logo
17 EYLÜL 2026

‘Ağrıların sebebi duygusal da olabilir’

Psikiyatri Uzmanı Dr. Enver Gül, vücuttaki ağrıların sebebinin sadece fiziksel değil, duygusal olabileceğini de söyledi
 

09.03.2020 19:30:00
 
‘Ağrıların sebebi duygusal da olabilir’
‘Ağrıların sebebi duygusal da olabilir’

Ağrılarınız var ve doktora gitmenize rağmen çözüm bulamadıysanız bu sağlık sorununun kaynağı psikolojik olabilir. Uzmanlar, vücuttaki ağrıların sebebinin sadece fiziksel kaynaklardan değil duygusal kaynaklardan da olabileceğini belirtiyorlar.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Enver Gül, ağrıların sebepleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Psikolojik etkenlerin de ağrılara sebep verebileceğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Enver Gül, "İnsan vücudundaki ağrıların sebepleri sadece fiziksel değildir bunun yanı sıra duygusal sebepleri de olabilir.
Mesela stresin çeşitli ağrılara sebep olduğunu hepimiz biliriz. Fiziksel olarak sebebi ortaya koyulamayan bölgesel ağrıların sebebi psikolojik etkenler, travmalar olabilir. Önemsemediğimiz ağrılar birçok hastalığı da beraberinde getirebiliyor. Özellikle omuz ve sırt bölgesinden kollara ve başa yayılan ağrıların nedeni kimi zaman psikolojik olabiliyor.
Sabah yataktan yorgun kalkıp, gün ortasına doğru hiç haliniz kalmıyor mu? Biraz işte yapsanız veya yürüseniz bacaklarınıza ağrılar mı giriyor? Birçok doktora gitmenize rağmen çözüm bulamadıysanız bu sorunlarınızı da psikolojik olarak da değerlendirmek gerekebilir. İnsanlar ruhsal olarak bir gerginlik içerisine girdiği zaman farklı tepkiler verebilir. Bir şeylerden korkma, aşırı titizlik, olmayan şeyleri görme veya depresyona girme gibi durumlar da vücut buna farklı yollarla tepki verebilir" dedi.

Psikolojik desteğin önemine de değinen Dr. Gül, şunları söyledi:

"Örnek olarak bir konuda stres yaptığımız da heyecanlandığımız da, korktuğumuz da vücudumuzun farklı yerlerine ağrılar giriyor gibi hissedebiliriz. Buna sebep ruhsal olarak kendimizi baskıda hissettiğimiz anlardaki duygu, korku ve endişedir.
Bu korku ve endişeler sonucunda kaslarımız kasılmakta ve sonucunda bu ağrıların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Sonuç olarak, tedavi süreci için yaşama biçiminin değiştirilmesi ve hareketli bir hayata sahip olunması ve özellikle psikolojik destek alınması önemlidir."
İHA

 

Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi

FETÖ'ye finansman sağladığı iddiasıyla kayyum atanan Maydonoz Döner zincirine ilişkin 9 sanığın yargılandığı dava, 5 Ocak 2027 tarihine ertelendi

17.09.2026 12:56:00
İHA
 
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Tahsin Özbay ile sanık avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, bu celsede dinlenmesi gereken tanığın hazır bulunmadığını bildirdi.

Söz alan sanık Tahsin Özbay, tanıkla yalnızca ticari ilişkisinin bulunduğunu belirterek, "Tanıkla sadece ticari ilişkim var. Başka herhangi bir irtibatım yoktur" ifadelerini kullandı.

Sanık avukatları ise, müvekkilleri hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, dinlenmesi gereken tanığın bir sonraki celsede hazır edilmesine karar vererek, duruşmayı 5 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında

Geleneksel suç örgütlerinin katı hiyerarşisi, ailevi bağları ve mekâna bağlı gücü yerini; esnek, merkezsiz, dijitalleşmiş ve ağ tabanlı yeni nesil suç yapılanmalarına bırakıyor. Bu hibrit yapılar, lider odaklı piramit modeli yerine projelere göre bir araya gelen hücrelerden ve anonim aktörlerden oluşuyor. Eylemlerini taşeronlaştırarak riski dağıtıp, sokak şiddetini siber imkânlarla birleştiyorlar

17.09.2026 12:50:00 / Güncelleme: 17.09.2026 12:54:29
Hasan Gündoğdu
 
Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında
Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında

Oluşum mekanizmaları ve finansal kaynaklar



Yeni nesil suç yapıları, geleneksel mahalle mahremiyetinden ziyade dijital mecralarda kök salar ve küresel ölçekte iş birliği yaparlar.

Dijital Devşirme ve Taşeronlaşma: Suç örgütleri; oyun platformları, kapalı mesajlaşma uygulamaları (Telegram, Discord vb.) ve sosyal medya üzerinden gençleri "kolay para", "lüks yaşam" ve "statü" vaatleriyle manipüle eder. Eylemler parça başı ihale edilerek tetikçilik ve kuryelik gibi riskli işler suça sürüklenen çocuklara yaptırılır.

Finansal Gelir Kalemleri: Yasa dışı bahis ve kumar, siber dolandırıcılık, veri hırsızlığı, şantaj ve uyuşturucu ticareti ana gelir kaynaklarıdır.

Kripto Varlık ve Aklama: Elde edilen gelirler, finansal denetimlerin dışına çıkabilmek amacıyla kripto varlıklar, dijital cüzdanlar ve katmanlı katıksız para transferi (hesap kiralama/IBAN kuryeliği) yöntemleriyle saniyeler içinde taranıp aklanır.

Korunma yolları ve alınması gereken önlemler



Tehdit hem fiziksel hem sanal alana yayıldığı için mücadele de çok katmanlı olmak zorundadır.

Bireysel ve Ailevi Farkındalık: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik bilinci artırılmalıdır. Gençlerin sosyal medyadaki şüpheli ilişki ağları ve ani harcama değişiklikleri takip edilmeli; "IBAN kiralama" veya "hesap kullandırma" gibi tekliflerin doğrudan suça ortaklık olduğu topluma anlatılmalıdır.

Teknolojik ve Mali Denetim: Mülkiyet ve finansal takip mekanizmaları güncellenmelidir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) benzeri kurumların kripto varlık akışlarını ve blokzincir işlemlerini anlık izleme kapasitesi artırılmalıdır.

Siber Kolluk ve Uluslararası İş Birliği: Kolluk kuvvetlerinin siber operasyon kabiliyetleri güçlendirilmeli, sınır ötesi dijital suç ağlarına karşı uluslararası adli ve istihbarı iş birliği kanalları hızlandırılmalıdır.

Türkiye'deki tehlikenin boyutu



Türkiye, yüksek genç nüfusu, dijitalleşme hızı ve stratejik coğrafi konumu nedeniyle bu dönüşümün doğrudan hedefinde yer almaktadır.

Son yıllarda sokaklarda sıkça görülen motosikletli infaz çeteleri, dijital platformlar üzerinden radikalleşen ve suça sürüklenen çocukların araçsallaştırılması, tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra, uluslararası suç gruplarının Türkiye'yi finansal aklama sahası veya hesaplaşma alanı olarak kullanma arayışları güvenlik riskini artırmaktadır.

Suçun dijital mecralarda cazip hale getirilerek gençlere bir yaşam tarzı gibi sunulması, durumun sadece adli bir kolluk sorunu değil, acil müdahale gerektiren sosyolojik bir tehdit olduğunu göstermektedir.

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

17.09.2026 12:16:00
AA
 
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Ali Adnan Menderes, 1899'da Aydın'da dünyaya geldi. Annesi Tevhide Hanım, babası Ethem Bey ve ablası Melike'yi verem hastalığından kaybeden Ali Adnan, okulunu bitirmesinin ardından dedesi Hacı Ali Paşazade'nin kendisine miras bıraktığı Çakırbeyli Çiftliği'nin başına geçti.

Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, partinin feshedilmesinin ardından CHP'ye katıldı.

Atatürk'ün keşfiyle milletvekilliğine giden yol
CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında Menderes ile bir araya geldi ve soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.

1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde milletvekili seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline geldi.

Dörtlü Takrir
İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubuna kanunlardaki ve parti tüzüğündeki demokratik olmadığını düşündükleri hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge verdi.

Menderes ve arkadaşları, Türk siyasi hayatına "Dörtlü Takrir" olarak geçen bu önergenin verilmesinin ardından parti içi muhalefetten dolayı partiden ihraç edildi.

Demokrat Partinin kuruluşu
Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.

Demokrat Partinin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak önce yerel, ardından genel seçim sürecine girildi. 26 Mayıs 1946'da yapılan yerel seçimlere girmeme kararı alan Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.

CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Partinin 1950 seçimlerindeki zaferi
CHP Hükümeti, 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına karar verdi. Halkın Demokrat Partiye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Partide milletvekili adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Parti, seçimleri yüzde 55 oy oranıyla kazandı.

Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubunda yapılan oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına karar verildi.

Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün başbakan olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, "Başvekil sizsiniz Adnan Bey" diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.

Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, "14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz." ifadeleriyle yorumlamıştı.

Darbenin ayak sesleri "6-7 Eylül olayları"
Demokrat Partinin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı.

Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı.

"Atatürk'ün evinin bombalandığı"na ilişkin bir haberle başlayan "6-7 Eylül olayları", sıkıyönetim ilan edilerek ancak bastırılabildi.

1957 genel seçimleri
Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de yapılan genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.

Menderes, seçimlerin ardından parti içinde bir öz eleştiriye giderek seçim sonuçlarını teşkilatın yeterince çalışmamasına, basında yer alan yalan haberlere bağladı.

İnönü'nün "şartlar tamam olduğunda ihtilal meşru haktır" sözü
18 Nisan 1960'ta TBMM'de "muhalefet ve basının faaliyetlerini incelemek" amacıyla Demokrat Partili 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu kuruldu.

Bu komisyon nedeniyle, CHP yöneticileri, Demokrat Partiyi diktatörlüğe gitme amacında olmakla suçladı.

CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, "Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır" şeklindeki meşhur sözünü, bu komisyonun kurulmasının hemen ardından ifade etmişti.

"Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var"
Basında yer alan iddialar, büyük öğrenci olaylarının yaşanmasına neden oldu.

İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.

Öğrenciler, bu olayların ardından "555K" koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. "Ne istiyorsun?" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını alan Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.

27 Mayıs 1960 askeri darbesi
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.

Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.

"Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.

TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.

Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.

Yassıada'nın ismi 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl sonra "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"na dönüştü. Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka açıldı.

Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, hakim karşısına çıktığı ilk duruşmada 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bırakarak Mahruki'nin tahliyesine karar verdi

16.09.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Sosyal medya hesabı üzerinden 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek 17 Temmuz'da tutuklanan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki'nin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün yapıldı.

Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan Mahruki hakkında tahliye kararı verildi.

Savcı cezalandırılmasını istedi, Mahruki sert tepki gösterdi

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Mahruki'nin paylaşımlarında "tiyatro" ve "oyun" ibareleri yer almasa da Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri uyarınca "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçunun oluştuğunu savunarak cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaaya karşı söz alan Nasuh Mahruki, suçlamaları reddederek sert tepki gösterdi. Mahruki savunmasında şunları söyledi:

"Tiyatro ve oyun kelimelerini kullanmadığımın kabul edildiği yerde ben neyle suçlanıyorum? Üzerime atılı bu suçlamayı paylaşımdan nasıl çıkardıklarını hâlâ anlamış değilim. Eğer amaç benden intikam almaksa söyleyin, gidip yatayım. Bu ülkede hesap sorulması gereken asıl kişiler, o kanlı darbe girişiminde payı olanlardır."

1 yıl 3 ay hapis cezası ve tahliye

Mahruki'nin avukatlarının beyanlarının ardından karar için duruşmaya kısa bir ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nasuh Mahruki'yi "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vererek Mahruki'nin tahliyesine hükmetti. yaklaşık 2 aydır cezaevinde bulunan Mahruki, işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakılacak.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin sosyal medya platformu X üzerinden gerçekleştirdiği 15 Temmuz paylaşımları doğrultusunda resen soruşturma başlatmıştı.

16 Temmuz'da gözaltına alınan Mahruki, ertesi gün çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Hazırlanan iddianamede, eylemin basın ve yayın yoluyla zincirleme şekilde işlendiği iddia edilerek Mahruki hakkında 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2026-YKS) ek yerleştirme tercihlerinin yarın başlayacağını bildirdi

16.09.2026 17:11:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor
2026-YKS ek yerleştirme tercihleri başlıyor

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-YKS sonuçlarına göre 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek yerleştirme işlemleri, ÖSYM tarafından yapılacak.

Yarın saat 16.00'da başlayacak 2026-YKS ek yerleştirme tercih işlemleri, 21 Eylül saat 23.59'da sona erecek.

Adaylar, tercihlerini, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan bireysel olarak yapacak.

Ek yerleştirmeye başvuracak adayların, ön bilgi vermek amacıyla yayımlanan 2026-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu'nu dikkatle incelemeleri, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapmaları gerekiyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 6 zanlıdan 2'si tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla, 2'si de savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı

16.09.2026 16:35:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyetin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden kalan 6'sının işlemleri tamamlandı.

2 başkomiserin de aralarında bulunduğu, biri emekli polis memuru olan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından polis memurları O.K. ve H.Y. serbest bırakıldı. Zanlılardan polis memuru Ahmet B. ve emekli polis memuru Ertuğrul Tahir A. tutuklanma, başkomiserler H.H. ve E.B. de adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 2 zanlının tutuklanmasına, 2 şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 38'e yükseldi.

Soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.

Önceden adliyeye sevk edilen zanlılardan polis memurları Gökcan M, Ahmet B, Osman Nuri G. ve Hüseyin Ü. tutuklanmış, B.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde faaliyet gösteren fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan yedikleri yemekten zehirlenerek hastaneye kaldırıldı

16.09.2026 14:00:00 / Güncelleme: 16.09.2026 14:02:24
İHA
 
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı ilçesine bağlı Çelik köyündeki Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan sipariş verdikleri tantunileri yedikten bir süre sonra fenalaştı.

Mide bulantısı, kusma ve halsizlik şikayetleri üzerine fabrikaya çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi.



Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan işçiler, Gölbaşı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hastanede tedavi altına alınan işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden 1'i ise savcılıktan serbest bırakıldı

16.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında dördüncü dalga operasyon düzenlendi.

Soruşturmada, inşaat ve imar işleriyle ilgili belediye görevlileri ile müteahhitler arasında usulsüzlükler karşılığında elden ve banka yoluyla rüşvet alınıp verildiği, ayrıca belediye bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

47 kişi gözaltına alınmıştı
Soruşturma kapsamında, aralarında eski Doğanbey beldesi Belediye Başkanı Halil Çadır, Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya, Seferihisar Belediyesi'nde görev yapan müdür, mühendis, mimar ve diğer belediye çalışanları, çeşitli şirketlerin sahipleri, yöneticileri ve çalışanları ile organize suç örgütü lideri veya mensubu olduğu değerlendirilenler de dahil 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, haklarında gözaltı kararı bulunan 48 kişiden 47'sine ulaşıldı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 47 kişi , dün sabah adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından gözaltındaki kişilerden 1'i serbest bırakılırken, 36 kişi tutuklama, 10 kişi ise adli kontrol talebiyle dün 16.00 sıralarında hakimliğe sevk edildi.

29 tutuklama, 17 adli kontrol
Hakimlikçe yapılan sorguların ardından Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya'nın da aralarında olduğu 29 kişinin tutuklanmasına karar verildi.

Doğanbey Beldesi eski Belediye Başkanı Halil Çadır'ın da aralarında olduğu 17 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

16.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı'nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı'da "villa" yapıldığı iddiasına açıklık getirdi.

Alçı, 11 Eylül'de Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından, Öcalan için İmralı Adası'nda önünde bahçesi bulunan ve normal yaşam koşullarına uygun bir ev inşa edildiğini, Öcalan'ın ise "statü" talebi nedeniyle bu eve geçmediğini aktarmıştı.

Bahçeli bu kez gazeteci Ceyhun Bozkurt'a yaptığı açıklamada, Alçı'nın sözlerinden "villa" yorumu çıkarıldığını belirterek iddiayı reddetti. Bahçeli, İmralı'da 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi.

Bahçeli, "Hanımefendinin (Nagehan Alçı) aktardıklarından birileri villa yorumu çıkardılar, 'villa' diye bir şey yok" İfadelerini kullandı.

Bahçeli, söz konusu yapının neden yapıldığına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"250 metrekare bir konut yapıldı. Zaten etrafı denizle çevrili, Öcalan'ın yaşı da ilerledi, orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajları aktarsın, bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır."

İmralı sürecine ilişkin mesajlarını da yineleyen Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisinin geçerli olduğunu söyledi.

Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı

Moldova yetkili makamları tarafından uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahıs Esenyurt'ta yakalandı

16.09.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı
Moldovalı uyuşturucu kaçakçısı Esenyurt'ta yakalandı
Moldova yetkili makamları tarafından uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahıs Esenyurt'ta yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı ile müşterek, uluslararası seviyede aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalarda; Moldova yetkili makamlarınca, ''Uyuşturucu Madde Ticareti'' suçundan kırmızı bültenle aranan Ion Rusu isimli şahısın Esenyurt'ta olduğu tespit edildi. 15.09.2026'da Esenyurt'ta bir adrese operasyon düzenlenerek Ion Rusu isimli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın işlemleri bittikten sonra ülkesine gönderilmek üzere Geri Gönderme Merkezine teslim edileceği öğrenildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.