Tarih her geçen gün baştan yazılmaya devam ediyor.
Yıllarca Cennet mekan diye andığımız, bize evliya, Allah’ın halifesi olarak tanıtılan padişahlar ve özellikle Fatih Sultan Mehmet’in aslında İslami bir yaşantısının olmadığına şahit oluyoruz.
Tarihçi İlber Ortaylı’nın ‘Türklerin Tarihi’ isimli kitabında Fatih Sultan Mehmet’le ilgili yazan çarpıcı gerçekleri sizlerle paylaşarak yalanlarla dolu tarihimizi telafi etmek boynumuzun borcu.
Kaynaklarda Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a girdikten sonra kendisini daima “Roma topraklarının efendisi”, “Rum tahtının sahibi” olarak ifade ettiğine şahit oluyoruz. Yani kısacası Fatih Bizans’ı yıkmak yerine onun başına geçmeyi tercih etmiştir.
Burada Osmanlı Devleti’nin ifade edilen gibi İslam devleti olmadığını görmek gerekir. Hatta Fetih sonrasındaki fermanlarda şehrin ismi için Konstantiniyye ismi kullanılmaya devam edilmiştir. İstanbul’un ismi yasal olarak 1930’da Atatürk döneminde değiştirilmiştir.
Bu manada Fatih’in gayrimüslimlere olan ilgi ve alakasına da dikkati çekmek gerekir.
Franz Babinger’in tasvirine göre, 6 Ocak 1454’te Roma Katoliklerinin ünlü Georgios Scholarios’a patriklik unvanı verildi. Ghennedios adını alan patrik bizzat saraya davet edilmiş ve Fatih Sultan’la yemek yemiştir. Buradaki önemli nükte, Fatih Kanunnamesinin protokol esasına göre veziriazamının dahi kendisiyle yemek yemesinin mümkün olmamasıdır.
Fatih özel davetlisi Ghennedios’a patrik asası verdi ve tarihte hiçbir patriğin görmediği bir şekilde iltifat etti. Bir müddet sonra çıkan emirname ile 16. yüzyılda yaşayan bu inanıştaki Araplar patrik Ghennedios’a bağlandı. Fatih kendisini bütün dinlerin hükümdarı olarak ifade etmiştir. Ghennedios’a Hıristiyan dini üzerine bir kitap yazmasını emretmiştir. Sonrasında Musevilerle de ilişkilerini geliştirerek şehre baş haham tayin etti.
Devrin hümanistleriyle de yakından ilgilenen Fatih örnek olarak Venedikli ressam Gentile Bellini’yi sarayda ağırlamıştır. Yine tarihi kaynaklarda, annesi Despina adında bir Hıristiyan olan Fatih Sultan Mehmet’in döneminde Müslümanların hepsinin kendisini sevmediği, bunun sebebinin de Fatih’in bağlı olduğu Hurufilik mezhebi olduğu gerçeği vardır. Hurufilik mezhebi her mezhep ve dinden insanların olduğu bir oluşumdur. İnancında ise Kur’an’ı Kerim yerine mezhebin kurucusunun yazdığı kitap vardır. Bilindiği gibi Fatih Sultan Mehmet ‘Padişah olan şehzadenin kardeşlerini öldürebileceği’ fratrisit yasasını başlatmıştır. Ne yazık ki Fatih, oğlu Bayezit tarafından öldürtülerek bu yasanın kurbanı olmuştur. Yine kaynaklarda Bayezit’in babası Fatih için “o dinsizdi” dediği ve Fatih’in ayyaş oldu gerçeği mevcuttur.
O dönemin tanıklarından olan Osmanzade Taib Ahmet Efendi kitabında Bayezit ve Fatih’in içki meclislerinde buluştuğunu anlatır. Hatta ve hatta birçok kaynak Fatih’in ölümünün oğlu Bayezit tarafından şarabına içki konularak gerçekleştiğini yazar.
Velhasıl, zamanın en duayen tarihçilerinin eserlerinde yer verdiği bu gerçekler ne kadar acı olsa da apaçık bir gerçektir. Osmanlı Devleti’ni geri getirme safsatasıyla Atatürk’e iftira atan İngiliz ajanlarının oyunları bozuldukça kaçacak delik arıyorlar. Aramaya da devam edecekler. Atatürk’e iftira atanların kaynakları dedikodudan ibaret iken Fatih ve diğer padişahlarla ilgili yazılanlar tartışılmaz gerçektir.
Bu gerçekler ortadayken Fatih’in ve diğer padişahların cennet mekan olması ya da Allah’ın sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa Efendimizin hadisine nail olması mümkün müdür?
O halde Cumhuriyetimizin kurucusuna hakaret ve iftira ederek Osmanlı’yı geri getireceğiz diyenlere bir tokat vurmak hem vatandaşlık hem de Müslümanlık vazifemizdir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Süleyman ÖZEN 2017-09-05 19:21:20

Sayın ; Furkan TALAY , Bildiğiniz gibi Yüce Yaradan kalem üzerine de and (yemin) içmektedir.Bu vesile ile, 65 yaşındaki , Muaviye Emevi İslamını devamlı sorgulamayı dinim adına görev edinen ben zavallının demek ki daha çok öğreneceğimiz varmış.Yüce Yaradan azminizi daim eylesin. Allah'a emanet ediyorum.

Avatar
Mehmet Ali 2017-09-06 15:22:58

Bravo

Avatar
Pusat 2017-09-06 20:32:10

Baba katilleri,evlat katilleri taht düşkünü saray çocuklarının yaptıkları acı gerçekler neden şimdi itiraf gibi karşımıza çıkıyor Cumhuriyetin kurluşundan sonra aydınlar bilhassa tarihçiler bu gerçekleri haykırsaydı şimdi saltanat düşkünü devlet yönettiğini sanan profili düşük kalibresizlere ilgi gösterilmezdi.Genetik bir özellik midir nedir günlük yaşıyoruz vesselam.

Avatar
Talip TUNCER 2017-09-06 15:37:26

saklanan gerçekler sonunda gün yüzüne çıkar, Kaleminize sağlık Sayın TALAY

banner100