logo
16 EKİM 2026

Türk hekimleri olarak gözü karayız

"Atatürk'ün, 'Beni Türk hekimlerine emanet edin.' ifadesi, yüz yıl önce söylenmesine rağmen yüz yıl sonra daha bir gerçekliğe kavuşmuş durumda

29.09.2019 00:00:00
 
Türk hekimleri olarak  gözü karayız
Türk hekimleri olarak  gözü karayız
Türk hekimleri kalp cerrahisinde iddialı ve başarılı
 
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Kaan Kırali, Türk hekimlerinin kabiliyeti ve kapasitesi yüksek insanlar olduklarını belirterek;
 
"Belki biraz daha cengaveriz. Bunlar, hekimsel başarıyı da beraberinde getiriyor. Gelişmiş ülkelerdeki teknik donanım ve alt yapı ile sistem üstünlüğü bizi bir miktar geriletiyor gibi görünse de, birebir hekimsel başarıya geldiğiniz zaman özellikle kalp cerrahisinde Türk hekimler iddialı, yetenekli ve başarılı." dedi. 
 
Prof. Dr. Kırali, Dünya Kalp Günü dolayısıyla  yaptığı açıklamada, kalbin en önemli organlardan biri olmasına karşın dünyadaki ölüm oranlarına bakıldığında kalp hastalıklarının kanserle başa baş seyrettiğini belirtti.
 
Kalp sağlığını korumak için söylenen "düzenli egzersiz yapmak, üç beyazdan uzak durmak ve kilo almamak" gibi klasik bilgilerin herkes tarafından bilinmesine karşın kimsenin bu önerilere uyum sağlamadığına dikkati çeken Kırali, kalp sağlığını korumada ilk sorumluluğun bireyin kendisine ait olduğunu söyledi.
 
Kırali, rutin kalp kontrollerinin check-up kapsamında yapıldığını ancak bu taramaların çoğunluğunun kapsayıcı olmadığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: 

"Bunlar daha kapsayıcı hale getirilmeli. Yani, basit bir kalp elektrokardiyografi (EKG) çekmek, kan biyokimyasına bakmak yeterli olmaz.
 
Bunların yanına, eforlu EKG ya da talyum sintigrafi ile gerektiğinde koroner BT anjiyografi gibi tetkikleri eklemek ve bunu yaygınlaştırmak gerekiyor ki arkada kalabilecek, halk arasında 'gizli kalp' diye bilinen problemleri erkenden tanıyabilelim. 
 
Bunları belli bir sıralama altında aşama aşama zaten gerçekleştiriyoruz ancak bunun tüm sağlık kuruluşlarında aynı ölçüde yapılması gerekiyor. Bir vesileyle hekime giden veya kalp doktoruna gitmek isteyen tüm bireylerin, yaşı ne olursa olsun check-uptan geçmesi lazım. 
 
Kişi, mutlaka koşu bandına çıkarılmalı, ekokardiyografisi yapılmalı. Bunlar, hastaya hiçbir madde verilmediği, kısa sürede bitirildiği ve tanı değeri yüksek olduğu için mutlaka kalp hastalıklarının teşhis metotları arasında yer almalı."
 
"Koroner arter öncelikli hastalığımız" 
 
Kaan Kırali, kalbi besleyen atardamarlardaki tıkanıklarla ortaya çıkan koroner arter (kalp damar) hastalığının, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan kalp rahatsızlıklarının başında geldiğini söyledi.
 
Hastalığın, erkeklerde 40, kadınlarda ise 45 ile 50 yaşından sonra kendini belli etmeye başladığını ancak gelişimi itibarıyla daha erken yaşlarda da görülebileceğini belirten Kırali;
 
"Bu nedenle, kalp açısından baktığımızda koroner arter bizim öncelikli hastalığımız. İkincisi de, kalp kapaklarına ait problemler.
 
Gelişmekteki ülkelerde veya kırsal alanlarda romatizmal ateşe bağlı kalp kapağı tutulması görülürken, gelişmiş ülkelerde ya da şehirlerde, 60'lı yaşlardan sonra dejeneratif veya yaşlanmaya bağlı kapak sorunları ortaya çıkıyor. 
 
Bunlar da gün geçtikçe artıyor. Zaten dünya nüfusu olarak yaşlanan bir popülasyonuyla karşı karşıyayız. O sebeple, bu tip hastalıklar da zaman içinde artışa yol açacaktır.
 
Bunun dışında, çeşitli enfeksiyonlar, doğuştan gelen anomaliler ve sebebi bilinmeyen nedenler dolayısıyla ve nadir de olsa hamilelik sonrasında kalp yetmezlikleriyle karşılaşabiliyoruz." diye konuştu.
 
Kalp yetmezliğinden muzdarip hasta sayısının giderek arttığını ve gelecek yirmi yılda bu durumun birçok hastalığın önüne geçebileceğini dile getiren Kırali, bu nedenle kalp yetmezliğine yönelik tedavi metotlarının da gün geçtikçe geliştirilerek, yeni stratejilerin belirlendiğini aktardı.
 
 "Koroner arter hastalığının gelişmesini önlemek elimizde"
 
Kalp hastalıklarının gelişiminde çeşitli faktörlerin rol oynadığını anlatan Kırali, koroner arter hastalığını tetikleyen en önemli faktörün genetik yatkınlık olduğunu söyledi.
 
Ailesinde koroner arter hastalığı bulunan kişileri, check-up yaptırmaya erken yaşlarda başlamaları ve hayat tarzlarını düzeltmeleri yönünde uyaran Kırali;
 
"Koroner arter hastalığının gelişmesini önlemek veya gelişmiş bir hastalığı yavaşlatmak elimizde. Bunun için mutlaka yağlardan uzak beslenmeye dikkat etmemiz, kolesterolümüzü normal seviyelerde tutmamız, hekimlerimizin hastalığın mevcudiyeti halinde başlayacakları kolestrol ilaçlarından korkmamamız lazım. 
 
Dokümante edilmiş kalp atar damarı tıkanıklıklarında kolestrol ilaçları kullanmanın faydası bilimsel bir gerçek. Koroner arter hastalığı olan, stent takılmış veya baypas ameliyatı olmuş insanlar mutlaka daha dikkatli olmalı. 
 
Kilo almaktan kesinlikle kaçınılmalı. Mutlaka her gün yürüyüş, fiziksel egzersizler yapılmalı, dengeli beslenmeye dikkat edilmeli. Her şeyden az az hayatlarına katmaları gerekiyor. 
 
Bir diğer önemli etken de tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmak, sigara içmemek. Hastalar ne kadar tedavi olsalar da bazen sigaradan uzak duramıyorlar. Bu çok büyük bir hata." diye konuştu.
 
"Gizli kalp diye bir şey yoktur"
 
Prof. Dr. Kırali, halk arasında "gizli kalp", tıpta "sessiz iskemi" olarak adlandırılan rahatsızlığa ilişkin;
 
"Futbol oynarken hayatını kaybetti.' veya 'Bir aktivite sırasında hayatını kaybetti.' derler. Bu hastalar genellikle genç olduğu için rahatsızlık da gizli kalp şeklinde adlandırılır. 
 
Gizli kalp diye bir şey yoktur. Bu hastalıklar mutlaka çocukluk ya da erişkinlik çağında ortaya çıkar ve gelişir. Gizliden ziyade, 'Tetkik edilmemiş, tanısı konulmamış veya atlanmış kalp rahatsızlığı.' demek daha doğru.
 
O nedenle, özellikle spor yapan bireylerin detaylı kalp muayenesinden geçmeleri gerekiyor.
 
Standart check-uplarla ortaya hiçbir şey konamaz, mutlaka atlanır ve üzücü olaylarla karşılaşılabilir. Bundan dolayı, her dalda, spor yapacak insanların detaylı kalp taramasından geçmesinde fayda var." ifadelerini kullandı.
 
Kalp rahatsızlıklarının tetiklediği hastalıklardan da bahseden Kırali;
 
"Kalp yetmezliğinde, bütün organlar yeterli kanlanmaya sahip olamayacağı için hepsine ait problem çıkar. Koroner arter, kişiyi bütün fiziksel egzersizlerinden, hareketlerinden mahrum bırakır, kilo almaya meyil ettirir.
 
Kapak hastalığı, ona bağlı karaciğer veya akciğer yetmezliklerine yol açabilir. Yani, kalpteki ciddi bir rahatsızlık, mutlaka öne veya arkaya doğru diğer organları mutlaka etkileyecektir.
 
Bunun tersi çok fazla söz konusu olmaz ama yine de görülebilir. Mesela, ileri karaciğer yetmezliklerinde kalp yetmezliği ortaya çıkıyor. Beslenme bozukluklarına bağlı ciddi hastalıklarda kalp yetmezliği, kardiyak disfonksiyonlar gelişebiliyor veya kas sistemini tutan herhangi bir hastalık çok nadir de olsa kalp kasına sirayet edebiliyor." diye konuştu.
 
 "Türk hekimlerinin kabiliyeti yüksek"
 
Kaan Kırali, Türk hekimlerinin kalp hastalıklarının tedavisinde ve cerrahi müdahalesinde ulaştığı başarıya işaret ederek, şunları kaydetti: 

"Atatürk'ün, 'Beni Türk hekimlerine emanet edin.' ifadesi, yüz yıl önce söylenmesine rağmen yüz yıl sonra daha bir gerçekliğe kavuşmuş durumda. 
 
Türk hekimleri olarak kabiliyeti ve kapasitesi yüksek insanlarız, belki biraz daha cengaveriz. Bunlar, hekimsel başarıyı da beraberinde getiriyor. 
 
Gelişmiş ülkelerdeki teknik donanım ve alt yapı ile sistem üstünlüğü bizi bir miktar geriletiyor gibi görünse de birebir hekimsel başarıya geldiğiniz zaman, özellikle kalp cerrahisinde Türk hekimler iddialı, yetenekli ve başarılı.
 
 Bunun Türk insanının yapısıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. Çünkü bu eğitim dünyanın her yerinde aynı düzeyde veriliyor. Bilgilendirme zaten çok global. Bunların herkese eşit yayıldığını düşündüğünüzde, artık kişisel veya o millete ait bazı özellikler devreye giriyor diye düşünüyorum.
 
Türk hekimleri olarak biraz da gözü karayız. Hastaları yapılması gerekenler yönünde ikna ederek tedaviyi uyguladığımız ve bunlar da başarılı olduğu için cerrahi veya dahili branşlardaki Türk hekim başarısı bireysel olarak bence ön plandadır." 
 
Türkiye'nin kalp nakli ve yapay kalp uygulamalarındaki başarısına da değinen Kırali, öte yandan karaciğer nakli, ortopedi, beyin cerrahi, batın kanserlerindeki yaklaşımlarda da iyi bir noktaya gelindiğini söyledi.
 
Prof. Dr. Kaan Kırali, Dünya Kalp Gününün önemini hatırlatarak;
 
"Bizim amacımız ülke çapında hastane bazında hem hastalarımıza hem çevremizdeki insanlara kalp sağlığını korumanın önemini hatırlatmak, yılda bir defa bile olsa bunları akıllarına getirmek.
 
Bu amaçla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinliklerle de ses getirmeyi umuyoruz. Burada basına çok büyük rol düşüyor. Bu etkinlikler ne kadar küçük olursa olsun mutlaka gündeme taşınmalı." şeklinde konuştu.
 
 
 
 

Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı

İstanbul’u vuran rekor yağış dalgası komşu illeri de es geçmedi. Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak’ta metrekareye düşen yağış miktarı 120 kilogramı bulurken, valilikler peş peşe eğitime ara verme kararı aldı. Altyapıların tıkandığı bölgelerde nehirler taştı, cadde ve sokaklar göle döndü

15.10.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Sağanak sadece İstanbul’u vurmadı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan peş peşe uyarıların ardından, Türkiye'nin kuzeybatısı son yılların en ağır hava muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.

İstanbul'da rekor seviyelere ulaşan yağışlar, megakentin sınırlarını aşarak tüm Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz şeridini etkisi altına aldı. Başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak olmak üzere birçok ilde su baskınları, taşkınlar ve ulaşımda büyük aksamalar meydana geldi.


Komşu illerde hayat durma noktasına geldi


Şiddetli sağanağın günlük yaşamı ve ulaşım altyapılarını felç etmesi üzerine Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce ve Zonguldak valilikleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime 1 gün ara verildiğini açıkladı.

Tatil kararlarının yanı sıra, bu illerdeki kamu kurumlarında çalışan hamile, engelli, kronik rahatsızlığı bulunan personel ile küçük çocuğu olan kadın çalışanlara idari izin verildi. Yoğun yağışın yolları akarsuya dönüştürdüğü Kocaeli ve Sakarya gibi kentlerde, motosiklet, scooter ve benzeri iki tekerlekli araçların trafiğe çıkışı ikinci bir emre kadar tamamen yasaklandı.


Nehirler taştı, alt geçitler tıkandı


Yetkililerden alınan son verilere göre Marmara'nın doğusu ve Karadeniz kıyılarında yağış miktarı yer yer metrekareye 120 kilograma ulaştı.

Sakarya ve Düzce'de düşük kotlu bölgelerde bulunan yüzlerce evi ve iş yerini su bastı. Altyapıların yetersiz kaldığı noktalarda vatandaşlar kendi imkanlarıyla mazgalları açmaya çalışırken, belediye ve AFAD ekipleri botlar ve iş makineleriyle tahliye operasyonları yürüttü. Köy yollarında meydana gelen küçük çaplı toprak kaymaları nedeniyle ulaşım hatlarında uzun araç kuyrukları oluştu.

Kocaeli ve Yalova'da ana arterler sular altında kalırken, sanayi sitelerindeki dükkanlarda maddi hasar meydana geldi. Deniz Otobüsleri (İDO) olumsuz hava şartları ve fırtına nedeniyle Marmara genelindeki birçok iç ve dış hat seferini iptal etmek zorunda kaldı.

Zonguldak'ta şiddetli rüzgarla birleşen sağanak, kıyı şeridinde dalga boyunun yükselmesine ve deniz suyunun iç kesimlere ilerlemesine yol açtı.


Yurtlar boşaltıldı, evler sel sularında sürüklendi


Sakarya Valiliği tarafından yapılan son resmi açıklamaya göre, kent genelindeki afet noktalarından 112 Acil Çağrı Merkezi'ne tam 420 ihbar ulaştı. Meteoroloji istasyonlarından alınan verilere göre, kentin bazı bölgelerinde son 24 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 254,8 milimetreyi bularak ekstrem seviyelere ulaştı.


700 öğrenci yurtta mahsur kaldı


Karasu ilçesinde yaşanan taşkınlar nedeniyle bölgedeki Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) kız öğrenci yurdunun alt katlarını su bastı. Yurdun çevresinin tamamen göle dönmesi üzerine çok sayıda öğrenci binada mahsur kaldı.

AFAD, itfaiye ve belediye ekiplerinin koordineli çalışmasıyla başlatılan tahliye operasyonunda, botlar ve iş makineleri kullanılarak mahsur kalan 89 kişi başta olmak üzere öğrenciler güvenli bölgelere nakledildi.


Evler temelinden koparak akıntıya kapıldı


Akyazı ilçesine bağlı Kepekli köyünde ise adeta can pazarı yaşandı. Aşırı yağış nedeniyle debisi kontrolsüz şekilde artan Kanlıçay Deresi taştı. Taşkın sularının dere kenarındaki toprak zemini aşındırması sonucu, biri prefabrik diğeri ahşap olan iki köy evi temelinden sökülerek sel sularına kapıldı.

Evlerin yıkılacağını ve kayacağını son anda fark eden aileler, yapılar suya gömülmeden saniyeler önce kendilerini dışarı atarak mutlak bir faciadan kurtuldu. Ahşap evin sel sularında bir tekne gibi sürüklendiği anlar ise çevre sakinlerinin cep telefonu kameralarına yansıdı.


Bakanlıktan kritik uyarı: Risk devam ediyor


İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen afet çalışmalarına dair açıklamalarda bulunan yetkililer, yurt genelinde 55 binin üzerinde personelin ve binlerce aracın felaket bölgelerine sevk edildiğini bildirdi. Yağışların önümüzdeki saatlerde de Marmara'nın doğusu ve Batı Karadeniz'de etkisini sürdüreceğini hatırlatan Meteoroloji, sarı ve turuncu kodlu uyarıların geçerli olduğu illerde vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım ve çatı uçması gibi tehlikelere karşı kesinlikle zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını önemle tavsiye ediyor.

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı. Karayalçın, daha önce Özgür Özel'e destek ziyaretinde bulunmuş, mutlak butlan kararı için ise "CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti

15.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski Başbakan Yardımcısı ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın CHP'den istifa etti ve YENİ Parti'ye üye oldu.

Karayalçın, 18 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki makamında ziyaret ederek YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e desteğini iletmişti.

Karayalçın, ziyaretin ardından gazetecilere "Kucaklamaya geldim. Sadece merhaba demek için geldim" demişti. Karayalçın, parti tüzüğüne ilişkin bir çalışma yürüttüklerini de belirtmişti.

Karayalçın, Özel'i geçen hafta YENİ Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etmişti.

Karayalçın, mayıs ayında ise CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için verilen mutlak butlan (yok hükmünde) kararının ardından Odatv'ye yaptığı açıklamada, "Bunu çok yanlış buluyorum. CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti.

Reyhanlı saldırısı sanığı terörist “Mihraç Ural”ın (Ali Kiyali) kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği 2013’teki bombalı saldırının sanığı terörist Mihraç Ural'ın ( Ali Kiyali) Suriye'de, yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalandığı bildirildi

15.10.2026 14:30:00
AA
 
Reyhanlı saldırısı sanığı terörist “Mihraç Ural”ın (Ali Kiyali) kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı
Reyhanlı saldırısı sanığı terörist “Mihraç Ural”ın (Ali Kiyali) kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği 2013'teki bombalı saldırının sanığı terörist Mihraç Ural'ın ( Ali Kiyali) Suriye'de, yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalandığı bildirildi.

Suriye Resmi Haber Ajansı SANA'nın haberine göre, Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin yaşamını yitirdiği 2013'teki bombalı saldırının sanığı ve 2013'te Suriye'nin sahil bölgesindeki Banyas ve Beyda köylerindeki katliamların baş sorumlusu Mihraç Ural, yurt dışına kaçmaya çalışırken sınırda yakalandı.

Suriye Genel İstihbarat Teşkilatının, terörist Ural'ı sınırdan kaçmaya çalıştığı sırada gözaltına aldığı belirtildi.

Terörist Ural'ın hangi ülkeye kaçmaya çalıştığına ilişkin bilgi verilmedi.

Terörist Mihraç Ural kimdir?
1956 Antakya doğumlu olan Mihraç Ural, yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle tutuklu olduğu Türkiye'den 1982'de Suriye'ye firar etti.

Ural, Esed ailesiyle akrabalığı olan eşi Malak Fadel üzerinden dönemin Devlet Başkanı Hafız Esed'in kardeşi Cemil Esed ile yakın ilişkiler kurdu. Edindiği imtiyazlar sayesinde Suriye'de varlıklı biri haline geldi. Hatay'ın Samandağ ilçesi başta olmak üzere civar bölgelerdeki halkın Suriye rejimine sempatisini sağlamak için çalıştı.

Ural, Arap Baharı ve Suriye'deki halk hareketlerinin başlamasının ardından 2012 yılı başlarında mezhepsel taban üzerinde faaliyet gösteren "İskenderun Sancağının Kurtuluşu İçin Halk Cephesi - Suriye Direnişi" örgütünü harekete geçirdi.

Aynı yıl, oğlu Bedrettin İbrahim Ural da Suriye ordusunda teğmen rütbesiyle göreve başladı.

Kendisine bağlı milislerle Lazkiye'nin Keseb ve Basit bölgelerinde hakimiyet kuran Ural'ın adı, 3 Mayıs 2013'te, Suriye'nin sahil şeridinde Sünnilerin yaşadığı Banyas ve Beyda köylerinde çoğunluğu kadın ve çocuk en az 150 kişinin öldürüldüğü katliamda geçti.

Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 vatandaşın hayatını kaybettiği bombalı saldırılarda da rol oynamıştı. Olayı soruşturan Adana Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde, terörist Mihraç Ural'ın saldırıyı devrik Esed rejiminin istihbaratıyla planladığı tespit edilmişti.

Suriye Direnişi Örgütü elebaşısı Ural, 1970'de kurulan yasa dışı Türkiye Halk Partisi Cephesi'nden (THKP-C) kopanların oluşturduğu THKP-C/Acilciler Örgütü'nün de kurucuları arasında yer alıyor. Ural, uzun yıllar Acilciler grubunun önde gelen yöneticilerinden oldu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi

15.10.2026 14:05:00
Haber Merkezi
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi marjında görüştü.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Lavrov ve Fidan arasındaki görüşmeden bir kare paylaştı.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

15.10.2026 12:41:00
AA
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü

İstanbul'da son yılların en büyük yağışı etkili oldu. Kentin birçok noktasında metrekareye düşen yağış miktarı 240 kilogramı aşarken, 1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış değerlerinden birine ulaşıldı

15.10.2026 00:30:00
İHA
 
İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü
İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü
İstanbul genelinde Salı sabahından itibaren etkisini artıran sağanak yağış, özellikle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta kesimlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Son ölçümlere göre Beykoz'da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan'da 190.5 kilogram, Sarıyer'de ise 187.9 kilogram yağış düştü. Kentin genelinde yağış miktarının 100 ila 230 kilogram aralığına ulaştığı bildirildi.


8 bini aşkın personel sahada, ihbar yağdı



Afet dalgasına karşı harekete geçen İBB, kent genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle sahada teyakkuza geçti. Çalışmaları İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM'dan koordine eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, ekiplerin su tahliyesi, rögar taşmaları, dere taşmaları, yol çökmeleri ve ağaç devrilmelerine anında müdahale ettiğini belirtti. Saat 23.30 itibarıyla İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştığı, bu ihbarların 5 bin 711'inin İSKİ'ye yapıldığı öğrenildi.
Yoğun yağış nedeniyle dışarıda kalan ve olumsuz hava şartlarından etkilenen vatandaşlar için İBB'ye ait tüm sosyal tesislerinde kalabilecek.


Metro ve metrobüs seferleri uzatıldı



Metro İstanbul bünyesindeki 10 metro hattı (M1A, M1B, M2, M3, M4, M5, M6, M7, M8, M9), 3 tramvay hattı (T1, T4, T5) ve 2 feniküler hattı (F1, F4) olmak üzere toplam 15 raylı sistem hattında seferler saat 02.00'ye kadar uzatıldı. Yoğunluğun ve mağduriyetin önlenmesi amacıyla metrobüs seferlerinin ise sabaha kadar kesintisiz devam edeceği bildirildi.


Perşembe sabahına kadar kritik uyarı



İstanbul Valiliği ve AFAD ile tam koordinasyon içinde yürütülen çalışmalarda riskli dere yatakları yakın takibe alındı. Yağışların Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde şiddetini sürdüreceği, perşembe sabahı saat 10.00'dan itibaren bazı bölgelere 50 ila 75 kilogram ilave yağış düşebileceği tahmin ediliyor. Rüzgarın hızının ise saatte 50 ila 80 kilometreye ulaşması bekleniyor.

Adana'da okulda bıçaklı saldırı

Adana'da ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı

14.10.2026 18:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi Aliye İzzet Begoviç Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, 6. sınıfa giden ismi öğrenilmeyen kız öğrenci ile aynı sınıfa giden ismi öğrenilemeyen kız arkadaşı arasında dedikodu tartışması çıktı.

Teneffüste arkadaşının yanına giden öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek evden çantasına koyup okula getirdiği ekmek bıçağıyla arkadaşını kolundan yaraladı. Diğer öğrencilerin durumu öğretmenlerine bildirmesi üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan hafif yaralanan öğrenci, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci ise polis ekiplerince Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay nedeniyle okulda eğitim-öğretime 1 günlüğüne ara verildi.

Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı

Meteoroloji ve AKOM'un günlerdir yaptığı uyarıların ardından Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'u vurdu. Sabahtan itibaren etkisini gösteren, öğleden sonra ise fırtınayla birleşerek şiddetini artıran sağanak yağış nedeniyle yollar göle döndü, hastaneleri su bastı, vatandaşlar ve sürücüler yollarda mahsur kaldı

14.10.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Megakent güne fırtına sessizliği ve aniden kararan bir gökyüzüyle başladı. Sabah saat 09.00 civarında kentin üzerine çöken kara bulutlar, öğleden sonra yerini adeta bir felakete bıraktı.

Saatteki hızı zaman zaman 80 kilometreye ulaşan şiddetli kuzeyli rüzgarlar, gök gürültülü sağanak yağışla birleşince İstanbul genelinde günlük yaşam tamamen felç oldu.

Yollar göle döndü, araçlar battı

Sabah saatlerinde trafikte başlayan yoğunluk, öğleden sonra yağışın kentin her iki yakasında da en üst seviyeye ulaşmasıyla tam bir kaosa dönüştü. Ana arterlerde ve ara sokaklarda rögarların yetersiz kalması sonucu dev su birikintileri oluştu.

Avcılar ve Esenyurt'ta sular yükseldi. Avcılar Yeşilkent Mahallesi'nde sokaklar tamamen suyla dolarken, Beysan Sanayi Sitesi alt geçidi adeta bir dere yatağına dönüştü. Araçlar tavanlarına kadar suya gömüldü.

Sarıyer İstinye'de yolların göle dönmesiyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti, yayalar yolun karşısına geçemedi. Beykoz'da Tokatköy ve Akbaba-Dereseki güzergahlarında da yollar su altında kaldı.

Şiddetli sağanak yer altı ulaşımını da vurdu; Hacıosman Metro İstasyonu'nun tavanından akan sular yolculara zor anlar yaşattı.



Esenyurt'ta bir kadın sele kapıldı

Öğleden sonra yağışın en yoğun vurduğu noktalardan biri olan Esenyurt Dereyolu Hürriyet Mahallesi'nde tam anlamıyla bir can pazarı yaşandı. Yoğun su akıntısına kapılan bir kadın, metrelerce sürüklendi. Çevredeki vatandaşların ve bir panelvan sürücüsünün zamanla yarışarak yaptığı müdahale sonucunda talihsiz kadın son anda kurtarıldı.

Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi sular altında

Sarıyer Çayırbaşı'nda bulunan Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi de sağanaktan nasibini aldı. Hastanenin bodrum katlarını ve giriş bölümlerini su basması üzerine itfaiye ve tahliye ekipleri seferber oldu. Hastanede biriken suların boşaltılması için çalışmalar saatlerce sürdü. Sultangazi'de ise bir okulun istinat duvarı yağışın yüküne dayanamayarak çöktü.



Trajikomik görüntüler de oluştu

Tüm bu zor anların yanında İstanbul klasiği haline gelen ilginç manzaralar da kameralara yansıdı. Başakşehir Bahçeşehir Menderes Bulvarı'nda göle dönen yolda bir vatandaşın eline olta alarak su birikintisine atması sosyal medyada gündem oldu.

Büyükçekmece'de ise okullarına girmeye çalışan öğrenciler, bahçedeki dev su birikintisini geçebilmek için bankları yan yana dizerek kendilerine köprü yaptı.

Valilik ve AKOM'dan yeni uyarı

İstanbul Valiliği ve AKOM güncel durum raporlarında, sıcaklıkların mevsim normallerinin 4 ila 6 derece altına düştüğünü belirtti. Fırtına ve kuvvetli sağanak yağışın bu gece ve yarın (Perşembe) öğle saatlerine kadar özellikle kuzey ve doğu ilçelerinde (Pendik, Tuzla, Şile, Sarıyer vb.) yer yer metrekareye 40-70 kilogram düşecek şekilde etkisini sürdüreceği açıklandı.

Yetkililer, vatandaşların su baskını, çatı uçması ve ulaşımda aksamalara karşı zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması noktasında uyardı.

TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır

Türkiye, medya dünyasını sarsan şok bir operasyonla güne uyandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına şafak baskını düzenlendi. Şirket yönetimine TMSF kayyum olarak atanırken, kanalın canlı yayını kesilerek durduruldu. Soruşturma kapsamında aralarında kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun da bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şüpheli yakalandı

14.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, 14 Ekim 2026 sabahı saat 05.30 sıralarında, Halk TV'nin Zeytinburnu'nda bulunan merkez binasına operasyon başlattı.

Çevik kuvvet ekiplerinin bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve binayı abluka altına aldığı operasyonda, çalışanların içeri girmesine izin verilmedi. Polis aramalarının ardından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) heyeti yönetimi devraldı ve kanalın canlı yayın akışı kesilerek bant yayınına geçildi.


Suçlamalar ağır: Rüşvet, ihaleye fesat ve kara para aklama


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, soruşturmanın odağında Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun şirketleri ve finansal hareketleri yer alıyor. Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi.

Soruşturma dosyasında, Mahiroğlu'nun belediye ihaleleri üzerinden 14,4 milyon liralık rüşvet ağı kurduğu, şirketlerinin 30 milyar lirayı aşan işlem hacmine sahip olduğu ve gelir-servet uyumsuzluğu bulunduğu iddia edildi. Ayrıca yurt dışı döviz transferleri ve İBB dosyası kapsamında aranma kaydı bulunduğu belirtildi. 17 kişilik listeden 11 şüpheli (Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen) gözaltına alınırken, Mahiroğlu dahil 4 kişinin yurt dışında olduğu kaydedildi.

İngiltere'den tepki gösteren Mahiroğlu, kanalı geri alacaklarını ifade etti. Özgür Özel, DEM Parti, TİP ve TGS gibi siyasi ve mesleki örgütler ise operasyonu ve kayyum kararını kınayarak basın özgürlüğüne vurgu yaptı. Polis incelemelerinin ardından personel binaya kısmen alınmaya başlandı.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda yurt dışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yönettiği hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi

14.10.2026 12:19:00 / Güncelleme: 14.10.2026 12:22:18
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen bir şebekeye yönelik 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma başlattı.

Yürütülen teknik takipler, araştırmalar ve alınan ifadeler doğrultusunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi.

Soruşturmada şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını bahis faaliyetlerinde kullandıklarını ve bu hesapları tuttuklarını tespit etti. Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiğinin yürütüldüğü ortaya çıkarıldı.



Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ederek yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, bu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Baskınlarda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Ekipler, firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.