<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?><rss version="2.0">
<xml>
<site>yenimesaj.com.tr</site>
<adres>https://www.yenimesaj.com.tr</adres>
<unvan>Yeni Mesaj Gazetesi internet sitesi</unvan>
<dil>tr</dil>
<yazi>
    <no>1609755</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hz. Hüseyin'in yüzüne bakabilmek</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 06.11.2013 tarihli yazısıdır	Elini kaldırıp yine Rabia işareti yaptı Sayın Başbakan. Ve ekledi, "Maalesef insanlık Kerbela'yı Hz. Hüseyin'i anlayamamıştır."	Rabia işaretinin, zulmün karşısında direnişi gösterdiği iddia edilse de baş parmağın içeri alınıp dört parmağın gösterilmesi ile ortaya çıkan bu şekil, dört halife döneminden sonraki Emevi devletini anlatır.	Emevi zihniyeti ise, Resulullah'ın "oğlum" dediği İmam Hüseyin Efendimizi, Allah'ın rızasını kazanacaklar umudu ile kandırdığı Müslümanlara öldürten zihniyettir.	Hakkın batıl ile örtüldüğü, yanlışın yalanlar ile gizlendiği dönemler gördü İslam tarihi.	Gadir-i Hum günü hilafeti ilan edilen, 120 bin sahabenin duyduğu vasi tayininin 3 ay sonra unutulmasına şahit old...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hz-huseyinin-yuzune-bakabilmek-H1609755.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609749</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası</baslik>
    <metin>	Küresel siyasetin en kırılgan hatlarından biri olan ABD-İran ilişkileri, İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen tarihi ve bir o kadar da sancılı bir zirveye sahne oldu. 	Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen, yaklaşık 18 saat süren yoğun ve gerilimli ilk tur görüşmeleri dün tamamlandı. 	Tarafların masadan "cesaret verici bir ilerleme" ve nihai bir anlaşmayı hedefleyen 60 günlük bir yol haritası ile kalkması diplomatik bir başarı gibi görünse de arka planda yaşananlar, sürecin ne denli pamuk ipliğine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor. 	ABD Başkanı Trump'ın müzakereler sürerken savurduğu sert tehditler karşısında İran heyetinin masayı terk etmesiyle sarsılan zirve, doğrudan diyalogdan arabulucular vasıtasıyla yürütülen dolaylı bir diplomasiye evrilerek tamamlanabi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cenevrede-tehditlerin-golgesinde-60-gunluk-yol-haritasi-H1609749.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609744</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Nuri Okumuş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/nuri-okumus.jpg</fotograf>    
    <baslik>Toprağın dilini okuyabilmek</baslik>
    <metin>Gayrimenkul yatırımında görünenin ötesini görebilmektir asıl kazanç.25 yıllık gazetecilik ve medya tecrübemiz ile son 16 yıllık gayrimenkul profesyonelliğimizle birleştiğinde bize çok önemli bir gerçeği öğrettiğini fark ediyoruz."Büyük fırsatlar, herkes gördükten sonra değil; henüz fark edilmeden önce ortaya çıkar."Bu gerçek her zaman başarının ilk adamıdır.Gazetecilikte haber değeri, gelişmeleri herkesten önce okuyabilmekten gelir. Gayrimenkulde ise gerçek kazanç, değeri henüz oluşmadan görebilmektir. Özellikle arsa, arazi ve tarla yatırımları bu bakış açısının en güçlü karşılığını bulduğu alanların başında gelir.Bugün Türkiye'nin birçok bölgesinde yaşanan değer artışlarının temelinde, geleceği doğru okuyan yatırımcıların zamanında aldığı kararlar bulunmaktadır.Neden toprak?...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/topragin-dilini-okuyabilmek-H1609744.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609739</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lucerne'de konuşulmayan gerçek</baslik>
    <metin>	Lucerne'de yapılan ABD-İran görüşmeleri dışarıdan bakıldığında oldukça sert başladı. Trump'ın açıklamaları, İran heyetine yönelik çıkışlar, Lübnan üzerinden yükselen gerilim ve karşılıklı suçlamalar gündemin ilk sırasına yerleşti. Haber akışı, alışıldık şekilde kriz ve tansiyon üzerinden ilerledi.	 	Fakat bu görüntünün arkasında çoğu kişinin fark etmediği daha sessiz bir gerçek vardı. Uluslararası basında yer alan bilgilere göre, ilk tur görüşmeler yaklaşık 80 dakika sürdü ve bu süre içinde nükleer program hiç gündeme gelmedi.	 	Bu cümle, ilk bakışta sıradan bir diplomatik detay gibi okunabilir. Ancak ABD ile İran ilişkilerinin son yirmi yılı düşünüldüğünde, aslında olağan dışı bir durumla karşı karşıyayız.	 	Çünkü bu iki ülke ne zaman aynı masaya otursa, konuşma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lucernede-konusulmayan-gercek-H1609739.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609701</no>
    <tarih>2026-06-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -4-</baslik>
    <metin>Salabiye konağında bir şahıs İmam Hüseyin'e (a.s.) "Kıyamet günü, herkesi ve topluluğu kendi imam ve önderi ile çağıracağız" mealindeki ayeti sordu. (Isra/71)İmam Hüseyin(a.s.) bu konuda şu cevabı verdi: "Evet, öyle imam ve önderler vardır ki, insanları doğru, saadet ve mutluluğa doğru çağırır; bir grup insanlar da ona olumlu cevap verip itaat ederler. Diğer bir önder de vardır ki, bedbahtlık ve sapıklığa doğru davet eder, diğer bir grup da ona olumlu yanıt verirler. Birinci grup cennete, ikinci grup ise cehenneme gider! İşte bu Allah Teala'nın buyurduğu (bir grup cennettedirler, diğer bir grup da cehennemde) ayetinin diğer bir manasıdır "diye buyurdu.İMAM HÜSEYİN (A.S.) BİLEREK ŞEHADETE GİTTİBazı Sünnî eserlerde İmam Hüseyin'in (a.s.) tüm bu gelişmeleri bildiği hâlde, bilerek ölüme ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-4-H1609701.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609660</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yapay zekada bağımsızlık: Geleceğin gücü kimin elinde olacak?</baslik>
    <metin>Bir ülkenin sırlarını kim korur?	 	Askerler mi?	 	İstihbaratçılar mı?	 	Yoksa milyonlarca satır koddan oluşan yapay zeka sistemleri mi?	 	Bundan birkaç yıl önce bu soru tuhaf karşılanabilirdi. Ancak bugün dünya başka bir yere doğru gidiyor. Artık ülkeler sadece sınırlarını değil, verilerini de korumaya çalışıyor. Sadece topraklarını değil, dijital altyapılarını da güvence altına almak istiyor.	 	Geçtiğimiz günlerde Fransa'dan gelen haber bu değişimi açıkça ortaya koydu. Fransız yönetimi, iç istihbarat alanında kullandığı ABD merkezli bir yazılım şirketiyle olan iş birliğini sonlandırdığını ve yerli bir teknoloji şirketine yöneldiğini açıkladı. Bu kararın teknik yönü tartışılabilir. Ancak asıl önemli olan mesaj şudur: Gelişmiş ülkeler artık kritik tek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yapay-zekada-bagimsizlik-gelecegin-gucu-kimin-elinde-olacak-H1609660.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609656</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>G7 zirvesi ve Mandacılar</baslik>
    <metin>Beyaz Saray'da gerçekleşen tarihi Erdoğan-Trump zirvesinden tam bir gün önce Donald Trump: 'Bundan bıktım, ilişkiler düzeyinde cüretkar bir adım atalım ve ihtiyacı olanı verelim'.Tom Barrack: 'Tamam Sayın Başkan, neye ihtiyacı var?'Donald Trump: 'Meşruiyet'.Barrack, Trump'ın bu cevabının ardından konuşmasına: 'Çok akıllı biri. Mesele sınırlar, S-400 ya da F-16'lar değil. Mesele meşruiyet' dedi.Sayın Erdoğan bu cümlelere sessiz kalırken, muhalefet, "Bir Türk cumhurbaşkanının meşruiyet kaynağı Washington değil, Türk milletidir" diyerek hem iktidarın sessizliğini hem de ABD'nin bu terbiyesizliğini eleştirdi.10 Haziran'da Sayın Erdoğan: "Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin ha...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/g7-zirvesi-ve-mandacilar-H1609656.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609655</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İttifak mı, çatışma mı?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 28.11.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	2000'li yıllarda tanıştığımız Medeniyetler İttifakı Projesi, yeni dünya düzeninde dinlerarası diyalogun hükümetler seviyesindeki devamıdır.	Medeniyetler inanç ile şekillenir ve bu sebeple tarih boyunca medeniyetlerin ittifakı değil, çatışması söz konusu olmuştur.	Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Arap Baharı ile örneklerini gördüğümüz gerçek, İslam dünyası ile Hıristiyan Batının varlık mücadelesidir. Yahudi asıllı ABD'li siyaset bilimci Samuel Huntington'ın 1993'te ortaya attığı Medeniyetler Çatışması tezi de bunu ifade etmişti.	Tez, gelecekteki asıl mücadelelerin din ve kültürler üzerinde olacağı konusunu işlemekte idi. Buna göre bir medeniyetin diğerine karşı çıkması ancak farklı dinlere inanmış ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ittifak-mi-catisma-mi-H1609655.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609652</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ruhban okulu açılırsa, Lozan iptal olur!</baslik>
    <metin>Türk milleti ve devletinin bekasını çok yakından ilgilendiren Ruhban Okulu konusu, Lozan antlaşması açısından kritik konuma sahiptir.Başlığa bakıp da, "yok artık" diyenleri duyar gibiyim.Sarı öküz hikayesini bilirsiniz.Bundan bir şey olmaz denilerek ilk olarak sarı öküz verilmişti ama sonunda nelerin olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz.İşte bu konu da tam olarak böyledir.Lozan görüşmelerinde, belki de Türkiye'de yüzde 99'un bilmediği çok kritik görüşmeler cereyan etmişti.Neydi bu çok önemli görüşmeler derseniz bir iki cümle ile özetleyeyim.Lozan görüşmelerinde Türk heyetine çok şiddetli bir şekilde dayatılan bir mesele vardı.Bu konu, gayr-i müslim azınlıklara sağlanacak imtiyazlar konusuydu.İngiliz ve Fransız delegasyonu dışında halka dağıtılan Lozan kitapçıklarında, 17...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ruhban-okulu-acilirsa-lozan-iptal-olur-H1609652.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609639</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Evin kapısı var, ama eşiği çok yüksek: Depremzede anahtara nasıl uzansın?</baslik>
    <metin>Konut sahibi olmak, bu topraklarda nesillerdir süregelen en büyük "hayal". Ancak artık bu hayal, bir yatırım aracı olmaktan çok öte; depremle birlikte bir hayatta kalma mücadelesine, yeniden tutunma çabasına dönüştü. Evini, eşyasını, anılarını toprağa gömen bir insan için "yuva", dört duvarın ötesinde bir anlam taşıyor.İşte bu yüzden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 64 ilde yaklaşık 20 bin konutu satışa çıkarması, ilk bakışta yaraları saracak bir umut ışığı gibi parladı. İnsanlar, artık boş vaatler değil, bir başlangıç noktası arıyor. Fakat satışa sunulan konutların şartları netleşince, o umut yerini derin bir soru işaretine bıraktı: Bu evler gerçekten depremzedenin yarasına merhem mi, yoksa sadece piyasa koşullarında bir gayrimenkul satışı mı?Ödeme tablolarına bak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/evin-kapisi-var-ama-esigi-cok-yuksek-depremzede-anahtara-nasil-uzansin-H1609639.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609638</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler-3-</baslik>
    <metin>Muaviye'nin niyetinde ve eyleminde, giriştiği savaşlarda gerek Sıffın gerek Cemel vakalarında Allah'ın rızası yoktur. Muaviye'nin esas niyeti İmam Ali'nin hilafetine başkaldırmak ve kendi hilafetini sağlamlaştırmaktır. Bunun için de Müslümanları aldatıp çeşitli bahanelerle birbirine kırdırmıştır. Her iki savaşta dökülen bütün kanların vebali Muaviye'nin ve ona aldananların üzerindedir.Güneş gibi aşikâr bu hadislerde İmam Ali'nin (a.s.) verdiği hak mücadelede bile günümüz Müslümanları, "bizi ilgilendirmeyen tarihte yaşanmış olaylarda taraf olmamak lazım. Muaviye de bir sahabedir" mantığında olup Allah'ın düşmanı Muaviye'ye (r.a.) diyecek kadar yanlış, imandan yoksun bir tavır sergilemeye devam etmektedir. Bu da ayrı bir yanlış, sadece değinip geçeceğiz.İmam Ali'nin (a.s) şehadetinden so...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-3-H1609638.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609600</no>
    <tarih>2026-06-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'da aylardır devam eden askeri hareketlilik, küresel siyaset ve ekonomide taşları yerinden oynatırken, Washington ve Tahran hattında diplomasi tarihine geçecek nitelikte gelişmeler yaşanıyor. 	Bir yanda cephedeki harcamaların Amerikan iç siyasetinde yarattığı bütçe çatlakları, diğer yanda ise liderler düzeyinde ilk kez denenen "dijital diplomasi" yöntemleri, bölgenin geleceğine dair çok bilinmeyenli bir denklemi beraberinde getiriyor. 	Trump yönetiminin ateşkese yönelik hamleleri ile Pentagon'un Kongre'den talep ettiği devasa ek bütçe arasındaki tezatlık ise sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.	Pentagon'un bitmeyen savaş faturası ve Washington'daki bütçe çatlağı	Wall Street Journal'ın (WSJ) aktardığı son bilgilere göre, ABD Savunma Bakanlığı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dijital-mutabakatin-golgesinde-yeni-hamle-hazirliklari-H1609600.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609591</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gerisi size kalmış</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 19.08.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Kurban bayramı öncesi Rusya ve Azerbaycan'dan misafirlerim vardı.	BRICS Ülkeleri İş Geliştirme Merkezi Başkan Vekili Prof. Dr. Vladimir Gorbanovsky; Azeri dostlarım Prof. Dr. Dünyamali Veliyev, Prof. Dr. Ruşen Guliyev, Prof. Dr. Rauf Memmedov ve Prof. Dr. Xosrov Kerimov'la beraber bana iki daveti iletmek için ziyaretimize geldi. 	İlk davet, 27 Şubat 2013'te Rusya Duma'sında yaptığım Milli Ekonomi Modeli sunumum benzeri bir konuşma için Rusya Duma'sına idi.	İkincisi ise Ekim ayında BRICS ülkeleri dönem başkanı Hindistan'a gitmem içindi. Devlet başkanlarının da yer alacağı zirveye katılmam halinde ilk görüşme talebi, BRICS Ülkeleri Enerji Birimi'nden geliyor.	Malum BRICS; Brezilya, Rusya, Hindi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gerisi-size-kalmis-H1609591.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609590</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet refleksi ve ayakta kalmanın sırrı</baslik>
    <metin>Ortadoğu bir kez daha ateş çemberinin içinden geçiyor. İran ile İsrail arasında yaşanan son gelişmeler, bölgede dengelerin yeniden şekillendiğini gösterirken, Türkiye açısından da önemli dersler barındırıyor. Savaşların kazananı olmaz derler. Doğrudur. Ancak savaşlar ve krizler devletlerin gerçek kapasitesini, milletlerin dayanıklılığını ve yönetimlerin vizyonunu ortaya çıkarır.lrm;lrm;Bugün İran örneği bu açıdan dikkatle incelenmelidir. Yıllardır yaptırımlar altında yaşayan, ekonomik baskılarla karşı karşıya kalan ve zaman zaman iç karışıklıklarla mücadele eden İran'ın hâlâ bölgesel bir güç olarak varlığını sürdürebilmesi, devlet mekanizmasını koruyabilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum İran'ın bütün politikalarının doğru olduğu anlamına gelmez. Ancak devletlerin kriz dönemlerinde n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-refleksi-ve-ayakta-kalmanin-sirri-H1609590.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609588</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Gülelçin</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-gulelcin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli (MEM) ve çeşitli konuşmalarına göre, dış borçları tek kalemde ödemenin ve ekonomik bağımsızlığı sağlamanın yöntemi şu temel esaslara dayanmaktadır:		1. Senyoraj Hakkının Kullanılması ve Milli Para		Prof. Dr. Haydar Baş'a göre, mevcut sistemde Türkiye kendi parasını basmak yerine dışarıdan faizle "hard currency" (döviz) borç alarak piyasaya sürmektedir. Bu durum, paranın "milli" değil, yabancı paranın bir tercümesi olmasına neden olmaktadır [5, 7]. Çözüm olarak, devletin anayasal hakkı olan **senyoraj** (para basma geliri) hakkını kullanması gerektiğini savunur. Milli Ekonomi Modeli'nde para, emeğin ve üretimin karşılığı olarak basılır; bu sayede dışarıdan borç almaya gerek kalmadan piyasanın para ihtiyacı karşılanır [1, 3].	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dis-borclarimizi-tek-kalemde-odemenin-yontemi-nedir-H1609588.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609587</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -2-</baslik>
    <metin>Gadir-i Hum denilen yerde irad edilen hutbenin gayesi Cebrail'in ikazını yerine getirmek, Hz. Ali (a.s.)'ın velayetini ilan etmekti. Halkı Ali b. Ebi Talib'e itaate davet etti. Sonra Ali'nin kolunu kaldırdı. Sonra buyurdu ki;"Ben kimin Mevla'sı isem, Ali de onun Mevla'sıdır. Allah'ım! Onu seveni sev, O'na düşman olana düşman ol, O'na yardım edene yardım et, yardım etmeyerek yalnız bırakanı yalnız bırak"Sonra henüz insanlar dağılmamıştı; "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetlerimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim" (Maide/3) ayeti nazil oldu.Bunun üzerine Resülullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Allahuekber! Din kemale erdirildi; nimet tamamlandı. Allah benim risaletime ve Ali'nin velayetine razı oldu"Resülullah Gadir-i Hum hutbesinde, 7 yerde kendisinden sonra...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-2-H1609587.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609566</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar </baslik>
    <metin>	Rusya ile Ukrayna arasında 2022 yılından bu yana devam eden yıpratma savaşı, başkent Moskova'nın kalbine düzenlenen son dönemin en cüretkâr İHA saldırısıyla yepyeni ve tehlikeli bir faza evrildi. 	Ukrayna'nın, Moskova ve çevresine gerçekleştirdiği bu devasa hava operasyonu, Rusya Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre 500'den fazla İHA'nın etkisiz hale getirilmesiyle sonuçlansa da sızmayı başaran unsurlar başkentte ciddi bir panik dalgası yarattı. 	Kremlin'e yakın mesafede bulunan stratejik öneme sahip Moskova Petrol Rafinerisi'nin vurulması, Sheremetyevo Havalimanı'nda uçuşların durdurularak yolcuların tahliye edilmesi ve banliyölerdeki yerleşim yerleri ile bir alışveriş merkezine İHA parçalarının isabet etmesi, savaşın cephe hattından binlerce kilometre uzaktaki sivillerin ve Rus...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kaostan-beslenen-duzen-ve-moskovada-patlayan-ihalar-H1609566.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609541</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Maarif modeli ve yeni anayasa</baslik>
    <metin>Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, 'insan, sorunun çözmedikten sonra hiçbir sorunu çözemezsiniz' demişti.İnsan, sorununu çözemediler ama insanımızı çözdüler. İşte öğretmenler! Gaz ile cop ile susturulmaya çalışılıyor. Yaşananlar akıl almaz boyutta. Hele bir başörtülü öğretmenin, müdahale sırasında polislere yapılan 'başörtülülere dokunmayın' emrini açıklaması, insanımızın nasıl çözüldüğünün itirafıdır.'Okuma oranı arttıkça oy oranımız azalıyor' itirafını da tabloya eklediğimizde tek parti iktidarı milletimizi hem aç hem de cahil bıraktı, diyebiliriz.İnanmayanlar için rakam vereyimÜlkemizde 74 bin okul ve 18 milyon civarı öğrenci var. 1 milyon 200 bini öğretmen olmak üzere yaklaşık 1 buçuk milyon insan bu sektörde çalışıyor.2026 yılı için Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/maarif-modeli-ve-yeni-anayasa-H1609541.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609526</no>
    <tarih>2026-06-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yüz yıl sonrasına bir mektubum var</baslik>
    <metin>	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	Canım torunlarım iyi dinlesin	Tükettik tükendik hep azar azar	Altta dede üstte torun inlesin	 	Öyle böyle değil bin başka çeşit	Yediklerimiz tam bir asra eşit	Böylesini ne İdris gördü ne Şit	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Yedi nesil borca battı biliniz	Yüz yıl geçse doğrulamaz beliniz	Hakkımızda nasıl olur diliniz?	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Bir kadro geldi ki doymak bilmedi	Çığlıklar yükseldi duymak bilmedi	Asla hatır gönül saymak bilmedi	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Sizin hakkınızı yedik yetmedi	Boynunuza borçlar taktık yetmedi	İstikbalinizi yaktık yetmedi	Yüz yıl sonrasına bir mektubum var	 	Gün gelir arşivi açar iseniz	Tar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yuz-yil-sonrasina-bir-mektubum-var-H1609526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609504</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump'ın asıl hamlesi İran mı, Dolar mı?</baslik>
    <metin>G7 Zirvesi'nde yapılan açıklamalar ilk bakışta Orta Doğu'daki gerilime dair sıradan diplomatik çıkışlar gibi görülebilir. Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın aynı gün içinde yaptığı farklı açıklamalar bir araya getirildiğinde ortaya daha geniş bir tablo çıkıyor: İran, İsrail, Lübnan ve Suriye hattı- ve bunların ötesinde küresel finans sisteminin kalbi olan dolar.	 	Trump bir yandan İran'a ait olduğu belirtilen dondurulmuş varlıkların iade edilebileceğini söylerken, diğer yandan bu fonların tutulmasının ABD dolarına zarar verebileceğini ifade etti. Bu yaklaşım, basit bir dış politika kararından çok daha fazlasına işaret ediyor olabilir.	 	Çünkü mesele sadece İran değil. Mesele, dolara duyulan güven.	 	Doların küresel rezerv para birimi olarak gücü yalnızca ABD ekonomis...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trumpin-asil-hamlesi-iran-mi-dolar-mi-H1609504.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609496</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Global güçlerin Türkiye'yi bölme manevraları - II</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 10.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dünkü yazımızda, uluslararası şirketler aracılığıyla ekonomileri ele geçirilen devletlerin aslında, siyasi, sosyal, politik vs. her sahada bağımsızlığını yitirerek, parçalanmaya sürüklendiklerini izah etmiştik.	Ulus-devleti ortadan kaldırmayı planlayan sinsi projeler geçmişte Osmanlı Devleti'nin sonu olmuştur. Zira, I. Dünya Savaşı Osmanlı Devleti'ni parçalamak için yapılmıştır.	Eski ABD Başkanı Clinton'un ifade ettiği şu sözler ise, 21. yüzyıl Türkiye'sini bekleyen aynı akıbetin habercisidir: "20. yüzyıl Osmanlı'nın paylaşım planları ile şekillenmiştir. 21. yüzyıla ise Türkiye'nin geleceği nokta yön verecektir."	Yani, 21. yüzyıl, Türkiye'nin yeni dünya düzenine karşı alacağı tavra göre şekillene...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/global-guclerin-turkiyeyi-bolme-manevralari-ii-H1609496.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609484</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela hakkında bilinmesi gerekenler -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlar!Kerbela hakkında bilinmesi gerekenleri ve Ehl-i Beyt gerçeğini, İmam Ali Aleyhisselamın vasiliğini, nasp edilen halifenin o olduğunu tekrar tekrar gündem edişimize kimse itiraz edip 'geçmişte yaşananları tekrar gündem etmenin ne anlamı var gibi basit sebeplerin arkasına saklanmasın.' Çağın Bilgesi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kurucusu ve eski genel başkanı merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, siyasi ve sosyal söylemlerinde daima adaleti, haklının yanında yer almayı ve haktan yana olmayı ilke edinmiştir.Hak, kavram olarak haklılık gerekçesini ortaya koyar. Hakkın sahibine verilmesi için neyin hak, neyin haksızlık olduğunun da gerçek ölçülere dayandırılması gerekmektedir. Eğer kanunları haksızlık üzerine bina eder de hakkı o çerçevede anlamaya çalışırsanız hakka karş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbela-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-1-H1609484.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609456</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız?</baslik>
    <metin>	Peygamber adalete memur ama sizler adaletten muafsınız öyle mi?	Adalet terazisinin başında bulunanlar, Şura suresinin 15. Ayetini mutlaka ezberlemeli ve günde en az beş-on defa okumalı ve üzerinde tefekkür etmeliler.	"Onun için sen durma, hakka dâvet et ve sana emredildiği tarzda dosdoğru ol, sakın onların keyiflerine uyma ve şöyle de: "Allah hangi kitabı indirmişse ben ona inandım. Hem bana, aranızda adaletle hükmetmem emri verildi. Allah bizim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlerimizin sorumluluğu bize, sizinkilerinki ise size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma sebebi yoktur. Allah hepimizi bir arada toplayacaktır. Hepimiz de O'nun huzuruna götürüleceğiz. "(Şura:15)	Allah, tüm insanlığı irşad etmek için gönderdiği son elçiye, kendi dilinden kendi görevini ilan et...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/terazinin-basindakiler-sizler-adaletten-muaf-misiniz-H1609456.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609446</no>
    <tarih>2026-06-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi</baslik>
    <metin>	Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in sosyal medya üzerinden yaptığı çarpıcı açıklama, dünya siyasi tarihinin en beklenmedik diplomatik hamlelerinden birini açığa çıkardı. 	ABD ve İran, tüm dünyayı etkileyen askeri gerilimi diplomatik bir çözüme kavuşturmak adına, "İslamabad Mutabakat Anlaşması" denilen 14 maddelik bir zaptı elektronik ortamda imzaladı. 	ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın dijital imzalarıyla derhal yürürlüğe giren bu metin, küresel jeopolitikte taşları yerinden oynatacak nitelikte. 	Anlaşmanın ilk somut adımı olarak İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden ticari trafiğe açarken, ABD de bölgedeki deniz ablukasını kaldırma sürecini başlattı. 	İsviçre gibi tarafsız bir ülkede imza töreni düzenlenmemesi ve sürecin tamamen dijital olarak yü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/islamabad-anlasmasi-ve-iranin-buyuk-zaferi-H1609446.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609421</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Global güçlerin Türkiye'yi bölme manevraları - I</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 09.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	"Küreselleşme", yeni dünya düzenine yön veren uluslararası politika olmuştur.	Sömürgecilik zihniyetinin 21. yüzyıla uyarlaması olan bu anlayışta, milli ekonomilere ve ulusal bağımsızlıklara karşı çıkılmaktadır.	Devletleri ayakta tutan 2 temel değer olan bu unsurların ortadan kaldırılması ise günümüzde, uluslararası şirketler aracılığıyla sağlanmaktadır.	Küreselleşmeci ilim adamı John Naisbitt, uluslararası şirketlerin dayatmaları ile, ulusal bağımsızlıkların nasıl sona erdirileceğini şöyle izah etmektedir:	"Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek daha iyi çalıştıklarını gördük. Aynı durum ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir ülke haline getireceksek, parçalar ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/global-guclerin-turkiyeyi-bolme-manevralari-i-H1609421.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609418</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>BOP genişliyor mu?</baslik>
    <metin>Mevzuya içeriden başlayıp genele doğru gidelim.  Bir ara Milli Eğitim Bakanı din, iman, cihan söylemeleriyle gündeme geldi. Okullarda yaşadığımız ve devam eden vahim olaylar neticesinde geri çekildi.Şimdi İçişleri Bakanımız din, iman, cihan söylemleri ile gündemde. Sayın Bakan, Kudüs'e vali olmak istiyormuş.Ardından da: 'Filistin'e olan hassasiyetimizden rahatsızlık duyanlar çıkacaktır.  Kudüs'e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar elbette çıkacaktır' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz' dedi.Kafama takılanlarArz-ı Mevut hezeyanı bugün, dün veya 10 yıl önce ortaya çıkmadı. 2600 yıllık bir hezeyan bu ve bunun gerçekleştirmek için başlatılan projenin adı Büyük Ortad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bop-genisliyor-mu-H1609418.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609368</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela’dan önce, Kerbela’dan sonra Muharrem! -2-</baslik>
    <metin>Kerbela hicret gibi yeni bir dönemdir. Kurallar değişmiştir. Bu durum, eski peygamberin hükmü, yeni peygamber gelince eskinin hükmünün geçerliliğini yitirdiği gibi düşünülmelidir.Peygambere iftira edilen Muharrem'in 10. günü hakkında uydurulan hadislerin peygamber tarafından söylenmesi asla mümkün değildir.Hüseyin (a.s.) doğduğu gün, O'nun şehadet haberini getiren Cebrail ile ağlayan bir Peygamber, 10 Muharrem Aşura günü hakkında bayram gibi uygulamaları emretmez."10 Muharrem'de; sürme çekenin gözü ağrımaz, banyo yapan hastalık görmez, evine 10 eşya alan yoksulluk görmez. O gün yapılan her şeyin bereketle karşılığı verilecek, o gün tatlı aşureler yapın yiyin için, bugünü kutlayın" emirleri, evladının şehit edileceğini bilen bir peygambere atfedilemez.Bunlar, İmam Hüseyin Aleyhiss...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbeladan-once-kerbeladan-sonra-muharrem-2-H1609368.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609360</no>
    <tarih>2026-06-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Raflara ceza, üreticiye baskı</baslik>
    <metin>	Türkiye, yaz aylarının gelmesiyle birlikte mutfağın en temel protein kaynaklarından biri olan beyaz et fiyatlarındaki artışı ve buna bağlı olarak gelişen operasyonları konuşuyor. 	Sektörün devasa 13 firmasına açılan soruşturmalar, adli kontroller, gözaltılar ve son olarak zincir marketlere kesilen 10 milyon lirayı aşkın fahiş fiyat cezaları, ekonomi gündeminin tam ortasına oturdu. 	Hükümetin fahiş fiyat artışlarını engellemek ve tüketiciyi korumak gerekesiyle attığı bu adımlar ilk bakışta olumlu bir refleks gibi görünse de madalyonun diğer yüzü, derin bir yapısal krizin sinyallerini veriyor. 	Sadece etikete bakarak ceza kesmek, adil bir yaklaşım olarak görülmüyor.	Fiyat baskısı ve can yakan maliyet çıkmazı	Bir firmanın ya da esnafın sadece fiyat artışına bakarak onu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/raflara-ceza-ureticiye-baski-H1609360.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609340</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Muhammed Mehdi (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 01.03.2016 tarihli yazısıdır	Bugünkü yazımızda, yeni kaleme aldığımız "İmam Hasan el Askeri ve İmam Muhammed Mehdi" eserimizden, Hz. Mehdi (as) hakkında bilgi verelim istedik.	Hamse-i Ali Aba hadisinde belirtilen beş kişi Ehl-i Beyt'tir. Başta Resul-i Ekrem Efendimiz, Hz. Fatıma annemiz, İmam Ali Efendimiz, İmam Hasan ve İmam Hüseyin efendilerimiz.	Hz. Peygamber (sav), "Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir, O'na binen kurtulur" buyuruyor.	Pak Ehl-i Beyt neslinden ise, kıyamete kadar ümmete önder olacak imamlar gelmiştir.	Resulullah (sav) Ehli Beyt soyundan gelecek imamların isimlerini tek tek buyurmuştur: 	Hz. Peygamberin Miraç günü yaşadıkları ile ilgili uzun bir hadiste şöyle rivayet edilir:	"?Ey Muhammed! Onlar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-muhammed-mehdi-as-H1609340.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609339</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kudüs, Şam ve Bursa</baslik>
    <metin>Tarih 1095. Papa II. Urban: 'Doğu'daki Hıristiyan kardeşlerimizin acil yardıma ihtiyacı var. Türkler ve Araplar, onlara saldırdı, Tanrı'nın krallığının topraklarını işgal etti. O topraklara gidin ve kutsal şehri (Kudüs'ü) o dinsiz soyun elinden söküp alın. Bu savaşa katılanların tüm günahları affolunacaktır. Tanrı böyle istiyor 'sözleri ile ilk Haçlı Seferini başlatmıştı.Yıl 1920. İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon: 'Türkleri, Avrupa'dan tamamen atmalıyız. İstanbul, beş yüz yıldır Hıristiyan dünyasının bağrında bir yara gibi duran bu kozmopolit şehir, gerçek sahiplerine geri dönmelidir' diyordu.Kudüs, Şam ve BursaTarih 1896. Theodor Herzl; 'Filistin'de, Asya'ya karşı Avrupa'nın kalesini, barbarlığa karşı medeniyetin ileri karakolunu oluşturacağız. Bir devlet olarak, Avrupa'nın va...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kudus-sam-ve-bursa-H1609339.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609325</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Merkez Bankası kime hizmet ediyor!</baslik>
    <metin>Bir milletin ve devletin tam bağımsızlığını simgeleyen Merkez Bankaları, tarihte çok önemli görevler üstlenmişlerdir.Ancak söz konusu bizim tarihimiz olduğunda Atatürk dönemi hariç bütün dönemlerde MB, Türk milletinin hizmetinde olmamıştır.Kısa bir tarihi yolculuk yapalım ve anlamaya çalışalım.Osmanlı İmparatorluğu, 1844 yılında "Usulü Cedide Üzere Tashihi Ayar" kararnamesiyle iki metalli bir para sistemi oluşturmuştu.Bu para reformunun sonuç verebilmesi için dış ödemelerinde Osmanlı parasının İngiliz parasına karşı kuru sabit tutmak amacıyla, Galata bankerlerinden Alleon ve Baltazzi ile bir anlaşma yapmıştı.Bu anlaşmaya göre İngiltere ve Fransa'ya yapılacak ödemelerde, bankerler tarafından belli bir ödeme karşılığında kur sabit tutuluyordu.Yani Osmanlı devleti gerek hatalı eko...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/merkez-bankasi-kime-hizmet-ediyor-H1609325.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609324</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kerbela’dan önce, Kerbela’dan sonra Muharrem! -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlarım. Daha önce kaleme aldığımız Muharrem ayı ve Kerbela ile alakalı analizimizi öneminden dolayı tekrar yayımlamayı arzu ettik. Çünkü Müslümanlar arasında sözüm ona fitneye meydan vermemek için dünyanın en korkunç soykırımı görmezden gelinmektedir.Yazı serimiz şöyle olacak: Önce 2 gün muharrem ayına ve Kerbela'ya bakışımızı ortaya koyacağız sonraki seride de "Kerbela Hakkında Bilinmesi Gerekenler" başlığı altında 15-20 gün sürecek analizimizi tekrar yayınlayacağız.Gerektiğinde ulaştığımız yeni bilgilerle analizimizi daha zenginleştirmeyi düşünüyoruz. Bazıları 'geçmişte yaşanan bu olayları tekrar gündem etmenin ne anlamı var?' gibi basit düşüncelere kapılabilir.Ama olaya "iade-i itibar" açısından baktığımız için geçmişte bu görüşleri konuşmaktan yazmaktan çekinenlere ina...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kerbeladan-once-kerbeladan-sonra-muharrem-1-H1609324.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609311</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran mutabakatından Ukrayna masasına</baslik>
    <metin>	İran dosyasında tansiyonun düşmesi, küresel siyasette yeni bir hareket alanı açtı. Bu alanın boşalmasıyla birlikte Washington'un dikkatinin yeniden Ukrayna savaşına yönelmesi tesadüf değil. Büyük güçler aynı anda birden fazla krizi yönetir; biri yavaşladığında diğeri öne çıkar.	 	Ukrayna meselesinde asıl belirleyici konu savaşın bitip bitmeyeceği değil, bitişin hangi siyasi çerçevede gerçekleşeceğidir. Çünkü modern çatışmalarda sonuç, cephede değil masada kalıcı hale gelir.	 	Avrupa açısından bu savaş yalnızca bir güvenlik krizi değil, aynı zamanda kıtanın gelecekteki siyasi ağırlığını belirleyen bir sınav niteliğinde. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin temel endişesi savaşın uzaması kadar, savaş sona erdiğinde oluşacak yeni düzenin dışında kalma ihtimalidir. Daha açık bir if...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iran-mutabakatindan-ukrayna-masasina-H1609311.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609310</no>
    <tarih>2026-06-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi</baslik>
    <metin>	Orta Doğu, tarihin en karmaşık ve dinamik diplomatik hareketliliklerinden birine sahne olurken, eş zamanlı olarak sahada sömürgeci ve yayılmacı politikaların hız kesmeden sürdüğüne tanıklık ediyor. 	ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılmasını ve çatışmaları sonlandırmayı hedefleyen bir mutabakat zaptı gündeme gelse de, bölgedeki kalıcı barış umutları yapısal bir engelle karşı karşıya kalıyor: İsrail'in saldırgan ve yayılmacı tutumu.	Tarihsel süreç ve güncel gelişmeler, masada atılan imzaların ya da varılan mutabakatların, Tel Aviv yönetiminin ideolojik ve teolojik sınır genişletme hedeflerini durdurmaya yetmediğini defalarca kanıtlamıştır. 	İsrail hükümetindeki aşırı sağcı aktörlerin son çıkışları, B...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-bitmeyen-yayilmacilik-stratejisi-H1609310.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609255</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hasan El-Askeri (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 29.02.2016 tarihli yazısıdır	İmam Hasan El-Askeri, nasp edilmiş imamların 11'incisidir.	El-Askeri lakabı, halifenin emriyle Samarra'nın 'Asker' diye bilinen bir mahallesinde mecburi ikamete zorlandığı için mahalleye atfen verilmiştir. El-Hadi, er-Refik, ez-Zeki, en-Naki, Ebu Muhammed, İbnu'r-Rıza da bilinen diğer lakaplarıdır.	İmam Hadi döneminde halife Mütevekkil'in İmam Hadi'den şüphelenerek onu Samarra'ya getirtmesini bir önceki yazımızda belirtmiştik.	Hasan El-Askeri de, 2 ya da 4 yaşındayken babası Ali b. Muhammed el-Hadi ile beraber Samarra'ya sevk edilmiştir. Babası şehit edildiğinde 22 yaşında olan İmam Hasan El-Askeri'nin imamet süresi 6 yıldır. Miladi 874 senesinde şehit edilmiştir. Mübarek kabri, babasının yanı ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-hasan-el-askeri-as-H1609255.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609253</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu savaş bitmez, ta ki!</baslik>
    <metin>İran ile ABD arasında bir mutabakata varıldığı ve dijital imzalar atıldığı haberi üzerine Sayın Cumhurbaşkanımızdan birçok ülke liderine kadar herkes barış vurguları üzerinden tebrik ve iyi niyet mesajları paylaşıyor.Arkadaşlar! Bu savaş bitmez. Çünkü bu savaş ABD (İsrail)-İran Savaşı değildir. Bu savaş, Haçlı-Siyonist zihniyetin ile İslam'ın savaşıdır.Fas'tan İran'a kadar bütün İslam kalelerini ele geçiren Haçlı-Siyonist zihniyet, İran kalesini ele geçiremedi.Yaklaşık 3 buçuk aydır bütün güçleri ile geldiler ama İran kalesine giremediler. Hırçınlaştılar, vahşileştiler. Başta kendi müttefikler olmak üzere bütün dünyayı tehdit ettiler.Ama tehditleri karşılık bulmadı. Çünkü ABD'nin karşısında sadece İran yoktu, insanlık vardı, bizzat Amerikan halkı vardı.Tüm dünya, Trump'ın en az N...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-savas-bitmez-ta-ki-H1609253.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609243</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran'ın gösterdiği gerçek: Güç önce millettir</baslik>
    <metin>	lrm;İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında varılan anlaşma, yalnızca Ortadoğu'nun değil, bütün dünyanın dikkatle takip ettiği bir sürecin son halkası olarak tarihe geçti. Savaşın nasıl başladığı, hangi tarafın ne kadar zarar gördüğü veya hangi diplomatik tavizlerin verildiği elbette uzun yıllar tartışılacaktır. Ancak bugün daha önemli olan soru şudur: Bu süreçten hangi dersler çıkarılacaktır? Dünya devletleri kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirmeler yapacaktır. Fakat Türkiye'nin önünde duran asıl mesele, bu hadiseyi soğukkanlılıkla analiz ederek kendi geleceği adına doğru sonuçlara ulaşabilmesidir.	lrm;lrm;İran örneği bir kez daha göstermiştir ki devletler yalnızca silahla, para ile veya nüfus büyüklüğüyle ayakta kalmazlar. Asıl belirleyici olan; tarih şuuru, devlet gelen...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iranin-gosterdigi-gercek-guc-once-millettir-H1609243.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609237</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası</baslik>
    <metin>	Sarayda, kapı kulları ve mabeyn kâtipleri arasında; 'benim ağam senin ağanı döver' şeklindeki hummalı mücadele günden güne harlanırken sokakta süren ekmek kavgası da tahammül sınırlarını zorlamaktadır.	Saray sakinleri ve saray kabinesi kendi aralarındaki taht kavgalarının şiddetinden olacak ki, halk içinde günden güne şiddetlenen ekmek kavgasını umursamıyorlar ve asla çare bulma, çözüm üretme yoluna gitmiyorlar.	2026 yılının ilk yarısı bitiyor ve Ankara'da hak arayan öğretmenlerin, 'artık bittik tükendik' diye feryat eden öğretmenlerin ve madencilerin haklı çığlıkları kolluk kuvvetlerinin orantısız güç gösterileriyle acımasıza bastırılıyor.	Öğretmenlere meydan dayağı atılarak, öğretmen ve madenci temsilcilerine ters kelepçe takılarak çeyrek asırdan beri sizin döneminizde gır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sarayda-taht-kavgasi-halk-icinde-ekmek-kavgasi-H1609237.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609231</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -7-</baslik>
    <metin>Prof. Dr. Haydar Baş'ın Rahmetenlilalemin eserinden bu konuda derlediğimiz bilgilerin son kısmını da paylaşarak bu makaleyle birlikte reddiyemizi tamamlayalım:Peki, zayıf ve meçhul rivayetlere dayanılarak yapılmak istenen nedir?İslam araştırmacılarına göre Ebu Tâlib'e yapılan bu haksızlığın sebebi, Ben-i Ümeyye'nin Hz. Ali'ye olan düşmanlığıdır. Muhalifleri, Ali'ye (r.a.) dil uzatamayınca babasına saldırma yoluyla Hz. Ali'nin makamına gölge düşürmeye çalışmışlardır.Allah'ın Sevgilisi, Ebu Tâlib'in vefatından üç gün gibi kısa bir süre sonra da hanimi Hz. Hatice'yi kaybetti. Teslimiyeti, itaati muhabbet ve merhametiyle Allah Resulü'nün kalbinde taht kuran Hz. Hatice'yi kaybetmek, Allah Resulü'nü derin bir teessüre boğdu. Ona karşı müstesna bir sevgisi vardı. En büyük destek ve tesellic...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-7-H1609231.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609230</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük’</baslik>
    <metin>BTP lideri Hüseyin Baş'ın bir programda yaptığı konuşmasında, "Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük" şeklindeki vurgusu, zamanlama açısından çok hayati bir hatırlatma olmuştur.Zira bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti düne oranla çok daha güçlü bir askeri yapıya sahip gibi gözükse de, gerek ekonomik açıdan ve gerekse rejim değişikliğine gidiliyor olması bakımında, dünden çok daha zor koşulları barındırmaktadır.Ülkemiz özellikle de iktisadi olarak çok büyük bir krizle karşı karşıya bulunmaktadır.Türkiye bugün dünyada en yüksek faizi ödeyen bir ülke pozisyonundadır.Düyun-ı Umumiye idaresini andıran bir maliye politikası söz konusudur.24 yılın sonunda 598 milyar dolarlık faiz ödemesi yapılmıştır.Aynı yılları kapsayan dönemde, 4.5 trilyon lira vergi toplanmıştır.Şimdi herkes...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhuriyet-giderse-ne-din-kalir-ne-ozgurluk-H1609230.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609220</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Akdeniz'de güç rekabeti büyüyor</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz'de güç dengesi, diplomatik temaslar, savunma iş birlikleri ve ticaret koridorları üzerinden yeniden şekillenen bir görünüm sergilemektedir. Hindistan'ın Avrupa'ya erişim arayışları, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile gelişen temaslar ve Fransa'nın bölgedeki askeri kapasitesi, bu tablo içinde öne çıkan başlıklar arasında değerlendirilmektedir.	 	Hindistan'ın desteklediği Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), resmi olarak bir ticaret ve lojistik projesi olarak tanımlansa da geçtiği güzergahlar nedeniyle stratejik etkiler üretebilecek bir girişim olarak yorumlanmaktadır. Koridor tartışmaları, yalnızca ticaret akışını değil; enerji güvenliği, deniz yollarının kullanımı ve bölgesel etki alanlarını da içeren daha geniş bir çerçevede ele alın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/akdenizde-guc-rekabeti-buyuyor-H1609220.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609213</no>
    <tarih>2026-06-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, makroekonomik verilerin alarm verdiği, mikro düzeyde ise vatandaşın geçim mücadelesinin bir hayatta kalma savaşına dönüştüğü tarihi bir dönemeçten geçiyor. 	Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçları, sadece rakamsal bir bozulmayı değil, aynı zamanda yapısal bir tıkanmayı da gözler önüne seriyor. 	Bütçe gelirlerinin, vergilerdeki fahiş artışlara rağmen geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 azalarak 1 trilyon 86 milyar liraya gerilemesi, harcamaların ise yüzde 27 artışla 1 trilyon 384 milyar liraya ulaşması çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Türkiye ekonomisi bütçede sadece mayıs ayında 298,2 milyar TL, yılın ilk beş ayında ise 1 trilyon 56 milyar TL açık vermiş durumda. 	Bu tablo, ekonomik daralmanın ve vatanda...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/butce-aciklari-faiz-sarmali-ve-kaniksanan-yoksulluk-H1609213.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609159</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hadi (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 26.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların 10'uncusu İmam Hadi'dir.	İmam Hadi, hicri 220 tarihinde Mu'tasım döneminde imamet makamına geçti ve 254 senesinde şehit edildi.	Altı Abbasi halifesini görmüştür.	Bunlardan Halife Mütevekkil dönemi Türklerin yönetim üzerinde söz sahibi oldukları dönemdir.	Mütevekkil, İmam Hüseyin'in kabrinin ve etrafındaki evlerin yıkılmasını emredecek kadar Ehl-i Beyt düşmanıydı.	Mütevekkil'den sonra oğulları Muntasır, Mu'tezz ve Müeyyed'i yerine veliaht bıraktı.	İmam Hadi, halife Mu'tezz döneminde hicri 254 senesinde şehit edildi.	Halife Mütevekkil, İmam Hadi'yi Medine'den aldırıp, Samarra'da hapsettirdi.	244 yılında, yani tahta çıkışından iki yıl sonra, Yahya bin Herse...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-hadi-as-H1609159.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609137</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Haydar Baki</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haydar-baki.jpg</fotograf>    
    <baslik>Muharrem ayı Müslüman âleminin yılbaşı olan ilk ayıdır</baslik>
    <metin>Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) efendimizin yaşadığı hayatı süresince gayrimüslimlere muhalefet etmiştir ve Müslümanların da yaşadıkları hayatlarında gayrimüslimlere muhalefet etmelerini emretmiştir.Muharrem ayı, Müslüman âleminin ilk ayı yani yılbaşıdır. İmam Ali efendimiz; Allah Resulü Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) efendimizin ebedi hayata irtihalinden sonra gayrimüslimlerden farklı olarak Müslüman âleminin yılbaşı gününü, Peygamber efendimizin Mekke'den Medine'ye hicret ettiği günü belirlemiştir.Muharrem kelimesi, temel olarak "yasaklanmış, haram kılınmış, dokunulmaz ve kutsal" anlamlarına gelir. Muharrem ayı, savaşmanın, kan dökmenin ve her türlü zulmün yasaklandığı dört aydan biridir.Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bol...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muharrem-ayi-musluman-aleminin-yilbasi-olan-ilk-ayidir-H1609137.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609132</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? </baslik>
    <metin>	Ortadoğu, 28 Şubat'ta başlayan ve bölgeyi topyekûn bir felaketin eşiğine getiren "Epic Fury" kanlı operasyonunun ardından tarihi bir yol ayrımında.	ABD Başkanı Trump'ın "Anlaşma tamamlandı" sözleriyle duyurduğu ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in arabuluculuğuyla olgunlaşan 14 maddelik ABD-İran mutabakat metni, silahların şimdilik susmasını hedefliyor. 	Ancak sahada akan kan ve taraflardan yükselen intikam çığlıkları, bu hamlenin kalıcı bir barıştan ziyade, tarafların cephane tazelediği kanlı bir "reklam arası" olup olmadığını sorgulatıyor. 	Eğer basın kronolojisine yansıyan bu anlaşma 19 Haziran'da İsviçre'de resmiyete dökülecekse, bu durum Washington'un ilan ettiği savaş hedeflerindeki başarısızlığın net bir tescili olacak.	Washington'un stratejik çöküşü ve Tahran'ın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadoguda-savasa-reklam-arasi-mi-yeni-bir-donem-mi-H1609132.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609111</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel hat üzerinde Türkiye</baslik>
    <metin>	NATO'nun Ankara'da toplanması, sıradan bir diplomatik etkinlik olarak görülemez. Bu tür toplantılar yalnızca güvenlik başlıklarının konuşulduğu masalar değildir. Aynı zamanda güç merkezlerinin birbirini tarttığı, dengelerin yeniden hesaplandığı alanlardır.	 	Ankara'daki toplantıya bu gözle bakıldığında, konuşulan konuların ötesinde daha büyük bir resim ortaya çıkıyor. Karadeniz'den Akdeniz'e, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya uzanan geniş coğrafyada yaşanan her gelişme, Türkiye'nin bulunduğu hattı daha da önemli hale getiriyor.	 	Atlantik sistemi kendisini çoğu zaman ortak güvenlik dili üzerinden anlatır. Ancak uluslararası ilişkiler yalnızca güvenlikten ibaret değildir. Her güvenlik mimarisinin arkasında bir güç anlayışı, bir stratejik öncelik ve bir dünya tasavvuru bulunur. NA...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-hat-uzerinde-turkiye-H1609111.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609086</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasetin filozofu</baslik>
    <metin>Kimden mi bahsediyorum? Kuşkusuz ki yeni dönem ve yeni kuşak siyasetçisi olan Hüseyin Baş'tan bahsediyorum.Hüseyin Baş sıra dışı bir siyasetçi olmanın da ötesinde, sıra dışı bir insan.BTP Genel Başkanı olduğu günden bu tarafa, tıpkı partinin kurucu lideri Haydar Baş gibi çok yeni ve farklı fikirleri ileri sürüyor Hüseyin Baş Bey.Her konuşmasında farklı bir noktayı öne çıkarıyor.En son yaptığı ve şahsen ilgi ile takip ettiğim dikkat çekici konuşması, benimde uzun yıllardan beri üzerinde yoğunlaştığım bir meseleydi aslında.Toplumların yeni fikirlere yelken açamıyor olması veya bu konuda ki dirençleri.Kanıksanmış dogma bilgiler ve bu bilgilerin en doğru hakikatlermiş gibi savunulması.Öğretilmiş çaresizlik karşısında toplumların teslim bayrağını çekmesi.Hüseyin Baş Bey yaptığı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasetin-filozofu-H1609086.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609037</no>
    <tarih>2026-06-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -6-</baslik>
    <metin>Ebu Tâlib'in mü'min olduğu ile ilgili güçlü deliller mevcuttur:1. Ebu Tâlib, Hz. Ali'ye, "Oğlum seçtiğin bu din nedir?" diye sordu. Hz. Ali (r.a.),"Baba, Ben Allah'a ve Resul'üne iman ettim. Peygamberin elçiliğini tasdik ettim. Allah için O'nunla namaz kıldım ve kendisine tâbi oldum" dedi.Ebu Talib ise, kendisine cevaben şöyle buyurdu: "İyi bil ki, Peygamber Seni iyilikten başka bir şeye davet etmemiştir. O halde O'na tâbi ol."2. Şeyh Müfit şöyle demiştir: "Ebu Tâlib'in iman ettiğinin bir delili de oğlu Ali ve Cafer'e Resulüllah'a itaat etmelerini emretmesidir."3. Ebu Tâlib, kardeşi Hamza'ya da Resulüllah'a (s.a.v.) yardım hususunda şöyle buyurdu:"Ey Hamza! Ahmed'in dininde sabırlı olmak gerekir. Bu dine yardımcı ol ki, bu sabır sayesinde tevfik kazansın. Rabbinden hak ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-6-H1609037.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609085</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -5-</baslik>
    <metin>Ebu Tâlib'in Müslüman olarak öldüğü ile ilgili güçlü delillere yer vermeden evvel, vefatına yakın bir zamanda verdiği hutbesini aktaralım.İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyuruyor:"Ebu Tâlib'in vefatı yaklaşınca Kureyş'in büyüklerini toplayarak onlara şu vasiyette bulundu:Ey Kureyşliler, sizler insanlar arasında Allah'ın seçkin kulları, Arab'ın kalbi, yeryüzü ve harem ehli arasında Allah'ın hazinedarlarısınız. Sizin aranızda muktedir bir önder, cesur bir öncü ve eli açık bir bağışlayıcı bulunmaktadır. Sizlere Kâbe'yi tazim etmenizi tavsiye ediyorum ki, bunda Allah'ın rızası, rızkın devamı ve zorluklar karsısında direniş vardır. Sıla-i rahim yapınız. Zira, bu, ölümü erteler ve nüfusu çoğaltır. Zulmetmeyi terk ediniz ki, öncekiler de bu yüzden helak oldular. Davet edene icabet ediniz; hayat ve...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-5-H1609085.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609063</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fakir değiliz, fakir bırakıldık</baslik>
    <metin>Devlet ve millet olarak özetimiz budur. Sayın Erdoğan bir taraftan ihracat rakamları üzerinden ekonomik şahlanış, büyüme cümleleri kurarken diğer taraftan Mehmet Şimşek İran, ABD-İsrail savaşının mazeret göstererek enflasyonu, maliyet patlamasını aklamaya çalışıyor.Sonra bakıyorsun, 'biz, ekonominin kitabını yazdık' diyenler yabancı sermayeye 'gel, gel' çağrısı yapıyor.Ben, ekonominin kitabını filan yazmadım ama ekonominin kitabını okudum. Anladım ki, aldatılmışız.Bu toprakların altında yok, yok. Bu toprakların üstünde de yok, yok. Her şey var ama inkar edilerek, milletten saklanmış.Okuduğum ekonomi kitabının yazarı Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, 'hazine üzerinde oturan dilenci' tabiri ile bu durumumuza dikkat çekmişti.Nasıl dilenci yapıldık?Bakın! İktidar, 'bizim zengin altın ma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fakir-degiliz-fakir-birakildik-H1609063.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609040</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi</baslik>
    <metin>	Türkiye'de milyonlarca çalışan ve emekli için yılın ikinci yarısı, geçim mücadelesinin yeniden şekillendiği kritik bir döneme işaret ediyor. 	Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre Haziran ayı enflasyonunun yüzde 1,36 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tahminin hayat bulması durumunda, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre şekillenecek 6 aylık toplam enflasyon oranı yaklaşık yüzde 18,20 seviyesine ulaşacak. 	Ancak sokaktaki vatandaşın hissettiği ekonomik gerçeklik ile resmi kurumların "sepetleri" arasındaki makas, her geçen gün daha da derinleşiyor. 	Kağıt üzerinde yapılan hesaplamalar, mutfaktaki yangını söndürmek bir yana, çalışanları ve emeklileri açlık sınırının altındaki bir yaşam standardına mahkûm etmeye devam ediyor.	Endekslerin savaşı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gercek-enflasyonun-altinda-ezilen-emekli-ve-isci-H1609040.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1609020</no>
    <tarih>2026-06-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Muhammed Takî (a.s)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 25.02.2016 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt imamlarının dokuzuncusu İmam Muhammed et-Taki'dir.	Allah'tan çok sakındığı, her zaman O'na sığındığı için Taki lakabını almıştır. O'nun El-Murtaza/Beğenilmiş; er-Razi /Hoşnut olan ve el-Cevad /İnsanlara Büyük İyiliklerde ve İhsanda Bulunan anlamında lakapları da vardır.	Çok ibadet eden İmam Cevad'ın iki rekat nafile namaz kıldığında, her rekatında Fatiha suresi ile İhlas suresini yetmiş kere okuduğu rivayet edilir.	Tarihi kaynaklarda İmam Cevad'ın 3 günlük iken konuşarak şehadet getirdiği yazar. İmam, 7 yaşında iken bu vazife ile şereflenmiştir.	Rivayet edilir ki, babasının şehit edilmesinden sonra Ebu Cafer el-Cevad, Resulullah'ın mescidine getirildi. Henüz küçük bir çocuktu. Minb...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-muhammed-taki-as-H1609020.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608991</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut</baslik>
    <metin>Adalet Bakanı müjde verdi: 'Alo adalet' uygulamasını başlatacaklarmış!Neden? Çünkü bu ülkede adalete ulaşılamıyor. Haliyle bari adalet hattımız olsun, diye düşünmüş olabilirler.İlk soruyu tahmin edebiliyorum: Alo, adalet! Hala gözün kapalı mı?Bu kadar istismar edilen, bu kadar dile düşen kör olsa, gözü açılırdı.Yeni Adalet Bakanı, yargının imajını tazelemek için dosyası kapanmış davaları açtı. Tunceli Valisini attılar milletin önüne.Sayın Bakan! Gaffar Okan'ın davasını neden kapattınız? Kırımız bülten kararlarını neden kaldırdınız?Ya Muhsin Yazıcıoğlu davası. Yetkisiz mahkeme ana muhalefet partisi hakkında karar veriyor ama yetkili mahkemeler 19 yıldır Muhsin Yazıcıoğlu davasında peş peşe yetkisizlik kararı verip, başka yerlere gönderiyor. Seçimler, kongreler başlığında tek y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/alo-adalet-ve-arz-i-mevut-H1608991.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608984</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Rıza (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 23.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların sekizincisi İmam Rıza'dır.	Babası İmam Musa Kazım'ın Bağdat zindanında şehit edilmesinin ardından imamet vazifesini üstlenmiş ve 20 yıl bu vazifeyi devam ettirmiştir.	Tarihçi Heysemi, eserinde O'nu anlatırken,  "?çağının en çok ibadet edeni, en âlimi ve en cömerdiydi" demiştir. İmam Rıza, Me'munun veliahtlık teklifini kabule mecbur kalmıştır.	İmam'a, "Ey Resulullah'ın oğlu, neden veliahtlık teklifini kabul ettin?" diye sorulduğunda, buyurdu ki, "Dedem Emir'ül Mü'minin Ali'yi şuraya katılmaya zorlayan nedenlerden dolayı" şeklinde cevap vermişti.	Me'mun, İmam Rıza'ya, "Ben kendimi halifelikten azlederek onu sana teslim edip sonra da sana biat etmeyi düşünüyorum" demişti....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-riza-as-H1608984.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608983</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı</baslik>
    <metin>	Küresel siyasetin merkez üssü olan Orta Doğu, egemen güçlerin kibirli projeksiyonları ile sahadaki tarihsel ve askeri gerçekliklerin çarpıştığı en sert arenadır. Son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle ABD yönetiminin ve Trump'ın İran'a yönelik stratejik yaklaşımlarında nasıl büyük bir tıkanma yaşadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.	"İçerideki" lobilerin, İsrail'in zorlamalarının ve önüne konulan şantaj dosyalarının gölgesinde bir "büyük zafer" hayali kuran Trump, İran'da hiç beklemediği, tamamen kaya gibi sert bir direnç duvarıyla karşılaşmış durumda. 	Tabiri caizse, Washington'ın Orta Doğu'ya dair jeopolitik hard diski bugün ciddi bir "error" (hata) vermektedir. Bu hata, narsisizm ile malul üstten bakışın, binlerce yıllık bir devlet aklına ve diplomasi geleneğine sahip bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/buyuk-zafer-hayali-kuran-trump-iran-duvarina-tosladi-H1608983.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608982</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tek kelime, Irmak Öğretmen öldü!</baslik>
    <metin>Haber bültenleri o bildik, ruhsuz ve mekanik dille son dakikayı geçti: "Öğretmene mobbing uyguladığı iddia edilen müdür görevden alındı."#8203;Ve bitti. Perde kapandı. The End.#8203;Siz öyle sanın. Bir kalemi kırıp, bir koltuğu boşaltıp, bir ismi tabeladan kazıyınca o dosyanın kapandığını sanan o kibirli bürokrasiye, o liyakatsiz çarkın dişlilerine avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum: Olay bitmedi, asıl trajedi şimdi başlıyor!#8203;Çünkü gencecik, 25 yaşında idealist bir fidan, Irmak Ayşe Koparan, artık yok. Sizin o kağıt üzerindeki süslü "idari tasarruflarınız", o "soruşturmanın selameti" adı altındaki hantallığınız, gencecik bir kadının nefesini geri getirmeyecek.#8203;Okul dediğin yer vicdanın, adaletin, merhametin kalesidir. Ama Ağrı'dan yükselen o feryat, okulların nasıl b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tek-kelime-irmak-ogretmen-oldu-H1608982.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608981</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Barış konuşulurken Lübnan'da bombalar </baslik>
    <metin>	ABD ile İran arasında bir anlaşmanın yakın olduğu yönünde peş peşe açıklamalar geliyor. Washington'dan da Tahran'dan da benzer mesajlar yükseliyor. Taraflar ayrıntılar konusunda farklı konuşsa da ilk kez aynı hedefe işaret ediyor: Bir mutabakat mümkün.	 	Tam da bu sırada Lübnan'dan gelen haberler dikkat çekiyor.	 	Ateşkesin yürürlükte olduğu söyleniyor ama hava saldırıları sürüyor. Patlamalar devam ediyor. İnsanlar hala evlerini terk etmek zorunda kalıyor. Bir yanda diplomasi, diğer yanda savaşın dili konuşuluyor.	 	İşte bu yüzden bugün sorulması gereken soru, anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağı değil.	 	Asıl soru şu:	 	Madem taraflar barışa bu kadar yakın, o halde Lübnan semalarında savaş uçakları neden hala eksik olmuyor?	 	Ortadoğu'da ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/baris-konusulurken-lubnanda-bombalar-H1608981.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608980</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Harun Kayacı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/harun-kayaci.jpg</fotograf>    
    <baslik>BTP’ye üye olmanın tam zamanı</baslik>
    <metin>Bir hatırayı aktararak başlamak isterim.Yıl 1934. Şah Pehlevi, Atatürk'e altın kabzalı, ince işlemeli değerli taşlarla donanmış bir kılıç hediye eder.Atatürk, karşılığında bir sigara tablası verir. Pehlevi, kendisininkinin yanında pek sönük kalan bu hediyeyi incelerken Atatürk fark eder ve "Kendi maaşımla aldım" der.Osmanlı Devleti'nin 1854-1876 yılları arasında aldığı ancak ödeyemediği borçlar karşılığında kurulan Düyun-u Umumiye, Osmanlı'nın maliyesine el koymuştu.  Bu süreç Osmanlıyı Sevr anlaşmasına mahkum etmişti.Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk Osmanlı'nın devamı olan Türkiye Cumhuriyeti devletine düşen borcu ödemiştir.Atatürk, dünya ile vedalaşmadan önce subay kılıcının dışında, Atatürk Orman Çiftliği başta olmak üzere her şeyini Türkiye Cumhuriyeti devletine hibe etmi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/btpye-uye-olmanin-tam-zamani-H1608980.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608977</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -4-</baslik>
    <metin>Prof. Dr. Haydar Baş bu konudaki yanılgının sebeplerini kendi eserinde şöyle dile getiriyor.Öncelikle bizim de hataya düşmemize sebep olan asılsız isnatları inceleyelim.1-Ebu Tâlib, ölmek üzere olduğunda, Resulullah yanına giderek, "Ey Amca, 'La ilahe illallah' de ki, Allah nezdinde hüccet olsun' dedi. Orada hazır bulunan Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebi Umeyye,"Ey Ebu Tâlib, sen Abdulmuttalib'in dininden yüz mü çeviriyorsun?" dediler. Ebu Tâlib de bunun üzerine "Ben Abdulmuttalib'in dini üzereyim" dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu;"Ben de nehy edilinceye kadar senin için dua edeceğim."O zaman da şu iki ayet nazil oldu:"Yakınları bile olsa, kendilerine hak açıklandıktan sonra müşrik olanlar için Allah'tan yarlıgama dilenmesi ne Peygamber ve ne de ina...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-4-H1608977.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608941</no>
    <tarih>2026-06-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İktidarın işleri var</baslik>
    <metin>	Yetim yoksul hele durun	İktidarın işleri var	Soruları sonra sorun	İktidarın işleri var	 	Bağrına taş basar ana	Aşkolsun mama alana	Dertlerin hepsi bir yana	İktidarın işleri var	 	Nasıl durursanız durun	İsterseniz yaslı durun	Ama mutlak uslu durun	İktidarın işleri var	 	Dert etmeyin zammı falan	Dünya fani dünya yalan!	Var mı ki dünyada kalan?	İktidarın işleri var	 	Sorma nasıl çarşı-pazar	Sanki değmiş dehşet nazar	Devletlüler kuyu kazar	İktidarın işleri var	 	Sorumluluktan kaçmayın	Dert üretip dert saçmayın	İş aş deyip iş açmayın	İktidarın işleri var	 	Beslenmeyi siz başarın	Barınmayı siz başarın	Bürünmeyi siz başarın	İktidarın işleri var	 	Mertler s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iktidarin-isleri-var-H1608941.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608902</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İngiltere'de ne oluyor?</baslik>
    <metin>	Bir soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: İngiltere aynı anda kaç krizi yönetebilir?	 	Çünkü ortada tek bir sorun yok. Bir dosya kapanmadan diğeri açılıyor. Savunma bütçesi tartışması büyüyor, donanma tarafında kapasite sorgulanıyor, kritik altyapı güvenliği sertleşiyor, siyasi kadro ise sürekli değişim baskısı altında kalıyor. Ve bütün bu parçalar birleşince ortaya tek bir tablo çıkıyor: yük artmış durumda, denge ise giderek inceliyor.	 	Birleşik Krallık içinde iktidarda bulunan İşçi Partisi hükümeti savunma harcamalarını artırma hedefini açıkça dile getiriyor. Başbakan Keir Starmer bu artışı stratejik bir zorunluluk olarak savunsa da asıl sorun şu: Para nereden gelecek?	 	Cevap net değil. Daha da önemlisi, kimse bu cevabı vermek istemiyor gibi görünüyor....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ingilterede-ne-oluyor-H1608902.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608892</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor</baslik>
    <metin>	Hangi ressamın hangi çalışmasından bahsediyorsun diye sormakta haklısınız.	Resim konusunda bir uzmanlığım olmadığı için her hangi bir ressamdan ve resimden söz etmem had bilmezlik olur, bahsedeceğim resim şairin mısralarıyla, çok şaheser dörtlükleriyle çizdiği resim.	Erzurumlu Âşık Reyhani belki yarım asır evvel doğup büyüdüğü Erzurum'u ve çevresini, o diyarda yaşayan insanların yoksulluğunu, çektikleri çile ve meşakkatleri ve her şeye rağmen ellerindeki tek limonu bile komşularıyla paylaşma hassasiyetlerini BU DAĞDA şiiriyle resmetmiş ve zaman dönmüş dolaşmış bu gün o resim tüm ülkenin ortak resmi olmuş.	Açlık sınırının 40, yoksulluk sınırının ise 120 bin TL'ye dayandığı, ovalarında ve yaylalarında hayvan sürülerinin yıldan yıla azaldığı ve etin kilo fiyatının binlerle ifad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-resim-simdilerde-tum-ulkeyi-resmediyor-H1608892.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608888</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Musa Kazım (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 19.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların yedincisi İmam Musa bin Cafer, yani İmam Musa Kazım'dır.	İmam Musa Kazım, İmam Cafer es'Sadık'ın oğlu ve İmam Rıza'nın babasıdır.	Meşhur lakabı Kazım, karşılaştığı eziyetlere ve kötü muameleye rağmen öfkesini yutabilen demektir.	İmam Kazım dört yaşında iken yıkılan Emevi devletinin yerini alan Abbasiler, din kisvesine bürünmüş, hilafeti ellerine geçirmiş ve Ehl-i Beyt soyuna madden ve manen en ağır baskıları yapmaktan geri durmamışlardır.	Ehl-i Beyt'in değişmez kaderi, çile, eziyet ve meşakkat hayatları boyunca onları gölgeleri gibi takip etmiştir.	İmam Musa b. Cafer, ömrünün on yıla yakın bir zamanını hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden atıldığı zindanda geçirmiştir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-musa-kazim-as-H1608888.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608882</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Doğu Akdeniz’de tehlikeli adım: Kıbrıs’ta eski hesaplar, yeni ittifaklar</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz, tarih boyunca jeopolitik güç mücadelelerinin merkez üssü olmuş, enerji kaynaklarının keşfi ve deniz ticaret yollarının stratejik önemiyle günümüzde de küresel güçlerin iştahını kabartmaya devam etmiştir. 	Son olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında imzalanan Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA), adadaki ve bölgedeki hassas dengeleri altüst edecek nitelikte tehlikeli bir hamle olarak karşımıza çıkmaktadır. 	Lefkoşa'da düzenlenen AB Savunma Bakanları Gayriresmi Toplantısı marjında GKRY Savunma Bakanı Vasilis Palmas ve Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin tarafından imzalanan bu anlaşma, Fransız askeri unsurlarının Kıbrıs adasında konuşlanmasının önünü açmaktadır.	Her ne kadar taraflar bu adımı "bölgesel güvenlik ve askeri iş birliği" maskesi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dogu-akdenizde-tehlikeli-adim-kibrista-eski-hesaplar-yeni-ittifaklar-H1608882.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608872</no>
    <tarih>2026-06-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -3-</baslik>
    <metin>Prof. Dr. Haydar Baş Ebu Talip hakkında Azerbaycan'daki tez hocasının tavsiyesi üzerine araştırma yapar ve gerçeğe ulaşınca kendi kitabında daha önce yazdığı bu bölümü kaldırır. İlim ehline yakışan tavır da budur. Ama maalesef bu devirde kendi görüşünün dışında görüş kabul etmeyen gerçekten çok kendi yanlışına delil arayan bir fikir fukaralığı çekilen çağı yaşıyoruz.Bu konudaki gelişmeleri kendi kitabında (Rahmeten Lil Alemin /Prof. Dr. Haydar Baş / 256-275) açıkça beyan etmektedir. Şimdi müsaadelerinizle asıl konumuza girerek Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın kitabından alınan bölümleri aktaralım:HÜZÜN YILI (M.620)Üç senelik ablukadan kurtulmanın sevincini acı olaylar takip etti. Üst üste gelen acı hadiselerin ilki, Hz. Peygamberin dört yaşındaki en büyük oğlu Kasım'ın vefatı old...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-3-H1608872.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608836</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uyan Türkiye’m bölünüyorsun!</baslik>
    <metin>Bir olay meydana geldiğinde, o olayın kimin işine yarayıp yaramadığını çok iyi tahlil ederek konuyu analiz etmek gerekir.Yapılan açıklamaları da aynı kapsamda ele almak icap eder.Kim ne zaman ne demiştir, neden böyle demiştir ve söylenenler kimin menfaatleriyle kesişmiş veya çakışmıştır diye dikkat kesilmek, özellikle de gazeteciler için izlenmesi gereken bir yöntem olmalıdır.Şimdi ne demek istediğimize gelelim.Mutlak Butlan'cı Kemal Bey, geçtiğimiz günlerde çok dikkat çekici ve kendisinden hiçte duymaya alışık olmadığımız türden mesajlar verdi.Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı" sözlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'da, Osmanlı ve devlet geleneğine vurgu yapan bir paylaşım yaptı.Kılıçdaroğlu ne demişti hatırlayalım:"Osmanlı'nın topraklarına bakı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uyan-turkiyem-bolunuyorsun-H1608836.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608831</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor</baslik>
    <metin>İnsanlık aşağılanıyor. Siyasi olarak aşağılanıyor, inanç olarak aşağılanıyor, hak, emek olarak aşağılanıyor, siyasi olarak, ekonomik olarak, kültürel olarak aşağılanıyor.Aşağılayan ABD'dir, küresel Yahudi sermayesidir, Trump'ın hışmımdan korkan devlet başkanları, uluslararası kuruluşları yönetenlerdir.Şimdi sırada spor olarak aşağılanma bölümü var. ABD yine dünyayı aşağılıyor. Ama ses çıkaran yok. 5-10 ülke bir araya gelip 'başlarım senin düzenleyeceğin organizasyona' deyip kupadan çekilme kararı alamıyor.5-10 ülkeden ortak bir duruş olsa ABD diz çökecek. Ama diz çöken hep dünya oluyor.Dünyayı aşağılama kupa organizasyonuABD, turnuvada görev yapacak tarihli ilk Somalili hakem olan ve 2025'te Afrika'da yılın hakemi seçilen Omar Abdulkadir Artan'ı havalimanında 11 saat sorguladıkta...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunya-kupasinda-insanlik-asagilaniyor-H1608831.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608830</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı</baslik>
    <metin>	Hep beraber yaşadığımız son çeyrek asrı lütfen, elinizi vicdanınıza koyarak bu başlık altında inceleyin.	İktidar kazandıkça ülke hep kaybetmiş, ülke kaybettikçe, ülke insanı kaybettikçe iktidar çevreleri sürekli kazanmış, sürekli doldurdukları heybelere yeni yeni heybeler ilave etmişler.	İktidarın yakın çevreleri, gözenin başında bulunanlar katmer katmer, kat kat kalınlaşan lahana misali servetlerini, sermayelerini ve taşınır taşınmaz mülklerini katlamışlar, artırmışlar, tam da bununla ters orantılı olarak ülkenin iç ve dış borçları katlanarak artmış, hem de öyle böyle katlanmak değil, katları sayılamaz hale gelmiş.	Yönetim katındakilerin servetleri artıyor yönettikleri ülkenin ise borçları katlanarak artıyor, yöneticilerin mülkiyetleri artıyor ama ülkenin kaynaklarında gözl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ulkenin-kazanci-ile-iktidarinki-ters-orantili-H1608830.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608827</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Ca'fer (a.s.)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 18.02.2016 tarihli yazısıdır	İmam Muhammed bin Ali'den yani İmam Muhammed Bâkır'dan sonra nasp edilmiş altıncı imam, İmam Ca'fer'dir. Emeviler'in yıkılıp Abbasilerin kurulma dönemine denk gelen imameti, tıpkı ceddi İmam Ali, dedesi İmam Hasan gibi halifeliğin teklifle kendine sunulması hadisesiyle karşılaştı. 	Ancak yarenlerinden değil de dindar gözüken ve Ehl-i Beyt'i kullanmak isteyen Abbasilerin oyununa gelmeyerek onlardan gelen halifelik teklifini yakmıştır.	Hilafetin Allah tarafından kendisine verildiği nasbedilmiş İmam Ca'fer dönemi, babası henüz hayattayken başlattığı Ehl-i Beyt mektebini bir üniversite haline getirildiği üstün ilim çağıdır. Malum, Ehl-i Beyt mektebinin hadis yazan ilk âlimi İmam Ali'dir. Esasen Hz. Ali'n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-cafer-as-H1608827.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608813</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yanlışta ısrar etmek</baslik>
    <metin>'Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.' (Hud, 113)Maalesef yıllardır çeşitli adlarda ve misyonlarda faaliyet gösteren siyasi partilerin iktidar olduktan sonra savundukları ideolojiler ile icraatları farklı olunca halkın şirazesi kaydı.Bu sosyalist dediler, oy verdiler kapitalisten kötü çıktı. Bu milliyetçi dediler, oy verdiler 50 bin insanımızı şehit eden teröristleri baş tacı yaptı, üniter yapıyı neredeyse paramparça yaptı. Bu hocadır dediler, oy verdiler, kadından imam mı olur diyen hoca kadını başına imam yaptı. İsrail'le 12 tane stratejik anlaşmalar imzaladı. Bu dindardır, bir yüzüğü var dediler, ona oy verdiler, milletin neticede bir donu kaldı, ne kadar dinsizlik varsa yaptı. A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yanlista-israr-etmek-H1608813.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608802</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -2-</baslik>
    <metin>Konunun önemini kavrayabilmek için bazı bilgileri aktarmak gerekiyor. Ameli olarak küfrünü ve isyanını açıkça beyan etmeyen birini tekfir etmek, yani onu dinsizlikle suçlamak ilahi sorumlulukları beraberinde getirir. Bu konuda birkaç hadisi şerif paylaşalım:"Bir mü'mini küfür ile itham eden onu öldürmüş gibi olur." (Buharî, Iman 7; Tirmizî, Iman 16)"Bir kimse Müslüman kardeşini tekfir ederse, küfür ikisinden biri üzerine döner."(Müslim, İman 26)"Herhangi bir Müslüman diğer bir Müslümanı tekfir ettiğinde o kâfirse kâfirdir, değilse kendisi kâfir olur." (Ebu Davûd, Sünnet 15)Küfrü sabit olmayan birini tekfir etmek kişinin imanını tehlikeye sokar.Birinin küfrü hakkında uydurulan sözü onun hakkında delil kabul etmek de çok tehlikeli bir ameldir."Bu sözü söyleyen hüküm b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-2-H1608802.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608774</no>
    <tarih>2026-06-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Söylemde nas, eylemde faiz</baslik>
    <metin>	Modern ekonomi yönetimlerinde, siyasi söylemler ile yapısal gerçeklikler arasındaki uçurum büyüdüğünde, toplumsal maliyet katlanarak artar. 	Türkiye, uzun süredir bu uçurumun en derinleştiği dönemlerden birini tecrübe ediyor. 	Bir tarafta en üst düzey siyasi makamlar tarafından faizin "bereketi kaçıran", "haksız kazanca dayalı bir hastalık" olduğu vurgulanıyor ve dini referanslarla (Nas) bu yapı yeriliyor; diğer tarafta ise devletin resmi kurumları ve piyasa dinamikleri, ülkeyi küresel faiz liginin zirvesine taşıyor. 	Söylem düzeyindeki anti-kapitalist ve ahlaki eleştiriler, ne yazık ki somut ve yapısal bir çözüm modeliyle desteklenmediği için köklü bir ekonomik dönüşüm yaratamıyor.	Aksine, ortaya çıkan derin çelişki, hem üreticiyi hem de tasarruf sahibini trajik bir kıs...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/soylemde-nas-eylemde-faiz-H1608774.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608753</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı</baslik>
    <metin>Bu aralar ülkemizde birçok akıl dolaşıyor. Kimisi 'aklı selim' diyor. Kimisi 'Selimin aklı' diyor. Kimisi 'devlet aklı' diyor. Kimisi de 'üst akıl' diyor.Aslında herkes aynı aklı ve bu aklın sahibini kastediyor ama o akıl kimin aklı, sorusunun cevabına kimse yaklaşmıyor!Kim, bu akıl?Sayın Erdoğan'a, 'iktidar için gerekirse papaz elbisesi giyerim, AB'ye Katolik nikahı kıydık' cümlelerini kurduran bu akıl (!) yeri ve zamanı geldi Devlet Bahçeli'ye, bebek katili için 'kurucu önder' tabirini kullandırttı.Şimdi de Bay Kemal'e, Atatürk'ün partisini dile düşüren, aşağılayan cümleler kurduruyor.Son genel seçimlerden sonra yaşadıklarımızı bir düşünün! İçerde ekonomi her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Toplum adeta cinnet geçiriyor. Cinayetler, yolsuzluklar, ahlaksızlıklar patl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-bahceli-ile-bay-kemalin-ust-akli-ayni-H1608753.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608746</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Muhammed Bâkır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 17.02.2016 tarihli yazısıdır	Nasp edilmiş imamların beşincisi İmam Muhammed bin Ali'dir. En bilinen lakabı Bakır'dır. Bakır, 'ilmi yaran' manasına gelmektedir. Onun dönemine kadar büyük baskılar altında gizlice yayılan Ehl-i Beyt ilmi onunla geniş kitlelere ulaşmış ve büyük Ehl-i Beyt mektebi tam manasıyla inşa edilmiştir.	İmam Muhammed, ceddi Resulullah'ın selamına mazhar olmuş büyük bir imamdır.	"İbn Medine'den şöyle aktarılır: "Bakır, daha küçük yaşta iken Cabir, onun yanına gelerek, Resulullah (sav) sana selam söyledi" dedi.	Cabir'e: "Bu nasıl oldu?" diye soruldu. Dedi ki: "Resulullah'ın (sav) yanında oturuyordum. Kucağında Hüseyin (as) vardı ve O'nunla oynuyordu. Buyurdu ki: Ey Cabir! Onun bir oğlu dünyaya gelecek, adı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-muhammed-bakir-H1608746.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608723</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güvenilirliğin temeli tutarlılıktır</baslik>
    <metin>	Son yıllarda dış politika tartışmalarında dikkatimi çeken önemli bir nokta var: Uluslararası hukuk ve kurallara dayalı düzen sık sık vurgulanıyor, ancak aynı zamanda bu kuralların ne kadar tutarlı uygulandığı da daha fazla sorgulanıyor. Bu nedenle Almanya'da açıklanan 2026 Barış Raporu, yalnızca teknik bir akademik çalışma değil, aynı zamanda bu tartışmanın bir parçası olarak da okunabilir.	 	Rapor, günümüz dünyasında giderek daha fazla tartışılan önemli bir soruyu yeniden gündeme taşıyor: Uluslararası hukuk ve ortak kurallar ne kadar güçlü durumda?	 	Son yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve krizler, uluslararası sistemin ciddi bir sınavdan geçtiğini gösteriyor. Devletler güvenlik kaygılarıyla hareket ederken, uluslararası kurumlar ise çatışmaları ön...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guvenilirligin-temeli-tutarliliktir-H1608723.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608695</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Cumhuriyetin vidaları söküldü!</baslik>
    <metin>Rusya'nın ücra bir köyünde, rayların vidalarını sökerken yakalanan bir köylü sorgu odasındaydı.Müfettiş, "Binlerce insanın canına kastettiğinin farkında mısın? Neden söküyorsun o vidaları?" diye sordu.Köylü, "Sadece bir vida beyim... Oltama ağırlık yapması için lazım. Ben kimseye zarar vermem. Hem tüm köy böyle yapar. Bir vidayı sökeriz, birini bırakırız. Fizik dersinde böyle öğrendik, yük dağılır, tren devrilmez" diye yanıt verdi.Müfettiş tekrar sorar, "Delilik bu! Muhtar görmüyor mu bunu?"Köylü, "Görmez olur mu? Karakolun ve kendi evinin kilitlerini bile bu vidalardan yaptırdı. Bedava sonuçta."Müfettiş köylüye farklı bir çözüm yolu gösterir ve sorar: "Peki ya maaşınızı artırsak vazgeçer misiniz bu hırsızlıktan?"Köylünün yanıtı daha da ilginçtir: "Mesele para değil beyim, mese...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cumhuriyetin-vidalari-sokuldu-H1608695.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608691</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -1-</baslik>
    <metin>Değerli dostlarım. Geçtiğimiz günlerde yaşadığım bir olay sebebiyle bu reddiye çalışmasını yapmaya karar verdim.Bir camide vaaz eden hoca; iman etmenin faziletlerini, ameli hataların ne kadar büyük olursa olsun af kapsamına alınacağını beyan eden bir sohbet etti. 'Aslolan son nefeste iman ederek canını teslim etmektir. Bütün ömrünüz sâlih amelle geçse son nefeste iman etmediğiniz taktirde o amellerin hepsi boşa gidecektir.' Şeklinde bir cümle kullandı. Elbette ilahi beyanlar bu doğrultudadır. Buna hiçbir itirazımız yoktur.Sohbetinin sonunda hiç de gerek olmadığı halde örnek olarak Ebu Talib'in iman etmediği hakkında şu ifadeyi kullandı:'Bütün ömrü peygambere hizmetle geçen onu gözünden bile sakınan onun için her türlü fedakarlığa katlanan amcası Ebu Talip son nefesinde peygambe...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebu-talibin-iman-etmedigi-hakkindaki-iddiaya-reddiye-1-H1608691.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608687</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>CHP’de mutlak butlan krizi ve yeni parti denklemi</baslik>
    <metin>	Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), siyaset tarihinin en derin ve en keskin virajlarından birinden geçiyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler, partinin yalnızca bir fikir ayrılığı yaşamadığını, fiilen ve resmen ikiye bölündüğünü gözler önüne seriyor. 	Bu bölünmenin en somut yansıması, parti içinde kendilerini "seçilmişler" ve "atanmışlar" olarak tanımlayan iki yapının karşı karşıya gelmesidir. Özellikle bayramlaşma programlarında ortaya çıkan manzara, bu çift başlılığı ayyuka çıkardı. 	Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu'nun önderliğinde, parti genel merkezinde gerçekleşen ve Özgür Özel kanadı tarafından "bindirilmiş kıtalar" olarak nitelendirilen bir bayramlaşma töreni yapıldı. Katılım oranlarına bakıldığında örgütün yalnızca %1,5'ini temsil eden ve sadece 4 ilçe başkanının iştirak ettiği b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/chpde-mutlak-butlan-krizi-ve-yeni-parti-denklemi-H1608687.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608678</no>
    <tarih>2026-06-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tuhaf zamanlardan geçiyoruz</baslik>
    <metin>	Tuhafiye dükkânında, incik, boncuk, tel, iplik, yazma, yemeni satılması gerekirken, muz kasalarına, domates ve salatalık kasalarına rastlanıyor, tuhaf değil mi?	Tuhaf zamanlardan geçiyoruz.	Aylardır dört duvar arasında, daracık hücrelerde sözde tutuklu yargılanan nice insanlar, nice çoluk-çocuk sahipleri, nice ana-baba kuzuları feryat ediyorlar; 'bizi unuttunuz, hiç bir yerde adımız geçmiyor, iddianamede dahi ismimiz yok, ne ile suçlandığımızı dahi bilmiyoruz, içerde unutulduk'.	Çok tuhaf değil mi?	Tuhaf zamanlardan geçiyoruz.	İktidar partisi vekilleri, sabahın erken saatlerine denk gelen milli maçı izlemek ve gençlere izletmek için camilere dev ekranlar kurma hazırlığında imişler, tuhaf değil mi?	Tuhaf zamanlardan geçiyoruz.	Sayın Cumhurbaşkanı'nın; 'verin b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tuhaf-zamanlardan-geciyoruz-H1608678.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608677</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Tüzel</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-tuzel.jpg</fotograf>    
    <baslik>IMEX Frankfurt 2026 izlenimleri</baslik>
    <metin>	Dünya genelinde kongre, toplantı ve etkinlik (MICE) sektörünün en prestijli buluşma noktası olan IMEX Frankfurt 2026, bu yıl da küresel endüstrinin devlerini bir araya getirdi. 19-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında Messe Frankfurt'ta kapılarını açan ve 100'den fazla ülkeden binlerce profesyoneli ağırlayan fuarda, destinasyonlar arası küresel rekabet zirve noktasına ulaştı.	Bu dev organizasyona, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Sayın Dr. Yüksel Türemez ile birlikte katılım sağladık. Havalimanına adım attığımız andan itibaren her detayı "IMEX" tabelalarıyla kusursuzca planlanan bu etkinlik, başarılı bir ev sahipliğinin nasıl olması gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi. Tüm dünya kentleri kendi bölgelerine uluslararası kongreleri kazandırmak için yoğun bir diplomasi yürütürken bizler de ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imex-frankfurt-2026-izlenimleri-H1608677.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608654</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hükümet, kendini de inkar ediyor</baslik>
    <metin>23 yıl geçmiş! Erdoğan'ın yönettiği ülkemiz yüksek faizde dünyada hiç 6'cı olmadı. Hep ilk beş içinde oldu. Son 2 yıldır ise zirveyi zorluyor. Savaştaki ülkelerde bile faiz tek haneli, bizde ise hep çift haneli.Neden, sorusunun cevabı nettir: Bu iktidar hem kendisine hem dini ve milli değerlerine hem de insanımıza karşı samimi olmadı.Baksanıza! İş adamlarına 'faiz bir dünya gerçeğidir, bul etmeliyiz' diyenler, batıya-ABD'ye, 'serbest piyasa (kapitalizm) ekonomisinden taviz vermemiz söz konusu değil' derken Müslüman Türk Milletinin karşısına ayet ve hadislerle çıkıyorlar.Daha dün 'Ayet ve hadislerin olduğu yerde sana bana laf düşmez' diyenler bugün 'faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz' diyor.Kim yöneti...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hukumet-kendini-de-inkar-ediyor-H1608654.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608648</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Zeynelabidin</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 16.02.2016 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt imamlarının 4'üncüsü İmam Ali bin Hüseyin'dir. İbadet edenlerin süsü anlamına gelen Zeynelabidin ve çok secde eden anlamına gelen Seccad lakapları onu anlatır. 	Bir gün ve gecede 1000 rekât namaz kılan büyük İmam, alnında yaptığı secdelerin eseri olan nasırları her sene kesmek zorunda kalacaktır. 	Bir imamdan diğerine geçen vasiyet, şehitlerin efendisi İmam Hüseyin'den İmam Zeynelabidin'e geçtiğinde kendiyle ilgili mührü kaldırdı ve okudu: "Başını eğ ve sus. Evinden çıkma ve ölüm gelinceye kadar Allah'a ibadet et."	İmam Zeynelabidin'in hayatı incelendiğinde bu vasiyete uyduğu için, açık kıyam yolunu değil de dua ve nasihatler ile halkı irşad ettiği göreceksiniz. 	Mübarek babası ile...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-zeynelabidin-H1608648.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608637</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz’de kilitlenen dünya ekonomisi</baslik>
    <metin>	Jeopolitik krizlerin küresel sistemi nasıl bir varoluş mücadelesine sürüklediği, bugün Orta Doğu'da yaşanan sıcak gelişmelerle bir kez daha kanıtlanıyor. 	İran'ın elindeki en büyük kozlar olan Hürmüz Boğazı ve Babülmendep, artık sadece bölgesel birer geçiş noktası değil; küresel ekonominin şah damarı konumunda. 	Yaşanan ağır saldırıların ardından adeta bir "varlık-yokluk" savaşı veren Tahran yönetimi, normal şartlarda masaya sürmeyeceği bu stratejik kozları devreye sokuyor. 	Bu hamlenin dünyaya verdiği mesaj ise oldukça net ve sarsıcı: "Beni yakarsanız, bütün dünya bunun zararını görür." 	Küresel piyasalar, ABD-İsrail ikilisinin kendi menfaatleri doğrultusunda hukuksuzca başlattıkları bu gerilimin oluşturduğu büyük bir daralma tehlikesiyle karşı karşıya.	Nükleerde "c...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuzde-kilitlenen-dunya-ekonomisi-H1608637.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608613</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Namazda huşû ve gafletten kurtuluş -2-</baslik>
    <metin>Arif bir hükümdara "namazda huşûyu nasıl yakalarız?" diye sorarlar. O da:"Getirin, bu adama ağzına kadar doldurulmuş bir tuluk zeytinyağı verin. Birkaç asker verip, şehrin sokaklarını dolaştırın. Eğer bir damla yağı yere dökerse, başını vurun" der. Hikmetini anlamazlar ama mutlaka arif hükümdar bir şeyler öğretecek diye, dediğini yapmağa koyulurlar. Adamcağız denildiği şekilde gönderilir. Bir süre sonra adam salimen döner. Arif: "Anlat bakalım şehrin sokaklarında neler gördün?" Adam cevap verir: "Ben tuluktaki zeytinyağından başka hiçbir şey görmedim." Arif tekrar sorar: "Ama nasıl olur, falan yerde düğün dernek vardı; davullar zurnalar çalıyordu nasıl görmez, nasıl duymazsın?" Adam, "Aman efendim bana öyle bir dert verdiniz ki başımın kesilme korkusundan başka bir şey ne duydu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/namazda-husu-ve-gafletten-kurtulus-2-H1608613.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608608</no>
    <tarih>2026-06-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milletin gündemi CHP değil, geçimdir</baslik>
    <metin>Türkiye günlerdir aynı tartışmayı izliyor. Televizyon ekranlarında, gazete manşetlerinde, sosyal medya yayınlarında sürekli CHP konuşuluyor. Yarın ne olacak, kim konuşacak, kim gelecek, kim gidecek, hangi grup üstün gelecek, hangi isim öne çıkacak...Sanki Türkiye'nin başka meselesi yokmuş gibi. Sanki bu ülkede geçim sıkıntısı yaşanmıyormuş gibi. Sanki emekli ay sonunu getirebiliyormuş gibi. Sanki gençler evlenebiliyormuş, evlenenler rahatça geçinebiliyormuş gibi. Sanki üretici üretmekten, sanayici yatırım yapmaktan, esnaf dükkânını açık tutmaktan memnunmuş gibi. Oysa milletin gündemi bambaşkadır.Bugün siyasetin önüne konulan gündem ile milletin yaşadığı gerçekler arasında büyük bir uçurum vardır. Toplumun önüne sürekli CHP merkezli bir tartışma konulurken fark ettirilmek istenmeyen bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milletin-gundemi-chp-degil-gecimdir-H1608608.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608554</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Şehitlerin efendisi İmam Hüseyin</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 11.02.2016 tarihli yazısıdır	Ehl-i Beyt imamlarının üçüncüsü, şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin'dir.	Hz. Peygamber'in, 'eti benim etimdendir' dediği mübarek insan?	Cennet gençlerinin efendilerinden olan Hz. Hüseyin, halifeye karşı silahlı kıyamı başlatan ilk imamdır.	Yezid'in halife olduğu dönem 'şarap içen, maymunlarla arkadaşlık eden, erkek ve kadınlarla zina yapan ve bu halini halktan gizlemeyen' bir kişinin dönemiydi. Sünnet artık tamamen terk edilmiş, Kuran'dan sapmalar gözle görülür icraatlara dönüşmüştü.	Bu şartlardan rahatsız olan Kufeliler kendilerinin halifesiz kaldıklarını binlerce mektupla Hz. Hüseyin'e bildirdiler. Mektupların sayısı 15 bine ulaştığında halife makamına geçmek için adım atmak halka karşı mesuli...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sehitlerin-efendisi-imam-huseyin-H1608554.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608551</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek?</baslik>
    <metin>	Zerre kadar vicdan sahibi olan hemen herkes kabul eder ki, ülkenin asıl gündemi açlık, yokluk, yoksulluk.	Artık saklanamaz bir gerçek ki, enflasyonda dünya şampiyonluğuna doğru hızla koşuyoruz, enflasyonda ve hayat pahalılığında ilk beşlerdeyiz.	Ülkenin, emekçinin ve emeklinin, köylünün ve çiftçinin emeğini ve alın terini faiz baronlarına aktaran bir ülke halindeyiz, üstelik 'faizin olduğu yerde bereketin olamayacağını' bilen en tepe yöneticilerimiz olduğu halde.	İçerde ve dışarda, yerli ve yabancı tüm vicdanlı ve tarafsız araştırmacılar ve anketçilerin çalışmaları gösteriyor ki, nüfus artışı durmuş vaziyette, gençler evlenmeyi ve ev kurmayı hayal bile edemez duruma düşmüşler, mevcut genç nüfusun ise gözü dışarda, nasıl bir yol bulup ta kapağı bir Avrupa ülkesine atabiliriz ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iktidar-dedikodu-ile-besleniyor-da-yoksullar-ne-ile-beslenecek-H1608551.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608539</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ermenistan seçmeni Paşinyan'ı değil, yeni bir yönü onayladı</baslik>
    <metin>	Ermenistan'da yapılan parlamento seçimleri, yalnızca bir iktidarın devam edip etmeyeceğini belirleyen sıradan bir seçim olmadı. Sandıktan çıkan sonuçlar, aynı zamanda ülkenin dış politikada hangi istikamete yönelmek istediğine dair önemli mesajlar verdi. Başbakan Nikol Paşinyan'ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi'nin oyların yaklaşık yarısını alarak seçimi açık ara önde tamamlaması, seçmenin mevcut yönetime yeniden yetki verdiğini gösteriyor. Ancak bu sonuç sadece Paşinyan'ın kişisel başarısı olarak okunmamalı. Daha önemli olan, Ermenistan halkının önemli bir bölümünün ülkenin geleceği konusunda farklı bir yol denemeye hazır olduğunu göstermesidir.	 	Son yıllar Ermenistan açısından oldukça sarsıcı geçti. Dağlık Karabağ'ın kaybedilmesi, bölgedeki Ermeni nüfusun yer değiştirm...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ermenistan-secmeni-pasinyani-degil-yeni-bir-yonu-onayladi-H1608539.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608538</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İsrail’in saldırıları ABD’den bağımsız olamaz!</baslik>
    <metin>	Ortadoğu, küresel siyasetin en kırılgan fay hatlarından biri olarak bir kez daha namluların gölgesinde büyük bir tırmanışa sahne oluyor. 	İsrail'in, var olan ateşkes mutabakatına rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesini hava saldırılarıyla vurması, bölgedeki dengeleri kökünden sarstı. 	Bu hamleye yanıt gecikmedi ve İran, İsrail topraklarına yönelik üç dalga halinde balistik füze saldırısı başlattı. İsrail genelinde sirenlerin çalmasına neden olan bu gelişme, bölgenin topyekûn bir savaşın eşiğinde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 	Ancak askeri hareketliliğin ötesinde, arka planda yürütülen asimetrik diplomasi ve Washington'ın sergilediği ikircikli tutum, yaşanan krizin asıl şifrelerini barındırıyor.	Vitrinde müzakere, perde arkasında saldırılara yeşil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/israilin-saldirilari-abdden-bagimsiz-olamaz-H1608538.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608497</no>
    <tarih>2026-06-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Namazda huşû ve gafletten kurtuluş -1-</baslik>
    <metin>Yüce Allah Kur'an'da namazla ilgili olarak Ankebut suresi 29. ayette şöyle buyurmuştur:  "Namazı kıl! Muhakkak ki namaz, (insanları) fenalıklardan ve kötülüklerden alıkoyar." Namaz kılanlar kıldıkları namazdan istenilen lezzeti alamadıklarını sürekli dile getirirler. Lezzet alamama onları bazen farz olan bu ibadeti terk etmeye kadar götürmektedir.Namaz kılan insanın kıldığı namazdan lezzet almasına da huşû diyebiliriz.  Abdullah İbn Abbâs da namazdaki huşu ile alakalı şöyle buyurmuştur. "Huzur ve huşû ile kılınan iki rekât namaz, gâfil (Allah-ü Teâlâ'yı unutmuş) bir kalb ile akşamdan sabaha kadar kılınan namazdan hayırlıdır." Şimdi huşu kelimesinin sözlük anlamını ortaya koyalım dilerseniz. Huşu demek: Tevazu, alçak gönüllülük, Hakk'a boyun eğmek, korku ve sevgiden meydana ge...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/namazda-husu-ve-gafletten-kurtulus-1-H1608497.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608462</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Resmi verilerle fakirleşen bir millet ve çıkış yolu</baslik>
    <metin>	Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mayıs ayına ilişkin tüketici fiyat endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi rakamlara göre, Mayıs ayında enflasyon aylık bazda yüzde 1,71, yıllık bazda ise yüzde 32,61 olarak gerçekleşti. 	Bu veriler yalnızca makroekonomik birer gösterge olmaktan öte, yılda iki kez maaş zammı alan milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi ile memurun Temmuz ayında elde edeceği gelir artışını doğrudan belirleyen yasal birer parametredir. 	Nitekim Mayıs ayı verisiyle birlikte, emeklilerin ilk beş ay itibarıyla garanti altına aldığı zam oranı yüzde 16,61 olarak kesinleşti.	Ancak madalyonun diğer yüzünde, bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) hesaplamaları yer alıyor. 	ENAG'a göre ise Mayıs ayında fiyatlar bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/resmi-verilerle-fakirlesen-bir-millet-ve-cikis-yolu-H1608462.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608461</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sayın Erdoğan ‘İşçi Ahmet’i’ hatırlar mı?</baslik>
    <metin>Hem de iki Ahmet. Birisi Almanya'daki işsiz Ahmet diğeri Türkiye'de çalışan Ahmet.1989 yılında. Sayın Erdoğan, Refah Partisi İstanbul İl Başkanıydı ve bir konuşmasında:"Almanya'daki çalışmayan işçi Ahmet, Türkiye'deki çalışan işçi Ahmet'ten aylık geliri itibariyle, çocuk paralarını katmıyorum, dikkat edin 1280 kere daha fazla huzur içinde, refah içinde yaşıyor' diyordu.'Saf olma kardeşim! Ekonomide kaide alım gücüyle ölçülür'Bir vatandaş kalkıp RP'nin İstanbul İl Başkanı Erdoğan'a, 'benzin Türkiye'de, Almanya'dan daha ucuz' hatırlatması yapıyordu.Bu çıkışa Sayın Erdoğan tarihi bir cevap veriyordu:'Ama benim saf kardeşim de diyor ki, doğru ya hakikaten Almanya'da 1 mark. 1 mark kaç para şimdi 1200 lira. E! Bizde benzin 1125 lira. Bak bizde benzin daha ucuz. Saf olma,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sayin-erdogan-isci-ahmeti-hatirlar-mi-H1608461.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608457</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Hasan dönemi bugüne ne kadar da benziyor</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 10.02.2016 tarihli yazısıdır	Tarih gerçekten tekerrürden ibaret?	Dün basit bir menfaat ve dünyalık için Hakk'ı ve doğruyu terk edenlere, bugün de sayısız örnekler eklenebilir.	Tarihte hangi şartta olursa olsun, hangi tehditle karşılaşırsa karşılaşsın helal ve haram sınırlarını terk etmeyenler vardı, bugün de her şartta helali helal, haramı haram bilen ve karıştırmayanlar mevcuttur.	Dün, "İmam Ali Efendimizin Allah'ın emri ve Resulullah'ın nasbı ile halife ilan edilmesine rağmen Hz. Peygamber'in naaşı henüz ortadayken rey ile hilafetin başkasına devredilmesini" yazdık.	Bugün İmam Hasan Efendimizin dönemini kaleme alacağız. Yarın İmam Hüseyin'den bahsedeceğiz.	İmam Ali, Hz. Ebubekir halife olduktan sonra, geceleri hanı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-hasan-donemi-bugune-ne-kadar-da-benziyor-H1608457.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608439</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli olmak</baslik>
    <metin>	İlginç ve zor günlerden geçiyoruz. İktidarda, muhalefette karşılıklı suçlama ve iddialarını sürdürüyorlar. Bir tarafta parti içi çekişmeleri ile CHP ön planda, öte yanda rejime yönelik muhalefet tartışmaları- Gerçek gündemde Halkın istek ve ihtiyaçları çığ gibi büyüyor. Temcit pilavı gibi haberlerin tekrarlanıp durması, bu sabah acaba kime operasyon düzenlendi beklentileri  herkesi sıkmış ve tedirgin etmiş durumda.  Televizyonlarda ise kadın programları ve eski diziler gerçek gündemi örtmeye çalışıyor. Halk; yanlı haberleri izlemekten bıkmış durumda. 	Maalesef ne iktidar, ne de muhalefet bu kör dövüşünden bir sonuç çıkaramıyor. 	***   	Uzun bir süredir zamanımın büyük bölümünü "Milli Olma" ve "Milliyetçi" olma kavramlarına ayırdım. Özellikle kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk'ü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-olmak-H1608439.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608436</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Nerede ne varsa</baslik>
    <metin>	Susuzluktan yanmış bir fil misali	Nerede ne varsa hortumlamışlar	Gezin araştırın yoktur emsali	Nerede ne varsa hortumlamışlar	 	Yoksul sofrasından zeytin peyniri	Çoluk çocuk kalmış kemikle deri	Her çeşit çalmanın olmuşlar piri	Nerede ne varsa hortumlamışlar	 	Nitelikli talan en bildikleri	Çok kuyruklu yalan en bildikleri	Dört yana gökdelen en bildikleri	Nerede ne varsa hortumlamışlar	 	Yağmacılık olmuş en gözde bir iş	Bilmem nerde durur bu deli gidiş	Görülmemiş çapta korkunç yok ediş	Nerede ne varsa hortumlamışlar	 	Ormanlarda talan hesapsız çapta	Hiç bir isabet yok hiç bir hesapta	Denizde karada her bir etapta	Nerede ne varsa hortumlamışlar	 	Karaca baktıkça yüreği yanar	Her yanda bi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nerede-ne-varsa-H1608436.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608425</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Arşivlerden günümüze uzanan bir tarih hazinesi</baslik>
    <metin>Türk Tarih Kurumu son yıllarda sessiz fakat son derece kıymetli bir kültür hizmeti yürütüyor. Belki de bu hizmetin en güzel tarafı, yalnızca akademisyenlere değil, tarih meraklısı her vatandaşa hitap etmesi. Kurumun "e-kitap" uygulaması sayesinde yüzlerce eser ücretsiz olarak okuyucuların erişimine açılıyor. Adeta "Her Eve Bir Tarih Kitabı" anlayışıyla yürütülen bu çalışma, tarih bilgisinin toplumla buluşturulması açısından örnek bir hizmet niteliği taşıyor.Bu yayınlar arasında, Türk Tarih Kurumu tarafından Ankara'da (2026) basılarak yakın zamanda okuyucuların istifadesine sunulan iki eser; özellikle Cumhuriyet Tarihi ve Türk dış politikası araştırmacıları için dikkat çekiyor: İngiltere'nin Yunanistan Yıllık Raporları Cilt I: Balkan Savaşları ve Öncesi (1906-1913) ve İngiltere'nin Yunani...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/arsivlerden-gunumuze-uzanan-bir-tarih-hazinesi-H1608425.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608419</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>AK Parti iktidar olursa faizi indirecek!</baslik>
    <metin>	Ah be dostlar keşke bu ülkede AK Parti iktidar olsa da, şu faiz illetinden milletimizi soyulmaktan kurtarsa!		Bir türlü iktidar olamıyor!		Tam iktidar olacakken, şak diye CHP önüne çıkıyor.		Yeter artık! Bu millet CHP iktidarının uygulamalarından ve yüksek faiz belasından illallah dedi!		Necip Türk milleti ne edip edip, AK Parti'yi iktidara taşıması lazımdır.		Bakınız muhalefet lideri Sn. Erdoğan, en son katıldığı 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde, "Faizin olduğu yerde bereket olmaz" ifadelerini kullandı ve mevcut kapitalist sistemin ve sömürü düzeninin mutlaka değişmesi gerektiğini vurguladı.		İnanın sevinçten havalara uçtum.		İşte Türkiye'nin önünü açacak lider bu dedim.		Sevgili Erdoğan İktidar olduklarında faizi indireceklerini ve hat...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ak-parti-iktidar-olursa-faizi-indirecek-H1608419.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608415</no>
    <tarih>2026-06-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Namaz: Dinin direği ve manevi tedavinin başlangıcıdır-2-</baslik>
    <metin>Hz. Peygamber (s.a.a.), beş vakit namazın insan üzerindeki arındırıcı etkisini şu misalle anlatır:"Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde her gün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı?" Sahâbe, "Bu hâl onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz" deyince, Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "İşte beş vakit namazın misali budur; Allah onlar sayesinde hataları siler." (Kütüb-i Sitte, 2293)Buradaki teşbih, namazın yalnızca bir ritüel değil, insanın manevi kirlerini temizleyen sürekli bir arınma olduğunu göstermektedir.Sabah namazı ve ruh hâlinin inşasıÖzellikle sabah namazı konusunda birçok kişi uyku düzensizliği, gaflet veya tembellik sebebiyle vakti kaçırmaktadır. Resûlullah (s.a.a.) bu durumun ruh hâli üzerindeki etkisini şöyle ifade eder:"Biriniz uyu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/namaz-dinin-diregi-ve-manevi-tedavinin-baslangicidir-2-H1608415.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608406</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Taksitli memleket: Satılan taşınmazlar, ertelenen borçlar ve kâğıt üzerindeki refah</baslik>
    <metin>Ödeyemiyorsan ertele, alamıyorsan taksit yap, yetişmiyorsa vadeyi uzat.Eskiden insanlar ev almak için borçlanırdı. Şimdi borçları ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor. Aradaki fark küçük görünse de aslında bir ülkenin ekonomik fotoğrafını anlatmaya yetiyor.Son açıklanan düzenlemelere bakınca ortaya çıkan tablo netleşiyor. Kamu taşınmazları taksitle satılacak. Peşinat yüzde 25, kalan borç vadeli, üstelik faizli. Vergi borçları yapılandırılıyor. SGK borçları için uzun vadeler konuşuluyor. Krediler yeniden düzenleniyor. Konut kampanyaları hazırlanıyor.Bir soru sormak gerekiyor:Ekonomi gerçekten güçleniyor mu, yoksa sadece ödeme tarihi mi ileri alınıyor?Çünkü bugün yaşanan şey ekonomik büyüme değil, ekonomik erteleme.Devlet satıyor, vatandaş borçlanıyor, işletme yapılandırıyor, ban...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/taksitli-memleket-satilan-tasinmazlar-ertelenen-borclar-ve-kagit-uzerindeki-refah-H1608406.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608405</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD neden kazanamadı?</baslik>
    <metin>ABD ve İsrail geçtiğimiz Haziran'da başlattıkları savaşta İran'ı direk olarak yeneceklerini düşünüyorlardı. Başaramadılar.Yaklaşık 7 ay sonra bildik taktiği saha sürdüler. Neydi o taktik? İçerdeki işbirlikçileri ve özgürlük, huzur, demokrasi sözcükleriyle halk ile yönetim karşı karşıya getirmek. İran devleti buna da müsaade etmedi.ABD ve İsrail 28 Şubat itibarı ile yeniden saldırdı. Savaşın ilk gününde ilkokul çocuklarını katlederek yeniden halk ile yönetimi karşı karşıya getirmek istedi. Ardından Ali Hamaney başta olmak üzere ordu komutanlarını, önde gelen siyasileri şehit ettiler. İran halkı dağılmak yerine kenetlendi.ABD ve İsrail 42 gün boyunca bomba yağdırdı. İran misliyle karşılık verdi. İsrail halkı sığınaklarda yaşamaya mahkum oldu. ABD ise 'yenilmezlik' unvanını kaybetti. Av...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-neden-kazanamadi-H1608405.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608401</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Namaz: Dinin direği ve manevi tedavinin başlangıcıdır-1-</baslik>
    <metin>Alemlerin Efendisi Hazreti Muhammed'in (s.a.a.) "Namaz benim gözümün nurudur" diye övdüğü namaz, dinin direği mesabesinde ve ebedî kurtuluşun vesilesidir. Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) tarafından "gözümün nuru" diye tavsif edilen, "dinin direği" olarak nitelenen ve ebedî kurtuluşun reçetesi olan namaz, İslam'ın beş şartından biridir. Buna rağmen, Müslüman olduğunu söyleyen bazı kimseler tarafından dahi "Bir gün kılarım" veya "Daha erken" gibi bahanelerle ihmal edilebilmektedir.İbadet, Kulluğun ŞahididirMüslümanlık iddiasında bulunan herkes, mensubu olduğu dinin gereklerini yerine getirmekle mükelleftir. Bir kimsenin mensubiyetindeki samimiyet, o işe verdiği değer ve gösterdiği gayretle ölçülür. Nasıl ki bir işte çalıştığınız kadar ücret alırsınız; benzer şekilde kulluk iddi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/namaz-dinin-diregi-ve-manevi-tedavinin-baslangicidir-1-H1608401.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608399</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gadir-i Hum ve İslam dünyasının kayıp hafızası #8206;</baslik>
    <metin>Bazı gerçekler vardır ki insan onları öğrendiğinde sadece yeni bir bilgi edinmiş olmaz; aynı zamanda kendisine yıllarca anlatılmayan bir hakikatin farkına varır. Gadir-i Hum da böyledir.lrm;Bugün Türkiye'de orta yaşın üzerindeki milyonlarca insana sorulsa, çocukluklarında, gençliklerinde veya eğitim hayatlarında Gadir-i Hum Bayramı'nı duyup duymadıkları sorulsa, büyük çoğunluğu aynı cevabı verecektir: "Hayır."lrm;Camilerde büyüyenler, Kur'an kurslarına gidenler, İmam hatiplerde okuyanlar, üniversitelerde eğitim alanlar, Hacca ve umreye gidenler, hatta dinî sohbetlerin içerisinde bulunanlar, bütün bunlara rağmen Gadir-i Hum Bayramı'nı duymadan bir ömür geçirmiştir. Çünkü Türkiye'de ve genel olarak Sünni dünyada Gadir-i Hum, uzun yıllar boyunca ya hiç bilinmemiş ya da sadece Şiilerin kut...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gadir-i-hum-ve-islam-dunyasinin-kayip-hafizasi-8206-H1608399.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608387</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ey ahali! Haliniz nicedir?</baslik>
    <metin>	Kötü halin iyi hale tebdil olması için sadece kavli dua yeterli değil demek ki, içinde debelendiğimiz halden ve her kötü halden iyiye, güzele geçebilmek için bir ilk adımın atılması gerekiyor.	'Her hali ve tüm ahvali halden hale çeviren Allah'ım, halimizi en güzel hale tebdil eyle' diye dua ettiğimiz halde, halimizin düzelmesi için bir adım atmıyorsak, bu isteğimizde samimi değiliz demektir.	Ey ahali! Haliniz nicedir ve kötü halin iyiye, güzele, arzu edilen seviyeye dönüşmesi için neler yapıyorsunuz, neler yapıyoruz?	Ne düşünüyorsunuz ve neler söylüyorsunuz aşamasını çoktan geçmiş durumdayız, neler yapıyor ve hangi somut adımları atıyorsunuz?	Çeyrek asırdan beri ülkeyi yönetmekte olan mevcut siyasi kadro, sebep olduğu sosyal, ekonomik ve hayatın her alanındaki yıkımları ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ey-ahali-haliniz-nicedir-H1608387.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608380</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mesele İran değil</baslik>
    <metin>	Çin, 2021 yılında bir yasa çıkardı. O dönem neredeyse hiç dikkat çekmedi. Ne büyük bir diplomatik tartışma oldu ne de ciddi bir küresel yankı uyandırdı. Yasa sessizce yürürlüğe girdi ve çekmecede beklemeye başladı.	 	Beş yıl sonra, Mayıs 2026'da aynı yasa bu kez sahaya indirildi.	 	Zamanlama dikkat çekiciydi. İran çevresindeki kriz devam ederken ve ABD, İran petrolü satın alan bazı Çinli rafinerilere yaptırım uygularken Pekin, kendi şirketlerine bu yaptırımlara uymamalarını söyledi.	 	İlk bakışta bu, İran'a verilen bir siyasi destek gibi okunabilir. Ama yüzeyin altında daha farklı bir mesele var.	 	Pekin'in derdi birkaç rafineriyi korumak değil. Gerekirse o rafineriler zarar görebilir. Asıl mesele, gelecekte Çin benzer yaptırımlarla karşılaştığında sistem...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mesele-iran-degil-H1608380.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608378</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türk dünyasında Kıbrıs çatlağı ve aksakalların sessizliği</baslik>
    <metin>	Kıbrıs davası, Türk milletinin yalnızca bir dış politika gündemi değil; tarihi, hukuki ve vicdani en büyük haklılık mücadelesidir. 	1974 öncesinde Kıbrıs Türklerine yönelik uygulanan sistematik zulüm ile katliamlara karşı verilen varoluş mücadelesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) çatısı altında bağımsız bir devlet vizyonuyla taçlanmıştır. 	Ancak son günlerde Orta Asya'dan yükselen diplomatik hamleler, Türk dünyasının omurgasını oluşturan birlik ruhunun ve KKTC'nin uluslararası alanda tanınma stratejisinin ciddi bir yara aldığını açıkça gözler önüne sermektedir. 	Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'i Astana'da ağırlayarak kendisine "Birinci Derece Dostluk Nişanı" takdim etmesi ve "Kıbrıs'ın toprak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turk-dunyasinda-kibris-catlagi-ve-aksakallarin-sessizligi-H1608378.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608361</no>
    <tarih>2026-06-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Ali'nin hilafeti</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 09.02.2016 tarihli yazısıdır	Hz. Peygamber'in Hamse-i Âli Aba hadisinde "Allah'ım, bunlar benim Ehl-i Beyt'imdir" diyerek beyan buyurduğu Ehl-i Beyt'inden Hz. Ali Efendimizin hilafetini anlatacağız bu yazımızda.	Sünni eserlerden Menakıb'da Resulullah (sav) buyurdu ki: "Her peygamberin vasi ve varisi vardır; benim vasi ve varisim ise Ebu Talib oğlu Ali'dir." (Menakıb-i ibn-i Meğazili, s.201)	Gadir-i Hum günü irad edilen hutbe ile Hz. Ali'nin Peygamberin yerine halife olarak nasp edilmesi Şii dünya için bir iman esasıdır.	Hz. Ali'nin hilafeti bahsi 220 Sünni eserde de yer almaktadır.	İslam tarihinin seyrini değiştiren en büyük felaket, Hz. Resul'ün sağlığında iken yaptığı halife tayininin O'nun rıhletinden sonra unutulması...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-alinin-hilafeti-H1608361.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608303</no>
    <tarih>2026-06-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 08.02.2016 tarihli yazısıdır	Cenab-ı Hakk'ın sevdiği, seçtiği ve temizliklerine şahit olduğu Ehl-i Beyt beş kişiden oluşur. Hz. Peygamber, Hz. Fatıma Annemiz, İmam Ali, İmam Hasan ve İmam Hüseyin. Sünni dünyanın Ehl-i Beyt ile tanışmasına vesile olmamızı sağlayan Cenab-ı Hakk'a sonsuz şükürler olsun.	Ehl-i Beyt, İslam'ın yaşanan hali ise, bu halkanın tek kadın neferi Hz. Fatıma (as) Annemiz bizce temeldir. Hz. Hüseyin'in soyundan gelen pak ve masum imamların annesidir. Hz. Peygamber'in buyurduğu şekliyle o, gelmiş ve gelecek kadınların en üstünüdür.	Hz. Fatıma, ahireti dünyaya tercih etmenin canlı örneğidir. Attığı her adımda Allah'ın rızasını arayan bir aşıktır. 	Resulullah'ın döneminde ve rihletinden sonra İslam'ı anlatma ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gelmis-ve-gelecek-kadinlarin-en-ustunu-hz-fatima-H1608303.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608292</no>
    <tarih>2026-06-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Peygamber Efendimizin son doksan günü -3-</baslik>
    <metin>Resûlullah'ın durumu iyice ağırlaşmıştı. Bir ara bayıldı. Kendine gelince şöyle dedi: "Bana kardeşimi ve arkadaşımı çağırın."Aişe, Ebu Bekir'i, Hafsa da Ömer'i çağırdı. Ancak Resulullah şöyle buyurdu: "Dağılın, eğer size ihtiyacım olursa sizi çağırırım."Efendimiz tekrar, "Bana kardeşimi ve yardımcımı çağırın" buyurdu.Ümmü Seleme Annemiz, "Ali'yi çağırın, Efendimiz, O'ndan başkasını istemiyor" dedi. Hz. Ali'yi çağırdılar.Resulullah, O'na yaklaşmasını işaret etti. Hz. Ali, O'na sarıldı ve uzun süre Resulullah, Hz. Ali'nin kulağına bir şeyler söyledi.Artık Resûlullah'ın vefatı an meselesiydi. Ruhunu teslim etmeden az önce Hz. Ali'ye:"Ya Ali, başımı kucağına al, Allah'ın emri gerçekleşmek üzeredir. Ruhumu teslim edince başımı, kendine doğru çek. Beni, kıbleye doğru yatır. Bana, ken...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/peygamber-efendimizin-son-doksan-gunu-3-H1608292.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608288</no>
    <tarih>2026-06-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Erivan sandığı, Moskova'nın Orta Asya yönelimi</baslik>
    <metin>	7 Haziran'da Ermenistan'da yapılacak parlamento seçimleri ilk bakışta yalnızca iç politikaya ait bir gelişme gibi görünebilir. Ancak sonuçları yalnızca Erivan'ı değil, Rusya'nın eski Sovyet coğrafyasındaki yönünü ve özellikle Orta Asya'ya yaklaşımını da etkileme potansiyeli taşıyor.	 	Anketler, Başbakan Nikol Paşinyan'ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi'nin seçimi önde bitirme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Paşinyan'ın son yıllardaki çizgisi net: Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkileri normalleştirmek, Rusya'ya olan bağımlılığı azaltmak ve dış politikayı tek bir merkeze bağlamadan yürütmek. Bu yaklaşım, Ermenistan'ın daha esnek bir dış politika arayışı içinde olduğunu gösteriyor.	 	Bu seçimleri önemli kılan nokta yalnızca Ermenistan'ın iç dengeleri değil.	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/erivan-sandigi-moskovanin-orta-asya-yonelimi-H1608288.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608286</no>
    <tarih>2026-06-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yerli üretici ezilirken yabancı sermayeye 20 yıl imtiyaz</baslik>
    <metin>	Vergi adaleti, bir ülkenin ekonomik sürdürülebilirliğinin ve toplumsal barışının en temel direğidir. Ancak Türkiye'de uzun süredir uygulanan ve son olarak 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile zirve noktasına ulaşan ekonomi politikaları, bu temel direği kökünden sarsmaktadır. 	Kamuoyuna büyük bir müjde ve "tarihi muafiyet" olarak sunulan yeni Varlık Barışı paketi, yurt dışından sermaye getirenlere emsalsiz imtiyazlar tanırken, madalyonun diğer yüzünde ülkenin tüm yükünü sırtlayan yerli üreticiyi, işçiyi ve dar gelirliyi derin bir adaletsizlikle baş başa bırakmaktadır. 	Yabancı sermayeye endeksli bu anlayış, ekonomiyi daha da dışa bağımlı hale getirmekte ve yerli emeği değersizleştirmektedir. 	Oysa ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yerli-uretici-ezilirken-yabanci-sermayeye-20-yil-imtiyaz-H1608286.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608285</no>
    <tarih>2026-06-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Eksik salavatının mucidi Muaviye'dir</baslik>
    <metin>"Şüphe yok ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salâvat getirir; ey inanlar, siz de ona salâvat getirin, tam bir teslimiyetle selam verin." (Ahzap / 56)Ahzab Suresi 56. ayeti nazil olduğunda Sahabeler, Peygamber'in yanına gelerek; "Sana nasıl salât ve selam etmemiz gerektiğini bilmiyoruz, bunu bize göster" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Allahumme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahim ve alâ âli İbrahim, inneke hamîdun mecîd."Anlamı: "Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin."Peygamberimiz "Bana eksik salâvat getirmeyin" buyurdu "Ey Peygamber, eksik salâvat nedir?" diye sorulunca da ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/eksik-salavatinin-mucidi-muaviyedir-H1608285.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608281</no>
    <tarih>2026-06-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Her sorunun ardında binlerce soru</baslik>
    <metin>	Neler olmuş bu ülkenin ormanına suyuna?	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Fitne girmiş bu milletin ahlakına huyuna	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Haramiler yaman dalmış sahiline koyuna	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Koca ülke kaçıncı kez getirilmiş oyuna?	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Kim ne yapmış bu toprağın güneşine ayına	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Kulak verdik düzenbazın hep şuyuna buyuna	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Filler dalmış bu dağların ırmağına çayına	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Koca gözler göz dikmişler dağına toprağına	Oğlan yemiş oyuna çoban da yemiş koyuna-	 	Kurt dadanmış bu bağların dal...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/her-sorunun-ardinda-binlerce-soru-H1608281.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608280</no>
    <tarih>2026-06-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Aman gazeteci gel bizim köye’</baslik>
    <metin>	Merhum Âşık Reyhani'nin GAZETECİ şiiri 70'li yılların en çok gündem oluşturan şiirlerinden biridir.	 	Aman gazeteci gel bizim köye	Bizde olan türlü halleri de yaz	 	Diyerek ilk bakışta gazetecileri köyüne davet ederek, köyünde yaşayan komşularının dertlerini, çektikleri çile ve meşakkatleri de dile getirmelerini, bu dertlerin köyün dışında duyularak belki çareler üretilmesini arzu etmektedir.	Şiir ilerledikçe, takip eden dörtlüklerden anlıyoruz ki şairin 'köy' olarak ifade ettiği yer kocaman bir ülkedir ve ülkede var olan problemlerin dile getirilmesini ve çareler-çözümler üretilmesini istemektedir.	Dörtlükleri okurken, ya da aşığın yanık sesinden dinlerken, içten içe mısralara ve dörtlüklere bir sitem yüklediğini de fark ediyoruz, gazeteciye; ' sadece şunu ş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/aman-gazeteci-gel-bizim-koye-H1608280.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608215</no>
    <tarih>2026-06-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav)</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 03.03.2016 tarihli yazısıdır	İslam Peygamberi (sav), cahiliye toplumu olarak adlandırılan her türlü ahlaksızlığın ve toplum düzenini bozan hayat tarzının yaşandığı bir ümmetten İslam'ın örnek neslini yetiştirmiştir.	Hz. Aişe'nin dediği gibi, Kur'an olarak özetlenebilecek ahlakı ile ayık insanın zor bulunduğu, kumarbazlığın, ribanın, tefeciliğin, hırsızlığın, soygunculuğun sıradanlaştığı; zina ve fuhşun günlük hayatın parçası haline geldiği bir ortamda örnek insan numunelerini ortaya çıkarmıştır.	O, içinden çıktığı toplum ve kıyamete kadar gelecek insanlar için en güzel örnektir.	Resulullah'ın en üstün örnek olması, seçilmişliğinin yanı sıra hayatın bütün yönlerini kuşatmasından kaynaklanır.	Hz. Peygamber, en iyi ve müşfi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/en-guzel-ornek-hz-muhammed-mustafa-sav-H1608215.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608209</no>
    <tarih>2026-06-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Peygamber Efendimizin son doksan günü -2-</baslik>
    <metin>(Dünden devam ediyoruz) Mescitten, Ebu Bekir'in sesini duyan, Sevgili Peygamberimiz o haliyle Ali b. Ebu Talib ve Fazl b. Abbas koltuğuna girmiş, ayaklarını yerde sürüyerek mescide girdi.Mihrapta olan Ebu Bekir'e kenara çekilmesi için mübarek eliyle işaret etti. Ebu Bekir kenara çekilince Efendimiz, mihraba geçip yeniden tekbir getirerek namaz kıldırdı. O'nun kaldığı yerden devam ettirmedi.Bugün bile 'Peygamberimiz Ebu Bekir'in kaldığı yerden devam etti' diyenler var.Nasıl olabilir ki? Daha atıyorum 5 dakika öncesinde Hz. Bilal'e, "Bir başkası namazı kıldırsın. Ben, kendimle meşgulüm' diyen Efendimiz, neden ayakta duracak takati olmadığı halde mescide gitmiştir? Asıl soru budur?Bu sorunun cevabı da Gadir Hum'da verilen sözün tutulmaması, ordunun hareket etmemesi, orduda asker ola...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/peygamber-efendimizin-son-doksan-gunu-2-H1608209.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608192</no>
    <tarih>2026-06-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gadir-i Hum Müslümanların inancının kırılma noktasıdır  </baslik>
    <metin>Dünkü makalemiz Gadir-i Hum Bayramı hakkındaydı. Rabbimin lütfuyla bu yılki kutsal bir bayrama daha erişmenin mutluluğunu yaşadık.Toplumda bu bayramın farkındalığını hissettirmek için farklı kimselerle sohbetlerimiz oldu.  Ama şunu açıkça itiraf edeyim ki Sünni kesimde bu konuda bilgi sahibi olanlar bir elin parmakları kadar denecek kadar azdır.İlk defa duyanlar hayretler içinde kalıyor. Samimi olanlar bile kabullenmekte zorlanıyor. Bunun sebeplerini irdelemeye çalışalım:Genellikle okumayan, araştırmayan bir toplum olduğumuz, daha çok biat kültürü ile yetiştiğimiz için gerçekle buluşmamız zor belki de imkansız bir hâl aldı.Sorumluluk duygumuz, bizi bu önemli bayramı tarihi vesikalarla ve doğru kaynaklardan yaptığımız araştırmalarla okurlarımızla buluşturmaya sevk etti.Değerli dos...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gadir-i-hum-muslumanlarin-inancinin-kirilma-noktasidir-H1608192.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608191</no>
    <tarih>2026-06-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İlahi hitabın tecelli ettiği gün Gadir-i Hum</baslik>
    <metin>	Maide suresi 3. ayette ifade edildiği gibi, "dinin kemale erdiği", nübüvvet yolunun ışığıyla velayet yolunun başladığı en mukaddes günlerden biri olan Gadir-i Hum, yalnızca tarihi bir hatıra değil; tüm insanlığı tevhid potasında bir ve beraber kılacak ilahi iradenin yeryüzündeki ilan günüdür. 	Bu mübarek gün, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin vefatından sonra Müslümanların maddi ve manevi anlamda idareciliğini kimin üstleneceğinin bizzat Allah'ın emriyle tescillendiği, tüm İslam aleminin en büyük bahtsızlıkları yaşamasına sebep olan ayrılıkların reçetesinin sunulduğu yegane bayramdır. 	Gadir-i Hum hadisesi; te'vile, yoruma veya siyasi manevralarla geçiştirilmeye kapalı, ayetlerin sarih beyanı, mütevatir hadisler ve müslümanların icmasıyla sabit...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ilahi-hitabin-tecelli-ettigi-gun-gadir-i-hum-H1608191.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608162</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İşi, iş ve aş bulmak olan kişiler…</baslik>
    <metin>	İş görmeden, kendilerine yüklenmiş olan görevleri ifa etmeden, muhtelif ve leziz aşlardan kurulu sofralara kurulmanın derdine ve peşine düşmüşler.	İşi, iş ve aş bulmak olan kişiler, bu vazifeyi sadece kendilerine, yakın çevrelerine ve yandaşlarına iş ve aş bulmak olarak almışlar, anlamışlar ve uygulamışlar.	Böylece, sürekli iş ve aş arayan kalabalık kitleler, geride kalan yıllar içinde aradıklarına bir türlü kavuşamamışlar ama işin başındaki kişilerin yakın çevreleri ve yandaşları tek koltukta kırk karpuz taşır hale gelmişler.	Her hangi bir sektöre, her hangi bir kamu kurumuna eleman alımları için açılan imtihanlarda tam puan alan nice pırıl pırıl gençler mülakatlarda bir çırpıda elenirken, işin başındakilerin işaret ettiklerine düzinelerce maaş bağlayacak işler icat etmişle...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/isi-is-ve-as-bulmak-olan-kisiler-H1608162.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608161</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yeni küresel denge ve Türkiye'nin konumu</baslik>
    <metin>Dünya yeniden kuruluyor. Ve bu kez kuralları herkes birlikte yazmıyor.	 	Çin ve Rusya tarafından yayımlanan çok kutupluluk vurgulu ortak açıklama, dünya siyasetinde son yıllarda hızlanan güç değişim tartışmalarının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Metin, uluslararası sistemin tek merkezli yapıdan daha fazla aktörün etkili olduğu bir düzene doğru evrildiği görüşünü öne çıkarıyor.	 	Bu tartışma sadece diplomatik bir söylem değil; ekonomik ilişkilerden güvenlik politikalarına kadar uzanan geniş bir dönüşüm sürecinin işareti olarak da okunmalıdır.	 	Küresel ekonomide Asya'nın, Orta Doğu'nun ve farklı bölgelerin ağırlığının artması, ticaretin daha çok merkezli bir yapıya yöneldiğini gösteriyor. Bu durum ülkeler arasındaki ekonomik bağımlılıkları artırırken, rekabe...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yeni-kuresel-denge-ve-turkiyenin-konumu-H1608161.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608147</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Beni seveni sevdin mi, düşmanıma düşman oldun mu?’</baslik>
    <metin>İnsan neden yaratıldığını, kimin yarattığını ve yaratılış gayesini bilmelidir. İnsan yaradılış gayesi için hayatını nizamlamalı ve bu ölçüden hiç şaşmadan aynı istikamette dimdik devam etmelidir. Allah (c.c) Zariyat suresi 56. ayet-i kerimede "Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" diye buyurmaktadır.Allah (c.c) insanları yaratmadan evvel bir ruh yarattı. Adı Muhammed (s.a.a) ve Allah (c.c) ona âşık oldu. Bir hadis-i kutside Allah (c.c) "Sen olmasaydın ya habibim ben bu âlemleri yaratmazdım" demiştir. Yüce Allah (c.c) Hz. Muhammed (s.a.a)'e olan aşkından diğer ruhları, insanları ve âlemleri yarattı. İlk yaratılan ruh Hz. Muhammed (s.a.a)'in ruhudur. İlk yaratılan insan ise Hz. Âdem (a.s)'dır. Hz. Âdem (a.s) ile Hz. Havva annemizi Allah (c.c) cennete koymuş son...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/beni-seveni-sevdin-mi-dusmanima-dusman-oldun-mu-H1608147.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608145</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gadir-i Hum Bayramınız mübarek olsun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 20.09.2016 tarihli yazısıdır.	Her fırsatta Türk milletinin derdine derman olacak projelerimizden bahsediyoruz.	Bugün 120'yi aşkın ülkede kuralları uygulanan Milli Ekonomi Modeli ile ekonomik darboğazdan çıkışın anahtarı, ülkemizde gizleniyor.	İslam âleminde yalnızca bendenize nasip olan Ehl-i Beyt külliyatım ise özellikle ABD'nin Müslüman dünyaya karşı en büyük silahı olan Şii-Sünni savaşının önüne geçecek müthiş bir panzehirdir. Bu külliyat 'okunmasın, bilinmesin' diye bazıları ellerinden geleni yapıyor, onu gizliyorlar.	Ne yapalım batılın hakkı gizleme gayreti bu devre ait değil, masum imamların hayatı da aynen böyle geçmiş. O konuya yarın değineceğiz.	Bugün Sünni dünyadan gizlenen Gadir-i Hum gerçeğini ortaya koyalım.	Sünni dünya, Hz. A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gadir-i-hum-bayraminiz-mubarek-olsun-H1608145.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608140</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasetçilerin göremediği büyük fotoğraf</baslik>
    <metin>Mevzu derin, proje bellidir.Amaç, Türklerin Anadolu'dan atılması veya Türklüğün unutturulmasıdır.Bu konuda ülkemiz aleyhine çok önemli mesafeler alınmış, özellikle de iç cephe denilen toplumsal yapımızda derin çatlaklar oluşturulmuş ve kırılgan fay hatları meydana getirilmiştir.Türk milleti üzerinde oynanan oyunların tarihi, çok eskilere dayanmaktadır.Hedefte ilk olarak Türk milletinin elinden zengin coğrafyasının alınması ve ardından mazlum milletlere cehennemin kapılarının açılması vardır.Türkler oyun dışı bırakılırsa dünyayı paylaşmak ve yönetmek, artık çocuk oyuncağıdır.Bu oyunların en şiddetlisi, şüphesiz kurtuluş savaşı yıllarında sahnelenmişti.Ancak çelik iradesi ve sarsılmaz imanı ile Mustafa Kemal Atatürk, tüm bu oyunları bertaraf etmişti.Yetmedi, yapılması gereken...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasetcilerin-goremedigi-buyuk-fotograf-H1608140.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608139</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gadir-i Hum Bayramımız kutlu olsun</baslik>
    <metin>632 yılında (Hicri 10) son hacdan dönüş sırasında, Gadir Hum göleti yakınında Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) Hz. Ali'nin elini kaldırarak şöyle dedi: "Kim benim mevlam ise, Ali de onun mevlasıdır." Müslümanlar bunu Ali'nin resmen halef olarak atanması olarak kabul ettiler.Emevi mezalimiyle Ehl-i Beyt'in yaşadığı gerçek İslam'ın birçok faziletleri unutturuldu. Bunlardan biri de Gadir-i Hum Bayramıdır. Gadir-i Hum Sünni dünyanın asırlardır göz ardı ettiği kutsal bayramlardan biridir. Ehl-i Beyt yarenleri 1394 yıldır bugünü bayram olarak kutlamaktadırlar. Şia dünyasında bu bayramın bir adı da Velayet Bayramıdır. Yani İmam Ali'nin velayetinin ilanını bayram olarak kutlarlar.Öncelikle bugünün bayram ilan edilmesinin sebebini ortaya koymaya çalışalım:İmam Ali (a.s.)'ın velayetin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gadir-i-hum-bayramimiz-kutlu-olsun-H1608139.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608132</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Harun'a yapılan ihanet, Ali'ye karşı tekrarlandı</baslik>
    <metin>Hz. Selman-ı Farisi şöyle nakleder: Resulallah yüzünü Ali'ye dönerek şöyle dedi: "Ey Ali! Benden sonra Kureyş'ten şiddet göreceksin! Kendileri sana karşı çıkacaklar ve sana zulmedecekler! Yardımcı bulursan sana muhalefet edenlere karşı savaş et! Eğer yardımcı bulmazsan elini geri çek ve kendini tehlikeye atma! Sen, bana Harun'un Musa'ya olan menzilesindesin. Harun'a uygun güzel bir benzerliğin var, kendisi kardeşi Musa'ya şöyle demişti:"Bu kavim beni cidden zayıf gördüler ve neredeyse beni öldüreceklerdi..."(A'râf suresi:150) Kur'an-ı Kerim'de beyan buyurulduğu gibi Hz. Harun, İsrail oğullarının ihanetine uğramıştı. İsrail oğullarının önderlik konusunda, Hz. Harun'a yapmış olduğu ihaneti bu ümmet İmam Ali'ye karşı yapmıştır. (Muhammed Bakır Meclisi, Bihar'ul Envar, Şeyh El Tusi El-Amai...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/haruna-yapilan-ihanet-aliye-karsi-tekrarlandi-H1608132.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608121</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Peygamber Efendimizin son doksan günü -1-</baslik>
    <metin>Başlıklar halinde hatırlarsak:1- Efendimiz (s.a.a.v) ilk ve son Haccını gerçekleştirdi.2- Gadir Hum'da kendisinden sonraki halife ve vasiyi açıkladı.3- Medine'de herkes ile helalleşti.4- Usame komutasında ordu hazırlattı ve bütün ünlü sahabeleri orduda görevlendirdi.5- Orduya hareket emri verdi ama itaat etmediler.6- Peygamber Efendimizin son vasiyeti (Kırtas olayı) yazdırılmadı.7- Peygamberimizin na'şı ortadayken Sakife'de meşru olmayan seçim yapıldı.8- Hz. Fatıma'nın evi kundaklandı.9- İmam Ali (a.s) İslam'ın yok olmasından korktuğunu ifade ederek kılıcını kınından çıkarmadı.10- Hz. Fatıma'nın, babasından kalan mirasına el konuldu.Kabaca hatırlayalımPeygamberimiz, Veda Haccı dönüşü Allah'ın emri ile (Maide 67) Mekke çıkışındaki Gadir Hum denilen yerde ashabını tek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/peygamber-efendimizin-son-doksan-gunu-1-H1608121.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608117</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ali Hamza Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ali-hamza-aydin.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bay Kemal neyin peşinde?</baslik>
    <metin>Yıllardır, 'ülkemiz siyaseti de, siyasetçileri de bağımsız değil. Aldıkları kararlar devletin menfaatleri ve milletin ihtiyaçları için değil' şeklinde bir iddiamız vardı ve bu iddiamız bizzat siyasetçiler tarafından her gün güncelleniyor.Yani iddiamız ispatlı ama insanımız hala inanmamakta ısrarlı.Bakın! AKP'nin Ortadoğu, Kıbrıs, Akdeniz ve Ege politikası.Yeni anayasa başlığı, PKK ile masaya oturma ve bebek katiline statü başlığı, Varlık barışıPatrikhane ve Ruhban Okulu başlığıYargı, eğitim ve sağlıkta atılan adımlarEkonomiyi (sözüm onlara) düzeltmek için aldıkları kararlar vs. Hiç birisi devlet ve milletimizin lehine sonuç vermedi.Ama biz neyi konuşuyoruz? CHP'yi. CHP'de oyunun bir parçası. MHP gibi AKP gibi DEM gibi CHP de, parti içi karalarını kendileri alamıyorlar.Bugün...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bay-kemal-neyin-pesinde-H1608117.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608106</no>
    <tarih>2026-06-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet aklı mı, siyaset skandalı mı?</baslik>
    <metin>	Türkiye siyaseti, tarihinin en karmaşık ve çok katmanlı dönemlerinden birinden geçiyor. Gündemin odağında ise ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik iddialar, yargı eliyle gerçekleştirilen müdahaleler ve tüm bu sürecin arkasındaki gizemli irade tartışmaları yer alıyor. 	Siyaset kulislerinde Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen Bülent Kuşoğlu gibi kritik isimlerin yaptığı muğlak ama bir o kadar da endişe verici açıklamalar, kamuoyunun zihninde devasa soru işaretleri doğurmuş durumda. 	Yaşanan bu süreç; seçilmiş iradenin devre dışı bırakılması ve "devlet aklı" maskesi altında meşrulaştırılmaya çalışılan antidemokratik adımlar nedeniyle Türk demokrasisinin temellerini sarsıyor. 	Peki, ortadaki bu tablo gerçek bir devlet aklının ürünü mü, yoksa mill...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-akli-mi-siyaset-skandali-mi-H1608106.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608073</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Haydar Baki</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haydar-baki.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam-ı Ali (k.v.) ve Gadir-i Hum Bayramı</baslik>
    <metin>	Her peygamberin bir vasisi vardır. İmamı Ali (k.v.) efendimiz ise Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) Efendimizin vasisi ve halifesidir. Allah (c.c.) ve Peygamber Efendimizin İmam Ali'yi seçmiş olduğu ve insanlara ilan ettiği güne Gadir-i Hum Bayramı günü adı verilir. Bu güne 2. Veda Hutbesi adı da verilir. Peygamber Efendimiz bu günde uzun bir hutbe buyurmuştur.	İslam âleminin üç bayram günü olduğunu kendi aklımıza göre söylemiyoruz. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Gadir-i Hum Bayramı. Kur'an'da ayetlere ve Peygamber efendimizin hadis-i şeriflerine göre belirtiyoruz.	Gadir-i Hum hadisini 300'den fazla âlim, 100'den fazla sahabeden rivayet etmişlerdir. 222 Sünni âlim eserinde de yer almaktadır.  	Gadir-i Hum, Mekke ile Medine arasında Cuhfe mevkiine 4 km. mesafede...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-i-ali-kv-ve-gadir-i-hum-bayrami-H1608073.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608071</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>İslam’ın 3. ve 23. Yılı</baslik>
    <metin>Nedir bu yılların önemi, diye soracak olursanız, Efendimiz (saav) Peygamberliğinin üçüncü yılında Kureyş'e, 23'cu yılında ise bütün mahlukata kendisinden sonraki halifesini ilan etmiştir."En yakınlarını uyar" (Kuran, Şuara, 26/214) ayeti inince, Allah Elçisi, Hz. Ali'yi yemek hazırlayarak yakınlarını yemeğe çağırmakla görevlendirdi!Yemekten sonra Allah elçisi, onlara buyurdu ki; 'Ey Abdulmuttalip oğulları! Allah'a ant olsun ki ben, Arap gençleri arasında kendi soyuna benim getirdiğim şeyden daha iyi bir şey getiren bir genci tanımıyorum. Ben, sizin için dünya ve ahiret iyiliğini getirdim!Allah beni, sizleri Ona çağırmakla görevlendirdi! Sizlerden kim, benim bu görevimde bana yardım ederek benim kardeşim, mirasçım ve sizin aranızda temsilcim olmak ister' dedi. (Şerafüddin Musevî, Müra...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/islamin-3-ve-23-yili-H1608071.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608060</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>'Çekilirsen aradan geri kalır Yaradan'</baslik>
    <metin>	Bir insandan himmet istenir mi? "Himmet" denilen şey o muhabbeti tahsil etmek, almak için rica etmektir. 	Ben, sizden cebinizdeki parayı istersem bu küfür olur mu? Cebindekini istiyorum, küfür olmuyor da kalbindekini istediğimde niye küfür olsun? 	Kalbindeki de mahluk, cebindeki de mahluktur. Cebindeki maddi mahluk, kalbindeki manevi mahluktur. 	Her ikisi de yaratılmıştır. Her ikisini de yaratan Vacibu'l-Vücud olan Allah'tır. 	Onun için "rabıta" dediğimiz zaman mahluk olan o manevi muhabbeti insanlar aracılığıyla tahsil etmek, o sevdayla sevdalanıp, onunla birlikte Hakk'a yürümek akla gelmelidir. 	Hak yolunda bir insan hangi cihette kendini yorarsa yorsun hepsi insanı Tevhid'e götürür. O insanlar öyle bir noktaya gelir ki her tarafa bakar "Allah'tan başka varlık mı v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cekilirsen-aradan-geri-kalir-yaradan-H1608060.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608025</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>GKRY–Hindistan savunma hattı</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeler, artık yalnızca bölgesel diplomatik temaslar olarak okunabilecek bir düzeyi aşmış durumda. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenlik, egemenlik ve deniz yetki alanları açısından doğrudan ilgilendiği bu coğrafyada, yeni aktörlerin sahneye daha görünür şekilde çıkması dikkat çekiyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Hindistan arasında savunma alanında gündeme gelen temaslar da bu yeni tablonun bir parçası olarak değerlendiriliyor.	 	Basına yansıyan iddialar, iki taraf arasında ileri teknoloji savunma sistemleri, insansız hava araçları ve süpersonik seyir füzeleri ve insansız hava sistemlerinin konuşlandırılmasına yönelik başlıkların da yer aldığı çeşitli askeri kabiliyetlerin geliştirilmesine ilişkin konuların ele alındığın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gkryhindistan-savunma-hatti-H1608025.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608024</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>CFR’nin itirafı ve doların saltanatını yıkan milli paralar</baslik>
    <metin>	Küresel jeopolitiğin ve Amerikan dış politikasının mutfağı olarak kabul edilen Dış İlişkiler Konseyi (CFR), "Bozulan Ekonomik Düzen" başlıklı analiziyle adeta bir devrin kapandığını ilan etti. 	Soğuk Savaş sonrası inşa edilen tek kutuplu dünya rüyası ve kurallarını Washington'ın koyduğu neoliberal kapitalist düzen resmen çöktü. 	2008 küresel finans kriziyle başlayan Çin'in yükselişi ve pandemiyle derinleşen çatlaklar, bu çöküşü artık geri dönülemez bir noktaya taşımış durumda. 	Ancak bu büyük çöküşün arkasında, perde arkasında, en stratejik bir dinamik yer alıyor: Küreselleşmenin panzehiri olan Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli'nin "milli paralarla ticaret" hamlesi.	Doların silahlaşması ve küreselleşmenin sonu	Yıllarca serbest piyasa dogması ve neoliber...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cfrnin-itirafi-ve-dolarin-saltanatini-yikan-milli-paralar-H1608024.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608014</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Allah bizi aldatmaktan ve aldatılmaktan korusun</baslik>
    <metin>"Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de Cennet'e iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında Sıddık (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık yoldan çıkmaya (fücur) sürükler. Fücur da Cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzap) diye yazılır." (Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105.) Bu hadisi şerif insanlığın ne konuma geldiğini ne de güzel izah etmektedir.Eskiden alışveriş yaparken dükkanında dini yazılar asılı dükkan arardık. Gençlik yıllarımda senelerce içki satan hiçbir yerden alışveriş yapmadım. Alışveriş yapmak için Namaz kılan esnaf arardım. Çünkü "inançlı biri dürüst olur başkasını kandırmaz" düşüncesindeydim.Ama zaman ve şartlar insanları öyle değiştirdi ki maddi menfaat ve para hırsı ne dindarl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/allah-bizi-aldatmaktan-ve-aldatilmaktan-korusun-H1608014.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1608013</no>
    <tarih>2026-06-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>FETÖ dosyası kapanmadı: Türkiye hangi dersleri alamadı?</baslik>
    <metin>Türkiye'de FETÖ denildiğinde herkes bugün aynı şeyi söylüyor: "Biz de karşıydık." Ancak asıl mesele FETÖ'ye ne zaman karşı olunduğu değil, FETÖ'nün ne olduğunun ne zaman anlaşıldığıdır.Çünkü Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan en büyük güvenlik tehditlerinden biri olan bu yapı, uzun yıllar boyunca sadece bir cemaat, bir hizmet hareketi veya dini bir organizasyon olarak değerlendirildi. Oysa yapılan en büyük hata da buydu. FETÖ'yü din ekseninde okumaya çalışmak, onu anlamayı imkânsız hale getirdi.Prof. Dr. Haydar Baş'ın diğerlerinden ayrıldığı nokta tam da burada ortaya çıktı. Baş Hoca, 1990'lı yılların başından itibaren bu yapının dini bir hareket olarak değerlendirilemeyeceğini, İslam'ı araçsallaştıran ve dış merkezli hedeflere hizmet eden bir organizasyon olduğunu ifade etti. Onun fa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/feto-dosyasi-kapanmadi-turkiye-hangi-dersleri-alamadi-H1608013.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607976</no>
    <tarih>2026-06-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ehl-i Beyt paydasında buluşmak</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.06.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	İslam'ın anlaşılmasındaki esas kaynaklardan biri olan Ehl-i Beyt'in günümüz insanınca tanınması yönünde yaptığımız çalışmaların neticelerini görmeye başladık.	Ehl-i Beyt mayası tarihteki gibi bugün de tutmuştur.	Alevisi, Sünnisi, Caferisi, Bektaşisi vs. tüm Müslümanlar Ehl-i Beyt sevdası etrafında birleşiyor, birbirini dinliyor, bir olduğunu görüyor.	Her ne kadar bazı çevreler Ehl-i Beyt'i küfürle itham etme cüretini gösterseler de, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirdiğimiz programımızdan sonra Ehl-i Beyt'i öne çıkaran programların hayata geçmeye başladığını memnuniyetle gördük.	Ehl-i Beyt, Hz. Peygamber'i (sav), Hz. Ali'yi (as), Hz. Fatıma'yı (as), Hz. Hasan'ı (as) ve Hz. Hüseyin'i (as) b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ehl-i-beyt-paydasinda-bulusmak-H1607976.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607960</no>
    <tarih>2026-06-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hayalden zorunluluğa: Türkiye–Avrupa dengesi</baslik>
    <metin>	Bazı devlet politikaları seçim kaybedince değişir. Bazıları ise savaş çıkınca gerçek yüzünü gösterir.	 	Türkiye'nin Avrupa Birliği hedefi uzun yıllar boyunca bir çağdaşlaşma projesi olarak anlatıldı. Televizyon ekranlarında, seçim meydanlarında ve diplomasi masalarında aynı cümle tekrar edildi: "Türkiye'nin yönü Batı'ya dönük." Avrupa Birliği üyeliği; daha güçlü ekonomi, daha sağlam hukuk sistemi ve daha demokratik bir gelecek umuduyla birlikte konuşuldu.	 	Bugün ise o eski heyecandan geriye pek fazla şey kalmadı. Ne toplumda eski üyelik coşkusu var ne de siyasette aynı kararlılık hissi. Bu yüzden birçok kişi aynı soruyu soruyor: Ne oldu o yıllarca "devlet politikası" denilen hedefe?	 	Aslında ortadan kaybolan şey politika değil, ona yüklenen anlam oldu.	 ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hayalden-zorunluluga-turkiyeavrupa-dengesi-H1607960.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607959</no>
    <tarih>2026-06-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye büyüdü(!), vatandaşın payına “açlık” düştü</baslik>
    <metin>	Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı birinci çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri, kağıt üzerinde kesintisiz bir büyüme trendine işaret ediyor. 	Zincirlenmiş hacim endeksine göre, ekonomi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,5 oranında büyüdü ve böylece art arda 23 çeyrektir devam eden bir büyüme serisi yakalandı. 	Cari fiyatlarla bakıldığında ise üç aylık milli gelir, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon liraya (dolar bazında 389 milyar 598 milyon dolar) ulaştı.	İlk bakışta gurur verici duran bu makroekonomik tablolar, ne yazık ki sokaktaki vatandaşın gerçeğiyle örtüşmüyor. 	Yıllık bazda genellendiğinde 65 trilyon lira civarında bir milli gelire tekabül eden bu devasa pasta, nüfusa böl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-buyudu-vatandasin-payina-aclik-dustu-H1607959.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607958</no>
    <tarih>2026-06-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’nin çıkış yolu milli bir vizyondur</baslik>
    <metin>Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir darboğazdan geçmiyor; aynı zamanda güven, umut ve gelecek krizi de yaşıyor. İnsanlar artık sadece cebindeki paranın değer kaybetmesinden değil, yarınlara dair umutlarını kaybetmekten de yorulmuş durumda. Çünkü mevcut siyasi düzen topluma güven vermiyor.Bir tarafta yıllardır aynı ekonomik politikaları uygulayıp farklı sonuç bekleyen bir iktidar anlayışı, diğer tarafta ise eleştirmek dışında somut çözüm ortaya koyamayan bir muhalefet bulunmaktadır. Millet ise bu kısır çekişmenin arasında her geçen gün biraz daha fakirleşmektedir.Bugün üniversite mezunu gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyor. Emekliler ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyor. Küçük esnaf ayakta kalma mücadelesi verirken büyük sermaye grupları daha da güçleniyor. Bu tablo ekonomik ada...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-cikis-yolu-milli-bir-vizyondur-H1607958.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607949</no>
    <tarih>2026-06-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kafalardaki Osmanlı ile gerçek Osmanlı aynı değil</baslik>
    <metin>Kafalarda bir Osmanlı hayali var ve bu hayali dini cümlelerle kutsallaştırmak istiyorlar. Diziler yapıyorlar, filmler çekiyorlar, sloganlar üretiyorlar, geleceğe mesaj atıyorlar.Kısaca gerçekleri saklayarak seni kandırıyorlar, kendilerine alan açıyorlar.Sana 'Osmanlı hayali' pompalayanlardan hiç 'çocuklarını, kardeşlerini, babalarını nasıl katlettiklerini, darbe yaptıklarını' vs. duydun mu?Ya Saray ve etrafının lükse, şatafata, şehvete, içkiye nasıl düşkün olduklarını sana anlatan oldu mu?Peki, Osmanlının ekonomisini, eğitimini, sağlığını, iç ve dış politikasını anlatan oldu mu? Olmadı. Olmazda. Çünkü aynı kaderi yaşıyoruz.Bak! Kısaca anlatayım!Osmanlı Devleti, 1854 ile 1914 yılları arasındaki mali dönemde toplam 41 kez yaklaşık 350 milyon Osmanlı altın lirası dış borç aldı. Öd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kafalardaki-osmanli-ile-gercek-osmanli-ayni-degil-H1607949.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607894</no>
    <tarih>2026-06-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Arafat üzerinden Gazze siyaseti</baslik>
    <metin>Birçok İslamcı yazar Arefe günü Arafat'taki o mahşeri kalabalığın, 'Lebbeyk Allahümme lebbeyk' (Buyur Allah'ım, emrindeyim! Davetine icabet ettim) videolarını paylaşarak 'Müslümanlar bir kova su dökse İsrail ortadan kalkar' notuyla paylaştılar.Yani her zaman ki gibi İslam'ın avukatlığı yaparak kendilerini tatmin ettiler, şöhret ve konumlarını korudular.Ey Arafat üzerinden mesaj verenler! İsrail ile hala ticaret yapanlara karşı tek kelime dahi neden etmediniz?Kürecik aktif, İncirlik aktif, NATO Malatya'ya üs kurdu. Azerbaycan petrolü ülkemizden İsrail'e akmaya devam ediyor. Ama siz 'kova' üzerinden mücahitlik yapıyorsunuz. Allah'ın hükmü yakındır.Ey kovacı mücahitler! Yazdıklarınızı, çizdiklerinizi neden Trump için yazıp, çizemiyorsunuz? Yoksa başınıza bir iş gelmesinden mi korkuyor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/arafat-uzerinden-gazze-siyaseti-H1607894.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607851</no>
    <tarih>2026-06-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ne sebepten ötürü?</baslik>
    <metin>	Ülke nüfusunun toplamına oranla çok az bir mutlu azınlığı bir kenarda tutarsak onlarca milyon insanın yoklukla, yoksullukla ve yasaklarla başının dertte olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.	Peki, ne uğruna, hangi sebepten ötürü, niçin ve neden kitleler aç, kitleler sefil, gelişme çağındaki çocuklar yoksulluğun pençesinde inim inim inliyor?	Hangi sebepten ötürü, bu ülkenin gençleri işsiz ve aşsız ve böyle olduğu için evlenemiyorlar, ev kuramıyorlar, çocuk sahibi olamıyorlar?	Sayın Cumhurbaşkanının da her fırsatta dikkat çektiği üzere doğum oranları ülke tarihinin en tehlikeli seviyelerine düşmüş durumda, nüfus hızla yaşlanıyor ve genç nesil hızla azalıyor, peki neden?	Bu ülkenin ekmeğini kimler yedi, kimler kimlere yedirdi, ekinini kim tüketti, ekilecek toprağını nesil ve ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ne-sebepten-oturu-H1607851.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607849</no>
    <tarih>2026-06-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel müesses nizamcılar AK Parti ile yola devam diyor</baslik>
    <metin>Sevgili okurlarım bu mesele esas itibariyle 100 yıllık bir mesele olup, çok iyi tarih okuması yapanlarca ancak kavranabilecek derin bir mevzudur.Bu mevzu, AK Parti veya CHP'nin iktidar olması meselesinin çok ötesinde, derinliği ve boyutları olan tarihsel bir mevzudur.Bir kere küresel elitler veya küresel müesses nizam sahipleri dendiğinde kim ne anlamaktadır bilemiyorum ancak, bu hususta çok derin araştırmaları olan kardeşiniz olarak derim ki, dünyada finans kapital ve tekno kapitalciler olarak sınıflandırılan güç sahiplerinin dört aileyi geçmediğini çok iyi biliyorum.Özellikle de finans kapitalciler olarak bilinen ailenin, dünyada ki tüm iktidar değişimlerinde temel etken oldukları gerçeğini bilmesi gerekenler çok yakinen bilirler!Bu sınıfın elinde dünyanın en etkili silahı olan, ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-muesses-nizamcilar-ak-parti-ile-yola-devam-diyor-H1607849.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607848</no>
    <tarih>2026-06-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Millet siyasi kavgalardan yoruldu</baslik>
    <metin>Türkiye'de uzun süredir siyaset, milletin sorunlarını çözme zemini olmaktan uzaklaşmış durumdadır. Her gün yeni bir tartışma, yeni bir polemik ve yeni bir kriz başlığı kamuoyunun önüne sürülüyor. Ancak bütün bu gürültünün arasında vatandaşın gerçek sorunları duyulmuyor. Bugün toplumun en büyük meselesi geçim sıkıntısıdır.İnsanlar artık markete korkarak giriyor. Emekli maaşı birkaç faturaya yetmiyor. Gençler diplomalarıyla işsiz geziyor. Aileler çocuklarının geleceği için endişe ediyor. Kurban Bayramı gibi manevi iklimin en yoğun hissedildiği günlerde bile milyonlar temel ihtiyaçlarını karşılayamamanın hüznünü yaşıyor.Eskiden bayramlar bereketin, paylaşmanın ve kardeşliğin sembolüydü. Bugün ise insanlar bayram ziyaretine giderken mahcup olmaktan çekiniyor. Çocukların bayram sevinci bile...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/millet-siyasi-kavgalardan-yoruldu-H1607848.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607845</no>
    <tarih>2026-06-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 12.02.2016 tarihli yazısıdır	- Ehl-i Beyt'in fertlerini kaleme alıyoruz. Hz. Fatıma annemizi, İmam Ali'yi, İmam Hasan ve İmam Hüseyin'i anlatıyoruz.	Hakim, Mecmaü'l-Beyan'ında şu hadisi nakleder: 	"Peygamber şöyle buyurdu: 'Allah peygamberleri muhtelif şecerelerden yaratmıştır. Ama Beni ve Ali'yi bir şecere ve ağaçtan yaratmıştır. 	Ben o ağacın kökleri mesabesindeyim. Ali ise o ağacın gövdesi. Fatıma ise o ağacın meyve vermesine bir vesiledir. 	Hasan ve Hüseyin bu ağacın meyveleridir. Bize tabi olanlar da bu ağacın yapraklarıdır. 	Birisi tam 3 bin yıl Allah'a ibadet etse dahi bizim ailemizi sevmediği sürece Allah onu yüzü üstü ateşe atacaktır.'"	Hz. Peygamber ondan sonra Meveddet Ayetini tilavet buyurdu. Yani, "D...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tevhidin-merkezi-ehl-i-beyt-H1607845.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607844</no>
    <tarih>2026-06-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran ile müzakereler Trump'ın yine oyalama taktiği mi?</baslik>
    <metin>	Küresel petrol ticaretinin ve jeopolitik dengelerin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı, ABD ve İran arasında nefes kesen bir diplomatik ve askeri satranç müsabakasına sahne oluyor. 	İki ülke heyetleri, ateşkesi uzatmak ve müzakereleri devam ettirmek amacıyla 60 günlük bir mutabakat zaptı üzerinde hararetli pazarlıklar yürütürken, perde arkasındaki gerilim sahada namluların soğumasına izin vermiyor. 	Bir Arap yetkilinin diplomatik tıkanıklığı tarif etmek için kullandığı "Her konu halledilmişti ama herkes tavuk yumurta oynuyor" ifadesi, bölgedeki kritik kırılganlığı özetliyor. 	Masada diplomasi konuşulurken, sahada radarlar kilitleniyor, insansız hava araçları düşürülüyor ve milyarlarca dolarlık finansal savaşın sınırları genişliyor.	Hürmüz Boğazı'nda namlular havada	Müza...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iran-ile-muzakereler-trumpin-yine-oyalama-taktigi-mi-H1607844.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607821</no>
    <tarih>2026-05-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>NAS mı, Abraham anlaşması mı?</baslik>
    <metin>Trump, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne İsrail ile ilişkileri normalleşmesi için 'Abraham Anlaşmalarını derhal imzalamalıdırlar' dedi. İran ile barışı bu anlaşmaya bağladı ve tehdit etti:'Eğer bu anlaşmaya katılmazlarsa, bu durum kötü niyet göstergesidir ve bu barış sürecinin bir parçası olmamalıdırlar'.Ya! Kısaca, 'benim rızam için, benim gazabımdan emin olmanız için İsrail ile dost olacaksınız' diyor.Şimdi herkes bu başlıkta bin bir yorum yapıyor, ortak hedeflerden, ekonomik çıkarlardan ve olası tehditlerden bahsediyor.Oysa neticenin buraya geleceği siyasi olarak, ekonomik olarak belliydi. Dahası Yüce Allah (c.c) ve Peygamberimiz (s.a.a.v) bunu haber de vermişti.Madem herkes Müslüman ve madem herkes kendine, İslam'ı referan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nas-mi-abraham-anlasmasi-mi-H1607821.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607820</no>
    <tarih>2026-05-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Geleceği baltalamak: Bedava oksijenden milyon dolarlık yıkıma</baslik>
    <metin>İnsanoğlunun yeryüzündeki serüveni, hiçbir dönemde bugünkü kadar bencilce ve fütursuzca olmadı. Sloganlarımıza baksanız hepimiz yarını düşünüyoruz; ancak pratiğe döndüğümüzde, adeta "Bizden sonra tufan!" mantığıyla, çocuklarımıza daha yaşanmaz, daha kurak ve nefessiz bir dünya bırakmak için özel bir çaba sarf ediyoruz.Bugün modern dünya, kaybettiği ekosistemi geri kazanmak için milyarlarca dolarlık yapay zeka projeleri, karbon yakalama teknolojileri geliştiredursun; doğa bize en kusursuz teknolojiyi, ağaçları, tamamen bedava sunuyor.Gelin, göz ardı ettiğimiz bu "bedava" yaşam kaynağının teknik ve ekonomik boyutuna bir bakalım:Yetişkin ve sağlıklı bir ağaç, tek başına günde ortalama 1,2 kilogram oksijen üretir. Bu, iki yetişkin insanın günlük oksijen ihtiyacına denktir.Bir hektar sa...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gelecegi-baltalamak-bedava-oksijenden-milyon-dolarlik-yikima-H1607820.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607819</no>
    <tarih>2026-05-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’nin gerçek gündemi geçim derdi</baslik>
    <metin>Türkiye yine yapay tartışmaların gölgesinde gerçek gündeminden uzaklaştırılıyor. Günlerdir kamuoyunun önüne konulan "mutlak butlan" tartışmaları, siyasi polemikler ve karşılıklı suçlamalar; milyonların yaşadığı ekonomik yıkımı, geçim sıkıntısını ve toplumsal çöküşü maalesef ikinci plana itti. Oysa vatandaşın gündemi çok nettir. Türkiye'nin gerçek gündemi geçim derdidir.Emekli ay sonunu getiremiyor. Asgari ücretli temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Gençler gelecek hayali kuramıyor. Kurban Bayramı gibi paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin sembolü olan mübarek günlerde bile insanlar evine et götürmenin hesabını yapıyor. Bayram sevincinin yerini mahcubiyet ve çaresizlik alıyorsa burada ciddi bir yönetim sorunu vardır.Ancak iktidar da muhalefet de milletin derdine gerçekçi çözümler üretm...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-gercek-gundemi-gecim-derdi-H1607819.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607818</no>
    <tarih>2026-05-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’nin güç daralması karşısında Çin’in yeni çekim merkezi</baslik>
    <metin>	Küresel jeopolitikte taşlar yerinden oynarken, uluslararası sistemde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.	ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Singapur'da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu'nda yaptığı açıklamalar, Washington'ın on yıllardır sürdürdüğü küresel sömürü amaçlı sözde "küresel hami" rolünü resmen revize ettiğini ilan ediyor. 	2026 Ulusal Savunma Stratejisi ekseninde şekillenen bu yeni yaklaşım, Washington'ın artık müttefiklerinin güvenlik faturasını karşılıksız ödemeyeceğinin en net kanıtı. 	Milli paralarla ticaretin yaygınlaşması, doların rezerv para statüsünün zayıflaması ve petrodolar sisteminin zemin kaybetmesi gibi ekonomik realiteler, ABD'yi küresel etkisini yeniden konumlandırmaya ve askeri maliyetleri paylaşmaya zorlamaktadır.	ABD müttefiklerine, 'Pamuk elle...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdnin-guc-daralmasi-karsisinda-cinin-yeni-cekim-merkezi-H1607818.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607817</no>
    <tarih>2026-05-31 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İmam Ali kimdir?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 14.03.2016 tarihli yazısıdır	Hz. Ali erkeklerden ilk iman eden kişidir.	Hz. Ali, Kâbe'nin içinde doğan ilk ve tek insandır.	"Ben çocukluk çağlarında Hira Dağı'nda Hz. Peygamber'in yanında iken, O'ndan dökülen vahiy ve risalet nurunu görüyor; O'nun nübüvvet kokusunu duyuyordum" diyen büyük insandır.	Henüz 15 yaşında iken, Hz. Peygamber'in akrabalarına yaptığı davete tek başına icabet ederek, Hz. Peygamber'in "Şahit olun, Ali benim kardeşim, vasim ve halifemdir. Onu dinleyin ve itaat edin" dediği halifesidir.	Hz. Ali, Peygamber'in yatağına ölümü göze alıp yattığında, "İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah rızasına nail olmak için kendini satar, Allah rızasını alır. Allah kullarını esirger" (Bakara, 207) methiyesine ulaşand...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/imam-ali-kimdir-H1607817.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607752</no>
    <tarih>2026-05-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnkar edilen Hadis Külliyatı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 21.02.2012 tarihli yazısıdır	Bazı Sünni çevrelerde Şia aleminde yer alan ve İmamlardan nakledilen hadislerin rivayet zinciri olmadan yazılması eleştirilmektedir.	Öyle ki, 12 İmamın birinden nakledilen bir hadise, ravi zinciri verilmediği için "sahih değildir" denilmektedir.	Bu eleştiri, Şia dünyasının kabul ettiği hadis kaynaklarını bilmemekten başka bir şey değildir. Şii dünya için hadislerin asıl kaynağı İmam Ali (as) ve Hz. Fatıma'dır.	Hz. Peygamber (sav) kendi döneminde Hz. Ali (as) dışındaki diğer sahabesine hadis yazımını yasaklamıştır. 	"Benden bir şey yazmayın, benden Kur'an dışında bir şey yazan onu yok etsin" (Sahih-i  Müslim c. 4, sayfa 97, Sünen-i Daremi, c.1, sayfa 119; Sünen-i Ahmed.b. Hanbel c.3, sayfa 182...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/inkar-edilen-hadis-kulliyati-H1607752.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607740</no>
    <tarih>2026-05-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bilgi çağında hikmetsizlik</baslik>
    <metin>İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde bilgiye ulaşmak bugünkü kadar kolay olmamıştı. Bir zamanlar kütüphanelerde yıllarca aranacak bilgiler artık birkaç saniyede ekranlara düşüyor. Dünyanın öbür ucundaki bir gelişmeden anında haberdar oluyor, sayısız veriye aynı anda ulaşabiliyoruz. Fakat bütün bu bilgi bolluğuna rağmen insanlık daha huzurlu, daha adil ve daha mutlu bir noktaya ulaşabildi mi? İşte asıl sorgulanması gereken mesele budur.Bugün çağımızın en büyük çelişkisi şudur: Bilgi arttı ama hikmet azaldı. İnsanlar çok şey biliyor fakat bildiklerini nasıl kullanacağını bilemiyor. Teknoloji ilerliyor ama insan ilişkileri zayıflıyor. İletişim imkânları çoğalıyor ama insanlar birbirini anlamakta her geçen gün daha fazla zorlanıyor.Çünkü bilgi tek başına insanı olgunlaştırmaz. Bilgiye yön v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bilgi-caginda-hikmetsizlik-H1607740.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607738</no>
    <tarih>2026-05-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk bir partiye sığmaz</baslik>
    <metin>	Atatürk bir partinin değil, Türk milletinin ortak değeridir. Cumhuriyet de yalnızca bir siyasi hareketin değil, bu devletin kurucu iradesidir. Bu nedenle bugün CHP üzerinden yürüyen tartışmaları yalnızca bir parti içi kriz olarak okumak büyük eksiklik olur. Çünkü mesele, bir genel başkanlık yarışından ya da parti içi hizipleşmeden çok daha büyüktür. Asıl tartışma; Türkiye'de Atatürk'ün temsil ettiği Cumhuriyet çizgisinin neden zayıfladığı, kurucu devlet refleksinin neden aşındığı ve toplumun neden yeniden güçlü bir devlet aklı arayışına girdiğidir. CHP'de yaşanan kriz de bu büyük çözülmenin siyasi yansımalarından yalnızca biridir. Bugün CHP'de yaşanan kriz de bu açıdan okunmalıdır. CHP'ye yönelik operasyonun gayesi ne olursa olsun, esas mesele Atatürk'ü anlayan, yaşayan ve onun Cumhuriy...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-bir-partiye-sigmaz-H1607738.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607693</no>
    <tarih>2026-05-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sabır ve şükür</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle yayımlanan 15.06.2016 tarihli yazısıdır	Mübarek Ramazan ayını idrak ediyoruz. Kul olmakla vazifeli bizlerin bu vazifeyi en güzel şekilde öğrenebileceğimiz bir ay içindeyiz.	Borçlarından, hastalıktan, hayatından şikâyet edenler var.   	İyi bilelim ki, kulluk yolunda sabır ve şükür gerekir.	Sabır ve şükür birbirinin kardeşidir. Ticarette nasıl kâr ve zarar ortaksa, kullukta da bu iki hal ortaktır.	Allah'ın bizleri denediği hal çile, meşakkat, hastalık, yokluk, sıkıntı ise bunlara isyan etmemek gerekir. Orada, "Ben Cenab-ı Hakk'ın mahlûkuyum" deyip, başını öne eğeceksin. İşte bu hal sabırdır.	Nasıl bir öğretmen sınavda öğrencinin istediğini değil de kendi dilediğini sorarsa; imtihana tabi kulu da Allah istediği gibi deneyecektir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sabir-ve-sukur-H1607693.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607692</no>
    <tarih>2026-05-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bakmak başka, görebilmek başkadır</baslik>
    <metin>İnsan çoğu zaman baktığını zanneder ama aslında yalnızca görmek istediğini görür. Çünkü göz her şeyi görse de vicdan süzgecinden geçmeyen hiçbir görüntü hakikate dönüşmez. Bugün toplum olarak yaşadığımız en büyük sorunlardan biri de budur: Herkes bakıyor ama çok az insan gerçekten görebiliyor.Bir olay karşısında insanların verdiği tepkilere dikkat edin. Kimisi yalnızca kendi tarafını görüyor, kimisi işine gelen kısmı fark ediyor, kimisi ise peşin hükümlerinin doğrulanacağı detayları arıyor. Hakikati anlamaya çalışan insan sayısı ise giderek azalıyor. Çünkü artık insanlar gerçeği öğrenmek için değil, kendi düşüncesini güçlendirmek için bakıyor.Oysa görmek sadece gözün işi değildir. Kalp temiz değilse göz hakikati seçemez. İç dünyası öfkeyle dolu olan bir insan her yerde düşman görür. Ko...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bakmak-baska-gorebilmek-baskadir-H1607692.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607678</no>
    <tarih>2026-05-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Herkese düşen kurban</baslik>
    <metin>Emperyalistlerin kılıçları altında, oluk oluk Müslüman kanının aktığı, hakkın, hakikatin görmezden gelindiği, iman kardeşliği yerine menfaat kardeşliğinin aldığı, emanetin zayi edildiği, adaletin yerini baskı ve zulmün aldığı, Peygamber Efendimizin tabiri ile koskoca İslam coğrafyasının, 1 buçuk milyon Müslümanın 'çer-çöp' haline geldiği şu günlerde Kurban Bayramı'nı idrak ediyoruz.Hazret-i Sevban -radıyallâhu anh- anlatıyor: Resulullah Efendimiz: 'Yabancı kavimlerin, yiyicilerin birbirlerini sofralarına dâvet ettiği gibi, birbirlerini sizin üzerinize çullanmaya çağıracakları zaman yakındır!" buyurmuşlardı.Orada bulunanlardan biri: 'O gün sayıca azlığımızdan dolayı mı bu durum başımıza gelecek?" diye sordu.Allah Resulü: 'Hayır, bilâkis o gün siz çok olacaksınız. Lâkin sizler, bir sel...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/herkese-dusen-kurban-H1607678.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607630</no>
    <tarih>2026-05-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Her şey Allah'ı arıyor</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 10.10.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Varlığın hakikatini kavramak, insanoğlunun daima merak konusu olmuştur.	Sonsuz çeşitteki maddeyi, evreni, galaksileri hepsinden önemlisi bir su damlasından meydana gelen kendini gören insan, tüm bunlar neden varoldu, bu yaradılışın sebebi nedir, nasıl meydana geldi şeklindeki sorularına yüzyıllardır cevap aramaktadır.	Alemlerin yaratıcısı Cenab-ı Hakk olması sebebiyle, yaradılışla ilgili sorular için kesin doğrulara ulaşmak da ancak, Allah'ın yaratılıştaki hikmetini kavramakla olabilir.	"Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zariyat: 56) ayeti kerimesi ve "Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi murad ettim, mahlukatı yarattım" kudsi hadisinde de beyan edildiği gibi, Ce...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/her-sey-allahi-ariyor-H1607630.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607585</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Karışık duygular…</baslik>
    <metin>	Bugün bayram- İslam aleminin önemli bayramlarından biri- Kan akıtılan bir bayram olduğu için bizim ailede "Kanlı Bayram" aman kendinize dikkat edin sözü her seferinde kulaklarımızda çınlamıştır. Ne yazık ki kötü bir tesadüf olsa gerek Kurban bayramları yaklaştığında veya bayramda hep bir yakınımız vefat etmiş, onun cenazesinde buluşmuşuz. Bayram geçene kadar galiba bu tedirginliği yaşayacağım. 	Hoş, bu bayram diğerlerinden pek çok yönden farklı-	Doğruluğuna inanmadığımız ve hukuki açıdan sakıncalı bulduğumuz pek çok olay ceryan ediyor.  Mesela mutlak butlan kararında tenkit edilen seçilmişlerin atanmışlar tarafından görevlerinden alınması, üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen Yüksek seçim kurulunun verdiği mazbataların yok sayılması, binlerce kişinin polis çopu ve toma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/karisik-duygular-H1607585.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607569</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kurban Bayramımız mübarek olsun</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.08.2017 tarihli yayımlanan yazısıdır	İnancımız ile Ata'mızı buluşturmaya devam ettikçe, yeniden dirilen, birbirine kenetlenen bir Türkiye ile karşılaşıyoruz ve bununla inanın gurur duyuyoruz.	Bunca yıldır dikkate alamadığımız bu hakikatler içinse, Mustafa Kemal'in manevi şahsından özür dilemeyi bir borç kabul ediyoruz. Aynı gerekçe ile her sene kaleme aldığımız Kurban Bayramı mesajımızda bu yıl O'na da yer verelim istedik.	Elimizde 1927 senesinde Mustafa Kemal tarafından ilk Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi Hoca'ya hazırlatılmış Cuma hutbeleri var.	Allah'ı sevmek ve Peygamberimize uymak, Hz. Peygamberimizin ahlakı, namaz, oruç, iman ve amel; Mi'rac ve Kadir geceleri gibi İslam itikadının temel konularında hazırlanan hutbelerin a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurban-bayramimiz-mubarek-olsun-H1607569.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607562</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İçeride kavga, dışarıda kuşatma</baslik>
    <metin>Arafat'ta milyonlar tekbir getirirken Washington yeni Orta Doğu haritasını konuşuyordu. Kurban Bayramı'nın manevi atmosferini yaşadığımız bu günlerde dünya siyaseti son derece kritik bir eşikten geçiyor. Bir tarafta milyonlarca Müslüman Arafat'ta aynı duaya amin diyor, aynı kıbleye yöneliyor, aynı ihram altında eşitleniyor; diğer tarafta ise küresel güç merkezleri Orta Doğu'nun yeni siyasi haritasını şekillendirmeye çalışıyor. Aslında bugün yaşanan gelişmeleri yalnızca diplomatik bir açıklama ya da sıradan bir dış politika hamlesi olarak okumak büyük hata olur. Çünkü mesele çok daha derin, çok daha stratejiktir.lrm;Tam da bu nedenle Türkiye'nin bugün yaşadığı iç siyasi gerilim yalnızca bir iç politika tartışması olarak okunamaz. Çünkü dünya yeni bloklara ayrılırken, Orta Doğu yeniden tas...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iceride-kavga-disarida-kusatma-H1607562.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607552</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Peygamberimizin ‘kurban’ uyarıları</baslik>
    <metin>Bir Kurban Bayramı'na da eriştik. Rabbim! Bugünün hürmetine devletimizi, milletimizi ve tevhit ehlini her türlü maddi-manevi taarruzlardan, belalardan, afetlerden muhafaza edip, Habibi ve Ehl-i Beyt'i hürmetine iman iddiamızı ispat etmeyi hepimize nasip eylesin.Ve de zalimlere, zalimlerle işbirliği yapanlara 'Kahhar' ismi ile tecelli etsin. Bayramımız mübarek olsun.Niçin kurban kesiyorum? Niçin kurban etlerini paylaşıyoruz? Bu sorulara, Yüce Allah'ın (c.c) istediği cevapları veriyorsak, ne mutlu bizlere.Yüce Allah'ın istediği cevap neydi? 'Onların ne etleri Allah'a ulaşır ne de kanları; O'na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır.' (Hac 37)Peki, takva ne demek? Kitaplarda uzun uzun tarif edilir. Tek kelime ile 'samimiyet'.Peygamberimiz kurbanı nasıl keserdi?"Namaz kılın" emri g...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/peygamberimizin-kurban-uyarilari-H1607552.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607536</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bayramın altını yaman oymuşlar</baslik>
    <metin>	Oymacı güruhu es geçmemişler	Bayramın altını yaman oymuşlar	Yazıktır günahtır asla dememiş	Bayramın altını yaman oymuşlar	 	Topluma bin çeşit fitne yayarak	Verdikleri sözden her dem cayarak	Dikendeki yünü peşin sayarak	Bayramın altını yaman oymuşlar	 	Mala mülke zorbalıkla çökerek	Dağa taşa fitne fücur ekerek	Zeytinleri her bir yandan sökerek	Bayramın altını yaman oymuşalar	 	Umuttan ne bir kök ne de dal kalmış	Millette ne sevinç ne de hal kalmış	Kovanda ne arı ne de bal kalmış	Bayramın altını yaman oymuşlar	 	Yaylalarda sürü derelerde su	Kalmamış ağacın yaşı kurusu	Açlıktan yoksulun gelmez uykusu	Bayramın altını yaman oymuşlar	 	Emek alın teri değersiz bir mal!	Her yanda yılanlar tut...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bayramin-altini-yaman-oymuslar-H1607536.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607530</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sabretmek ibadet, günahtır isyanım</baslik>
    <metin>Hep gurbette ona olan vuslatımız için aylarca gün sayıp kavuşacağımız günü beklerdik. Gençliğimiz, en güzel yıllarımız hep gurbette geçti. İşin garibi hala öyle devam ediyor. Gerçi bu dünya zaten sıla, gurbet değil mi? Bugün siz dostlarımıza ağlayarak yazmış olduğum şiirimle beraber bu makaleyi sunuyorum. Ben bu yazıyı kaleme alırken bu duyguları gönlümde yaşatmama sebep olan Üstadımız Haydar babamıza hitaben-RUHUM SENLE MAKBERE GİRDİBu gönül mabedim burası sol yanımBırakıp gidemem burada HaydarımAh o gideli mecnundur Gökhan'ımSabretmek ibadet günahtır isyanımSana ben seninleyken bile hasrettimYıllardır gurbette vuslatı bekledimSenin sessizce bize vedanı sezmedimO gün, o kara gün bil ki ben de öldümAşığa çile bu yollarda zevk-u sefadırHaydar'ın yokluğu aşığına...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sabretmek-ibadet-gunahtir-isyanim-H1607530.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607523</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Lübnan'da bitmeyen denklem</baslik>
    <metin>	Lübnan'da bugün yaşanan kriz artık sıradan bir hükümet tartışması değil. Ülke uzun süredir devlet otoritesi, direniş hareketleri ve dış müdahalelerin iç içe geçtiği kırılgan bir dengeyle ayakta kalmaya çalışıyor. 2026 yılına girilirken bu denge daha da sertleşiyor. Çünkü artık tartışılan mesele yalnızca güvenlik değil; Lübnan'ın nasıl bir devlet olarak varlığını sürdüreceği.	 	ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Hizbullah'a yönelik açıklamaları ve Hizbullah lideri Naim Qassem'ın "silahsızlanma yok oluş demektir" sözleri, ülkedeki temel kırılmayı açık biçimde ortaya koyuyor. Tartışmanın merkezinde artık tek soru var: Güvenliği devlet mi sağlayacak, yoksa direniş yapıları mı sahadaki ağırlığını koruyacak?	 	Lübnan hükümeti geçtiğimiz yıl silahların devlet kontrolünde topl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/lubnanda-bitmeyen-denklem-H1607523.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607521</no>
    <tarih>2026-05-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tencerenin sesi, koltuğun gürültüsünü yenecek mi?</baslik>
    <metin>	Öncelikle milletimizin ve tüm İslam aleminin Kurban Bayramını tebrik ediyorum. Bayram günü tatsız konuları yazmak istemezdim ama bu bayrama cebinde parası olmadan, karnı aç, çocuklarına kıyafet alamadan giren o kadar çok vatandaşımız var ki, onlarla empati kurmak istedim.	Çünkü bizim medeniyet anlayışımızda "Komşusu açken karnı tok olunmaz."	Bugün Türkiye'de sokaktan yükselen seslerin, market raflarındaki etiketlerin ve ay sonunu getiremeyen milyonların ortak bir feryadı var: Geçim derdi. 	Siyaset mekanizması kendi iç dinamikleriyle, ittifak hesaplarıyla ve yapay olarak üretilen gündem maddeleriyle meşgulken, halkın gerçekliği bambaşka bir düzlemde akıp gidiyor. 	İktidar ekonomiyi yapısal reformlarla düzeltip halkın refahını artırarak seçim kazanmak yerine, siyasi alanı ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tencerenin-sesi-koltugun-gurultusunu-yenecek-mi-H1607521.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607465</no>
    <tarih>2026-05-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kaynaklarımız ve Türkiye</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 16-12-2011 tarihli yazısıdır	Resmi Gazete'nin 12 Aralık tarihli sayısında yayınlanan bildiriye göre, Artvin ilinde yer alan bazı bakır, çinko, altın ve gümüş sahalarının ihale yoluyla özel sektöre devredileceği açıklandı.	AKP iktidarının dokuz yıllık icraatları arasında özelleştirmeler ciddi bir yer tutuyor.  Bu dönemde Türkiye kâr getiren kurumlarının çoğunu, kuruluşları için harcanandan daha az bir meblağ karşılığında özelleştirmiştir. 	PETKİM, TÜPRAŞ, Telekom, limanlar, havaalanları, elektrik dağıtım şirketleri, şeker fabrikaları artık devlete ait değil. Maden sahalarının devredilmesi konusunda da ciddi icraatlara imza atıldı.	2002 senesinden bu yana düzenlenen maden arama ruhsat sayısı 63 bin 670'e ulaşmıştır. Türkiye ma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kaynaklarimiz-ve-turkiye-H1607465.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607464</no>
    <tarih>2026-05-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fransa neden artık merkeze inanmıyor?</baslik>
    <metin>	Fransa bugün yalnızca yeni bir cumhurbaşkanı aramıyor. Ülke aslında yıllardır kendisini taşıyan siyasi merkezin hala ayakta olup olmadığını test ediyor. Çünkü Fransa'da artık sandık yalnızca oyların değil, öfkenin de toplandığı bir yere dönüşmüş durumda.	 	2027 seçimleri yaklaşırken mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yeniden aday olamıyor. Nedeni siyasi değil, anayasal. Fransa'da bir cumhurbaşkanı arka arkaya en fazla iki dönem görev yapabiliyor. Macron 2017 ve 2022 seçimlerini kazandığı için üçüncü kez yarışa katılamıyor. Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Macron sonrası Fransa nasıl bir ülkeye dönüşecek?	 	Macron ilk seçildiğinde birçok kişi onu eski siyasetin yorgun yüzlerini değiştirecek genç bir lider olarak gördü. Ne tam sağdaydı ne tam solda. Avrupa yanlısıydı, r...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fransa-neden-artik-merkeze-inanmiyor-H1607464.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607463</no>
    <tarih>2026-05-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump’tan İran'la anlaşma bahanesiyle Abraham Anlaşması dayatması!</baslik>
    <metin>	ABD Başkanı Donald Trump, diplomasi arenasına kendine has "ya hep ya hiç" tarzıyla geri döndü. 	İlk başkanlık döneminde (2020) Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan'ın İsrail ile ilişkilerini sözde normalleştirmesiyle hayata geçirilen Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords), bugün çok daha agresif ve geniş kapsamlı bir dayatmanın aracı olarak yeniden masada. 	Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin geleceğini bu anlaşmalara bağlayarak, Orta Doğu'da kartları yeniden karmayı hedefliyor. 	Ancak perde arkasından sızan bilgiler ve 2025 Haziran'ında Tel Aviv sokaklarındaki propaganda panoları, bu sürecin sadece bir barış arayışı değil, bölgeyi kökten dönüştürmeyi amaçlayan jeopolitik bir kuşatma operasyonu olduğunu net bir şekilde gözler önüne seriyor.	Telefon diploma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trumptan-iranla-anlasma-bahanesiyle-abraham-anlasmasi-dayatmasi-H1607463.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607462</no>
    <tarih>2026-05-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>CHP taktik kurbanı oldu</baslik>
    <metin>Kamuoyunda eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bir gurup delege 19 Kasım 2023 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek 'para karşılığı oy kullanıldığı' iddiası ile dava açtılar.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara'ya gönderdi. Aynı iddialar ile Ankara Asliye Hukuk mahkemelerinde iptal davaları açıldı.Bu süreçte YSK yani hakimlerden oluşan 'Yüksek Seçim Kurulu' (ki, seçimler hakkında tek yetkili organdır) Özgür Özel'e, parti yönetimi, seçilen belediye başkanlarına da mazbatalarını verdi. Hatta 2024 yerel seçimlerinin iptali başvurusunu bile reddetti.İddialar ortada, savunmalar ortada ve 2 buçuk yılda karar veremeyen artı hukukçulardan öğrendiğim kadarı ile karar verme yetkisi bile olmayan bir mahkeme, CHP'ye Kemal Kılıçdar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/chp-taktik-kurbani-oldu-H1607462.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607423</no>
    <tarih>2026-05-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Arefe gününün faziletleri ve teşrik tekbirleri hakkında </baslik>
    <metin>Kurban, Allah Teâlâ'nın Kur'an-ı Kerîm'de; "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" (Kevser, 108/2), emriyle Müslümanlar üzerine vacip bir ibadet olmuştur.Kurbanın Müslümanlara vacip oluşu İbrahim Peygamberle başlar. Bu hadise Kur'an'da şöylece dile getirilir."Rabbim, bana Salihlerden ihsan et. Biz de ona, hilim sahibi bir oğul müjdeledik. O, kendisinin yanı sıra yürümeye başlayınca dedi ki: Oğulcuğum; doğrusu ben, rüyada iken seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne dersin? O da dedi ki: Babacığım; sana emrolunanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun. Kişi de teslim olunca, babası; oğlunu alnı üzere yatırdı. Biz, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim; Sen rüyayı gerçekleştirdin. Elbette Biz ihsan edenleri böylece mükâfatlandırırız. Muhakkak ki bu, apaçık bir imtihandı. Ve ona fidye olar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/arefe-gununun-faziletleri-ve-tesrik-tekbirleri-hakkinda-H1607423.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607422</no>
    <tarih>2026-05-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Günümüzdeki Yahudiler ve Hıristiyanların ehl-i kitap vasfı</baslik>
    <metin>Ehl-i kitabın yukarıda belirtilen açık ve net manasına rağmen günümüzde Yahudilik ve Hıristiyanlığın bu muharref kitaplarla amel ettiğini söylemek de güçtür. Nitekim tarihi tatbikat ve ilmi kriterler bunu böyle göstermektedir.Mesela Musevilik bir başka ifade ile Yahudiliğe baktığımız zaman görüyoruz ki, onlar mücerret manada muharref Tevrat ve Zebur'a inandıklarını söylerler, ancak fikir ve tatbikatları ideolojik bir mantık sergiler. Bugün Yahudiliğin beynelmilel Siyonizm idealine dönüştüğünü bütün dünya bilmekte ve kabul etmektedir. Siyonizm idealinde ise Yahudilerin diğer ırk ve milletlere hâkim olması asıldır. Bu hedefe ulaşmak için siyasi, ekonomik ve kültürel sahalarda dünyada hâkimiyet kurmak esas alınmış "arz-ı mev'ud" hedefine bir plan dâhilinde adım adım ulaşmak her Yahudi için ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gunumuzdeki-yahudiler-ve-hiristiyanlarin-ehl-i-kitap-vasfi-H1607422.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607378</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gelişen demokrasilerin krizleri</baslik>
    <metin>Dünyanın farklı bölgelerinde birbirine şaşırtıcı ölçüde benzeyen siyasi krizler yaşanıyor. Seçimler yapılıyor, iktidarlar değişiyor, partiler yarışıyor; ancak tartışmalar sandıkta sona ermiyor. Hatta birçok gelişmekte olan demokraside asıl gerilim seçimlerden sonra başlıyor.	 	Nepal, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde son yıllarda yaşanan süreçler bunun dikkat çekici örnekleri oldu. Her ülkenin kendi siyasi geçmişi ve toplumsal dinamikleri farklı olsa da ortaya çıkan tablo büyük ölçüde aynı: siyasal rekabet yalnızca partiler arasında kalmıyor; mahkemeler, bürokrasi ve devlet kurumları da mücadelenin merkezine çekiliyor.	 	Nepal'de parlamentonun feshedilmesiyle başlayan kriz kısa sürede anayasal meşruiyet tartışmasına dönüştü. Yüksek mahkemenin müdahaleleri, hükümet değişi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gelisen-demokrasilerin-krizleri-H1607378.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607365</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sermaye yanlısı değil devletçi bir iktidar hayalimiz</baslik>
    <metin>Küreselleşen dünyada özellikle son yıllarda yaşanan küresel salgın hastalıklar, tedarik zinciri krizleri, jeopolitik gerilimler ve savaşlar serbest piyasa ekonomisinin dünya çapında sorgulanmasına yol açtı.Çünkü bütün bu başlıklarda devletler zayıflarken, parçalanırken, tüm insanlık bedel öderken küresel sermaye şirketleri hep kazandı hep büyüdü. Son örnek İran savaşı. Dünya enerji krizi yaşıyor ama başta Trump'ın oğlu olmak üzere birçok isim servetlerini katlıyor.Haliyle bugün en gelişmiş ülkelerde bile devletçi, halkçı söylem, projeleri ve hedefleri olanlar anlayışlar geniş halk desteği alıyor.Artık toplumlar, zenginlerin ve küresel sermayenin değil devletin ekonomiye ve sosyal hayata aktif olarak müdahale etmesi gerektiği savunuyor, dersek yanlış olmaz.Ülkemizdeki durum 2023...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sermaye-yanlisi-degil-devletci-bir-iktidar-hayalimiz-H1607365.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607360</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Âşık Ruhani ‘BAŞIM’ demiş yıllar evvel</baslik>
    <metin>	Ne güzel demiş, ne de yerinde söylemiş, rahmetler olsun canına.	Bazı şiirler vardır, kitaplık çapta mesajlar içerirler, üzerinden yıllar yıllar geçse de asla eskimezler, güncelliklerinden hiç bir şey kaybetmezler.	Öyle zamanlar gelir, öyle gelişmeler olur ki, rastladığınız bir şiir, daha önce okuyup-dinlediğiniz bir şiir, derhal hafızanızda canlanır, kanatlanır ve 'ben buradayım' diye adeta çığlık atar.	Aşağıda okuyacağınız şiir işte tam da böyle bir şiir, hatırlamanın ve hatırlatmanın da tam zamanıdır.	Yıllar evvel, hazırlayıp sunduğum Meltem televizyonundaki 'Ozanlarımız' programında bizzat kendi sesinden dinlediğimiz bu şiire girerken rahmetli şöyle demişti; ' bu şiiri başıma, kendime yazmışım ama bizde bir söz vardır, kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla' diye, he...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asik-ruhani-basim-demis-yillar-evvel-H1607360.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607355</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kurban Bayramı hakkında hatırlatmalar</baslik>
    <metin>Değerli dostlarım, bildiğiniz gibi Zilhicce ayının 10. Günü Kurban Bayramıdır. İslam itikadında 3 büyük bayram vardır. Bunlar; 1- Ramazan Bayramı. 2- Kurban Bayramı. 3- Gadir-i Hum Bayramı (İmam Ali (a.s.)  Efendimizin velayetinin ilanı)Önümüzdeki en yakın bayram, Kurban Bayramıdır.  2026 yılının Kurban Bayramı 27 Mayıs Çarşamba günüdür. Yapılacak bir iş hakkında bilgi sahibi olmak o işten faydayı artıracaktır.Müsaadenizle Kurban Bayramı'nda kurban kesmekteki sırrı anlamaya çalışalım:Kurbandaki en büyük nükte; Allah'tan(cc) başka sevilen şeyin, Allah yolunda feda edilmesi gerçeğidir. Gunyet'üt Tailibin eserinde Abdulkadir Geylani Hazretleri şu tespitlere yer vermiştir:"Bu apaçık bir imtihandı. Aynı zamanda, büyük bir nimetti. Zira oğlunu kurban etmeyi affedip onun yerine bir kurban...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurban-bayrami-hakkinda-hatirlatmalar-H1607355.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607354</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Müesses nizam değişti, peki cumhuriyet ne olacak?</baslik>
    <metin>19 Mayıs 1919 yalnızca bir tarih değildir. Böylesine bir atmosferde 19 Mayıs 1919'u yeniden düşünmek artık sadece tarih konuşmak değildir. Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıktığında ortada güçlü bir devlet yapısı yoktu. Ekonomi çökmüştü. Anadolu işgal altındaydı. Ordular dağıtılmıştı. Halk yorgun ve umutsuzdu. Fakat bütün bu şartlara rağmen milletin ortak bir hedef etrafında birleşmesi sağlandı. Çünkü o dönemde verilen mücadele yalnızca askeri bir mücadele değildi. Aynı zamanda bağımsızlık, egemenlik ve devlet fikrini yeniden ayağa kaldırma mücadelesiydi.Bugün Türkiye'nin yaşadığı sorunlara baktığımızda farklı biçimlerde de olsa benzer bir zihinsel dağınıklığın oluştuğu görülüyor. Ekonomik kriz derinleşiyor. Gençler gelecek kaygısı taşıyor. Toplum kutuplaşıyor. Kimlik siyaseti her geçen gün ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muesses-nizam-degisti-peki-cumhuriyet-ne-olacak-H1607354.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607351</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çözüm var</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 20.08.2016 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye için Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan köprü denir.	Ya da büyük enerji yollarının geçiş merkezi...	Veya petrol denizi üzerinde oturduğunun farkında olmayan, dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip, dünyada 2. en büyük altın rezervinin sahibi veya Sovyetlerin yıkılışının ardından komünizme karşı set olan ülke...	Ya da iklim değişikliği nedeniyle Ortadoğu'ya yerleşmeye çalışan ABD için kilit ülke...	Bazılarının inancına göre Vaat edilmiş Kutsal Topraklar?	Kısaca Anadolu tarih boyunca önemli, tarih boyunca üzerinde oyunların döndüğü bir coğrafya olmuştur?	Hal böyle olunca dış mihrakların ve içeride onlara destek olanların sayısız saldırısına maruz kaldık. 15 Temmuz darbe kalk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cozum-var-H1607351.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607346</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Suyun bile fiyatı var: Suyun metalaşması</baslik>
    <metin>	Bir insanın susuz ne kadar yaşayabileceği bellidir. Ama asıl sorumuz veya yazımız bununla alakalı değil. Asıl sorumuz şu: Günümüzde, insan, kendisine ait olması gereken suya ulaşmak için ne kadar para ödemek zorunda?	Tatlı su, yani içilecek, yaşanacak, nefes alınacak su, insan hayatının en temel koşuludur. Hiç kimse suyu icat etmedi. Hiçbir şirket bir nehri üretmedi, bir kaynağı yaratmadı, bir yeraltı suyunu var etmedi. Buna rağmen bugün dünyanın birçok yerinde insanlar, kendi yaşadıkları toprağın suyuna erişemez hale gelirken, aynı su şişelenip satılıyor, ruhsatlandırılıyor, çıkarım haklarıyla şirketlerin kontrolüne veriliyor, madencilik projelerine tahsis ediliyor. Başka bir deyişle, hayatın kaynağı, hayatı sürdürenlerin elinden alınıp sermayenin malına dönüştürülüyor.	Ben bun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/suyun-bile-fiyati-var-suyun-metalasmasi-H1607346.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607336</no>
    <tarih>2026-05-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yaşlanan Türkiye, eriyen gelecek</baslik>
    <metin>	Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı doğum istatistikleri, ülkemizin geleceği adına son derece kaygı verici bir gerçeği net bir şekilde ortaya koyuyor: Türkiye'de doğurganlık hızı, tarihinin en düşük seviyesine gerilemiş durumda. 	Bir nüfusun kendini yenileyebilmesi ve yaşlanmadan dengede kalabilmesi için asgari sınır kabul edilen 2,10 ikame seviyesi, Türkiye'de artık uzak bir hedef haline geldi. 	2001 yılında 2,38 olan toplam doğurganlık hızı, 2014 yılından itibaren kesintisiz bir düşüş trendine girerek 2025 yılında 1,42'ye kadar geriledi. 	Bu veriler, Türkiye'nin sadece nüfus kaybetmediğini, aynı zamanda hızla yaşlanan bir topluma dönüştüğünü gösteriyor. 	Yıllarca Avrupa'yı tehdit eden "yaşlı nüfus" krizi, artık Türkiye'nin de kapısını değil, doğru...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yaslanan-turkiye-eriyen-gelecek-H1607336.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607325</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Geviş getirerek Büyük İsrail projesini seyre dalanlar</baslik>
    <metin>İslam dünyasında yapılan işgale geviş getirerek seyre dalan sözüm ona kendini Müslüman sanan embesillerin yaptığı seyir kendi akıbetlerinin seyridir.Irak işgal olurken seyrettiler. Ardından Libya'nın işgali geldi. Onun ardından Filistin ve Filistin'in ardından ise Suriye'nin işgali geldi. İran'a ABD ile İsrail ortak saldırdı şimdi Türkiye'yi hedef aldıklarını dile getiriyorlar. Geviş getirerek seyretmeye devam edin. Bir bakacaksınız altınızda ne vatan, ne hane ve ne de namusunuz kalmış. Kardeşleriniz talan edilirken, namusları kirletilirken ve şehit edilirken geviş getirerek seyredersen aynı akıbeti yaşarsın.Suriye ve Irak'ta tekbirlerle Müslüman başı kesenler Gazze'de, Filistin'de Müslümanlar çoluk çocuk katledilirken, son olarak İran'da masum canlara kıyılırken kafirlere karşı kılını...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gevis-getirerek-buyuk-israil-projesini-seyre-dalanlar-H1607325.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607324</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasi operasyonların ekonomik faturası: İrade mi, esaret mi?</baslik>
    <metin>Onur ve gurur, insanı insan yapan bambaşka erdemlerdir; birinin uşağı olmak, iradesini bir başkasına ipotek etmek ise apayrı bir esarettir. Eğer bir gün kendi özgür iradenizden vazgeçip bir başkasının boyunduruğu altına girmeyi kabul ederseniz, ömrünüz boyunca o prangadan kurtulamazsınız. O andan itibaren kendi doğrularınız biter; zihniniz mühürlenir ve size dikte edilen her şeyi sorgulamadan, adeta bir robot gibi yapmak zorunda kalırsınız. Bu durum bireyler için ne kadar yıkıcıysa, toplumlar ve kurumlar için de bir o kadar felakettir.Ne yazık ki bugün tam olarak bu acı ve karanlık gerçeğin sahnelendiği bir süreçten geçiyoruz. Adını her ne koyarsanız koyun, hukuki kılıfların arkasına neyi gizlemeye çalışırsanız çalışın; yaşanan bu durum, en temelde halkın ve delegenin hür iradesini tamam...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasi-operasyonlarin-ekonomik-faturasi-irade-mi-esaret-mi-H1607324.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607323</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ekonomik çöküşün ürettiği ahlaki obruk</baslik>
    <metin>Türkiye bugün yalnızca ekonomik kriz yaşamıyor. Daha derin, daha tehlikeli bir süreçten geçiyor. Çünkü mesele artık sadece enflasyon, faiz ya da döviz meselesi değildir. Mesele; ekonomik kırılmanın toplumun ahlaki dokusunu bozacak noktaya ulaşmış olmasıdır. Bir toplum uzun yıllar geçim sıkıntısı yaşarsa, geleceğe dair umudunu kaybederse, adalet duygusu zedelenirse, yalnızca cüzdanlar değil karakterler de yıpranmaya başlar.Elbette ahlak ve erdem insanın özünde vardır. İnsan doğası iyiliğe, vicdana ve merhamete yatkındır. Bir çocuk dünyaya geldiğinde yalanı, fırsatçılığı ya da yozlaşmayı bilmez. Bunları çoğu zaman bozulan sosyal koşullar, yanlış eğitim politikaları ve çürüyen ekonomik düzen öğretir. Bu nedenle ekonomik sistem sadece cebimizi değil, karakterimizi de şekillendirir.Tarihsel...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ekonomik-cokusun-urettigi-ahlaki-obruk-H1607323.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607322</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bakış açısı mı bakış ahlâkı mı?</baslik>
    <metin>Bugün herkesin bir "bakış açısı" var. Herkes konuşuyor, yorum yapıyor, hüküm veriyor. Fakat kimse şu soruyu sormuyor: Mesele gerçekten bakış açısı mı, yoksa bakış ahlâkı mı? Çünkü yaşadığımız tartışmalar, fikir ayrılığından çok niyet ayrılığına benziyor. Aynı veriye bakıyor, aynı haberi okuyor, aynı gelişmeyi izliyoruz; ama vardığımız sonuçlar birbirine zıt.Aynı olaya bakan insanların bu kadar farklı hükümler vermesi sadece düşünce çeşitliliğiyle açıklanamaz. Artık hakikati aramıyoruz; haklı çıkmayı arıyoruz. Muhasebe yapmak yerine savunma refleksiyle konuşuyor, anlamaya çalışmak yerine konum almaya çalışıyoruz. Bu da bizi ortak zeminden her geçen gün biraz daha uzaklaştırıyor.Oysa bakmak masum bir fiil değildir. Bakışın da bir ahlâkı vardır. Niyetle şekillenir, kalple yön bulur. Öfkey...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bakis-acisi-mi-bakis-ahlaki-mi-H1607322.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607320</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zamlara ve yüksek vergilere dur demek Milletimizin elinde</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 26.12.2012 tarihli yazısıdır	2013 senesine girerken gündemin ilk sırası zamlar olacak-	Özelleştirmelerle kâr getiren kurumları elinden çıkaran hükümetin mevcut tabloda gelir elde edebileceği tek kalem vatandaşın cebi kalıyor. 	Demek oluyor ki, vatandaş bundan sonra evine ekmek götürürken bile düşünmek zorunda.	Tüketim kesiminin dikkate alınmadığı kapitalist düzende unutulan hakikat, tüketimin olmadığı yerde bir süre sonra üretimin de azalacağıdır. 	Vergiler eksik tüketimin yok olması demektir. Tüketim eksenli tek analiz olan Milli Ekonomi Modeli'ne göre vergiler diğer kaynaklara ek bir gelirdir.	Milli Ekonomi Modeli'nde, geliri belli bir kesimin altındaki vatandaşlarımızdan vergi alınmayacaktır. 	Vergi oranları i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zamlara-ve-yuksek-vergilere-dur-demek-milletimizin-elinde-H1607320.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607319</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Plan CHP’yi mi, Türkiye’ye mi?</baslik>
    <metin>Planlı bir şekilde kaybedilen 2023 Cumhurbaşkanlığın seçimlerini de katarsak Türkiye'nin gündemi 3 yıldır CHP, CHP'yi yönetenler, CHP'li belediyeler.Bölgemizde ABD-İsrail soykırıma devam ederken, İran Savaşı, Çin-ABD ekseninde plan üzerine planlar yapılırken ülkemizde CHP'nin gündemde tutulması öyle yolsuzluklar, parti içi seçimler vs. başlıkları ile izah edilemez.Ülkemiz siyaseti, iktidar ve ittifakı lehine yeniden dizayn ediliyor. CHP'de her zamanki gibi kullanılıyor.AKP iktidarı ve ittifakından kimler memnun?ABD-İsrail memnun. AB-Vatikan memnun. İmralı-Kandil memnun. Barzani-Mazlum Abdi memnun. Rum Kesimi-Yunanistan memnun.Neden memnunlar?Irak, Libya ve Suriye gibi İsrail'i tehdit eden rejimlerin değişmesinde AKP aktif rol oynadı. Gazze soykırımında miting ve kınama dışında ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/plan-chpyi-mi-turkiyeye-mi-H1607319.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607305</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda</baslik>
    <metin>	İnsanların, insan topluluklarının bu denli açgözlü olmaları, bu kadar doyumsuz ve tatminsiz olmaları gerçekten şaşırtıcı bir durum.	Bu insanlara, iktidar sahiplerine, gözelerin başlarında oturan doyumsuz kitlelere; 'yeter artık, bu kadar aç gözlülük te fazla, kefenin cebi olmadığını unuttunuz mu?' diyecek akil insanlar kalmadı mı?	Yoksa yanmaz kefen imalatı ve ticareti yapan o malum şahıs, cepli-cepkenli kefen imalatına da mı başladı?	Deveyi hamutuyla götüren bu kitle, müteahhit güruhu, işlerine geldiği için cepli kefen safsatasına da akşamdan inanmaya hazır olabilirler.	'Bir elinde cımbız bir elinde ayna	Umurumda mı dünya' diyen şair ne kadar da haklıymış ve şairin tarif ettiği bu kapsama girecek insan kümeleri nasıl da bir birlerini bulmuşlar?	İktidarın yakın v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-eli-yagda-bir-eli-balda-gozu-de-gelecek-malda-H1607305.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607303</no>
    <tarih>2026-05-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>"Mutlak butlan" kararı ve demokrasinin geleceği</baslik>
    <metin>	Türkiye siyaseti, ezberleri bozan ve gündemin seyrini bir anda tamamen değiştiren tarihi bir yargı kararıyla sarsıldı.	Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı'na yönelik şok edici bir "mutlak butlan" kararı verdi. 	Delegelerin iradelerinin maddi menfaat, hediye ve çeşitli vaatlerle yönlendirildiği iddiasına dayandırılan bu kararla birlikte, Özgür Özel ve ekibinin kazandığı kurultay hukuken geçersiz sayıldı; parti yönetimi el değiştirerek Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi mahkeme kararıyla yeniden göreve getirildi. 	Ancak bu hamle, sadece ana muhalefet partisini değil, ülkenin tüm hukuk ve seçim sistemini ucu bucağı görünmeyen bir kaosun eşiğine sürüklemiş durumda.	YSK kara...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mutlak-butlan-karari-ve-demokrasinin-gelecegi-H1607303.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607231</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Unutulan kadın</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 27.11.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dünya nüfusunun yüzde 50'sinden fazlasını oluşturan kadınlarımızın hakları veya uğradıkları şiddet her dönemde gündem edilmiştir. 	25 Kasım Kadına Yönelik Uluslararası Şiddeti Önleme Günü dolayısıyla yapılan etkinliklerde de yine aynı mevzular konuşuldu. 	Anketler şu acı gerçeği ortaya koymaktadır: Avrupa'da her 5 kadından biri, Türkiye'de ise her 5 kadından ikisi fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. 	21. yüzyıla yakışıyor mu demeyin. Kadın cinayetlerindeki artış ürkütücü boyutlardadır. 	Kadına yönelik şiddetin çözümü konuşulurken ilk sırada sosyo-ekonomik statüsünün güçlendirilmesinin altı çiziliyor. Kadın cinayetleri veya kadına şiddet konusunda hazırlanan yasal düzenlemeler bir noktada bekl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/unutulan-kadin-H1607231.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607226</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Misafir Kalem</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/misafir-kalem.jpg</fotograf>    
    <baslik>HAKAN SÖNMEZ - Neyi yazacağımızı “ŞAŞIRDIK” </baslik>
    <metin>	Valilikler izni ile SMA ve DMD hastası çocukların ailelerinin resmi yolla dilendirilmesini mi?	Yakılan orman, kesilen ağaçları mı?	Cinsel istismara uğrayan çocukları mı?	Uğruna 250 bin şehit verdiğimiz Cumhuriyetimizin parsel parsel satılan vatan topraklarını mı?	Hamile kadın sokağa çıkmasın, kadınlar çalışmasa işsizlik azalır diyerek kadınları ikinci sınıf görenleri mi? 	Eğitimin cahillerin eline teslim edilmesini mi?	20 bin lira maaş alıp bunun 15 bin lirasını kira veren emekliyi mi?	100'den fazla üniversite açtık diye gururlananların açtıkları üniversiteden mezun olup iş bulamayan ve geleceğe güvenle bakamayan gençleri mi? 	Sayısı 300 bine yaklaşan, "KYK öğrenim kredisi borcunu yasal süresinde ödeyemediği için icra takibine düşen" üniversite mezunların...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hakan-sonmez-neyi-yazacagimizi-sasirdik-H1607226.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607217</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Merkel'e madalya, Avrupa'ya soru</baslik>
    <metin>	Strasbourg'da düzenlenen Avrupa Liyakat Nişanı töreni, Avrupa Birliği'nin kendini anlatma biçimine dair tanıdık bir tabloyu yeniden ortaya koydu: Liderleri ödüllendirmek, fakat onların dönemlerinde biriken yapısal sorunları yeterince tartışmamak.	Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'e verilen madalya, ilk bakışta Avrupa bütünleşmesine katkıların bir takdiri gibi görünüyor. Ancak bu tür törenler, aynı zamanda daha zor soruları da beraberinde getiriyor: Avrupa gerçekten güçlendi mi, yoksa sorunlarını ertelerken kendini mi teselli ediyor?	Merkel dönemi çoğu zaman "krizleri yöneten liderlik" başlığı altında anlatılıyor. Euro krizi, Brexit süreci ve göç dalgası gibi büyük sarsıntılar sırasında alınan kararlar, Avrupa Birliği'nin dağılmasını önleyen adımlar olarak sunuluyor. Fakat bu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/merkele-madalya-avrupaya-soru-H1607217.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607216</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ercan Özyer</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ercan-ozyer-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>2050 Türkiye’si</baslik>
    <metin>	Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), ülkemizin mevcut durumundan endişe eden ama umudunu yitirmemiş insanların partisidir. Ailenizin, gençlerin, emeklilerin ve bu yıl 18 yaşına girenlerin partisidir.	Evet gençler; ilk oyunuzu BTP'ye, Sayın Hüseyin Baş'a verin. Çünkü ülkemiz, çoğunluğu gençlerden oluşan liyakatli bir kadro tarafından yönetilmelidir.	BTP; vatanseverliğin yalnızca sözle değil, doğayı koruyarak, hayvanları severek ve çağdaş bir bilinçle hareket ederek gösterileceğini bilenlerin partisidir.	Sloganımız:	"Gelecek bizimdir, biz geleceğiz!"	Bir düşünün; TBMM'de milletvekili maaşlarının öğretmen maaşlarını geçmediği bir düzen- Ve yine düşünün; üniversiteyi hakkıyla kazanmış, alanında yetkin, genç ve bilinçli bireylerden oluşan bir Meclis-	Geçmişe saplanıp kalma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/2050-turkiyesi-H1607216.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607206</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Mutlak Butlan’ sonrası Türkiye nereye gidiyor?</baslik>
    <metin>Türkiye yine kritik bir dönemeçten geçiyor. CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararı artık yalnızca bir parti içi hukuk tartışması olarak görülmüyor. Kararın ardından oluşan atmosfer, doğrudan doğruya demokrasi, seçim güvenliği, hukuk devleti ve siyasal meşruiyet tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşımış durumda. Çünkü bugün tartışılan konu yalnızca bir kurultayın geçerliliği değildir. Tartışılan şey; Türkiye'de millet iradesinin nasıl korunacağı, siyasi süreçlerin hangi ölçüde hukuki denetime tabi olacağı ve hukuk ile siyasetin sınırlarının nasıl çizileceğidir.BTP lideri Hüseyin Baş bu nedenle dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu: "Demokrasiye karşı yapılan her türlü hamlenin karşısındayız. Siyaset mahkemelerde değil sokakta, sandıkta yapılır." A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mutlak-butlan-sonrasi-turkiye-nereye-gidiyor-H1607206.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607202</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dolar imparatorluğundan “milli paralar” eksenli çok kutupluluğa</baslik>
    <metin>	Gözlerimizin önünde, yüzyıllardır dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda manipüle eden, küreselleşmeyi ve kapitalist sistemi emeği, üretimi ve alın terini sömürmek üzerine kurgulayan küresel düzenin son perdeleri oynanıyor. 	Özellikle Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından ABD'nin başını çektiği, Batı bloğunun da arkasına dizildiği "tek kutuplu dünya" illüzyonu artık miadını doldurdu. 	Bugün uluslararası hukukun irtifa kaybettiği, güvenlik paradigmalarının kökten değiştiği ve yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu dinamik ve bir o kadar da hassas bir geçiş dönemindeyiz. 	Dünya, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği statik bir yapıdan; çok kutuplu, çok aktörlü ve yeni dengelerin kurulduğu bir evreye hızla ilerliyor. 	Milli paralarla ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dolar-imparatorlugundan-milli-paralar-eksenli-cok-kutupluluga-H1607202.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607201</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Misyonerliğin Türk milleti üzerindeki hesapları</baslik>
    <metin>Türkler nasıl mahvedilir?Devrin Fener Patriği Grigoryos'un Rus Çarı I. Aleksandr'a yazdığı ve Türklerin nasıl mahvedileceğine dair tavsiyeleri şöyleydi:"Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak gayri mümkündür. Çünkü Türkler başka milletleri gurur ve ifrata sevk edecek zaferler önünde olduğu kadar her türlü ümitleri kaybedecekleri mağlubiyetlere ve felaketlere karşı sakin, sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefislerine fevkalade düşkündürler. Ferdi iradelerin üstündeki hadisatı değişmez mukadderat sayma inancına sahiptirler. Bu inanışları dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden, ananelerinin kuvvetinden; padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ü idare e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/misyonerligin-turk-milleti-uzerindeki-hesaplari-H1607201.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607198</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kişi ne ise gördüğü de odur</baslik>
    <metin>Tasavvuf geleneğinde anlatılan ibretlik bir kıssa vardır. Bir zat, talebelerini İstanbul'a gönderir. Günler sonra talebeler geri döner. Zat sorar:- "Nasıl bir yer gördünüz?"Talebelerden biri heyecanla anlatır:- "Efendim, camilerle dolu, ilim halkalarıyla bereketli, maneviyatı hissedilen bir şehir gördüm. Gerçekten İslambol bir yer."Diğeri ise yüzünü ekşitir:- "Ben kalabalıklar, hırs, kavga, dünya telaşı gördüm. Gönlüme huzur inmedi." Bu sebeple bence İstanbul değil İslambul"Zat, ikisini de dikkatle dinler ve hükmünü verir:- "Siz İstanbul'u değil, kendinizi görmüşsünüz."Bu kısa ama derin kıssa, çağları aşan bir hakikati fısıldar bize: İnsan dış dünyayı, kendi iç dünyasının aynası olarak okur.Bugün aynı şehirde, aynı sokakta, hatta aynı evin içinde bile insanlar bambaşka dü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kisi-ne-ise-gordugu-de-odur-H1607198.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607193</no>
    <tarih>2026-05-23 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mayıs ayının kerameti</baslik>
    <metin>	Mayıs ayı bütün mücadelelerin yaşandığı aydır.	CHP için alınan karar üzerine Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, tepki gösteren ilk parti lideri oldu.  "X" hesabı üzerinden attığı twitte;	"Demokrasiye karşı yapılan her türlü hamlenin karşısındayız. Siyaset mahkemelerde değil sokakta, sandıkta yapılır. Milletin kararını beğenmeyenler, mahkeme kararlarından medet umuyorlar ama, son kararı yine millet verecektir" diyerek tarihe önemli bir not düştü. 	Bu iyi bir siyasetçinin olaylar karşısında hızlı tepki verme refleksini gösterir ki, önemlidir- Ayrıca hukukçu olarak bu işin böyle sonuçlanacağını ve sonrasında meydana gelebilecek olaylar dizgesini düşünebilme yeteneğini de sergiler. 	Mayıs ayı uzun bir aydır... 1 Mayıs ile başlayan toplumsal olaylar günler bo...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mayis-ayinin-kerameti-H1607193.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607191</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>19 Mayıs’ın düşündürdükleri…</baslik>
    <metin>	Araba ile Anadolu'yu bir baştan diğerine geçerken uğrağımız olan yerlerde durup soluklanırken farklı duygulara kapılıyoruz. Yurdun eşsiz güzelliğini, doğanın zenginliğini, tarihi değerlerini kucaklamamak, bunları ele geçirmek için defalarca yurdu işgal etmeye çalışan düşmanların varlığını unutmak mümkün değil. 	Değerli olan her şeyin korunmaya ve kollanmaya ihtiyacı vardır. Bazen bu bir ağaçtır, kesilmemesi, sökülmemesi, bazen bir ormandır yakılmaması gereken-	Bazen bir veya birden fazla insandır, değerinin yitirilmemesi, fikirlerinin yok edilmemesi gereken-	İnsanlarda beyin ölümü diye bir şey vardır. Bu genellikle bedenin de ölümü ile gerçekleşir. Her ne kadar bazılarının beyni hiç yaşamadığı için onların beyin ölümlerinden haberleri bile olmaz. 	Atatürk gibi bir millet...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/19-mayisin-dusundurdukleri-H1607191.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607150</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnsanlık direniş çağının eşiğindedir</baslik>
    <metin>İçinden geçtiğimiz çağ, insanlığın büyük bir kırılma dönemidir. Bir yanda küresel sermayenin çıkarları uğruna halkları yoksullaştıran, savaşlarla coğrafyaları harabeye çeviren emperyalist düzen; diğer yanda ise bu düzene karşı yükselen insan merkezli adalet arayışları- Bugün dünya, yalnızca ekonomik bir buhran yaşamıyor; aynı zamanda ahlaki, siyasi ve vicdani bir çöküşle de yüz yüze bulunuyor. İşte tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, yalnızca bir iktisat tezi değil, insanlığın yeniden ayağa kalkış manifestosu olarak karşımıza çıkmaktadır.Milli Ekonomi Modeli'nin en ayırt edici yönü, ekonomiyi rakamlardan ibaret görmemesidir. Bu modelde merkezde piyasa değil insan vardır; sermaye değil emek vardır, sömürü değil paylaşım vardır. Çünkü Prof. Dr. Ha...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/insanlik-direnis-caginin-esigindedir-H1607150.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607125</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Bayram olmuş seyran olmuş bana ne”</baslik>
    <metin>	Şairler, edipler, özellikle de halk ozanları, yaşadıkları devrin, bağrında mücadele ettikleri sosyolojinin çok net fotoğrafını çekerler ve sonraki kuşaklara aktarırlar.	Biz, o söz ve saz ustalarının eserlerine bakarak, geçmişten dersler çıkartırız ve geleceğimizi de ona göre şekillendirmeye çalışırız.	Geçmişten ne kadar ders çıkarttığımız ve geleceğimizi de ne derece şekillendirdiğimiz elbette tartışılır, tartışılmalıdır ve yanlışların tekrarlanması engellenmelidir.	Bayram olmuş seyran olmuş bana ne' şiiri Aşık Reyhani'nin hem yaklaşık elli sene evvel yazıldığında hem de sonraki devirlerde çok okunan ve çokça dinlenen şiirleri arasındadır.	Üzerinden yarım asır geçmiş olmasına rağmen bugün okuduğumuzda, onun dertli sesinden dinlediğimizde görüyoruz ki elli sene içinde bu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bayram-olmus-seyran-olmus-bana-ne-H1607125.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607122</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Genç nüfus ve geleceğimiz</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 17.07.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Milletleri ayakta tutan geleceklerini teminat altına alan genç nüfusun varlığıdır. Bir cemiyette genç nesil ne kadar yetişmiş, keyfiyetli ve hayata bakışı üst seviyede bulunursa o cemiyet o derece güçlü ve dinamik olur.	Batı dünyasının genç nüfus oranı giderek azalmaktadır. Bu şekilde devam ettiği taktirde 2030 en fazla 50 yıl sonra Avrupa ülkelerinde genç nüfus tükenecek ve mevcut sistem çökme noktasına gelecektir. 	Aile kurmak, çocuk dünyaya getirmek ve yetiştirmek gibi eğilimlerden uzak bir hayat telakkisine sahip olan batı insanı, çocuk yetiştirirken de çocuğu sınırlayacak ve dünyasını daraltacak metodları belki de hayat şartlarının bir gereği olarak uygulamaktadır. 	Batıda 56 yaşlarına kadar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/genc-nufus-ve-gelecegimiz-H1607122.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607120</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir ömrün nihayetinde mahcubiyet ve sessizlik</baslik>
    <metin>	İstanbul'un kalabalık bir meydanında, belki bir cami avlusunda ya da bir park bankında, gözlerini uzaklara dikmiş seksen yaşındaki bir çınarın sesi yankılanıyor kulaklarımızda. 	Bu ses, yalnızca bir kişinin değil; ömrünü bu ülkenin üretimine, geleceğine ve çocuklarına adamış milyonlarca emeklinin ortak çığlığı. 	27 yıl boyunca devlete kesintisiz hizmet etmiş, primini ödemiş, her sabah memleket aşkıyla uyanmış bir insanın, hayatının son demlerinde karşılaştığı manzara ne yazık ki huzur değil, derin bir geçim kaygısı ve daha da acısı, evlatlarına karşı duyduğu o kahredici mahcubiyet. 	Yılların yorgunluğunu torun sevgisiyle, memleket havasıyla atmayı hayal eden yaşlılarımız, bugün ne yazık ki sadece nefes almanın ve şehir içinde bir yerden bir yere ücretsiz ulaşabilmenin tesell...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-omrun-nihayetinde-mahcubiyet-ve-sessizlik-H1607120.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607117</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küba'da yeni büyük güç mücadelesi mi başlıyor?</baslik>
    <metin>	Soğuk Savaş'ın bittiği söylendi ama bugün Karayipler'e bakıldığında büyük güç rekabetinin aslında hiç sona ermediği görülüyor. Son haftalarda ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Küba'ya yönelik sert açıklamaları, eski Küba lideri Rauacute;l Castro hakkında başlatılan hukuki süreçler ve Washington'un artan baskısı yalnızca demokrasi ya da insan hakları meselesi olarak okunmuyor.	 	Asıl mesele, ABD'nin Karayipler'de yeniden kontrol kurmak istemesi olabilir.	 	Çünkü Washington artık yalnızca Havana'daki yönetimi değil, Çin ve Rusya'nın bölgede büyüyen etkisini de doğrudan güvenlik tehdidi olarak görüyor. Özellikle Çin'in son yıllarda Latin Amerika'daki liman yatırımları, teknoloji altyapıları ve ekonomik ağları ABD'de ciddi rahatsızlık yaratmış durumda. Rusya'nın da Venezu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kubada-yeni-buyuk-guc-mucadelesi-mi-basliyor-H1607117.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607095</no>
    <tarih>2026-05-22 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar</baslik>
    <metin>Yaşadığımız gerçekler gösteriyor ki, insanımıza ve tüm Müslümanlara İslam değil de birilerinin dizayn ettiği veya anladığı inanç, 'İslam' diye anlatılmış. İslam tarihi de örtbas edilmiş.Bunun son örneğini İran savaşında gördük. Ülkemizde ve diğer İslam ülkelerinde, 'Sünni' adı ile anılan isimler, İran için 'onlar zaten Şii, onlar Müslüman değil' gibi nice fitnelerle açıkça ABD ve İsrail'e asker oldular.Şu bir gerçek ki özellikle Emeviler ve Abbasiler, kendi saltanatlarının devamı için İslam dinini sınırlamaya çalıştılar. Ehl-i Beyt'e, Hak İmamlara yapılan zulüm ortada.Bu dönem ve sonrasında ise başta İngiliz Sömürge Bakanlığı, Vatikan ve Yahudi bilginler, kendi gömleklerini çıkarıp, İslam gömleği giyerek inanç, itikat, amel ve maslahat konularında fitnelerini yaymaya başladılar.Bu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bizden-islami-imani-saklamislar-H1607095.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607066</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Biz ne zaman akıllanırız?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 31.03.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	Milli menfaatler üzerine kurulması gereken dış siyaset konusunda Türkiye gerçekten sınıfta kalmıştır. 	Hükümetlere veya liderlere göre değişmeyecek sağlam temellere oturmuş bir dış politikaya Atatürk'ten beri hasretiz.	Suriye meselesinde yaşadığımız vahameti, şimdi de Yemen'de göreceğiz galiba. Zira Suriye'de tersine dönen işler, Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) Yemen ayağıyla devam ediyor.	BOP'un eş başkanlığından ayrıldığını duymadığımız Sayın Erdoğan da muhakkak bilirler ki, ABD eski Dışişleri Bakanı Rice'nin açıkladığı BOP stratejisi 22 İslam ülkesinin sınırlarını ve halkının kimyasını değiştirmek üzerine kurulu bir plandır.	22. kurbanın Türkiye olduğu da saklanmamıştır.	Suriye Devlet...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/biz-ne-zaman-akillaniriz-H1607066.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607048</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sen yorulma diye…</baslik>
    <metin>	Leb demeden leblebiyi derhal anlayan karakterini düşünerek ve düşleyerek sana yazacağım mektubumu gayet kısa ve özet tutmayı planlıyorum.	Ülkenin servetini ve sermayesini doyumsuzca ve arsızca yiyen birileri var, bu yüzden olacak ki geniş kitleler aç ve açıkta ve dahi sefilleri yaşıyor.	Sen yorulma diye her derdi ve her yarayı özet geçiyorum.	Ankara'nın, seksen vilayetin derdini, ıstırabını ve feryadını işitme konusunda ciddi problemleri var, yıllardan beridir bu problemler çözülemiyor, her vilayetteki yerel yetkililer de duysalar bile çığlıkları Ankara'ya iletemiyorlar, duyuramıyorlar.	Bu yılın başında milletin yarısından fazlasına reva görülen, layık görülen asgari ücret, açlık sınırının çok çok altındaydı, geride kalan aylar içinde yaşanan korkunç enflasyon sebebi ile...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sen-yorulma-diye-H1607048.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607046</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyasetin yaşlı prangaları ve 38 yaşındaki devrim</baslik>
    <metin>	Türkiye'de siyaset, uzun yıllardır koltuklarını terk etmek istemeyen, statükoyu korumaya endeksli yaşlı bir iradenin tahakkümü altında can çekişiyor. 	Toplumun dinamizmini, gençliğin bitmek bilmeyen enerjisini ve çağın dijital hızını yakalamaktan uzak olan bu yapı, vizyon üretemediği gibi değişimin de önünü tıkıyor. 	CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "Siyaset gençleşmeli, koltukları gençler devralmalı" çıkışı, aslında uzun süredir halının altına süpürülen büyük bir toplumsal çelişkiyi yeniden gözler önüne seriyor. 	Ancak bu söylem, sadece bir "temenni" olarak kaldığı sürece mevcut gerontokrasiyi (yaşlılar yönetimini) yıkmaya yetmiyor. 	Bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, gençliği sadece seçim dönemlerinde broşür dağıtan birer figüran olarak görmek değil; ülkenin kaderini ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyasetin-yasli-prangalari-ve-38-yasindaki-devrim-H1607046.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607043</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB ve Körfez yakınlaşması</baslik>
    <metin>	Avrupa bugün enerjiyi sadece tedarik edilen bir ürün olarak görmüyor. Aynı zamanda güvenlik, siyaset ve ekonomik güç meselesi olarak ele alıyor. Bu yüzden yönünü hızla Körfez ülkelerine çevirmiş durumda. Rusya-Ukrayna savaşıyla ortaya çıkan kırılganlık, Avrupa'nın enerji politikasını sert biçimde değiştirdi ve daha kontrollü, uzun vadeli ortaklıklara zorladı.	Bu değişimin arkasında sadece dış politika değil, ciddi bir iç baskı da var. Avrupa'da artan enerji maliyetleri sanayiyi zorlamaya başladı. Özellikle Almanya ve Fransa gibi üretim merkezleri, yüksek enerji fiyatları nedeniyle rekabet gücünü korumakta zorlanıyor. Bu nedenle Avrupa, daha istikrarlı ve öngörülebilir kaynaklara yöneliyor. Körfez ülkeleri bu tabloda öne çıkıyor.	Ancak bu ilişki tek taraflı değil. Körfez ülkeleri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ab-ve-korfez-yakinlasmasi-H1607043.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607042</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sorunların çözümü için Atatürk gibi düşünmek gerekir </baslik>
    <metin>Gerek ekonomide gerek adalette gerek iç siyasette gerek dış siyasette gerek din-devlet ilişkilerinde yaşanan sorunların çözümü için "Atatürk'ü anlamak ve Atatürk gibi düşünmek" lazımdır.Yaşanan sorunların kaynağı, Atatürk'süz bir siyaset ve devlet anlayışında ısrar edilmesidir. Üzülerek de olsa bir gerçeği dillendirmek zorundayız; Atatürk'ten sonra gelen iktidar sahipleri bilerek ya da bilmeyerek Atatürk karşıtı olanlara zemin hazırladılar.Siyasi iktidarlar saltanatını sürdürmek için sözde cemaatlere sözde vakıflara imkân verdiler. Onlardan oy devşirmek için verdikleri taviz sebebiyle Atatürk karşıtları güç kazandılar.Atatürk gibi düşünerek kâinat devleti olmak yerine, İngiliz ve Yunan istihbaratının ürünü düşünceler sergileyenler, başkalarının projelerinde yer almak yanlışını seçtil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sorunlarin-cozumu-icin-ataturk-gibi-dusunmek-gerekir-H1607042.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607031</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Varlık barışı ve kara para aklama</baslik>
    <metin>Milletimize 'yoksulluğu bitireceğiz, yasakları kaldıracağız, yolsuzluğu önleyeceğiz' sözünü veren AKP iktidarıdır ve bu hedeflerini dini temellere dayandırıyorlardı.23 yıl geçti ve Türkiye'nin gündemi yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluk. Demek ki ortada tutulmayan sözler var.Yolsuzluk, başlığından gidersek! Yolsuz kelime olarak kurallara aykırı, usulsüz, yöntemsiz gibi anlamlara geliyor.Gündemden düşmeyen başlıklar neler? Kara para aklama, kumar, bahis, rüşvet, torpil, faiz, fuhuş, adaletsizlik, zulüm, baskı gibi nice başlıklar yoldan çıkanları saptığı yollardır.Doğru yoldan çıkanların yani yolsuzluk yapanların amacı nedir? Daha fazla dünya malına sahip olmak, daha fazla güç, daha fazla hükümranlık gibi dünyalık istekler.Kısaca bireyden tepeye herkes kazanmak istiyor ve kazanmak içi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/varlik-barisi-ve-kara-para-aklama-H1607031.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1607015</no>
    <tarih>2026-05-21 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bahçeli ve Öcalan ölürse ne olur?</baslik>
    <metin>Turgut Özal'ın dediği gibi, "Allah'ın verdiği canı Allah alır."Kim ne kadar yaşayacaksa yaşasın, mesele kimseye ömür biçmek falan değildir. Ben konuya sadece gazetecilik açısından bakıyorum.Kimsenin konuşmadığı ve hatta konuşmaya bile cesaret edemediği taraftan bakmaya çalışıyorum."Terörsüz Türkiye" denilen ucu açık sürecin Bahçeli tarafından başlatıldığını ve son yapılan açıklamalarla vites büyütüldüğünü, hemen herkesin bildiğini sanıyorum.Bahçeli'nin Öcalan ve süreçle ilgili en son yaptığı çok çarpıcı açıklamaları tekrar etmeye gerek yok.Durum çok açık ve net.Erdoğan bu süreçle ilgili ya çok az konuşuyor, ya da hiç konuşmuyor.AK Parti iktidarı muhtemel bir erken veya baskın seçimde, kendisini en çok zorlayacak meselenin bu konu olacağından çok emin.O bakımdan sürecin en b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bahceli-ve-ocalan-olurse-ne-olur-H1607015.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606977</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk vatandır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 05.09.2017 tarihli yayımlanan yazısıdır	Bayram arefesinde geniş bir katılımla gerçekleştirdiğimiz "Atatürk Vatandır" konulu sempozyumumuzun Türkiye'deki yanlışların düzeltilmesinde bir dönüm noktası olmasını diliyorum.	İl il gezerek devam edeceğimiz bu sempozyumlar serisinin tertipleneceği her ilde, en az Trabzon ayağı kadar kalabalık olacağına inanıyorum.	Mustafa Kemal'in Atatürk olarak Türk milletinin gönlüne yerleştiği büyük bir tarihi, düşünülmemiş yönleri ile anlatıyoruz.	Bir manada ezberleri bozuyoruz.	İnsanımızın en büyük hatası dinlediklerini araştırmamak belki de?	Yoksa Ehl-i Beyt soyundan gelen Mustafa Kemal Atatürk'e kimse "babası belli olmayan" sıfatını dedirtmezdi herhalde?	İşin içine girdikçe, Atatürk'e dil uz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-vatandir-H1606977.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606963</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Dur bakalım ne olacak” devri bitti</baslik>
    <metin>	Yıllardan beridir, özellikle sivil toplum kuruluşlarının başlarına çöreklenmiş olan kelimenin tam anlamıyla ağalar, bunların yanında sendika ağaları, etraflarında yükselen çığlıkları bu cümle ile bastırıyorlar ve susturuyorlardı; 'dur bakalım ne olacak.'	Yokluktan, korkunç yoksulluktan ötürü çığlık çığlığa ses yükselten kitleler baktılar ki, hayra alamet hiç bir şey olduğu da yok olacağı da yok.	Her gelen yeni gün geçen günü aratıyor, her gelen yeni hafta, her gelen yeni ay ve yeni yıl geride kalanları mumla aratıyor, Ankara ise asla istifini bozmuyor, lüks harcamalarından asla vazgeçmiyor, bir avuç mutlu azınlığın mutluluğunu artırmak için geniş kitlelerin emeğini ve alın terini hiçe saymaya devam ediyor.	Her yeni günde iflaslar bir birini kovalıyor, toplu işten çıkarmalar ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dur-bakalim-ne-olacak-devri-bitti-H1606963.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606960</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Berlin–Ankara hattında yeni gerçek</baslik>
    <metin>	Türkiye ile Almanya arasında 12 yıl sonra yeniden kurulan Stratejik Diyalog Mekanizması, süslü diplomatik cümlelerle anlatılacak bir "yakınlaşma hikayesi" değil. Daha çok geç kalınmış bir zorunluluk ve iki tarafın da açıkça kabullendiği bir çıkar ortaklığı.	Berlin'de yeniden açılan bu kanal, ilişkilerin "düzeldiği" anlamına gelmiyor. Tam tersine, ilişkilerin artık duygularla değil hesaplarla yürütüldüğünü gösteriyor.	Türkiye ile Almanya yıllardır aynı cümle içinde "stratejik ortaklık" diye anılıyor ama sahada karşılığı çoğu zaman ya gecikmiş iş birliği ya da kontrollü mesafe oldu. Bugün yeniden kurulan mekanizma, bu çelişkinin üstünü örtmüyor; aksine daha kurumsal ve daha denetlenebilir bir hale getiriyor.	Avrupa'nın korkusu Türkiye'yi yeniden masaya oturttu	Gerçek şu: A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/berlinankara-hattinda-yeni-gercek-H1606960.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606959</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Ahir zamanda ümmetim bölük bölük Hıristiyan olacak…’</baslik>
    <metin>İslam dünyası diye bilinen dünyanın İslam ile olan alakasını ben anlamış değilim. İslam'ın ölçüsü bellidir. Müslüman insan mü'minleri bırakıp kâfirler ile dost olamaz.Allah (c.c) Âl-i İmran suresi 28. ayet-i kerimede "Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilişiği kesilmiş olur" buyurmaktadır.  İslam ülkeleri Büyük Ortadoğu Projesi diye bilinen aslında 'Büyük İsrail' projesi olan bu projenin hayata geçmesi için var güçleri ile çalışıyorlar. Biz ise hayretler içeresinde kendilerine hala Müslümanım diyen insanlara bakıyoruz.Bu proje uğruna milyonlarca Müslüman katledildi ve hala katledilmektedir. Allah (c.c) Âl-i İmran suresi 29. ayet-i kerimede "Gönüllerinizdekini, kâfirlerle işbirliği ve ittifak yapma düşüncenizi gizleseniz de Alla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ahir-zamanda-ummetim-boluk-boluk-hiristiyan-olacak-H1606959.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606958</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sorun anayasa değil, anayasanın uygulanmaması</baslik>
    <metin>	Türkiye'de hükümetin ne zaman başı sıkışsa ya da gündem değiştirilmek istense, raftan indirilen ilk dosya genellikle "yeni anayasa" olur. 	Hükümet yetkilileri ve belirli siyasi odaklar sıklıkla "daha sivil, daha özgürlükçü bir anayasa" vaadiyle toplumun karşısına çıkıyor. 	Ancak bu vaat, beraberinde çok temel bir soruyu ve derin bir şüpheyi de getiriyor. 	Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı çarpıcı açıklamalar bu tartışmanın göründüğünden çok daha farklı bir arka plana sahip olduğunu ortaya koyuyor. 	Siyasetin "millete borç" olarak ambalajladığı yeni anayasa söylemi, aslında meclis koridorlarında kapalı kapılar ardında yürütülen bir aritmetik hesabın ürünü mü?	"Millete borç" söyleminin arkasındaki gizli siyaset mate...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sorun-anayasa-degil-anayasanin-uygulanmamasi-H1606958.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606954</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı</baslik>
    <metin>Zenginin, fakirin halinden anlamadığını bilirdik. Şimdi ise sonradan zengin olanların da fakirin halinden anlamadığını öğrendik.AKP iktidarının en iddialı olduğu alan hangisiydi? Ekonomi. Örneğin birinci ağızlardan yıllardır, ülkemiz şahlanış dönemine giriyor, ekonomiyi şaha kaldırdık, uçuşa geçtik, ihracatı patlattık, kişi başına düşen geliri şuraya çıkardık' gibi çıkışlarla adeta 'ekonominin kitabını biz yazdık' dediler, diyorlar.Ama sahaya bakıyorsun ki! Hiçbir şey kitaba uymuyor. Bu sefer ikinci, üçüncü ağızlar devreye giriyor ve:'Kuru ekmek yiyorlarsa aç değillerdir, açlık var algısı oluşturuluyor, telefonunu çıkar, nankörlük etmeyin, şükredin, porsiyonları küçültelim, eti, domatesi kiloyla değil gramla alın, doğalgazı az yakın, kazak giyin- Peygamberimiz de mideyi boş bırakın d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bilal-erdogandan-gavur-cikisi-H1606954.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606920</no>
    <tarih>2026-05-20 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>19 Mayıs ruhunu anlamak</baslik>
    <metin>Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, verdiği destansı mücadeleyi kayıt altına almış, gelecek nesillere ölümsüz mesajlar bırakmıştır. Milli bayramlar da bu mesajların nesilden nesile aktarılmasını sağlayan önemli miraslardır. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı da bu anlamlı günlerden biridir.Bu sebeple, üzerinde yaşadığımız kutsal vatan topraklarında kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve onun kurucu değerlerine bu şuurla bakmak zorundayız. Aksi hâlde dün işgalcilerin başımıza ördüğü çorapları bugün onların devamı olan anlayışlar daha ağır şekilde örmeye çalışır ve bizi tarih sahnesinden silmek ister.Ama maalesef bugünkü iktidar sahiplerinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu hükmündeki Lozan Antlaşması'nı dahi yeterince anlayamadıkları görü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/19-mayis-ruhunu-anlamak-H1606920.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606886</no>
    <tarih>2026-05-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi</baslik>
    <metin>'Tarih bir milletin hafızasıdır' derdi Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız. Milletimize hafıza kartı silindi, birilerinin dizayn ettiği sahte tarih hafızası yüklendi. İnsanımızı 'yıkılmaz bir imparatorluk' hikâyesine inandırdılar.Oysa Osmanlının hasta olduğunu bizzat Osmanlıyı yönetenler dile getiriyordu.Haçlı dünyası yüz yıllarca birbirleri ile savaştı. Sonra ayıktı ve reform-rönesans hareketleri ile ayağı kalkmaya başladı.Ardından tarım, sanayi ve endüstride adımlar attı. Güçlenince sömürgeciliğe başladı ve dünyanın zenginliğini kendi, kıtasına taşıdı.Osmanlı siyasi, sosyal, eğitim ve ekonomide yeni adımlar atmak, sanayi ve endüstride de batı ile boy ölçüşmek yerine onlara hayran oldu.Dün Haçlı batıya karşı hep kazanan Osmanlı hayranlık hastalığına yakalanınca hep kaybetmeye ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-adim-daha-atma-geri-don-dediler-ama-o-donmedi-H1606886.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606874</no>
    <tarih>2026-05-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Tam bağımsızlığın ilk adımı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 18.05.2012 tarihli yazısıdır.	Dört tarafı düşman çizmeleri altında ezilen vatanımızın kurtuluş meşalesinin yakıldığı 1919'dan 93 yıl geçmiş.	Yokluk ile verilen büyük bir dirilişin başlangıcıdır 19 Mayıs. Bir bilek, bir yürek olmanın adıdır.	Türk, Kürt, Laz, Çerkez vs. fark etmemiştir. Herkes cephede vatan savunmasındadır.	Askerimiz, düşman askerlerinin gıpta ile bahsettiği 'şehitlik mertebesi'ne bir an önce erebilmek için "önce ben şehit olayım" duaları ile canını feda etmiştir.	Kurtuluş Savaşı'nda verilen mücadele ve yazılan kahramanlık destanları halen gönüllerde ve dillerdedir.	Bu savaşın kazanılmasında ve sonrasında kurulan yeni cumhuriyetin ayakları üzerinde durabilmesinde zafer, tam bağımsızlıkta gizlidir.	Her ne şartta olursa ol...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tam-bagimsizligin-ilk-adimi-H1606874.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606873</no>
    <tarih>2026-05-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Putin'in Pekin mesaisi: Aynı hatta iki yönlü oyun</baslik>
    <metin>	Dünya siyasetinde güç dengeleri artık büyük zirvelerden çok, kısa ziyaretlerin zamanlamasında okunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Çin'e yapacağı ziyaret de tam olarak bu kategoriye giriyor.	 	Ziyaret kısa. Ama mesajın kendisi kısa değil.	 	Putin, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşen temasların hemen ardından Pekin'e gidiyor. Bu takvim, Rusya'nın hem Çin ile ilişkilerini güçlendirme hem de küresel güç denkleminde yerini yeniden hatırlatma hamlesi olarak okunuyor.	 	Çin hattı: yakınlık içinde rekabet	Rusya ile Çin ilişkisi artık tek bir başlıkla açıklanabilecek durumda değil. Enerji, ticaret ve yaptırımlar sonrası kurulan yeni finans kanalları iki ülkeyi birbirine yaklaştırdı. Ama aynı anda sessiz bir ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/putinin-pekin-mesaisi-ayni-hatta-iki-yonlu-oyun-H1606873.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606871</no>
    <tarih>2026-05-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>19 Mayıs ruhu bize çaresizliği değil, çare üretmeyi emreder</baslik>
    <metin>	İstiklal Mücadelesi'nin meşalesinin yakıldığı, bir devletin küllerinden yeniden doğuşun simgesi olan 19 Mayıs 1919, yalnızca takvimdeki bir yaprak değil; tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı en önemli dönüm noktasıdır. 	Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Benim doğum günümdür" diyerek onurlandırdığı ve başyapıtı Nutuk'a ilk satır olarak nakşettiği bu tarihi gün, esaret zincirlerini kırma iradesinin dünyaya ilanıdır. 	Bu kutlu yürüyüşün 107. yıl dönümünde, Anadolu topraklarında yankılanan bağımsızlık sesini, o günün tarihi şartlarını ve bu büyük mirasın ekonomik-sosyal boyutlarını yeniden anlamak hayati bir önem taşımaktadır.	Samsun'da uygulamaya konulan tarihi karar	1919 yılında Osmanlı Devleti; Mondros Mütarekesi ile eli kolu bağlanmış, Sevr ile de topr...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/19-mayis-ruhu-bize-caresizligi-degil-care-uretmeyi-emreder-H1606871.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606863</no>
    <tarih>2026-05-19 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sen göremedin </baslik>
    <metin>	Yaman bir kasırga esti esiyor	Tüm canlılar gördü sen göremedin	Dik duran her şeyi dipten kesiyor	Tüm canlılar gördü sen göremedin	 	Sam yeli dokundu kurudu her yan	Hem geçen günlere hem de güne yan	Her yanda çürüme herkese ayan	Tüm canlılar gördü sen göremedin	 	Asırlardır akan dere akmıyor	Zeytine kiraza kimse bakmıyor	Bülbüller lal olmuş güller kokmuyor	Tüm canlılar gördü sen göremedin	 	Sermayeye kul ettiler doğayı	Bahçeye saldılar azgın boğayı	Abad eylediler beyi ağayı	Tüm canlılar gördü sen göremedin	 	Oktan haberin yok yayı germedin	Dağdan kopan azgın seli görmedin	Tırpanı suçladın eli görmedin	Tüm canlılar gördü sen göremedin	 	Cennet vatan cinnet vatan olurken	Haramiler bağ-bo...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sen-goremedin-H1606863.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606796</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’</baslik>
    <metin>Ülkemizde eğitim kalitesi, eğitim seviyesi, çocuklarını maddi-manevi gelişimi hep tartışılan başlıklardı.Tek parti iktidarı ile bu başlıklara akran zorbalığı, yeni nesil çeteler, sigara, alkol, uyuşturucu kullanım yaşının ortaokul seviyesine inmesi, cinsel taciz, okul baskınları ve son yaşadığımız dehşet verici olaylar da eklendi.Bu süreçte zerre sorumluluk hissetmeyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: 'Türkiye eğitim, öğretim süreçlerinde son 20 yılda devrim yaptı. İçinde yaşadığımız için farkında değiliz' dedi.Sahi ne yaptınız?Örneğin her insan eşit doğar. Zengin aile çocuğu ile fakir aile çocuğu arasında, bakan-vekil çocuğu ile hamal çocuğu arasında eğitimde fırsat eşitliği olması lazım değil mi? İtiraz olan var mı?Peki, 20 yılda bu eşitliği bireylere tanıdınız mı? Yok, tanımad...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-egitim-ve-ogretimde-20-yilda-devrim-yapti-H1606796.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606776</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ukrayna için yeni bir hesaplaşma mı başlıyor?</baslik>
    <metin>	Avrupa bir yandan savaşın bitmesini konuşuyor, diğer yandan savaşın hesabını şimdiden açıyor. Ukrayna'da çatışmalar sürerken Avrupa Birliği ve 36 ülkenin "Ukrayna'ya Karşı Saldırı Suçları Özel Mahkemesi" için adım atması, aslında tek bir gerçeği gösteriyor: Bu savaş sadece cephede değil, hukuk masasında da çok uzun sürecek.	Avrupa Konseyi'nin Moldova'nın başkenti Kişinev'de yaptığı toplantıda süreç bir adım daha ileri taşındı. Avrupa Komisyonu, genişletilmiş kısmi anlaşmaya katılımı onayladı. Bu da mahkemenin artık soyut bir fikir olmaktan çıkıp kurumsal bir yapıya dönüşmeye başladığını gösteriyor.	Avrupa Komisyonu'nun açıklamasına göre bu mekanizma sadece sembolik bir girişim değil. Kurumsal, mali ve idari yapısı olan, işleyebilecek bir sistem hedefleniyor. Yani Avrupa, "bir gü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ukrayna-icin-yeni-bir-hesaplasma-mi-basliyor-H1606776.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606774</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ekmek kalmadı dedikodu verelim!</baslik>
    <metin>	Hiç abartısız, canım ülkemde vaziyet aynen bu merkezdedir.	Ülke nüfusunun neredeyse tamamına yakını aş aş, iş iş, ekmek ekmek diye feryat ederken, çeyrek asırdan beridir ülkede tek başına söz sahibi olan mevcut siyasi iktidar, hem lisanları ile hem de lisan-ı halleri ile diyorlar ki; ekmek kalmadı dedikodu verelim.	Koskoca 25 yıldan beri memleketin üzerine boca ettiğimiz sayısız ve sınırsız beceriksizlik ve bazen de kasıtlı politikalarla aşı bitirdik, aş kapılarını tükettik, işi bitirdik, iş kapılarını kapattık, ekmeği, ekini ve ekeni bitirdik şimdilik elimizde kala kala dedikodu mecraları kaldı, hem de istemediğiniz kadar.	İyi de dedikodu karın doyurmuyor ki, pazardaki etiketleri aşağıya çekemiyor ki, dertlerimize derman ve yaralarımıza merhem olamıyor ki, ay sonu geldiğind...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ekmek-kalmadi-dedikodu-verelim-H1606774.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606757</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk'ün soyağacı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 18.01.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk ile ilgili eser çalışmamız, bizi onun soyağacını araştırmaya yöneltti. 	Bu eser bize, Atatürk'ün bilinmeyen yönlerinin kapılarını açacak. Soyağacı incelememiz esnasında cumhuriyetin temellerinin Hacı Bektaş Dergâhı'nda atılması kadar şaşırtıcı ve önemli bir gerçeğe ulaştık.  	Neden Bektaşi dergâhı? Ve neden yeni devletin kurulma fikri bir Bektaşi şeyhi ile paylaşıldı? 	Bu hayati soruların cevapları Ata'nın soyacında gizli aslında. Soyağacı da,  vasiyetname gibi Türk milletinden saklanan bir durumdur. 	Zira Mustafa Kemal'in soyu Ehl-i Beyt'e dayanmaktadır. Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Atatürk, hem ana hem de baba tarafından Hz. Hasan v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturkun-soyagaci-H1606757.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606754</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Alaiddin Özkar</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/alaiddin-ozkar.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kurbanın ruhu ve unutulan bayramlar</baslik>
    <metin>Kurban Bayramı, asırlardır milletimizin sadece dini bir vecibesi değil; paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin ve gönül kazanmanın en güzel vesilelerinden biri olmuştur. Eskiden imkânı olan olmayan herkes, evinde bayram havası yaşansın, çocukları mahzun kalmasın diye büyük gayret gösterirdi.Mahalle kültürünün hâkim olduğu yıllarda, bayramdan günler önce çocuklar kurbanlık koçları sokaklarda gezdirir, heyecanla bayramı beklerlerdi. "Bizim kurbanımız ne zaman gelecek?" diye soran çocuklarının boynunu bükük görmek istemeyen nice aileler, kendilerine kurban vacip olmasa bile borç harç bir kurban kesmeye çalışırdı. Çünkü o dönemlerde kurban kesememek, insanın gönlünde bir mahcubiyet vesilesi olurdu.Bayram sabahı evlerden yükselen mangal kokuları arasında, kendi çocuklarının mahzun kalmasını...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kurbanin-ruhu-ve-unutulan-bayramlar-H1606754.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606743</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası</baslik>
    <metin>	Dünya, jeopolitik fay hatlarının derinden sarsıldığı, ittifakların yeniden tanımlandığı tarihi bir kırılma döneminden geçiyor. 	Uzun süredir "petro-dolar" sistemi üzerinden küresel finansı ve dolayısıyla devletlerin egemenlik alanlarını kontrol eden ABD, bugün kendi kurduğu oyunun sınırlarına dayanmış durumda. 	Trump'ın büyük iddialarla planlanan ancak değişen savaş dengeleri sebebiyle ertelenerek nihayetinde gerçekleşen Çin ziyareti, sadece diplomatik bir temas değil; Washington'ın küresel hegemonyasını kurtarma çabasının ve Asya'nın yükselen gücü karşısındaki sıkışmışlığının somut bir göstergesidir.	Bu ziyaretin ve arkasındaki askeri-ekonomik hamlelerin doğru okunması, dünyanın nereye evrildiğini anlamak adına hayati bir önem taşıyor. 	Çünkü sahnelenen oyun, iddia edil...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/trumpin-cin-ziyareti-ve-kuresel-guc-savasinin-perde-arkasi-H1606743.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606740</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-mustafa-yavuz-koker.jpg</fotograf>    
    <baslik>Siyaset tekrar Avrupa Birliği davulunu çalmaya başladı</baslik>
    <metin>	Türk milleti ve devleti için hiçbir hayırlı hayali olmayan Avrupa birliği milli ideal olarak gerek Cumhurbaşkanlığı makamı, gerekse dışişleri bakanı tarafından milletin önüne asli hedef olarak konulmaya başlandı. 24 yıl öncesinde olduğu gibi. AKP iktidarının dönem dönem Avrupa birliği sanrıları ortaya çıkıyor. Türk milleti için hiçbir müspet sonucu olmayan ve 60 yıldır kapısında bekletildiğimiz AB rüyası temcit pilavı gibi tekrarlanıyor. Geçmişte bu kadar olumsuzluk, emrivakiler, terör destekçiliği, ambargolar, emir ve talimatlar aldığımız bu Hristiyan birliğine olan sevda nedir? 	Üstelik muhafazakâr olduğunu iddia eden bir iktidar neden bu kadar ısrarcı? Gazze konusunda çifte standartlarına şahit olduğumuz AB, bir özgürlük ve medeniyet timsali olma niteliği de bitmiştir. Hele hele ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/siyaset-tekrar-avrupa-birligi-davulunu-calmaya-basladi-H1606740.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606739</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -3-</baslik>
    <metin>Bir önceki yazımızda Hüseyin Baş'ın ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerinin toplumdaki karşılığına dikkat çekmiş, özellikle "yaşanan enflasyon" ile açıklanan rakamlar arasındaki farkın vatandaşta ciddi bir güven krizine yol açtığını ifade etmiştik. Ancak meselenin belki de en önemli kısmı yalnızca eleştiri değil, çözüm noktasında ortaya konulan yaklaşımdır.Çünkü bugün Türkiye'nin temel sorunu sadece yüksek enflasyon değildir. Asıl sorun; üretimden uzaklaşan, borçlanmayı büyüten, tüketimi teşvik eden ve vatandaşın alım gücünü sürekli gerileten ekonomik anlayıştır. Yıllardır uygulanan politikalar, geniş halk kesimlerini her geçen gün biraz daha geçim mücadelesinin içine itmiş; buna karşılık üretim, yatırım ve milli kalkınma ikinci plana düşmüştür.Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/huseyin-bastan-ekonomi-yonetimine-tepki-3-H1606739.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606737</no>
    <tarih>2026-05-18 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Tekel’i işletemeyenlere devleti teslim ettik’</baslik>
    <metin>Bu harika tespitin sahibi, BTP lideri Hüseyin Baş'tı.Sevgili okurlarım ben bugüne kadar böylesine ince düşünülmüş ve zeka saçan bir tespit duymadım.Hep ne derlerdi, devletin ne işi var basma fabrikasıyla şununla bununla."Devlet üretim yapan teşekküllerden elini çekmeli, altyapı gibi özel sektörün yapamayacağı karsız işlerle ilgilenmelidir" deniliyordu.Bu yaklaşım tarzı ve mantığın esas sahibi, Malthus'tur."Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" demişti.Devletin ekonomiye müdahale etmemesi gerektiğini savunan, liberalizmin temel sloganıdır bu saçma ve akıl dışı yaklaşım.Atatürk sonrasında işbaşına gelen istisnasız tüm hükümetlerin uyguladığı yanlış ekonomik politikaların bir sonucu olarak devletin elindeyken çok karlı işlere imza atan bu iktisadi teşekküllerin tamamı, bilin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tekeli-isletemeyenlere-devleti-teslim-ettik-H1606737.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606718</no>
    <tarih>2026-05-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sofradaki Truva Atı: Beyaz ekmek ve genetiği değiştirilmiş geleceğimiz</baslik>
    <metin>Türkiye'de 1948 yılına kadar fırından aldığımız o dumanı üstünde tüten ekmek esmerdi, vakur ve doyurucuydu. Hamurumuzun kalbi olan ekşi maya evlerde korunur, her somun organik bir miras gibi yoğrulurdu. Bir dilim yediğimizde "doyduk" demeyi bilir, toprağın bereketini ruhumuzda hissederdik. Ta ki okyanus ötesinden, bir yardım paketi süsüyle gelen sessiz tehlike sofralarımıza sızana kadar.Her şey, Anadolu'nun kadim mirası olan 14 kromozomlu siyez ve 28 kromozomlu kavılca buğdaylarının genetiğiyle oynanmasıyla başladı. Amerika'da geliştirilen 48 kromozomlu "cüce buğday", yüksek verim vaadiyle bir başarı hikâyesi gibi pazarlandı. Ancak bu boyu kısa, ömrü uzun "buğdayımsı" tür; beraberinde kimyasal gübreleri ve zehirli ilaçları da getirdi. 1950'lerden sonra "ihtiyaç fazlası" ve "yardım" adı a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sofradaki-truva-ati-beyaz-ekmek-ve-genetigi-degistirilmis-gelecegimiz-H1606718.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606717</no>
    <tarih>2026-05-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -2-</baslik>
    <metin>Bir önceki makalemizde Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş'ın, Merkez Bankası'nın enflasyon hedefini yılın henüz ilk aylarında yukarı çekmesine gösterdiği tepki hakkında bir analiz yapmaya çalışmıştık. Bugün de Sayın Baş'ın satır aralarında dikkat çektiği önemli mesajları öne çıkararak değerli okurlarımızın dikkatlerine sunmaya devam etmek istedik.BTP Lideri Sayın Baş'ın dikkat çektiği önemli bir konu da sadece rakamsal verilerdeki tutarsızlık değil açıklanan enflasyon verilerinin de gerçeği yansıtmadığıdır.Şimdi de can alıcı bir soruyla devam edelim:Açıklanan enflasyon, yaşanan enflasyon mu? Bugün Türkiye'de ekonomi tartışmalarının merkezinde artık yalnızca rakamlar yok. Çünkü vatandaşın gündemindeki gerçek enflasyon, açıklanan tablolarla değil; market rafları...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/huseyin-bastan-ekonomi-yonetimine-tepki-2-H1606717.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606712</no>
    <tarih>2026-05-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür</baslik>
    <metin>Dünya özellikle Ortadoğu'daki yaşananlar bir kez daha gösterdi ki güçlü devletlerin, küresel sermayenin derdi insan ve insanlık değil. Tek hedefleri var; daha güçlü olmak daha fazla hükümran olmak-Filistin'de, Gazze'de, Lübnan'da katliamlar aynen devam ediyor. İran'ın yaraları kanamaya devam ediyor. Pakistan'da intihar saldırıları, Afrika'da devlet ve kabileler arasındaki katliamlar- Yani dünyada kan akmaya devam ediyor.Ama ABD'nin, Çin'in, AB'nin, Rusya'nın derdi insan değil akan insan kanı da değil.Bizim ülkemizde de durum aynı. Bakın! İktidarı, muhalefeti ve medyası İslam coğrafyasındaki işgali, Gazze'yi, İran'ı, Lübnan'ı unuttu. Kendimizi bile unuttuk.Gündem; ABD, Çin ne diyecek? Rusya ne yapacak? AB nasıl tavır alacak?Oysa en azından bizim gündemimiz, 'dünya bu noktaya nasıl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kapitalizmin-cokusu-abdnin-cokusudur-H1606712.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606699</no>
    <tarih>2026-05-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sevr benzeri kuşatma</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 26-08-2012 tarihli yazısıdır	Ülkemizin siyasi, hukuki, kültürel, sınai ve siyasete bağlı olarak daha da içinden çıkılması zor bir krize dönüşen ekonomik sorunları hepimizce bilinmektedir.	Bu meselelerimizin hemen hepsi, çok defa misalleriyle izah ettiğimiz gibi dış kaynaklıdır. Zira, yeni bir dünya keşfedercesine yeni bir dünya düzeninden söz edildiği günümüzde Türkiye, bu düzenin ve denge arayışları çerçevesinde uluslararası emperyalist güçlerin menfaat ve nüfus çatışmalarında odaktır.	Ülkemiz ekonomik çıkar çatışmalarının, ideolojik çatışmaların ve Hilal-Haç savaşından doğan dinler mücadelesinin belirleyicisi olmuştur.	SSCB'nin yıkılmasından sonra Doğu Akdeniz'den Hazar Denizi'ne kadar uzanan ABD, Avrupa ve Rusya'nın üzeri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sevr-benzeri-kusatma-H1606699.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606696</no>
    <tarih>2026-05-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kumdan ittifak mı, gerçek güvenlik mi?</baslik>
    <metin>	Diplomatik kulislerde ve medyada dikkat çeken bir iddia var: Suudi Arabistan ile Pakistan arasında gelişen savunma iş birliğinin, ileride Türkiye ve Katar gibi ülkeleri de içine alabilecek daha geniş bir güvenlik platformuna dönüşebileceği konuşuluyor. Hatta bu yapının, NATO'daki "5. madde" ye benzer şekilde, bir üyeye saldırı olduğunda diğerlerinin otomatik tepki vereceği bir savunma mekanizması kurabileceği ileri sürülüyor.	 	Bu iddia ilk bakışta bölgesel dengeleri yeniden kuracak kadar büyük bir hamle gibi görünüyor. Ama meseleye biraz yakından bakınca, ortada eksik olan şeyin imza değil, ortak irade olduğu açıkça görülüyor.	 	Aynı dosyaya farklı bakan ülkeler	 	Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki askeri bağ uzun yıllara dayanıyor. Pakistan'ın askeri kapas...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kumdan-ittifak-mi-gercek-guvenlik-mi-H1606696.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606695</no>
    <tarih>2026-05-17 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>BAE üzerinden kurulan İsrail tuzağı</baslik>
    <metin>	Orta Doğu, tarihin en karmaşık ve çelişkili dönemlerinden birini yaşıyor.	Savaşın tam ortasında ilan edilen "sözde ateşkesler", cephedeki silah seslerini susturmaya yetmediği gibi, küresel aktörlerin diplomatik birer illüzyonundan öteye geçemiyor. 	"Ateşkes var ama çatışmalar da sürüyor" şeklindeki absürt resmi açıklamalar, aslında bölgede kalıcı bir barışın değil, daha büyük ve kapsamlı bir bölgesel savaşın hazırlığı yapıldığını gözler önüne seriyor. 	28 Şubat'ta fitili ateşlenen Amerika-İsrail merkezli saldırı dalgası, sadece Gazze veya Lübnan hattıyla sınırlı kalmayıp, Körfez'in derinliklerine uzanan yeni bir cephenin taşlarını döşüyor. 	Bu yeni denklemin en merkezinde, takındığı radikal tutumla dikkat çeken Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yer alıyor.	"Siyonist re...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bae-uzerinden-kurulan-israil-tuzagi-H1606695.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606635</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>İbrahim Yıldız</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ibrahim-yildiz-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir cümle gerçekten bir şey söylüyor mu?</baslik>
    <metin>	Konuşuyoruz, anlatıyoruz, dinliyoruz, tartışıyoruz. Ama çoğunlukla gerçek bir bilgi içermeyen genelleme cümleleriyle birbirimize seslendiğimizi veya bu tür cümlelerle kendi doğrularımızı oluşturduğumuzu fark etmeden hayata devam ediyoruz. Aslında, duyduklarımızın büyük çoğunluğu aslında bilgi değil. Birer genelleme. Birer slogan. Kulağa doğru gelen, hissettiren ama hiçbir şey söylemeyen cümleler. Ve bu cümlelerle hem konuşuyoruz hem de dünyayı anlamaya çalışıyoruz.	Ben bu durumda bir doru olduğu fikrindeyim. Bu yüzden bu kadar kolay kandırılır hale geldiğimizi düşünüyorum. Bir düşünün. Gün içinde kaç kez şu türden bir cümle duydunuz: "Gençler artık çalışmak istemiyor." "Doğal olan şeyler iyidir." "Teknoloji bizi mahvediyor." "Para basmak enflasyona sebep olur." Bu cümleler bize tanı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-cumle-gercekten-bir-sey-soyluyor-mu-H1606635.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606610</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>MEM ve Sosyal Devlet anlayışı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 29.06.2012 tarihli yazısıdır	Kaynaklar savaşının yaşandığı günümüzde bize ait olan Milli Ekonomi Modeli'nin (MEM) iki vasfı önem kazanmaktadır. 	Mevcut sistemler kaynakları sınırlı görmektedir. MEM'e göre, kaynaklar sınırsızdır. Ve MEM, insana hizmet eder. Kapitalizm belli bir azınlık grubuna çalışır, sosyalizm keza öyle. 	Gelir belli bir gruba hizmet için aktarılır. Ancak Milli Ekonomi Modeli'nin uygulama alanı olan Milli Devlet anlayışına göre, devlet milletine hizmet etmelidir. 	Almanya Heilderberg'de gerçekleştirilen 3. Milli Ekonomi Modeli Kongresine Rusya Bilimler Akademisi'nden katılarak tebliğ sunan Prof. Dr. Lisiçkin, tezin kaynaklara yaklaşımı hakkında şunları ifade etmişti: "Milli Ekonomi Modeli, yaklaşık 200 yıld...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mem-ve-sosyal-devlet-anlayisi-H1606610.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606587</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Lütfullah Önder</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/lutfullah-onder-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Heybeliada Ruhban Okulu meselesi</baslik>
    <metin>	Fener Rum Patriği Bartholomeos geçtiğimiz günlerde Atina'da;  Heybeliada Ruhban Okulu'nun eylül ayında görkemli bir açılışla yeniden faaliyete geçeceğini ve geri sayımın başladığını tüm dünyaya duyurdu. 	- Ekümeniklik: Mevcut hukukumuza göre, İstanbul'daki Rum azınlığın dini lideri konumunda olan ve hukuken Fatih Kaymakamlığına bağlı bulunan Patrikhane ve başındaki Patrik, ne yazık ki başka ülkelerde "ekümenik" olarak tanıtılıyor. Yani bütün dünyadaki Ortodoksların lideri olarak lanse ediliyor. Patrik, bu ülkenin egemenliğini ve bütünlüğünü ihlal edecek bir açıklamayı başka bi ülkede yapıyor. Bu basit bir olay değildir. Eski Türkiye olsa yer yerinden oynardı. 	- Millet Patrikten duydu: Türk milleti, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılışıyla ilgili devletin çalışmalar yaptığını, oku...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/heybeliada-ruhban-okulu-meselesi-H1606587.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606582</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -1-</baslik>
    <metin>Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş, Merkez Bankası'nın enflasyon hedefini yılın henüz ilk aylarında yukarı çekmesine tepki gösterdi. Açıklamasında ekonomi yönetiminin vatandaşın alım gücünü bilinçli şekilde baskıladığını ifade eden Baş, yaşanan tabloyu "milletle alay etmek" olarak değerlendirdi.İşte Hüseyin Baş'ın o açıklaması:"Bu kaçıncı çuvallama!Merkez Bankası'nın enflasyon hesapları her zaman olduğu gibi yine tutmadı. TÜİK'in tartışmalı rakamları bile gerçeği gizlemeye yetmedi.Şaşırdık mı? Elbette hayır!Merkez Bankası, yıl sonu için yüzde 16 olarak açıkladığı enflasyon hedefini, yılın daha 5. ayında yüzde 24'e çıkardı. Yani 5 ayda yüzde 50'lik yanılma payı!Üstelik henüz yılın yarısına bile gelmedik. Bu tablo, açıklanan yeni hedefin de tutmayacağını açı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/huseyin-bastan-ekonomi-yonetimine-tepki-1-H1606582.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606580</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milleti için yaşayan tek insan: ATATÜRK</baslik>
    <metin>Kıyamet ne zaman kopacak kimse bilemez ancak, Türkiye'de her gün yeni bir kıyamet kopuyor adeta.Detay vermeye hiç gerek yok.Devletin tüm çivileri çıkmışa benziyor.Bir tolumda adalet ve liyakat bozulmuşsa, artık o toplumda zerrece bir huzur ve ölçüden bahsedilemez.Toplumda devlet kurumlarına karşı olan güven endeksi,  tarihinde hiç olmadığı kadar yerlerde sürünüyor.Bir toplumda bireylerin devlete karşı olan güveninde sarsılma meydana gelir veya getirilirse, artık çöküşe ramak kaldı demektir.En güvenilir kurum olması bakımından Türk ordusu, tüm yıpratma ve karalama kampanyalarına rağmen en tepe noktada bulunmaktadır.Allah Türk ordusuna zeval vermesin. Yoksa ortada ne vatan kalır ne de makam.Zira Türk ordusunun manevi terbiyesi, sonsuza dek aziz Atatürk'ün diri...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milleti-icin-yasayan-tek-insan-ataturk-H1606580.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606577</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kâr hırsının karanlığında sönen 301 can</baslik>
    <metin>	13 Mayıs 2014 tarihi, Türkiye'nin kolektif hafızasına sadece bir takvim yaprağı olarak değil, yerin yüzlerce metre altında yükselen feryatların, kömür karasına karışan gözyaşlarının ve bir ülkenin vicdanında açılan derin bir yaranın adı olarak kazındı. 	Manisa'nın Soma ilçesinde, özel bir şirket tarafından işletilen kömür ocağında meydana gelen faciada; 5'i maden mühendisi toplam 301 emekçi, güvenli olmayan çalışma koşulları ve kâr hırsının kurbanı oldu. 	Aradan geçen 12 yıla rağmen, bu acı olay sadece bir "kaza" değil, neoliberal politikaların, denetimsizliğin ve insan hayatını hiçe sayan bir yönetim anlayışının sonucu olarak zihinlerdeki tazeliğini koruyor.	Bir üretim zorlaması, maliyet düşürme ve denetimsizliğin bedeli	Soma'daki facia, ne doğanın bir cilvesiydi ne de ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kar-hirsinin-karanliginda-sonen-301-can-H1606577.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606576</no>
    <tarih>2026-05-16 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Edirne’ye doğru…</baslik>
    <metin>	Silifke kalesi ile ilgili güzel haberler alıyorum. Onarımı tamamlanmış. Yakında turistlerin ziyaretine açılacakmış. Tabii, bu arada ışıklandırma konusu da gündemde. Bakalım nasıl bir ilerleme gösterecek? Hep beraber bekleyip göreceğiz. 	İzmir'e döndüğümüzde bizi bir sürpriz bekliyordu. 	Kaldığımız evin sokağına giremedik. Çünkü Gaziemir Sarnıç'ta, ana yol boydan boya kapatılmış; tamir ve atık su alt yapısı gerekçesi ile uzun bir süredir ihmal edilmiş üst tarafın asfaltı yapılacakmış. Tamir edilen alanı büyük bir dairenin içine alarak arka yollardan, yeni kazılmış sokaklardan toz toprak içinde kalarak eve ulaşıyoruz. Bu arada çukura düşen ön tekerleğimiz resmen hasar alıp inliyor. Yolu tıkıyoruz. 	Havaalanının dibinden itibaren kapatılan yolda, sağa bir tek dönüş bırakılmamış...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/edirneye-dogru-H1606576.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606548</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>CHP’yi Atatürk çarptı</baslik>
    <metin>Muhalif seçmenin veya CHP tabanının bugüne kadar nasıl sabrettiğine şaşıyorum.23 yıldır AK Parti iktidarına can suyu olmaktan başka hiçbir derde çare olamayan CHP'nin bugün içinde bulunduğu durum, gerçekten de acınası bir haldir.Yaşanan çalkantılı günlerin ilk baştaki sıcaklığı nedeniyle, CHP'ye çok büyük bir operasyon çekildiğini düşünenlerdendim.Ne var ki, bir kısım belediye başkanına yok yere ve sırf siyasi saiklerle operasyon çekildiğine ilişkin inancımı ise,  halen daha mahfuz tutuyorum.Ancak yaşanan hadiselerin tamamının bir operasyon olup olmaması bir yana, asıl sorulması gereken ve cevabını en çokta benim merak ettiğimi soru, CHP tüm bu facialardan sonra nasıl oluyor da, "Biz Atatürk'ün partisiyiz" diyebiliyor.Vallahi bu söz, Atatürk'ün manevi şahsiyetine karşı yapılan en...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/chpyi-ataturk-carpti-H1606548.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606540</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor?</baslik>
    <metin>AKP iktidara gelmeden önce 'Fener Rum Patrikhanesi ve Patrik Bartholomeos'u, Ruhban Okulunu' azınlıklar, İstanbul Balat'ta yaşayanlar, ayinlerine gidenler ve tarihçiler bilirdi.AKP-Fethullah Gülen-dinler arası diyalog projesiyle bütün Anadolu bu isimleri öğrendi ve de bütün dünya, bu başlıkları konuşuyor.Şimdi günden 'Ruhban Okulu'.Fener Patriği, Eylül'de 'Ruhban okulu' müjdesi (!) verdi.Bu adı 'okul' olan yapının açılmasını kimler istiyor?Patrikhane, Yunanistan, Kıbrıs Rumları, Vatikan, ABD, Ukrayna, Avrupa Birliği istiyor. Bir de AKP istiyor.Demek ki, mevzu PAPAZ yetiştirmek değil. Eğer mevzu papaz yetiştirmek olsaydı Hıristiyanlık üzerine 10'dan fazla kitap yazan Ali Erbaş bu işe öncülük ederdi, ilahiyatlarda 'papaz' bölümleri açılırdı.Mevzu çok başkaDünyanın, kendi ve g...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ruhban-okulunun-acilmasini-kimler-istiyor-H1606540.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606535</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Unutturamadıklarımızdan mısınız?</baslik>
    <metin>	Çeyrek asırdan beri ülkeyi tek başına yöneten mevcut iktidar partisi ve yaman savunucuları, ülkeyi getirip bıraktıkları korkunç uçurumun, korkunç yokluğun ve yoksulluğun, felaketin ve sefaletin tüm yakıcı ve yıkıcı sonuçlarını gözden kaçırmak için, halka unutturmak için taklacı güvercinlere taş çıkartacak hızda takla atıp duruyorlar.	Gün aşırı, uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından yayınlanan araştırma sonuçlarına göre hemen her kötülükte, her felakette, her olumsuzlukta dünya birinciliğini kimselere vermiyoruz.	Adaletin tecellisinde ve adalete güven endeksinde yerlerde sürünüyoruz.	Huzursuz, agresif ve mutsuz ülkeler arasında başı çekiyoruz.	Halen ve fiilen savaş halindeki ülkelerde gerçekleşen yıllık enflasyona bizde bir ayda, bazen de on beş günde ulaşılıyor....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/unutturamadiklarimizdan-misiniz-H1606535.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606531</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kim dost, kim düşman?</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 21.09.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	ABD'deki terörist saldırının ardından, Yunanistan, savunma doktrinini değiştirerek, "milli tehdit" kabul ettiği terörün ilk sırasına Türkiye tehdidini yerleştirdi.	Büyükelçiliğinde "otuz beş bin insanın katilini" barındıran bir ülke olarak tarihe geçen Yunanistan'ın bu davranışı ancak trajikomik bir hadise olarak değerlendirilebilir. Yunanlıların Öcalan skandalıyla terörizme verdiği destek açıkça ispatlanmıştır.	Savunma doktrinine terörle mücadele maddesini koyan, "terörle mücadele" konusunda da Türkiye'yi bir tehdit unsuru olarak ilk sıraya yerleştiren Atina, bunu "ABD ve AB'nin reçetesini uygulamak" olarak değerlendirmektedir. 	Başka bir ifadeyle bu karar Türkiye'yi her alanda "kapana kıstırma"...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kim-dost-kim-dusman-H1606531.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606526</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>İngiltere'de siyasi gerilim ve dış politika baskısı</baslik>
    <metin>	İngiltere'de Başbakan Keir Starmer üzerindeki baskı, yerel seçimlerin ardından giderek daha görünür hale geliyor. Labour Party içinde uzun süredir kapalı kapılar ardında yürüyen tartışmalar artık açık şekilde hissediliyor. Parti, aynı anda hem iç dengeleri hem de dış politikadaki yönünü korumaya çalışıyor.	Parti içinde bir kanat liderlik değişimi gerektiğini savunurken, diğer kanat Starmer'ın arkasında duruyor. Bu ayrışma, yalnızca siyasi bir görüş farkı olmaktan çıkarak hükümetin hızını, önceliklerini ve karar alma kapasitesini etkileyen bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda.	İşçi Partisi 2024 seçimlerinde güçlü bir çoğunlukla iktidara gelmişti. Ancak yerel seçimlerde yaşanan kayıplar, bu büyük zaferin yarattığı beklentilerle sert bir çarpışma yarattı. Parti içinde artık tartış...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ingilterede-siyasi-gerilim-ve-dis-politika-baskisi-H1606526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606512</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ercan Özyer</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ercan-ozyer-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Uyan Türkiye, uyan!</baslik>
    <metin>	Uyan Türk, uyan Türk milleti, uyan Türk gençliği!	Uyan Anadolu insanı!	Uyan Karadeniz, uyan Marmara ve Akdeniz!	Uyan Doğu, Batı, Kuzey ve Güney!	Uyan Edirne, İstanbul, Bursa, Çanakkale, İzmir, Muğla, Antalya, Ankara, Konya, Fethiye, Mersin, Adana, Gaziantep, Hakkâri, Van, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Sinop, Zonguldak ve adını sayamadığımız tüm illerimiz; ilçelerimiz, köylerimiz ve mahallelerimiz!	Uyan Kuzey Kıbrıs!	Uyanın emekliler; sizler bu ülkenin köklerisiniz. Sizler olmadan hiçbir şey ayakta kalamaz.	Ev hanımlarımız ve çalışan kadınlarımız; sizler bu ülkenin görünmeyen kahramanlarısınız. Durmadan üreten, emek veren ve geleceği inşa edenlersiniz.	Ve var olma gayemiz olan Türk gençliği-	Uyan, uyan, uyan!	Ve tabii ki bizleri canı pahasına kor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/uyan-turkiye-uyan-H1606512.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606511</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Misafir Kalem</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/misafir-kalem.jpg</fotograf>    
    <baslik>SAADET KARATEPE - Vitrin adaleti: Sandık kapıya dayanınca hatırlanan vicdan</baslik>
    <metin>	Siyasetin kendine has bir takvimi vardır; bu takvimde zaman, halkın iradesine müracaat edileceği güne yaklaştıkça hızlanır. Ancak bu hızlanma sadece vaatlerde değil, uzun zamandır uykuda olan mekanizmaların aniden "canlanmasında" da kendini gösterir. Son günlerde tanık olduğumuz manzara tam olarak budur: Çözülemeyen cinayetlerin birer birer aydınlanması, illegal bahis baronlarına karşı başlatılan operasyonlar ve toplumun kanayan yarası haline gelen sosyal çöküntülere dair vaat edilen "yeni" önlemler...	Her şey ne kadar da tanıdık, değil mi?	Bir cinayetin aydınlatılması ya da bir suç şebekesinin çökertilmesi şüphesiz ki devletin asli görevidir. Ancak bu görevlerin yerine getirilmesi bir lütufmuş gibi sunulduğunda veya tam da seçim sath-ı mailine girildiğinde bir "başarı hikayesin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/saadet-karatepe-vitrin-adaleti-sandik-kapiya-dayaninca-hatirlanan-vicdan-H1606511.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606510</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mutlak butlan, güç hukuku ve toplumsal muhalefet</baslik>
    <metin>	Türkiye'nin siyasi atmosferi, son dönemde sadece seçim sonuçları veya ekonomik krizlerle değil; bizzat adaletin mekanizması üzerine kurulan derin tartışmalarla çalkalanıyor. 	Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ve BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in kamuoyunda büyük yankı uyandıran tespitleri, mevcut sistemin yapısal krizlerini ve yargının bir "güç enstrümanı" haline getirilme tehlikesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 	Türkiye, yargı bağımsızlığı ve hukuka erişim indekslerinde hızla gerilerken, adalet artık "herkese eşit bir terazi" olmaktan çıkıp, "gücü elinde bulunduranın kılıcı" olma riskiyle karşı karşıya kalıyor.	YSK'dan HSK'ya bağımsızlık illüzyonu ve "gücün hukuku"	Lütfullah Önder'in üzerinde ısrarla durduğu ilk temel sorun, yargı kurumla...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mutlak-butlan-guc-hukuku-ve-toplumsal-muhalefet-H1606510.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606478</no>
    <tarih>2026-05-15 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye yeni bir siyaset arıyor</baslik>
    <metin>Türkiye'de siyaset uzun süredir sadece parti rekabeti üzerinden okunuyor. Oysa mesele artık bundan çok daha büyüktür. Çünkü Türkiye yalnızca ekonomik kriz yaşamıyor. Aynı zamanda güven krizi yaşıyor. Temsil krizi yaşıyor. Devlet ile toplum arasındaki bağ da ciddi biçimde aşınıyor. Böylesine sert bir dönemde siyasetin yeniden güven üretmesi gerekiyor. Toplumun önüne yeni bir istikamet koyması gerekiyor. Bugün özellikle CHP üzerinden yürüyen tartışmalar da bu çerçevede okunmalıdır. Elbette demokratik sistemlerde muhalefetin denetlenmesi doğaldır. Ancak Türkiye'de yaşanan süreç artık sadece hukuki veya siyasi rekabet meselesi olmaktan çıkmıştır. Tartışma doğrudan rejim tartışmalarının parçası hâline gelmiştir.Burada temel soru şudur: Türkiye'de muhalefet yalnızca iktidara tepki gösteren bir...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-yeni-bir-siyaset-ariyor-H1606478.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606468</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı</baslik>
    <metin>Siyaset ve medyanın bugün 'savaş bitecek mi, bitmeyecek mi, savaşın kazananı, kaybedeni kim, Trump nasıl bir açıklama yapacak, İran nasıl bir cevap verecek, İsrail'i hangi cümlelerle kınayabiliriz' başlık ve arayışlarında iken BTP Lideri Hüseyin Baş en başından beri dikkat çektiği noktayı bir kez daha vurguladı:"Mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir. Uzun yıllardır dünyayı dolar üzerinden kontrol eden Amerikan sistemi artık ciddi şekilde sarsılıyor."İnsanımızın sorunu açlık, yoksulluk, geçim- İktidar ve medyasını geçtik! Burcu Köksal'ı, Böcek ailesini günlerce, saatlerce konuşanlar bu tarihi vurguya bir dakika bile yer vermediler. Ama bizler hakikati anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz-Nasıl sarsılıyor?Çin'in ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sayin-erdogan-huseyin-basi-dogruladi-H1606468.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606459</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Masmavi Marmara mürekkep olsa</baslik>
    <metin>	Masmavi Marmara mürekkep olsa	Yeter mi yazmaya dertlerimizi?	Dertli derman bilen bir hekim bulsa	Dindirir mi acep tüm sızımızı?	 	Masmavi Marmara mürekkep olsa	Yazmaya yeter mi ahvalimizi?	Göklerde dolunay bir ayna olsa	Gösterir mi acep bu halimizi?	 	Masmavi Marmara mürekkep olsa	Kifayet eder mi talan yazmaya?	Namuslu vicdanlı bir kâtip bulsa	Bu millet kalkar mı oyun bozmaya?	 	Masmavi Marmara mürekkep olsa	Yeter mi yazmaya tüm kayıpları?	Ülkenin dağları tek halı olsa	Örter mi yaşanan tüm ayıpları?	 	Masmavi Marmara mürekkep olsa	Yeter mi yazmaya fırıldakları	Vicdanlı kitleler ayağa kalksa	Biraz çekinir mi şer odakları?	 	Masmavi Marmara mürekkep olsa	Yeter mi yazmaya çığlığımızı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/masmavi-marmara-murekkep-olsa-H1606459.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606454</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dinlerarası Diyalog ve FETÖ hareketi bitti mi?</baslik>
    <metin>Pashy;pa II. John Paul'un 2000 yılına girerken (24 Aralık) yayınladığı mesajdan da bu acı gerçeği zaten anlamak mümkündür: "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya'yı Hıristiyanlaştıralım."1984 yılından beri "Hıristiyan Olmayanlar Sekretershy;yası" shy;nın başkanlığını yapan Kardinal Francis Arinze ise, geçmişten bugüne gelinen noktayı anlatırken; "Papa VI. Paul'ün vizyoshy;nu gerçekleşmektedir. Çünkü dinlerarası diyalog, kilise misyoshy;nushy;nun normal bir parçası olarak görülmektedir" diyordu. (Francis A. Arinze, Prospects of Evangelization With Reference to the Areas of the Non-Christian Religions, Twenty Years After Vatikan II. Bulletin, 59/XX-2, 1985, 124)Hristiyanlığın batıl, sömürgeci ve i...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dinlerarasi-diyalog-ve-feto-hareketi-bitti-mi-H1606454.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606453</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB kıssası</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 08.05.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	1999 senesinde AB üyesi ülkeler tarafından aday olarak kabul edilen Türkiye malum halen tam üye olamamıştır. 	Üyelik sağlanmadan imza attığımız Gümrük Birliği anlaşması bugüne kadar bize 300 milyar doları aşan zarara mal oldu. 	Bu AB hayalinin ekonomik faturasıdır. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında AB ile anlaşmaya vardığımız Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni ve Geri Kabul Anlaşması ise, hem ekonomik hem de ülke güvenliği açısından ciddi riskler taşımasına rağmen yetkililerimiz tarafından onaylanmıştı. 	Buna göre, imzadan 3.5 yıl geçtiğinde Birlik, Türkiye'nin vize muafiyeti konusunda gerekli adımları attığına karar verirse, Türk insanı için vize muafiyeti çıkaracak. 	Vize konusu şarta ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ab-kissasi-H1606453.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606444</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Silifke Kalesi…</baslik>
    <metin>	Bu sene leyleği havada gördük. Ha bire geziyoruz. Bir yandan hastalık ve hastane günlerinin acısını çıkartıyoruz, bir yandan da asli görevlerimizi yapmaya çalışıyoruz. Silifke uzun yıllar eğitim çalışmalarımız için gittiğimiz, son yıllarda ihmal ettiğimiz yerlerden birisi- Yurdumuzun her yöresi ayrı güzel, her yeri görülmeye değer- Silifke için tam gezi zamanı. Mersin'de eski dostlarla buluştuktan sonra kendimizi yakın akrabalarımızın bulunduğu ilçeye attık. 	 	Bu sefer uçak yerine araba ile gidince, geçtiğimiz yurt sathını yeniden görme ve duygulanma fırsatını buluyoruz. Aslında yurdu sevmek için heyecanları diri tutmak gerekir. Geçtiğimiz yerlerdeki doğa harikalarını sözle anlatmak ise mümkün değil. Sadece neden bu vatanın bu kadar çok düşmanı olduğunu daha iyi anlayabiliyorsunu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/silifke-kalesi-H1606444.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606427</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çin'in maden kartı, Amerika'nın açmazı</baslik>
    <metin>	Amerika Çin'e yaptırım uyguluyor ama savaş uçaklarında kullandığı kritik mineraller için hala Pekin'e bağımlı. İşte ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki görüşmelerin arkasındaki gerçek gerilim de burada başlıyor.	Washington son yıllarda Çin'i ekonomik olarak baskı altına almak için birçok adım attı. Gümrük vergileri yükseltildi, teknoloji şirketlerine ambargolar getirildi, Çinli firmalara yaptırımlar uygulandı. Özellikle yapay zeka ve yarı iletken teknolojileri konusunda Pekin'in önünü kesmeye çalışan Amerika, küresel üretim zincirlerini yeniden şekillendirmeye çalışıyor.	Ancak bütün bu baskıya rağmen ABD'nin çözemedigi büyük bir sorun var: Nadir toprak elementleri.	Bugün bir F-35 savaş uçağından gelişmiş yapay zeka çiplerine kadar birçok str...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cinin-maden-karti-amerikanin-acmazi-H1606427.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606426</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vergi kıskacındaki Türkiye ve özelleştirme masalı</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisi, son yıllarda adeta bir "vergi sarmalına" hapsolmuş durumda. Sokaktaki vatandaştan en üst düzey siyasetçiye kadar herkesin dilinde aynı şikâyet var: Hayat pahalılığı ve bitmek bilmeyen vergiler. 	Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in bir cep telefonu üzerinden verdiği çarpıcı vergi örneği, aslında buzdağının sadece görünen yüzünü temsil ediyor. 	CHP lideri, bir akıllı telefonun 65 bin liraya üretilmesine rağmen, ülkemizde 133 bin liraya satılmasını örnek göstererek, aradaki 68 bin liralık farkın vergi olduğunu belirtti. Yani telefonun fiyatından daha fazla vergiye para ödeniyor! (Kültür ve Turizm Bakanlığı Payı, TRT Bandrol ücreti, ÖTV ve KDV)	Ancak mesele sadece bir telefonun fiyatının vergiyle ikiye katlanması değil; asıl mesele, devle...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vergi-kiskacindaki-turkiye-ve-ozellestirme-masali-H1606426.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606420</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Para, alın terinin ekonomiye dönüşmüş hâlidir</baslik>
    <metin>Bundan sonraki dönemde ekonomi literatüründe en çok konuşulacak en çok üzerinde çalışılacak Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modelinin temel direklerinden biri olan Milli Paralar meselesi olacaktır. İnanıyorum ki dünya bu temel etrafında kurtuluş çareleri arayacaktır.Prof. Dr. Haydar Baş'ın, Mayıs 2015 tarihli İcmal Dergisindeki başyazısındaki şu ifadesine dikkat çekmek istiyoruz: "Bizim sistemimizdeki paranın adına 'milli para' denir. Milli para bizim alnımızın teridir, işimizdir, aşımızdır, üretimimizdir."Bu söz, Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konan Milli Ekonomi Modeli'nin en özlü tanımlarından biridir. Çünkü bu yaklaşımda para, yalnızca bir değişim aracı değil; doğrudan doğruya milletin emeğinin, üretim gücünün ve bağımsızlık iradesinin somut bir tezahürüdür. Bugün kür...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-para-alin-terinin-ekonomiye-donusmus-halidir-H1606420.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606419</no>
    <tarih>2026-05-14 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atatürk’ün ekseni: Tam bağımsız Türkiye</baslik>
    <metin>Türkiye'nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir yön değil, kurucu eksenini yeniden hatırlamaktır. Çünkü dünya yeniden büyük kırılmaların yaşandığı bir döneme girmiştir. Küresel dengeler değişiyor, ittifak sistemleri çözülüyor, enerji savaşları büyüyor, ekonomik rekabet jeopolitik mücadeleye dönüşüyor. Böylesine sert bir uluslararası atmosferde ayakta kalabilmenin temel şartı ise güçlü devlet, üretim kapasitesi yüksek ekonomi ve milli egemenlikten taviz vermeyen bir dış politikadır.Tam da bu noktada Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu temel yaklaşım yeniden önem kazanmaktadır. Çünkü Atatürk'ün dış politikadaki ana ekseni romantik idealler değil; bağımsızlık, milli egemenlik ve devletin bekasıydı. Onun bütün stratejik yaklaşımı, Türkiye Cumhuriyeti'nin başka güçlerin aparatı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ataturkun-ekseni-tam-bagimsiz-turkiye-H1606419.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606390</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan!</baslik>
    <metin>Dünkü yazımı okuyan bazı okuyucularım, 'Kıbrıs'tan, Filistin'den neden bahsetmedin' diye mesaj attılar.Bahsedelim o zaman! Kıbrıs'ı sattı, diyorlar! Yok, arkadaşlar! Satmamış! Tahtını koruma garantisi ve 90 küsur bin altın karşılığında işletmesini İngilizlere devretmiş. Alçak İngilizler de daha sonra adaya çökmüş.Filistin mi? Tapusunu bile üstüne yaptırmış. Ama sahip bile çıkmamış.1869-1908 yıllarına ait Anadolu, Ortadoğu, Balkanlar ve Trakya'da aktif ve pasif olarak toplam 7 bin 756 taşınmazın tapu kaydı bulunuyor. Bunun 2 bin 369'u Anadolu'da.2. Abdülhamit'in Ortadoğu'da ise Suriye'de 390, Lübnan'da 333, Filistin'de 223, Irak'ta 83, Arabistan'da 60, İsrail'de 10, Libya'da da 8 olmak üzere toplam bin 107 kaydı olduğu resmi olarak açıklandı.Bir tarafta borçlarını ödeyem...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/tahtakurusu-kelimesini-yasaklatan-cennet-mekan-H1606390.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606373</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Askerler atamalardan rahatsız!</baslik>
    <metin>Liyakatin salası verildi, haydin cenaze namazına!Cumhuriyet tarihi boyunca görülmedik ve yaşanmadık ne kadar hadise varsa, tamamını ve daha fazlasını 23 yıllık dönemde gördük ve yaşadık.Atatürk cumhuriyetinin bu hallere düşeceğini, kimse tahmin bile edemezdi.Devletin her kademesine sirayet ettirilen liyakatsiz atamaların ardı arkası kesilmiyor.Bütün Türkiye'nin dikkatini ve tepkisini çeken atama, herkesin yakından takip ettiği gibi bir Kaymakamın Tümgeneralliğe atanması olayıydı.Bilindiği üzere Rizeli Kaymakam Zikrullah Erdoğan, MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine atandı.Görev karşılığı olarak da Tümgeneral rütbesine ulaştı.Peki, atamanın yapıldığı müdürlüğün işlevi ne, söz konusu karar neden bu kadar yoğun tepki çekti?Mesela bu atamayla ilgili emekli askerler n...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/askerler-atamalardan-rahatsiz-H1606373.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606372</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -3-</baslik>
    <metin>BTP lideri Hüseyin Baş, yaptığı paylaşımda yalnızca küresel güç mücadelelerine değil, Türkiye'nin gelecekte nasıl bir yol izlemesi gerektiğine dair de önemli mesajlar verdi. Baş'ın, "Türkiye'nin tarihi misyonu başkalarının projelerine eklemlenmek değil; kendi medeniyet perspektifiyle adalet merkezli yeni bir yol ortaya koymaktır" sözleri özellikle dikkat çekti.Bu ifade aslında son yıllarda sıkça tartışılan "yeni dünya düzeninde Türkiye'nin konumu" meselesine farklı bir yaklaşım sunuyor. Çünkü dünya artık tek merkezli bir yapıdan uzaklaşıyor. ABD'nin küresel hâkimiyetinin sorgulandığı, Çin ve Rusya gibi aktörlerin güç kazandığı yeni bir dönem yaşanıyor.Böyle bir süreçte Türkiye'nin sadece dış politikada değil, ekonomi ve yönetim anlayışında da kendi kimliğini ortaya koyması gerektiği yö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/huseyin-bas-abd-iran-anlasmazliginin-perde-arkasini-araliyor-3-H1606372.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606371</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gurur</baslik>
    <metin>Gurur, aldanış demek olup, sebebi gaflettir. Gaflet, hakikati görememek, uyanık bulunmamak sebebiyle kayba uğramaktır. Gafletin zıddı Allah'ı hatırlamak ve O'na gönülden teslimiyet esprisinden uzak kalmamaktır. Resûl-i Ekrem (sav), müzekkirdir (hatırlatıcıdır). İnsanları Allah'a ve O'nu zikre davet eder. Diyebiliriz ki, Resûl-i Ekrem (sav) fert ve toplum eğitiminde temel olarak gaflet ve gurura karşı savaş açmış, zikrullahın yeryüzünde hakim olması için mücahede ve mücadele etmiştir.Gurur büyük aldanıştır. Cenab-ı Hak, gurura düşmemeleri için insanları ikaz etmektedir:"Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Allah'ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın." (Lokman: 31/33)"Fakat sizler kendinizi aldattınız, güya bize pusu kurdunuz. Allah'ın buyruğu gelene kadar dinde şüpheye düştünüz...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gurur-H1606371.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606370</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Merve Zıvalı</yazar>
    <fotograf></fotograf>    
    <baslik>12 Mayıs Hemşireler Günü: Görünmeyen yükün sessiz kahramanları</baslik>
    <metin>İnsan hayatındaki en önemli değerin yaşam olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz. Peki, en zor anlarımızda hayatımıza dokunan, kimi zaman saniyeler içinde müdahale ederek bizi hayatta tutan hemşirelere neden hak ettikleri değeri yeterince göstermiyoruz?Bunun en temel nedenlerinden biri, hemşirelik mesleğinin taşıdığı ağır sorumluluğun toplum tarafından yeterince bilinmemesidir. Çünkü hemşirelik yalnızca ilaç uygulayan ya da doktor istemlerini yerine getiren bir meslek değildir. Hemşire, gerektiğinde psikolojik destek veren, hasta haklarını savunan, hasta yakınını sakinleştiren, eğitim veren, kriz yöneten ve çoğu zaman hastanın en yakın destekçisi olan kişidir. Hastanelerde hastayla en fazla vakit geçiren sağlık çalışanlarının başında hemşireler gelmektedir. Bu nedenle hastanın fiziksel duru...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/12-mayis-hemsireler-gunu-gorunmeyen-yukun-sessiz-kahramanlari-H1606370.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606369</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İhtimaller</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 21.11.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	1-  Bölgeden alınan son haberlerde Suriye'de muhalif Özgür Suriye Ordusu ile PKK'nın oradaki uzantısı olan Demokratik Birlik Partisi (PYD) arasında çatışmalar çıkmıştır.  	2- Irak'ta PKK'nın destekçisi Peşmerge güçleri ile Irak ordusu arasında çatışmalar söz konusudur. Dün itibariyle 13 kişi çatışmalarda hayatını yitirmiştir.	3- Türkiye'de siyasi bir zemine kaydırılma yolunda önemli kazanımlar elde eden PKK ile her gün yaşanan çatışmalar devam etmektedir.	Türkiye, Irak ve Suriye'de yaşanan bu gelişmeler, geçtiğimiz aylarda Barzani'nin de ifade etmekten çekinmediği, sınırları Suriye'nin, Irak'ın ve Türkiye'nin bir bölümünden müteşekkil Kürt devleti hakkındaki pastanın paylaşımını akıllara getirmek...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ihtimaller-H1606369.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606336</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Denizden kurulan dış politika: Hürmüz üzerinden güç</baslik>
    <metin>	Hürmüz Boğazı artık bir bilgi değil, bir tekrar. Dar olduğu, kritik olduğu, dünya ekonomisini etkilediği zaten biliniyor. Asıl mesele artık "neresi olduğu" değil; oradaki riskin dünyanın fiyat etiketine nasıl dönüştüğü.	Burada belirleyici olan şey harita değil, maliyet. Bir tanker yola çıktığında taşıdığı şey sadece petrol değil; sigortalanmış bir ihtimal. Ve o ihtimalin fiyatı değiştiğinde, ortada hiçbir fiziksel değişim olmadan dünya ekonomisinin yönü değişiyor.	İran ve ABD arasındaki gerilim bu hattı sürekli gergin tutuyor. İran coğrafyanın verdiği avantajla boğaz üzerinde baskı kurabilen bir aktör. ABD ise küresel deniz ticaretinin güvenlik düzenini belirleyen ana güç. Ama artık mesele bu iki aktörün karşı karşıya gelmesi değil; bu gerilimin piyasada "risk" olarak anında fiy...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/denizden-kurulan-dis-politika-hurmuz-uzerinden-guc-H1606336.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606335</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Heybeliada Ruhban Okulu ve "ekümenik" kuşatma</baslik>
    <metin>	Fener Rum Patrikhanesi ve Heybeliada Ruhban Okulu meselesi, Türkiye'nin egemenlik hakları ile uluslararası siyasetin jeopolitik hamleleri arasında sıkışmış, yüzyıllık bir bilek güreşidir. 	Son dönemde Fener Rum Patriği Bartholomeos'un Yunanistan ziyaretiyle doruğa çıkan gelişmeler, konunun basit bir "din özgürlüğü" meselesi olmadığını, aksine Lozan Barış Antlaşması'nın temellerine yönelik sistemli bir aşındırma stratejisi izlendiğini gözler önüne sermektedir. 	Bartholomeos'un Yunan parlamentosunda "ekümenik" sıfatıyla kurduğu cümleler ve eylül ayında Ruhban Okulu'nun açılacağına dair verdiği haberler, Türkiye'nin üniter yapısına yönelik ciddi soru işaretlerini beraberinde getirmektedir.	Bir bağımsızlık tapusu olarak Lozan ve statü ihlali	Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu ol...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/heybeliada-ruhban-okulu-ve-ekumenik-kusatma-H1606335.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606326</no>
    <tarih>2026-05-13 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Duyan olmadı</baslik>
    <metin>	Devrilen dünyanın altında kaldık	Bağırdık çağırdık duyan olmadı	Kanlara belendik yandık yakıldık	Bağırdık çağırdık duyan olmadı	 	Yukarda bulutlar yaman ağladı	Kan renginde seller coştu çağladı	Yükselen çığlıklar yürek dağladı	Bağırdık çağırdık duyan olmadı	 	Haramiler suyu bentten kesmişti	Sam yeli dört yandan yaman esmişti	Vicdanlar kurumuş hem de susmuştu	Bağırdık çağırdık duyan olmadı	 	Ormanda denizde talan her yerde	Medyada sokakta yalan her yerde	Kasada kesede çalan her yerde	Bağırdık çağırdık duyan olmadı	 	Servet döndü durdu belli ellerde	Yalan yuva yaptı malum dillerde	Sefalet diz boyu bizim illerde	Bağırdık çağırdık duyan olmadı	 	Mazlumun ahından kule dikenler	Yoksul ocağı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/duyan-olmadi-H1606326.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606292</no>
    <tarih>2026-05-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi?</baslik>
    <metin>	Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), kurulduğu günden bu yana tam bağımsız Türkiye idealinin, Atatürkçü düşüncenin ve ulusalcı duruşun akademik kalesi olmuştur. 	Ancak bu duruş, beraberinde ODTÜ üzerinde kurulan kirli planları ve bu okuldan mezun olup vatanı için çalışan dimağlara yönelik karanlık operasyonları da getirmiştir.	ODTÜ'lü mühendisler bedel ödediler	2006 yılı, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırmak için vites yükselttiği, milli tank (ALTAY) ve yerli yazılım projelerinin hız kazandığı bir yıldı. 	İşte tam bu dönemde, ASELSAN'ın en parlak zihinlerinden biri olan Hüseyin Başbilen'in cansız bedeni aracında bulundu. 	Boğazı ve bileği kesilmiş halde bulunan Başbilen'in ölümü kayıtlara "intihar" olarak geçse de, olay yerindeki fiziksel kanıtlar v...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bayrak-provokasyonlari-odtuyu-karalamak-icin-mi-H1606292.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606290</no>
    <tarih>2026-05-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mustafa Çiftçi ve 2. Abdülhamit</baslik>
    <metin>Mustafa Çiftçi, Erzurum Valisi idi. Aldığı ve almadığı tedbirlerle, yaptığı açıklamalarla kendini bütün Türkiye'ye tanıttı.Ve Mustafa Çiftçi, Şubat'ta İçişleri Bakanı olarak atandı. Bakan olan Mustafa Çiftçi, 2026 yılını 'sokak çeteleri ve uyuşturucuyla mücadele yılı' ilan ettiğini açıkladı.Ama medya ve sosyal medya bu başlığı değil Sayın Çiftçi'nin 'hafızlığını', '2. Abdülhamit'e' sevgisini ve Erdoğan, 2. Abdülhamit kıyaslamalarını, İskilipli Atıf'ı anmasını, Erzurum Kongresi'nin yapıldığı binayı "ağır hasarlı" olduğu gerekçesiyle ziyarete kapatmasını öne çıkardı.Sayın Çiftçi'nin 'hafız' olduğunu öğrendiğim de kendisi adına üzüldüm! Düşünsenize (!) bir tarafta Allah'ın kitabını biliyorsunuz, diğer tarafta yapılanlara karşı ya kayıtsız kalıyorsunuz ya da destek veriyorsunuz-Diğer t...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mustafa-ciftci-ve-2-abdulhamit-H1606290.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606284</no>
    <tarih>2026-05-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs'ta Milli Ekonomi Modeli Kongresi</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 01.11.2013 tarihli yazısıdır	Hafta sonu Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeyiz. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli kongrelerinden 8'incisini burada gerçekleştireceğiz.	Kaynaklar savaşının yaşandığı günümüzde, temel sorun sınırlı olarak kabul edilen kaynaklara kimin sahip olacağı meselesi. Bu hal ekonomilere de yön veren ana kriter.	Oysa kaynakların sınırsız olduğu bir gerçektir. Hangi kaynak bugüne kadar tükenmiştir? 	Bugünün teknolojik imkânları ile topraktan neredeyse her ay ürün almıyor muyuz?	Söz konusu enerji olduğunda, güneş enerjisinin, dalga enerjisinin, rüzgâr enerjisinin ve su enerjisinin sonu olabilir mi?	Kısaca kaynak edinimi konusunda savaşlara gerek yoktur. Milli Ekonomi Modeli (MEM), "kaynaklar sınırsızdır; onun...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibrista-milli-ekonomi-modeli-kongresi-H1606284.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606266</no>
    <tarih>2026-05-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-mustafa-yavuz-koker.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs notları: Turizm, tarım ve geleceğin cazibe merkezi</baslik>
    <metin>	Türkiye'nin hemen güneyinde yer alan Kıbrıs, ilk bakışta sakinliğiyle dikkat çeken; yakından incelendiğinde ise büyük potansiyeller ve önemli eksiklikleri aynı anda barındıran bir coğrafya olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiğim kısa Kıbrıs ziyaretinde, adanın hem doğal güzelliklerini hem de sosyal ve ekonomik yapısını gözlemleme fırsatı buldum.	KKTC, Kıbrıs, geniş tarım arazileri, aktif köy yaşamı ve güçlü turizm potansiyeliyle dikkat çekiyor. Özellikle buğday üretiminin yoğun olduğu bölgelerde kırsal hayat canlılığını korurken, sanayinin ise oldukça sınırlı düzeyde kaldığı görülüyor. Ada ekonomisinin temel omurgasını eğitim sektörü ve turizm oluşturuyor.	Ziyaret kapsamında Mağusa'da, 18yy. Büyük tefsir alimi İsmail Hakkı Bursevi'yi yetiştiren Kutup Osman Ef...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibris-notlari-turizm-tarim-ve-gelecegin-cazibe-merkezi-H1606266.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606264</no>
    <tarih>2026-05-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fransa'da merkez siyasetin zor sınavı</baslik>
    <metin>	Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken siyasi atmosfer giderek sertleşiyor. Hayat pahalılığı, güvenlik tartışmaları, göç krizi ve ekonomik belirsizlik, toplumdaki huzursuzluğu büyütürken aşırı sağ da bundan beslenmeye devam ediyor. Böyle bir dönemde eski Başbakan 'douard Philippe'in seçim kampanyasını resmen başlatması, sıradan bir adaylık açıklamasından daha büyük anlam taşıyor.	Reims kentinde konuşan Philippe, kendisini açık şekilde aşırı sağa karşı konumlandırdı. Ancak bunu yaparken dikkat çeken nokta, korku dili yerine "istikrar" ve "sorumluluk" vurgusu yapmasıydı. Çünkü bugün Fransa'nın yaşadığı kriz yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda siyasi güven krizi.	Son yıllarda ülke defalarca sarsıldı. Emeklilik reformu protestoları haftalarca sürdü, çiftçiler yollar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fransada-merkez-siyasetin-zor-sinavi-H1606264.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606262</no>
    <tarih>2026-05-12 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -2-</baslik>
    <metin>BTP lideri Sayın Hüseyin Baş'ın sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede en dikkat çekici başlıklardan biri ekonomiyle ilgili sözleri oldu. Baş'ın, "Türkiye'de milyonlarca insan çalıştığı halde yoksullaşıyor, üretim düşüyor, gelir adaletsizliği büyüyor. Bunun adı ekonomik kriz değil, yanlış sistem krizidir" ifadeleri mevcut tabloya farklı bir bakış açısı getiriyor.Gerçekten de bugün toplumun büyük bölümü sadece fiyat artışlarından değil, emeğinin karşılığını alamamaktan şikâyet ediyor. İnsanlar daha fazla çalışmasına rağmen daha az alım gücüne sahip oluyor. Bu durum ise klasik ekonomik dalgalanmaların ötesinde yapısal bir sorun olduğunu düşündürüyor.Hüseyin Baş'ın burada özellikle liberal ekonomi modeline yaptığı eleştiri önemli. Çünkü uzun yıllardır uygulanan faiz ve borçlanma m...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/huseyin-bas-abd-iran-anlasmazliginin-perde-arkasini-araliyor-2-H1606262.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606195</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>ODTÜ'den Amedspor’a</baslik>
    <metin>PKK/DHKP-C sempatisini gizlemeyen, bebek katili posteri önünde poz veren, öldürülen PKK militanları için paylaşım yapan İlkay Akkaya, ODTÜ'de Bahar Şenlikleri'nde sahneye çıkıyor.Konser sırasında bazı gruplar bölücü sloganlar atıyor, PKK/Öcalan lehine tezahüratlar yapıyor.Bir grup öğrenci tribünlerde Türk bayrağı açıyor, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı atıyor. Bir başka gurup ise 'Bozkurt işareti' ile sloganlar atıyor.Bayraklı gruba, PKK/DHKP-C militanı olan şahıslar saldırıyor. Stadyumda arbede çıkıyor.Malum gurup, 'ODTÜ faşizme mezar olacak, Faşizme karşı omuz omuza' sloganları atıyor.Bir gurup, 'Türkiye Türk'tür Türk kalacak',Bir diğerleri de: 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganları atıyor.İşe bak!Geçmişte bu tür olayları anında siyaset arenasına taşıyan, günl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/odtuden-amedspora-H1606195.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606192</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atina'nın Washington-Paris hattı</baslik>
    <metin>	Yunanistan son süreçte dış politikada dikkat çekici bir dönüşüm geçiriyor. Bir dönem Avrupa Birliği içinde ekonomik krizlerle anılan kırılgan bir ülke olarak görülen Atina, bugün kendisini Doğu Akdeniz'in güvenlik mimarisinde merkezi bir aktör olarak yeniden konumlandırmaya çalışıyor. 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo, yalnızca Yunanistan'ın ABD ile yakınlaşmasını değil; aynı zamanda Fransa ile kurulan kalıcı savunma ortaklığı üzerinden şekillenen çok katmanlı bir jeopolitik hattı işaret ediyor.	Avrupa'nın önemli bir bölümünde ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle ilişkiler daha temkinli ve mesafeli bir çizgide ilerlerken, Yunanistan'ın tam tersi bir yönelim sergilemesi dikkat çekiyor. Atina, Washington ile ilişkilerini yalnızca korumakla kalmıyor; bunu stratejik bir kaldıraç haline...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/atinanin-washington-paris-hatti-H1606192.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606191</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Mısır uçakları ve Körfez’deki "sahte bayrak" tuzağı</baslik>
    <metin>Orta Doğu coğrafyası, tarihin en karmaşık ve çok katmanlı krizlerinden birinin içinden geçerken, askeri hareketlilikler sadece sınır güvenliği meselesi olmaktan çıkıp küresel bir stratejinin parçası haline geldi.	 	Son günlerde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) topraklarına Mısır savaş uçaklarının konuşlandırılması ve BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin Abu Dabi'deki askeri gövde gösterisi, sıradan bir dayanışma ziyaretinin çok ötesinde anlamlar taşıyor. 	 	Bu hamle, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerilimin, üçüncü bir aktör olan Mısır üzerinden yeni bir cepheye tahvil edilme riskini barındırıyor.	 	Tehdit algısı ve Amerikan üsleri kıskacı	 	İran'ın bölgedeki askeri doktrini, büyük oranda "yakın çevre tehd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/misir-ucaklari-ve-korfezdeki-sahte-bayrak-tuzagi-H1606191.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606149</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yavaş aday yapılmazsa kazanan Erdoğan olur</baslik>
    <metin>Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde benzer bir tespitte bulunmuş ve şayet Yavaş veya İmamoğlu aday gösterilmezse, Erdoğan banko kazanır demiştim.Yanıldık mı?Ben İmamoğlu veya Yavaş için olağanüstü bir güzelleme yapmadım. Sadece seçimi kazanabilirler dedim ve fakat ülkeyi uçururlar demedim!Bu ikisi ne yazık ki Türkiye'de çokça karıştırılıyor. Bunun en somut göstergesi Erdoğan'dır.Erdoğan her girdiği seçimi kazanıyor ama her kazandığında ülke biraz daha baş aşağı gidiyor.Yani kazanmakla milletin refahını artırmak veya ülkeyi topyekûn kalkındırmak farklı şeylerdir.O zaman da Kılıçdaroğlu'nun asla kazanamayacağını, kazansa bile ülkeyi arzu edilen şekilde yönetemeyeceğini ileri sürmüştük.Ülkeyi bulunduğu derin ekonomik krizden kurtaracak olan kişiler değil, farklı ve ispatlan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yavas-aday-yapilmazsa-kazanan-erdogan-olur-H1606149.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606148</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yazıklar olsun kendini kandıranlara…</baslik>
    <metin>Ömrünü hak davaya adadığını iddia etmek ayrıdır, yaşantısı, ameli ile son nefese kadar bunu göstermek ayrıdır. Yarabbi sana giden vuslat yolunda nefsimle olan mücadeleye hazırım diyen insan, iddiada bulunmaktadır.Allah'a kavuşma noktasında nefsi ile mücadeleye hazır olduğunu iddia etmektedir. Eğer dediğinde samimi ise kul bu iddia ile seyr-i süluk yoluna girmiş olur.İnsan-ı kâmile tam bir teslimiyetle başlayan bu yolda teslimiyet, istikamet ve hizmet yüce Allah'adır. Teslim olduğunu iddia eden bir insan nasıl olur da terbiyecisi olan insan-ı kâmile ayrı arkasındansa ayrı hareket eder. İnanan insanın yüzü bir olur. Birkaç yüzü olmaz. 40 yıl hizmet edersin bir gün şaşarsın imanın gider. Allah'ın yolu ile davası ile dalga geçilmez.Dünya kadar ilmin olsa kitap yüklü merkep olmaktan öteye...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yaziklar-olsun-kendini-kandiranlara-H1606148.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606144</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye'nin savaşı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 21-12-2011 tarihli yazısıdır	Yüksek Askeri Şura toplantısı Başbakan Erdoğan başkanlığında yapıldı. 	Toplantının ardından alınan kararların en önemlisi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harbe hazırlık durumunun incelenmesi ile ilgili karar olmuştur. 	Basında, "Harp durumunda ortaya çıkan ihtiyaçlar ile bu ihtiyaçları karşılamak için alınan tedbirler değerlendirilmiştir" şeklinde açıklamalar yer aldı. 	Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhuriyetimizin kurulması ile sonuçlanan kurtuluş savaşının ardından bu güne kadar bir savaş tehlikesi ile karşı karşıya kalmamıştır. 	Bunda "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin yanında bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dosta güven, düşmana korku salan dış politika anlayışı da etkilidir. 	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-savasi-H1606144.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606143</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1-</baslik>
    <metin>İran ile ABD arasındaki bazen çatışma bazen anlaşma bazen belirsizlik durumları yaşanırken Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş, X platformunda yine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.Hüseyin Baş, yaptığı değerlendirmede dünyanın artık yalnızca bölgesel krizlerle değil, küresel güç savaşlarıyla şekillendiğini ifade ederek dikkat çekici bir tespitte bulundu. Baş'ın, "Mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir" sözleri bugün yaşanan gelişmeleri anlamak açısından oldukça önemli bir çerçeve sunuyor.Gerçekten de ABD ile İran arasında yaşanan gerilim sadece iki ülke arasındaki siyasi kriz olarak okunamaz. Çünkü bugün dünya ekonomisinin temelini oluşturan dolar merkezli sistem ciddi şekilde sorgula...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/huseyin-bas-abd-iran-anlasmazliginin-perde-arkasini-araliyor-1-H1606143.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606142</no>
    <tarih>2026-05-11 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Burhan Boran</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/burhan-boran-4.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hz. Fatıma</baslik>
    <metin>Bismişah Allah Allah.Âlemlerin Efendisi, rahmet peygamberi Hz. Muhammed Mustafa'nın (sav) "Fatıma benim ciğerparemdir" buyurduğu kutlu sultan.İmam Ali Efendimizin gönül yoldaşı, hikmet ve irfan ocağının nuru.Cennet gençlerinin efendileri Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'in muhterem anneleri.Ehl-i Beyt'in gonca gülü.On İki İmamın mübarek emaneti.Hz. Fatıma-tüz Zehra annemizin aşkı, şefaati ve himmeti cümlemizin üzerine olsun.İnsanlık tarihi nice sultanlar, nice hükümdarlar, nice kudret sahipleri gördü fakat hiçbir makam, bir annenin evladının başucunda ettiği dua kadar yüce olmamıştı.Hiçbir taç, bir annenin alın teri kadar kıymetli sayılmamıştı, çünkü anne, Allah'ın merhamet sıfatının yeryüzündeki en latif tecellisidir.Gecenin en karanlık vaktinde evladının ateşini kendi bağrında...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hz-fatima-H1606142.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606125</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sandıktaki irade, tezgâhtaki siyaset: Satılık halk mı var?</baslik>
    <metin>Eskiden siyaset bir dava işiydi; bir duruşun, bir fikrin ve en önemlisi bir sözün adıydı. Şimdilerde ise bakıyoruz ki belediye başkanlığı koltuğu, adeta bir "transfer borsasına" dönüşmüş durumda. Üstelik bu transferler ne ilkesel bir ayrılığa dayanıyor ne de memleket sevdasından besleniyor. Bu aralar moda belli: Parti değiştirmek.Halkın iradesiyle, falan partinin logosu altında seçimi kazananlar, rüzgâr biraz tersinden esince ya da kendi menfaatleri tehlikeye girince hop diye başka bir limana yanaşıyorlar. Peki, sormazlar mı adama; sen o koltuğa kendi adınla mı oturdun, yoksa sana inanan binlerce seçmenin omuzlarında mı?Bir partiden seçilip, görev süresi bitmeden ya da seçim sath-ı mailine girildiğinde "Ben artık buralı değilim" demek, sadece bir siyasi tercih değildir. Bu, kendisine o...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sandiktaki-irade-tezgahtaki-siyaset-satilik-halk-mi-var-H1606125.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606124</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Allah’ın düşmanına kul olur Müslümanı oynarlar </baslik>
    <metin>İslam dünyasının içinde bulunduğu korkunç ve utanç verici vaziyet çok açık bir şekilde görülmektedir. Özellikle de Arap dünyasının İslam'ı anlama/yaşama hususunda İslam ahlakı ve de amentüsünden ne kadar uzak oldukları ortadadır.Suud ailesi İngilizlerin himayesi ve destekleri ile İslam dünyasını parçalamak için vahabiliğin temellerini atarak binlerce masum Müslümanı katletmiştir. İngiliz ajanı Hempher'in Muhammed bin Abdülvehhab Necdi'yi avlayarak bir yandan kendisi ve bir yandan da mute nikâhı yaptığı Yahudi asıllı İngiliz ajanı Safiye ile Abdulvahab'ı pişirdiler.Hempher hatıratında şunları söylüyor: Deriye emiri Muhammed bin Suud'u da safımıza çekmeye muvaffak oldu. Müslümanların kalplerini ve itimatlarını, dini yoldan temin için, Necdli bizim Muhammed'den, siyasi yoldan temin için d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/allahin-dusmanina-kul-olur-muslumani-oynarlar-H1606124.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606123</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli eğitimde yapboz düzeni çöktü</baslik>
    <metin>	Türkiye'de milli eğitim alarm veriyor. Rakamlar artık sadece istatistik değil, geleceğimiz adına ciddi bir uyarıdır. 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı iki yıl içinde yüzde 94,5'ten yüzde 86,4'e geriledi. Yani bugün her 100 çocuğun yaklaşık 14'ü zorunlu eğitim sisteminin dışında kalmış durumda. 	Asıl tehlikeli olan ise şudur: Gençler sadece okul değiştiriyor ya da farklı eğitim modellerine yönelmiyor. Gençler komple eğitim sisteminden kopuyor. "Meslek öğreneyim" diyerek ayrılan da çok değil. Çünkü aynı gençlerin önemli bir kısmı ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Türkiye'nin OECD ülkeleri içinde "ne eğitimde ne işte olan gençler" sıralamasında ilk sıraya çıkması tesadüf değildir. 	Bugün birçok genç aynı soruyu soruyor: "Okuyacağım da ne olacak?" Bu soru aslında sistemin ö...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-egitimde-yapboz-duzeni-coktu-H1606123.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606122</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Eski siyaset çöktü: Türkiye’nin yeni şansı Hüseyin Baş</baslik>
    <metin>Türkiye uzun yıllardır aynı siyasi anlayışların, aynı ezberlerin ve aynı çözümsüzlüklerin girdabında savruluyor. İktidarlar değişse de zihniyet değişmediği için sorunlar da kalıcı hale geliyor. Ekonomide kriz, adalette güvensizlik, gençlikte umutsuzluk- Tüm bunlar, artık eski siyaset anlayışının bu ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmadığını açıkça ortaya koyuyor.Bugün gelinen noktada kabul edilmesi gereken gerçek şudur: Türkiye'nin problemleri, mevcut siyasi aktörlerin kapasitesini aşmıştır. Çünkü bu sorunlar, günü kurtaran politikalarla değil; köklü bir sistem değişikliği ile çözülebilir. İşte bu noktada, Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu fikirlerin değeri daha da net anlaşılmaktadır. Onun yıllar önce dile getirdiği Milli Ekonomi Modeli ve milli para yaklaşımı, bugün yaşanan ekonom...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/eski-siyaset-coktu-turkiyenin-yeni-sansi-huseyin-bas-H1606122.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606121</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yuvayı dişi kuş yapar</baslik>
    <metin>Bugün 'Anneler Günü'. Selam olsun Hz. Fatıma'ya, Hz. Hatice'ye, Hz. Meryem'e, Hz. Asiye'ye, Hz. Havva'ya-Selam olsun Başkomutanımızın annesine, selam olsun Baş Hocamın annesine, selam olsun anneme ve tüm annelerimize-Bugün başta siyasiler olmak üzere sivil toplum örgütleri, medya, toplum herkes anneleri anıyor, çok güzel cümleler kuruyor. Sonra? Sonrası yok.Bugün en çok duyacağınız cümle Peygamber Efendimizin (s.a.a.v) 'Cennet, annelerin ayağı altındadır' hadisi olacaktır.Amenna! Doğrudur. Duyamayacağınız söz ise 'devletin bekası, annelerin elindedir' gerçeğidir.Bir başka en çok kullanılan cümle ise 'yuvayı dişi kuş yapar' cümlesidir. Doğru mu? Doğru.Peki, bugünün başlıkları neler?Sağlıksız beslenen çocuklar, kalp krizi yaşının 9'lara kadar inmesi, obezite, okula aç giden çoc...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yuvayi-disi-kus-yapar-H1606121.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606117</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Vadedilmiş(!) toprakların kanlı sınırları</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'da on yıllardır süregelen çatışma iklimi, bugün sadece askeri bir operasyonun değil, bir devletin sınırlarını genişletme ve bölgeyi yeniden dizayn etme projesinin en saldırgan safhasına tanıklık ediyor. 	İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in son açıklamaları, aslında diplomatik kulislerde fısıldanan bir gerçeği gün yüzüne çıkardı: İsrail için bu savaş, bir güvenlik operasyonu değil, Lübnan'dan Suriye'ye, Gazze'den Batı Şeria'ya uzanan bir "sınırları yeniden çizme" operasyonudur.	Modern diplomasinin iflası ve "sözde" ateşkesler	Bölgedeki mevcut tabloya baktığımızda, karşımızda devasa bir ironi duruyor. İsrail; Gazze, Lübnan ve Suriye ile kağıt üzerinde ya ateşkes sürecinde ya da uluslararası hukukun belirlediği sınırlar dahilinde bir denge gözetmek zorunda. Ancak...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/vadedilmis-topraklarin-kanli-sinirlari-H1606117.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606109</no>
    <tarih>2026-05-10 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Anneler Günü ve kadınlarımızın hak arayışı</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.05.2014 tarihli yayımlanan yazısıdır	Annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyoruz.  İnancımıza göre, annelerimiz "Cennet annelerin ayağı altındadır" ilahi methiyesine mazhar olmuş mübarek kadınlardır. 	Batı medeniyeti ise kadınlara bir gün armağan ederken, ne ilginçtir ki, Batı inancı Hz. Adem'in cennetten çıkarılmasına neden olarak gördüğü kadını günahkâr ilan etmiştir. 	Rönesans ve reform hareketleri ile inkâr edilen inanç, yerini sonsuz bir materyalist mantığa bırakmış; kadın bir araç haline dönüşmüştür. 	Fransız Devrimi'nden sonra yaşanan özgürlük akımları kadınlar adına feminizmi bir kurtuluş olarak yansıtsa da, kadının erkek karşısındaki bu meydan okuyuşu maalesef onu çalışma hayatında bir meta olmaktan öteye taşıyamamıştır. 	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/anneler-gunu-ve-kadinlarimizin-hak-arayisi-H1606109.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606048</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ortadoğu yanarken İslam ülkeleri kimin safında?</baslik>
    <metin>	Ortadoğu yeniden ateş çemberinin içine sürükleniyor. Petrol fiyatları yükseliyor, savaşın kapsamı genişliyor, enerji yolları tehdit altına giriyor. Hürmüz Boğazı konuşuluyor, Babülmendep konuşuluyor, küresel kriz senaryolar konuşuluyor. Fakat bütün bu gelişmelerin ortasında asıl üzerinde durulması gereken mesele şudur: İslam ülkeleri hangi tarafta duruyor?	Bugün Suudi Arabistan, BAE ve bazı Körfez ülkeleri zor bir denge siyaseti yürütüyor. İran'la ilişkileri tamamen koparmıyorlar. Ama aynı zamanda Amerika'nın güvenlik hattında kalmaya devam ediyorlar. Özellikle İbrahim Anlaşmaları sonrası İsrail'le başlayan normalleşme süreci yeni bir dönemin kapısını açtı. Enerji anlaşmaları, ortak savunma projeleri ve Amerikan üsleri artık sıradan diplomatik ilişkiler değildir. Bunlar, İsrail me...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ortadogu-yanarken-islam-ulkeleri-kimin-safinda-H1606048.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606046</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -2-</baslik>
    <metin>(dünden devam) Deniz Gezmiş, babasını mektubunu okudu. Bir mektupta kendi yazdı. Mektubu gazeteye, Hüseyin İnan götürdü. Bu mektup da 29 Ocak 1971 tarihli Cumhuriyet'te yayımlandı."Baba,Sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni... Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.Baba, biz Türkiye'nin ikinci kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette ki hapse atılacağız, kurşunlanacağız da- Tıpkı birinci Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi- Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları-Düşün baba, bugün hükümet işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda-Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmış durumdadırlar. Biz çoktan onl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/deniz-gezmisin-mucadelesi-mahkemesi-ve-mektuplari-2-H1606046.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606031</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD-İran gerilimi sürerken Uzak Doğu Asya'da tansiyon yükseliyor</baslik>
    <metin>	Dünya siyasetinde bazı gerilimler aniden ortaya çıkmaz. Yavaş yavaş birikir, görünmez çizgiler kalınlaşır ve bir noktadan sonra geri dönüşü zor bir tabloya dönüşür. Bugün Japonya ile Çin arasında yaşanan gerginlik de tam olarak böyle bir sürecin ürünüdür.	 	Son aylarda Japonya'nın Tayvan Boğazı'ndan savaş gemisi geçirmesi ve Tokyo'nun Tayvan konusunda daha net mesajlar vermesi, Pekin'de sert tepkilere yol açtı. Çin bu adımları yalnızca diplomatik bir rahatsızlık olarak değil, kendi güvenlik alanına yönelik stratejik bir meydan okuma olarak görüyor. Buna karşılık sert açıklamalar, askeri tatbikatlar ve karşılıklı güç gösterileri giderek artıyor.	 	Ancak bu tabloyu yalnızca bugünün politik gerilimi olarak okumak eksik kalır. Çünkü Japonya ile Çin arasındaki ilişki, tarihse...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-iran-gerilimi-surerken-uzak-dogu-asyada-tansiyon-yukseliyor-H1606031.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606030</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Batı’nın ‘yenilmezlik’ zırhındaki çatlaklar</baslik>
    <metin>	Modern jeopolitik sahne, uzun süredir dayatılan "yenilmezlik" mitlerinin birer birer kumdan kaleler gibi yıkıldığına şahitlik ediyor. 	Yıllarca dünya halklarına birer dogma gibi sunulan "Amerika yenilmez, İsrail dokunulmaz, teknolojik üstünlükleri aşılamaz" şeklindeki ütopyalar, son dönemde yaşanan bölgesel çatışmalar ve stratejik kırılmalarla yerle bir oldu. 	Bu durum, sadece bir askeri başarısızlık değil; aynı zamanda küresel bir vesayet sisteminin zihinsel çöküşü. 	Türkiye için ise bu tablo, köklerini Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'ndan alan bağımsızlık karakterinin yeniden hatırlanması ve güncellenmesi gereken bir dönüm noktasını işaret ediyor.	Sahte dokunulmazlık zırhının yırtılması ve bağımlılık prangaları	Yıllarca "güvenlik garantisi" adı altında dünya ülkelerin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/batinin-yenilmezlik-zirhindaki-catlaklar-H1606030.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606021</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>BTP 5. Olağan Kongresi’nin ardından</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizle 28.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) 5. Olağan Kongresi'ni Ankara Büyük Anadolu Otel'de bir şenlik havası içinde ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Ve bir kez daha anladık ki bağımsız Türkiye mayası tutmuştur. 	Milletimizin teveccühü bunun açık ispatıdır. Bu gayet tabiidir. Zira ne AB, ne ABD, Tam bağımsız Türkiye diyen Bağımsız Türkiye Partisi her konuda tek ve alternatifsizdir. 	Neden milletimiz Bağımsız Türkiye diyor? 	1) Ehl-i Beyt yolunun takip edilmesi demek olan Aleviliğin batıl kabul edilmesinin yanlışlığını dile getirdik. Ve bu hakikati ifade etmek maksadıyla Şii devlet temsilcileri, Şii, ve  Sünni ilim adamları ile Ehl-i Beyt kongreleri icra ettik. 	İlk Ehl-i Beyt kongresini yaptı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/btp-5-olagan-kongresinin-ardindan-H1606021.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606007</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Lütfullah Önder</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/lutfullah-onder-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yabancıya değil, Türk milletine hizmet edeceğiz</baslik>
    <metin>	Mehmet Şimşek yabancı sermayenin ülkeye faydalarını anlattı. 	"Buraya gelirlerse taksiye binecekler, restorana gidecekler, tatil yapacaklar, ev alacaklar, alışveriş yapacaklar THY'ye binecekler elektrik su kullanacaklar, vergi ödeyecekler herkese bunun faydası var" dedi.	Yani piyasaya para girerse piyasa canlanır, devlet de millet de bundan faydalanır dedi.	Peki, Sayın Mehmet Şimşek, madem piyasaya para girmesi ekonomiyi canlandırıyor, herkes bundan faydalanıyor, neden talebi daraltacağım, enflasyonla mücadele edeceğim diyerek kaç yıldır milletin cebindeki parayı azaltmaya çalışıyorsun, milletin anasını ağlatıyorsun?	Türk milletinin cebinde bu para olsa, bu alışverişleri, bu harcamaları yabancılar değil de Türk milleti yapsa, bu milletin esnafı da yabancıya değil de kend...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yabanciya-degil-turk-milletine-hizmet-edecegiz-H1606007.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1606003</no>
    <tarih>2026-05-09 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>MEM merkezli değişim artık mecburiyettir</baslik>
    <metin>Türkiye uzun zamandır bir arayışın içindedir. Ekonomik sıkıntılar, adalet duygusundaki aşınma ve gençlerin geleceğe dair umutlarını yitirmesi; bu arayışın artık ertelenemez bir noktaya geldiğini göstermektedir. Sorunlar artık gizlenemeyecek kadar derinleşmiş, çözüm ise yalnızca dile getirilmekle kalmış, hayata geçirilememiştir.Bugün gelinen noktada mevcut siyasi düzenin Türkiye'ye yeni bir yol açamadığı ortadadır. Yıllardır aynı isimler, aynı söylemler ve aynı yöntemlerle siyaset yapılmakta; fakat ortaya çıkan tablo değişmemektedir. Çünkü değişmeyen bir anlayıştan, değişen bir gelecek çıkmaz. Bu nedenle mesele artık bir tercih değil, doğrudan bir zorunluluk haline gelmiştir.Türkiye'nin ihtiyacı; günü kurtaran politikalar değil, geleceği kuran bir sistemdir. Sadece ekonomik paketlerle d...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/mem-merkezli-degisim-artik-mecburiyettir-H1606003.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605960</no>
    <tarih>2026-05-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye için yol ayrımı: Devam mı değişim mi?</baslik>
    <metin>Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayı enflasyonunu yüzde 32,37 olarak açıkladıktan sonra Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, bu tabloyu çok önemli bir şekilde tahlil etmiş bizler de 2 gündür Onun tespitlerinden bazı çıkarımlar yaparak meselenin çözüm adına bir fayda sağlamasını arzuladık. Bugün de bir final yazısı olsun istedik.Türkiye ekonomisi bugün yalnızca yüksek enflasyonla değil, aynı zamanda derinleşen yapısal sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, alım gücündeki hızlı erime ve orta sınıfın giderek zayıflaması, artık ekonomik göstergelerin ötesinde toplumsal bir gerçeğe dönüşmüş durumda.Bu tablo karşısında Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı (BTP) Hüseyin Baş, meseleyi yalnızca bir ekonomik değerlendirme olarak değil, doğruda...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-icin-yol-ayrimi-devam-mi-degisim-mi-H1605960.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605959</no>
    <tarih>2026-05-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Muhalefetin gerçek sınavı şimdi başlıyor</baslik>
    <metin>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "En iyi savunma hücumdur" diyerek yeni bir siyasi süreç başlattıklarını açıklaması, erken seçim tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi ve muhalefetin daha sert ve görünür bir siyaset dili benimsemeye başlaması, Türkiye'de siyasetin yeni ve daha hareketli bir döneme girdiğini gösteriyor. Ancak bugün seçimi kazanmanın şartı yalnızca siyasi söylemi sertleştirmek ya da iktidarı daha fazla eleştirmek değildir. Asıl mesele, Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırabilecek toplumsal ve siyasal zemini kurabilmektir. Çünkü vatandaş artık yalnızca iktidarın yanlışlarını dinlemek istemiyor. Vatandaş zaten mutfaktaki yangını biliyor. Pazardaki fiyatı da biliyor, kirayı da biliyor, gençlerin gelecek kaygısını da görüyor. İnsanlar artık şunu soruyor: "Tamam, sorunları biliyoruz. ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muhalefetin-gercek-sinavi-simdi-basliyor-H1605959.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605950</no>
    <tarih>2026-05-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Atlantik'te güven krizi</baslik>
    <metin>	Atlantik'in iki yakasında ticaret artık sadece para ve vergi meselesi değil. ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa otomobillerine yüzde 25 gümrük vergisi tehdidi, Brüksel'de tek bir soruyu öne çıkardı: ABD'ye hala ne kadar güvenilebilir?	Geçen yıl İskoçya'da varılan AB-ABD ticaret çerçevesi kağıt üzerinde duruyor ama siyasette her geçen gün daha fazla tartışılıyor. Çünkü mesele vergiden çok, verilen sözlerin ne kadar tutulacağına dönmüş durumda.	Sorunun iki ana kaynağı var: Trump'ın öngörülemez çıkışları ve Avrupa Birliği'nin kendi içindeki bölünme.	İlk cephe Washington. Trump'ın sürekli değişen gümrük vergisi tehditleri, klasik ticaret müzakeresi gibi değil, doğrudan baskı aracı gibi çalışıyor. Avrupa için özellikle otomotiv sektörü kritik: yüzde 25 vergi tehdidi, yatırım kara...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/atlantikte-guven-krizi-H1605950.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605949</no>
    <tarih>2026-05-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Okul terkleri, umutsuz gençlik ve çöküşün eşiğindeki gelecek</baslik>
    <metin>	Eğitim-Bir-Sen tarafından yayımlanan "2025 Yılı Eğitime Bakış: İzleme ve Değerlendirme Raporu", Türkiye'nin eğitim sisteminde yaşanan dramatik gerilemeyi ve gençliğin içine düştüğü derin umutsuzluğu çarpıcı rakamlarla gözler önüne seriyor. 	Bir ülkenin en büyük sermayesi olan insan kaynağının, eğitim sisteminden koparak belirsizliğe sürüklenmesi, sadece akademik bir başarısızlık değil; toplumsal ve ekonomik bir beka meselesidir. 	Raporun verileri, ortaöğretim kademesindeki kan kaybının ve "kayıp bir nesil" tehlikesinin artık kapıda değil, evin içinde olduğunu kanıtlıyor.	10 çocuktan 1'i okulu bırakıyor	Türkiye'de eğitim sisteminin en temel göstergelerinden biri olan okullaşma oranları, son iki yılda korkutucu bir ivmeyle geriledi. 	Özellikle 14-17 yaş grubundaki net ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/okul-terkleri-umutsuz-genclik-ve-cokusun-esigindeki-gelecek-H1605949.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605937</no>
    <tarih>2026-05-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bedava elektrik hayal değil</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 25.02.2015 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dünyanın en zengin maden yataklarına sahip Türkiye, bunları değerlendiremediği gibi, stratejik öneme haiz enerji kaynaklarını da tam manasıyla devreye koyamamaktadır.	Petrol ve doğalgaz en önemli iki enerji kaynağıdır. Bunun yanında artan enerji ihtiyacını giderebilmek için yeni kaynak arayışları da devam etmektedir.	Bir petrol denizi üzerinde yüzdüğü iddia edilen Türkiye, yabancıların empozesi ile adeta hazine üzerinde oturan dilenci gibi petrolünü bu zamana kadar devreye koyamamıştır.	Dışarıdan petrol ve doğalgaz ithal eden ve dünyada petrolü en pahalı kullanan üç ülkeden biri olan Türkiye, diğer enerji kaynakları konusunda da zengin olmasına rağmen ithal enerji kafasını değiştirememiştir.	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bedava-elektrik-hayal-degil-H1605937.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605930</no>
    <tarih>2026-05-08 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -1-</baslik>
    <metin>Lise yıllarımda Deniz Gezmiş'i, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı ve verdikleri mücadeleyi milli ve manevi değerlerimize karşı, başka hayaller peşinde koşan, düşman, komünist olarak tanımıştım daha doğrusu öyle tanıtılmıştı.Allah razı olsun Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın her alanda olduğu gibi bu alanda da yaptığı açılımla tabuları yıktı. İşin içine girdim. Onları okuyunca 'bizde bu mücadeleyi veriyoruz' dedim.Diğer taraftan siyasal İslamcılar ve siyasal milliyetçiler, bu arkadaşları ve hareketlerini 'dinsiz, komünist' gösterirken başta CHP olmak üzere birçok sol anlayış, 'evet, haklısın, onlar milli-manevi değerlerden uzaktı' duruşunu ortaya koyuyorlardı.Her yıl 6 Mayıs'ta CHP ve sol partiler-örgütler vs. Deniz Gezmiş ve arkadaşları için anma, yürüyüş, etkinlik düzenler. Bu etkinlikle...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/deniz-gezmisin-mucadelesi-mahkemesi-ve-mektuplari-1-H1605930.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605896</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Romanya'da ne oluyor: İdeolojik esneme</baslik>
    <metin>Romanya'da siyasi tablo yeniden altüst oldu. Aslında mesele yalnızca bir hükümetin düşmesi değil; daha derinde, siyaset sahnesinde kimin kiminle yan yana gelebileceği sorusu var. Ülke, bir yandan ekonomik baskılarla boğuşurken diğer yandan ideolojik sınırların giderek bulanıklaştığı bir döneme girdi.	 	Krizin merkezinde 2025 yılında göreve gelen hükümet bulunuyor. Bolojan liderliğindeki yönetim, göreve geldiği andan itibaren ağır bir ekonomik tabloyla karşılaştı. Bütçe açığını kapatmak için hazırlanan paketler arasında vergi artışları, kamu çalışanlarının maaşlarının dondurulması ve emekli maaşlarına sınırlamalar gibi toplumda tepki çeken adımlar yer aldı. Bu politikalar kısa sürede hükümetin toplumsal desteğini aşındırdı.	 	Kriz, 2026 Nisan ayında siyasi bir kırılmaya dönü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/romanyada-ne-oluyor-ideolojik-esneme-H1605896.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605895</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Körfez'de diplomasi satrancı ve Trump'ın geri adımı</baslik>
    <metin>	Orta Doğu, tarihin en gerilimli dönemlerinden birini yaşarken, Washington ve Tahran arasındaki güç savaşı hem sahada hem de diplomasi masasında yeni bir evreye evriliyor. 	ABD Başkanı Donald Trump'ın büyük umutlarla ve "yardım girişimi" etiketiyle duyurduğu "Özgürlük Projesi"nin (Project Freedom) kısa süreliğine durdurulduğunu açıklaması, bölgedeki dengelerin sanıldığı kadar tek taraflı ilerlemediğini bir kez daha gözler önüne serdi. 	Trump yönetimi bu hamleyi stratejik bir "mola" olarak pazarlamaya çalışsa da, Tahran'dan yükselen sesler bunun açık bir "başarısızlık ve geri adım" olduğu yönünde.	Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişini sağlamayı hedefleyen bu projenin askıya alınması, aslında ABD'nin bölgedeki askeri ve siyasi nüfuzunun sınırlarını test eden bir dön...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/korfezde-diplomasi-satranci-ve-trumpin-geri-adimi-H1605895.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605892</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fosil ve kukla siyasete son verecek genç lider</baslik>
    <metin>Dünyadaki liderlere şöyle bir göz gezdirdiğimizde merdiven çıkamayan, bugün dediğini yarın unutan, bazen konuları karıştıran insanları görüyoruz. Tabi ki bu, yaşlılıktan kaynaklı biyolojik bir sorun. Emekli yaşı neredeyse 2 defa geçmiş adamlar ısrarla koltuğu bırakmamak uğruna kendilerini rezil etmek hatta karikatürcülere ilham kaynağı olarak alay konusu bile olabiliyorlar.Bazı liderlerde ise yenilen pehlivan güreşe doymaz atasözünü yaşatırcasına başarısız oldukça ısrarla kendini başarılı olarak gösterme hastalığına kapılmışlar. Partisini aldığı noktadan daha aşağılara çektiği halde koltuğu asla bırakmazlar. Hatta kimi kendine rakip görürse teşkilat içinde onu harcarlar. Günümüzde buna benzer çok hadiselere şahit olduk. Çoğunun akıl hocası vardır hatta konuşma metnini bile hazırlayan met...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fosil-ve-kukla-siyasete-son-verecek-genc-lider-H1605892.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605885</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ajax Operasyonu’ndan Hürmüz Boğazı’na İran</baslik>
    <metin>20. yüzyılın başından itibaren İran petrolleri, İngiltere'nin kontrolündeydi. İran devleti petrol gelirlerinden çok düşük pay alırken İngiliz şirketi kârın büyük kısmına sahipti.Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin, ABD ve İngiltere sadakati İran halkını açlığa mahkum etmişti. Savaş kayıplarını gidermek isteyen emperyalistler, 2. Dünya savaşından sonra İran petrollerindeki paylarını daha da arttırdı.Şah ve hükümetinin batı yanlısı politikalarına karşı Muhammed Musaddık milliyetçiler, İslamcılar ve liberal aydınlardan oluşan geniş tabanlı bir koalisyon olan Milli Cephe'yi kurdu.Musaddık'ın devletçi politikaları ve kaynaklarının emperyalistlerin sömürüsünden kurtarma üzerine yürüttüğü kampanyalar halk arasında kabul gördü ve Musaddık büyük bir halk kahramanı haline geldi.1950 seçimlerinde M...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ajax-operasyonundan-hurmuz-bogazina-iran-H1605885.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605862</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Devlet’te gençlik ve eğitim -3-</baslik>
    <metin>	Milli değerlerin muhafazası, Milli Devlet'in devamında hayati önemdedir. Küreselleşme bombardımanları karşısında dik durabilmek için, kendi değerlerimize sarılmamız ve gençliğimize bu değerlerimizi öğretmemiz mecburidir. 	Bu gerekçelerle milli kültürle gençliği doyurmak, aslında onu kendine döndürmek olacaktır. Milli kültür içinde tarih şuurunun ayrı bir önemi vardır. 	Çünkü tarih, bir milletin hafızasıdır. Gençliğin yabancı kültürlerin tesirin de kalmaması, kendi tarihine olan sadakatine ve inancına bağlıdır. Eğitim politikamızda, gençliğimize baştanbaşa övünülecek ve iftihar edilecek medeniyet tablolarıyla dolu tarihimiz öğretilecektir. 	Din eğitimi ve öğretimi, Anayasamızın bir gereği olarak milli eğitimin bir parçası ve tamamlayıcısıdır. Özetle eğitimde gaye; hedeflenen ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-devlette-genclik-ve-egitim-3-H1605862.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605823</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa’dan Haydar Baş’ın modeline dönüş sinyali</baslik>
    <metin>Konuya geçmeden önce kim ne dedi ona bakalım-Belçika Merkez Bankası Başkanı Pierre Wunsch, Avrupa Birliği'nin mevcut ekonomik modelini ve liberal yaklaşımlarını eleştirerek, bu modelin artık miadını doldurduğunu ve değişmesi gerektiğini dile getirdi.Wunsch, özellikle Avrupa'nın iklim hedefleri, rekabet gücü ve piyasa açıklığı arasındaki dengesizlikleri vurguladı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da desteklediği görüşlere göre, Avrupa ekonomisinin, Rusya ve Çin karşısında pasif kalmaması ve yeni dönemin şartlarına uyum sağlaması gerektiği belirtiliyor.Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde da enerji maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, Euro Bölgesi ekonomisinin geleneksel senaryolardan saptığını ve yapısal bir değişim sürecine girdiğini ifade ediyor.Bu açıklamala...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupadan-haydar-basin-modeline-donus-sinyali-H1605823.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605822</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Adem Birinci</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/adem-birinci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ya Fatıma</baslik>
    <metin>	İki cihan serverinin	Varlığısın ya Fatıma	Muhammed Mustafa nuru	Güneşisin ya Fatıma	 	Senden hallolur müşküller	Şefaatin umar kullar	Terinden açılan güller	Cennet gülü ya Fatıma	 	Kur'an-ı Kerim varlığın	Kırklar ceminde erliğin	Gece zifir karanlığın	Işığısın ya Fatıma	 	Övdü hel-eta suresi	Müjdeledi Hak şûra'sı	Yazıldı Kevser suresi	Senin için ya Fatıma	 	Seni görünce Mustafa	Ayağa kalkar her defa	Hep hastalar buldu şifa	Dermanımsın ya Fatıma	 	Sende ilim sende irfan	Güzel ahlak edep erkan	Sende ayet sende Kur'an	Kur'an'ımsın ya Fatıma	 	Sinesin ilimler kapısı	Sendedir Hakk'ın yapısı	Sekiz cennetin tapusu	Elindedir ya Fatıma	 	İki cihana yayıldı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ya-fatima-H1605822.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605820</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Enflasyonun gerçek kaynağı ve görmezden gelinen yapısal sorun</baslik>
    <metin>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son dönemde artan enflasyonu küresel gelişmelere ve jeopolitik risklere bağlayarak açıklıyor. Bu yaklaşım, dış ekonomik dalgaların iç piyasaya etkisini vurgulaması açısından klasik bir ekonomi anlatısı gibi görünse de, Türkiye'nin mevcut tabloyu açıklamakta yetersiz kaldığı giderek daha fazla tartışılıyor.Tam bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, meseleyi çok daha net bir çerçeveye oturtuyor ve tartışmayı doğrudan ekonomik gerçekliğe çekiyor:"Oysa gerçek çok açık: Türkiye'deki enflasyonu jeopolitik gelişmelerle açıklamak mümkün değildir."Bu ifade, yalnızca politik bir eleştiri değil; aynı zamanda uluslararası karşılaştırmalara dayanan somut bir sorgulamadır. Çünkü bugün dünya genelinde savaş ve kriz ortamı yaşayan birçok...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/enflasyonun-gercek-kaynagi-ve-gormezden-gelinen-yapisal-sorun-H1605820.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605819</no>
    <tarih>2026-05-07 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’de sorun fakirlik değil, adaletsizliktir</baslik>
    <metin>Türkiye'de artık ekonomik kriz denildiğinde insanların aklına ilk olarak dolar kuru ya da borsa gelmiyor. İnsanlar artık doğrudan mutfağı düşünüyor. Pazarı düşünüyor. Kirasını düşünüyor. Emekli maaşıyla ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Çünkü ekonomik kriz artık ekranlarda tartışılan teknik bir mesele değil; vatandaşın gündelik hayatının tam merkezine yerleşmiş durumda.Bugün gelinen noktada mesele yalnızca enflasyon değildir. Esas mesele, gelir dağılımındaki derin adaletsizliktir.Bir tarafta pazarda çürük sebze ve meyve toplayan insanlar var. Diğer tarafta ise ultra lüks araç satışlarında rekor kırılan bir Türkiye tablosu karşımızda duruyor. Uluslararası raporlara göre Türkiye'de 30 milyon dolar ve üzeri servete sahip "ultra zengin" sayısı son beş yılda yüzde 93 artmış durumda. A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyede-sorun-fakirlik-degil-adaletsizliktir-H1605819.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605804</no>
    <tarih>2026-05-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ermenistan seçimi: Ertelenen karar</baslik>
    <metin>Ermenistan'da yaklaşan seçimler artık bir hükümet yarışı değil, ertelenmiş bir yön kararına dönüşmüş durumda. Ülke uzun süredir Rusya ile Avrupa Birliği arasında "denge" kurmaya çalışıyor. Ancak bugün bu denge, bir strateji olmaktan çıkıp zorunlu bir beklemeye dönüşmüş görünüyor.	 	Bu beklemenin nedeni siyasi söylemler değil, doğrudan yaşanan kırılmalar. Nikol Paşinyan ile Vladimir Putin arasında yapılan görüşmede ortaya çıkan çerçeve bunu netleştirdi. Paşinyan, Avrupa ile ilişkileri geliştirirken Rusya ile mevcut sistemi sürdürmek istediklerini söylüyor. Putin ise daha net konuşuyor: Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği aynı anda yürütülemez. Bu, teknik bir açıklama değil; siyasi alanın daraltılmasıdır.	 	Denge değil, sıkışma	 	Asıl sorun burada başlıyor: Er...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ermenistan-secimi-ertelenen-karar-H1605804.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605803</no>
    <tarih>2026-05-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Washington’ın “ateşkes” paradoksu ve İran’ın direniş hattı</baslik>
    <metin>	Orta Doğu'nun jeopolitik kalbi Hürmüz Boğazı, son yılların en karmaşık ve gerilimli sahnelerinden birine ev sahipliği yapıyor. 	ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in bölgede başlatılan "Özgürlük Projesi" üzerine yaptığı açıklamalar, uluslararası ilişkiler literatürüne geçecek cinsten bir mantık tutulmasını ve Washington'ın bölge siyasetindeki derin çelişkilerini gözler önüne seriyor. 	Bir yanda "ateşkesin sürdüğünü" iddia eden, diğer yanda ise İran gemilerine yönelik zaman zaman çatışmaya dönüşen fiili bir abluka yürüten ABD yönetimi, diplomatik terminolojiyi sahadaki gerçeklerle örtüşmeyecek şekilde eğip büküyor.	Hem ateşkes hem çatışma olur mu?	Hegseth'in açıklamalarındaki en büyük açmaz, "ateşkes" ve "düşük yoğunluklu çatışma" kavramlarını aynı cümle içinde kullanmasıdır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/washingtonin-ateskes-paradoksu-ve-iranin-direnis-hatti-H1605803.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605796</no>
    <tarih>2026-05-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Erdoğan: ‘Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz’ </baslik>
    <metin>İktidarlarının 22'ci yılını, 'Aile yılı' ilan eden AKP, iktidarlarının 23'cu yılında da, 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' adlı projeyi Resmi Gazetede yayınladılar.Peki, 23 yılda ne oldu da aile, iktidarın gündemine geldi?Bizim kültürümüzde, 'aile küçük bir devlet, devlet ise büyük bir ailedir' anlayışı vardır. İşte son 23 yılda 'küçük devlet' ağır darbelere maruz kaldı, örselendi, yıpratıldı, yıkılanlar oldu. 2002'den 2025'e kadar boşanma sayıları yüzde 100'den fazla artış gösterdi.2001'de yaklaşık 92 bin olan boşanma sayısı, 2025 itibarıyla 193.793'e yükselerek zirve yaptı.Bu 23 yılda dağılan aile diğer ifade ile yıkılan küçük devlet sayısı yaklaşık 3 milyon 123 bin.TÜİK verilerine göre 2001 yılında Türkiye'de ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 26, kadınlarda 22 idi.Bu rakamlar 202...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/erdogan-kizlara-erkek-erkeklere-kiz-begendiremiyoruz-H1605796.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605780</no>
    <tarih>2026-05-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Devlet’te gençlik ve eğitim -2-</baslik>
    <metin>	Batı dünyası için insan hakları, her zaman sadece kâğıt üzerin de kalmıştır. Bunun nedeni, meselenin iyi ele alınamamış olması değil, Batı dünyasında insan haklarını verecek bir iradenin bulunmayışıdır. Böylece işin sadece propagandası yapılmakta, denilenler yalnızca lafta kalmaktadır. Hakkı veren olmayınca, istismarların olması ise çok normaldir. 	Milli Devlette, önümüzdeki bölümlerde değineceğimiz gibi, hakların verilmesi değil, "insan için doğuştan var olduğu" devlet tarafından kabul edilen hakların yine devlet eliyle yaşatılması ve korunmasından bahsedilir. 	Biz, ilk olarak fertlere haklarını verecek insanı ele alıyoruz. Öncelikle bu insanı yetiştiriyoruz. Hak ve hürriyetleri yaşatacak uygulamaları hayata geçirecek bir yaşam telakkisi kazandırıldıktan sonra, ancak insan hakl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-devlette-genclik-ve-egitim-2-H1605780.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605760</no>
    <tarih>2026-05-06 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>“Sansürlü enflasyon” gerçeği gizleyebilir mi?</baslik>
    <metin>Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayı enflasyonunu yüzde 32,37 olarak açıkladı.Ancak Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, bu tabloyu çok daha çarpıcı bir ifadeyle değerlendirdi:"Bu rakam için 'sansürlü' diyoruz; çünkü çarşıya, pazara bakan herkes gerçek tabloyu açıkça görüyor."Gerçekten de bugün Türkiye'de enflasyon artık açıklanan verilerle değil, yaşanan hayatla ölçülüyor. Vatandaş için mesele oranlar değil; cebine giren paranın ne kadar sürede eridiğidir. Market raflarında her gün değişen fiyatlar, faturalar, kiralar ve temel ihtiyaçlar, açıklanan rakamların çok ötesinde bir tabloyu gözler önüne seriyor.BTP Lideri Hüseyin Baş'ın şu sözleri ise bu durumun en net özetidir:"Zaten bunu görmeye de gerek yok, hepimiz bu tabloyu bizzat yaşıyoruz."Bir ülkede insan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sansurlu-enflasyon-gercegi-gizleyebilir-mi-H1605760.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605737</no>
    <tarih>2026-05-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Edep ya Hu!</baslik>
    <metin>	Sevmenin ve bunu göstermenin bile bir şiarı vardır. 	Aleni ve açık olarak bu sevginizi seksle birleştirerek gösteremezsiniz. Bazı ilişkiler kapalı kapılar ardında veya çarşaf altında olur. Parklar ve umuma mahsus yerlerde bu tür davranışlar hoş karşılanmaz. 	Sevgi güzeldir. Sevmek daha da güzeldir. Ama bunu ulu orta sergilemek veya ilan etmek güzel değildir. Düne kadar erkeklerin bir kızı veya kızların bir erkeği taciz edici, ya da davet edici bakışlar ile süzmesi sadece günah değil, ayıp sayılırdı. Bugün kızların bir kısmı -nedendir bilinmez- kısacık giyinmeyi, göğüslerini sergilemeyi, dudaklarını çilek kırmızısına boyamayı, yol boyunca kırıtarak yürümeyi marifet sayıyorlar. 	Hoş televizyonlara baktığınız zaman pek çok dizinin modayı takip etme gerekçesi ile dizi oyuncuları...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/edep-ya-hu-H1605737.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605713</no>
    <tarih>2026-05-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>İktidar neden satıyor ve Süleyman Soylu</baslik>
    <metin>İktidara gelir gelmez, 'paranın dini, imanı olmaz. Para gelsin de nereden gelirse gelsin' diyerek satmaya başladılar. Hatta 'kar edeni de zarar edeni de satacağız' diyerek 23 yıldır satıyorlar.Neden satıyorsunuz, sorusuna, 'devlet fabrika işletmez, hantal devlet yapısından kurtulmak için' dediler ve eklediler: 'Devleti şirket gibi yöneteceğiz'.Peki, kurduğunuz şirketler devamlı satın alım yaparken, büyürken şirketleştirdiğiniz devleti neden küçültüyorsunuz, sorusuna cevap vermediler.Neden satıyorlar, sorusuna cevap arayalımEnerji, ulaşım, haberleşme, madenler başta olmak üzere sattıklarından 63 milyar dolar para aldılar. Bu para ile;Devlet borçlarını ödemek için, desek devletin borcunu 130 milyar dolardan 600 milyar dolara çıkardılar. Demek ki borç kapatmak için değil....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iktidar-neden-satiyor-ve-suleyman-soylu-H1605713.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605710</no>
    <tarih>2026-05-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli Devlet'te gençlik ve eğitim  -1-</baslik>
    <metin>	Günümüzün asıl problemi veya meselesi şu veya bu değildir. Ülkelere baktığınız zaman, ülke insanları çeşitli problemleri önümüze koyuyorlar. 	Dolayısıyla, olayların çözümünü hep insanın dışında, maddi öğelerde, maddi boyutlarda arıyorlar. Bunlar, hiç problem değildir manasına da gelmesin. Elbette ki bu problemler var. 	Ama bugün insanın asıl problemi bizatihi kendisidir. İnsan kendisini tanımıyor. İnsan, en çalışkan, en bilgili akademisyeninden, profesöründen sokaktaki vatandaşına kadar "ben neyim?" sorusunun cevabını veremiyor. 	Yani insan kendisini bilmiyor. Biz kendimizden o kadar çok uzağız ki... 	Kendimizden uzak olmamızın asıl sebebi de; problemlerin, hastalıkların ne olduğunu bilmememizdir. İşte bunu da gördüğümüz zaman diyoruz ki; biz, kendimize çok yabancıyız....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-devlette-genclik-ve-egitim-1-H1605710.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605700</no>
    <tarih>2026-05-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kağıt üzerindeki enflasyon sofradaki gerçeği yansıtmıyor</baslik>
    <metin>	Türkiye ekonomisinin son yıllardaki en önemli gündem maddesi olan enflasyon, açıklanan resmi veriler ile halkın hissettiği hayat pahalılığı arasındaki uçurum nedeniyle derin bir güven bunalımına dönüşmüş durumda. 	Nisan ayı verileriyle birlikte yeniden alevlenen bu tartışma, sadece istatistiksel bir farkı değil, bir toplumun sistematik olarak fakirleşme sürecini de gözler önüne seriyor. 	Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriler ile Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) arasındaki devasa fark, "Hangi enflasyon gerçek?" sorusunu bir kez daha sordurdu.	Sansürlü rakamlar mı, piyasa gerçekleri mi?	Nisan ayı enflasyon verileri, iki kurum arasındaki metodolojik ve sonuca dayalı ayrışmayı zirveye taşıdı. TÜİK, aylık bazda enflasyonu yüzde 4,18, yıllık ba...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kagit-uzerindeki-enflasyon-sofradaki-gercegi-yansitmiyor-H1605700.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605671</no>
    <tarih>2026-05-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>BTP’nin ‘birleşik muhalefet’ çağrısı toplumsal mutabakat çağrısıdır</baslik>
    <metin>Bağımsız Türkiye Partisi Sözcüsü Lütfullah Önder'in yaptığı "birleşik muhalefet" çağrısı, Türkiye siyasetinde uzun süredir eksik olan bir gerçeği net biçimde ortaya koyuyor.Bugüne kadar "birleşme" denildiğinde akla hep seçim ittifakları geldi. Partiler bir araya geldi, protokoller yapıldı, seçim hesapları yapıldı. Ancak görüldü ki bu birliktelikler kalıcı bir siyasal güç üretmeye yetmiyor.Çünkü mesele sadece sandık değildir.Mesele, toplumun ortak bir hedef etrafında buluşabilmesidir. İşte Önder'in dikkat çektiği nokta tam olarak burasıdır: Birleşik muhalefet, seçim odaklı geçici bir iş birliği değil, toplumsal bir mutabakat meselesidir.Bugün Türkiye'de toplumun çok geniş kesimleri mevcut gidişattan rahatsızdır. Ekonomik sıkıntılar, adalet tartışmaları, gelecek kaygısı- Her kesimde ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/btpnin-birlesik-muhalefet-cagrisi-toplumsal-mutabakat-cagrisidir-H1605671.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605669</no>
    <tarih>2026-05-05 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fitne ve kin ekenler gazaba uğrarlar</baslik>
    <metin>Müslümanım diyen bir insan emin olmadan konuşmaz. Emin olmak demek, bir şey duyduğunda veya bir olay zuhur ettiğinde onu araştırmaktır.O hadise olmuş mu veya nasıl olmuş, bu hadiseyi yapanın gerekçesi ne? Kasti mi, cahilane mi, planlı mı? Eğer kasti ve planlı değilse Müslüman gece gibi diğer Müslüman kardeşinin hatasını örter. (Tabi lafta değil gerçekte Müslümansa) Hele hele bir de uydurma olan bir algı operasyonu varsa işin içeresinde çok dikkatli olunmalı.Bir Müslümanı Allah'ın yolundan ederek istikametten çıkmasına sebep olmak çok büyük günahtır, vebali büyüktür. Öyle ahmak insanlar var ki Müslümanlığı, dindarlığı, takvayı bir yana bırakın, insan onları görünce insanlığından utanır. Hem Müslümanlığı ve dava adamlığını kimseye bırakmayacaksın hem de bir Müslümanı harcamaya kalkacaksı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fitne-ve-kin-ekenler-gazaba-ugrarlar-H1605669.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605618</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye–Fransa ilişkileri: Sorun ve çıkış yolu</baslik>
    <metin>Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkiler inişli çıkışlı bir hat üzerinde ilerliyor. Ancak bu tabloyu "zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar" diye basitleştirmek, meselenin özünü kaçırmak olur. Çünkü ortada daha derin bir gerçek var: Aynı ittifak içinde yer alan iki ülkenin, aynı bölgelerde farklı stratejik hedefler gütmesi.	 	Her iki ülke de NATO üyesi. Yani kağıt üzerinde müttefikler. Fakat sahaya bakıldığında, müttefiklik tanımının otomatik olarak uyum anlamına gelmediği açıkça görülüyor.	 	Sorunun adı: Rekabet eden iki strateji	 	Türkiye bugün dış politikasını daha çok:	Saha güvenliği	Hızlı müdahale kapasitesi	Bölgesel etki alanı	Üzerine kuruyor.	 	Fransa ise kendisini:	Avrupa merkezli güvenlik düzeninin taşıyıcısı	Kurumsal uluslararas...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyefransa-iliskileri-sorun-ve-cikis-yolu-H1605618.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605609</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor</baslik>
    <metin>Bir ülkede yargı kararları hakim ve mahkemeden değil de iktidardan biliniyorsa, adalet güven dip yapmışsa-Bir ülkede gelir adaleti kaybolmuşsa-Bir ülkede eğitimde, sağlıkta fırsat ve hizmette ayrımcılık başlamışsa-Yasaklar her yanı sarmışsa-Yolsuzluklar patlamışsa-Yoksulluk en bildik tabirle 'Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa, pazarlardan atık topluyorsa, meydanlar 'açız' diye bağırıyorsa, bu ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir' ve o ülke seçime gitmelidir.Rakamlarda seçim diyor23 yıldır Erdoğan ve iktidarının yönettiği ülkemiz dünya hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 2012 yılında ise 71'ci sıradaydı. 2025'te de 118'ci sıraya düştük. Yani 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz.Gelir adaletsizliğiEkonomiden çok iyi anladıklarını iddia e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/muhalefet-erken-secim-hemen-secim-istiyor-H1605609.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605589</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dünya kaosa sürüklenirken: Sessizlik daha ne kadar sürecek?</baslik>
    <metin>Bugün dünya, tarihin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor. Ortadoğu'da başlayan gerilim dalgası artık bölgesel bir mesele olmaktan çıkmış, küresel bir krize dönüşmüştür. ABD ve İsrail'in izlediği saldırgan ve tek taraflı politikalar, sadece belli coğrafyaları değil, tüm dünyayı etkileyen bir kaos düzeni üretmektedir.Filistin'de süregelen trajedi, Lübnan'da artan gerilim, İran'a yönelik baskılar ve tehditler- Tüm bu gelişmeler, uluslararası sistemin adeta çöktüğünü göstermektedir. Hukukun yerini güç, diplomasinin yerini dayatma almış durumdadır. Bunun neticesinde dünya adeta bir yangın yerine dönmüş; ekonomik dengeler sarsılmış, enerji ve gıda krizleri kapıya dayanmıştır. Küresel enflasyon, tedarik zinciri kırılmaları ve sağlık sistemlerindeki kırılganlıklar bu kaosun sadece görünen yü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dunya-kaosa-suruklenirken-sessizlik-daha-ne-kadar-surecek-H1605589.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605588</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye maden cenneti bir ülke</baslik>
    <metin>Hani diyorlardı ya, "Türkiye'de maden de yok petrol de-"Aradan belli bir zaman geçtikten sonra bu söylem biraz değişiklik arz ederek dilendirildi."Türkiye'de nadir elementler bakımından zengin bir ülkedir" denildi.2009'lardan sonra ortaya atılan bir iddia vardı."Lozan'da gizli bir madde var ve madenlerimiz bu bakımdan 2023'ten önce işletilemeyecek."Yalanın biri bin para ve kim inanırsa kardır hesabı. Ama baya inanan olmuştu bu saçma sapan iddialara.Şimdi güncel dedikoduları bırakalım ve dünya madenciliği açısından geçmişe bir yolculuk yapalım.Bu konuda çalışmalarından istifade edeceğim Prof. Dr. Halil Tekin, "Maden çağı nerede ve ne zaman başladı?" sorusunu şu şekilde yanıtlıyor:Taştan üretilen ilk aletlerin kabaca 3 milyon yıl önce ortaya çıktığı göz önüne alındığında, ins...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiye-maden-cenneti-bir-ulke-H1605588.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605587</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Düşünmek ve tefekkür</baslik>
    <metin>Bir insan ne kadar düşünürse düşünsün, Allah'ı zikretmezse, onun o düşüncesine tefekkür değil, vehim denilir. Zikrederek düşünmenin adına da tefekkür denilir. Bu manada zikreden insanın düşüncesi, tefekkürü zikirdir.Zikir kelimesinin "tefekkür etmek" anlamında kullanıldığı ayetlerden bazıları şunlardır: "İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?" (Meryem: 19/67)"Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!" (A'raf: 7/86)"Düşünün ki, (Allah) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz, dağlarında evler yontu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dusunmek-ve-tefekkur-H1605587.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605561</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>İnsafı tüketen toplumlar</baslik>
    <metin>	Bu yoksulluk hiç birine benzemez.	Para pul yoksulluğu, gün gelir yerine gelir.	Toprak mahsullerindeki eksiklikler, kıtlığa varan tükenmeler, gün olur, bol bol olur, bereket hâsıl olur da depolar dolar taşar.	Dereler, çaylar kurusa ve sular suyunu çekse de, gün olur rüzgârlar bulutları sürer, nice ölü toprakları yeşerten yağışlar sökün eder göklerden.	Yağmurun yağışın bereketiyle topraklar filiz verir, ağaçlar çiçeğe durur, tomurcuklar meyveye döner, nar taneleri eşi-benzeri görülmemiş usta tarafından ustalıkla iç duvarlara dizilir, hem de şekeri, şerbeti ve elvan elvan nar kırmızısına boyanarak.	Peki, insaf tükenmişse fertlerde, insaf tükenmişse cemiyetlerde ve toplumlarda bu yoksulluk hangi kaynakla giderilir, hangi rüzgârla ve hangi yağmurla yeşertilebilir?	Bu ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/insafi-tuketen-toplumlar-H1605561.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605560</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İçte sağlanacak birlik liderliğin şartıdır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 15.01.2002 tarihli yayımlanan yazısıdır	Dengelerin yeniden oluşmaya başladığı günümüz dünyasında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden, stratejik konumu ve tarihten gelen misyonu sebebiyle çok şeyler beklenmektedir.	Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar, Türk dünyası ve İslam alemi, liderliğimizde kurulacak birliklere muhtaçtır.	Zamanında bu çevrelerde birliği temin etmiş, tevhid akidesini temel alan yönetim anlayışıyla girdiği her yerde adaleti sağlamış, can emniyetinin, mal emniyetinin, vatan emniyetinin, namus emniyetinin, din ve vicdan hürriyetinin teminatı olmuş Türkler, bugün Türk izlerini ve eserlerini hâlâ taşıyan o bölgelerde özlenerek yâd edilmektedir.	Devletimizin ise, önce bölgesinde, kısa bir süre sonra da dünyada eski lider vasfını ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/icte-saglanacak-birlik-liderligin-sartidir-H1605560.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605550</no>
    <tarih>2026-05-04 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İran Savaşı'nın devasa maliyeti ve Amerikan rüyasının sonu</baslik>
    <metin>	Modern jeopolitik sahnede savaşlar artık sadece cephelerde değil, aynı zamanda merkez bankalarının bilançolarında ve halkın ödediği faturalarda kazanılıyor ya da kaybediliyor. 	İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Pentagon'u açıkça "yalan söylemekle" itham ettiği son açıklamaları, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının sadece diplomatik bir yük değil, aynı zamanda sürdürülemez bir ekonomik karadelik olduğunu ortaya koyuyor. 	Pentagon'un 25 milyar dolar olarak lanse ettiği savaş maliyetinin, Arakçi tarafından gerçekte 100 milyar doları aştığı iddia ediliyor.	Pentagon'un rakam oyunları ve gerçek maliyetin anatomisi	Pentagon, İran ile yaşanan gerilimin maliyetini 25 milyar dolar gibi "yönetilebilir" bir seviyede göstermeye çalışırken, Abbas Arakçi bu rakamın en az dört ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/iran-savasinin-devasa-maliyeti-ve-amerikan-ruyasinin-sonu-H1605550.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605532</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Celladın alkışçıları: Cambaz bitti, sıra bizde</baslik>
    <metin>Dünya koca bir sirk çadırına döndü; bizler ise biletini ruhuyla ödemiş gönüllü köleler gibi en ön sırada oturuyoruz. Üstelik sadece izlemekle yetinmiyoruz, o kanlı gösteri nihayete ermesin diye her sabah yeni bir bahaneyle uyanıyoruz. Yüzyıllardır aynı bayat yalan fısıldanıyor kulaklarımıza: "Cambaza bak!" Ve biz, boynumuz kırılırcasına o ipe, o sahte parıltıya, o suni gerilimlere kilitlenmişken, ayaklarımızın altındaki toprağın kanla sulandığını görmezden geliyoruz.Artık mesele Gazze'nin bombalanması değil, mesele, o bombaların gürültüsünde uykumuzun bölünmesine kızacak kadar alçalmış olmamızdır. Filistin'de bir anne, evladının bedeninden geri kalanları bir poşete sığdırmaya çalışırken, biz "gündemin yoğunluğundan" şikayet ediyoruz. İran ile İsrail arasındaki o nükleer satranç tahtasınd...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/celladin-alkiscilari-cambaz-bitti-sira-bizde-H1605532.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605531</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Allah’ın laneti üzerine olan kavim</baslik>
    <metin>''Yahudiler: "Allah'ın eli bağlanmıştır/eli sıkı bir cimridir." dediler. Söyledikleri (bu çirkin söz) nedeniyle elleri bağlandı ve lanetlendiler. (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah'ın iki eli de açıktır ve dilediği gibi harcar. Andolsun ki Rabbinden sana indirilen (bu Kur'ân), onların birçoğunun azgınlık ve küfrünü arttıracaktır. Biz, onların arasına kıyamete dek sürüp gidecek bir düşmanlık ve kin atmışızdır. Her ne zaman savaş ateşi yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuk için çabalarlar. Allah, bozguncuları sevmez.''  (Maide 64)''Allah katından onlara, yanlarındaki (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir Kitap geldiği zaman -oysa daha önceleri kâfirlere karşı (bu Kitap ile) zafer kazanmayı umuyorlardı- işte bildikleri o şey kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Allah'ın laneti...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/allahin-laneti-uzerine-olan-kavim-H1605531.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605530</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kınama değil, caydırıcılık gerek</baslik>
    <metin>Filistin'e insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud filosunun bir kez daha İsrail askerleri tarafından alıkonulması, artık sıradan bir haber gibi sunuluyor. Oysa bu olay, uluslararası hukukun ve insanlık onurunun göz göre göre çiğnendiğinin açık bir ilanıdır. Daha da vahimi, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu pek çok ülkenin bu duruma yalnızca "kınama" ile karşılık vermesidir.Bugün gelinen noktada şu gerçeği açıkça ifade etmek gerekiyor: Kınamalar, İsrail'in politikalarını durdurmuyor. Aksine bu tepkisizlik, İsrail'i daha da cesaretlendiriyor. Filistin'de, Lübnan'da, İran'da yürütülen saldırgan politikalar; binlerce masum insanın hayatına mal olan operasyonlar artık sistematik bir hal almış durumda. Ve dünya, bu tabloyu izlemekle yetiniyor.Sormak gerekiyor: Bu yapılanlar her...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kinama-degil-caydiricilik-gerek-H1605530.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605529</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hürmüz kartı, OPEC krizi; petrodoların sonu mu?</baslik>
    <metin>Dünya enerji dengeleri artık sessiz değil; sarsılarak değişiyor. Bu değişimin merkezinde ise üç kritik başlık var: OPEC dengeleri, Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilim ve küresel petrol ticaretinin para birimi. Son gelişme dikkat çekici: Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten ayrılma kararı. Bu tek başına teknik bir enerji kararı gibi görülebilir. Ancak arka planına bakıldığında, bu adımın küresel güç mücadelesinin bir parçası olduğu açıkça görülür. Mesele sadece petrol değildir. Mesele; petrolün kim tarafından, ne kadar üretileceği ve en önemlisi hangi para birimiyle satılacağıdır. Bugün yaşanan krizin özü de tam olarak buradadır. Petrol fiyatları savaş öncesi 70-80 dolar bandındayken kısa sürede 100 doların üzerine çıktı. Bu artış basit bir piyasa hareketi değildir; doğrudan jeopolitik b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hurmuz-karti-opec-krizi-petrodolarin-sonu-mu-H1605529.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605526</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sürecine katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir</baslik>
    <metin>'Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde, sonunda besleyeni sokarlar' tespitini yapanlar bir kez daha terör örgütü ile masaya oturdu.Denilenleri, yaşananları biliyorsunuz. Geldiğimiz noktayı ise şu cümlelerle özetledi:'Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde, hiç şüphesiz, Terörsüz Türkiye sürecine katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir.Aynı şekilde süreci zorlaştıran, süreci yokuşa süren, tahrik eden her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır.                   Herkesten bu sorumluluk duygusuyla hareket etmesini, sürecin yükünü artıracak söylem ve eylemlerden özenle kaçınmasını bekliyoruz."Kritik eşik nasıl aşıldı?Bu sürecin komisyon başkanı ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise: 'Kritik eşik aşıldı. Süreçte buradan dönüş yok, yarım kalırsa bedeli ağır...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/surecine-katki-veren-herkes-tarihe-adini-kaydettirecektir-H1605526.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605517</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Zeytin ağacından insana uzanan devlet terörü</baslik>
    <metin>	Dünya tarihi, pek çok işgale, savaşa ve yıkıma tanıklık etmiştir; ancak özellikle 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de ve Orta Doğu bölgesi genelinde yaşananlar, bir çatışmanın ötesine geçerek bir coğrafyanın ruhunu, ekosistemini ve geleceğini yok etmeye yönelik sistemli bir projeye dönüşmüştür. 	İsrail'in bugün uyguladığı politikalar, aslında yeni bir strateji değil; temelleri devletin kuruluşundan, hatta kuruluş öncesindeki zihniyetten gelen derin bir doktrinin yansımasıdır. 	Bu doktrin sadece insanı değil; toprağı, suyu, ağacı ve havayı da düşman ilan eden, "kendinden olmayana ait hiçbir iz bırakmama" üzerine kurulu bir yıkım sanatıdır(!)	Toprak ve tarım terörü: Köksüzleştirme stratejisi	İsrail'in saldırganlığı yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmamış, doğrudan yaşamın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/zeytin-agacindan-insana-uzanan-devlet-teroru-H1605517.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605514</no>
    <tarih>2026-05-03 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet alan el değil, veren el olmalıdır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 26.03.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır 	Milli  Ekonomi Modeli'nde sosyal devlet  projeleri  arasında yer alan 'vatandaşlık maaşı' projesi, sosyal devlet olmanın bir gereği olduğu gibi mevcut pek çok problemi de halledecek önemdedir.	"Millet için devlet" anlayışını hayata geçirecek olan bu anlayış, milletini yedirip içirme vs. her türlü maddi konuyu içerirken, milletin kimliğinin muhafazası ve adının şerefle taşınması gibi manevi boyutu da olan bir meseledir.	Devletin "alan el değil, veren el" olma vasfını anlatan bu proje, Türkün geçmişinden gelmektedir.  	19. yüzyılda Batıda Türk tarihinin en ünlü uzmanlarından biri olan Claude Cahen Türk hakanlarının bu özelliğine dikkat çekerek şunları söylemişti: "Başka milletlerin aksine Türk'ler...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-alan-el-degil-veren-el-olmalidir-H1605514.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605430</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>İşçi haklarını verecek olan Milli Ekonomi Modeli’dir</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 01.05.2012 tarihli yayımlanan yazısıdır	Her sene 1 Mayıs'ta gündeme gelen işçi hakları meselesi, sermaye sahipleri ile emek sahipleri arasındaki mücadeleden kaynaklanmaktadır.	Kapitalizm gelirin ve kaynakların belli bir kesimin elinde toplanmasına hizmet eder. Netice sosyal sınıflar arasında ciddi uçurumların oluşmasıdır.	Gelir dağılımındaki adaletsizlik ücretlere de yansımıştır. Düşük ücret ve fazla çalışma saatleri halen çözülememiş meselelerdir.	Sosyalizm, işçilerin durumunu iyileştirmek için işçi haklarını ve sendikacılık faaliyetlerini getirse de gerçek manada hakları sunamamıştır.	Komünizmin işçiyi ele alışı da farklı olmamıştır. Marks ve Engels'in ortaya attığı komünist sistemde, kapitalizmin sömürü mantığının önüne geçmenin...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/isci-haklarini-verecek-olan-milli-ekonomi-modelidir-H1605430.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605429</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Eski siyasetle yeni Türkiye kurulamaz</baslik>
    <metin>Türkiye artık sadece bir yönetim kriziyle değil, doğrudan bir sistem kriziyle karşı karşıyadır. Ekonomide derinleşen darboğaz, adalet mekanizmasına duyulan güvensizlik ve özellikle gençlerin gelecek umudunu kaybetmesi, mevcut siyasi düzenin sürdürülemez hale geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Daha çarpıcı olan ise bu tabloyu değiştirebilecek güçlü bir iradenin ne iktidar ne de mevcut muhalefet anlayışı içinde yeterince karşılık bulamamasıdır.Bugün iktidar, sorunları çözmek yerine yönetmeye; muhalefet ise çözüm üretmek yerine iktidarın hatalarından beslenmeye odaklanmış durumdadır. Biri günü kurtarmanın, diğeri günü yakalamanın peşindedir. Oysa Türkiye'nin ihtiyacı ne günü kurtarmaktır ne de günü yakalamak- Türkiye'nin ihtiyacı, köklü bir anlayış değişikliğiyle geleceği inşa etmektir....</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/eski-siyasetle-yeni-turkiye-kurulamaz-H1605429.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605428</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Asıl soru şu: İşçi neden hâlâ mağdur?</baslik>
    <metin>Bir 1 Mayıs'ı daha geride bıraktık. Adı "işçi bayramı" olan bu gün, ne yazık ki hafızalara bir bayramdan çok bir gerilim, bir çatışma ve bir mücadele günü olarak kazınmış durumda. Özellikle Taksim Meydanı başta olmak üzere birçok şehirde yaşanan müdahaleler, gözaltılar ve sokak görüntüleri, meselenin özünden ne kadar uzaklaşıldığını bir kez daha gösteriyor. Oysa 1 Mayıs, işçinin emeğinin takdir edildiği, üretimin kıymetinin teslim edildiği ve toplumsal barışın pekiştirildiği bir gün olmalıydı. Bir bayram gününde meydanların değil barikatların konuşulması, meselenin kutlama değil kriz olduğunu gösterir.Soruyu açık sormak gerekir: Neden her 1 Mayıs'ta aynı tabloyla karşılaşıyoruz? Çünkü işçinin problemi çözülmemiştir. Eğer bir sistem, kendi üretici gücünü yani işçisini memnun edemiyorsa,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/asil-soru-su-isci-neden-hala-magdur-H1605428.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605402</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Ercan Özyer</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ercan-ozyer-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gençler! Ve genç kalanlar!</baslik>
    <metin>	2001'de BTP ile siyasette yeni bir sayfa açıldığında, "Barajı geçemez, oylar boşa gider!" diyen sabit fikirli insanlar, bu birkaç cümleyle adeta bir toplum mühendisliği yaparak seçim sonuçlarını olumsuz etkiledi.	Diğer taraftan, bir ekmek arası döner ve yanında ayran ısmarlayanlar, müzik eşliğinde gençlerin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Şimdi ise ortada yoklar- Tesadüfe bakın!	Son 25 yılda kimler geldi, kimler geçti- Ve daha kimler gelecek, kim bilir?	Artık biraz insaf, millet! Aklınızı başınıza toplayın; görmüyor musunuz? Paramız pul oldu. Hayatımız uçurumun kenarında; sallana sallana duruyor, adım atmaktan korkuyoruz. Vatandaş, "boş ver" havasında bir sağa bir sola savruluyor.	"Gelecek" kelimesi bile ürkütücü hâle geldi. Çünkü hangi gelecek? Kimin geleceği? Yarın ne ol...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gencler-ve-genc-kalanlar-H1605402.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605401</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Irak'ta yeni güç haritası</baslik>
    <metin>	Irak'ta yaşananlar sadece bir başbakan değişimi ya da yerel yönetim düzenlemesi olarak okunamayacak kadar geniş bir tabloya işaret ediyor. Bağdat'taki hükümet süreci, Kerkük'teki yerel değişim ve bölgesel güç rekabeti birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan şey, sabit bir düzen değil; sürekli yeniden kurulan bir siyasi alan.	Bağdat: Uzlaşıyla gelen ama sınırlı hareket alanı olan bir başbakan	Ali al-Zeydi, Irak siyasetinin klasik figürlerinden farklı bir profil olarak öne çıktı. Güçlü bir siyasi liderden çok, farklı blokların üzerinde geçici olarak uzlaştığı bir isim olması onu başbakanlığa taşıdı.	Bu durum, Irak siyasetinin temel yapısını da gösteriyor: Liderlik çoğu zaman güçlü bir siyasi iradeden değil, tarafların birbirini dengeleme ihtiyacından doğuyor. Ancak bu tür b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/irakta-yeni-guc-haritasi-H1605401.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605398</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>1 Mayıs ve maden emekçilerinin zaferi</baslik>
    <metin>	Türkiye işçi sınıfı tarihine altın harflerle yazılacak bir direniş, Eskişehir'den Ankara'ya uzanan 190 kilometrelik kararlı adımlarla zaferle sonuçlandı. 	Doruk Madencilik işçilerinin, gasbedilen ücretleri, ödenmeyen tazminatları ve ellerinden alınan özlük hakları için başlattıkları mücadele; sadece bir grup madencinin değil, tüm Türkiye'nin vicdan muhasebesi haline geldi. 	17 gün süren direnişin ve 9 gün süren açlık grevinin sonunda gelen bu galibiyet, günümüzün kapitalist ekonomi koşullarında "Hak verilmez, alınır" düsturunun yaşayan bir kanıtı oldu. 	Ancak bu zafer, madalyonun sadece bir yüzünü temsil ediyor; diğer yüzünde ise Türkiye'nin yıllardır içinde bulunduğu özelleştirme kıskacı ve ekonomik bağımsızlık mücadelesi yer alıyor.	Bir avuç madencinin onur yürüyüşü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/1-mayis-ve-maden-emekcilerinin-zaferi-H1605398.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605395</no>
    <tarih>2026-05-02 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Güney esintisi…</baslik>
    <metin>	Size bu sefer biraz güney esintisi getireyim dedim. 	Bir yakınımızın cenazesi nedeni ile Mersin ilindeydik. 	Mersin; pek çok yönü ile bize uzak olmayan, gençliğimizde çok defa gidip geldiğimiz; pek çok aktiviteye ev sahipliği yapmış, benim basit zevklerim arasında yer alan gittiğim yerin ünlü yemeği, müzesi ve pazarı kapsamında dolaşmayı sevdiğim, ama en çok balık pazarına bayıldığım; denizinde yelken kürek eğitimlere katıldığım; yaz sıcaklarında sularında serinlediğim, lagos ve orfoz balığına aşina olduğumuz kıyılar- 	Bu sefer geliş nedenimiz farklı olsa da çevremizi izlememize engel değil. Hele-hele uzun bir süre gelmemiş iseniz modernleşme adı altında yapılan çok katlı binaları görmemeniz hiç mümkün değil. Kıyıda giderken izlediğimiz deniz manzarası perdelenmiş. 	Taşu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/guney-esintisi-H1605395.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605349</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bu sistem ve bu anlayışlarla 1 Mayıslar bayram olamaz</baslik>
    <metin>Resmi kurumların verilerine göre AKP iktidarında (2002-2025 arasında) 1.070 çocuk olmak üzere 36.507 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Resmi olmayan rakamlar daha da vahim. 2026 yılının ilk üç ayında ise şu ana kadar en az 432 işçi hayatını kaybetmiş.Türkiye, ölümlü iş kazası oranında Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık 10 katı bir düzeye sahiptir ve Avrupa'da işçi ölümlerinde ilk sırada yer almaktadır.Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre Türkiye, dünyada en çok ölümlü iş kazası yaşanan üçüncü ülke.Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu tarafından yayınlanan 2025 Küresel Haklar Endeksi'ne göre Türkiye, işçiler için dünyanın en kötü 10 ülkesinden biri arasında.Ama ülkemizde iktidar 23 yıldaki devrimlerini anlatıyor. Her zaman işçinin, emeğin yanında olduğunu vurguluyor...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bu-sistem-ve-bu-anlayislarla-1-mayislar-bayram-olamaz-H1605349.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605338</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hakların verilemeyeceği bir 1 Mayıs daha</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 01.05.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	İşçi bayramı olarak kabul edilen 1 Mayıs, işçi haklarının konuşulduğu platformlara dönüşmekte. Ancak, bir ekonomide işsizlik varsa ve bireyler iş aradıkları halde iş bulamıyorlarsa, bulduklarında ise kimseye muhtaç olmadan hayatlarını ikame ettiremiyorlarsa, orada işçi haklarından bahsetmek imkânsızdır.	Kapitalist anlayış, sermayeyi elinde bulundurana hizmet ettiği;  kaynakları sınırlı, ihtiyaçları sınırsız gördüğü ve bu sebeplerle toplumun genelinin fakir kalmasını tercih ettiği için zaten işçi hakkı diye bir hak kabul etmez.	Ona tepki olarak doğan sosyalizm de, özel mülkiyetin kaldırılması ile bireylerin eşit ve özgür olacağından yola çıksa da o da yönetimi elinde bulunduran gurubu düşündüğü için g...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/haklarin-verilemeyecegi-bir-1-mayis-daha-H1605338.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605318</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ebedi ittifak mı, değişen dünya mı?</baslik>
    <metin>	Dünya siyasetinde "ebedi dostluk"gibi büyük sözler duyulduğunda, genellikle ortada görünenden daha derin bir mesele vardır. Çünkü gerçekten sorunsuz işleyen ilişkiler, kendini bu kadar güçlü ifadelerle anlatma ihtiyacı duymaz. Kral Charles ABD Kongresi'nde yaptığı konuşma da tam olarak böyle bir tabloyu ortaya koyuyor.	 	Konuşmada İngiltere ile Amerika arasındaki bağın "paha biçilemez" ve "kopmaz" olduğu özellikle vurgulandı. Ancak bu sözleri sadece bir dostluk ifadesi olarak okumak eksik olur. Bu tür vurgular çoğu zaman bir gücü ilan etmekten çok, o gücün korunması gerektiğini hatırlatır. Yani ortada güçlü bir ilişki olduğu kadar, o ilişkinin zorlandığı bir süreç de vardır.	 	Bugün Batı dünyasında açık bir kopuş yaşanmıyor, ancak ciddi bir yön değişimi dikkat çekiyor. N...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ebedi-ittifak-mi-degisen-dunya-mi-H1605318.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605315</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>BAE’nin OPEC hamlesi ve dolar sisteminin çatlayan sütunları</baslik>
    <metin>	Enerji dünyası, küresel piyasaları temelinden sarsacak bir kararla çalkalandı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1960'lardan bu yana küresel petrol arzının direksiyonunda oturan OPEC ve genişletilmiş müttefiki OPEC+'tan resmen ayrıldığını duyurdu. 	Günlük 3,3 milyon varil üretimiyle örgütün dördüncü büyük gücü olan BAE'nin bu "boşanma" kararı, sadece bir enerji kotası anlaşmazlığı değil; dolar sisteminden bağımsızlaşma, milli paralarla ticaret ve Washington-Riyad hattındaki güç dengelerinin yeniden tanımlanması anlamına geliyor.	Stratejik esneklik, kotadan kaçış ve üretim egemenliği	BAE Enerji Bakanı'nın ayrılık kararı için kullandığı "şimdi doğru zaman" ve "uzun vadeli stratejik vizyon" ifadeleri, Abu Dabi'nin artık başkaları tarafından çizilen üretim sınırlarına sığamadığın...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/baenin-opec-hamlesi-ve-dolar-sisteminin-catlayan-sutunlari-H1605315.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605303</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Türkiye’nin ihtiyacı geleceği inşa etmektir</baslik>
    <metin>Türkiye artık bir yönetim krizinin ötesinde, bir sistem krizinin içindedir. Yıllardır süren ekonomik darboğaz, adalet mekanizmasına duyulan güvensizlik ve gençliğin gelecek umudunu yitirmesi; mevcut siyasi düzenin iflas ettiğini açıkça göstermektedir. Daha acı olan ise şudur: Bu tabloyu değiştirebilecek bir iradenin, mevcut iktidar ve muhalefet blokları içinde bulunmamasıdır.Bugün iktidar, sorunları çözmek yerine yönetmeye çalışmakta; muhalefet ise çözüm üretmek yerine iktidarın hatalarından beslenmektedir. Biri günü kurtarma derdinde, diğeri ise günü yakalama telaşındadır. Oysa Türkiye'nin ihtiyacı ne günü kurtarmak ne de günü yakalamaktır; Türkiye'nin ihtiyacı geleceği inşa etmektir.Tam da bu noktada, Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu fikirlerin ne kadar hayati olduğu bir kez da...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-ihtiyaci-gelecegi-insa-etmektir-H1605303.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605301</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir günlük bayram, 364 günlük sessizlik</baslik>
    <metin>1 Mayıs- Takvim yapraklarında "işçi bayramı" olarak işaretli o gün. Meydanlarda sloganlar, ekranlarda kutlama mesajları, sosyal medyada iyi dilekler- Peki, gerçekten kutlayan kim? Daha doğrusu, bu bayram kimin bayramı?Bir günlüğüne tatil ilan edilen bir gerçeklikten söz ediyoruz. Ama o tatilin bile herkese ait olmadığını bile bile- Çünkü bu ülkede "işçi bayramı" denilen günde bile çalışmaya devam eden binlerce insan var. Fabrikada, şantiyede, hastanede, maden ocağında- Onlar için 1 Mayıs, diğer günlerden farksız; hatta belki daha yoğun, daha görünmez, daha sahipsiz.Şimdi durup sormak gerekiyor: Bir günlüğüne verilen tatil, bir yılın yükünü unutturur mu? Ya da bir gün "bayram" ilan edilince, diğer 364 günün hesabı kapanır mı?Geçtiğimiz günlerde maden işçilerinin direnişine tanık olduk...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-gunluk-bayram-364-gunluk-sessizlik-H1605301.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605299</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bir ağaç meselesi</baslik>
    <metin>Akbelen'de yaşananlar, bir ormanın hikâyesi değildir. Bir ülkenin kendisiyle nasıl bir gelecek kurmak istediğinin hikâyesidir. Çünkü mesele sadece ağaç değil; mesele toprak, su, insan ve nihayetinde adalettir.Muğla'nın bir köyünde başlayan direniş, kısa sürede ülke gündemine oturdu. Yöre halkı, yıllardır yaşadığı toprağı, nefes aldığı ormanı ve geçimini sağladığı doğayı korumak için ayakta. Ellerinde ne büyük sermaye var ne de güçlü bir siyasi destek. Sadece bir hak iddiası var: "Bu toprak bizim yaşam alanımızdır."Karşılarındaki duruşun gerekçesi ise, enerji ihtiyacı, ekonomik gerekçeler ve kalkınma söylemi- İşte tam bu noktada Türkiye'nin en temel sorularından biri karşımıza çıkıyor: Orman mı, kömür mü?Bu sorunun cevabı sadece ekonomik bir tercih değildir. Bu, aynı zamanda bir meden...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bir-agac-meselesi-H1605299.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605297</no>
    <tarih>2026-05-01 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Sibel Kılıç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/sibel-kilic.jpg</fotograf>    
    <baslik>Dinlenmemek üzere yola çıkan güçlü kadınlar!</baslik>
    <metin>BTP Kadın Kolları olarak saha çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Dinlenmemek üzere yola çıktığımız için yorulmuyoruz, inanarak çalıştığımız için de asla usanmıyoruz. Ne yaz günlerinin sıcağı yavaşlattı hızımızı ne de kışın sert iklimi! Zira söz konusu vatan olunca, hiçbir şey yıldıramıyor bizleri.BTP kadroları olarak; gerçek manada bağımsızlığa, milli birlik ve beraberlik şuuruna, ihtiyaç duyduğumuz ekonomik zenginliğe, yönetimde ve her alanda adalete, bizi biz yapan manevi ve kültürel değerlere tekrar ulaşana kadar durmayacağız, hep çalışacağız.Nasıl rahatça evlerimizde oturabiliriz ki! Ortalık her anlamda yangın yerine dönmüş. Tüm bu sıkıntıları görüp görmemezlikten, duyup duymamazlıktan gelmek, bu olumsuzlukları yaşayıp da etkilenmemek, insanın başta kendisine saygısını, sonra A...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/dinlenmemek-uzere-yola-cikan-guclu-kadinlar-H1605297.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605275</no>
    <tarih>2026-04-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler</baslik>
    <metin>23 yıllık tek parti iktidarının aş, emek, hak, alın teri, adalet anlayış ve hassasiyetini Sayın Erdoğan; 'biz, işçinin ücretini alın teri kurumadan veriniz" düsturunu temel alıyoruz. Alın teri ve emek hiçbir ideolojiye, hiçbir hizbe, hiçbir klik ve gruba ipotek edilemeyecek kadar kutsaldır, yücedir, hürmete layıktır.Nasıl hakkı, adaleti, özgürlüğü, alın terini savunmak bir erdemse, haksızlığa, zorbalığa, her türlü emek istismarına karşı çıkmak da aynı ölçüde erdemdir, fazilettir. İnsanlık adına verilmiş onurlu bir mücadeledir' sözleriyle özetliyordu.Bu söz ve hassasiyetin maalesef 23 yıldır sahada karşılığı olmadı.Ülkemizde madenciler, asgari ücretliler, emekliler, çay, tütün, fındık,  sebze-meyve üreticileri, öğretmenler, doktorlar, sağlıkçılar, memurlar, işçiler, medya çalışanları-...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/once-coplattilar-sonra-emekcinin-yanindayiz-dediler-H1605275.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605258</no>
    <tarih>2026-04-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devlet şirket olursa</baslik>
    <metin>Eskişehir'den Ankara'ya doğru uzanan o yürüyüş, sadece kilometrelerle ölçülecek bir mesafe değildi. O yürüyüş, biriken bir öfkenin, geciken bir hakkın ve duyulmayan bir sesin adım adım görünür hale gelmesiydi. Günlerce yollarda kalan, ardından başkentin ortasında açlık grevine başlayan madenciler, aslında hepimizin adına konuşuyordu. Çünkü mesele sadece onların maaşı değildi; mesele, emeğin karşılığını alıp alamadığıydı.Dört ay boyunca maaş alamayan bir işçinin cebindeki para değil, evindeki huzur eksilir. O eksiklik önce mutfağa yansır, sonra çocukların gözlerine. Bir babanın "çocuğuma istediğini alamıyorum" derken boğazının düğümlenmesi, ekonomik bir veri değil, toplumsal bir kırılmadır. Nitekim ekranlara yansıyan o alışveriş listesi -sadece patates, soğan ve domates- bir ülkenin geldi...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devlet-sirket-olursa-H1605258.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605257</no>
    <tarih>2026-04-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Devletin varlıkları satılarak devlet ayakta kalamaz</baslik>
    <metin>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Bursa'da 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasına yönelik tepkisi, Türkiye'de uzun süredir devam eden özelleştirme tartışmalarını yeniden alevlendirdi.Abdülaziz döneminde kurulan köklü bir sağlık kurumunun satış listesine dahil edilmesi, yalnızca ekonomik bir adım olarak değerlendirilmiyor. Bu gelişme, kamu varlıklarının geleceği ve devletin ekonomik rolü açısından daha derin bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.BTP lideri Hüseyin Baş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada hükümetin özelleştirme politikasını sert sözlerle eleştirerek, bu süreci "mirasyedi anlayışı" olarak nitelendirdi."Farkındaysanız uzun süredir karşı çıktığımız ve zararlarını anlattığımız özelleştirmelerin son zamanlarda h...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/devletin-varliklari-satilarak-devlet-ayakta-kalamaz-H1605257.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605252</no>
    <tarih>2026-04-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sosyal adaleti sağlamak şarttır</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 12.11.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır	Ülke olarak içinde bulunduğumuz ekonomik kriz sebebiyle hemen her kesim şikayetlerini farklı şekilde dile getirmeye devam ediyor. Son olarak Emek Platformu'nu oluşturan sivil toplum örgütleri önceki gün Ankara'da düzenledikleri geniş çaplı gösteride "hortumlamaya, yolsuzluğa, yoksulluğa hayır" diyerek; hükümete, "mevcut ekonomik uygulamalar düzeltilmez ise genel greve gidecekleri" mesajını verdiler.	Esasen toplumun bütün kesimi aynı dertten muzdarip. Enflasyon, halkın alım gücünün her geçen gün azalması, sermaye piyasası ve bankalarda paranın tekelleşmesi neticesi gelir dağılımında meydana gelen eşitsizlik, işsizlik, bunun yanısıra hortumlama ve yolsuzluklar ülkemizin temel problemleri haline gelmiş duru...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sosyal-adaleti-saglamak-sarttir-H1605252.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605215</no>
    <tarih>2026-04-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Kıbrıs: Küçük ada, büyük hesaplaşma</baslik>
    <metin>	Doğu Akdeniz'de son haftalarda yaşanan gelişmeler, Kıbrıs'ın artık "uzakta duran bir sorun" değil, doğrudan küresel gerilimin parçası haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası basında yer alan analizler ve uzman değerlendirmeleri de aynı noktaya işaret ediyor: Ada, istemeden de olsa büyüyen bir çatışma hattının içine çekiliyor.	1 Mart'ta İngiltere'ye ait Akrotiri hava üssüne yönelik insansız hava aracı saldırısı, bu yeni dönemin en kritik kırılma anlarından biri oldu. Saldırı sınırlı hasarla atlatılmış olsa da etkisi askeri değil siyasi ve psikolojik düzeyde çok daha büyük oldu. Çünkü ilk kez Kıbrıs, Ortadoğu'daki savaşın "yakın çevresi" değil, doğrudan temas noktalarından biri olarak görülmeye başlandı.	Uluslararası analizlerde bu tür saldırılar, "asimetrik savaşın y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kibris-kucuk-ada-buyuk-hesaplasma-H1605215.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605214</no>
    <tarih>2026-04-30 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD ve İsrail’in savunma sistemleri nasıl "çöp" oldu?</baslik>
    <metin>	Modern askeri doktrinlerin, "dokunulmaz" kabul edilen hava savunma sistemlerinin ve milyarlarca dolarlık teknolojik yatırımların sahada ağır bir sınav verdiği, hatta bu sınavdan büyük bir hüsranla ayrıldığı bir döneme tanıklık ediyoruz. 	Yıllardır süregelen "Amerikan gücü" ve "İsrail'in aşılmaz kalkanı" imajı, son yaşanan gelişmelerle birlikte yerle bir olmuş durumda. 	NBC News gibi ABD merkezli medya kuruluşlarının ve saygın düşünce kuruluşlarının raporları, saklanmaya çalışılan ancak artık mızrağın çuvala sığmadığı bir gerçeği haykırıyor: Batı'nın güvenlik mimarisi delik deşik.	Eski bir jetin büyük zaferi	Askeri teknolojideki gelişmişlik, her zaman mutlak zaferin garantisi değildir. Bunun en çarpıcı örneği, Kuveyt'teki "Camp Buehring" ABD üssüne düzenlenen saldırıyla o...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abd-ve-israilin-savunma-sistemleri-nasil-cop-oldu-H1605214.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605190</no>
    <tarih>2026-04-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>AB, Amerika ve Asya’ya bayrak açtı, bizi tehdit etti</baslik>
    <metin>Geçen yıl Mart ayında Polonya Başbakanı Donald Tusk, Avrupa'nın 'küresel bir güç' olduğuna inanması, kıtanın artık stratejik bağımsızlığını kazanması gerektiğini vurgulamış, ABD'ye olan aşırı bağımlılığını eleştirip şöyle demişti:'500 milyon Avrupalı, 300 milyon Amerikalıdan kendilerini, 140 milyon Rus'tan korumasını istiyor. Eğer sayabiliyorsanız, 500 milyonun 140 milyondan çok daha büyük bir güç olduğunu görürsünüz, kendinize güvenin' demişti.Şimdi AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen: "Avrupa kıtasını tamamlama (Batı Balkanlar, Ukrayna ve Moldova gibi ülkelerin AB'ye katılımı) sürecinin hızlandırılmasını başarmamız gerekiyor ki; Rus, Türk ya da Çin etkisi altına girmesin" ifadelerini kullandı.Ardından Avrupa Birliğine üye 27 ülke Güney Kıbrıs'ta toplandı. Toplantıya ayrıca Mı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ab-amerika-ve-asyaya-bayrak-acti-bizi-tehdit-etti-H1605190.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605180</no>
    <tarih>2026-04-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar</baslik>
    <metin>	Ankara'nın göbeğinde yaklaşık on günden beri aç ve çıplak halde parktan parka sürüklenen, kelimenin tam manasıyla sefilleri oynayan madenciler hem lisanlarıyla hem de lisan-ı halleri ile hem haykırışlarıyla hem de tutum ve davranışlarıyla işte bu hakikati haykırıyorlar; haklarımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan lütfen çıksınlar.	Lisanları ile ve lisan-ı halleri ile diyorlar ki; dertlerimizle dertlenmeyenler daha derin dertlere duçar olsunlar.	Dertlerimizle dertlenmeyenler, başımıza ördükleri ya da örülmesine seyirci kaldıkları çoraplara tez zamanda maruz kalsınlar.	Dertlerimizle dertlenmeyenler, ellerindeki yetkileri kullanarak bir dokunuşla derman bulabilecekleri halde dokunmayanlar, emeklerimizin sömürülmesine seyirci kalanlar, çok muhtaç oldukları bir zamanda yardım göre...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/hakkimiza-sahip-cikmayanlar-hayatimizdan-ciksinlar-H1605180.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605165</no>
    <tarih>2026-04-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Örnek toplum modeli ve Batının ahlâken iflası</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde yayımlanan 20-08-2001 tarihli yazısıdır	Bilindiği gibi Batı dünyası Rönesans ve Reform gibi bir takım fikrî ve felsefî dönemler, feodalizm, krallık, kapitalizm, komünizm, liberalizm gibi sosyolojik ve siyasî aşamalar geçirmiş ve nihayet günümüzde geçerli olan "insanın kendi kendine zarar vermeden her istediğini yapabilmesi" şeklinde tanımladığı bir hürriyet ve hayat telakkisini kabul etmiştir.	Batının bu noktaya gelinceye kadar geçirdiği tarihî ve sosyolojik dönemler iyi tahlil edilmelidir. Ortaçağ boyunca kilise ve ruhban sınıfının sarsılmaz otoritesi altında inleyen Batı insanı, Rönesans ve Reform'la birlikte dini "kilise"ye hapsetmiş ve bu dönemden sonra seküler (din dışı) bir dünya görüşü cemiyete hakim olmuştur.	Bugün başta ABD olmak ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ornek-toplum-modeli-ve-batinin-ahlaken-iflasi-H1605165.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605144</no>
    <tarih>2026-04-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>İzzet ve şerefimizi Atatürk’e borçluyuz</baslik>
    <metin>Tarihini unutan milletlerin hafızasız kalacağını unutmayalım.Hiçbir konu yoktur ki, tarihin izlerini ve yankılarını içinde barındırmasın.Şimdi sizi Atatürk'ün olmadığı bir döneme götüreceğim.Bugün neden Atatürksüz olunmaz dediğimizi, daha anlaşılır kılmak istiyoruz.Geçmişte yaşanmış çok elim bir olayı, Nevarin soykırımını gündeme getireceğim.Başlayalım-Navarin Katliamı, Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanması sırasında yaşanan katliam dizisinin bir parçası olan bir katliamdı.Katliam 19 Ağustos 1821 günü Mora Yarımadası'ndaki Navarin şehrinde gerçekleşti ve şehrin yaklaşık 3000 kişilik Türk sakini katledildi.Şehirde bulunan Türk sakinleri, açlık yüzünden teslim olmayı kabul ettiğini Yunanlılara bildirdi.Yunanlar da bunun üzerine şehrin sakinlerini Mısır'a güvenli bir şekild...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/izzet-ve-serefimizi-ataturke-borcluyuz-H1605144.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605142</no>
    <tarih>2026-04-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milletin egemenliği ve “Baba Devlet” ihtiyacı</baslik>
    <metin>Milletin egemen olmadığı toplumlarda huzurun kalıcı olması mümkün değildir. İnsanlık tarihine baktığımızda, iradenin tek elde toplandığı yönetimlerin çoğu zaman büyük felaketlere kapı araladığını görürüz. Gücün denetlenmediği her sistem, başlangıçta iyi niyetlerle yola çıksa bile zamanla toplum aleyhine işlemeye mahkûm olmuştur. Bu yüzden mesele yalnızca güçlü bir lider değil; o gücün kim adına ve nasıl kullanıldığıdır.Tam da bu noktada "baba devlet" anlayışı ile ifade edilen, milleti merkeze alan bir yönetim ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Devletin asli görevi; vatandaşını koruyan, kollayan, ona sosyal ve ekonomik güvence sağlayan bir yapı inşa etmektir. Ancak bu anlayış, keyfi yönetimle değil; millet egemenliği, hukuk devleti ve güçlü denetim mekanizmalarıyla hayat bulabilir. Aksi halde "...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milletin-egemenligi-ve-baba-devlet-ihtiyaci-H1605142.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605134</no>
    <tarih>2026-04-29 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sahadaki başarıdan masadaki itibara</baslik>
    <metin>	İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin St. Petersburg'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği bir buçuk saati aşan kritik görüşme, yalnızca diplomatik bir nezaket ziyareti değil, Orta Doğu'da kartların yeniden karıldığının en somut ilanıdır. 	Putin'in bir dışişleri bakanını bizzat ve uzun süreli kabul etmesi, uluslararası protokollerin ötesinde bir anlam taşımaktadır: Bu, sahada kazanılan askeri ve teknolojik direncin, diplomasi masasında "stratejik ortaklık" olarak tahsil edilmesidir.	Caydırıcılığın diplomatik çarpanı	Uluslararası ilişkilerde değişmez bir kural vardır: Sahada varlık gösteremeyenin masada söz hakkı olmaz. İran, son dönemde ABD ve İsrail'in saldırılarına karşı ortaya koyduğu performansla bu kuralı yeniden hatırlattı. 	Yaklaşık 40 gün s...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sahadaki-basaridan-masadaki-itibara-H1605134.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605096</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yargıda ‘feda’ dönemi</baslik>
    <metin>Adalet Bakanı Akın Gürlek: 'Faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar, hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz" dedi ve toplumda hassasiyet uyandıran faili meçhul dosyaların ve daha önce takipsizlik kararı verilen olayların yeniden incelenmesi için Bakanlık bünyesinde özel bir birim kurulduğunu açıkladı.İyi, güzel, tamam da (!) neden şimdi? Çünkü yargı maalesef dile düştü. Artık toplum yargı kararlarını, mahkemeden-hakimden değil bizzat iktidardan biliyor.Rakamlar yalan söylemezTek parti iktidarının 'adalet' hassasiyeti rakamlara şöyle yansıdı:143 ülke arasında hukukun üstünlüğü endeksinde 2012 yılında ise 71'ci sıradaydık. 2024'te 117'ci sıraya, 2025'te de 118'ci sıraya düştük. Yani 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz. ASAL Araştırma'nın Şubat 2026 verilerine göre, yarg...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yargida-feda-donemi-H1605096.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605089</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sadece temennilerle hatırlanan öğretmenler</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 25.11.2014 tarihinde gazetemizde yayımlanan yazısıdır	24 Kasım 1928, millet mekteplerince Atatürk'e başöğretmen unvanının verildiği gündür. 1981'den beri 24 Kasım ülke genelinde Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 	Atatürk, "Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır" derken, gençleri yetiştiren öğretmenlerin kutsal mesleklerinin zorluğuna ve önemine değinmişti. 	Bu kutsal vazifeyi icra ederken bir gün hatırlara gelen öğretmenlerimizin ne yazık ki, bir güne sığmayacak dertleri sadece konuşulmakla kalmaktadır. 	Bir eğitim sendikasının yayınladığı ankete göre, öğretmenlerimizin yüzde 69'u mesleklerini bırakmayı düşünmektedir.  	Yüzde 73'ü gelirlerinin yetersiz olması sebebiyle mesleklerine motive olamadıklarını belirtirken; yüzde 61'i g...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sadece-temennilerle-hatirlanan-ogretmenler-H1605089.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605065</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi?</baslik>
    <metin>	Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son dönemde "muhalefetin demokratik olgunluğu"ndan bahsediyor. Şimdi soralım: Demokratik olgunluk sadece muhalefet için mi geçerli? Eğer demokrasi diyorsak, bu kavram tek taraflı işlemez. Olgunluk herkes içindir- O halde meseleyi net koyalım:	Muhalefetin olgunluğu konuşuluyorsa, iktidarınki de konuşulmalıdır.	İsterseniz birkaç başlık halinde yürüyelim. Mesela, seçim. Ara seçim tartışması gündeme geliyor.	Anayasal bir imkân. Karar yeri belli: Meclis. Ama daha tartışma başlamadan "ara seçim yoktur" deniliyor. Soruyorum: Bu bir değerlendirme midir, yoksa süreci baştan kapatma iradesi midir? Demokratik olgunluk, süreci işletmektir. Sonucu baştan ilan etmek değil.	İkinci başlık: İfade özgürlüğü. Kimse teorik konuşmasın. Bugün bu ülkede insan...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/demokratik-olgunluk-sadece-muhalefete-mi-H1605065.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605058</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Avrupa'da enerji şoku siyaseti resetliyor</baslik>
    <metin>	Avrupa artık bir "krizler kıtası"değil, kalıcı bir baskı alanı.	Avrupa Birliği uzun süredir ardı ardına gelen krizlerle yaşıyor: finansal sarsıntılar, pandemi, enerji şokları ve jeopolitik gerilimler. Ancak bugün gelinen nokta farklı. Sorun artık tek tek krizler değil, bu krizlerin üst üste binerek kalıcı bir ekonomik ve siyasi baskı düzeni oluşturması.	Özellikle Orta Doğu kaynaklı gerilimlerin enerji piyasalarını yeniden sarsması, Avrupa'nın kırılgan dengesini doğrudan etkiliyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş yalnızca piyasa dalgalanması değil; üretimden ulaşıma, gıdadan sanayiye kadar tüm ekonomik zinciri yeniden maliyet baskısı altına sokuyor.	Enerji şoku: enflasyonun yeniden yapısal hale gelmesi	Enerji fiyatlarındaki artış Avrupa için geçici bir sıçrama ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/avrupada-enerji-soku-siyaseti-resetliyor-H1605058.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605056</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Mustafa Yağcı</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/mustafa-yagci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Gençler gelecek sizin!</baslik>
    <metin>	Türkiye son bir haftadır toplumsal şiddetin ve ekonomik daralmanın pençesinde kıvranırken, en büyük darbeyi yine sessizce köşesine çekilmesi beklenen gençlerimiz alıyor. Kahramanmaraş'tan yükselen o acı çığlık, sadece güvenlik zafiyetinin değil, bir neslin umutsuzluğa terk edilmesinin, sözünün dinlenmemesinin ve yok sayılmasının sonucudur.	"10-20 yıl sonra aramızda olmayacak olanların, sizlerin 10 yıl sonranızı şekillendirmesine izin vermeyin!" Hüseyin BAŞ	BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş beyin her fırsatta haykırdığı o çarpıcı gerçeği bir kez daha haykırma vaktidir: Gençler 10-20 yıl sonra aramızda olmayacak insanların, sizlerin 10 yıl sonranızı şekillendirmesine izin vermeyin!"	Kendi geleceklerini çoktan yaşamış, bugünü dünde kalmış bir zihniyet; yarının teknolojisini, yarını...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/gencler-gelecek-sizin-H1605056.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605055</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli gelir, her hanenin tenceresinde aş, her gencin geleceğinde umut olmalı</baslik>
    <metin>	Türkiye'nin bugün karşı karşıya kaldığı en derin ve yakıcı mesele, sadece bir "pahalılık" sorunu değil, sistemik bir gelir adaletsizliği krizidir. 	Makroekonomik büyüme rakamları kağıt üzerinde yükselmeye devam ederken, bu büyümenin meyveleri geniş halk kitlelerine ulaşmak yerine küçük bir azınlığın kasasına akmaktadır. 	Gelir adaletinin ölçütü olan Gini katsayısının alarm verdiği bu tabloda, milli gelirdeki artış vatandaşın mutfağına yansımamakta; aksine, orta sınıf yok olmakta ve milyonlarca insan açlık sınırının altında bir yaşam mücadelesine mahkûm edilmektedir.	Milli gelirin kayıp denklemi	BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya paylaşımında dikkat çektiği şu matematiksel gerçek, Türkiye'deki ekonomik paradoksu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir:	T...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-gelir-her-hanenin-tenceresinde-as-her-gencin-geleceginde-umut-olmali-H1605055.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605049</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Madencileri ağlatanı, Allah güldürmez!</baslik>
    <metin>"Türkiye'de maden de yok, petrol de" açıklamaları yapılmıştı.Bu açıklamanın diğer birçok açıklamada olduğu gibi altının boş olduğu ve havada kaldığını önce bir tespit edelim.Bu türden açıklamaları yapan siyasetçilerin kendileri bilemese de, danışmanlarınca bilgilendirilmesi gerekir.Anadolu'da madencilik tarihi, MÖ 7000'li yıllara kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir.Örneğin Diyarbakır-Çayönü'nde MÖ 7250'lere tarihlenen en eski bakır işleme atölyeleri, bölgenin metalurjinin beşiği olduğunu göstermektedir.Tokat-Erbaa civarında ise MÖ 5 bin yıllarına ait yeraltı işletmeleri tespit edilmiştir.Bakır, altın ve gümüş işletmeciliği, yerleşik hayata geçişle birlikte Mezopotamya ve Anadolu'da daha o dönemlerde yoğunlaşmıştır.Doğu Karadeniz bölgesi, metal endüstrisinin dünyadaki ilk ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/madencileri-aglatani-allah-guldurmez-H1605049.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605048</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Soykırımı kim, kime yaptı -3-</baslik>
    <metin>19 Ağustos 1915'te dönemin Avusturya Büyükelçisi "Ermeniler tarafından Türklere karşı yapılan büyük ölçekte katliamlar"dan bahsetti; ama hem Türkler hem de Ermenilerin katliam yaptığını ve olayların kimin tarafından başlatıldığının belli olmadığını belirtti.1916 yılında bölgeyi işgal etmekte olan Rus orduları, 16 Şubat günü Erzurum ve 11 Temmuz günü Erzincan'ı ele geçirdi. Türkler ise Erzincan'ı 13 Şubat 1918, Erzurum'u 12 Mart 1918 tarihinde geri aldı.Rus Yarbay Tverdohlebof, 1917 yılı ilkbaharında Ermenilerin halkın elindeki silahları toplamak amacıyla halka zulmettiğini ve işkence yaptığını belirtmiştir. Daha sonra, Rus ordusu çekildikçe katliamlar artmaya başladı.Ermeniler Erzurum'a çekilirken yoldaki Türk köylerindeki halkı öldürdüler. Ilıca'da Ermenilerden kaçamayan Türkler öld...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/soykirimi-kim-kime-yapti-3-H1605048.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605046</no>
    <tarih>2026-04-28 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Aidiyet bilincini yeniden kuşanmak zorundayız</baslik>
    <metin>Aidiyet duygusu her toplumun kendi milli ve dini duygularıyla oluşan milli hafızasını teşkil eder ve o toplumun sigortası hükmündedir.Aidiyet duygusu olmayan hiçbir milletin tarih sahnesinde uzun süre kalması mümkün değildir. Türk milleti asırlardır varlığını devam ettirebiliyorsa, her gittiği yere kendi medeniyet anlayışını götürebildiyse, bunun temel sebebi aidiyet duygusudur.Defalarca yıkılmış, toprakları işgal edilmiş olmamıza rağmen asla kaybetmediğimiz aidiyet duygusu her fırsatta tekrar ayağa kalkmamıza, yeniden devletler kurmamıza sebebiyet vermiştir.Osmanlı İmparatorluğu gibi koca bir devletin yıkılmasıyla, topraklarımızın işgal edilmesiyle karşı karşıya kaldığımızda; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün taşıdığı ruh, aidiyet duygusunun zirve halidir. Samsun'a hareket eden Bandırma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/aidiyet-bilincini-yeniden-kusanmak-zorundayiz-H1605046.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1605002</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>Fransa'dan Yunanistan'a nükleer şemsiye </baslik>
    <metin>Avrupa güvenlik mimarisinde yaşanan değişimler, ülkeleri klasik ittifak kalıplarının ötesinde yeni arayışlara yöneltmektedir. Bu arayışların en dikkat çekici örneklerinden biri, Yunanistan ile Fransa arasında gelişen savunma iş birliğinin nükleer caydırıcılık boyutuna taşınması tartışmalarıdır. Avrupa'da artan jeopolitik gerilimler, ABD'nin güvenlik önceliklerinde yaşanan değişimler ve Rusya ile Batı arasındaki sertleşen rekabet, bu tür yeni güvenlik yaklaşımlarını daha görünür hale getirmiştir.	 	Fransa'nın nükleer şemsiye yaklaşımı	 	Fransa uzun süredir Avrupa'nın stratejik özerkliğini artırma hedefi doğrultusunda kendi nükleer caydırıcılığını kıta geneline daha fazla entegre etme fikrini gündemde tutmaktadır. Bu yaklaşım, özellikle NATO içinde ABD'nin rolüne aşırı bağıml...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/fransadan-yunanistana-nukleer-semsiye-H1605002.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604994</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Yusuf Tekin’e teşekkür etmek lazım</baslik>
    <metin>Son yaşadığımız okul saldırılarından sonra tek parti iktidarı ve Milli Eğitim Bakanı hedefte. Muhalefet, medyanın bir kesimi MEB Bakanı Yusuf Tekin'i eleştirip, istifaya davet ederken iktidar ve medyası da tam savunma mantığı ile Yusuf Tekin'i müdafaaya çalışıyor.Ben, Sayın Bakanımıza teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü istifa etmeyerek 23 yıllık iktidarlarının eğitim sistemini, çocuklarımızın, velilerimizin, öğretmenlerimizin sorunlarını ve de en yetkili ağızları itiraflarını milletimize duyurma fırsatı verdi.Bu ülkede eğitimse fırsat eşitliği, kalabalık sınıflar, taşımalı eğitim, aç öğrenci, okul-öğretmen-öğrenci-veli ilişkileri, okula aç giden çocuklar başlığı hep satır aralarında kalmıştı.Bizzat İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Aile Bakanı, suça sürüklenen çocuklardan,...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/yusuf-tekine-tesekkur-etmek-lazim-H1604994.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604974</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Adalet sarsılırsa devlet sarsılır</baslik>
    <metin>	Toplumu sarsan hadiselerle karşı karşıyayız. Devleti temsil eden bir vali ve ekibinin devrede olduğu bir dava, okulların gençler tarafından silahlı basılma olayı, işçilerin haklarını savunma eylemi- İlk bakışta birbirinden kopuk gibi görünen bu gelişmeler, aslında aynı zeminin farklı yansımalarıdır. Son günlerde yaşananlar bize açık bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Türkiye'de mesele bir sistem meselesi haline gelmiştir. 	Gülistan Doku dosyası bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Yıllarca çözülemeyen, üzeri örtülen ve adeta zamana bırakılan bir süreç- Gerçekler ortaya çıktıkça mesele sadece bir cinayet olmaktan çıkmakta, bir sistem arızasını gözler önüne sermektedir. Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Bir dava neden yıllarca karanlıkta kalır? Bu sorunun cevabı, adalet meka...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/adalet-sarsilirsa-devlet-sarsilir-H1604974.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604965</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Celil Kocataş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/celil-kocatas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ben neyi savunuyorum?</baslik>
    <metin>Bu ülkede susan çok. Konuşan da var elbette- ama gerçeği söyleyen? İşte orası biraz sessiz. Ben o sessizliğin içinden yazıyorum.Yazmak benim için bir meslek değil. Daha doğrusu, öyle olsun diye başlamadım. Bazıları kalem tutar, ben susamam. Aradaki fark bu. Ne alkış peşindeyim ne de bir yerlere selam çakma derdinde. Gördüğüm neyse, içime dokunan neyse, onu yazıyorum. Birileri rahatsız oluyorsa, mesele benim cümlelerim değildir; o cümlelerin taşıdığı gerçektir.Adaleti savunduğumu söylüyorum, evet.Ama öyle kürsülerde dağıtılan, dosyaların arasında kaybolan bir şeyden bahsetmiyorum. Sokakta eksilen bir şey bu- Pazarda kaybolan, sofrada küçülen bir şey. Eskiden bir anlamı vardı, şimdi sadece adı kaldı sanki. Büyükler büyürken küçüğün ezilmesine "düzen" diyenlere içim razı gelmiyor. Çünkü...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ben-neyi-savunuyorum-H1604965.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604956</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Milli bir eğitim</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 06.09.2013 tarihli yayımlanan yazısıdır	Türkiye'de nerede ise her sene değişen sınav ve eğitim sistemine alıştık. 	On yılda dört bakan değiştiren Milli Eğitim, evlatlarımızı nasıl eğiteceğine bir türlü karar verememiş durumda. 	Ülkemizin iç politikada, uluslararası arenada, ekonomide geldiği vahim tabloda, kişilere ve zamana göre değişen siyaset anlayışının payı büyük. 	Her sahada milli bir çizgi izlenmesi gerekirken, deneme yanılma yolu ile devlet idaresi maalesef gelenekselleşmekte...	Binlerce yavruyu, beraberinde anne ve babalarını etkileyen eğitim sistemindeki değişiklikler uygulamaya geçirildiği an hezimete uğramaktalar. 	Geçtiğimiz gün bakan Nabi Avcı kameraların karşısında idi. Sınav sistemindeki yeni düzenlemeyi anlatma...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/milli-bir-egitim-H1604956.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604955</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Soykırımı kim, kime yaptı -2-</baslik>
    <metin>Ermeni ve Rusların Van ve Bayezid'de yaptıkları mezâlimden kurtulabilenlerden bazıları ifadelerinde, Ermeni ve Rusların, Müslüman kızların bekâretlerini izale ettiklerini, birçok hamile kadınların karınlarını bıçakla yırtarak yavrularını çıkarıp öldürdüklerini, birçok kadınların memelerini, dudaklarını, burun ve kulaklarını kesip öldürdüklerini, ahalinin gözlerini kızgın şişlerle çıkarıp, bir hayli işkenceden sonra katlettiklerini anlatılar.Küçük çocukları anne ve babalarının gözleri önünde sıcak su içinde kaynatıp, anne ve babalarına yedirdikten sonra onları da öldürdükleri, Bayezid'de, Kurban Bayramı'nın birinci günü, İslâmlar camide ve bayramlaşmada bulundukları sırada, İslâmları esir aldıkları, görülmemiş vahşette katliam yaptıkları, üç yaşından on yaşına kadar çocukları kolları bağl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/soykirimi-kim-kime-yapti-2-H1604955.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604954</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Hacı Gaydan</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/haci-gaydan.jpg</fotograf>    
    <baslik>Liderlere danışman değil psikolog lazım</baslik>
    <metin>Dünyanın bin bir hali varken ve Türkiye'de halk, en temel ihtiyaç maddesi olan gıdaya bile erişemezken şimdi nereden çıktı bu konu diyebilirsiniz.Cevabı çok açık ve net.23 yıllık bir iktidar var Türkiye'de ve halk yandım Allah demesine rağmen, halen ve yine aynı partiyi iş başına getiriyor.Peki neden?Muhalefet o kadar dağınık ve o denli stratejik hatalar yapıyor ki, iktidara muhalefeti yine iktidar yapıyor adeta.Böyle olduğu için bir nesil hep aynı iktidarı görmüş oldu iş başında.Türkiye'de hiçbir şey seyrinde ve normal koşullarda yürümüyor.Bugün ki siyasetle 80 veya 90'lı yılların siyaseti arasında koşullar ve kuşakların geldiği nokta bakımından, yüzde yüz farklılıklar vardır.Hal böyle olduğu halde siz tutar o yılların siyaset alışkanlıklarında veya stratejilerinde ısrar e...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/liderlere-danisman-degil-psikolog-lazim-H1604954.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604953</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Rakamların söylediği, hayatın yalanladığı gerçek</baslik>
    <metin>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya üzerinden paylaştığı çarpıcı değerlendirme, Türkiye'de uzun süredir hissedilen ama çoğu zaman net ifadelerle ortaya konulamayan bir gerçeği rakamlarla gözler önüne seriyor. Açıklamada kullanılan matematik basit ama sonuçları son derece sarsıcı:"TÜİK verilerine göre kişi başı milli gelir 18.000 dolara ulaştı. Bu, bugünün kuruyla her bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67.000 TL girmesi demektir. Şimdi bu matematiği dört kişilik bir haneye uyarlayalım:- TÜİK'e göre: 4 kişilik bir ailenin evine her ay 268 bin TL girmeli.- Gerçeğe göre: En yüksek maaşı alan devlet memuru karı-kocanın evine giren para bile bu rakamın yanına yaklaşamıyor.- Emekliye göre: Devletin kendi rakamıyla 'hakkın' dediği para 67.000 TL, a...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/rakamlarin-soyledigi-hayatin-yalanladigi-gercek-H1604953.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604941</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Küresel hegemonyanın kanlı bilançosu</baslik>
    <metin>Modern siyaset bilimi literatüründe "gerçekçilik" (realizm) ekolünün dünyaca ünlü temsilcisi Profesör John Mearsheimer'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı sarsıcı açıklamalar, uluslararası kamuoyunda adeta bir deprem etkisi yarattı. 	 	10 Mart 2026 tarihli Middle East Eye'ın haberine ve tıp dünyasının en prestijli yayınlarından biri olan The Lancet'in verilerine dayanan bu iddia, Amerikan dış politikasının sadece diplomatik bir satranç oyunu değil, aynı zamanda devasa bir insani maliyet tablosu olduğunu ortaya koyuyor: 1971-2021 yılları arasında uygulanan ABD yaptırımları tam 38 milyon insanın ölümüne yol açtı.	 	Bu rakam, sadece bir istatistik değil; bir ülkenin küresel liderlik iddiasının ahlaki çöküşünü ve "liberal düzen" maskesi altında yürütülen ekonomik savaşların yıkıcılı...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/kuresel-hegemonyanin-kanli-bilancosu-H1604941.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604940</no>
    <tarih>2026-04-27 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Taner Tümerdirim</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/taner-tumerdirim.jpg</fotograf>    
    <baslik>Çocuk bayramı mı? O da ne?</baslik>
    <metin>	Torunlarımı özlüyorum. 	Yapılacak işlerim var. 	Bursa'nın yolunu tuttuk-	Ummadığım manzara önüme düştü. Akşam gün inerken Bursa'nın beyaz tacı Uludağ'ın karla kaplı zirvesinin kızıla dönüşünü izledim. Bir zamanlar ayaklarımızın altında inleyen karın seslerini, zirvesinde öten rüzgârın soğuğunu, buna rağmen nasıl terlediğimizi yeniden hatırladım. 	Bursa, benim otuz yıldan fazla zamanımı tükettiğim, birincil yaşamımda her yanı iyi-kötü anılarla dolu gençlik kentim. Giderek büyük şehre dönüşmesi ile İstanbul'dan, Ankara'dan farkı kalmayan kimsenin kimseyi tanımadığı, karmaşanın yaşandığı bir kent olmuş. Yeşil Bursa lakabını kaybedip beton bursa olmuş.	Trafiği iki yıl önce bıraktığımdan daha kötü-	Resmi bir iş için gittiğimiz Ankara yolundan merkeze ancak iki saatte ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/cocuk-bayrami-mi-o-da-ne-H1604940.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604973</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/doc-dr-ahmet-h-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Egemenliğin gölgesinde: 23 Nisan’ı anlamak</baslik>
    <metin>	Bazı günler takvimde bir tarih olmaktan öte, bir milletin hafızasını temsil eder. 23 Nisan da böyledir. Sadece bir bayram değil, bir iddianın ilanıdır: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Bu cümle, bir dönemin kapanışı, yeni bir çağın başlangıcıdır. Bugün ise kendimize şu soruyu sormak zorundayız: Biz 23 Nisan'ı gerçekten anlıyor muyuz, yoksa sadece hatırladığımızı mı zannediyoruz?	23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu, basit bir siyasi gelişme değildi. Bu, egemenliğin saraydan millete geçtiği andı. Bir yıl sonra bayram olarak ilan edildi. Ardından Himaye-i Etfal Cemiyeti bugünü çocuk bayramı olarak kutlamaya başladı. Ve nihayetinde Mustafa Kemal Atatürk bugünü çocuklara armağan etti. Burada çok derin bir anlam vardır. Egemenlik millete aittir, ama o egemenl...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/egemenligin-golgesinde-23-nisani-anlamak-H1604973.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604915</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Ermenilere taziye, CHP’ye mehter tepkisi</baslik>
    <metin>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 yılından bu yana her yıl düzenli olarak Ermeni toplumu için bu taziye mesajı yayımlıyor.2014 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 1915 olaylarının yıldönümüne bir gün kala yani tüm yurtta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlandığı günde Ermenice dahil dokuz dilde yapılan mesaj ve taziye açıklamasını yayınlandı.O yıl daha birçok ülke yöneticisi, Erdoğan'ı tebrik ve takdir mesajları yayınlamıştı.Başbakan Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin mesajını manşetlere taşıyan başta Associated Press, Wall Street Journal ve Washington Post olmak üzere ABD ve Avrupa basını yaptıkları yorumlarla, Haçlı dünyasının mutluluğunu dile getiriyor ve adeta Erdoğan'ı kahraman ilan ediyorlardı. Sayın Erdoğan 2014 mesajında 'Aynı dönemde benzer koşullarda yaşamını y...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/ermenilere-taziye-chpye-mehter-tepkisi-H1604915.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604914</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Aziz Karaca</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/aziz-karaca-2.jpg</fotograf>    
    <baslik>Her kesimden yükselen çığlıklar</baslik>
    <metin>	Bu kadar sağırlık fazla değil mi?	Toplumun her katmanından, her kesiminden ve her sektöründen arşa çıkan feryatlar ve çığlıklar yükseliyor fakat öncelikle toplumun kendisi duyarsız, umursamaz sonra da duyması gereken etkili ve yetkililer taş duvar rolündeler.	Bir toplumda sağırlığın, duyarsızlığın, umursamazlığın ve vurdumduymazlığın bu kadar yaygınlaşmış olması, neredeyse toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş olması pek hayra alamet değil.	Bu ülkenin başkentinde, Ankara'nın tam orta yerinde, iktidar kadrosunda görev alan neredeyse tüm bakanların ve Bakanlıkların gözü önünde günlerdir madenciler aç ve çıplak olarak feryat ediyorlar, çalıştıkları ürettikleri şirketten aylardır maaş alamadıklarını söylüyorlar hayret mi edelim, şaşıralım mı ne edelim?	Ankara duymu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/her-kesimden-yukselen-cigliklar-H1604914.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604909</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Sabrın fazileti hakkında</baslik>
    <metin>Sabır hakkında çok sayıda ilahi buyruk vardır. Sabredenler hakkında çeşitli müjdeler verilir. Bu konuda şu ayeti paylaşarak konumuza açıklık getirmeye çalışalım:"Yalnız sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir." (Zümer /10)Ancak sabrın mahiyeti hakkındaki sırlar pek az kimse tarafından anlaşılabilmektedir. İnsanlar başlarına gelen istem dışı olaylara çaresizliklerini anladıktan sonra mış gibi yapmanın sabır yerine geçeceğini zannetmekle en büyük yanılgıya düşmektedir.Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: "Esas sabır musibetin ilk başa geldiği anda gösterilmelidir." (Buhârî)Hz. Ali (a.s.) bu konuda önemli bir uyarıda bulunur:"Bir musibet gelince bundan dolayı elini dizine vuran kimsenin sevabı yok olmuştur."Sabrın fazileti konusunda, başka hiçbir şey olmayıp, sadece şu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/sabrin-fazileti-hakkinda-H1604909.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604908</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Soykırımı kim, kime yaptı</baslik>
    <metin>1900'lü yılların başlarıydı. Türk halklarının en meşakkatli yıllarıydı bu yıllar. Türkiye coğrafyasında gözü olan maksadına ermek için hiçbir şeyi gözü görmeyen önüne gelen çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, erkek ne olursa olsun bakmadan katleden cani ülkeler ve onların piyonu, oyuncağı olan Türk halkının içinde yaşayan, barınan, ekmeğini yiyen Ermeniler, Türk halkına akla sığmayan, gözle görülmeyecek kadar yürekleri dağlayan bir soykırım yapılıyordu.Osmanlının dağılmasıyla Türk milletinin daha kendini toparlamayacağını zanneden dış mihraklar ve içerdeki gayrimüslim olan hainler, Türk milletinin erlerinin yedi cephede kurtuluş mücadelesi verdiği zamanda nasılsa bir daha Türkler bağımsız olamazlar, bize de bu İngilizler, Ruslar, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlar bu coğrafyada bir devlet kurar ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/soykirimi-kim-kime-yapti-H1604908.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604904</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>ABD’den diplomasi maskeli kuşatma</baslik>
    <metin>	Ortadoğu'nun kronik gerilimi, 2026 yılı itibarıyla modern tarihin en karmaşık ve tehlikeli safhalarından birine evrilmiş durumda. Özellikle 28 Şubat sonrası ivme kazanan İran-ABD çatışması, sadece konvansiyonel bir askeri mücadele değil; aynı zamanda psikolojik harp, ekonomik abluka ve diplomatik manevraların iç içe geçtiği çok boyutlu bir satranç tahtasına dönüştü. 	İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Galibaf'ın açıklamalarında kristalleşen temel gerçek şudur: Batı, özellikle de ABD, "müzakere" ve "ateşkes" kavramlarını barışa giden bir yol olarak değil, rakibini hareketsiz bırakan stratejik birer silah olarak kullanmaktadır.	İran, Hürmüz'deki ablukayı bir savaş nedeni olarak görüyor	Uluslararası hukuk literatüründe bir ülkenin limanlarını kapatmak, gemiler...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/abdden-diplomasi-maskeli-kusatma-H1604904.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604903</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Fatıma Zehra Mumcuoğlu</yazar>
    <fotograf></fotograf>    
    <baslik>Türkiye’nin maden gerçeği ve Milli Ekonomi Modeli </baslik>
    <metin>	Atatürk İzmir İktisat Kongresinde alınan kararların beşinci maddesinde: "Türkiye halkı servet itibariyle bir altın hazinesi üzerinde oturduğuna vakıftır" diyor.	Sene 1923. Teknolojinin son derece az olduğu kısıtlı imkanlarla, savaştan çıkmış bir ülkede Atatürk sahip olduğu yeraltı zenginliğinden haberdar ve halkını da haberdar ediyor. Bu son derece önemli bir konu.	Günümüze geldiğimizde teknolojinin son derece gelişmiş olduğu ülkemizde halkımız bu zenginliklerden bihaber...	İktidar bunu gizliyor ama muhalefet de iktidara geldiğinde çözümü dışardan kredi bulmakta görüyor. Kendi kaynaklarından faydalanmaktan bahseden tek parti Bağımsız Türkiye Partisi.	Milletimiz kaynaklarından haberdar olsun diye ne yapmış Atatürk? MTA'yı kurmuş: Maden Tetkik Arama. Önce madenleri tespit ...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/turkiyenin-maden-gercegi-ve-milli-ekonomi-modeli-H1604903.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604902</no>
    <tarih>2026-04-26 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Nasıl bir gençlik? </baslik>
    <metin>	Bugün toplumumuza baktığımızda ciddi sosyal problemlerle karşı karşıya olduğumuz görülür. Özellikle gençliğimiz maalesef manevi tatminsizlik ve bunalımın pençesinde... 	Manevi tatminsizliğin neticesi olarak gençliğimiz, uyuşturucu ve alkol gibi bağımlılıkların pençesinde kıvranıyor.	Peki, neden böyle?	Unutmayalım ki genç insan, arayış içinde olan insandır. Bir sahada değil, bütün sahalarda böyledir. Şurası muhakkak ki; neyi arayıp bulması gerektiğini sorumluluk sahipleri bu gençlerimize göstermiyor. Bu vazifeyi basın yapacak, Milli Eğitim yapacak, aile yapacak... Dikkat edilirse, bu arayışın cevabı hiçbir tarafta yok.	Aranan, Allah olmasına rağmen, kimse kalkıp da, "Gelin ey kardeşler! Bizim aradığımız Yüce Rabb'ımızdır. O'na böyle gidilir" demiyor. Bir cadde gösteren, b...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/nasil-bir-genclik-H1604902.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604831</no>
    <tarih>2026-04-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Prof. Dr. Haydar Baş</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/prof-dr-haydar-bas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Önce insan demedikçe</baslik>
    <metin>	Prof. Dr. Haydar Baş'ın 06.07.2017 tarihli yazısıdır.	Etrafımızda hayatından memnun kimse kalmadı. Kimi yaşantısından, kimi hanımından ve evladından; kimi işinden, siyasetten?	Kısaca her şeyden şikâyetçiyiz. 	Öyle ki başa geçenler, kurumları düzeltmek istese de, hak ve hukuk dağıtmak gayesinde olsa da asıl problemi halledemedikleri için başarılı olamıyorlar.	Her zaman ifade ediyoruz. Önce insan meselesi çözülmelidir. İnsan, 'Hak adına ve kendi yararına' kazanılmadıktan sonra hangi kanunu, nizamı getirseniz, hangi düzenlemeyi yapsanız da işe yaramayacaktır.	Bugün gasp, hırsızlık, tecavüz, cinayet, yaralama, cinnet, uyuşturucu vesaire hayatımızın olağanı haline geldi. Cezalar caydırıcı olamıyor, tedbirler de yetersiz kalıyor.	Öyleyse önce bu kanunlardaki cezaya muh...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/once-insan-demedikce-H1604831.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604823</no>
    <tarih>2026-04-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Uğur Kepekçi</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/ugur-kepekci.jpg</fotograf>    
    <baslik>Bayramın en güzel yüzü: Çocukların gülüşü</baslik>
    <metin>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bu yıl da yurdun dört bir yanında coşku ve gururla kutlandı. Ancak bu büyük bayramın en anlamlı ve en içten yansıması yine çocukların yüzünde hayat buldu. Ellerinde Türk bayrakları, kimi zaman da Mustafa Kemal Atatürk'ün posterleriyle sokakları dolduran çocuklar, sadece bir bayramı değil, aynı zamanda bir milletin geleceğe olan inancını temsil ediyordu. Gözlerindeki ışıltı, kahkahalarındaki saflık, bu toprakların yarınlarına dair en güçlü mesajdı.Okullarda gerçekleştirilen gösterilerde çocukların neşesi adeta dalga dalga yayıldı. Renkli kıyafetleriyle sahneye çıkan minikler, söyledikleri marşlarla okudukları şiirlerle yalnızca eğlenmekle kalmadı; aynı zamanda milli birlik ve beraberliğin en güzel tablosunu ortaya koydu. Bu bayramın çocuklara ar...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/bayramin-en-guzel-yuzu-cocuklarin-gulusu-H1604823.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604808</no>
    <tarih>2026-04-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Cem Bürüç</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/cem-buruc.jpg</fotograf>    
    <baslik>G20 gölgesinde Rusya'dan Almanya'ya enerji freni</baslik>
    <metin>	Küresel enerji dengeleri hiç olmadığı kadar hassas. Savaşlar, yaptırımlar ve siyasi gerilimler artık sadece diplomasi masasında kalmıyor; doğrudan vatandaşın cebine, yakıt fiyatlarına ve günlük hayata yansıyor. Son gelişme de bunun açık bir örneği: Rusya, Kazakistan üzerinden Almanya'ya yapılan petrol sevkiyatını 1 Mayıs 2026 itibarıyla durdurma kararı aldı.	 	Bu karar ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi sunulsa da arka planda daha karmaşık bir tablo var. Çünkü enerji artık sadece ekonomik bir ürün değil; aynı zamanda güçlü bir siyasi araç.	 	Teknik mi, siyasi mi?	 	Rus yetkililer, özellikle Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, bu kararın teknik nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade ediyor. Gerçekten de Ukrayna savaşının enerji altyapısı üzerinde ciddi etkileri oldu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/g20-golgesinde-rusyadan-almanyaya-enerji-freni-H1604808.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604807</no>
    <tarih>2026-04-25 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Murat Çabas</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/murat-cabas.jpg</fotograf>    
    <baslik>Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe</baslik>
    <metin>	23 Nisan 1920, sadece bir meclisin açılış tarihi değil; bir milletin kendi kaderini bir şahsın dudakları arasından alıp, kendi ellerine mühürlediği değişim günüdür. 	Bu yıl 106. yılını kutladığımız Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ilkesini dualarla ve Kur'an-ı Kerim tilavetleriyle tarihin sinesine kazıdığı mukaddes bir dönüm noktasıdır. 	Bu tarih, Osmanlı'nın son demleri ile genç Cumhuriyet arasındaki o kilit kapının ardına kadar açıldığı andır.	Meşruiyetin gerçek kaynağı milli iradedir	16 Mart 1920'de İstanbul'un işgal edilmesi, fiilen bir devrin kapandığının ilanıydı. İstanbul hükümetinin tamamen devreden çıkmasıyla birlikte Atatürk, meşruiyetin kaynağını sadece ve sadece millette görmüştür. 	...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/monarsiden-milli-iradeye-gecmisten-gelecege-H1604807.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604749</no>
    <tarih>2026-04-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Gökhan Demir</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/gokhan-demir-3.jpg</fotograf>    
    <baslik>Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır</baslik>
    <metin>Sevgili Peygamberimiz âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.a) bir hadis-i şerifte (s.a.) "Birlikte rahmet, ayrılıkta ise azap vardır." (Münâvî, III, 470) buyurmuş, diğer bir hadislerinde de "Bölücülük yapan, bizden olamaz." ikazında bulunmuşlardır. Birlikten güç, ayrılıktan felaket doğar. Birlik ve beraberlikten murad, gönüllerin birliği, hedeflerin ortak olmasıdır."Şeytan, insanın kurdudur. Tıpkı sürüden ayrılan koyunu kapan kurt gibi. Sakın gruplara bölünmeyin. Cemaatten, toplumdan ve mescitlerden ayrılmayın!" buyurmuşlardır. (Ahmed, II, 400; V, 335; Hâkim, I, 73/59)Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan bu günlerde birleştirici olmak zorundayız. İslam dini bireyselliği, egoistliği reddeder. Aksine birliği beraberliği emreder. Beraberliği bırakıp bireysel hare...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/birlikte-rahmet-ayrilikta-azap-vardir-H1604749.htm</link>
</yazi>
<yazi>
    <no>1604743</no>
    <tarih>2026-04-24 00:00:00</tarih>
    <kategoriler>Yazar yazıları</kategoriler>
    <yazar>Akın Aydın</yazar>
    <fotograf>https://www.yenimesaj.com.tr/resimler/yazarlar/akin-aydin-5.jpg</fotograf>    
    <baslik>Numan Kurtulmuş’tan tarihi 'BOP' itirafı</baslik>
    <metin>Ülkemiz gündemi o kadar değişken ki, TBMM ve Öcalan'a umut' komisyonu başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'un 'BOP' vurgusu gündeme bile gelmedi.Parlamento muhabirleriyle bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Büyük Ortadoğu Projesi'nin ne anlama geldiğini görmeden İsrail'in bu saldırgan hedeflerini anlamak mümkün değildir. Eğer Ortadoğu'da siyaset yapıyorsanız Büyük Ortadoğu Projesi'nin bütün teferruatını da çok iyi anlamak durumundasınız." dedi.Sayın Kurtulmuş bu açıklamayı neden yaptı, bilemiyorum ama bu vurgu hem tarihi bir itiraf hem de son 25 yılın özetidir.BOP'un ne olduğunu Devlet Bahçeli, açıklamıştı"Sayın Erdoğan, sen değil misin 32 yerde 'BOP eş başkanıyım' diye övünen? Bu proje. Müslüman coğrafyasını kan gölüne çevirme projesidir. Sen bu kanlı projenin neresindesin? Bu...</metin>
    <link>https://www.yenimesaj.com.tr/numan-kurtulmustan-tarihi-bop-itirafi-H1604743.htm</link>
</yazi>
</xml></rss>