Osmanlı imparatorluğunun Filistin’e Yahudi yerleşimini engellemek ve bu coğrafyada Yahudilerin toprak satın alarak koloniler oluşturmasını engellemek için tedbirler aldığını, bir takım düzenlemeler yaptığını biliyoruz. Ancak Yahudilerin kullandığı illegal yöntemler ve kapitülasyonların sağladığı haklardan yararlanarak Filistin’de toprak satın almaları ve yerleşim yerleri kurulması önlenememiştir.
Bunun gerçekleşmesinin sebebi de kuşkusuz bugün büyük övgüler dizdiğimiz 2. Abdülhamid Han ve basiretsiz Osmanlı yönetimidir.
Burada, karşımıza İsrail’in kuruluşunda çok emeği geçen Yahudi zengini Rothschild çıkıyor. Rothschild, Baron Hirsch'in kurduğu Yahudi Kolonizasyon Birliği (1896'dan itibaren) ve Siyon Âşıkları gibi kişi ve kuruluşların destekleriyle gerçekleştirilen Yahudi göçleri sonucunda, 1882 ila 1908 arasında Filistin'de 30 civarında yeni Yahudi yerleşim merkezi (köy) kurulmuştur. 
Yahudi yerleşim merkezlerinin yoğunlukla kurulduğu yıllara bakıldığında birinci dönemin 1881'de Rusya ve Romanya'da Yahudilerin baskıya maruz kalmalarının ardından gerçekleşen Birinci Yahudi göçü dalgası (1882-1884) ile; ikinci yoğun dönemin 1904 yılında yine Rusya'da meydana gelen saldırılar sonrasında gerçekleşen İkinci Yahudi göçü dalgasının hemen ardından başladığı görülecektir. (Doç. Dr. Ş.Tufan Buzpınar)
Bu yoğun Yahudi göçünün başladığı ve toprak satın almaların yaşandığı yıllar 2. Abdülhamid’in tahta oturduğu yıllara tekabül eder. 
Abdülhamid döneminde Filistin'e gelen Yahudilerin bir kısmı meşru yollardan devletten izin alarak gelmiş -ya Osmanlı Devleti'nin kaybettiği topraklardaki Osmanlı vatandaşı Yahudilerden ya da Rothschild çiftliklerinde çalıştırılmak üzere- olduklarından devletin izin verdiği rakamlarla gerçek rakamlar oldukça farklılık arz etmektedir. Örneğin Rothschild, Safed kazası sınırlarına 70 aile yerleştirme izni almışken bir tetkik sırasında bu sayının gerçekte 396 aileye ulaştığı tespit edilmiştir.
Bir fikir vermesi bakımından belirtmek gerekirse Abdülhamid döneminde Filistin'e göç ederek yerleşen Yahudi sayısının 25-30 bin arasında olduğu, bölgedeki toplam Yahudi nüfusunun ise -göçlerle yeni gelenler ve doğal nüfus artışı dahil- 1908 itibariyle 70-80 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. (Mandel, The Arabs., 28-29; Öke, Siyonistler., s. 98; Martin Gilbert, The Arab-Israeli Conflict, London 1992, s. 3; Farklı bir yaklaşımla elde edilen sonuçlar için bk. McCarthy, The Population of Palestine, New York 1990, s. 6-10.Dan naklen   Doç.Dr. Ş.Tufan Buzpınar)
Yani 2. Abdülhamid, Yahudilerin legal ve illegal yollardan Filistin’i adım adım ele geçirmelerini engelleyememiştir.
Yahudiler Kudüs ve civarında toprak almış, çiftlik evlerine yerleşmiş, İsrail devletinin hayallerini kurmaya başlamıştır.
Gazetemizin genç yazarlarından Furkan Talay’ın son yazısında da Yahudilerin 2. Abdülhamid döneminde Kudüs’e yerleşmeleri, okullar hastaneler kurmalarını şöyle anlatılıyor:
“Osmanlı Devleti 16 Haziran 1869 tarihinde ‘Ecanibe Toprak Satışı’ isimli kanunu yürürlüğe sokmuştur. Bu kanun Rothschild ailesi için çıkarılmış olacak ki 1918 yılı raporlarına göre Filistin’in 650 bin dönüm toprağı Musevilere aittir. (Osmanlı Devleti ve Rothschild, Osmanlı Belgelerinde Filistin, BDAGMY, İstanbul 2009, s.258). Rothschild ailesi Filistin’in özellikle Kudüs bölgesinde 1900’lu yıllarda 150’den fazla koloni kurmuştur.  
1854 yılında Kudüs’te Misgav la-Dakh isminde bir hastane, 1888 yılında Safed kazasında Rothschild isminde bir hastane kurulmuştur. 1854 yılında ise Kudüs’te iki ayrı Rothschild isminde Yahudi okulu açılmıştır. (Osmanlı Devleti ve Rothschild, (BOA, İ. MMS, No:110/4726, leff 9, 4 Mart 1306/16 Mart 1890). (Furkan Talay, 11 Aralık 2017, Yeni Mesaj)
Demem o ki, bugün karşımızda bir Kudüs sorunu varsa, bugün karşımızda bir İsrail devleti varsa, bugün karşımızda Amerika’nın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesi krizi varsa bunu sebebini bugünde değil dünde, Abdülhamid’li yıllarda aramak lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayşegül Torun 2017-12-17 06:41:38

ayni yöntem vatanimizi i̇sti̇la i̇şgal eden araplar tüm mülteci̇ler tarafindan yapiliyor herueri̇ aldilar köylere kadar .. defolsunlar i̇nş ...

Avatar
Soylu sahin 2017-12-18 09:50:27

Aynı yöntem bugün Yozgat da bir köyun topraklarini satin alarak baştan sona gari muslimler yerleştirilmiştir. Bizlere tarihimizi öğrettiğiniz için sizlerden Allah razı olsun

Avatar
Mehmet Ali Gunaydin Karabük 2017-12-17 12:58:38

Sağolun

banner137