logo
12 EKİM 2026

Buğday üretimi geri viteste

 
Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, kalkınmanın üretimle mümkün olduğuna işaret ederek, "Tarım sektöründe ihracat değil, ithalat yasaklansın" dedi. Suiçmez, Türkiye'de buğday ekim alanları ile üretimimin gerilediğini dile getirdi.

16.08.2020 18:04:00
 
Buğday üretimi geri viteste
Buğday üretimi geri viteste
 
RECEP BAHAR / DETAY HABER
 
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, yaptığı açıklamada, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hububatta fiyat artışı ile stokçuluğun önüne geçmek gerekçesiyle 500 bin ton buğday ile 60 bin ton arpa ithalatı için 25 Ağustos 2020'de ihaleye çıkacağını hatırlattı. Suiçmez, şunları kaydetti: "Hatırlanacağı üzere 16 Ocak 2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile TMO'ya 1 milyon ton buğday ve mahlut, 700 bin ton arpa ithalat yetkisi verilmişti. Daha sonra 15 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yeni bir Cumhurbaşkanı Kararı ile buğday ve mahlut ithalat yetkisi 1 milyon 500 bin tona çıkarılmıştı. Yaklaşık dört ay önce herhangi bir stok sıkıntısı bulunmadığına dair açıklamalar yapan TMO'nun, bu yılın Ocak ayında 650 bin ton buğday, Şubat ayında 300 bin ton buğday ve 25 bin ton arpa ile Mart ayında 175 bin tonluk buğday ithalat ihalesi gerçekleştirmiş olması ve 25 Ağustos 2020 tarihinde de 500 bin ton buğday ve 60 bin ton arpa ithalat ihalesine çıkacak bulunması, bundan sonra da TMO'nun ithalatı sıklıkla tercih edeceğini gösteriyor."
 
Buğday üretimi azalıyor
 
Türkiye'de son 5 yıldır buğday ekimi yapılan alanın yanı sıra buğday üretimi ve veriminin azaldığına işaret eden ZMO Başkanı, şöyle devam etti: "2015 yılında 78.6 milyon dekarda buğday ekimi yapılırken bu alan 2019 yılında 68.5 milyon dekara geriledi. Buğday verimi 2015'te 287 kg/dekar iken 2019'da 278 kg/dekara düştü. 2015'te 22.6 milyon ton olan buğday üretimi, 2019'da 19 milyon tona geriledi. TÜİK, bu yıl buğday üretiminin 20.5 milyon ton olacağını tahmin etti." 
 
İthalat 10 milyon tonu geçti
 
Türkiye genelinde hububat hasadının neredeyse tamamlandığına işaret eden Suiçmez, "TMO alımları geçen yılın altında kalmıştır. Ayrıca üreticinin, tüccarın, stokçuların elinde ne kadar buğday olduğu da halen belirsizliğini korumaktadır. Bu durumda asıl stokçularla mücadele etmek yerine üreticiyi stokçulukla suçlamak kabul edilemez bir yaklaşımdır. 2015/16 sezonunda buğday ve mamul madde karşılığı olarak 4.8 milyon ton olan ithalat, 2016/17 sezonunda 5.8 milyon ton, 2017/18 sezonunda 9.8 milyon ton, 2018/19 sezonunda 10.3 milyon ton olarak gerçekleşti. İthal buğdayların neredeyse tamamı un, makarna ve irmik üretiminde kullanılmakta, bunların bir bölümü ihraç edilmektedir. Anlaşılan o ki Türkiye 2020 yılında da 'bol buğday ithal eden ülke' olarak anılmaya devam edecektir" diye konuştu.
 

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

12.10.2026 10:36:00 / Güncelleme: 12.10.2026 10:41:19
İhlas Haber Ajansı
 
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı. Gençlik ve Spor Başkanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı.

Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı

12.10.2026 10:30:00
AA
 
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu
Yükseköğrenim öğrencilerinin merakla beklediği Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuru süreci resmen başladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla başvuru ekranının e-Devlet sistemi üzerinde erişime açıldığını açıkladı.

Bakan Bak açıklamasında, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı. Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.  

BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN ALINACAK
Öğrenciler başvurularını, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 23.59'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yaparak tamamlayabilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve eğitim durumuna ilişkin bilgiler, ilgili kamu kurumları aracılığıyla doğrulanacak.

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi

11.10.2026 17:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi.
Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız"
Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin' Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var."

"Tarım toprakları heba edilmeyecek"
Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu.
Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.İHA

Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'ndan sigara satışında T.C. kimlik tartışmalarına yanıt: 18 yaş altını korumayı amaçlayan yeni kanun taslağında kişisel veriler esas alınacak, sosyal alanlardaki sigara mağduriyetleri için de adımlar atılacak

11.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden sigara nedeniyle tahrip olmuş bir akciğer görseli paylaşan Bakan Memişoğlu, vatandaşların endişelenmemesi gerektiğini ifade etti.

"ÖNCELİĞİMİZ 18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR"
Soru işaretlerini anladıklarını belirten Memişoğlu, temel amaçlarının 18 yaş altındaki çocuklara tütün ürünü satışını engellemek olduğunu dile getirdi. Bakan Memişoğlu, mahremiyeti gözeten ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan elektronik sistemler dâhil tüm seçeneklerin masada olduğunu aktardı.

YENİ KANUN TASLAĞI YOLDA
Tütünle mücadelenin ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, kişisel verilerin korunması ilkesi çerçevesinde yeni bir kanun taslağı ve mevzuat çalışması yürütüldüğünü açıkladı. Sigara içmeyen vatandaşların temiz hava hakkını korumak için sosyal alanlardaki düzenlemelerin de süreceği vurgulandı.

Memişoğlu'nun paylaşımı şöyle:

"Bu gördüğümüz tablo, önlenebilir bir yıkımdır. Tütün ürünlerinin bedenimizde bıraktığı tahribat sadece bireysel bir tercih değil, toplum olarak taşıdığımız ortak bir yüktür.

Açıklamalarımız üzerindeki soru işaretlerini anlıyorum. Vatandaşlarımız müsterih olsun; önceliğimiz 18 yaş altındaki çocuklarımıza yaş doğrulaması yaparak tütün ürünü satışını önlemek ve onları tütünün zararlı etkilerinden korumaktır. Bu doğrultuda, mahremiyeti gözeten, kişisel verileri koruyan ve uygulama kolaylığı sağlayan elektronik sistemler dahil bütün seçenekleri değerlendiriyor, yeni kanun taslağımızı ve mevzuatımızı da bu çerçevede ele alıyoruz.

Sigara içmeyen milyonlarca vatandaşımızın haklı hassasiyetini ve temiz hava hakkını çok iyi biliyoruz; sosyal alanlarda yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Amacımız, başta evlatlarımız olmak üzere toplumumuzu tütünün yıkıcı etkilerinden korumaktır. Hep birlikte daha sağlıklı, daha rahat nefes alabilen bir Türkiye'yi inşa etmektir.

Unutmayalım; tütünle mücadele hepimizin mücadelesidir."

Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti

Manisa'nın Akhisar ilçesi İstanbul Orhangazi-İzmir otoyolunda tır ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi öldü 27 kişi de yaralandı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kazada yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri hastanede ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı

11.10.2026 17:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Kaza İstanbul - Orhangazi - İzmir otoyolunun İzmir istikameti Manisa'nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 16 AED 124 plakalı My World Tur otobüsü ile 78 YD 559 plakalı tır çarpıştı. Kazanın etkisiyle yolcu otobüsü yan devrilirken tır ise yoldan çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile ambulans ve otoyol jandarma trafik ekipleri sevk edildi. Kazada 11 kişi hayatını kaybederken 27 kişi de yaralandı. Yaralılar ise çevredeki hastanelere kaldırılırdı.

Vali Özkan yaralıları ziyaret etti

Öte yandan Vali Özkan, kazanın ardından Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıları ziyaret ederek durumları ve tedavi süreçleri hakkında bilgi aldı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 şüpheliden 10'u tutuklandı

10.10.2026 09:00:00
AA
 
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 12 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B'nin de bulunduğu 10 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G. ile büro memuru D.S.Y. ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan şüpheliler, Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Operasyondan

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların 5 Ekim'de, belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince temizlik işçisi suçüstü yakalanmış, evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği iddia edilmişti.

B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden başka bir soruşturmanın da bulunduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B. ile eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G'nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 7 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, dün adliyeye sevk edilmişti.

Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?


 
Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor.
 

10.10.2026 00:20:00
Murat Çorbacı
 
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?

Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, "Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor" dedi. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı.

1. Gece ağrıyla uyanmak

Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.

2. Saçı tararken ya da eli sırta götürürüken zorlanmak

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamamak

Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolda güç kaybı yaşamak

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla "Kolumda kuvvet kalmadı" veya "Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum" şeklinde yakınırlar.

5. Omuzdan tıklama ve takılma seslerinin gelmesi

Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.

6. Aylardır geçmeyen ağrınız varsa

İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir. 

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.