logo
30 MAYIS 2026

2016'nın en iyi stadı oldu

Beşiktaş Kulübüne ev sahipliği yapan Vodafone Arena, 2016'da tüm dünyada açılan statların değerlendirmeye alındığı halk oylamasında ilk sırayı elde etti

08.03.2017 00:00:00
Beşiktaş Kulübüne ev sahipliği yapan Vodafone Arena, 2016'da tüm dünyada açılan statların değerlendirmeye alındığı halk oylamasında birinciliğe ulaştı. 
Siyah-beyazlı kulübün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Polonya'nın "stadiumDB.com" internet sitesi tarafından düzenlenen yarışmada, 100 ülkeden 82 bin 826 kişi oy kullandı. Vodafone Arena, aldığı 27 bin 386 oyla halk oylaması kategorisinde en iyi stat olarak gösterildi. Oylamada Trabzonspor'un yeni stadı Medical Park Arena beşinci, Eskişehirspor'un Yeni Eskişehir Stadı sekizinci, Sivasspor'un Sivas Yeni 4 Eylül Stadı ise dokuzuncu sırada yer aldı. Jüri oylamasıyla oluşturulan sıralamada ise Vodafone Arena, Londra Stadı'nın ardından ikinci oldu.

Orman: "Vodafone Arena bir cazibe merkezi halini aldı"
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Vodafone Arena'nın dünyanın en iyi statları arasında gösterilmesinden büyük gurur duyduklarını belirtti. "Vodafone Arena daha birinci yılını doldurmadan hem eşsiz mimarisi hem de teknik özellikleriyle İstanbul'un önemli bir dokusu haline geldi." diyen Orman, "Biz yıllar önce Beşiktaşlıları Avrupa'nın en iyi stadına kavuşturacak dev bir projenin hayallerini kurarken, şimdi bu hayalin gerçekleştirmenin onurunu ve gururunu duyuyorum. Sadece bir stadyum olarak değil aynı zamanda bir eğlence merkezi, konser arenası, yaşam alanı ve moda merkezi olarak konumlandırılarak şehre ve semte hizmet eden çok amaçlı bir şehir kompleksi, bir cazibe merkezi halini aldı." ifadelerini kullandı. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, Beşiktaş ile 4 yıl önce 150 milyon doları aşan toplam değeriyle sadece Türk spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmasına değil, aynı zamanda uzun soluklu bir gönül birliğine imza attıklarını ifade etti. Aksoy, Vodafone Arena'nın dünyanın en iyi stadı seçilmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Vodafone Arena, dijitalleşme vizyonumuzun görkemli bir abidesi olarak İstanbul'un ve Türkiye'nin kalbindeki yerini aldı. Mimarisiyle ve altyapısıyla tüm dünyanın beğenisini toplayan bir yapı oldu. Tüm Beşiktaş camiasını tebrik ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu

30.05.2026 22:14:00
Haber Merkezi
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
Budapeşte'de erken şok ve müthiş geri dönüş
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2025-2026 sezonunun en büyüğü, nefes kesen dev finalde İngiliz devi Arsenal'i penaltı atışları sonucunda mağlup eden Paris Saint-Germain oldu.

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Puskás Aréna'da oynanan, normal süresi ve uzatmaları 1-1 eşitlikle tamamlanan mücadelede gülen taraf, seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kuran Fransız temsilcisi oldu. PSG bu zaferle birlikte Devler Ligi'nde üst üste ikinci kez mutlu sona ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.



Alman hakem Daniel Siebert'in yönettiği maça çok hızlı başlayan Premier Lig şampiyonu Arsenal, henüz 6. dakikada Kai Havertz'in dar açıdan attığı şık golle 1-0 öne geçti ve ilk yarı bu skorla kapandı.

İkinci yarıda vites artıran PSG, aradığı golü 65. dakikada kazandığı penaltıda Ousmane Dembélé ile bularak durumu 1-1'e getirdi. Maçın normal süresinde ve 30 dakikalık uzatma bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, Avrupa'nın en büyüğünü belirlemek için seri penaltı atışlarına geçildi.



Büyük bir psikolojik savaşa sahne olan seri penaltı atışlarında hata yapmayan, kalesinde Matvey Safonov ile devleşen Paris Saint-Germain, penaltıları 5-4 kazanarak kupayı müzesine götürdü.

Geçtiğimiz sezon finalde Inter'i yenerek tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Fransız ekibi, üst üste ikinci zaferiyle unvanını korumayı başardı ve Avrupa futbolundaki dominasyonunu perçinledi.

Liverpool'da Arne Slot ile yollar ayrıldı

Premier Lig ekiplerinden Liverpool, Hollandalı Teknik Direktör Arne Slot ile yolların ayrıldığını açıkladı

30.05.2026 15:05:00
İhlas Haber Ajansı
Liverpool'da Arne Slot ile yollar ayrıldı
Liverpool'da Arne Slot ile yollar ayrıldı
Premier Lig ekiplerinden Liverpool, Hollandalı Teknik Direktör Arne Slot ile yolların ayrıldığını açıkladı.

İngiliz temsilcisi Liverpool'da Teknik Direktör Arne Slot dönemi sona erdi. Liverpool'un resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Hollandalı teknik adam ile yolların ayrıldığı duyuruldu. Yapılan açıklamada ayrıca kulübün lig tarihinde 20. şampiyonluğu kazanmasında katkıları bulunan Slot'un tarihte özel bir yere sahip olacağı da belirtildi. Arne Slot'a teşekkür edilirken, takımın gidişatının yol ayrımına sebep olduğu ifade edildi.



2024-2025 sezonunun başında Liverpool'un çalıştırmaya başlayan 47 yaşındaki çalıştırıcı, ilk senesinde Premier Lig şampiyonluğunu kazanırken, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turuna kaldı. 2025-2026 sezonunda ise İngiliz ekibi, ligi şampiyon Arsenal'in 25 puan gerisinde 60 puanla 5. sırada tamamladı.

Liverpool kariyerinde 113 resmi müsabakaya çıkan Arne Slot, 66 galibiyet, 18 beraberlik ve 29 mağlubiyetle 1.91'lik puan ortalaması yakaladı.

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın

Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı

30.05.2026 10:28:00
AA
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetleri Macaristan’ın
Dünya Kupası tarihinin en farklı galibiyetlerine Macaristan imza attı.

Macarların 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma, kupa tarihinin en farklı galibiyeti olarak tarihe geçti.

Ayrıca Macaristan, 1954 Dünya Kupası'nda Güney Kore'yi 9-0 mağlup etmeyi başardı. Aynı sonucu, 1974 Dünya Kupası'nda Yugoslavya, Zaire karşısında elde etti.

En gollü maçlar

Dünya Kupası'nın en gollü maçı, 1954'te İsviçre'deki turnuvada oynandı.

Avusturya, ev sahibi İsviçre'yi 7-5 mağlup ederken sporseverler, bu karşılaşmada 12 gol gördü.

1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya ve 1982'de Macaristan-El Salvador karşılaşmaları da 11'er gole sahne oldu.

Türkiye'den 7 farklı galibiyet

Türkiye Milli Takımı, 1954 Dünya Kupası'nda kupa tarihinin farklı galibiyetlerinden birini aldı.

Milliler, ilk kez katıldığı turnuvanın grup aşamasında Güney Kore'yi 7-0'lık skorla geçmeyi başardı.

Ay-yıldızlıların grupta Batı Almanya'ya 7-2 kaybettiği karşılaşma da turnuvanın en gollü maçlarından biri oldu.

Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

30.05.2026 09:43:00
AA
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
Avrupa’nın en büyüğü bu akşam belli olacak
UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2025-26 sezonunun final maçında Fransa'nın Paris Saint-Germain (PSG) takımı ikinci zaferi, İngiltere temsilcisi Arsenal ise ilk kez mutlu sona ulaşmak için mücadele edecek.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvasının finalinde Fransa temsilcisi PSG ile İngiltere temsilcisi Arsenal, bugün Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de karşı karşıya gelecek.

"Devler Ligi" final müsabakasına 67 bin seyirci kapasiteli Puskas Arena ev sahipliği yapacak.

PSG, 2 kez finale çıkıp 1 kez kazanabildi



Paris Saint-Germain, tarihinde 3. kez UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde boy gösterecek.

2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Alman ekibi Bayern Münih'e 1-0 yenilerek kupayı rakibine kaptıran Fransa temsilcisi, geçen sezon ise İtalya'nın Inter takımını 5-0'lık skorla mağlup ederek mutlu sona ulaştı.

PSG, üçüncü kez yükseldiği finalde üst üste ikinci zaferini kovalayacak.

Arsenal ilk peşinde

"Topçular"UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk için mücadele edecek.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı. Başarıyı, 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden ilk kupasıyla ayrılmanın hesaplarını yapıyor.

İki takım arasındaki 8. Randevu

PSG ile Arsenal, UEFA organizasyonlarında 8. kez karşı karşıya gelecek.

İki ekip arasında ikisi UEFA Kupa Galipleri Kupası, 5'i UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7 maçta dengeli sonuç ortaya çıktı. İki ekip de ikişer galibiyet alırken 3 mücadele beraberlikle sonuçlandı.

Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif

Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor’da zaman zaman iyi performanslar sergileyen Oleksandr Zubkov için ABD profesyonel futbol ligi MLS’ten gelen astronomik transfer hamlesi geldi. Yönetimin belirlediği minimum 6 milyon euro bonservis şartıyla transfer piyasasındaki hareketliliği zirveye tırmandırdı

29.05.2026 21:17:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'a kafa karıştıran teklif
Trabzonspor'un Türkiye Kupası şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Oleksandr Zubkov, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Ukrayna basınının iddiasına göre, 28 yaşındaki kanat oyuncusunun hedefi ABD Ligi MLS.






ZUBKOV DA ABD'Yİ İSTİYOR
 
Novyny tarafından paylaşılan kulis bilgilerine göre; Ukrayna milli takımının ve Trabzonspor'un kilit isimlerinden Zubkov, takımdan ayrılmanın eşiğinde. Son dönemde sergilediği güçlü performansla dikkatleri üzerine çeken yıldız oyuncunun, kariyerine Kuzey Amerika profesyonel futbol ligi olan MLS'te devam etmek istediği ortaya çıktı.







SEZONUN EN İYİ 11'İNE SEÇİLDİ
 
Fatih Tekke yönetimindeki Trabzonspor'da harika bir dönem geçiren Zubkov, takımın sahadaki en büyük kozlarından biri oldu. Ukraynalı oyuncu, 2025/26 sezonunda bordo-mavili formayla Türkiye Kupası zaferi yaşadı. Gösterdiği olağanüstü performans sayesinde, takım arkadaşı Arseniy Batagov ile birlikte Süper Lig'de Sezonun En İyi İlk 11'ine seçilerek başarısını taçlandırdı.







TRABZONSPOR 6 MİLYON EURO İSTİYOR
 
Trabzonspor yönetimi, oyuncunun ayrılma isteğine prensipte sıcak baksa da masadan kolay kolay kalkmaya niyetli değil. Bordo-mavili kulüp, Ukraynalı kanat oyuncusu için kapıyı en az 6 milyon euro transfer bedeliyle açtı.
 
Bu yüksek bonservis talebi, oyuncuyla ilgilenen bazı kulüpler için finansal bir engel teşkil etse de Zubkov'a olan uluslararası ilgi her geçen gün artıyor. Transfer piyasasındaki bu dinamik süreçte, oyuncunun kariyerini üst seviyeye taşıyacak bir anlaşmanın yakın olduğu konuşuluyor.

Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha

Victor Osimhen transferiyle taşları yerinden oynatan Galatasaray, İtalya'dan bir başka dünya yıldızını daha gözüne kestirdi! Belçika milli takımının nabzını tutan ünlü gazeteci Geert Lambaerts, sarı-kırmızılıların Romelu Lukaku'nun kapılarını açabileceğini iddia etti. Belçikalı yıldızın, kendini yeniden kanıtlamak ve kupalar kazanmak için Türkiye seçeneğine sıcak baktığını belirtti

29.05.2026 17:53:00
Haber Merkezi
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray'a Osimhen kadar büyük bir golcü daha
Galatasaray, Mauro Icardi'nin yerine Victor Osimhen'in hem yanına hem de yedeğine üst düzey bir golcü bakıyor... öncelikli hedef olarak Vedat Muriqi ön plana çıktı. Ancak Belçika'dan öyle bir Romelu Lukaku iddiası geldi ki, herkes çok şaşıracak.






MİLLİ TAKIMI YAKINDAN TAKİP EDİYOR
 
Belçika milli takımını yakından takip gazeteci Geert Lambaerts, Radio Napoli Centrale kanalında yayınlanan Un Calcio alla Radio programına konuk oldu. Romelu Lukaku ve Kevin De Bruyne'nin kariyer planlamalarına dair çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
 
Lukaku'nun Napoli'deki durumundan Galatasaray ile olan dolaylı ilişkisine ve De Bruyne'nin Antonio Conte ile yaşadığı doku uyuşmazlığına kadar birçok konuya değindi.







SÜRPRİZ GALATASARAY İDDİASI
 
Son dönemde adı Türk kulüpleriyle de anılan Lukaku için Türkiye ihtimalini değerlendiren Lambaerts, transfer piyasasındaki hareketliliğe değindi:
 
Lukaku Türkiye'ye gider mi? Galatasaray ve Napoli arasında Victor Osimhen'in satışı yüzünden yaşanan kaosu biliyoruz. Lukaku hala ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamak istiyor.
 
Napoli'de kalmaya hazır olduğunu söylüyor. Nasıl oynayacağını bilen, garanti bir oyuncu. Eleştiriler onu olumsuz etkilemek yerine yeteneklerini göstermeye itiyor.







CONTE'NİN OYUN TARZINI ANLATTI
 
Belçikalı gazeteci, teknik direktör Antonio Conte'nin ayrılışının arkasındaki taktiksel uyuşmazlığı şu sözlerle özetledi:
 
De Bruyne'nin geleceğinde Conte'nin ayrılışı büyük bir etken oldu. Aralarında çok fazla sevgi bağı yoktu. Kevin çok tecrübeli bir oyuncu; Conte'nin yöntemi ise tamamen 'koşmak, koşmak, koşmak ve pozisyonunu bulmak' üzerine kuruluydu.
 
Conte'nin bu oyun tarzı, daha kompakt ve agresif bir takımla oynamayı tercih eden De Bruyne'ninkiyle kesinlikle aynı değildi.

Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta

Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi
 

29.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Erzurumspor ve Amedspor eski Fenerbahçeli için yarışta
Westerlo ile yollarını resmen ayıran Fenerbahçe'nin eski golcüsü Allahyar Sayyadmanesh, transfer piyasasını alevlendirdi. Süper Lig'in iki yeni ve iddialı gücü Erzurumspor ile Amedspor, 24 yaşındaki İranlı milli forveti kadrosuna katmak için amansız bir yarışa girdi. Hızı, atletizmi ve kanat-forvet oynayabilme meziyetiyle Erzurumspor'un kompakt geçiş oyununa mı, yoksa baskıyı seven coşkulu yapısıyla Amedspor'un şampiyonluk ruhuna mı daha uygun olduğu büyük bir tartışma konusu yarattı.






Belçika ekiplerinden Westerlo forması giyen Allahyar Sayyadmanesh, 2.5 sezonluk maceranın ardından kulübe veda etti. 24 yaşındaki İranlı milli forvet, ayrılık kararını Perşembe günü sosyal medya hesaplarından taraftarlarla paylaştı.






Belçika basınında yankı uyandıran bu ayrılığın ardından, Türk transfer piyasası da anında hareketlendi. İddialara göre, önümüzdeki sezon Süper Lig'de mücadele edecek olan iki yeni ekip; Erzurumspor ve Amedspor, bonservisi elinde olan yetenekli oyuncuyu kadrosuna katmak için adeta savaşıyor.






BELÇİKA'DA İYİ BİR SEZON GEÇİRDİ

Ocak 2024'te İngiltere Champhionship ekiplerinden Hull City'den Westerlo'ya transfer olan Allahyar, Belçika ekibinde istikrarlı bir grafik çizdi. Sarı-lacivertli formayla 84 maça çıkan İranlı oyuncu, 14 gol ve 13 asistlik performansıyla takımın hücum yükünü sırtladı.

Westerlo'nun Avrupa Ligi play-off'larında dördüncü sırada tamamladığı bu sezonda ise kalitesini bir kez daha kanıtlayan 24 yaşındaki forvet, rakip fileleri 7 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti.






FENERBAHÇE'DE DE FORMA GİYDİ

Kariyerine ülkesinin köklü kulüplerinden Esteghlal FC'de başlayan Allahyar Sayyadmanesh, Türkiye patentli bir isim. Daha önce Fenerbahçe ve İstanbulspor formalarıyla Süper Lig havasını soluyan golcü oyuncu, ardından Ukrayna'da Zorya Luhansk ve İngiltere'de Hull City deneyimleri yaşadı.






İKİ EKİP İÇİN DE HAYATİ ANLAMDA

Allahyar, sadece saf bir santrfor değil; Hull City ve Westerlo dönemlerinde sol kanat ve forvet arkası olarak da ciddi süreler aldı. Geniş alanda top taşımayı, dribling yapmayı ve kanattan içeri katetmeyi seviyor.

Amedspor'un hücumda yaratıcı, geçiş oyununu hızlı oynayabilen ve skor yükünü çekecek dinamik kanat/forvet oyuncularına ihtiyacı her zaman yüksek.

Erzurumspor eğer Süper Lig'de daha temkinli, savunma güvenliğini ön planda tutan ve hızlı hücumlarla gol arayan bir taktik benimseyecekse, Allahyar bu sistemin "en uçtaki bitirici veya tamamlayıcı" silahı olabilir.

Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!


 
Fenerbahçe’de 20 yıllık 'mutlak liderlik' döneminde muhaliflerine taviz vermeyen, sert ve keskin diliyle hafızalara kazınan Aziz Yıldırım, 2026 kongre sürecinde herkesi hayretler içinde bırakacak açıklamalar yapıyor. Dünün 'asabi' başkanı, bugün Ali Koç’a bile birlik çağrıları yapan "kapsayıcı ve bilge" bir figüre dönüştü. Bu köklü değişim sadece basit bir seçim taktiği mi, yoksa değişen kongre sosyolojisine karşı üretilmiş bir strateji mi?
 

29.05.2026 15:45:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!
Aziz Yıldırım, büyük değişim ve dönüşüm yaşıyor!

Fenerbahçe'nin 2026 seçimi Aziz Yıldırım sayesinde, Türk spor tarihinin belki de en çarpıcı liderlik dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Kulübün 20 yıllık "bölünmez liderinin" yeniden başkanlığa aday olduğu bu dönemde, hafızalardaki "asabi ve tavizsiz" imajını yıkıldı. Dün kongre kürsülerinden muhaliflerine parmak sallayan Yıldırım, bugün "Bir Fenerbahçeli, bir başka Fenerbahçelinin rakibi olamaz" diyerek Ali Koç'a bile birlik çağrısı yapar hale geldi.







Sert güçten bilge lidere

Peki, hafızalardan silinmeyen o "sert güç" dilinden, bugünkü "kapsayıcı ve bilge lider" tonuna nasıl gelindi?
Aziz Yıldırım'ın kulüp siyasetindeki dilini üç keskin dönemde incelemek, bugünkü değişimini anahtarı olarak incelenebilir.







Nerede o eski dil?

Kendi döneminde muhalefete karşı son derece tavizsizdi. Kendisine rakip olan isimleri "çapulcu", "hain" veya "kulübe zarar verenler" olarak nitelendirdi. 2015 kongresindeki meşhur konuşmasında muhalif sesleri havuz medyası kurmakla ve kulübü bölmekle suçlamıştı.

Muhalefet dönemi

2018'de seçimi kaybettikten sonra uzun süre sessiz kalsa da, Ali Koç yönetimini "anti-demokratik olmakla" ve muhalif sesleri susturmaya çalışmakla eleştirdi. Bir anda "hak arama özgürlüğünün" en büyük savunucusu oldu.







Şimdi birlik ve beraberlik zamanı

Bugün ise tamamen "birlik ve beraberlik" vurgusu yapıyor. Yıllarca kulüpte tek söz sahibi olmayı savunan lider, bugün Ali Koç ve diğer aday Hakan Safi'ye "Gelin yönetimde birlik olalım, hep beraber şampiyon olalım" çağrısı yapıyor. Aziz Yıldırım'ın liderlik tarzındaki bu U dönüşü, sadece basit bir seçim taktiği değil. Bunun arkasında hem kişisel/psikolojik etkenler hem de çok net siyasi ve stratejik hesaplar yatıyor. İşte o iddialar:







Koltuk psikolojisi

Gücü elinde bulundururken mevcut düzeni korumak için muhalefeti bir "tehdit" veya "istikrarı bozan bir ihanet" olarak kodladı. 20 yıl boyunca gücü elinde tuttuğu için kuralları kendi koydu. Otoritesini muhalefeti ezerek güçlendirdi.
Koltuğu kaybedince sistemin nimetleri bitti. Mağduriyet başladı. Yıldırım, Ali Koç karşısında "aday" konumuna geçince eski sert dilinin oy getirmeyeceğini, aksine kararsız seçmeni kaçıracağını anladı. Dolayısıyla sisteme giriş biletini "demokrasi" söylemiyle kesiyor.

Çapulcu diyerek kazanamaz

2018'deki tarihi kongre, Fenerbahçe Genel Kurulunun sosyolojik yapısının değiştiğini kanıtladı. Yıldırım'ın eski usul, bağıran ve tehditkar dili, özellikle yeni nesil, seküler ve profesyonel kongre üyelerinde ters tepti. Bugün Yıldırım aynı hatayı ikinci kez yapmamak için strateji değiştirdi. Karşısında artık sadece eski delege yapısı yok; kavgadan yorulmuş, barışçıl bir vizyon isteyen beyaz yakalı bir kitle var. Bu kitleye ulaşmanın yolu "çapulcu" demekten değil, "birlik" olmaktan geçiyor.







Metal yorgunluğu gördü

Ali Koç dönemi boyunca camia ciddi şekilde kutuplaştı (Ali Koçcular, Aziz Yıldırımcılar vb.). Bu bölünmüşlük sportif başarısızlıkla birleşince kongre üyesinde muazzam bir metal yorgunluğu yarattı.
Yıldırım ve ekibi bu krizi iyi analiz etti: Seçimi kazanmanın anahtarı radikal Yıldırımcılar değil; "Ali Koç'tan umudunu kesmiş ama Aziz Yıldırım'ın eski sertliğinden de korkan kararsızlar."
İşte "birlik ve beraberlik" söylemi, bu kararsız kitleyi ikna etmek için üretilmiş mükemmel bir pragmatik seçim aracı olduğu söyleniyor.

Hedef efsane olmak

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Aziz Yıldırım artık hayatının farklı bir döneminde. 2018'de kulüpten kırgın, öfkeli ve ibra tartışmalarıyla ayrıldı. Şu anki en büyük motivasyonu, Fenerbahçe tarihine "kulübü borçla bırakıp kavga ederek giden lider" olarak değil, "zor zamanda geri dönüp herkesi kucaklayan, barışı sağlayan ve şampiyon yapıp kulübü huzurla devreden efsane" olarak geçmek. Bu miras kaygısı, söylemini ister istemez daha yumuşak ve bilge bir tona evriltiyor.

Hakan Safi bol keseden mi atıyor?


 
Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin peş peşe açıkladığı projeler camiada büyük yankı uyandırdı. Londra ve NASDAQ borsalarından küresel fonları getirmekten Kadıköy'ün kalbine 65 bin kişilik çelik stat dikmeye, Avrupa'dan kulüp satın almaya kadar kulağa rüya gibi gelen vaatler taraftarı heyecanlandırsa da futbolun acı gerçekleri madalyonun diğer yüzünü gösteriyor.

29.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:40:07
Haber Merkezi
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?
 Hakan Safi bol keseden mi atıyor?

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin 1 milyar Euro gelir hedefi, ABD'deki NASDAQ borsası, 65 bin kişilik stat projesi ve Avrupa'dan kulüp satın alma vizyonu "bir dünya devinin ayak sesleri" şeklinde kulağa çok hoş geliyor. Ancak futbolun ve Türkiye'nin mevcut ekonomik, idari ve yapısal gerçekleri masaya yatırıldığında, Hakan Safi'nin bu pembe tablosunun arkasında aşılması neredeyse imkansız duvarlar örülü.







NASDAQ nire, Fenerbahçe nire?

Hakan Safi, Fenerbahçe markasını Londra ve NASDAQ gibi küresel borsalara taşıyarak dev fonları kulübe çekmekten bahsediyor.
NASDAQ veya Londra Borsası gibi küresel piyasalarda halka açılmak, sadece "büyük marka" olmakla çözülecek bir iş değil. Bu borsaların katı finansal şeffaflık, sürdürülebilir kârlılık ve kurumsal yönetim şartları var. TFF ve SPK mevzuatları da, yerli kulüplerin yurt dışı borsalarda bu denli radikal hamleler yapmasına yasal olarak izin vermiyor.







Stad işi o kadar kolay mı?

Hakan Safi, stadın mevcut yerinde kalacağını, çatının kaldırılarak çelik yapılarla 3. katın çıkılacağını ve kapasitenin 65 bin kişiye ulaştırılacağını vadediyor. Saracoğlu Stadı'nın konumu, Kadıköy'ün kalbinde, kupon arazi üzerinde ve lojistik olarak zaten tıkanma noktasında. Stadın arkasından geçen tren yolu, hemen yanındaki ana caddeler ve kentsel sit alanı sınırları, stadın fiziki olarak daha fazla dışarıya doğru genişlemesine izin vermiyor.
3. katı çıkmak için binaya eklenecek devasa çelik taşıyıcıların temeli için Kadıköy Belediyesi, anıtlar kurulu ve bakanlıktan izin almak uzun zaman alacak bir süreç.
Ayrıca, inşaat başladığı an Fenerbahçe en az 1-1.5 sezon iç saha maçlarını başka statlarda oynamak zorunda kalabilir. Bu da hem kombine gelirlerinin çökmesi hem de şampiyonluk yarışında saha avantajının kaybedilmesi demek.







5 pilot takım hiç de kolay değik

Anadolu'da 5 pilot takım kurulması, Afrika'da akademiler açılması ve Avrupa'da bir kulübün satın alınarak dev bir "futbol ağı" oluşturulması hedefleniyor.
FIFA ve UEFA, son yıllarda Çoklu Kulüp Sahipliği modeline karşı savaş açtı. Özellikle aynı sahibe veya yapıya ait takımların Avrupa kupalarında karşı karşıya gelme ihtimali nedeniyle kurallar inanılmaz derecede katılaştırıldı.







Fenerbahçe gibi UEFA turnuvalarında boy gösteren bir kulübün, Avrupa'da satın alacağı diğer takımın transfer ticareti ve oyuncu havuzu sürekli UEFA finansal kontrolörlerinin radarında olacaktır.
Ayrıca, Anadolu'da kurulması planlanan 5 pilot takımın finansmanını tamamen karşılamak, bütçeyi direkt olarak TFF'nin Harcama Limitleri engeline takacaktır. Kendi A takımına limit açmakta zorlanan bir kulübün, 5 farklı takımı finanse etmesi ekonomik bir intihardır.

Ali Koç sessizliğe büründü


 
 
Fenerbahçe'de 7 sezonluk fırtınalı başkanlık döneminin ardından koltuğu devreden Ali Koç, seçim sürecinde görünmez olmayı tercih etti. Koç'un "mutlak tarafsızlık" hamlesi camiada derin yankı uyandırıyor.
 

29.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 29.05.2026 15:28:35
Haber Merkezi
Ali Koç sessizliğe büründü
Ali Koç sessizliğe büründü

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi en çok merak edilen konulardan biri de eski başkan Ali Koç'un tamamen sessizliğe bürünmesinin nedeni... 2018-2025 yılları arasında aralıksız 7 sezon boyunca sarı-lacivertli kulübün dümeninde kalan ve koltuğu Sadettin Saran'a devreden Ali Koç, bu seçim sürecinde adeta "gölge aktör" bile olmayı reddederek mutlak bir tarafsızlık stratejisi izliyor.







Girse seçimi kazanırdı

Camianın önde gelen pek çok ismine göre Ali Koç bugün yeniden aday olsa, Aziz Yıldırım ve Hakan Safi karşısında seçimi rahat kazanırdı. Ancak Koç, ne kendisi aday oldu ne de işaret fişeği bekleyen camiaya bir isim sundu. Seçim sürecinde Hamdi Akın ya da Nezih Barut gibi profilleri destekleyebileceği konuşulan Ali Koç, bu beklentilerin tamamını boşa çıkardı. İki başkan adayının da ne yanında ne de karşısında konumlanan eski başkan, derin bir sessizliğe çekilmeyi tercih etti.







Krizler yıprattı

Gelen bilgilere göre saha dışı faktörler, TFF ile yaşanan kronik krizler ve şampiyonlukların kıl payı kaçtığı sezonlar Ali Koç'u manevi olarak ciddi şekilde yordu. Kulübü devraldığı günkü 'faktoring borçları ve batık mali yapıdan kurtarma' sözünü finansal olarak büyük oranda yerine getiren Koç, misyonunu tamamladığına inanarak temiz bir profesyonel profille kenarda kalmak istiyor.







Hesaplaşmaya da yol yok

İlk geldiği dönemde Aziz Yıldırım'ı kulübü faktoring (çek - senet kırdırma) şirketlerine mahkum etmekle suçlayan Koç, Yıldırım'ın muhalif duruşuna karşı sahaya inerek seçimi bir "Ali Koç-Aziz Yıldırım hesaplaşmasına" dönüştürmek istemedi. Sürece müdahil olmayarak Yıldırım'ın elindeki en büyük seçim kozunu da elinden almış oldu.







Hakan Safi'ye de destek olmadı

Kendi yönetim çizgisinden gelen veya o ekolü temsil eden Hakan Safi'ye net bir tepki göstermese de, herhangi bir yeşil ışık yakmaması dikkat çekti. Bu durum, kulüp kulislerinde geçmiş 7 yılın bir özeştirisi ve "Benim ekibimden de olsa herkes kendi ayakları üzerinde durmalı, yeni bir kan gelmeli" mesajı olarak yorumlanıyor.







Koç Ailesi de istemiyor

Fenerbahçe başkanlığı süresince Koç Holding ve markalarının siyasi/sosyal spekülasyonların merkezine çekilmesi, aile içinde ve iş dünyasında ciddi bir yük oluşturmuştu. Ali Koç'un tamamen geri planda kalması, artık kurumsal ve ailesel işlerine odaklanma kararının bir sonucu olarak görülüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.