logo
28 MAYIS 2026

'Devlet gemimiz herkesi taşır'

17.08.2002 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), İzmir, İskenderun, Tarsus'ta düzenlediği "AB'ye Karşı Bağımsız Türkiye" mitinglerine Adana ilimizi de ekledi. Uğur Mumcu (İstasyon) meydanını tıklım tıklım dolduran on binlerce Adanalı, kimi görme özürlü habercilerin aksine suya hasret toprak misali karşıladıkları Prof. Dr. Haydar Baş'a görülmedik teveccühte bulundular. İnsanımızı insan yerine koyan ve iktisat tarihine geçecek projelerini dinleyince de "Şimdiye kadar nerede kaldınız?" diye hem ağladılar, hem de desteklerini esirgemeyeceklerini belirttiler.

Büyük Devlet, güçlü ordu

Ağustos'un bilinen sıcağı altında Uğur Mumcu (İstasyon) meydanına akın eden Adanalılara hitaben bir konuşma yapan 2. Kuvay-ı Milliye'nin önderi Prof. Dr. Haydar Baş, tarihin en medeni, meziyetli milleti olan, bütün insanlığa can, mal, namus, vatan, din ve vicdan emniyetini, hürriyetini doya doya yaşatan Türk milletinin, ilanihaye ayakta kalabilmesi ve aynı emniyetleri bütün insanlığa tekrar yaşatabilmesi için, devletinin, kâinat devletine dönüşmesi, dünyanın da en güçlü ordusuna sahip olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Baş, devleti ve orduyu küçültme girişiminde bulunanların, 1919'da, ordusunu terhis etmek suretiyle Osmanlıyı haritadan silmek isteyen Lord Curzon'un, İngiliz'in oyununa alet olmaktan başka bir iş yapmadıklarını ifade etti.

Yenilikçi oyunu oynayan eskiler

Türkiye'nin ne hale geldiğini herkesin gördüğünü, bu ülkeyi bu hale getirenlerin ise yeni bir oyunla, "yenilikçi" oyunuyla tekrar halkın karşısına çıkarak "memleketi bunalımdan, buhrandan kurtaracağız" dediklerini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'yi yıpratmış, yıkıma uğratmış eskimişlerin bu oyununa dikkat çekerek, Türkiye'yi kurtarmak istiyorsak, 3 Kasım'da, "evet" mührünün, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, bir kâinat devleti olarak ayağa dikecek olan BTP'nin 16 yıldızlı hilalinin altına basılmasını istedi. Bu eskilerin en büyük özelliğinin AB yandaşı olmak olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti. "Milleti o hale getirdiler ki, bir lokma ekmeğe, bir kaşık suya muhtaç ettiler. Şimdi de, 'milletin iş, aş bulabilmesi için AB'ye girmemiz lazım. Şayet AB'ye giremezsek aşımız da, işimiz de olmaz' diyorlar. Aslında bu, büyük bir itiraftır. Yıllardan beri Türkiye'yi idare eden insanların yerinde olsam utanır geri çekilirim. Bu sözleri söyleyemem. Bu sözler şu manaya geliyor: 'Yani biz Türk milletini aç, çıplak, işsiz bıraktık. Şimdi Avrupa'nın kapısına dilenmeye gidiyoruz. Hep beraber dilenmeye var mısınız?' diyorlar. Uyum yasaları çıktı. Bu uyum yasaları Türkiye'yi parçalamaktır, pazarlamaktır. Bu yasaların altında hükümetin bütün ortaklarının imzası var mı, yok mu? Bunların genel başkanlarını tanıyor musunuz? Devlet Bahçeli kardeşime, bu meydandan, yiğit Adanalımla beraber hitap ediyor ve "Ben seni destekledim. Hakkım sana haram olsun" diyorum. Çünkü, idam yasasını çıkartmakla, benim yiğitlerimi dağda parçaladın, geldin benim yanımda oturup ağlıyorsun. Halkımızın arasında bir söz var. 'Dağda canavarla parçalar, gelir seninle oturup ağlar.' Bunların hali bu değil mi? MHP'ye, 3 Kasım'da, layık olduğu dersi, Adanalı olarak vermeye hazır mıyız?

Topraksız köylüye

hazine arazisi

Reform niteliğindeki projelerini de anlattığı konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş, işe tarım kesiminden, başladı. Prof. Dr. Haydar Baş, tarım kesiminde çalışanlara daha tohumunu tarlasına atmadan altı ay evvel ürün tutarının % 50'sini avans olarak verme, bu kesimi her şartta destekleme, ürünlerine pazar bulma, çiftçinin mevcut faiz borçlarını silme, borcun aslını da cebinden bir kuruş çıkmadan verilecek avans ile ödeme projelerini burada da tekrarladıktan sonra, toprağı olmayan vatandaşları kapsayan yeni bir projesini daha şöyle açıkladı: "Adam çalışmak istiyor. Ama toprağı yok. Devletin binlerce dönüm hazine arazisi var. Toprağı işlemek isteyen kardeşlerimize bu topraklardan bedava vereceğiz. Yani biz toprak ağası, toprak zengini olan insanın elindeki toprağa dokunmayacağız. Gerekirse onu yine toprakla destekleyeceğiz." Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Hayvancılıkla uğraşan kardeşlerimize de faizsiz kredi verilecek. Ürettiklerine dünya pazarında pazar bulunacaktır. Onun için Meclis'te bulunan arkadaşlarımız Meclis'te kavga yapmayacak. Kavga yapılıyor mu? Yapılıyor. Meclis'te adam öldürmeyecek. Adam öldürüldü mü? Evet. Bütün bunlara son verilecek. Milletvekili arkadaşlar, eline çantasını alacak, sanayi, ticaret odalarından temsilcilerle dünyayı karış karış dolaşacaklar. Senin Adana'da yetiştirdiğin ürünü dünya malı, dünya markası yapacağım. Var mısın?"

Tüketiciye vergi yok

Faizsiz, uzun vadeli kredi sisteminin sanayiciyi, nakliyeciyi, otobüs ve taksi şoförlerini, KOBİ'leri, esnafı, üretim projesi olup da üretmek isteyen herkesi kapsadığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, vergisiz bir Türkiye oluşturacaklarını, 100 milyarın altında geliri olan hiç kimseden bir tek kuruş vergi almayacaklarını belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, iktisadi reformlarında vergi çarkının nasıl işleyeceğini şöyle anlattı: "Benim iktisat teorim, formülüm iki sınıfı ortaya getirmektedir. Biri tüketim sınıfı, ikincisi üretim sınıfıdır. Tüketim sınıfının vergi vermesi yanlıştır. O zaten tükettiği için en büyük vergiyi veriyor. Tüketici tüketmezse, üretici istediği kadar üretemez. Gömleği, ayakkabıyı, pantolonu vs. bir tane satar, on tane satamaz. Ama tüketici güçlü cebi dolu olursa, istediği kadar buğdayını, pirincini, ayakkabısını alır. Üreten de bol bol üretir. Benim sistemimde, tüketici vergi vermeyecek. Kim bol bol üretti, bol bol sattı, kazandı ise vergiyi o verecek."

Gemi bütün yükünü alır da gider

"Bu inkılapları, bir, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Mustafa Kemal Atatürk yaptı. İkincisini de bu fakir yapıyor" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, "Bugüne kadar 'sosyal devlet' dediler. Milleti hep kandırdılar. Ama yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Güneş doğdu, karanlık zail oldu" şeklinde konuşarak, inkılap niteliğindeki sosyal projelerinden bazılarını şöyle sıraladı:

"Emeklilerden vergi kesilmeyecek. Maaşları yüzde 100 artacak. Dünyanın en kıymetli varlıkları, cennetin bile ayaklarının altına serildiği annelere emeklilik hakkı verilecek. Devletin bir vazifesi de düşen insanın elinden tutmasıdır. Ama bizde devlet düşen insanın değil, karnını doyurmuş, cebini doldurmuş insanların elinden tutuyor. Cebin dolu ise sözün geçiyor. Boş ise kimse seni dinlemiyor. BTP iktidar olduğu gün, kimsesiz yaşlılar, hayatlarını devletin garantörlüğünde devam ettirecekler. Gençler imtihansız üniversiteye girebilecekler. Burs adedi ve miktarı arttırılacak. Evlenmek isteyip de evlenemeyenlere faizsiz yuva kurma kredisi vereceğiz. Evi olmayan vatandaşlara uzun vadeli, kira öder gibi kredilerle konut verilecek. Cezaevlerimiz mektep olacak. Mahkumlar kendi yararına, memleketimizin yararına kazanılacak. Hepsi bir sanat mensubu olacak. Hapishanede olduğu halde çalışacaklar, aldıkları ücretle çoluk çocuğuna para gönderecek. Çoluk çocuğuna bakacak. Vicdan azabından kurtulacak. Yeni doğan çocuğa karşılık aileye bir maaş ikramiye verilecek. Çocuğa da bir maaşın dörtte biri maaş bağlanacak. Yani bir ailenin dört çocuğu varsa aynen bir maaş gibi maaş alacak. Biz neslin önünü kesmek değil, nesli çoğaltmak istiyoruz. Bu millet Fatihleri yetiştirdi, Yavuzları yetiştirdi, Kanunileri yetiştirdi, Atatürkleri yetiştirdi. Şimdi yeni Yavuzlar, yeni Kanuniler, yeni Atatürkler yetişmesi lazım. O da sizin çoğalmanızla mümkün; var mısınız? Özürlülerin bizden biri olduğu bilinci geliştirilecek. Eğitilmesi mümkün olanların tamamına her türlü eğitim imkanı sağlanacak. Çalışma ve işçilik hakları geliştirilecek. Tedavi edilmesi veya eğitilmesi mümkün olmayan özürlü kardeşlerimiz, devletin garantisi altında hayatlarını devam ettirecekler. Şehit ailelerinin çocuklarının da her türlü barınma, eğitim ve sosyal hizmetleri devletimizin tam garantisi altında olacak."

Projelerini anlatırken Adanalılarla görülmedik bir diyalog kuran Prof. Dr. Haydar Baş, iki gencin "Hocam İmam Hatip Okulları ne olacak?" sorusuna, "Gemi giderken bütün yükünü alır da gider. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir gemidir. O hiç kimseyi karada bırakmaz. Merak etmeyin. Biz bu milleti kardeş etmeye, beraber etmeye, beraber yükseltmek için var olmaya geldik" şeklindeki tarihi cevabını verdiğinde meydan alkış tufanına gark oldu.

Bu bir hak etme olayıdır

BTP iktidara geldiği zaman işsizliğin, açlığın, yoksulluğun son bulacağını, vatandaşın bir elinin yağda, bir elinin balda olacağını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, bütün bu projelerin gerçekleştirilmesi için kaynağın nereden bulunacağı ile bu günkü siyasilerin bunları neden yapamadığı sorularını da şöyle cevaplandırarak merakları giderdi: "Hocam, güzel de bu paraları nerden bulacaksın, diyorlar. Bankaları soyanların cebinden alacağım. 2,5 yıl içinde bankalardan, senden ne kadar soyuldu biliyor musun? 22 milyar dolar. Yetmedi. Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak IMF'den ve diğer tefecilerden aldığımız faizlere yılda 55 katrilyon ödüyoruz. İşte ben bu faizleri rafa kaldıracak ve bu parayı bu projeler için harcayacağım. 'Hocam bu imkanlar bugünkü siyasilerin elinde. Onlar niçin yapamadılar?' diyeceksiniz. Müseylemetül Kezzap diye yalancı bir peygamber vardı. 'Madem ki sen peygambersin, mucizeni göster' dediler. Ona bir gözü kör bayanı gönderdiler. Geldi, ikinci gözü de kör oldu. Bir davayı hak etmek, onu dava etmek, hak eden insanların hakkıdır. Bugüne kadar demek ki bunlar bu büyük milleti temsil hakkını sadece dilde elde etmişler, gönüllerine, vicdanlarına yer etmemişler. Onun için muvaffak olamadılar. Ama sizinle beraber olan bizler mutlaka muvaffak olacağız. Sene 1919, Mustafa Kemal Atatürk, ne diyor biliyor musunuz? 'Ben 1919'un 19 Mayıs'ında Samsun'a çıktığım gün elimde hiç bir maddi imkanım yoktu. Benim vicdanım dolduran, milletimin manevi gücü vardı. İşte ben savaşı bu güç ile, bu manevi güç ile, bu milletle kazandım.' Şimdi ben de bu manevi gücünüzle, sizlerle bu savaşı kazanacağım, var mısınız?"

Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan

Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar

28.05.2026 18:18:00
Ahmet Turan Yiğit
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar. Uzmanlara göre çocuklar değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğreniyor. Bayramlaşma, büyüklerin elini öpüp harçlık alma, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocukların kendilerini ailelerine ve kültürlerine ait hissetmelerini sağlayan önemli sosyal yaşantılar arasında yer alıyor.

Bayramlar, sevgi, saygı, empati, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar. Çocukluk döneminde öğrenilen gelenekler, kimlik ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlıyor. Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar, çocukların yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına yardımcı oluyor. Bu öngörülebilirlik, duygusal güvenlik gelişimini desteklerken aynı zamanda sosyal becerilerin içselleştirilmesine de zemin hazırlıyor.

Büyüklerle geçirilen zaman, çocukların sosyal davranışları öğrenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sofra hazırlığına yardım etmek, ev içi sorumluluklara katılmak, akraba ziyaretlerinde bulunmak; çocukların sorumluluk bilincini ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletiyor, iletişim becerilerini artırıyor ve empati gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalması, bu öğrenme sürecini zayıflatabiliyor. Bayramların yalnızca tatil zamanına indirgenmesi, kültürel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırıyor. Oysa bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri. Çocukların büyükleriyle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve paylaşma kültürünü öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç olarak, bayramlar çocuklar için kültürel mirasın en güçlü öğrenme alanlarından biri. Geleneklerin korunması ve yaşatılması, çocukların kimlik gelişimi ve aidiyet duygusu açısından hayati önem taşıyor.

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı

28.05.2026 06:00:00
İHA
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu'na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?


 
Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum.
 

27.05.2026 23:47:00
MURAT ÇORBACI
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?

Türkiye'de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 9.6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16.5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir" dedi.

Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir

İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  "İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir."


İşte 10 öneri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:

1. Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin.
2. Öğün atlamayın. Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor.
3. Şekerli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor.

4. Her öğünde protein tüketin. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor.
5. Lif tüketimini artırın. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.

6. Gece geç saatte yemek yemeyin.
7. Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor.

8. Porsiyon kontrolüne dikkat edin. Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor.
9. Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın.
10. Düzenli hareket edin. Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Acemi kasaplar yine hastanelik oldu

Samsun'da Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde kurban kesimi sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelerin yolunu tuttu

27.05.2026 10:53:00 / Güncelleme: 27.05.2026 10:55:29
İhlas Haber Ajansı
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Acemi kasaplar yine hastanelik oldu
Bayram namazının ardından kesim alanlarında yoğunluk oluşurken, kurban kesmek isteyen bazı vatandaşlar dikkatsizlik ve tecrübesizlik sonucu kendilerini yaraladı. El, kol ve bacak bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, kimileri kendi imkânlarıyla Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne gelirken, kimileri ise sağlık ekiplerince hastanelere kaldırıldı.

Acil servislerde yoğunluk oluşurken, yaralıların tedavilerinin sürdüğü bildirildi.

Kendini yaralayan Mustafa Durak, "Hayvan kesimi yaparken hayvan çırpındı. Bıçak elimden kaydı ve baldırıma saplandı" dedi.

Metin Şen ise, "Akacak kan damarda durmuyor. Kurban tekme atınca bıçak kaydı ve ayağıma girdi" diye konuştu.



Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor

Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne, bayramı buruk geçiriyor

27.05.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek, "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.






Hatay'da 21 Mayıs'ta etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan'ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Gözyaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, "Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" ifadeleriyle yürekleri burktu.






Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan'ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, "Ben Türk vatandaşıyım, Suriye'de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye'de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz sac damı. 






O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat 12.30'da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. 






Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızı var 16 yaşında ve o da yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.

Bayramın ilk günü yollar boş kaldı

İstanbul'da Kurban Bayramı'nın ilk sabahı trafik boş kaldı. Trafik uygulamasında yoğunluk yüzde 2 olarak görüldü

27.05.2026 10:23:00 / Güncelleme: 27.05.2026 12:44:07
İhlas Haber Ajansı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Bayramın ilk günü yollar boş kaldı
Kurban Bayramı'nın ilk gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu yüzde 2'ye kadar düştü. Hafta içi mesai saatlerinde aşırı yoğunluğun oluştuğu Cevizlibağ bölgesinde E-5 karayolu boş kaldı. Boş kalan yollar havadan görüntülendi.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.