Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi'deki Türkiye-Rusya-İran zirvesinin ardından Türkiye'ye dönerken, Suriye ile bundan sonra nasıl bir izleneceğine dair önemli ipuçları verdi. Erdoğan, “Ankara-Şam arasında daha yakın bir temas, ortak çalışma ihtimali düşünülebilir mi?” sorusunu “Siyasetin kapıları, malumunuz, son ana kadar her zaman açıktır” diye cevapladı.
Bunun anlamı şudur: Türkiye, çok yakın biz zamanda Suriye ile diplomatik temas kurmayı deneyecek, elçiliklerin karşılıklı olarak açılması gündeme gelecek.
“Katil Esad, zalim Esad, cani Esad” söylemleri artık bitti.
“Esad gitsin” yerine ‘kapılar açık’ dönemi başladı.
Tabi, Beşar Esad, Türkiye’den gelen bu yeşil ışığa, Rusya ve İran’ın baskıları olsa da sıcak bakacak mı, geçmiş 6 yılın kan deryasını unutacak mı bilemeyiz ama kesin olan bir şey var:
Suriye-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor.
Türkiye’nin bütün politikaları çöktü.
Türkiye için geçen 6 yıl ‘korkunç kayıplarla dolu’ (tabi Suriye için çok çok daha korkunç kayıplarla dolu) yıllar oldu.
Komşularımızı kaybettik, sınır güvenliğini kaybettik, dış politikadaki güçlü duruşumuzu, yurtta sulh cihanda sulhun büyük getirisini kaybettik.
Asker kaybettik (sadece El Bab’ta 70’den fazla asker), şehirlerimizin güvenliğini kaybettik (füze saldırıları sonucu Kilis alenen savaş ve göç bölgesi oldu).
 İhracatta Ortadoğu pazarını kaybettik(Suriye, Irak, Mısır, Yemen, Libya...).
4 milyon mülteciye harcadığımız 30 milyar dolarla, bir ülke bütçesi büyüklüğünde meblağı yanlış dış politikaların sonucu olarak heba ettik.
Türkiye’yi terör örgütlerinin cirit attığı bir ülke haline getirdik.
Suriye’de, Esad’ın devrilmesi gibi, uçuşa yasak bölge oluşturulması gibi, güvenli bölge tesis edilmesi gibi, ortak askeri harekât gibi, Rakka’ya girmek gibi, hiç olmazsa Halep’te, Bayırbucak’ta kontrolü sağlamak gibi, gibi, gibi “hiç bir talep, öngörü ve stratejimizi kabul ettiremedik.”
Sonuçta Esad, babalar gibi savaştı, ülkesine çöken terörist şebekeleri birer birer tepeledi, adım adım zafere ulaştı ve nihayet barış masasına muzaffer bir komutan olarak oturmaya doğru gidiyor.
Türkiye ise BOP’a bağlanmanın feci sonucunu yaşıyor.
Erdoğan’ın “katil Esad” söyleminden ‘siyasetin kapıları sonuna kadar açık’ cümlesi bu sürecin acı hikâyesidir yaşanan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 2017-11-25 11:51:40

kirli bir savas sona erdi. ölenler öldü gitti ama bunun bir hesabi olacak elbet ahirette

Avatar
Erdal 2017-11-27 10:26:19

i̇nşAllah herkes gafletten uyanır da barışırız. i̇nşAllah bir daha kardeş kavgası yaşanmaz. bir daha da batının oyununa gelmeyiz.

banner122

banner121