ABD’li aykırı tarihçi Dr. Webster Griffin Tarpley, Ocak 2013’te Türkiye’nin Suriye politikasını değerlendirmişti.

Malumunuz o dönemde ABD’de Barack Obama iş başındaydı.

O zamanlar Türkiye’de şimdi pek fazla duymadığımız ‘Yeni Osmanlıcılık’ sözleri revaçtaydı.

Söz konusu açıklamasında Tarpley, yeni Osmanlı aldatmacasıyla komşularıyla ‘sıfır sorun’dan ‘sıfır barış’ pozisyonuna getirilen Türkiye’nin son birkaç yıldır Ortadoğu’da lider ülke olma isteğinin ABD tarafından körüklenip kullanıldığını öne sürüyordu.

Adam doğru söylüyordu.

‘Sen Osmanlı’nın varisisin’, ‘Sen bu bölgenin ağabeyisin’ benzeri sözlerle kapalı kapılar ardında gaza getirildi ve o gün bugündür bölgeyi yakan birçok ateşin fitili bizzat Türkiye’ye yaktırıldı. Oysa Kuveyt konusunda ABD’nin gazına gelen Saddam’ın akıbeti de ortadaydı.

Söz konusu konuşmasında, “Türkiye şu an başta Kürt sorunu olmak üzere, onlarca sorunun içine itiliyor” diyen ABD’li tarihçi Griffin Tarpley, PKK’nın CIA destekli bir örgüt olduğunu, Türkiye, Suriye ve İran’a karşı kullanıldığını da sözlerine ekliyordu.

Bakın 4 yıl önceki o konuşmasında Griffin Tarpley neler söylemiş:

“Türkiye, ABD ve İngiltere ile ittifakın “öldüren bir kucaklaşma” olduğunu anlamalı. İngiltere ve ABD, Türkleri öldürene kadar sevecek…

Türkleri Suriye’ye karşı kullanacaklar ve bu çatışma ortamı, modern Türkiye’yi yok etmek için de bir fırsat olmuş olacak… Türklerin bu oyunda kazanacakları hiçbir şey yok, kaybedecekler.”

Bu sözlerin üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmiş durumda.

Yukarıdaki ifadelerin neredeyse tamamı gerçekleşti. Bölgemizde Türkiye’yi oyuna getirerek yaktıkları ateş, bumeranga dönüşerek en çok Türkiye’nin çıkarlarına zarar verdi.

Tarpley’in ‘Türkleri öldürene kadar sevecekler’ sözünde ifade ettiği günler çok yakın olsa gerek ki, sözde müttefikimiz ABD artık terör örgütü PKK/PYD’ye açıkça silah ve para desteği sağlıyor.

Şu ana kadar 1400’den fazla sayıda TIR, terör örgütüne ABD yapımı silah teslim etti.

Dün ortaya çıkan bir bilgi ABD’nin PKK/PYD’ye verdiği silahların bunlarla da sınırlı olmadığını gösteriyor.

Foreign Policy Dergisi’nin haberine göre; yaklaşık değeri 2.2 milyar doları bulan bu silahların hiçbir belgede YPG’ye gittiğine dair bir ifade yok. Ama araştırmalara göre çoğu YPG’ye verilmiş. Dergiye göre terör örgütü PKK/PYD’ye verilen bu silahların çoğu da Rus ve diğer bazı eski Sovyet ülkeleri menşeili.

Bu ne demek oluyor?

Müttefikimiz (!) ABD bizi bir kez daha aldattı demek oluyor. Aynı zamanda PKK/PYD’ye verdiği silahların neredeyse tamamı kayıt dışı…

‘DEAŞ ile mücadele sona erdiğinde PKK/PYD’ye teslim edilen silahlar geri alınacak’ diyerek Türkiye’yi oyalayan ABD, PKK’lı teröristlerden oluşan büyük bir ordu kuruyor.

Ne için?

Tarpley’in ifade ettiği gibi bugüne kadar sevdikleri ülkeleri, öldürmek için…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100