Her şeyin başı sağlık derler ya, ben de bu mealde; kulluğun adı, tadı muhabbettir, sevgidir, desem yanlış mı olur? Hani Yunus Emre’nin, ‘Bana, Seni gerek Seni’ dediği sevgi var ya, işte o.
Kendi kendime kaldığımda kafama çılgın sorular gelir. En çok mahcup olduğum soru ise ‘Sen, Rabbini seviyor musun? Sen, Peygamberini seviyor musun? Sen, Ehl-i Beyt’ini seviyor musun, bu yoldaki öderleri, rehberleri seviyor musun?’ sorularıdır. 
(Sonra rahatlarım. Demek ki ortada bir sevgi var ki sorusu ve sorgusu var…) 
Bu sorulara evet, demek kolay ama ya sevgili ispat isterse? 
Ben, Rabbimi seviyorum. Peki, anıyor muyum, zikrediyor muyum? Çünkü O (c.c.) “Siz, Beni zikredin ki Ben de, sizi zikredeyim” (Bakara 152), 
“Onlar ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her zaman) Allah’ı anarlar, (Ali-İmran 191) buyuruyor.
Yani ilk adımı sana, bana bırakıyor. Her halükarda Beni an, hatırla, hisset diyor. 
Tabi her sevginin bir bedeli var. Allah (c.c.) sevgisinin de bedeli var. Nedir; can ve mal. Can ve malından vazgeçeceksin. “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır.” (Tövbe 111)

Allah sevgisinin kilidi
Evet, bu kilit olmadan Allah’ı seviyorum iddiası sadece laftır, aldanmaktır. Nedir o kilit?
“(Ey Muhammed) de ki: Eğer siz, Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Ali-İmran 31)
Anlaşılacağı üzere Allah’ı sevmek için Allah’a ulaşmak için Resûlullah’ı sevmek, O’nun yanında, yolunda olmak şart ve de O’nun rehberliğine muhtaç ve mecburuz.

Allah Resulü nasıl sevilir?
Bu başlıkta yüz binlerce cilt kitap yazılmıştır. Ben tek bir hadis-i şerif aktarayım;
“Sizden biriniz Beni, annesinden-babasından, çoluk-çocuğunuzdan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz.” (Buhari, Sahih, İman, 2/8 (I;9)
Kısaca Allah Resûlü’nü sevdiğimizi iddia ediyorsak yeri ve zamanı geldiği an göz açıp-kapama süresi dahi düşünmeden her şeyinden vazgeçebilmeliyiz. 

Tabi Allah Resûlü’nü de sevmenin kilidi vardır?
Bu kilit Ehl-i Beyt’tir. Ehl-i Beyt’i seveceksin. Bu Allah’ın (c.c.) emridir. 
“De ki; Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık, yakınlarıma sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum.” (Şura 23)
Buraya kadar her şey çok net. Bir soru daha soralım kendimize; EHL-İ BEYT NASIL
SEVİLİR?
Cevabı da Ehl-i Beyt evlatlarından, 6. İmam, Cafer-i Sadık Hazretlerinden alalım;
“Bizimle ilgili olarak insanlar üç gruba ayrılır. Bir grup bizim dünyamıza kavuşmak için bizden çıkacak olan Kaim’i bekleyerek bizi sever. Bunlar bizim sözlerimizi söyler ve ezberlerler. Ama bizim yaptıklarımızı yapmaktan uzak dururlar. Allah (c.c.) bunları cehenneme doğru sürükler.”
İmam, ikinci grubu tarif ederken, kendisini dünyevi menfaatler için sevenlerden bahseder;
“Onlar, bizi sever, sözlerimizi dinlerler. Ayrıca fiillerimizi işlemekten geri durmazlar. Amaçları bizi kullanarak insanların mallarından yemektir. Allah (c.c.) onların karınlarını ateşle doldursun. Açlık ve susuzluğu onlara musallat
etsin.” 
İmam Cafer (a.s.) son olarak kendisini ihlâsla seven gruba işaret eder ve şöyle
buyurur:
“Bir grup daha var ki, bunlar bizi severler. Sözlerimizi muhafaza ederler. Emirlerimize itaat ederler. Fiillerimize muhalefet etmezler. İşte onlar bizdendirler. Biz de onlardanız.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Cafer eseri Sh: 146)

Ehl-i Beyt sevgisinin kilidi
Tabi Ehl-i Beyt’i, Hak İmamları sevmenin de bir kilidi var. Onların davasını dava edinen, onlar gibi hamd eden, şükreden, zikreden, adil olan, merhametli olan, Müslümanlara ve insanlığa yol gösteren, çaresizliğin derinliğinde kalanlara anında ışık olan…
Tek başıma kalsam dahi Ehl-i Beyt’i savunmaktan asla vazgeçmem, diyen, bütün maddi ve manevi baskılara rağmen duruşundan santim taviz vermeyen, Peygamber Efendimizi ve Ehl-i Beyt’ini bizlere tanıtan hakiki yol göstericileri severek, o yola varlığını koyarak bu kilit açılır, diye düşünüyorum.
Bu kilitleri ve anahtarlarını önümüze koyan Prof. Dr. Haydar Baş Hocama selam, hürmet ve saygılarımı arz ediyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.