk insan ve ilk peygamber olarak gönderdiği Hz. Âdem (a.s.)'dir.  		Hz. Âdem'den son peygamber ve peygamberlik yolu olan nübüvvetin başı, tüm peygamberlerin peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a.)'e kadar gönderdiği din aynıdır. Allah (cc) her peygambere ayrı bir din göndermemiştir. Allah'ın dini tektir. "Şüphesiz Allah katında tek din, hak din İslam'dır." (Âl-i İmrân 19)  		Allah (cc) tüm peygamberlere aynı dini göndermiştir. Allah'ın gönderdiği dine razı olmayan Yahudi ve Hıristiyanlar, Allah'ın gönderdiği kitapları tahrif ederek inandıkları gibi bir din uydurarak Allah'a şirk koşarak dinden çıkmışlardır. O uydurdukla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hatada-israr-yok-olmaktir-H1613232.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613231</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’</baslik>
    <metin>	Türkiye'de, şiirle, edebiyatla, özellikle de halk edebiyatıyla, âşıklık geleneği ile birazcık ilgilenen hemen herkes Feyzi Halıcı ismini mutlaka duymuştur.	Konya Âşıklar Bayramını kuran ve on yıllar boyunca, zannediyorum vefatına kadar da aksatmadan sürdüren bir kültür insanı, bir şiir sevdalısıydı.	Başlıktaki dizeler onun çok meşhur şiirlerinden birine aittir, ülkemizin en meşhur halk müziği sanatçılarının hemen hepsinden dinleyebilirsiniz.	Feyzi Halıcı merhum bir kültür insanı, bir şair ve şiir sevdalısı olarak Konya Âşıklar Bayramını icat edip ölümüne kadar sürdürerek, memlekete nice halk ozanı kazandırmış ve bu âşıklık geleneğinin yeniden canlanmasına çok önemli katkı sunmuştur.	Anadolu'nun her hangi bir köşesinde çiftinin çubuğunun, tarlasının çayırının peşinde koşa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ben-topragin-tohumuyum-ekmeyiniz-tasa-beni-H1613231.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613229</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lozan’da bilinmeyen gerçekler: Gizli madde yok, gizli oturum var</baslik>
    <metin>Başlıyoruz-Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senedi olan Lozan antlaşması, Atatürk'e ve Türk milletine olan düşmanlıklarıyla bilinen çevrelerce, sürekli olarak eleştiri konusu yapılmıştır.Bu çevrelerin en çok dile getirdikleri ve ağızlarında Graham Fuller ve Paul Henze sakızı yaptıkları konu, "Lozan'da gizli maddeler var" yalanıydı.Cumhuriyet düşmanı çevrelerce Lozan'la ilgili en çok istismar edilen bir diğer konu ise, ihtilaf devletlerince halifeliğin kaldırılması karşılığında Lozan'ın tanınacağı ile ilgili kuyruklu yalandı.Yani İngiliz ve Fransızlar Lozan'da bulunan Türk delegasyonuna, "Siz hilafetten vaz geçin, bizde sizin isteklerinizi kabul edelim" şeklinde baskılarda bulunmuş ve sonuç almıştı.Yani saltanat ve hilafetin Cumhuriyeti kuran kadrolar tarafından...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lozanda-bilinmeyen-gercekler-gizli-madde-yok-gizli-oturum-var-H1613229.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613223</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gençleri yalnızlıktan nasıl kurtarırız?</baslik>
    <metin>	Kalabalıklar büyüyor, iletişim araçları çoğalıyor; fakat gençler kendilerini giderek daha yalnız hissediyor.		"OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu çelişkiyi çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Gençler hâlâ toplumun en fazla iletişim kuran kesimi. Avrupa'daki 23 OECD ülkesinde 16-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 34'ü arkadaşlarıyla her gün yüz yüze görüşüyor. Yüzde 64'ü ise arkadaşlarıyla her gün telefon veya internet üzerinden iletişim kuruyor.		Ancak iletişimin sıklığı, kurulan ilişkinin güçlü olduğu anlamına gelmiyor.		OECD'ye göre 2018-2022 döneminde yalnızlık hissindeki en belirgin artış 16-24 yaş grubunda görüldü. Gençlerin ilişkilerinden duyduğu memnuniyet azaldı, algıladıkları sosyal destek zayıfladı ve yüz yüze görüşme sıklığı geriledi. Üstelik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gencleri-yalnizliktan-nasil-kurtaririz-H1613223.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613221</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9-</baslik>
    <metin>"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a iman edersiniz..." (Âl-i İmrân Sûresi, 110)Medeniyetler, yalnızca fetihlerle kurulmaz; gönüller fethedildiğinde kalıcı hâle gelir. Tarih boyunca nice devletler büyük ordular kurmuş, geniş topraklara hükmetmiş, görkemli saraylar inşa etmiştir. Fakat bunların birçoğu zamanın tozlu sayfalarında kaybolup gitmiştir. Buna karşılık, adaletle hükmeden, merhameti esas alan ve iyiliği hayatın merkezine yerleştiren medeniyetler, asırlar geçse de insanlığa ilham vermeye devam etmiştir.İslam medeniyetini diğer medeniyetlerden ayıran en önemli özellik, insanı merkeze almasıdır. Çünkü Kur'ân-ı Kerim'in hedefi sadece bireyi değil, toplumu da ıslah etmektir. İyilik, bireysel bir fazilet olmanın ötesi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilik-bir-medeniyet-insa-eder-iyilik-medeniyeti-9-H1613221.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613211</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarih tekerrür mü ediyor?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 25.07.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde İngilizler Ortadoğu ve Hicaz bölgesini Osmanlı'dan koparabilmek için çok çeşitli oyunlar oynamışlardır. 	Hüseyin b. Ali'yi, İslam alemini parçalamak maksadıyla halife yapma vaadiyle öne çıkaran İngilizler, diğer yandan da Muhammed Abdülvehhab aracılığı ile ehl-i sünnet akaidine uymayan yeni bir mezhep ortaya çıkarmak için faaliyet gösteriyorlardı. Bu oyunlar neticesi Osmanlı'nın yıkılmasını ve İslam dünyasının parçalanmasını temin ettiler.	"Tarih tekerrürden ibarettir" sözünü doğrularcasına, günümüzde aynı oyun bizim üzerimizde oynanmaktadır. 	Bir yanda dışarıdan destekli halife taslakları, diğer yanda milletin inancını zorlaştırma faaliyetleri. Bunlar a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarih-tekerrur-mu-ediyor-H1613211.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613207</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gıda zincirindeki kırılma</baslik>
    <metin>Dünya tahıl ticareti, son yıllarda savaşlar, enerji sorunları ve ulaşım hatlarında yaşanan aksaklıklar nedeniyle daha hassas bir dönemden geçiyor. Ancak bugün karşı karşıya olunan temel risk sadece üretimin azalması değil. Asıl mesele, üretilen gıdanın güvenli ve kesintisiz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılabilmesi.	 	Karadeniz çevresinde yaşanan gelişmeler bu kırılganlığı açık şekilde gösteriyor. Bölgede limanların, ihracat terminallerinin ve kritik altyapıların hedef alınması, gıda güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Çünkü modern tarım sistemi artık yalnızca toprağa ve üreticiye değil; enerjiye, lojistiğe ve uluslararası ticaret yollarına da bağlı.	 	Rusya ve Ukrayna, dünya tahıl piyasalarında önemli aktörler arasında bulunuyor. Özellikle buğday ihracatında...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gida-zincirindeki-kirilma-H1613207.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613193</no>
    <tarih>2026-08-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok</baslik>
    <metin>	İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik hamleleri, Ortadoğu'daki askeri ve diplomatik dengeleri yeniden şekillendiriyor. 	ABD ve İsrail'in sert söylemlerine, bölgedeki askeri hareketliliğe rağmen Tahran yönetimi, hem sahada kurduğu üstünlüğü masada tescillemek hem de ABD'nin bölgesel planlarını boşa çıkarmak adına çok katmanlı bir diplomasi yürütüyor. 	İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin açıklamaları ile ABD Başkanı Donald Trump'ın son kararları yan yana getirildiğinde, bölgede yeni bir güç dengesinin inşa edildiği açıkça görülüyor.	Hürmüz Boğazı'nda dönüşü olmayan yeni statü ve Umman diplomasisi	İran, Hürmüz Boğazı'nın geleceğini sadece kendi ulusal güvenliği açısından değil, küresel enerji taşımacılığının ve bölgesel güç de...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-tikandi-israil-rahatsiz-irandan-geri-adim-yok-H1613193.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613179</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>O imparatorluklar bir gecede yıkılmadı</baslik>
    <metin>Tarihin sahifeleri nice yenilmez denen kralların, yıkılmaz denen imparatorlukların, lüks, şatafat içinde yaşayan halkların hikayeleri ile doludur.  Hepsi yıkıldı, silindi, gitti. Peki, o kadar güç, kuvvet, servet, zamanın şartlarına göre devasa ordulara vs. rağmen neden yıkıldılar, neden yok oldular?Firavunlardan, Nemrutlardan, Roma'dan, Osmanlı'dan, SSCB'ye kadar bu yok oluşların temelinde hep aynı maddeler var.Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti tarihte kurulmuş 17'ci büyük Türk devletidir. 16 devletin yıkılışına baktığımızda da yine aynı maddeler var. Yani tarih hep tekerrür ediyor.'Yıkıldı' dediğimiz krallıklar, imparatorluklar, devletler bir gece ansızın yıkılmadı. Yapılan her yanlış ve o yanlışta ısrar tabir yerinde ise damlaya damlaya göl oldu ve son bir damla ile sel olup ne...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/o-imparatorluklar-bir-gecede-yikilmadi-H1613179.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613175</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi</baslik>
    <metin>	29 Temmuz 2026 tarihinde Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki kritik enerji merkezlerinden biri olan Dimyat Limanı'nda yaşanan patlamalar, bölgedeki zaten kırılgan olan dengeleri altüst edecek yeni bir krizin fitilini ateşledi. 	Mısır Petrol Bakanlığı ve Mısır Bakanlar Kurulu tarafından yapılan ilk resmi açıklamalarda, limanda bulunan iki gazlaştırma ve depolama gemisinde meydana gelen yangının kamikaze insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen bir saldırı sonucu çıktığı doğrulandı.	Doğu Akdeniz'in ana enerji aktarım noktalarından biri olan bu limana yapılan müdahale, yalnızca bir lojistik krizi değil, çatışmaların boyutunu tüm bölgeye yaymayı hedefleyen tehlikeli bir sürecin habercisi olarak değerlendiriliyor.	Oklar kimi gösteriyor?	Dimyat'taki patlamaların hemen ardından göz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dimyat-saldirisi-ve-sahte-bayrak-suphesi-H1613175.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613150</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye neden bu hale geldi?</baslik>
    <metin>	"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Asırlardır tekrar edilen bu söz, bugün belki de tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar yeniden düşünülmeyi hak ediyor. Çünkü bugün Türkiye'nin yaşadığı en büyük kriz, yalnızca ekonomik değildir. Bugün en ağır kriz, insan krizidir.		Bugün çoğu tartışma ise hastalığın kendisinden çok belirtileri üzerinde yürümektedir. Ekonomiyi konuşuyoruz. Hukuku konuşuyoruz. Anayasayı konuşuyoruz. Yönetim sistemini konuşuyoruz. Elbette bunların tamamı konuşulacaktır. Ancak şu temel soruyu sormadan hiçbir reform kalıcı olmayacaktır: Bu kurumları ayakta tutacak insanı nasıl yetiştireceğiz? İşte bu sorunun cevabını bundan yaklaşık beş asır önce Osmanlı'nın büyük mütefekkiri Kınalızâde Ali Çelebi vermişti.		En büyük eseri olan Ahlâk-ı Alâ'î'yi yazarken "Dev...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-neden-bu-hale-geldi-H1613150.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613149</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk olsaydı madenler milletin olurdu</baslik>
    <metin>En stratejik madenlerden bor'da, dünya birincisiyiz.Yine ondan daha stratejik olan toryumda, dünya ikincisiyiz.Dünyada ikinci olduğumuz çok kıymetli bir maden türü daha var.Akıllı telefonlar ve televizyon ekranları onlarsız çalışmaz.Elektrikli araçlar,Rüzgâr türbinleri,Yeşil teknolojilerin çalışmasını sağlayan yüksek mukavemetli mıknatıslar,Güdümlü füze sistemleri ve savaş uçaklarına kadar bir dizi askeri donanım da onlarsız çalışmaz.Tabii ki Nadir Toprak Elementlerinden bahsediyoruz.Tüm dünyanın gözü ve ilgisi, bu madenin üzerinde.Elbette ki ABD ve onun açgözlü emlakçı başkanı Trump'ın da.Onun için bizi o kadar seviyor ki, gıdıklamadan edemiyor.Sevgili okurlarım, bu konu ülkemiz açısından, oldukça hayati bir meseledir.Aynı zamanda NTE, ülkeleri teknolojik atılıml...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-olsaydi-madenler-milletin-olurdu-H1613149.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613148</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Toplum nereye gidiyor, sessiz bir çöküşün içinde miyiz?</baslik>
    <metin>Her sabah yeni bir acıyla uyanıyoruz. Silahlı saldırılar- Haraç çeteleri- Uyuşturucu operasyonları- Genç yaşta toprağa düşen hayatlar- İntihar haberleri- Aile içi şiddet- Öfke patlamaları-Artık bunları duymaya o kadar alıştık ki, dün yaşanan bir facia bugün hafızamızdan siliniyor. Çünkü ertesi gün daha ağır, daha sarsıcı bir olay yaşanıyor. Kötülüğün sıradanlaşması ise belki de içinde bulunduğumuz en büyük tehlike.Bir an durup kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz gerçekten nereye gidiyoruz?Uzmanlar yıllardır aynı gerçeğe dikkat çekiyor. Psikiyatristler, ekonomik belirsizliklerin, gelecek kaygısının, yalnızlaşmanın ve sosyal bağların zayıflamasının insanların ruh sağlığını derinden sarstığını ifade ediyor. Psikologlar ise bastırılan öfkenin zamanla şiddete dönüştüğünü, özellikle umudun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/toplum-nereye-gidiyor-sessiz-bir-cokusun-icinde-miyiz-H1613148.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613147</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gençler neden daha yalnız?</baslik>
    <metin>	Gençlik denildiğinde aklımıza hareketli bir sosyal hayat gelir. Arkadaşlıkların kurulduğu, yeni çevrelere girildiği, insanın kendisini ve dünyayı keşfettiği bir dönemdir gençlik-		Üstelik bugünün gençleri, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar gelişmiş iletişim imkânlarına sahip. Birbirlerine saniyeler içinde ulaşabiliyor, dünyanın başka bir ucundaki insanlarla konuşabiliyor, yüzlerce kişilik dijital çevreler oluşturabiliyorlar.		Fakat bütün bu iletişim imkânlarına rağmen gençler giderek daha fazla yalnız hissediyor.		OECD'nin 2025 yılında yayımladığı "OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, bu çelişkiyi açık biçimde ortaya koyuyor. Gençler hâlâ toplumun en hareketli ve en fazla iletişim kuran kesimi. Ancak son yıllarda sosyal ilişkileri en hızlı kötüleş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gencler-neden-daha-yalniz-H1613147.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613146</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8-</baslik>
    <metin>"Andolsun ki, Allah'ın Resûlü'nde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için en güzel örnek vardır." (Ahzâb Sûresi, 21)İnsan, bu dünyadan göç ederken geride birçok şey bırakır. Kimi mal bırakır, kimi makam, kimi eser... Fakat bunların hiçbiri güzel bir ahlâk kadar kalıcı değildir. Çünkü servet tükenir, makam el değiştirir, şöhret unutulur; fakat güzel ahlâkla yetiştirilen bir nesil, asırlar boyunca yaşamaya devam eder.Bugün anne babaların en büyük kaygısı çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaktır. Daha iyi bir eğitim, daha iyi bir meslek, daha iyi bir hayat... Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak bütün bunların önünde gelen bir emanet vardır ki o da güzel ahlâktır. Ahlâkını kaybeden bir insanın bilgisi de serveti de gücü de kendisine ve ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guzel-ahlak-en-buyuk-mirastir-iyilik-medeniyeti-8-H1613146.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613133</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kalemtıraş kokusu</baslik>
    <metin>	Bazılarının yaşı yetmez- Onlar siyah önlük giyip, beyaz yaka takmamışlardır- O zamanlar çocukların da en az büyükler kadar eşit olduğu ve kurallara uyduğu zamanlardı. Bugün sabahleyin gariptir ama bir kalemtıraş kokusu ile uyandım- Gözlerimin önüne Zonguldak'ta Gazi Ortaokulu'nun üst kısmında yer alan Namık Kemal İlkokulu'ndaki günlerimiz geldi. Okul ahşap iki katlı, bodrumu olan bir yapı idi. 	Yürüdükçe gıcırdayan, ara sıra mazotla silinen ahşap bir zemini olan, yüksek tavanlı; 15-16 kişilik sınıfları olan, bodrumunda öğle yemeklerimizi yediğimiz, Marshall Yardımı süt tozundan üretilen sütleri içtiğimiz, iki kademeli bahçeye sahip bir okuldu. Okula gittiğimiz her sabah sınıfın girişindeki tahta çöp kutusunun önüne dizilir, kalemlerimizi açardık. O zamanki kalemlerin özelliğinden mi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kalemtiras-kokusu-H1613133.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613119</no>
    <tarih>2026-08-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.07.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	İki gün süren NATO Liderler Zirvesi, Türkiye için yine bir 'hiç' olarak sona erdi.	Tam tersine, Doğu kanadını Rusya'yı caydırma maksadı ile güçlendirme kararının alınması bölgemizin yine ısınabileceğini gösteriyor. 	Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye karşı Suriye savaşından kaynaklanan tehditlerden bahsetti; IŞID ve benzeri terör örgütlerine karşı NATO üyelerinden etkin mücadele için beklentilerini dile getirdi. Ancak elbette karşılık bulamadı.	Atatürk Havalimanı saldırısından sonra Nasrallah, Türkiye'nin IŞİD'i desteklediğini ifade etmişken ve salonda bulunan devletler de el altından IŞİD'e katkı verirken kim kime şikâyet ediliyor acaba?	Konuşmalar, NATO üyesi dahi olmayan Ukrayna'nın karşı k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-konsepti-degismiyor-ya-turkiye-H1613119.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613108</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir seçmenin hikâyesinden insan zihninin derinliklerine</baslik>
    <metin>	Geçenlerde uzun yıllardır tanıdığım AK Partili bir arkadaşla sohbet ediyordum. 2002 yılından beri aynı siyasi hareketi destekleyen biriydi. Eskiden saatlerce konuşur, münakaşa ederdik. Sürekli anlatacak bir şeyler üretmeye çalışır, vatan millet din üçlüsünü sonuna kadar kullanırdı. İddialıydı. Kendince yapılan yolları, hastaneleri, havaalanlarını, ekonomik büyümeyi örnek gösterir; eleştirileri tek tek çürütmeye çalışırdı. Kendinden emindi, özgüvenli görünürdü. Ordan burdan duyduğu her şeyi tam bir inançla sorgulamadan ve sorgulatmadan tekrar eder dururdu.	Bu defa ise farklıydı. Ekonomiyi inkâr etmiyor, hayat pahalılığını kabul ediyor, ülkenin ve gençlerin içine düştüğü çıkmazı görüyordu. Fakat sohbetin sonunda yine aynı cümleyi kurdu: "Yine de oyumu değişmem."	O an aklıma şu sor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-secmenin-hikayesinden-insan-zihninin-derinliklerine-H1613108.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613099</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>2001 yılının portresi ve Türkiye</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.12.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Geride bıraktığımız 2001 yılı globalleşen dünya düzeninde dengelerin yeniden belirlenmeye başladığı bir yıl olmuştur.	20. yüzyılın ilk yarısı sanayi devrimini tamamlamış pazar kaygısındaki emperyalist devletlerin ekonomik nedenli savaşlarına sahne olurken, 2. Dünya Savaşı sonrası, can kaybına sebep olmayan, mal kaybını en aza indirgeyen "küreselleşme" kavramı ortaya atılarak, bu pazarlar daha kolay yollarla elde edilmeye başlanmıştır.	Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin her türlü kaynağını emperyalist güçlerin sömürmesi anlamındaki "küreselleşme" kavramı, bugün uyguladığı taktiklerle ülkelerin bağımsızlığını ve bütünlüğünü tehdit etmektedir.	Dış borca dayalı kalkınma modelleri, dış destekli e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/2001-yilinin-portresi-ve-turkiye-H1613099.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613098</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, açıklanan son verilerle birlikte emekçiler ve emekliler için sürdürülebilir olmaktan uzak bir noktaya sürüklendi. 	TÜRK-İŞ, DİSK-AR ve bağımsız ekonomistlerin ortaya koyduğu rakamlar, vatandaşı kuşatan ekonomik krizin ve derinleşen yoksulluğun boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.	Mutfak enflasyonu açlık sınırını zirveye taşıdı	TÜRK-İŞ tarafından açıklanan Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı verileri, geçim sıkıntısının boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. 	Rapora göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 36 bin 940 TL'ye yükseldi. 	İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için gerekli olan yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 TL seviyesine ulaştı....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mutfaktaki-yangin-ve-derinlesen-issizlik-H1613098.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613090</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7-</baslik>
    <metin>"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin..." (Nisâ Sûresi, 36)Medeniyet denildiğinde çoğu insanın aklına görkemli şehirler, yüksek binalar, gelişmiş teknoloji ve güçlü ekonomiler gelir. Oysa bunların hiçbiri tek başına bir medeniyetin ölçüsü değildir. Bir toplumun gerçek medeniyet seviyesi; en zayıfına nasıl davrandığıyla, en yoksulunu ne kadar sahiplendiğiyle ve komşusunun derdiyle ne kadar dertlendiğiyle anlaşılır.İslam'ın inşa ettiği medeniyet, taş ve beton üzerine değil; merhamet, kardeşlik ve paylaşma üzerine kurulmuştur. Çünkü Kur'ân-ı Kerim, Allah'a kulluktan hemen sonra anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve komşu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/komsusu-acken-tok-yatan-bir-medeniyet-kuramaz-iyilik-medeniyeti-7-H1613090.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613088</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yalnızlık artık bir sağlık sorunu</baslik>
    <metin>Kalabalık şehirlerde yaşıyoruz. Gün boyunca onlarca insan görüyor, yüzlerce mesaj okuyor, sosyal medyada binlerce kişinin hayatına tanıklık ediyoruz. Fakat bütün bu iletişim yoğunluğuna rağmen insanın insana gerçek anlamda temas ettiği alan giderek daralıyor.Aynı apartmanda yaşayanların birbirini tanımadığı, aynı sofraya oturanların farklı ekranlara baktığı, aynı iş yerinde çalışanların yalnızca görevler üzerinden konuştuğu bir dönemdeyiz. İletişim araçlarımız çoğaldı ama güçlü ve güvenilir ilişkilerimiz aynı ölçüde artmadı.OECD'nin 2025 yılının son çeyreğinde yayımladığı "OECD Ülkelerinde Sosyal Bağlar ve Yalnızlık" raporu, meselenin artık yalnızca bireysel bir mutsuzluk olmadığını gösteriyor. Yalnızlık; fiziksel ve ruhsal sağlığı, çalışma hayatını, eğitim başarısını, toplumsal güveni...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yalnizlik-artik-bir-saglik-sorunu-H1613088.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613087</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Koridor savaşları başladı</baslik>
    <metin>Uluslararası siyasette devletlerin gerçek niyetleri, verdikleri mesajlarda değil, attıkları adımlarda gizlidir. Atalarımızın, "Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz" sözü bugün her zamankinden daha anlamlıdır. Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi boyunca kamuoyuna adeta bir "hediye diplomasisi" sunuldu. İktidara yakın medya günlerce, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'ya "hediyelerle geldiğini" anlattı. CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağı, parası ödenen F-35 savaş uçaklarının teslim edileceği, hatta millî muharip uçağımız KAAN için motor desteği sağlanacağı yönünde iyimser haberler peş peşe yayımlandı.Peki, aradan geçen zamanda ne değişti? CAATSA yaptırımları kaldırılmadı. F-35 programında somut bir gelişme yaşanmadı. Üstelik ABD, Türkiye'ye yönelik ek gümrük vergilerini sürdürdü. Dem...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/koridor-savaslari-basladi-H1613087.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613085</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Eyüp Kabil</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/eyup-kabil.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki üçüncü hamlesi </baslik>
    <metin>Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in savaş çıkaran ülkeler olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatmak zorundayız. Trump'ın "ben bu kadar savaşı bitirdim" nutuklarına bakmayın. Barış meleği pozuna bürünen bu dil, gerçeği örtbas etmekten başka bir işe yaramıyor. Dünyadaki savaşların çoğunun arkasında Amerika var. Ortadoğu'da ise İsrail'in parmağı açıkça görülmektedir.İran'la ilgili sürecin bugün üçüncü aşamasına geldiğini net biçimde görüyoruz. Birinci aşama, "12 günlük savaşlar" olarak anıldı. İsrail, Amerika'nın küçük bir desteğiyle İran'a saldırdı. Boyunun ölçüsünü aldıktan sonra Amerika'ya arabuluculuk için yalvardı. Trump o günlerde arabulucu rolüne soyundu ve çatışmaları durdurdu. Durdurulan şey aslında bitmiş bir savaş değildi; yalnızca ara verilmişti. İkinci aşama Ramazan a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-ve-israilin-ortadogudaki-ucuncu-hamlesi-H1613085.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613083</no>
    <tarih>2026-08-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ehl-İ Beyt hakikati</baslik>
    <metin>Ehl-i Beyt Yüce Allah'ımızın en büyük farzıdır. Sevilmesi farz kılınan ailenin adıdır. İslam'ı ve imanı tek kelime ile izah edin dendiğinde "Ehl-i Beyt" dememiz kâfi ve yeterlidir. Tüm mükevvenat ve bütün âlemlerin yaradılış sebebidir Ehl-i Beyt... O yüce ailenin sevgisi ve muhabbeti bizzat Rabbimiz tarafından farz kılınmıştır.Peygamberimiz (s.a.a) Veda Haccında, "Size iki emanet bırakıyorum. Biri Allah'ın kitabı Kur'an diğeri ıtretim, Ehl-i Beyt'imdir. Bunlara sarıldığınız sürece hidayettesiniz" buyurmuşlardır. Hz. Peygamber efendimizin Ehl-i Beyt'i hakkında yüzlerce mübarek sözleri bulunmaktadır.Ehl-i Beyt, Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hakk'ın (c.c) doğru, temiz, sevilmesi şart olarak vasfettiği Peygamber ailesi; en başta Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. Fatıma annemiz, İmam Ali, İmam Hasan v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ehl-i-beyt-hakikati-H1613083.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613033</no>
    <tarih>2026-08-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnançların mücadelesi ve günümüz dünyası</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 30.07.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	1984'ten bu yana, "yeryüzünde cereyan eden harplerin, mücadele ve çatışmaların temelindeki asıl sebebin inançlar ve ideolojiler olduğunu" ifade etmekte ve demekteyiz ki:	"Her millet ebedilik fikrini fertlerine aşılamayı başlıca vazife telakki etmiştir. Toplumları ayakta tutan en önemli amil inançlardır. Gerek maddede, gerekse manada toplumlarda görülen sanat, kültür, teknik vs. gibi oluşlar, onların akidelerinin eseridir. 	Devletler ideoloji haline getirdikleri inançlarını yaymak ve ayakta tutmak için her devirde hayatlarını ortaya koymuşlardır. Tarihte, sebepleri çeşitli faktörlerle izah edilmeye çalışılan harplerin temelinde bu inançlar yatmaktadır.	O halde harplerde çarpışan milletler; kulland...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/inanclarin-mucadelesi-ve-gunumuz-dunyasi-H1613033.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613017</no>
    <tarih>2026-08-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları</baslik>
    <metin>	Bölgesel gerilimlerin yükseldiği, küresel güçlerin doğrudan ya da vekilleri üzerinden nüfuz mücadelesi verdiği Orta Doğu sahası, tarihinin en karmaşık ve kırılgan dönemlerinden birini yaşıyor. 	Savaşın seyrini değiştirebilecek kritik hamlelerin ardı ardına geldiği bu denklemde; Suudi Arabistan'ın çatışma iklimine yavaş yavaş çekilmesi, Çin menşeili yeni mühimmat ve hava savunma sistemlerinin sahaya girişi ve bölgesel aktörlerin gizli diplomasi trafiği kartların yeniden dağıtılmasına yol açıyor. 	ABD ve İsrail ikilisinin stratejik hesapları karşısında İran'ın yürüttüğü direnç ve misilleme doktrini, gerilimin geçici durağanlıklardan hemen sonra çok daha şiddetli bir fırtınaya dönüşebileceğini gösteriyor.	İsrail'in denklem dışı tutulma hilesi ve Suudi Arabistan'ın savaşa itilme...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/korfezde-cok-yonlu-satranc-ve-vekalet-savaslari-H1613017.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1613015</no>
    <tarih>2026-08-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gazze'nin geleceği: Kimin sözü olacak?</baslik>
    <metin>	Gazze tartışmasını yalnızca "Hamas silah bırakacak mı?" sorusuna indirgemek, meselenin asıl tarafını kaçırmaktır. Çünkü savaşın ardından ortaya çıkacak en önemli soru şudur: Gazze'nin geleceği nasıl şekillenecek ve bu geleceğin sahibi kim olacak?	 	ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'de silahların devre dışı bırakılması konusunda bir anlaşmaya varıldığını açıklaması, yeni bir sürecin kapısını araladı. Açıklamalara göre plan; silahların bırakılması, İsrail güçlerinin geri çekilmesi, yeni bir güvenlik düzeninin kurulması ve Gazze'nin yeniden inşasını kapsıyor.	 	Ancak geçmiş deneyimler bize şunu gösteriyor: Bir savaşın bitmesi ile bir sorunun çözülmesi aynı şey değildir. Asıl zorluk, savaş sonrasında ortaya çıkan siyasi boşluğun nasıl doldurulacağıdır.	 	Gazze için h...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gazzenin-gelecegi-kimin-sozu-olacak-H1613015.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612989</no>
    <tarih>2026-08-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6-</baslik>
    <metin>"Eğer sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Ama onları gizleyerek fakirlere verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır..." (Bakara Sûresi, 271)İçinde yaşadığımız çağın en büyük hastalıklarından biri, yapılan her güzel işin mutlaka görülmesini istemektir. İyilik yapılırken bile alkış bekleniyor, yardım edilirken bile kamera aranıyor, hayır işlenirken bile beğeni sayıları hesap ediliyor. Oysa İslam'ın öğrettiği iyilik anlayışı, gösterişten değil ihlastan beslenir.İyiliğin gerçek değeri, onu kaç kişinin gördüğünde değil; Allah'ın onu kabul edip etmediğinde gizlidir. Çünkü amellerin ölçüsü insanların takdiri değil, niyetlerin samimiyetidir.Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyuruyor:"Ameller niyetlere göredir." (Buhârî, Müslim)Bu hadis-i şerif, Müslümanın yaptığı her...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilik-gizli-yapildiginda-buyur-iyilik-medeniyeti-6-H1612989.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612966</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İslam tarihinde ilk fitne</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 20.02.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	İslam tarihinde ilk fitnenin Cemel ve Sıffın savaşlarından çıkıp çıkmadığı bendenize soruldu.	İslam tarihinin ilk fitnesi, henüz Resulullah'ın defin işlemleri gerçekleşmeden Sakife'de yapılan 'oldu bitti'dir.	Hz. Ali Efendimiz ve birkaç sahabe Hz. Peygamber'in cenaze merasimi ile ilgilenirken, aralarında Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in de bulunduğu az bir sahabe topluluğu Sakife denilen yerde halifeyi reyleri ile seçmişlerdir.	İlk fitne ateşi de burada yakılmıştır. Zira Resulullah'ın rihletinden çok kısa bir süre önce Gadir mevkiinde Hz. Ali'yi halife ve yerine vasi olarak atadığını bilen başta Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer olmak üzere bu sahabeler emre uymamış, duyduklarını inkâr etmiş ve kendi aralarınd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/islam-tarihinde-ilk-fitne-H1612966.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612962</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Narsistlik…</baslik>
    <metin>	En sonunda bilgisayarıma kavuştum. 	Uzun bir süredir harici klavyenin tuşlarında gezinmenin özlemi içindeydim. 	Yazmak öyle bir hastalık ki; not almanız, bir kağıda düşüncelerinizi dökmek o kadar tatmin edici olmuyor. Nükseden rahatsızlığın verdiği sersemlik, taşınma telaşı, kitap ve dokümanların tasnifi derken üzerine birde 2010 model bilgisayarımın teklemesi hasretliği çoğalttı.	Ülke her gün bir operasyonla yatıp-kalkarken, bütün bunların nedenlerini anlamaya çalışmak insanı yoruyor. Her siyasi lider konuya farklı yorumlar getirirken; halkın gözünde sadece bir kesim değil, tüm belediyeler zan altında kalıyor. İşin üzücü tarafı da, kurunun yanında yaş da yanıyor mu diye sorguluyorsunuz. Dolayısı ile belediyelere olan güven azalıyor. 	Eskiden bu işler sessiz sedasız yapı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/narsistlik-H1612962.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612959</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yoksulun hakkını pay eylemişler</baslik>
    <metin>	Akşamında aç yatılan geceleri ay eylemişler.	Üst üste yapılan fahiş zamlardan ötürü kaynamış suyuna çay atamayan fakirler için hafif sararmış suyu çay eylemişler.	Ekâbir takımı, ortalama bir daire fiyatındaki saatleri kollarında taşıyan şımarık kesim, yoksulluklarına sebep oldukları milyonlara, on milyonlara tepeden bakmayı huy eylemişler.	Nemruttan bin beter merhametsizce ülke kaynaklarını talan eden, ihtiraslarını tatmin için nice güzellikleri yalan eden doyumsuzlar, bölge insanının tamamının istifadesine sunulması gereken nice sahilleri, babalarının tapulu mülkü gibi kendilerine özel koy eylemişler.	Fakirin fukaranın, yetimin yoksulun sofrasındaki lokmayı, bir parça peyniri, üç beş zeytini, çalıştırdığı işçiye hakkını vermeyen fabrikatörlere vergi muafiyeti olarak, te...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yoksulun-hakkini-pay-eylemisler-H1612959.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612941</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>İktidar partisi makyaj tazelemeye çalışıyor</baslik>
    <metin>Gençler hatırlamaz! Türkiye'yi 24 yıldır yöneten iktidar partisinin kurmayları siyaset arenasına çok iddialı söylemler ile çıkmışlardı.Ülkemizi yöneten iktidarları, liderleri, partileri, akademisyenleri medyayı vs. batı hayranı, ABD'ci, AB'ci, NATO'cu ilan etmişlerdi.BM, AİHM, uluslararası ceza mahkemeleri vs. hepsi onlar için batının-emperyalizmin piyonu idi.Kendileri, emperyalizme karşıydılar. ABD'ye, AB'ye karşıydılar. İsrail, onlar için İslam coğrafyasında bir çıbandı.Bu karşıtlıkları öyle sıradan siyasi söylem ve sloganlardan ibaret değildi. Ekranlarda, meydanlarda İslam gereği, iman gereği karşı olduklarını ayetler, hadisler, tarihten örneklerle anlatıyor ve halkı ikna ediyorlardı.İktidar oldularHalk inandı ve oy verdi. İktidar oldular. Tam 24 yıl geçti. Neye karşıydıysal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iktidar-partisi-makyaj-tazelemeye-calisiyor-H1612941.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612938</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ermenistan hangi yöne ilerliyor?</baslik>
    <metin>	Nikol Paşinyan ile Vladimir Putin arasındaki telefon görüşmesi, iki ülke arasındaki ekonomik sorunların ele alındığı bir temas gibi görünüyor. Ancak görüşmenin arka planında çok daha önemli bir tartışma var: Ermenistan, Rusya ile devam eden ekonomik bağlarını koruyarak nasıl daha bağımsız bir dış politika alanı oluşturabilir?	 	Erivan yönetimi, Rusya pazarına yönelik bazı ihracat kısıtlamalarının Ermenistan-Rusya anlaşmalarına ve Avrasya Ekonomik Birliği kurallarına aykırı olduğunu savundu. Bu itiraz yalnızca ticari bir mesele değil. Aynı zamanda Ermenistan'ın üyesi olduğu ekonomik yapı içinde nasıl bir konuma sahip olmak istediğini de gösteriyor.	 	Paşinyan'ın mesajı temelde şu noktada toplanıyor: Ermenistan, mevcut ilişkilerini sürdürmek istiyor ancak bu ilişkilerin te...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ermenistan-hangi-yone-ilerliyor-H1612938.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612937</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik</baslik>
    <metin>	Orta Doğu ve Avrasya coğrafyası, askeri gerilimlerin, diplomasi masalarındaki sert pazarlıkların ve stratejik hamlelerin aynı anda yaşandığı kritik bir süreçten geçiyor. 	Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetini en üst perdeden dile getirmesi, Ukrayna ve ABD ile yürütülen dolaylı temaslar ve Washington-Tel Aviv hattındaki kapalı kapılar arkasında şekillenen planlar, bölgedeki dengelerin kökten değiştiğini gösteriyor. 	Gelişmeler, askeri bir hezimet yaşayan değil, tam aksine sahada kazanan, Hürmüz Boğazı'nı stratejik bir savunma ve koz aracına dönüştürerek oyunun kurallarını yeniden yazan bir İran portresi çiziyor.	Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nda kırmızıçizgileri	İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin Umman üzerinden yürütülen müzakerelere ilişki...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iranin-hurmuz-stratejisi-ve-israil-abd-hattindaki-gizli-trafik-H1612937.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612920</no>
    <tarih>2026-07-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5-</baslik>
    <metin>"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Sûresi, 107)Yüce Allah, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (s.a.a.) bütün insanlığa "rahmet" olarak göndermiştir. Bu ifade, İslam'ın özünün sertlik değil merhamet, öfke değil şefkat, kin değil muhabbet olduğunu açıkça göstermektedir.İnsanlık bugün belki de tarihinin en büyük çelişkilerinden birini yaşıyor. Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor, şehirler büyüyor, iletişim imkânları artıyor; fakat buna rağmen merhamet duygusu aynı ölçüde güçlenmiyor. Bilgi çoğalıyor ama vicdan eksiliyor. Servet büyüyor ama paylaşma küçülüyor. İnsanlar birbirine daha yakın görünse de gönüller arasındaki mesafe her geçen gün biraz daha açılıyor.Oysa medeniyetleri ayakta tutan taş binalar değil, merhamet dolu yüreklerdir. Merhametin çekild...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/merhamet-kaybedilirse-insanlik-kaybeder-iyilik-medeniyeti-5-H1612920.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612939</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lafa değil halinize bakın!</baslik>
    <metin>Kul hakkı yememişler, kimsenin yemesine de müsaade etmeyeceklermiş.Devlet malını kutsal kabul ediyorlarmış. Uzanan eli kıracaklarmış.Adaleti sağlamışlar, farklı düşünenlere asla husumet beslemiyorlarmış.Vesayeti yok etmişler.Ülkeyi mafyalardan, çetelerden temizlemişler.Küresel nizam kuruculardan biri olmuşlar.Ekonomide eşine az rastlanır bir destan yazmışlar.Eğitim ve sağlıkta çağ atlatmışlar.Felsefeleri işçinin hakkını alın teri kurumadan vermekmiş gibi nice cümleleri ve geleceğe vaatleri her gün duyuyor, dinliyoruz.Peki, sahaya, kendinize, ailenize, evlatlarınıza baktınız mı?Baktıysanız! Bu iddialı cümlelerin hangisinin muhatabı oldunuz?Devletin malının talan edildiği bir yerde devlet malının kutsallığına atıflar gerçek midir?Dolandırıcılığ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lafa-degil-halinize-bakin-H1612939.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612882</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük Oyun –3-</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 08.01.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Günümüzde bazı çevreler Nusayri denilen Arap Alevilerinin Hz. Ali Efendimizi hâşâ Allah kabul ettiklerini uydurmaktalar.	İslam tarihinde "gulat inancı" olarak zuhur eden bu sapık düşünce, ilk olarak Hariciler tarafından ortaya atılmıştı. (Şehristani: El-Miler )  	Özellikle İmam Muhammed Bakır ve oğlu İmam Cafer gulat inancına şiddetle karşı çıkmışlardır.	Gulat, Ehl-i Beyt mektebinin merkezi konumundaki Kufe şehrinden yayılmış din dışı akımlardan biridir.	Emeviler'in son dönemlerinde artış gösteren bu sapık görüş, "Resulullah'dan  (sav) sonra Ali'den daha üstün biri yoktur. Hak Teâla onların suretinde zuhur etmiş, onların dili ile konuşmuş, onların elleri ile tutmuştur" şeklinde hezeyanlar yay...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-oyun-3-H1612882.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612876</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>FETÖ, Said gibilerin milleti getirdiği nokta</baslik>
    <metin>Haçlıların Yüce Türk milletinin köklerinden, aslından, dininden kısaca millî ve manevî değerlerinden koparmak için yüzyıllardır başvurmadığı, denemediği yöntem kalmadı. İlk önce 13 Haçlı seferi yaptılar. Baktılar savaşla bu milleti yıkamayız. Yapılan onca araştırma ve projelerden sonra İngiliz Müstemlekeler Bakanlığının her Müslüman ülkeye gönderdiği casuslardan biri olan Hempher m. 1713 senesinde Basra'da avladığı 14 yaşındaki Necidli Muhammed'i senelerce aldatarak Vehhabi fırkasını kurdurdular. İngiliz Müstemlekeler Bakanlığının emri ile m. 1737 senesinde tüm dünyaya ilan ettiler. Ajan Hamper 1710 yılında İngiliz Sömürgeler Bakanlığının emriyle Mısır, Irak, İran, Hicaz ve Hilafet merkezi İstanbul'da casusluk yapmak için gönderilen binlerce ajandan biriydi. İstanbul'a gelerek bir mara...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/feto-said-gibilerin-milleti-getirdigi-nokta-H1612876.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612859</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Selam bir duadır / İyilik Medeniyeti -4-</baslik>
    <metin>"Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynıyla karşılık verin..." (Nisâ Sûresi, 86)Bazen bir toplumun huzuru, büyük projelerle değil, küçük davranışlarla inşa edilir. İşte bunlardan biri de selamdır. Bugün sokaklarımız kalabalık ama gönüllerimiz yalnız; apartmanlarımız yüksek ama komşuluklarımız zayıf. Aynı asansöre binen, aynı iş yerinde çalışan, aynı mahallede yaşayan insanlar birbirlerinin yüzüne bakmadan yollarına devam ediyor. Oysa bir "Selâmün aleyküm" sözü, iki yabancı gönül arasında görünmez bir köprü kurabilir.Selam, kuru bir söz değildir. Selam; "Sana benden zarar gelmez, Allah'ın rahmeti, bereketi ve huzuru senin üzerine olsun." demektir. Bu yönüyle selam hem bir dua hem de bir güven beyanıdır. Müslüman, diliyle ve davranışıyla güven veren insandır. Selam...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/selam-bir-duadir-iyilik-medeniyeti-4-H1612859.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612858</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal devlet ne işe yarar?</baslik>
    <metin>Bir devleti büyük yapan nedir?Topladığı verginin miktarı mı? Yaptığı yardımın büyüklüğü mü? Yoksa vatandaşının başına gelen sorunları daha ortaya çıkmadan önleyebilme kabiliyeti mi?Bugün "sosyal devlet" denildiğinde çoğumuzun aklına yaşlılık aylıkları, sosyal yardımlar, ücretsiz sağlık hizmetleri veya afetlerden sonra yapılan destekler geliyor. Oysa bunların tamamı sosyal devletin son aşamasıdır. Asıl mesele, insanların neden bu yardımlara ihtiyaç duyduğunu sorgulamak ve onları bu ihtiyaçlara mahkûm eden şartları ortadan kaldırmaktır.Bir hekim olarak bunu tıptan bir örnekle anlatabilirim.Tıbbın temel ilkelerinden biri koruyucu hekimliktir. Elbette hastalık ortaya çıktığında tedavi edilir. Ancak asıl başarı, insanları hastaneye düşürmemektir. Aşı yapmak, temiz su sağlamak, sağlıklı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-devlet-ne-ise-yarar-H1612858.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612828</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı?</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz'in kalbinde yer alan Kıbrıs Adası, tarih boyunca stratejik konumunun getirdiği jeopolitik rekabetlerin odağı olmuştur. 	Ekim 2025'te Tufan Erhürman'ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 6. Cumhurbaşkanı seçilmesi, adadaki ve Doğu Akdeniz'deki dengeleri yeni bir boyuta taşımıştır. 	Ersin Tatar döneminin "önkoşullu iki devletli çözüm" çizgisinden, BM parametrelerini dışlamayan ancak Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini merkezine alan "sonuç odaklı ve takvime bağlı" pragmatik bir diplomasiye geçiş yapılmıştır. 	Ancak küresel aktörlerin Doğu Akdeniz'deki askerî yığınakları, İsrail'in bölgedeki yayılmacı stratejileri ve geçmiş diplomasi tecrübeleri dikkate alındığında; bu yeni müzakere arayışlarının Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından bir çözüm mü yoksa tarihî bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibrista-taviz-mi-tam-bagimsizlik-mi-H1612828.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612824</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uyarı var, çözüm yok: Yapay zekâ ekonomisi tartışmasında eksik kalan halka</baslik>
    <metin>	13 Temmuz 2026'da Stanford Üniversitesi Dijital Ekonomi Laboratuvarı, iktisat tarihinin en yoğun imzalı ve en kısa metinlerinden birini yayımladı. Adı "We Must Act Now: A Statement on AI's Transformation of the Economy" - "Şimdi Harekete Geçmeliyiz". Metnin tamamı dört cümle, 88 kelime.	 	Altındaki imzalar ise kısa değil.  Bu yazının yazıldığı tarihte 3000 imzayı geçmişti. Yüzlerce alanında uzman profesörler, iktisatçılar ve yapay zekâ araştırmacısı, aralarında on altı Nobel ödüllü isim: Daron Acemoğlu, Simon Johnson, Joseph Stiglitz, Michael Spence, Paul Krugman, Ben Bernanke, Christopher Pissarides, Philippe Aghion, George Akerlof, Oliver Hart, Paul Milgrom. Yanlarında Yoshua Bengio, Yann LeCun, Eric Schmidt, Reid Hoffman. Ve dikkat çekici biçimde, sorunu yaratan şirketlerin k...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uyari-var-cozum-yok-yapay-zeka-ekonomisi-tartismasinda-eksik-kalan-halka-H1612824.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612822</no>
    <tarih>2026-07-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Guterres Kıbrıs'ta ne arıyor? </baslik>
    <metin>	Kıbrıs dosyası yeniden uluslararası diplomasinin merkezine taşındı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ant'nio Guterres'in Ada ziyareti, yıllardır çözülemeyen sorunun yeniden hareketlenebileceği beklentisini beraberinde getirdi. Ancak bu ziyaretin anlamını yalnızca "Yeni bir Annan Planı mı hazırlanıyor?" Sorusuyla değerlendirmek, Kıbrıs meselesinin gerçek boyutunu anlamak için yeterli değil.	 	Asıl soru şu: Guterres, yarım asrı aşan bu anlaşmazlıkta gerçekten yeni bir siyasi zemin mi arıyor, yoksa geçmişte sonuç vermeyen çözüm anlayışını yeni koşullar altında yeniden mi canlandırmaya çalışıyor?	 	Kıbrıs Türk siyasetinin önemli isimlerinden Rauf Denktaş'ın yıllarca savunduğu temel yaklaşım, bu tartışmanın merkezinde hala duruyor. Denktaş'a göre mesele sadece bir yönetim ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guterres-kibrista-ne-ariyor-H1612822.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612790</no>
    <tarih>2026-07-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor</baslik>
    <metin>	Biraz zor değişimiz lafın gelişidir, insanlık tarihi bütünüyle şahittir ki, açgözlüleri doyurmak hiç bir zaman mümkün olmamıştır.	Toplumların, milletlerin ve ülkelerin bütün çektikleri de açgözlülerin bir türlü tatmin olmayan hırsları ve ihtirasları sebebiyledir.	Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hoca'nın, dünya çapında tartışılan ve ses getiren meşhur ekonomi modelinin başına; 'kaynaklar sınırsızdır ihtiyaçlar sınırlıdır ve sınırsız olan hırslardır, ihtiraslardır' ilkesini yerleştirmesi elbette boşuna değildir.	Nerede ne zaman ve hangi vesile ile ekonomi, kaynaklar, ihtiyaçlar ve ihtiraslar gündeme gelirse gelsin rahmetlinin en çok hatırlattığı Kur'an ayetlerini etrafındaki herkes hatırlamaktadırlar:	"Ve Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, imkan yok sayamazsınız. Şüphe ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/aclari-doyurabilirsiniz-ama-acgozluleri-biraz-zor-H1612790.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612788</no>
    <tarih>2026-07-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük oyun -2-</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 07.01.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Arap Baharı sürecinde tekrar gündeme gelen Şii-Sünni fitnesi bugün Hz. Ali'ye inanan Müslümanları din dışı ve sapık olarak göstermektedir.	CIA bağlantılı bazı müftüler, Hz. Ali sevdalılarının,  -haşa- Hz. Ali'yi Allah kabul ettiklerini, bu sebeple katledilmelerinin vacip olduğunu ifade etmekteler.	Şia âleminin üzerinden yürütülen İslam'ı yok etme planları aslında bugüne ait değil.	Şiayı Abdullah b. Sebe isimli bir hayal kahramanın kurduğunu iddia eden kişiler, onun ağzından sanki Şiiliğe mal edilmiş görüşleri İslam itikadına sokmaya çalışmışlardır.	Böylece yanlışlar ve uydurmalar Şiilik yolu ile İslam'ın gerçekleri imiş gibi gösterilmiş, aynı zamanda Şiilerin inandıkları da sapık ve batıl kab...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-oyun-2-H1612788.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612770</no>
    <tarih>2026-07-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilik bulaşıcıdır / İyilik Medeniyeti -3-</baslik>
    <metin>"İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah'ın azabı çetindir." (Mâide Sûresi, 2)İnsan, farkında olmadan çevresini etkileyen bir varlıktır. Bir tebessümüyle umut olur, bir sözüyle gönül yapar, bir davranışıyla örnek olur. Tıpkı kötülüğün yayıldığı gibi, iyilik de yayılır. Ancak aralarında önemli bir fark vardır: Kötülük korku üretir, iyilik ise güven üretir. Kötülük insanları birbirinden uzaklaştırır, iyilik ise gönülleri birbirine yaklaştırır.Ne yazık ki çağımız, kötülüğün daha görünür hâle geldiği bir dönemden geçiyor. Televizyon ekranlarında şiddet, sosyal medyada hakaret, günlük hayatta tahammülsüzlük ve bencillik sıradanlaştırılıyor. Böyle bir ortamda bazı insanlar, "Bir kişinin iyiliği neyi değiştirebilir ki?...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilik-bulasicidir-iyilik-medeniyeti-3-H1612770.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612767</no>
    <tarih>2026-07-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail’in suni intifada hesabı ve işgalin yeni aşaması</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'daki kriz, salt bir güvenlik tedbiri veya geçici askeri operasyonlar silsilesi olmaktan çoktan çıktı. 	İsrail yönetiminin Batı Şeria'da tırmandırdığı gerilim ile Gazze, Lübnan ve Suriye hattındaki tutumu birlikte değerlendirildiğinde, karşımıza sistemli bir yayılma ve mülksüzleştirme stratejisi çıkıyor. 	Tel Aviv yönetimi, bölgesel denklemde krizleri yatıştırmak yerine kışkırtmayı, diplomasi yerine ise kalıcı işgal alanları yaratmayı tek siyasi varlık koşulu olarak görüyor.	İsrailli milletvekilinden dikkat çeken 'intifada' iddiası	İsrailli Milletvekili Gilad Kariv'in, Başbakan Netanyahu ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Batı Şeria'da bilinçli olarak "üçüncü bir intifada" patlak vermesini istediklerine dair açıklamaları son derece kritik bir gerçeği ifşa etm...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-suni-intifada-hesabi-ve-isgalin-yeni-asamasi-H1612767.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612764</no>
    <tarih>2026-07-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>15 Temmuz’u samimi idrak etmek</baslik>
    <metin>15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ'nün gerçek yüzünün ortaya çıkmasının ardından, yıllardır FETÖ'ye kulluk eden yazar, çizer, siyasetçi kim varsa ünlü dansözlere taş çıkarmaya başladılar. Bu zevat şimdi TV kanallarında ve gazete köşelerinde FETÖ'nün hain olduğunu haykırıyorlar. Ya darbe başarılı olsaydı bu zevat o TV programlarında ve gazete köşelerinde ne diyeceklerdi merak konusu. Hele hele bir tanesi var, şeytana dahi pabucu ters giydirir.Bu Cübbeli Efendi daha önce TV programında FETÖ'ye "Fetullah denmez, olmaz Hocaefendi diyeceksiniz" demişti ve hatta ona mektup yazmıştı. Şimdi ona güya düşmanmış. Hâlbuki 1998'den beri FETÖ'nün gerçek yüzünü söyleyen tek isim Prof. Dr. Haydar Baş Bey'dir. Bunu bilmeyen yoktur. O zamanın hükümeti, FETÖ'ye karşı olduğu için Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/15-temmuzu-samimi-idrak-etmek-H1612764.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612761</no>
    <tarih>2026-07-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Tüzel</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-tuzel.jpg</fotograf>    
    <baslik> Alexandroupoli ve Kavala izlenimlerim</baslik>
    <metin>	Alexandroupoli ve Kavala'ya yapılan gezide TÜRSAB Marmara Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Dr. Yüksel Türemez ile birlikteydik. Türk ve Yunan turizmi hakkındaki görüşlerimizi paylaşıp istişarede bulunduk. Güzel ve anlamlı bir deneyimdi, kendisine teşekkür ederim.    	Türkiye'den arabayla Yunanistan'a gitmek istiyorsanız kullanabileceğiniz iki sınır kapısı var: En çok tercih edileni Tekirdağ üzerinden gidilen İpsala Sınır Kapısı. Diğeri ise Edirne üzerinden varılan Pazarkule Sınır Kapısı. İpsala Sınır Kapısı'ında Türk tarafı oldukça bakımlı, temiz ve düzenliydi. Geçişimiz sorunsuz ve çabuk oldu. Ancak Yunan Gümrüğü için aynı şeyleri söyleyemiyorum, binalar eski ve bakımsızdı. Bana göre Türkiye İpsala Gümrüğü'nde sınıfı geçti.      	Alexandroupoli, Doğu Makedonya ve Trakya ara...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/alexandroupoli-ve-kavala-izlenimlerim-H1612761.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612711</no>
    <tarih>2026-07-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük oyun -1-</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 04.01.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ortadoğu'da İslam'ın ve haçlı ile mücadelenin simgesi olan, Esad kalesi düşmedikçe ABD'nin O'na karşı uyguladığı baskı da artıyor.	Hüseyni mantıkla ülkesini ve milletini bırakmayan Esad'ın mücadelesi bugüne kadar batı tarafından görmezden gelinmiş, değişmeyen tavrı "ailesi ülkeyi terk etti, kendisi Venezüella'ya kaçtı" gibi yalanlarla lekelenmeye çalışılmıştı.	Yalan üzerine kurulu siyaset batının her zaman kullandığı psikolojik bir taktik.	Son dönemde maalesef Sünni dünyadan bazıları da bu yalana kendilerini sattılar.	Mısır'dan bir müftü, Yusuf el-Kardavi, Suriye'de işgale direnen Müslümanların kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere katline müsaade etti.  	ABD etkisindeki başka bir İslam ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-oyun-1-H1612711.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612694</no>
    <tarih>2026-07-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel savaşın eşiğindeki satranç</baslik>
    <metin>	Körfez bölgesinde haftalardır devam eden şiddetli çatışma ortamı, yerini kırılgan ve belirsiz bir sessizliğe bıraktı. 	ABD-İran hattında bombardımanların durması dışarıdan bir "diplomasi zaferi" ya da geri adım olarak görülse de sahadaki askeri gerçeklikler ve sızan istihbarat raporları durumun çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. 	Washington'ın hedeflerine ulaştığı iddialarının arkasında askeri mühimmatın tükenme noktasına gelmesi yatarken, Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde bir İran gemisini hedef alması gerilimi bölgesel bir krizden çok cepheli bir dünya savaşı denklemi riskine taşıdı.	Mühimmat depoları boşaldı, bombardıman durdu	ABD Başkanı Trump'ın iki hafta süren ağır İran bombardımanını sürpriz bir kararla askıya almasının arkasındaki sır perdesi aralanıyor. 	ABD ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-savasin-esigindeki-satranc-H1612694.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612690</no>
    <tarih>2026-07-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Parti mi, amblem mi; yoksa iş, aş ve gelecek mi?</baslik>
    <metin>Türkiye yine bir parti tartışmasının içinde. Bir tarafta CHP'de yaşanan ayrışma, diğer tarafta kurulan yeni parti, isimler, logolar, genel başkanlar, mahkeme kararları-Televizyon ekranlarını açıyorsunuz; günlerdir aynı konu.Kim gitti?Kim kaldı?Kim haklı?Kim hangi binaya geçti?Oysa sormamız gereken soru bambaşka.Bütün bu tartışmalar vatandaşın hayatında neyi değiştirecek?Bugün pazara çıkan bir emeklinin derdi, markette fiyat etiketine bakan bir annenin kaygısı, üniversiteyi bitirip iş bulamayan bir gencin umudu, bu tartışmaların neresinde?Bir vatandaş sabah evden çıkarken "Bugün CHP'nin amblemi ne olacak?" diye düşünmüyor."Bugün çocuğumun beslenme çantasını nasıl hazırlayacağım?" diye düşünüyor.Bir esnaf dükkânını açarken "Yeni Parti kaç milletvekiliyle kuruldu?" diye ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/parti-mi-amblem-mi-yoksa-is-as-ve-gelecek-mi-H1612690.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612689</no>
    <tarih>2026-07-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sınav değil, gençlik kaybediyor</baslik>
    <metin>Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) sonuçları açıklandı. Bugün Türkiye'de milyonlarca anne ve baba aynı soruyu soruyor: "Bir yıl daha mı hazırlanacağız?" Aynı anda yüz binlerce genç odasına kapanmış durumda. Kimisi sevincinden ağlıyor. Ama çok daha fazlası sessizce geleceğini sorguluyor. Bugün çocuğunun sonucu nedeniyle üzülmeyen anne baba yoktur. Ancak hiçbir anne ve baba çocuğunu tek bir sınav sonucuyla değerlendirmemelidir. Çünkü çocuklarımız puanlardan ibaret değildir. Bu sınav bir başarı sınavı değil, bir sıralama yarışıdır. Yarışlarda kazananlar kadar kaybedenler de olur. Fakat bir millet, geleceğini emanet edeceği gençlerini her yıl kaybedenler ve kazananlar diye ayırıyorsa, ortada sorgulanması gereken gençler değil, sistemin kendisidir.Bugün birkaç yüz bin öğrenci istediği b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sinav-degil-genclik-kaybediyor-H1612689.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612688</no>
    <tarih>2026-07-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilerle beraber olun / İyilik Medeniyeti -2-</baslik>
    <metin>İlk bakışta insanı şekillendiren unsurun aldığı eğitim veya yaşadığı çevre olduğu düşünülür. Oysa bunların da önünde gelen çok önemli bir gerçek vardır: İnsan, birlikte olduğu insanların ortalamasına dönüşür. Dostluklar karakteri inşa eder, arkadaşlıklar kaderi etkiler, içinde bulunulan çevre ise insanın istikametini belirler.Bu yüzden Yüce Allah, Kur'ân-ı Kerim'de sadece doğru olmayı değil, doğrularla beraber olmayı da emretmektedir:"Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla (sadıklarla) beraber olun." (Tevbe Sûresi, 119)Bu ayet, mümin için büyük bir hayat düsturudur. Çünkü insan, zamanla birlikte oturup kalktığı insanların huyunu, düşüncesini ve hatta hayata bakışını farkında olmadan benimsemeye başlar. İyi insanların arasında bulunan kimse, iyiliğe yönelir; kö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilerle-beraber-olun-iyilik-medeniyeti-2-H1612688.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612640</no>
    <tarih>2026-07-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Şehitler ölümsüz bilmelisiniz</baslik>
    <metin>	Onların adına konuşacaklar	Şehitler ölümsüz bilmelisiniz	Onlar sayesinde tüter ocaklar	Şehitler ölümsüz bilmelisiniz	 	Sefere çıksanız arkanızdalar	Mecliste yemekte sofranızdalar	Gözlerinde ışık dilde dualar	Şehitler ölümsüz bilmelisiniz	 	Can feda kıldılar bu vatan için	Ön safı aldılar bu vatan için	Yakıldı yandılar bu vatan için	Şehitler ölümsüz bilmelisiniz	 	Hangi makamlarda nerde iseniz	Kararlar alınan yerde iseniz	El ayak dil dudak ser'de iseniz	Şehitler ölümsüz bilmelisiniz	 	Hatıralarını ihya ederek	Aziz ruhlarından haya ederek	Aile efradını incitmeyerek	Şehitler ölümsüz bilmelisiniz	 	Şehitlere dair sözünüz mü var?	Onlara çevrili yüzünüz mü var?	Yürekte korlaşmış közünüz ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sehitler-olumsuz-bilmelisiniz-H1612640.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612625</no>
    <tarih>2026-07-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Batı Şeria’da ilhakın yeni perdesi</baslik>
    <metin>	İşgal altındaki Batı Şeria, tarihinin en karanlık ve gerilimi en yüksek dönemlerinden birini yaşamaya devam ediyor. 	İsrail ordusunun sistematik askeri operasyonları, aşırı sağcı hükümet kanadının kurumsallaştırdığı toprak gaspı hamleleri ve fanatik yerleşimci grupların artan şiddeti, bölgedeki insani ve siyasi krizi derinleştiriyor. 	Uluslararası hukukun açık ihlali niteliğindeki bu uygulamalar, Filistin topraklarının fiilen ilhak edilmesine giden yolu adım adım döşüyor.	Nablus hattında tırmanan şiddet ve yeni gasp hamleleri	Son dönemde gerilimin merkez üssü haline gelen Nablus çevresinde askeri baskılar ile yerleşimci saldırıları eş zamanlı olarak tırmanışa geçti. 	24 Temmuz'da Nablus'a bağlı Tell (Tal) beldesinde fanatik yerleşimcilerin baskınıyla başlayan ve 4 Fi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bati-seriada-ilhakin-yeni-perdesi-H1612625.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612607</no>
    <tarih>2026-07-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyilikle çıkın yola / İyilik Medeniyeti -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlar, Allah nasip ederse bugünden itibaren iyilik medeniyeti yazı serimize başlıyoruz.  Yaklaşık 10 gün birlikte iyilik adına bir çaba ortaya koymaya çalışacağız.İyilikle çıkın yolaVermeyiniz sakın molaSelam verin sağa solaİyi olan mahrum kalmaz (Nazarî)Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) efendimizin şu müjdesine mazhar olmak ve dolayısıyla Rabbimizin rızasını kazanmaktır muradımız: "Kim İslam'da iyi bir çığır açarsa, açtığı çığırın ecri ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin ecirleri, sevaplarından hiçbir şey eksilmeden ona aittir. Kim de İslam'da kötü bir çığır açarsa, açtığı çığırın günahı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahları, günahlarından bir şey eksilmeden ona aittir." (Riyâzu's-Salihîn, 19, bab 172. Hadis)İnsanı insan yapan, sahip old...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilikle-cikin-yola-iyilik-medeniyeti-1-H1612607.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612606</no>
    <tarih>2026-07-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sırada kim var?</baslik>
    <metin>Geçtiğimiz ay Türkiye'nin gündeminde öğretmenler vardı. Haklarını, özlük taleplerini ve gelecek kaygılarını dile getirmek için meydanlardaydılar. Bugün ise Ankara Güvenpark'ta bu ülke için canını ortaya koymuş gaziler ve şehit aileleri nöbet tutuyor.Yarın kim olacak?İşçi mi?Memur mu?Emekli mi?Çiftçi mi?Esnaf mı?Sanayici mi?Tüccar mı?Maalesef bugün Türkiye'de "Benim bir sorunum yok." diyebilecek neredeyse hiçbir toplumsal kesim kalmadı.Bir tarafta aldığı maaşla ay sonunu getiremeyen emekliler, diğer tarafta geçinemeyen memurlar... Artan maliyetler altında ezilen esnaf, üretmekten vazgeçen çiftçi, yüksek faiz yükü altında yatırım yapamaz hale gelen sanayici ve iş insanları...Şimdi de vatan uğruna uzuvlarını kaybetmiş gaziler, hak ettikleri statü ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sirada-kim-var-H1612606.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612569</no>
    <tarih>2026-07-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu'da paylaşım</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 26.11.2010 tarihli yayımlanan yazısıdır	Suriye meselesinde yaşanan son gelişmeler ABD'nin bu coğrafyadaki oyunlarını bozacak gibi görünüyor.	Rusya, 3 donanma gemisini Suriye'ye gönderdi. Hava sahasının güvenliği için de S-300 füzelerini bölgeye yerleştirecek.	Bu açıkça Suriye'nin yanında yer aldığının ifadesidir. Hatırlanacaktır ki, yakın geçmişte BM güvenlik konseyinde, bu ülke için bir yaptırım kararı alınması gündeme getirilmiş, Türkiye bu konuda bastırmış ancak yaptırım kararı çıkmamıştı. 	Bu kararın çıkmasını engelleyen ülke de Rusya idi. Yani Rusya, ABD'nin BOP projesi çerçevesinde Ortadoğu coğrafyasındaki işgal harekâtının farkındadır. Ve bu bölgedeki bir ABD hâkimiyeti sıranın bir gün kendisine gelmesi demektir. 	Rusya aslı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-paylasim-H1612569.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612526</no>
    <tarih>2026-07-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dış politikada yön tayini</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 17.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	Başbakanımız Sn. Ecevit, uzun zamandır ülke olarak hazırlandığımız ve çok önem verdiğimiz ABD ziyaretini gerçekleştiriyor.	Ekonomi kurmaylarının ve çok sayıda işadamının da Ecevit'e eşlik ettiği geziden, Türk heyeti ekonomik sahalarda işbirliği ve bazı konularda kolaylıkların tanınması için çalışmalarda bulunuyor.	Tekstil kotalarının yükseltilmesi, FMS kredi faizlerinin silinmesi veya düşürülmesi, Türkiye'ye yapılan silah satışlarında Kongre'den zorluk çıkarılmaması, ABD'ye yapılan ihracat ile ABD firmalarının Türkiye'ye yönelik yatırımlarının da artırılması gündem edilen taleplerimiz.	Türk heyeti ziyaretlerden ekonomik işbirliği isterken, Washington, henüz gezi başlamadan kendi açısından çerçeve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dis-politikada-yon-tayini-H1612526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612525</no>
    <tarih>2026-07-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Savaşların arka planı: Finansal egemenlik mücadelesi</baslik>
    <metin>	Dünya siyaset sahnesi, gazete manşetlerine yansıyan ideolojik söylemlerin, sınır anlaşmazlıklarının ve askeri gerilimlerin ötesinde, çok daha derin ve sessiz bir savaşa ev sahipliği yapıyor: Finansal egemenlik savaşı. 	Doğu Avrupa'daki kanlı çatışmalardan Latin Amerika'daki siyasi müdahalelere, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi'ndeki gerilimlerden Doğu Asya'daki güç gösterilerine kadar pek çok krizin temelinde, Doğu ve Batı blokları arasında sıkışan küresel iktisadi düzen yer almaktadır. 	ABD liderliğindeki Batı dünyası, kan kaybeden finansal hegemonyasını korumaya çalışırken; gelişmekte olan Doğu dünyası ise onlarca yıldır süren bu ekonomik esaretten kurtulmanın formülünü aramaktadır.	Dolar tuzağı ve milli paralarla ticaretin mantığı	Küresel ticaretin uzun yıllardır devam e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/savaslarin-arka-plani-finansal-egemenlik-mucadelesi-H1612525.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612519</no>
    <tarih>2026-07-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İyiliğe neden bu kadar muhtacız?</baslik>
    <metin>"Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor." (Nahl Sûresi, 90)Her çağın bir hastalığı vardır. Bizim çağımızın en büyük hastalığı ise kanaatimce vicdan yorgunluğudur. İnsanlık, bilimde ve teknolojide tarihin belki de en büyük ilerlemesini yaşarken; aynı hızla merhametini, güven duygusunu ve birbirine olan muhabbetini kaybetmektedir.Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakın, aynı manzarayla karşılaşıyorsunuz. Savaşlar bitmiyor, açlık sona ermiyor, aileler dağılıyor, insanlar yalnızlaşıyor, komşular birbirini tanımıyor, çocuklar sevgiden mahrum büyüyor. İmkânlar arttıkça huzurun da artacağı zannediliyordu. Oysa görüyoruz ki insan, sadece maddî ihtiyaçları karşılanınca mutlu olm...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iyilige-neden-bu-kadar-muhtaciz-H1612519.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612518</no>
    <tarih>2026-07-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Emperyalizmin İran’daki hesap hatası</baslik>
    <metin>Emperyalizmin hedefleri değişebilir; yöntemleri değişmez. Dün Anadolu'yu paylaşmak isteyen irade, bugün aynı hesapları Ortadoğu'nun farklı ülkeleri üzerinden yürütmektedir. Teknoloji gelişiyor, devletler güç kazanıyor ya da güç kaybediyor; ancak dün askerî işgallerle yürütülen hesaplar bugün ekonomik baskılar, kültürel kuşatmalar, vekâlet savaşları ve algı operasyonlarıyla sürdürülüyor.Bunun en acı örneğini Türk milleti yaşamıştır. Osmanlı Devleti'nin son döneminde yaşanan Balkan Savaşları ve ardından Birinci Dünya Savaşı'nın kaybedilmesiyle Anadolu dâhil elde kalan topraklar dahi işgal edilmek istenmiştir. Sevr Antlaşması ile Türk milletine tarih sahnesinden silinme hükmü verilmek istenmiş; ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde milletin ortaya koyduğu Millî Mücadele bu hesabı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/emperyalizmin-irandaki-hesap-hatasi-H1612518.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612517</no>
    <tarih>2026-07-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana</baslik>
    <metin>Soğan 75 lira: Bu milleti ağlatan kim?Kuru soğanın acı gerçeği: Bu soğanı kim saklıyor?Bir zamanlar "fakirin yemeği" denilen kuru soğan, bugün mutfakların en pahalı misafirlerinden biri hâline geldi. Sofraların vazgeçilmezi, neredeyse her yemeğin baş tacı olan kuru soğan artık cep yakıyor. Kilosu 75 liraya dayandı. Peki bu noktaya nasıl gelindi? Daha da önemlisi, bu fiyat artışının gerçek sorumlusu kim?Bugün milyonlarca insan aynı soruyu soruyor: Halk ucuz soğan yiyemeyecek mi?Tarlada üretici, emeğinin karşılığını alamadığını söylüyor. Pazarda vatandaş, fiyatlardan yakınıyor. Eğer üretici de memnun değil, tüketici de memnun değilse, bu zincirin ortasında kim kazanıyor? Asıl cevap bekleyen soru işte budur.Kamuoyunda sıkça dile getirilen bir iddia var: Stokçuluk. Eğer gerçekten dep...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yigit-muhtac-olmus-kuru-sogana-H1612517.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612464</no>
    <tarih>2026-07-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uyuşukluk imal edildi</baslik>
    <metin>	İlk önce bir çocuğun cansız bedenini kaydırdık.	Hiçbir şey hissetmedik.	Sonra başka bir videoya geçtik. Bir kedi komik hareketler yapıyordu. Ardından bir yemek tarifi... Sonra bir futbol golü... Sonra bir reklam... Sonra yine savaş...	Hepsi aynı parmağın tek hareketiyle geçti gözümüzün önünden.	Bugün dünyanın herhangi bir yerinde bir çocuk açlıktan ölürken, birkaç saniye sonra bize tatil otelleri öneriliyor. Bir depremde enkaz altındaki insanların yardım çağrısını izledikten hemen sonra lüks otomobil reklamı çıkıyor karşımıza. Gazze'de bombalanan bir hastanenin görüntüsünden birkaç saniye sonra komik dans videoları izliyoruz. Dar gelirli bir vatandaşın serzenişini izlerken on saniye sonra ilginç olaylar videosuna geçiyoruz.	Bunu normal sanıyoruz. Oysa normal olan bu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uyusukluk-imal-edildi-H1612464.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612445</no>
    <tarih>2026-07-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarihten ders alınmazsa...</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 02-09-2012 tarihli yazısıdır	Bilindiği gibi Türkiye Roma Antlaşması, Katılım Ortaklığı Belgesi ve Kopenhag Kriterleri ile birlikte AB'ye üyelik sürecine girmiştir. 	Bu süreçte AB'ye tam üyelik vaadiyle Türkiye, hemen her sahada ciddi dayatmalara maruz kalmıştır ki, bu tablo 1920'lerin manzarasını hatırlatmakta, daha açık bir ifadeyle Avrupa 82 yıl sonra AB adı altında Sevr'i hortlatmaya çalışmaktadır.	11 Aralık 1999'da gerçekleştirilen Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'ye resmi olarak aday ülke statüsü tanındı ve AB müktesebatına uyum bağlamında çıkarılacak kanun ve yönetmelikleri belirleyecek bir program (Ulusal Program) hazırlamakla yükümlü kılındı.	Helsinki Zirvesi, Yunanistan'a 1920'deki Sevr Antlaşması ile elde edemediklerin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarihten-ders-alinmazsa-H1612445.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612442</no>
    <tarih>2026-07-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sessizliğin suça dönüştüğü yer: Gazze</baslik>
    <metin>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, "Durum kontrolden çıkıyor, hayal edilemez bir noktaya doğru ilerliyor." sözleri, uluslararası diplomasinin geldiği çıkmazı bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Artık mesele sadece Orta Doğu'da yaşanan bir savaş değildir. Mesele, insanlığın vicdanının hangi noktada sustuğu ve uluslararası hukukun ne zaman yalnızca güçlülerin çıkarlarına göre işletildiği sorusudur.Gazze'de her gün masum insanlar hayatını kaybediyor. Çocuklar açlıkla, hastalıkla ve bombalarla mücadele ediyor. Hastaneler çalışamaz hâle geliyor, yardım koridorları yetersiz kalıyor, diplomasi ise çoğu zaman açıklama yapmanın ötesine geçemiyor. Dünya ise bütün bunları canlı yayınlarda izliyor.Asıl sorgulanması gereken de budur. Yirmi birinci yüzyılda bilgiye ulaşmanın sa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sessizligin-suca-donustugu-yer-gazze-H1612442.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612440</no>
    <tarih>2026-07-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin İran’a saldırılarının gölgesinde İsrail’in korunma stratejisi</baslik>
    <metin>	ABD'nin İran'a yönelik saldırı dalgaları her gün devam ederken, Ortadoğu'daki çatışmalar yeni ve tehlikeli bir boyuta evrildi.	ABD güçlerinin doğrudan İran'ın enerji tesisleri, köprüleri ve sınır kapıları gibi sivil altyapı unsurlarını hedef alması, çatışmaları uluslararası hukuk ilkelerinden tamamen uzaklaştırdı. 	Örneğin, Şelemçe Sınır Kapısı'ndaki yolcu terminaline düzenlenen ve sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan son saldırılar, savaşın insani boyutunu derinleştirirken perde arkasındaki temel stratejik hedefleri de gün yüzüne çıkarıyor.	Görünürde ABD'nin tek başına yürüttüğü bu savaş sürecinin arka planında, İsrail'in güvenliği ve bölgesel çıkarları yatıyor.	Zaman kazanma diplomasisi ve İsrail'i denklem dışında tutma stratejisi	İlk aşamada 28 Şubat'ta başla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-irana-saldirilarinin-golgesinde-israilin-korunma-stratejisi-H1612440.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612432</no>
    <tarih>2026-07-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB'nin Rusya sınavı: Yaptırımın ötesindeki gerçekler</baslik>
    <metin>	Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı 21'inci yaptırım paketiyle yeni bir baskı dalgası başlattı. Ancak bu kez asıl dikkat çeken nokta, paketin içeriğinden çok, Brüksel'in kendi içinde yaşadığı tartışmalar oldu.	 	Çünkü Avrupa'nın karşı karşıya olduğu sorun yalnızca Moskova'nın ekonomik gücünü sınırlamak değil. Aynı zamanda kendi üyeleri arasında farklılaşan çıkarları ortak bir politikaya dönüştürebilmek.	 	Yeni yaptırım paketi; Rus bankalarını, finans kuruluşlarını, kripto para ağlarını, petrol ticaretinde rol alan aktörleri ve Moskova'nın "gölge filosu" olarak adlandırılan yapıları hedef alıyor. Askeri sanayiyle bağlantılı şirketlere yönelik kısıtlamalar da genişletiliyor.	 	Brüksel'in hesabı açık: Rusya'nın gelir kaynakları daralırsa, savaşın finansmanı da zorlaşacak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abnin-rusya-sinavi-yaptirimin-otesindeki-gercekler-H1612432.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612359</no>
    <tarih>2026-07-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>15 Temmuz'un görünmeyen yüzü</baslik>
    <metin>15 Temmuz'u her yıl anıyoruz. Elbette anmalıyız da- Çünkü hafızasını kaybeden toplumlar aynı acıları tekrar yaşamaya mahkûmdur. Ancak 15 Temmuz'u yalnızca bir darbe girişimi olarak değerlendirmek, buzdağının sadece görünen kısmına bakmaktır. Esas mesele, o noktaya nasıl gelindiğini doğru okuyabilmektir. 15 Temmuz'u bir "sosyal obruk" olarak okunması gerekir. Nasıl ki Anadolu'nun bazı bölgelerinde yıllarca toprağın altında sessizce boşalmalar olur ve gün gelir toprak artık yükü taşıyamaz hâle gelir; bir anda devasa bir obruk oluşur. Oysa çöküşün sebebi o gün değildir. Yıllarca biriken ihmallerin sonucudur.Toplumlar da böyledir. Devletin kurumları içeriden çürütülür, milletin algısı yönetilir, gerçekler gizlenir, liyakat ortadan kaldırılır ve sonunda beklenmedik görünen büyük kırılmalar ya...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/15-temmuzun-gorunmeyen-yuzu-H1612359.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612354</no>
    <tarih>2026-07-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sevr'in karanlığından Lozan'ın aydınlığına</baslik>
    <metin>	Türk milletinin tarihteki en büyük varoluş mücadelelerinden biri olan Kurtuluş Savaşı, yalnızca cephede kazanılan askeri başarılarla sınırlı kalmamış; bu zafer, diplomasi masasında taçlandırılarak geleceğimize yön vermiştir. 	Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk'ta "Benzeri görülmemiş bir siyasi zafer" olarak nitelediği Lozan Barış Antlaşması, modern Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uluslararası alandaki tescili ve bağımsızlığının sarsılmaz tapusudur. 	Lozan'ın taşıdığı tarihi ve hayati değeri tam olarak kavrayabilmek ise ancak bu antlaşmadan önce milletimize reva görülen karanlık dönemi ve Sevr'in getirmek istediği felaketi hatırlamakla mümkündür.	Sevr kıskacında bir imparatorluk ve Kurtuluş Savaşı'nın doğuşu	Balkan Savaşları'nın ağır sarsıntısının ardından I. Dünya Savaş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sevrin-karanligindan-lozanin-aydinligina-H1612354.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612353</no>
    <tarih>2026-07-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye'nin tapu senedi Lozan'dır</baslik>
    <metin>	Lozan, bu milletin bağımsızlık tapusudur. Hiçbir borcu olmayan, Misak-i Milli hudutları içerisinde bir vatanı olan, yer altı kaynakları kendisine ait üstündeki zenginlik kendine ait bir antlaşmanın metnidir. Hiçbir devletin bunu inkar etmesi mümkün değil. Zaten devletlerin böyle bir iddiası yok-	Lozan Sulh Muahedenamesi, 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lozan şehrinde imzalanmıştır.	Nutuk'ta Mustafa Kemal Paşa, konferans görüşmelerinin iki dönem halinde 8 ay devam ettiğini yazar.	Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Belçika, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Yugoslavya arasında imzalanmıştır.	Şartlarına bakarsak:	1- Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması'nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.	2- Irak sın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-tapu-senedi-lozandir-H1612353.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612314</no>
    <tarih>2026-07-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Riyad'ın nükleer hamlesi</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'da dengeleri etkileyebilecek yeni bir gelişme yaşanıyor. ABD'nin Suudi Arabistan'a sivil nükleer teknoloji konusunda destek verme kararı, sadece enerji alanında bir iş birliği olarak görülmemeli. Bu adım; Washington'ın bölgedeki geleceğe yönelik planlarını, İsrail ile ilişkilerin yeni boyutunu ve Körfez'deki güç mücadelesini yakından ilgilendiriyor.	 	Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre anlaşma, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programını geliştirmesini ve belirli şartlar altında uranyum zenginleştirme altyapısı oluşturma ihtimalini de içeriyor. ABD yönetimi, Amerikan şirketlerinin sürece dahil olmasının denetim açısından avantaj sağlayacağını savunuyor.	 	Ancak tartışmanın merkezinde tek bir soru var: Suudi Arabistan'ın nükleer teknoloji yolculuğu hang...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/riyadin-nukleer-hamlesi-H1612314.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612313</no>
    <tarih>2026-07-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni Parti’ye hayati sorular</baslik>
    <metin>Şair diyor ya- "Kimdi giden kimdi kalanAslında giden değilKalandır terk edenGiden deBu yüzden gitmiştir zaten"Bu işin romantik kısmı tabi ki.Yeni Parti'ye yönelik sorular kısmına geçmeden önce çok kısa bir özet geçelim.En son yerel seçimlerde birinci olan parti, CHP idi.Yerel seçim bile olsa aslında kaybedilenin genel seçimler olduğu veya olabileceğini net bir şekilde gören iktidar, yanına aldığı küresel destekle birlikte CHP'ye yönelik dünyada eşi görülmemiş bir operasyon çekti.Kemal Kılıçdaroğlu burada aparat gibi kullanılmıştır denilse, kimsenin bir itirazı olamaz.Bu işin en kabaca kısmı ve ana hatlarıyla çerçevelenen fotoğrafıydı elbette.Ben şahsen, CHP'ye yönelik operasyonların düğmesine, Washington'dan basıldığını düşünenlerdenim.Türkiye'de...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-partiye-hayati-sorular-H1612313.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612312</no>
    <tarih>2026-07-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hak edilmeyen makamın bedeli</baslik>
    <metin>Dünya kurulduğu günden bu yana insanlar arasında yönetme, hükmetme ve birbirine tahakküm etme mücadelesi var olmuştur.Asıl mesele ise Yüce Allah'ın nasbettiği, yani seçip tayin ettiği ehil insanların yerine; nefsine aldanarak hak etmediği halde yönetmeye talip olanların ortaya çıkmasıdır.Hz. Âdem (a.s.) ile başlayan insanlık tarihinde ilk büyük kırılmalardan biri, Kabil'in Habil'i kabul etmeyerek hakka başkaldırmasıdır. Hak edilmeyen bir şeye sahip olma arzusu, insanlık tarihi boyunca farklı şekillerde devam etmiş; zulümlerin, savaşların ve adaletsizliklerin temel sebeplerinden biri olmuştur. Görünen o ki kıyamete kadar da bu imtihan sürecektir.Bu sebeple yönetmek, makam sahibi olmak veya yönetime talip olmak sıradan bir mesele değildir. Aksine, hesabı en ağır sorumluluklardan biridi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hak-edilmeyen-makamin-bedeli-H1612312.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612283</no>
    <tarih>2026-07-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin çift cephe ve kaynak yetersizliği çıkmazı</baslik>
    <metin>	Ortadoğu, ABD-İsrail kaynaklı, tarihinin en karmaşık ve çok katmanlı askeri-politik krizlerinden birinin içinden geçiyor. 	Bir yanda Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı gibi küresel ticaretin şahdamarı sayılan hatlarda artan askeri gerilim ve savaş, diğer yanda ABD'nin hem İran hem de Yemen'deki Husilere karşı aynı anda askeri varlık gösterme zorluğu, Washington'ın bölgesel stratejisini ciddi biçimde sınırlıyor. 	Buna ek olarak, ABD'nin diplomatik masadaki tutarsızlıkları, Rusya'nın sert eleştirileri ve Lübnan'daki siyasi eksen kaymaları, bölgedeki krizin boyutunu ve derinliğini net bir şekilde gözler önüne seriyor.	ABD için Kızıldeniz ve Hürmüz'de çift cephe	Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan limanlarına yönelik deniz ablukası ilan etmesi, gerilimin Kızıldeniz hattında yeni v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-cift-cephe-ve-kaynak-yetersizligi-cikmazi-H1612283.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612275</no>
    <tarih>2026-07-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mustafa Kemal'i doğru anlamak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 11.11.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Kurtuluş Savaşı'nın mimarı ve TC. Devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal, ölümünün 63. yıldönümünde hâlâ tam anlamıyla anlaşılamamıştır. Zira, yüzde 99'u Müslüman olan bir milletten, laik bir Cumhuriyeti kurması ve maksadını aşan bazı radikal hareketleri engellemesi bahane edilerek, İslamiyet'in temel dinamiklerini değiştirmeye uğraşan grupların arkasına sığındığı bir duvar olmuştur.	Oysa Atatürk, bazı çevrelere tanıtılmaya çalışıldığı gibi bir din düşmanı değildir. Sayın Kenan Evren'in 1981'de Konya Yüksek İslam Enstitüsü'nde yaptığı bir konuşmasında da belirttiği gibi, "Atatürk dini sayan bir kişiydi. Yobazların elinden kurtarmak için bunları yaptı. Yoksa aydın din adamı ile daima yan yana olmuştur, o...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mustafa-kemali-dogru-anlamak-H1612275.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612267</no>
    <tarih>2026-07-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Anlayan el kaldırsın</baslik>
    <metin>	Varlık içinde yokluk	Anlayan el kaldırsın	Katran içinde aklık!	Anlayan el kaldırsın	 	Tam denk geldik çağına	Borç dağ gibi doğana	Millet muhtaç soğana	Anlayan el kaldırsın	 	Vergiden muaf onlar	Teşvike mazhar onlar	Sürünmede milyonlar	Anlayan el kaldırsın	 	Yoksul hep ele bakar	Çığlıklar yürek yakar	Dolar zengine akar	Anlayan el kaldırsın	 	Dünyada yok benzeri	Her gün bozar ezberi	Şaşkın, yazar-çizeri	Anlayan el kaldırsın	 	Sosyal doku ne halde?	Tat ve koku ne halde?	Sargı-yakı ne halde?	Anlayan el kaldırsın	 	Servetin bini bire	Kalkındık kime göre?	Ses eden hapse gire	Anlayan el kaldırsın	 	Vicdanın sözü geçmez	Yürekten sızı geçmez	Yaranın iz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/anlayan-el-kaldirsin-H1612267.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612263</no>
    <tarih>2026-07-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ermenistan: Moskova ile Brüksel arasında </baslik>
    <metin>	Güney Kafkasya'da dengeler yeniden hareketleniyor. Ermenistan'ın 7 Haziran'da yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Rusya ile yaşadığı gerilim, yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik bir kriz olarak görülmemeli. Bu süreç, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bölgede oluşan güç dengelerinin yeniden şekillendiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmeli.	 	Moskova'nın Ermenistan Büyükelçisi'ni "istişareler" için geri çağırması, Ermeni ürünlerine yönelik yeni ithalat kısıtlamaları uygulaması ve enerji alanında baskı ihtimalini gündeme getirmesi, Kremlin'in Erivan yönetimine yönelik rahatsızlığının boyutlarını ortaya koyuyor.	 	Rusya'nın temel itirazı, Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile ilişkilerini derinleştirirken Avrasya Ekonomik Birliği içerisindeki konumu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ermenistan-moskova-ile-bruksel-arasinda-H1612263.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612237</no>
    <tarih>2026-07-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>O gün sokaklara yansıyan Milli Ruh</baslik>
    <metin>Bazı günler vardır ki üzerinden yıllar geçse de hafızanızdan silinmez. Aradan elli iki yıl geçmesine rağmen 20 Temmuz 1974 sabahını dün gibi hatırlıyorum.Henüz on beş yaşlarında bir lise talebesiydim. Sabah saatlerinde radyodan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın başladığını duyduğumuz anda içimizi tarif edilmesi güç bir heyecan kapladı. Haberler radyodan duyulur, millet aynı anda aynı heyecanı yaşardı.Kıbrıs'ta soydaşlarımızın yıllardır zulüm gördüğünü biliyorduk. Mehmetçiğin adaya çıktığı haberi sadece bir askerî operasyonun başladığını değil, Türk milletinin mazlumun yanında yer aldığını müjdeliyordu. İşte bu yüzden, daha çocuk denecek yaşlarda olmamıza rağmen yerimizde duramadık.Mahallelerde, caddelerde, sokaklarda binlerce insan aynı duyguyla buluşmuştu. Tıpkı Çanakkale'de olduğu gibi, tı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/o-gun-sokaklara-yansiyan-milli-ruh-H1612237.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612234</no>
    <tarih>2026-07-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Anadolu çözüm arıyor</baslik>
    <metin>Siyaset, yalnızca kürsülerde yapılan konuşmalardan ibaret değildir. Bir ülkenin gerçek nabzı; şehir meydanlarında, esnaf dükkânlarında, düğün sofralarında, teşkilat binalarında ve vatandaşın samimi sohbetlerinde tutulur. İşte geçtiğimiz günlerde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerini kapsayan programı da tam anlamıyla böyle bir saha çalışması oldu. Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte gerçekleştirilen bu programda teşkilatlar ziyaret edildi, hasbihaller yapıldı, düğünlere iştirak edildi, güzergâh boyunca esnafın ve vatandaşın görüşleri dinlendi. Siyasetin halktan kopmadan, milletle aynı masaya oturarak yapılması gerektiğinin güzel bir örneği sergilendi.Sayın Hüseyin Baş geziye Kayseri'den başladı. Ben ise ertesi gün Elazığ programına katıl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/anadolu-cozum-ariyor-H1612234.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612186</no>
    <tarih>2026-07-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Pazarlıkla terör bitmez: "Çerçeve yasa" ve riskleri</baslik>
    <metin>	Türkiye, "Terörsüz Türkiye" hedefi adı altında yürütülen ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un siyasi parti ziyaretleriyle ivme kazanan yeni bir sürecin ortasındadır. 	"Çerçeve yasa" tartışmaları etrafında şekillenen bu süreç; İmralı'dan gelen mesajlar, Kandil'in dayatmaları ve siyaset arenasındaki temaslarla kritik bir boyuta ulaşmıştır. 	Ancak sürecin işleyiş biçimi ve aktörlerin talepleri, terörle mücadelede geçmişte yapılan hataların tekrarlanma riskini ve milli birliğimize yönelik ciddi tehditleri bünyesinde barındırmaktadır.	İmralı ve Kandil'in meşrulaştırılması tehlikesi	DEM Parti heyetinin Meclis ziyaretleri öncesinde İmralı'ya giderek terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmesi ve ardından paylaşılan "yasal zemin" çağrıları son derece tedirgin edicidir. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/pazarlikla-teror-bitmez-cerceve-yasa-ve-riskleri-H1612186.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612148</no>
    <tarih>2026-07-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Savaş gölgesinde diplomasi</baslik>
    <metin>	Ortadoğu'da krizlerin en büyük sorunu, çoğu zaman nasıl başladığı değil, nerede duracağının bilinmemesidir. Bu coğrafyada küçük bir gerilim, kısa sürede daha geniş siyasi ve güvenlik sonuçları doğurabiliyor.	İran ile ABD arasındaki son gelişmeler de böyle bir belirsizlik ortamında ilerliyor. Washington'dan gelen açıklamalar ve basına yansıyan değerlendirmeler, askeri seçeneklerin yeniden tartışıldığını gösteriyor. Özellikle İran'ın petrol ihracatı açısından kritik öneme sahip Harg Adası gibi noktaların olası senaryolar arasında anılması, meselenin yalnızca askeri değil, ekonomik boyutları da olduğunu ortaya koyuyor.	Askeri seçeneklerin gölgesinde yeni gerilim	Harg Adası, İran'ın enerji gelirleri açısından önemli merkezlerden biri. Bu nedenle bölgeyle ilgili herhangi bir aske...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/savas-golgesinde-diplomasi-H1612148.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612145</no>
    <tarih>2026-07-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Alaiddin Özkar</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/alaiddin-ozkar.jpg</fotograf>    
    <baslik>90 dakika futbol, yıllarca hatırlanacak bir duruş</baslik>
    <metin>İspanya ile Arjantin arasında oynanan Dünya Kupası finalinde yüreklerimiz İspanya'nın galibiyeti için çarptı. Bunun nedeni yalnızca futbol değildi. Çünkü İspanya, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin, güçlünün ve zalimin yanında değil; Gazze'de zulüm gören Filistin halkının yanında durmayı tercih etti.Gazze'de yaşanan insanlık dramı karşısında birçok Müslüman ülkede halklar meydanlara çıkarak protestolar düzenledi, kınama açıklamaları yaptı. Ancak kınamak ve protesto etmek tek başına yeterli değildir. Asıl yapılması gereken, devletlerin somut adımlar atmasıdır. İsrail ile sürdürülen ticari ilişkilerin, askerî iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların gözden geçirilmesi; gerektiğinde yaptırımlar uygulanarak uluslararası baskının artırılması beklenirdi.O dönem birçok Müslüman ülkenin ata...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/90-dakika-futbol-yillarca-hatirlanacak-bir-durus-H1612145.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612143</no>
    <tarih>2026-07-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kupayı sistem kazandı</baslik>
    <metin>2026 Dünya Kupası sona erdi. İspanya, finalde son şampiyon Arjantin'i uzatma dakikalarında bulduğu golle 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası'nı kazandı. Ferran Torres'in 106. dakikada attığı gol, yalnızca bir final maçının değil, yıllardır sürdürülen bir futbol anlayışının da mührü oldu.Finalden önce bütün gözler doğal olarak iki büyük futbol figürüne çevrilmişti. Bir tarafta kariyerinin muhtemelen son Dünya Kupası maçına çıkan Lionel Messi, diğer tarafta İspanyol futbolunun yeni dönemini temsil eden Lamine Yamal... Bu nedenle final, yalnızca İspanya ile Arjantin'in mücadelesi olarak görülmedi; geçmiş ile gelecek, tecrübe ile gençlik, son şampiyon ile yeni futbol düzeni karşı karşıya geldi.Hatta bu finale, futbolun ötesinde siyasi anlamlar yükleyenler de oldu. İspanya'nın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kupayi-sistem-kazandi-H1612143.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612141</no>
    <tarih>2026-07-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs sadece bir ada değil Milli Dava’dır</baslik>
    <metin>Tarih, bazı milletlere dönüm noktaları armağan eder. O dönüm noktalarında verilen kararlar yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin kaderini de belirler. Türk milleti için 20 Temmuz 1974, işte böyle bir tarihtir. O gün Türkiye, sadece garantörlük hakkını kullanmadı; soydaşını yalnız bırakmayacağını, milli meselelerde geri adım atmayacağını ve gerektiğinde bütün dünyaya rağmen kendi kararını kendisinin vereceğini de ilan etti.1974 öncesinde Kıbrıs Türkü yıllarca sistematik baskılara, katliamlara ve yıldırma politikalarına maruz bırakıldı. EOKA terörü, Enosis hayali uğruna adadaki Türk varlığını ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Türkiye uzun süre diplomatik yolları zorladı. Ancak bütün girişimler sonuçsuz kalınca, uluslararası antlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibris-sadece-bir-ada-degil-milli-davadir-H1612141.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612121</no>
    <tarih>2026-07-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fırsat sadece Kıbrıs'ta kaçmıyor</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.07.2017 tarihli yayımlanan yazısıdır	İstanbul'un ev sahipliğini yaptığı Dünya Petrol Kongresi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'büyük bir fırsatın kaçırıldığını' ifade etti. Cumhurbaşkanı, 'fırsat kaçtı' derken; Doğu Akdeniz'in kalkınmasının, Akdeniz'de barışın devamının ve Türkiye'nin dostluğunun kaybedilmesinin altını çizse de bizim açımızdan hakikaten Kıbrıs üzerinden sağlanacak fırsatlar kaçıyor.	Baştan ifade edelim ki, halen Kuzey Kıbrıs Türk Devleti'nden bahsedebiliyorsak maalesef bunu Türkiye'nin veya Türk kesiminin gayretlerine değil de, Rumların Türk tarafını reddetmesine borçluyuz.	Malum AB üyelik sürecinde Kıbrıs Rum kesimiyle birleşme konusunda 'Evet' reyi kullanan Türklere karşın Rumlar 'Hayır' dediği için halen Ada'da ik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/firsat-sadece-kibrista-kacmiyor-H1612121.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612101</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar</baslik>
    <metin>Hakkını vermek lazım! İktidar partisi geçen 15 Temmuz'dan da daha iyi hazırlanmış bu yılki 15 Temmuz'a.Ortak sloganlar, 81 il ve ilçelerde yürüyüşler, etkinlikler, hatim ve mevlit programları, televizyon ve gazetelerde günlerce yayınlanan reklamlar, sokaklara asılan afişler, birçok yabancı ülkede paneller, özel video gösterimleri ve fotoğraf sergileri vs.'Ne var bunda, böyle olması gerekmez mi' diyenler olduğunu biliyorum. Doğrudur! Anmak lazım, hatırlamak lazım, unutturmamak lazım. Dahası 15 Temmuz'a nasıl ve neden geldik, sorularını iyi analiz etmek lazım.İtirazım ise bu hain kalkışmanın iktidarca sahiplenilmesi ve sanki kendilerine yapılmış gibi siyasi ranta çevrilmesidir. Tek parti iktidarı ne yaptı ne etti yine 'mağdur' rolü ile destanı kendilerine mal etti. Haksız mıyım?Yetin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-15-temmuzda-da-destan-yazdilar-H1612101.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612099</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kaybolan prestijimiz ve Kıbrıs</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 30.10.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	1983 yılında bağımsızlığın ilan eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, o tarihten beri dünya nezdinde varlığını ispata uğraşmaktadır.	Bu bağlamda, 14 Kasım'da başlayacak İslam Konferansı Örgütü toplantısı sırasında Kuzey Kıbrıs'ın tanınması yönünde bir karar çıkması beklenmektedir. Bu toplantıda; garantörlüğünü üstlendiği Kıbrıs'a tıpkı Rum Kesiminin arkasındaki Yunanistan gibi destek çıkararak dünya nezdinde tanınmasına yardımcı olması Türkiye'den beklenendir. Oysa, AB'ne girebilmek uğruna, Helsinki Zirvesi sırasında açıkça istenilen Kıbrıs bu haklı davasında yalnız bırakılmaktadır.	KKTC'nin İslam ülkelerince tanınması ihtimaline karşı, toplantı henüz başlamadan lobi faaliyetlerine hız veren Rum yöneti...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kaybolan-prestijimiz-ve-kibris-H1612099.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612082</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve milli geleceğimiz</baslik>
    <metin>	20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Akdeniz'deki Türk varlığını muhafaza eden tarihi bir dönüm noktasıdır. 	1955-1974 yılları arasında EOKA terör örgütü ve Rum çeteleri, Kıbrıs Türklerini yok etmek amacıyla sistemli bir etnik temizlik yürütmüştür. 	Akritas Planı (Kıbrıs Türklerini ani ve planlı bir saldırıyla imha ederek adayı Yunanistan'a bağlama projesi) doğrultusunda gerçekleştirilen 1963 Kanlı Noel saldırısı, 103 Türk köyünün boşaltılması ve Muratağa, Sandallar, Atlılar katliamları insanlık dışı boyutlara ulaşmıştır. 	Türkler adanın yüzde 3'lük dar alanlarına sıkıştırılarak ağır baskılara maruz bırakılmıştır.	15 Temmuz 1974'te Nikos Sampson'ın Yunan cuntası desteğiyle gerçekleştirdiği darbe ve "Kıbrıs Helen Cumhuriyeti" ilanı, Enosis hayalini (Kıbrıs'ın Yunanistan'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/1974-kibris-baris-harekati-ve-milli-gelecegimiz-H1612082.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612078</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Magyar'ın hızının arkasında ne var?</baslik>
    <metin>	Macaristan'da 16 yıl süren Viktor Orbaacute;n döneminin sona ermesiyle birlikte ülke yalnızca yeni bir hükümete değil, aynı zamanda devlet yapısının nasıl yeniden şekilleneceği tartışmasına da girdi. Seçimlerden güçlü bir çoğunlukla çıkan P'ter Magyar liderliğindeki TISZA Partisi, iktidara gelir gelmez hızlı bir dönüşüm süreci başlattı.	 	Magyar'ın attığı adımların hızı, bazı çevrelerde şaşkınlık yaratırken, yeni yönetim açısından bunun temel nedeni eski iktidar döneminde oluşturulan siyasi ve kurumsal yapının değiştirilmesi gerektiği düşüncesi olarak öne çıkıyor.	 	Eski sistemle hızlı hesaplaşma isteği		P'ter Magyar seçim kampanyasında yalnızca hükümet değişikliği değil, devlet kurumlarının işleyişinde de kapsamlı bir yenilenme sözü verdi. Özellikle uzun süreli at...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/magyarin-hizinin-arkasinda-ne-var-H1612078.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612077</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni dünya düzeni ve Türkiye'nin rolü</baslik>
    <metin>Değişen dünya düzeninde Türkiye, özellikle Ortadoğu ve dünya devletlerine örnek olabilir.ABD çaresiz ve aciz durumda, İran'ın attığı füzeleri durduramıyor, stratejik ortaklarının güvenliğini sağlayamıyor.Ulus devletleri terbiye etmek için kullandığı Patriot'lar, İran'ın füzeleri karşısında yetersiz kalıyor.S-400 savunma sisteminin, Patriot'lardan daha başarılı olduğu daha net anlaşılmış oluyor.ABD yalnızlaşıyor, stratejik ortakları İran tarafından bombalanıyor, o seyrediyor.Bölge devletlerinin halkları, ABD üslerini topraklarında görmek istemiyor.AB devletleri, kendilerini ABD'nin şerrinden korumaya çalışıyor.NATO üyesi devletler, ekstradan ABD'nin yükünü sırtlarında taşımak istemiyorlar.Dünyada, küreselden ulusala dönüşün ekonomik, siyasal ve askeri ayak sesleri yüksek ses...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-dunya-duzeni-ve-turkiyenin-rolu-H1612077.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612076</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Serdar Caferoğlu</yazar>
    <fotograf></fotograf>    
    <baslik>Gelir dağılımı üzerine</baslik>
    <metin>	Gelir dağılımı kavramı özellikle endüstri devriminden sonra ortaya çıkmış bir kavram. Üretime katılan faktörlerin elde edilen geliri nasıl paylaştıklarını ifade eder. 	Günümüzde gelir dağılımını ölçen çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerle birlikte tıpkı diğer parametreler gibi ülkelerin ekonomilerindeki gelirin nasıl dağıldığının fotoğrafını da çok net bir şekilde görebilmeleri kolaylaşmıştır. Bu imkanlara rağmen ülkemizde ve dünyada gelir dağılımı konusunda büyük dengesizlikler gözlemliyoruz.	Mevcut iktisadi işleyiş bir ülkede geliri başarılı bir şekilde dağıtamadığında devlet çeşitli şekillerde bu duruma müdahale eder. Gerek maliye politikası araçları gerek sosyal harcamalar ile dengeyi sağlamaya çalışır. Buradaki amaç elbette toplumsal daha büyük sorunların önüne...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gelir-dagilimi-uzerine-H1612076.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612055</no>
    <tarih>2026-07-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vatanı bölmek isteyenlere fırsat vermeyin</baslik>
    <metin>Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeleri, ülkemiz üzerinde oynanan hesapları ve milletimizi ayrıştırmaya yönelik söylemleri gördükçe, bir hafta önce Nazarî mahlasıyla şu şiiri kaleme almıştım. Aradan sadece birkaç gün geçmesine rağmen yaşananlar, bu dizelerin ne kadar önemli bir uyarı taşıdığını bir kez daha gösterdi. AZİZ VATANIMVatanı bölüyorlar sakın ha böldürmeyinSonra rezil olup da düşmanı güldürmeyinGelecekten vazgeçip umudu öldürmeyinHer karışı kutsaldır aziz vatanımızın Küfür tek bir millettir karşımızda duruyorDünkü düşman tavrını terk etmeden koruyorFırsatını bulunca sırtımızdan vuruyorHer karışı kutsaldır aziz vatanımızın Gaflete düşerseniz yok olur gidersinizGeçmiş tarihimize ihanet edersinizBunun bedelini de çok ağır ödersinizHer karışı kutsa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vatani-bolmek-isteyenlere-firsat-vermeyin-H1612055.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612016</no>
    <tarih>2026-07-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘İslam ülkeleri’ kavramını reddediyorum!</baslik>
    <metin>Bu nasıl İslam ülkesi veya ülkeleridir ki, İslam adına en büyük kötülüğü onlardan görüyoruz.Yok İslam Ülkeleri Birliği, yok efendim Arap Ülkeleri Birliği, İslam İşbirliği Teşkilat vs.Ne işe yarıyor bu içi boş kurumlar?Hiçbir işe yaramıyor ve dahası İslam'a çok büyük zarar veriyor.Bir kere İslam adına karar vermekle yetkili kılınan mercii, bu uyduruk Emevi teşkilatları değil bizzat Kur'ın'ın beyanı ile Ehl-i Beyt'tir.Bu konuyu geçelim.Sevgili dostlar bugün dünyamız, adeta yangın yerine çevrilmiştir.Siz zannediyor musunuz ki bunun tek sebebi emperyalist ülkeler veya Siyonistlerdir.Elbette ki başat neden onlardır ve fakat, siz hiç İslam ülkelerinin ne halde olduğuna hiç dönüp baktınız mı?ABD'yi ve başındakileri konuşmaya ne hacet.Onlar zaten biz bu dünyanın sahibi ve hakim...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/islam-ulkeleri-kavramini-reddediyorum-H1612016.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1612014</no>
    <tarih>2026-07-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları</baslik>
    <metin>Bugün Kıbrıs'ta, Türk soykırımına karşı başlattığımız cihadın yıl dönümü. Tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.Şimdi önünüze bir fotoğraf koyacağım. İlk fotoğraf Erdoğan-Trump dostluğu ve ABD'ye derin sadakat. Hatırladınız mı? Ankara'daki pozları, açıklamaları, manşetleri vs.Şimdi ikinci fotoğrafAKP'nin dostu ABD, Rumlara,M203 Tipi bomba atarlarıGece görüş ve optik sistemleriM1117 Guardian ve M113 zırhlı güvenlik araçları ve paletli zırhlı personel taşıyıcılarıBradley M2A2 paletli zırhlı muharebe araçlarıC-130 Hercules, ağır askeri nakliye ve askeri personel/insani yardım taşıma uçağıCH-47 Chinook ağır yük ve asker sevkiyatı yapabilen çift motorlu askeri helikopterleriYeni nesil zırh delici Amerikan füze sistemleriGelişmiş radar ve erken ihbar sistemleriSahil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibrista-savas-hazirliklari-H1612014.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611976</no>
    <tarih>2026-07-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs bizimdir bizim kalacak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 01.06.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	AB'nin, özellikle Yunanistan'ın baskısıyla üyelik müzakerelerinde önümüze devamlı surette getirdiği, öncelikle halledilmesini istediği sorunlardan birisi de Kıbrıs meselesidir. 	Tam üyelik için verilmesi gereken tavizlerin başında gelen Kıbrıs'ın, Helsinki görüşmeleri sırasında açıkça istendiği konuşulanlar arasındadır.	Devletimizin kısa bir süre öncesine kadar asla taviz vermeyeceği konuların başında gelen Kıbrıs, tarihi her zaman Türklerle anılan bir ada olmuştur.	İlk defa Hz. Ömer zamanında İslam topraklarına katılmış, 1571'de de Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Osmanlı Devleti'nin zayıflamasını fırsat bilen İngilizler adanın egemenliğini ele geçirmişler, Kurtuluş Savaşı sonrası, 1924 Lozan Kon...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibris-bizimdir-bizim-kalacak-H1611976.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611975</no>
    <tarih>2026-07-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz'den Babülmendep'e gerilim ve küresel kriz</baslik>
    <metin>	ABD'nin son mutabakatı devre dışı bırakarak ateşkes sürecini sonlandırmasının ardından, bölgedeki askeri hareketlilik yeni bir boyuta taşındı. 	ABD artık İran'ın sivil altyapılarını da hedef alıyor ve İran da misillemelerini buna karşılık olarak yapıyor.	ABD-İran çatışması sadece askeri üslerle sınırlı kalmayıp sivil altyapıyı ve küresel ticaret hatlarını da rehin alan topyekûn bir stratejiye dönüştü.	Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn ABD'nin operasyonel merkezi konumunda	ABD, İran'a yönelik operasyonlarında bölgedeki stratejik askeri varlığını maksimum kapasiteyle kullanıyor. Bu süreçte özellikle Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki Amerikan üsleri, İran'ı hedef alan saldırıların lojistik ve operasyonel merkezleri haline gelmiş durumda. 	Keşm Adası ve Sirik başta olmak üzere İran'ı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzden-babulmendepe-gerilim-ve-kuresel-kriz-H1611975.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611969</no>
    <tarih>2026-07-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Aşura'dan Gençliğe Hitabe’ye</baslik>
    <metin>Aşura merasimlerinde sık sık Hz. Hüseyin'in zulme boyun eğmeyişi anlatılıyor. Onun ve yarenlerinin hunharca katledişleri anlatılıyor. Ama bu acı geçmişten günümüze ne gibi dersler çıkaracağımız hiç anlatılmıyor.Bu konuda Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarını muaf tutmak gerektiğini söylemeliyim. Çünkü bu kadrolar, merhum ebedi lider Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt' tedrisatından geçmiş ve bu konuları çok iyi kavramışlar. Bu tedrisatın temel kavramlarından biri Hüseynî duruştur. Bundan, İmam Hüseyin gibi dik durmak, dosdoğru olmak ve menfaate göre eğilmemek kastediliyor. Peki, İmam Hüseyin'in döneminde eğri olan neydi? İktidarın tavırları ve yanlışlarıydı. Menfaat neydi? Bu yanlışlara göz yumulması ve onaylanması için verilen sus paylarına tamah edilmesiydi. Peki, İmam...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asuradan-genclige-hitabeye-H1611969.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611959</no>
    <tarih>2026-07-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güç dengesinin değiştiği dünya</baslik>
    <metin>Dünya yeni bir güç mücadelesinin tam ortasında bulunuyor. Orta Doğu'da yaşanan her gelişme, yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel siyaseti de yeniden şekillendiriyor. İran'ın Ürdün'deki stratejik Azrak Hava Üssü'ne yönelik gerçekleştirdiğini açıkladığı füze ve İHA saldırısı da bunun son örneklerinden biri oldu.Tahran yönetimi, operasyonun ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına misilleme olduğunu duyurdu. İran kaynakları, üs içerisinde bulunan savaş uçaklarının, yakıt ikmal tankerlerinin ve bazı kritik askeri tesislerin vurulduğunu iddia etti. Amerikan yönetimi bu iddiaların tamamını doğrulamasa da, Pentagon kaynaklarına dayandırılan haberlerde saldırıda Amerikan askerlerinin yaralandığının kabul edilmesi, olayın ciddiyetini ortaya koymaya yetti.Bugün üzerinde durulması gereken mesele,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guc-dengesinin-degistigi-dunya-H1611959.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611929</no>
    <tarih>2026-07-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>IMF Türkiye raporunun ötesindeki gerçek</baslik>
    <metin>Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz 2026 Dünya Ekonomik Görünüm Güncellemesi'nde Türkiye'nin 2026 yılı büyüme beklentisini yılın ikinci kez aşağı yönlü revize etti. Ocak ayında %4,2 olarak öngörülen büyüme tahmini önce %3,4'e, ardından %2,9'a düşürüldü. Benzer şekilde OECD ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da Türkiye'nin büyüme beklentilerini aşağı yönlü güncelledi. Gerekçeler arasında sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep ve küresel belirsizlikler yer aldı.Bu haberler kamuoyunda geniş yankı buldu.Ancak bence asıl konuşmamız gereken konu bu değil.Çünkü Türkiye'nin meselesi yalnızca büyüme oranının yüzde kaç olduğu değildir.Asıl mesele, büyümenin niteliğidir.	Büyümek ile kalkınmak aynı şey değildirGayrisafi Yurt İçi Hasıla (GS...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imf-turkiye-raporunun-otesindeki-gercek-H1611929.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611926</no>
    <tarih>2026-07-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İhanet unutulursa tekrar eder</baslik>
    <metin>Tarih, unutkan milletlere karşı acımasızdır. Ders alınmayan her olay, farklı bir isimle ve farklı bir yöntemle yeniden karşımıza çıkar. Bu yüzden 15 Temmuz'u sadece geçmişte yaşanmış bir ihanet olarak görmek, geleceğe karşı yapılabilecek en büyük ihmallerden biridir.O gece Türk milleti, devletine ve milli iradesine sahip çıktı. Ancak darbe girişiminin başarısızlığa uğraması, tehditlerin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Çünkü devleti içeriden ele geçirmeyi hedefleyen yapılar, tarih boyunca şartlara göre yöntem değiştirmiş, farklı kimlikler ve farklı söylemlerle varlıklarını sürdürmeye çalışmıştır.15 Temmuz'un bize öğrettiği en önemli gerçeklerden biri şudur: Devlet; kişilere, gruplara veya kapalı yapılara değil, hukuka, liyakate ve millet iradesine dayanmalıdır. Devlet düzeni; ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ihanet-unutulursa-tekrar-eder-H1611926.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611925</no>
    <tarih>2026-07-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir haftaya sığan Türkiye, bir ömre yayılan sorunlar</baslik>
    <metin>Bazı ülkelerde bir haftada tek bir olay konuşulur. Bizde ise bir haftaya ekonomi de sığıyor, siyaset de, adliye de, spor da, dış politika da... Gündem o kadar hızlı değişiyor ki, dünün sıcak haberi bugünün unutulmuş manşeti oluyor. Ama değişmeyen tek bir şey var: Vatandaşın sırtındaki yük...Son bir haftaya dönüp baktığımızda yine ilk sırada ekonomi vardı. Peş peşe gelen akaryakıt zamları, yalnızca benzin istasyonlarının tabelalarını değiştirmedi; pazardaki domatesi, fırındaki ekmeği, minibüs ücretini, çiftçinin maliyetini, esnafın rafını da değiştirdi. Çünkü bu ülkede mazota gelen her zam, sonunda sofradaki ekmeğe kadar uzanıyor.Emekliye maaş artışı açıklandı. Ancak daha maaş cebe girmeden zamlar kapıyı çaldı. Milyonlarca emekli yine ay sonunu değil, ayın ortasını nasıl getireceğini dü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-haftaya-sigan-turkiye-bir-omre-yayilan-sorunlar-H1611925.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611921</no>
    <tarih>2026-07-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İngiltere: Devlet, piyasa ve çelik</baslik>
    <metin>	British Steel kararı eski bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.	Ekonomi dünyasında yıllardır tartışılan temel sorulardan biri şudur:	Devlet ekonomide ne kadar yer almalıdır?	1980 sonrası dönemde birçok ülkede devletin ekonomideki ağırlığının azaltılması, özel sektörün önünün açılması ve piyasa mekanizmalarının daha fazla belirleyici olması gerektiği görüşü öne çıktı. Özelleştirmeler de çoğunlukla verimlilik, yatırım ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması gerekçeleriyle savunuldu.	Türkiye de bu sürecin dışında kalmadı.	Geçmiş yıllarda birçok kamu kuruluşu özelleştirildi. Bu kararları destekleyenler, özel sektörün daha hızlı karar alabileceğini ve işletmelerin daha rekabetçi hale gelebileceğini savundu. Eleştirenler ise bazı alanlarda üretim gücü, stratejik kon...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ingiltere-devlet-piyasa-ve-celik-H1611921.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611919</no>
    <tarih>2026-07-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>15 Temmuz sonrası demokrasi muhasebesi</baslik>
    <metin>	İçinde bulunduğumuz 2026 yılı itibarıyla, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık ve aynı zamanda en destansı dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz'un 10. yıldönümünü idrak ettik. 	Bu anlamlı milat, sadece geçmişe bakıp ibret alma günü değil; aynı zamanda demokrasinin, milli iradenin ve bir ülkenin küresel organizasyonlar eliyle nasıl bir uçurumun kenarına itilmek istendiğinin muhasebeleşme vaktidir.	Zaferin gerçek sahibi milletin kendisidir	15 Temmuz 2016 gecesi saat 22:00 sularında başlayan hareketlilik, Türkiye'nin meşru düzenini ve bağımsızlığını hedef alan FETÖ destekli hain bir kalkışmaydı. 	Ankara semalarında uçan F-16'lar, sokaklara sürülen tanklar ve saat 02:42'de milletin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) bombalanması, gözü dönmüşlüğün en a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/15-temmuz-sonrasi-demokrasi-muhasebesi-H1611919.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611914</no>
    <tarih>2026-07-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>KKTC tam bağımsız olmalıdır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 18.12.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Bağımsız bir devlet olarak uluslararası arenada tanınmadıktan sonra toprağınızın, bayrağınızın ve meclisinizin olması bir şey ifade etmemektedir.	Bağımsızlığınızı kan dökerek elde etseniz bile, ilanınıza diğer ülkelerden kabul gelmezse ilan ettiğiniz bağımsızlık havada kalır.	Tıpkı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde olduğu gibi.	Bayrağı, toprağı, cumhurbaşkanı, kabinesi ve meclisi olmasına rağmen KKTC, Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır.	Bunda hata elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin!	74 çıkartması ve sonrasında 1980'de gelen tam bağımsızlık ilanına garantör ülke olarak biz sahip çıkmalı, adadaki Türk varlığını bir devlet olarak biz dünyaya kabul ettirmeliydik. Yapa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kktc-tam-bagimsiz-olmalidir-H1611914.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611848</no>
    <tarih>2026-07-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan'</baslik>
    <metin>	Bir insandan himmet istenir mi? "Himmet" denilen şey o muhabbeti tahsil etmek, almak için rica etmektir. 	Ben, sizden cebinizdeki parayı istersem bu küfür olur mu? Cebindekini istiyorum, küfür olmuyor da kalbindekini istediğimde niye küfür olsun? 	Kalbindeki de mahluk, cebindeki de mahluktur. Cebindeki maddi mahluk, kalbindeki manevi mahluktur. 	Her ikisi de yaratılmıştır. Her ikisini de yaratan Vacibu'l-Vücud olan Allah'tır. 	Onun için "rabıta" dediğimiz zaman mahluk olan o manevi muhabbeti insanlar aracılığıyla tahsil etmek, o sevdayla sevdalanıp, onunla birlikte Hakk'a yürümek akla gelmelidir. 	Hak yolunda bir insan hangi cihette kendini yorarsa yorsun hepsi insanı Tevhid'e götürür. O insanlar öyle bir noktaya gelir ki her tarafa bakar "Allah'tan başka varlık mı v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cekilirsen-aradan-geri-kalir-yaradan-H1611848.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611836</no>
    <tarih>2026-07-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir ülkeyi güçlü yapan şey nedir?</baslik>
    <metin>Bugün dünyada güçlü ülkeler denildiğinde akla ilk olarak büyük ordular, gelişmiş silah sistemleri veya yüksek millî gelir geliyor.Peki, gerçekten bir ülkeyi güçlü yapan bunlar mıdır?Eğer öyle olsaydı, tarihin en büyük ordularına sahip imparatorluklar yıkılmazdı.Eğer yalnızca para yeterli olsaydı, doğal kaynakları zengin birçok ülke bugün dünyanın en gelişmiş devletleri arasında yer alırdı.Demek ki güç, yalnızca rakamlardan ibaret değildir.Gerçek güç, bir milletin kriz zamanlarında ayakta kalabilme kabiliyetidir.Japonya'nın petrolü yoktur.Doğalgazı yoktur.Demir cevheri bakımından zengin değildir.Buna rağmen dünyanın en büyük ekonomilerinden biridir.Çünkü en büyük sermayesi, yetişmiş insanıdır.Almanya'nın bugün Avrupa'nın lokomotifi olmasının sebebi de yalnızca sanayisi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-ulkeyi-guclu-yapan-sey-nedir-H1611836.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611835</no>
    <tarih>2026-07-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uyanık olmak zorundayız</baslik>
    <metin>15 Temmuz'un üzerinden yıllar geçti. O gece yaşanan acılar hafızalardaki yerini koruyor. Türk milleti, demokrasisine ve devletine sahip çıkarak tarihî bir sınav verdi. Ancak tarih bize bir gerçeği defalarca göstermiştir: Tehlikeyi sadece yaşandığı gün konuşan toplumlar, aynı tehlikeyle yeniden karşılaşabilir.Bu yüzden 15 Temmuz'u sadece bir anma günü olarak görmek doğru değildir. Asıl mesele, o karanlık geceden gerekli dersleri çıkarabilmek ve benzer tehditlere karşı her zaman hazırlıklı olmaktır.İhanet, çoğu zaman açık kimlikle gelmez. Bazen dost görünür, bazen mağdur rolüne bürünür, bazen de en sert eleştiriyi yapan kişi gibi davranır. Tarih boyunca birçok örgüt ve yapılanma, şartlar değiştiğinde söylemini değiştirmiş, kendisini farklı bir kimlikle yeniden kabul ettirmeye çalışmıştır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uyanik-olmak-zorundayiz-H1611835.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611807</no>
    <tarih>2026-07-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sudan'da altın, savaş ve Kızıldeniz</baslik>
    <metin>	Altın, savaşın görünmeyen finansmanı.	Bir ülkede altın çıkması her zaman zenginlik anlamına gelmez. Bazen yer altındaki kaynaklar, yer üstündeki çatışmaların finansmanına dönüşebilir. Sudan bugün tam da böyle bir sürecin içinde.	Avrupa Birliği'nin Sudan altınına yönelik ambargo kararı, yalnızca ekonomik bir yaptırım değil; savaşların artık sadece silahlarla değil, ekonomik kaynaklarla da sürdürüldüğünü gösteren önemli bir gelişmedir.	AB, Sudan kaynaklı altının satın alınmasını, ithalatını ve transferini yasakladı. Ayrıca altın madenciliğinde kullanılan cıva ve siyanür gibi bazı kimyasalların Sudan'a gönderilmesine de sınırlama getirdi. Amaç, altın ticaretinden elde edilen gelirlerin çatışmayı destekleyen kaynaklardan biri olmasını engellemek.	Ancak Sudan krizini yalnızca...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sudanda-altin-savas-ve-kizildeniz-H1611807.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611806</no>
    <tarih>2026-07-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran’ı değil, Beyaz Saray’ı durdurun!</baslik>
    <metin>	Ortadoğu, küresel güçlerin satranç tahtası olmaktan çıkıp, açık bir insanlık dramının ve kuralsız bir şiddet sarmalının merkez üssü haline geldi. 	Son dönemde yaşanan askeri hareketlilik ve gerilimler, savaşın sadece cephedeki askerler arasında değil, doğrudan sivillerin yaşam alanlarında yürütüldüğünü açıkça göstermektedir. 	İran'ın her türlü abluka ve yaptırıma rağmen gerçekleştirdiği nokta atışı askeri misillemeler, sahadaki dengeleri sarsarken; karşı cepheden gelen yanıt askeri bir karşılık olmaktan çıkıp topyekûn bir halkı cezalandırma stratejisine dönüşmüştür. 	Karşımızdaki tablo nettir: Bir tarafta egemenlik haklarını korumaya çalışan bir coğrafya, diğer tarafta ise hiçbir savaş kuralı tanımayan "küresel bir korsanlık" iradesi.	Yıldırım operasyonu ve askeri dengel...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/irani-degil-beyaz-sarayi-durdurun-H1611806.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611749</no>
    <tarih>2026-07-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin "İsrail’siz savaş" planına dikkat!</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'da kartlar yeniden dağıtılırken, perde arkasında yürütülen diplomasinin ve sahada tırmanan askeri gerilimin aslında çok daha büyük bir küresel oyunun parçası olduğu gün gibi ortada.	Son dönemde ABD'nin "müzakere" ve "mutabakat" başlıkları altında attığı adımlar, bölgeyi barışa götürmekten ziyade yeni bir bölgesel savaşın zeminini hazırlıyor. 	Bu büyük planın merkezinde ise oldukça sinsi bir hamle yer alıyor: İsrail'i geçici olarak denklemin dışına çıkarıp, geniş çaplı bir savaşı meşrulaştırmak.	Pazarlıksız mutabakat ve "dolandırıcı testi"	Geçtiğimiz süreçte ABD ve İran arasında yürütülen görüşmelerde şaşırtıcı bir gelişme yaşandı. ABD; İran'ın 300 milyar dolarlık tazminat talebinden Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne kadar uzanan 14 ağır maddelik tüm şartlarını adeta...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-israilsiz-savas-planina-dikkat-H1611749.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611748</no>
    <tarih>2026-07-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Diyalog ve Diyanet</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 30.01.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Hz. Peygamber (sav) kıyamete yakın bazı Müslümanların halini tasvir ederken şöyle buyurmuştur: "Salih amellere yapışınız? Salih amellere yapışınız. Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi fitneler zuhur edecek. (O dönemde) kişi, mümin olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur. Mümin olarak akşama erer de, kâfir olarak sabaha ulaşır. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar." (Tirmizi, Fiten, 30)	Azıcık dünyalık uğruna dinini satmak, en ağır haliyle dünyalık menfaat karşılığında ahiretini satmak manasındadır.	Gece karanlığından daha sinsi fitnelerin zuhur ettiği yaşadığımız dönem, maalesef yukarıdaki ilahi ikazın örneklerini gördüğümüz bir hal almıştır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/diyalog-ve-diyanet-H1611748.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611745</no>
    <tarih>2026-07-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs'ta masa yeni, hesaplar eski </baslik>
    <metin>	AB'nin yeniden görünür hale geldiği Kıbrıs sürecinde asıl tartışma sadece çözüm modeli değil. Masanın hangi kurallarla kurulacağı, hangi dengelerin esas alınacağı ve geçmiş deneyimlerden hangi derslerin çıkarılacağı belirleyici olacak.	Brüksel'den gelen üç kelime	Kıbrıs dosyası yeniden hareketleniyor.	Birleşmiş Milletler süreci canlandırmak istiyor. Avrupa Birliği, daha aktif bir rol almaya hazırlanıyor. Yeni bir özel temsilciyle birlikte diplomatik temasların artırılması hedefleniyor.	İlk bakışta bu gelişmeler olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü uzun süredir durağan ilerleyen bir başlık yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına çıkıyor.	Fakat Kıbrıs'ta geçmiş, bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Bu adada mesele hiçbir zaman sadece görüşme yapılması olmadı. A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibrista-masa-yeni-hesaplar-eski-H1611745.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611738</no>
    <tarih>2026-07-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Üniversite hayali mi, yurt dışı hayali mi?</baslik>
    <metin>	Bu hafta yüz binlerce gencimiz YKS sonuçlarını bekliyor.		Kimi istediği bölümü kazanmanın hayalini kuruyor.		Kimi ailesine güzel bir haber vermenin heyecanını yaşıyor.		Kimi ise tercih listesini hazırlamaya başladı bile.		Fakat bugün gençlerin zihninde, sınav kadar önemli başka bir soru daha var:		"Üniversiteyi bitirdikten sonra bu ülkede nasıl bir gelecek beni bekliyor?"		Eskiden üniversite, gençler için bir mesleğe açılan kapıydı.		Bugün ise birçok genç için yurt dışına açılan bir kapı olarak görülüyor.		İşte asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu budur.		Gençler neden gitmek istiyor?		Bu soruya peşin hükümlerle değil, verilerle cevap vermek gerekir.		TÜİK'in İstatistiklerle Gençlik 2025 verilerine göre, 15-24 yaş grubun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/universite-hayali-mi-yurt-disi-hayali-mi-H1611738.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611737</no>
    <tarih>2026-07-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Egemenlik teslim edilmez</baslik>
    <metin>15 Temmuz, Türk milletinin demokrasiye ve milli egemenliğe sahip çıktığı tarihi günlerden biridir. O gece yaşananlar, millet iradesine pranga vurulamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Farklı siyasi görüşlere sahip milyonlarca insanın ortak paydası da budur: Bu ülkenin geleceğine ancak bu millet karar verir.Ancak 15 Temmuz'u yalnızca bir darbe girişimi olarak değerlendirmek, yaşananları eksik okumak olur. Asıl üzerinde durulması gereken husus, milli egemenliği hedef alan tehlikelerin yıllar öncesinden fark edilip edilmediğidir.Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehditlerin sadece silahla değil; ekonomiyle, eğitimle, medya üzerinden yürütülen algı operasyonlarıyla ve devlet kurumlarına sızan yapılar eliyle de gerçekleştirilebileceğini yıllarca anlattı.Ona ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/egemenlik-teslim-edilmez-H1611737.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611703</no>
    <tarih>2026-07-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından</baslik>
    <metin>	Düşeriz düşümüzde yüksekten çıkmaz sesimiz	Yerliyiz ve milliyiz işte bu bizim resmimiz!	Binler kıvranır acından	Biri vazgeçmez tacından	 	Günün gözde mesleği minareye kılıf dikmek	Fukaranın sofrasına uğramaz oldu ekmek	On bin kıvranır acından	Biri vazgeçmez tacından	 	İmtiyazlı bir zümre servetine servet katar	Gelişme çağında çocuk yatağına aç yatar	Yüz bin kıvranır acından	Biri vazgeçmez tacından	 	Birine damla damla su birine seller akar	Biri yer biri bakar kıyamette de ondan kopar	Milyon kıvranır acından	Biri vazgeçmez tacından	 	Sular bentlerden çevrilmiş imtiyazlı sınıfa	Emekliler perperişan bu sığar mı insafa?	Bini kıvranır acından	Biri vazgeçmez tacından	 	Hacım yutkunur ve yutar b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/binler-kivranir-acindan-biri-vazgecmez-tacindan-H1611703.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611673</no>
    <tarih>2026-07-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz'de asıl mesele petrol değil, petrolün kuralları</baslik>
    <metin>	Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gerilim, ilk bakışta İran ile ABD arasındaki askeri rekabetin yeni bir halkası gibi görünüyor. Oysa perde arkasındaki tartışma, savaş gemilerinden çok küresel enerji ticaretinin hangi kurallarla işleyeceğine odaklanıyor. Washington'ın son hamlesini yalnızca güvenlik ekseninde okumak, bu nedenle resmin tamamını görmeye yetmiyor.	 	Petrol yalnızca çıkarılan ve taşınan bir emtia değil. Aynı zamanda uluslararası finans sisteminin de temel dayanaklarından biri. 1970'li yıllardan itibaren enerji ticareti ile dolar arasındaki güçlü bağ, Amerikan para biriminin küresel ekonomideki ağırlığını destekleyen unsurlardan biri oldu. Bu nedenle Hürmüz'de yaşanan her gelişme, yalnızca petrol akışını değil, enerji ticaretinin üzerine kurulduğu finansal düzeni de yakı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzde-asil-mesele-petrol-degil-petrolun-kurallari-H1611673.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611662</no>
    <tarih>2026-07-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İslâm’a kimler itiraz ediyor</baslik>
    <metin>	Tarih boyunca İslâm'a yapılan itirazların aslî ve tâlî pek çok sebebi olmuştur. Bu sebepleri temel olarak üç ana kategoride toplayabiliriz. 	1- Küfrün karakterinden kaynaklanan itirazlar:	Küfür, tanım olarak imanın zıdd-ı kâmilidir. Küfür bütün karakteriyle hakkı örter ve şiddetle İslâm'a karşı çıkar. Küfür, bâtılın en büyük uzantısı, karanlık ve cehaletin kaynağıdır. 	Küfür, mutlak ve en büyük gerçek olan Allah'a itiraz eder. Bu itirazı ya direkt ya da dolaylı olarak yapar. Tabiatıyla bu itiraz çeşitli yollarla olur. Bu yolları dört ana başlık halinde inceleyebiliriz:	-Siyasi ve ideolojik yaklaşım:	Bu yaklaşım, İslâm'ı siyasi ve ideolojik bir rakip görerek ona zarar vermek, etki ve nüfuzunu azaltmak için her çeşit fırsatı değerlendirir. 	Tarih boyunca kabul etse...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/islama-kimler-itiraz-ediyor-H1611662.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611656</no>
    <tarih>2026-07-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>BRICS’e not: Askeri caydırıcılık olmadan ekonomik güç korunamaz</baslik>
    <metin>	Dünya tarihi bize çok basit ama bir o kadar da acımasız bir kuralı defalarca öğretmiştir: Korumasız bir zenginlik, sadece yağmacıları davet eder. 	Bugün küresel jeopolitik sahnede yaşanan büyük kırılmalar da tam olarak bu kuralın etrafında dönüyor. 	Ekonomik bir güç inşa etmek oyunun sadece ilk yarısıdır; ikinci yarı ise bu gücü ayakta tutacak, onu dış müdahalelerden koruyacak bir "kalkan" var etmektir. 	Çünkü küresel hegemonya, sadece banknotlarla değil, o banknotların arkasındaki namlularla ayakta kalır.	Doların arkasındaki süngü: Pentagon	Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce dile getirdiği şu sarsıcı tespit, bugün küresel sistemin anatomisini anlamak isteyen herkes için bir kılavuz niteliğindedir:	"Amerika'nın gücü parasından, yani doların gücünden gelir. Ordus...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bricse-not-askeri-caydiricilik-olmadan-ekonomik-guc-korunamaz-H1611656.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611654</no>
    <tarih>2026-07-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal devlet boşluk bırakmaz</baslik>
    <metin>Türkiye'de ne zaman büyük bir afet yaşansa, ne zaman ekonomik şartlar ağırlaşsa aynı tartışma yeniden başlıyor.Yardımı kim yapacak?Devlet mi?Yoksa dernekler, vakıflar ve gönüllü kuruluşlar mı?Son yıllarda kamuoyunda geniş yankı uyandıran Kızılay üzerinden yapılan bağış tartışmaları, Ahbap Derneği etrafında oluşan polemikler ve 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan çadır tartışmaları, yalnızca belirli kurumları değil, çok daha temel bir meseleyi gündeme taşıdı:Sosyal devlet görevini tam olarak yerine getiriyor mu?Bence asıl konuşmamız gereken konu budur.Çünkü sosyal devletin güçlü olduğu yerde, vatandaşın ilk sığınacağı kapı devlettir.Afet olduğunda-İşsiz kaldığında-Aç kaldığında-Barınacak yer bulamadığında-İlk akla gelen bir dernek, bir vakıf ya da bir yardım platf...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-devlet-bosluk-birakmaz-H1611654.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611647</no>
    <tarih>2026-07-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fakirliği yönetmek değil, zenginliği paylaşmak</baslik>
    <metin>	Ekonomi konuşulurken çoğu zaman rakamların büyüsüne kapılıyoruz. Enflasyon yüzde kaç oldu, büyüme oranı ne çıktı, ihracat arttı mı, faiz düştü mü? Oysa bütün bu verilerin tek bir anlamı vardır: Vatandaşın hayatına nasıl yansıdığı.		Bir ülkede insanlar ay sonunu getiremiyorsa, emekli aldığı maaşla temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyorsa, açıklanan ekonomik verilerin toplum nezdindeki karşılığı sorgulanmaya başlanır. Çünkü ekonominin gerçek aynası istatistik tabloları değil, pazardaki file, mutfaktaki tencere ve evdeki huzurdur.		Son yıllarda Türkiye'de uygulanan ekonomi politikaları, dar ve sabit gelirli kesimin omuzlarındaki yükü her geçen gün daha da artırdı. Üretim yerine tüketimin, yatırım yerine borçlanmanın, planlama yerine g...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fakirligi-yonetmek-degil-zenginligi-paylasmak-H1611647.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611582</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor</baslik>
    <metin>Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın bizzat şahıslarına ve de topluma ayet ve hadislerle uyarıları ve de siyasi olarak hedef ve de neticeleri  bir tarafta dursun!Bizzat resmi olarak hangi kurumda, kimlerin FETÖ'cü olduğu resmi dosyalarla (2004 MGK) önlerine konuldu.'Alnı secde görenlerden bize zarar gelmez' dediler. Yetinmediler! 'Allah dostu, gel bitsin bu hasret' dediler. Baktılar gelmiyor! Bu sefer her istediklerini verdiler.Sonra aralarında paylaşım kavgası çıktı. Dün Ergenekon, Balyoz üzerinden TSK'ya, CHP ve MHP'li vekillerin kasetleri üzerinden 2011 seçimlerine müdahale edenler bu kez 17-25 Aralık sızdırmaları ile direk iktidarı hedef aldılar.İşe bakın ki! Ergenekon, Balyoz, CHP-MHP kasetlerinde taraf olanlar, meydanlarda, ekranlarda siyasi malzeme yapanlar, 17-25 aralık için 'kum...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/destani-millet-yazdi-sefasini-iktidar-suruyor-H1611582.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611573</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>15 Temmuz’un şifresi, gizlenen gerçekler ve vefa borcu</baslik>
    <metin>	Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın tarihindeki en büyük kırılma noktalarından biri olan 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) mensubu bir ihanet şebekesinin devleti ve millet iradesini rehin alma teşebbüsüydü. 	Tankların, uçakların ve namluların doğrudan doğruya sivil halka yöneltildiği o karanlık gece, asil Türk milletinin, emniyet güçlerinin ve vatansever askeri unsurların göğsünü siper etmesiyle aydınlığa kavuştu. 	"Demokrasi ve Milli Birlik Günü" olarak tarihe kazınan bu anma günü, hain kalkışmanın millet iradesine çarparak darmadağın olduğu muazzam bir direnişin sembolüdür. 	Türk milleti, üzerinde kirli hesaplar kuranların yerli uşakları eliyle sahneye koyduğu bölme ve iç savaş senaryolarını tek bilek t...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/15-temmuzun-sifresi-gizlenen-gercekler-ve-vefa-borcu-H1611573.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611572</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Seçil Mumcuoğlu</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/secil-mumcuoglu.jpg</fotograf>    
    <baslik>15 Temmuz</baslik>
    <metin>	15 Temmuz, aidiyetini kaybetmiş insanların Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni düşman hatlarını bombalar gibi bombaladığı, darbe girişimini engellemek için sokağa çıkan silahsız halka ateş açtığı, halktan bazılarının tankların önüne yatarak bu korkunç olayı durdurmaya çalıştığı, asker ve devlet düşmanlığını din bellemiş bazılarının ise haddini çok aştığı acılarla dolu bir gün. 	Olaylar sonucunda hayatını kaybeden 300'e yakın kişi, 3 bine yakın yaralı, farklı rütbelerden binlerce asker, yargı mensubu ve sivil dâhil olmak üzere 10 bini bulan gözaltı, yanı sıra askerî, idari ve adli kurumlarda görevden alınan birçok kişi. 	Ortalığı kaplayan toz duman, sadece suçluların değil yıllar sonra berat edecek pek çok kişinin de suçsuz yere cezalandırılmasına sebep oldu. Ve Fetöcülükten berat et...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/15-temmuz-H1611572.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611569</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kanayan yaraya tuz basanlar var</baslik>
    <metin>	Şifa kaynağıyım diye görünüp	Kanayan yaraya tuz basanlar var	Lokman Hekim pozlarına bürünüp	Kanayan yaraya tuz basanlar var	 	Uykusuz gözleri hiçe sayarak	Kıvranan yüzleri hiçe sayarak	Korlaşan közleri hiçe sayarak	Kanayan yaraya tuz basanlar var	 	Kardeş bacı ile alay ederek	Ağrı acı ile alay ederek	Dinmez sancı ile alay ederek	Kanayan yaraya tuz basanlar var	 	Yazın ortasında lapa lapa kar	Vatanperverlere geniş dünya dar	Şühedaya karşı ne edep ne ar	Kanayan yaraya tuz basanlar var	 	Arşa çıkan çığlıkları duymadan	Mazluma yetime hatır saymadan	Ve insani değerlere uymadan	Kanayan yaraya tuz basanlar var	 	Dertlilere hemdert ol sen Karaca	Girmiş can evine sinmiş sessizce	Nemruttan ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kanayan-yaraya-tuz-basanlar-var-H1611569.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611560</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’nin geleceği</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 27.11.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türk siyasetinde denilenler ile icraatların birbirinden farklı olması neredeyse gelenek halini aldı. Özellikle konu İsrail olduğunda, esip gürleyen hükümet, gizli kapılar ardında her türlü işbirliği içinde.	Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede Yahudiler ve İsrail ile ilişkilerin iyi karşılanmaması gayet tabii de, İslam adına yola çıkanların İsrail hayranlığına bir mana vermek çok zor.	"One minute" çıkışı ile başlayan süreç, ülkemizde Yahudi devletine karşı sergilenen dik duruş şeklinde yorumlanmış ve vatandaşlarımızın da takdirini toplamıştı ancak Mavi Marmara gemisinde dokuz evladımızın katledilmesine karşı tepkisiz kalınması dikkat çekici idi. 	Yahudi cesaret madalyası ile taltif edilen Sayın Ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-gelecegi-H1611560.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611535</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir millet nasıl ayağa kalkar?</baslik>
    <metin>Tarih, ayağa kalkmayı başaran milletlerin hikâyeleriyle doludur.Ancak dikkat edilirse, hiçbir millet yalnızca silahıyla, parasıyla ya da nüfusuyla ayağa kalkmamıştır.Önce fikri ayağa kalkmıştır.Sonra insanı-Ardından devleti-Ve en sonunda ekonomisi-Bugün gelişmiş ülkelere baktığımızda ortak bir özellik görürüz.Almanya, II. Dünya Savaşı'nın ardından neredeyse tamamen yıkılmıştı. Şehirleri harabeye dönmüş, sanayisi çökmüş, milyonlarca insanını kaybetmişti. Buna rağmen kısa sürede Avrupa'nın üretim merkezi hâline geldi.Japonya, Hiroşima ve Nagazaki'de tarihin en büyük yıkımlarından birini yaşadı. Fakat birkaç on yıl içinde dünyanın teknoloji devi oldu.Güney Kore, 1960'lı yıllarda dünyanın en yoksul ülkeleri arasındaydı. Bugün ise dünyanın en büyük sanayi ve teknoloji ihracatç...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-millet-nasil-ayaga-kalkar-H1611535.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611534</no>
    <tarih>2026-07-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnsafsız, vicdansız bu sistemde yaşamak zorunda mıyız? </baslik>
    <metin>Ekonomide açıklanan her veri, milyonlarca insanın sofrasına, cebine ve geleceğe dair umutlarına doğrudan etki ediyor. Özellikle enflasyon rakamlarının açıklandığı günler, memurun, emeklinin ve asgari ücretlinin ay sonunu nasıl getireceğinin de yeniden hesaplandığı günler oluyor. Resmî rakamlarla vatandaşın pazarda, markette ve kirada karşılaştığı hayat pahalılığı arasındaki fark ise tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş da açıklanan son enflasyon verilerini bu açıdan değerlendirerek, Türkiye'nin ekonomik tablosuna ilişkin dikkat çeken tespitlerde bulundu.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı. Basın açıklaması yapan BTP lideri TÜİK'in haziran ayı enflasyonunu yü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/insafsiz-vicdansiz-bu-sistemde-yasamak-zorunda-miyiz-H1611534.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611501</no>
    <tarih>2026-07-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İdarecide olması gereken vasıflar</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 24.07.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Milletin idaresine talip olmak ciddi sorumluluk bilinci gerektiren bir mesuliyettir. İdareciliğe talip olanlar adalet, dürüstlük, doğruluk gibi temel vasıflara sahip olmanın yanında, halka hizmet gibi bir gayeyi samimi olarak benimsemelidirler. 	Zira idarecilikte milletinin rahatını, refahını, huzurunu arttıracak, hayat şartlarını yükseltecek icraatlara imza atmak yani tam bir hizmet mantığı ile işin içine girmek esastır. Bunu yaparken, insan unsuru esas alınmalıdır.	Tarih sahnesine cihangirlik ruhu ve idarecilik kabiliyeti ile çıkmış olan ecdadımız, insana hizmet mantığıyla hareket ederek idareciliğin en mükemmel örneklerini sergilemişlerdir.	Şeyh Edebali'nin bu hususta Osman Bey'e yaptığı nasih...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/idarecide-olmasi-gereken-vasiflar-H1611501.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611498</no>
    <tarih>2026-07-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Müzakere masasından cephe hattına: Orta Doğu'da çöken mutabakatlar</baslik>
    <metin>	İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı ve Körfez hattında yeniden alevlenen askeri hareketlilik, küresel diplomasi ve bölge güvenliği açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. 	Tarafların karşılıklı saldırıları, suçlamaları ve Birleşmiş Milletler'in (BM) sürece dahil olma biçimi, Orta Doğu'da sürdürülebilir bir barışın önündeki yapısal engelleri bir kez daha gözler önüne seriyor. 	Bu gerilim, sadece iki devlet arasındaki bir çatışma değil, bölgedeki ittifak mimarisini ve uluslararası hukukun sınırlarını zorlayan çok katmanlı bir krizdir.	Diplomatik masada sabotaj ve egemenlik ihlalleri	Krizin temelinde, ABD'nin daha önce üzerinde uzlaşılan 14 maddelik mutabakat metnine uymayan, uzlaşmaz ve oyalama taktiğine dayalı stratejisi yatmaktadır. 	İran, taahhütlerine b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muzakere-masasindan-cephe-hattina-orta-doguda-coken-mutabakatlar-H1611498.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611472</no>
    <tarih>2026-07-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Genç bir lider, güçlü bir vizyon</baslik>
    <metin>Türkiye son yıllarda en çok ekonomiyi konuşuyor. Enflasyon, faiz, döviz, hayat pahalılığı, alım gücü- Gündem değişiyor gibi görünse de vatandaşın temel meselesi değişmiyor. Bu tablo, yalnızca ekonomik araçların değil, ekonomi anlayışının da yeniden sorgulanmasını zorunlu kılıyor.Dört yazıdır dile getirmeye çalıştığımız temel düşünce de budur. Enflasyonu yalnızca faizle düşürmeye çalışan politikaların sınırlarını, üretimin neden ekonominin merkezine alınması gerektiğini ve merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın geliştirdiği Milli Ekonomi Modeli'nin ortaya koyduğu çözüm önerilerini değerlendirdik.Ancak fikirler, onları savunan insanlar sayesinde toplumla buluşur. Tarihte kalıcı iz bırakan bütün büyük düşünceler, onları hayata taşımaya çalışan kadrolarla anlam kazanmıştır. Bugün Milli Ekonomi Mod...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/genc-bir-lider-guclu-bir-vizyon-H1611472.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611471</no>
    <tarih>2026-07-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tasarruf eden devlet, fakirleşen millet?</baslik>
    <metin>Son yıllarda kamuoyunda en çok duyduğumuz kavramlardan biri "tasarruf" oldu.Kamuda tasarruf-Harcamalarda tasarruf-Yatırımlarda tasarruf-Araç alımlarında tasarruf-Temsil giderlerinde tasarruf-Şüphesiz devletin mali disiplin içinde hareket etmesi önemlidir. Kamu kaynaklarının israf edilmemesi, bütçe dengesinin korunması ve gelecek nesillere ağır borç yükü bırakılmaması her sorumlu yönetimin görevidir.Peki, aynı soruyu millet adına da sormak gerekmiyor mu?Devlet tasarruf ederken vatandaş neden rahatlayamıyor?Çünkü mesele yalnızca devletin ne kadar harcadığı değildir.Asıl mesele, üretilen zenginliğin nasıl oluştuğu ve nasıl paylaşıldığıdır.Bugün Türkiye ekonomisine ilişkin uluslararası raporlara baktığımızda ilginç bir tabloyla karşılaşıyoruz.OECD, Türkiye'nin son yılla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tasarruf-eden-devlet-fakirlesen-millet-H1611471.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611469</no>
    <tarih>2026-07-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kurucu anayasamız, 1924 anayasasıdır. Değiştirilmesi dahi teklif edilemez!</baslik>
    <metin>8 Haziran 2007 günü o gün Başbakan olan Erdoğan'ın, Prof. Dr. Ergun Özbudun'dan talebi üzerine oluşturulan bir komisyon tarafından "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Önerisi" hazırlanmıştı.Hazırlanan yeni Anayasa taslağı, 2 Ağustos 2007 günü Erdoğan'a sunulmuş ve 29 Ağustos 2007 tarihinde çalışmalar tamamlanarak,  o tarihte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Dengir Mir Mehmet Fırat'a teslim edilmişti.Peki, daha sonra ne mi olmuştu?Kamuoyuna açıklanmayıp halktan gizlenen bu taslak, Mart 2008'de Prof. Ergun Özbudun'un da dahil olduğu AK Parti milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat başkanlığındaki bir heyet tarafından ABD'de Colombia Üniversitesi'nin Demokrasi, Hoşgörü ve Din Çalışmaları Merkezi ile Din, Kültür ve Kamu Yaşamı Enstitüsü'nün 3 Mart'ta New York'ta, Gülen'e yakın olan Türk Kül...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurucu-anayasamiz-1924-anayasasidir-degistirilmesi-dahi-teklif-edilemez-H1611469.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611467</no>
    <tarih>2026-07-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Onur ve haysiyet çöpe atıldı</baslik>
    <metin>Onur ve haysiyetin zıddı olan her ne varsa, onur ve haysiyeti çağrıştıran hangi hasletler varsa tamamı bu toplumda uzun zamandan beridir sosyal hayatın dışına atılır oldu.Bir el, nasıl bir uğursuz else bu el, koca bir toplumu, koskoca bir milleti tuttu da yâd ellere savurdu durdu nice on yıllardan beri.Bu korkunç savrulmadan ötürü, toplumun yanında-yöresinde, sağında-solunda, zihninde-gönlünde öyle yaralar, öyle büyük yarılmalar oluştu ki, buharlaştırılan onurunun peşine düşmez oldu, ayaklar altına serilen haysiyetinin davacısı olmayı aklına bile getirmedi.Her hal ve şartta, her zaman ve zeminde zalimleri ve zorbaları alkışlamayı bir eksiklik olarak görmedi, 'zulme meylederseniz ateş size dokunur' şeklindeki İlahi uyarıya kulaklarını tıkadı, öyle ki, toplumu yakıp kavuran alev-ateş d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/onur-ve-haysiyet-cope-atildi-H1611467.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611426</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ diyenler nerede?</baslik>
    <metin>Erdoğan ve Trump arasında adı netleşmemiş bir muhabbet yaşanıyor. Övgüler, taltifler sıra dışı!Erdoğan benim dostum ve saygı duyduğum biri-NATO Zirvesi Türkiye'de olmasaydı gelmezdim. Dostum Erdoğan çağırdı, ben de geldim. "Halkı onunla gurur duyuyor-Değerli Dostum Sayın Donald Trump-İnşallah Dostum Trump'la kısa sürede bir araya gelmeyi ümit ediyor-Ankara'da dostum Trump'la birlikte olmak bize ekstra güç verdi, sözleri malum.Şimdi gündemde 15 Temmuz. Herkes kahramanlık cümleleri kuruyor, FETÖ ile nasıl mücadele ettiklerini anlatıyor vs.'Darbeci ABD diyenler' nerede?Kim olduklarını hatırlatayım mı?Maduro'nun bir gece yarısı yatak odasından alınması ile ilgili CNNTürk'te yayınlanan mesajında Devlet Bahçeli şöyle diyordu:'Türkiye'de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle ge...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/15-temmuzu-abd-gerceklestirdi-diyenler-nerede-H1611426.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611415</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>"Dostun iki yüzlü düşmanın namert"</baslik>
    <metin>	Merhum şair dostum ve hemşehrim Mustafa Aras'ın Filistinli şehit çocuğa hitaben yazdığı şiirin bir mısrası böyleydi, şiirin tamamını bir kez daha yazının sonunda sizlerle paylaşacağım.		İslam coğrafyasının neredeyse tamamında bugüne kadar oldduğu gibi 'iki yüzlü dostlar' yönetimlerde oldukları ve kaldıkları müddetçe bu coğrafyanın duyarlı insanları, hassas şairleri belli ki daha çok yürekleri dağlayan şiirler yazacaklar.		Filistinde/ Gazzede çağdaş katillerin ve soykırımcıların saldırılarından her nasılsa kurtulmuş ve hayatta kalmış olanlar yıkılan bina enkazları altında yakınlarının, bebeklerinin cesetlerini aramaya, bulduklarını mezarlıklara nakletmeye devam ederlerken, bazı İslam ülkelerinde de o bebeklerin mutlak katilleri el üstünde, tahtlar üstünde ağırlanıyorlar.	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dostun-iki-yuzlu-dusmanin-namert-H1611415.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611391</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk tarımı diye bir şey kalmadı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 23.05.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Tarım bahsini sıklıkla gündem ediyoruz. Milli Ekonomi Modeli'nde stratejik bir saha olarak gördüğümüz bu konunun hayatiyetinin farkındayız. 	Türkiye'de tarımın bittiği ile ilgili örnekleri devamlı işliyoruz.  	Çiftçi kardeşlerimizden, tarlalarını bırakarak şehre göçenlerden yazılarımızla ilgili geri dönüşler oluyor ve yazdıklarımızın az bile olduğundan bahsediyorlar.   	Tarımsal desteği sürekli arttıran AB ülkeleri ve ABD, bizim gibi ülkelere "tarıma desteği çekin" demektedir. 	Bundan bir süre önce katma değeri düşük diye "tarım ülkesi olun" şeklinde tavsiyede bulunanlar, bugün "doğrudan ve dolaylı destekleme kuruluşlarını özelleştirin, gelişmiş ülkelere pazar olun" taleplerini yapmaktadırlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-tarimi-diye-bir-sey-kalmadi-H1611391.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611390</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dijital sirk</baslik>
    <metin>Kızımın bir süredir izlediği bir çizgi sinema var. Adı "dijital sirk." Film gerçek dünyadan kopup sanal bir dünyada sirk gibi bir ortamda yapay zeka kontrolünde bir maceradan bahsediyor.Küçük bir kız gözünü bir şekilde dijital sirkin içinde açıyor. Sirkte yine daha önce bir şekilde buraya düşmüş çeşitli başka kahramanlar da var. Her birinin gerçek dünyada bir takım hikayeleri var. O dünyadan kalan bir takım travmalarının sanal dünyadaki yansımalarını görüyorsunuz.Dijital sirkin bir de yapay zeka yöneticisi var. Her gün oraya düşmüş olan kahramanlara yeni maceralar açıyor ve üretiyor. Kahramanlar bu maceralarda yaşam mücadelesi veriyor. Bir süre sonra bunalmaya başlıyorlar. Yapay zeka bunları çok zorluyor. Ondan kurtulmanın ve hatta sirkten kurtulmanın yollarını aramaya başlıyorlar. Kah...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dijital-sirk-H1611390.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611389</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Son nefese kadar, son nefes için siyaset</baslik>
    <metin>Bazı sözler vardır-Söylendiği gün alkışlanır, sonra unutulur.Bazı sözler ise yıllar geçse de yol gösterir.Ebedi Liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın teşkilatlarımıza emanet ettiği şu cümle, işte böylesine büyük bir anlam taşımaktadır:"Son nefes için siyaset."Bu cümle ilk duyulduğunda birçok kişi onu sadece güçlü bir slogan olarak görebilir.Oysa bu söz, Bağımsız Türkiye Partisi'nin teşkilat anlayışını özetleyen en temel ilkelerden biridir.Çünkü burada iki ayrı vurgu vardır.Son nefese kadar...Yani insanın ömrü boyunca davasından vazgeçmemesi-Şartlar ne olursa olsun inandığı fikirleri terk etmemesi-Görev değişse de, makam değişse de, bulunduğu şehir değişse de aynı istikamette yürümeye devam etmesi-Son nefes için...İşte bu ifade, belki de cümlenin en derin tarafıdır.Ç...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/son-nefese-kadar-son-nefes-icin-siyaset-H1611389.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611388</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Ekonomi Modeli: Dünün tezi, bugünün İhtiyacı</baslik>
    <metin>Ekonomi konuşulurken çoğu zaman faiz, döviz ve enflasyon rakamları gündeme geliyor. Oysa bunlar, ekonominin görünen yüzüdür. Asıl mesele, bu rakamları ortaya çıkaran ekonomik anlayıştır. Yanlış bir anlayış üzerine kurulan sistemin, doğru sonuçlar üretmesini beklemek mümkün değildir.Türkiye, uzun yıllardır farklı isimler altında benzer ekonomi politikalarını deniyor. Kimi zaman düşük faiz, kimi zaman yüksek faiz tercih ediliyor; bazen sıkı para politikaları uygulanıyor, bazen genişlemeci adımlar atılıyor. Ancak değişmeyen gerçek şu ki vatandaş hâlâ hayat pahalılığından, üretici yüksek maliyetlerden, gençler ise gelecek kaygısından şikâyet ediyor.İşte tam da bu noktada merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, yalnızca bir ekonomik teori değil, üretimi ve insanı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-ekonomi-modeli-dunun-tezi-bugunun-ihtiyaci-H1611388.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611387</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk ordusu, dünyanın en şerefli ordusudur</baslik>
    <metin>	Avrupa Parlamentosu, şanına yakışır alçak bir karara imza atmış.		Şaşırdık mı? HAYIR!		Sevgili okurlarım ben bu açıklamaları dolayısıyla AP'ye değil, bizde ki AB yalaka ve yardakçılarına yönelik öfke katsayım artıyor.		Bu kadar AB seviciliği için, bu ne arsızlık ve görgüsüzlüktür arkadaş demek geliyor içimden.		Adamlar yüzünüze tükürüyor, siz halen daha yarabbi şükür diyorsunuz.		Sadece AB veya AP'nin değil, Batı'nın Türk'e karşı bakış açısı binlerce yıl hiç değişmemiştir.		Ne mi demek istiyorum!		İyi okuyun ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız.		Voltaire, Rus 2. Katerina'ya yazdığı mektupta, "En azından sizin için bir kaç Türk öldürmeyi çok isterdim" diyor.		Protestanlığın kurucusu Martin Luther, "Türk, tanrının gazabının sop...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-ordusu-dunyanin-en-serefli-ordusudur-H1611387.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611377</no>
    <tarih>2026-07-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa Parlamentosu’nun 'hadsiz' Kıbrıs kararı: AB'nin düşen maskesi</baslik>
    <metin>	Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye'yi "uluslararası hukuku ihlal etmekle" suçlayan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadan derhal çekilmesini talep eden son kararı, Brüksel'in Kıbrıs meselesine yönelik taraflı ve tarihi gerçeklerden kopuk bakış açısını bir kez daha gözler önüne sermiştir. 	575 lehte oyla kabul edilen bu karar, adadaki tarihsel süreci ve Türk varlığının hukuki zeminini tamamen görmezden gelen, Rum-Yunan tezlerinin adeta birer kopyası niteliğindedir. 	Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından şiddetle kınanan bu adım, esasen Avrupa Birliği'nin (AB) tarafsızlığını çoktan yitirdiğinin ve adayı tamamen Rum idaresine teslim etme arzusunun diplomatik bir tezahürüdür.	1974 meşru müdahalesi ve tarihin hakikati	AP kararında, Birleşmiş Milletler'in...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupa-parlamentosunun-hadsiz-kibris-karari-abnin-dusen-maskesi-H1611377.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611363</no>
    <tarih>2026-07-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>6. Filo’dan Ankara’daki NATO Zirvesine</baslik>
    <metin>Akdeniz, Orta Doğu ve Balkanlar'daki pek çok bölgesel savaş, işgal, bombardıman ve askeri operasyonda aktif roller üstlenen NATO'nun Akdeniz'deki askeri gücünün ve ABD'nin bölgedeki nüfuzunun en somut sembolü 6. Filo, İstanbul'a geliyordu.Zamanın hükümeti, Amerikan askerlerinin güvenle karaya çıkabilmesi için Dolmabahçe Rıhtımı, Karaköy ve Taksim hattında geniş güvenlik önlemleri almıştı.  Karaköy, Beyoğlu ve Taksim civarındaki dükkanlar, restoranlar ve eğlence mekanları vitrinlerine İngilizce 'Welcome' yazıları asmıştı.Camilere 'Allah'ın evi' deriz. Dolmabahçe'de bulunan Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii'nin minareleri arasına İngilizce "Welcome 6th Fleet" (Hoş Geldin 6. Filo) yazılı mahyalarını bile astılar.Devlet ve bazı ticari kuruluşlar tarafından 6. Filo'nun gelişi şerefine öze...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/6-filodan-ankaradaki-nato-zirvesine-H1611363.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611356</no>
    <tarih>2026-07-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mehterle karşılayıp, İzmir Marşı'yla uğurlayamadık</baslik>
    <metin>NATO Zirvesi sona erdi. Dünyanın en güçlü ülkelerinin liderleri geldi, ağırlandı, masalara oturdu, ortak bildiriler yayımlandı, fotoğraf kareleri verildi ve ardından ülkelerine döndüler. Biz ise yine görkemli bir organizasyona ev sahipliği yaptık. Çünkü yıllardır kulaklarımıza kazınan bir söz var: "İtibardan tasarruf olmaz."Mehter takımıyla karşıladık. Devlet geleneğimizi, tarihî mirasımızı ve misafirperverliğimizi gösterdik. Ancak zirvenin ardından geriye sadece protokol fotoğrafları değil, cevap bekleyen sorular da kaldı.En dikkat çekici gelişmelerden biri ise ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik askerî operasyon kararını Türkiye'de bulunduğu sırada açıklaması ve bu süreçte "vurun" emrinin verilmiş olmasıydı.Elbette bu kararın askerî planlaması önceden yapılmıştır. Ancak dün...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mehterle-karsilayip-izmir-marsiyla-ugurlayamadik-H1611356.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611355</no>
    <tarih>2026-07-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir kampın ardından</baslik>
    <metin>Üç gün-Takvim yapraklarına baktığınızda kısa bir süre.Ama bazen üç gün, üç yılda kazanılamayacak kadar büyük bir tecrübe bırakır.Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz Bağımsız Türkiye Partisi Teşkilat Kampı da benim için tam olarak böyle bir buluşmaydı.Bu yazıyı bir kamp raporu olarak yazmıyorum.Çünkü rakamlar zaten ortada.Programlar yapıldı.Toplantılar gerçekleştirildi.Seminerler verildi.Meslek grupları bir araya geldi.Yarışmalar düzenlendi.Yeni dönem değerlendirildi.Bunların hepsi önemliydi.Ama benim aklımda kalanlar bunlardan çok daha farklıydı.Bir salonda, Türkiye'nin farklı illerinden gelen insanların aynı heyecanla ayağa kalktığını gördüm.Farklı şehirlerden-Farklı mesleklerden-Farklı yaşlardan-Ama aynı ideale inanan insanlar-İşte asıl zenginliğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-kampin-ardindan-H1611355.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611354</no>
    <tarih>2026-07-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Faiz enflasyonu düşürüyor mu, yoksa üretimi mi durduruyor?</baslik>
    <metin>Enflasyonla mücadelede uzun yıllardır uygulanan klasik reçete bellidir: Faizi artır, talebi azalt, fiyat artışlarını kontrol altına al. Bugün Türkiye'de de uygulanan ekonomi politikalarının temelinde büyük ölçüde bu anlayış yer alıyor. Merkez Bankası'nın faiz kararları, piyasanın en çok takip ettiği başlıkların başında geliyor. Adeta ekonominin kaderi, politika faizinin kaç puan artırılıp artırılmayacağına bağlanmış durumda.Ancak hayatın içindeki tablo, ekonomi kitaplarında yazılan kadar basit değildir.Yüksek faiz, tüketimi yavaşlatabilir; fakat aynı zamanda üretimin de maliyetini artırır. Sanayici yatırım yapmak için krediye ihtiyaç duyuyor, çiftçi ekim yapabilmek için finansmana ulaşmaya çalışıyor, esnaf işletmesini ayakta tutabilmek adına bankaların kapısını çalıyor. Faiz oranları y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/faiz-enflasyonu-dusuruyor-mu-yoksa-uretimi-mi-durduruyor-H1611354.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611351</no>
    <tarih>2026-07-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa’nın göbeğindeki kara leke: Srebrenitsa Soykırımı</baslik>
    <metin>	Tarih 11 Temmuz 1995'i gösterdiğinde, modern(!) dünyanın gözleri önünde, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kasabasında yazıldı. 	II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı ve hukuksal olarak belgelenmiş ilk soykırım olan Srebrenitsa, üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen adaletin ve vicdanların derin bir sızısı olarak kalmaya devam ediyor. 	En az 8 bin 372 Müslüman Boşnak erkek ve çocuğun sistematik olarak katledildiği bu trajedi, sadece Sırp güçlerinin vahşetini değil, uluslararası toplumun ve koruma sözü verenlerin sessiz kalışını da tarihe kazıdı.	Güvenli bölgenin çöküşü ve uluslararası ihanet	1992 yılında Yugoslavya'nın çöküşüyle başlayan Bosna Savaşı, bölgedeki Müslüman halk için tam bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupanin-gobegindeki-kara-leke-srebrenitsa-soykirimi-H1611351.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611330</no>
    <tarih>2026-07-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk çiftçisine bir hatırlatma</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 06.05.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	Seçime sayılı günler kala toprağını ekemeyen, ektiğinde ürününe pazar bulamayan çiftçimize bir hatırlatmamız var.	AB talepleri çerçevesinde köylü nüfusu 10 milyonun altına düşürme planını hayata geçiren Ak Partisi'ne siz oy verdiniz.	Aslında siz çiftçiler, kendinizi siz bitirdiniz; mazotu, gübreyi en pahalı fiyattan sizlere veren Ak Partisi'ni siz iktidar ettiniz.	Kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri iken sarımsağı bile ithal eder bir hale getiren Ak Partisi'ni siz seçtiniz.	Ektiğiniz para etmediği için mahsulü denize döktüğünüzde size sırtını dönen AKP'ye oy attınız.	Şimdi hiçbir şeyden şikâyete hakkınız yok. Hatta çiftçilik para etmiyor diye toprağını ederinin çok altında sata...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-ciftcisine-bir-hatirlatma-H1611330.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611282</no>
    <tarih>2026-07-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>S-400 kumarı: Türkiye’nin F-35 inadı ile bölgesel dengeler arasındaki hassas çizgi</baslik>
    <metin>	Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin akıbeti, küresel jeopolitiğin en karmaşık denklemlerinden biri olmaya devam ediyor. 	Ankara'nın milyarlarca dolar ödeyerek envanterine kattığı, ancak ABD yaptırımları (CAATSA) ve F-35 programından çıkarılma pahasına hangarlarda beklettiği bu füzeler için yeni ve çarpıcı bir iddia gündeme düştü. 	Gazeteci Abdulkadir Selvi ve İsrail medyasının öne sürdüğü iddialara göre, S-400'lerin Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) satışı an meselesi. 	Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov'un konuyu "son derece hassas" olarak nitelendirip Ankara ile temasların sürdüğünü açıklaması ise bu iddiaların arka planındaki diplomatik fırtınayı gözler önüne seriyor. 	Peki, F-35 programına geri dönmek adına atılması planlanan bu pragmatik ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/s-400-kumari-turkiyenin-f-35-inadi-ile-bolgesel-dengeler-arasindaki-hassas-cizgi-H1611282.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611280</no>
    <tarih>2026-07-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Fatıma Kübra Ekici</yazar>
    <fotograf></fotograf>    
    <baslik>Geleceği "net" olmayan gençlik</baslik>
    <metin>	Geçtiğimiz gün milyonlarca öğrencinin heyecanla beklediği LGS sonuçları açıklandı. Bu hafta ise üniversite hayali kuran gençler YKS sonuçlarını öğrenecek. Bir yanda sevinç gözyaşları, diğer yanda hayal kırıklıkları- Ancak her yıl tekrar eden bu tabloyu yalnızca açıklanan puanlar ve sıralamalar üzerinden değerlendirmek, asıl sorunu görmezden gelmektir. Çünkü mesele, sınav sonuçları değil; çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatlarının birkaç saatlik sınavlara sığdırılmış olmasıdır.	Bugün Türkiye'de eğitim sistemi, çocukların yeteneklerini keşfeden değil; onları tek tip bir yarışın içine sokan bir yapıya dönüşmüş durumda. Çocuklar bilgi öğrenmek için değil, soru çözmek için okuyor. Öğretmenler nesil yetiştirmek yerine sınavlara hazırlamaya zorlanıyor. Veliler çocuklarının mutluluğunu de...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gelecegi-net-olmayan-genclik-H1611280.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611259</no>
    <tarih>2026-07-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Madenler millete aittir</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle 29.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Bu hafta Meclis'te görüşülecek olan Türk Petrol Kanunu Tasarısı'na göre, orman sayılan yerlerdeki ve milli parklardaki ruhsat ve izin alanlarında, ilgili mevzuata göre izin almak ve bedelleri ödenmek suretiyle petrol arama ve işletme faaliyetleri yapılabilecek.	Yani bu tasarı ile Türkiye'nin orman alanları bile yabancılara açılıyor. 	Tasarıya göre Türkiye arazileri bu kanun bakımından kara ve deniz bölgeleri olarak ikiye ayrılacak. 	Bir arayıcı veya işletmeci ürettiği petrolün sekizde birini devlet hissesi olarak ödemekle yükümlü olacak. 	Petrol hakkı sahibi, petrol işlemi için gereken yabancı personeli bakanlığın uygun görüşüne istinaden, İçişleri Bakanlığı'nca düzenlenecek çalışma amaçlı ik...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/madenler-millete-aittir-H1611259.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611240</no>
    <tarih>2026-07-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enflasyon düşüyor deniliyor, peki vatandaş neden inanmıyor?</baslik>
    <metin>Her ayın ilk günlerinde aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarını açıklıyor, ekonomi yönetimi uygulanan programın sonuç vermeye başladığını ifade ediyor, piyasalarda "dezenflasyon süreci" değerlendirmeleri yapılıyor.Kâğıt üzerindeki veriler, enflasyonla mücadelede olumlu bir sürece girildiği izlenimini veriyor. Hatta yapılan açıklamalarda ekonominin dengelenmeye başladığı ve uygulanan politikaların meyvelerini vermeye başladığı dile getiriliyor.Ancak sokağa çıktığınızda bambaşka bir Türkiye ile karşılaşıyorsunuz.Pazarda alışveriş yapan emekli, market arabasını yarıya kadar doldurabilen asgari ücretli, artan maliyetler karşısında ayakta kalmaya çalışan esnaf ve yüksek finansman yükü altında üretim yapmaya çalışan sanayici...Hepsinin ortak c...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enflasyon-dusuyor-deniliyor-peki-vatandas-neden-inanmiyor-H1611240.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611238</no>
    <tarih>2026-07-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye için neden Bağımsız Türkiye Partisi?</baslik>
    <metin>Her seçim döneminde aynı cümleleri duyuyoruz."Bu seçim çok önemli.""Bu kez her şey değişecek.""Biraz daha sabredin."Yıllar geçiyor.Hükûmetler değişiyor.Muhalefet değişiyor.İsimler değişiyor.Ama milletin konuştuğu sorunlar değişmiyor.Ekonomi-Adalet-Üretim-Eğitim-Gençlerin gelecek kaygısı-Emeklinin geçim sıkıntısı-Çiftçinin üretim mücadelesi-Esnafın ayakta kalma çabası-Sorunlar aynı.Çünkü aynı anlayışlarla farklı sonuçlar bekleniyor.Oysa tarih bize başka bir şey söylüyor.Bir ülke, aynı düşünceyle farklı bir geleceğe ulaşamaz.İşte Bağımsız Türkiye Partisi'nin varlık sebebi tam da budur.Bağımsız Türkiye Partisi, mevcut siyasi düzenin içinde daha iyi yer edinmek için kurulmuş bir parti değildir.Bağımsız Türkiye Partisi, mevcut düzeni eleştirmek için...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-icin-neden-bagimsiz-turkiye-partisi-H1611238.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611203</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ankara'daki NATO zirvesi ve stratejik sıkışma</baslik>
    <metin>	Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde küresel diplomasinin merkez üssü haline gelen başkentte, madalyonun iki yüzünü de keskin bir şekilde ortaya koydu.	Zirve, Türkiye açısından uluslararası alanda büyük bir diplomatik prestij kaynağı olarak sunulsa da, arka planda transatlantik çatlakların, bölgesel risklerin ve derin stratejik meydan okumaların tam ortasında kalındığını gösterdi. 	Kameralar önündeki el sıkışmaların ardında, hem müttefiklerin kendi içindeki güven bunalımı hem de Türkiye'nin dış politikasındaki yapısal sıkışmışlıklar bu zirveyle birlikte daha görünür hale geldi.	Transatlantik çatlaklar ve ekonomik şantaj gölgesi	Batı medyasında, özellikle Fransız ve Alman basınında "Trump'ı memnun etme zirvesi" olarak nitelendirile...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ankaradaki-nato-zirvesi-ve-stratejik-sikisma-H1611203.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611202</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO: Bildirinin ötesi</baslik>
    <metin>NATO'nun Ankara Zirvesi sona erdi. Ortak bildiri yayımlandı. Metni dikkatle okuyunca insanın aklında tek bir soru kalıyor:	 	Bu bildiri, daha güvenli bir dünya için mi yazıldı; yoksa daha büyük bir silahlanma düzeni için mi?	 	Çünkü bildirinin omurgasını oluşturan başlıklar oldukça açık. Daha fazla savunma harcaması, daha fazla ortak silah üretimi, daha fazla askeri teknoloji, daha fazla caydırıcılık... Milyarlarca dolarlık yeni alımlar, savunma sanayisinin önündeki engellerin kaldırılması ve üretimin hızlandırılması metnin en güçlü mesajları arasında.	 	Buna karşılık emek yok.	 	Gelir adaleti yok.	 	Yoksulluk yok.	 	İklim krizi yok.	 	Savaşların toplumlar üzerinde açtığı yaralar ise neredeyse hiç yok.	 	Oysa savaşın gerçek yü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-bildirinin-otesi-H1611202.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611193</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Ekonomi Modeli’nde devletin gelir kalemleri</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 19.12.2012 tarihli yazısıdır	Dünkü yazımızda özelleştirmeler ile devletin kâr getiren kurumlarının elden çıkarılmasından bahsetmiş ve bunun gelir elde etme yöntemi olamayacağını vurgulamıştık.	Özelleştirmeler kapitalizmin gereğidir ve maksat ülke kaynaklarının yabancılara ederinden az meblağlar karşılığında sunulmasıdır.	Gelinen noktada Türkiye aynı oyuna getirilmiş, kâr elde eden kurumlar devlet iradesi eli ile özelleştirilmiş ve tek gelir kalemi olarak vergiler kalmıştır.	Oysa devletlerin, devlet tüzel kişiliğinden kaynaklanan farklı gelirleri söz konusudur. Bunların devreye konulması ile sabit akarlar elde edilebilir.	Milli Ekonomi Modeli'nde geniş şekilde izah ettiğimiz gibi, devletlerin gelir kaynakları senyoraj, ye...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-ekonomi-modelinde-devletin-gelir-kalemleri-H1611193.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611191</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yüz bin Gazzeli şehidin eli yakanızda</baslik>
    <metin>	Bir kere omurga zedelenince bir daha asla dik duruş, dik yürüyüş mümkün olmuyor, olamıyor.	Senede bir sefer, 1 Ocak sabahı Galata Köprüsü'nde toplanıp 'Karolsun İsrail' naraları attıktan sonra ticarete devam etmek olmuyor.	Gazze'de kadın, çoluk çouk yüz bin masum insanın katledilmesinde 'büyük katil, en büyük katil' ünvanılı kişiye ağız dolusu 'dostum' demek hele hiç olmuyor.	İran'a yönelik başlattıkları savaşın daha ilk gününde tamamı kız çocuklarından oluşan bir ilkokulu bomlayıp öğretmenleriyle birlikte yaklaşık iki yüz cana kıyan caniye, ballandıra ballandıra 'dostum' demek, insanlığa da kardeşliğe de asla sığmıyor ve yakışmıyor.	Çeyrek asırdan beri mevcut siyasi kadronun malum partilerinin damıtma tesislerinde insani refleksleri damıtılmış, hazmetme kapasiteleri old...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yuz-bin-gazzeli-sehidin-eli-yakanizda-H1611191.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611180</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO sonuç bildirisi</baslik>
    <metin>Mustafa Kemal önderliğindeki Türk Milleti, NATO zirvesi için Ankara'ya gelenlerin dedelerine karşı kurtuluş mücadelesi verdi ve kazandı.Osmanlıyı yıkan zihniyetin temsilcileri Ankara'da, kendilerine 'Osmanlı torunu' diyenler tarafından büyük bir saygı ve derin bir teslimiyet ile karşılandı.Bundan sonra iktidarın Filistin, Gazze, İslam, ümmet, dış güçler, Müslümanı kanı, zalim, zulüm, İsrail gibi kelimelerin içinde geçeceği cümlelerin hiç birinin zerre ağırlığı yoktur.Erdoğan ve iktidarı, kendi hür iradesi ile safını seçmiştir.Tarihte bir ilk olsa gerek! Bir Haçlı devletinin (ABD) başkanı ordularına, Türkiye'den bir İslam ülkesine 'saldırın' emrini vermiştir.ABD adına, AB adına Rusya ile savaşan Ukrayna'ya tam destek verdik ve NATO zirvesi sonucu olarak Ankara'dan, komşumuz Rusya'...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-sonuc-bildirisi-H1611180.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611161</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Teşkilat nedir?</baslik>
    <metin>Bir siyasi partiyi güçlü yapan nedir?Genel Başkanı mı?Programı mı?Fikirleri mi?Elbette bunların hepsi önemlidir.Ama bunların milletle buluşmasını sağlayan asıl güç, teşkilattır.Çünkü fikirler tek başına yürüyemez.Onları anlatacak, yaşayacak ve milletle buluşturacak kadrolara ihtiyaç vardır.İşte teşkilat, tam da bunun adıdır.Bugün birçok kişi teşkilatı; il binası, tabela, yönetim kurulu veya resmi görevlerden ibaret zannediyor.Oysa teşkilat bunların hiçbiri değildir.Teşkilat; aynı ideale inanan insanların oluşturduğu ortak iradedir.Teşkilat; bir dava etrafında kenetlenmiş gönüllerin adıdır.Bir il başkanıdır.Bir ilçe başkanıdır.Bir mahalle başkanıdır.Bir kadın kolları yöneticisidir.Bir gençlik kolları mensubudur.Bir sandık görevlisidir.Bir üyedir.Ama e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/teskilat-nedir-H1611161.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611160</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO 3 - Türkiye 0</baslik>
    <metin>Sevgili dostlarım geçtiğimiz günlerde Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi, adeta iktidarın itibar şovuna dönüştürüldü.Hiç detaylara girmeden sonucu söylemek gerekirse, NATO 3 Türkiye 0 şeklinde maç sonuçlanmıştır.NATO'dan kastettiğimiz güç esasen, ABD'dir.ABD ve onun küresel çapta jandarma olarak kullandığı NATO, insanlığa kan ve gözyaşını getirmekten başka hangi işlevi görmüştür?Sıradan bir NATO Zirvesi olması gereken Ankara'daki toplantının bu kadar abartılı ve şatafatlı hale sokulmasının, kime ne faydası olmuştur?Bu ülkeyi yoktan var eden aziz Atatürk, Batılı ülkelerle ne zaman ittifak yapmıştır?Bırakın ittifak yapmayı, emperyalizmin sinsi hesap ve oyunlarından korunmak için, Sadabat ve Balkan Paktı'nı kurmuştur.Atatürk Cumhuriyetinin ilk 15 yılında Türkiye, her yıl yüzde 8...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-3-turkiye-0-H1611160.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611159</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mesele, Atatürk’ü kabullenememek ama boşuna gayretler bunlar!</baslik>
    <metin>Türkiye'de bazı tartışmalar vardır ki görünürde bir kelime üzerine yapılır, ancak meselenin özü çok daha derindedir. Son günlerde "Kurtuluş Savaşı" ifadesi üzerinden yürütülen tartışma da bunlardan biridir.Çünkü burada tartışılan yalnızca bir tarih tanımı değildir. Tartışmanın merkezinde, Millî Mücadele'nin lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun Türk milletine kazandırdığı bağımsızlık destanı bulunmaktadır. "Kurtuluş Savaşı demeyelim" yaklaşımı ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Bu milletin işgale karşı verdiği mücadeleyi ve o mücadelenin başkomutanını hâlâ tam anlamıyla kabullenemeyen bir anlayışla mı karşı karşıyayız?Millî Eğitim Bakanlığı makamı, tarihî tartışmaları derinleştiren değil, milletin ortak değerleri etrafında birleştirici bir rol üstlenmelidir. Çünkü Atatürk, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mesele-ataturku-kabullenememek-ama-bosuna-gayretler-bunlar-H1611159.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611151</no>
    <tarih>2026-07-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ankara'da NATO, gündemde Trump</baslik>
    <metin>Ankara, iki gün boyunca dünyanın en büyük askerî ittifakına ev sahipliği yaptı. Ancak zirve sona erdiğinde geriye NATO'nun aldığı kararlardan çok, Donald Trump'ın açıklamaları, Ortadoğu'daki savaş senaryoları ve Türkiye'nin NATO içindeki gerçek konumu yeniden sorgulanmaya başlandı. Ankara Zirvesi, sadece NATO'nun geleceğini değil, yeni dünya düzeninin hangi eksende şekilleneceğini de gösteren önemli bir dönüm noktası oldu.Zirve öncesinde Ankara, olağanüstü güvenlik önlemleri nedeniyle adeta farklı bir kimliğe büründü. Kapanan yollar, değiştirilen ulaşım güzergâhları ve geniş güvenlik çemberleri günlük hayatı önemli ölçüde etkiledi. Bazı gazetecilerin akreditasyon süreçlerinde yaşadığı sorunlar ve çalışma alanlarının sınırlandırılması da kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Güvenlik tedbir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ankarada-nato-gundemde-trump-H1611151.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611194</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal adaleti sağlamak şarttır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.11.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ülke olarak içinde bulunduğumuz ekonomik kriz sebebiyle hemen her kesim şikayetlerini farklı şekilde dile getirmeye devam ediyor. Son olarak Emek Platformu'nu oluşturan sivil toplum örgütleri önceki gün Ankara'da düzenledikleri geniş çaplı gösteride "hortumlamaya, yolsuzluğa, yoksulluğa hayır" diyerek; hükümete, "mevcut ekonomik uygulamalar düzeltilmez ise genel greve gidecekleri" mesajını verdiler.	Esasen toplumun bütün kesimi aynı dertten muzdarip. Enflasyon, halkın alım gücünün her geçen gün azalması, sermaye piyasası ve bankalarda paranın tekelleşmesi neticesi gelir dağılımında meydana gelen eşitsizlik, işsizlik, bunun yanısıra hortumlama ve yolsuzluklar ülkemizin temel problemleri haline gelmiş duru...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-adaleti-saglamak-sarttir-H1611194.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611129</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ankara’da NATO Zirvesi: Gerçekler ve tuzaklar</baslik>
    <metin>	Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde küresel diplomasinin en kritik virajlarından birine ev sahipliği yaparak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni ağırladı. 	40'tan fazla ülkenin en üst düzey liderlerini bir araya getiren bu devasa organizasyon, küresel askeri ittifakın geleceğini şekillendiren kararlara sahne olurken, madalyonun diğer yüzünde ev sahibi Türkiye için hem iç sahada hem de dış politikada çok ciddi soru işaretleri ve krizler doğurdu. 	Başkent Ankara, zirve gerekçesiyle adeta ilan edilmemiş bir olağanüstü hal (OHAL) rejimine teslim edildi. 	Kentin bariyerlerle abluka altına alınması, anayasal bir hak olan demokratik protestoların sert müdahalelerle bastırılması ve 225 yurttaşın gözaltına alınması, zirvenin meşruiyetini gölgeleyen en büyük iç siyasi kr...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ankarada-nato-zirvesi-gercekler-ve-tuzaklar-H1611129.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611124</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO zirvesinde hiç İslam aklınıza gelmedi mi?</baslik>
    <metin>Aman Allah'ım! Nasıl bir tufan? Nasıl bir zifiri karanlık?İşe bakın ya! İmam Hatipler hakkında espri yapan Gülşen'e, plajda haşama giyen kadınlara, sokakta, otobüste tesettürlü kadınları taciz eden ahmak ve alçaklara din, iman, İslam üzerinden tepki gösterenler, Ankara'da gerçekleştirilen zirvede bir anda NATO'cu oldular.Trump'ı mehter marşıyla karşılayarak gücümüzü göstermişiz. Mehmet Takımı ile Yunanistan'a 'ayağını denk al' mesajı vermişiz.Güçlü Türkiye Osmanlı'nın gelişi!Türkiye NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteriyor.Yeni NATO'nun temelleri Ankara'da atılacak.NATO Zirvesi değil, 'Türkiye Zirvesi' bu!Erdoğan dünyayı ağırladı, Türkiye kazandı.Kemalistler kuduruyor, gibi nice manşet ve mesajlar yayımladılar.NATO'nun çocuklarıFilistin, Gazze, Lübnan, Ayasofya, baş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-zirvesinde-hic-islam-akliniza-gelmedi-mi-H1611124.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611106</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Misafir Kalem</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/misafir-kalem.jpg</fotograf>    
    <baslik>SERDAR CAFEROĞLU: Kur sorunumuz</baslik>
    <metin>Ekonomide en önemli sorunumuzun ne olduğunu sorsam farklı cevaplar alacağımdan hiç şüphem yok. Bizim de belki sonraki yazılarımızda ele alacağımız pek çok madde var. Neredeyse hiç bahsedilmeyen bir tanesi var ki, benim de yaşayarak şahit olduğum son 32 yıllık krizler tarihimizde, hükümetlerin bu konuda hemen hemen aynı şekilde hareket ettiğini gözlemledim.TL değer kaybettiğinde -ki bu anlık devalüasyon şeklinde olabileceği gibi, bir süreç içinde biraz daha kontrollü ve tedrici bir değer kaybı şeklinde de olabilir- tam bu noktada çeşitli kurtarma paketleri gündeme gelir. İlgili kişiler medyada bunları tartışır durur; fakirleşen halk ise neler olduğunu anlamaya çalışır. Takip eden aylarda ve yıllarda durumu iliklerine kadar anlar.Birkaç yıl sonra toparlanma haberleri gelmeye başlar. Bu h...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/serdar-caferoglu-kur-sorunumuz-H1611106.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611094</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>İşgalden kurtuluştan kimler rahatsız olur?</baslik>
    <metin>Yüce Türk milletinin düşmanı çoktur. Bu sözü belki yüzlerce, belki de on binlerce kez duymuşsunuzdur. Yaşadığımız yüzyıl ve edindiğimiz onca tecrübe bize gösterdi ki, düşmanı dışarıda aramak ahmaklıktır. "Akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun" atasözümüz konuyu özetlemektedir.Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanı açıklama yapıyor: "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" kavramının kullanılacağını söylemiş. Gerekçe olarak da "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" diyor. O koskoca Osmanlı neredeydi? O dönemde devlet dizleri üzerine çökmüş, her gün güç kaybediyordu. İstanbul'da güçlü bir Osmanlı Devleti yoktu; Padişah Vahdettin ve Damat Ferit vardı. Padişah, ülkenin ve kendisinin kaderini İngiliz emperyalizminin kucağına bırakmıştı. Üstelik eğitim ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/isgalden-kurtulustan-kimler-rahatsiz-olur-H1611094.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611093</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yarının Türkiye'sine notlar -4-</baslik>
    <metin>Afyonkarahisar'da düzenlenen Geleneksel Gençlik Kampı vesilesiyle kaleme aldığımız bu yazı dizisinin sonuna geldik. Dört gün boyunca sadece bir organizasyonu anlatmaya çalışmadık; aynı zamanda bir fikrin, bir idealin ve bir nesil tasavvurunun izini sürmeye gayret ettik. Çünkü bazı buluşmalar, geride yalnızca güzel hatıralar bırakmaz; insanın geleceğe bakışını da yeniden şekillendirir.Bugün dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de en çok konuşulan meselelerin başında ekonomi, eğitim, adalet ve sosyal hayat geliyor. Elbette bunların her biri hayati öneme sahiptir. Ancak bütün bu başlıkların ortak bir noktası vardır: İnsan.İyi yetişmiş insan olmadan güçlü ekonomi de kurulamaz, adalet de tam anlamıyla tesis edilemez, kalkınma da kalıcı hâle gelemez.Bu nedenle bir milletin gele...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yarinin-turkiyesine-notlar-4-H1611093.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611092</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir üye neden bu kadar önemlidir?</baslik>
    <metin>Siyasette bazı rakamlar vardır.Oy oranları-Anket sonuçları-Sandık sayıları-Bir de bizim için çok farklı anlam taşıyan bir rakam vardır:Üye sayısı.Ne zaman üye çalışmalarından bahsetsek, bazı insanlar bunu yalnızca sayısal bir yarış olarak görüyor."Bir kişi daha üye olmuş.""Peki ne değişti?"Aslında her şey tam da burada başlıyor.Çünkü bizim için üye çalışması, bir form doldurmaktan ibaret değildir.Bir insanın gönlüne dokunabilmektir.Bir fikri anlatabilmektir.Bir umudu paylaşabilmektir.Bir insanı yalnız olmadığını hissettirebilmektir.Bağımsız Türkiye Partisi'nde üye çalışması hiçbir zaman kuru bir istatistik olmadı.Her yeni üye, yalnızca partiye katılan bir kişi değil; aynı zamanda Türkiye'nin geleceğine inanan bir gönül insanıdır.Belki de bu yüzden Prof. Dr...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-uye-neden-bu-kadar-onemlidir-H1611092.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611090</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk’ün kutsallarıyla oynamayın!</baslik>
    <metin>Her gün birileri çıkıp, aslında tarihte şu şöyleydi bu böyleydi gibi hezeyanlarla, Cumhuriyetimizin temellerine sinsice dinamit yerleştiriyor.İnsanlık tarihinin en kadim uygarlık ve medeniyet birikimine sahip bulunan aziz Türk milleti, tarihinde hiç bu kadar hırpalanmamış ve değerleri ile bu kadar hoyratça oynandığı bir başka döneme tanıklık etmemiştir.Bütün mazlum milletlere örnek teşkil eden ve Türk milletinin kutsalı sayılan Kurtuluş Savaşı için, denilmedik söz bırakılmadı.Bunun kimin veya kimlerin söylediğinin hiçbir önemi yoktur.Hedefin tam ortasına konularak ve ateş edilen özne, Türk kimliği ve Atatürk Cumhuriyeti'dir.Şimdi birileri çıkmış, ülkemizin düşman işgalinden kurtarılması anlamına gelen 'Kurtuluş Savaşı'nın isminin değişeceğini söylüyor.Efendim Kurtuluş Savaşı ye...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkun-kutsallariyla-oynamayin-H1611090.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611067</no>
    <tarih>2026-07-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hüsamettin Çalışkan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/husamettin-caliskan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sınavsız Üniversite: Var mısın, yok musun?</baslik>
    <metin>	"Üniversite Sınavı" olarak dillerde dolaşan bu ifadeyi, Haydar Hocam tersine çevirip "Sınavsız Üniversite" şeklinde sundu. 	Gerçi kendisi ekonomiyi de tersine çevirip (alışılanın aksi olduğu için tersine diyoruz, aslında olması gereken yerdir) "Kaynaklar sınırsızdır, sınırlı olan ihtiyaçlardır" biçiminde dünya literatürüne armağan etmiştir. Buraya girmeyeceğim.	Meramımız, insan algısına yerleştirilen ve değişmez-sabit olarak kabul etmemiz istenen "sınav" olgusuna değinmek- 	Herkes ve her yer, sınav hazırlıklarının nasıl olması gerektiğini konuşuyor. 2027 LGS, TYT, AYT vb sınavlarının hazırlıkları başladı bile. 	Kimse sınavın ontolojisi üzerine konuşmuyor, düşünmüyor. Öyle iyi öğrenmişiz ki yanlışı, sınavsız üniversiteyi duyar duymaz "Sınav olmadan nasıl olacak?" diye bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sinavsiz-universite-var-misin-yok-musun-H1611067.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611050</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ali Hamaney’in cenazesi ve Armageddon Savaşı</baslik>
    <metin>Ülkemizde 'dini değerlere saldırı' başlığında birileri sözde 'özgürlük, demokrasi', bir diğerleri de 'İslam' maskesi ile millete mesaj verirken İran halkı tüm dünyaya bir bilek bir yürek olmanın fotoğrafını gösteriyor.Haçlı-emperyalist-Siyonist saldırılarında şehit olan tüm Müslümanlara, İranlılara ve Ali Hamaney'e Allah rahmet eylesin.Merhum Hameney'in şu cenazesine bir bakın! Böyle bir insan seli gördünüz mü? Hangi lidere böyle bir veda yapıldı?El kalabalık cenazelerde arşivler, Gandi öldüğünde 15 milyon insandan bahsediyor.Humeyni'nin cenazesinde 10 milyon insan varlığından bahsediyor.Ama Ali Hamaney'nin cenazesinde sadece İran'da 20 ile 30 milyon insan bir oldu, birlik oldu.Ali Hamaney'e bu ilgi neden?Çünkü Haçlı-emperyalist ABD ve Siyonist İsrail'e karşı imanını gereği o...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ali-hamaneyin-cenazesi-ve-armageddon-savasi-H1611050.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611034</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Nereye kadar iyi niyet?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 13.12.2013 tarihli yazısıdır	Yaklaşan yerel seçim öncesi, Avrupa Birliği (AB) kartı bir kez daha vatandaşın önüne konuluyor. 	16 Aralık'ta Ankara'da imzalanacak olan Türkiye ve AB arasında vize muafiyeti sağlayacak anlaşma, tarihi bir olay şeklinde basında yer aldı. 	Ancak bu anlaşmanın yanında imzalanacak olan Geri Kabul Anlaşması'ndan bahseden yok.	AB hayalinin Türkiye için büyük tavizlere mal olan bir konu haline geldiği bilinen bir hakikattir. 	Havai fişekler patlatarak kutladığımız Gümrük Birliği Anlaşması'nın bugüne kadarki maliyeti 300 milyar doları aşmıştır. 	Geri Kabul Anlaşması'nın etkileri ise Türkiye'nin silahsız işgalinden başka bir mana ifade etmemektedir. 	Anlaşmaya göre Türkiye, kendi toprakları ü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nereye-kadar-iyi-niyet-H1611034.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611027</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ali-bestami-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyaset birinci işimizdir</baslik>
    <metin>"Birinci işiniz siyaset, ikinci işiniz ibadet, üçüncü işiniz maişet."Ebedi liderimiz, Baş Hoca Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce Başkanlık Divanı toplantısında söylediği bu cümle, ilk duyulduğunda birçok insana ağır gelebilir."Siyaset nasıl olur da ibadetten önce gelir?" diye soranlar olacaktır.Bu sorunun cevabı, siyasete nasıl baktığınızla ilgilidir.Eğer siyaset; seçimden seçime hatırlanan, makam elde etmek için yapılan, kişisel kariyer planlarının bir parçası olan bir uğraş ise elbette bu söz doğru anlaşılmaz.Ama Prof. Dr. Haydar Baş'ın tarif ettiği siyaset bu değildir.Onun tarif ettiği siyaset; milletin geleceğini dert edinmektir.Bir çocuğun nasıl bir eğitim alacağını düşünmektir.Bir gencin neden umutsuz olduğunu sorgulamaktır.Emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyaset-birinci-isimizdir-H1611027.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611019</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ya ben kime anlatayım derdimi?</baslik>
    <metin>	Dinleyin ağalar dinleyin dostlar	Tane tane anlatayım derdimi	Doğruyu söyledim yâd oldu dostlar	Ya ben kime anlatayım derdimi?	 	Onurdan söz açtım kaşlar çatıldı	Omurga haysiyet çöpe atıldı	Dalkavuklar el üstünde tutuldu	Ya ben kime anlatayım derdimi	 	Bülbüldeki zar hasret derdi mi?	Kor-köz gagasıyla güller derdi mi?	Bir deste de benim için der emi?	Ya ben kime anlatayım derdimi?	 	Asla dinmez mazlumların sancısı	Gün olur ki arşa çıkar acısı	Ne yolcusu memnun ne de hancısı	Ya ben kime anlatayım derdimi?	 	Arı kovanına yılanlar dalmış	Bal yerine türlü zehirle dolmuş	Küresel zalimler baş tacı olmuş	Ya ben kime anlatayım derdimi	 	Tefekkür toplumda zehirli bir ok!	Zihinler kirada ödemesi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ya-ben-kime-anlatayim-derdimi-H1611019.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611010</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO, doların jandarmalığını yapıyor!</baslik>
    <metin>Bilindiği üzere dünya genelinde 200'den fazla ülke ve bölge için kurulmuş bağımsız merkez bankası bulunmaktadır. Bu kurumlar ülkelerin para politikalarını, faiz oranlarını ve finansal sistemlerini yönetir.Tabi normal bir bakış açısıyla konuyu ele aldığımızda, ilk akla gelenlerin bunlar düşünülebilir.Oysa gerçek çok farklı ve bir o kadarda acıdır.Şimdi tarihe bir yolculuk yapalım ve dünyayı çok kolay yollardan sömüren küresel güç odaklarının kimler olduğuna ve hangi yöntem ve enstrümanları kullandıklarına, deşifre amaçlı mercek tutalım.Yazımız belki uzun sayılabilir ancak, tarihi önemde olması bakımından çok kıymetli ve arşiv niteliği taşımaktadır.Sevgili okurlarım bahse konu işin aslı astarı şudur:ABD'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında bütün dünyaya empoze ettiği ve hatta dayat...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-dolarin-jandarmaligini-yapiyor-H1611010.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1611008</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yarının Türkiye'sine notlar -3-</baslik>
    <metin>Bir toplumun geleceğini şekillendiren en önemli unsur gençliğidir. Ancak gençliği geleceğe hazırlamak ile gençliği anlamak aynı şey değildir. Ne yazık ki çoğu zaman büyükler konuşmayı, gençler ise dinlemeyi görev kabul eder. Oysa kalıcı bir gelecek, tek taraflı anlatımla değil; karşılıklı anlayış ve güvenle inşa edilir.Afyonkarahisar'da düzenlenen Geleneksel Gençlik Kampı'nın belki de en dikkat çekici yönlerinden biri buydu. Gençler sadece dinleyen konumunda değildi; soru soruyor, fikirlerini paylaşıyor, zaman zaman eleştirilerini dile getiriyor ve düşüncelerini özgürce ifade edebiliyordu. Böyle bir ortamın oluşması ise hiç şüphesiz kampın yönetim anlayışıyla doğrudan ilgilidir.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın gençlerle kurduğu iletişimi gözlemlediğinizde ilk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yarinin-turkiyesine-notlar-3-H1611008.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610992</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hüsamettin Çalışkan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/husamettin-caliskan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sınavsız Üniversite: Giriş</baslik>
    <metin>	Özellikle Türkiye gerçeğinde ön plana çıkan bu söylem, Prof. Dr. Haydar Baş Hocamın önemli projelerindendi. 	Yine Türkiye temelinde, kendini bilen ve reşit bir insanın karşılaştığı en büyük problem, "işe giden yoldaki üniversite sınavı engeli"dir. On sekiz yaşındaki bu bireyin en büyük problemi, dolayısıyla ailesinin en büyük problemidir. Ailelerin en büyük problemi de ülkemizin en büyük problemidir. 	Gençlik-iş hayatı-üretim üçgeninde ele aldığınızda bir ülke için olmazsa olmaz bir konuma yükselir. 	Siz, ülkenizin geleceğini, üretimi ve gelişim düzeyini düşünüyorsanız, dert ediyorsanız; çözeceğiniz ilk problem bu olacaktır: Sınavsız Üniversite!	Slogan bir ifade olarak görülse de derin ve yoğun bir içeriği vardır: Gençlerin sınav kaygısına düşmeden, özgür ve mutlu bireyl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sinavsiz-universite-giris-H1610992.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610990</no>
    <tarih>2026-07-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İşgalden hürriyete: Adı destan, kendi Kurtuluş Savaşı</baslik>
    <metin>	Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yeni müfredat düzenlemeleri kapsamında "Kurtuluş Savaşı" ifadesi yerine "Milli Mücadele" kavramının tercih edileceğini açıklaması ve bu değişikliği "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" sözleriyle savunması, kamuoyunda derin bir tarihsel ve siyasi tartışmanın fitilini ateşledi.	Bu açıklamaya yönelik en sert tepkilerden biri Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan geldi. 	Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıktığı dönemdeki Osmanlı'nın Viyana kapılarına dayanan değil, Sevr'e imza atan ve payitahtı işgal edilmiş bir imparatorluk olduğunu hatırlatarak, verilen mücadelenin bal gibi bir "kurtuluş" mücadelesi olduğunu vurguladı.	Tarihsel gerçekler ışığında bakıldığında, "Kurtuluş Savaşı" if...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/isgalden-hurriyete-adi-destan-kendi-kurtulus-savasi-H1610990.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610973</no>
    <tarih>2026-07-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmtiyazlı zümre her şeyden muaf!</baslik>
    <metin>	Çeyrek asırlık mevcut siyasi iktidar öyle bir iklim, öyle bir imtiyazlı zümre oluşturdu ki, her çeşit külfetten, mükellefiyetten, her türlü sorumluluktan muaf olduklarına kesin kes inanıyorlar, aynı şekilde memlekette müsbet manada her ne gelişme olmuşsa ve oluyorsa kandileri sayesinde olduğuna kesin inanıyorlar.	Mesela; iftira herkes için büyük günah ama onlara değil, gıybet-dedikodu başkaları için kötü çirkin bir davranış ama onlara değil, kamu malından çalmak-çırpmak büyük günahlardan ama onlar için değil, kişinin sahip olduğu makam, mevki ve yetkiyi kullanarak yakın ve uzak akrabalarını devlet dairelerine doldurmak başkalarına ayıp, günah, kul hakkına giren cürümlerden ama onlar için değil-	Her zaman ve zeminde, her hal ve şartta iktidara destek veren, sorgusuz-sualsiz aralı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imtiyazli-zumre-her-seyden-muaf-H1610973.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610963</no>
    <tarih>2026-07-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terör nasıl son bulur?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 06.06.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	Güneydoğu Bölgesi terör eylemlerine sahne olduğu yıllardan itibaren gerektiği şekilde devlet imkânlarından yararlanamamıştır.	Sağlık, eğitim, ticaret gibi her sahada sıkıntılar mevcuttur.	"Kürt sorunu" olarak gündem edilen mesele, aslında Kürt vatandaşlarımızın yoğunlukta yaşadığı bu bölgenin meseleleridir.	Yoksa Türk, Kürt, Laz, Çerkez vesaire halkımızın kendisine ait olmayan ayrımcılık gibi bir derdi yoktur.	Bölgedeki meselelerin halli, terörün sona ermesi ile sağlanacaktır.	Türkiye Cumhuriyeti Devleti barındırdığı farklı etnik gruplardan vücuda gelmiştir.	Gelenekleri, örfü, âdeti, siyaseti, dini, tarihi bir olan farklı gruplar bir medeniyet ile şekillenerek tek vücut, tek üst kimli...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/teror-nasil-son-bulur-H1610963.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610946</no>
    <tarih>2026-07-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Ali’nin sırrı, Ehl-i Beyt’in gülü: Abdülkadir Geylânî</baslik>
    <metin>Asırlar öncesinden gelen bir nur- Allah aşkıyla dolmuş bir gönül- Ve o gönlün adı: Seyyid Abdülkadir Geylânî Hazretleri.1077 yılında İran'ın Geylan beldesinde, nurlu ve mübarek bir ailenin evinde dünyaya gelen bu büyük zat, hem anne hem baba tarafından Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in pak soyuna mensuptu. Hz. Musa Kâzım'ın torunu, Resûlullah'ın kanından gelen bir yıldızdı. Daha beşikteyken dahi hâliyle, tavrıyla, hatta susuşuyla bile işaretler taşıyan bir kaderin sahibiydi.Annesinin rivayet ettiği keramet, onun daha bebekken nasıl bir ilahî murakabe altında yetiştiğini göstermektedir. Ramazan-ı Şerif geldiğinde gündüz vakti annesinin sütünü emmezdi. Komşular Ramazan'ın girip girmediğini küçük Abdülkadir'in bu hâlinden anlardı. Emiyorsa Ramazan değildir, emmiyorsa ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-alinin-sirri-ehl-i-beytin-gulu-abdulkadir-geylani-H1610946.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610928</no>
    <tarih>2026-07-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasetin tıkanan çarkları arasında yükselen BTP güneşi</baslik>
    <metin>	Türkiye bugün, sadece ekonomik bir darboğazla değil, toplumsal bir umutsuzluk girdabıyla da mücadele ediyor. 	Geleceğini yurt dışında arayan gençlerin, birbirine benzeyen iktidar ve muhalefet sarmalından sıkılan bir milletin ortasında, alternatif bir ses yükseliyor. 	Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) Afyonkarahisar'da gerçekleştirdiği ve 25 yıllık bir gelenek haline gelen 3 günlük Yaz Gençlik Kampı, Türkiye'nin dört bir yanından gelen 1.500'ü aşkın gencin katılımıyla tamamlandı. 	BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın kapanış konuşmasıyla taçlanan bu organizasyon, sıradan bir kampın ötesinde, ülkenin yarınlarını inşa edecek bir "mektep" niteliğindeydi. 	Eğitim seminerlerinden yarışmalara, meslek grubu çalışmalarından gençlik şölenlerine kadar dopdolu geçen kamp, Türkiye'nin e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasetin-tikanan-carklari-arasinda-yukselen-btp-gunesi-H1610928.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610924</no>
    <tarih>2026-07-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yarının Türkiye'sine notlar-2-</baslik>
    <metin>Dün, Afyonkarahisar'da düzenlenen Geleneksel Gençlik Kampı'nın fikrî temellerinden söz etmiştik. Bugün ise o fikirlerin gençlerin dünyasında nasıl karşılık bulduğunu, kamp alanındaki ilk gözlemlerimiz ışığında değerlendirmek istiyorum.Kamp alanına adım attığınız andan itibaren farklı şehirlerden gelen yüzlerce gencin aynı heyecan etrafında buluştuğuna şahit oluyorsunuz. Kimisi Karadeniz'den, kimisi Doğu Anadolu'dan, kimisi Ege'den, kimisi Akdeniz'den... Farklı kültürler, farklı hayat hikâyeleri ve farklı yaşanmışlıklar... Ancak bütün farklılıkların üzerinde birleşen ortak bir payda var: Aynı ülkeye karşı hissedilen sorumluluk duygusu ve aynı geleceğe dair kurulan umut.Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz değerlerden biri, hiç şüphesiz birlikte hareket edebilme iradesidir. Son ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yarinin-turkiyesine-notlar-2-H1610924.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610901</no>
    <tarih>2026-07-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Anlayanlar beri gelsin</baslik>
    <metin>	Başımıza gelenleri	Anlayanlar beri gelsin	Üstümüze gülenleri	Anlayanlar beri gelsin	 	Kaynağın bini birine	Harcar gerine gerine	Korkunç soygunun türü ne?	Anlayanlar beri gelsin	 	Zalimlerin en şedidi	Ülke kaymağını yedi	Nasıl dedi ne söyledi?	Anlayanlar beri gelsin	 	Değişti milletin huyu	Yolsuzluk alıyor oyu	Yoksulluk neden diz boyu?	Anlayanlar beri gelsin	 	Servet-saman, yeme gitti	Orman deniz güme gitti	Maden kaynak kime gitti?	Anlayanlar beri gelsin	 	Gazze'de tam yüz bin şehit	Katline tüm dünya şahit	Kan denizinde müteahhit	Anlayanlar beri gelsin	 	Dağda denizde ovada	Yeryüzünde ve havada	Hak-hukuk var mı davada?	Anlayanlar beri gelsin	 	Karaca...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/anlayanlar-beri-gelsin-H1610901.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610893</no>
    <tarih>2026-07-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tam bağımsız Türkiye diyenler Kocatepe’de</baslik>
    <metin>2026 NATO Zirvesi, Ankara'da liderler düzeyinde kritik gündemlerle toplanmaya hazırlanıyor.Savunma harcamaları, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Türkiye'nin ittifak içindeki rolü, zirve öncesi en çok merak edilen başlıklar arasında yer alıyor.Tabi bunlar işin resmi prosedür tarafı olmakla birlikte, aslında Türk milletini hiçbir şekilde ilgilendirmiyor.NATO gelse ne olur gelmese ne olur.NATO'ya giriş nedenimiz çoktan ortadan kalkmış olmasına rağmen, niçin halen daha bu paktayız?Girerken de ortada bir komünizm tehdidi falan yoktu. Hepsi uyduruktan işler ve projeler.Sovyetler Birliği ABD'yi tehdit ediyorsa, bundan bize ne!Yok efendim bizi tehdit ediyorsa, bundan sana ne.Bütün oyunlar, finaldeki karanlık hesaplar içindir.Günümüz konjonktüründe NATO, insanlığ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tam-bagimsiz-turkiye-diyenler-kocatepede-H1610893.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610885</no>
    <tarih>2026-07-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Deniz Göktaş’a sahip çıkanlar ve karşı çıkanlar</baslik>
    <metin>Tanımadığım bir şahıs. Eminim ki 90 milyonun 85 milyonu da tanımıyordu. 'Cumhurbaşkanına hakaret ve dini değerleri aşağılama' suçlamasıyla tutuklandı ve artık herkes tanıyor.Kimdir, ne iş yapar, diye baktım. Komedyen, diyorlar. Söylediklerine baktım! Lafları laf değil kendisi de komedyen. Parayı ver sövsün, güldürsün, parayı ver övsün, güldürsün.Şöhret budalası bir tip. Gizli yandaş bile olabilir!Her alanda çöküş yaşandığı ülkemizde iktidar partisinin artık millete anlatacağı bir hikaye kalmadı. Siyaset üretemiyorlar.İşte böyle bir ortamda milletin hassasiyetlerinden habersiz bu gibi şöhret budalaları, okumuş cahiller çıkıyor iktidara, siyaset alanını açıyor, meşruiyet sahası veriyor.Bu şahıs sahnede, Sayın Erdoğan'ı sevmediğini belirtmiş, kötü komşuya benzetmiş, diktatör, demiş....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/deniz-goktasa-sahip-cikanlar-ve-karsi-cikanlar-H1610885.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610879</no>
    <tarih>2026-07-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tarihten ders alınmazsa...</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 02-09-2012 tarihli yazısıdır	Bilindiği gibi Türkiye Roma Antlaşması, Katılım Ortaklığı Belgesi ve Kopenhag Kriterleri ile birlikte AB'ye üyelik sürecine girmiştir. 	Bu süreçte AB'ye tam üyelik vaadiyle Türkiye, hemen her sahada ciddi dayatmalara maruz kalmıştır ki, bu tablo 1920'lerin manzarasını hatırlatmakta, daha açık bir ifadeyle Avrupa 82 yıl sonra AB adı altında Sevr'i hortlatmaya çalışmaktadır.	11 Aralık 1999'da gerçekleştirilen Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'ye resmi olarak aday ülke statüsü tanındı ve AB müktesebatına uyum bağlamında çıkarılacak kanun ve yönetmelikleri belirleyecek bir program (Ulusal Program) hazırlamakla yükümlü kılındı.	Helsinki Zirvesi, Yunanistan'a 1920'deki Sevr Antlaşması ile elde edemediklerin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tarihten-ders-alinmazsa-H1610879.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610861</no>
    <tarih>2026-07-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Camdan çöp atma</baslik>
    <metin>Bazen trafikte yol alırken arabanın camından çöp atanları görüyorum. Bu insanların ahlakı ve psikolojisi ile ilgili düşünerek toplum sosyolojisini anlamaya çalışıyorum.Çöpü camdan dışarı attığına göre arabasının içine atmıyor demektir. Demek ki arabasını temiz tutmaya çalışıyor. Yani temizlikle ilgili bir sıkıntısı yok. Kendi mekanım temiz olsun, dışarısı beni ilgilendirmiyor diyor. Yani benim dışımdaki Dünya benim umurumda değil diyor. Diğer insanların hakkı hukuku onu ilgilendirmiyor. Bu insanlara yetki verildiğinde yapabilecekleri beni çok korkutuyor. Benden sonrası kıyamet diyenler toplum için çok tehlikeli. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın meşhur bir tabiri var; "Niye evrendeki son insanlarmış gibi davranıyorsunuz" diyor. Bu memleketi soyup soyanları kastederek ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/camdan-cop-atma-H1610861.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610859</no>
    <tarih>2026-07-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yarının Türkiye'sine notlar -1-</baslik>
    <metin>Afyonkarahisar'da Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Gençlik Kampı'na katıldık. Üç gün süren kampın ardından anılarımızı paylaşacağız. Amacımız, buradaki önemli etkinliğin Yarının Türkiye'sine vermek istediği mesajları aktarmaktır.Üç gün boyunca sadece bir kampın faaliyetlerini değil, aynı zamanda bir fikrin, bir davanın ve bir nesil inşasının izlerini birlikte takip edeceğiz.Burada yaşadığımız atmosferi, gençlerin heyecanını, yapılan eğitimleri ve geleceğe dair ortaya konulan vizyonu siz değerli okurlarımızla paylaşacağız. Yazı dizimizin sonunda ise umarım bu organizasyonun ülkemiz adına ne ifade ettiğini birlikte analiz etmiş olacağız.Sözlerimize gönüllere huzur veren İbrahim Hakkı Hazretleri'nin şu hikmetli dizeleriyle başlayalım:"Hak şerleri ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yarinin-turkiyesine-notlar-1-H1610859.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610834</no>
    <tarih>2026-07-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>4 Temmuz’u unutmadık, unutmayacağız!</baslik>
    <metin>ABD Başkanı Trump geliyor, diye iktidar partisi tatlı bir telaş içerisinde. Yapılan hazırlıkları, 'Trump geliyor' diye Ankaralıların adeta karantinaya alındığını ibretle izliyoruz.Yandaş medya 'Amerikan sevicilik' dozunu iyice arttırdı. ABD ile dostluğun önemini, Trump'ın 'sürprizlerim olacak' sözlerini yorum üstüne yorum katarak milletimize ABD virüsü enjekte etmeye devam ediyorlar.ABD düşmandır4 Temmuz'da (dün) ülkemiz ekranlarda ABD'nin bağımsızlık günü kutlamaları vardı. Ama hiç kimse 23 yıl önce 4 Temmuz'daki o büyük düşmanlığı, o büyük siyasi utancı hatırlamakta istemiyor, hatırlatmakta!Hatırlayalım mı?4 Temmuz 2003'te hem kadim dostumuz, stratejik ortağımız (!) hem de NATO'da müttefikimiz ABD, Irak'ın Süleymaniye kentinde askerlerimizin bulunduğu binaya baskın ya...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/4-temmuzu-unutmadik-unutmayacagiz-H1610834.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610823</no>
    <tarih>2026-07-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela -8-</baslik>
    <metin>Kerbela, sadece bir matem değil; hak ile batılın kıyamete kadar sürecek mücadelesinin adıdır. İmam Hüseyin (a.s.), İslam'ın özünü korumak, dedesi Resûlullah'ın emanet ettiği dini yeniden diriltmek ve ümmeti gafletten uyandırmak için canını ortaya koymuştur.72 sadık yol arkadaşıyla, sayıca kendilerinden kat kat üstün bir orduya karşı gösterdiği direniş; cesaretin, teslimiyetin ve Allah rızası uğruna fedakârlığın en büyük nişanesi olmuştur. Onun mübarek kanı, İslam'ın üzerini örten karanlığı dağıtmış, zalimin maskesini düşürmüş ve hakikatin yeniden görünmesine vesile olmuştur.Bugün Kerbela hâlâ konuşuluyor, Hüseyin hâlâ gönüllerde yaşıyorsa; bu, onun kıyamının amacına ulaştığının en büyük delilidir. Kerbela bize, şartlar ne kadar ağır olursa olsun haktan ayrılmamayı, yalnız kalsak da doğ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-8-H1610823.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610822</no>
    <tarih>2026-07-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Emekliler: İstatistiklerde ‘var’, hayatta ‘kayıt dışı’</baslik>
    <metin>Yıllarca bu ülkenin çarklarını döndürdüler, alın teri döktüler, sigorta primlerini kuruşu kuruşuna yatırdılar. Bugün ise "sosyal devlet" şemsiyesi altında huzurlu bir bahar beklerken, kendilerini büyük bir "kayıt dışı" hayatın içinde buldular.Evet, yanlış okumadınız. Emeklilerimiz artık sadece maaşlarıyla değil, hayatın kendisinden koparılarak kayıt dışına itiliyor.Açlık sınırı 35.759 TL iken 23.500 TL'ye mahkûm edilen bir emekli için mesele sadece "ay sonunu getirmek" değildir. Mesele, toplumsal yaşamın dışına itilmektir. Etiketlerden korktuğu için pazara gidemeyen, sosyal aktiviteyi "lüks" gördüğü için evine kapanan, torununa harçlık veremediği için bayramları unutan bir nesil, sistemin görünmez duvarları arkasına hapsediliyor.İşte bu, sessiz bir "sosyal kayıt dışılık"tır. İstatist...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/emekliler-istatistiklerde-var-hayatta-kayit-disi-H1610822.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610821</no>
    <tarih>2026-07-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kulluk gerçeği ve insan -3-</baslik>
    <metin>(-Dünden devam)Resûlü Ekrem (sav) duasında: "Ey Allah'ım! Benim yaratılışımı ve ahlâkımı güzelleştir" ve "Ey Allah'ım! Beni ahlâkların çirkinlerinden uzaklaştır ve koru" buyurmuştur.- Resûlullah (sav), daima zikreder ve halkı da zikre davet ederdi. Çünkü ibadetin özü zikirdi. Resûlü Ekrem'in hayatını örnek alan sahabenin zühd ve takva hayatına Kur'ân-ı Kerîm şöyle işaret eder: "Yataklardan yanları uzaklaşır (gece teheccüd namazı kılmak için yanlarını yataklardan ayırıp kalkarlar); korkarak ve umarak Rab'lerine yalvarırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler." (Secde,16)"Geceleri az uyurlardı, seherlerde istiğfar ederlerdi:'(Zâriyat,17-18) "Simaları, yüzlerindeki secde alametlerinden bellidir." (Fetih, 29)Hz. Ali (ra), Allah aşkından ve zikrullahtan ciğerinin yanık kokt...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kulluk-gercegi-ve-insan-3-H1610821.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610806</no>
    <tarih>2026-07-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu'da değişmeyen senaryolar</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 30.09.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ortadoğu bölgesinde ABD'nin ve İsrail'in menfaat birliği içinde olduğunu her zaman ifade ediyoruz. 	Bunun temelinde Yahudilerin ve Protestan ABD'lilerin, kutsal kitap olarak Ahd-i Atik'i kabul etmeleri yatmaktadır. 	Protestanların inancına göre Mesih'in gelmesi ve Hıristiyanların "Tanrı'nın Krallığını" kurabilmeleri Yahudilerin Arz-ı Mevud'a sahip olmalarına bağlıdır. 	İnandıkları bu gerekçeye dayanarak ABD icraatları, İsrail'i destekler. 	Bu açıdan değerlendirildiğinde aslında ülkeler inançları istikametinde ve dini bir politika izlemekteler. 	Neden hep Ortadoğu ve neden her defasında Müslümanlar sorusu yukarıdaki teolojik bakış açısı ile cevap bulacaktır. 	Zira Ortadoğu'da yaşanan v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-degismeyen-senaryolar-H1610806.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610761</no>
    <tarih>2026-07-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türklüğümüzü elimizden almak istiyorlar</baslik>
    <metin>İnanç birliği, insan topluluklarını birbirine bağlayan en önemli harçtır Tarih şahittir ki, insanları, toplumları bir araya getiren ana unsur inançtır, inanç birliğidir. Diğer bütün unsurlar buna bağlı olarak kendiliğinden gelişir ve yerini alır.İnsanları bir araya getiren temel unsurlardan ikincisi kültür birliğidir. Kültürü şekillendiren de inançlardır.İnanç ve kültür birliğinden sonraki en önemli faktör güç birliğidir.Tabi insanlık tarihinde birçok isimde milletlerden bahsedilir. Ama birçoğu bir dönem varlıklarını devam ettirmiş ve daha sonra başka inanç ve kültürlerin etkisi altına girerek kaybolup, gitmişleridir.Demek ki, bir milletin tarih sahnesinden silinmemesi için bir ortak bir inanç ve de kültüre sahip olması yanında bu kültürü yeni nesillere aktarabilecek kapasitede de ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turklugumuzu-elimizden-almak-istiyorlar-H1610761.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610752</no>
    <tarih>2026-07-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ne AB, ne ABD; tek çare Bağımsız Türkiye</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 30.04.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	21. yüzyılın globalizm ile şekillenen düzeninde, ekonomisi kapitalizm, siyasi görüşü demokrasi, sosyal hayata bakışı insan hakları ve özgürlükler ile çizilmiş sahte bir dünya vardı.	Bu dünyaya ayak uydurmak zorunda bırakılan devletler aslında özgürlüklerini elleriyle global güçlere teslim ederek, emeğinin ve kaynaklarının işgaline göz yumuyordu.	Günümüzün işgal senaryosu BOP ve Arap Baharı bizleri, adı İslami olan ama yaptığı vahşetin ve haksızlıkların İslam'la zerre alakası olmayan örgütlerle tanıştırdı.	Siz bakmayın, El Kaide, Boko Haram, El Nusra, IŞİD gibi örgütlerin Allahu Ekber diyerek hareket ettiğine. 	Hepsinin arka planında Batı'nın kirli elleri var. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ne-ab-ne-abd-tek-care-bagimsiz-turkiye-H1610752.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610742</no>
    <tarih>2026-07-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela -7-</baslik>
    <metin>Hür bin Yezid er-Riyahi, İmam Hüseyin'in Kufe'ye girmesini engellemek için gönderilen 1000 kişilik öncü süvari birliğinin komutanıydı. İmam Hüseyin'in kafilesine ulaştıklarında çok susamışlardı.  Askerlerin ve hayvanların perişan halini gören İmam Hüseyin, yanındaki arkadaşlarına hem askerlere su vermelerini hem de atları sulamalarını emretti. Su ikramının ardından İmam Hüseyin, Hür'e kimin tarafında olduğunu sordu. Hür, Yezid'in ordusunda olduğunu ve İmam'a karşı durmaya geldiğini belirtti. İmam Hüseyin'in bu eşsiz ahlakına ve düşmanına gösterdiği merhamete rağmen, kısa bir süre sonra Yezid'in ordusu İmam Hüseyin'in çadırlarına suyu tamamen kesecek ve Ehlibeyt'i Kerbela'da günlerce susuz bırakacaktı.İmam Hüseyin, Hürr'ün ordusuna hitaben birçok konuşma ve nasihatlerde bulunmuştur:"Ey ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-7-H1610742.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610741</no>
    <tarih>2026-07-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO Türkiye’ye mezar taşı ile geliyor!</baslik>
    <metin>Hiç kuşkusuz NATO, Türkiye için en büyük baş belasıdır.Tüm terör örgütlerinin kurulması ve kullanılmasının perde arkasında, daima ve kesinlikle NATO'nun karanlık yüzü vardır.Zaten uzun süredir NATO'nun beyin ölümü konuşuluyordu.Ancak her seferinde NATO'ya hayat öpücüğü veren ülkenin Türkiye olması, hayret ve kaygı vericidir!En son İran savaşında ABD, allem kallem edip NATO'yu devreye sokmaya çalışmış ancak başarılı olamamıştı.Bir diğer açıdan Trump'ın NATO ile ilgili yaptığı eleştirilere bakarsanız, bir anlamda NATO'nun çöktüğünü de görebilirsiniz.Fiziken ve her anlamda aslında NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir.Dediğim gibi NATO'ya 'hayat öpücüğü' vermeye çalışmak, biraz daha yaşatır mıyız diye çaba sarf etmek, doğrudan Türkiye'nin aleyhine gelişen bir durumdur.Zaten dün...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nato-turkiyeye-mezar-tasi-ile-geliyor-H1610741.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610739</no>
    <tarih>2026-07-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -15-</baslik>
    <metin>Biz İmam Hüseyin'i (a.s.) çok seviyoruz. İmam Hüseyin'i sevme nedenlerimizi 3 ana başlık altında toplamak mümkündür:1. Fıtratı temiz olduğu için İmam Hüseyin'i seviyoruzİmam Hüseyin (a.s.) fıtratı gerçekten temiz biri idi. Çünkü Hz. Allah(c.c.) Ahzab suresi 33'te, "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor" diye beyan edilen ayetin kapsamına giren Ehl-i Beyt'in bir ferdi de İmam Hüseyin'dir. Demek ki Hz. İmam Hüseyin fıtratı temizliğinden sevgiye layıktır.2. Kemalat açısından da İmam Hüseyin sevgiye layık olduğu için seviyoruzÇünkü peygamberin yanında, ayette beyan edilen, Necran Hıristiyanlarıyla lanetleşmek için ertesi gün getirdiği topluluk içinde İmam Hüseyin (a.s.) da vardı: "Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-15-H1610739.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610678</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Nisan yağmuru yemiş yeşillik gibi…</baslik>
    <metin>	Koskoca bir ülke sanki kara vicdan tarlasına dönmüş gibi, bereketli Nisan yağmuru ile birleşince de, kara vicdandan, kara vicdanlılardan geçilmiyor.	Bunca kara vicdanın üremesinde, bu kadar kara vicdanlının türemesinde mümbit arazi olan, tarla olan toprak olan, yağmur olan ve su olan çevreleri ve güç odaklarını iyi tanımak lazım.	Anadolu coğrafyasını böylesine mebzul miktarda kara vicdanın ve kara vicdanlının yetişmesi için, üremesi ve türemesi için hangi uğursuz eller devre yaptı, hangi baykuş ağızlılar beddua etti de bu mübarek topraklar akıl almaz bir şekilde kara vicdan tarlasına döndü?	Aklını peynir ekmekle yememiş ve vicdanı henüz kararmamış olanlar lütfen söylesin, lütfen bir izah getirsin; bir ülke, hem açlık ve yoksulluk sınırlarının altında yaşayan nüfus itibariyle...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nisan-yagmuru-yemis-yesillik-gibi-H1610678.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610675</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli kimliğimiz ve şahsiyetimiz</baslik>
    <metin>Hem içerden hem dışarıdan hem siyasiler hem dini ve sosyal yapılar bize dair ne varsa hepsini ameliyat masasına yatırdılar, kendilerine göre estetik yaptılar, yapıyorlar. Milli ve manevi kimliğimize o kadar çok neşter vurdular ki ortaya kayıtsız, duyarsız, tepkisiz sadece kendini hatta anlık menfaati düşünen bireyler ve de kalabalıklar çıktı. Bu kalabalıklar çoğalınca millet olma vasfımız zayıfladı. Milli ve manevi değerlerimize karşı hassasiyetimiz zayıfladı.İnandığımız doğruları hayatımıza aktarmadığımız için zamanla yanlışları doğrulamaya başladık. Zamanla da bu yanlışları inanç olarak kabul edip, sahiplendik.Öyle bir hale geldik ki artık sesi çok çıkanın, sayısı çok olanın haklılığını kabul eder olduk.Hem 'Bir müminin canı, malı, namusu Kabe'den kıymetlidir' diyen Hz. Muhamme...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-kimligimiz-ve-sahsiyetimiz-H1610675.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610665</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela -6-</baslik>
    <metin>İmam Hüseyin'in (a.s) vefalı ashabının mukaddes naaşları paramparça olmuş hâlde toprak üstünde yatmaktaydı. Şimdi Ehl-i Beyt'ten başka kimse kalmamıştı. İmam Hüseyin'in (a.s.) cemal ve ahlak olarak herkesten daha güzel olan oğlu Ali, İmam'ın (a.s.) huzuruna varıp savaşmak için izni istedi. İmam Hüseyin (a.s.) duraksamaksızın izin verdikten sonra ümitsizce baktı durdu; iradesi dışında gözyaşları damla damla süzüldü ve şöyle dedi:"Allah'ım! Şahit ol, bu orduya karşı öyle bir genç gidiyor ki boy, ahlak ve konuşma tarzıyla Peygamber'ine (s.a.a.) çok benziyor. Biz Peygamber'i arzuladığımızda ona bakardık."Sonra da Ömer b. Sad'a dönerek yüksek sesle şöyle buyurdu:"Ey Sad'ın oğlu, benim soyumu kuruttuğun gibi Allah da senin soyunu kurutsun!"Ali b. Hüseyin (a.s.) düşmana yaklaşıp kanlı bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-6-H1610665.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610656</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı duruş</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 08.02.2012 tarihli yazısıdır	ABD'nin son dönemde Arap Baharı ile beraber kendi ile aynı görüşteki idarecileri ve Arap halklarını etkileyerek bölgeyi karıştırdığı malumdur.	Arap Baharının öncesinde ise, BOP çerçevesinde yine Ortadoğu'daki 22 İslam ülkesinde rejim ve sınır değişiklikleri projesi hayata geçirilmiştir.	Bu iki çalışma da Arap aleminde ve İslam dini üzerinde tahribata yöneliktir. Asıl amacın ise, zengin kaynaklara sahip bölgenin kaynaklarını ele geçirmek olduğu Irak'ın, Afganistan'ın, Libya'nın petrollerine çöreklenmelerinden bellidir.	Rusya'nın ve Çin'in BM'deki Suriye yaptırımını veto etmesinin ardından, ABD Suriye'deki büyükelçiliğini kapattı.	Görünen o ki, Rusya, Çin, Hindistan ve İran'ın birleşmesi ile AB...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-ortadogu-projesine-karsi-durus-H1610656.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610655</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -14-</baslik>
    <metin>Kerbela soykırımı ve cereyan eden olaylar hakkında ciddi bir çalışma yaparak Kerbela hakkında bilinmesi gerekenleri değerli okurlarımıza bir yazı dizisi halinde sunduk. Bu çalışmayı E-Kitap Analiz şeklinde arşivimize koyacağız.Yaptığımız araştırmada Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın onlarca cilt yaklaşık 16.000 sayfalık Ehl-i Beyt Külliyatından, bu konuda diğer yazılı ve sözlü kaynaklarından istifade ettik.  Ehl-i Beyt ile alakalı ayetlerin, hadislerin bizlere verdiği mesajları anlamaya gayret ettik. Kerbela soykırımından ve İmam Hüseyin'in (a.s.) kıyamından gerekli dersleri çıkartmaya çalıştık. Bu makalemizde Kerbela'dan alınacak dersler ve İmam Hüseyin'i neden sevdiğimizi izah edeceğiz. Bundan sonraki makalemizle de yazı dizimizi bitireceğiz inşallah.KERBELA'DAN ALINACAK DERSLER...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-14-H1610655.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610654</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kulluk gerçeği ve insan -2-</baslik>
    <metin>(-Dünden devam)- Esasen, ubûdiyetin temelde mantığı, insanı temizlemektir. İbadetler insanı temizler, nefis ve kalp dünyasındaki manevi kir ve mikropları ortadan kaldırır. Bir nevi, ibadetler, insanı tedavi eden ilaçlar gibidirler. İnsan temiz yaratılmıştır. İbadetlerle temizlenen insan, yaratılış gayesine uygun olarak fitrî özellikleriyle bir bütünlüğe kavuşur. Demek ibadetler, insanın iç dünyasını temizler, gizli mikropların hasta ettiği manevi bünyeyi tedavi ederler.- Dikkat edilirse; İslâm'da cezanın mantığı da, insanı temizlemek içindir. Denilebilir ki, hak adına cemiyeti ve insanlığı kurtarmak için suça âdil ceza vermek de aslında ibadettir. Öyleyse, ibadetin mantığı ile tedavi edici cezanın mantığı birleşiyor, bütünleşiyor.- Bu çerçeveden bakıldığında, hak ve adâletin temin ed...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kulluk-gercegi-ve-insan-2-H1610654.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610652</no>
    <tarih>2026-07-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>BTP’nin üye rekoru ve gençlik kampı heyecanı</baslik>
    <metin>	Siyaset sahnesi, geleneksel kalıpların dışına çıkan ve tabandan tavana doğru büyüyen yeni bir hareketliliğe sahne oluyor. 	Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklanan Temmuz 2026 siyasi parti üye sayıları, Türkiye'deki seçmen eğiliminin yönünü çarpıcı bir biçimde ortaya koydu. 	2026 yılının ilk altı ayında üye sayısını yüzde 263,49 oranında artıran Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), oransal büyümede tüm rakiplerini açık ara geride bırakarak siyasetin yeni çekim merkezi haline geldi. 	Ocak ayında 14 bin 450 olan üye sayısını kısa sürede 52 bin 525'e ulaştıran parti, sadece niceliksel bir başarı elde etmekle kalmıyor; saha çalışmaları ve gençlik organizasyonlarıyla toplumsal tabanını hızla tahkim ediyor.	Yargıtay verilerinde tarihi rekor: Siyasetin ezberi bozuldu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/btpnin-uye-rekoru-ve-genclik-kampi-heyecani-H1610652.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610604</no>
    <tarih>2026-07-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>İşe Bak! En çok faiz ödeyenler faiz karşıtlığı yapıyor</baslik>
    <metin>Bireyden en tepedekilere asıl soru: 'Faize karşı mısınız yoksa faiz karşıtı mısınız?Hiç birisi faiz karşıtı değildir. Eğer faiz karşıtı olmasalardı meydanlarda ayet-hadisi delil gösterip arkasında faize teslim olmazlardı.Eğer faiz karşıtı olsalardı, hem Hz. Peygamberin 'faizin her çeşidi ayaklarımın altındadır' hadisini okuyup ardından da 'evi TOKİ'den, krediyi devlet bankasından alırsanız faiz sayılmaz' şirkine düşmezlerdi.Eğer gerçekten faiz karşıtı olsalardı, faizin Allah ve Resulüne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilir ve faizi, faizli sistemi terk ederlerdi.Hepsi çok iyi biliyor ki, helali olmayan bir şeyi Yüce Allah yasaklamaz. İşte insanlar helalini aramak, helale sarılmak yerine harama sarıldılar. Haliyle bunlar faiz karşıtı değildir. Meydanlara karşı faize karşıdırlar....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ise-bak-en-cok-faiz-odeyenler-faiz-karsitligi-yapiyor-H1610604.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610602</no>
    <tarih>2026-07-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lübnan’da barış çerçevesi mi, süresiz işgalin yasallaşması mı?</baslik>
    <metin>	Ortadoğu'nun jeopolitik fay hatları, 26 Haziran 2026'da Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin beşinci turunun ardından imzalanan yeni çerçeve anlaşmasıyla yeniden sarsıldı. 	ABD ara buluculuğunda İsrail ile Lübnan hükümeti arasında varılan bu mutabakat, ilk bakışta bölgede kalıcı barışı tesis etmeyi hedefleyen diplomatik bir başarı gibi sunulsa da sahadaki askeri ve siyasi gerçekler tam tersi bir istikamete işaret ediyor. 	Lübnan genelinde kontrolün kademeli olarak Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne devredilmesini ve Hizbullah dahil tüm milis grupların silahsızlandırılmasını öngören bu metin, İsrail'in uzlaşmaz ve saldırgan yaklaşımları nedeniyle henüz uygulamaya geçmeden derin bir kördüğüme dönüşmüş durumda.	Çözümsüz şartlar ve sahada ertelenen takvim	Anlaşmanın en ç...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lubnanda-baris-cercevesi-mi-suresiz-isgalin-yasallasmasi-mi-H1610602.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610599</no>
    <tarih>2026-07-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kulluk gerçeği ve insan -1-</baslik>
    <metin>"Vedâ Hutbesi'nin girişinde vurgulanan vasıflı insan unsurunun yetişmesinde Tevhid inancının önemi anlaşılmış olmaktadır. Fakat bu imanın tabiî gereği olarak bir diğer önemli gerçek ise ubûdiyettir.Ubûdiyet gerçeği, ulûhiyet gerçeği ile bütünleşince, âleme mesaj verecek kâmil insanın en büyük özelliği ortaya çıkmış olmaktadır. Kulluk (ubûdiyet), yaradılış gayesi doğrultusunda Allah'a bağlılığı ifade eder. Mahlukâtın en anlamlı işi ubûdiyettir. Bu kulluk görevi, insan ve cinler dışındaki mahlûkatta cebrî, insanda ve cinlerde ise ihtiyârîdir.Resûlü Ekrem'in (sav),Vedâ Hutbesi'nin girişinde, "Allah'a hamd ü sena ederiz. O'na döneriz" diye başlaması, ubûdiyet gerçeğinin en öz ve en anlamlı tarzda vurgulanışıdır. Zira hamd, kulluğun özünü; Allah'a dönüş ise gayesini ifade etmektedir.Kullu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kulluk-gercegi-ve-insan-1-H1610599.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610598</no>
    <tarih>2026-07-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Maksat aynı metotlar değişik</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 11-08-2001 tarihli yazısıdır	Dev şirketler aracılığıyla kurulan global sömürü ağı, batı dünyasını kendi içinde dahi zaman zaman çatışma noktasına getirmektedir. 	AB, Amerikan Philip Morris ve RJ Reynolds sigara şirketleri hakkında Avrupa'da sigara kaçakçılığına destek sağladıkları suçlamasıyla dava açtı. 	Şirketler AB'nin iddialarını reddederken, AB bütçe komiseri, P. Morris ve Reynolds'ın sigara kaçakçılığına karıştığını ve bu yolla kara para aklayarak 15 AB üyesi ülkenin milyarlarca dolar mâli kayba uğramasına yol açtıklarını iddia ediyor.	1847'de küçük bir tütüncü dükkanı olarak işe başlayan P. Morris, bugün dünyanın en büyük sigara üreticilerinden biridir. 1993'de şirketin ABD sigara pazarındaki yeri % 43'lerde idi.	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/maksat-ayni-metotlar-degisik-H1610598.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610526</no>
    <tarih>2026-07-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -13-</baslik>
    <metin>Bu makalemizde de İmam Hüseyin'in kıyamı hakkında farklı görüşlere yer vermeye devam ediyoruz: (2. görüşten devam)İmam Ali(a.s.), İmam Hasan(a.s.), İmam Hüseyin(a.s.), diğer Ehl-i Beyt imamları ve taraftarları ya zulüm görmüş ya da şehit edilmiştir.Bunların haklarını savunmamak hakkın gaspına göz yummaktır. Sadece yapacağınız bir empati bile bu fikirde olanların kendi yanılgısını tespitte yeterli olacaktır.Birileri gelecek sizin evladınızı günlerce aç ve susuz bırakacak, sonra 1 yaşında çocuğunuzu dahi katledecek, evladınızın başını kesecek, cesetlerini çırılçıplak soyacak vücudunu binlerce atlıya çiğnetecek, sonra da onun hanım ve çocuklarını zincire vuracak, başları mızrakta diyar diyar gezdirecek sizin ciğeriniz yanmayacak, ilgisiz kalacak ve matem tutmayacak mısınız? Bırakı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-13-H1610526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610511</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gazze’nin hesabını soracak kadro!</baslik>
    <metin>7 Ekim 2023'te İsrail, son soykırıma başladı. 2 yılda Gazze'ye 2. Dünya savaşında atılan bombadan daha çok bomba attı. Yerle bir ettikleri Gazze'nin % 75îni işgal ettiler.Resmi rakamlara göre 75 bin Müslümanı katletti, 200 binden fazla Müslüman yaralandı, 1 buçuk milyon Müslüman yerlerinden edildi.Müslüman çocukların, organları çaldılar. Hapishanelere attıkları Müslüman kadın ve erkelere tecavüz ettiler.Mısır'da, Sayın Erdoğan'ın da katıldığı Trump liderliğinde sözde 'Gazze Barışı' toplantısı ve imza şovu gerçekleştirildi.10 Ekim 2025'ten yani imza şovundan bu yana İsrail, ateşkes anlaşmasını 3.465 kez ihlal etti. 1.045 Müslümanı daha katletti, 3.380'den fazla Müslümanı yaraladı.Gazze'de çadırlarda, harabelerde nefes alan milyonlarca Müslüman aç, susuz, salgınlarla mücadele ediyo...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gazzenin-hesabini-soracak-kadro-H1610511.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610499</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Servet belli ellerde toplanmış devletleşmiş</baslik>
    <metin>	Ülkede var olan kaynakların ve oluşması muhtemel kaynakların belli ellerde toplanması için sürekli ve daima aynı kişilerin ve gurupların heybelerine taşınması için oluşturulmuş bir sistem-	Yüksek faiz yoksulun sofrasından zaten zengin olanların kasalarına servet transferi için kurulmuş olan oluklardan birisi, bir diğeri yüksek enflasyon, bir başkası yatırım teşvikleri, bir diğeri zenginlere tanınan vergi muafiyetleri-	Nüfusun büyük çoğunluğunun ardından aval aval bakacağı, yutkunarak ellerini ovuşturacağı, malum belli ellerin, belli evlerin ise dolup taşacağı acayip ve garaip bir düzen, daha doğrusu yaman bir düzenbazlık-	Değerli hacım, muhterem hocam güya dini hassasiyetlerle bugünkü iktidar sahiplerini sahipleniyor, her şartta sorgusuz-sualsiz destekliyor ama ülkenin getir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/servet-belli-ellerde-toplanmis-devletlesmis-H1610499.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610495</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çalışanın da çalışamayanın da mağdur olduğu Türkiye ekonomisi</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi uzun süredir kâğıt üzerinde kesintisiz büyüme rakamları açıklamaya devam etse de, bu büyümenin sokaktaki vatandaşa yansıması tam bir hayal kırıklığı yaratmaktadır. 	Resmi makamlar tarafından müjde niyetine sunulan makroekonomik veriler ile halkın mutfağındaki reel durum arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmıştır. 	Bugün gelinen noktada hükümetin uyguladığı ekonomi politikaları istihdam üretmekten uzak kalmakta, açıklanan büyüme oranları ne işsiz vatandaşlarımıza bir iş kapısı aralamakta ne de alın teri döken işçilerimize insani bir gelir artışı sağlamaktadır.	Ülke, devasa bir işsizler ordusu ile açlık sınırının altında hayatta kalma mücadelesi veren çalışanların ortak mağduriyet alanına dönüşmüştür.	Dar tanımlı işsizliğin arkasındaki devasa ordu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/calisanin-da-calisamayanin-da-magdur-oldugu-turkiye-ekonomisi-H1610495.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610464</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -12-</baslik>
    <metin>Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.a.) "Kim kötü-çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir." (Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248).Bu hadisi şerifin içerdiği mana çok tehlikeli bir ikazı haber verir. Kerbela'da İmam Hüseyin ve diğer yarenlerini katleden zalimlere tepkisiz kalmak, Yezit ve ordusuna kalben dahi buğz etmemek tavır koymamak imanın en zayıf halkasından dahi mahrum olmak demektir.Bu katliama ve katliamın arkasındaki çeteye (Muaviye-Yezid) ve bu soya karşı kalbinizde besleyeceğiniz muhabbet, ya da onları suçsuz gibi göstermek sizi hesap günü sıkıntıya sokabilir. Onları lanetlemek Allah için sevmek Allah için buğz etmek düsturunun gereğidir. Ben nefsi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-12-H1610464.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610461</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kapitalizm çökmüştür, kurtuluş Milli Ekonomi Modeli'ndedir</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 07-12-2011 tarihli yazısıdır	Ünlü spekülatör Soros, kapitalizmin çöküşe geçtiğini itiraf etti. Soros'un bu itirafı sömürgeci sistemin sonunun geldiğini de göstermektedir. 	Zira küresel düzenin ekonomik ayağı kapitalist sistemdir ve bu düzenin devamı için onun varlığı şarttır.  	Ortadoğu'da son dönemde meydana gelen halk ayaklanmalarının Soros sermayeleri ile gerçekleştiği artık bilinen bir gerçektir.  	Maliyetli ve silahlı işgallerin, yerini "darbelerle işgal"e bıraktığı günümüz emperyalizmi hayat damarlarından birini kaybediyor. 	Kapitalizm, ülkelerin kaynaklarının ve her türlü imkanının birkaç kişinin elinde toplanması temeline dayanır. Yapılan savaşlar, ülkelerin ve zihinlerin işgali hep bu birkaç kişi içindir. 	H...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kapitalizm-cokmustur-kurtulus-milli-ekonomi-modelindedir-H1610461.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610441</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela’ya adım adım -5-</baslik>
    <metin>Hz. Celal Abbas'ın büyüklüğü, yüceliği, kardeşliği, yiğitliği ve vefası kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyüktür.Hz. İmam Hüseyin'in sancaktarlığını yapan Hz. Abbas ve diğer kardeşleri, Abdullah, Osman ve Cafer, 10 Muharremde Hz. İmam Hüseyin'le birlikte Kerbela'da şehit olmuşlardı.Kerbela faciası sırasında YezİT ve yandaşları, Fırat suyunu Ehl-i Beyt ailesine yasaklamışlardı. Kerbela çölünde, kızgın güneşin altında günlerce bir yudum suya hasret bırakılan Ehl-i Beyt hanedanı, özellikle küçük çocuklar ve yaşlıların su, su diye feryatları dayanılmaz bir hal almıştı. Çocukların bu feryatlarına dayanamayan Celal Abbas, sürdü atını Fırat'tan yana; amacı bu masum yavrulara bir miktar su getirip, kısmen de olsa onların susuzluklarını dindirebilmekti. Ancak YezİT'in melun yandaşları, bun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbelaya-adim-adim-5-H1610441.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610440</no>
    <tarih>2026-07-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Denizli: Beyazın, kızılın ve istiklalin şehri</baslik>
    <metin>Anadolu'nun bazı şehirleri vardır; onları sadece yollar, dağlar ve binalar anlatmaz. O şehirleri anlamak için hafızalarına, insanına ve tarihine kulak vermek gerekir. İşte Denizli de böyle şehirlerden biridir. Ege Bölgesi'nin güneydoğusunda, kadim ticaret yollarının kesişim noktasında yükselen Denizli, sadece tekstiliyle değil, binlerce yıllık tarihi, şifalı suları ve mücadele ruhuyla Türkiye'nin müstesna şehirlerinden biridir.Denizli temasları sırasında bir kez daha gördük ki bu şehir, geçmişiyle övünen ama geleceğe de umutla bakan yaşayan bir medeniyet merkezidir. Yeryüzünde eşi benzeri az bulunan Pamukkale Travertenleri, beyazlığıyla adeta gökten yeryüzüne inmiş bir kar şehrini andırıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu eşsiz tabiat harikasında gün batımını izlemek, insanı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/denizli-beyazin-kizilin-ve-istiklalin-sehri-H1610440.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610411</no>
    <tarih>2026-06-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmzalar atıldı, peki herkes aynı anlaşmayı mı okudu?</baslik>
    <metin>	Washington'da imzalar atıldı. Peki gerçekten barış mı imzalandı, yoksa herkes aynı metne kendi istediği anlamı mı yükledi? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki aylarda İsrail ile Lübnan arasındaki sürecin yönünü belirleyecek.	 	ABD'nin arabuluculuğunda hazırlanan çerçeve anlaşması ilk bakışta önemli bir diplomatik adım olarak görülüyor. Ancak tarafların anlaşmanın ardından yaptığı açıklamalar dikkatle incelendiğinde, aynı metnin farklı beklentilerle yorumlandığı görülüyor. Bana göre bu anlaşmanın önündeki en büyük engel de tam burada başlıyor.	 	Lübnan yönetimi, anlaşmayı ülkenin egemenliğinin yeniden güçlenmesi, İsrail'in kontrol ettiği bölgelerden çekilmesi ve yerinden edilen insanların evlerine dönüşü için atılmış ilk adım olarak değerlendiriyor. İsrail ise farklı bir noktay...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imzalar-atildi-peki-herkes-ayni-anlasmayi-mi-okudu-H1610411.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610406</no>
    <tarih>2026-06-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Operasyonlar neden çeteleri bitiremiyor?</baslik>
    <metin>	Her gün ekranlara yansıyan şafak operasyonları, çökertilen yasa dışı bahis şebekeleri ve uyuşturucu baronlarına yönelik baskın haberleri, topluma bir anlık nefes aldırsa da akıllarda tek bir soru işareti bırakıyor: Bu kadar denetime ve gözaltına rağmen suç örgütleri neden azalmak bir yana, çığ gibi büyümeye devam ediyor? 	Sokak ortasında birbirini infaz eden çocukların, haraç kıskacındaki iş insanlarının ve çetelerin gölgesinde yaşayan ailelerin dramı, bize polisiye tedbirlerin tek başına çare olmadığını gösteriyor. 	Çünkü karşımızdaki tablo, sadece bireysel suçların toplamı değil; alttan sürekli beslenen, kurumsal ve toplumsal bir çürümenin sonucudur. 	Tabiri caizse, bataklığı kurutmadan, sadece havada uçuşan sivrisinekleri avlayarak bu savaşı kazanmak imkansızdır.	Sist...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/operasyonlar-neden-ceteleri-bitiremiyor-H1610406.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610382</no>
    <tarih>2026-06-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’yi ABD rotasına sokan İnönü’dür</baslik>
    <metin>Sevgili okurlarım ben ne İnönü sevdalısı, ne de İnönü düşmanı birisi değilim.Ancak İstiklal Savaşı yıllarında, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında çok başarılı işlere imza atan İnönü, Atatürk sonrası bir hiç olmuştur.Atatürk'ün kurduğu tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devleti, İnönü ile ABD'ye tam bağımlı hale getirilmiştir.Nasıl mı?Bilindiği üzere bağımsız bir devletin en büyük özelliği, hür bir eğitim sistemine sahip olmasıdır.Çünkü eğitim sistemi, bir milletin gününü ve geleceğini şekillendirme amacına yönelik titiz bir çalışma ile kurgulanır.Ve yine ülkeler, kendi idealleri doğrultusunda var olma mücadelesi verdiği kadar özgürdür.İşte yüce Atatürk, gelecek nesillere bu yüzden tam bağımsız bir ülke armağan ederek, özgür yaşayabilmek için nasıl mücadele edilmesi ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyeyi-abd-rotasina-sokan-inonudur-H1610382.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610381</no>
    <tarih>2026-06-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -11-</baslik>
    <metin>Yezid'in sarayında Yezid'e karşı Hz. Zeynep (a.s.)'ın konuşmasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:"Büyük bir günah işlediğin, kötü bir davranışta bulunduğun hiç mi aklına gelmiyor?Neden yapmayasın! Sen yeryüzünün yıldızları olan Peygamber evlatlarının ve Abdulmuttalib ailesinin kanını dökmekle iki ailenin düşmanlığını yeniledin. Sevinme, çünkü pek yakında Allah'ın huzuruna çıkacaksın. İşte o zaman, keşke kör ve dilsiz olsaydım da bugünü görmeseydim, keşke, "dedelerim bu mecliste hazır olsaydı, sevinçten derilerine sığmazlardı" demeseydim, diye arzu edeceksin.  Allah'ım! Hakkımızı ve bize zulmedenlerden öcümüzü Sen Al!Ey Yezid! Sen bu yaptıklarınla ancak kendi derini yüzdün ve kendi etini parçaladın.Allah'ın Resulü (s.a.v.) ve evlatları ve ailesi Hakkın lütuf ve rah...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-11-H1610381.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610376</no>
    <tarih>2026-06-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal devlet olmak zorundayız</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 03-01-2012 tarihli yazısıdır	Şırnak Uludere'de 35 kişinin yanlış istihbarat neticesi öldürülmesi üzerindeki sis perdesi henüz aydınlanmış değil. 	Biz olayın nasıl ve nedenini değil, bu kişilerin hayatlarına mal olan hayat mücadelelerini değerlendirmek istiyoruz. 	Aralarında 13 yaşında çocukların dahi olduğu bu grup, sınırda kaçakçılık yaparak ekmek parası kazanma derdinde idi. 	Bilindiği gibi bölge, devlet imkanlarından diğer yerler kadar istifade edemeyen mahrumiyet bölgesidir. 	Vatandaşlarımız, devlet iş imkanı sağlamadığı için kanunsuz yollarda dahil olmak üzere kendi çarelerini üretmek zorunda kalmıştır. 	İş ve aş bu memleketin ve hatta dünya insanlığının kanayan yarasıdır. Kişiler yaşamak için karınlarını doyurm...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-devlet-olmak-zorundayiz-H1610376.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610356</no>
    <tarih>2026-06-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hayatımıza girdi gireli</baslik>
    <metin>	Yetimin yoksulun çığlığı duyulmaz oldu	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Ülkede ağaçlar kurudu yapraklar soldu	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Haramiler acep hazineden neler çaldı	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Hangi haydut bağa-bostana destursuz daldı	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Halkın başına sarılan neydi bu ne haldi	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Dağda denizde girilmedik neresi kaldı	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Kim bilir ne kadar olmayacak şeyler oldu	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 	Ey Karaca kimler kaç bahçede güller yoldu	Mutlak butlan hayatımıza girdi gireli	 ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hayatimiza-girdi-gireli-H1610356.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610320</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump, Erdoğan’ı neden övüyor?</baslik>
    <metin>Birileri çıkıp, 'ne var bunda! Dünyanın süper gücünün başkanı, Cumhurbaşkanımızı övüyor, neden rahatsız oluyorsunuz' diyebilir.Evet, küresel katliamcı, kan emici, İslam ve Müslüman düşmanı, İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren ABD'nin küresel sapıklığı tescilli başkanının, benim ülkemin cumhurbaşkanı övmesinden rahatsız oluyorum.Çünkü!1960 darbesinin ve Menderes'in idamının arkasında ABD var.1970 darbesinin arkasında ABD var.Kıbrıs'ta Müslüman Türkler katledilirken ülkemize, 'bizim silahlarımızı kullanamazsınız yoksa-' restini çeken ABD.Kıbrıs'taki vahşeti durdurduğumuz için 1975'te ülkemize ambargo koyan ABD.1 Mayıs 1977'de Taksim'deki katliamları yapan ve insanımızı sağ-sol diye çatıştıran ABD.1980 darbesini yaptıran ABD.PKK'yı eğiten, donatan, silahlandırıp ülkemize s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trump-erdogani-neden-ovuyor-H1610320.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610301</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Geleceğin ışığını söndüren eğitim krizi</baslik>
    <metin>Eğitim öğretim yılının sona ermesi ve çocukların ellerinde karneleriyle evlerine dönmesi, normal şartlarda bir ülkenin en büyük neşe ve umut kaynağı olmalıdır. 		Ancak Türkiye'de masanın diğer tarafına, yani eğitimi inşa eden ve sırtlayan öğretmenlere baktığımızda tablonun hiç de iç açıcı olmadığını görüyoruz. 	Gelecek nesilleri yetiştiren eğitimciler haklarını alamadıkları, iktidar tarafından muhatap kabul edilmedikleri için seslerini duyurabilmek adına açlık grevleri yapıyor, sokaklarda kolluk kuvvetlerinin müdahalesine maruz kalıyor ve gözaltına alınıyor. 	Kamuda çalışan öğretmenler dahi yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle hayatta kalma mücadelesi verirken, asıl büyük kriz özel sektörde ve mülakat sisteminin getirdiği adaletsizliklerde yaşanıyor. 	Bir yanda ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gelecegin-isigini-sonduren-egitim-krizi-H1610301.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610282</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Nereye kadar özelleştirme?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 18.12.2012 tarihli yazısıdır	Devletlerin en önemli vazifelerinden biri, halkının geçimini temin etmektir. Türk tarih uzmanı Leen Cahen, özellikle Türklerde görülen baba devlet yaklaşımı hakkında şunları ifade etmişti:	"Başka milletlerin aksine olarak Türklerde halkı besleyen, giydiren ve harçlığını veren hakandır. Onlarda vergi demek, halkın genel masrafı demektir. Eğer hakan yurttaşlarının gelirini sağlayamayacak duruma gelirse, onlara izin verir."	Türk milleti, tarihte böyle bir bakış açısı ile idare edilmiştir. Ancak Batıyı üstün gören yaklaşımının hâkimiyetinden sonra genç Türkiye Cumhuriyeti devletinde bu tablo tersine dönmüştür.	Kapitalizmin kuralları ile şekillenen Türk ekonomisi bugün halkının beklentilerine cevap ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nereye-kadar-ozellestirme-H1610282.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610274</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -10-</baslik>
    <metin>Kerbela soykırımının arka planında Ebu Süfyan ve Muaviye'nin de rolünü unutmamak gerekir. Suça yol açanlar, yardım ve yataklık edenler de suç işlemiş gibidir. Sözde iman ettiği söylenen ama imanına şüphe ile bakılan Ebu Süfyan, Emevilerin yaptığı soykırımın asıl azmettiricisidir. Sözde iman ettikten sonra Onun nesline yaptığı vasiyet meydandadır:"Ey Ümeyyeoğulları! Hilafeti bir top gibi birbirinize atın. Ebu Süfyan'ın yemin kullandığı şeye and olsun ki, sizin için hep bunu istiyordum. Bunu çocuklarınıza miras olarak bırakmalısınız!" (Prof. Dr. Haydar Baş / İmam Hüseyin (a.s.) / sayfa 180)HZ. ZEYNEB'İN YEZİD'E KARŞI KIYAMIKerbela soykırımıyla Hz. Peygamberin soyunun kurutulmasını arzulayanlar, asla buna muvaffak olamamıştır. Bu dinin sahibi Allah'tır. Kıyamete kadar da bu din Hz. Mu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-10-H1610274.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610272</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>66 ve 42 değişirse, harita değişir</baslik>
    <metin>Ne günlere kaldık yarabbi!Kadim Türk devleti ve milleti, tarihinde hiç olmadığı kadar içeriden ve dışarıdan amansız ve acımasızca hırpalanıyor ve de dayak yiyor.Türkiye Cumhuriyeti devletinin ulus devlet yapısı, küresel planların gerçekleştirilmesi açısından hedef haline getirilmiştir.100 yıllık bir planın parçası ve devamı olan Türk milletinden intikam alma ve son darbeyi indirme projesi, ne hazindir ki bugün siyaset eliyle yapılmaktadır!Elbette tek hedef Türkiye değildir, ancak biz kendi ülkemize bakıyoruz.Küresel ölçekte hedeflenen ve bu amaçla hazırlanan 100 yıllık sinsi projenin adı, 'Tek dünya devleti'dir.Özellikle bu mevzuya dair ayrıntılı yazılar yazmış ve aziz milletimizi bilgilendirmeye çalışmıştık.Tek dünya devleti projesi üzerinde titiz çalışmalar yapan küresel ta...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/66-ve-42-degisirse-harita-degisir-H1610272.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610269</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ekran karşısında bir soru: Reyting uğruna toplumsal denge zedeleniyor mu?</baslik>
    <metin>Televizyon kanalları arasında gezinirken bir kanalda yayınlanan yemek programına denk geldim. Yemek programlarını sevdiğim için izlemeye başladım. Ancak bir süre sonra dikkatimi çeken şey, yarışmadan çok yarışmacıların özel hayatlarının ön plana çıkarılması oldu. Özellikle, "Eşimden ayrıldım, artık kendi ayaklarım üzerinde durmak istiyorum." şeklindeki hayat hikâyeleri sıkça ekrana taşınıyordu.Burada yanlış anlaşılmak istemem. İnsanların boşanması, yeniden bir hayat kurması ya da kendi mücadelesini vermesi elbette kişisel bir meseledir ve buna saygı duymak gerekir. Benim sorguladığım konu kişiler değil, medya dili ve ekranın kurduğu anlatıdır.Çünkü bugün televizyon yalnızca eğlendiren bir araç değildir; aynı zamanda davranışları, algıları ve toplumsal bakış açılarını etkileyen güçlü bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ekran-karsisinda-bir-soru-reyting-ugruna-toplumsal-denge-zedeleniyor-mu-H1610269.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610266</no>
    <tarih>2026-06-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela -4-</baslik>
    <metin>Aşkın tarifini yapabilir ve resmini sadece ve sadece Kerbela'da çekebilirsiniz sevgili okurlar- Kerbela, bünyesinde sayısız sır ve hikmetler taşımaktadır. Kerbela zalimliği ve zulmünden alacağımız çok dersler vardır.Kerbela âlemin en acımasız ve en kahpe bir soykırımıdır. Lanet YezİT "en nihayetinde Bedir Savaşı'nın intikamını aldık" deyip derin bir oh çekecektir. 30 bin kişilik hain ve kahpe güruhu her ne kadar kendilerini Müslüman zannetseler de, hakikatte Kerbela, "Hakk ve Batıl" mücadelesinin er meydanıdır. Bir yanda İman bir yanda dinini az bir pahaya satan kahpe dölleri, veled-i zinalar-Bu bela toprağını Hz. Hüseyin Efendimiz nasıl olmuştu da Allah'a vuslata çevirmişti? Aşura gecesini tarihin en güzel gecesi olarak nitelesek yeridir. Allah'a kavuşma aşkının en güzel şekilde yaşan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-4-H1610266.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610236</no>
    <tarih>2026-06-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Neden yazıyor, neden konuşuyoruz, diye sorguluyorum</baslik>
    <metin>Nefsim bu soruyu çokça soruyor. Bin bir delilde getiriyor. 'Dünyaya kurtarmak sana mı kaldı' diyor.Hatta ayet ve hadislerle karşıma çıkıyor. Diyor ki, 'Allah (c.c) seni gücünün yetmeyeceği şeyden sorumlu tutmaz. Hz. Peygamber (s.a.a.v) doğrunun yalanlanacağı, yalancının doğrulanacağı, batılın hak, hakkın batıl sayılacağı, ayak takımının iş başına geçeceği, dinin ateş olacağı, eline alanı yakacağı, gibi nice haberler verdi. Sen neyin peşindesin, diye soruyor.Sonra irkiliyorum. Hepimizin bildiği Asr Suresi aklıma geliyor. Yüce Allah kurtuluşa erenleri 4 maddede özetlemiş: İman etmek, salih amel işlemek, hakkı ve sabrı tavsiye etmek.Al-i İmrân Suresi, 104. Ayet ise hepimize hitaben: 'Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/neden-yaziyor-neden-konusuyoruz-diye-sorguluyorum-H1610236.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610226</no>
    <tarih>2026-06-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -9-</baslik>
    <metin>Muharrem ayının 10'u Aşure günü Hz. Hüseyin Aleyhisselam ve kendisiyle birlikte 72 yareni şehit olunca, katliam sona erdi. Bu andan itibaren talan, yağma ve işkence daha şiddetli hale döndü. Gerçekten bu andan itibaren yaşananlar da Ehl-i Beyt'in soyunun kırıldığı andan daha az şiddette değildir. KERBELA'DAN SONRA YAŞANANLARİmam Hüseyin ve yarenlerinin parmağındaki yüzüğünü, sırtlarında giydiklerini, hatta İmam'ın bütün giysilerini çıkarttılar, mübarek başını vücudundan ayırdılar, çıplak hale getirilen mübarek vücudunu atlara tepelettiler.   Bitmeyen bu kin, aslında Peygamberin soyunu ortadan kaldırmak için yapılmıştır. Şehitlerin başları kesildi mızraklara takıldı. Kesik başlarla birlikte Hz. Zeynep anamız, daha çocuk yaşta ve hasta olan İmam Hüseyin'in oğlu Zeynelâbidin, 4 yaşınd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-9-H1610226.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610225</no>
    <tarih>2026-06-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela -3-</baslik>
    <metin>Eğer birine ağlayacaksan İmam Hüseyin'e ağlayın. Çünkü onun yolunda akan gözyaşı dünyanın en saf duasıdır...Essalâtü vesselâmü aleyke yâ İmam Can Hüseyin- Gözümüzün ve gönlümüzün nurudur İmam Hüseyin.Mü'minin dinmek bilmeyen yürek yarasıdır Kerbela-Evrenin dinmeyen sızısı, yürek yangınıdır.Âşıkların her an bağırlarını delip duran ahlarıdır-Bitmeyen matem, dinmeyen gözyaşıdır.Hz. Fatıma anamızın yürek yangınıdır Kerbela-Yüreklerimizin en derinliklerinde yanan bir kordur.İnsanlık âleminin en elim ihaneti ve zalimliğidir Kerbela-Gözlerimize Hüseyin'e ağlamaları için yalvarmanın ve arınmanın adıdır-İmanın adı, tadı ve lezzetidir Kerbela. İman eden tüm kalplerin merkezinde Kerbela hüznü bulunmaktadır-Bir haftaya yakın süre susuzluğa mahkûm edilme ve ardından kılıç, ok, mız...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-3-H1610225.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610203</no>
    <tarih>2026-06-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela’nın aynasında Hüseyni Duruş</baslik>
    <metin>	İslam tarihi, sadece askeri zaferlerin ya da siyasi genişlemelerin tarihi değildir; aynı zamanda hak ile batılın, adalet ile zulmün keskin çizgilerle ayrıldığı büyük ahlaki sınavların da tarihidir. 	Bu sınavların en büyüğü, en acısı ve şüphesiz en öğreticisi hiç kuşkusuz Kerbela'da yaşanmıştır. 	Günümüzde sıkça dile getirilen, Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirlerinde geniş yer bulan ve Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş tarafından da sıklıkla vurgulanan "Hüseyni duruş", İmam Hüseyin efendimizin Kerbela'da canı pahasına ortaya koyduğu, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) ümmetine bıraktığı ilahi bir mirasın, her çağda yeniden ayağa kalkış formülüdür.	Peki, nedir bu Hüseyni duruş ve neden bugün hem Şii hem de Sünni tüm İslam alemi için ortak bir pusula olmak zorundadır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbelanin-aynasinda-huseyni-durus-H1610203.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610196</no>
    <tarih>2026-06-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gaye kulluk, vasıta zikrullah</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 20-06-2011 tarihli yazısıdır	Aktüel konularla fazlaca iştigal ederek makaleler kaleme alıyoruz. Ancak asıl maksat olan kulluğun îfâ ve edâsında gerekli olan yolları ihmal ediyoruz. 	Bu sebeple istedik ki, bugünkü makalemizde, "bizi Yaradana yürüme ve de O'nunla olma nasıl olabilir"in gereklerini izah ederek Allah'ı anmanın lüzumunu, faziletini, insan olmamızdaki önemini ifade edelim.	Ancak Allah'a kul olsun diye yaratılan insanın, bu kulluk vazifesini îfâ edebilmesi için nefis tezkiyesi, yani Yaratıcısı ile arasındaki bütün perdelerin aradan kalkması şarttır. 	Bütün perde ve engeller tek tek aradan kalkmalıdır ki, insan Bezm-i Elest'te Rabb'ine verdiği sözü yerine getirebilsin. İnsan ruhuna Elest Bezmindeki şeklini hatırlama...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gaye-kulluk-vasita-zikrullah-H1610196.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610119</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hüseyin kimdir?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 06.10.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Hz. Fâtıma ve İmam Ali'nin evladı olan Hz. Hüseyin, Ehl-i Beyt'tir.	İmam (a.s.) ahlaken doruk noktada bir mü'mindir. Şehitlerin efendisidir.	Doğumu Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından annesi, Hz. Fâtıma'ya müjdelenen İmam Hüseyin'in adı bizzat Cenab-ı Hak tarafından koyulmuştur.	Meryem oğlu İsa'dan ve Hz. Hüseyin'den başka ana rahminde altı ay kalarak dünyaya gelen olmamıştır.	Hz. Hüseyin doğduğunda süt emmemiştir.	"Hüseyin (a.s.) ne Fâtıma'nın (a.s.), ne de başka bir kadının sütünü emmişti. Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına getirilir ve o başparmağını ağzına koyar ve o da kendisini üç gün boyunca tok tutacak kadar emerdi. Böylece Hüseyin'in (a.s.) eti Peygamberimizin (s.a.v.) etinden, kanı da ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-huseyin-kimdir-H1610119.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610118</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela -2-</baslik>
    <metin>Arş-ı Âlâ'ya yazılan isimler arasında sema ehlini en çok hüzünlendiren isimdir İmam Hüseyin! Şehitlerin serdarı, ser-çeşmesi ve seyyidü'ş-şühedadır Hz. Hüseyin Efendimiz. Allah katındaki değeri ve büyüklüğü emsalsizdir ve çok çok yücedir-İmam Hüseyin'e (a.s) ait bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:"Altı aylık dünyaya gelen tek imam- Annesinin sütünden başka birinden süt emmeyen ve dedesi Hz. Muhammed'in (s.a.a) kendi eliyle beslediği tek imam. Doğduğunda ev halkının ağladığı tek imam... Savaş meydanında Şehit olan tek imam... Aşurası ve Erbaini olan tek İmam- Zalimlerce eser kalmasın diye kabri en az 10 defa tahrip edilen tek imam... Kefensiz defnedilen tek imam... Başı bedeninden ayrılan tek imam... Vücuduna yüzlerce yara vurularak öldürülen tek imam... Kendisi şehit edildikten s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-2-H1610118.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610117</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -8-</baslik>
    <metin>Emevilerin kadrolaşması ilk 3 halife döneminde başlamıştır.Muaviye'nin Şam valisi yapılması, Peygamberimizin sürgün ettiği Mervan'ın affedilip önemli görevlere getirilmesi sadece bunlardan birkaçıdır.Ümeyyeoğulları ile ilgili olarak, Hz. Ali'nin ikazları vardır:"Bilin ki, bana göre sizin için fitnelerin en korkuncu, Ümeyyeoğulları fitnesidir. O fitne kör ve karanlık bir fitnedir. Bu fitneye karşı tedbir yolu görünmez, belası herkesi kaplar."Bir başka hutbesinde şöyle buyurur:"Allah'a yemin olsun ki, Ümeyyeoğulları Allah'ın haram kıldıklarından helal etmedikleri bir şey, çözmedikleri bir akit, zulümlerinin girmediği, himayelerinin uğrayıp ayrılmadığı köylerde edilmiş bir ev ve çöllerde bir çadır bırakmayıncaya kadar devam edeceklerdir." (Prof. Dr. Haydar Baş / İmam Hüsey...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-8-H1610117.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610115</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbelâ'nın mesajı: Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt</baslik>
    <metin>Kerbelâ, sadece 61 Hicrî yılında yaşanmış bir facia değildir. Kerbelâ, hak ile batılın kıyamete kadar sürecek mücadelesinin adıdır. O gün Fırat kıyısında Hz. Hüseyin'in şahsında hedef alınan yalnızca bir insan değil; adalet, hakikat ve İslam'ın asli ruhuydu. Bu sebeple Kerbelâ, tarihte kalmış bir hadise değil, her çağın vicdanını sorgulayan ilahî bir imtihandır.Hz. Peygamber'in (sav) göz bebeği, Ehl-i Beyt'in mümtaz şahsiyeti Hz. Hüseyin, makam veya iktidar için değil; İslam'ın özünü korumak, dini siyasetin ve şahsi ihtirasların aracı olmaktan kurtarmak için mücadele etmiştir. Çünkü o gün halife sıfatını taşıyan Yezid'in uygulamaları, İslam'ın temel esaslarıyla bağdaşmayan bir yönetim anlayışını temsil ediyordu. Bu durum yalnızca Hz. Hüseyin'i değil, Müslüman toplumun vicdan sahibi bütün...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbelanin-mesaji-tevhidin-merkezi-ehl-i-beyt-H1610115.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610093</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lebbeyk ya Hz. Hüseyin (a.s)</baslik>
    <metin>Bugün dünyada yaşayan Müslümanlar arasında niza varsa,Müslümanların arasına fitne sokulmuş ve birbirilerine düşman edilmişlerse,halkı Müslüman olan devletler, emperyalist devletlerin oyuncağı haline gelmişlerse,Müslümanlar kendi yeraltı kaynaklarını yabancılara kullandırtıyor ve varlık içinde yokluk içinde yaşıyorlarsa,bunun en temel nedeni Muaviye ve Yezid'i halife yapacak yolun açılmasına yol açanlardır.Tamamı Sünni kaynaklarda olan bazı hadisleri sizlerle paylaşmak istiyorum:"Şüphe yok ki seni ancak müminler sever ve sana ancak münafıklar buğz eder.""Mümin sana buğz etmez, münafıklar seni sevmez.""Ey Ali, Cenab-ı Allah seni ve neslini bağışlamıştır.""Ali'yi anmak bir ibadettir.""Ali bir yoldur. O yola giren mü'min olur, o yoldan çıkan kâfir olur.""Ali'ye bakmak bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lebbeyk-ya-hz-huseyin-as-H1610093.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610089</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa'nın kasası Ukrayna'ya açıldı</baslik>
    <metin>	Avrupa Birliği bir kez daha milyarlarca euroluk bir finansman paketini devreye aldı. Ancak bu kez tartışılan yalnızca Ukrayna'ya gönderilen para değil; bu desteğin Avrupa ekonomisine ve vergi mükelleflerine uzun vadede nasıl yansıyacağı da kamuoyunun gündeminde.	 	Avrupa Komisyonu, Ukrayna için hazırlanan 90 milyar euroluk kredi paketinin ilk dilimi olan 3,2 milyar euronun aktarıldığını açıkladı. Önümüzdeki günlerde yaklaşık 6 milyar euroluk ikinci ödemenin de yapılması bekleniyor. Amaç; Ukrayna'nın bütçe ihtiyaçlarını karşılamak, kamu hizmetlerinin devamını sağlamak ve savaşın oluşturduğu ekonomik yükü hafifletmek.	 	Avrupalı karar alıcıların bu konuda net bir yaklaşımı var. Brüksel'e göre Ukrayna'nın ekonomik ve askeri olarak ayakta kalması yalnızca Kiev'in değil, Avru...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupanin-kasasi-ukraynaya-acildi-H1610089.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610086</no>
    <tarih>2026-06-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>NATO’da Türkiye için kayıp denge ve stratejik yalnızlık</baslik>
    <metin>	Türkiye, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde başkent Ankara'da gerçekleştirilecek olan 36. NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, şehirde askeri ve bürokratik bir alarm durumu yaşanmaktadır. 	"Operasyon Turkuaz" planı kapsamında 55 bin polis ve jandarmanın görevlendirildiği, 15 otel ve stratejik güzergahların "kırmızı alan" ilan edildiği bu olağanüstü atmosfer, ittifakın doğu sınırındaki jeopolitik fay hatlarının ne denli hareketli olduğunu gözler önüne sermektedir. 	Ankara genelinde uygulanan 13 günlük eylem yasakları ve Esenboğa Havalimanı'ndaki uçuş kısıtlamaları, basına yansıyan teknik tedbirlerin ötesinde, Türkiye'nin omuzlarındaki ağır stratejik yükün fiziki birer tezahürüdür. 	Ancak müttefik 32 devlet ve hükümet başkanının katılacağı bu tamamen kapalı v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/natoda-turkiye-icin-kayip-denge-ve-stratejik-yalnizlik-H1610086.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610029</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Abdülhamit’ten, Menderes’ten, Erdoğan’a ABD</baslik>
    <metin>Temmuz ayında ülkemizde NATO zirvesi gerçekleştirecek. Hummalı bir çalışma var. Milletin vergilerinden karşılanarak malum şirketlere milyarlarca liralık bütçe ile havalimanına yeni pist yaptırıldı. Yeni devlet konuk evi yaptırıldı.Altyapılar yenileniyor, güzergahlar temizleniyor, güzergah üzerindeki binalar boyanıyor, tadilat yapılıyor. Başka şehirlerden getirilen binlerce ağaç güzergâh üzerine dikiliyor. Kent genelinde 4.434 reklam panosuna tanıtım görselleri asılıyor.Ankara genelinde miting, basın açıklaması ve konserler yasaklandı. Dron uçurulması yasaklandı.Ankara'nın 9 merkez ilçesindeki kamu personeline 6-12 Temmuz arası 'işe gelmeyin' denildi. Yani izin verildi. Toplantı alanları ve 15 otel çevresine giriş yasağı.Ülke genelinde ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve geçim sıkınt...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdulhamitten-menderesten-erdogana-abd-H1610029.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610018</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela'yı anlamak ve anmak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 06-12-2011 tarihli yazısıdır	Televizyon ekranlarında "İmam Hüseyin'i (as) anma ve Kerbela şehitleri" ile ilgili matem programlarına rastlıyoruz. 	Malumunuz Kerbela, İmam Hüseyin'in (as) katledildiği yerdir. 	Onunla beraber yanında bulunan yarenlerinin, ailesinin, kundaktaki bebeğinin, onun savunmasını Allah'a ulaşmanın vesilesi sayan 72 Allah dostunun vahşice kılıçtan geçirildiği, bu mübarek insanların Allah'a vuslat şerbetini içtiği yerdir. 	Kerbela'yı anmak demek imam Hüseyin'in (as) İslam'dan sapmalara karşı kanını akıttığını hatırda tutmak, Allah rızası için canından geçebilmek, ümmetin ikazı ve irşadı için kurban olmak demektir.  	Kerbela'yı anmak demek, Yezid'in ordusuna ve Yezid gibilere; İslam'ı şahsi menfaatleri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbelayi-anlamak-ve-anmak-H1610018.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610014</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hüseyin’in şehadet anları</baslik>
    <metin>"İmam Hüseyin (a.s.) verdiği büyük mücadelenin arkasından Muharrem'in onuncu günü, cuma günü öğleden sonra şehit edildi. Şehit edildiğinde elli yedi yaşında idi. Bazı eserlerde onun (a.s.) savaşın son anlarında Cenab-ı Hakk'a şöyle yalvardığı nakledilmekte: "Ey makamı yüce, kudreti azim, azabı şiddetli, mahlukattan müstağni, azameti büyük, dilediğine kâdir, rahmeti kullarına yakın, vaadinde sâdık, nimeti bol, imtihanı güzel, çağırana yakın, yarattığını kuşatan, tevbe edenin tevbesini kabul eden, irade ettiğine gücü yeten, istediğine ulaşan, şükredildiğinde şekur (az amele karşılık çok veren) olan, anıldığında unutmayan Allah! Muhtaçken Seni çağırır, fakirken Sana yönelir, korkarken Sana sığınır, kederliyken (Senin karşında) ağlar, güçsüzken Senden yardım diler ve Seni yeterli bilerek Sana ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-huseyinin-sehadet-anlari-H1610014.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610012</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -7-</baslik>
    <metin>Dünya kurulduktan bu yana insanlar farklı sebeplerden dolayı birbirlerini katletmiş. Haksız yere evlerini yurtlarını ellerinden almış bazen birbirine soykırım uygulamıştır.Ne sebeple olursa olsun soykırım hem ilahi dinlerde hem evrensel hukuk sistemlerinde suçtur. Suçu işleyen, suça azmettiren, suça yardım ve yataklık eden de suçludur. Allah katında suçu lanetlemeyen (telin etmeyen-kınamayan) ister fert ister toplum bazında olsun suç işlemiş sayılır.SOYKIRIMI LANETLEMEMEK BİR SUÇTURPeygamberimiz (s.a.a.) haksızlık karşısında susanları, karşı çıkmayanları, "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" ifadesiyle şeytanla eş değerde tutmuştur.İmam Hüseyin Kerbela kıyamında Allah'ın emri olan cihada mecbur bırakılmıştır. Yezid'in askerlerinin ilk ok atmasına kadar elini bile kaldırmam...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-7-H1610012.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1610011</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu ülkenin öğretmenleri açlık grevindeyse</baslik>
    <metin>	Bize verilen sözler tutulmadı diyerek, çamura saplanan hayat arabamıza el atılmadı diyerek, haklarımızın yenilmesi karşısında kaşlar çatılmadı diyerek, bize reva görülen çile ve ıstıraplar arşa dayanmışken kimseler bize katılmadı diyerek, çaresizliğin son noktasında yükselttiğimiz sesimize kimseler ses katmadı diyerek öğretmenler Başkentte günlerdir açlık grevindeyseler-	Bu ülkenin Milli Eğitim Bakanından başlayarak ister aşağıya doğru sayın, dilerseniz yukarıya doğru sayın, etkili ve yetkili isimleri alt alta sıralayın artık hiç birinin bundan sonra söyleyeceği bir sözün hiç bir önemi kalmamıştır.	Bakanlığının kapısına kadar gelip dayanan öğretmenlere çıkıp iki teselli edici söz söylemeyen, birer çay ısmarlamayan, günlerden beridir güneşin altında yürekleri yangın yerine dönen ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-ulkenin-ogretmenleri-aclik-grevindeyse-H1610011.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609984</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir günün yükü 17 yıl etmemeli</baslik>
    <metin>	Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin en çok tartışılan ve geniş kitleleri ilgilendiren konularının başında, 3 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe giren Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi gelmektedir. 	Bu yasal hamle, yıllardır çözüm bekleyen büyük bir kitlenin mağduriyetini sonlandırmış olsa da, beraberinde getirdiği keskin sınırlar nedeniyle yeni bir toplumsal adaletsizlik algısına yol açmıştır. 	Sosyal güvenlik hukukunun en temel direklerinden olan "sosyal adalet" ilkeleri, mevcut uygulama neticesinde ciddi bir yara almıştır. 	Ortaya çıkan bu derin uçurumun kapatılması, çalışma barışının yeniden tesis edilmesi ve sistemin sürdürülebilir bir dengeye kavuşması için kamuoyunda, sivil toplum kuruluşlarında ve parlamento koridorlarında en çok ses getirerek tartışılan teme...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-gunun-yuku-17-yil-etmemeli-H1609984.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609982</no>
    <tarih>2026-06-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Meloni neden MAGA'nın hedefinde?</baslik>
    <metin>	Düne kadar Donald Trump'ın Avrupa'daki en yakın siyasi müttefiklerinden biri olarak gösterilen Giorgia Meloni'nin bugün MAGA çevrelerinin eleştirilerinin merkezine oturması ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir. Ancak uluslararası siyasette dostluklardan çok çıkarlar belirleyicidir. Bugün yaşanan gerilim de aslında iki lider arasındaki kişisel bir tartışmadan çok, yıllardır göz ardı edilen siyasi farklılıkların ortaya çıkmasından kaynaklanıyor.	 	Uzun süre Meloni, Avrupa'daki Trump olarak sunuldu. Göç, ulusal kimlik ve kültürel konulardaki söylemleri bu benzetmeyi güçlendirdi. Fakat bu benzetme hiçbir zaman tam anlamıyla gerçeği yansıtmadı. Çünkü Meloni ile Trump bazı başlıklarda benzer düşünse de devlet yönetimine ve dış politikaya bakışları aynı değildi.	 	Trump'ın merkezi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/meloni-neden-maganin-hedefinde-H1609982.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609934</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hüseyin ve Kerbela vahşeti</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 30-09-2017 tarihli yazısıdır	Bugün İmam Hüseyin'in Kerbela toprağında şehit edildiği gün. Muharrem'in 10'u, İslam âlemi için büyük bir matem günü?	İmam Hüseyin (a.s.), şehadetiyle Allah'a yürüyüp, vuslat şerbetini içmiştir.	Muharrem'in 10'u aynı zamanda tarih boyunca pek çok olayın vukû bulduğu bir gündür:	Hz. Âdem'in tevbesinin Allah tarafından kabulü,	Hz. Musa'nın kavminin Firavun'un gazabından kurtulması,	Hz. Nuh'un gemisinin karaya kavuşması,	Aşura çorbasının yapılarak Tufan'dan kurtuluşun kutlanması,	İbrahim Peygamber'in doğumu,	Süleyman Peygamber'in tevbesinin kabulü ve mülkünün kendisine iadesi,	Eyyub Peygamber'in dertlerinin şifa bulması,	Yunus Peygamber'in balığın karnından çıkması......</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-huseyin-ve-kerbela-vahseti-H1609934.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609931</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zulme karşı ölümsüz kıyam</baslik>
    <metin>	Bugün, İslam tarihinin bağrına kor bir ateşin düştüğü, gökyüzünün bile kan ağladığı o büyük ve acı gün: Aşura Günü. 	Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) "evladım" diyerek bağrına bastığı, Allah'ın sevilmesini bizzat farz kıldığı Ehl-i Beyt'in göz bebeği İmam Hüseyin efendimizin (a.s.) ve beraberindeki 72 yareninin Kerbela'da susuz bırakılarak şehit edildiği o büyük matem günü. 	İmam Hüseyin (a.s.), kıyamet sabahına kadar İslam'ın nurunu, izzetini ve onurunu omuzlarında taşıyacak olan mukaddes bir neslin babasıdır. 	O'nun şahadeti, sıradan bir ölüm değil; batıla karşı hakkın, zulme karşı adaletin ebedi manifestosudur.	İmam Caferu's-Sadık (a.s.) bu büyük acıyı, "Hüseyin'in başına gelenlerin dışında hiçbir musibete ağlamak yakışık almaz" diyerek kalplerimize kazımı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zulme-karsi-olumsuz-kiyam-H1609931.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609928</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sorun çok çözen yok</baslik>
    <metin>	Soru çok cevap yok.	Sorun çok çözen yok.	Sorumlu ise hiç yok.	Bilin bakalım burası neresi?	Cevabı en çok bilinen, bilenlerin bir kısmının hemen cevapladıkları diğer bir kısmının ise tükürdüklerini yalamış olmamak için yutkundukları sorulardan birisi bu.	Ne yazık ki nice can yakıcı soruların asla cevaplanmadığı, dostlar alışverişte görsün kabilinden cevap verenlerin de öyle arkaları dolandığı soruların boyu, dağlarla boy ölçüşür durumdadır.	Cevaplanmayan sorular memleketin yüce dağları gibi hem yüce hem de kar üstüne kar yağacak kadar sert ayaz, hem bembeyaz hem de ayaz.	Cevaplanmayan soruların durumu böyle de, çözüm bekleyen sorunların durumu farklı mı?	Ne gezer?	Üretici tarlada beşe satamıyor ama gelip marketten de elliye alamıyor.	Girdi maliyetl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sorun-cok-cozen-yok-H1609928.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609923</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Bakır’dan ‘Aşura Ziyaretnamesi’</baslik>
    <metin>İmam Muhammed Bâkır'dan rivayet edilen Aşura Ziyaretnamesi, en sağlam ve üzerinde en çok durulan metinlerden biridir.İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) rivayet edilen bu metin, İslam tarihi boyunca muhaddisler tarafından güvenilir ravi zincirleriyle kaydedilmiştir.Bu ziyaretname, sadece bir yas duası değil; adalet, sadakat ve haksızlığa karşı duruşun ifadesidir. İşte o ziyaretname:'Selâm olsun sana ey Ebâ Abdullah! Selâm olsun sana ey Resûlullah'ın oğlu! Selâm olsun sana ey Müminlerin Emiri'nin ve vasilerin efendisinin oğlu! Selâm olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fatımetu'z-Zehra'nın oğlu!Selâm olsun sana ey Allah'ın kanına (intikamına) talip olduğu ve kanının intikamı alınacak olan ve ey henüz intikamı alınmamış olan mazlum!Selâm olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana fe...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-bakirdan-asura-ziyaretnamesi-H1609923.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609922</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Misafir Kalem</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/misafir-kalem.jpg</fotograf>    
    <baslik>FATIMA ZEHRA ORAK: İmamların ölümlerinden haberdar olmaları</baslik>
    <metin>12 masum İmamlar için 'imamlığın' bir vasfının da kendi öleceği vakti bilmek olduğu aktarılır. Yani hüccet sahibi her gerçek imam, vefat edeceği zamanı bilir bu imametin bir gereğidir.Bir gün bir sahabe Hz. Hüseyin'e bu şartlar altında Kufe'ye gitmelerini uygun bulmadığını söylüyor.Hz. Hüseyin de diyor ki; 'Bu söylediğin benim içinde aşikardır ama Allah'ın takdir ettiği şeyi değiştirmek mümkün değildir'. Bizler de yüzyıllar sonra buradan da şu sonucu çıkarabiliriz ki, Hz. Hüseyin şehit olacağını bilerek, isteyerek Kerbela'ya gitmiş ve kanının son damlasına kadar tüm İslam alemine örnek bir mücadele sergilemiştir.Kerbela katliamı, iman ile küfrün mücadelesidir. İmam Hüseyin ve kafilesinde bulunan 72 kişi imanın, Kuran'ın ve sünnetin temsilcisi idi.Karşısındaki ordu da gö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fatima-zehra-orak-imamlarin-olumlerinden-haberdar-olmalari-H1609922.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609910</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Haydar Baki</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haydar-baki.jpg</fotograf>    
    <baslik>10 Muharrem ve İmam Hüseyin Efendimiz</baslik>
    <metin>Aşura, Hicri aylardan ilki olan Muharrem ayının 10'uncu günü demektir. Kerbela katliamının yaşandığı güne Aşura günü denir. Gam ve musibetin yaşandığı gün anlamına gelmektedir. Matem günüdür. Peygamber efendimizin torunu İmam Hüseyin'in, Yezid'in (Allah'ın laneti üzerine olsun) ordusu tarafından şehit edildiği gündür.İmam Hüseyin (a.s.) Resulüllah (s.a.v.)'in torunudur. Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Fatıma (a.s.)'ın evladıdır. Ehl-i Beyt'idir. Resulüllah ile kapanan Nübüvvet nurunun devamı mahiyetindeki Velayet nurunu taşıyan, İslam'ın esaslarını Ümmet-i Muhammed'e öğretmekle vazifeli naspedilmiş on iki masum İmam'ın üçüncüsüdür. Onun şehadeti Ehl-i Beyt mantığı içinde ele almalıyız. O, annesi, babası ve ağabeyi ile ceddi Resulüllah (s.a.v.)'in eteğinde yetişmiş, canlı Kur'an numunelerindendir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/10-muharrem-ve-imam-huseyin-efendimiz-H1609910.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609909</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Milli Ekonomi Modeli’ uygulanmazsa Türkiye parçalanır!</baslik>
    <metin>Hemen her gün gördüğümüz, duyduğumuz "şiddet" haberleri hepimizin aklına "şiddet toplumuna mı dönüşüyoruz?" sorusunu getiriyor.Yapılan birçok araştırma özellikle son yıllarda cinnet, cinayet, istismar ve şiddet türevi yaşanan olayların sayısındaki artışın tek bir sorumlusu var:İktidar ve projesiz siyaset!Ağır depresyon geçiren insanların, ekonomik bağımsızlık açısından hedeflerine ulaşamadıkları görülüyor.Sonra ne mi oluyor?Bu bireyler kendileri de dahil olmak üzere, başkalarının canına kıymak istedikleri; alkol ve madde bağımlılığı ile yaşadıkları ve sonuç itibariyle cinnet geçirdikleri görülmektedir.Yaşam koşullarının ağırlığı, ailevi problemlerle başa çıkabilme yetisinin azalması, önce ruhsal problemlere ardından depresyona ve önlem alınmadığı takdirde de ruhsal sorunların d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-ekonomi-modeli-uygulanmazsa-turkiye-parcalanir-H1609909.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609875</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Londra'nın bitmeyen lider krizi</baslik>
    <metin>	İngiltere bir kez daha başbakan değişimine sahne oluyor. Keir Starmer'ın istifası ilk bakışta sıradan bir siyasi gelişme gibi görülebilir. Oysa tablo bundan çok daha derin. Çünkü bir ülkede dokuz yılda beş başbakan değişiyorsa, sorun artık sadece liderlerde aranamaz. Asıl mesele, siyasetin toplumla kurduğu güven ilişkisinin giderek aşınmasıdır.	 	Starmer'ın vedası da tek bir liderin hikayesi değil; modern demokrasilerde seçmenin giderek azalan sabrının ve artan beklentilerinin bir yansımasıdır. Bugünün seçmeni artık vaatleri dinlemiyor; hayatında karşılığı olmayan hiçbir siyasi söze ikna olmuyor.	 	Keir Starmer, 2024 seçimlerinde İşçi Partisi'ni uzun bir aradan sonra iktidara taşıdığında İngiltere'de yeni bir dönemin başladığı düşünülmüştü. Muhafazakar Parti'nin 14 yıllı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/londranin-bitmeyen-lider-krizi-H1609875.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609872</no>
    <tarih>2026-06-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -6-</baslik>
    <metin>"Kerbela, Kerbela!Kimsenin başına gelmez böyle bir bela!Mahşere kadar matemimizdir Kerbela!" (Nazarî)10 Muharrem, Kerbela'da Ehl-i Beyt'in soykırımının yaşandığı gündür. Bugün, kınayıcıların kınamasından çekinmeden farklı bir şeyler yapmalıyız. Peygamberimizin(s.a.a.) emanetinin bizlere ulaşması için verdiği mücadele uğruna bir yudum su bile layık görülmeden, dünyada eşine rastlanmayacak derecede bir katliama maruz kalan İmam Hüseyin (a.s.)'ın duruşunu ve mücadelesini tefekkür etmeliyiz.Bugün zevkimizden, rahatımızdan bir gün dahi olsa uzak durmalıyız. İmam Hüseyin Aleyhisselam ve Kerbela Şehitlerinin aziz hatırasına minnet, saygı ve sevgi duymalıyız. Onlara bu zulmü reva görenlere de buğz etmeliyiz.Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlihi) şöyle buyurur:"Ki...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-6-H1609872.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609848</no>
    <tarih>2026-06-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Selam olsun Kerbela şehitlerine ve şahitlerine</baslik>
    <metin>Kerbela'da şehit edilen:Peygamberimizin torunu, İmam Ali'nin oğlu İmam Hüseyin'e (a.s) selam olsun.İmam Ali'nin oğlu Celal Abbas'a selam olsun.İmam Ali'nin oğlu Abdullah'a selam olsun.İmam Ali'nin oğlu Osman'a selam olsun.İmam Ali'nin oğlu Cafer'e selam olsun.İmam Ali'nin oğlu Muhammed'e selam olsun.İmam Hüseyin'in oğlu Ali Ekber'e selam olsun.İmam Hüseyin'in oğlu Ali Asgar'a selam olsun.İmam Hasan'ın oğlu Kasım'a selam olsun.İmam Hasan'ın oğlu Abdullah'a selam olsun.İmam Hasan'ın oğlu Ebu Bekir'e selam olsun.Fatıma Annemizin kızı Zeynep Annemizin oğlu Avn'a selam olsun.Fatıma Annemizin kızı Zeynep Annemizin oğlu Abdullah'a selam olsun.Hz. Ebu Talib'in Kerbelada şehit olan torunları:Müslim bin Akîl'e selam olsun.Cafer bin Akîl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/selam-olsun-kerbela-sehitlerine-ve-sahitlerine-H1609848.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609847</no>
    <tarih>2026-06-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni anayasa, meşruiyet arayışı ve muhalefetin dizaynı</baslik>
    <metin>	Türkiye siyaseti, suyun altından yürütülen stratejilerin, kapalı kapılar ardında yapılan hesapların ve kamuoyuna sunulan algı yönetimlerinin tam ortasından geçiyor. 	Görünürdeki tartışmaların aksine, iktidar ve muhalefet bloklarında derin bir yeniden yapılanma ve pozisyon alma mücadelesi yaşanıyor. 	Cumhur İttifakı'nın uzun vadeli takviminden muhalefet partilerinin iç hesaplaşmalarına kadar uzanan bu süreç, ülkenin yakın gelecekteki siyasi çehresini belirleyecek dinamikleri barındırıyor.	Cumhur İttifakı'nın üç aşamalı takvimi: Süreç, yeni anayasa ve seçim	Cumhur İttifakı'nın ve özelde AK Parti'nin öncelikli hedefi, sanılanın aksine baskın veya çok yakın bir erken seçim kararı almak değil. 	Mevcut siyasi aritmetikte iktidarın acele bir seçime ihtiyacı bulunmuyor. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-anayasa-mesruiyet-arayisi-ve-muhalefetin-dizayni-H1609847.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609838</no>
    <tarih>2026-06-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Utanmaz yüz tükenmez söz zenginiyiz erenler</baslik>
    <metin>	Her ikisinden de her tarata mebzul miktarda bulmak mümkün.	Kuyruklu yalanları doğrulardan daha rahat, daha yüzü kızarmadan söyleyen siyasilerimizin sayımını Yüksek Seçim Kurulu, ya da TÜİK dahi tam isabetle yapamaz.	Geride kalan çeyrek asır boyunca yapılan yanlışları, yaşanan yıkım ve felaketleri yüzde yüz doğru ve isabetli girişimler olarak, yüzde yüz faydalı gelişmeler olarak milyonların gözünün içine baka baka pişkin pişkin anlatan utanmazlarımız ve sözü tükenmezlerimiz sayılamayacak kadar çok.	Paramız pul olmuş ne gam, bu pul olma meselesinde bizzat kendileri yüzde yüz sorumlular arasındaymış hiç mesele değil, kiraların astronomik rakamlara ulaşmasından ötürü insanlar çadır kentler kurmaya başlamış hiç önemli değil, bu yetkililerin mutlaka söyleyecek sözleri vardır ve sö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/utanmaz-yuz-tukenmez-soz-zenginiyiz-erenler-H1609838.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609822</no>
    <tarih>2026-06-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hüseyin ve Ehl-i Beyt</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 05-10-2016 tarihli yazısıdır	Bir matem gününe daha yaklaşıyoruz. Hz. Hüseyin kıyamında mazlumdu. Çünkü 72 yareni ile çıktığı yolculukta öleceğini bile bile 30 bin kişilik Yezid'in ordusu ile savaşmış, kanını, yanlışları ikaz için esirgememiştir.	Bugünkü demokratik seçim gibi düşünürsek, İmam'ın karşısındaki 30 bin kişilik kuvvete karşı yanında 72 kişi vardı. Günümüzde, hakkın bâtılla mücadelesi de bundan farklı bir tablo değil.	İmam, koltuk derdine düşen Emevi zihniyetinin nefsî arzularıyla şehit edilmiştir.	Emevi zihniyeti ise, Resûlullah'ın "oğlum" dediği İmam Hüseyin Efendimizi, Allah'ın rızasını kazanacaklar umudu ile kandırdığı Müslümanlara öldürten zihniyettir.	Hakkın bâtıl ile örtüldüğü, yanlışın yalanlar ile gizl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-huseyin-ve-ehl-i-beyt-H1609822.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609817</no>
    <tarih>2026-06-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adım adım Kerbela</baslik>
    <metin>Lain Muaviye'nin ölümüyle birlikte İslam dünyasının ufkunda karanlık bulutlar toplanmaya başlamıştı. Yezid, saltanatını sağlamlaştırmak için ilk emrini verdi: Ya biat edilecek ya da kılıç konuşacaktı. Ancak Medine'de bir yürek vardı ki, ne tehditlerden korkuyor ne de dünya nimetlerine aldanıyordu. O yürek, Peygamber'in kokusunu taşıyan İmam Hüseyin'in yüreğiydi.Gecenin sessizliğinde valinin sarayına çağrılan İmam Hüseyin, kendisine uzatılan biat zincirini reddederken aslında bütün zamanlara sesleniyordu. Çünkü onun için mesele bir yöneticiyi kabul etmek değil, hakkı batıla teslim etmemekti. Saltanatın gücü karşısında tek başına kalsa da, "Benim gibisi onun gibisine biat etmez" diyerek tarihe silinmeyecek bir iz bırakıyordu İmam Hüseyin.O gece Dedesi Peygamber'in kabrine varıp gözyaşlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adim-adim-kerbela-H1609817.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609765</no>
    <tarih>2026-06-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -5-</baslik>
    <metin>Öleceğini bildiği hâlde savaş hazırlıklarına son derece dikkat eden İmam Hüseyin (a.s.), kendilerini daha iyi savunabilmek için çadırları birbirine iplerle bağlattı. Böylece çadırlar arasından gelebilecek bir düşman saldırısını engelledi.Ertesi sabah ise askerlerini de çadırlar önünde saf tutacak şekilde ayarladı. Bu sayede düşmanın sadece ön saftan saldırabileceği tek cepheli bir savunma hazırlamış oldu. (Prof. Dr. Haydar Baş / İmam Hüseyin / sayfa 529)BİRAZ TEFEKKÜR EDELİMBiri size diyecek ki "yarın mutlaka öleceksiniz, size müsaade ediyorum. Bu gece gidenler mesul olmayacak ama yarın safımızda savaştan geri kalanlar mahvolacak." Ne yaparsınız acaba?Klavye silahşorları ve Ehli Beyt gerçeğini anlamadığı halde "ben de orada kalırdım" diyenler çıkacaktır. Ama o iş o kadar da kolay d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-5-H1609765.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609755</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hz. Hüseyin'in yüzüne bakabilmek</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 06.11.2013 tarihli yazısıdır	Elini kaldırıp yine Rabia işareti yaptı Sayın Başbakan. Ve ekledi, "Maalesef insanlık Kerbela'yı Hz. Hüseyin'i anlayamamıştır."	Rabia işaretinin, zulmün karşısında direnişi gösterdiği iddia edilse de baş parmağın içeri alınıp dört parmağın gösterilmesi ile ortaya çıkan bu şekil, dört halife döneminden sonraki Emevi devletini anlatır.	Emevi zihniyeti ise, Resulullah'ın "oğlum" dediği İmam Hüseyin Efendimizi, Allah'ın rızasını kazanacaklar umudu ile kandırdığı Müslümanlara öldürten zihniyettir.	Hakkın batıl ile örtüldüğü, yanlışın yalanlar ile gizlendiği dönemler gördü İslam tarihi.	Gadir-i Hum günü hilafeti ilan edilen, 120 bin sahabenin duyduğu vasi tayininin 3 ay sonra unutulmasına şahit old...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hz-huseyinin-yuzune-bakabilmek-H1609755.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609749</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası</baslik>
    <metin>	Küresel siyasetin en kırılgan hatlarından biri olan ABD-İran ilişkileri, İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen tarihi ve bir o kadar da sancılı bir zirveye sahne oldu. 	Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen, yaklaşık 18 saat süren yoğun ve gerilimli ilk tur görüşmeleri dün tamamlandı. 	Tarafların masadan "cesaret verici bir ilerleme" ve nihai bir anlaşmayı hedefleyen 60 günlük bir yol haritası ile kalkması diplomatik bir başarı gibi görünse de arka planda yaşananlar, sürecin ne denli pamuk ipliğine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. 	ABD Başkanı Trump'ın müzakereler sürerken savurduğu sert tehditler karşısında İran heyetinin masayı terk etmesiyle sarsılan zirve, doğrudan diyalogdan arabulucular vasıtasıyla yürütülen dolaylı bir diplomasiye evrilerek tamamlanabi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cenevrede-tehditlerin-golgesinde-60-gunluk-yol-haritasi-H1609749.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609744</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Nuri Okumuş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/nuri-okumus.jpg</fotograf>    
    <baslik>Toprağın dilini okuyabilmek</baslik>
    <metin>Gayrimenkul yatırımında görünenin ötesini görebilmektir asıl kazanç.25 yıllık gazetecilik ve medya tecrübemiz ile son 16 yıllık gayrimenkul profesyonelliğimizle birleştiğinde bize çok önemli bir gerçeği öğrettiğini fark ediyoruz."Büyük fırsatlar, herkes gördükten sonra değil; henüz fark edilmeden önce ortaya çıkar."Bu gerçek her zaman başarının ilk adamıdır.Gazetecilikte haber değeri, gelişmeleri herkesten önce okuyabilmekten gelir. Gayrimenkulde ise gerçek kazanç, değeri henüz oluşmadan görebilmektir. Özellikle arsa, arazi ve tarla yatırımları bu bakış açısının en güçlü karşılığını bulduğu alanların başında gelir.Bugün Türkiye'nin birçok bölgesinde yaşanan değer artışlarının temelinde, geleceği doğru okuyan yatırımcıların zamanında aldığı kararlar bulunmaktadır.Neden toprak?...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/topragin-dilini-okuyabilmek-H1609744.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609739</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lucerne'de konuşulmayan gerçek</baslik>
    <metin>	Lucerne'de yapılan ABD-İran görüşmeleri dışarıdan bakıldığında oldukça sert başladı. Trump'ın açıklamaları, İran heyetine yönelik çıkışlar, Lübnan üzerinden yükselen gerilim ve karşılıklı suçlamalar gündemin ilk sırasına yerleşti. Haber akışı, alışıldık şekilde kriz ve tansiyon üzerinden ilerledi.	 	Fakat bu görüntünün arkasında çoğu kişinin fark etmediği daha sessiz bir gerçek vardı. Uluslararası basında yer alan bilgilere göre, ilk tur görüşmeler yaklaşık 80 dakika sürdü ve bu süre içinde nükleer program hiç gündeme gelmedi.	 	Bu cümle, ilk bakışta sıradan bir diplomatik detay gibi okunabilir. Ancak ABD ile İran ilişkilerinin son yirmi yılı düşünüldüğünde, aslında olağan dışı bir durumla karşı karşıyayız.	 	Çünkü bu iki ülke ne zaman aynı masaya otursa, konuşma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lucernede-konusulmayan-gercek-H1609739.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609701</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -4-</baslik>
    <metin>Salabiye konağında bir şahıs İmam Hüseyin'e (a.s.) "Kıyamet günü, herkesi ve topluluğu kendi imam ve önderi ile çağıracağız" mealindeki ayeti sordu. (Isra/71)İmam Hüseyin(a.s.) bu konuda şu cevabı verdi: "Evet, öyle imam ve önderler vardır ki, insanları doğru, saadet ve mutluluğa doğru çağırır; bir grup insanlar da ona olumlu cevap verip itaat ederler. Diğer bir önder de vardır ki, bedbahtlık ve sapıklığa doğru davet eder, diğer bir grup da ona olumlu yanıt verirler. Birinci grup cennete, ikinci grup ise cehenneme gider! İşte bu Allah Teala'nın buyurduğu (bir grup cennettedirler, diğer bir grup da cehennemde) ayetinin diğer bir manasıdır "diye buyurdu.İMAM HÜSEYİN (A.S.) BİLEREK ŞEHADETE GİTTİBazı Sünnî eserlerde İmam Hüseyin'in (a.s.) tüm bu gelişmeleri bildiği hâlde, bilerek ölüme ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-4-H1609701.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609660</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yapay zekada bağımsızlık: Geleceğin gücü kimin elinde olacak?</baslik>
    <metin>Bir ülkenin sırlarını kim korur?	 	Askerler mi?	 	İstihbaratçılar mı?	 	Yoksa milyonlarca satır koddan oluşan yapay zeka sistemleri mi?	 	Bundan birkaç yıl önce bu soru tuhaf karşılanabilirdi. Ancak bugün dünya başka bir yere doğru gidiyor. Artık ülkeler sadece sınırlarını değil, verilerini de korumaya çalışıyor. Sadece topraklarını değil, dijital altyapılarını da güvence altına almak istiyor.	 	Geçtiğimiz günlerde Fransa'dan gelen haber bu değişimi açıkça ortaya koydu. Fransız yönetimi, iç istihbarat alanında kullandığı ABD merkezli bir yazılım şirketiyle olan iş birliğini sonlandırdığını ve yerli bir teknoloji şirketine yöneldiğini açıkladı. Bu kararın teknik yönü tartışılabilir. Ancak asıl önemli olan mesaj şudur: Gelişmiş ülkeler artık kritik tek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yapay-zekada-bagimsizlik-gelecegin-gucu-kimin-elinde-olacak-H1609660.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609656</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>G7 zirvesi ve Mandacılar</baslik>
    <metin>Beyaz Saray'da gerçekleşen tarihi Erdoğan-Trump zirvesinden tam bir gün önce Donald Trump: 'Bundan bıktım, ilişkiler düzeyinde cüretkar bir adım atalım ve ihtiyacı olanı verelim'.Tom Barrack: 'Tamam Sayın Başkan, neye ihtiyacı var?'Donald Trump: 'Meşruiyet'.Barrack, Trump'ın bu cevabının ardından konuşmasına: 'Çok akıllı biri. Mesele sınırlar, S-400 ya da F-16'lar değil. Mesele meşruiyet' dedi.Sayın Erdoğan bu cümlelere sessiz kalırken, muhalefet, "Bir Türk cumhurbaşkanının meşruiyet kaynağı Washington değil, Türk milletidir" diyerek hem iktidarın sessizliğini hem de ABD'nin bu terbiyesizliğini eleştirdi.10 Haziran'da Sayın Erdoğan: "Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin ha...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/g7-zirvesi-ve-mandacilar-H1609656.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609655</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İttifak mı, çatışma mı?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 28.11.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	2000'li yıllarda tanıştığımız Medeniyetler İttifakı Projesi, yeni dünya düzeninde dinlerarası diyalogun hükümetler seviyesindeki devamıdır.	Medeniyetler inanç ile şekillenir ve bu sebeple tarih boyunca medeniyetlerin ittifakı değil, çatışması söz konusu olmuştur.	Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Arap Baharı ile örneklerini gördüğümüz gerçek, İslam dünyası ile Hıristiyan Batının varlık mücadelesidir. Yahudi asıllı ABD'li siyaset bilimci Samuel Huntington'ın 1993'te ortaya attığı Medeniyetler Çatışması tezi de bunu ifade etmişti.	Tez, gelecekteki asıl mücadelelerin din ve kültürler üzerinde olacağı konusunu işlemekte idi. Buna göre bir medeniyetin diğerine karşı çıkması ancak farklı dinlere inanmış ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ittifak-mi-catisma-mi-H1609655.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609652</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ruhban okulu açılırsa, Lozan iptal olur!</baslik>
    <metin>Türk milleti ve devletinin bekasını çok yakından ilgilendiren Ruhban Okulu konusu, Lozan antlaşması açısından kritik konuma sahiptir.Başlığa bakıp da, "yok artık" diyenleri duyar gibiyim.Sarı öküz hikayesini bilirsiniz.Bundan bir şey olmaz denilerek ilk olarak sarı öküz verilmişti ama sonunda nelerin olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz.İşte bu konu da tam olarak böyledir.Lozan görüşmelerinde, belki de Türkiye'de yüzde 99'un bilmediği çok kritik görüşmeler cereyan etmişti.Neydi bu çok önemli görüşmeler derseniz bir iki cümle ile özetleyeyim.Lozan görüşmelerinde Türk heyetine çok şiddetli bir şekilde dayatılan bir mesele vardı.Bu konu, gayr-i müslim azınlıklara sağlanacak imtiyazlar konusuydu.İngiliz ve Fransız delegasyonu dışında halka dağıtılan Lozan kitapçıklarında, 17...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ruhban-okulu-acilirsa-lozan-iptal-olur-H1609652.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609639</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Evin kapısı var, ama eşiği çok yüksek: Depremzede anahtara nasıl uzansın?</baslik>
    <metin>Konut sahibi olmak, bu topraklarda nesillerdir süregelen en büyük "hayal". Ancak artık bu hayal, bir yatırım aracı olmaktan çok öte; depremle birlikte bir hayatta kalma mücadelesine, yeniden tutunma çabasına dönüştü. Evini, eşyasını, anılarını toprağa gömen bir insan için "yuva", dört duvarın ötesinde bir anlam taşıyor.İşte bu yüzden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 64 ilde yaklaşık 20 bin konutu satışa çıkarması, ilk bakışta yaraları saracak bir umut ışığı gibi parladı. İnsanlar, artık boş vaatler değil, bir başlangıç noktası arıyor. Fakat satışa sunulan konutların şartları netleşince, o umut yerini derin bir soru işaretine bıraktı: Bu evler gerçekten depremzedenin yarasına merhem mi, yoksa sadece piyasa koşullarında bir gayrimenkul satışı mı?Ödeme tablolarına bak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/evin-kapisi-var-ama-esigi-cok-yuksek-depremzede-anahtara-nasil-uzansin-H1609639.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609638</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler-3-</baslik>
    <metin>Muaviye'nin niyetinde ve eyleminde, giriştiği savaşlarda gerek Sıffın gerek Cemel vakalarında Allah'ın rızası yoktur. Muaviye'nin esas niyeti İmam Ali'nin hilafetine başkaldırmak ve kendi hilafetini sağlamlaştırmaktır. Bunun için de Müslümanları aldatıp çeşitli bahanelerle birbirine kırdırmıştır. Her iki savaşta dökülen bütün kanların vebali Muaviye'nin ve ona aldananların üzerindedir.Güneş gibi aşikâr bu hadislerde İmam Ali'nin (a.s.) verdiği hak mücadelede bile günümüz Müslümanları, "bizi ilgilendirmeyen tarihte yaşanmış olaylarda taraf olmamak lazım. Muaviye de bir sahabedir" mantığında olup Allah'ın düşmanı Muaviye'ye (r.a.) diyecek kadar yanlış, imandan yoksun bir tavır sergilemeye devam etmektedir. Bu da ayrı bir yanlış, sadece değinip geçeceğiz.İmam Ali'nin (a.s) şehadetinden so...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-3-H1609638.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609600</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'da aylardır devam eden askeri hareketlilik, küresel siyaset ve ekonomide taşları yerinden oynatırken, Washington ve Tahran hattında diplomasi tarihine geçecek nitelikte gelişmeler yaşanıyor. 	Bir yanda cephedeki harcamaların Amerikan iç siyasetinde yarattığı bütçe çatlakları, diğer yanda ise liderler düzeyinde ilk kez denenen "dijital diplomasi" yöntemleri, bölgenin geleceğine dair çok bilinmeyenli bir denklemi beraberinde getiriyor. 	Trump yönetiminin ateşkese yönelik hamleleri ile Pentagon'un Kongre'den talep ettiği devasa ek bütçe arasındaki tezatlık ise sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.	Pentagon'un bitmeyen savaş faturası ve Washington'daki bütçe çatlağı	Wall Street Journal'ın (WSJ) aktardığı son bilgilere göre, ABD Savunma Bakanlığı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dijital-mutabakatin-golgesinde-yeni-hamle-hazirliklari-H1609600.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609591</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gerisi size kalmış</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 19.08.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Kurban bayramı öncesi Rusya ve Azerbaycan'dan misafirlerim vardı.	BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Merkezi Başkan Vekili Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky; Azeri dostlarım Prof. Dr. Dünyamali Veliyev, Prof. Dr. Ruşen Guliyev, Prof. Dr. Rauf Memmedov ve Prof. Dr. Xosrov Kerimov'la beraber bana iki daveti iletmek için ziyaretimize geldi. 	İlk davet, 27 Şubat 2013'te Rusya Duma'sında yaptığım Milli Ekonomi Modeli sunumum benzeri bir konuşma için Rusya Duma'sına idi.	İkincisi ise Ekim ayında BRICS ülkeleri dönem başkanı Hindistan'a gitmem içindi. Devlet başkanlarının da yer alacağı zirveye katılmam halinde ilk görüşme talebi, BRICS Ülkeleri Enerji Birimi'nden geliyor.	Malum BRICS; Brezilya, Rusya, Hindi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gerisi-size-kalmis-H1609591.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609590</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet refleksi ve ayakta kalmanın sırrı</baslik>
    <metin>Ortadoğu bir kez daha ateş çemberinin içinden geçiyor. İran ile İsrail arasında yaşanan son gelişmeler, bölgede dengelerin yeniden şekillendiğini gösterirken, Türkiye açısından da önemli dersler barındırıyor. Savaşların kazananı olmaz derler. Doğrudur. Ancak savaşlar ve krizler devletlerin gerçek kapasitesini, milletlerin dayanıklılığını ve yönetimlerin vizyonunu ortaya çıkarır.lrm;lrm;Bugün İran örneği bu açıdan dikkatle incelenmelidir. Yıllardır yaptırımlar altında yaşayan, ekonomik baskılarla karşı karşıya kalan ve zaman zaman iç karışıklıklarla mücadele eden İran'ın hâlâ bölgesel bir güç olarak varlığını sürdürebilmesi, devlet mekanizmasını koruyabilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum İran'ın bütün politikalarının doğru olduğu anlamına gelmez. Ancak devletlerin kriz dönemlerinde n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-refleksi-ve-ayakta-kalmanin-sirri-H1609590.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609588</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli (MEM) ve çeşitli konuşmalarına göre, dış borçları tek kalemde ödemenin ve ekonomik bağımsızlığı sağlamanın yöntemi şu temel esaslara dayanmaktadır:		1. Senyoraj Hakkının Kullanılması ve Milli Para		Prof. Dr. Haydar Baş'a göre, mevcut sistemde Türkiye kendi parasını basmak yerine dışarıdan faizle "hard currency" (döviz) borç alarak piyasaya sürmektedir. Bu durum, paranın "milli" değil, yabancı paranın bir tercümesi olmasına neden olmaktadır [5, 7]. Çözüm olarak, devletin anayasal hakkı olan **senyoraj** (para basma geliri) hakkını kullanması gerektiğini savunur. Milli Ekonomi Modeli'nde para, emeğin ve üretimin karşılığı olarak basılır; bu sayede dışarıdan borç almaya gerek kalmadan piyasanın para ihtiyacı karşılanır [1, 3].	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dis-borclarimizi-tek-kalemde-odemenin-yontemi-nedir-H1609588.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609587</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -2-</baslik>
    <metin>Gadir-i Hum denilen yerde irad edilen hutbenin gayesi Cebrail'in ikazını yerine getirmek, Hz. Ali (a.s.)'ın velayetini ilan etmekti. Halkı Ali b. Ebi Talib'e itaate davet etti. Sonra Ali'nin kolunu kaldırdı. Sonra buyurdu ki;"Ben kimin Mevla'sı isem, Ali de onun Mevla'sıdır. Allah'ım! Onu seveni sev, O'na düşman olana düşman ol, O'na yardım edene yardım et, yardım etmeyerek yalnız bırakanı yalnız bırak"Sonra henüz insanlar dağılmamıştı; "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetlerimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim" (Maide/3) ayeti nazil oldu.Bunun üzerine Resülullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Allahuekber! Din kemale erdirildi; nimet tamamlandı. Allah benim risaletime ve Ali'nin velayetine razı oldu"Resülullah Gadir-i Hum hutbesinde, 7 yerde kendisinden sonra...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-2-H1609587.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609566</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar </baslik>
    <metin>	Rusya ile Ukrayna arasında 2022 yılından bu yana devam eden yıpratma savaşı, başkent Moskova'nın kalbine düzenlenen son dönemin en cüretkâr İHA saldırısıyla yepyeni ve tehlikeli bir faza evrildi. 	Ukrayna'nın, Moskova ve çevresine gerçekleştirdiği bu devasa hava operasyonu, Rusya Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre 500'den fazla İHA'nın etkisiz hale getirilmesiyle sonuçlansa da sızmayı başaran unsurlar başkentte ciddi bir panik dalgası yarattı. 	Kremlin'e yakın mesafede bulunan stratejik öneme sahip Moskova Petrol Rafinerisi'nin vurulması, Sheremetyevo Havalimanı'nda uçuşların durdurularak yolcuların tahliye edilmesi ve banliyölerdeki yerleşim yerleri ile bir alışveriş merkezine İHA parçalarının isabet etmesi, savaşın cephe hattından binlerce kilometre uzaktaki sivillerin ve Rus...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kaostan-beslenen-duzen-ve-moskovada-patlayan-ihalar-H1609566.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609541</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Maarif modeli ve yeni anayasa</baslik>
    <metin>Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, 'insan, sorunun çözmedikten sonra hiçbir sorunu çözemezsiniz' demişti.İnsan, sorununu çözemediler ama insanımızı çözdüler. İşte öğretmenler! Gaz ile cop ile susturulmaya çalışılıyor. Yaşananlar akıl almaz boyutta. Hele bir başörtülü öğretmenin, müdahale sırasında polislere yapılan 'başörtülülere dokunmayın' emrini açıklaması, insanımızın nasıl çözüldüğünün itirafıdır.'Okuma oranı arttıkça oy oranımız azalıyor' itirafını da tabloya eklediğimizde tek parti iktidarı milletimizi hem aç hem de cahil bıraktı, diyebiliriz.İnanmayanlar için rakam vereyimÜlkemizde 74 bin okul ve 18 milyon civarı öğrenci var. 1 milyon 200 bini öğretmen olmak üzere yaklaşık 1 buçuk milyon insan bu sektörde çalışıyor.2026 yılı için Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/maarif-modeli-ve-yeni-anayasa-H1609541.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609526</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yüz yıl sonrasına bir mektubum var</baslik>
    <metin>	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	Canım torunlarım iyi dinlesin	Tükettik tükendik hep azar azar	Altta dede üstte torun inlesin	 	Öyle böyle değil bin başka çeşit	Yediklerimiz tam bir asra eşit	Böylesini ne İdris gördü ne Şit	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Yedi nesil borca battı biliniz	Yüz yıl geçse doğrulamaz beliniz	Hakkımızda nasıl olur diliniz?	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Bir kadro geldi ki doymak bilmedi	Çığlıklar yükseldi duymak bilmedi	Asla hatır gönül saymak bilmedi	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Sizin hakkınızı yedik yetmedi	Boynunuza borçlar taktık yetmedi	İstikbalinizi yaktık yetmedi	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Gün gelir arşivi açar iseniz	Tar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yuz-yil-sonrasina-bir-mektubum-var-H1609526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609504</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump'ın asıl hamlesi İran mı, Dolar mı?</baslik>
    <metin>G7 Zirvesi'nde yapılan açıklamalar ilk bakışta Orta Doğu'daki gerilime dair sıradan diplomatik çıkışlar gibi görülebilir. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın aynı gün içinde yaptığı farklı açıklamalar bir araya getirildiğinde ortaya daha geniş bir tablo çıkıyor: İran, İsrail, Lübnan ve Suriye hattı- ve bunların ötesinde küresel finans sisteminin kalbi olan dolar.	 	Trump bir yandan İran'a ait olduğu belirtilen dondurulmuş varlıkların iade edilebileceğini söylerken, diğer yandan bu fonların tutulmasının ABD dolarına zarar verebileceğini ifade etti. Bu yaklaşım, basit bir dış politika kararından çok daha fazlasına işaret ediyor olabilir.	 	Çünkü mesele sadece İran değil. Mesele, dolara duyulan güven.	 	Doların küresel rezerv para birimi olarak gücü yalnızca ABD ekonomis...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trumpin-asil-hamlesi-iran-mi-dolar-mi-H1609504.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609496</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Global güçlerin Türkiye'yi bölme manevraları - II</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 10.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dünkü yazımızda, uluslararası şirketler aracılığıyla ekonomileri ele geçirilen devletlerin aslında, siyasi, sosyal, politik vs. her sahada bağımsızlığını yitirerek, parçalanmaya sürüklendiklerini izah etmiştik.	Ulus-devleti ortadan kaldırmayı planlayan sinsi projeler geçmişte Osmanlı Devleti'nin sonu olmuştur. Zira, I. Dünya Savaşı Osmanlı Devleti'ni parçalamak için yapılmıştır.	Eski ABD Başkanı Clinton'un ifade ettiği şu sözler ise, 21. yüzyıl Türkiye'sini bekleyen aynı akıbetin habercisidir: "20. yüzyıl Osmanlı'nın paylaşım planları ile şekillenmiştir. 21. yüzyıla ise Türkiye'nin geleceği nokta yön verecektir."	Yani, 21. yüzyıl, Türkiye'nin yeni dünya düzenine karşı alacağı tavra göre şekillene...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/global-guclerin-turkiyeyi-bolme-manevralari-ii-H1609496.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609484</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlar!Kerbela hakkında bilinmesi gerekenleri ve Ehl-i Beyt gerçeğini, İmam Ali Aleyhisselamın vasiliğini, nasp edilen halifenin o olduğunu tekrar tekrar gündem edişimize kimse itiraz edip 'geçmişte yaşananları tekrar gündem etmenin ne anlamı var gibi basit sebeplerin arkasına saklanmasın.' Çağın Bilgesi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kurucusu ve eski genel başkanı merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, siyasi ve sosyal söylemlerinde daima adaleti, haklının yanında yer almayı ve haktan yana olmayı ilke edinmiştir.Hak, kavram olarak haklılık gerekçesini ortaya koyar. Hakkın sahibine verilmesi için neyin hak, neyin haksızlık olduğunun da gerçek ölçülere dayandırılması gerekmektedir. Eğer kanunları haksızlık üzerine bina eder de hakkı o çerçevede anlamaya çalışırsanız hakka karş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-1-H1609484.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609456</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız?</baslik>
    <metin>	Peygamber adalete memur ama sizler adaletten muafsınız öyle mi?	Adalet terazisinin başında bulunanlar, Şura suresinin 15. Ayetini mutlaka ezberlemeli ve günde en az beş-on defa okumalı ve üzerinde tefekkür etmeliler.	"Onun için sen durma, hakka dâvet et ve sana emredildiği tarzda dosdoğru ol, sakın onların keyiflerine uyma ve şöyle de: "Allah hangi kitabı indirmişse ben ona inandım. Hem bana, aranızda adaletle hükmetmem emri verildi. Allah bizim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlerimizin sorumluluğu bize, sizinkilerinki ise size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma sebebi yoktur. Allah hepimizi bir arada toplayacaktır. Hepimiz de O'nun huzuruna götürüleceğiz. "(Şura:15)	Allah, tüm insanlığı irşad etmek için gönderdiği son elçiye, kendi dilinden kendi görevini ilan et...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terazinin-basindakiler-sizler-adaletten-muaf-misiniz-H1609456.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609446</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi</baslik>
    <metin>	Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in sosyal medya üzerinden yaptığı çarpıcı açıklama, dünya siyasi tarihinin en beklenmedik diplomatik hamlelerinden birini açığa çıkardı. 	ABD ve İran, tüm dünyayı etkileyen askeri gerilimi diplomatik bir çözüme kavuşturmak adına, "İslamabad Mutabakat Anlaşması" denilen 14 maddelik bir zaptı elektronik ortamda imzaladı. 	ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın dijital imzalarıyla derhal yürürlüğe giren bu metin, küresel jeopolitikte taşları yerinden oynatacak nitelikte. 	Anlaşmanın ilk somut adımı olarak İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden ticari trafiğe açarken, ABD de bölgedeki deniz ablukasını kaldırma sürecini başlattı. 	İsviçre gibi tarafsız bir ülkede imza töreni düzenlenmemesi ve sürecin tamamen dijital olarak yü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/islamabad-anlasmasi-ve-iranin-buyuk-zaferi-H1609446.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609421</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Global güçlerin Türkiye'yi bölme manevraları - I</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 09.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	"Küreselleşme", yeni dünya düzenine yön veren uluslararası politika olmuştur.	Sömürgecilik zihniyetinin 21. yüzyıla uyarlaması olan bu anlayışta, milli ekonomilere ve ulusal bağımsızlıklara karşı çıkılmaktadır.	Devletleri ayakta tutan 2 temel değer olan bu unsurların ortadan kaldırılması ise günümüzde, uluslararası şirketler aracılığıyla sağlanmaktadır.	Küreselleşmeci ilim adamı John Naisbitt, uluslararası şirketlerin dayatmaları ile, ulusal bağımsızlıkların nasıl sona erdirileceğini şöyle izah etmektedir:	"Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek daha iyi çalıştıklarını gördük. Aynı durum ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir ülke haline getireceksek, parçalar ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/global-guclerin-turkiyeyi-bolme-manevralari-i-H1609421.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609418</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>BOP genişliyor mu?</baslik>
    <metin>Mevzuya içeriden başlayıp genele doğru gidelim.  Bir ara Milli Eğitim Bakanı din, iman, cihan söylemeleriyle gündeme geldi. Okullarda yaşadığımız ve devam eden vahim olaylar neticesinde geri çekildi.Şimdi İçişleri Bakanımız din, iman, cihan söylemleri ile gündemde. Sayın Bakan, Kudüs'e vali olmak istiyormuş.Ardından da: 'Filistin'e olan hassasiyetimizden rahatsızlık duyanlar çıkacaktır.  Kudüs'e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar elbette çıkacaktır' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz' dedi.Kafama takılanlarArz-ı Mevut hezeyanı bugün, dün veya 10 yıl önce ortaya çıkmadı. 2600 yıllık bir hezeyan bu ve bunun gerçekleştirmek için başlatılan projenin adı Büyük Ortad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bop-genisliyor-mu-H1609418.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609368</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela’dan önce, Kerbela’dan sonra Muharrem! -2-</baslik>
    <metin>Kerbela hicret gibi yeni bir dönemdir. Kurallar değişmiştir. Bu durum, eski peygamberin hükmü, yeni peygamber gelince eskinin hükmünün geçerliliğini yitirdiği gibi düşünülmelidir.Peygambere iftira edilen Muharrem'in 10. günü hakkında uydurulan hadislerin peygamber tarafından söylenmesi asla mümkün değildir.Hüseyin (a.s.) doğduğu gün, O'nun şehadet haberini getiren Cebrail ile ağlayan bir Peygamber, 10 Muharrem Aşura günü hakkında bayram gibi uygulamaları emretmez."10 Muharrem'de; sürme çekenin gözü ağrımaz, banyo yapan hastalık görmez, evine 10 eşya alan yoksulluk görmez. O gün yapılan her şeyin bereketle karşılığı verilecek, o gün tatlı aşureler yapın yiyin için, bugünü kutlayın" emirleri, evladının şehit edileceğini bilen bir peygambere atfedilemez.Bunlar, İmam Hüseyin Aleyhiss...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbeladan-once-kerbeladan-sonra-muharrem-2-H1609368.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609360</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Raflara ceza, üreticiye baskı</baslik>
    <metin>	Türkiye, yaz aylarının gelmesiyle birlikte mutfağın en temel protein kaynaklarından biri olan beyaz et fiyatlarındaki artışı ve buna bağlı olarak gelişen operasyonları konuşuyor. 	Sektörün devasa 13 firmasına açılan soruşturmalar, adli kontroller, gözaltılar ve son olarak zincir marketlere kesilen 10 milyon lirayı aşkın fahiş fiyat cezaları, ekonomi gündeminin tam ortasına oturdu. 	Hükümetin fahiş fiyat artışlarını engellemek ve tüketiciyi korumak gerekesiyle attığı bu adımlar ilk bakışta olumlu bir refleks gibi görünse de madalyonun diğer yüzü, derin bir yapısal krizin sinyallerini veriyor. 	Sadece etikete bakarak ceza kesmek, adil bir yaklaşım olarak görülmüyor.	Fiyat baskısı ve can yakan maliyet çıkmazı	Bir firmanın ya da esnafın sadece fiyat artışına bakarak onu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/raflara-ceza-ureticiye-baski-H1609360.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609340</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Muhammed Mehdi (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 01.03.2016 tarihli yazısıdır	Bugünkü yazımızda, yeni kaleme aldığımız "İmam Hasan el Askeri ve İmam Muhammed Mehdi" eserimizden, Hz. Mehdi (as) hakkında bilgi verelim istedik.	Hamse-i Ali Aba hadisinde belirtilen beş kişi Ehl-i Beyt'tir. Başta Resul-i Ekrem Efendimiz, Hz. Fatıma annemiz, İmam Ali Efendimiz, İmam Hasan ve İmam Hüseyin efendilerimiz.	Hz. Peygamber (sav), "Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir, O'na binen kurtulur" buyuruyor.	Pak Ehl-i Beyt neslinden ise, kıyamete kadar ümmete önder olacak imamlar gelmiştir.	Resulullah (sav) Ehli Beyt soyundan gelecek imamların isimlerini tek tek buyurmuştur: 	Hz. Peygamberin Miraç günü yaşadıkları ile ilgili uzun bir hadiste şöyle rivayet edilir:	"?Ey Muhammed! Onlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-muhammed-mehdi-as-H1609340.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609339</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kudüs, Şam ve Bursa</baslik>
    <metin>Tarih 1095. Papa II. Urban: 'Doğu'daki Hıristiyan kardeşlerimizin acil yardıma ihtiyacı var. Türkler ve Araplar, onlara saldırdı, Tanrı'nın krallığının topraklarını işgal etti. O topraklara gidin ve kutsal şehri (Kudüs'ü) o dinsiz soyun elinden söküp alın. Bu savaşa katılanların tüm günahları affolunacaktır. Tanrı böyle istiyor 'sözleri ile ilk Haçlı Seferini başlatmıştı.Yıl 1920. İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon: 'Türkleri, Avrupa'dan tamamen atmalıyız. İstanbul, beş yüz yıldır Hıristiyan dünyasının bağrında bir yara gibi duran bu kozmopolit şehir, gerçek sahiplerine geri dönmelidir' diyordu.Kudüs, Şam ve BursaTarih 1896. Theodor Herzl; 'Filistin'de, Asya'ya karşı Avrupa'nın kalesini, barbarlığa karşı medeniyetin ileri karakolunu oluşturacağız. Bir devlet olarak, Avrupa'nın va...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kudus-sam-ve-bursa-H1609339.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609325</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Merkez Bankası kime hizmet ediyor!</baslik>
    <metin>Bir milletin ve devletin tam bağımsızlığını simgeleyen Merkez Bankaları, tarihte çok önemli görevler üstlenmişlerdir.Ancak söz konusu bizim tarihimiz olduğunda Atatürk dönemi hariç bütün dönemlerde MB, Türk milletinin hizmetinde olmamıştır.Kısa bir tarihi yolculuk yapalım ve anlamaya çalışalım.Osmanlı İmparatorluğu, 1844 yılında "Usulü Cedide Üzere Tashihi Ayar" kararnamesiyle iki metalli bir para sistemi oluşturmuştu.Bu para reformunun sonuç verebilmesi için dış ödemelerinde Osmanlı parasının İngiliz parasına karşı kuru sabit tutmak amacıyla, Galata bankerlerinden Alleon ve Baltazzi ile bir anlaşma yapmıştı.Bu anlaşmaya göre İngiltere ve Fransa'ya yapılacak ödemelerde, bankerler tarafından belli bir ödeme karşılığında kur sabit tutuluyordu.Yani Osmanlı devleti gerek hatalı eko...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/merkez-bankasi-kime-hizmet-ediyor-H1609325.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609324</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela’dan önce, Kerbela’dan sonra Muharrem! -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlarım. Daha önce kaleme aldığımız Muharrem ayı ve Kerbela ile alakalı analizimizi öneminden dolayı tekrar yayımlamayı arzu ettik. Çünkü Müslümanlar arasında sözüm ona fitneye meydan vermemek için dünyanın en korkunç soykırımı görmezden gelinmektedir.Yazı serimiz şöyle olacak: Önce 2 gün muharrem ayına ve Kerbela'ya bakışımızı ortaya koyacağız sonraki seride de "Kerbela Hakkında Bilinmesi Gerekenler" başlığı altında 15-20 gün sürecek analizimizi tekrar yayınlayacağız.Gerektiğinde ulaştığımız yeni bilgilerle analizimizi daha zenginleştirmeyi düşünüyoruz. Bazıları 'geçmişte yaşanan bu olayları tekrar gündem etmenin ne anlamı var?' gibi basit düşüncelere kapılabilir.Ama olaya "iade-i itibar" açısından baktığımız için geçmişte bu görüşleri konuşmaktan yazmaktan çekinenlere ina...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbeladan-once-kerbeladan-sonra-muharrem-1-H1609324.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609311</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran mutabakatından Ukrayna masasına</baslik>
    <metin>	İran dosyasında tansiyonun düşmesi, küresel siyasette yeni bir hareket alanı açtı. Bu alanın boşalmasıyla birlikte Washington'un dikkatinin yeniden Ukrayna savaşına yönelmesi tesadüf değil. Büyük güçler aynı anda birden fazla krizi yönetir; biri yavaşladığında diğeri öne çıkar.	 	Ukrayna meselesinde asıl belirleyici konu savaşın bitip bitmeyeceği değil, bitişin hangi siyasi çerçevede gerçekleşeceğidir. Çünkü modern çatışmalarda sonuç, cephede değil masada kalıcı hale gelir.	 	Avrupa açısından bu savaş yalnızca bir güvenlik krizi değil, aynı zamanda kıtanın gelecekteki siyasi ağırlığını belirleyen bir sınav niteliğinde. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin temel endişesi savaşın uzaması kadar, savaş sona erdiğinde oluşacak yeni düzenin dışında kalma ihtimalidir. Daha açık bir if...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iran-mutabakatindan-ukrayna-masasina-H1609311.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609310</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi</baslik>
    <metin>	Orta Doğu, tarihin en karmaşık ve dinamik diplomatik hareketliliklerinden birine sahne olurken, eş zamanlı olarak sahada sömürgeci ve yayılmacı politikaların hız kesmeden sürdüğüne tanıklık ediyor. 	ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılmasını ve çatışmaları sonlandırmayı hedefleyen bir mutabakat zaptı gündeme gelse de, bölgedeki kalıcı barış umutları yapısal bir engelle karşı karşıya kalıyor: İsrail'in saldırgan ve yayılmacı tutumu.	Tarihsel süreç ve güncel gelişmeler, masada atılan imzaların ya da varılan mutabakatların, Tel Aviv yönetiminin ideolojik ve teolojik sınır genişletme hedeflerini durdurmaya yetmediğini defalarca kanıtlamıştır. 	İsrail hükümetindeki aşırı sağcı aktörlerin son çıkışları, B...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-bitmeyen-yayilmacilik-stratejisi-H1609310.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609255</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hasan El-Askeri (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 29.02.2016 tarihli yazısıdır	İmam Hasan El-Askeri, nasp edilmiş imamların 11'incisidir.	El-Askeri lakabı, halifenin emriyle Samarra'nın 'Asker' diye bilinen bir mahallesinde mecburi ikamete zorlandığı için mahalleye atfen verilmiştir. El-Hadi, er-Refik, ez-Zeki, en-Naki, Ebu Muhammed, İbnu'r-Rıza da bilinen diğer lakaplarıdır.	İmam Hadi döneminde halife Mütevekkil'in İmam Hadi'den şüphelenerek onu Samarra'ya getirtmesini bir önceki yazımızda belirtmiştik.	Hasan El-Askeri de, 2 ya da 4 yaşındayken babası Ali b. Muhammed el-Hadi ile beraber Samarra'ya sevk edilmiştir. Babası şehit edildiğinde 22 yaşında olan İmam Hasan El-Askeri'nin imamet süresi 6 yıldır. Miladi 874 senesinde şehit edilmiştir. Mübarek kabri, babasının yanı ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-hasan-el-askeri-as-H1609255.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609253</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu savaş bitmez, ta ki!</baslik>
    <metin>İran ile ABD arasında bir mutabakata varıldığı ve dijital imzalar atıldığı haberi üzerine Sayın Cumhurbaşkanımızdan birçok ülke liderine kadar herkes barış vurguları üzerinden tebrik ve iyi niyet mesajları paylaşıyor.Arkadaşlar! Bu savaş bitmez. Çünkü bu savaş ABD (İsrail)-İran Savaşı değildir. Bu savaş, Haçlı-Siyonist zihniyetin ile İslam'ın savaşıdır.Fas'tan İran'a kadar bütün İslam kalelerini ele geçiren Haçlı-Siyonist zihniyet, İran kalesini ele geçiremedi.Yaklaşık 3 buçuk aydır bütün güçleri ile geldiler ama İran kalesine giremediler. Hırçınlaştılar, vahşileştiler. Başta kendi müttefikler olmak üzere bütün dünyayı tehdit ettiler.Ama tehditleri karşılık bulmadı. Çünkü ABD'nin karşısında sadece İran yoktu, insanlık vardı, bizzat Amerikan halkı vardı.Tüm dünya, Trump'ın en az N...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-savas-bitmez-ta-ki-H1609253.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609243</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran'ın gösterdiği gerçek: Güç önce millettir</baslik>
    <metin>	lrm;İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında varılan anlaşma, yalnızca Ortadoğu'nun değil, bütün dünyanın dikkatle takip ettiği bir sürecin son halkası olarak tarihe geçti. Savaşın nasıl başladığı, hangi tarafın ne kadar zarar gördüğü veya hangi diplomatik tavizlerin verildiği elbette uzun yıllar tartışılacaktır. Ancak bugün daha önemli olan soru şudur: Bu süreçten hangi dersler çıkarılacaktır? Dünya devletleri kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirmeler yapacaktır. Fakat Türkiye'nin önünde duran asıl mesele, bu hadiseyi soğukkanlılıkla analiz ederek kendi geleceği adına doğru sonuçlara ulaşabilmesidir.	lrm;lrm;İran örneği bir kez daha göstermiştir ki devletler yalnızca silahla, para ile veya nüfus büyüklüğüyle ayakta kalmazlar. Asıl belirleyici olan; tarih şuuru, devlet gelen...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iranin-gosterdigi-gercek-guc-once-millettir-H1609243.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609237</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası</baslik>
    <metin>	Sarayda, kapı kulları ve mabeyn kâtipleri arasında; 'benim ağam senin ağanı döver' şeklindeki hummalı mücadele günden güne harlanırken sokakta süren ekmek kavgası da tahammül sınırlarını zorlamaktadır.	Saray sakinleri ve saray kabinesi kendi aralarındaki taht kavgalarının şiddetinden olacak ki, halk içinde günden güne şiddetlenen ekmek kavgasını umursamıyorlar ve asla çare bulma, çözüm üretme yoluna gitmiyorlar.	2026 yılının ilk yarısı bitiyor ve Ankara'da hak arayan öğretmenlerin, 'artık bittik tükendik' diye feryat eden öğretmenlerin ve madencilerin haklı çığlıkları kolluk kuvvetlerinin orantısız güç gösterileriyle acımasıza bastırılıyor.	Öğretmenlere meydan dayağı atılarak, öğretmen ve madenci temsilcilerine ters kelepçe takılarak çeyrek asırdan beri sizin döneminizde gır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sarayda-taht-kavgasi-halk-icinde-ekmek-kavgasi-H1609237.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609231</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -7-</baslik>
    <metin>Prof. Dr. Haydar Baş'ın Rahmetenlilalemin eserinden bu konuda derlediğimiz bilgilerin son kısmını da paylaşarak bu makaleyle birlikte reddiyemizi tamamlayalım:Peki, zayıf ve meçhul rivayetlere dayanılarak yapılmak istenen nedir?İslam araştırmacılarına göre Ebu Tâlib'e yapılan bu haksızlığın sebebi, Ben-i Ümeyye'nin Hz. Ali'ye olan düşmanlığıdır. Muhalifleri, Ali'ye (r.a.) dil uzatamayınca babasına saldırma yoluyla Hz. Ali'nin makamına gölge düşürmeye çalışmışlardır.Allah'ın Sevgilisi, Ebu Tâlib'in vefatından üç gün gibi kısa bir süre sonra da hanimi Hz. Hatice'yi kaybetti. Teslimiyeti, itaati muhabbet ve merhametiyle Allah Resulü'nün kalbinde taht kuran Hz. Hatice'yi kaybetmek, Allah Resulü'nü derin bir teessüre boğdu. Ona karşı müstesna bir sevgisi vardı. En büyük destek ve tesellic...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-7-H1609231.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609230</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük’</baslik>
    <metin>BTP lideri Hüseyin Baş'ın bir programda yaptığı konuşmasında, "Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük" şeklindeki vurgusu, zamanlama açısından çok hayati bir hatırlatma olmuştur.Zira bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti düne oranla çok daha güçlü bir askeri yapıya sahip gibi gözükse de, gerek ekonomik açıdan ve gerekse rejim değişikliğine gidiliyor olması bakımında, dünden çok daha zor koşulları barındırmaktadır.Ülkemiz özellikle de iktisadi olarak çok büyük bir krizle karşı karşıya bulunmaktadır.Türkiye bugün dünyada en yüksek faizi ödeyen bir ülke pozisyonundadır.Düyun-ı Umumiye idaresini andıran bir maliye politikası söz konusudur.24 yılın sonunda 598 milyar dolarlık faiz ödemesi yapılmıştır.Aynı yılları kapsayan dönemde, 4.5 trilyon lira vergi toplanmıştır.Şimdi herkes...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhuriyet-giderse-ne-din-kalir-ne-ozgurluk-H1609230.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609220</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Akdeniz'de güç rekabeti büyüyor</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz'de güç dengesi, diplomatik temaslar, savunma iş birlikleri ve ticaret koridorları üzerinden yeniden şekillenen bir görünüm sergilemektedir. Hindistan'ın Avrupa'ya erişim arayışları, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile gelişen temaslar ve Fransa'nın bölgedeki askeri kapasitesi, bu tablo içinde öne çıkan başlıklar arasında değerlendirilmektedir.	 	Hindistan'ın desteklediği Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), resmi olarak bir ticaret ve lojistik projesi olarak tanımlansa da geçtiği güzergahlar nedeniyle stratejik etkiler üretebilecek bir girişim olarak yorumlanmaktadır. Koridor tartışmaları, yalnızca ticaret akışını değil; enerji güvenliği, deniz yollarının kullanımı ve bölgesel etki alanlarını da içeren daha geniş bir çerçevede ele alın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/akdenizde-guc-rekabeti-buyuyor-H1609220.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609213</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, makroekonomik verilerin alarm verdiği, mikro düzeyde ise vatandaşın geçim mücadelesinin bir hayatta kalma savaşına dönüştüğü tarihi bir dönemeçten geçiyor. 	Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçları, sadece rakamsal bir bozulmayı değil, aynı zamanda yapısal bir tıkanmayı da gözler önüne seriyor. 	Bütçe gelirlerinin, vergilerdeki fahiş artışlara rağmen geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 azalarak 1 trilyon 86 milyar liraya gerilemesi, harcamaların ise yüzde 27 artışla 1 trilyon 384 milyar liraya ulaşması çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Türkiye ekonomisi bütçede sadece mayıs ayında 298,2 milyar TL, yılın ilk beş ayında ise 1 trilyon 56 milyar TL açık vermiş durumda. 	Bu tablo, ekonomik daralmanın ve vatanda...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/butce-aciklari-faiz-sarmali-ve-kaniksanan-yoksulluk-H1609213.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609159</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hadi (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 26.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların 10'uncusu İmam Hadi'dir.	İmam Hadi, hicri 220 tarihinde Mu'tasım döneminde imamet makamına geçti ve 254 senesinde şehit edildi.	Altı Abbasi halifesini görmüştür.	Bunlardan Halife Mütevekkil dönemi Türklerin yönetim üzerinde söz sahibi oldukları dönemdir.	Mütevekkil, İmam Hüseyin'in kabrinin ve etrafındaki evlerin yıkılmasını emredecek kadar Ehl-i Beyt düşmanıydı.	Mütevekkil'den sonra oğulları Muntasır, Mu'tezz ve Müeyyed'i yerine veliaht bıraktı.	İmam Hadi, halife Mu'tezz döneminde hicri 254 senesinde şehit edildi.	Halife Mütevekkil, İmam Hadi'yi Medine'den aldırıp, Samarra'da hapsettirdi.	244 yılında, yani tahta çıkışından iki yıl sonra, Yahya bin Herse...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-hadi-as-H1609159.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609137</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Haydar Baki</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haydar-baki.jpg</fotograf>    
    <baslik>Muharrem ayı Müslüman âleminin yılbaşı olan ilk ayıdır</baslik>
    <metin>Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) efendimizin yaşadığı hayatı süresince gayrimüslimlere muhalefet etmiştir ve Müslümanların da yaşadıkları hayatlarında gayrimüslimlere muhalefet etmelerini emretmiştir.Muharrem ayı, Müslüman âleminin ilk ayı yani yılbaşıdır. İmam Ali efendimiz; Allah Resulü Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) efendimizin ebedi hayata irtihalinden sonra gayrimüslimlerden farklı olarak Müslüman âleminin yılbaşı gününü, Peygamber efendimizin Mekke'den Medine'ye hicret ettiği günü belirlemiştir.Muharrem kelimesi, temel olarak "yasaklanmış, haram kılınmış, dokunulmaz ve kutsal" anlamlarına gelir. Muharrem ayı, savaşmanın, kan dökmenin ve her türlü zulmün yasaklandığı dört aydan biridir.Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bol...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muharrem-ayi-musluman-aleminin-yilbasi-olan-ilk-ayidir-H1609137.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609132</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? </baslik>
    <metin>	Ortadoğu, 28 Şubat'ta başlayan ve bölgeyi topyekûn bir felaketin eşiğine getiren "Epic Fury" kanlı operasyonunun ardından tarihi bir yol ayrımında.	ABD Başkanı Trump'ın "Anlaşma tamamlandı" sözleriyle duyurduğu ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in arabuluculuğuyla olgunlaşan 14 maddelik ABD-İran mutabakat metni, silahların şimdilik susmasını hedefliyor. 	Ancak sahada akan kan ve taraflardan yükselen intikam çığlıkları, bu hamlenin kalıcı bir barıştan ziyade, tarafların cephane tazelediği kanlı bir "reklam arası" olup olmadığını sorgulatıyor. 	Eğer basın kronolojisine yansıyan bu anlaşma 19 Haziran'da İsviçre'de resmiyete dökülecekse, bu durum Washington'un ilan ettiği savaş hedeflerindeki başarısızlığın net bir tescili olacak.	Washington'un stratejik çöküşü ve Tahran'ın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-savasa-reklam-arasi-mi-yeni-bir-donem-mi-H1609132.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609111</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel hat üzerinde Türkiye</baslik>
    <metin>	NATO'nun Ankara'da toplanması, sıradan bir diplomatik etkinlik olarak görülemez. Bu tür toplantılar yalnızca güvenlik başlıklarının konuşulduğu masalar değildir. Aynı zamanda güç merkezlerinin birbirini tarttığı, dengelerin yeniden hesaplandığı alanlardır.	 	Ankara'daki toplantıya bu gözle bakıldığında, konuşulan konuların ötesinde daha büyük bir resim ortaya çıkıyor. Karadeniz'den Akdeniz'e, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyada yaşanan her gelişme, Türkiye'nin bulunduğu hattı daha da önemli hale getiriyor.	 	Atlantik sistemi kendisini çoğu zaman ortak güvenlik dili üzerinden anlatır. Ancak uluslararası ilişkiler yalnızca güvenlikten ibaret değildir. Her güvenlik mimarisinin arkasında bir güç anlayışı, bir stratejik öncelik ve bir dünya tasavvuru bulunur. NA...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-hat-uzerinde-turkiye-H1609111.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609086</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasetin filozofu</baslik>
    <metin>Kimden mi bahsediyorum? Kuşkusuz ki yeni dönem ve yeni kuşak siyasetçisi olan Hüseyin Baş'tan bahsediyorum.Hüseyin Baş sıra dışı bir siyasetçi olmanın da ötesinde, sıra dışı bir insan.BTP Genel Başkanı olduğu günden bu tarafa, tıpkı partinin kurucu lideri Haydar Baş gibi çok yeni ve farklı fikirleri ileri sürüyor Hüseyin Baş Bey.Her konuşmasında farklı bir noktayı öne çıkarıyor.En son yaptığı ve şahsen ilgi ile takip ettiğim dikkat çekici konuşması, benimde uzun yıllardan beri üzerinde yoğunlaştığım bir meseleydi aslında.Toplumların yeni fikirlere yelken açamıyor olması veya bu konuda ki dirençleri.Kanıksanmış dogma bilgiler ve bu bilgilerin en doğru hakikatlermiş gibi savunulması.Öğretilmiş çaresizlik karşısında toplumların teslim bayrağını çekmesi.Hüseyin Baş Bey yaptığı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasetin-filozofu-H1609086.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609037</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -6-</baslik>
    <metin>Ebu Tâlib'in mü'min olduğu ile ilgili güçlü deliller mevcuttur:1. Ebu Tâlib, Hz. Ali'ye, "Oğlum seçtiğin bu din nedir?" diye sordu. Hz. Ali (r.a.),"Baba, Ben Allah'a ve Resul'üne iman ettim. Peygamberin elçiliğini tasdik ettim. Allah için O'nunla namaz kıldım ve kendisine tâbi oldum" dedi.Ebu Talib ise, kendisine cevaben şöyle buyurdu: "İyi bil ki, Peygamber Seni iyilikten başka bir şeye davet etmemiştir. O halde O'na tâbi ol."2. Şeyh Müfit şöyle demiştir: "Ebu Tâlib'in iman ettiğinin bir delili de oğlu Ali ve Cafer'e Resulüllah'a itaat etmelerini emretmesidir."3. Ebu Tâlib, kardeşi Hamza'ya da Resulüllah'a (s.a.v.) yardım hususunda şöyle buyurdu:"Ey Hamza! Ahmed'in dininde sabırlı olmak gerekir. Bu dine yardımcı ol ki, bu sabır sayesinde tevfik kazansın. Rabbinden hak ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-6-H1609037.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609085</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -5-</baslik>
    <metin>Ebu Tâlib'in Müslüman olarak öldüğü ile ilgili güçlü delillere yer vermeden evvel, vefatına yakın bir zamanda verdiği hutbesini aktaralım.İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyuruyor:"Ebu Tâlib'in vefatı yaklaşınca Kureyş'in büyüklerini toplayarak onlara şu vasiyette bulundu:Ey Kureyşliler, sizler insanlar arasında Allah'ın seçkin kulları, Arab'ın kalbi, yeryüzü ve harem ehli arasında Allah'ın hazinedarlarısınız. Sizin aranızda muktedir bir önder, cesur bir öncü ve eli açık bir bağışlayıcı bulunmaktadır. Sizlere Kâbe'yi tazim etmenizi tavsiye ediyorum ki, bunda Allah'ın rızası, rızkın devamı ve zorluklar karsısında direniş vardır. Sıla-i rahim yapınız. Zira, bu, ölümü erteler ve nüfusu çoğaltır. Zulmetmeyi terk ediniz ki, öncekiler de bu yüzden helak oldular. Davet edene icabet ediniz; hayat ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-5-H1609085.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609063</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fakir değiliz, fakir bırakıldık</baslik>
    <metin>Devlet ve millet olarak özetimiz budur. Sayın Erdoğan bir taraftan ihracat rakamları üzerinden ekonomik şahlanış, büyüme cümleleri kurarken diğer taraftan Mehmet Şimşek İran, ABD-İsrail savaşının mazeret göstererek enflasyonu, maliyet patlamasını aklamaya çalışıyor.Sonra bakıyorsun, 'biz, ekonominin kitabını yazdık' diyenler yabancı sermayeye 'gel, gel' çağrısı yapıyor.Ben, ekonominin kitabını filan yazmadım ama ekonominin kitabını okudum. Anladım ki, aldatılmışız.Bu toprakların altında yok, yok. Bu toprakların üstünde de yok, yok. Her şey var ama inkar edilerek, milletten saklanmış.Okuduğum ekonomi kitabının yazarı Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, 'hazine üzerinde oturan dilenci' tabiri ile bu durumumuza dikkat çekmişti.Nasıl dilenci yapıldık?Bakın! İktidar, 'bizim zengin altın ma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fakir-degiliz-fakir-birakildik-H1609063.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609040</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi</baslik>
    <metin>	Türkiye'de milyonlarca çalışan ve emekli için yılın ikinci yarısı, geçim mücadelesinin yeniden şekillendiği kritik bir döneme işaret ediyor. 	Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre Haziran ayı enflasyonunun yüzde 1,36 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tahminin hayat bulması durumunda, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre şekillenecek 6 aylık toplam enflasyon oranı yaklaşık yüzde 18,20 seviyesine ulaşacak. 	Ancak sokaktaki vatandaşın hissettiği ekonomik gerçeklik ile resmi kurumların "sepetleri" arasındaki makas, her geçen gün daha da derinleşiyor. 	Kağıt üzerinde yapılan hesaplamalar, mutfaktaki yangını söndürmek bir yana, çalışanları ve emeklileri açlık sınırının altındaki bir yaşam standardına mahkûm etmeye devam ediyor.	Endekslerin savaşı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gercek-enflasyonun-altinda-ezilen-emekli-ve-isci-H1609040.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609020</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Muhammed Takî (a.s)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 25.02.2016 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt imamlarının dokuzuncusu İmam Muhammed et-Taki'dir.	Allah'tan çok sakındığı, her zaman O'na sığındığı için Taki lakabını almıştır. O'nun El-Murtaza/Beğenilmiş; er-Razi /Hoşnut olan ve el-Cevad /İnsanlara Büyük İyiliklerde ve İhsanda Bulunan anlamında lakapları da vardır.	Çok ibadet eden İmam Cevad'ın iki rekat nafile namaz kıldığında, her rekatında Fatiha suresi ile İhlas suresini yetmiş kere okuduğu rivayet edilir.	Tarihi kaynaklarda İmam Cevad'ın 3 günlük iken konuşarak şehadet getirdiği yazar. İmam, 7 yaşında iken bu vazife ile şereflenmiştir.	Rivayet edilir ki, babasının şehit edilmesinden sonra Ebu Cafer el-Cevad, Resulullah'ın mescidine getirildi. Henüz küçük bir çocuktu. Minb...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-muhammed-taki-as-H1609020.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608991</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut</baslik>
    <metin>Adalet Bakanı müjde verdi: 'Alo adalet' uygulamasını başlatacaklarmış!Neden? Çünkü bu ülkede adalete ulaşılamıyor. Haliyle bari adalet hattımız olsun, diye düşünmüş olabilirler.İlk soruyu tahmin edebiliyorum: Alo, adalet! Hala gözün kapalı mı?Bu kadar istismar edilen, bu kadar dile düşen kör olsa, gözü açılırdı.Yeni Adalet Bakanı, yargının imajını tazelemek için dosyası kapanmış davaları açtı. Tunceli Valisini attılar milletin önüne.Sayın Bakan! Gaffar Okan'ın davasını neden kapattınız? Kırımız bülten kararlarını neden kaldırdınız?Ya Muhsin Yazıcıoğlu davası. Yetkisiz mahkeme ana muhalefet partisi hakkında karar veriyor ama yetkili mahkemeler 19 yıldır Muhsin Yazıcıoğlu davasında peş peşe yetkisizlik kararı verip, başka yerlere gönderiyor. Seçimler, kongreler başlığında tek y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/alo-adalet-ve-arz-i-mevut-H1608991.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608984</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Rıza (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 23.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların sekizincisi İmam Rıza'dır.	Babası İmam Musa Kazım'ın Bağdat zindanında şehit edilmesinin ardından imamet vazifesini üstlenmiş ve 20 yıl bu vazifeyi devam ettirmiştir.	Tarihçi Heysemi, eserinde O'nu anlatırken,  "?çağının en çok ibadet edeni, en âlimi ve en cömerdiydi" demiştir. İmam Rıza, Me'munun veliahtlık teklifini kabule mecbur kalmıştır.	İmam'a, "Ey Resulullah'ın oğlu, neden veliahtlık teklifini kabul ettin?" diye sorulduğunda, buyurdu ki, "Dedem Emir'ül Mü'minin Ali'yi şuraya katılmaya zorlayan nedenlerden dolayı" şeklinde cevap vermişti.	Me'mun, İmam Rıza'ya, "Ben kendimi halifelikten azlederek onu sana teslim edip sonra da sana biat etmeyi düşünüyorum" demişti....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-riza-as-H1608984.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608983</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı</baslik>
    <metin>	Küresel siyasetin merkez üssü olan Orta Doğu, egemen güçlerin kibirli projeksiyonları ile sahadaki tarihsel ve askeri gerçekliklerin çarpıştığı en sert arenadır. Son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle ABD yönetiminin ve Trump'ın İran'a yönelik stratejik yaklaşımlarında nasıl büyük bir tıkanma yaşadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.	"İçerideki" lobilerin, İsrail'in zorlamalarının ve önüne konulan şantaj dosyalarının gölgesinde bir "büyük zafer" hayali kuran Trump, İran'da hiç beklemediği, tamamen kaya gibi sert bir direnç duvarıyla karşılaşmış durumda. 	Tabiri caizse, Washington'ın Orta Doğu'ya dair jeopolitik hard diski bugün ciddi bir "error" (hata) vermektedir. Bu hata, narsisizm ile malul üstten bakışın, binlerce yıllık bir devlet aklına ve diplomasi geleneğine sahip bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-zafer-hayali-kuran-trump-iran-duvarina-tosladi-H1608983.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608982</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tek kelime, Irmak Öğretmen öldü!</baslik>
    <metin>Haber bültenleri o bildik, ruhsuz ve mekanik dille son dakikayı geçti: "Öğretmene mobbing uyguladığı iddia edilen müdür görevden alındı."#8203;Ve bitti. Perde kapandı. The End.#8203;Siz öyle sanın. Bir kalemi kırıp, bir koltuğu boşaltıp, bir ismi tabeladan kazıyınca o dosyanın kapandığını sanan o kibirli bürokrasiye, o liyakatsiz çarkın dişlilerine avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum: Olay bitmedi, asıl trajedi şimdi başlıyor!#8203;Çünkü gencecik, 25 yaşında idealist bir fidan, Irmak Ayşe Koparan, artık yok. Sizin o kağıt üzerindeki süslü "idari tasarruflarınız", o "soruşturmanın selameti" adı altındaki hantallığınız, gencecik bir kadının nefesini geri getirmeyecek.#8203;Okul dediğin yer vicdanın, adaletin, merhametin kalesidir. Ama Ağrı'dan yükselen o feryat, okulların nasıl b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tek-kelime-irmak-ogretmen-oldu-H1608982.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608981</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Barış konuşulurken Lübnan'da bombalar </baslik>
    <metin>	ABD ile İran arasında bir anlaşmanın yakın olduğu yönünde peş peşe açıklamalar geliyor. Washington'dan da Tahran'dan da benzer mesajlar yükseliyor. Taraflar ayrıntılar konusunda farklı konuşsa da ilk kez aynı hedefe işaret ediyor: Bir mutabakat mümkün.	 	Tam da bu sırada Lübnan'dan gelen haberler dikkat çekiyor.	 	Ateşkesin yürürlükte olduğu söyleniyor ama hava saldırıları sürüyor. Patlamalar devam ediyor. İnsanlar hala evlerini terk etmek zorunda kalıyor. Bir yanda diplomasi, diğer yanda savaşın dili konuşuluyor.	 	İşte bu yüzden bugün sorulması gereken soru, anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağı değil.	 	Asıl soru şu:	 	Madem taraflar barışa bu kadar yakın, o halde Lübnan semalarında savaş uçakları neden hala eksik olmuyor?	 	Ortadoğu'da ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/baris-konusulurken-lubnanda-bombalar-H1608981.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608980</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>BTP’ye üye olmanın tam zamanı</baslik>
    <metin>Bir hatırayı aktararak başlamak isterim.Yıl 1934. Şah Pehlevi, Atatürk'e altın kabzalı, ince işlemeli değerli taşlarla donanmış bir kılıç hediye eder.Atatürk, karşılığında bir sigara tablası verir. Pehlevi, kendisininkinin yanında pek sönük kalan bu hediyeyi incelerken Atatürk fark eder ve "Kendi maaşımla aldım" der.Osmanlı Devleti'nin 1854-1876 yılları arasında aldığı ancak ödeyemediği borçlar karşılığında kurulan Düyun-u Umumiye, Osmanlı'nın maliyesine el koymuştu.  Bu süreç Osmanlıyı Sevr anlaşmasına mahkum etmişti.Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk Osmanlı'nın devamı olan Türkiye Cumhuriyeti devletine düşen borcu ödemiştir.Atatürk, dünya ile vedalaşmadan önce subay kılıcının dışında, Atatürk Orman Çiftliği başta olmak üzere her şeyini Türkiye Cumhuriyeti devletine hibe etmi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/btpye-uye-olmanin-tam-zamani-H1608980.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608977</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -4-</baslik>
    <metin>Prof. Dr. Haydar Baş bu konudaki yanılgının sebeplerini kendi eserinde şöyle dile getiriyor.Öncelikle bizim de hataya düşmemize sebep olan asılsız isnatları inceleyelim.1-Ebu Tâlib, ölmek üzere olduğunda, Resulullah yanına giderek, "Ey Amca, 'La ilahe illallah' de ki, Allah nezdinde hüccet olsun' dedi. Orada hazır bulunan Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebi Umeyye,"Ey Ebu Tâlib, sen Abdulmuttalib'in dininden yüz mü çeviriyorsun?" dediler. Ebu Tâlib de bunun üzerine "Ben Abdulmuttalib'in dini üzereyim" dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu;"Ben de nehy edilinceye kadar senin için dua edeceğim."O zaman da şu iki ayet nazil oldu:"Yakınları bile olsa, kendilerine hak açıklandıktan sonra müşrik olanlar için Allah'tan yarlıgama dilenmesi ne Peygamber ve ne de ina...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-4-H1608977.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608941</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İktidarın işleri var</baslik>
    <metin>	Yetim yoksul hele durun	İktidarın işleri var	Soruları sonra sorun	İktidarın işleri var	 	Bağrına taş basar ana	Aşkolsun mama alana	Dertlerin hepsi bir yana	İktidarın işleri var	 	Nasıl durursanız durun	İsterseniz yaslı durun	Ama mutlak uslu durun	İktidarın işleri var	 	Dert etmeyin zammı falan	Dünya fani dünya yalan!	Var mı ki dünyada kalan?	İktidarın işleri var	 	Sorma nasıl çarşı-pazar	Sanki değmiş dehşet nazar	Devletlüler kuyu kazar	İktidarın işleri var	 	Sorumluluktan kaçmayın	Dert üretip dert saçmayın	İş aş deyip iş açmayın	İktidarın işleri var	 	Beslenmeyi siz başarın	Barınmayı siz başarın	Bürünmeyi siz başarın	İktidarın işleri var	 	Mertler s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iktidarin-isleri-var-H1608941.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608902</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İngiltere'de ne oluyor?</baslik>
    <metin>	Bir soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: İngiltere aynı anda kaç krizi yönetebilir?	 	Çünkü ortada tek bir sorun yok. Bir dosya kapanmadan diğeri açılıyor. Savunma bütçesi tartışması büyüyor, donanma tarafında kapasite sorgulanıyor, kritik altyapı güvenliği sertleşiyor, siyasi kadro ise sürekli değişim baskısı altında kalıyor. Ve bütün bu parçalar birleşince ortaya tek bir tablo çıkıyor: yük artmış durumda, denge ise giderek inceliyor.	 	Birleşik Krallık içinde iktidarda bulunan İşçi Partisi hükümeti savunma harcamalarını artırma hedefini açıkça dile getiriyor. Başbakan Keir Starmer bu artışı stratejik bir zorunluluk olarak savunsa da asıl sorun şu: Para nereden gelecek?	 	Cevap net değil. Daha da önemlisi, kimse bu cevabı vermek istemiyor gibi görünüyor....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ingilterede-ne-oluyor-H1608902.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608892</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor</baslik>
    <metin>	Hangi ressamın hangi çalışmasından bahsediyorsun diye sormakta haklısınız.	Resim konusunda bir uzmanlığım olmadığı için her hangi bir ressamdan ve resimden söz etmem had bilmezlik olur, bahsedeceğim resim şairin mısralarıyla, çok şaheser dörtlükleriyle çizdiği resim.	Erzurumlu Âşık Reyhani belki yarım asır evvel doğup büyüdüğü Erzurum'u ve çevresini, o diyarda yaşayan insanların yoksulluğunu, çektikleri çile ve meşakkatleri ve her şeye rağmen ellerindeki tek limonu bile komşularıyla paylaşma hassasiyetlerini BU DAĞDA şiiriyle resmetmiş ve zaman dönmüş dolaşmış bu gün o resim tüm ülkenin ortak resmi olmuş.	Açlık sınırının 40, yoksulluk sınırının ise 120 bin TL'ye dayandığı, ovalarında ve yaylalarında hayvan sürülerinin yıldan yıla azaldığı ve etin kilo fiyatının binlerle ifad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-resim-simdilerde-tum-ulkeyi-resmediyor-H1608892.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608888</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Musa Kazım (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 19.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların yedincisi İmam Musa bin Cafer, yani İmam Musa Kazım'dır.	İmam Musa Kazım, İmam Cafer es'Sadık'ın oğlu ve İmam Rıza'nın babasıdır.	Meşhur lakabı Kazım, karşılaştığı eziyetlere ve kötü muameleye rağmen öfkesini yutabilen demektir.	İmam Kazım dört yaşında iken yıkılan Emevi devletinin yerini alan Abbasiler, din kisvesine bürünmüş, hilafeti ellerine geçirmiş ve Ehl-i Beyt soyuna madden ve manen en ağır baskıları yapmaktan geri durmamışlardır.	Ehl-i Beyt'in değişmez kaderi, çile, eziyet ve meşakkat hayatları boyunca onları gölgeleri gibi takip etmiştir.	İmam Musa b. Cafer, ömrünün on yıla yakın bir zamanını hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden atıldığı zindanda geçirmiştir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-musa-kazim-as-H1608888.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608882</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Doğu Akdeniz’de tehlikeli adım: Kıbrıs’ta eski hesaplar, yeni ittifaklar</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz, tarih boyunca jeopolitik güç mücadelelerinin merkez üssü olmuş, enerji kaynaklarının keşfi ve deniz ticaret yollarının stratejik önemiyle günümüzde de küresel güçlerin iştahını kabartmaya devam etmiştir. 	Son olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında imzalanan Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA), adadaki ve bölgedeki hassas dengeleri altüst edecek nitelikte tehlikeli bir hamle olarak karşımıza çıkmaktadır. 	Lefkoşa'da düzenlenen AB Savunma Bakanları Gayriresmi Toplantısı marjında GKRY Savunma Bakanı Vasilis Palmas ve Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin tarafından imzalanan bu anlaşma, Fransız askeri unsurlarının Kıbrıs adasında konuşlanmasının önünü açmaktadır.	Her ne kadar taraflar bu adımı "bölgesel güvenlik ve askeri iş birliği" maskesi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dogu-akdenizde-tehlikeli-adim-kibrista-eski-hesaplar-yeni-ittifaklar-H1608882.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608872</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -3-</baslik>
    <metin>Prof. Dr. Haydar Baş Ebu Talip hakkında Azerbaycan'daki tez hocasının tavsiyesi üzerine araştırma yapar ve gerçeğe ulaşınca kendi kitabında daha önce yazdığı bu bölümü kaldırır. İlim ehline yakışan tavır da budur. Ama maalesef bu devirde kendi görüşünün dışında görüş kabul etmeyen gerçekten çok kendi yanlışına delil arayan bir fikir fukaralığı çekilen çağı yaşıyoruz.Bu konudaki gelişmeleri kendi kitabında (Rahmeten Lil Alemin /Prof. Dr. Haydar Baş / 256-275) açıkça beyan etmektedir. Şimdi müsaadelerinizle asıl konumuza girerek Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın kitabından alınan bölümleri aktaralım:HÜZÜN YILI (M.620)Üç senelik ablukadan kurtulmanın sevincini acı olaylar takip etti. Üst üste gelen acı hadiselerin ilki, Hz. Peygamberin dört yaşındaki en büyük oğlu Kasım'ın vefatı old...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-3-H1608872.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608836</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uyan Türkiye’m bölünüyorsun!</baslik>
    <metin>Bir olay meydana geldiğinde, o olayın kimin işine yarayıp yaramadığını çok iyi tahlil ederek konuyu analiz etmek gerekir.Yapılan açıklamaları da aynı kapsamda ele almak icap eder.Kim ne zaman ne demiştir, neden böyle demiştir ve söylenenler kimin menfaatleriyle kesişmiş veya çakışmıştır diye dikkat kesilmek, özellikle de gazeteciler için izlenmesi gereken bir yöntem olmalıdır.Şimdi ne demek istediğimize gelelim.Mutlak Butlan'cı Kemal Bey, geçtiğimiz günlerde çok dikkat çekici ve kendisinden hiçte duymaya alışık olmadığımız türden mesajlar verdi.Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı" sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'da, Osmanlı ve devlet geleneğine vurgu yapan bir paylaşım yaptı.Kılıçdaroğlu ne demişti hatırlayalım:"Osmanlı'nın topraklarına bakı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uyan-turkiyem-bolunuyorsun-H1608836.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608831</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor</baslik>
    <metin>İnsanlık aşağılanıyor. Siyasi olarak aşağılanıyor, inanç olarak aşağılanıyor, hak, emek olarak aşağılanıyor, siyasi olarak, ekonomik olarak, kültürel olarak aşağılanıyor.Aşağılayan ABD'dir, küresel Yahudi sermayesidir, Trump'ın hışmımdan korkan devlet başkanları, uluslararası kuruluşları yönetenlerdir.Şimdi sırada spor olarak aşağılanma bölümü var. ABD yine dünyayı aşağılıyor. Ama ses çıkaran yok. 5-10 ülke bir araya gelip 'başlarım senin düzenleyeceğin organizasyona' deyip kupadan çekilme kararı alamıyor.5-10 ülkeden ortak bir duruş olsa ABD diz çökecek. Ama diz çöken hep dünya oluyor.Dünyayı aşağılama kupa organizasyonuABD, turnuvada görev yapacak tarihli ilk Somalili hakem olan ve 2025'te Afrika'da yılın hakemi seçilen Omar Abdulkadir Artan'ı havalimanında 11 saat sorguladıkta...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunya-kupasinda-insanlik-asagilaniyor-H1608831.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608830</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı</baslik>
    <metin>	Hep beraber yaşadığımız son çeyrek asrı lütfen, elinizi vicdanınıza koyarak bu başlık altında inceleyin.	İktidar kazandıkça ülke hep kaybetmiş, ülke kaybettikçe, ülke insanı kaybettikçe iktidar çevreleri sürekli kazanmış, sürekli doldurdukları heybelere yeni yeni heybeler ilave etmişler.	İktidarın yakın çevreleri, gözenin başında bulunanlar katmer katmer, kat kat kalınlaşan lahana misali servetlerini, sermayelerini ve taşınır taşınmaz mülklerini katlamışlar, artırmışlar, tam da bununla ters orantılı olarak ülkenin iç ve dış borçları katlanarak artmış, hem de öyle böyle katlanmak değil, katları sayılamaz hale gelmiş.	Yönetim katındakilerin servetleri artıyor yönettikleri ülkenin ise borçları katlanarak artıyor, yöneticilerin mülkiyetleri artıyor ama ülkenin kaynaklarında gözl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ulkenin-kazanci-ile-iktidarinki-ters-orantili-H1608830.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608827</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Ca'fer (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 18.02.2016 tarihli yazısıdır	İmam Muhammed bin Ali'den yani İmam Muhammed Bâkır'dan sonra nasp edilmiş altıncı imam, İmam Ca'fer'dir. Emeviler'in yıkılıp Abbasilerin kurulma dönemine denk gelen imameti, tıpkı ceddi İmam Ali, dedesi İmam Hasan gibi halifeliğin teklifle kendine sunulması hadisesiyle karşılaştı. 	Ancak yarenlerinden değil de dindar gözüken ve Ehl-i Beyt'i kullanmak isteyen Abbasilerin oyununa gelmeyerek onlardan gelen halifelik teklifini yakmıştır.	Hilafetin Allah tarafından kendisine verildiği nasbedilmiş İmam Ca'fer dönemi, babası henüz hayattayken başlattığı Ehl-i Beyt mektebini bir üniversite haline getirildiği üstün ilim çağıdır. Malum, Ehl-i Beyt mektebinin hadis yazan ilk âlimi İmam Ali'dir. Esasen Hz. Ali'n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-cafer-as-H1608827.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608813</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yanlışta ısrar etmek</baslik>
    <metin>'Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.' (Hud, 113)Maalesef yıllardır çeşitli adlarda ve misyonlarda faaliyet gösteren siyasi partilerin iktidar olduktan sonra savundukları ideolojiler ile icraatları farklı olunca halkın şirazesi kaydı.Bu sosyalist dediler, oy verdiler kapitalisten kötü çıktı. Bu milliyetçi dediler, oy verdiler 50 bin insanımızı şehit eden teröristleri baş tacı yaptı, üniter yapıyı neredeyse paramparça yaptı. Bu hocadır dediler, oy verdiler, kadından imam mı olur diyen hoca kadını başına imam yaptı. İsrail'le 12 tane stratejik anlaşmalar imzaladı. Bu dindardır, bir yüzüğü var dediler, ona oy verdiler, milletin neticede bir donu kaldı, ne kadar dinsizlik varsa yaptı. A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yanlista-israr-etmek-H1608813.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608802</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -2-</baslik>
    <metin>Konunun önemini kavrayabilmek için bazı bilgileri aktarmak gerekiyor. Ameli olarak küfrünü ve isyanını açıkça beyan etmeyen birini tekfir etmek, yani onu dinsizlikle suçlamak ilahi sorumlulukları beraberinde getirir. Bu konuda birkaç hadisi şerif paylaşalım:"Bir mü'mini küfür ile itham eden onu öldürmüş gibi olur." (Buharî, Iman 7; Tirmizî, Iman 16)"Bir kimse Müslüman kardeşini tekfir ederse, küfür ikisinden biri üzerine döner."(Müslim, İman 26)"Herhangi bir Müslüman diğer bir Müslümanı tekfir ettiğinde o kâfirse kâfirdir, değilse kendisi kâfir olur." (Ebu Davûd, Sünnet 15)Küfrü sabit olmayan birini tekfir etmek kişinin imanını tehlikeye sokar.Birinin küfrü hakkında uydurulan sözü onun hakkında delil kabul etmek de çok tehlikeli bir ameldir."Bu sözü söyleyen hüküm b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-2-H1608802.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608774</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Söylemde nas, eylemde faiz</baslik>
    <metin>	Modern ekonomi yönetimlerinde, siyasi söylemler ile yapısal gerçeklikler arasındaki uçurum büyüdüğünde, toplumsal maliyet katlanarak artar. 	Türkiye, uzun süredir bu uçurumun en derinleştiği dönemlerden birini tecrübe ediyor. 	Bir tarafta en üst düzey siyasi makamlar tarafından faizin "bereketi kaçıran", "haksız kazanca dayalı bir hastalık" olduğu vurgulanıyor ve dini referanslarla (Nas) bu yapı yeriliyor; diğer tarafta ise devletin resmi kurumları ve piyasa dinamikleri, ülkeyi küresel faiz liginin zirvesine taşıyor. 	Söylem düzeyindeki anti-kapitalist ve ahlaki eleştiriler, ne yazık ki somut ve yapısal bir çözüm modeliyle desteklenmediği için köklü bir ekonomik dönüşüm yaratamıyor.	Aksine, ortaya çıkan derin çelişki, hem üreticiyi hem de tasarruf sahibini trajik bir kıs...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/soylemde-nas-eylemde-faiz-H1608774.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608753</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı</baslik>
    <metin>Bu aralar ülkemizde birçok akıl dolaşıyor. Kimisi 'aklı selim' diyor. Kimisi 'Selimin aklı' diyor. Kimisi 'devlet aklı' diyor. Kimisi de 'üst akıl' diyor.Aslında herkes aynı aklı ve bu aklın sahibini kastediyor ama o akıl kimin aklı, sorusunun cevabına kimse yaklaşmıyor!Kim, bu akıl?Sayın Erdoğan'a, 'iktidar için gerekirse papaz elbisesi giyerim, AB'ye Katolik nikahı kıydık' cümlelerini kurduran bu akıl (!) yeri ve zamanı geldi Devlet Bahçeli'ye, bebek katili için 'kurucu önder' tabirini kullandırttı.Şimdi de Bay Kemal'e, Atatürk'ün partisini dile düşüren, aşağılayan cümleler kurduruyor.Son genel seçimlerden sonra yaşadıklarımızı bir düşünün! İçerde ekonomi her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Toplum adeta cinnet geçiriyor. Cinayetler, yolsuzluklar, ahlaksızlıklar patl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-bahceli-ile-bay-kemalin-ust-akli-ayni-H1608753.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608746</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Muhammed Bâkır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 17.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların beşincisi İmam Muhammed bin Ali'dir. En bilinen lakabı Bakır'dır. Bakır, 'ilmi yaran' manasına gelmektedir. Onun dönemine kadar büyük baskılar altında gizlice yayılan Ehl-i Beyt ilmi onunla geniş kitlelere ulaşmış ve büyük Ehl-i Beyt mektebi tam manasıyla inşa edilmiştir.	İmam Muhammed, ceddi Resulullah'ın selamına mazhar olmuş büyük bir imamdır.	"İbn Medine'den şöyle aktarılır: "Bakır, daha küçük yaşta iken Cabir, onun yanına gelerek, Resulullah (sav) sana selam söyledi" dedi.	Cabir'e: "Bu nasıl oldu?" diye soruldu. Dedi ki: "Resulullah'ın (sav) yanında oturuyordum. Kucağında Hüseyin (as) vardı ve O'nunla oynuyordu. Buyurdu ki: Ey Cabir! Onun bir oğlu dünyaya gelecek, adı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-muhammed-bakir-H1608746.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608723</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güvenilirliğin temeli tutarlılıktır</baslik>
    <metin>	Son yıllarda dış politika tartışmalarında dikkatimi çeken önemli bir nokta var: Uluslararası hukuk ve kurallara dayalı düzen sık sık vurgulanıyor, ancak aynı zamanda bu kuralların ne kadar tutarlı uygulandığı da daha fazla sorgulanıyor. Bu nedenle Almanya'da açıklanan 2026 Barış Raporu, yalnızca teknik bir akademik çalışma değil, aynı zamanda bu tartışmanın bir parçası olarak da okunabilir.	 	Rapor, günümüz dünyasında giderek daha fazla tartışılan önemli bir soruyu yeniden gündeme taşıyor: Uluslararası hukuk ve ortak kurallar ne kadar güçlü durumda?	 	Son yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve krizler, uluslararası sistemin ciddi bir sınavdan geçtiğini gösteriyor. Devletler güvenlik kaygılarıyla hareket ederken, uluslararası kurumlar ise çatışmaları ön...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guvenilirligin-temeli-tutarliliktir-H1608723.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608695</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cumhuriyetin vidaları söküldü!</baslik>
    <metin>Rusya'nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.Müfettiş, "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın? Neden söküyorsun o vidaları?" diye sordu.Köylü, "Sadece bir vida beyim... Oltama ağırlık yapması için lazım. Ben kimseye zarar vermem. Hem tüm köy böyle yapar. Bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Fizik dersinde böyle öğrendik, yük dağılır, tren devrilmez" diye yanıt verdi.Müfettiş tekrar sorar, "Delilik bu! Muhtar görmüyor mu bunu?"Köylü, "Görmez olur mu? Karakolun ve kendi evinin kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta."Müfettiş köylüye farklı bir çözüm yolu gösterir ve sorar: "Peki ya maaşınızı artırsak vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"Köylünün yanıtı daha da ilginçtir: "Mesele para değil beyim, mese...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhuriyetin-vidalari-sokuldu-H1608695.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608691</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlarım. Geçtiğimiz günlerde yaşadığım bir olay sebebiyle bu reddiye çalışmasını yapmaya karar verdim.Bir camide vaaz eden hoca; iman etmenin faziletlerini, ameli hataların ne kadar büyük olursa olsun af kapsamına alınacağını beyan eden bir sohbet etti. 'Aslolan son nefeste iman ederek canını teslim etmektir. Bütün ömrünüz sâlih amelle geçse son nefeste iman etmediğiniz taktirde o amellerin hepsi boşa gidecektir.' Şeklinde bir cümle kullandı. Elbette ilahi beyanlar bu doğrultudadır. Buna hiçbir itirazımız yoktur.Sohbetinin sonunda hiç de gerek olmadığı halde örnek olarak Ebu Talib'in iman etmediği hakkında şu ifadeyi kullandı:'Bütün ömrü peygambere hizmetle geçen onu gözünden bile sakınan onun için her türlü fedakarlığa katlanan amcası Ebu Talip son nefesinde peygambe...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-1-H1608691.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608687</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>CHP’de mutlak butlan krizi ve yeni parti denklemi</baslik>
    <metin>	Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), siyaset tarihinin en derin ve en keskin virajlarından birinden geçiyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler, partinin yalnızca bir fikir ayrılığı yaşamadığını, fiilen ve resmen ikiye bölündüğünü gözler önüne seriyor. 	Bu bölünmenin en somut yansıması, parti içinde kendilerini "seçilmişler" ve "atanmışlar" olarak tanımlayan iki yapının karşı karşıya gelmesidir. Özellikle bayramlaşma programlarında ortaya çıkan manzara, bu çift başlılığı ayyuka çıkardı. 	Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu'nun önderliğinde, parti genel merkezinde gerçekleşen ve Özgür Özel kanadı tarafından "bindirilmiş kıtalar" olarak nitelendirilen bir bayramlaşma töreni yapıldı. Katılım oranlarına bakıldığında örgütün yalnızca %1,5'ini temsil eden ve sadece 4 ilçe başkanının iştirak ettiği b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/chpde-mutlak-butlan-krizi-ve-yeni-parti-denklemi-H1608687.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608678</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tuhaf zamanlardan geçiyoruz</baslik>
    <metin>	Tuhafiye dükkânında, incik, boncuk, tel, iplik, yazma, yemeni satılması gerekirken, muz kasalarına, domates ve salatalık kasalarına rastlanıyor, tuhaf değil mi?	Tuhaf zamanlardan geçiyoruz.	Aylardır dört duvar arasında, daracık hücrelerde sözde tutuklu yargılanan nice insanlar, nice çoluk-çocuk sahipleri, nice ana-baba kuzuları feryat ediyorlar; 'bizi unuttunuz, hiç bir yerde adımız geçmiyor, iddianamede dahi ismimiz yok, ne ile suçlandığımızı dahi bilmiyoruz, içerde unutulduk'.	Çok tuhaf değil mi?	Tuhaf zamanlardan geçiyoruz.	İktidar partisi vekilleri, sabahın erken saatlerine denk gelen milli maçı izlemek ve gençlere izletmek için camilere dev ekranlar kurma hazırlığında imişler, tuhaf değil mi?	Tuhaf zamanlardan geçiyoruz.	Sayın Cumhurbaşkanı'nın; 'verin b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tuhaf-zamanlardan-geciyoruz-H1608678.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608677</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Tüzel</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-tuzel.jpg</fotograf>    
    <baslik>IMEX Frankfurt 2026 izlenimleri</baslik>
    <metin>	Dünya genelinde kongre, toplantı ve etkinlik (MICE) sektörünün en prestijli buluşma noktası olan IMEX Frankfurt 2026, bu yıl da küresel endüstrinin devlerini bir araya getirdi. 19-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında Messe Frankfurt'ta kapılarını açan ve 100'den fazla ülkeden binlerce profesyoneli ağırlayan fuarda, destinasyonlar arası küresel rekabet zirve noktasına ulaştı.	Bu dev organizasyona, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Sayın Dr. Yüksel Türemez ile birlikte katılım sağladık. Havalimanına adım attığımız andan itibaren her detayı "IMEX" tabelalarıyla kusursuzca planlanan bu etkinlik, başarılı bir ev sahipliğinin nasıl olması gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi. Tüm dünya kentleri kendi bölgelerine uluslararası kongreleri kazandırmak için yoğun bir diplomasi yürütürken bizler de ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imex-frankfurt-2026-izlenimleri-H1608677.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608654</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hükümet, kendini de inkar ediyor</baslik>
    <metin>23 yıl geçmiş! Erdoğan'ın yönettiği ülkemiz yüksek faizde dünyada hiç 6'cı olmadı. Hep ilk beş içinde oldu. Son 2 yıldır ise zirveyi zorluyor. Savaştaki ülkelerde bile faiz tek haneli, bizde ise hep çift haneli.Neden, sorusunun cevabı nettir: Bu iktidar hem kendisine hem dini ve milli değerlerine hem de insanımıza karşı samimi olmadı.Baksanıza! İş adamlarına 'faiz bir dünya gerçeğidir, bul etmeliyiz' diyenler, batıya-ABD'ye, 'serbest piyasa (kapitalizm) ekonomisinden taviz vermemiz söz konusu değil' derken Müslüman Türk Milletinin karşısına ayet ve hadislerle çıkıyorlar.Daha dün 'Ayet ve hadislerin olduğu yerde sana bana laf düşmez' diyenler bugün 'faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz' diyor.Kim yöneti...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hukumet-kendini-de-inkar-ediyor-H1608654.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608648</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Zeynelabidin</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 16.02.2016 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt imamlarının 4'üncüsü İmam Ali bin Hüseyin'dir. İbadet edenlerin süsü anlamına gelen Zeynelabidin ve çok secde eden anlamına gelen Seccad lakapları onu anlatır. 	Bir gün ve gecede 1000 rekât namaz kılan büyük İmam, alnında yaptığı secdelerin eseri olan nasırları her sene kesmek zorunda kalacaktır. 	Bir imamdan diğerine geçen vasiyet, şehitlerin efendisi İmam Hüseyin'den İmam Zeynelabidin'e geçtiğinde kendiyle ilgili mührü kaldırdı ve okudu: "Başını eğ ve sus. Evinden çıkma ve ölüm gelinceye kadar Allah'a ibadet et."	İmam Zeynelabidin'in hayatı incelendiğinde bu vasiyete uyduğu için, açık kıyam yolunu değil de dua ve nasihatler ile halkı irşad ettiği göreceksiniz. 	Mübarek babası ile...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-zeynelabidin-H1608648.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608637</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz’de kilitlenen dünya ekonomisi</baslik>
    <metin>	Jeopolitik krizlerin küresel sistemi nasıl bir varoluş mücadelesine sürüklediği, bugün Orta Doğu'da yaşanan sıcak gelişmelerle bir kez daha kanıtlanıyor. 	İran'ın elindeki en büyük kozlar olan Hürmüz Boğazı ve Babülmendep, artık sadece bölgesel birer geçiş noktası değil; küresel ekonominin şah damarı konumunda. 	Yaşanan ağır saldırıların ardından adeta bir "varlık-yokluk" savaşı veren Tahran yönetimi, normal şartlarda masaya sürmeyeceği bu stratejik kozları devreye sokuyor. 	Bu hamlenin dünyaya verdiği mesaj ise oldukça net ve sarsıcı: "Beni yakarsanız, bütün dünya bunun zararını görür." 	Küresel piyasalar, ABD-İsrail ikilisinin kendi menfaatleri doğrultusunda hukuksuzca başlattıkları bu gerilimin oluşturduğu büyük bir daralma tehlikesiyle karşı karşıya.	Nükleerde "c...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzde-kilitlenen-dunya-ekonomisi-H1608637.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608613</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Namazda huşû ve gafletten kurtuluş -2-</baslik>
    <metin>Arif bir hükümdara "namazda huşûyu nasıl yakalarız?" diye sorarlar. O da:"Getirin, bu adama ağzına kadar doldurulmuş bir tuluk zeytinyağı verin. Birkaç asker verip, şehrin sokaklarını dolaştırın. Eğer bir damla yağı yere dökerse, başını vurun" der. Hikmetini anlamazlar ama mutlaka arif hükümdar bir şeyler öğretecek diye, dediğini yapmağa koyulurlar. Adamcağız denildiği şekilde gönderilir. Bir süre sonra adam salimen döner. Arif: "Anlat bakalım şehrin sokaklarında neler gördün?" Adam cevap verir: "Ben tuluktaki zeytinyağından başka hiçbir şey görmedim." Arif tekrar sorar: "Ama nasıl olur, falan yerde düğün dernek vardı; davullar zurnalar çalıyordu nasıl görmez, nasıl duymazsın?" Adam, "Aman efendim bana öyle bir dert verdiniz ki başımın kesilme korkusundan başka bir şey ne duydu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/namazda-husu-ve-gafletten-kurtulus-2-H1608613.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608608</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milletin gündemi CHP değil, geçimdir</baslik>
    <metin>Türkiye günlerdir aynı tartışmayı izliyor. Televizyon ekranlarında, gazete manşetlerinde, sosyal medya yayınlarında sürekli CHP konuşuluyor. Yarın ne olacak, kim konuşacak, kim gelecek, kim gidecek, hangi grup üstün gelecek, hangi isim öne çıkacak...Sanki Türkiye'nin başka meselesi yokmuş gibi. Sanki bu ülkede geçim sıkıntısı yaşanmıyormuş gibi. Sanki emekli ay sonunu getirebiliyormuş gibi. Sanki gençler evlenebiliyormuş, evlenenler rahatça geçinebiliyormuş gibi. Sanki üretici üretmekten, sanayici yatırım yapmaktan, esnaf dükkânını açık tutmaktan memnunmuş gibi. Oysa milletin gündemi bambaşkadır.Bugün siyasetin önüne konulan gündem ile milletin yaşadığı gerçekler arasında büyük bir uçurum vardır. Toplumun önüne sürekli CHP merkezli bir tartışma konulurken fark ettirilmek istenmeyen bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milletin-gundemi-chp-degil-gecimdir-H1608608.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608554</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Şehitlerin efendisi İmam Hüseyin</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 11.02.2016 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt imamlarının üçüncüsü, şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin'dir.	Hz. Peygamber'in, 'eti benim etimdendir' dediği mübarek insan?	Cennet gençlerinin efendilerinden olan Hz. Hüseyin, halifeye karşı silahlı kıyamı başlatan ilk imamdır.	Yezid'in halife olduğu dönem 'şarap içen, maymunlarla arkadaşlık eden, erkek ve kadınlarla zina yapan ve bu halini halktan gizlemeyen' bir kişinin dönemiydi. Sünnet artık tamamen terk edilmiş, Kuran'dan sapmalar gözle görülür icraatlara dönüşmüştü.	Bu şartlardan rahatsız olan Kufeliler kendilerinin halifesiz kaldıklarını binlerce mektupla Hz. Hüseyin'e bildirdiler. Mektupların sayısı 15 bine ulaştığında halife makamına geçmek için adım atmak halka karşı mesuli...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sehitlerin-efendisi-imam-huseyin-H1608554.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608551</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek?</baslik>
    <metin>	Zerre kadar vicdan sahibi olan hemen herkes kabul eder ki, ülkenin asıl gündemi açlık, yokluk, yoksulluk.	Artık saklanamaz bir gerçek ki, enflasyonda dünya şampiyonluğuna doğru hızla koşuyoruz, enflasyonda ve hayat pahalılığında ilk beşlerdeyiz.	Ülkenin, emekçinin ve emeklinin, köylünün ve çiftçinin emeğini ve alın terini faiz baronlarına aktaran bir ülke halindeyiz, üstelik 'faizin olduğu yerde bereketin olamayacağını' bilen en tepe yöneticilerimiz olduğu halde.	İçerde ve dışarda, yerli ve yabancı tüm vicdanlı ve tarafsız araştırmacılar ve anketçilerin çalışmaları gösteriyor ki, nüfus artışı durmuş vaziyette, gençler evlenmeyi ve ev kurmayı hayal bile edemez duruma düşmüşler, mevcut genç nüfusun ise gözü dışarda, nasıl bir yol bulup ta kapağı bir Avrupa ülkesine atabiliriz ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iktidar-dedikodu-ile-besleniyor-da-yoksullar-ne-ile-beslenecek-H1608551.htm</link>
</yazi>
</xml></rss>