logo
30 MAYIS 2026

Evlatlık katilin kan donduran planı

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Coburlar Köyü'nde 1 Kasım'da bir köy kahvesine düzenlenen silahlı saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı

07.11.2025 13:46:00
İhlas Haber Ajansı
Evlatlık katilin kan donduran planı
Evlatlık katilin kan donduran planı
Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Coburlar Köyü'nde 1 Kasım'da bir köy kahvesine düzenlenen silahlı saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Olayın ardından teslim olan ve "evlatlıktan reddedilme" sürecinde olduğu öğrenilen katil zanlısı emekli polis Okan Özcan tutuklandı. Görgü tanıkları dehşet anlarını anlatırken, ölenlerin yakınları ve zanlının ailesi, katliamın planlı olduğunu ve zanlının üvey ailesine şiddet uyguladığını iddia etti. Muhtar ve ölenlerin yakınları, zanlının kendini aklamak için ortaya attığı 'fuhuş çetesi' iddialarını sert bir dille yalanladı.
Olay, 1 Kasım'da Zonguldak'ın Çaycuma ilçesi Coburlar Köyü'nde meydana geldi. İddiaya göre köy kahvesine gelen emekli polis Okan Özcan (32), bir anda elindeki av tüfeği ile etrafa ateş açmaya başladı. Tüfekten çıkan kurşunlarla kahvede bulunan Kasım Özcan, Aydın Özbakış, Gökhan G. (39) ve Hüseyin G. (67) yaralandı.
Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla hastaneye götürülürken, ağır yaralanan Kasım Özcan ve Aydın Özbakış yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Kahvehane baskınından sonra kaçan zanlı Okan Özcan, Çaycuma Adliyesi'nde tanıdığı bir polise teslim oldu. Hayatını kaybeden Özcan ve Özbakış'ın cenazeleri, köyde düzenlenen töreninin ardından toprağa verildi. Zanlı Okan Özcan ise çıkarıldığı mahkeme tarafından "tasarlayarak adam öldürme" suçundan tutuklandı.
Katil zanlısı Okan Özcan'ın 32 yıl önce Siyami ve Sevim Özcan çifti tarafından evlatlık alındığı, durumundan 13 yaşında haberdar olunca ailesiyle husumet yaşamaya başladığı iddia edildi.

Görgü tanıkları dehşet anlarını anlattı
Saldırı sırasında kahvede bulunan ve olaydan yara almadan kurtulan görgü tanığı Emrah Yıldırım, yaşananları anlattı. Katil zanlısının profesyonel bir şekilde ileri geri hareket ederek tüfeği ateşlediğini anlatan Yıldırım, şöyle dedi:
"Olay gecesi içeride arkadaşlarımla birlikte oyun oynuyorduk. Bir patlama sesi duydum. Genellikle arkadaşlarımızla şaka yaparız, birbirimize torpil atarız. Öyle sandık. Ayağa kalktık ama tüfeğin namlusunu gördüm. İlk önce Kasım Özcan'ın yere düştüğünü gördüm. Sonra Aydın Özbakış'ın yere düştüğünü gördüm. Sonra Gökhan arkadaşımı benden tarafa çekerek ikimiz birden yere düştük. O anda içeride bulunan arkadaşlarımın da yere yattığını gördüm. Sonradan ayağa kalktım, sandalyeye yeltendim, atmaya çalıştım, masaya takıldı. O'nun profesyonel bir şekilde ileri adım adım gelerek geri geri de atarak çıktığını gördüm. Daha sonra peşinden dışarı çıktığımda kendi geldiği aracıyla yolun ortasını çekmiş ve binip hızlı bir şekilde uzaklaştığını gördüm. Sonra yaralı olan arkadaşlarıma müdahaleye koştum. Civar komşulardan ip ve örtü gibi bir şeyler alarak Aydın Özbakış'ın yarasına tampon, Gökhan Göktaş'ın ayağına ip bağladık. Daha sonra 112'yi arayarak olaya müdahale ettik. Yani hiç içeri girdi, hiç sorgu sual yok, direkt sıkmaya başladı. Tüfek sesi zaten o yankılama kulaklarımızdan hala gitmiyor. Yaşadığımız psikoloji kolay bir psikoloji değil. Babam dediğim, insanı kaybettim. Kardeşim dedi, insanı kaybettim. Tarifi yok, acısı yok. Ben bir husumet yaşamadım ama arkadaşlarım yaşamışlar herhalde. Sonradan öğrendim tabii ki."

"Köyümde 'fuhuş çetesi' iddiaları vicdanen rahatsız ediyor"
Köy Muhtarı İlkay Günsan, yaşanan olayın şokunu yaşadıklarını ve zanlının iddialarından rahatsızlık duyduklarını ifade etti. Adaletin yerinin bulmasını istediğini söyleyen Günsan,
"1 Kasım akşamı köyümde istenilmeyen bir olay yaşadım. İki tane ölüm, iki tane de yaralı var. Acımız büyük. Gerçekten. Hani köyümün bu katilin bu şekildeki iddialarıyla anılmasını kesinlikle istemiyorum. Kelimelerim boğazıma düğümleniyor. Gerçekten acı bir olay. Hiçbir sebep neden olmadan böyle bir katliam yapması bunca insanların yardımcı olmasına rağmen bunu yapması. Hiçbir anlam veremedik. Veremiyoruz. Bir şeyler konuşuluyor, deniliyor. Bazı nedenleri, ailevi sorunları olduğu söyleniyor. Bunları ben yaşadım. Babası tarafından uzaklaştırma kararı alındı. Evlatlıktan reddedilme pozisyonuna geldi. Biz elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Ne sıkıntısı varsa tedavi edilmesi gerekiyorsa tedavi yöntemlerine başvurabilirdik ama yapamadık. Vicdanen rahatsızım. Köyümün bu şekilde isminin 'fuhuş çetesi' diye anılmasından çok rahatsızım. Aile, acımız büyük. Aileler, üçer tane evlat öksüz kaldı. Adaletin yerini bulmasını tecelli etmesini umarım" diye konuştu.

"Her şeyi planlamış"
Zanlı Okan Özcan'ın annesi Sevim Özcan (69), oğlunun olaydan önce yanına gelerek "fuhuş" iddialarını dile getirdiğini söyledi. Kendisinden habersiz gizlice Okan Özcan tarafından konuşmaların videoya kaydedilip sosyal medya hesabından paylaşmasını da sonradan öğrenen Sevim Özcan, şöyle devam etti:
"Bilmiyordum ben onu. Haberim yoktu video alındığından. Her şeyi planlı yapmış o. Ben bilmiyordum. Eve yanıma geldi oğlum. Babam 'seni satıyor' dedi. Kasım Özcan için 'fuhuş yapıyor bilmiyor musun' dedi. Öyle öyle her şeyi konuştu. Bizi 'reddediyormuşsunuz. Mahkemeyi geri çekin. İmza atacağız pazartesi günü' dedi. 'Tamam' dedim ben. Karnının aç olup olmadığını sordum, ondan sonra kalktı gitti."

"Evlatlıktan reddettiğim için beni de öldürecekmiş"
Zanlıyı evlatlıktan reddetmek için dava açan baba Siyami Özcan ise evlatlık aldıkları Okan Özcan'ın annesine dahi şiddet uyguladığını ve kendisini öldürmek istediğini iddia etti. Bir gün Okan Özcan'ın kendisine de saldırdığını, boğulmak üzereyken eşi Sevim Özcan'ın kendisini kurtardığını ifade eden Siyami Özcan olay gününü de şöyle anlattı:
"Evlat bu nasıldır ya' Anasına bu nasıl der ya' Evlat denmez buna ya. Böyle bir şey olamaz. Boğuyor, nefes alamıyor diyorum. Daha bastırıyor. Kediler vardı, kedileri çok severdi. Kedileri 'bırak oğlum' diyoruz. Kediler her taraf büyük, pislik içinde. Bir odası var. Size göstersem şaşarsınız. Bizim evde sigara içmek yasak. Sigara dokunuyor bize. KOAH hastasıyız. Bu bizi hayatta dinlemezdi. Baba, ana yerine koymazdı. Son zaman işte bu hakaretler, küfürler, evde hiç huzurumuz yoktu. Mecbur uzaklaştırma aldım artık. 4-5 ay uzaklaştırma aldım. Zaten evlatlıktan reddetmek için avukata verdim. Son aşamada. Adalet yerini bulsun diyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum. Çıkmasın orada, gebersin orada. Böyle bir evlat olmaz ya. Ben nasıl 32 sene buna bakmışım, hizmet etmişim. Çok nankör. Bunda vicdan diye bir şey yok. Bunda insanlık diye bir şey yok. Bunu insan denilemez ya. Beni öldürmek istemiş, reddettiğim için. Öyle bir insanın babası olmaktan suçluluk duyuyorum ya. Bu kadar vicdansızlık olur mu ya'"

"Hedef gözetmeksizin ateş açtı"
Saldırıda 2 akrabası yaralanan Hüseyin Göktaş ise olayın bir anda gerçekleştiğini belirtti. Olay anına şahitlik eden Göktaş, "Maç vardı o akşam, olay gecesi, olay günü. Maça bakarken biz aniden içeri katil girdi. Birdenbire bastı tetiğe. Hiç hedef gözetmek için beş kişiyi vurdu. İkisi içeride yatıyordu, ikisi dışarıdaydı. Ölen Kasım Özcan, yürüyerek dışarı çıktı. Benim kardeşim olan Hüseyin Göktaş, o da dışarı çıktı. Kolu kopmak üzereydi. Yeğenim vardı içeride. Onun da diz kapağı parçalanmış. Yanında da Aydın Özbakış diye bizim yeğenimiz vardı. Yine aynı köylümüz. O zaten orada ölmek üzereydi yani. Hiçbir şey söylemedi. Girişiyle bastı tetiğe yani. Ondan sonra kaçıştık biz sağa sola. Ne olduğunu anlayamadık. Her şey 5-6 saniyenin içinde oldu" şeklinde konuştu.

"Cinayeti meşrulaştırmaya çalışıyor"
Öldürülen Kasım Özcan'ın oğlu K.Ö., zanlının eski polis olduğunu, ailesine şiddet uyguladığını ve saldırıyı planladığını iddia etti. K.Ö., zanlının "fuhuş" iddialarının cinayeti meşrulaştırma çabası olduğunu savundu. K.Ö., şöyle dedi:
"Katil daha önce bir evlilik yapmış ve eşine şiddet uyguladığı için de şey içerisinde sonlanmıştır. Daha sonrasında polislikten emekliliğini istemiştir. Emekli olduğuna dair, ailesine dair kesin bir bilgimiz yok bizim de. Daha sonrasında yaşadığı evinden yani Ankara'dan ayrılıp köye ailesinin yanına taşınmıştır kedileriyle birlikte. Bundan sonra ailesini sürekli baskı uygulamıştır ve maddi sorunlarını öne sürerek ailesinin üzerindeki arsaları satmasını ve parasını kendisine verilmesini istemiştir. Birkaç kere bu durumu tekrar ettikten sonra bir arsasını satıp parası kendine verilmeyince ailesine şiddet uygulamaya başlamıştır. Hatta bir seferinde Siyami Özcan'ı boğarak öldürme teşebbüsünde bulunmuştur. Bundan dolayı da ailesi reddetmeye karar vermiş ve uzaklaştırma kararı almıştır. İki ay süren uzaklaştırma kararı yakın zamanda sonlanmış. Babası Siyami Özcan bu kararı uzatmak istemiş fakat mahkemece bu reddedilmiştir. Kasım Özcan, yaşlı olan Siyami Özcan ve Sevim Özcan'ı zaman zaman hastaneye getirip götürdüğü için katil kin beslemeye başlamıştır ve bunu da Kasım Özcan'ın kendisine de söylemiştir. Kasım Özcan çevredeki herkese destek ve yardımcı olduğu gibi Kasım'ın kendisine de çokça desteği olmuştur. Olaydan yakın zaman önce kedileri internetten satan katil bununla internetten silah satın almıştır ve bir gün öncesinde silahın çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için evde atış talimini yapmıştır. Bu da çevrelerce duyulmuştur. Aynı şekilde olay günü araba kiralayıp çok planlı bir şekilde keşif yaptığını da düşünüyoruz açıkçası. Eski polis olan katil cinayeti planlı bir şekilde zemine oturtmak için annesinin hipnozla pazarlandığını öne sürmüştür ki yine annesi tarafından bunun reddedildiği bilinmektedir. Bu iddia açıkçası köyün muhtarı İlkay Günsel ve çevrelerce kesin bir şekilde reddedilmektedir. Bizim amacımız böyle acılı bir dönemde açıklama yapmak istemezdik fakat sadece katil tarafından kendini aklama çalışan bu mesnetsiz iddialar bizim tarafımızda rahatsız edici olmuştur açıkçası."
Tutuklanan zanlı Okan Özcan'ın iddianamesinin mahkemece kabul edilmesinin ardından yargılanmasına başlanacak. Aileler ve köy halkı, zanlının en ağır cezayı almasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyor.İHA

Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde rahatsızlanan televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, özel bir hastanede tedavi altına alındı

30.05.2026 11:29:00 / Güncelleme: 30.05.2026 11:32:17
İHA
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Uzun yıllar televizyon ekranlarında görev yapan Reha Muhtar'ın, yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Bodrum'daki özel bir hastaneye başvurduğu öğrenildi. Doktorlar tarafından yapılan kontrollerin ardından Muhtar'ın kalp yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alındığı belirtildi.



Hastanede gözetim altında tutulan Muhtar'ın sağlık durumunun doktorlar tarafından yakından takip edildiği öğrenilirken, ailesi de Bodrum'a hareket etti.

Muhtar'ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çocukları Mina ve Poyraz ile birlikte Bodrum'a geldiklerini belirterek sevenlerinden dua istedi. Uğur paylaşımında, "Reha Muhtar'ın hastaneye kaldırıldığı haberini aldık. Çocuklarımızın babalarının yanında olmaları ve sağlık durumunu takip etmeleri için Bodrum'a doğru yola çıktık. Bu süreçte destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



Reha Muhtar'ın tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser


 
 
Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

30.05.2026 01:11:00
AA
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser
 Muazzez Ersoy'dan Antalya'da görkemli konser

Türk Sanat Müziği sanatçısı Muazzez Ersoy, Antalya'nın Manavgat ilçesinde bir otelde konser verdi.

Side'deki bir otelde düzenlenen konserde Ersoy, sevilen şarkılarını seslendirdi, istek parçaları da repertuvarına ekleyerek izleyicilere keyifli bir gece yaşattı.

Ersoy'un şarkılarına oteli dolduran tatilciler de eşlik etti. Sanatçı, bazı şarkılarını seyircilerin arasında seslendirdi.
Otel sahibi, Manavgat Side Otelciler Birliği Başkanı Zafer Süral, Ersoy'a çiçek takdim etti.

Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!


 
Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25-35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor.

30.05.2026 01:04:00
MURAT ÇORBACI
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!
  Gençlerde obezite arttı, insülin direnci yaygınlaştı!

Çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20'li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, "İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir" dedi.

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince cevap veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıraladı: "Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir."

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıraladı: "En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir." Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır."

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

• Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
• Şekerli içeceklerden uzak durmak
Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak. En önemli madde bu!
• Sağlıklı kiloyu korumak
Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

Isparta'da korkunç kaza


 
 
Isparta'da direğe çarpan hafif ticari araçtaki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Hafif ticari araç resmen ikiye bölündü.  

30.05.2026 01:00:00
AA
Isparta'da korkunç kaza
Isparta'da korkunç kaza

Isparta'da hafif ticari aracın elektrik direğine çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Büyükhacılar köyünde Hasan Karabulut'un kullandığı, hafif ticari araç, yol kenarındaki elektrik direğine çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Karabulut'un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada ağır yaralanan İsmail Aktaş, Osman V. ile Mustafa K. hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan Aktaş, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Marmaris'te gezi teknesi battı

Marmaris Körfezi'nde tura çıkan "Big Boss" isimli gezinti teknesi, Cennet Adası açıklarındaki Akvaryum Koyu' nda battı. İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi

29.05.2026 18:00:00
İHA
Marmaris'te gezi teknesi battı
Marmaris'te gezi teknesi battı
Muğla'nın Marmaris ilçesinde Akvaryum Koyu'nda batan gezi teknesindeki 110 yolcu, çevredeki teknelerin müdahalesiyle kurtarılırken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Olay, Marmaris ilçesi Cennet Adası mevkii Akvaryum Koyu'nda saat 15.45 sıralarında meydana geldi. Teknede meydana gelen arızayı fark eden tekne personeli karaya yakın bir noktaya yöneldi.

Olayın ardından teknede bulunan 110 yolcu, aynı firmaya ait başka bir tur teknesi ile çevrede bulunan diğer teknelere güvenli şekilde tahliye edildi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sahil güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin yardımıyla yolcular kısa sürede kurtarıldı.

Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekne tamamen suya gömüldü. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı öğrenilirken, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da olay yerine giderek incelemelerde bulundu.

Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti

Trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti

29.05.2026 17:57:00 / Güncelleme: 29.05.2026 18:02:25
İhlas Haber Ajansı
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Yolun karşısına geçmek isteyen çocuk kazada hayatını kaybetti
Antalya'da trafik ışığında yolun karşısına geçmek için hareketlenen 13 yaşındaki çocuk otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası araç sürücüsü sinir krizi geçirdi. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü.






Kaza, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi Aspendos üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bayram gezmesi için evinden çıkarak tramvay durağına doğru yürüyen 13 yaşındaki Emirhan Soytürk, trafik ışıklarına geldiğinde bir süre bekledi. Işıkta duran araçları gören Soytürk, yayalara yeşil ışığın yandığını düşünerek karşıya geçmek üzere hareketlendi. Bu sırada süratli bir şekilde ışıktan geçtiği iddia edilen Abdullah K.'nın idaresinde ki 07 AZH 25 plakalı hafif ticari araç küçük çocuğa çarptı.







Araç sürücüsü sinir krizi geçirdi

Yaklaşık 25 metre savrulan küçük çocuğun yerde hareketsiz şekilde yattığını gören çevredeki vatandaşlar yardımına koştu. Kazanın 112 Acil çağrı Merkezi'ne ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yapılan kontrollerde küçük çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Kazaya karışan araç sürücüsü Abdullah K.'nın ehliyetini yeni aldığı öğrenilirken, polis merkezine götürülürken araç içerisinde sinir krizi geçirdi. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.







Kaza güvenlik kamerasında

Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde küçük çocuğun yaya olarak ilerlediği ve karşıya geçmek için hareketlendiği sırada süratli bir şekilde gelen otomobilin çarptığı görüldü. Kazaya durakta beklerken şahit olan Ahmet Yıldız, "Yaya karşıya geçiyordu, tramvay yoluna. Arabada tahminen hızlı geliyordu. Vurma sesini duyup arkamı döndüğümde çocuk yerdeydik. Ama bayağı şiddetli vurdu. Çocuğa çarptıktan sonra ışıkta arabalar duruyordu" dedi.

Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi

29.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'de dolu, sebze tarlaları ve meyve bahçelerine zarar verdi
Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan dolu yağışı tarım alanlarında zarara yol açtı

Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede


 
Türkiye'de yasa dışı bahis sitelerinin tespit edilip engellenmesi için yapay zeka ile makine öğrenmesi teknolojileri aktif olarak kullanılıyor.
 

29.05.2026 16:29:00 / Güncelleme: 29.05.2026 17:07:09
HABER MERKEZİ/AA
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede
Yasa dışı bahis çeteleriyle mücadelede siber polis devrede

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan "Çevrimiçi Kumar ve Yasadışı Bahis" raporunda, devletin ilgili kurumlarının siber suç ağlarına karşı yürüttüğü mücadelenin detaylarına yer verildi.
Rapora göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ile Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile yasa dışı bahis ağlarını çökertmek için işbirliği yapıyor.
Ayrıca, bilişim sistemleri üzerinden işlenen yasa dışı bahis suçlarına karşı yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerden yararlanılıyor.







Sürekli 'alan adı' değiştiriyorlar

Alan adı değişikliği yaparak hizmet vermeye devam eden sunucuları tespit edebilmek için derin paket incelemesi (DPI), ağ analizleri ve otomasyon sistemleri kullanılıyor, aynı IP üzerinden hizmet veren yasa dışı sitelere erişim otomatik kesilebiliyor.
İnternet ortamı düzenli taranarak bahis sitelerinin sıkça kullandığı tasarım şablonları ve belirli kod blokları tespit ediliyor.
Sosyal medya platformları üzerinden bahis sitelerinin reklamını yapan içerik üreticileri ve hesap yöneticileri de sıkı takip altında tutuluyor.







Bağımlılığın hızla artmasının altında yatan nedenler

Raporda, Türkiye'de ve dünyada kumar ve bahis bağımlılığının hızla artmasının altında yatan nedenleri detaylı bir şekilde analiz edildi.
Buna göre, bu artışın en temel sebebi, çevrim içi kumara cep telefonları üzerinden 7/24 erişilebilmesi.
Bu kolay ulaşım, kullanıcıları fiziksel ortamdan bağımsız kılarak günün her saati kumar oynamaya itiyor.







Kullanıcıya tuzak kuruyorlar

Söz konusu platformlar, kullanıcıları adeta bir tuzağa çekmek için 'karanlık/aldatıcı desenler' olarak tanımlanan arayüz tasarımlarını ve yoğun pazarlama stratejilerini kullanıyor.
Tüketicilerin bilişsel önyargılarını hedef alarak onları kendi çıkarlarına aykırı seçimler yapmaya yönlendiren bu desenler, beynin kısa döngülerle hızlı ve tekrar oynamasını teşvik ediyor.







Tuzak içinde tuzak

Sistem, sık açılan davet pencereleri, oturumu kapatırken daha fazlasını sunan teklifler, tekrarlanan bahisler veya oturum bittikten sonra kumar oynamaya devam etme uyarıları gibi araçlarla kişiyi sürekli içeride tutuyor. Kullanıcı algısını şekillendirmek amacıyla kayıplar küçük puntolarla, kazançlar ise büyük ve renkli şekilde gösteriliyor.
Rapora göre, kaybetme ekranları hızlıca geçilirken kazanma sekanslarının görsel olarak abartıldığı 'kaybetmenin üstünü örten arayüz tasarımları' devreye sokuluyor.
Dönen çarklar, efektler ve animasyonlar aracılığıyla kişide sürekli kazanılıyor algısı uyandırılarak derin bir bilişsel çarpıtma oluşturuluyor.







Oyun bağımlılığının sonu kumar bağımlılığı!

Platformların ürünlerini oyunlaştırması (gamification), oyun bağımlılığından kumar bağımlılığına geçişe de zemin hazırlıyor.
Çevrim içi oyunların içerisine kumar unsurlarının dahil edilmesi, yasa dışı bu platformları birer çekim merkezi haline getirirken kumar oynamayı da normalleştiriyor. Türkiye'de spor bahisleri yasal platformlar üzerinden yürütülmesine rağmen, yasa dışı sitelerin yasal bahis sitelerine göre daha yüksek oranlarda kazanç vadetmesi bu platformlara yönelimi artırıyor.

Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor

Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'na düşerek kaybolan iki genci arama çalışmaları ikinci gününde de aralıksız devam ederken, ailelerin ve yakınlarının çay kenarındaki umutlu bekleyişi sürüyor.

29.05.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor
Kelkit Çayı kıyısında umutlu bekleyiş sürüyor
Tokat'ın Erbaa ilçesinde Kelkit Çayı'na düşerek kaybolan iki genci arama çalışmaları ikinci gününde de aralıksız devam ederken, ailelerin ve yakınlarının çay kenarındaki umutlu bekleyişi sürüyor.
Önceki gün saat 16.00 sıralarında ilçe merkezindeki Kelkit Çayı kenarında meydana gelen olayda; amca çocukları Atakan K. (18), Furkan K. (18), Oğuz K. (26) ve İlker P. (22), kullandıkları 60 AGH 454 plakalı üç tekerlekli elektrikli triportör ile çay kenarındaki sette gezdikleri sırada suya düştü. Atakan ve Furkan K. kendi imkanlarıyla kıyıya çıkmayı başarırken, Oğuz K. ile İlker P. yükselen su seviyesi ve kuvvetli akıntı nedeniyle gözden kayboldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler tarafından başlatılan arama kurtarma çalışmaları gece boyunca devam etti. Kelkit Çayı üzerinde botlarla arama yapan AFAD ekipleri, su yüzeyini ve kıyı şeridini metre metre tararken, jandarma ekipleri de köprü ve kritik noktalarda incelemelerini sürdürüyor. Bölgede kurulan koordinasyon merkezinden çalışmalar anlık olarak takip ediliyor. Çay kenarında toplanan aile bireyleri ve yakınları ise gelecek iyi bir haberi bekliyor. Arama faaliyetlerini yakından takip eden ailelerin zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalara Çorum, Amasya, Samsun ve Yozgat'tan gelen ekiplerin yanı sıra Ankara'dan sevk edilen Jandarma Komando Arama Kurtarma (JAK) timleri de destek veriyor. Havadan dronlarla, karadan ekiplerle ve sudan botlarla sürdürülen çalışmalarda 142 personel, 26 araç, 5 dron ve 4 bot görev yapıyor. Ekiplerin, kayıp iki gence ulaşabilmek için Kelkit Çayı boyunca belirlenen noktalarda arama faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi.İHA

Bayram ziyareti felakete dönüştü

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde bayram ziyaretinden dönen anne ve oğlu, aşırı yağış nedeniyle çöken yoldan ATV araçla dere yatağına düştü. Bölgede başlatılan arama çalışmalarında, Mustafa Yeni'nin 6 saat, annesinin ise 10 saat sonra cansız bedenine ulaşıldı

29.05.2026 14:46:00 / Güncelleme: 29.05.2026 14:55:42
İhlas Haber Ajansı
Bayram ziyareti felakete dönüştü
Bayram ziyareti felakete dönüştü
Olay, dün saat 22.00 sıralarında Gölcük ilçesi Şevketiye Mahallesi Yatakderesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İrşadiye köyünde yaşayan Emine Yeni (51), oğlu Mustafa Yeni (32) ile Şevketiye köyünde yaşayan ablasına bayram ziyaretine gitti. Ardından Mecidiye köyüne giden ve orada da kız kardeşinin bayramını kutlayan Emine Yeni, saat 22.00 sıralarında oğlu ile dönüş yoluna girdi. Şiddetli yağışa yakalanan Emine Yeni ile oğlu, Şevketiye Mahallesi Yatakderesi mevkisinde yolun çökmesi sonucu bindikleri ATV ile dere yatağına düştü.

Anne ve oğlundan uzun süre haber alamayan yakınları, durumu yetkililere bildirerek köylülerle birlikte arama çalışması başlattı. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, AFAD, UMKE ve Gölcük Arama Kurtarma Derneği (GESOTİM) ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ve köylülerin derede gece boyunca sürdürdüğü arama çalışmalarında ilk olarak suya kapılan ATV bulundu. Çalışmalarını aralıksız sürdüren ekipler, saat 04.00 sıralarında Mustafa Yeni'nin cansız bedenine ATV'den yaklaşık 700 metre uzaklıkta ulaştı. Anne Emine Yeni'nin cenazesi ise saat 08.00 sıralarında oğlunun bulunduğu noktanın 100 metre ilerisinde bulundu.



Anne ve oğlunun cenazeleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olaya ilişkin başlatılan inceleme sürüyor.

Şevketiye Mahalle Muhtarı Hamdi Uzuner, yaşanan acı olaya ilişkin yaptığı açıklamada, gece etkili olan şiddetli yağış nedeniyle derenin taştığını belirtti. Anne ve oğlunun bayram ziyareti dönüşü kazayı yaşadığını aktaran Uzuner, şunları kaydetti:

"Dün gece yağan şiddetli yağmur nedeniyle dere coşmuş. İrşadiye köyünde yaşayan Emine Yeni, dün oğlu Mustafa ile Şevketiye'de yaşayan ablasına bayram ziyaretine gitmiş. Saat 22.00- 23.00 sıralarında dönüş yaptıklarında aşırı yağan yağmurla olayın olduğu yere kadar ATV ile gelmişler. Dere üzerinde yağış sebebiyle çöken yolda ATV devrilmiş. Gece saatlerinde aileleri kendilerinden haber alamayınca köylülerle aramak için çıktılar. Daha sonra ATV'yi derenin içinde ağaçların arasında saplanmış şekilde görüyorlar. Dereye düştükleri ihtimali üzerinde durup arama başlanıyor. İlk etapta gece 03.30-04.00 sıralarında Mustafa Yeni 600-700 metre ilerde bulunuyor. Gün ağarmasıyla beraber saat 08.00 sıralarında da Emine, oğlunun 100-150 metre aşağısında bulunuyor. Allah rahmet eylesin. Halk dilinde 'Yatakdere' olarak bilinen bu dere, aşırı yağmurlarda coşuyor."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.