HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Yaratılış gayemiz kulluk

06.09.2009 00:00:00
Ramazan ayı dolaysıyla şu hususu da çok iyi görmek lazım: Bazen niçin yaratıldığımızı unutuyoruz. Bazı şeylerin cevabını kendi mantığımızla, ölçülerimizle verirsek yanılabiliriz. Tarihte böyle olmuştur.

 

İnsanlar, birtakım kararları kendiliğinden verme durumunda olmuş ve bu kararlar istikametinde amel ettikleri, icraatta bulundukları için de maalesef helak olmuşlardır. Şimdi günümüzün insanı, aynı kararı, ortada Kur'an-ı Kerim mevcut iken verirse, aynı badireye düşmesi mukadder ve muhakkak olur. Binaenaleyh bu sorunun cevabını biz Kur'an-ı Kerim'e bakarak vereceğiz. Niçin yaratıldık? Neden varız? Bizim bir varoluş sebebimiz var. Hemen Kur'an-ı Kerim'e baktığımız zaman Cenab-ı Hak, "Ben insanları ve cinleri ancak Bana ibadet etmeleri için yarattım" (Zariyat, 51/ 56) buyuruyor.Yani insanın dünyaya geliş maksadı, bir başka ifadeyle yaratılış sebebi, insan gibi cinlerin de yaratılmasının esrarı Allah'a kulluktur, ibadettir. Onun için kullukta ne derece ileri giderse insan, o derece kıymetli, ne kadar geri kalırsa o ölçüde insan olmaktan çok uzak olur. Bu insan çok şeye malik olabilir, zengin olabilir, üstün bir teknik ve teknolojiye sahip olabilir. Ama aydın olamaz. Medeni olamaz.Medenilik, aydınlık, modernlik, insanın Cenab-ı Hakk'ın vasfettiği sıfatlara kavuşması ile mümkündür. İnsan olmasıyla mümkündür. Peki insan nasıl olunacak? İnsan, insanda mevcut olan vasıfların, hasletlerin öne çıkmasıyla insan olur. Merhametlidir, şefkatlidir, rikkat ehlidir, adaletlidir, izzet sahibidir, iffet sahibidir, haya ehlidir.Şimdi öyle bir model ki bu, buna baktığınız zaman onun yanında, kurtla koyun bile rahat geçinir. Şayet günümüzün dünyasında adaletsizlikler var ise bu, insan tipinden, kısacası bu Müslüman tipinden dünya mahrum olduğu içindir. Hz. Ömer'in döneminde Ammar fethediliyor. Hz. Ömer ağlıyor. "Ya Ömer! Senin bayram etmen lazım. Bak Ammar fethedildi. İran düşüyor. Nedir bu halin?" denilince, Hz. Ömer'in (ra) verdiği şu cevaba bakın: "Nasıl ağlamasın bu Ömer? Ömer'in sorumluluğu arttı. Dün Ömer'in tasarruf ettiği saha bu kadardı. Şimdi daha genişledi. O beldede, herhangi bir köyde, bir koyun veya keçi eski, yıkık bir köprüden düşer de, yarın Rûz-i Mahşer'de; 'Ömer'in tasarruf ettiği beldede yapılmayan bir köprüden düşüp bacağımı kırdım. Şimdi hakkımı ondan istiyorum' derse ben ne cevap vereceğim?"Ömer bunu düşünüyor. Onun için ağlıyor." İnsanlık budur işte, medenî olmak budur.

HİKMETİN SIRLARI / Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Ramazan Sohbetleri

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.09.2008, 06.09.2007, 06.09.2006, 06.09.2005, 06.09.2004, 06.09.2003, 06.09.2002, 06.09.2001, 06.09.2000, 06.09.1999, 06.09.1998, 06.09.1997, 06.09.1996, 06.09.1995, 06.09.1994, 06.09.1993, 06.09.1992, 06.09.1991, 06.09.1990


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.