HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 MAYIS 2021, PAZARTESİ

Yine Diyanet

05.09.2001 00:00:00
Dün Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın "Müslüman olmayanların da cenaze namazı kılabileceğine" dair tarihi görüşünü nakletmiştik.

Bugün konumuz yine Yılmaz. Yine onun bir yerlere yaranmak için yaptığı tarihi hatalardan biri.

Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumun dini ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli icraatları yerine iktidarın siyasi taleplerini uygulamayı baştacı yapan bir kurum hüviyetine büründü.

Çoğu zaman siyaset dinin yerine geçti. Kurumun siyasetten uzak olması gereken kimliği, siyasetle kurumsallaştı.

Geçen hafta bütün camilerde okunan Cuma hutbesi bunun en bariz örneği. Cuma hutbesinde cemaat döviz kullanmayı bırakmaya, milli paramız olan TL'ye dönmeye davet ediliyordu.

Bu talepler bizim de yıllardan beri yazdığımız ve Türkiye'nin bekası için zaruri gördüğümüz talepti.

İyi de bu duyurunun yapılacağı yer cami mi olması lazım?

Türkiye'de ekonomiyi cami cemaati mi batırdı, Türk Lirasını dünyanın en değersiz parası haline o cemaat mi soktu, doların değerini habire yükseltmek için o cemaat mi devalüasyon yaptı ki, hutbeyi onlara okuyorsunuz?

İktidarın küresel ekonomi uyguluyoruz diyerek, IMF'nin dayattığı kokuşmuş politikaların pisliğini cami cemaatinin yüzüne okuduğunuz hutbeyle temizleyeceğinizi mi sandınız?

Sayın Başkan, ekonomiyi ve TL'yi batıran politikacılardan size gelen bu hutbe talebini kurumun onuru ve etik açısından reddetmeniz gerekmez miydi? Bu hutbe siyasi amaçlı bir hutbe değil mi?

Dini siyasete neden alet ediyorsunuz? Bu, laikliğin ihlali değil mi?

Eğer böyle bir hutbe okuyacaksanız bu hutbenin okunacağı kişiler ülkeyi bu hale getirenler olmalı. Bülent Ecevit'i, Derviş'i, Bahçeli'yi, Mesut Yılmaz'ı, spekülatör bankacıları, batık bankaları 15 milyar dolar hortumlayan sahiplerini kapatın Kocatepe Camii'ne, isterseniz 24 saat boyunca okuyun TL hutbesini!

Ülkeyi küresel ekonomi, IMF politikaları diyerek batıran, doları putlaştıran bunlar zira!

Kaldı ki "TL hutbesi" ülkenin AB ile bütünleşme politikalarına da çok aykırı.

Türkiye'nin bugünkü siyasi kadroları, AB'ye girmeyi temel gaye olarak belirlemişler. Kopenhag Kriterleri, Ulusal Program, Gümrük Birliği diyerek Avrupa Birliği'nin bütün taleplerini yerine getirmek çabasındalar.

Avrupa Birliği 4 ay sonra ortak para birimi olan "Euro'ya" geçiyor. AB'ye üye ülkeler milli paralarını bırakarak, bu ortak para birimini kullanacaklar. Türkiye AB'ye üyeliği isteyerek kendi parasının da "Euro" olmasını kabul ediyor demektir. Hatta eğer, şu anda AB üyesi olsa idik, bizim milli paramız yerine biz de 4 ay sonra "Euro"yu kullanmaya başlayacaktık.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'a soruyorum:

Türkiye'nin temel hedefini AB'ye girmek ve milli paramızı Euro'ya çevirmek olarak belirleyen politikacıların "sizi, kurumunuzu ve dinimizi" kullanarak "ey millet döviz kullanmayın, TL kullanın" şeklindeki ikiyüzlü duyurusunu camilerde okutarak bu kirli oyuna neden alet oldunuz?

Size bu hutbeyi okutanlar Türk bayrağının ay yıldızını, Avrupa Birliği'nin oniki yıldızı ile değiştirmek çabasındayken, Türk Lirası yerine Euro'yu getirmek için uğraşırlarken, neden bu kirli siyasi talebe uydunuz?

On sene sonra, varsayalım Avrupa Birliği'ne girdik; o zaman halkı AB şartlarına ısındırmak için aynı politik çevrelerin "AB ile uyum için Euro kullanmamız şart, ey cemaat!" şeklindeki hutbe taleplerine de "evet" mi diyeceksiniz.

Türkiye'nin en güzide, en siyasetten uzak kurumu olması gereken Diyaneti bu hale getirenlerin dileriz vicdanları sızlar.

Dileriz gazetecilerin hatırı için, dinin temel farzlarından birini rafa kaldıran, siyasetçilerin hatırı için politik hutbeleri camilerde okutan bu Diyanet ayıbını bir daha yazma gereği duymayız.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.