logo
28 MAYIS 2026

'Devlet gemimiz herkesi taşır'

17.08.2002 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), İzmir, İskenderun, Tarsus'ta düzenlediği "AB'ye Karşı Bağımsız Türkiye" mitinglerine Adana ilimizi de ekledi. Uğur Mumcu (İstasyon) meydanını tıklım tıklım dolduran on binlerce Adanalı, kimi görme özürlü habercilerin aksine suya hasret toprak misali karşıladıkları Prof. Dr. Haydar Baş'a görülmedik teveccühte bulundular. İnsanımızı insan yerine koyan ve iktisat tarihine geçecek projelerini dinleyince de "Şimdiye kadar nerede kaldınız?" diye hem ağladılar, hem de desteklerini esirgemeyeceklerini belirttiler.

Büyük Devlet, güçlü ordu

Ağustos'un bilinen sıcağı altında Uğur Mumcu (İstasyon) meydanına akın eden Adanalılara hitaben bir konuşma yapan 2. Kuvay-ı Milliye'nin önderi Prof. Dr. Haydar Baş, tarihin en medeni, meziyetli milleti olan, bütün insanlığa can, mal, namus, vatan, din ve vicdan emniyetini, hürriyetini doya doya yaşatan Türk milletinin, ilanihaye ayakta kalabilmesi ve aynı emniyetleri bütün insanlığa tekrar yaşatabilmesi için, devletinin, kâinat devletine dönüşmesi, dünyanın da en güçlü ordusuna sahip olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, devleti ve orduyu küçültme girişiminde bulunanların, 1919'da, ordusunu terhis etmek suretiyle Osmanlıyı haritadan silmek isteyen Lord Curzon'un, İngiliz'in oyununa alet olmaktan başka bir iş yapmadıklarını ifade etti.

Yenilikçi oyunu oynayan eskiler

Türkiye'nin ne hale geldiğini herkesin gördüğünü, bu ülkeyi bu hale getirenlerin ise yeni bir oyunla, "yenilikçi" oyunuyla tekrar halkın karşısına çıkarak "memleketi bunalımdan, buhrandan kurtaracağız" dediklerini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'yi yıpratmış, yıkıma uğratmış eskimişlerin bu oyununa dikkat çekerek, Türkiye'yi kurtarmak istiyorsak, 3 Kasım'da, "evet" mührünün, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, bir kâinat devleti olarak ayağa dikecek olan BTP'nin 16 yıldızlı hilalinin altına basılmasını istedi. Bu eskilerin en büyük özelliğinin AB yandaşı olmak olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti. "Milleti o hale getirdiler ki, bir lokma ekmeğe, bir kaşık suya muhtaç ettiler. Şimdi de, 'milletin iş, aş bulabilmesi için AB'ye girmemiz lazım. Şayet AB'ye giremezsek aşımız da, işimiz de olmaz' diyorlar. Aslında bu, büyük bir itiraftır. Yıllardan beri Türkiye'yi idare eden insanların yerinde olsam utanır geri çekilirim. Bu sözleri söyleyemem. Bu sözler şu manaya geliyor: 'Yani biz Türk milletini aç, çıplak, işsiz bıraktık. Şimdi Avrupa'nın kapısına dilenmeye gidiyoruz. Hep beraber dilenmeye var mısınız?' diyorlar. Uyum yasaları çıktı. Bu uyum yasaları Türkiye'yi parçalamaktır, pazarlamaktır. Bu yasaların altında hükümetin bütün ortaklarının imzası var mı, yok mu? Bunların genel başkanlarını tanıyor musunuz? Devlet Bahçeli kardeşime, bu meydandan, yiğit Adanalımla beraber hitap ediyor ve "Ben seni destekledim. Hakkım sana haram olsun" diyorum. Çünkü, idam yasasını çıkartmakla, benim yiğitlerimi dağda parçaladın, geldin benim yanımda oturup ağlıyorsun. Halkımızın arasında bir söz var. 'Dağda canavarla parçalar, gelir seninle oturup ağlar.' Bunların hali bu değil mi? MHP'ye, 3 Kasım'da, layık olduğu dersi, Adanalı olarak vermeye hazır mıyız?

Topraksız köylüye

hazine arazisi

Reform niteliğindeki projelerini de anlattığı konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş, işe tarım kesiminden, başladı. Prof. Dr. Haydar Baş, tarım kesiminde çalışanlara daha tohumunu tarlasına atmadan altı ay evvel ürün tutarının % 50'sini avans olarak verme, bu kesimi her şartta destekleme, ürünlerine pazar bulma, çiftçinin mevcut faiz borçlarını silme, borcun aslını da cebinden bir kuruş çıkmadan verilecek avans ile ödeme projelerini burada da tekrarladıktan sonra, toprağı olmayan vatandaşları kapsayan yeni bir projesini daha şöyle açıkladı: "Adam çalışmak istiyor. Ama toprağı yok. Devletin binlerce dönüm hazine arazisi var. Toprağı işlemek isteyen kardeşlerimize bu topraklardan bedava vereceğiz. Yani biz toprak ağası, toprak zengini olan insanın elindeki toprağa dokunmayacağız. Gerekirse onu yine toprakla destekleyeceğiz." Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Hayvancılıkla uğraşan kardeşlerimize de faizsiz kredi verilecek. Ürettiklerine dünya pazarında pazar bulunacaktır. Onun için Meclis'te bulunan arkadaşlarımız Meclis'te kavga yapmayacak. Kavga yapılıyor mu? Yapılıyor. Meclis'te adam öldürmeyecek. Adam öldürüldü mü? Evet. Bütün bunlara son verilecek. Milletvekili arkadaşlar, eline çantasını alacak, sanayi, ticaret odalarından temsilcilerle dünyayı karış karış dolaşacaklar. Senin Adana'da yetiştirdiğin ürünü dünya malı, dünya markası yapacağım. Var mısın?"

Tüketiciye vergi yok

Faizsiz, uzun vadeli kredi sisteminin sanayiciyi, nakliyeciyi, otobüs ve taksi şoförlerini, KOBİ'leri, esnafı, üretim projesi olup da üretmek isteyen herkesi kapsadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, vergisiz bir Türkiye oluşturacaklarını, 100 milyarın altında geliri olan hiç kimseden bir tek kuruş vergi almayacaklarını belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, iktisadi reformlarında vergi çarkının nasıl işleyeceğini şöyle anlattı: "Benim iktisat teorim, formülüm iki sınıfı ortaya getirmektedir. Biri tüketim sınıfı, ikincisi üretim sınıfıdır. Tüketim sınıfının vergi vermesi yanlıştır. O zaten tükettiği için en büyük vergiyi veriyor. Tüketici tüketmezse, üretici istediği kadar üretemez. Gömleği, ayakkabıyı, pantolonu vs. bir tane satar, on tane satamaz. Ama tüketici güçlü cebi dolu olursa, istediği kadar buğdayını, pirincini, ayakkabısını alır. Üreten de bol bol üretir. Benim sistemimde, tüketici vergi vermeyecek. Kim bol bol üretti, bol bol sattı, kazandı ise vergiyi o verecek."

Gemi bütün yükünü alır da gider

"Bu inkılapları, bir, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Mustafa Kemal Atatürk yaptı. İkincisini de bu fakir yapıyor" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bugüne kadar 'sosyal devlet' dediler. Milleti hep kandırdılar. Ama yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Güneş doğdu, karanlık zail oldu" şeklinde konuşarak, inkılap niteliğindeki sosyal projelerinden bazılarını şöyle sıraladı:

"Emeklilerden vergi kesilmeyecek. Maaşları yüzde 100 artacak. Dünyanın en kıymetli varlıkları, cennetin bile ayaklarının altına serildiği annelere emeklilik hakkı verilecek. Devletin bir vazifesi de düşen insanın elinden tutmasıdır. Ama bizde devlet düşen insanın değil, karnını doyurmuş, cebini doldurmuş insanların elinden tutuyor. Cebin dolu ise sözün geçiyor. Boş ise kimse seni dinlemiyor. BTP iktidar olduğu gün, kimsesiz yaşlılar, hayatlarını devletin garantörlüğünde devam ettirecekler. Gençler imtihansız üniversiteye girebilecekler. Burs adedi ve miktarı arttırılacak. Evlenmek isteyip de evlenemeyenlere faizsiz yuva kurma kredisi vereceğiz. Evi olmayan vatandaşlara uzun vadeli, kira öder gibi kredilerle konut verilecek. Cezaevlerimiz mektep olacak. Mahkumlar kendi yararına, memleketimizin yararına kazanılacak. Hepsi bir sanat mensubu olacak. Hapishanede olduğu halde çalışacaklar, aldıkları ücretle çoluk çocuğuna para gönderecek. Çoluk çocuğuna bakacak. Vicdan azabından kurtulacak. Yeni doğan çocuğa karşılık aileye bir maaş ikramiye verilecek. Çocuğa da bir maaşın dörtte biri maaş bağlanacak. Yani bir ailenin dört çocuğu varsa aynen bir maaş gibi maaş alacak. Biz neslin önünü kesmek değil, nesli çoğaltmak istiyoruz. Bu millet Fatihleri yetiştirdi, Yavuzları yetiştirdi, Kanunileri yetiştirdi, Atatürkleri yetiştirdi. Şimdi yeni Yavuzlar, yeni Kanuniler, yeni Atatürkler yetişmesi lazım. O da sizin çoğalmanızla mümkün; var mısınız? Özürlülerin bizden biri olduğu bilinci geliştirilecek. Eğitilmesi mümkün olanların tamamına her türlü eğitim imkanı sağlanacak. Çalışma ve işçilik hakları geliştirilecek. Tedavi edilmesi veya eğitilmesi mümkün olmayan özürlü kardeşlerimiz, devletin garantisi altında hayatlarını devam ettirecekler. Şehit ailelerinin çocuklarının da her türlü barınma, eğitim ve sosyal hizmetleri devletimizin tam garantisi altında olacak."

Projelerini anlatırken Adanalılarla görülmedik bir diyalog kuran Prof. Dr. Haydar Baş, iki gencin "Hocam İmam Hatip Okulları ne olacak?" sorusuna, "Gemi giderken bütün yükünü alır da gider. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir gemidir. O hiç kimseyi karada bırakmaz. Merak etmeyin. Biz bu milleti kardeş etmeye, beraber etmeye, beraber yükseltmek için var olmaya geldik" şeklindeki tarihi cevabını verdiğinde meydan alkış tufanına gark oldu.

Bu bir hak etme olayıdır

BTP iktidara geldiği zaman işsizliğin, açlığın, yoksulluğun son bulacağını, vatandaşın bir elinin yağda, bir elinin balda olacağını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bütün bu projelerin gerçekleştirilmesi için kaynağın nereden bulunacağı ile bu günkü siyasilerin bunları neden yapamadığı sorularını da şöyle cevaplandırarak merakları giderdi: "Hocam, güzel de bu paraları nerden bulacaksın, diyorlar. Bankaları soyanların cebinden alacağım. 2,5 yıl içinde bankalardan, senden ne kadar soyuldu biliyor musun? 22 milyar dolar. Yetmedi. Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak IMF'den ve diğer tefecilerden aldığımız faizlere yılda 55 katrilyon ödüyoruz. İşte ben bu faizleri rafa kaldıracak ve bu parayı bu projeler için harcayacağım. 'Hocam bu imkanlar bugünkü siyasilerin elinde. Onlar niçin yapamadılar?' diyeceksiniz. Müseylemetül Kezzap diye yalancı bir peygamber vardı. 'Madem ki sen peygambersin, mucizeni göster' dediler. Ona bir gözü kör bayanı gönderdiler. Geldi, ikinci gözü de kör oldu. Bir davayı hak etmek, onu dava etmek, hak eden insanların hakkıdır. Bugüne kadar demek ki bunlar bu büyük milleti temsil hakkını sadece dilde elde etmişler, gönüllerine, vicdanlarına yer etmemişler. Onun için muvaffak olamadılar. Ama sizinle beraber olan bizler mutlaka muvaffak olacağız. Sene 1919, Mustafa Kemal Atatürk, ne diyor biliyor musunuz? 'Ben 1919'un 19 Mayıs'ında Samsun'a çıktığım gün elimde hiç bir maddi imkanım yoktu. Benim vicdanım dolduran, milletimin manevi gücü vardı. İşte ben savaşı bu güç ile, bu manevi güç ile, bu milletle kazandım.' Şimdi ben de bu manevi gücünüzle, sizlerle bu savaşı kazanacağım, var mısınız?"

442 bin siteye erişim engeli

Siber suçlarla mücadele kapsamında son iki yılda devasa bir operasyona imza atan Milli Piyango İdaresi, yüz binlerce yasa dışı bahis ve sanal kumar sitesine erişim engeli getirdi

27.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
442 bin siteye erişim engeli
442 bin siteye erişim engeli
Milli Piyango İdaresi (MPİ), Türkiye genelinde dijital güvenliği tehdit eden ve milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açan yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine karşı siber savaş başlattı.

Yürütülen teknik ve hukuki takipler neticesinde, son iki yıl içerisinde 442 binden fazla internet sitesi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Gençleri ve aile yapısını doğrudan hedef alan bu suç şebekelerine yönelik operasyonların, siber güvenlik birimleri ve yargı ortaklığıyla önümüzdeki dönemde daha da sıkılaştırılması bekleniyor.

Sadece bir yılda 67 bin suç duyurusu

Milli Piyango İdaresi'nin açıkladığı son verilere göre, dijital kumar şebekelerinin takibi için kurulan özel ekipler 24 saat kesintisiz mesai yapıyor. Mücadelenin boyutunu gözler önüne seren raporlarda, yalnızca geçtiğimiz yıl içinde yasa dışı bahis ve sanal kumar oynattığı tespit edilen 67 bin 354 internet sitesi hakkında doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

BTK ortaklığıyla anında erişim engeli

Sanal kumar organizatörlerinin, siteleri kapatılsa dahi dakikalar içinde yeni alan adlarına (domain) geçiş yapma stratejisi, MPİ ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) engeline takıldı. İdare, tespit edilen yasa dışı ağların Türkiye'den erişimini kalıcı olarak kesmek adına, sadece son bir yıllık dönemde 84 bin 585 internet sitesine erişim engeli getirilmesi için resmi süreçleri başarılı bir şekilde devreye soktu.

Siber güvenlik uzmanlarından "yapay zeka" uyarısı

Uzmanlar, yasa dışı bahis sitelerinin son dönemde özellikle sosyal medya reklamları, yapay zeka destekli mesaj botları ve popüler içerik platformları üzerinden çocukları ve gençleri ağlarına düşürmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Güvenlik birimleri, finansal hareketlerin takibini zorlaştırmak için kripto para ve üçüncü şahıs dijital cüzdan hesaplarını kullanan bu şebekelerin arka planındaki isimlere yönelik mali abluka hamlelerinin de genişletilerek devam edeceğini vurguluyor.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Acemi kasaplar yine hastanelik oldu

Samsun'da Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde kurban kesimi sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelerin yolunu tuttu

27.05.2026 10:53:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:55:29
İhlas Haber Ajansı
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Bayram namazının ardından kesim alanlarında yoğunluk oluşurken, kurban kesmek isteyen bazı vatandaşlar dikkatsizlik ve tecrübesizlik sonucu kendilerini yaraladı. El, kol ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, kimileri kendi imkânlarıyla Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne gelirken, kimileri ise sağlık ekiplerince hastanelere kaldırıldı.

Acil servislerde yoğunluk oluşurken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Kendini yaralayan Mustafa Durak, "Hayvan kesimi yaparken hayvan çırpındı. Bıçak elimden kaydı ve baldırıma saplandı" dedi.

Metin Şen ise, "Akacak kan damarda durmuyor. Kurban tekme atınca bıçak kaydı ve ayağıma girdi" diye konuştu.



Bayram namazında camiler doldu

Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

27.05.2026 10:25:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:57:15
İhlas Haber Ajansı
Bayram namazında camiler doldu
Bayram namazında camiler doldu
Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti.






Elazığ'da vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde İzzetpaşa Cami başta olmak üzere tüm camileri doldurdu. 






Diyanet İşleri Başkanlığı Müftüsü Mecit Can'ın vaazının ardından saf tutan vatandaşlar bayram namazı kıldı. Namaz sonrası tekbirlerle minbere çıkan cami imamları bayramın anlam ve önemini anlatan hutbe verdi. 






Daha sonra İzzetpaşa Camisi'nde Vali Yardımcısı Ömer Özbay ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, vatandaşlarla bayramlaştı.

Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı

Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi

27.05.2026 08:20:00
İhlas Haber Ajansı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.

Olay, gece saatlerinde 2000 Evler Mahallesi TOKİ İş Merkezi civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, telefonda tartıştıkları şahıslarla buluşmaya giden iki genç, karşılarında kalabalık bir grup görünce geldikleri araçla olay yerinden kaçtı.



Bunun üzerine kalabalık grup, kaçan araca saldırarak zarar verdi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan ekipler, gençlerin kaçtığı 50 NE 368 plakalı otomobili, 2000 Evler Mahallesi 38. Sokak üzerinde bir apartmanın yanında terk edilmiş halde buldu.

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.



Araç sahibi, otomobilin oğlu ve arkadaşları tarafından gezmek amacıyla alındığını belirterek, araçta bulunan mermilerin geçmiş tarihlerde iş yerine gelen bir müşteriden kaldığını, bir süre dükkânda muhafaza ettikten sonra araca koyduğunu ifade etti. Araçta bulunan bıçaklardan ise haberi olmadığını söyledi.

Araçta yapılan adli aramanın ardından araçta bulunan mermi ve bıçaklara el konulurken, şahıslar ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı

İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki yasağa ve TOMA’lı müdahaleye rağmen geri adım atmayan Özgür Özel, eşi ve kızıyla barikatları aşarak binlerce vatandaş eşliğinde Gündoğdu Meydanı’na yürüdü ve demokrasi direnişini İzmir Kordonu’na taşıdı

26.05.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
Polis müdahalesi vatandaşı durduramadı
CHP Genel Başkanlığı görevinden mutlak butlan kararıyla alınmasının ardından Ankara'da büyük bir direniş başlatan Özgür Özel, mücadelesini İzmir'e taşıdı.

İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmesi planlanan "iradeye sahip çıkma" mitingi öncesinde kentte tansiyon yükseldi. İzmir Valiliği tarafından son dakikada getirilen meydan yasağının ardından emniyet güçleri alanı abluka altına aldı.

TOMA ve biber gazıyla müdahale

Miting için sabah saatlerinden itibaren Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanmaya başlayan binlerce yurttaş, emniyet barikatlarıyla karşılaştı. Güvenlik güçleri, meydana girişlerin yasak olduğunu belirterek kalabalığın dağılmasını istedi.

Alanı terk etmeyen ve Türk bayrakları açarak bekleyişini sürdüren kitleye polis, TOMA'lardan tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sırasında meydan çevresinde kısa süreli arbede yaşandı.

Özel'den "Gündoğdu" hamlesi

Polis müdahalesinin ardından alana ulaşan Özgür Özel, yaşananlara sert tepki gösterdi. Engellemelere karşı geri adım atmayacağını vurgulayan Özel, "Millet neredeyse biz oraya gideriz" diyerek kitleyi Gündoğdu Meydanı'na doğru yönlendirdi.

Ailesi en ön safta yer aldı

Ankara'daki olayların ardından Manisa'da protesto yürüyüşlerine liderlik eden Özgür Özel'in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de İzmir'deki büyük buluşmada yerini aldı. Özgür Özel, eşi ve kızıyla el ele tutuşarak polis barikatlarının arasından sıyrıldı ve Gündoğdu Meydanı'na doğru yürüyüş başlattı.

Yürüyüş boyunca Özel ailesine eşlik eden binlerce İzmirli, "Hak, hukuk, adalet" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı. Kalabalığın Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na taşmasıyla birlikte, İzmir kordonu adeta insan seline döndü.

Gündoğdu Meydanı'nda toplanan on binlerce vatandaşa seslenen Özel, parti iradesine ve halkın seçimine yönelik müdahaleleri asla kabul etmeyeceklerini belirterek sokaktaki demokratik direnişin kararlılıkla süreceği mesajını verdi.

İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

İstanbul'da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin dördüncü gününde trafik yoğunluğu düşük seviyelerde ölçüldü

26.05.2026 10:34:00 / Güncelleme: 26.05.2026 11:03:52
Anadolu Ajansı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı
İstanbul'da arife günü trafik yoğunluğu düşük seviyede kaldı

Bayram tatili nedeniyle birçok İstanbullunun şehir dışına çıkması, arife günü kent genelinde ulaşımın normal günlere göre daha akıcı seyretmesini sağladı.

İş günleri ve hafta sonu tatillerinde trafik yoğunluğu görülen D-100 kara yolu, TEM Otoyolu, Anadolu Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbulluların bayram için tatil bölgeleri ve memleketlerine gitmeleri nedeniyle boş kaldı.

Ana arterler ve bağlantı yollarındaki trafik yoğunluğu ile toplu ulaşım araçlarında yolcu yoğunluğu yaşanmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CepTrafik uygulaması verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 8 olarak kaydedilirken, Anadolu yakasında yüzde 2, Avrupa yakasında yüzde 9 olarak ölçüldü. 

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.