Suriye’de adım adım barışa gidilirken, yıllar süren iç savaşın en önemli aktörlerinden birinin İsrail olduğu pek gündeme getirilmez. İsrail, Suriye’deki vekalet savaşının perde arkasındaki en aktif ama perde önündeki en pasif unsurudur.
Görünürde Amerika’dan ve Amerika destekli İslam ülkelerinden tırlar dolusu silahların akıtıldığı Suriye coğrafyasında kan gövdeyi götürürken İsrail, sanki olup bitenle hiç alakası olmayan bir profil çizer.
Ama şeytan ayrıntıda gizlidir.
Suriye’deki muhalifler ne zaman sıkışsa, İsrail savaş uçakları bilmem hangi nedenle, Suriye’deki askeri hedefleri bombalar.
İsrail Hama yakınlarındaki Masyaf’ı bombalar güya burada kimyasal silah fabrikası vardır, ama gerçek amaç Suriye ordusunun kimyasını bozmak, Hama kırsalında sıkışan muhaliflere destek vermektir.
İsrail, sık sık Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni bombalar güya burada Hizbullah konuşlanmıştır ama gerçekte böyle bir şey yoktur.
İsrail Falita’yı bombalar, Kuneytra’yı bombalar.
İsrail Şam Uluslararası Havaalanı’nı bombalar, Dimas’ı bombalar.
İsrail’in, Suriye iç savaşı sırasında onlarca hedefi bombalamıştır.
Bütün bu saldırıları “Amerika’nın ileri karakolu” olarak gerçekleşmiştir ve saldırılarda temel hedef muhaliflere destek vermektir.
Yetmez.
İsrail, Suriye sınırındaki kurduğu sahra hastanesine yüzlerce yaralı muhalifi taşır, tedavi eder ve tekrar savaş bölgelerine gönderir.
Yetmez.
İsrail, Müslümanlar üzerine ajanlarını salar ve onları “din silahıyla” kullanır.
Libya’da bir camide görev yapan imam Ebu Hafs’ın aslında imam olmadığı İsrail ajanı Benyamin Efrahim olduğu ortaya çıkar. Benyamin’in IŞİD’e eleman devşirdiği ortaya çıkar.
İsrail’in İslam dünyasındaki eli o kadar uzundur ki Suudi Arabistan müftüsü Abdülziz Ali Şeyh, İsrail’le savaşmanın caiz olmadığına dair fetva verir. Ama aynı müftünün, Suriye’yle, Yemen’le, İran’la savaşın caiz olduğuna dair fetva üstüne fetvası vardır.
Demem o ki, Türkiye, Rusya ve İran Suriye’deki savaşı bitirmek için toplantı üstüne toplantı yapıyorlarsa da karşılarında Büyük İsrail hedefinden hiçbir zaman vazgeçmeyecek olan İsrail’in, Suriye’ye, İslam dünyasına (ve tabi Türkiye’deki Müslümanlara!”) attığı çengeli asla göz ardı etmemeli.
İsrail’e dikkat.
Her zaman dikkat!
“İsrail’e ihtiyacımız var” diyenler için “dikkat” kelimesinin bir anlamı yok ama biz yine de söyleyelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100