logo
28 MAYIS 2026

Edebiyatımızda bir dev: Sabahattin Ali

Türk romancılığının ve hikayeciliğinin en önemli isimlerinden yazar ve şair Sabahattin Ali'nin vefatının üzerinden 73 yıl geçti
 

03.04.2021 02:51:00
Edebiyatımızda bir dev: Sabahattin Ali
Edebiyatımızda bir dev: Sabahattin Ali
Karadeniz kökenli bir aileye mensup, askerlikten emekli Cihangirli Ali Selahattin Bey ile Eğridereli Hüsniye Hanım'ın oğlu Ali, 25 Şubat 1907'de Bulgaristan'da, Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere şimdiki adıyla Ardino ilçesinde dünyaya geldi.
Küçük yaşlarda babasıyla evlenen annesinin psikolojik sıkıntıları, Ali'nin hayatında derin izler oluşturdu ve bu durum ileriki dönemlerde edebiyat dünyasının önemli yapıtları arasında sayılacak olan eserlerinde etkisini hissettirdi.
Sabahattin Ali, 1914 yılında 1. Dünya Savaşı'nda babasının yeniden askere alınması sebebiyle ailesiyle birlikte Çanakkale'ye yerleşti. 1918'e kadar savaşın olduğu bu bölgede kalmak Ali'yi oldukça etkiledi.

Yazarlığa Muallim Mektebindeyken başladı

Geçim sıkıntısı ve aile içerisindeki huzursuzluklarla çocukluk dönemini geçiren usta yazar, ilk eğitimini İstanbul Üsküdar Doğancılardaki Füyuzat-ı Osmaniye Mektebi'nde aldı.
Ali, ailesiyle birlikte Çanakkale'ye gittikten kısa süre sonra Çanakkale İbtidai Mektebi'ne girdi. Okul, savaş nedeniyle öğretmensiz kalarak kapansa da babası ve diğer subayların yardımıyla tekrar açıldı ve Türkçe derslerini Selahattin Bey verdi.
Edremit'te ilköğrenimini tamamlayan Sabahattin Ali, Edremit İdadi Mektebi'nden de mezun olunca Balıkesir'deki Muallim Mektebi'ne kaydoldu.
Ali, Balıkesir'deki Muallim Mektebi'ndeyken hikaye ve şiir denemelerine başladı. Babasının teşvikiyle de yazılar yazan Ali, henüz okulunun ikinci yılında gazetelere ve dergilere eserlerini gönderdi. Aynı zamanda bir okul gazetesi çıkardı.
Eğitiminin 3. yılında İstanbul Muallim Mektebi'ne geçiş yapan usta edebiyatçı, bu okulda da kendisini zekiliği ve çalışkanlığı ile kanıtladı.
İstanbul Muallim Mektebi'nde edebiyat öğretmeni olan Ali Canip Yöntem'in teşvikiyle dergilere hikayeler, şiirler gönderen ve okul müsamerelerine katılan Ali, babasının kalp krizi nedeniyle vefat etmesi üzerine "Babam İçin" adlı şiiri kaleme aldı. Bu şiir daha sonra Orhan Seyfi'nin yönettiği "Güneş" dergisinde yayınlandı.

1927'de mezun oldu

İlk büyük dostlukları İstanbul'da öğretmen okulunda öğrenciyken filizlenen Sabahattin Ali'nin, ömrünün sonuna kadar yanında olan kadim dostu Pertev Naili Boratav ile uzun yıllar mektuplaştığı ve içini döktüğü Ayşe Sıtkı da o dönemki tanıştığı arkadaşlarından oldu.
Sabahattin Ali, 1927'de İstanbul Muallim Mektebi'ni tamamlayarak Yozgat Merkez Cumhuriyet İlkokulu'na öğretmen olarak atandı. Yozgat'ta İstanbul'daki sosyal çevresinin aksine yalnız kalan Ali, kendisini yazmaya ve okumaya verdi.
Öğretmenlik görevinde 1 yılı tamamladıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığının yabancı dil öğretmeni ihtiyacından, yurt dışında dil eğitimi sınavını kazanarak, Almanya'ya giden Ali, Potsdam ve Berlin'de eğitim gördü.
Ali, Alman edebiyatının yanı sıra Rus edebiyatına da yoğunlaşarak, özellikle Ivan Turgenyev, Maksim Gorki ve Knut Hamsun gibi isimlerin eserlerini okudu.

İlk tutuklanma

Yaşadığı tatsız bir olay sebebiyle Almanya'dan Türkiye'ye dönen Ali, bir müddet İstanbul'da arkadaşlarının yanında Yüksek Muallim Mektebi'nde Nihal Atsız, Nihat Sami Banarlı ve Pertev Naili Boratav'la aynı yatakhanede kaldı.
Ali, kısa süre sonra Ankara'ya giderek, 1930'da Gazi Enstitüsü'nde açılan yabancı dil sınavlarına katıldı ve Aydın Ortaokulu'na Almanca öğretmeni olarak atandı. Burada komünizm söylemlerinde bulunduğu gerekçesiyle soruşturma geçiren yazar, hakkında detaylı bir tahkikat yapılması için tutuklandı.
Aydın Hapishanesi'nde 9 Eylül 1931'e kadar kalan Sabahattin Ali, başından geçenleri, Ayşe Sıtkı İlhan'a yazmış olduğu mektuplarda anlattı. Bu süre içerisinde yazar kimliğini geride bırakmayan Ali, daha sonra yazacağı öyküler için de malzeme biriktirdi.
Aydın'da öğretmenliğe başlamadan önce Nazım Hikmet'in çalıştığı "Resimli Ay" dergisine giden Sabahattin Ali, orada hem Zekeriya-Sabiha Sertel çiftiyle hem de Nazım Hikmet'le tanıştı. Yazar aynı zamanda ilk hikayesi olan "Bir Orman Hikayesi" eserini bu dergide yayınladı.
Usta edebiyatçı, beraatinden sonra Konya Ortaokulu'nda Almanca öğretmeni olarak göreve başladı. Ali, Konya'da geçirdiği günlerine de "Bir Skandal" adlı eserinde yer vererek, yalnızlığını ve yaşadığı duygu karmaşasını okuruyla paylaştı.
Sabahattin Ali, aşkına karşılık gördüğü Melahat Hanım'a şiirler yazdı ve bu duygularla katıldığı bir toplantıda okumuş olduğu hicviyede memleketin idaresinde olanlara ima ve tahkirde bulunma iddiasıyla yeniden tutuklandı.

Sinop Cezaevi'nde mahkumiyet

Ali, bir yıllık mahkumiyetinin ilk dört ayını Konya Cezaevi'nde, kalan altı ayını da Sinop Cezaevi'nde geçirdi. Temyiz mahkemesinin aleyhinde karar vermesi üzerine cezası 12 aydan 14 aya çıkarılan Ali'nin Sinop Cezaevi'ndeki günleri, daha sonra bestelenerek unutulmayan şarkılar arasına girecek olan "Aldırma Gönül" ve "Hapishane Şarkısı" adlı eserinin kaleme alınmasına tanıklık etti.
Sinop Cezaevi'nde iken tahliyesine az bir zaman kala cezası 29 Ekim 1933'te sona erdirilen Ali, çıkar çıkmaz Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak öğretmenlik mesleğine geri dönmek istediğini belirtti.
Öğretmenliğe Ankara 2. Ortaokulu'nda devam eden yazar, Ankara'dayken 1932 yılında İstanbul'da bir yakınlarının vasıtasıyla tanıştığı Aliye Hanım'la mektuplaşmaya başladı. Bu şekilde birbirlerini seven Aliye Hanım ve Sabahattin Bey, posta yoluyla nişan taktıktan sonra 16 Mayıs 1935'te evlendi.
Ali, 1937'de yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı ve 30 Eylül 1937'de hayatında çok özel bir yere sahip olan kızı Filiz dünyaya geldi. İdeal bir eş ve sevecen bir baba rolünü taşıyan Sabahattin Ali'nin yazı dünyasında bu dönem, önemli eserlere imza attığı bir süreç oldu.
Bugün hala en çok okunan ve birçok dile çevrilen "Kuyucaklı Yusuf" ve "Kürk Mantolu Madonna" romanları yazarın bu yıllarda kaleme aldığı eserlerdi. Bu dönem politikayla da içli dışlı olan Ali, çeşitli söylemler dolayısıyla öğretmenlik görevinden tekrar alındı.

'İçimizdeki Şeytan' tartışmalara neden oldu

Usta edebiyatçı, 1938'de "Çaydanlık", "Arap Hayri", 1939'da "Isıtmak İçin" ve "Uyku" hikayelerini, 1940'ta "Selam" ve "Bir Mesleğin Başlangıcı" hikayelerini kaleme aldı. "İçimizdeki Şeytan" romanı 3 Nisan- 29 Haziran 1939 tarihleri arasında Ulus gazetesinde tefrika edildi. Roman yayınlandıktan sonra ayrıca pek çok siyasi tartışmaya neden oldu.
Verimli olduğu 1941-1943 yılları arasında Sabahattin Ali, "Bir Konferans", "Yeni Dünya", "İki Kadın", "Sulfata" ve "Hasan Boğuldu" adlı hikayelerini yazdı ve bu hikayelerini Yeni Dünya adlı kitapta toplu olarak okurlarla buluşturdu.
Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü'nde memur, Ankara Devlet Konservatuarı'nda çevirmen ve dramaturg olarak da çalışan Ali, Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı bir yazıya karşılık dava açtı. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamayan Ali, duruşmalar sonunda Milli Eğitim Bakanlığınca görevinden alındı.

1945'te gazetecilik yapmaya başladı

İstanbul'da 1945'te gazetecilik yapmaya başlayan Ali, fıkralar yazdığı "La Turquie" ve "Yeni Dünya" gazeteleri, "Tan Gazetesi" olayları sırasında tahrip edilince işsiz kaldı.
"Yurt ve Dünya", "Yeni Türk" ve "Tercüme" dergisi gibi yayın organlarında yazılar kaleme alan usta yazar, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz'la birlikte siyasal mizah olarak hazırladıkları "Marko Paşa" adlı dergiyi 1946'da çıkardı. Bu dergiyi daha sonra "Malum Paşa", "Merhum Paşa" ve "Öküz Paşa" gibi yine siyasal içerikli mizah dergileri takip etti.
Bu yayınlardan birinde "Adalet Koridorlarında" adlı yazısı ile yeniden tutuklanan ve 3 ay hapis yatan Sabahattin Ali, bu dönemde İstanbul'da hem maddi hem de manevi yönden sıkıntılar yaşadı. Usta edebiyatçı bu süreci çıkardığı "Ali Baba" dergisindeki yazılarında da dile getirdi.
Ülkede siyasi baskılardan uzak kalamayacağı, hür iradesine dayalı yayın hayatını sürdüremeyeceği fikriyle yurt dışına çıkmak isteyen, ancak pasaport yasağından dolayı, insan kaçakçılarıyla anlaşarak sınır dışına çıkmayı planlayan yazar, tanıştığı Ali Ertekin'le birlikte 31 Mart 1948'de Kırklareli'ne yola çıktı.
Bu tarihten sonra Bulgaristan sınırında 16 Haziran 1948 tarihinde bir çobanın bulduğu cesedin Sabahattin Ali'ye ait olduğu tespit edildi. Ali Ertekin, daha sonra cinayeti işlediğini itiraf etti.
Cinayetin işlendiği tarihten dört ay sonra ormanda tanınmaz haldeki cesedin Sabahattin Ali'ye ait olduğu, 2 Nisan 1948'de vefat ettiği kayıtlara geçti.

Sabahattin Ali'nin edebi kişiliği

Şiirlerini hece vezni ile oluşturan şair ve yazar Sabahattin Ali, yazın dünyasına ilk olarak şiirleriyle girdi. Halk şiirinin etkisinin hissedildiği eserlerini kaleme alırken, öykü ve romanlarında olduğu gibi toplumsal gerçekçilik yaklaşımıyla hareket eden Ali, şiire yaklaşımını 1938'de bir söyleşi sırasında, "Bence şiirin eskisi yenisi yoktur. İyi şiir, muhakkak ki insana bir şey ilave eder. Bu şey bazen tez olur, bazen bizim manen daha genişlememizi temin eden bir heyecan olur" ifadeleriyle dile getirmişti.
Şiirlerini yazarken sade bir üslup kullanarak, daha geniş bir okuyucu kitlesi hedefleyen usta edebiyatçı, öykü ve romanlarında toplumsal gerçekçiliği ön planda tutarak, bu doğrultuda konular belirledi ve hayatın içinden karakterleri seçti.
"Benim kanaatimce sanat, insana insanı ve hayatı ve bunların manasını öğretmekle muvazzaftır" sözleriyle sanat anlayışını özetleyen Sabahattin Ali, Türk edebiyatında yazdığı eserlerle büyük beğeni topladı.
Temiz ve sade diliyle, gerçekçilik anlayışı ve samimi duygularıyla Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunan usta yazarın birçok çevirisi de bulunuyor. AA
 



Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan

Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar

28.05.2026 18:18:00
Ahmet Turan Yiğit
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar Tatil Değil, Değerlerin Öğrenildiği Alan
Bayramlar, çocuklar için yalnızca eğlenceli günler değil; aynı zamanda kültürel değerlerin öğrenildiği ve nesilden nesile aktarıldığı özel zamanlar. Uzmanlara göre çocuklar değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğreniyor. Bayramlaşma, büyüklerin elini öpüp harçlık alma, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocukların kendilerini ailelerine ve kültürlerine ait hissetmelerini sağlayan önemli sosyal yaşantılar arasında yer alıyor.

Bayramlar, sevgi, saygı, empati, paylaşma ve yardımlaşma gibi değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar. Çocukluk döneminde öğrenilen gelenekler, kimlik ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlıyor. Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar, çocukların yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına yardımcı oluyor. Bu öngörülebilirlik, duygusal güvenlik gelişimini desteklerken aynı zamanda sosyal becerilerin içselleştirilmesine de zemin hazırlıyor.

Büyüklerle geçirilen zaman, çocukların sosyal davranışları öğrenmesinde kritik bir rol oynuyor. Sofra hazırlığına yardım etmek, ev içi sorumluluklara katılmak, akraba ziyaretlerinde bulunmak; çocukların sorumluluk bilincini ve aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletiyor, iletişim becerilerini artırıyor ve empati gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalması, bu öğrenme sürecini zayıflatabiliyor. Bayramların yalnızca tatil zamanına indirgenmesi, kültürel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırıyor. Oysa bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri. Çocukların büyükleriyle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve paylaşma kültürünü öğrenmelerine yardımcı oluyor.

Sonuç olarak, bayramlar çocuklar için kültürel mirasın en güçlü öğrenme alanlarından biri. Geleneklerin korunması ve yaşatılması, çocukların kimlik gelişimi ve aidiyet duygusu açısından hayati önem taşıyor.

Instagram’da küresel akış sorunu mu yaşandı?

Dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı bulunan Instagram, bugün hikaye yükleyememe ve ana sayfa akışının yenilenmemesi iddialarıyla gündeme geldi. Sosyal medyada hızla yayılan "Instagram çöktü mü?" sorularının ardından anlık raporlama sistemleri inceleme altına alındı

28.05.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Instagram’da küresel akış sorunu mu yaşandı?
Instagram’da küresel akış sorunu mu yaşandı?
Kurban Bayramı tatilinde sevdikleriyle fotoğraf ve video paylaşmak isteyen milyonlarca vatandaş, uygulamaya girişte bölgesel yavaşlamalar yaşadıklarını öne sürdü. Konuyla ilgili yapılan teknik incelemelerin ardından kullanıcıların yüreğine su serpen detaylar paylaşıldı.

Küresel çapta herhangi bir erişim engeli bulunmuyor

Anlık siber çökme raporlarına ve küresel izleme verilerine göre, Instagram sunucularında genel bir çökme veya sistemsel bir arıza tespit edilmedi. Yaşanan bölgesel aksaklıkların genellikle kullanıcıların kendi internet altyapılarından veya anlık yoğunluklardan kaynaklandığı bildirildi.

Sorun yaşayanlar için çözüm yolları neler?

Eğer ana sayfa akışınız yenilenmiyor veya hikayeleri görüntülemekte sorun yaşıyorsanız, uzmanlar şu adımları izlemenizi öneriyor:

1. Bağlantı Kontrolü: Wi-Fi veya mobil veri bağlantınızı kapatıp tekrar açın.

2. Uygulama Güncellemesi: Google Play Store veya App Store üzerinden uygulamanızın en son sürümde olduğunu doğrulayın.

3. Önbellek Temizleme: Telefonunuzun ayarlar kısmından uygulamanın önbelleğini temizleyerek geçici verileri sıfırlayın.

Sosyal medya trafiğinde bayram yoğunluğu

Yaklaşık 3 milyar aktif kullanıcı sınırına dayanan Instagram, özellikle bayram ve özel günlerde veri trafiğinde büyük dalgalanmalar yaşıyor. Anlık yoğunlukların anasayfa yüklenmelerinde saniyelik gecikmelere sebep olabileceği ancak panik yapılacak küresel bir kesintinin söz konusu olmadığı paylaşıldı.

Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı


 
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı... Sıcak havuz, sauna ve hamam özellikle risk grubundakiler için ölümcül olabilir.

28.05.2026 14:44:00
MURAT ÇORBACI
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı
Uzmanından sauna ve termal havuz uyarısı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, "Özellikle 50 yaş üstü, tansiyon ve kalp hastalığı riski taşıyan kişiler sıcak havuz, sauna ve hamam kullanımında hayati risk altında olabilir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kalmak kalp krizinden ani tansiyon düşmesine, nefes darlığından bayılmalara kadar ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.







Risk yaşla birlikte artıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek, özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Köksal, şunları söyledi: "Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyon düşüyor. Terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getiriyor." Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kaldığını belirten Köksal, bu durumu 'aşırı eforla koşmaya' benzetiyor. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıdığını vurguluyor.







Aşırı yük uzun süre tolere edilmeyebilir

Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade ederek, şu uyarıda bulundu: "Kalp, hayati organlara yeterli kanı ulaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Eğer kişi yaşlıysa ve kalp hastalığı riski taşıyorsa bu aşırı yük uzun süre tolere edilemeyebilir ve kalp krizi kaçınılmaz hale gelebilir."
Uzmanlara göre risk grubunda olmayan bireylerin bile sauna ve hamamda 10-20 dakikadan fazla kalmaması gerekiyor. Ayrıca terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin bol su tüketilerek yerine konması büyük önem taşıyor.







Termal havuzlardaki gizli tehlike: Astım ve akciğer ödemi

Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti.
Özellikle; astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.

Havuz ve saunada kalp krizini tetikleyen 3 kritik risk

Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında özellikle dikkat edilmesi gereken risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* 39-40 dereceyi aşan sıcak sularda uzun süre kalmak
* Kalp hastalığı bulunan veya risk grubunda yer alan ileri yaş bireylerin sıcak havuz kullanması
* Terleme ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yeterince yerine konmaması

Yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere öneriler ise şöyle:

• Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın
• İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin
• Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin
• Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın
• Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin.

Prof. Dr. Cengiz Köksal, özellikle sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde kontrolsüz sauna ve termal havuz kullanımının "masum bir rahatlama yöntemi" değil, ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilecek önemli bir risk faktörü olduğunun altını çiziyor.

İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı

İstanbul Valiliği, İzmir'de düzenlenen izinsiz gösteri sırasında emniyete ait TOMA'ya çıkarak zarar verdiği gerekçesiyle tutuklanan şüphelinin, Fatih'te bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yaptığının belirlendiğini ve görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi

28.05.2026 08:00:00
AA
İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı
İzmir'de TOMA'ya zarar veren okul müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı

Valilikten yapılan açıklamada, 26 Mayıs'ta İzmir'de düzenlenen izinsiz gösteri sırasında emniyete ait TOMA'ya çıkarak zarar vermeye çalışan D.Y'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı belirtildi.

Açıklamada, "Şahsın, Fatih ilçesinde bulunan bir okulumuzda müdür yardımcısı olarak görev yaptığı tespit edilmiştir. Şahıs, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140. maddesi gereğince görevden uzaklaştırılırken konu ile ilgili idari yönden soruşturma süreci başlatılmıştır." bilgisi verildi. 

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı

İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı

28.05.2026 06:00:00
İHA
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu'na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik' suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127'nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı'nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim

Türkiye genelinde acil durum ve güvenlik ihbar süreçlerini tamamen dijitalleştiren yerli yazılım "HAYAT 112 Acil", akıllı telefon mağazalarında yayına girmesinin ardından henüz ilk bir haftalık kısa sürede 400 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı

27.05.2026 18:00:00
Haber Merkezi
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı’ndan dijital devrim
İçişleri Bakanlığı tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil acil çağrı sistemi "HAYAT 112 Acil" mobil uygulaması, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Güvenlik, sağlık ve asayiş olaylarına tek tuşla, konum tabanlı ve multimedya destekli müdahale imkanı tanıyan yazılım, siber altyapısı sayesinde operasyonel hızı iki katına çıkardı. Bakanlık, uygulamanın kısa sürede yakaladığı bu yüksek erişim grafiğinin, kamu güvenliğindeki dijitalleşme sürecine vatandaşların duyduğu güveni simgelediğini belirtti.

Yapay zeka destekli konum belirleme sistemi

Klasik sesli çağrı hatlarının aksine, "HAYAT 112 Acil" uygulaması entegre yapay zeka algoritmaları ve GPS modülüyle çalışıyor. Bir vatandaş ihbarda bulunduğu anda, adresi sözlü olarak tarif etmesine gerek kalmadan tam koordinatları en yakın polis, ambulans veya itfaiye ekibine saniyeler içinde aktarılıyor. Bu teknoloji, özellikle panik anlarında veya adres bilgisine hakim olunmayan ıssız bölgelerde hayat kurtarma potansiyeli taşıyor.

Fotoğraf ve video ile anlık kanıt paylaşımı

Uygulamanın getirdiği en büyük yeniliklerden biri de olay yerinden anlık olarak görsel veri aktarılabilmesi oldu. Vatandaşlar karşılaştıkları asayiş ihlallerini, trafik kazalarını veya acil müdahale gerektiren durumları fotoğraf ve video çekerek doğrudan komuta merkezine iletebiliyor. Siber güvenlik birimleri, gönderilen tüm verilerin uçtan uca şifreleme yöntemiyle korunduğunu ve kişisel verilerin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu vurguluyor.

Asılsız ihbarlara karşı dijital filtreleme

Bakanlık kaynakları, her yıl acil çağrı merkezlerini meşgul eden milyonlarca asılsız ihbarın önüne geçmek için uygulamaya özel bir dijital kimlik doğrulama sistemi entegre etti. E-Devlet kapısı ile entegre çalışan sistem, suistimalleri sıfıra indirmeyi hedefliyor. Yetkililer, dijital platform üzerinden yapılacak hızlı ve doğru bilgilendirmelerin, saha ekiplerinin olay yerine ulaşma süresini kritik seviyede kısalttığını ifade ediyor.

Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı

Giresun'da 23 Mayıs'ta balık avlamak için dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı

27.05.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Sedat Çelik'in cansız bedenine 4 gün sonra ulaşıldı
Giresun'un Yağlıdere ilçesinde 23 Mayıs tarihinde balık avlamak için yeğeni ile birlikte dereye giren ve akıntıya kapılarak kaybolan Sedat Çelik'in cansız bedenine, olay yerinden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta ulaşıldı.

Sedat Çelik, yeğeni ile birlikte Yağlıdere Deresi'nde balık avladığı sırada akıntıya kapılarak kayboldu. Olayın ardından bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları 4 gündür aralıksız sürdürülüyordu.

Dron destekli yürütülen çalışmalarda, Kaşdibi köyü köprüsü civarında dere içerisinde bir görüntü tespit edildi. Bunun üzerine belirtilen bölgede yoğunlaştırılan çalışmalar sonucunda Sedat Çelik'in cansız bedenine ulaşıldı.

Dereden çıkarılan Çelik'in cenazesi Yağlıdere Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor

Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne, bayramı buruk geçiriyor

27.05.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Heyelanda bir çocuğu öldü, diğeri 6 gündür yaşam mücadelesi veriyor
Hatay'da heyelanda çöken evde 15 yaşındaki evladı vefat eden, ağır yaralanan 13 yaşındaki oğlu 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk karşıladığını ifade ederek, "Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.






Hatay'da 21 Mayıs'ta etkili olan sağanak yağışla birlikte Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 3 kişi yaralanmış, 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed vefat etmişti. Olayda Abdulhanan'ın 13 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Abdulcelil Elmuhammed 6 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Afette 1 evladı vefat eden, 1 evladı ağır yaralanan, damadı ve kızı da yaralı olan gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, bayramı buruk yaşıyor. Gözyaşı içerisinde bayramı karşılayan acılı anne, "Bayramda sevincimiz vardı, sevincimiz gitti" ifadeleriyle yürekleri burktu.






Olayın yaşandığı günün akşamında vefat eden evladı Abdulhanan'ın kendisine sürpriz yapmak için yanına geldiğini ifade eden Güner Elmuhammed, "Ben Türk vatandaşıyım, Suriye'de evlendim. Benim çocuklarım Suriye uyruklu ama 11 yıldır Türkiye'de yaşıyoruz. Tek başıma mücadele ettim, çocuklarımı büyüttüm. Elimden geleni yaptım, okuttum. Başımıza felaket geldi rabbimden. Benim kızım var yeni evli, onun evi beton ve bizim evimiz sac damı. 






O gece ev su akıtıyordu, çocukları yatmaları için kızıma gönderdim. Kızım hepimizin gitmesini istedi ama ben evi toplayacağım için gitmek istemedim. Kardeşlerini alıp, gitti. Saat 12.30'da oğlum motosikletle geldi, benim yanıma. Beni görmeye, sürpriz yapmaya geldiğini söyledi. Sonra üstünü değiştirip, kardeşlerinin yanına gitti. Diğer oğlumun duruma da ağır, beni yanına 5 dakikalığına gönderdiler. 






Bayram sevincimiz vardı, sevincimiz gitti. Evimiz gitti, dünyamız gitti ve buruk kaldık. Çok acı, rabbim kimseye yaşatmasın. Ailem yok, rabbim kimseye yaşatmasın. Evli kızımın beli kırık, içten kırık. Bir tane kızı var 16 yaşında ve o da yaralı kızıma bakıyor. Çok acı bayram, rabbim kimseye yaşatmasın" dedi.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Muğla'da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'ya yönelik silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen 6 zanlı tutuklandı

27.05.2026 08:00:00
AA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca'ya yönelik silahlı saldırıya ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

Karaca'ya Akarca Mahallesi'ndeki evinin önünde yapılan silahlı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında yakalanan ve dün sabah saatlerinde Fethiye Adliyesine sevk edilen 4 şüphelinin ardından 2 şüphelinin daha getirilmesiyle zanlı sayısı 6'ya yükseldi.

Zanlılar, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olay

23 Mayıs'ta evinin çevresinde keşif yapan maskeli bir şüphelinin silahlı saldırısına uğrayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, ayağından yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, saldırıyı gerçekleştiren zanlı ve kendisiyle hareket eden, kaçmasına yardım eden 5 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelinin giydiği kıyafet ve kullandığı seri numarasız tabanca Karaçulha Mahallesi'ndeki otluk alanda bulunmuştu. 

Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği değerlendirilen 7 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.05.2026 06:00:00
AA
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Osman Yılmaz Mahallesi Şehit Numan Dede Caddesi'nde 22 daire ve 8 iş yeri bulunan 7 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binadaki incelemesi sürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.