10 Ağustos 1914'te Alman gemileri Goeben ve Breslau, Çanakkale'yi geçerek İstanbul'a geldi.
Osmanlı hükümeti tarafsızlık kuralları gereği el konulması gereken gemilerin, Almanya'dan satın alındığı açıkladı.
Alman gemilerine Türk bayrağı çekildi, mürettebat fes taktı ve gemiler Yavuz ve Midilli adlarını aldı.
Amiral Souchon komutasındaki gemiler gidip, Odessa ve Sivastopol bombalamasıyla 30 Ekim 1914'te Osmanlı fiilen savaşa dahil oldu.
112 yıl geçti
ABD, ülkemiz ve İslam coğrafyasını adeta kendi askeri üssüne çevirmiş vaziyette. Teknoloji ve istihbaratı da bölgeyi kuşatmış vaziyette.
Haçlı-Siyonist zihniyet İran'ı füzelerle vuruyor. İran'da cevap veriyor.
Bakın ne diyorlar?
Erdoğan: 'Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.
Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor.
Milletimizin kalbinde ve zihinde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir.
Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir; ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır.
Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.
Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eş güdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz' dedi.
Pezeşkiyan, Sayın Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye'ye düşen füzelerin kendilerine ait olmadığını belirterek, ortak bir soruşturma ekibi kurmaya hazır olduklarını belirtti.
Sayın Ayetullah Mücteba Hamaney,
"İran İslam Cumhuriyeti'nin Dini Lideri olarak seçilmeniz vesilesiyle en içten tebriklerimi kabul edin.
Ülkeniz için bu zorlu dönemde, babanız ve selefiniz Ayetullah Ali Hamaney'in trajik kaybı nedeniyle derin taziyelerimi sunuyorum. Kendisi, Rusya ile İran arasındaki dostane ilişkilerin ve stratejik ortaklığın temellerini atan bilge bir liderdi.
Sizin liderliğiniz altında da Moskova ve Tahran arasındaki çok yönlü iş birliğinin, halklarımızın yararına ve bölgesel güvenlik ile istikrarın korunması adına kararlılıkla gelişmeye devam edeceğinden eminim.
İran'ın karşı karşıya olduğu mevcut dış tehditler karşısında Rusya'nın sarsılmaz desteğine güvenebilirsiniz. Size bu sorumlu görevde başarılar, İran halkına ise barış ve refah diliyorum. Saygılarımla, Vladimir Putin
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
Türkiye ile İran arasındaki ilişkileri bozmaya yönelik yayılan "füze saldırısı" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Arakçi şöyle diyor:
'Söz konusu iddiaların tamamen asılsız ve iki dost ülke arasındaki stratejik bağları zedelemek isteyen taraflarca üretilen bir "dezenformasyon" ürünüdür.
İran'ın, Türkiye'nin güvenliğini kendi güvenliğimiz olarak görüyoruz ve bölgesel istikrar için Türkiye ile iş birliği içinde kalmaya devam edeceğiz.
Bu tür haberlerin, bölgedeki askeri hareketliliği kullanarak fitne çıkarmak isteyen üçüncü tarafların provokasyonudur. Kamuoyuna bu bilgilere itibar etmeme çağırıyoruz."
Arakçi ayrıca, iki ülke arasındaki diplomatik ve askeri iletişim kanallarının her zaman açık olduğunu ve herhangi bir gerilim durumunda bu kanallar vasıtasıyla çözüm üretildiğini hatırlattı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan
'Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bugün de tek seçenek diplomasidir diyoruz ve buna devam ediyoruz. İsrail'in yayılmacı ve bölücü gündemi bilinmektedir.
Biz ise dost ve kardeş ülkelerle birlikte barıştan yana tutum sergiledik. Diğer taraftan üçüncü ülkeleri hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı belirtmek istiyorum.
Bu hafta içinde ülkemizin ve Azerbaycan'ın hedef alınması karşı karşıya bulunduğumuz riskin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bize atılan füze hava sahamıza girerken vuruldu. Biz kolay kolay provokasyona gelen bir ülke değiliz. Kendi güvenliğimizi savunmada çok şükür hiçbir sıkıntımız yoktur.
Ama diğer taraftan da provokasyona gelme, bir savaşın içine çekilme ne demek onu da gayet iyi biliyoruz.
İranlı arkadaşlarımızla da bu konuyu konuştuk. Dedik ki; eğer yolunu kaybetmiş bir füzeyse başka bir konu, ama bunun devamı gelecekse ki bizim size tavsiyemiz; aman diyeyim dikkat edin, böyle bir maceraya İran'da hiç kimse atılmasın.
İran'dan başka füze gelmemesi gerektiğini kendilerine net bir şekilde ilettik. Türkiye şimdiye kadar dostluğunu, durduğu yerdeki düzgün çizgiyi ve barışa olan hizmetini sürekli ortaya koymuştur. İran büyük bir ülkedir, büyük bir nüfusu vardır. Buradaki her türlü iç kriz bölgeye çarpan etkisiyle yayılır. Bunu durdurmanın ve kontrol altına almanın da şu anda arayışı içerisindeyiz."
Sayın Erdoğan ne demişti?
'Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz".
Umarım…
Osmanlı hükümeti tarafsızlık kuralları gereği el konulması gereken gemilerin, Almanya'dan satın alındığı açıkladı.
Alman gemilerine Türk bayrağı çekildi, mürettebat fes taktı ve gemiler Yavuz ve Midilli adlarını aldı.
Amiral Souchon komutasındaki gemiler gidip, Odessa ve Sivastopol bombalamasıyla 30 Ekim 1914'te Osmanlı fiilen savaşa dahil oldu.
112 yıl geçti
ABD, ülkemiz ve İslam coğrafyasını adeta kendi askeri üssüne çevirmiş vaziyette. Teknoloji ve istihbaratı da bölgeyi kuşatmış vaziyette.
Haçlı-Siyonist zihniyet İran'ı füzelerle vuruyor. İran'da cevap veriyor.
Bakın ne diyorlar?
Erdoğan: 'Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.
Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor.
Milletimizin kalbinde ve zihinde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir.
Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir; ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır.
Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.
Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eş güdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz' dedi.
Pezeşkiyan, Sayın Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye'ye düşen füzelerin kendilerine ait olmadığını belirterek, ortak bir soruşturma ekibi kurmaya hazır olduklarını belirtti.
Sayın Ayetullah Mücteba Hamaney,
"İran İslam Cumhuriyeti'nin Dini Lideri olarak seçilmeniz vesilesiyle en içten tebriklerimi kabul edin.
Ülkeniz için bu zorlu dönemde, babanız ve selefiniz Ayetullah Ali Hamaney'in trajik kaybı nedeniyle derin taziyelerimi sunuyorum. Kendisi, Rusya ile İran arasındaki dostane ilişkilerin ve stratejik ortaklığın temellerini atan bilge bir liderdi.
Sizin liderliğiniz altında da Moskova ve Tahran arasındaki çok yönlü iş birliğinin, halklarımızın yararına ve bölgesel güvenlik ile istikrarın korunması adına kararlılıkla gelişmeye devam edeceğinden eminim.
İran'ın karşı karşıya olduğu mevcut dış tehditler karşısında Rusya'nın sarsılmaz desteğine güvenebilirsiniz. Size bu sorumlu görevde başarılar, İran halkına ise barış ve refah diliyorum. Saygılarımla, Vladimir Putin
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
Türkiye ile İran arasındaki ilişkileri bozmaya yönelik yayılan "füze saldırısı" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Arakçi şöyle diyor:
'Söz konusu iddiaların tamamen asılsız ve iki dost ülke arasındaki stratejik bağları zedelemek isteyen taraflarca üretilen bir "dezenformasyon" ürünüdür.
İran'ın, Türkiye'nin güvenliğini kendi güvenliğimiz olarak görüyoruz ve bölgesel istikrar için Türkiye ile iş birliği içinde kalmaya devam edeceğiz.
Bu tür haberlerin, bölgedeki askeri hareketliliği kullanarak fitne çıkarmak isteyen üçüncü tarafların provokasyonudur. Kamuoyuna bu bilgilere itibar etmeme çağırıyoruz."
Arakçi ayrıca, iki ülke arasındaki diplomatik ve askeri iletişim kanallarının her zaman açık olduğunu ve herhangi bir gerilim durumunda bu kanallar vasıtasıyla çözüm üretildiğini hatırlattı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan
'Orta Doğu'da yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bugün de tek seçenek diplomasidir diyoruz ve buna devam ediyoruz. İsrail'in yayılmacı ve bölücü gündemi bilinmektedir.
Biz ise dost ve kardeş ülkelerle birlikte barıştan yana tutum sergiledik. Diğer taraftan üçüncü ülkeleri hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı belirtmek istiyorum.
Bu hafta içinde ülkemizin ve Azerbaycan'ın hedef alınması karşı karşıya bulunduğumuz riskin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bize atılan füze hava sahamıza girerken vuruldu. Biz kolay kolay provokasyona gelen bir ülke değiliz. Kendi güvenliğimizi savunmada çok şükür hiçbir sıkıntımız yoktur.
Ama diğer taraftan da provokasyona gelme, bir savaşın içine çekilme ne demek onu da gayet iyi biliyoruz.
İranlı arkadaşlarımızla da bu konuyu konuştuk. Dedik ki; eğer yolunu kaybetmiş bir füzeyse başka bir konu, ama bunun devamı gelecekse ki bizim size tavsiyemiz; aman diyeyim dikkat edin, böyle bir maceraya İran'da hiç kimse atılmasın.
İran'dan başka füze gelmemesi gerektiğini kendilerine net bir şekilde ilettik. Türkiye şimdiye kadar dostluğunu, durduğu yerdeki düzgün çizgiyi ve barışa olan hizmetini sürekli ortaya koymuştur. İran büyük bir ülkedir, büyük bir nüfusu vardır. Buradaki her türlü iç kriz bölgeye çarpan etkisiyle yayılır. Bunu durdurmanın ve kontrol altına almanın da şu anda arayışı içerisindeyiz."
Sayın Erdoğan ne demişti?
'Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz".
Umarım…
Akın Aydın / diğer yazıları
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026



























































