logo
29 MAYIS 2026

Araban’da beyaz altın hasadı başladı

Gaziantep’in Araban ilçesinde beyaz altın olarak tabir edilen ve 15 bin dönümlük alanda ekili bulunan pamuk hasadına başlandı

03.10.2020 17:56:00
Araban’da beyaz altın hasadı başladı
Araban’da beyaz altın hasadı başladı

Gaziantep'in Araban ilçesinde beyaz altın olarak tabir edilen ve 15 bin dönümlük alanda ekili bulunan pamuk hasadına başlandı. Araban Ovası'ndaki pamuk hasadına başlandığı alanlarda üreticileri ziyaret eden Araban ilçesi Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, üreticilere bol verimli hasat diledi. Altun, bu yıl 15 bin dönüm civarında ekimi gerçekleşen ve hasat zamanı gelen pamuğun 2020 yılı hasadına başlandığını belirtti. Altun, "2020 yılı pamuk hasadına başlandı. Rekoltesi yüksek, kalitesi iyi olan Araban pamuğu hasadında üreticilerimiz dönüme 400-500 kilogram verim alıyor. Üreticilerimiz ekimi ve yetiştirme süreci boyunca uzun bir çalışmayla emek verip bin bir masraf ve zahmet ile yetiştirdikleri pamuğun 2020 yılı pamuk hasadının Arabanlı üreticilerimize hayırlı olmasını temenni eder bol kazançlar dilerim. Bu sene 15 bin dönüm alan üzerinde pamuk ekildi" diye konuştu. 

Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden


 
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, yüksek tansiyona sebep olabilen 14 şaşırtıcı faktörü sıraladı.

29.05.2026 17:39:00
MURAT ÇORBACI
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden
  Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı neden

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Yalnızlık, uyku apnesi, susuzluk, ağrı kesici kullanımı, bazı bitkisel takviyeler ve tiroid problemleri gibi günlük yaşamda çoğu zaman önemsenmeyen faktörler de tansiyon değerlerini yükseltebilir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ise zamanla kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığı üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir" uyarısında bulundu.







Kontrol şart!

Özellikle tansiyon problemi yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu paylaşan Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Bunun nedeni, fazla tuzun vücutta su tutulmasına yol açarak kalp ve damar sistemi üzerinde ekstra yük oluşturmasıdır. Ancak hipertansiyonu tetikleyen nedenler yalnızca tuzla sınırlı değildir. Stres, kaygı ve öfke gibi duygusal değişimlerin yanı sıra günlük yaşamda fark edilmeyen bazı alışkanlıklar da tansiyon değerlerinde ani yükselmelere neden olabilir. Geçici iniş ve çıkışlar her zaman ciddi bir soruna işaret etmese de uzun süre yüksek seyreden değerlerin mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerekir" dedi.
Prof. Dr. Nevrez Koylan yüksek tansiyon üzerinde etkisi olan beklenmedik 14 faktörü sıraladı:







Yalnızlık

Yalnızlık hissi, özellikle uzun vadede büyük tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu konuda yapılan bir araştırmada, kendisini yalnız hisseden kişilerin büyük tansiyonunda dört yıl içinde 14 puandan fazla artış olduğu ortaya kondu.

Beyaz önlük sendromu

Doktor kontrolü sırasında ölçülen tansiyon değerleriyle evde ölçülen değerler arasında fark görülebilir. "Beyaz önlük etkisi" olarak adlandırılan bu durum, yalnızca muayene ortamında bulunmaya bağlı olarak büyük tansiyonda 10, küçük tansiyonda ise 5 puana kadar yükselmeye neden olabilir. Bu artışın genellikle stres ve kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.

Tuvalete gitmeyi geciktirmek

Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek de tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmada, en az 3 saat boyunca tuvalete gitmeyen orta yaşlı kadınların büyük tansiyonunda ortalama 4, küçük tansiyonunda ise 3 puan artış görüldü. Benzer etkilerin farklı yaş gruplarındaki kadın ve erkeklerde de ortaya çıkabileceği belirtildi.







Susuzluk

Vücudun yeterli suya sahip olmaması, kan damarlarının daralmasına neden olarak tansiyonu yükseltebilir. Susuz kalan vücut sıvıyı korumaya çalışırken damarlar daha fazla sıkışabilir ve böbrekler daha az idrar üretmeye başlayabilir. Bu durum da kalp ve beyindeki küçük damarlar üzerinde ekstra baskı oluşturabilir.

Duygusal konuşmalar

Dinlenme halindeki kan basıncı, konuşmaya başlanmasıyla birlikte geçici olarak yükselebilir. Bu artışın seviyesi, konuşulan konunun içeriğine ve duygusal yoğunluğuna göre değişebilir. Benzer etki telefon görüşmeleri sırasında da görülebilir.







Şeker

Özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren işlenmiş şekerler, kan basıncının yükselmesinde tuz kadar hatta bazı durumlarda daha fazla etkili olabilir.

Bitkisel takviyeler

Ginkgo, ginseng, guarana, efedra, acı portakal ve sarı kantaron gibi bazı bitkisel takviyeler kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca bu ürünler, yüksek tansiyon ilaçları da dahil olmak üzere bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.







Uyku apnesi

Uyku apnesi, yüksek tansiyon ve diğer kalp hastalıkları riskini artırabilir. Uyku sırasında solunumun sık sık durup yeniden başlaması, sinir sisteminin kan basıncını yükselten kimyasallar salgılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durumun yol açtığı oksijen eksikliği damar duvarlarına zarar vererek vücudun tansiyonu düzenlemesini zorlaştırabilir.

Tiroid problemleri

Vücudun yeterince tiroid hormonu üretmemesi, kalp atış hızının yavaşlamasına ve damarların esnekliğini kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü de yükseltebilir ve bu da damar sertliğine yol açarak tansiyonu artırabilir. Nadiren de olsa tiroid hormonunun fazla salgılanması, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışmasına neden olarak kan basıncını yükseltebilir.

Doğum kontrol ilaçları

Doğum kontrol hapları, iğneleri ve bazı diğer yöntemler, kan damarlarını etkileyen hormonlar içerdiği için tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu riskin özellikle 35 yaş üstü, fazla kilolu veya sigara kullanan kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülüyor.







Antidepresanlar

Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi beyin kimyasallarını etkileyen antidepresan ilaçlar, kan basıncında değişikliklere yol açabilir. Özellikle serotonin üzerinde etkili ilaçların birlikte kullanılması durumunda tansiyon değerleri yükselebilir.

Ağrı kesici kullanımı

Aspirin ve ibuprofen gibi steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçlar hem sağlıklı kişilerde hem de hipertansiyon hastalarında tansiyon değerlerinin yükselmesine neden olabilir. Artış genellikle birkaç puanla sınırlı kalsa da bazı kişiler bu ilaçlardan çok daha fazla etkilenebilir.







Potasyum eksikliği

Böbreklerin kandaki sıvı dengesini koruyabilmesi için sodyum ve potasyumun dengeli olması gerekir. Bu nedenle düşük tuzlu besleniliyor olsa bile yeterince meyve (özellikle muz), sebze, fasulye, az yağlı süt ürünleri ya da balık tüketilmemesi tansiyonun yükselmesine neden olabilir.

Ağrı

Tansiyonu yükselten alışılmadık nedenlerden biri de ağrı olabilir. Ani ya da şiddetli ağrılar, sinir sistemini hızlandırarak kan basıncının yükselmesine yol açabilir.

Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor

Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'na düşerek kaybolan iki genci arama çalışmaları ikinci gününde de aralıksız devam ederken, ailelerin ve yakınlarının çay kenarındaki umutlu bekleyişi sürüyor.

29.05.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor
Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor
Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'na düşerek kaybolan iki genci arama çalışmaları ikinci gününde de aralıksız devam ederken, ailelerin ve yakınlarının çay kenarındaki umutlu bekleyişi sürüyor.
Önceki gün saat 16.00 sıralarında ilçe merkezindeki Kelkit Çayı kenarında meydana gelen olayda; amca çocukları Atakan K. (18), Furkan K. (18), Oğuz K. (26) ve İlker P. (22), kullandıkları 60 AGH 454 plakalı üç tekerlekli elektrikli triportör ile çay kenarındaki sette gezdikleri sırada suya düştü. Atakan ve Furkan K. kendi imkanlarıyla kıyıya çıkmayı başarırken, Oğuz K. ile İlker P. yükselen su seviyesi ve kuvvetli akıntı nedeniyle gözden kayboldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler tarafından başlatılan arama kurtarma çalışmaları gece boyunca devam etti. Kelkit Çayı üzerinde botlarla arama yapan AFAD ekipleri, su yüzeyini ve kıyı şeridini metre metre tararken, jandarma ekipleri de köprü ve kritik noktalarda incelemelerini sürdürüyor. Bölgede kurulan koordinasyon merkezinden çalışmalar anlık olarak takip ediliyor. Çay kenarında toplanan aile bireyleri ve yakınları ise gelecek iyi bir haberi bekliyor. Arama faaliyetlerini yakından takip eden ailelerin zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalara Çorum, Amasya, Samsun ve Yozgat'tan gelen ekiplerin yanı sıra Ankara'dan sevk edilen Jandarma Komando Arama Kurtarma (JAK) timleri de destek veriyor. Havadan dronlarla, karadan ekiplerle ve sudan botlarla sürdürülen çalışmalarda 142 personel, 26 araç, 5 dron ve 4 bot görev yapıyor. Ekiplerin, kayıp iki gence ulaşabilmek için Kelkit Çayı boyunca belirlenen noktalarda arama faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi.İHA

Bayram ziyareti felakete dönüştü

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde bayram ziyaretinden dönen anne ve oğlu, aşırı yağış nedeniyle çöken yoldan ATV araçla dere yatağına düştü. Bölgede başlatılan arama çalışmalarında, Mustafa Yeni'nin 6 saat, annesinin ise 10 saat sonra cansız bedenine ulaşıldı

29.05.2026 14:46:00 / Güncelleme: 29.05.2026 14:55:42
İhlas Haber Ajansı
Bayram ziyareti felakete dönüştü
Bayram ziyareti felakete dönüştü
Olay, dün saat 22.00 sıralarında Gölcük ilçesi Şevketiye Mahallesi Yatakderesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İrşadiye köyünde yaşayan Emine Yeni (51), oğlu Mustafa Yeni (32) ile Şevketiye köyünde yaşayan ablasına bayram ziyaretine gitti. Ardından Mecidiye köyüne giden ve orada da kız kardeşinin bayramını kutlayan Emine Yeni, saat 22.00 sıralarında oğlu ile dönüş yoluna girdi. Şiddetli yağışa yakalanan Emine Yeni ile oğlu, Şevketiye Mahallesi Yatakderesi mevkisinde yolun çökmesi sonucu bindikleri ATV ile dere yatağına düştü.

Anne ve oğlundan uzun süre haber alamayan yakınları, durumu yetkililere bildirerek köylülerle birlikte arama çalışması başlattı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, AFAD, UMKE ve Gölcük Arama Kurtarma Derneği (GESOTİM) ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ve köylülerin derede gece boyunca sürdürdüğü arama çalışmalarında ilk olarak suya kapılan ATV bulundu. Çalışmalarını aralıksız sürdüren ekipler, saat 04.00 sıralarında Mustafa Yeni'nin cansız bedenine ATV'den yaklaşık 700 metre uzaklıkta ulaştı. Anne Emine Yeni'nin cenazesi ise saat 08.00 sıralarında oğlunun bulunduğu noktanın 100 metre ilerisinde bulundu.



Anne ve oğlunun cenazeleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olaya ilişkin başlatılan inceleme sürüyor.

Şevketiye Mahalle Muhtarı Hamdi Uzuner, yaşanan acı olaya ilişkin yaptığı açıklamada, gece etkili olan şiddetli yağış nedeniyle derenin taştığını belirtti. Anne ve oğlunun bayram ziyareti dönüşü kazayı yaşadığını aktaran Uzuner, şunları kaydetti:

"Dün gece yağan şiddetli yağmur nedeniyle dere coşmuş. İrşadiye köyünde yaşayan Emine Yeni, dün oğlu Mustafa ile Şevketiye'de yaşayan ablasına bayram ziyaretine gitmiş. Saat 22.00- 23.00 sıralarında dönüş yaptıklarında aşırı yağan yağmurla olayın olduğu yere kadar ATV ile gelmişler. Dere üzerinde yağış sebebiyle çöken yolda ATV devrilmiş. Gece saatlerinde aileleri kendilerinden haber alamayınca köylülerle aramak için çıktılar. Daha sonra ATV'yi derenin içinde ağaçların arasında saplanmış şekilde görüyorlar. Dereye düştükleri ihtimali üzerinde durup arama başlanıyor. İlk etapta gece 03.30-04.00 sıralarında Mustafa Yeni 600-700 metre ilerde bulunuyor. Gün ağarmasıyla beraber saat 08.00 sıralarında da Emine, oğlunun 100-150 metre aşağısında bulunuyor. Allah rahmet eylesin. Halk dilinde 'Yatakdere' olarak bilinen bu dere, aşırı yağmurlarda coşuyor."

Kastamonu'da otomobil 150 metre yüksekten uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 3 yaralı

Kastamonu'da bir otomobilin yaklaşık 150 metre yükseklikten uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Kazada yaşamını yitiren gencin, nişan hazırlıkları yapmak için ilçeye geldiği öğrenildi

29.05.2026 10:00:00
İHA
Kastamonu'da otomobil 150 metre yüksekten uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 3 yaralı
Kastamonu'da otomobil 150 metre yüksekten uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 3 yaralı
Kaza, Kastamonu-İnebolu kara yolu Soluğan köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İnebolu istikametine seyir halinde olan Emirhan Şahin (25) idaresindeki 37 ND 152 plakalı otomobil, yoğun sis sebebiyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde uçuruma yuvarlandı. Yaklaşık 150 metre sürüklenen otomobilin sürücüsü ile araçta bulunan Medine D. (21), ablası Mukadder Beyza D. (20) ve kardeşi Berat D. (14) yaralandı.








Ekipler yaralıları kurtarmak için zamanla yarıştı

Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma, AFAD, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, araçta bulunan yaralıları kurtarmak için çalışma başlattı. Zorlukla aracın bulunduğu alana inen ekipler, yaralıları otomobilden çıkardı. Daha sonra olay yerine çağrılan çekicinin vinç halatı kullanılarak yaralıların bulunduğu sedyeler yola çekildi.








Sürücü hayatını kaybetti

Ekiplerin yoğun çabaları neticesinde yamaçtan çıkarılan Medine D., Mukadder Beyza D. ve Berat D., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından İnebolu Devlet Hastanesine kaldırıldı. Sürücü Emirhan Şahin'in ise olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
 
 







Nişan hazırlıkları için gelmiş

Kazada hayatını kaybeden Emirhan Şahin'in, nişan hazırlıkları için Diyarbakır'dan Kastamonu'nun İnebolu ilçesine geldiği öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, ekipler şarampoldeki aracın çıkarılması için de vinç yardımıyla çalışma başlattı.





















Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı kavgada ölü sayısı 2'ye yükseldi. Olay anına ait cep telefonu görüntüleri de ortaya çıktı

28.05.2026 18:41:00
İhlas Haber Ajansı
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Mardin'deki silahlı kavgada 2 kişi öldü
Olay, Kızıltepe ilçesi Atatürk Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, iki aile arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışma kısa sürede silahlı, sopalı kavgaya dönüştü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kavgada Doğan Baday (35) olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan bir kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 2'ye yükseldi.

Olayda 7 kişi de yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Öte yandan kavga anına ilişkin cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde tarafların birbirine sopalarla vurduğu, ateş açtığı ve çevrede büyük panik yaşandığı görüldü.

Jandarma ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.

Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan

Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar

28.05.2026 18:18:00
Ahmet Turan Yiğit
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar. Uzmanlara göre çocuklar değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğreniyor. Bayramlaşma, büyüklerin elini öpüp harçlık alma, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocukların kendilerini ailelerine ve kültürlerine ait hissetmelerini sağlayan önemli sosyal yaşantılar arasında yer alıyor.

Bayramlar, sevgi, saygı, empati, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar. Çocukluk döneminde öğrenilen gelenekler, kimlik ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlıyor. Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar, çocukların yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına yardımcı oluyor. Bu öngörülebilirlik, duygusal güvenlik gelişimini desteklerken aynı zamanda sosyal becerilerin içselleştirilmesine de zemin hazırlıyor.

Büyüklerle geçirilen zaman, çocukların sosyal davranışları öğrenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sofra hazırlığına yardım etmek, ev içi sorumluluklara katılmak, akraba ziyaretlerinde bulunmak; çocukların sorumluluk bilincini ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletiyor, iletişim becerilerini artırıyor ve empati gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalması, bu öğrenme sürecini zayıflatabiliyor. Bayramların yalnızca tatil zamanına indirgenmesi, kültürel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırıyor. Oysa bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri. Çocukların büyükleriyle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve paylaşma kültürünü öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç olarak, bayramlar çocuklar için kültürel mirasın en güçlü öğrenme alanlarından biri. Geleneklerin korunması ve yaşatılması, çocukların kimlik gelişimi ve aidiyet duygusu açısından hayati önem taşıyor.

Instagram’da küresel akış sorunu mu yaşandı?

Dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı bulunan Instagram, bugün hikaye yükleyememe ve ana sayfa akışının yenilenmemesi iddialarıyla gündeme geldi. Sosyal medyada hızla yayılan "Instagram çöktü mü?" sorularının ardından anlık raporlama sistemleri inceleme altına alındı

28.05.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Instagram’da küresel akış sorunu mu yaşandı?
Instagram’da küresel akış sorunu mu yaşandı?
Kurban Bayramı tatilinde sevdikleriyle fotoğraf ve video paylaşmak isteyen milyonlarca vatandaş, uygulamaya girişte bölgesel yavaşlamalar yaşadıklarını öne sürdü. Konuyla ilgili yapılan teknik incelemelerin ardından kullanıcıların yüreğine su serpen detaylar paylaşıldı.

Küresel çapta herhangi bir erişim engeli bulunmuyor

Anlık siber çökme raporlarına ve küresel izleme verilerine göre, Instagram sunucularında genel bir çökme veya sistemsel bir arıza tespit edilmedi. Yaşanan bölgesel aksaklıkların genellikle kullanıcıların kendi internet altyapılarından veya anlık yoğunluklardan kaynaklandığı bildirildi.

Sorun yaşayanlar için çözüm yolları neler?

Eğer ana sayfa akışınız yenilenmiyor veya hikayeleri görüntülemekte sorun yaşıyorsanız, uzmanlar şu adımları izlemenizi öneriyor:

1. Bağlantı Kontrolü: Wi-Fi veya mobil veri bağlantınızı kapatıp tekrar açın.

2. Uygulama Güncellemesi: Google Play Store veya App Store üzerinden uygulamanızın en son sürümde olduğunu doğrulayın.

3. Önbellek Temizleme: Telefonunuzun ayarlar kısmından uygulamanın önbelleğini temizleyerek geçici verileri sıfırlayın.

Sosyal medya trafiğinde bayram yoğunluğu

Yaklaşık 3 milyar aktif kullanıcı sınırına dayanan Instagram, özellikle bayram ve özel günlerde veri trafiğinde büyük dalgalanmalar yaşıyor. Anlık yoğunlukların anasayfa yüklenmelerinde saniyelik gecikmelere sebep olabileceği ancak panik yapılacak küresel bir kesintinin söz konusu olmadığı paylaşıldı.

Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı


 
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı... Sıcak havuz, sauna ve hamam özellikle risk grubundakiler için ölümcül olabilir.

28.05.2026 14:44:00
MURAT ÇORBACI
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, "Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabilir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kalmak kalp krizinden ani tansiyon düşmesine, nefes darlığından bayılmalara kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.







Risk yaşla birlikte artıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek, özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Köksal, şunları söyledi: "Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşüyor. Terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getiriyor." Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kaldığını belirten Köksal, bu durumu 'aşırı eforla koşmaya' benzetiyor. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıdığını vurguluyor.







Aşırı yük uzun süre tolere edilmeyebilir

Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade ederek, şu uyarıda bulundu: "Kalp, hayati organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer kişi yaşlıysa ve kalp hastalığı riski taşıyorsa bu aşırı yük uzun süre tolere edilemeyebilir ve kalp krizi kaçınılmaz hale gelebilir."
Uzmanlara göre risk grubunda olmayan bireylerin bile sauna ve hamamda 10-20 dakikadan fazla kalmaması gerekiyor. Ayrıca terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin bol su tüketilerek yerine konması büyük önem taşıyor.







Termal havuzlardaki gizli tehlike: Astım ve akciğer ödemi

Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Havuz ve saunada kalp krizini tetikleyen 3 kritik risk

Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında özellikle dikkat edilmesi gereken risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* 39-40 dereceyi aşan sıcak sularda uzun süre kalmak
* Kalp hastalığı bulunan veya risk grubunda yer alan ileri yaş bireylerin sıcak havuz kullanması
* Terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yeterince yerine konmaması

Yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere öneriler ise şöyle:

• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin.

Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde kontrolsüz sauna ve termal havuz kullanımının "masum bir rahatlama yöntemi" değil, ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilecek önemli bir risk faktörü olduğunun altını çiziyor.

İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?


 
Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum.
 

27.05.2026 23:47:00
MURAT ÇORBACI
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?

Türkiye'de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 9.6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16.5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir" dedi.

Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir

İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  "İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir."


İşte 10 öneri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:

1. Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin.
2. Öğün atlamayın. Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor.
3. Şekerli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor.

4. Her öğünde protein tüketin. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor.
5. Lif tüketimini artırın. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.

6. Gece geç saatte yemek yemeyin.
7. Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor.

8. Porsiyon kontrolüne dikkat edin. Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor.
9. Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın.
10. Düzenli hareket edin. Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.