Yazının başlığı çok komik ama Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi aynen böyle buyurdu: “Sanayide çalıştıracak vasıfsız işçi bile bulamıyoruz. Son bir ayda ihracatçı sayısı iki bin kişi daha arttı. Türkiye’de 67 bin kişi ihracat yapıyor. Bırakın ara elemanı vasıfsız işçi bile bulup çalıştıramıyoruz.”
Tabloya bakın: Her taraf ihracatçı kaynıyor! Fabrikalar cayır cayır çalışıyor! Çalıştıracak işçi bile bulamıyorlar!
E o zaman habire tırmanan işsizlik rakamlarını neye bağlayacaksınız?
Eğer çalıştıracak işçi bulamıyorsanız bu da ayrı sorun. Siz ağır sanayi şartlarında çalıştıracağınız işçilere 1400 TL ücret verirseniz, elbette çalıştıracak işçi bulamazsınız.
Açlık sınırının 1500 lira, yoksulluk sınırının 5000 lira olduğu bir ülkede asgari ücret vererek insanları açlık ötesi bir sefalete mahkûm edip “işçi bulamıyoruz” deme hakkınız yok.
Geçen gün bir arkadaşımın yanında otururken yanımıza gelen bir tanıdığına “ne iş yaptığını” sordum.
Verdiği cevap şok ediciydi:
“İddia oynuyorum!”
Türkiye’de iddaa oynamak yani spor müsabakalarının galibiyet ya da mağlubiyet gibi değişik sonuçları üzerinden kumar oynamak bir meslek halini aldı!
Ne iş yapıyorsun?
İddaa oynuyorum!
TİM Başkanı, bu ülkede hangi sosyolojik, ekonomik ve siyasi sebeplerden dolayı gençlerin bir İddaa bayiine gidip akşama kadar o kupon senin bu kupon benim şeklinde bir sinsi kumar alışkanlığının cenderesine kapıldığını araştırarak, “neden sanayide çalışacak işçi bulunamadığını” sorgulamalı.
Tabi eğer ortada bir sanayi varsa!
İnsanlar neden İddaa kapılarında, Milli Piyango biletlerinde, at yarışlarında gelecek arıyor diye sorgulamalı.
Ne garip, tam da bugünlerde Meclis’ten bir yasa çıktı. Önceki gün çıkan bu yasaya göre Helal Akreditasyon Kurumu kurulacak. Bu kurum Türkiye’de helal üretim yapan kurumlara akreditasyon verecek.
Gülsek mi ağlasak mı bilmiyoruz.
Devlet bir taraftan domuz etini kasaplık et statüsüne alıyor, zinayı suç olmaktan çıkartıyor, İddaa diye “büyük bir kumarhane işletmesi kurduruyor”, Cumhuriyet tarihinin en büyük faiz ödemelerini yapıyor, sonra da “helal sertifika verecek” bir kurum oluşturuyor!
İyi de önce “kendi yaptıklarına” bir helal-haram sertifikası versin de diğer kurumlara ondan sonra sıra gelsin.
Hülasa TİM Başkanı’na demem o ki, Sayın Başkan siz gerçek anlamda bir sanayi ve ihracat ağı oluşturursanız, işçilerinizi açlığa mahkûm etmeyecek bir gelir düzeyi sağlarsanız, gençlerin İddaa denilen kumarhanelerden çıkmasının bir devlet politikası sonucu olacağını haykırırsanız ve bunca harama bulaşmışken helal sertifika fıkralarıyla oyalanmanın çok komik kaçtığını söyleme cesareti gösterirseniz “ekonomiye gerçek anlamda büyük hizmette” bulunmuş olursunuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Theold 2017-11-03 15:42:33

Birakin asgari ucreti verdikleri öğlen yemegini köpekler bile yemez.yazik

Avatar
Theold 2017-11-03 22:11:44

Memleket hali...yorumsuz yorumlar.yuh olsun.ohh da olsun.

banner100