logo
28 MAYIS 2026

Diyaloğun maskesi düştü

18.09.2006 00:00:00
Papa, sarf ettiği sözlerle haddini aşmıştır. Tabiî ki özür dilemelidir. Ancak Benedikt, gizlemeye çalışılan Dinlerarası diyalogun maskesini düşürmüştür. U.Kepekçi'nin yazısı

 

 

 

                                 ÖZÜR DİLEMESİ GEREKENLERPapa Benedikt, sarf ettiği sözlerle haddini aşmıştır. Tabiî ki özür dilemelidir. Ancak; Papa Benedikt'in dinimize ve peygamberimize hakaret dolu sözlerinin yanında, Aziz Türk milletinden özür borcu olanların sadece Papa olmadığına inanmaktayım. Papa Benedikt, gizlemeye çalışılan Dinlerarası diyalogun ve haçlı batının maskesini düşürmüştür. Hıristiyanlar tarafından bilinen, fakat birilerinin ısrarla gizlemeye çalıştığı "şartlara uydurulmuş misyonerlik" olan Dinlerarası diyalogun gerçek yüzünü dünyaya haykırmıştır. Ama maalesef ülkemizdeki diyalog severler, Papalarını incitmemeye gayret ederek, "yüzeysel tepki" seviyesinde kalmaya özen göstermektedirler.

Milletimizin gündemine; papazları, hahamları sokanlar, amentüde ittifakımız olduğunu savunanlar, Dinlerarası diyalogun en yetkili ağzı tarafından, dinimiz hakkında kullanılan ifadelere rağmen hala "diyalog masallarına" devam etmektedirler. Dünyada barış ve huzurun sağlanmasını en fazla isteyen ve temin eden; İslam dinidir. Nitekim karanlık dünyaya Hazreti Muhammed(sav) ve Kur'anla yeni bir nur ve huzur sunulmuştur. Onu kabul etmeyenler karanlığı tercih etmiştir.

Sözüm ona dünya barışı adına diyalog savunuculuğu yapanlar dâhil, hemen herkesin bildiği bir gerçek; dünyayı kana bulayan zihniyetin her zaman haçlı batı olduğu gerçeğidir. Tarih buna şahittir.Tahrip edilmiş bir dinin ve mensuplarının insanlık ailesine verebileceği fazla bir şey olmamasına rağmen, onlardan medet beklenmesi ve gündem edilmeleri, diyaloga evet diyenler sayesinden gerçekleşmiştir.

Fetullah Gülen'in 1998 de Vatikan'a yaptığı papa ziyaretinde sunduğu mektupta"Pek muhterem Papa cenapları, Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekân kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatıâlilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız. Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik. İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır." (9 Şubat 1998 ) ifadelerine yer vermişti.

Şimdi bizdeki diyalog severlerin; "efendim biz diyalogu, dünya barışı için, ya da tebliğ için yapıyoruz" diye çıkışlarıyla karşılaşacağımız muhakkak! İslam'da var olan tebliğ ile diyalog asla ve asla aynı şeyler değildir. Hazreti Muhammed'in(sav) İslam'a davet için elçilerle gönderdiği mektuplarda genel felsefe, "Allah ve Resulüne davettir" Diyalog çalışmalarında ise onların kurallarını koyduğu bir misyonun parçası olmayı kabul etmek gibi bir durum söz konusudur.(Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz.) Bu durumun milletimiz tarafından iyice öğrenilmesi lazımdır. Peygamber efendimizin tebliğ maksatlı gönderdiği mektupları ve tebliğ faaliyetleriyle karşılaştırdığımız zaman meselenin aslını daha iyi anlarız. Kimse kimseyi kandırmaya kalkışmasın!

Şimdi yapılması gereken, sadece Papanın değil, yukarıdaki ifadeleri kullanarak, Müslüman'ı suçlayarak, Papalık misyonun bir parçası olmayı kabul ederek, milletimizi din tahripçilerinin tuzağına sürükleyenlerin de Aziz Milletimizden ve Müslümanlardan özür dilemesi gerekmektedir. Fazla söze gerek yok! Dinlerarası diyalog Hıristiyan batının, milletimiz ve dinimiz üzerinde kurduğu korkunç bir tuzak olduğu meydana çıkmıştır. Dinlerarası diyaloga devlet-millet nezdinde karşı çıkılmalı ve yaptığı tahribatların ortadan kaldırılmasına acilen başlanmalıdır.

U?UR KEPEKÇİ / ugurkepekci@yenimesaj.com.tr

İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?


 
Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum.
 

27.05.2026 23:47:00
MURAT ÇORBACI
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?
İnsülin direnci olanlar nasıl beslenmeli?

Türkiye'de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 9.6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16.5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, "Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir" dedi.

Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir

İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  "İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir."


İşte 10 öneri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:

1. Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin.
2. Öğün atlamayın. Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor.
3. Şekerli içeceklerden uzak durun. Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor.

4. Her öğünde protein tüketin. Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor.
5. Lif tüketimini artırın. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.

6. Gece geç saatte yemek yemeyin.
7. Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor.

8. Porsiyon kontrolüne dikkat edin. Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor.
9. Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın.
10. Düzenli hareket edin. Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

442 bin siteye erişim engeli

Siber suçlarla mücadele kapsamında son iki yılda devasa bir operasyona imza atan Milli Piyango İdaresi, yüz binlerce yasa dışı bahis ve sanal kumar sitesine erişim engeli getirdi

27.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
442 bin siteye erişim engeli
442 bin siteye erişim engeli
Milli Piyango İdaresi (MPİ), Türkiye genelinde dijital güvenliği tehdit eden ve milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açan yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine karşı siber savaş başlattı.

Yürütülen teknik ve hukuki takipler neticesinde, son iki yıl içerisinde 442 binden fazla internet sitesi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Gençleri ve aile yapısını doğrudan hedef alan bu suç şebekelerine yönelik operasyonların, siber güvenlik birimleri ve yargı ortaklığıyla önümüzdeki dönemde daha da sıkılaştırılması bekleniyor.

Sadece bir yılda 67 bin suç duyurusu

Milli Piyango İdaresi'nin açıkladığı son verilere göre, dijital kumar şebekelerinin takibi için kurulan özel ekipler 24 saat kesintisiz mesai yapıyor. Mücadelenin boyutunu gözler önüne seren raporlarda, yalnızca geçtiğimiz yıl içinde yasa dışı bahis ve sanal kumar oynattığı tespit edilen 67 bin 354 internet sitesi hakkında doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

BTK ortaklığıyla anında erişim engeli

Sanal kumar organizatörlerinin, siteleri kapatılsa dahi dakikalar içinde yeni alan adlarına (domain) geçiş yapma stratejisi, MPİ ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) engeline takıldı. İdare, tespit edilen yasa dışı ağların Türkiye'den erişimini kalıcı olarak kesmek adına, sadece son bir yıllık dönemde 84 bin 585 internet sitesine erişim engeli getirilmesi için resmi süreçleri başarılı bir şekilde devreye soktu.

Siber güvenlik uzmanlarından "yapay zeka" uyarısı

Uzmanlar, yasa dışı bahis sitelerinin son dönemde özellikle sosyal medya reklamları, yapay zeka destekli mesaj botları ve popüler içerik platformları üzerinden çocukları ve gençleri ağlarına düşürmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Güvenlik birimleri, finansal hareketlerin takibini zorlaştırmak için kripto para ve üçüncü şahıs dijital cüzdan hesaplarını kullanan bu şebekelerin arka planındaki isimlere yönelik mali abluka hamlelerinin de genişletilerek devam edeceğini vurguluyor.

Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor

Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne, bayramı buruk geçiriyor

27.05.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek, "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.






Hatay'da 21 Mayıs'ta etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan'ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Gözyaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, "Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" ifadeleriyle yürekleri burktu.






Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan'ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, "Ben Türk vatandaşıyım, Suriye'de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye'de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz sac damı. 






O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat 12.30'da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. 






Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızı var 16 yaşında ve o da yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.

Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı

Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi

27.05.2026 08:20:00
İhlas Haber Ajansı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de bir araçtan uzun namlulu silah mermileri çıktı
Nevşehir'de polis ekiplerince bir araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.

Olay, gece saatlerinde 2000 Evler Mahallesi TOKİ İş Merkezi civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, telefonda tartıştıkları şahıslarla buluşmaya giden iki genç, karşılarında kalabalık bir grup görünce geldikleri araçla olay yerinden kaçtı.



Bunun üzerine kalabalık grup, kaçan araca saldırarak zarar verdi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan ekipler, gençlerin kaçtığı 50 NE 368 plakalı otomobili, 2000 Evler Mahallesi 38. Sokak üzerinde bir apartmanın yanında terk edilmiş halde buldu.

Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla araçta yapılan aramada çok sayıda uzun namlulu silaha ait mermi ile bıçak ele geçirildi.



Araç sahibi, otomobilin oğlu ve arkadaşları tarafından gezmek amacıyla alındığını belirterek, araçta bulunan mermilerin geçmiş tarihlerde iş yerine gelen bir müşteriden kaldığını, bir süre dükkânda muhafaza ettikten sonra araca koyduğunu ifade etti. Araçta bulunan bıçaklardan ise haberi olmadığını söyledi.

Araçta yapılan adli aramanın ardından araçta bulunan mermi ve bıçaklara el konulurken, şahıslar ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

İstanbul Bilgi Üniversitesi, mevcut akademik ve kurumsal yapısıyla eğitim öğretim faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü, akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirdi

 

26.05.2026 16:04:00
Anadolu Ajansı
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama
İstanbul Bilgi Üniversitesinden açıklama

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın takdirleri doğrultusunda alınan karar ile üniversite olarak temel önceliğimiz olan öğrencilerimizin eğitim haklarının korunması, akademik ve idari kadromuzun hak ve çalışma düzeninin güvence altına alınması, ailelerimizin beklentileri ve yüksek kamu yararı gözetilmiş, üniversitemizin faaliyetlerine mevcut yapısıyla devam etmesi kararlaştırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bu doğrultuda kayyum mütevelli heyetinin yeniden görevine başladığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Üniversitemizin akademik ve idari yönetim süreçleri planlandığı şekilde işlemeye devam etmektedir. Rektörlüğümüz ve ilgili tüm birimlerimiz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konulardan biri olan akademik takvimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. 2025-2026 Akademik Yılı Bahar Dönemi final sınavları, daha önce ilan edildiği şekilde 8-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir."

Bilimsel araştırmalar, akademik çalışmalar, öğrenci kulübü faaliyetleriyle sosyal ve kültürel etkinliklerin de planlandığı şekilde devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bugün, Mütevelli Heyetimiz ile üniversitemizin üst düzey akademik ve idari yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiş, süreç yönetimi, koordinasyon ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alınmıştır. 'Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla çıktığı eğitim yolculuğunda bu yıl 30. yılını dolduran üniversitemiz, kurumsal birikimiyle eğitim, araştırma ve bilimsel üretim faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Öğrencilerimizin, akademik ve idari kadromuzun, ailelerimizin gönül rahatlığıyla geleceğe odaklanmalarını temenni ediyor, bu süreçte gösterdikleri güven, sağduyu ve kurumsal aidiyet için onlara teşekkür ediyoruz." 

Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı

Bolu'da Kurban Bayramı'na bir gün kala kurban pazarlarındaki pazarlıklar kızıştı. Kurban alımını son güne bırakan vatandaşlar besicilerle kıyasıya pazarlık yaptı

26.05.2026 15:38:00
İhlas Haber Ajansı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban pazarında pazarlıklar kızıştı
Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren Mudurnu Kurban Pazarı'na akın etti. Bayrama saatler kala pazarda yoğunluk artarken, alıcılar bütçelerine uygun kurbanlığı bulabilmek için besicilerle uzun süre pazarlık yaptı.

Pazarda kurbanlıkların çevresinde toplanan vatandaşlar, fiyat konusunda anlaşma sağlamak için kıyasıya pazarlık yürüttü. Günün ilerleyen saatlerinde pazardaki yoğunluğun artması beklenirken, kurbanlık satışlarının bayram öncesi son saatlere kadar sürmesi öngörülüyor.

Kurban bahane, gezi şahane


 
Değişik vakıf ve derneklerin özellikle Afrika'da vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları tam bir gezi teşvikine dönüştü. Toplanan krban paralarının yarısı uçak biletlerine ve konaklamaya gidiyor.
 

26.05.2026 10:25:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kurban bahane, gezi şahane
Kurban bahane, gezi şahane

Türkiye'de son yıllarda vekalet yoluyla kurban kesim organizasyonları artmaya başladı... Bu iş için özellikle hayvan fiyatları düşük olduğu için Kenya, Tanzanya, Etiyopya, Uganda gibi Doğu Afrika ülkeleri tercih ediliyor. Çünkü kurban kesim ücretleri düşük... 
Kenya'da halkın yüzde 10'u, Etiyopya'da yüzde 31'i Müslüman... Etiyopya 130 milyon, Kenya 60 milyon nüfuslu bir ülke... Uganda'da da Müslüman sayısı az... Söz konusu yardım dernekleri Afrika'da kurbanlık fiyatalrının nispeten yüksek olduğu halkın tamamına yakını Müslüman olan Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan gibi ülkeleri tercih etmiyor. Senegal, Nijerya, Nijer, Burkina Faso, Mali gibi ülkelerde ise az sayıda kurban kesiliyor.

İşte toplanan ve harcanan para!

"yenimesaj.com.tr"nin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre Etiyopya'da büyük baş hayvanların tanesi 400 dolar... Yaklaşık 18 bin 400 lira! Bu hayvanlar 80-120 kilo et veriyor, koyun ve keçiler ise 10-12 kg... Zaten Etiyopya'da kemikli kuzu etinin kilosu marketlerde 250 TL, kuşbaşı kuzu etinin kilosu ise 400 lira!
Afrika'da kurban için 4 bin 500 lira ile 6 bin 500 lira arasında para toplanıyor. Bunun yarısı kurbanlığa, yarısı ise masraflara gidiyor. Derneklere de bir miktar para kalabilir. Bu alanda denetim zaten söz konusu değil...

Kurban dağıtım heyetlerinin masrafları kurban paralarından

Afrika'da ve diğer coğrafyalarda kurban dağıtımı 'dernek çalışanları'na teşvik olarak da kullanılıyor. Dernek çalışanları bu vesileyle her yıl bir Afrika ülkesine götürülüyor. Türkiye Diyanet Vakfı ise bazı gazetecileri de bu kapsamda yurtdışına getiriyor. Biletler toplu olarak THY'den alınıyor.

Hacı adayları vakfe için Arafat'ta


 
Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. 

26.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 26.05.2026 08:56:33
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta
Hacı adayları vakfe için Arafat'ta

Haccın en önemli rüknü olan vakfe için Arafat'a intikal eden hacı adayları, Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği Cebel-i Rahme'de büyük yoğunluk oluşturdu. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Arafat bölgesine akşamdan itibaren ulaşan hacı adayları, geceyi ibadet ederek geçiriyor.

Arafat'ta vakfe duası, Türkiye saatiyle 12.18'de öğle ve ikindi namazının birlikte eda edilmesi sonrasında başlayacak. Hacı adayları akşama kadar dua edebilecek.Akşamleyin ise Müzdelife yolculuğu başlayacak. Burada akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde cem edilerek kılınacak. Sabah ezanı vaktine kadar Müzdelife'de kalmak gerekiyor ancak izdiham nedeniyle çok sayıda hacı adayı bunu erkenden yola çıkıyor. Ardından şeytan taşlamak için Mina yolculuğu başlayacak. Özetle hacı adayları 26 Mayıs'ı 27 Mayıs'a bağlayan geceyi hareket halinde geçirecek. 

Arafat vakfesi, hac ibadetinin iki farzından birini oluşturuyor. Diğeri ise vakfeden sonra tavaf yapmak...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.