logo
24 HAZİRAN 2026

Kapalı kapılar ardındaki siyasal etki: Lobicilik

Günümüz modern demokrasilerinde yasaların ve politikaların sadece meclis salonlarında oylandığını düşünüyorsak, resmin en kritik parçalarından birini kaçırıyoruz demektir

28.05.2026 00:39:00
Abdülkadir Gündoğdu
Kapalı kapılar ardındaki siyasal etki: Lobicilik
Kapalı kapılar ardındaki siyasal etki: Lobicilik
Günümüz modern demokrasilerinde yasaların ve politikaların sadece meclis salonlarında oylandığını düşünüyorsak, resmin en kritik parçalarından birini kaçırıyoruz demektir.

"Lobicilik", milyarlarca dolarlık bütçeleri, küresel danışmanlık şirketlerini, eski siyasetçileri ve dev sivil toplum kuruluşlarını arkasına alarak, kapalı kapılar ardında dünya siyasetine yön vermeye devam ediyor.

Kimi çevrelerce demokrasinin kaçınılmaz bir parçası ve "hak arama aracı" olarak savunulan bu mekanizma, kimilerine göre ise paranın gücüyle siyasi iradeyi ipotek altına alan "meşrulaştırılmış bir nüfuz ticareti."







Meclis Koridorlarından Dünya Siyasetine

Lobicilik teriminin tarihsel kökeni, 19. yüzyıl Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar uzanıyor. Dönemin ABD Başkanı Ulysses S. Grant'in, Beyaz Saray'ın hemen yanındaki bir otelin lobisinde oturup puro içtiği esnada, kendisiyle görüşmek ve taleplerini iletmek isteyen iş insanları tarafından sık sık ziyaret edilmesi, bu kavramı siyaset literatürüne kazandırdı.

O günden bugüne "lobi", karar vericilerin dikkatini çekmek ve onları ikna etmek için kullanılan tüm arka plan faaliyetlerinin ortak adı oldu.







Sistemin Başkentleri: Washington ve Brüksel

Dünyada lobiciliğin yasal statüye kavuştuğu ve en organize şekilde yürütüldüğü iki ana merkez bulunuyor: Washington D.C. ve Brüksel.

Washington D.C.'de bu faaliyetler "Lobicilik Açıklama Yasası" ile tamamen kayıt altındadır. Kampanya finansmanları ve doğrudan bağışlar üzerinden siyasi kararları açıkça fonlama gücü oldukça yüksektir.

Brüksel'de ise süreç "Şeffaflık Sicili" üzerinden yürütülür. Avrupa Birliği Komisyonu ve Parlamentosu'nu etkilemek isteyen 12 binden fazla kuruluş bu sisteme kayıtlıdır ve burada daha çok teknik raporlama ağırlıklı bir lobicilik yürütülür.







Güç Kimin Elinde? Silah, Teknoloji ve İklim Savaşları

Lobicilik faaliyetleri, özellikle küresel krizlerin ve devasa ekonomik çıkarların döndüğü sektörlerde kendini gösteriyor:

Dev Teknoloji Şirketleri: Yapay zekâ düzenlemeleri, veri gizliliği yasaları ve antitröst (tekel karşıtı) davaları engellemek ya da kendi lehlerine yontmak için her yıl yüz milyonlarca dolar harcıyorlar.

Fosil Yakıt ve Yeşil Enerji: İklim kriziyle mücadele kapsamında getirilen karbon vergileri ve emisyon kısıtlamalarını esnetmek isteyen petrol devleri ile yenilenebilir enerji teşvikleri koparmaya çalışan yeşil enerji lobileri arasında amansız bir savaş yaşanıyor.

Savunma Sanayii: Özellikle devletlerin savunma bütçelerinden daha büyük pay almak veya silah ticaretini esnekleştirmek isteyen yapılar, karar vericiler üzerinde muazzam bir baskı gücüne sahip.







"Döner Kapı" Sendromu

Lobiciliğin en çok eleştirilen ve etik tartışmalara yol açan boyutu ise "Döner Kapı" olarak adlandırılan insan kaynağı sirkülasyonudur. Görev süresi biten bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar veya üst düzey regülasyon uzmanları, aktif siyaseti bıraktıktan hemen sonra dev şirketlerin lobi departmanlarında ya da profesyonel lobi şirketlerinde "danışman" veya "yönetici" olarak işe başlıyorlar.

Eski bir bürokratın, bir zamanlar kendisinin yönettiği kuruma veya birlikte çalıştığı eski mesai arkadaşlarına gidip bir şirket adına imtiyaz talep etmesi, "kamu yararı" ile "şirket çıkarı" arasındaki çizgiyi tamamen bulanıklaştırıyor.







Demokrasinin Emniyet Supabı mı, Truva Atı mı?

Lobiciliği savunanlar, bu mekanizmanın sivil toplumun, sendikaların, çevre örgütlerinin ve sanayicilerin sesini meclise duyurabilmesi için gerekli bir köprü olduğunu id ediyor. Siyasetçilerin her konuda uzman olamayacağını, lobicilerin getirdiği teknik raporların ve dataların yasa yapım sürecini beslediğini savunuyorlar.

Ancak madalyonun diğer yüzü daha karanlık: Büyük sermayenin lobi bütçesiyle, bir çevre örgütünün veya sıradan vatandaşın sesini duyurma imkânı eşit değil. Bu durum, demokrasinin temel ilkelerinden biri olan "eşit temsil" hakkını zedeliyor ve yasaların halkın değil, güçlü azınlıkların çıkarına göre şekillenmesi riskini doğuruyor.

Sonuç olarak lobicilik, modern dünyada siyasetin görünmez ama en etkili motoru olmaya devam ediyor. Kapalı kapıların ardındaki bu güç mücadelesinde şeffaflık artırılmadığı sürece, "halkın iradesi" kavramı lobi ofislerinin gölgesinde kalmaya mahkûm görünüyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.