HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 TEMMUZ 2021, CUMARTESİ

Yuh sizin medya anlayışınıza!

27.09.2001 00:00:00
Batılı olmak, Batı gibi olmak, Amerika ile birlikteliği bozmamak demek illa onların bütün bulaşık işlerinde beraber olmak, bütün bataklıklara birlikte girmek demek midir, Allah aşkına? Bu ne biçim mantık!

Tamam teröre karşı ortak işbirliği şart ama (ki bunda bile nasıl dışlandığımızı dün aktarmıştım) Sezar'dan fazla Sezar'cı olmak, Amerika'dan çok savaşı istemek de ne oluyor? Bu ne biçim medya mantığı?

Televizyonlar, gazeteler adeta çıldırmış. Canlı yayınlarda spikerler adeta savaş çığırtkanlığı yapıyor. Afganistan'ın nereden, nasıl, niçin vurulması gerektiği anlatılıyor, krokilerin, haritaların, silah görüntülerinin gölgesinde. Teröre darbe vurmak yerine, bir ülkeye darbe vurmak, hatta bir kaç ülkeye darbe vurmak, bir kaç ülkeyi imha etmek, yakmak yıkmak gerektiğinin propagandası yapılıyor.

Gazeteler, gazeteciler, televizyoncular çıldırmış. BBC'den, CNBC'den, CNN'den bir adım daha öndeler Amerikancılıkta.

ABD Başkanı Goerge W. Bush bile takiyye icabı bile olsa "Bizim işimiz teröristlerle. İslamiyet barış dinidir, Müslümanlarla sorunumuz" yok demişken, bizim Türk TV'lerinde Pakistan'dan, Afganistan'dan geçilen görüntülerde "Müslümanların nasıl terörist olduğu" anlatılıyor.

Büyük bir zevkle, iştahla, hararetle, gözleri yuvadan fırlatan bir sevinçle anlatılıyor. Kur'an okuyan çocukları gösteriyorlar ekranda, sonra da "işte bunlar terörist eğitim görüyor" diyorlar bangır bangır bağırarak. Kamera Kur'an'ı zumluyor, Kur'an'ı hıfzeden 6-7 yaşındaki çocukları gösteriyor çok bilmiş program yapımcısı Bereketsiz Miktat, "işte bunlar terörist olacak" diye bağırıyor ekranda.

Bir yanda bebek yaşta çocuklar, bir yanda Kur'an, bir yanda terör. Arslan yürekli Miktat 15 sene sonra o çocukların terörist olacağını şak diye biliyor! Ortada ne silah, ne bomba, ne mayın; sadece Kur'an, sadece çocuklar. Ve bir medrese.

Bizim beyinleri satılmış, Amerika'dan fazla Amerikancı gazeteciler Bush kadar saygılı olamıyorlar İslam'a karşı, Kur'an'a karşı, içlerinde amansız bir kin, dipsiz bir nefret var.

"Bir insanı öldüren bütün kainattaki insanları öldürmüş demektir" diyen bir dinin yüce kitabını okuyan bir Müslüman, adam vuracaksa, teröre karışacaksa o bu cinayetin hesabını elbette verecek ruz-i mahşerde. Bunun dinle, Kur'an'la ne alakası var?

Medya çıldırmış, insafını, ahlakını, iz'anını kaybetmiş. Teröre karşı yapmaları gereken yayınları gizli ve sinsi perdelemeyle "sakal, Kur'an, medrese" gibi görüntüler eşliğinde İslam'a karşı yönlendirmişler.

Daha 1 hafta önce Detroit'teki FBI merkezine gelen bir terörist, binadaki bir görevliyi silahla saldırıp ağır yaralıyor. Olayı yapan bir ABD vatandaşı. Bir Hıristiyan. Adı David Serra. Türk ve dünya basınından hiç kimse "Hıristiyan bir terörist FBI'yi bastı" demiyor. Şuurunu yitirmiş ve İsrail enformasyonuyla beyni yıkanmış Türk medyası bu olayı "Hıristiyanî terör" diye duyurmuyor. Hatta hiç duyurmuyor! Varsa yoksa sakallar, Kur'an'lar, çocuklar, Müslüman teröristler.

Yazık size, yuh size! İçinden çıktığınız bir milletin dinine bu kadar garez olur mu? Bu kadar Kur'an hasımlığı olur mu?

Türkiye'de Kur'an-ı Kerim Milli Eğitim'in kontrolünde ve İmam Hatip Liseleri'nde okutulur. Bu liselerden mezun olan yüzbinlerce insan var toplumda. Ve bir gerçeği söyleyelim size dudak uçuklatan: Bugün cezaevlerinde yatan mahkumlar arasında, adam öldüren, hırsızlık yapan, ırza geçen, gasp eden şunu yapan bunu yapan, binlerce mahkum arasında 1 tane bile İmam Hatip mezunu yok. Kur'an'ı öğrenen insanlar aldıkları köklü dinî terbiye ile suçtan, terörden uzak duruyorlar.

TV'ler, Kur'an'ı öğrenen insanların kendi ülkelerindeki böyle olağanüstü şeref abidesini yansıtmak varken, Pakistan'da, Afganistan'da Kur'an okuyup sözümona terörist olan insanların peşine düşüyorlar.

Terörü İslam'a yaftalamak için çılgın bir soysuzluk yarışına giriyorlar.

Özünü kaybetmiş, değerlerini yitirmiş, kafasını Batı'ya teslim etmiş aydın güruhlarının fırsat bu fırsattır diyerek başlattıkları sinsi bir "Terör-İslam" ilişkisi bombardımanıdır yaşadığımız.

Bunlar dışarıya öyle bağlanmışlar ki, bağlılık hayranlığa dönüşmüş, hayranlık tapmaya varmış. Kendilerine ait geleneksel değerlere saldırdıkça behimî bir zevk alıyorlar.

Beni savaştan çok bu utanç verici medya mantığı, bu utanç verici görüntü bombardımanı, bu terör-İslam irtibatlandırması yıkıyor.

Savaşın giderek kapımıza dayandığı şu günlerde, içimizden birilerinin bize ait değerlere açtığı sinsi savaş beni yıkıyor.

Kahroluyorum.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.