Bugün 19 Mayıs, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı…

19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basarak İstiklal Mücadelesi’nin meşalesini yakan ulu önder Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Türk Gençliğine emanet ettiği gün…

Kendisini ve de silah arkadaşlarını rahmetle anıyoruz. Atatürk’ü anmak, onu hayırla yad etmek, ona rahmet okumak her Müslüman Türk’ün vazifesidir. Çünkü o olmasaydı, o 19 Mayıs’ta Samsun’a ayak basarak Milli Mücadeleyi başlatmamış olsaydı bugün bizler bu topraklar üzerinde yaşıyor olmayacaktık.

Bayrağımız dalgalanıyorsa, ezanlar yurdun dört bir yanında okunabiliyorsa, camilerimizde, evlerimizde gönül rahatlığı içinde ibadet yapabiliyorsak, bu topraklarda karnımızı doyurabiliyor, nefes alıp verebiliyorsak bunu ona borçluyuz.

Atatürk o kadar güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti kurdu ki, o kadar sağlam temeller üzerine sapasağlam bir bina kurdu ki, yıllardır “dahili ve harici bedhahlar” onu yıkmaya çalışıyorlar ama bunda muvaffak olamıyorlar. Prof. Dr. Haydar Baş’ın ısrarla vurduladığı gibi, “Atatürk vatandır, Atatürk devlettir, Atatürk millettir, Atatürk bu milletin inancıdır.”

Yine Sayın Baş’ın ifade ettiği gibi, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması, en çok Yunan’ı rahatsız etti. Marmara ve Ege Bölgesi’nde Yunan askeri devlet kuracaktı. Bunlar bir anda ellerinden çıktı gitti. Batı Trakya yok, Ege yok, İzmir yok… Bunu kim yaptı? Mustafa Kemal… Elbette Yunan’ın gözünde bunu yapan adam haindir. Bir Türk evladının gözünde ise bunu yapan bir mücahittir, bir kahramandır. İşte bugün ona dinsiz diyenler de Yunan kafasıyla, Yunan istihbaratıyla hareket eden insanlardır.”

Sayın Baş, İzmir’de yaptığı konuşmada “Yunan istihbaratından sonra Mustafa Kemal’in aleyhinde en çok dedikodu ve fitne üreten ikinci cephenin İngiliz istihbaratı olduğunu” söyledi. Türkiye’de Atatürk aleyhinde ileri geri konuşanların da ya bedava ya da paralı bir şekilde bu Yunan ve İngiliz istihbarat örgütlerinin ajanlığını yaptığını belirtti.

Zaten dikkat edin bu iftiracıların söylemlerine, Atatürk’e, ailesine dil uzattıktan sonra Yunan işgalini savunuyorlar, ceplerinde İngiliz pasaportu taşıyorlar, ABD’nin ülkemizin topraklarını da hedef alan Büyük Ortadoğu Projesi’ne “Allah’ın büyük bir nimeti” diyorlar. Yani Haçlı’ya toz kondurmuyorlar ama ömrü Haçlı ordularına karşı İslam safında mücadeleyle geçmiş, İngiliz’in, Yunan’ın, Fransız’ın, İtalyan’ın işgal projelerini devre dışı bırakan, Lozan’da Türk milletini “Müslüman olan herkes” diye tanımlayan Atatürk’e demediklerini bırakmıyorlar.

Cenab-ı Hak, Kur’an’ında Müslüman’a şefkatli, düşmana karşı da şiddetli olmamızı emrediyor. Hayatı boyunca bu emrin gereğini yerine getiren Atatürk dinsiz; Yunan ve İngiliz yani Haçlı işgalini savunanlar ise Müslüman, bu ne saçmalıktır böyle! Yıllardır milleti kandırdılar durdular.

Ama şu bir gerçek ki, asıl suç bu İngiliz ve Yunan ajanlarını konuşturan milletimizdedir. Bizleri bağımsızlığı emanet eden, bizleri bir millet yapan, kurduğu devletle, orduyla bizleri koruma altına alan Atatürk’ü gerçek yönleriyle, belgeleriyle açıklayan Prof. Dr. Haydar Baş’a sırt döndünüz; onun hakkında ileri geri konuşanları baş tacı ettiniz. Bugün yaşadığımız zifiri karanlık tabloyla alakalı Prof. Dr. Baş şu önemli ifadeyi kullanmaktadır: “Cenab-ı Hak, Mustafa Kemal Paşa’ya sahip çıkmadığımız için bugünkü sıkıntıları aklımızı başımıza alalım diye verdi.”

Prof. Dr. Haydar Baş, Osmanlı arşivleriyle birlikte Atatürk’ün hem anne tarafından hem de baba tarafından Hz. Peygamber’in (s.a.v.) torunu olduğunu ispatlıyor; ama bu iftiracılar dini de kullanarak, Atatürk’ün kendisine, annesine ve babasına ağza alınmadık laflar söylemeye devam ediyorlar. Sizin gerçekten hakaret etmek istediğiniz Atatürk mü yoksa onun Dedesi Hz. Resulüllah mı? Siz neyi kimi hazmedemiyorsunuz?

Hadi belgeleri bilmiyordunuz da, ileri geri konuşuyordunuz, belgeler önünüze konulduktan sonra da iftiralarınıza devam etmeniz sizin kimliğinizi daha net deşifre ediyor. Gerçi Atatürk Hz. Peygamber’in soyundan olmasaydı bile yaptıkları, ortaya koyduğu tarihi mücadele, hayatı bizlerin onu takdir etmemizi gerektiriyor.

Diğer bir husus ise, Osmanlıcılığı dillerinden, Osmanlı fesini de başlarından düşürmeyenlerin durup durup hakeret ettikleri Atatürk, Osmanlı arşivlerine göre Hz. Peygamberin torunu ve de bir Osmanlı paşası… Osmanlıcılıkta samimiysen Atatürk’ü baş tacı etmen gerekir.

 Bir gerçek daha var ki, Prof. Dr. Haydar Baş’ın ifade ettiği gibi, yok olmaya yüz tutmuş, paramparça olmuş bir milleti yeniden şaha kaldırıp güçlü bir devlet kurabilmek ancak Ehl-i Beyt soyundan gelen bir kişiye nasip olabilecek bir başarıdır.

İşte o da Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk’ün, 19 Mayıs’ı hediye ettiği ve de bundan da önemlisi Türkiye Cumhuriyeti’ni müdafa ve muhafaza görevi verdiği Türk Gençliği, bu görevini hakkıyla başarabilmesi için, gerçek Atatürk’ü iyice öğrenmeli ve onun izini takip etmelidir. Bu iş sloganla da olmaz.

Onun izini takip etmek, “Ben Mustafa Kemal’in ayak izlerine basarak ilerliyorum” diyen, çözümleriyle, projeleriyle de bunu ortaya koyan “Hoca Atatürk” Prof. Dr. Haydar Baş’la beraber olmakla mümkündür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100