logo
29 MAYIS 2026

Fenerbahçe averajla ligde kaldı

67. sezonuna girecek eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig'de geride kalan sezonlarda pek çok ilginç olay yaşandı

08.08.2024 12:10:00 / Güncelleme: 08.08.2024 12:55:17
AA
Fenerbahçe averajla ligde kaldı
Fenerbahçe averajla ligde kaldı
21 Şubat 1959'da oynanan İzmirspor-Beykoz maçıyla başlayan Türkiye 1. Futbol Ligi, 2001-2002 sezonundan bu yana Süper Lig adı altında düzenleniyor. Ligde 1979-1980 sezonunda Trabzonspor 12 galibiyet elde ederek şampiyonluğa ulaştı, 1989-1990'da ise Malatyaspor aynı sayıda galibiyet almasına karşın ligden düşen 5. takım olmaktan kurtulamadı.

En çekişmeli sezon
Lig geçmişinde puantaj olarak en çekişmeli sezon 1980-1981 oldu. Takımların galibiyet sayıları birbirlerine o kadar yakın oldu ki ligi ikinci sırada tamamlayan Adanaspor 34 puan toplarken, Mersin İdmanyurdu ve Orduspor'un ardından ligden düşen 3. takım olan Rizespor'un ise 29 puanı vardı. Söz konusu sezonda Trabzonspor ise 39 puanla şampiyon olurken, Galatasaray 34 puanla 3. sırada yer aldı. 4. sıradaki Gaziantepspor 33 puana ulaşırken, Beşiktaş ve Eskişehirspor ise 31'er puanla sıralamada yer aldı. Zonguldakspor, Kocaelispor ve Bursaspor otuzar, Fenerbahçe, Altay, Adana Demirspor ile Boluspor da Rizespor gibi 29 puan elde etmişti.

Beşiktaş ve Galatasaray, ligi eksi averajla tamamladı
Lig tarihine damgasını vuran "Üç büyükler" içinde Beşiktaş ve Galatasaray, ligi eksi averajla tamamlayan takımlar olarak kayıtlara geçti. Beşiktaş, 1975-1976 sezonunda ligi 11. sırada tamamlarken, 25 gol atıp kalesinde 32 gol gördü. Böylece eksi 7 gol averajıyla "Üç büyükler" arasında ligi eksi averajla tamamlayan ilk takım oldu.

Galatasaray ise iki kez ligi eksi averajla bitirdi. Sarı-kırmızılı takım, 2010-2011'de 8. tamamladığı ligde 41 gol atıp, 46 gol yedi ve eksi 5 averajla sezonu kapattı. Galatasaray, 2021-2022'de de 13. olduğu ligde 51 gol atıp, kalesinde 53 gol gördü ve eksi 2 averajla sezonu tamamladı.

Bu arada, "Üç büyükler"in diğer üyesi Fenerbahçe ise 1990-1991 ve 2018-2019 sezonlarında ligi sıfır averajla kapattı. Sarı-lacivertli takım 1990-1991 sezonunda 53 gol atıp 53 gol yerken, 2018-2019'da ise 44 kez ağları havalandırdı, kalesinde ise aynı sayıda gol gördü.

Fenerbahçe averajla ligde kaldı
Lig tarihinde 19 kez şampiyon olan Fenerbahçe, 1980-1981 sezonunda küme düşmekten gol averajıyla kurtuldu. Rizespor'un 29 puanla ligden düştüğü sezonda, Fenerbahçe; Altay, Adana Demirspor ve Boluspor ile aynı puanı toplayarak, gol averajıyla ligde kaldı.

Hakemden gol
Süper Lig tarihinin en ilginç notlarından birisi, hakemin attığı gol olarak tarih yapraklarında yerini aldı. 1986-1987 sezonunun 5. haftasında, 21 Eylül 1986'da MKE Ankaragücü ile Beşiktaş arasında Ankara Cebeci İnönü Stadı'ndaki müsabakayı izleyenler dünya futbol tarihinde eşine çok ender rastlanan bir gole tanık oldu. Karşılaşmanın 83. dakikasında gelişen başkent atağında Kemal Yıldırım'ın ceza alanı içi sağ çaprazından attığı ve yandan auta gitmekte olan şutta, top kale sahasının solundaki hakem Ahmet Akçay'a çarparak yön değiştirdi ve filelere gitti. MKE Ankaragücü bu golle müsabakayı 1-0 kazanırken, spor kamuoyu uzun süre bu pozisyonu konuştu.

Galatasaray açık ara
Lig tarihinde en fazla puan farkıyla şampiyonluğa ulaşan takım Galatasaray oldu. Sarı-kırmızılı ekip, 1987-1988 sezonunda 90 puanla mutlu sona ulaştı, ikinci sıradaki Beşiktaş 78 puanda kaldı. Aradaki 12 puanlık fark, şimdiye dek şampiyonla ikinci arasındaki en fazla puan farkı olarak tarihe geçti.

Averajla gülenler ve üzülenler
Ligin geride kalan 66 sezonunda şampiyonlar 5 kez gol averajıyla belli oldu, düşen takımlar da 9 kez yine gol averajıyla ortaya çıktı.

1984-1985 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş ligi 50'şer puanla tamamlarken, gol averajı daha iyi olan sarı-lacivertli ekip şampiyonluğa ulaştı.

1985-1986 sezonunda Beşiktaş, 56 puanla Galatasaray'ın gol averajıyla ligi en önde tamamladı.

1992-1993 sezonunda da Galatasaray, bu kez Beşiktaş'ı 66 puan ve averajla geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kucakladı.

2010-2011 sezonunda ise Fenerbahçe ile Trabzonspor ligi 82'şer puanla tamamladı. Uygulamada olan ikili averaja göre, rakibine üstünlük kuran sarı-lacivertli takım şampiyonluğa ulaştı.

2020-2021 sezonunda da ligi 84'er puanla kapatan Beşiktaş ile Galatasaray'ın sezon içinde birbirleriyle oynadığı maçlarda aldığı skorlar eşit olduğu için gol averajıyla rakibini geride bırakan Beşiktaş ligi ilk sırada tamamladı.

Bu arada, averajla yaşanan şampiyonluklardan ilk 3'ünde genel gol averajı, son ikisinde ise takımların sezon içinde kendi aralarında oynadığı maçlarda aldığı sonuçlara göre sıralama belli oldu.

Lig tarihinde ayrıca 9 kez de ligden düşen takımlar gol averajıyla belirlendi.

Beşiktaş'ın kabus sezonu
Beşiktaş, 2003-2004 sezonundaki ilginç performans grafiğiyle sevenlerine adeta kabus yaşattı. Sezonun ikinci yarısına en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 8 puan önünde namağlup lider başlayan Beşiktaş, ikinci yarıdaki inanılmaz düşüşle sezonu şampiyon bitiren rakibinin tam 14 puan gerisinde, üçüncü sırada kaldı. 17 maçlık ikinci yarıda tam 8 yenilgi alan siyah-beyazlılar, böylece lig tarihinde iki devre arasında en büyük düşüşü gerçekleştiren şampiyon adayı takım olarak kayıtlara geçti.

"Nöbetçi golcü" Semih, gol kralı oldu
Süper Lig'in 2007-2008 sezonundaki gol kralı Fenerbahçeli Semih Şentürk, bu ünvanı ilginç biçimde eline geçirdi. Sezonu 17 golle tamamlayarak, kariyerinde ilk kez bu ünvanı alan Semih, birçok maçta oyuna sonradan girmesine rağmen attığı kritik gollerle takımına büyük katkı yaptı ve adı "nöbetçi golcü"ye çıktı. Semih, adı geçen sezonda ligde çeşitli zaman dilimleri içinde toplam 27 maçta forma giydi. Bunlardan sadece 17'sinde ilk 11'de sahaya çıkan Semih, toplam 17 gol attı.

Yanlış anons skandalı
Süper Lig'de 2009-2010 sezonunda o zamanki adıyla Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda anons skandalı yaşandı. Ligin 34. ve son haftasına en yakın takipçisi Bursaspor'un 1 puan önünde lider giren ve son hafta evinde ağırladığı Trabzonspor'u yenmesi durumunda şampiyonluğunu ilan edecek Fenerbahçe, dramatik bir sonla sevenlerini adeta kahretti.

Trabzonspor ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, Bursaspor'un evinde Beşiktaş'ı 2-1 yenmesiyle şampiyonluğu, tarihinde ilk kez bu başarıya ulaşan Bursaspor'a kaptırdı. Ancak Kadıköy'deki maçta son anlar oynanırken, Bursaspor-Beşiktaş karşılaşmasının 2-2 berabere bittiği ve Fenerbahçe'nin bu sonuçla şampiyon olduğu şeklinde statta yapılan anons, tam anlamıyla bir skandala neden oldu.

Bu hatalı anons üzerine tribünlerdeki çoğu Fenerbahçeli taraftar gibi saha içindeki bazı Fenerbahçeli futbolcular da sevinç gösterisinde bulunurken, gerçek kısa süre sonra anlaşıldı ve yaşanan sevinç yerini hüzne bıraktı. Skandala yol açan anonsu yapan kulüp görevlisi maçın ertesinde gözaltına alınırken, daha sonra savcılık tarafından serbest bırakıldı.

Fenerbahçe 2 kez son hafta yıkıldı
Lig tarihinde sezonun son haftasına puan cetvelinde lider girip de şampiyon olamayan tek takım Fenerbahçe olarak kayıtlarda yer alıyor. Sarı-lacivertli takım, ligin son hafta maçında 2005-2006 sezonunda Denizlispor ile berabere kalarak Galatasaray'a, 2009-2010'da ise Trabzonspor ile berabere kalarak Bursaspor'a şampiyonlukları kaptırdı.

Futbolcudan hakeme kırmızı kart
Trabzonsporlu futbolcu Salih Dursun, maçın hakemine kırmızı kart göstererek lig tarihinin en ilginç olaylarından birisine imza attı. 2015-2016 sezonunun 22. haftasında, 21 Şubat 2016 tarihinde Türk Telekom Stadı'nda oynanan Galatasaray-Trabzonspor (2-1) müsabakasının 86. dakikasında futbol sahalarından eşine ender rastlanan bir olay yaşandı. Maçın hakemi Deniz Ateş Bitnel, bordo-mavili futbolcu Luis Cavanda'ya, sebebiyet verdiği penaltının ardından sert itirazı sonucu kırmızı kart gösterdi. Karara tepki gösteren Trabzonsporlu futbolcular hakeme yoğun itirazlarda bulundu. Bu sırada Salih Dursun, Cavanda'ya kırmızı kart çıkaran Bitnel'in kartını elinden alarak, hakeme gösterdi. Salih Dursun da bu hareketinin ardından kırmızı kartla oyun dışından kaldı. Trabzonspor, dünya gündemine giren bu tarihi müsabakayı 7 kişi tamamladı.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı

Galatasaray şampiyon oldu, ancak her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin’in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı

29.05.2026 16:10:00
Haber Merkezi
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
ultrAslan'dan Dursun Özbek'e uyarı
Galatasaray'da şampiyonluk geldi... seçim bitti. Her şey tam anlamıyla süt limanken kulisler ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in zehir zemberek açıklamasıyla sarsıldı! Yönetim kurulu üyelerini 'kişisel egolarını kulübün menfaatlerinin önüne koymakla' suçlayan Şirin, camiadaki ağırlığını ve tribün gücünü arkasına alarak Dursun Özbek yönetimine adeta muhtıra verdi.






Galatasaray'da gelen şampiyonluğa rağmen kulüp kulislerinde sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. ultrAslan lideri Sebahattin Şirin, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla mevcut yönetime doğrudan muhtıra verdi. Kulüp içi idari çatlakları ve yıpratıcı isimleri hedef alan Şirin, şu sert ifadeleri kullandı:






Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği ego tatmin edilecek bir yer değildir. Kişisel egolarını Galatasaray'ın menfaatleri önüne koyan kimsenin bu pozisyonda ne işi ne görevi olmalıdır.






TRİBÜNLERİN SEBAHATTİN REİS'İ

Galatasaray tribünlerinde "Sebahattin Reis" olarak bilinen Şirin, camiada sadece bir taraftar lideri değil; genel kurul siyasetini, yönetim istikrarlarını ve teknik direktör tercihlerini doğrudan etkileyebilen son derece güçlü bir figürdür.

1980 ve 1990'lı yıllardan itibaren Kapalı ve Açık tribünün en etkili isimlerinden biri olan Şirin, 2001 yılında tribündeki dağınıklığı bitirmek amacıyla Alpaslan Dikmen ile birlikte ultrAslan Grubu'nu kurdu. Dikmen'in 2008'deki vefatının ardından grubun tek ve en operasyonel lideri haline geldi.






TÜM BAŞKANLARLA YAKIN İLİŞKİSİ VAR

Takım kötü gittiğinde veya kritik derbiler öncesinde Metin Oktay Tesisleri'nin kapıları ultrAslan'a açılır. Şirin'in idmanda elinde megafonla futbolculara talimatlar veren imajı, onun kulüp üzerindeki gayriresmi ama somut nüfuzunun en net göstergesidir.

ultrAslan, kulübün elit veya bürokratik üye yapısına karşı devasa bir baskı unsurudur. Geçmişte; Adnan Polat, Dursun Özbek, Mustafa Cengiz ve Burak Elmas dönemlerinde alınan kararlarda ve Fatih Terim'in geri getirilme süreçlerinde Şirin'in ve grubunun tavrı hep belirleyici rol oynamıştır.






KADINLARIN TEPKİSİNİ ÇEKEN SÖZLER

ultrAslan'ın kalesi olan Kuzey Tribünü'nün tamamen "agresif ve erkeksi" kalmasını savunan Şirin, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şu açıklamayı dayapmıştı:

Bir tane Kuzey tribünü var... biz söyleyince kadın düşmanı oluyoruz. Ya buraları ayaklandıran, coşturan bir tribün var, [kadınların] başka kısımlara gönüllü gitmeleri lazım. Kadınlar baş tacımız ama güneyde olsunlar.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor

Yıllık brüt 4 milyon Euro’yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro’luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda

29.05.2026 14:59:00
Haber Merkezi
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Vedat Muriqi gittikçe ucuzluyor
Yıllık brüt 4 milyon Euro'yu aşan maaşıyla kriz yaratan Vedat Muriqi için Mallorca küme düştüğü için eli mahkum 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde dev bir indirim yapmak zorunda. Her ne kadar Galatasaray ve Fenerbahçe aportta beklese de Premier Lig ve Serie A ekiplerinin de pusuda beklediği Kosovalı golcü için paranın ikinci planda yer alması işleri zora sokuyor.






Galatasaray ve Fenerbahçe, eski tanıdık Vedat Muriqi'yi Türkiye'ye döndürmek için karşı karşıya... Mallorca'nın Kosovalı golcünün yüksek maliyeti nedeniyle bonservisinde indirime gitmeye hazırlanması, İstanbul'un iki yakasını harekete geçirdi. Yıldız santraforun transferinde iki kulübün de masaya koyduğu çok farklı dinamikler var.






GALATASARAY DAHA GÜVENİLİR ALTERNATİF

Son şampiyon Galatasaray, Icardi ile yürütülen karmaşık ve zorlu görüşmelerin tıkanma ihtimaline karşı "güvenilir bir alternatif" olarak Muriqi'yi listesine aldı. Sarı-kırzmılılar bu transfer yarışında ezeli rakibine karşı oldukça avantajlı bir konumda bulunuyor.

Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılım hakkı elde etmiş olması, kariyerinde Avrupa'nın zirvesini hedefleyen Muriqi için cezbedici bir unsur olduğu belirtiliyor. Kosovalı forvetin, geçmişte kendisini çalıştıran Okan Buruk ile mükemmel bir ilişkisi bulunuyor.






FENERBAHÇE'DE SEÇİM ENGELİ

Eski golcüsünü geri getirmeyi isteyen Fenerbahçe'de herkes "seçimi" bekliyor. Sarı-lacivertliler, Muriqi transferinde istekli olsa da iki büyük engelle mücadele ediyor.

Seçimi nedeniyle Fenerbahçe'de yönetimsel anlamda hareket alanı yok. İki adayın yarışacağı seçim gününe kadar sportif konularda net bir adım atılması veya resmi karar alınması beklenmiyor.

Ayrıca sarı-lacivertliler, ezeli rakibinin aksine Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için zorlu eleme turları oynamak zorunda. Bu durum, turnuva garantisi isteyen oyuncu cephesinde sarı-lacivertlilerin elini zayıflatıyor.






30 MİLYON EURO'LUK SERBEST KALMA BEDELİ

Sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Muriqi için kulübü Mallorca, mali sürdürülebilirlik adına ayrılığa onay verdi. Yıllık 4 milyon Euro'yu aşan brüt maaşı nedeniyle oyuncuyu elden çıkarmak isteyen İspanyol ekibi, sözleşmedeki 30 milyon Euro'luk serbest kalma maddesinde de indirime gitmek zorunda.






PREMIER LİG VE SERI A'DA TAKIMLAR APORTTA BEKLİYOR

Muriqi'nin kararında para birincil etken değil. Süper Lig devlerinin yanı sıra, oyuncunun düşecek bonservis bedelini fırsat bilen Premier Lig ekipleri ve hava hakimiyeti nedeniyle İtalya Serie A kulüpleri de devrede. Gelen çok sayıda yüksek kalibreli teklife rağmen Kosovalı golcü henüz net bir karar vermiş değil.

Galatasaray'a büyük onur

Uluslararası spor ekonomisinin zirvesi Football Benchmark’ın yayımladığı "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunda, Türk futbolu adına tarihi bir eşik aşıldı. Saha içi ve saha dışındaki agresif mali büyümesini sürdüren Galatasaray, 395 milyon Euro’luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa’nın en seçkin 32 kulübü arasına giren tek Türk takımı olmayı başardı

29.05.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a büyük onur
Galatasaray'a büyük onur
Uluslararası spor ekonomisi yönetim ve veri analiz şirketi Football Benchmark, futbol dünyasının her yıl merakla beklediği "Avrupa'nın Elitleri 2026" raporunu yayımladı. Kulüplerin kârlılığı, yayın hakları, sportif potansiyeli, stadyum mülkiyeti ve marka gücü gibi kriterlerin hesaplandığı kurumsal değerleme raporunda, Galatasaray da kendine yer buldu.






395 MİLYON EURO'LUK DEĞER
 
Galatasaray, 395 milyon Euro'luk devasa kurumsal değeriyle Avrupa'nın en değerli 32 kulübü arasına adını yazdırmayı başardı.
 
Football Benchmark analistlerinin raporunda, Galatasaray'ın elit seviyeye tırmanmasının arkasındaki şifreler de belli oldu. Sarı-kırmızılı yönetimlerin finansal sürdürülebilirlik hamleleri ve özellikle RAMS Park'ın yarattığı maç günü ekonomisi bu sıçramada başrolü oynadı.







200 MİLYON BARAJINI AŞTI
 
Kulübün mağazacılık tarafındaki agresif büyümesi, UEFA organizasyonlarından elde edilen düzenli gelirler ve sponsorluk anlaşmaları, sarı-kırmızılıların Avrupa ölçeğinde devlerin arasına soktu. Galatasaray, yılın başlarında açıklanan ön raporlarda da 5 Büyük Lig dışından gelip 282 milyon Euro operasyonel gelir üreterek 200 milyon Euro barajını aşabilen tek Türk kulübü olması da dikkat çekici.







32 TAKIMLI LİSTEDE
 
Sadece 32 kulübün yer aldığı elit listede Galatasaray; Porto, Benfica ve Ajax gibi geleneksel olarak oyuncu satışlarıyla yaşayan devlerin hemen ardında 32. sıradan listeye girdi.
 
UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları'nın (FSR) kulüpleri kendi ürettikleri operasyonel gelire zorladığı bu zorlu dönemde Galatasaray, dışarıdan bir sıcak para desteğiyle değil, kendi yarattığı ekonomiyle bu listeye giren tek Türk kulübü oldu.
 
REAL MADRİD ZİRVEDE
 
Real Madrid'in 7.7 milyar Euro ile zirvede yer aldığı, Barcelona ve Manchester City'nin takip ettiği listenin son genişleme sınırında yer alan Galatasaray, Türk futbol endüstrisinin uluslararası arenadaki en büyük vitrini olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti

Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı

29.05.2026 14:37:00
Haber Merkezi
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Beşiktaş Filipe Luís'ten bu yüzden vazgeçti
Teknik direktör arayışlarını sürdüren Beşiktaş'ta, Filipe Luís flörtü kısa sürdü. İki taraf arasında ilk olarak vizyon savaşı çıktı. Türk futbolunu kariyeri için stratejik bir basamak olarak gören ancak siyah-beyazlı yönetimin önüne transferde tam yetki, radikal kadro operasyonu ve uzun vadeli idari özerklik gibi tavizsiz şartlar koyan Brezilyalı teknik adamla yürütülen ikili görüşmeler ilk buluşmada sona erdi.






Beşiktaş'ta Filipe Luís görüşmelerinin perde arkasını gazetemiz aralıyor. Siyah-beyazlı yönetimle masaya oturan Brezilyalı teknik adama sunduğu ağır şartlar nedeniyle "herkes kendi yoluna" denildi... Filipe Luis de rotasını Monaco'ya çevirdi.

Ayrıca iddialara göre Türk futbolunu uluslararası kariyerini sağlamlaştırmak adına stratejik bir fırsat olarak gören Filipe Luís, Beşiktaş'ın mevcut vizyonunu yetersiz buldu.






KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA OLACAK GİBİ DEĞİL

Filipe Luís küçük dokunuşlarla mevcut kadronun ayağa kaldırılamayacağını savunarak transfer piyasasında yapılacak yatırımlar üzerinde tam yetki talep etti.

Mevcut kadronun çok ciddi takviyelere ihtiyacı olduğunu vurgulayan genç teknik adam, kendisine sunulan mali kaynakların bu büyük değişim için yeterli olmayacağını iletti.






SADECE "ŞAMPİYONLUK İSTİYORUZ" DENİLDİ

Brezilyalı hocanın en çok üzerinde durduğu konu kulübün vizyonu oldu. Sadece kısa vadeli sonuçlara ve "şampiyonluk istiyoruz" baskısına odaklanmış bir projeyi reddeden Luís, sportif sonuçlardan bağımsız, orta ve uzun vadeli bir yapılanma ortamı istedi.

İç istikrarın, yönetim ile futbol departmanı arasındaki uyumun ve kendi metodolojisini uygulama özerkliğinin şart olduğunu belirtti. Beşiktaş'ta bu ortamı bulamayacağına kanaat getirdi.






KENDİ YARDIMCILARINI İSTEDİ

Görüşmelerdeki bir diğer kırılma noktası da teknik heyet konusunda yaşandı. Filipe Luís, daha önce birlikte çalıştığı ve tamamen güvendiği profesyonellerden oluşan kendi antrenör kadrosunu getirmekte diretti. Yönetimin teknik ekibe Türk bir hoca dahil etme fikrine kesinlikle karşı çıkan başarılı çalıştırıcı, bu konuda geri adım atmadı.






İKİ TARAF ORTAY YOL BULAMADI

Görüşmelerin temel vizyon, bütçe ve idari özerklik noktalarında kilitlenmesi üzerine taraflar arasında para bile konuşulmadı. Beşiktaş'ın Brezilyalı teknik adamın şartlarını kabul etmemesi, Luís'in de kulübün sunduğu şartlara "hayır" demesiyle süreç tamamen negatif sonuçlandı. Siyah-beyazlı kapıyı kapatan Filipe Luís, projesini hayata geçirmek adına Fransa Ligue 1 ekibi Monaco ile el sıkıştı.

Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum

Galatasaray'ın yıldızı Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da çok konuşulacak açıklamalara imza attı

28.05.2026 17:30:00
Haber Merkezi
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Torreira'dan Galatasaray'a soğuk duş: Güney Amerika'da oynamak istiyorum
Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, tatil için gittiği Uruguay'da hem milli takım kariyeri hem de geleceğine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Deneyimli orta saha oyuncusu "Dünya Kupası kadrosuna alınmadığımı kabul ediyorum" itirafı ve Güney Amerika'da oynama arzusu sarı-kırmızılı camiada geniş yankı uyandırdı.

Galatasaray'ın başarılı orta saha oyuncusu Lucas Torreira, Uruguay Milli Takımı Teknik Direktörü Marcelo Bielsa tarafından 2026 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmemesiyle ilgili ilk kez konuştu.






2026 Dünya Kupası kadrosunda yer almayacağını doğrulayan 30 yaşındaki futbolcu, yerel basın organı Impacto Noticias'a yaptığı açıklamada durumu olgunlukla karşıladığını belirtti:

- Dünya Kupası kadrosundan çıkarıldığımı kabul ediyorum. Milli takımda çok olumlu dört yıl geçirdim, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama bu futbol ve yolumuza devam etmeliyiz.






BIELSA'NIN TORREIRA İTİRAFI

Bielsa'nın göreve gelmesinden bu yana Uruguay milli takımında düzenli şans bulamayan Torreira, sadece Haziran 2025'teki Dünya Kupası Elemeleri maçlarında bir kez kadroya çağrıldı. Daha sonrasında kadroya alınmaması üzerine Torreira'nın Bielsa'yı eleştiren bir mektup yazdığı iddia edildi.

Bielsa gelen eleştiriler üzerine, kadroda Valverde ve Bentancur gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, Torreira'yı takımda tutabilmek için "elinden gelenin en iyisini yaptığını" savundu.






"GALATASARAY'DA ŞAMPİYONLUK ALIŞKANLIK"

Galatasaray ile kazandığı kupalara da değinen Uruguaylı futbolcu, sarı-kırmızılı ekipteki başarı grafiğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle aktardı:






- Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak bizim için neredeyse bir alışkanlık haline geldi.

- Ancak her şampiyonluğun ardında çok fazla çalışma ve fedakarlık var. Dördüncü şampiyonluğumuzu kazandık ve çok mutluyum.






TRANSFER İDDİALARINA CEVAP VERDİ

Güney Amerika'nın köklü kulüpleri Boca Juniors ile Nacional'i ziyaret eden Torreira, transfer dedikodularına da açıklık getirdi:

- Güney Amerika'da oynamak istediğimi her zaman dile getirdim, ancak Galatasaray ile iki yıl daha geçerli bir sözleşmem var ve kulübüme saygı duymalıyım. Şu an için biraz kafamı dinlendirmem, bir süreliğine futbolu unutmam ve ailemle geçirdiğim zamandan faydalanmam gerekiyor.

Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün

Wanda Nara ile son perdeye gelinirken, Icardi’nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye’ye getirmek için mahkemeye sunduğu plan ortaya çıktı 

28.05.2026 17:16:00
Haber Merkezi
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Icardi'nin eli Türkiye'ye mahkum! Cuma günü büyük gün
Wanda Nara ile velayet savaşında son perdeye gelinirken, Mauro Icardi'nin kızlarının tam velayetini alarak Türkiye'ye getirmek için mahkemeye sunduğu planın detayları ortaya çıktı. Cuma günü hakim onay verirse, Arjantinli golcü China Suarez ile birlikte İstanbul'da yeni bir hayat kurmak ve Galatasaray'da kalabilmek adına maaşında %40 indirime gitmek zorunda kalacak. Aksi takdirde menajeri Pino'nun görüştüğü Hakan Safi'nin masaya getireceği teklif ya da gündemi sarsan Amedspor iddiası devreye girecek.






Mauro Icardi'nin sözleşme süreci yeşil sahalardan çok adliye koridorlarında şekillenecek gibi duruyor. Wanda Nara ile sancılı bir boşanma ve velayet süreci yaşayan golcü oyuncu için 29 Mayıs Cuma günü çok kritik... çünkü iki tarafın avukatlarının karşı karşıya geleceği bu kritik duruşma, sadece Icardi'nin özel hayatını değil, Galatasaray hatta Türkiye kariyerini de doğrudan etkileyecek.






CUMA GÜNÜ MAHKEMEDE NETLEŞECEK

Arjantinli gazeteci Guido Záffora'nın haberine göre Icardi, mahkemeden kızlarının tam velayetini talep etti. Çocuklarının Türkiye'ye taşınmasını ve burada yaşamasını isteyen Icardi, mahkemeye gerekli tüm resmi evrakları sundu. Davanın en çarpıcı hamlesi de China Suárez'in Arjantinli golcü lehine ifade vermesi oldu. Eğer mahkeme Icardi'nin sunduğu Türkiye planını onaylarsa, yıldız futbolcu China Suarez ve kızlarıya beraber Türkiye'de yaşamak durumunda kalacak.






YÜZDE 40 İNDİRİMLE GALATASARAY'DA KALMAK

Cuma günü mahkemeden çıkacak hukuki ve maddi kararların ardından, Mauro Icardi'nin transfer piyasasındaki haritası da netleşecek.

Mahkemenin ekonomik yükümlülükleri ve Türkiye planını onaylaması halinde, Icardi Galatasaray'da kalmak için fedakarlık yapmak zorunda kalacak. Yıldız oyuncu, sarı-kırmızılı yönetimle masaya oturarak %40'lık bir maaş indirimini kabul edip parçalıyı giymeye devam edebilir.






HAKAN SAFİ'DEN GELECEK RESMİ TEKLİF

Icardi'nin menajeri Elio Pino, gizli bir transfer operasyonu yürütüyordu. Pino'nun dirsek temasında olduğu Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi de, cuma günkü duruşma ve gelecek pazar günü yapılacak seçimin ardından Icardi'ye resmi bir teklif sunabilir.






UÇUK AMEDSPOR İDDİASI GÜÇLENEBİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan ve ilk başta "imkansız" gözüyle bakılan Amedspor iddiası da, mahkeme sonrasındaki kaos ortamına göre çok daha yüksek sesle konuşulmaya başlanabilir. Küme düşme veya yükselme dinamikleri içinde bu uçuk iddia, transfer döneminin en büyük sansasyonu olmaya aday.

Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi


Okan Buruk'un Vedat Muriqi bekleyişi sürerken, Mallorca'nın küme düşmesiyle Galatasaray'ın teknik direktörünü heyecanlandıran bir oyuncu daha ortaya çıktı. Buruk, Osimhen'in yanına düşündüğü Kosovalı golcüden bile önce serbest kalma bedeli 30 milyon Euro'dan 12 milyon Euro'ya düşen 19 yaşındaki Jan Virgili'yi ilk sıraya aldı. TFF'nin yabancı kuralına da uyan İspanyol yıldız adayı için resmi temaslara başlandı.

28.05.2026 14:22:00
Haber Merkezi
Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi
Okan Buruk, rotayı Muriqi'den Virgili'ye çevirdi

Galatasaray'ın hocası Okan Buruk, Rizespor döneminden öğrencisi Vedat Muriqi'yi kadrosunda görmeyi arzuluyor. Deneyimli çalıştırıcının ana hedefi, Kosovalı golcüyü Victor Osimhen ile bir araya getirerek durdurulamaz bir çift forvet hattı oluşturmak. Ancak bu transfer sürecinde acele etmeyen Muriqi'nin önceliği, sürekli forma giyebileceği bir projede yer almak. Eski kulübü Fenerbahçe de kendisiyle ilgileniyor.







Jan Virgili de kim?

Muriqi için bekleyiş sürerken Buruk'u heyecanlandıran bir başka Mallorcalı oyuncu daha var. Turizm cenneti ada takımının küme düşmesiyle 19 yaşındaki Jan Virgili bir anda Okan Buruk'un radarına girdi. İspanyol ekibiyle bu sezon 31 maça çıkan ve 2 gol, 6 asistlik performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç yetenek, geleceğin en parlak isimleri arasında gösteriliyor.







Serbest kalma bedeli düştü

Transferi asıl cazip kılan ve Okan Buruk'u harekete geçiren detay ise oyuncunun sözleşmesindeki özel madde oldu. 2006 doğumlu Jan Virgili'nin (TFF'nin 2004 ve sonrası yabancı oyuncu kuralına uygun) normal şartlarda 30 milyon Euro olan serbest kalma bedeli, Mallorca'nın küme düşmesiyle birlikte otomatik olarak 12 milyon Euro'ya geriledi.







Öncelik genç oyuncuda

Bu finansal fırsatı kaçırmak istemeyen Galatasaray yönetimi, teknik heyetin talebi doğrultusunda düğmeye bastı. Sarı-kırmızılılar, Vedat Muriqi transferinden bile daha öncelikli hale gelen 19 yaşındaki kanat oyuncusu için İspanyol kulübüyle resmi temaslara başlamaya hazırlanıyor.

7 Haziran'daki seçimin vaadi Victor Osimhen!


 
Fenerbahçe ile Real Madrid aynı gün yeni başkanını seçecek... Sarı-lacivertlilerde efsane Başkan aziz Yıldırım'ın rakibi Hakan Safi. Real Madrid'de de efsane başkan 79 yaşındaki Florentino Perez'in rakibi 37 yaşındaki Enrique Riquelme. Fenerbahçe'de iki başkan santrfor transferi için sözler verirken, Riquelme'nin santrfor sözü ise Galatasaray'ın yıldızı Victor Osimhen oldu.

28.05.2026 14:12:00 / Güncelleme: 28.05.2026 15:14:35
Haber Merkezi
7 Haziran'daki seçimin vaadi Victor Osimhen!
7 Haziran'daki seçimin vaadi Victor Osimhen!

Real Madrid'de gelecek hafta sonu yapılacak seçim öncesi kulisler yanıyor. Florentino Perez'e karşı başkanlık yarışına giren Enrique Riquelme, seçim projesinin merkezine Galatasaray'ın yıldız forveti Victor Osimhen'i koydu.
Riquelme, mevcut başkan Perez'e karşı elini güçlendirmek ve kulüp üyelerini harekete geçirmek için Nijeryalı golcüyü kilit figür olarak kullanmayı kararlaştırdı.







Osimhen seçim vaadi

Seçim kampanyasındaki ana mesaj ise net: Kulübün acil hedeflerine ulaşması için yüksek etki yaratacak bir yönetim anlayışı. Real Madrid'in hücum hattındaki santrafor ihtiyacı uzun süredir spor kamuoyunda tartışma konusuydu. Riquelme'ye göre Osimhen, tam da bu tartışmaları bitirecek profil. Riquelme, Osimhen'le taraftara "büyük düşünen ve agresif hamleler yapabilen" bir yönetim vaat ediyor.







100 milyon Euro nakit koyacak

Nijeryalı golcüyü kadrosuna katmak için daha önce önemli bir yatırım yapan Galatasaray, oyuncusunu ucuza bırakmaya kesinlikle niyetli değil. Bizzat Başkan Dursun Özbek açıkladı. İddialara göre Riquelme, sarı-kırmızılı yönetimi ikna etmek için masaya 90 ila 100 milyon Euro'yu nakit olarak koyarak işi bitirecek.
Riquelme'nin bu büyük vaadi, Real Madrid'in mevcut finansal gerçekliğiyle çelişebilir. Bu büyüklükte bir transferin gerçekleşmesi; maaş bütçesi istikrarı, kadro derinliği sınırları ve ertelenmiş ödeme yapısı gibi çok titiz bir finansal yönetimi zorunlu kılıyor.







Riquelme'nin işi zor

Ancak seçimi kazanmak Enrique Riquelme için madalyonun sadece ilk yüzü. Bu kalibredeki bir forvet için yarış sadece Real Madrid ile sınırlı değil. İngiltere'nin dev kulüpleri (Chelsea, Asenal vb...) Osimhen'in durumunu yakından izliyor. Osimhen'in önündeki projeleri, sunulan rekabet avantajlarını değerlendirerek en doğru fırsatı bekleyeceği belirtiliyor. Riquelme'nin şirketi Cox Energy, dünyanın önde gelen güneş enerjisi şirketlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Eğer Riquelme seçimi kazanırsa, sadece kulüp üyelerine verdiği sözü tutmakla kalmayacak; aynı zamanda Premier Lig devlerinin de dahil olduğu son derece rekabetçi bir ortamda Galatasaray ile çetin bir pazarlık masasına oturacak.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.